![]() |
Küresel bir devrim gereklimidir?
Selamlar,
Zeitgeist hareketinin videosunu izlerken dikkatimi çeken bi konu oldu.Gerçi daha öncede bunun farkındaydım.Bu videonun tamamını izleyen yada hiç izlememiş olupta başlık hakkında bir fikri olanlar için: Eğer "Küresel bir devrim gereklidir" diyorsanız lütfen ayrı başlık altında konuyu başlatın. Eğer "Küresel bir devrim gereksizdir " diyorsanız yada bir fikir tartışması olarak sürdürmek isterseniz lütfen bu başlık içinde yazalım. Hadi kolay gelsin. |
Küresel devrim gereklidir ve zorunluluktur.
Dünya eskisi gibi dönmüyor,durumumuz iyi görünmüyor. |
Küresel devrim gereklidir de, bence "nasıl olmalıdır" desek daha anlamlı olur. Legal mi? İllegal mi? Ayrıca devrim sadece tek bir ideoloji üzerine mi kurulmalıdır ve bu şekilde başarı şansı nedir?
Eğer bir devrim olacaksa ideolojiler üstü olmalıdır, şu anda dünya da insanlara kendini anlatabilecek ideolojinin işi çok zor. Çünkü, dünyada ki insanların çoğu ideolojik bir devrimi düşünebilecek hayat standartlarının çok gerisinde bence, o yüzden güçlü bir örgütlenme ağı kurularak işe başlamakta yarar var, çünkü karşılarında şekilden şekile giren "yabani" bir düzen var. |
Saygideger arkadaslar;
"Kuresel devrim" kavrami; bir cesit, komunizm anlayisidir. Eger gercekci olmak ve gercekleri icinde yer almadan gormek gerekirse; hic bir soyut kavramin ve o kavramin isaret ettigi; ideoloji inanc ve dogrularin; kuresel bir yanasimi yoktur ve olamaz. Her ideolojik gorus; kendi bakis acisiyla; soyutlari algilar. O yuzden; kuresel herhangibirsey mumkun degildir. Bu ancak, zorla, orgutlu, iktidari, guce dayanan, otoriter ve tek merkezci bir politik anlayistir. Dunyanin her cografyasindaki her toplumun hem ulke duzeyi, hem gelismislik duzeyi, hem tarihi bilgi, birikim, bilinc ve tecrube duzeyi, hem kultur, etik, gelenek, koken duzeyi v.s. birbirinden farklidir. Birakin bugun kureyi, bir ulke, bir mahalle, bir aile icinde bile; ortak karar almak; nerdeyse imkansizlasmistir. Oyuzden de devrim, kisinin kendisinden baslar ve derece derece yayilir. Bugun artik, toplumsal kisi bilinci, maalesef; dunya capinda tarihe karismistir. Ancak; ayrimcilik ve boluculuk temelindeki ideolojik politikalar, bunu kendi cikarlari icin, arac olarak kullanarak; amaca erismeye calisirlar. Dunyada su an sadece iki devrim turu kalmistir. DUSUNCE DEVRIMI VE KISININ BIREYSEL VE INSANSAL-EVRENSEL DEVRIMI. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygıdeğer arkadaşlarım...
Ne yazıkki dünyanın bugünkü durumu pek iyi gözükmüyor,bu durumda iyileşeceğe pek benzemiyor.Yanlız böyle büyük kaosların dünyada yankılanması sonucunda her zaman nereye varacağını sanırım hepmiz en azından tarih kitaplarından ve özellikle yakın tarihimizden biliyoruz. Dünya çalkalanıyor ve yöneten kesim bundan darbe almamak için suni krizler çıkarıp yeniden insanlığı kendine ve dünyanın şu an taptığı olguya(PARAYA)yönlendiriyor.Krizler çıkar,bunu ekonomik çöküşler izler,sonra düzeltme çabalarıiyeni sömürge bölgeleri,yeni bankacılık ve finan oluşumları ve sonunda yine kaybeden sivil halk ve onların mensup olduğu toplumlar. Yani diyeceğim şuki dünya ne zaman bu noltaya bir adım yaklaşsın bu illki büyük bir devrimle sonuçlanıyor.Peki nedir bu devrim yeni bir ideolojimi,yoksa yeni bir birlikmi,yeni bir düzenmi yoksa yeni antlaşmalarmı.Ne yazıkki hayır dünya yeni bir büyük savaşa sürükleniyor.Ve bu gün içinde blunduğumuz yıllar 1. ve 2. dünya savaşlarını andıran bir biçimde gösteriyor kendini. Evet milyonlarca insan ölür,kim kimi neden öldürdüğünü dahi bilmez,sonuçta kim kazanırsa kazansın tek bir gerçek vardır oda bu savaşı bilerek ve isteyerek çıkaranlarla beraber bu savaşı finanse edenlerin zenginliği. Saygılarımla... |
Selam,
Ya bu Devrim biraz uç duruyor gibi. Yani ila benim dediğim olacak. Devrim kelimesi Tarihe gömülmeli. Artık Beyin devrimi lazım bize. Reset. Sevgi... |
Önce devrim nedir ona bir açıklık getirelimde.
