![]() |
Sorularıma buradan devam ediyorum ..
Alıntı:
Musa döneminde yaşamış bir firavunun kelime-i şehadet getirmiş olduğunu iddia etmen enteresan. Buna göre demek ki, Musa döneminde de İslam mevcuttu ve insanlar Muhammedin peygamber olduğuna inançlarını ifade ediyorlardı. Gerçekten enteresan... Yunus 90 - İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, “İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım” dedi. Bu ayete göre konuştuğun belli ama Muhammedin doğmasına bin yıldan fazla bir zaman varken, firavunun kalkıp da "ben de Müslümanlardanım" demesi hayret ki ne hayret. Musanın dinine patates dini muamelesi yapmış resmen... - Burada yer alan “Müslümanlardanım” ifadesi, “Musa’ya ve onun ilahına karşı yaptığım isyanlardan pişmanım.” Ben artık onlara “teslim olanlardanım” anlamına gelir. Yani buradaki Müslümanlık, sözlük anlamıyla kullanılmıştır. Bununla beraber, İslam, bütün semavî dinlerin ortak adıdır. Bu da konuya ilişkin, islami bir sitedeki açıklama(!). Müslümanlık sözlük anlamıyla kullanılmış ve bütün semavi dinlerin ortak adıymış :) |
merhaba .
sevgili selanik li,inan tam 45 dk uğraştım ve size güzel bir özel mesaj yazdım ama sınırlanımış karakter sayısını aştığım için mesajı yollayamadım, ve mesajı da makaslayamadım güzel suallerinize cevap vermeyerek sizi üzmeyi düşünmüyorum,en kısa anda mesajınıza cevap iletmeye çalışacağım. bu arada bazı ehlisünnetçiler kendini müslüman sananlar,ALLAHIN işine karışmayın diye akıl veriyor,yıllarca siz ve atalarınız ALLAHIN kitabını tozlu raflarda saklarken uydurduğunuz dini yaratıcıya mal etmedinizmi,resullerin hepsine çirkin iftiraları atıp,birde müslümanım diyerek ortalıkta cirit atmadınızmı,şimdiye kadar yediğiniz nanalerin sizi ateşe götürdüğünü söyleyen birileri çıktığındada hemen ALLAHIN işine karışmayın diye bize akıl vermeyin,biz kimsenin işine karışmıyoruz,biz den istenilen belli bunu yaparsın yapmazssın belli olduğu içinde kimin nereye gideceğide açık ortadadır,zaten ne geldiyese bu milletin başına sizin gibi sözde müslümanların yüzünden geldi ENvyME HANIM /BAY. biz neyi bildiğimizide neyi bilmediğimizde çok iyi biliyoruz siz hiç tasalanmayın. |
Alıntı:
Bayan değilim buna açıklık getiriyim. 2. si ben elhamdülillah müslümanım. Ama müslümanlığı tam anlamı ile yerine getirebilen bir insan değilim. Çok günahlar işledim veya işlemişimdir. Bunlar için daima Allah'a dua ederim beni affetmesi için. Belki müslüman olduğum halde bende öldükten sonra cehenneme gideceğim bilemiyorum. Tek bildiğim herşeyi bilen Allah'tır. Beni bazı mezhep çilerle de karıştırmayın. Ne biliyorsunuz sayın Türkan Saylan'ın ölmeden önce kendi içerisinde, ölmesinden 1 dakika önce Allah'a dua edip kendisini affetmesini dilediğini? Bunu biliyormusunuz? Hayır. Kim biliyor. Tabi ki Allah. Eğer Allah öyle karar verdiyse cehenneme gidecektir elbette. Ama bunu bir tek Allah bilir. Bunları söylemek istedim. Hepsi bu. Hem bizene kim cennete girmiş, kim cehenneme. Biz kendimize bakalım. Bugün müslüman olup yarın başka bir dine mensup olacağını kim bilebilir? Kim ölmeden önce kendisinin kelime-i şahadet getirebileceğini bilebilir? Hiç kimse... Kişi yanlışlar yapmış olabilir ama bu bizi ilgilendirmez, Allah ne gerekiyorsa onu yapar. Bize düşen, Allah günahlarını affetsin demektir. Hepsi bu... Bir insan, 40 sene başka bir dine inanır. 41. sene Allah'a inanır. 1 günde yapacağı tek bir iyilik geçmişindeki tüm günahları götürebilir. |
merhaba.
sayın ENvyME, sanrım ezberci bir yapınız var,yazılanlara cevap yerine konu ne olursa olsun kafanızda oluşmuş düşünceleri habire aktarıp haklı olduğunuzu savunuyorsunuz,aklıma (alber einstein sözü geldi bir an),yazımı iyi okumadığınız için,sizi fazla yüklenmek istemiyorum,ama anlamanız için biraz daha açık yazayım,saylanın ölüm anında edeceği tevbeyi kabul etmeyecek allah bunun örneğin kuran da veriyor inanmayanların bakmasına gerek yok siz inanıyorsanız bakın,firavun kısası,yani öyle yağma yok ölümü görünce tevbe en büyük sahtekarlıktır. yaşamı boyunca ve ölüm anında kelime i şehadetin islam da yeri yoktur,bize düşen allah günahlarını afetsin sözüde islm da yeri olmayan bir sözdür,kafir olarak ölecek ama sen halen kalkıp utanmadan bir kafir için ALLAHA af et diye dua edeceksin,bu dua yerine ulaşmaz. yani anlaşılan siz halen kendi inancınızı tanımıyorsunuz,yani kusura kalma belki ağır olacak ama öylesine inanıyorsunuz. kızmak yok üzülmek yok biri bizim doğrunun üstünde bir doğru getirdiğinde onu kabul etmek erdemliktir.... |
yani anlaşılan siz halen kendi inancınızı tanımıyorsunuz,yani kusura kalma belki ağır olacak ama öylesine inanıyorsunuz.
