![]() |
Yurtseverlik ve Milliyetçilik
Son günlerde Türk milliyetçiliği dalgasının yeniden yükselmesinin biri iç biri dış iki nedeni var:
İç neden, Kürt milliyetçiliğinin, PKK tarafından ayrımcı bir ideoloji olarak, bölücü işlevle kullanılmasından ve teröre gerekçe yapılmasından kaynaklanıyor. Kürt milliyetçiliği, ayrımcı ve bölücü olarak kullanılınca ve terörün gerekçesi yapılınca, Türk milliyetçiliği de bundan etkileniyor ve ne yazık ki iki milliyetçilik akımı da, "faşizan" bir çizgide birbirini destekleyen bir sarmal içinde yükseliyor. Oysa her milliyetçilik ideolojisinin, kan bağına yani ırkçılığa dayalı bir biçimde, kendi ırkından olmayanları reddeden "faşizan" çizgilerde gelişmesi bir zorunluluk değil. ............... Peki bu "faşizan milliyetçilik" saldırıları karşısından Türk milliyetçiliği aynı "faşizan milliyetçilik" tuzağına düşmemek için ne yapmalı? Sanıyorum burada devreye sokmamız gereken kavram, "yurtseverlik". Vatan ve millet sevgisini, kan ve ırk ilişkisine bağlamadan, başka ırkları, milletleri aşağılamadan ve kendisininkini yüceltmeden, üzerinde yaşanan toprakları sevmenin, korumanın ve yüceltmenin adı "yurtseverlik". Türkiye, kendisine yönelik "faşizan milliyetçi" saldırılara karşı en güzel ve en etkin yanıtı, bütün öteki millet, ırk ve devletlerle ilişkilerinde, eşitlik ve adalet esasına dayalı bir yurtseverce davranış içinde verebilir. Yurtseverlik, kan ve ırk bağını değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarını ön plana alır. Yurtseverlik, insanlarımızı Türk, Kürt, Rum, Ermeni olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak görür ve aralarında ayrım yapmaz. Yurtseverlik, Amerika'ya ve AB'ye, Türk düşmanı ya da dostu olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları bağlamında, eşitlik ve adalet ilkeleri çerçevesinde bakar. Sanıyorum, Mustafa Kemal Atatürk'ün, kurduğu Cumhuriyet'in temeline koyduğu ünlü ilkesi "Yurtta sulh cihanda sulh", tam bu bunalım dönemi için söylenmiş bir özdeyiştir. Prof. Dr. Emre Kongar Makalenin tamamı için: http://www.kongar.org/aydinlanma/200...rtseverlik.php Son dönemlerde yurtseverlikle milliyetçiliği özdeşleştirmeye gayret gösteren, ulusalcılığı faşistliğe indirgemeye kalkışan bir çarpık anlayışla sık sık karşılaşmaktayız. Bazı sol geçinen kesimlerde yurtseverliğin dışlandığını görüyoruz. Bunlar enternasyonalizmin yurtseverliği reddettiğini iddia ediliyorlar. Önceleri bireysel olarak görünen bu düşünce şimdi bazı sol fraksiyonların ana görüşü olmuş neredeyse. Bunun temeli neye dayanıyor? Kaynağı nedir? Marks-Engels'in mi yoksa Lenin-Stalin'in mi görüşü bu? Bu başlıkta yurtseverliği ele alacağız. Yurtseverliği reddedenlerin görüşleri konuya ışık tutacaktır. :) |
Bir yurtsever örneği ile başlayalım uzak bir diyardan:
Vatan için duyulan sevgi, anne Toprak için duyulan ya da çiğnediğimiz çimenlere karşı Beslenilen gülünç sevgi değil Onu ezenlere karşı beslenilen yenilmez nefret Ona saldırana karşı beslenilen ebedi hınçtır... Jose Marti Küba'nın İspanya'ya karşı verdiği bağımsızlık savaşının sembolü olan Jose Marti yurtsever bir aydındı. 28 Ocak 1853'te Havana'da doğan Jose Marti'nin babası İspanyol, annesi ise Kanarya Adaları'ndandı;16 yaşında "Özgür Vatan" adlı bir gazete çıkardı. İspanya'ya karşı bağımsızlık savaşımı verenlerden olduğu için 17 yaşında tutuklandı ve 6 aylık kürek cezasından sonra İspanya'da Madrid'e sürüldü. Madrid'te Zaragosa üniversitelerinde hukuk, felsefe ve filoloji eğitimi gördü. 1874'te Latin Amerika ülkelerini dolaştı.Yaşamının büyük bölümünü sürgünde geçirdi.1878'de Kübalı toprak sahiplerinin İspanyollarla anlaşması nedeniyle sona eren savaş ve çıkan af ile ülkesine geri döndü. 1878'de evlendi, bir oğlu ve bir kızı oldu. 1880'de Kuzey Amerika'ya geçti, göçmen olarak yaşadı.Yıllarca şiirler, kitaplar ve gazete makaleleri yazdı. Aynı zamanda siyasi eylemlerini de sürdürdü. Gizli siyasal faaliyetinden dolayı iki kez yine tutuklandı. Daha sonra New York'a yerleşti. Buradan Buenos Aires' de çıkan La Nicion adlı gazetede ona ayrılan köşedeki yazılarından dolayı ünü bütün Latin Amerika'ya yayıldı. 1892'de Partido Revolucionario Cubano (Küba Devrimci Partisi) kuruldu ve Marti, PRC' nin temsilciliğine seçildi; aynı zamanda Patria (Vatan) adlı gazeteyi çıkarmaya başladı. 1895'de Küba halkını bağımsızlık savaşına çağıran ve Partinin manifestosu niteliğinde olan Monte Kristo Bildirisi'ni kaleme aldı. Marti'nin, edebiyat ve siyaset arasındaki ilişkiye getirdiği düşünce; yazmak, konuşmak, "yaratma"nın bir biçimidir; ama değişik bir biçimidir; değişik bir "yaratma"dır, eyleme katılmanın paralel bir biçimidir. Ama bu düşünce toplumsal-gerçekçiliği yadsıyan bir akım olmuştur. 1895'de Kübalı yurtseverler bir kez daha İspanya'ya karşı savaş hazırlıklarına başlamıştı. Marti Küba'ya döndü ve 1 ay sonra 19 Mayıs 1895'te arkadaşlarıyla birlikte küçük çaplı bir çatışmaya girdi ve çatışmada İspanyol askerleri tarafından öldürüldü. Jose Marti yaşamını, Küba'da İspanyol sömürge yönetiminin sona erdirilmesi ve Küba'nın ABD dahil başka ülkelerin egemenliği altına girmemesi için savaşıma feda etmiş, genç yaşta hayata veda etmişti. Ne için? Yurtsever olduğu için, ülkesinin bağımsız, halkının özgür olması için. Kim onun devrimci olmadığını, yurtsever olduğu için enternasyonalist olamayacağını iddia edebilir? |
Alıntı:
Türk milliyetçiliği çağlara damga vurmuştur, bunu başı sonu yok. Alıntı:
Türkün tarih boyu bir çok düşmanı olmuştur, gerek içte gerek dışta. Alıntı:
Türk milliyetçiliği pax-amerikancı milliyetçilik değil, korunma ve var olma güdüsüdür.Faşizm kavramı batıya ait bir oluşumdur ve tabanında görünmez el yatar. Alıntı:
Alıntı:
sosyalistlerin koyun mutluluğu triplerine girmişsin yine. tarih sahnesinden hiç mi ders almazsın. yere bas yere.:p Alıntı:
