Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Önerdiğimiz Başlıklar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=97)
-   -   Semavi dinlerin Sümer'deki Kökeni (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12973)

VraeL 23-09-2009 18:28

Semavi dinlerin Sümer'deki Kökeni
 
(İkinci bölüm için bkz. => Semavi dinlerin Sümer'deki Kökeni -2)

Merhaba bağnaz dünyanın uygar insanları…
Bağnaz dünya diyorum. Çünkü birazdan okuyacağınız satırlar gezegenimizin yüzde seksenine yakınının sahip olduğu inançların ne derecede gerçek, ne derecede alıntı veya sahte olduğunu gösterecek size.

Çoğunuz sağda solda, gündelik hayatta semavi dinlerin, bu dinlerdeki hikâyelerin, olayların, efsanelerin, eski uygarlıklardan alıntı olduğunu, eski uygarlıklardan günümüze geldiğini duymuşdur. Konuyla biraz daha ilgili olanlar bu uygarlıkların Ortadoğu uygarlıkları olan Sümer ve Babil uygarlıkları olduğunu bilirler. Bu konuda ülkemizde ilk ciddi araştırmayı yapıp kitap yazan insanımız ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’dır. “Kur´an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni” adlı kitabı bu konuda oldukça bir sağlam kitaptır. Zaten bu yazı, bu kitap kaynak olarak kaleme alınmıştır. Size bu kitaptan bol bol alıntı yapacağım. Hadi başlayalım.


“YERİN VE GÖĞÜN BİRBİRİNDEN AYRILMASI” SÜMERDEN GELME

İlk olarak listemde anlaşılması en kolay ve en sağlam gördüğüm konu ile başlamayı düşünüyorum. Yerin ve göğün birbirinden ayrılması. Bunu bilmeyen yoktur. Semavi dinlere göre yer gök ilk başta bitişikmiş, sadece su varmış. Tanrı bu sulatın ortasında bir kubbe/dağ yaratmış. Kubbe suları 2’ye ayırmış. Altta kalan su, üstte kalan sudan ayrılmış ve Tanrı üstte kalan kubbeye gök, altta kalan kuru toprağa da yer adını vermiş. Sonra yeri bitkilerle, hayvanlarla donatmış. Birebir aynı olay Sümerlerde de var. Sümerlere göre de ilk başta “büyük uçsuz bucaksız bir su”, “bu sudan bir dağ çıkaran bir tanrı”, “dağı ikiye ayıran başka bir tanrı”, “altın yer, üstün gök olması” ve “yerde canlılığın başlatan başka başka tanrılar” var. Muazzez İlmiye Çığ bu benzerliğe şöyle değinmiş kitabında:

“Sumer efsanesine göre evrende ilk olarak Tanrıça Nammu adında büyük uçsuz bucaksız bir su vardı. Tanrıça o sudan büyük bir dağ çıkarıyor. Oğlu Hava Tanrısı Enlil, onu ikiye ayırıyor. Üstü gök oluyor, Gök Tanrısı onu alıyor, yer olan altı da Yer Tanrıçası ile Hava Tanrısının oluyor. Bilgelik Tanrısı ile Hava Tanrısı yeri bitkiler, ağaçlar, sularla donatıyor. Hayvanlar yaratılıyor ve hepsini idare edecek Tanrılar meydana getiriliyor.

Tevrat Tekvin 1:2-9.
‘Suların yüzü üzerinde Allahın ruhu hareket ediyordu: Allah -suların ortasında kubbe olsun, suları ayırsın- dedi ve Allah kubbeyi yaptı. Altta olan suyu üstte olan sudan ayırdı ve Allah kubbeye -gök- ve alttaki kuru toprağa –yer- dedi.’

Bundan sonra yerin, bitkiler ve hayvanlarla donatımı geliyor.

Enbiyâ Suresi, ayet 30:

‘Gökler ve yer yapışık iken onları ayırdığımızı, bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmezler mi?’

Burada Sumer ve Tevrat hikâyesi birbirine çok yakın. Kurân da çok yüzeysel. Fakat ana fıkir, gök ve yerin başlangıçta bitişik olması, bunların sudan çıkması aynı.”
(bkz. Kur´an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni, basım 20, 2009, s.40)


Sonuçta olay ve fikir aynı: İlk başta su olması, sonra bir ilahi gücün gelip sudan dağ çıkartıp dağı 2 ye ayırıp yeri ve göğü oluşturması ve sonrada yerde canlılığı başlatması...

Bu benzerliğe tesadüf diyebilirsiniz. Fakat benzerlikler sadece bununla kalmıyor.

“BABİL KULESİ” DE SÜMERLERDEN GELME

Babil kulesi. Tevrat’ı okuyan bilir. Okumasanız da sık bilinen bir hikâyedir. Tevrat’ta anlatılana göre kısaca hikâyeyi özetleyeyim size:
Çok eskiden insanlar sadece tek dilde konuşuyormuş. Bu insanlar kendilerini korumak amaçlı ve göğe erişebilmek amaçlı bir şehir ve dev gibi bir kule yapmak istemişler. Sonra tanrı olanları görüp, gökten yere inip (!) bu insanların dillerini bozmuş, insanlar ayrı dillerde konuşmaya ve birbirini anlamamaya başlamış. Böyle kulenin ve şehrin yapımı yarım kalmış. Bundan dolayı da oraya Babil ismi konulmuş.

Buraya kadar her şey normal. Fakat nerdeyse aynı hikâyeyi Sümerlerde de görünce şaşırmamak elde değil. Muazzez İlmiye Çığ aradaki benzerliği kitabında şu şekilde ele almış:

“ Çok eski günlerde gerek Sümer ülkesi, gerek komşuları bolluk ve huzur içinde yaşıyorlarmış. Hepside Hava Tanrısı Enlil’e tek dilde dua ediyorlarmış. Bilgelik tanrısı Enki, Enlil’in üstünlüğünü kıskanarak insanlar arasında bozuşmayı, savaşı çıkararak bu güzel çağa son veriyor ve çeşitli diller koyarak insanların birbirleriyle anlaşmalarını önlüyor.
Aynı konu Tevrat’ta (Tekvin 11:1–9) şöyle:

‘Ve bütün dünyanın sözü bir, dili birdi. Şarktan göçtükleri zaman Sinear diyarında bir ova buldular, orada oturdular. Birbirlerine ‘gelin kerpiç yapalım, onları iyice pişirelim. Onların taş yerine ker******i, harç yerine ziftleri vardı. Yeryüzüne dağılmayalım diye kendimize bir şehir, başı göklere erişecek bir kule yapalım’ dediler. Ve Ademoğullarının yapmakta olduğu şehri ve kuleyi görmek için Rab indi. Onlar bir kavm, hepsinin tek dili var. Gelin inelim, birbirlerinin dilini anlamasınlar diye onların dilini karıştıralım. Rab onları oradan dağıttı ve şehri bina etmeyi bıraktılar. Bundan dolayı onun adına Babil dendi.’

Buradaki Babil kulesinin, Mezopotamya’nın ziguratları olduğuna kuşku yok. İbraniler onları yıkılmış halde gördüler. “
(bkz. Kur´an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni, basım 20, 2009, s.39)


“SULARIN KANA ÇEVRİLMESİ KONUSU” DA SÜMERLERDEN GELME

Musa peygamberin Mısır ülkesinin başına getirdiği afetleri/felaketleri duymayanınız yoktur umarım. Filmlerde sık işlenen bir konudur Musa’nın mucizeleri. Bunlardan biride Mısır’daki suların kana çevrilmesi olayıdır. Tevrat’ta daha detaylı olmak üzere Kur´an ve Tevrat’ta geçen bir olaydır. Hemen bu olayı da kısaca özetleyip Sümerler ile arasındaki bağı size açıklayayım.
Tanrı, Musa’yı Mısırlara gönderiyor. Amaç Mısırlıları Allah´a ibadet etmeye ikna etmek. Halkın deyimiyle yola sokmak. Fakat Firavun Musa’yı dinlemiyor. Bunun üzerine Musa Tanrı’nın dediği gibi değneğini ırmaktaki sulara vuruyor ve sular kana dönüşüyor. Mısırlılar da susuz kalıyor. Ne ilginçtir aynı olay yine Sümerlilerde var. Buyurun Sümerlerdeki suların kana çevrilmesi olayını Muazzez İlmiye Çığ’ın kaleminden okuyun:

Tevrat, Çıkış bap 7:14-25: "Rab Musa'ya dedi: 'Firavunun yüreği inatçıdır, kavmi salıvermek istemiyor. Sabahleyin nehrin kenarına çıkan Firavun'a git, ona 'çölde bana ibadet etmeleri için kavmimi salıver, diye İbranilerin Allah'ı beni sana gönderdi, ben elimdeki değnekle ırmaktaki sulara vuracağım ve kana dönecekler.' Musa Rabbin dediğini yaptı. Değneğini ırmaktaki sulara vurdu. Bütün sular kana döndü. Mısırlılar içecek su bulamadılar."