Üç senedir bu sitedeyim. Şİmdiye kadar dinleri hakkında aynı konularda mutabık olan iki müslümana denk gelemedim. Şöyle bir hayal kurdum bu başlıgı takip ederken: envy me, kuranyeter, aspendos, katre, karadenizli, soro vb vb. İlginç degil mi, daha iki kişi bir araya gelip de uzlaşamıyorlar ve bize Kur'anın apaçık bir kitap oldugundan bahsedebiliyorlar. Daha iki kişi bile anlaşamıyorsa bu din nasıl evrensel bir din olabilir. Ancak zor ve şiddetle. Nitekim İslam tarihi de bu degil mi. saygılarımla |
Alıntı:
Son satırınızdakini de yanlış bulduğumu belirtmek istiyorum. Başka bir konuda dile getirmiştim. Allah vardır, biz vardır dediğimiz için değil ama... |
Alıntı:
Bir insanın cehenneme gidecek olması size bize ne kazandırır sayın kuranyeter? Bakın ölüm fani birşeydir. Bugün varız yarın yokuz. Size sorum şu, bir insan düşünün yaşıyan ama hristiyan veya başka bir dine mensup veyahut ateist. Ben bu kişi için dua etsem, inşallah Allah'a bir gün inanır ve Allah günahlarını affeder diye. Bunu yapınca utanmazlık mı yapmış oluyorum? Cevap hayır ise ne farkı var benim bir önceki mesajımda söylediğimden? Ayrıca inkar etmedim ki ben. Dinimi tam anlamı ile tanımıyorum diye söyledim önceki mesajımda. Ama burada size siz tanıyormusunuz diye sormayacağım. Çünkü amacım tartışmak değil. Ben cahilim bu konuda, bu konularda. Bildiğimi az görüp daha çok şey öğrenmek isterim. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Tam bağımsız ve demokratik bir ülke olmak, orgeneral seviyesindeki bir askere terbiyesizlik yapmaktan mı geçiyor? Bu ülkeye tam bağımsızlığını kazandıran Atatürk ve demokrasiye geçiren İsmet İnönü asker değil miydiler? Memleketin fabrikaları, bankaları satılmış, 500 milyar dolar borç var, hırsızlık, yolsuzluk, dalavere her yanı sarmış, Batının her talebine er veya geç boyun eğiliyor ve bütün bunların hepsi askerin kabahati, öyle mi? Bugün emperyalizme karşı ayakta kalan tek kurum olan TSK'yı da elbirliğiyle çökertin bari de, tam bağımsızlık neymiş, gerçek demokrasi neymiş hep beraber görelim. |
Alıntı:
DİYE KONUŞMAK ?? yazıyor dimi o zaman ; ZAMANDAN MUNEZZEH KİTABINA BİR BAK BAKALIM EĞER O KİTABA İNANIYORSAN HARAM AYLAR ÇIKINCA MÜŞRİKLERİ BULDUGUN YERDE ÖLDÜRMEDİGİN İÇİN CEHENNEMLİK OLAN SENSİN seni dinlerle savaşmaya yeminli site müdavimlerine teslim ediyorum islam adına provakasyon yapmaya devam etmekle varacagın nokta site kurallarına çarpıp ping pong topu olmandır demedi deme |
Alıntı:
|
Nereden nereye....askerlerin iki dudağından çıkanların kanun sayıldığı günlerden,onların da yargılanabildiği günlere geldik.Yeterli olmasa da daha iyi olacaktır.Aydınlık günler yakın vesselam.
|
Alıntı:
HİRAMUSTA konuştun , birde dul kadının çocuklarını çağır onlarda konuşunlar bakalım aydınlık dedikleri şey neye benziyormuş ne dersin ? not : hiram usta ve dul kadının çocukları ne anlama gelir bilmiyorsan keyfine bak yorulma |
Alıntı:
hiç bir siyasi partiye 1 cm yakınlığım yoktur belirteyim dedim. |
kalkandelen yazdı.