Küçük düşünmez fakat karşındakiler küçük insanlar. Alıntı:
|
Saygideger pante;
Bence once, terimleri yerli yerine oturtmak gerekir. Yurt veya vatan; uzerinde yasam ve iliski surdurulen cografi bir toprak parcasidir. Millet ise; o toprak parcasinin uzerinde yasayan insanoglunun toplamidir. Bu temelde bakildiginda, vatan ve millet bir butundur. Butun sorun, millete bakis acisindan kaynaklanir. Millet bir butun olarak algilanirsa, zaten o zaman o milletin indirgendigi bir milli kokeni olmamasi gerekir. Millet bulundugu cografyanin vatan topragi ismini alir. TURKIYE MILLETI. Bugun herhangibir kisi iddia edebilirmi? Herhangi bir toprak parcasi olsun ve uzerinde sadece tek bir milli kokene sahip insanoglu yasasin? Boyle bir toprak parcasini dusunmek; hem bir hayal urunudur, hem de gercekle bagdasmaz. O zaman, bir kisinin veya o kisinin milli kokenine sahip bir toplumun uyeleri; dunyanin her toprak parcasinda yasam surdurebilirler. Bu temelde; bir vatana, herhangi bir milli koken olarak sahip cikmak kadar anlamsiz bir yanasim olamaz. Bir kisi bir toplulukta, Turk milletini, Kurt milletini, Ermeni milletini, ingiliz milletini v.s. temsil ederek yasam surdurebilir. Ustelik o toprak parcasinda yasam surdurdugu icin; toprak parcasinin adi ne olursa olsun; o toprak parcasidi onun vatanidir. Vatan veya yurt sevgisinin; karsiti, vatan veya yurt sevmemektir. Bugun her hangibir kisi; uzerinde yasadigi cografyayi sevmezse; zaten orda yasayamaz. Peki bir kisinin, uzerinde yasadigi toprak parcasiyla bir sorunu olabilir mi? Olamaz. Peki sorun ne olabilir? Sorun uzerinde yasadigi toprak parcasinda; kisiligini olusturan milli-dini, geleneksel, etiksel v.s. temelli kisiligini olusturan degerleri surdurerek yasayabilmesidir. Eger bir kisi; uzerinde yasadigi toprak parcasinda; kisiligini olusturan degerlerle yasiyamiyorsa; iste sorun o zaman baslar. O zaman zaten, o kisinin; o toprak parcasinda bir yasam sorunu vardir. Bir kisinin, kendi milli degerlerini uzerinde yasamini surdurdugu toprak parcasinda surdurmek istemesi; onun milliyetci oldugu anlamina gelmez. Bu onun insan haklari temelindeki; kisisel hak ve ozgurlugudur. "Bu toprak parcasi benimdir" demek vatanseverliktir, yurtseverliktir. "Bu toprak parcasi benim milletimindir" demek, milliyetciliktir. "Bu toprak parcasi Turk'undur, Kurt'undur" demek irkciliktir. Bu ucude; uzerinde yasanan toprak parcasinda, bir sahiplik ifade etmektedir. "Bu toprak parcasi, uzerinde yasayan her turlu, milli kokenden olusan insanoglunundur" demek; olmasi gereken antiayrimci soylemdir. Sahiplikten ziyade; toprak parcasinin paylasimi ve yasam ve iliski icin kullanimidir. Sahiplik ihtiyacindan ziyade; kullanim ve paylasimi ortaya cikarir. Bir kisi uzerinde yasadigi topragin vatandasidir. Bir kisi uzerinde yasadigi toprakta; kendi kisilik degerleriyle-milli kokeni-birlikte yasamak ister. Ama, bir kisi topraga sirf kendi adina, veya milleti adina sahip cikamaz. Cunku bu sahip cikis; baska miletten olanlar adina bir ayrimcilik ve onlari distalama dusuncesidir. Eger bir vatanin butunlugu korunacaksa; bu korunma, vatanin uzerinde yasam surduren herkes icin gecerlidir. Kisi veya toplum temelindeki milli kokensel fark burada vatandaslik birliginin bilincine donusur. Bu ne bir milli birliktir, ne de sadece bir milletin birligidir. O TOPRAK PARCASI UZERINDE YASAYAN VE CESITLI MILLI KOKENE SAHIP KISILERIN OLUSTURDUGU VATANDAS BIRLIGIDIR. Bu birlikte ismini, toprak parcasindan alir. Herhangibir milli kokenden degil. Iste vatanseverlik veya yurtseverlik, toprak parcasina yoneliktir ve sevenin milli-kokenini konu etmez. Vatan Turkiyedir. Vatandas, TC vatandasidir ve her vatandasin; kendi ait oldugu bir milli-kokeni vardir. BIR VATANIN BELIRLI VE ONE CIKAN BIR MILLI KOKENI YOKTUR VE OLAMAZ. Milli koken vatanin, vatandasina aittir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Nerde uzaydamı.:) "Bu memleket, yani Anadolu, tarihte Türk'tür. Halde de Türk.. Türk'tür ve ebediyyen Türk kalacaktır. Türklük esastır. Bu mevcudiyeti tarih içinde araştırmak, birbirini izleyen bir tarih zinciri içinde tespit edilecek Türk medeniyetiyle övünmek yerinde olacaktır. Türk milleti tarihiyle övünür. Senin ecdadın medeniyetler kuran, devletler, imparatorluklar kuran bir mevcudiyettir." Atatürk. |
Saygideger Akhenaton;
"Bu toprak parcasi benimdir" demek vatanseverliktir, yurtseverliktir. "Bu toprak parcasi benim milletimindir" demek, milliyetciliktir. "Bu toprak parcasi Turk'undur, Kurt'undur" demek irkciliktir. Bu ucude; uzerinde yasanan toprak parcasinda, bir sahiplik ifade etmektedir. Yazinin, butununu oku, algila ve oyle cevap ver. Ama sen; belirli bir inancin dogrulugunu savunmakta "inatla" israr edersen, zaten yapacak bir sey yok. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Evrensel şu batının sahte felsefeleri ile Türk insanını yargılamayı ne zaman bırakacaksın sabırla bekliyorum. Doğuda ırkçılık yoktur, soyculuk vardır. Bu topraklar tarihte bizimdi ,şimdide bizim, sonsuza kadarda bizim kalacak. itirazı olansa mezarını kazmaya başlayacak.:) |
Akhenaton, sen kafana göre takılabilirsin. :D
Bu başlık sol görüşlülerle ve onların yurtseverlik anlayışlarıyla ilgili. Irkçılığı, faşizmi ya da Türk milliyetçiliğini tartışmayacağız. O nedenle sana yanıt vermeyeceğim. Ama cevap hakkı hissettiğinde yanıt verebilirsin tabi. Saygıdeğer Evrensel-insan; Yurtdışında değil, Anadolu'da yaşadığını varsay. Konu yurtseverlik, ırkçılık vs. değil. Kendini bir yurtsever olarak görür müsün? Ya da senin Yurtseverlik anlayışın ne olur? Sol düşünce yurtseverlik ile bağdaşmaz mı? Solcular yurtsever olamaz mı? |
Güzel yazıymış pante, tebrik ederim. Yalnız eksik bişeyler var gibi..