Küresel bir yahudi devrimimi (M-L) yoksa küresel Türk devrimimi. ? İşte asıl sorun burda. |
Küresel Türk devrimi olmasını isterdim gerçekten sayın akheneton ama bu ne kadar gerçekçi şu an bu tartışılır.Önce kendimizi toplayıp önümüze bakmalıyız gerisi gelir,önce kimseye ihtiyaç duymadan yaşamaya bakmalıyız gerisi gelir,önce vatan ve milletimizi yüceltip yüksek hedeflere ulaşalım gerisi gelir,önce uğrunda canımızı vereceğimiz 75 milyon bir ağızdan HER ŞEY VATAN İÇİN diye söyleyebilsin GERİSİ GELİR..
Saygılarımla... |
Saygideger Akhenaton;
Küresel bir yahudi devrimimi (M-L) yoksa küresel Türk devrimimi. ?-Akhenaton- DUSUNCE DEVRIMI VE KISININ BIREYSEL VE INSANSAL-EVRENSEL DEVRIMI.-e.i. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
|
Saygideger Akhenaton;
Gercekler, fark edilirse vardir. Ama; senin gibi, bir ideolojik inancsal dogruya oturtulmaya calisilir ve inatla o dogruya uyarlanmaya calisilir ve diger dogrularla da mucadele edilirse; yoktur. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Evrensel ben ne diyorum sen ne yazıyorsun.Somut yaz somut.Hayale ihtiyacımız yok. Projeni anlat bana. |
Saygideger Akhenaton;
"evrensel'in Kosesi" ni, bastan asagi notr algiyla okursan; belki o zaman projeyide gorursun. Saygilarimla; evrensel-insan |
Selam,
HER ŞEY VATAN İÇİN; bu söz biraz Faşizan gini duruyor. Şöyle desek daha iyi olur: ''Her şey İnsan için'' Sevgi... |
Alıntı:
sabah dışarı çıkınca gördüğüm ilk güzel kıza aşık olacam , yol kenarı boyuca çiçekleri koklayıp laylay lom diyecem diyebilmek bile söylevinizin yanında çok daha gerçekleşebilir duruyor |
Saygideger one;
Dusunce devrimi;toplumsal, siyasal, inancsal, dogrusal, tanrisal, maddesel degil; bireysel, sosyal, psikolojik, gercekci,bilimsel ve epistemolojik oldugundan ve bugun dunyada bir cok serbest dusunuru bulundugundan ve de bugun cogu epistemolojik olarak dogal dusunceyi "delilik" olarak ortaya koydugundan ve bireyin yasam ve iliskisinde yansidigindan hic te utopik degil. Ben herseyden once kendi yasam ve iliskimde uyguluyorum. Bunun yaninda; dogal dusunce ile mukayesesini ve dogal dusunceyi; icinde yer almadan ortaya koyusunu da; diger yazilarimdan ogrenebiklirsin. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
yada majestelerinin topraklarındaki oksijen oranı sizi şoka sokmuş çok iyimsersiniz kişisel olarak kişinin kendi düşünce devrimini yapmasıyla sınırlı olabilecek bir üstel bakış için platon devlet adlı eserinin son sayfasında noktayı koyan bir söylev ile vurgu yapıyor zaten bu yeni bir şey degil ancak toplumsallaşamayacak bir ütopya için kişisel düşüncelerden kaynaklı iyimserlik ve iyi niyetlilik çabaları kitleler ve toplumlar üzerinde pek geçerli olamayacaktır bahsettiğiniz düşünce evriminin gerçekleşme ihtimalinde mülkiyet ve açgözülük kavramlarının dünyadan silinmesi gerekiyor mantık olarak bu ne yazıkki mümkün degil |
Saygideger one;
Sana yanit vermeden once, sadece soracagim. bahsettiğiniz düşünce evriminin gerçekleşme ihtimalinde mülkiyet ve açgözülük kavramlarının dünyadan silinmesi gerekiyor mantık olarak bu ne yazıkki mümkün degil -one- Neden?, mumkun kilmayan nedir?, engel nedir? Hangi mantik, dogal dusunce mantigi mi? Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Eğer "Küresel bir devrim gereklidir" diyorsanız lütfen ayrı başlık altında konuyu başlatın. Bunu birçok kişi istemekte ve bunu yapın lütfen,yeni bir başlık altında "Küresel devrim gereklidir" örneğin.Yada ben mi başlatayım? Ben, Eğer "Küresel bir devrim gereksizdir " diyorsanız yada bir fikir tartışması olarak sürdürmek başlığı altında yazmak istiyorum.Kuşkusuz "Küresel bir devrim gereklidir" diyenlerle birçok ortak noktam da var. şimdi,bana göre temel kavramları tanımlamak gerekli olacak sanırım. Anladığım kadarıyla daha ilerde daha bir çok kavram ortaya çıkacak ve anlaşma problemleri olacak. Şimdilik, Başlangıç sorumdan başlayalım, -gerek olursa süreç içinde yeni tanımlar yapılabilir hem başlangıç için hemde süreçte ortaya çıkacak diğer kavramlar için- 1-Küresel: 2-Bir devrim: 3-Gereklilik: 1-Benim anladığım ve sizinde anladığınızı sandığım bu kelime, Küresel: Biçim olarak bir karpuz gibi küre, anlam olarak dünyanın küre gibi olduğunu kabul etmek, üzerinde