Ayrıca Edison'un son nefesinde nasıl gittiğini ne biliyorsun?' merhaba sayın kalkandelen,şu kısa yazınızı sadece ele almamın sebebini aktarırsam sorunu anlarsınız,şu son nefes olayını sizlere ve millete yutturan ve sizinde alim dediğiniz,ama iblisin askerleri olanlar bu sözü uydurmuşlardır,böyle son nefes diye diye milleti son nefesi çıkana kadar oyalayıp durdular,son nefeste yapılacak hiç bir şey yoktur,kimki son nefeste söylenilecek iki kelime ile cennete gidileceğini söylüyorsa asıl eşek odur,onun için bana eşek olmayan birinin sözü ile gelinki habirte milletin eşekliğini deşifre etmeyelip,sonra onlara tabii olanlar kızıyor. unutmadan siz kıyameti hiç beklemeyin ölür ölmez,hesabı yapıyorlar,ve ardındanda gerekli mekana yolluyorlar,o senin alim dediğin ve millete habire eşek oğlu eşek diyen iblisin askerlerinin öğrettiği gibi mezara girince garip garip sualler sorululmuyor, sayın kalkandelen şu örneğini verdiğiniz alimlerin öğretisinden bir örnek sunayımda sizde biraz düşünün üstünde. kişi ölüyor mezara koyuluyor,sonra cemaat dağılıyor ve mezardaki insanda normalde kalkıp gidiyormuş,ama tam kaklkıp giderken kafayı taşa vurunca anlıyormuiki ölü kendisiymiş işte bu olmasın diye cemaat dağılınca mezarın başında iki kişi nöbet bekliyorlarmı taki sorgucu melekler gekene kadar,ve melekler geldiğindede ilk soru rabbin kim ALLAH peygamberin kim muhammed peki isa dersem ne olcak olmaz musa oda olmaz ya isa olsun oda olmaz,ya muhammed ya cehennem ne kadar alimlik bir iş şimdi sen kalkmış bu eşeklerden bana edison fıkrası anlatıyorsun,bu eşeklerin edisonda daha zor işleri sadece tirajikomedi ne diyeyim, |
zorunlu ve önemli bir düzeltme
[quote=kuranyeter;178774]
Sevgili 'dinlerden özgür' arkadaşlarım. Bu başlık altında, kuranyeter nikli yazar hakkında ciddi yanlışlar içinde olduğunuzu düşünüyorum. 1- Bu arkadaşımız maalesef düşüncelerini istediği gibi anlatamamış, siz de yazılarını dikkatsizce biraz da önyargı ile okumuş durumdasınız. 2- Haddimi aşmayı göze alarak şunları söylemek isterim ki; Bir; kuranyeter Türkan Saylan'a karşı bir saygısızlık etmemiştir ve etmek niyetinde değildir. İki; Kuran'ı anladığı şekilde görüşlerini dürüstçe, hakaret, küfür, karalama, alay vb. olumsuz tavırlara girmeden açıklamıştır. Üç; Kuran'ı anladığı şekliyle, Kuran'daki hükümlere göre Türkan Saylan hakkında cehennemlik olduğuna dair hükümler var demiştir. Dört;Vakitçileri dosdoğru bir şekilde lanetlemiştir. Beş; İslami görüşleri savunanları da ikiyüzlülükle suçlamıştır. Şöyle ki; Kuran'daki bu hükümleri bildiğiniz halde, böyle hükümler yokmuş gibi davranıyorsunuz demiştir. Şimdi, bu tavır her yönüyle saygılı bir diyalog zeminine elverişli bir tavırdır. Bu durumda bizlerin yapacağı iki şey vardır: Bir; Kuran'da böyle hükümler olmadığını göstermek. (Kişisel bilgim ve görüşüm Kuran'ın bu konuda sabık hadi en yumuşak ifadeyle bulanık bir tutum içinde olduğudur.) Bu nedenle kuranyeter'e bu yönlü bir eleştiri getirme gereği duymadım. İki; Şu soruyu sormak gereklidir: Türkan Saylan gibi bir insanın cehenneme gideceğine dair hükümler içeren bir kitap, Allah'tan olabilir mi? Adil, vicdani olabilir mi? Bu soruyu da sordum. Sayın kuranyeter de tam tahmin ettiğim gibi samimiyetle bu konuyu düşüneceğini söyledi. Son söz olarak, iyiniyetli, samimi, dürüst, yeni bilgi ve görüşleri değerlendirmeye açık bir arkadaşımızın hakettiği tavır sizin gösterdiğiniz tavır değildir. kuranyeter'e karşı tavrınızı gözden geçirmeniz gereklidir ve bunu bir arkadaşınız olarak talep ediyorum. Saygılarımla. |
Alıntı:
Ayrıca sayın selanikli, Bakın söylediklerinize kendi adıma cevap vereyim. Ben sayın kuranyeter'in neyi hak edip neyi hak etmediğini bilemem. Buna karar veremem. Ben kimim ki bunu söyleyim. Atatürk ile ilgili diğer bir konuda söylediğim gibi belirttiğim nedense görmezden gelinip konuya başka açıklamalar yorumlar getiriliyor. Ben başka açıklamalara yorumlara açığım bunları da tartışabiliriz diyorum ama şimdi kendim söylediğim gibi, tartışabiliriz, yorumlayabiliriz ama HÜKMÜNÜ VEREMEYİZ diyorum hepsi bu. Ama sayın kuranyeter benim anlatmak istediğimi çok iyi anladığı halde olayı farklı konumlara çekiyor. TAİF'te Peygamberimizin yaşadıkları "Cebrail Peygamberimize seslendi: “Ey Muhammed! Allah sana yapılanları biliyor. Sana şu dağlar meleğini gönderdi. Ona istediğini emredebilirsin. Sana bunca eziyet edenlere haddini bildirir.” O sırada dağlar meleği de Peygamberimize göründü. Emrettiklerini yapmaya hazır olduğunu söyledi:. “İstersen şu dağları müşriklerin üzerine kapatayım,” dedi. Peygamberimiz bunu kabul etmedi. Çünkü son derece şefkatli ve merhametli idi. Kimsenin incinmesini istemiyordu. Tek dileği insanların Allah’a iman etmeleriydi. İnsanların saadet ve huzura ermelerini istiyordu. Dağlar meleğine şu cevabı verdi: “Hayır! Ben böyle bir şey istemiyorum. Benim duam puta tapan şu insanların neslinden Allah’a iman eden bir neslin çıkmasıdır.” Peki siz o zaman nasıl çıkıpta ben sayın Saylan için Allah affetsin dedim diye utanmaz diyorsunuz bana? Siz şurada cehenneme girmiştir demeseydiniz, hiç kimse çıkıpta burada bu tartışmaya girmeyecekti. Bunu göremiyormusunuz? |
[quote=EnvyMe;179078]
Sayın EnvyMe; öncelikle belirteyim ki, bu sitede karşı görüştekiler arasında saygı duyduğum insanlardan birisiniz. Yazımın hedefinde ise zaten siz yoksunuz. Ben o yazıyı 'dinlerden özgür' yani dinsiz arkadaşlar için yazdım. Sanırım anlaşılmıştır. Atatürk hakkında söylediklerinize gelince, bu konuda sizinle mutabakata çok kolay varacağımızı düşünüyorum. Yalnız sizden ricam, bu konuda söylediğinizi 'Atatürk takiyye yaptı mı?' başlığında açarsanız, diyaloğumuzu oarada sürdürmeyi içtenlikle isterim. Saygılar. |
1-) Cennet de Cehennem de yoktur.