Mesela anayasal düzenlemeler getirilmeli, Türk ibaresi kaldırılıp başka bir ibare gelebilir. örneğin: "muz" olsun. Böylece faşizan gürültülerin önü kesilmiş olur. |
Alıntı:
* Tahttan şimşekler çakıyor, uğultular, gök gürlemeleri işitiliyordu. Tahtın önünde alev alev yanan yedi meşale vardı. Bunlar TÜRKÜN yedi ruhudur Günlerin sonu yaklaşmıştır artık ama öncesinde bir dizi felaket ve kıyım yaşanacaktır. İHANET etmeyenler bütün bu zorlu süreçten kazançlı çıkarken , İHANET edenler acılardan acı beyeneceklerdir. * Tahtta oturanın sağ elinde iki yanı da yazılı, yedi mühürle mühürlenmiş bir tomar gördüm. * Yüksek sesle, “Tomarı açmaya, mühürlerini çözmeye kim layıktır?” diye seslenen güçlü bir İNSAN gördüm. * Ama ne gökte, ne yeryüzünde, ne de yer altında tomarı açıp içine bakabilecek TÜRKTEN BAŞKA kimse yoktu. * Sonra TÜRKÜN yedi mühürden birini açtığını gördüm. O anda dört yaratıktan birinin, gök gürültüsüne benzer bir sesle, “Gel!” dediğini işittim. Olay böyle devam edecek pante. Sonunu sen tahmin et.:) |
Saygideger Akhenaton;
Ben dusunce olarak hic bir yazimda; ne bir milleti, ne bir milliyeti ne de bir irki "yadirgadigimi" hatirlamiyorum. Ben yazilarimda; dunyanin neresinde, hangi toprak parcasinda olursa olsun; insanoglunun, kisisel ve kisilik deger farklarindan gelen; tum farkliliklari ile birlikte; ve biribirlerinin farkinin farkinda olarak; insan haklari ve kisinin, kendi degerlerine mahsus; her turlu, milli-dini kokensel ve etiksel farklariyla birlikte; antiayrimci temelde; birlikte ve beraber olarak; yasam ve iliski surmelerini soyluyorum. Saygilarimla; evrensel-insan |
Komünistler, ayrıca vatan ve milliyeti kaldırmak istemekle de suçlanıyorlar.
İşçilerin vatanı yoktur. Onlardan sahip olamadıkları şeyi alamayız. Proleterya her şeyden evvel siyasal gücü ele geçirmek, ulusun önder sınıfı haline gelmek, bizzat ulusu oluşturmak zorunda olduguna göre, kendisi bu ölçüde ulusaldır, ama sözcügün burjuva anlamında degil. Halklar arasındaki ulusal karşıtlıklar ve farklılıklar, burjuvazinin gelişimi ile ticaret özgürlügü ile, dünya pazarı ile, üretim biçimindeki ve buna tekabül eden yaşam koşullarındaki tekdüzelik ile her gün biraz daha yok oluyor. Proleteryanın egemenligi bunları daha da çabuk yok edecektir. Eylem birligi, en azından önde gelen uygar ülkelerinki, proleteryanın kurtuluşunun ilk koşullarından biridir. Komünist Manifesto'dan. |
Alıntı:
|
Saygideger pante;
Kendini bir yurtsever olarak görür müsün? Bu bir ihtiyac meselesidir. Ben TC'nin topraklarini farklarin farkinda olarak ve uzerinde yasayan tum milli-dini kokensel gerceklikle birlikte, bir butunluk icinde korumasindan yanayim. Bu temelde ben bir evrenseverim. Ya da senin Yurtseverlik anlayışın ne olur? Bir kisi, uzerinde yasadigi topragin bir vatandasidir ve o toprak uzerinde yasam ve iliski surdurur. Bu temelde, vatan veya yurt sevgisi, duygusal bir yanasimdir. Insan, deger verdigi seyleri zaten sever. Bunu dile getirmesi, 21. Yuzyilda pek gerekli degildir. Sorun, kisinin topragi sevmesinde degil; o toprak parcasi uzerinde, kendi kisisel ve kisiligini olusturan degerleriyle birlikte yasayabilmesidir. Bunlarda; genelde, milli-dini kokensel ve etiksel degerlerdir. Sol düşünce yurtseverlik ile bağdaşmaz mı? Yurtseverlik, dunya tarihi olarak 16. Yuzyilin bir dusuncesidir. Patriotizm. http://www.turandursun.com/forumlar/...t=5958&page=11 Ileti, 104 ve 109. Solcular yurtsever olamaz mı? Yurtsever olmak icin; milliyetci ve irkci olmamak gerekir. Kim milliyetci ve irkci degilse; yurtsever ve bir milli-koken sahibi olabilir. Dolayisiyle; herhangir bir "solcu" irkci ve/veya, milliyetci ise; yurtsever olamaz. Cunku, yurtseverlik; hem milliyetcilik, hem de irkcilikla celisir. Ama bir "solcu" milli-koken sahibi olabilir. Degilse zaten; enternasyonaldir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger bogazici;
Ayni sey olmalari mumkun degildir. Yurtseverlik; toprak parcasina; milliyetcilik; milliyete ve milli kokene ve onlarin ayrimciligina yonelik dusunce ve davranislardir. Millet ise; ayni milli kokeni temsil eden, kisiler toplulugudur.Ait oldugu, milletin; milli-kokensel degerlerini yasam ve iliskilerinde surdurmek; her kisinin hak ve ozgurlugudur. Saygilarimla; evrensel-insan |
milliyetçilikle yurtseverliği aynı şeyler olarak ifade etmek ya dil sürçmesidir yada bilgisizliktir..