yaşayanları sosyal olarak tanımlayan bir tanım. -dümdüz,tava gibi yada herhangi başka bir biçimde olmadığını kabul etmek- Basitçe;Yetişkin bir insanın farkettiği fakat henüz 8-10 yaş altı çocukların henüz farketmediği Ve dolayısıyla onların düşüncelerinin şimdilik bi kenarda tutulması gerektiğini kabul ederek, Öncelikle kendi etnik,dini,ulusal,sınıfsal... fiziki,ruhsal herhangi bir sınırımın dışında benim gibi insan biçimli diğer insanları, tüm tarihsel ilşkileriyle ekonomik,sosyal tüm biçimleri ile kabul etmek benim gibi organik canlı özellikleri gösteren -ister basit ister komplex yapısı olsunlar isterse yeni keşiflerle mutant! özelliği olsunlar- diğer organik türleride tüm tarihsel ilşkileriyle ekonomik,sosyal tüm biçimleri ile kabul etmek -Ki böylesi kabuller "evrensellik" tanımınına gider ve küresel biçimli dünyayıda haydi haydi kapsar.- Tüm organik özellik gösteren tümümüzün; Evrimsel değişikleri yada evrimsel değişiklere hizmet eden değişikleri kabul etmek -hem biyolojik hem sosyolojik hem psikolojik vs.vs..- -şimdilik Darwinin teorisini bu değişiklerde değerlendirme kriteri olarak, değişiklerin neden ,nasıl ,niçin olduklarını saptamak için Darvinist teoriyi uygulamayı kriter olarak kabul etmek- Kuşkusuz Darvin teorisi -"bilimsel teorilerinin ve yöntemin içindedir."- organik,dinamik süreci değerlendirmede tek olmamalı fakat oldukça belirleyici ve tanımlayıcı olduğunu sanıyorum. Ayrıca "Pavlov" teorisini de bir değerlendirme kriteri olarak kabul etmek. Eleştiri değerlendirmesi olarak ; Her insanın "saçmalama hakkının" bulunduğunu kabul etmek ve küfre varan,saçma,her nasıl bir teorisi varsa istediği gibi eleştirme hakkı olmasını kabul etmek. Diğer eklenebilecek olanlarıda siz ekleyin ,üzerinde bir anlaşma olabilsin, Temel ders müfredatlarında okutulan bilimsel dalları temel olarak almak gerektiğini vurguluyorum. ki geri,ani değişikleri daha rahat tartışabilelim. 2-Bir devrim: Devrim kelimesinin önündeki "bir" belirsiz bir öntakıdır, ingilizcedeki "a day" kelimesi ile "the day" kelimesi arasındaki "a" ile "the" arasında , anlamlarındaki "a" gibidir. Nasıl bir devrim ?sorusu burdan çıkar.Bence şimdilik bunu pas geçelim devam edelim. Ha burda, "küresel bir devrim" tartışması en iyi hangi dil ile yapılabilir? Bunuda belirlemek gerekli sanırım. Ben şimdilik Türkçe ile tartışıyorum,-belki ilerde gerekli dili öğrenirim- Kelimenin kökündeki ilk anlamlarına bakacaksam a-Çağ değişimi,yeni çağ b-Bir şeyi devirmek,düşürmek-kökteki "dev" sözcüğü çok büyük,ulu anlamına yakın, yinede ekleyenler,değiştirmek isteyenler olacaksa bu tanıma eklesinler,değiştirsinler- Burada sosyal ,felsefi teorileri hiç ele almayacağım -isteyenler "kavram tanımlarını" belirlemek şartı ile bu teorileri sunabilir- çünkü bana göre eğer bu teoriler doğru ve uygulanabilir olabilse de,olabilirlikleri olsa da bunlar "bir devrim" tanımından çok artık günümüzde, İnsanların "aidiyet duygusu" -sosyal,kümesel,toplumsal özelliklerinden olsa gerek- hislerinin biraraya getirdiği bir çeşit hem fiziki hem ruhsal hem sosyal savunma dürtüsü olarak görünüyor. En azından bana göre. Kuşkusuz tüm bunlarsızda olmayacağını anlamak gerekir diyede eklemeliyim. 3-Gereklilik: Bu kelime bizim için ne anlama geliyor.Benzerliklerden yola çıkacağım, -Latin yada başka dillerdeki etimolojik anlamlarını bilen varsa yazmalı.- Ger kökü "gerçek,germek..." gibi kelimelerde ortak.Kelimenin G harfi atılırsa "erek": amaç, anlamı olur ve böylece "elde edilmesi amaçlanan" anlamı oluşur. Tabii birer benzetme. Kelimenin tümü üzerinde hepimizin tam tanıma ihtiyaç duymadan anladığımız bi anlamı var kuşkusuz. Bunları yazdıktan sonra artık şu önemlileri sıralayacağım , herhangi bir "sistematize sıralama" düşüncem olmadan ; a-Temel yaşam araçlarımız için bir tehdit mi var? b-Tarihsel gözlem ve deneylerden, "Kurgusal iyimser" düşüncelerimizin bitirileceği mi sözkonusu? ve dahada önemlisi a- şıkkındaki yaşam araçlarımızın tehdidi ile "benim için,değer verdiklerim için yaşam bitiyormu?" c-Tarihsel gözlem ve deneylerden, "Kurgusal kötümser" düşünceleri olan insan yada organik canlılar mı var? d-Ortalama bir insan ömrü 80 yıl ise,daha fazla ömür yaşamak isteyenlerin bir komplosumu var? e-Klasik "Ahlak" düşüncelerini gerçekleştirmek isteyen bir "seçilmiş olma duygusu" ile hareket ettirilenlerin bir oyunumu var? kozmotarihsel tatmincilik-aklıma gelen bu oldu anlam olarak derin tatmin olma,saçmada olabilir, karşılığı, hem tarihsel düşünceleri ile hem de gelecek düşünceleri ile klasik "ahlak" düşüncelerini gerçekleştirerek "tamtamına tatmin olmak;tümleşik,tek,bir,bütün olmak"- f-Her ne düşüncesi-dini,milli,ideolojik...