Bu olay A'râf Suresi’nin 132. ve 133. ayetlerinde şöyle geçmektedir: "'Bizi sihirlemek için ne mucize gösterirsen göster; sana inanmayacağız' dediler. Bunun üzerine su baskınını, çekirgeyi, güveyi, kurbağaları ve kanı birbirinden ayrı mucizeler olarak onlara musallat ettik, yine de büyüklük taslayıp suçlu bir millet oldular."

Bu olayda müşterek nokta, Tanrı'nın ülkede tek bir şahsa kızıp (Mısır'da Firavun) bütün insanlara felaketler vermesi ve bunlardan birisinin de suların kana döndürülmesidir. Öyle ki, halk kandan başka içecek bulamıyor.

Sümer efsanesinden geçen bir konu da, birine kızan Tanrının, bütün ülkeye çeşitli felaketler vermesi. Sümer’de Aşk Tanrıçası İnanna, bir bahçenin kenarında uyuyakalıyor. Bunu gören bahçenin sahibi gidip Tanrıçaya tecavüz ediyor. Buna kızan Tanrıça, ülkeye çeşitli felaketler veriyor. Bu konu, çok güneşli olduğu için bahçesinde bir şey yetiştiremeyen bir bahçıvanın, geniş yapraklı ağaçlar dikerek bahçeyi yararlı hale getirmesini anlatan şiirin bir bölümünde yazılı:

Bir gün kraliçem, göğü dolaştıktan, yeri dolaştıktan sonra
İnanna göğü dolaştıktan, yeri dolaştıktan sonra
Kutsal fahişe (İnanna) yorgunluk içinde (bahçeye) yaklaştı
Derin uykuya daldı
Onu bahçemin köşesinde gördüm
Tecavüz ettim ona, öptüm onu
Bahçemin köşesine döndüm
Şafak attı, güneş doğdu
Kadın korku ile etrafına bakındı
İnanna korku ile etrafına bakındı
Sonra kadın nasıl bir felaket yaptı
İnanna utancından ne yaptı
Ülkede bütün kuyulan kan ile doldurdu
Odun taşıyan köleler kandan başka bir şey içemediler
Su dolduran köleler (kadın), kandan başka bir şey dolduramadılar.
(Kur´an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni, basım 20, 2009, s.53)


Olay yine aynı. Tevrat’ta Tanrı, Musa aracılığı ile kanları suya çeviriyor, Sümer’de ise Tanrıça İnanna direk kendisi suları kana çeviriyor.


“TUFAN OLAYI”DA SÜMERLERDEN GELME

Bu konu hakkında ben pek fazla bir şey söylemek istemiyorum. Muazzez İlmiye Çığ oldukça net açıklamış. Direk kitabından alıntı yapıyorum. Sadece önemli gördüğüm yerleri alıntılayacağım:

Çok eski çağlarda, insanları yok etmek amacı ile Tanrı tarafından büyük bir tufan yapıldığı hikâyesinin, yalnız, ilk kutsal kitap Tevrat'ta yazılı olduğu sanılıyordu. Fakat geçen yüzyıl içinde Ninive'de yapılan kazılarda çıkan Asur Kralı Asurbanipal’ın Kütüphanesi içindeki bir tablette aynı hikâye okununca (1872) büyük bir şaşkınlık yaşanmış ve bu inanç kökünden sarsılmıştı. Gılgamış Destanı'nın son kısmını oluşturan bu hikâye, ölümsüzlüğü arayan Gılgamış'a, tufandan kurtulup Tanrılar tarafından ölümsüzlük verilen Utnapiştim tarafından anlatılmıştı.
Buna göre kısaca: İnsanlar öyle çoğalmıştı ki, Tanrılar onların gürültü ve şamatasından uyuyamaz olmuşlar. Bunun üzerine dört büyük Tanrı, bu insanları bir Tufan ile yok etmeye karar veriyorlar. Bilgelik Tanrısı (Enki), yarattıkları insanların ortadan kaldırılmasına çok üzülüyor ve Şuruppak şehrinde yaşayan Utnapiştim'in evinin duvarından seslenerek, Tanrılann bir tufan yapmaya karar verdiklerini, bir gemi yapmasını söylüyor. Geminin tarifıni veriyor. Adam söylendiği şekilde gemiyi 7 günde tamamlıyor. Gemi yapıldığı müddetçe çeşitli hayvanlar kesiliyor; beyaz, kırrnızı ve su katılmamış şaraplar nehir suyu gibi bol olarak içiliyor, adeta yılbaşı törenlerine benzer şenliklerle işler yapılıyor. Utnapiştim geminin içine ailesini, akrabalarını, sanatçıları, kırların evcil ve yaban hayvanlarını dolduruyor. Bu arada altın da almayı unutmuyor. Geminin kapısı kapanır kapanmaz şiddetli bir fırtına ile birlikte yağmur boşanıyor. Sular yalnız gökten boşanmakla kalmıyor, Yer Tanrıları da yerden fışkırtıyor suları. Tufan öyle azgınlaşıyor ki, onu yaptıran Tanrılar bile korkuyor. Bu kıyamet 6 gün 6 gece sürdükten sonra yedinci gün gemi Nisir Dağına oturuyor. 7 gün bekledikten sonra Utnapiştim bir güvercin salıyor dışarı. O konacak yer bulamadığı için geri dönüyor. Daha sonra bir kırlangıç gönderiyor, fakat o da geri geliyor. Son olarak uçurduğu kuzgun geri dönmeyince dışan çıkıyorlar. Utnapiştim dağın tepesine kurbanlarla içkiler sunuyor. Altlarında çeşitli ağaçların odunları yanan ocaklara 7 kazan konarak kurban etleri pişiriliyor. Onların tatlı kokusunu duyan Tanrılar üşüşüyorlar. Tufanı yaptıran Tanrı Enlil gelip gemiyi ve insanlan görünce çok kızıyor, kim bunlan kurtardı diye. Bilgelik Tanrısı ona karşı çıkarak, günah yapanı, kurallara karşı geleni cezalandır ama bu kadar ağır ve ölümcül olma diye onu yatıştırıyor. Böylece Utnapiştim ve karısı ölümsüz bir yaşam ile nehrin ağzındaki Tanrılar bahçesine yerleştiriliyorlar (1)
(1) 35. N.K. Sanders, The Epic of Gilgemesh, Revised Edition Incorporating New Material, Penguen Books, 1972, s.108-113.

Bu hikâye Sami bir dil olan Akadca ile yazılmıştı. Hâlbuki içinde geçen adlar başka bir dile aitti. Buna göre bu hikâye, o dili konuşan Sumerliler tarafından yaratılmış olmalıydı. Hakikaten daha sonra Philadelphia Üniversitesi Müzesi'nde bulunan yarısı kırık bir tablet bunu kanıtladı. Bu tablette Tufan Hikâyesi Sumerce ve şiir tarzında yazılıydı. Ne yazık ki, metnin en az yarısı yoktu. Fakat bulunan kısımlar konu hakkında oldukça aydınlatıcıdır. Bunda da Tanrılar insanlara kızarak bir Tufan yapmaya karar veriyorlar. Ziusudra isimli birine bir Tanrı tarafından durum bir duvar arkasından bildiriliyor.