hiçbir yurtsever milliyetçi değildir.. milliyetçilerde milli duyguları öne çıkarmayı bırakıp yurtseverliği yurdunun çıkarlarını ırkları dilleri ayırd etmeksizin öne çıkarmayı başaramazlar.. solcular yurtseverdir ama milliyetçi asla.. sebgili pante çok güzel bir örnekle giriş yapmışsın jose marti örneğinden alınması gereken çokça şey var..... |
sayin evrensel,
ben irkcilik demedim,irkcilikla yurtseverlik ayni sey degildir tabii,ama genelde ben milliyetciyim demek istemeyenler yurtseverim der(bunun arkasina siginir)bence ikisi de ayni kapiya cikar.ben oyle dusunuyorum. ......................................... Türk milleti kendisi için, kendi geleceği ve kurtuluşu için çalışan kimseleri ve kurullan zorluk karşısında bırakmayacak kadar yüksek vatanseverlik ve yüksek onur duygusuyla doludur. ataturk |
Saygideger bogazici;
"Bu toprak parcasi benimdir" demek vatanseverliktir, yurtseverliktir. "Bu toprak parcasi benim milletimindir" demek, milliyetciliktir. "Bu toprak parcasi Turk'undur, Kurt'undur" demek irkciliktir. Bu ucude; uzerinde yasanan toprak parcasinda, bir sahiplik ifade etmektedir.-e.i. Saygilarimla; evrensel-insan |
Ben olsaydim yurtseverligi anlatmaya Jan Dark'la baslardim. Tarihteki ilk yurtsever-milliyetci Jan Dark'tir diye biliyorum.
http://img.blogcu.com/uploads/cahit45_Delacroix2.jpg |
Alıntı:
Halbuki hiçbir sosyalist önder manifestodan yurtseverliğin reddi anlamı çıkarmamış ve pratikte de böyle davranmamıştır. Komünizm, devletlerin, sınırların, ayrı ayrı vatanların olmadığı bir sistem olduğu için burjuvazi, komünistlerin vatanları ortadan kaldıracağı suçlamasında bulunmaktadır. Marks-Engels buna işaret eder: "Komünistler, ayrıca vatan ve milliyeti kaldırmak istemekle de suçlanıyorlar." Hedeflenen sistemin ortak bir dünya vatanı olması dolayısıyla, işçilerin burjuvazinin tanımladığı anlamda değişmez bir vatanının olamayacağını ifade ediyor. Ancak bu demek değildir ki o sistem oluşana dek vatansız olunacak. Hayır, işçiler devrimi enternasyonalliği de kapsayan ulusal bir anlayışla gerçekleştirecekler ve yurtlarını, uluslarını bu ulusal anlayışla emperyalizme karşı savunacaklardır. Dünya halkları arasındaki ulusal karşıtlıkların ve farklılıkların hergün biraz daha yokolduğunu söylüyor. Yani, düşmanlığa varan milliyetçi anlayışın azaldığını, enternasyonalliğin, halklar arasındaki dayanışmanın yükseldiğini belirtiyor. Pratikte de bu anlayış ile hareket edilmiştir. Rusya'da, Çin'de, Küba'da, Arnavutluk'ta, Bulgaristan'da, Kuzey Kore'de, bütün sosyalist ülkelerde yurtsever ve ulusalcı duygularla hareket edilmiş, ama kalplerinin yarısı da dünyanın diğer emekçileri için atmıştır. Fakat 90'lı yıllardan sonra özellikle Türkiye'de yurtseverlik karşıtı söylemlerin arttığı, antiemperyalist mücadelenin önemsenmediği görülmektedir. 90'dan önce hiç ortaya atılmayan yurtseverlik ve ulusalcılık eleştirileri yapılmakta, emperyalizme karşı müttefik olunması gereken yurtseverler ve ulusalcılar düşman gibi nitelenmektedir. Bunun kaynağı nedir? Marks-Engels mi, Lenin mi, Stalin mi, Mao mu, Mahir'ler, Deniz'ler mi, Nazım mı? Yoksa liberallerin ve Kürt şovenizminin etkisi mi? |
Alıntı:
Çok daha geniş muhteviyatlı ve çeşitleri olan bir akımdır ki ırkçılığa kadar uzananı vardır. Başlık yazımda çeşitleri vardı ama aşağıdaki linkte daha ayrıntılı açıklama bulabilirsiniz: Milliyetçilik, Yurtseverlik ve Ulusalcılık / Merdan Yanardağ Bugün yurtseverlik, ulusalcılık ve milliyetçilik gibi birbirinden farklı anlamlara ve oyluma sahip akımlar liberaller tarafından hem bir kavram hem de bir politik tutum olarak bir ve aynı anlamda ele alınmakta, kasıtlı olarak karıştırılmaktadır. Bu durum basit şekilde, örneğin “cehaletle” açıklanamayacak bir politik tutuma işaret etmektedir. Gerçekten böyle bir niyetin olmadığı bir yerde bu kavramları bir ve aynı anlamda kullanmak, böylesine kaba bir totoloji yapmak mümkün değildir. Durum öyle bir hal aldı ki, emperyalizme karşı olmak bu çevreler tarafından adeta “ayıp” sayılmaktadır. Dahası, yurtseverlik, milliyetçilikle eşitlenerek neredeyse yabancı düşmanlığı ile aynı kategoride değerlendirilmektedir. Nedeni bellidir. Bu yaklaşımın küreselleşmeci, serbest piyasacı, cemaatçi, post-modernist ve nihayet sinsi bir sağcı ideolojik saldırı olduğu açıktır. Türkiye solu bu tavra yabancı değildir aslında. Gerici ve faşist çevreler dâhil, geleneksel Türk sağı, bu ülkede her zaman anti-emperyalist olmayı “suç” saydı. Yurtseverliği ve ulusalcılığı bir kenara koysak bile, Türkiye’nin modern tarihinde bir ideolojik akım ve bir siyasal hareket olarak milliyetçiliğin izi sürüldüğünde, bir birinden hayli farklı “milliyetçiliklerle” karşılaşılır. Bu farklı milliyetçilik anlayışlarının hem bir biriyle örtüşen alanları hem de bir birinden uzaklaşan uçları vardır. Şimdi öncelikle bu farklı milliyetçilik ekollerine güncellikle ilişkilendirerek biraz daha yakından bakalım, sonra da yurtseverlik ve görece yeni bir kavram olan ulusalcılığı değerlendirerek bu kavramlar arasındaki ilişkiyi sorgulayalım. Batıcı Milliyetçilik Devamı için: http://haber.sol.org.tr/yazarlar/11012.html |
Saygideger arkadaslar;