2-) Eğer sizin inancınıza göre Cennet ve Cehennem var ise; kimin nereye gideceğine karar verecek olan yine sizin inancınızın tanrısı Allah tır. 3-) Gercekten Cennet ve Cehennem varsa ve siz haklı iseniz, cennetten Turkan Saylan, cehenmemdeki sizlere el salladığında ne mok yiyeceksiniz. 4-) Siz bırakın Turkan Saylanın nereye gideceğini, sizin nereye gideceğinize bakın. Birazcık ADAM olun , İNSAN olun. Fitne fesattan kendinizi arındırın. |
merhaba.
sayın valla halen maçı bitirmediniz,yavaş yavaş ingiliz holiganları gibi hareket etmeye başlayacaksınız,sakin olun kızmayın rahat olun zira kendini bu kadar sıkarsan hiç bir yerde hiç bir konuda kimse ile anlaşamzsınız. cennet cehennem yoktur evet sana göre yok ve ben bunu saygı ile karşılıyorum,sizde bizim var olduğuna inanmamızı saygı ile neden karşılamıyorsunuz,bu saygı kimde olur adam da olur insanda olur,ama siz adam olun derken adamlıktan çıkmak istiyor gibi bir ruh haline sahipsiniz,biz burda kimseye tebliğ yapmaya gelmedik,ve kimseye hakaret etmeye ve kendimizede hakaret ettirmeye gelmedik,seviyemizi muhafa ediyoruz çünkü biz insanız ve adam gibi, adamız hiç kuşkunuz olmasın. görünen köy kılavuz istemez,senin karşında kabeye gidip geldi diye türkan saylanı müslüman yapan aklı evvellerden yok,(şimdi konu hac meselesine dönecek ama) senin inanıp inanmaman hiç önemli değil,ama benim inancıma göre saylan ve benzeri düşüncelerin gittiği yer cehennem,bu açık ve nettir. arkadaşın biri aynı yemeği pişirip pişirip önümüze koyuyor,saylan olsun başka bir insan olsun hiç önemli değil hayatı boyunca ilahi kitaba göre bir yaşam sergilememişse,ve inançsız bir yaşam sonrası ölmüşse ve ölüm anında bazı uyanıkların tavsiye ettiği gibi bazı arapça sözleri söyleyip ölmüşse kimsenin ona dua etmesi bu kitaba göre uygun değildir,bir müslümanın dua etmesi olacak iş değildir ha müslüman olmadan istediğin kadar edebilirsin,hiç sorun değil. sayın selanikli sizide bize avukat tayin ettiler,umarım benim yüzümden kimse ile aran bozulmaz:) muhabetle |
Öyleyse inancınıza uygun davranın, kimin cennete kimin cehenneme gideceğine bırakın Allahınız karar versin, Yüzbinlerce kız cocugunu okula gönderen birisinin Allah katında kimin daha hayırlı olduğuna yine Sizin ALLAHINIZ karar versin. Utanmadan kadına dil uzatmayın.
|
merak ettiğim
[quote=kuranyeter;179280]merhaba.
sayın selanikli sizide bize avukat tayin ettiler,umarım benim yüzümden kimse ile aran bozulmaz:) SayınKuranyeter; merak etmeyin ben dostlarımla da düşmanlarımla da ilişkilerimi olması gerektiği gibi düzenlerim, siz beni düşünmeyin. Ayrıca arkadaşlarımın benim avukatlık yapmadığımı gördüklerini de biliyorum. Artık cennet cehennem mevzusunu geçtiğimize göre, sorgulama işine sıra gelmiş olmalı. O konuda durum nedir, ben onu merak ediyorum. Saygılar. |
Müslümanlar Bu Sorulara Cevap Vermelidir.