Aynı olayın Tevrattaki anlatılışı: Tevrat'ta (Tekvin bap 6-9) bu konu çok uzun: İnsanlar fena ve bozulmuş olduklarından Rab onlan yok etmeye karar veriyor. Nuh, Allahı tanıyan, onunla birlikte giden biri. Rab, ona insanlan yok etmek için bir Tufan yapacağını, kendisine bir gemi yapmasını söylüyor ve geminin nasıl yapılacağını, içine neler alacağını bildiriyor. Nuh söyleneni yerine getiriyor. Tufan başlıyor ve 40 gün sürüyor. Yeryüzünde her şey yok oluyor. Sular ancak 150 günde azalıyor. Gemi 7. ayda ve ayın 17. gününde Ararat dağına oturuyor. Tekrar 40 gün bekliyor Nuh. Sonra suların tamamıyla çekilip çekilmediğini anlamak için önce bir kuzgun salıyor dışan. O geri gelince bekliyor, bir güvercin uçuruyor. Üçüncü defa gönderdiği güvercin dönmeyince karaya çıkıyorlar. Kurbanlar kesiyor Nuh. Rab hoş kokular duyunca artık tekrar Tufan yapmamaya karar veriyor. Nuh ile konuşarak bir daha yeryüzünde Tufan yapmayacağına ahdediyor.

Görüldüğü gibi bu üç hikâye temelde birbirinin aynıdır. Tanrıların insanlara kızması ve Tufan'a karar vermesi, gemi yapılması önerisi, geminin yapılması, canlılann içine alınması, Tufan'ın olması, gemidekilerin kurtulması, kurbanlar, bunların kokusuna Tanrı veya Tanrıların gelişi.
(Kur´an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni, basım 20, 2009, s.55, 56, 58, 59)


“KUR´AN’IN GÖKTE YAZILI OLMASI” DA SÜMERLERDEN GELME

Muazzez İlmiye Çığ bu konuya ise şöyle değinmiş:

Sümerliler, dünyadaki bütün olayların ve Tanrıların isteklerinin gökte yıldızlarla yazılı olduğuna inanırlardı. Kur´an’da aynı inanış “Levh-i Manfuz” olarak sürüyor.

Nemi Suresi, ayet 75:

“Gökte ve yerde görünmeden hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta da (Levh-i Mahfuz) bulunmasın.”

Bürûc Suresi, ayet 17,18

“Orduların haberi geldi mi sana? Onlar Firavun ve Semûd orduları idi (nasıl helak oldular?). Bilakis inkarcılar bir çeşit yalanlamanın içine düştüler. Allah onları arkasından kuşatmıştı. Hakikatte onların yalanladıkları Levh-i Mahfuz’da bulunan şerefli Kur´an’dır.”

Bu ayete göre Kur´an bile gökte yazılı bulunuyor!
(Kur´an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni, basım 20, 2009, s.27, 28)


“TANRININ YOK EDİCİ GÜCÜ VE ŞEHİRLERİ YIKMASI” DA SÜMERLERDEN GELME

Bu konuya da çok fazla değinmeden sözü Muazzez İlmiye Çığ´a bırakıyorum. Buyurun buradan yakın:

Her üç dinde de tanrıların var edici güçleri yanında yok edici güçleri de var. Sümer´de tanrı Enlil, Tanrılar meclisinden Ur şehrinin yıkılmasına karar vermiştir. Şehrin tanrısı buna ne kadar üzülse elinden bir şey gelmez. Gelen ordular tanrının dünyadaki araçlarıdır. Aynı deyimi Kur’an´da da buluyoruz.

Enfâl Suresi, ayet 17:

“Savaşta siz onları öldürmediniz, Allah öldürdü. Attığın zaman sen atmadın, Allah attı.”

Sümer´de tanrı kızmaya görsün, kendi ülkesi bile olsa yakıp yıktırır. Sümer Tanrılarının babası Tanrı Enlil, Akad krallarının yaptıklarına kızarak gözlerini dağlara çeviriyor ve oradan barbar ve vahşi Gutileri çekirge sürüleri gibi getirerek Agade´yi ve hemen hemen bütün Sümer´i kırıp geçirtiyor. (S.N Kramer, The Sumerians, s.66)
Tevrat´ta da birçok kez Yahve´nin (Yehova) insanlara kızarak onlara yok edici felaketler verdiği, seçtiği komşu milletleri İsrail´in üzerine saldırttığı bildirilmektedir. Aynı olayı Kur’an´da da görüyoruz. Bir çok sure içindeki ayetlerde Allah´ın çeşitli milletleri nasıl yok ettiği yazıyor. Bunlardan bazıları:

Hac suresi, ayet 44:

“Ey Muhammed! Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Âd milleti, Semûd, İbrahim milleti, Lut milleti ve Meyden halkı da peygamberlerini yalancı saymış, Musa´da yalanlanmıştı. Ama ben kâfirlere önce mehil verdim, sonra onları yakalıyıverdim, beni tanımamak nasılmış görsünler!”

Furkan Suresi, ayet 38:

“Âd, Semûd ile Ress´lileri ve bunların arasında birçok milleti de yerle bir ettik.”

Ankebût Suresi, ayet 38:

“Âd ve Semûd milletlerini yok ettik.”

Fussilet Suresi, ayet 16:

“Rezillik azabanı onlara dünyada tattırmak için üzerlerine dondurucu rüzgar gönderdik.” (Âd milleti hakkında bkz. Sadi Bayram, Kaynaklara Göre Güneydoğu Anadolu´da Proto Türk İzleri, Ankara, 1980, s.54)

Muhammed Suresi, ayet 13:

“Biz halkı seni yurdundan çıkaran nice şehirleri yok ettik, fakat onlara bir yardım eden çıkmadı.”

Ahkaf Suresi, ayet 27:

“Ant olsun biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik.”

Isrâ Suresi, ayet 15, 16:

“Bir ülkeyi yok etmek istediğimizde, o beldenin şımarmış olanlarına önce emrimizi ulaştırırız. Yine kötülük ederlerse bizde orayı yerle bir ederiz”
(Kur´an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni, basım 20, 2009, s.19, 20)

Maceramız burada şimdilik son buluyor. Devamı gelecek…

Saygılarımla Valzerk…

ozgurrr 23-09-2009 18:52

Vrael çok iyi olmuş eline sağlık forumda parça parça sümer ve dinler ilişkisi var benimde çok merak ettiğim bir konuydu burada derli toplu bir konu altında toplanması bence çok iyi olacak.

Kuran hem incil hem tevrattan incil tevrattan tevrat sümerlerden hepsi birden sümerlerden. Cem yılmazın bahçıvan uşak repliği gibi :)))

nogada 23-09-2009 19:16

Peki akılı insan.Sizin aklınıza sümerlerede hak din inmiş olacağı ihtimali hiç gelmedimi?

Bu dinin diğer dinler gibi sonradan yozlaştığı fikri?

Sümerler ve mezopotamya halkları zaten sami ırkından yani yahudilerinde atasını oluşturan ırktan geldiğini bilmiyormusunuz?

Amerika kurulurken 36 adet yahudi mason tarafından bağımsızlık bildirgesi yayınlanmış ve amerika birleşik devletlerinin oluşumunu,binlerce yıl önce dünyaya yayılan 12 yahudi kavminin tekrar bir araya gelmesi olarak nitelendirildiğini biliyormuydunuz?

Bence bir kez daha düşünün.Eğer öyleyse ki olma ihtimali,olmama ihtimalinden yüksek,bu şekilde olmuş olabilir...

Ki-Adi 23-09-2009 19:54

Alıntı:

Peki akılı insan.Sizin aklınıza sümerlerede hak din inmiş olacağı ihtimali hiç gelmedimi?

Bu dinin diğer dinler gibi sonradan yozlaştığı fikri?

Sümerler ve mezopotamya halkları zaten sami ırkından yani yahudilerinde atasını oluşturan ırktan geldiğini bilmiyormusunuz?