Vatan veya Yurt; Uzerinde yasanan cografi toprakdir Vatandas veya yurttas; O vatanda yasayan kisidir, vatanin kisisidir. Vatandaslik, Yurttaslik; O vatanda yasam ve iliski surdurmektir. O vatanin vatandasi olmaktir. Vatansever, yurtsever; Ovatani; kendi vatani olarak kabul eden kisidir. Millet veya Ulus; Vatan topraginda, belirli bir milli kokene sahip olan kisiler toplulugudur. Milliyet; O milli kokenin milletine ait olmaktir. Milliyetcilik veya Ulusculuk; Sahip olunan milli kokenin, milletini one cikarmak ve diger milli kokenlerin milletlerine ustun kilmak veya onlardan ayirmaktir. Irkcilik veya Kafatascilik; Kendi milli kokeninin diger milli kokenlere ustunlugunu one cikarmak ve bu milli kokeni tek ve ayri tutmaktir. Vatan veya yurt; Turkiye Vatandas veya yurttas; TC vatandasi Vatansever veya yurtsever;Turkiye vatanini, topragini sevmek. Millet veya halk;Turk Milleti, Kurt Milleti, Ermeni Milleti v.s. Milliyet;Turk Milliyeti, Kurt Milliyeti, Ermeni Milliyeti Milliyetci; Turk Milliyetini ustun goren, one cikaran ayiran, Kurt Milletini; ustun goren, one cikaran, ayiran, v.s. Irkci; Turk kokenini, Kurt kokenini, Ermeni kokenini; diger kokenlere ustun kilan, one cikaran ve ayiran. Kendi milli kokeninden baska; baska bir milli kokene hak tanimayan. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger pante;
Fakat 90'lı yıllardan sonra özellikle Türkiye'de yurtseverlik karşıtı söylemlerin arttığı, antiemperyalist mücadelenin önemsenmediği görülmektedir. 90'dan önce hiç ortaya atılmayan yurtseverlik ve ulusalcılık eleştirileri yapılmakta, emperyalizme karşı müttefik olunması gereken yurtseverler ve ulusalcılar düşman gibi nitelenmektedir.-pante- Bunun sorumlusu; ulkeyi herturlu bolmek ve parcalamak isteyen; ulkeyi her turlu bolunmuslukle ve herkesi biribiyiyle dusman kilmak isteyen; amerikan idealizmi ve onun mikro ayrimci soros ideolojisidir ve bu ideolojinin ulke ici destekleyicileridir. Cok acidir ki; bu ideolojilerin hepsi, nihilizm temelli ve sonrasi ideolojilerdir ve hepsi de "sol" gorunumludurler. Isin baska bir ilginc yani; fasizm ve irkcilikta; ayni temelinin solundan ayrilarak "sag" icerigini almistir. Soru listene tek tek girmek istemedim. Cunku ustune alinacak olan "sol" icerikli ideoloji inanirlari olabilir.:rolleyes: Isin bir baska ilginc yani da; yurtseverlik dunyada gecerli iken; henuz ne nihilizm, ne de onun uzantisi ideolojileri, ortaya atilmamisti. Bu da bize aslinda; bu ideolojilerin kaynaginin yurtseverlik oldugunu ortaya koymaktadir. Kisaca yurtsevgisi; sonralari savasim icerigini almistir. Saygilarimla; evrensel-insan |
90'dan önce hiç ortaya atılmayan yurtseverlik ve ulusalcılık eleştirileri yapılmakta, emperyalizme karşı müttefik olunması gereken yurtseverler ve ulusalcılar düşman gibi nitelenmektedir.-pante-
Çünkü bize dayatılmaya çalışılan mücadele degil sınıf işbirligidir. Antiemperyalist mücadele anti kapitalist temelde olabilir. Anti kapitalist olmayan hiç bir mücadele anti emperyalist olamaz. Bize dayatılmaya çalışılan hayali seneryo şudur : Ülke bir emperyalist işgal/kuşatma altındadır. Buna karşı çıkmak gerekir. Bu işgale karşı yurt savunması gereklidir. O yüzden kendi burjuvaziniz ve onun temsilcisi olan devlet ile işbirligi yapın ve mücadeleyi tatil edin. Tam da söylenen ve istenen budur. Devletinizi, ordunuzu destekleyin, ona karşı çıkın. Çok çalışın, az ücret isteyin. Her türlü zulüme boyun egin ve Chp ile kemalizmi destekleyin. İşte bu arkadaşlar için yurtseverligin tanımı tam da budur. Sınıf bilinçli işçiler ise sınıf mücadelesini ancak ve ancak ülke fiilen askeri bir işgale ugruyorsa tatil edebilirler, bu da düşman topraklardan atılana kadar geçerli olur. Onun dışında hakim olan çelişki emek/sermaye çelişkisidir ve bu çelişkinin çözümü temel meseledir. 80 öncesi böyle bir düşünce yoktu, çünkü devlet ile işbirligini savunan Dogu Perinçek grubu dışında kimse de yoktu. Onun da zaten bir etkinligi yoktu. 80 sonrası ise herkes Aydınlık çı oldu, sınıf işbirlikçisi oldu. Bu konuyu irdelemeye devam edecegim. Ama önce şu emperyalistler kimlerdir onu bir ögrenelim. Daha önce de sormuştum ve net bir cevap alamadım. Anti emperyalist mücadeleyi kime karşı ve kimlerle yapacagız. Öyle kuru kuru anti cilik olmaz. İsimlendirelim. saygılarımla |
Alıntı:
Yurtsever olmak, sınıf mücadelesinin önünde bir engel mi? Kim demiş? Hangi devrim lideri? Solda geçmişten gelen bir yanlışlık vardır. Ülkesinin gurur duyulacak tarafıyla ilgilenmekten çekinmek. Gurur duymayı milliyetçilik olarak görmek. Milli maçlardan uzak duran, hatta kazanılan bir başarıda sevinmeyen, sevincini dışa vurmayan bir anlayış. Sanatçısıyla, bilimadamıyla, aydını, yazarıyla gururlanmayan bu anlayışın temeli ML ideoloji midir? Örneğin Kurtuluş Savaşıyla, Atatürk devrimleriyle, madalya alan bir sporcumuzla, sanatçımızla, Nazım'la, Şeyh Bedrettin Destanıyla ya da başka bir şeyle gururlanmaz mı bir solcu? Bu milli gurur ulusalcılığın ve yurtseverliğin yansıması değil midir? |
Saygideger pante;
Che, hem bir yutsever, hem enternasyonelist, hem de bir sinif savascisiydi. Saygilarimla; evrensel-insan |
Örneğin Kurtuluş Savaşıyla, Atatürk devrimleriyle, madalya alan bir sporcumuzla, sanatçımızla, Nazım'la, Şeyh Bedrettin Destanıyla ya da başka bir şeyle gururlanmaz mı bir solcu?