- varsa bunu teyit etmek isteyen ,bir "düşünce hastalığımı" var? g-Ben ve benim gibi hareket etmek isteyenler neyi, tam olarak gerçekleştirdiğinde -verili zamanındaki koşullara bağlı olarak- "mutlu olmak" olmasınımı arzulamaktadırlar? veya ne derseniz-lütfen belirleyin- bir çeşit "düşünce hastalığımı"? g-Klasik "Altınçağ" düşüncesinin,günümüz modern biçim ve araçları ve yöntemleri ile bize bir görev sunan "yaşamsal bir misyonerlik" mi var?-Yada "kurgusal misyonerlik"? h-"Matematiksel satranç" diyebileceğim ,bir kozmolojik oyunmu var? ı-Uykuya daldığımızda karanlığa gömülen,yok olan dünya ve evren uyandığımızda ilk bıraktığımız gibi olmuyorsa,değilse,tehdit altındaysa...yaa bunun telaşımı var? i-"Derin bir tiyatromu" var? üzerine düşen rolleri tarihte,günümüzde ve gelecekte insana yaptıran evrensel,veya sadece küremizde "bir görünmez faaliyet" mi var ? -tanrılı, tanrısız dinleri bahsetmiyorum,evrende nasıl bir faaliyet vardır ki, bu faaliyet bize "kozmolojik görevler" mi yüklüyor? j-tüm aklımıza gelen bu fikirler -her ne dilde olmuşsada olsun-nasıl bir bilimsel disiplin içinde yer almalıdır ki -psiko-kimyasal,elektromanyetikbiyokimyasal vb. gibi - tekrar deneye tabii tutularak teyit edilebilsin. Acaba hala eksik "bilimsel disiplinler" mi var? .... .... Bence, 3-Gereklilik: konusunda daha fazla tanıma ihtiyacımız var, -ajitasyon içeren kimi örnekler var bunlardan bahsetmiyorum ama bahsedeceklerede bi şey diyemem, süreci farketmemiş olabilirler- ve amansız,acımasız bir eleşti-özeleştiri ile bunları olabildiğince çoğaltlmalı, açığa çıkarmalı, BELİRLENMELİDİR. Burdan, 3.şıktan,başlayalım ne dersiniz; Asla uzak değiliz! |
Alıntı:
hayırdır hocam fal bakmadan önce ağız arayan falcıların taktiğini uyguluyorsunuz :) neyi yanlışlamayı düşünüyorsunuz ?yetmiyormu yazdıklarım ? yazdıklarımı buyrun yanlışlayın ben savımı ortaya denklem olarak koydum doneleride mevcut sıfırlamak veya denklemi geçersiz kılmak sizin tasarrufunuzda |
Saygideger one;
Mulkiyet ve acikgozluluk kavramlari; insanoglu, dogal dusuncesinden kaynaklanan koken ve temelden dolayi; yansisi algilanan maddeye yuklenen sahiplikalgisidir. Acikgozluluk ise; bir mala mulki sahip olmak icin, herkesten once davranmak veya davranmayi dusunmektir.Insanoglunun dusuncesi; insanlasmak ve insanlik sunmaya yoneldigi zaman; sahiplik, yerini kullanim ve paylasim dusuncesine birakir. Sahiplik diye bir kavrama ihtiyac duyulmayinca da; acikgozlu olmanin bir geregi kalmaz. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Saygılarımla... |
Alıntı:
mehmetsalihe katılıyorum, devrimin asıl amacı insanlar içindir, vatan ise yapılan devrimden sonra nitelik kazanabilir. Yapılacak olan devrimin amacı bir ulusa karşı değil, sisteme karşıdır. |
Peki sayın Titan bu söylediğiniz ve bana göre ütopya olan insani devrimi gerçekleştirecek bir tane ülke gösterebilirmisin?
Bu uzak bir hayaldir.Ben istemezmiyim sanıyorsunuz dünya kardeşlik ve barış içinde ortak olarak geleceğe bakan modern,çağdaş,gelişmiş ve büyük bir medeniyet oluşrumuş bir yapıya kavuşsun.Savaşlar olmasın insanlar birbiriyle ortak sadece insan oldklarını anlası bu dğerlerle hareket etsin gelişsin. Ama bunları isteyen bir tek ülke gösterin bana tamam diyeceğim aksi hade bu sadece gerşçekleşmeyecek bir rüya. Saygılarımla... |
nogada;
Burada devrimi gerçekleştirecek bir ülkeden bahsedilmiyor, zamanımızda ki sistemden dolayı her koşulda geri kalmış, yaşam standardı düşmüş, gelir adaleti arasında uçurumlar olan dünyada ki ülkelerin insanlarının kader birliği etmesi anlamına gelir, ayrıca ikinci paragrafında zaten teyit etmişsin. |
İşte bende bunun imkansız olduğundan bahsdiyorum zaten.Bu dünyada paraya susamış emperyalizm olduğu sürece bu iş olmaz.O yüzden kendi ülkemizi cennet haline getirmek daha mantıklı olacaktır bizim için.