Amerika kurulurken 36 adet yahudi mason tarafından bağımsızlık bildirgesi yayınlanmış ve amerika birleşik devletlerinin oluşumunu,binlerce yıl önce dünyaya yayılan 12 yahudi kavminin tekrar bir araya gelmesi olarak nitelendirildiğini biliyormuydunuz?

Bence bir kez daha düşünün.Eğer öyleyse ki olma ihtimali,olmama ihtimalinden yüksek,bu şekilde olmuş olabilir...
Eğer Sümerlere Hak dini inmiş olsaydı bu 3 kitaptada geçmez miydi? 3 dinin temel inançların bir çoğu sümerden gelmişken 3 kitapta sümerle ilgili bir şey yazması gerekmez miydi?

Bir de Teke tek te Gönül Tekin Hocayı dinlediysen Tanrıların nasıl oluştuklarını çok güzel anlatmıştı. Sonrasında tek tanrı fikrinin nasıl ortaya çıktığınıda anlatmıştı.

ozgurrr 23-09-2009 21:35

İbrahimin babasının Sümerlerde Pagan bir rahip olduğunu duymuştum gelse bile Sümerlerin son zamanına denk gelmiş olabilir yani bu yukarıda bahsedilen olaylardan sonra...

güneşinzaptıyakın 23-09-2009 22:29

O cografya'da Sümer'lerden çok sonra Yahudi olmayan bir kaç peygamberden birisi olan Zülkarneyn ile tek tanrılı din olduğu Tevrat'ta geçer, Zülkarneyn ise bildiğimiz Büyük İskender'dir, Pers İmp.luğunu ele geçirince Arap'lardaki mevali benzeri konumdaki Yahudi'leri hizmetine alarak ödüllendirmiş bu arada hatırı sayılır bir Yahudi köle kitlesi kendi topraklarına göç etmiştir. Daha sonra yahudi'lerce peygamber olarak adlandırılan Zülkarneyn/Büyük İskender dışında ve ondan öncesine ait bir tek tanrı dini yoktur yazılı-sözlü ve arkeolojik kayıtlarda...

boy_17_06 24-09-2009 00:25

sümerler üzerine amatör olarak çalışıyorum.. gerçekten çok büyük bir medeniyet.. harika bir uygarlık birde bu dinlere kökenlik etmese.. :(

cyctec3 24-09-2009 00:57

akıllı ama dar görüşlü arkadaşlar.

sizdir.

bilirmisiniz?

şu an kullanıdıgımız ve tıbbın sembolu olan birbirine sarılmış ıkı yılan sembolu sumerden gelme. bunun gibi bir çok umlu simge sumerden gelme. ilk astroloji ilmi bu sümerlerden gelme. anadoludaki kız alma verme beline kuşak baglmada bu sumerlerden gelme(saka degıl). domuz kelimesi sumercedede aynıydı (saka degıl). sümerler bilimsel olarak dunyanın en ilk hareket noktası olmuş milletidir. hatta bir çok bilim adamı bu ilkel sumer mılletının astroloji yaparkenkidurumu ile bizim dunyanın yuvarlak oluşunu anlamamız arasınd aolan 4000 sene sebebi ile hala sumerlerın nasıl bir medenıyet oldugunu dahi anlamamışlardır.

işte bu sebebten efsane ve mitlerin esas köklernin gerçek olaylardan evrildiğini ve araya giren zamanın bunların uzerıne kül örtmesi sonucu gılgamış destanında oldugu gibi ölümsüzlük otu yiyen hayvanların bahis kopnusu olmasının ne kadar normal oldugunu anlşayamayan biz insanların hali bir gariptir vesselam.:playball:

Ki-Adi 24-09-2009 01:44

Alıntı:

cyctec3´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 237872)
akıllı ama dar görüşlü arkadaşlar.

sizdir.

bilirmisiniz?

şu an kullanıdıgımız ve tıbbın sembolu olan birbirine sarılmış ıkı yılan sembolu sumerden gelme. bunun gibi bir çok umlu simge sumerden gelme. ilk astroloji ilmi bu sümerlerden gelme. anadoludaki kız alma verme beline kuşak baglmada bu sumerlerden gelme(saka degıl). domuz kelimesi sumercedede aynıydı (saka degıl). sümerler bilimsel olarak dunyanın en ilk hareket noktası olmuş milletidir. hatta bir çok bilim adamı bu ilkel sumer mılletının astroloji yaparkenkidurumu ile bizim dunyanın yuvarlak oluşunu anlamamız arasınd aolan 4000 sene sebebi ile hala sumerlerın nasıl bir medenıyet oldugunu dahi anlamamışlardır.

işte bu sebebten efsane ve mitlerin esas köklernin gerçek olaylardan evrildiğini ve araya giren zamanın bunların uzerıne kül örtmesi sonucu gılgamış destanında oldugu gibi ölümsüzlük otu yiyen hayvanların bahis kopnusu olmasının ne kadar normal oldugunu anlşayamayan biz insanların hali bir gariptir vesselam.:playball:


Söylediklerinin hepsini biliyorum zaten fakat söylediklerinin sonucu nedir? Kitaplardakiler sümer efsanelerinden aşırma olduğunu mu söylüyorsun yoksa Nogada gibi sümerlerde hak dini vardı mı diyorsun?

ozgurrr 24-09-2009 02:05

Hak dini iddaası biraz komik olmadı mı? Sümerlerde çok tanrılı din var . Bütün tanrılar gücünü Marduk'a devredince tek tanrıya benzer birşey çıkıyor ortaya ama diğer tanrılar yok olmuyor. Tek tanrı fikrinin temeli de atılmış oluyor bu noktada. Sonra Allah'a dönüşerek fikirsel mutasyona uğramış diye düşünüyorum.

nogada 24-09-2009 03:16

Alıntı:

ozgurrr´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 237924)
Hak dini iddaası biraz komik olmadı mı? Sümerlerde çok tanrılı din var . Bütün tanrılar gücünü Marduk'a devredince tek tanrıya benzer birşey çıkıyor ortaya ama diğer tanrılar yok olmuyor. Tek tanrı fikrinin temeli de atılmış oluyor bu noktada. Sonra Allah'a dönüşerek fikirsel mutasyona uğramış diye düşünüyorum.

Hayır ben hak din olarak gelmiş sondanda asimile olarak bozulmuş olabilir dedim.

Söyle düşünün eski mistik dinlere bakarsanız,bunlar hak din iken bozulmuş olabileceği görünmektedir.

Mesela Baş Tanrı,küçük tanrılar ve yarı-tanrılar.

En büyük Tanrı:İnsan üstü özellikler gösterir,herşeye gücü yetendir,küçük tanrıların ve yarı tanrıların efendisidir.

Küçük tanrılar:Bunlar Tanrının melekleri olabilir,sondan Tanrılaşrıtılmış olabilir,nedeni ise insan üstü olmaları,belirli bir doğa üstü güç taşımaları falan gibi hususlar.

Yarı-Tanrı:İnsandırlar ama doğa üstü güçlerle iletişim halindeler,seçilmiş kişiler falan filan gibi hususlar.Yani Peygamberler.

Bu şekilde geçeği bozulmuş mit yada masal yada efsane haline gelmiş olabilirler...

Saygılarımla...

Unbeliever 24-09-2009 11:23

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 237987)
Hayır ben hak din olarak gelmiş sondanda asimile olarak bozulmuş olabilir dedim.

Söyle düşünün eski mistik dinlere bakarsanız,bunlar hak din iken bozulmuş olabileceği görünmektedir.

Mesela Baş Tanrı,küçük tanrılar ve yarı-tanrılar.

En büyük Tanrı:İnsan üstü özellikler gösterir,herşeye gücü yetendir,küçük tanrıların ve yarı tanrıların efendisidir.

Küçük tanrılar:Bunlar Tanrının melekleri olabilir,sondan Tanrılaşrıtılmış olabilir,nedeni ise insan üstü olmaları,belirli bir doğa üstü güç taşımaları falan gibi hususlar.

