![]() |
Yehova Şahitleri
Tanrı insandan elbetteki mutlak itaat bekler. Bu görmediği şeylerin varlığından emin olmakla yani iman yoluyla temellendirilir. Bu bağlamda insana "koyun " benzetmesi çok yerindedir. Bu mesaj "koyun gibi olunuz"
itaat emridir. Kitabı Mukaddeste Tanrıya itaat edenlerin "koyun" ,itaat etmeyenlerin ise "keçi "olduğu doğrultuunda ayetler yer aldığını herhalde bilirsiniz. Ben küçük bir hatırlatmayla başlıyorum .Sonra Yehova'ciların konunun neresinde olduğunu kendi kitaplarından belirteceğim .Zaten konu da bu ,değil mi "RAB çobanımdır, Eksiğim olmaz. Beni yemyeşil çayırlarda yatırır" - Mez.32.1-2 Yine mezmurlardan bir örnek : "Çünkü O Tanrımız'dır, Bizse O'nun otlağının halkı, Elinin altındaki koyunlarız." -95.7 Yeni antlaşma denilen İncilde de benzer ifadeler var tabii ama hepsini buraya taşımak istemyorum. Gelelim Yehova'cılara . Kitaplığımda bulunan Yehova'nın Şahitlerinin kaynaklarından alını yapmak istiyorum . 15 Eylul 2002 yılına ait Kule dergisinde Tanrının şahitleri ,itaatkar koyunlar ve tanrının halkı olduğu yönünde koca bir benzetme var. Hatta koyunların her gün suya ihtiyacı olduğu hatırlatılırak ,bu suyu Yehovanın şahitleinin dergilerinde bulmaya yönlendiriyor sizi. Yani bir koyun olarak su içmek isterseniz Yehova'ya geleceksiniz. Yine 1 Kasım 1997 yılına ait Dergide manşet gibi bir başlık atılarak "siz de onlar gibi misiniz?" diye soruluyor. Kim "onlar" ? Büyük puntolarla yazılan Bu sorunun cevabı hemen yukarıdaki resimde . Bu bir koyun sürüsüne ait. Koyunların resimleri yer alıyor ve siz de o koyunlardan olun çağrısı yapılıyor yehova'cilara. Güzel bir benzetme :) Yehova'ya Yaklaşın adlı yayınnın arka kapağında ise bir koyun bir çoban yer alıyor. Bu kitabın içeriğine de uygun zaten. Dinlerin genelde böyle yönlendirmelerde bulundğunu siz de bilirsiniz. Vahiy -Görkemli Doruk adlı kitapta ise İsa koyuna benzetiliyor ve bize bakıyor. Aynı konuda İyi insanların "koyun" , Kötü insanların ise "keçi" olduğunu hatırlatan incilin Matta 25.31-46 ayetleri referans verilir. Zaten İsa kendisi ,itaatkar insanlar için "koyunlarım sesimi işitirler " dememiş midir ?! Bir iki hatırlatmayla kapatıyorum ; "Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü - Luk. 12.32 "Ben iyi çobanım...Benimkileri tanırım ... koyunlarım .." Yhn.10.14-16 İnsanları koyun gibi hantallaştıran ,insanlığından çıkarıp , itaat anlamında köleleştiren dinlerin ,bildiğiniz bir özelliğine dikkat çekmek istedim . Bunu Yehova'ciların kitabından göstermekte mutluyum. Sorgulamayın, eleştirmeyin, düşünmeyin , ama mutlak itaat edin , KOYUN olun !!! Mesaj bu! |
Hakaret olarak mı algıladınız sn- gizli- Mod ?
|
Sn. Natan,
Bir hatırlatma da benden. Gerçi bu çok bilinen bir mesel. Hani İsevilerin "kadının sınanması" diye bertaraf etmeğe çalıştıkları, bir insanın aşağılanması olayı var. Kenanlı bir kadın İsa'ya yaklaşıp kızının cinlerini çıkarması için yalvarır. İsa'nın cevabı ise ilginçtir. Kendisinin "İsrailli koyunlara" gönderildiğini söyler. |
:) Çok yerinde .