Saygılarımla... |
İmkansız değil nogada, evrenin sırlarını keşfetmeye başlayan insanoğlu, bence bu devrimi gerçekleştirecek iradeye de sahiptir. Geriye bu iradenin uyarılması kalıyor.
|
Evet imkansız değil ama şu an için imkansız yani en azından biz göremeyiz öyle bir yüksek olgu yüksek değer yüksek bilinç...
|
Alıntı:
zaten küresel finans kuruluşları ve sanayi devleri dahi kendi denetimlerinde bi küresel devrim yapmanın peşindeyken, Oysa şimdi vardığımız noktada sadece bir şeyler yapılabilmesi için değil şimdiki halimizi bir adım ileri götürebilecek "gerekçelerimiz "olmalı diye düşünmüştüm. Bunu için "gereklilik" konusundaki önerilerimi bilince taşımam gerektiğini düşündüm.Tekrar bunları buraya alırsam iyi olacak kanaatindeyim. Bunlara ekleme yaparak yada yeni bir yönergeye oturtarak gidebiliriz? |
herhangi bir "sistematize sıralama" düşüncem olmadan ,devam ediyorum;
k-Şu insanoğlunun kadınları yakışıklı erkek,erkekleri güzel kadınlarımı paylaşamıyor? Sayısal yetersizlik mi,dengesizlik mi var? l-İnsanların vede organik canlıların genetik bir "şüphe genleri mi" var? ki biraraya gelmek şöyle dursun niye habire didişsinler ki? m-Neden, diğer, özellikle evcil hayvanlarla hala konuşabilecek temel bir lisanımız mı yok? n-Bırakın diğer organik canlılar ile konuşabilmeyi,insan dilleri neden hala çok sayıda? Acaba,öncelikle tek bir insanoğlu dili mi olmalıydı? o-En basitinden tüm kişisel tarihimizi tümüyle hatırlayamıyoruz,bunun bir etkisi mi var? "yetersiz hafıza sorunumuz" mu var? p-İnsanın Tüm tarihsel teori ve pratiğinin karşılaştırmalarını yapamamasını engelleyen "bilinç duvarı" mı var? r-Tüm insan teori ve pratiği "tek bir dilde" olsaydı bugün,işlerimiz daha mı kolay olurdu? s-Yoksa biz hep,"aynı çağın" içindemiyiz hala? -Biraz çevremizde yeni yapay araçlar var ama genel doğa hep aynı değil mi?- ş-Düz bir çizgi üzerinde İlerleyen ve çemberimsi bir zaman anlayışımız var. Yoksa daha farklı,daha bi gerçek,komplex,yeni bir "zaman tanımlamasına" ihtiyacımız mı var? t-Biz insanların ve organik canlıların "haz" problemi mi var? Otomatik bir organik enerji üretme yeteneği olarak -her nasıl bi tanımsa bu!- "organik canlının kendini,kendi türünü yaşamsal bir yeniden üretme zincirinde" bir aksamamı var? Yada türlerin hepsi inadına kendi türünü çoğaltmak için var gücüyle mücadele etmesini sağlayan ortak bir "evrensel itki"mi var? ve türlerin kendisinde de "seçilmişlik" hastalığı mı var? Yada böyle bir şey,organik canlıların kendini hareket ettirebilmesini sağlayan bu şey, her ne ise mekanizma,enerji,... böyle bir şeyi henüz tam olarak kavrayamadık mı? Ortaya çıkaramadık mı? Yada bahsettiğime benzer böyle bir şey mi var? u-Yoksa ,acaba tüm organik türler, kendilerinin efendisi olacak, bir yeni tür için mi didiniyorlar,dalaşıp duruyorlar da , bunu anlayacak bir "teori eksikliği" mi var? .... .... |
İnsanlığın paramparça olduğu ve tüm insanların altında toplanabileceği bir ideolojinin bulunmadığı bu tarihsel dönemde.....Önce vatan ve millet......bütünlüğünü koruyamazsan eğer...gelecek asırlara atalarının tarihsel ve kültürel mirasını ananelerini ve geleneklerini taşıyacak bir nesil bırakamazsın....