Yarı-Tanrı:İnsandırlar ama doğa üstü güçlerle iletişim halindeler,seçilmiş kişiler falan filan gibi hususlar.Yani Peygamberler.

Bu şekilde geçeği bozulmuş mit yada masal yada efsane haline gelmiş olabilirler...

Saygılarımla...

Sayın Nogada,

Yukarıdaki çıkarımınıza istinaden bende size şunları sormak istiyorum;

1.Eski mistik dinler dediğiniz çok tanrılı dinlerin tek tanrılı dine geçerek hak din olmaları ve akabinde bozularak mit ya da efsane haline gelmiş olmaları savınızdan diğer semavi dinlerinde aynı akibeti yaşadığı ya da yaşayabileceği anlamını çıkarabilirmiyiz?
2.Asimile edilmiş hak dinlerde tanrı-tancırıklar-tanrısallaştırılmış insanlar düşüncenize göre soruyorum, günümüzde neden tanrısallaşmış veya yarı tanrı tabir edebileceğimiz insanlar mevcut değil.?(Son din ve son peygamber olayına girmeden cevaplayınız lütfen)
3.ilk sorumda tüm dinler hakkında sualim olmuştu. Peki, hak din olarak kabul ettiğiniz islamiyetin yukarıda belirttiğiniz asimile dinlerle benzerlikler taşıdığına (tek tanrı=allah, küçük tanrı=melekler, yarı-tanrı=peygamber) kanaat getirirsek, belli bir süre sonra bu dinin de asimile olup mit-efsane haline gelebileceği hususuna ne dersiniz?

VraeL 24-09-2009 12:46

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 237674)
Peki akılı insan. Sizin aklınıza sümerlerede hak din inmiş olacağı ihtimali hiç gelmedimi?

Bu dinin diğer dinler gibi sonradan yozlaştığı fikri?

Bu fikri çürütmek çok kolay. Çünkü yazıdaki benzerlikleri okuduğunuz zaman, bu benzerliklerin var olmasının sebebinin, sümerlere de hak dininin inmesinden değil, Tevrat'ı tasarlayan zümrenin "sümerlerde varsa bizde de var uleyn" mantığı ile yaklaşmasından dolayı var olduğu çok net bir şekilde anlaşılmaktadır.

Bunun örneklerini verelim.

En basit örnek:
Satürn gezegeni ve tatil günü olayı:
Sümerlerde Satürn gezegeni kötülüğü temsil ediyor. Bu yüzden Satürn gezegenin simgelediği Saturday(türkçede Cumartesi) günü yas günü, kötülüklere karşı dinlenme günü, hüzün günü olarak kabul görülüyor.

Bu olay yahudilerde ve müslümanlarda da var. (hristiyanlarda varmı bilemem). Fakat yahudilerde bir fark ile varlık gösteriyor bu benzerlik. Saturn gezegeni sümerlerin tersine iyiliği simgeliyor. Bu yüzden yahudilerde ismi Satürn gezegeninden gelen Saturday (cumartesi) günü iyilik, neşe, sevgi, mutluluk ile dinlenme günü olarak kabul görülüyor. Günümüzde islam aleminde ise bu Cuma günü olarak devam ediyor!

Madem sümerlerede hak dini indi, o halde neden tanrı Satürn gezegeni hakkındaki görüşlerini değiştirdi ? ? ? Cevabını vereyim.
Çünkü öyle birşey olmadı.
Yahudiler Tevrat'ı dizayn ederken "Madem sümerlerde, eski çağlarda Satürn kötülüğü simgeliyor ve madem biz hepsine karşı büyük bir dini simgeliyoruz, o halde Satürn gezegeni bizde tam tersi iyiliği temsil etmeli" mantığı ile Satürn gezegenin niteliğini değiştirmişler ve onu iyilik gezegeni ilan etmişlerdir. Bu çok açık ve net bir şekilde belli olmaktadır.

Başka bir örnek: Suların kana çevrilmesi olayı!
Sümerlerde tanrıça tacize uğradığı için suları kana çeviriyor. Tevrat'ta ise firavun yehovaya tapınmadığı için, yehova aracılığı ile, suları musa kana çeviriyor. Bu hikayenin detaylarına da bakacak olursak yahudilerin "ulan onların tanrıları yaparsa, bizimde peygamberimiz yapar, tanrımız inananlarına işte böyle güç verir" havası yaratmaya çalıştığı çok açık.

Başka bir örnek: Mesela Levh-i Mahfuz olayı.
Tanrının bütün alemlere, uygarlıklara gönderdiği kurallarının yazılı olduğu kitap. Bu kitap Allah ile birlikte gökte yer alıyormuş.
Sümerlerde ise tanrıların istekleri gökteki yıldızlarda yazıyor. Madem sümerlerede hak dini inmiş ise, neden sümerlerde de tanrıların adı Levh-i Mahfuz olan yada benzer anlama gelen bir kitabı yok.
Sebebi çok basit.
Çünkü sümerlere de hak dini indiği falan yok. Semaviler yine eski dinlere bakmışlar ve "eğer onlarda tanrıların istekleri göklerde yazıyor ise bizde de tanrının göklerde olan ve tüm kuralların yazılı olduğu bir kitabı olsun" mantığı ile Levh-i Mahfuz kitabını uydurmuşlar.

Bu kadar basit !

Bunun yanı sıra:
Aradaki benzerliklere bakarsak ne kadar yüceltici, korkutucu, halkı bağlayacı, büyüleyici olay ve gelenek varsa hep onlar alınmış, taklit edilmiş! Genel olarak hep bu tür şeylerin alınmasının/taklit edilmesinin/benzemesinin sebebinin, bunun bilinerek yapıldığı, amacın insanları dine bağlamak ve büyülemek olduğu net bir şekilde anlaşılıyor. Örneğin neden Sümerlerde dünyayı 6 günde yaratan bir tanrı yok. Eğer sümerlerede hak dini inmiş olsaydı onlardada tanrıların dünyayı 6 günde yarattığı geçerdi. Yada bunun gibi detaylar.

Alıntı:

Sümerler ve mezopotamya halkları zaten sami ırkından yani yahudilerinde atasını oluşturan ırktan geldiğini bilmiyormusunuz?
Hayır bilmiyoruz, çünkü öyle birşey yok. Sümerlerin sami ırkından olduğunu söylemek, Allah´ın Türk olduğunu söylemek kadar komik. Sümerlerin ırki yapısı ve kim oldukları günümüzde kesin olarak bilinmemekte. Fakat dilleri , yaşayış şekilleri ve kimi gelenekleri dolayısı ile Türk ve Orta asya ırkı ile yakından alakaları olduğu tahmin edilmekte. BUNU DESTEKLER NİTELİKTE İSE "SÜMERLERİN ORTA ASYADAN MEZOPOTOMYA YA GÖÇTÜKLERİ" KESİN OLARAK DA KANITLANMIŞTIR.
Sizin bahsettiğiniz Akadlardır. Mezopotamya' ya yerleşen ilk Sami ırkıdır. Sümerleri yıkarak bir Sümer ırkı - Sami ırkı birleşiminden oluşan melez, karışık bir toplum oluşturmuşlar ve babil devletini kurmuşlardır. Sümerleri tarih sahnesinden silen bu olay ve bu ırktır. Sargon´u duymuşsunuzdur umarım.