İsa -eğer yaşamışsa- bu tarzda psikolojik telkin metotlarını kullanması gerçekten üzücü bir durum. |
Sayın Natan,
kusura bakmayın ama, kutsal kitaptaki benzetmeleri hakiki manasıyla yorumlayıp, hafiften tîye almak, adını/rumuzunu bir kutsal peygamberinden alan birine pek yakışmamış. Çoban-koyun benzetmesi, emir-itaat sözkonusu olan heryerde kullanmak bütün dillerde vardır. Kutsal kitaplar sadece Allah'ın, dolayısıyla peygamberin emri sözkonusu olduğunda inananları için koyun benzetmesi yapar. Bu benzetmeden gocunmak niye? Koyun ve keçi günlük dilimizde kullandığımız deyimlerde de geçer. Ama hiçbirinde gerçek mana kastedilmez. Uysal koyun gibidir veya inatçı keçi deyince karşımızdakinin karakterini ifade etmiş oluruz. Özelde hz. İsa genelde diğer peygamberler Allah'a itaat konusunda insanları koyun olmaya çağırıyorsa, bunu akletmemek veya düşünmemek olarak anlamak pek tutarlı olmasa gerek. Aşağıdaki ayet bunun aksini gösteren çok ilginç bir ayettir. Bu ayette inananlar için koyundan başka yılan ve güvercin benzetmesi de vardır. İşte, sizi koyunlar gibi kurtların arasına gönderiyorum. Yılan gibi zeki, güvercin gibi saf olun. (Matta 10/16) |
Ben kimseye harfi anlamda koyun ,keci gibi bir yakıştırma yapmadım. Belki uysallığkla bagıntılı olduğu düşünülerek birilerinin kendilerine "koyun" dediğini bunun da itaatin simgesi olduğunu deklere etmesi vs dile getirdim. Özellikle bu gün bir şahitle konuştum bu konuyu ve "biz mesihin koyunlarıyız, çobanımız isa mesihtir" yanıtını aldım. Kimseyi aşağılamak da niyetim değil . Watchtower yayınları kendileri için bu yakıştırmayı yapıyor ben bir yakıştırma yapmıyorum ,bunu dile getiriyorum sadece.
saygılar |
Alıntı:
Kuranda bukadar kardeslik varmi ehli kitab icin , veya yeni ahite varmi ???????? |
Alıntı:
Konu, inananların koyuna benzetilmesi, kardeşlik nerde geçiyor? Benim cümlelerimde kardeşlikle ilgili bir tane ibare var mı? Tam olarak neyi bilmek istiyorsun anlayamadım. |
Buradaki koyun-çoban ilişkisi islamdaki tanrı-kul ilişkisine de gayet uyuyor.
"koyun" benzetmesi ni ağrınıza gidiyor? Bence "kul" olarak adlandırılmaya daha cok tepki vermek gerek. |
birinde coban(insanlar icin kulanilan bir tabir) Tanri oluyor , koyun (bir hayvan türü) da ona tabii olanlar oluyor
Tanri (Tanri) ve Kulu (insan) cok mantikli bence |
Bence bunlar eskilerin efendi- köle(kul) ilişkisinin ürünü ve türevi. O kadar..
|
Yehova Neden Bir Çobana benzetiliyor? Birinci neden Yehova’nın, toplumunu gütmesi yani onlara yol göstermesidir. Davud şöyle yazdı: “Beni taze çayırlarda yatırır; beni sakin sular boyunca yürütür. Canımı tazeler; Kendi ismi uğrunda beni doğruluk yollarında güder” (Mezmur 23:2, 3). Yemyeşil bir çayıra yayılmış sakin bir sürü; Davud burada mutluluk, rahatlık ve güven akla getiren bir tablo çiziyor. “Çayır” olarak tercüme edilen İbranice sözcük “hoş bir yer” anlamına gelebilir. Büyük ihtimalle koyunlar huzur içinde otlayacakları rahat bir yeri kendi başlarına bulamazlar. Onları böyle “hoş bir yere” çobanları götürmelidir. Yehova bugün bizi nasıl güdüyor? Bunun bir yolu Kendi örneğidir. Sözü bizi “Tanrı’ya benzemeye” teşvik ediyor (Efesoslular 5:1). O sözlerin bağlamında şefkat, bağışlayıcılık ve sevgiden söz ediliyor (Efesoslular 4:32; 5:2). Yehova bu çekici nitelikleri sergileme konusunda şüphesiz en iyi örnektir. Kendisini örnek almamızı istemekle acaba gerçekçi davranmamış mı oluyor? Hayır. İlham ettiği bu öğüt, O’nun bize güvendiğini gösteren harika bir kanıttır. Nasıl? Biz Tanrı’ya benzer özelliklerle yaratıldık, yani bize ahlaksal nitelikler ve manevi değerlere sahip olma kapasitesi bahşedildi (Tekvin 1:26). Dolayısıyla, O’nun gösterdiği nitelikleri kusurluluğumuza rağmen geliştirme potansiyelimiz olduğunu biliyor. Bir düşünün, sevgi dolu Tanrımız Kendisine benzeyebileceğimizden emin. Eğer O’nu örnek alırsak, bizi mecazi anlamda dinleneceğimiz “hoş bir yere” götürebilir. Bu şiddet dolu dünyanın ortasında, Tanrı’nın