Alıntı:
Alıntı:
Gelişmiş ülkelerde asker, olması gereken yerdedir. Çünkü: Gelişmiş ülkelerde insanlar bireydir, bu ülkelerde tarikat, cemaat ve aşiret ağalarının eteklerini öpen müritler ve beyni tazikli suyla yıkanmış ortaçağ bedevileri yoktur... Gelişmiş ülkelerde, ülkenin idaresini 1400 sene öncesinin çağ dışı dini esaslarına göre yönetmek iddiasında bulunan şeriat gibi bir tehlike yoktur... Gelişmiş ülkelerde peş para etmeyen, eğitimsiz, kültürsüz, vizyonsuz ama ağzından Allah, kitap sözcükleri düşmediği için baştacı edilen yöneticiler yoktur, çünkü bireylerin oluşturduğu toplumlarda böylelerinin kimse yüzüne bakmaz... Gelişmiş ülkeler gelişmiştir, çünkü gökten indiği varsayılan dogmalarına değil, akla ve bilime değer verirler. Gelişmiş ülkelerde bilim adamları din adamlarından çok daha değerlidir... Bu topraklarda şeriat tehlikesi var oldukça, tarikatler, cemaatler ve beyni yıkanmış çöl bedevisi müritler var oldukça, asker özel konumunu muhafaza edecektir. Bu arada, sana kötü bir haberim var... Yakın olduğunu zannettiğin o karanlık günleri asla göremeyeceksiniz. Ne sen, ne evladın, ne de torunun... Halihazırda sallantıda gibi görünse de, bu güzel ülkeyi çağdaşlık ve uygarlık yolundan döndürmeye kimsenin gücü yetmeyecektir... |
Saygideger wolf18;
Yazdiklariniza, bir sey daha eklemek istiyorum. Gelismis ulkelerde din; dini cevrelerce sinirlidir. Isteyen bu cevreye girer, isteyen girmez. Kimse de; kimseye dini inancindan, ya da inancsizligindan, ya da dini farkliligindan dolayi, laf soylemez. Herkes, herkesin; bireysel hak ve ozgurluklerine ve bireysel kisilik somut veya soyut degerlerine; antiayrimci temelde saygilidir ve gercekcidir. Kimse kimseye, kendi degerlerini empoze etmez veya kabul ettirme mucadelesinin icine girmez. Kimse, kimseyi; kendi kisilik degerlerinden dolayi yargilamaz, saygi gosterir. Cunku; din de, Tanrisal inanclarda; sadece ve sadece bireysel olarak algilanir. Toplumsal bir algisi yoktur. Antiayrimciliga, ters bir tutumda da; hukuk kurallari isler. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Haklısınız, size katılıyorum. Zaten bu ülkeler belirtmiş olduğunuz evrensel değerlere riayet ettikleri için bugün biz onlara gelişmiş ülkeler diyoruz. Bizde bu durumun farklı olmasının en büyük, belki de yegane sebebi, potansiyel şeriat tehlikesidir ve bu tehdit var oldukça bizim gelişmiş bir ülke olmamız kanımca mümkün olamayacaktır. Saygılar... |
Saygideger wolf18;
Tam da bu nedenden, zaten ulkenin "kaderini cizmek" isteyen, amerikan idealizmi; Turkiye icin; korku felsefesi ve suru psikolojisi temelli bir cemaat toplumunu "layik" gormekte ve BOP projesinde; ulke ici emir kullarinin da eliyle, bunu saglamaya ugrasmaktadir. O yuzden de onlar icin; sorosvari ozgurlugun; mikroayrimci politikasi, PKK ve ulke ici her turlu kutuplasma; tam da, istenen ortamdir. Biz hala bunun bilincine varamiyoruz. Ortak "dusmani" gorup; ona karsi oretak tavir alacagimiz yerine; her turlu ayrimcilikla, ancak "biribirimizi yiyoruz". Kisaca, ulke icin proglamlanan yolda; onlarin bu plan-projesine bilerek veya bilmeyerek "yardimci oluyor, ekmeklerine yag suruyoruz" Bu oyunu gorupte, bozmak isteyenler ise; "tasviye edilmeye calisiliyor". Once bir ulke butunlugu, birligi ve uniter yapisinin korunmasi ve kollanmasi konusunda; ortak bir karar, plan-proje, yol ve yontem gerekir. Yoksa; bu amerikan idealizmi, oyle hizli hareket ediyorki; biz bir sorunla ugrasirken; baska sorun patlak veriyor veya onlar bizi "oyalarken" kanunlar, kurallar, kararlar aliniveriyor. Neyse; kisacasi "aklimizi basimiza toplamamiz" ve bir vucut ve beyin olmamiz gerekiyor. Is isten gecmeden. Saygilarimla; evrensel-insan |
Helal sana wolf18
|
merhaba,
sayın selanikli sorgulama demeyelim sadece ortalık biraz gerginleşmişti,beklemek iyi olur diye düşündüm,atelere bir şey dediğimiz yok kızdığım nokta müslümanım deyipte saylan ve aynı düşüncede olanların bu konuda cahiller gibi konuşmalarıdır,kendi inançlarında bihaber olan insanların sırf yazmak için yazmalarına kızıyorum. şimdi saylan meselesine gelelim,saylan almış kızları okutmuş ve bü yüzdende niye cennete girmesin deniyor,saylanın bu yaparken kime hizmet ettiğini ve kimin karşısında tutunmak için bu yöntemi kullandığına bakmak gerek ama bu bakış için objektif olmak gerek adil olmak gerek, benim gibi sizin de sevmediğiniz bir fetullah gülen gerçeği var ülkemizde istesekte istemesekte,sizin sevmeme sebebiniz ile benim sebebim arasında fark var,şimdi bu fetullah gülen dünya geneli okullar açıp verdiği eğitimler ile neyi amaçlıyorsa,sizin o çok beğendiğiniz saylan ve aynı ideoloji sahipleride aynı amaçla bu eğitimleri veriyor,her iki tarafta kendi görüşlerinin her zaman bu ülkede güçlenmesi ve gereki rantın yenilmesi için bu ve benzeri taktikleri kullanıyorlar,saylan taraftarları ve gülen taraftarları da her zaman kendi liderlerini ve görüşlerini doğru olarak millete empoze etme derdine düşmüşler,her iki tarafında asıl amaçları iyilik değildir her iki tarafta kendi görüşlerinin devam etmesi için genç beyinleri şimdiden yıkayıp gelecekte onları istedikleri gibi kullanma derdindeler,benim için her iki tarafta aynıdır hiç fark etmez her ikiside iblisin hizmetkarı olduğu için ahirette de aynı mekanda yanacaklar,tabiki saylancılar burda üzülecekler ama aynı yazıyı gülen sitesindede dile getirdiğimde onlarda bana sapık diyorlar,ama hiç sorun değil biz kimlerin kimlere uşaklık yaptığını çok iyi biliyoruz,sırf kendi düşünceleri ve çıkarları için iyilik yapmayla kimse kendini avutupta iyi olduğunu düşünmesin bunu ancak gaflet içinde uyuyanlar kabul ederler bize afyoncu diyenlerin aslında afyonu çok önceden içip uyuştuğunu biz çok iyi görüyoruz. her kes kendi fikrini insanlara empoze etmek için her yolu deniyor kimi din adına kim çağdaşlık adına ama asıl sebeb insanlık için değil bunu malesef kolay kolay insanlar öğrenemeyecek,çünkü herkes kullanılmaktan çok hoşlanıyor insanların işine geliyor,kim neyi arzu ederse onu muhakkak görecektir. sevgili selanikli sakın bana güleni eleştirmeyin,biz onuda onun tabanınıda çok iyi tanıyoruz işte bu yüzden hem saylan hem gülen inanmadığınız dine göre aynı mekanda yanacaklar ve aynı şekilde yalvarıp duracaklar ama bu pişmanlık fayda vermeyecek. |
Sorularıma buradan devam ediyorum ..