Ha bana ne yahu ne mirası diyorsan.....o başka konu....:) günü birlik yaşa ve öl o zaman... |
Selamlar,
"Küresel bir devrim gereklidir" 1-Küresel: 2-Bir devrim: 3-Gereklilik: Sıralaması yapıp ,3-gereklilik maddesi üzerinde yeterli kanıt biriktirmek,yeterli gerekçe üretebilmek ve "sistematize etmeden" düşündüklerimi sıralamaya başladım. Bunları elbet sistematize edebiliriz fakat şimdilik böyle devam etmek istiyorum.Sizin görüşlerinizdeki ortak niyet ve düşünceleri de okuyorum. v-Daha diş dünyasının pekde bilincinde olmayan bebelerimiz,"yılan görse korkmaz derler"de biz yetişkin insanların bir çoğu yılanın ölüsünü görsek neden korkarız?Bi suçumuz mu var,sonradan oluşan da bunun niçin farkına varamıyoruz?Yoksa her allahın günü sırtımıza bindirilen "tarihsel suç komplosumu" var? z-... saatim doldu biraz telaşlıyım.! |
Selamlar,
"Küresel bir devrim gereklidir" 1-Küresel: 2-Bir devrim: 3-Gereklilik: Sıralaması yapıp ,3-gereklilik maddesi üzerinde yeterli kanıt biriktirmek,yeterli gerekçe üretebilmek ve "sistematize etmeden" düşündüklerimi sıralamaya devam ediyorum; y-Biraz dünyadaki ülkelere bakıyorum da , gerikalmış ülkeler ile gelişmiş ülkelerin ortak noktası: İster bireysel isterse toplumsal kökenlerimize ait kabullerimizin net olmaması,yetersiz olması,tarihin kökleri ile sıkı sıkıya bağlı olmaması ,gökyüzündeki yıldız hareketlerine toplum bilinci olarak uzak olmamızmı bugünkü gelişmiş ülkeleri,geri kalmış ülkelere "sosyotarihsel avantaj" mı oluşturdu? |
Küresel devrim 50-60 yıl sonra dünya ucurumun eşiğine geldiğinde kendiliğinden olacak. belki 3. dünya savaşı sonrası. Tek devlet, tek millet, tek dil.
Yaşasın Yeni Türkiye... :-) |
Selamlar,
"Küresel bir devrim gereklidir" 1-Küresel: 2-Bir devrim: 3-Gereklilik: Sıralaması yapıp ,3-gereklilik maddesi üzerinde yeterli kanıt biriktirmek,yeterli gerekçe üretebilmek ve "sistematize etmeden" düşündüklerimi sıralamaya devam ediyorum; ba-küresel bir aydınlanma için tüm dünyanın aydınlanması yada aydınlatılması için güneş ışıklarının yada elektrifikasyonla ışıkların her coğrafyaya "eşit ve kesintisiz" ulaşması mı gerekiyor? Yoksa "aydınlanmacı" teoriler,dinler yeterli mi? Devamla "küresel bir aydınlanma teorisi" nin eksikliği mi var? bb-Doğa belgesellerini dünyada tv,dergi vs. -çoğuda bilerek hazırlanmış koşullarda çekildiğine eminim;susuz bırakılan bir ortam,vs..- aracılığı izleyen ve beğenen sayısız insan vardır. Dikkat ettiniz mi tüm bu doğa belgesellerindeki ortak özellikler: yırtıcı,kemirici,parçalayıcı...hayvanlar (timsah,kartal,yılan,aslan,kaplan vs..) hep başroldedir.Tüm bu belgesellerdeki ortak konu; bu yırtıcıların ve diğer parçalıyıcı hayvanların diğer canlı türlerine olan hakimiyetlerinin "şanlı" öykülerinin dili vardır. Ve bu "sosyal darvinist" düşüncelerle de bize anlatılır ,değil mi? Hiç, bir ceylanın bakışı ile bu "doğada ayakta kalma mücadelesinin,yaşam mücadelesinin" öyküsünü anlatan bir belgesel film serisi ,izlediniz mi? Pekala,Ceylan gibi hayvanlarda bitki ve otlarla besleniyor fakat bu belgeseller dahi başroldekiler kadar sayıda değil ve dikkat çekmiyor. Bu yırtıcı,kemirici,parçalayıcı ... hayvanların ortak bir davranışı var. O da tümünü bir kavramla açıklarsam "ele geçirmek". Bizlerde küresel dünyada bırakın küreselliği şimdiki lokal yerlerimizde,koşullarımızda "ele geçirme" mücadelesi mi yapıyoruz;Hem neyi ele geçireceğiz? Bir ceylanı ele geçiren bir kaplan için öğle yemeği,varsa yavruları için besin olsa gerek,bizim için bu net mi? Bunu biliyormuyoruz? Kurgusal teorilerimizin esas işlevi nedir? Yoksa bu "avcı toplumundan" kaldığını sandığım bir "sosyonatural bir davranış" eğili mi var? bc-Bizzat her bir bireyin kendisinin çok değerli olduğuna inadıran -ister dinli ister dinsiz teorilere inanmış olsun...- bir çeşit kariyer,öncü,lider,misyoner ...duygusunu oluşturan, diğerlerinden apayrı farklı kıldıran, bunları yaptıktan sonra - adına- bir "sosyal uyum moral avantajı" diyebileceğim duygu ve davranış halinin eksikliği mi var? |
Selamlar,