bizi onayladığını bilmekten kaynaklanan huzuru tadarak ‘emniyette oturacağız’ (Mezmur 4:8; 29:11). Yehova bizi güderken şefkatli ve sabırlıdır. Çoban, koyunlarının sınırlarını hesaba katar, dolayısıyla sürünün “ayağına göre” yavaş yavaş yürür (Tekvin 33:14). Benzer şekilde Yehova da adeta koyunlarının “ayağına göre” yürür. Yeteneklerimizi ve koşullarımızı hesaba katar. Aslında, asla verebileceğimizden fazlasını istemeyerek sanki hızını ayarlar. Bizden istediği tek şey candan hizmet etmemizdir (Koloseliler 3:23). Ya yaşınız ilerlediyse ve eskiden yaptıklarınızı artık yapamıyorsanız? Veya sizi kısıtlayan ciddi bir hastalığınız varsa? Hizmet ederken candan olma talebi, özellikle böyle koşullarda çok rahatlatıcıdır. Hiç kimse bir başkasına tıpatıp benzemez. Candan hizmet etmenin anlamı, tüm gücünüzü ve enerjinizi sizin için mümkün olan en büyük ölçüde Tanrı’nın hizmetinde kullanmanızdır. Yehova, bizi yavaşlatabilecek güçsüzlüklere rağmen bütün yüreğimizle sunduğumuz tapınmaya çok değer verir (Markos 12:29, 30). Yehova’nın, koyunlarını onların “ayağına göre” güttüğünü görmek için, Musa Kanununda bazı suç sunuları hakkında ne dendiğine bakalım. Yehova minnettarlıkla verilmiş kaliteli sunular istiyordu. Aynı zamanda, sunular kişilerin maddi gücüne göre sınıflandırılmıştı. Kanunda şöyle deniyordu: “Eğer kuzu için gücü yetmezse, o zaman . . . . iki kumru, yahut iki güvercin yavrusu getirecek.” Ya eğer iki güvercine de gücü yetmezse? O zaman bir miktar kaliteli, “ince un” sunabilirdi (Levililer 5:7, 11). Bu, Tanrı’nın kurban sunan kişiden gücünün ötesinde bir şey talep etmediğini gösteriyor. Tanrı değişmediğine göre, verebileceğimizden fazlasını asla istemeyeceğini bilmek bizi rahatlatabilir; tersine O, yapabileceğimiz kadarını memnuniyetle kabul eder (Malaki 3:6). Böylesine anlayışlı bir Çobanın bizi gütmesi ne harika! Sizce de öyle değil mi? |
Hiç bir insani teşkilata "koyun"casına bağlanılmamalı.Ancak tanrı bunu hakeder.
|
sevgili natan biz bu konuyu daha önce işlemiştik ve russelin ne kadar büyük şarlatan ve dolandırıcı olduğunu anlatmıştık.
|
Sayın ozgur_beyin,
Özgür beyne sahip olduğunuza göre herkes hakkında dilediğinizi düşünebilirsiniz.. Ancak unutmayın, "Çoğunluğun bir fikri kabul etmesi, o fikrin doğruluğunu ispatlamaz. Tıpkı Russel hakkındaki düşüncelerinizde olduğu gibi" :) Kişiler hakkında varılan sonuçlar bakış açısı ile de ilgilidir.... Ülkemizde ve dünyada "Terörist" diye ilan edilen bir çok kişinin, başkalarınca "Kahraman" diye nitelendirilmesi bu yüzden değil midir? Dinler de de oyle değil midir? Genellikle inanmak istedeğinize, işinize gelelen şeylere inanırsınız... Dinlerden özgürlük konusunda çalışmalarınız olduğu anlaşılıyor.... Özgürlük de izafi bir kavram değilmidir?... Siz gerçekten dinlerden özgür olduğunuzu düşünürken, dinsel kökenli yılbaşı kutlamaları yapmıyor musunuz? Dinsel kökenli olduğu kanıtlanan doğum günleri kutlamıyor musunuz? Kadeh bile tokuştururken bunun eski dinsel bir uygulama olduğunun farkında mısınız? Önümüz bayram, insanlarla bayramlaşıp "iyi bayramlar" bile derken, dinsel bir uygulamayı desteklediğinizin farkında mısınız? Kendiniz veya çocuğunuz sünnet olmuş olabilir, bunu "temizlik" kılıfı altında yaparak, aslında dinsel bir adete boyun eğmiş olabilir misiniz? Sadece Tanrı'yı red ederek dinlerin köleliğinden kurtulduğunu söylemek bir yanılgıdır. İnsan tapınma iç güdüsüyle yaratılmıştır. Lütfen, Tanrı yerine hayatınıza neleri koyduğunuzu ve aslında nelere tapındığınızı samimiyetle düşünmenizi tavsiye ederim. Bunlar bir ideal, bir kişi, bir nesne (para, mal) bile olabilir.. Saygılarımla |
Tanrı kavramları dahi subjektiftir, insanlar kendilerinin dışında bir tanrı kabul edebilir etmeyebilirler, doğayı tanrılaştırabilirler ,bu da ayrı. özgürlük ise ,kuşlar dahi özgür değildir, belirli bir yükseklikten öte uçamazlar. O sınırı aşamazlar.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:56 . |