Alıntı:

Amerika kurulurken 36 adet yahudi mason tarafından bağımsızlık bildirgesi yayınlanmış ve amerika birleşik devletlerinin oluşumunu,binlerce yıl önce dünyaya yayılan 12 yahudi kavminin tekrar bir araya gelmesi olarak nitelendirildiğini biliyormuydunuz?
Konumuz Amerika değil. Şimdi amerika ve yahudiler ile ilgili düşünceleri ve tezleri olan biri atlayacak olaya, konu dağılacak. O yüzden bu konuya hiç girmeyelim.

nogada 24-09-2009 15:59

Alıntı:

Unbeliever´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 238041)
Sayın Nogada,

Yukarıdaki çıkarımınıza istinaden bende size şunları sormak istiyorum;

1.Eski mistik dinler dediğiniz çok tanrılı dinlerin tek tanrılı dine geçerek hak din olmaları ve akabinde bozularak mit ya da efsane haline gelmiş olmaları savınızdan diğer semavi dinlerinde aynı akibeti yaşadığı ya da yaşayabileceği anlamını çıkarabilirmiyiz?
2.Asimile edilmiş hak dinlerde tanrı-tancırıklar-tanrısallaştırılmış insanlar düşüncenize göre soruyorum, günümüzde neden tanrısallaşmış veya yarı tanrı tabir edebileceğimiz insanlar mevcut değil.?(Son din ve son peygamber olayına girmeden cevaplayınız lütfen)
3.ilk sorumda tüm dinler hakkında sualim olmuştu. Peki, hak din olarak kabul ettiğiniz islamiyetin yukarıda belirttiğiniz asimile dinlerle benzerlikler taşıdığına (tek tanrı=allah, küçük tanrı=melekler, yarı-tanrı=peygamber) kanaat getirirsek, belli bir süre sonra bu dinin de asimile olup mit-efsane haline gelebileceği hususuna ne dersiniz?

1)Yanlış anlamışsınız ben hak olarak gelip,daha sonra masallaştırılmış olabilir dedim.
2)Günümüz insanları daha bilimsel bir ortamda yaşıyorlar ve görsel,işitsel teknoloji ile bir çok insan bunların olmayacağını yada görülmeyeceğinin farkında ve tarih bilimsel bir şekilde avcumuzun içinde duruyor.Tabiki bazı istisnalar var.Mesela Şeytan Hristiyanlık inancına göre Tanrı ile çarpışabilen bir nevi kötülük Tanrısı olarak onların aklında yer etmiştir.Bir diğer yandan da Hz.İsa'da o kadar çok sevilmişki,ümmeti onu Tanrılaştırmışlar.Bunlarda yukarıdakilere benzer içerikli konulardır.
3)Kim bilebilirki belkide öyle olur.Ama bu sadece bir tahminden ibaret olur şu anki konum itibari ile.Fakat dediğim gibi şu an yaşayan insanların bunları masala cevirmesi,eskide yaşayan mistik insanlara göre zor.Aynı zamanda insanların bilgi ve teknoloji açısından 2 uygarlık yada zaman arasında çok büyük farklar bulunmakta.

İlginiz için teşekkür ederim bu arada...

Saygılarımla...

Unbeliever 24-09-2009 16:32

Sayın Nogada,

Yanlış anlama ihtimalim tabii ki de vardır. Ancak son yazınızdan da anladığım kadarı ile eski uygarlıkların yaşayış biçimleri, çevre koşulları ve teknolojik yapıları üzerine yıllar sonra kurulan çağdaş medeniyetler hak din olarak indirilmiş olma ihtimali olan bir dini masallaştırmıştır. Yanlışsam düzeltiniz. Peki o zaman aklıma şu takılıyor. Şu an ki teknoloji ve çağın getirdiklerini, bundan 500 sene sonra ileri seviyede ki medeniyetlerin primitiv bulmayacağını ve mevcut dinlerin masallaştırılmaacağına nasıl garanti verebilirsiniz? Bu sorumu 3. sualime verdiğiniz cevaba istinaden sordum. Yani 2 uygarlık derken sümerler ve şu anki muassır medeniyetlerden bahsediyorsanız o zaman sorumu şu şekilde sorayım; yıl 2009 ve Türkiye deyiz. Yıl 5009 ve (kaldıysa eğer dünya) Türkiyedeyiz. Aradaki gelişim sürecinde yeni hak dinlerin gelmeyeceğini/gelişmeyeceğini ve var olanların da mit-efsane olmayacağına garanti verebilirmisiniz?

Neden garanti verebilirmisiniz diye sorma sebebim, islamiyet ve peygamberinin SON olarak lanse edilmesidir.

ilgimiz, saygımızdandır...

sevgi ile...

nogada 24-09-2009 16:38

Tabiki garanti veremem sayın unbeliever,fakat söylediğim gelişmişlik şu şekilde:

İlk olarak bilgilerin tutulduğu bilgi bankalarına sahibiz,ikincisi inanılmaz bir multimedya teknolojisine sahibiz üstelik bu her gün gelişmekte.Yani insanlar artık eski yıllarda olduğu gibi birinin görmediği şeleri başkalarına anlatarak kandırma yoluyla prim sağlayamaz konumda,özelliklede toplumları ilgilendiren konularda.Evet oluyor fakat insanlıkta artık bu durumalrda bir şeyin peşini bırakmaktan uzak,üstüne gidiyor herşeyin,ayrıca insanların şu anki konumu ve akılsal ilerlemesi artık kalıplaşmış bazı şeylerin aşılamayacağı yada kuru efsanelere inanmayacağı anlamına da gelebilir.Bu bakımdan varolan dinlerin tekrar başka bir şekilde efsanelere dönüşme ihtimali ufak bir ihtimal.Fakat bu günlere kadar gelmiş olan hurafeler yada efsaneler devamını getirebilir çünkü bunlar kültleşmiş ve insanlık için bir kalıp haline gelmiş.Dinlerin içindede bunlar bulunmaktadır,ve insanları bunlardan alıkoyamamaktayız.Fakat düşünebilen ve modern eğitim almış bir insan dünyada oluğ bitenlerler beraber dinlerinde felsefi yönünü keşfeder ve hurafelerden,masala ve efsanelerden aklını temizler...

Saygılarımla...

Unbeliever 24-09-2009 17:29

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 238177)
Tabiki garanti veremem sayın unbeliever,fakat söylediğim gelişmişlik şu şekilde:

İlk olarak bilgilerin tutulduğu bilgi bankalarına sahibiz,ikincisi inanılmaz bir multimedya teknolojisine sahibiz üstelik bu her gün gelişmekte.Yani insanlar artık eski yıllarda olduğu gibi birinin görmediği şeleri başkalarına anlatarak kandırma yoluyla prim sağlayamaz konumda,özelliklede toplumları ilgilendiren konularda.Evet oluyor fakat insanlıkta artık bu durumalrda bir şeyin peşini bırakmaktan uzak,üstüne gidiyor herşeyin,ayrıca insanların şu anki konumu ve akılsal ilerlemesi artık kalıplaşmış bazı şeylerin aşılamayacağı yada kuru efsanelere inanmayacağı anlamına da gelebilir.Bu bakımdan varolan dinlerin tekrar başka bir şekilde efsanelere dönüşme ihtimali ufak bir ihtimal.Fakat bu günlere kadar gelmiş olan hurafeler yada efsaneler devamını getirebilir çünkü bunlar kültleşmiş ve insanlık için bir kalıp haline gelmiş.Dinlerin içindede bunlar bulunmaktadır,ve insanları bunlardan alıkoyamamaktayız.Fakat düşünebilen ve modern eğitim almış bir insan dünyada oluğ bitenlerler beraber dinlerinde felsefi yönünü keşfeder ve hurafelerden,masala ve efsanelerden aklını temizler...

Saygılarımla...

Sayın Nogada,

Tıkandığımız noktada burada zaten. "Yani insanlar artık eski yıllarda olduğu gibi birinin görmediği şeyleri başkalarına anlatarak kandırma yoluyla prim sağlayamaz konumda,özelliklede toplumları ilgilendiren konularda." demişsiniz. Benim sorguladığım olayda burada zaten. Vrael'in ilk yazısına istinaden semavi dinlerin sümerlerin kötü birer kopyaları olduğunu ve sizinde düşüncenize göre sümerlerin inanışı çağdaş medeniyetlerce efsaneleştirilmiş olduğunu düşünüyorum. Yukarıda alıntıladığım yazınızda bu düşüncemi destekliyor. Özetlersem; Sümer inanışları bir efsane ise, efsane üzerine veya efsaneden esinlenerek geliştirilmiş dinler de zaten efsane. O zamanlar insanların doğaüstü tabir ettikleri şeylere şahit olanların sadece kişiler bazında kaldığını veya topluluk halinde herhangi bir mucizeye tanık olmadıklarını da sayarsak, museviliğin, iseviliğin ve müslümanlığın efsaneden öteye gidemeyecekleri bir gerçektir. Ben ilk yazımdaki 2. sorumda aslında bunun cevabını istemiştim. Sonuçta kendi düşüncelerime göre muhammed peygamberliğinin tasdik edilmesi ve kabul görebilmesi için kendinin son peygamber ve kuran ın son kitap olduğunu iddia etmiştir.(tabii yaşadıysa). Velev ki şu an ki uygar toplum yapısı gittikçe gelişti, teknoloji de gelişti ve islamiyette de artık efsaneler sınıfına dahil oldu. O zaman yeni bir peygamber ve yeni bir kitap gelmeyeceği ne derece doğrudur? Umarım beni anlayabilmişsinizdir.