Alıntı:
Alıntı:
Sayın kuranyeter, Bilgisiz olduğumu, elime yüzüme bulaştırdığımı beyan ettiğiniz bu konuya ilişkin, mantıklı olduğunu düşündüğüm soruyu cevaplamanızı rica edebilir miyim? Bilgisizliğimi yüzüme vurmaktan da imtina etmeyin, canınız sağolsun... Soru şu: Muhammed'in doğmasına daha 1000 yıldan fazla bir zaman varken, Musa'nın bile bu durumdan haberi yokken, firavunun biri çıkıp da nasıl "ben de müslümanlardanım" diyebilir? Saygılar... |
Alıntı:
Kur'an'a göre müslümanlık Adem'le başlar. İslam'a göre ise "Galu bela" ile... Bu yüzden Kur'an'da İbrahim'e de, Musa'ya da müslüman denilir. Yani, Kur'an'a göre müslüman demek; Muhammed'e inanan değil, tek tanrıya-Allah'a inanan demektir. Ama Muhammed'in getirdiği İslam'dan sonra müslüman demek; Muhammed'e de inanmak demektir. Dolayısıyla her peygamber döneminde, o peygamberin bildirdiklerine ve Allah'a inanmak müslümanlık olarak tanımlanır. Nuh döneminde, Nuh'un bildirdiklerine ve Allah'a inananlar, Musa döneminde, Musa'nın bildirdiklerine ve Allah'a inananlar müslümandır. Firavun, Musa'nın bildirdiklerine ve Allah'a inanmamış, sözde son anda imana gelmiştir. Sonuç olarak Kur'an'a göre "Müslümanlardan oldum" demek; "Allah'a ve resullerine inananlardan oldum" demektir. |
Wolf,
"müslüman" kelimesi özel isim değildir.Bir fiildir.Hangi isimle adlandırırsan adlandır,yüce Yaradan'a boyun eğmeyi ifade eden bir kelimedir.Hangi zaman ve mekanda ya da toplumda yaşıyorsanız yaşayın,bu fiilin eylemini gerçekleştiren herkes müslüman olarak nitelenir.Bu nitelemeyi herkes kendi dilinde yapabilir.Musa da bunu kendi dilinde yapmıştır.Malum Kur'an Arapça'dır,Kur'an'da Musa'nın kendisinin Rabbine boyun eğişi, Arapça karşılık olarak,"müslüman" kelimesiyle yeralmıştır.Umarım mevzuyu anlamışsındır. |
sayın wolf,öncelikle kızmadığınız için teşekkür ederim,bende özür dilerim sizi kırdığım için.
sayın wolf müslümanlığın türkçe karşılığı,teslimiyettir ve bu teslimiyet muhammed resulden çok önceleri başlayan bir kimlik tir,müslümalığın muhammed ile başladığını savunan her ehlisünnet yada başla mezhep liderleri kafirdir,muhammed sadece zincirin bir halkasıdır. yani musanın ve ondan önceki hangi resul olursa olsun o resule biat eden ve resulle yol tutan kişi müslümandır,müslüman kavramı muhammed ile başlayan bir kavram değildir,öyle kelime i şehadet getirme ile müslümanlık başlamıyor,bu konuda ehli sünnet inancı sizi de yanıltmış. teslimiyet ise kendi dönemindeki ilahi kitap ne olursa olsun onu tam olarak uygulama ve ona güven ile mümkündür,sözde değil özde müslüman olmak için olmassa olmaz şarttır. umarım yardımcı olabilmişimdir. bu arada ben mesajı yazarken başka arkadaşlarda yardımcı olmuş:) |
Öncelikle, sorumu yanıtlayan arkadaşlara teşekkürler,
Soruyu sormamın sebebi, cevabını bilmediğimden değil. Cevabın mantıksızlığından bahsetmek için. Olayı gözümüzün önünde canlandıralım... Tanrı imtihan için dünyaya göndermiş olduğu kullarına, varlığını bildirmek için Kuran'a göre 25, bir hadise göre 124 bin peygamber göndermiş. Öncelikle birkaç sayfadan oluşan sahifeler var (Adem'e bile gönderilmiş), sonra Musa ile birlikte kitap halinde geliyor. Arada 150 şiirden oluşan Zebur var, daha sonra da İncil ve Kuran iniyor. İşin bilimsel yönüne bakarsak mümkün olmayan şeyler var. Hadi eski hominidleri, Neanderthalleri insandan saymıyorsunuz diyelim. Modern insan olan Homo Sapiens'in ortaya çıkışı 120 bin yıl önceye dayanıyor. Hem fosil buluntuları, hem de DNA analizleri bunu gerçekliyor. Adem'e ilk insan dersek, sahifeler geldiğine göre, 120 bin yıl önce insanoğlunun yazıyı kullanıyor olduğuna inanmamız gerekir. Halbuki en eski yazı buluntuları 5000 yıllıktır. Neyse, işin bilim yönünü bir kenara bırakalım. Tanrı peygamberlerine kutsal kitaplar indiriyor ve bunlar vasıtasıyla insanları kendine itaate çağırıyor. Ancak bakıyoruz ki, Musa'dan sonraki her peygamberde farklı bir din, farklı kutsal metinler, farklı uygulamalar mevcut. Zebur gönderilen garibim Davut'un bir dini bile yok. Şimdi burada akla gelen sorular şunlar: 1. Tanrı Muhammed'den önceki peygamberlerinin başarısız olacağını bildiği halde, onları neden peygamber yaptı ve kitap indirdi? Peygamberlerin başarısızlığı bir yerde kendi başarısızlığı değil midir? 