"Küresel bir devrim gereklidir" 1-Küresel: 2-Bir devrim: 3-Gereklilik: Sıralaması yapıp ,3-gereklilik maddesi üzerinde yeterli kanıt biriktirmek,yeterli gerekçe üretebilmek ve "sistematize etmeden" düşündüklerimi sıralamaya devam ediyorum; bd- Aşık olanlar bilir, sabahlar daha bi sabah, kuşlar,dağlar,ağaçlar... çiçekler ah çiçekler daha bi çiçekler daha bi kendileri olurlar. En nefret edebileceklerimizle bile yanyana gelebilir ve sevebilir duruma geliriz. Öyleyse nasıl bi biyolojik sosyal süreç ki tüm insanların özlem duyduğu "barış" ortamını sağlayacak bir süreklilik sağlayamıyor; fakat elimizde güçlü bi done var,değil mi? Bunun gibi,"biyososyal bir teorinin eksikliği" mi var? be- Şimdiye kadarki materyalist teoriler buna diyalektik materyalistlerde dahil , şimdide bizzat yaşayan bireye , bizzat bireyin bilincincinde,sonsuz yaşam vaadi verememiştir,verilmemiştir,gereği duyulmamıştır,vs... Bu konu tartışılıpta gerekli,gereksiz olduğu bile muamma kalmıştır. Genel geçer sözlerle geçiştirilmiştir. Sosyal devrimleri yapmak bile hep "ekonomik döngüler" içinde kalmıştır. Sizcede bunun , bizzat bireyin bilincinde,hatta organik diğer bir canlıda bu bilincinde bunun eksikliği mi var? |
Selamlar,
Küresel bir devrim gereklimidir? başlıklı konu için birçok yazı yazıldı. Yazar,gereklilik konusunu daha iyi kavramak için birtakım soruları sorarak bugüne getirdi. Şimdi, başlık biraz daha net olmaya başladı. 3 ayrı kelime için: 1-Küresel 2-bir devrim 3-gereklilik Yazar,bir kısaltma elde edildiğini farketti; Soru şu şekle dönüştü,en azından yazar için; "Bir küresel devrim gereklidir." Bu hali ile önce 3 parça gibi olan soru, şimdi; 2 parçaya indirgendi. Bunlar: 1-Bir küresel devrim 2-gereklilik 2-gereklilik konusuna devam edelim. bd- -Anlama sürecini kısaltabilecek ve daha açık,net kılacak bunun gibi "dilbilim" (tüm diller için de geçerlidir) eksikliklerimiz mi var? Not: Türkçe dilbilim çalışmaları için bir başlık açıp bu ve buna benzer çalışmaların sürdürülebilmesi için "Türkçe ve diğer diller" ile ilgili buna benzer bir başlığı siz açın ve istediğiniz başlığıda siz verin ve bu başlığa yazabilir misiniz,bu başlık altına değil. |
Alıntı:
Neden gerekliliktir? Ne gerekliliktir? Küresel devrim! Devrim parsiyel olmuyor,olsa da küresel etkiden kurtulamıyor,demek ki küresel olmalı ki başarılı olabilsin. Zorunluluktur,dünya paslanmış artık düzgün dönmüyor. sevgilerimle |
Saygıdeğer aydoe;
Küresel bir devrim ile Bir küresel devrim tanımlarına geçmek sizinde anladığınız gibi parselizeden küreselliğe ve fakat ben buradada kalmadan evrensel bir devrim tanımının daha önemli olduğuna vardım, Bu daha hemen,şimdi bir evrensel devrim ! haline gelişir! Ne dersiniz? Peki sizce gerekli ve zorunlu olma kıstaslarınız dünya hareketi ile ilgili yazdıklarınızdan başka nelerdir? Hemencecik değil tabii, bir sıralama endişeside duymadan başka neler "gerekli ve zorunluluk" fikrinizi desteklemektedir? Yazmanız mümkünmü? Sevgilerimle, yerel saat 21.03 29.06.2009 |
Selamlar,
saygıdeğer forum, Yazar,yazdığı fikir ve görüşlerinin bir bireyde ve/yada birçok bireyin bilincine "entropik" bir girdi etkisi yaptığını gözlemler. Ki kendiside, diğer tüm yazarlarında, kendisi üzerinde,kendi kafatası mağarasına,kendi bilincine!... aynı "entropik" bir girdi etkisi yaptığınıda gözlemlemiştir. Kaldıki sadece sanal dünyada değil bizzat birey kendi gerçek yaşantısı olan dünyayada böyle,"entropik" girdi etkileri yaptığını gözlemler, aynı zamanda bu ,bireyin bizzat yaşantı dünyasının da diğer kaynaklarından da bir "enformasyon bombardımanına" maruz kaldığınıda gözlemler. Yazar,kendiside dahil olmak üzere tüm insanların "enformasyon bombardımanı ile oluşmakta olan bir bilinç" olarak adlandırılabilecek bir tür bilinç halini gözlemiş,en azından kendisi için netleştirmiştir. Bu,sadece medya organları ile yapılan bir faaliyet olmamakta ve sadece yazın kaynakları yada sadece diğer organik canlılardan yada sadece matematik gibi sayısal ilşkilerden vs... gibi, bir parti ve/yada örgütün elemanı olarakta değil sadece, yada sadece bir fikrin propagandası olarak ulusal güvenlik gibi ve buna benzer diğer siyasi,sosyal parti ve örgütlerden, amaç ve hadefleri ile ilgili yapılan çalışmalardan da oluşmaktadır. Tümünün,yukardaki açıklamalara,faaliyetlere dahada eklenebilecek bir dünya faaliyetlerinde ortak bir genel görünüşünün ise: "bir tür belirsizliği ortadan kaldırmak" amacıyla yapıldıklarıdır. Fakat "komplo pratikçileri" için bu; önceden kestirilebilecek olasılıksal, kendi yaşantı dünyalarına ("candide dünyacılığı!"bu tanım geldi aklıma) etki edebilecek menfi faaliyetlerin izlerini görmek , fakat bir yandanda kendileri, bizzat kendilerinin menfi komplo pratiklerinin manipulasyonu içinde