Tüm komünistler bunların hepsini olumlar. Ancak komünistler resmi ideolojiyi desteklemez. Kurtuluş Savaşının tek kişinin eseri oldugunu kabul etmezler. Tarihi yapan kişiler degil halklardır. Tarih sınıf mücadelelerinin tarihidir. Komünistler bir ulus yaratabilmek ugruna Mustafa Kemal'in putlaştırıldıgını düşünürler. Onu büyük bir önder ve burjuva devrimcisi olarak görürlerken Nazım'ın onun döneminde zindanlara kapatıldıgını da unutmazlar. Yurtseverlikle milli maçın ne alakası var. Hayatımda ne maça gittim ne de bir maç seyrettim. 11 kişinin başka bir 11 kişi ile karşılaşmasının altında yatan miyonlarca dolarlık bir pazarda taraf olmayı asla düşünmedim. Ne geçmişte maç seyrettim ne de bundan sonra seyretmeye niyetim var. Cahit Arf ile gurur duyarım, Celal Şengör ile mutlu olurum. Ama eurovizyon beni hiç ilgilendirmez. İşsizligin % 20 lerde oldugu, Tuzla tersanesinde cayır cayır insanların katledildigi, her gün bir sürü insanın düşünceleri yüzünden baskı ve eziyet gördügü, cumartesi annelerinin her hafta toplandıgı bir ülkede o kadar çok yapacak iş var ki gurur duymaya vakit pek de kalmıyor. saygılarımla |
Ne Lenin, ne Stalin, ne Mao, ne Fidel, ne Che, ne Deniz'ler ne de Mahir'ler yurtseverliği reddetmemiş, ulusalcılığı dışlamamış ve burjuva milliyetçiliğiyle özdeşleştirmemiştir. Bu saydıklarımın tümü ve bunları rehber edinmiş olanlar yurtseverliği ön planda tutmuş, yurtsever olmayanın devrimci olamayacağını savunmuşlardır.
Önce Özdemir İnce'nin bu konudaki köşe yazısına göz atalım; Sonra Lenin'den milli gurur örneği vereceğim. Solculuk, kuramsal olarak evrenseldir (enternasyonalisttir), her türlü milliyetçiliği dışlar ama kesinlikle herkesten daha çok yurtsever olmayı gerektirir. Solculuğun ilk koşulu yurtsever olmak, yurt çıkarlarını savunmaktır. İkincisi: Türk solcusu Cumhuriyetçi olmak zorundadır. Türk solcusu cumhuriyet ile demokrasi arasında tercih yap(a)maz. Çünkü Türk solcusunun cumhuriyetçiliği demokratlığı da içerir. Cumhuriyetçi olmayan demokratlık her an yolundan çıkar, yozlaşır. Cumhuriyet hem biçimdir hem de içeriktir. Demokrasi o biçimin içine girer. Avrupa'da demokrasi sözcüğü en çok Türkiye'de kullanılır, bu yüzden laçka olmuştur. ....... Avrupa solu neden Türkiye'yi istemiyor; solcu olmadığı için mi? Ulusal çıkarlarını düşündükleri için mi? Ulusal çıkarları savunmanın anlamı ve tanımı nedir? Bu soruların cevaplarını araştırdığımızda Türk solunun da (Avrupa solu gibi) hem enternasyonalist hem de ulusal olmak zorunda olduğu karşılığına ulaşırız. Yazının tamamı için: http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...586&yazarid=72 |
pante
Kendi kafana göre bir imaj çizdin ve onu bunu suçlayıp duruyorsun. Komünistler hiç bir zaman yurtseverligi reddetmezler. Öncelikle bu iddianı neye dayandırdıgını açıklar mısın. Kim nerede yurtseverligi reddetmiş. saygılarımla |
Saygideger pante;
Bir kisi olarak; yurdunu sevmek, korumak, kollamak baska; o yurdu kendi inancsal ideolojilerin dogrulariyla yonetmek, yonlendirmek istemek baskadir. Iste bu ideolojiler arasinda; milliyetcilik ve onun her turlu versiyonu dahil; herturlu sosyal-siyasal-toplumsal ideolojiler de gecerlidir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Eskiden de varmış, Nazım bile eleştirilmiş. Ama son dönemde çok sıklaştı. Sosyalist forumlar bu türden anlayışla dolu. Yurtseverliği milliyetçilikle eş görüp, Marksizm'de yok sayanlar var. Birkaç örnek vereyim: http://www.devrimyolundakurtulus.net/04/02isci.htm http://komunistforum.net/teorik-egit...sey-midir.html http://www.marksist.com/GUN/Yurtseverlik.htm |
devrimci demokratlarda yurtseverliğin sahiplenmesi nedense son dönemde sorun yarattı, ancak bizzat içinde bulunduğum siyasi yaşamda şunu çok gördüm yurtsever söylemler alan yapılara diğer yapılardan enternasyonalizmden kayıldığı ve milliyetçiliğe gidildiği söylenmektedir. Ancak bu düşünce hem asılsızdır hemde idrak edilemeden söylenmiştir.. yurtsever söylemlerin ne olduğunu bile düşünmeden milliyetçilikle yaftalanan örgütler geçen sürede milliyetçi olmadıklarını ıspatlamışlardır..
pantenin dediği gibi bazı forumlar ve çok küçük bazı yapılar ki genelde troçkistler yurtseverlik kavramına milliyetçilk demişlerdi ve bunun karşısında durmuuşlardır.. ancak bilinmeliydi ki paris komünüde bir yurtseverliktir.. sol un bazı kesimleri yanılgı içindedirler ve bunu zaman düzeltecektir yada bu hareketler yurtseverlikten yoksun şekilde tarihin sayfalarına gömülecekler.. |
"Biz şuurlu Rus proleterleri millî şuur duygusuna yabancı mıyız? Elbette hayır! Biz dilimizi ve yurdumuzu severiz, onun emekçi kütlelerini (yani nüfusunun 9/10'unu) şuurlu bir demokrat ve sosyalist yaşayışına yükseltebilmek için herkesten çok çalışan biziz. Çar cellâtlarının, asılzadelerin ve kapitalistlerin bizim güzel yurdumuzu nasıl ezdiklerini, onu nasıl sefil kıldıklarını görmek herkesten çok bize ıstırap verir. Ve bu zulümlere bizim muhitimizde, Rusların muhitinde de karşı konulmuş olması; bu muhitin Radişçev'i, Dekabristleri, 70 senelerinin inkilâpçılarını ortaya çıkarmış bulunması; Rus amelesinin 1905 senesinde muazzam bir kitle fırkası yaratması; aynı zamanda Rus mujiğinin demokratlaşarak büyük toprak sahiplerini ve papazları defetmeğe başlaması bizim göğsümüzü kabartır..."