2. Neden her peygambere farklı kitaplar indirilmiştir? Her peygamber ile gelen dinde farklı beklentiler, farklı uygulamalar vardır? Mesela neden museviler ve hristiyanlar namaz kılmaz da müslümanlar namaz kılmak zorundadır? 3. Yeryüzündeki her topluma, çok sayıda peygamber gönderildiği söylendiği halde, neden bu olaydan hiç haberi olmayan insan toplulukları vardır? Mesela Aztekler, İnkalar veya Kızılderililer neden herhangi bir peygamberin varlığından habersizdir? Neden bu dünyaya imtihan için geldiklerini bilmemektedir? Neden Amazon ormanlarındaki yerlilerin insan olduklarından bile haberi yoktur? Bu insanların cennete gitmeye hakkı yok mudur? Sorular çoğaltılabilir. Bakalım dini bütün arkadaşların mantıklı cevapları var mı? Şahsen ben bulamıyorum... Bana göre, islamdan önceki dinlere inanan insanların da müslüman olması, Muhammed tarafından, kendi pozisyonunu güçlendirmek için uydurulmuş bir varsayımdan ibarettir. Saygılar... |
sayın wolf ben bu sorunuza cevap vermeyeceğim umarım yanlış anlamassınız zira sorunuz size göre ağır bir soru olabilir ama ben dikkate almayacağım,umarım benim yetersiz olduğumu düşünen pante size yardımcı olacaktır:)))
en sonda belirttiğiniz varsayım konusuna gelince sırf hevanızı tatmin etmek için öylesine yazılmış içi boş bir söz olduğunu düşünüyorum.. |
Wolf'un sorduğu sorular, bizlerinde akıllarında hep yer edinmiştir.. Müslümanlar, hristiyanlar bu sorulara sağlam yanıtlar verememişlerdir. Verseler bile, bunlar hiçbir zaman soruyu soran kişiyi tatmin edecek cinsten değildir..
|
Alıntı:
Bu sorulara güzel cevaplar vermek yerine, dikkate almayacağınızı belirtmenizin beni hayal kırıklığına uğrattığını ifade etmeliyim. İçi boş olduğunu söylediğiniz varsayımım konusunda Pante de benim gibi düşünüyorsa ne olacak peki? Kim cevap verecek bana? |
sevgili wolf
hiç bir resul başarısız olmadı, resul bir din oluşturup ölümünden sonra o dinin var olması için gönderilmemiştir,her resul kendi döneminde yaşadığı zaman diliminden mesuldur,sayısal çoğunluğun resulle bağlantısı yoktur,resul kendisine inanılacak bir topluma yolanır, inanacak insan sayısı hiç önemli isterse bir kişi bile olsun,gerekli olan kişiye gerekli haberi vermişse görevini yapmıştır. bu konuyu anlamanız halinde bir çok noktayı aşma durumunuz söz konusudur,lütfen biraz objektif bakınız,yaratıcı sadece arapları kurtarmak için resul yollamıyor,yarın bir türk yada ingiliz,yada farklı bir dil den resul gönderdiğinde inanacakmısın sen onu düşün sen kızılderililerin derdine düşme zira onların içindede seni düşünenler olabilir,ya acaba wolf un durumu ne olacak diye,ihtimaldir değilmi:) |
Alıntı:
Eğer cevabınız bu ise, demek ki sizin de bu sorulara verecek mantıklı bir cevabınız yok. Demişsiniz ki, "resul, kendisine inanılacak bir topluma yollanır". Ozaman hemen akla başka sorular geliyor. Ah şu akıl olmasaydı, herşey ne kadar güzel olurdu :) 1. Peygamberler yahudiler ve araplara gönderildiğine göre, bu durumda bunlar dışındaki toplulukların resullere inanmayacağı öngörülmüş. Peki Aztekler, Mayalar, İnkalar veya Kızılderililer (diğer başka bir sürü toplumu burada saymaya gerek yok) arasında bir tane bile resule inanacak adam çıkmaz mıydı yani? Annesi, babası da mı inanmazdı kendisine? 2. Peki kendilerine resul gönderilmeyen toplulukların ölünce nereye gideceği nasıl belirlenecek? Bunlara doğruyu ve yanlışı gösteren bir resul olmadığına göre, ne şekilde ibadet yapmaları bildirilmediğine göre bu insanların hali ahiret gününde ne olacak? Kendileri farkında olmadıkları halde, resule inanmayacakları önceden bilindiği için cehenneme mi gidecekler yoksa başka yere mi gidecekler? Cennette göğüsleri yeni tomurcuklanmış hurilerce sonsuza kadar birlikte olmak bir insan olarak onların da hakkı değil midir? 3. Kendilerine resul gönderilmeyen bu topluluklar imtihana tabi değilse neden imtihan sahasındadırlar peki? Neden yaşamaktadırlar? Tanrının bu toplulukları yaratmış olmasının sebebi hikmeti nedir? Aynı şekilde sorular çoğultılabilir. Bunlara verecek cevabınız var mı? |
Sorularıma buradan devam ediyorum ..