karşılarına sanal dünyadada, dahası yaşantı dünyalarında da, ikisi veya daha fazlası birlikte olmak üzere bir tür tehdit olabilecek her kim yada diğeri ile birlikte her nasıl bir fikir olabilecekse bunun saptanabilir,belirlenebilir ve nasıl manipule edilebilir yollu bir tür "enformasyon bilinç" pratiklerininde deyim yerindeyse" bumerang "-bir tür av silahı- tarzı , "entropik" girdi etkilerinin dönüşü olabilecek bi tür "enformasyon bilinç çemberi" yaptıkları -ki şu an tanımlama bu şekilde benim için,geliştirilebilinir-, en azından yazar için sabit bir gözlem olmuştur. Yazar,aynı etkileri; "meşru olmayan araç ve yöntemleri" kullanan bir "insanın", hayır burdaki "insan" yazar için komplo insanıdır, kendisini ve kendisine ait fikirlerinin diğerleri ile birlikte olmak üzere, bunların kendilerinde,bizzat kendilerinin diğeri ile birlikte olmak üzere fikirlerinin net olmadığı saptamasıdır; ki komplo pratiği yapanlarında ortak özellikleriyle uyuşan bu özellik, ki birey farkına varmasada bizzat yaşantı dünyamızı etkileyen, kendisi için ötekini kendisine benzeterek -aslında bu, algılanmakta olan dünyayı , kendisi için kendisini diğeri ile birlikte bir fikrinin belirlenmesine, -burdaki tanımı henüz yapamadım,fakat bu tanımsızda, burayı benzetme ile geçmek istediğimide belirterek- hizmet eden bir merdiven olmaktadırlar- ve buna, kendisi için kendisini diğeri ile birlikte bir fikrinin belirlenmesine hizmet eden, bir tür "haz" duygusu veren, bir "tür varolma" hazzı veren, bir "tür hakedilmişlik" duygusu veren evet,evet bi "tür manipuleedilebilenör" diyebileceğim bir tanım içinde kendisini ve kendisinin bir fikrinin diğeri ile birlikte olmak üzere, saklanmasına ve bizzat "ötekinin,diğerinin bir "tür manipuleedilebilenör" haline gelmesiyle de "herşeyin önceden görünebilirliğine,önceden bilinebilirliğine -kuşkusuz verili zaman ve koşullarda, bizzat maddi yaşamın tüm gereklilikleride (yemek,içmek gibi temel ihtiyaçlar,aile gibi sosyal kurumlar vs.) buna hizmet edilebilir, sıraya konulabilir hale konabilir- ilişkin olasılıksal durum belirlenebirliğinede "ötekinin,diğerinin bi "tür manipuleedilebilenör" " lerin biraraya getirilmesine kalır. Bir kez bu "bir tür manipuleedilebilenör"ler oluşturuldu mu, ki bu kez artık bizzat "bir tür manipuleedilebilenör"ler tarafından "enformasyon bilinç ağı" üremeye ,ve daha giderek, kökündeki "meşru olmayan araç ve meşru olmayan yöntemlerin" bizzat ,artık sadece bunun içerisindeki "manipuleedenör" lerin "meşru aracı" haline gelirler, ki artık öngörülür tehdit ve tehlikeler için "manipuleedenör" lerin "meşru olmayan araç ve meşru olmayan yöntemleri": kitlelerin günlük bilincindeki -ki bu "kitlelerin günlük bilinci"; baskın karakterli olarak,dominant karakterli olarakda değil bunlar sadece, iradi bir çaba olarak hazırlanan, iradi bir çaba olarak hazırlanmış olmasalar bile kitlelerin yada/ve bireyin "şahsi tarihsel hafıza"larındaki tüm "tarihsel enformasyon ağı" tetiklendirerek de "enformasyon bombardımanı ile oluşan bir bilinç" tir,kuşkusuz.- "ŞAAŞALI YERİNİ ALIR, bir tür atom altı dünyanın öğeleri gibi , görünmez güç haline dönüşen , ve bu yine aynı kendisini oluşturan enformasyon ağı ile oluşan bir döngü çemberi işlemeye devam ettikçede pek tabii ,aynı zamanda ettirildikçe; -ve pekiştirilerek kitlelerin günlük bilincinde,henüz erken bu döngüyü ve araçlarını anlatmak, burda kalsın şimdilik,anlatmak isteyenler yazsın- ve böylece bir kez kitlelerin "enformasyon bilinç ağı" içerisinde, hem yaptıkları bu ağ hemde bizzat yaşantı içinde olan kendisiyle birlikte, -"tam misyonerlik duygusu" gibi genelleştirebileceğim- " fetişist fikir " duygularının oluşturduğu tüm hayalleride birlikte olmak üzere- toplum içindeki,tabii kendisinin, kendisi için olabilecek, olabilmesi mutlak toplumunda da yerleri meşru hale gelir. Ve yaşasın "potansiyel enformation ağı"="INTERNET!"" Yaaa! "gerçek evrensel enformation ağı" çabası ve telaşına düşmek! Artık sizde! "bunu an-la-ma-lı-sı-nız." "KESİNLİKLE VE SADECE ; MEŞRU ARAÇ" "KESİNLİKLE VE SADECE ; MEŞRU YÖNTEM" Ki,ancak o zaman: hedeftaş: "son balık ölmez!" "son ağaç kesilmez!" "son kızılırmak kurumaz!" "son para şeker alabilir!" O: "ihii!" kage: "241!" Yazar: "yaşasın bir evrensel devrim yapma endişemiz!", yerel bilgisayar saati 18.20-02.07.2009 Sevgilerimle, |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:35 . |