"... Biz millî gurur duygusuyla meşbuuz. Çünkü Rus milleti de inkikâpçı bir sınıf yaratabildi. Rus milleti, de beşeriyete yalnız büyük katliâmların, sıra sıra darağaçlarının, sürgünlerin, büyük açlıkların, çarlara, pomeşçiklere, kapitalistlere zilletle boyun eğişlerinin nümunelerini göstermekle kalmadı; hürriyet ve sosyalizm uğrunda büyük kavgalara girişebilmek istidadında olduğunu da ispat etti." «Biz millî gurur duygusuyla meşbuuz ve bilhassa bundan dolayı kendi esir mazimizden nefet ediyoruz. Bizim esir mazimizde pomeşçiklerle asilzadeler Macaristan'ın, Lehistan'ın, İran'ın, Çin'in hürriyetini boğmak için mujikleri muharebeye sürüklemişlerdi. Biz millî gurur duygusuyla meşbuuz ve bilhassa bundan dolayı bugünkü esir halimizden; aynı pomeşçiklerin kapitalistlerle uyuşarak Lehistan ve Ukranya'yı ezmek, İran'da ve Çin'deki demokratik hareketi boğmak, millî haysiyetimizi berbat eden Romanof'lar, Bogrinski'ler, Purişkeviç'ler çetesini kuvvetlendirmek için bizi harbe sürüklemek istemelerinden nefret ediyoruz. Hiç kimse esir doğmuş olduğundan dolayı kabahatli değildir. Fakat esaretini haklı bulan, onu yaldızlayan (meselâ Lehistan'ın, Ukranya'nın v.s.'nin ezilmesine Rusların «vatan müdafaası» adını veren) esir, yeryüzünün en aşağılık mahlûkudur.» Lenin, Sosyal demokrat, 35 / 1914 |
Saygideger pante;
Ideolojik inancsal dogrulari ne olursa olsun; sen bu sitede veya TC vatandasi olarak, herhangibir kisinin, yurtsever olmadigini soyleyebilir, ya da gosterebilirmisin? Yurtsever olmayan bir vatandas, yurttas olabilirmi?, bu mantikli olarak mumkun gorunmuyor, herseyden once. Tartisma sadece; TC'nin nasil bir sosyal-siyasal-toplumsal- bir iktidarla yonetilmek istenmesindeki; ideolojik inancsal dogrularinin, hangisinin "daha dogru" oldugu, ya da; hangisinin guc ve iktidar sahibi olacagi ya da olmasi gerektigi tartismasidir. Goruldugu gibi, konu; halk veya millet veya milli kokensel farkliliklar da degildir. Konu iktidar ve gucun hangi ideolojinin "eline gecmesi" tartismasidir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Verdigin ilk linkten :
Bu mesele ulusalcılarca, kendilerine yurtsever sıfatını uygun gören Türkiyeli sosyalistlerce çarpıtılmakta ve adeta Türkiye emperyalizm tarafından derdest edilmiş olan, mazlum bir ulus devlet olarak lanse edilmektedir. Bu tespit tarihsel ve güncel nedenlerle yanlıştır. Kendi ulus devletine sahip olan Türk ulusu, bu yetmezmiş gibi başka ulusları ve etnik kümeleri egemenliği altında tutmaktadır. Bu bir tahhakküm biçimidir ve Türkiye’yi kesin bir biçimde “mazlum” olmaktan uzaklaştırmaktadır. Türkiye bununla yetinmemekte bölgesel olarak bir tahakküm gücü olmaya, bölge pazarlarından pay kapmaya ve bölge ülkeleri üzerinde askeri tehdit inşa etmeye çalışmaktadır. Ulusalcı solcuların dilinde emperyalizmin ülkeyi bölme tehdidi diye adlandırdıkları şey, esasen bir ulusun demokratik bir hak olarak ayrı devlet kurma hakkıdır. Ulusalcıların antiemperyalizmi, kendi devletinin, ordusunun saldırgan, sömürgeci politikalarını ve onun emperyalist işbölümü içinde tuttuğu yeri görmezden gelen dahası bunlarla mücadeleyi akıllarından bile geçirmeyen bir antiemperyalizmdir. Bu zevatın antiemperyalistliği Türk uluslaşma sürecinde anlatılan efsanelerden köken almaktadır. Fakat kendilerine yurtsever ünvanını yakıştıran bu kesim “solcular”, örneğin Kürtlerin de yurtsever olabileceklerini, kendi yurtlarını sevebileceklerini hiç kabullenmek istemezler. Onların gözünde Kürdün yurtseveri, ABD emperyalizmine alet olmuş bölücülerdir. Şimdi burada net bir şekilde tanımlamak zorundayız. Anti emperyalist mücadele kime karşı ve kimlerle yapılacaktır. Bu antiemperyalist denen mücadele içinde TC devletinin ve ordusunun yeri nedir. Bunları tanımlamadan bir yere varmak mümkün degildir. Yurdunu sevmeyen insan olamaz. Mustafa Suphiler bu yurdu sevdikleri için bu ülkeye gelip savaşmaya çalıştılar. Ancak yurdunu sevmekten ne anlaşılıyor, önce bunu tanımlayalım. Yurdunu sevmek burjuvaziyi ve onun siyasi aygıtı olan devleti sevmek ve onunla işbirligi yapmak ise biz orada yokuz. Bizim mücadelemiz sermayeye ve onun siyasi aygıtına karşıdır. saygılarımla |
Ancak yurdunu sevmekten ne anlaşılıyor, önce bunu tanımlayalım. Yurdunu sevmek burjuvaziyi ve onun siyasi aygıtı olan devleti sevmek ve onunla işbirligi yapmak ise biz orada yokuz. Bizim mücadelemiz sermayeye ve onun siyasi aygıtına karşıdır.