Türkan Saylan için açılan konuda gelişen bir tartışmayı buraya taşıyorum. Aşağıda sorularım, verilen cevap ve diğer sorularım mevcuttur. Bu sorulara mantıklı cevaplar verebilecek olan var mı?
Tanrı imtihan için dünyaya göndermiş olduğu kullarına, varlığını bildirmek için Kuran'a göre 25, bir hadise göre 124 bin peygamber göndermiş. Öncelikle birkaç sayfadan oluşan sahifeler var (Adem'e bile gönderilmiş), sonra Musa ile birlikte kitap halinde geliyor. Arada 150 şiirden oluşan Zebur var, daha sonra da İncil ve Kuran iniyor. İşin bilimsel yönüne bakarsak mümkün olmayan şeyler var. Hadi eski hominidleri, Neanderthalleri insandan saymıyorsunuz diyelim. Modern insan olan Homo Sapiens'in ortaya çıkışı 120 bin yıl önceye dayanıyor. Hem fosil buluntuları, hem de DNA analizleri bunu gerçekliyor. Adem'e ilk insan dersek, sahifeler geldiğine göre, 120 bin yıl önce insanoğlunun yazıyı kullanıyor olduğuna inanmamız gerekir. Halbuki en eski yazı buluntuları 5000 yıllıktır. Neyse, işin bilim yönünü bir kenara bırakalım. Tanrı peygamberlerine kutsal kitaplar indiriyor ve bunlar vasıtasıyla insanları kendine itaate çağırıyor. Ancak bakıyoruz ki, Musa'dan sonraki her peygamberde farklı bir din, farklı kutsal metinler, farklı uygulamalar mevcut. Zebur gönderilen garibim Davut'un bir dini bile yok. Şimdi burada akla gelen sorular şunlar: 1. Tanrı Muhammed'den önceki peygamberlerinin başarısız olacağını bildiği halde, onları neden peygamber yaptı ve kitap indirdi? Peygamberlerin başarısızlığı bir yerde kendi başarısızlığı değil midir? 2. Neden her peygambere farklı kitaplar indirilmiştir? Her peygamber ile gelen dinde farklı beklentiler, farklı uygulamalar vardır? Mesela neden museviler ve hristiyanlar namaz kılmaz da müslümanlar namaz kılmak zorundadır? 3. Yeryüzündeki her topluma, çok sayıda peygamber gönderildiği söylendiği halde, neden bu olaydan hiç haberi olmayan insan toplulukları vardır? Mesela Aztekler, İnkalar veya Kızılderililer neden herhangi bir peygamberin varlığından habersizdir? Neden bu dünyaya imtihan için geldiklerini bilmemektedir? Neden Amazon ormanlarındaki yerlilerin insan olduklarından bile haberi yoktur? Bu insanların cennete gitmeye hakkı yok mudur? Sorulara verilen cevap aşağıdadır. kuranyeter´isimli üyeden Alıntı hiç bir resul başarısız olmadı, resul bir din oluşturup ölümünden sonra o dinin var olması için gönderilmemiştir,her resul kendi döneminde yaşadığı zaman diliminden mesuldur,sayısal çoğunluğun resulle bağlantısı yoktur,resul kendisine inanılacak bir topluma yolanır, inanacak insan sayısı hiç önemli isterse bir kişi bile olsun,gerekli olan kişiye gerekli haberi vermişse görevini yapmıştır. Ve, cevaba istinaden yeni sorular. 1. Peygamberler yahudiler ve araplara gönderildiğine göre, bu durumda bunlar dışındaki toplulukların resullere inanmayacağı öngörülmüş. Peki Aztekler, Mayalar, İnkalar veya Kızılderililer (diğer başka bir sürü toplumu burada saymaya gerek yok) arasında bir tane bile resule inanacak adam çıkmaz mıydı yani? Annesi, babası da mı inanmazdı kendisine? 2. Peki kendilerine resul gönderilmeyen toplulukların ölünce nereye gideceği nasıl belirlenecek? Bunlara doğruyu ve yanlışı gösteren bir resul olmadığına göre, ne şekilde ibadet yapmaları bildirilmediğine göre bu insanların hali ahiret gününde ne olacak? Kendileri farkında olmadıkları halde, resule inanmayacakları önceden bilindiği için cehenneme mi gidecekler yoksa başka yere mi gidecekler? Cennette göğüsleri yeni tomurcuklanmış hurilerle sonsuza kadar birlikte olmak bir insan olarak onların da hakkı değil midir? 3. Kendilerine resul gönderilmeyen bu topluluklar imtihana tabi değilse neden imtihan sahasındadırlar peki? Neden yaşamaktadırlar? Tanrının bu toplulukları yaratmış olmasının sebebi hikmeti nedir? Aynı şekilde sorular çoğaltılabilir. Bunlara verecek cevabınız var mı? |
Bence sahte tanrılar var, insanları sen Peygambersin deyip işletiyorlar, işletilen insan sayısı 124.000 tek tanrı Allahtır, kitabıda Kuran. buda son işletilen adamın hikayesi....
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:18 . |