Yani kısacası, sümerler efsane ise diğer dinlerde efsanedir. Öyleyse, zaman ilerledikçe şu an ki dinlerin de efsaneleşip, yerine yenilerinin gelmeyeceği düşüncesi doğrumudur?

nogada 24-09-2009 17:53

Sayın unbeliever...

Sanırım beni bir noktada yanlış algılamışsınız.Ben sümerlere inen dinin hak olmuş olabileceğini fakat zamanla halk arasında bozularak efsane haline getirilmiş olabileceğini söylemek istedim,yani bozulmuş olduğunu.Bunun için bu şekilde düşünürsek tüm dinler ondan geldi diyemeyiz.Dinler onların yanlışlarını sindirip doğrusu olarak indirilmiştir diye düşünüyorum...

Unbeliever 24-09-2009 18:12

Sayın Nogada,

İnsanlık halidir. Yanlış anlamış olabilirim. O zaman yukarıdaki yazınıza istinaden size son bir sorum olacak. Sonra karşılıklı atışma haline dönüşen bu konu başlığında size başka sorum olmayacak. Yorumlarım tabiki olabilir. Neyse soruma geçersem;

Hak olmuş olabileceğini düşündüğünüz sümer inanışının neden mevcut hak din olarak kabul gören dinlerde esamesi okunmaz? Diyelim ki sümer inanışı hak din idi ve halk arasında bozuldu ve bu zamanla oldu. Şu an o sümer inanışının sindirilip doğrusu olarak gönderilmiş olan semavi dinlerin de 1500 sene ve öncesinden bu yana halk tarafından bozulmamış olması hangi ihtimaller içindedir?

Bakınız, sizler inançlı insanlar olarak iman gözü ile baktığınız dinlerinizin aslında birer efsane üzerine kurulmuş olması ihtimaline karşısınız. Bu doğaldır. Yıllarca inandığınız değerlerin, size bunlar şunlar, doğru yanlış diye anlatılmaya çalışılması sizleri rahatsız ediyor. Buna da kabul. Sonuçta her insanın inancına saygılı olmak durumundayız. Ancak bazı gerçeklerin de kabul edilmesi lazım. Burada halk tarafından bozulmuş ve o bozuklukların sindirilip mevcut dinlerin hak olduğunu iddia ettiğiniz bir inanıştan bahsediyoruz ve bu efsane ile ilgili tarihsel veriler var. Ancak ne İsa'nın , ne Musa'nın ne de Muhammed'in yaşadığına dair bir kanıt elimizde mevcut değil. Sümer inanışını bozan halk, yeni dinleri de çıkarmış olamaz mı?

sevgi ile...

nogada 24-09-2009 18:22

Dedikleriniz olabilirliği yadırganamaz olan sözlerdir.Fakat bu günlere kadar aradan çok uzun bir zaman geçmiştir ve pek bir bozulma olmamıştır.Evet uygulamasal olarak olmuş olabilir kimi zaman ortadoğu örf ve adetleri dinlerin içine girmiş olabilir ama bu öz itibari ile değiştiği anlamına gelmez.

Kaldıki ben dinin insan ile Tanrı arasında bir bağ olarak düşünüyorum.Bu kapsamda şu anki bir çok etkileşim benim düşüncemin gerisinde kalıyor.İnsan kendini ve amacını anlamaya çalışarak Tanrıya yakınlaşabilir yada amacını öğrenebilir.Sonuç olarak dinelrde manalar vardır.Bir hikaye ile bir çok konuda insanın aklında bir fikir oluşmasına sebebiyer verir.İnsanlar bunu doğru kullanıp anladığı sürece bu insana artı bir değer olarak geri gelir.Bunu bir felsefe olarak düşünebilirsiniz kendi pencerenizden.

Bir diğer konuda şuki ben inançların insanların hür iradesine bağlı olması gerektiğini düşünüyorum.Bir insan neye inanacak ve ne ile hüküm verecekse kendi bilir sonuçta bu bizi bir ceza yada ödüle getirecekse veya yaşamımızda bir önem teşkil edecekse bunu biz kendimiz seçiyoruz bekleyip görelim,bu konuda kimse kimseye saygısızlık içinde olmasın yeter.

Saygılarımla...

VraeL 24-09-2009 18:57

Benim yorumu gören olmadı galiba (.

cyctec3 24-09-2009 21:23

Alıntı:

VraeL´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 238081)
Bu fikri çürütmek çok kolay. Çünkü yazıdaki benzerlikleri okuduğunuz zaman, bu benzerliklerin var olmasının sebebinin, sümerlere de hak dininin inmesinden değil, Tevrat'ı tasarlayan zümrenin "sümerlerde varsa bizde de var uleyn" mantığı ile yaklaşmasından dolayı var olduğu çok net bir şekilde anlaşılmaktadır.

Bunun örneklerini verelim.

En basit örnek:
Satürn gezegeni ve tatil günü olayı:
Sümerlerde Satürn gezegeni kötülüğü temsil ediyor. Bu yüzden Satürn gezegenin simgelediği Saturday(türkçede Cumartesi) günü yas günü, kötülüklere karşı dinlenme günü, hüzün günü olarak kabul görülüyor.

Bu olay yahudilerde ve müslümanlarda da var. (hristiyanlarda varmı bilemem). Fakat yahudilerde bir fark ile varlık gösteriyor bu benzerlik. Saturn gezegeni sümerlerin tersine iyiliği simgeliyor. Bu yüzden yahudilerde ismi Satürn gezegeninden gelen Saturday (cumartesi) günü iyilik, neşe, sevgi, mutluluk ile dinlenme günü olarak kabul görülüyor. Günümüzde islam aleminde ise bu Cuma günü olarak devam ediyor!

Madem sümerlerede hak dini indi, o halde neden tanrı Satürn gezegeni hakkındaki görüşlerini değiştirdi ? ? ? Cevabını vereyim.
Çünkü öyle birşey olmadı.
Yahudiler Tevrat'ı dizayn ederken "Madem sümerlerde, eski çağlarda Satürn kötülüğü simgeliyor ve madem biz hepsine karşı büyük bir dini simgeliyoruz, o halde Satürn gezegeni bizde tam tersi iyiliği temsil etmeli" mantığı ile Satürn gezegenin niteliğini değiştirmişler ve onu iyilik gezegeni ilan etmişlerdir. Bu çok açık ve net bir şekilde belli olmaktadır.

Başka bir örnek: Suların kana çevrilmesi olayı!
Sümerlerde tanrıça tacize uğradığı için suları kana çeviriyor. Tevrat'ta ise firavun yehovaya tapınmadığı için, yehova aracılığı ile, suları musa kana çeviriyor. Bu hikayenin detaylarına da bakacak olursak yahudilerin "ulan onların tanrıları yaparsa, bizimde peygamberimiz yapar, tanrımız inananlarına işte böyle güç verir" havası yaratmaya çalıştığı çok açık.