............... Dilaver senin başkanlığın pek uzun sürecek gibi görünmüyor :D İhtilali ben yapacaktım ama sanıırm gerek kalmayacak. Darbe içeriden olacak. Heyecenla bekliyorum :) Hatta bir dostumla bahse girdim. bu meclis 2010 u göremez diye. Gölge Meclis de tıpkı din gibi gariplerin sığınacağı son liman olarak parçalanmış yelkenlinizin sağ salim gölgesine ufkunuzun ulaşması için dua ediyor. Selamlar |
Laf kalıbalığını bırakın şimdi. İlk sayfada bişey yazdım, benim nazarımda çözümün tek yoludur, eğer olursa tabi ondan sonra hep beraber tkp'nin yurtsever cephesinde saf tutarız.
|
sayın dilaver,yazdıklarınıza katılıyorum.[Bu mesele ulusalcılarca, kendilerine yurtsever sıfatını uygun gören Türkiyeli sosyalistlerce çarpıtılmakta ve adeta Türkiye emperyalizm tarafından derdest edilmiş olan, mazlum bir ulus devlet olarak lanse edilmektedir. Bu tespit tarihsel ve güncel nedenlerle yanlıştır. Kendi ulus devletine sahip olan Türk ulusu, bu yetmezmiş gibi başka ulusları ve etnik kümeleri egemenliği altında tutmaktadır. Bu bir tahhakküm biçimidir ve Türkiye’yi kesin bir biçimde “mazlum” olmaktan uzaklaştırmaktadır. Türkiye bununla yetinmemekte bölgesel olarak bir tahakküm gücü olmaya, bölge pazarlarından pay kapmaya ve bölge ülkeleri üzerinde askeri tehdit inşa etmeye çalışmaktadır. Ulusalcı solcuların dilinde emperyalizmin ülkeyi bölme tehdidi diye adlandırdıkları şey, esasen bir ulusun demokratik bir hak olarak ayrı devlet kurma hakkıdır. Ulusalcıların antiemperyalizmi, kendi devletinin, ordusunun saldırgan, sömürgeci politikalarını ve onun emperyalist işbölümü içinde tuttuğu yeri görmezden gelen dahası bunlarla mücadeleyi akıllarından bile geçirmeyen bir antiemperyalizmdir. Bu zevatın antiemperyalistliği Türk uluslaşma sürecinde anlatılan efsanelerden köken almaktadır. Fakat kendilerine yurtsever ünvanını yakıştıran bu kesim “solcular”, örneğin Kürtlerin de yurtsever olabileceklerini, kendi yurtlarını sevebileceklerini hiç kabullenmek istemezler. Onların gözünde Kürdün yurtseveri, ABD emperyalizmine alet olmuş bölücülerdir.
]Şimdinin türk soluna baktıgımızda ulusalcı olmaktan ziyade milliyetçiligi ve dini ön planda tutan bir anlayış içindedir.. Çünkü sol dini dışlar anlayışından dolayı kitlelerle olan bagı zayıflamıştır. Şimdiyse dinide kucaklar nitelige bürünmüştür.Devleti sevmek demek devletin ve ordunun yaptıgı hak ihlallerine göz yummak anlamında kullanılır. Emniyet müdürlügüne karşı tepkiler var bunun sebebi ise emniyetin içindeki gülen cemaatinin etkinliginden kaynaklanmaktadır. Şöyle bir soru sorabilirimiyiz. Türkiyede solun bulundugu noktada olmasının sebebi acaba sayın pante nin tanımına göre düşünürsek yurtseverligin olmamasından mı kaynaklanmaktadır.Böyle oldugunu sanmıyorum. Yunanistanda yada Bulgaristanda yaşayan türklerle ilgili hak ihlallerinde aslan kesiliyoruz ama kendi ülkemizdeki hak ihlallerini görmezden geliyoruz.Bunları söylediginizde bölücü olarak algılanabiliyorsunuz.Şöyle bir söylem var Türk gibi hissetmek. Bunu anlamakta zorlanıyorum. His kavramı duygularla ilgilidir. Bunu nasıl genelleyebiliriz.Ermeni,kürt,rum vs olan biri neden türk gibi hissetmek zorunda kalıyor. Türk gibi hissetmeden bu ülkeyi daha iyi duruma getirmek için çabalayamaz mı?Ayrıca şöyle bir çıkmazda var.Kemalist solcular içinsöylüyorum. Atatürk ün halkçılık ilkesi sınıf mücedelesini reddeder.Sosyalist düşünen millliyetçiler bu çıkmazı nasıl aşıyorlar? |
Alıntı:
http://haber.gazetevatan.com/haberde...ryid=4&wid=150 |
Alıntı:
Solcu zaten yurtsever olmak zorundadır. Başka solcuları, hatalı oldukları konularda değil de, yurtseverliği üzerinden eleştirmek niye? Nereden doğuyor bu yurtseverlik takıntısı? Yurtseverlik üzerinden eleştir yapıp konuyu Kürt meselesine getirince de Eylemsel gibi Kürt zaafı olanlar da balıklama atlıyorlar konuya: Alıntı:
Türkiye'nin emperyalizm tarafından derdest edilmediği, ezilen bir ulus olmadığı, tersine başka ulusları egemenliği altında tutmakta olduğu iddiası Türkiye solunun tarihinde ortaya konmuş bir tahlil değil, dönemimizin ayrılıkçı şoven düşüncelerinin ürünüdür. Alıntı:
Kürtlerin yurtsever olamayacağını kim söylemiş? Kendi yurdu ne demek? Türkiye'nin tüm bölgeleri her Türk vatandaşının yurdudur. Bir Güneydoğulu, batıya gitmiş de yurttaş muamelesi mi görememiş? İstanbul'a, İzmir'e mi yerleşememiş? Bir Bursalı, Balıkesir'li Ağrı'yı, Van'ı sevemez mi? Ya da bir Diyarbakır'lı, Antalya'yı, Muğla'yı sevemez mi? Tüm Anadolu'yu sevemez mi? Bu nasıl bir sapkın anlayıştır ki yurdunu ayrı yurtlar olarak görüyor? Alıntı:
Aşırı milliyetçiler üzerinden yurtseverliği, ulusalcılığı eleştirip karalayamazsınız. Bu politik manipulasyon etik değildir, ahlaksız bir politikadır. Verdiğim yazıları okumuş olsaydınız; milliyetçiliğin çeşitlerini, milliyetçilikle ulusalcılığın ve yurtseverliğin farklarını görür, ona göre değerlendirirdiniz. Ama saplantı olmuş bu, Türk milliyetçileriyle Atatürkçüleri aynı görmek. Bu da yetmiyor, savaştan yana, yayılmacılıktan yana milliyetçilikle, ırkçılıkla yurtsever solu aynı kefeye koyma küstahlığında bulunmak. Bu anlayışın solla ilgisi yoktur. Sol literatürde bu sapkın anlayışın yeri yoktur. Ne Lenin'de, Stalin'de ne Mao'da, Castro ve Che'de, ne de Mahir'lerde, Deniz'lerde bu sapkınlığı zerre kadar haklı çıkaracak bir ifadeye rastlanmaz. Bu sapkınlığın sebebi açıktır. Bunu yazısında Merdan Yanardağ da açıklamıştır. Bunun kökeninde 12 Eylül sonrasında sola sızan liberalizm ve Kürtçü şoven politikalar yatmaktadır. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:18 . |