Başka bir örnek: Mesela Levh-i Mahfuz olayı.
Tanrının bütün alemlere, uygarlıklara gönderdiği kurallarının yazılı olduğu kitap. Bu kitap Allah ile birlikte gökte yer alıyormuş.
Sümerlerde ise tanrıların istekleri gökteki yıldızlarda yazıyor. Madem sümerlerede hak dini inmiş ise, neden sümerlerde de tanrıların adı Levh-i Mahfuz olan yada benzer anlama gelen bir kitabı yok.
Sebebi çok basit.
Çünkü sümerlere de hak dini indiği falan yok. Semaviler yine eski dinlere bakmışlar ve "eğer onlarda tanrıların istekleri göklerde yazıyor ise bizde de tanrının göklerde olan ve tüm kuralların yazılı olduğu bir kitabı olsun" mantığı ile Levh-i Mahfuz kitabını uydurmuşlar.

Bu kadar basit !

Bunun yanı sıra:
Aradaki benzerliklere bakarsak ne kadar yüceltici, korkutucu, halkı bağlayacı, büyüleyici olay ve gelenek varsa hep onlar alınmış, taklit edilmiş! Genel olarak hep bu tür şeylerin alınmasının/taklit edilmesinin/benzemesinin sebebinin, bunun bilinerek yapıldığı, amacın insanları dine bağlamak ve büyülemek olduğu net bir şekilde anlaşılıyor. Örneğin neden Sümerlerde dünyayı 6 günde yaratan bir tanrı yok. Eğer sümerlerede hak dini inmiş olsaydı onlardada tanrıların dünyayı 6 günde yarattığı geçerdi. Yada bunun gibi detaylar.

Hayır bilmiyoruz, çünkü öyle birşey yok. Sümerlerin sami ırkından olduğunu söylemek, Allah´ın Türk olduğunu söylemek kadar komik. Sümerlerin ırki yapısı ve kim oldukları günümüzde kesin olarak bilinmemekte. Fakat dilleri , yaşayış şekilleri ve kimi gelenekleri dolayısı ile Türk ve Orta asya ırkı ile yakından alakaları olduğu tahmin edilmekte. BUNU DESTEKLER NİTELİKTE İSE "SÜMERLERİN ORTA ASYADAN MEZOPOTOMYA YA GÖÇTÜKLERİ" KESİN OLARAK DA KANITLANMIŞTIR.
Sizin bahsettiğiniz Akadlardır. Mezopotamya' ya yerleşen ilk Sami ırkıdır. Sümerleri yıkarak bir Sümer ırkı - Sami ırkı birleşiminden oluşan melez, karışık bir toplum oluşturmuşlar ve babil devletini kurmuşlardır. Sümerleri tarih sahnesinden silen bu olay ve bu ırktır. Sargon´u duymuşsunuzdur umarım.


Konumuz Amerika değil. Şimdi amerika ve yahudiler ile ilgili düşünceleri ve tezleri olan biri atlayacak olaya, konu dağılacak. O yüzden bu konuya hiç girmeyelim.


kaynak lütfen kaynak?

sümerlerin yazıtları daha yeni yeni çözülmekte. o sebeten kaynağın çok ama çok buyuk onemi var.

gelelim iddalara.

vrael bey efendi; umarım yakında atlantiside buluruzda onlarda sümerler gibi yavaşyavaş gün ışıgına çıkarlar. o zaman sümerler out olup atlantis in olur. bu şekilde sislerin arasından yine aforizmalar savrulmaya başlar. :plane:

düşünsenize; Kuranda tevratın veya hiristiyanlığından Allahtan oldugu beliritlmese idi siz şimdi hiristiyanlık ve Yahudılık ile İslamı degerlendirip spekülasyona çok daha rahat ulaşacaktınız.:faint2:

Bey ler Hz İbrahimde Sümerden gelmedir bilirmisiniz? neden hep paganist yaklaşımlar gün yüzüne çıkar bu dunyada diğer olgular neden hala dile gelmez o sorgulanmalıdır. daha öncede bu konuların irdelendiği bir çok konu vardı ve orda Tek Bir Allaha inanamanın 14000 yıl geriye kadar gittiğini kesin olmasada gösterebilecek yazıtlardan bahsedilirken bunlara ulaşmak nedense imkansızlaşıyor?

VraeL 26-09-2009 00:02

Alıntı:

cyctec3´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 238299)
kaynak lütfen kaynak?

sümerlerin yazıtları daha yeni yeni çözülmekte. o sebeten kaynağın çok ama çok buyuk onemi var.

gelelim iddalara.

vrael bey efendi; umarım yakında atlantiside buluruzda onlarda sümerler gibi yavaşyavaş gün ışıgına çıkarlar. o zaman sümerler out olup atlantis in olur. bu şekilde sislerin arasından yine aforizmalar savrulmaya başlar. :plane:

düşünsenize; Kuranda tevratın veya hiristiyanlığından Allahtan oldugu beliritlmese idi siz şimdi hiristiyanlık ve Yahudılık ile İslamı degerlendirip spekülasyona çok daha rahat ulaşacaktınız.:faint2:

Bey ler Hz İbrahimde Sümerden gelmedir bilirmisiniz? neden hep paganist yaklaşımlar gün yüzüne çıkar bu dunyada diğer olgular neden hala dile gelmez o sorgulanmalıdır. daha öncede bu konuların irdelendiği bir çok konu vardı ve orda Tek Bir Allaha inanamanın 14000 yıl geriye kadar gittiğini kesin olmasada gösterebilecek yazıtlardan bahsedilirken bunlara ulaşmak nedense imkansızlaşıyor?

Verdiğim örneklerdeki sümerlerle ilgili bilgilerin/hikayelerin/yazılanların kaynağı için:
- Muazzez İlmiye Çığ - Kur'an, İncil ve Tevrat'ın sümer'deki Kökeni.
(Ayrıca bu kitapta kanıt olarak sümerlerle ilgili anlatılan hikayelerin/bilgilerin yazdığı tabletlerin resimleri de bulunmaktadır !)

Sümerler ile ilgili diğer/benzer bilgilerin kaynağı için:
- Samuel Noah Kramer, The Sumerians, Their History, Cultur And Character, Chigago, 1965
- S.N. Kramer, Tarih sümerde başlar, 1999
-
C.L. Woolley, the Sumerians, New York, 1965
- S.N Kramer, The sacred Marriage Rite, Aspects of Faith, Myth and Ritüel in Ancients Sumer, 1969
- N.K. Sanders, The Epic of Gilgamesh, 1972
- S.N. Kramer, In The World of Sumer, 1986
- Muazzez İlmiye Çığ, Sümerli Ludingirra, kaynak yayınları, 1996
- Muazzez İlmiye Çığ, Mezopotamyada Cinsel yaşam, bilim ve ütopya dergisi, Nisan, 1995

Evet. Sanırım kaynaklarınızı aldınız. Gelelim "Sümerlerin yazıtları daha yeni yeni çözülüyor" sözünüze:

Dikkat edersiniz ki (ki kırmızıyla yazdım) verdiğim kaynakların/kitapların tarihi oldukça eski. 1960´lardan bahsediyoruz.

Şimdi birdaha dikkat edin, kitap diyorum. Tablet falan değil. Yani 1950´li yıllarda adamlar kitap yazmış. Yani tabletler çoktaaan bulunmuş, temizlenmiş, deşifre edilmiş, çözülmüş ve tabletlerdeki anlatılan şeyler ile ilgili bir ton da kitap yazılmış ! ! !

Sümer tabletleri 1930´lu yıllardan öncesine kadar gider. Bu sözüme dayanak olarak Vikipedia´nın Samuel Noah Kramer adlı sayfasındaki "
Sümer dili ve edebiyatı üzerine uzmanlaştığı kariyerine, 1930-31’de Irak’a yaptığı önemli yolculukla adım attı. Bu sırada Sümer tabletlerinin kazı ve çözme çalışmalarını yürüttü." cümleyide gösterebiliriz.
(http://tr.wikipedia.org/wiki/Samuel_Noah_Kramer)
Bu arada S.N Kramer'in de kim olduğunu anlatmama gerek yoktur umarım, bildiğinizi varsayarak konuşuyorum.


KISACASI sevgili Cyctec3;
Sümerlerin tabletlerinin günümüzde yeni yeni çözüldüğü falan yoktur. Çözülüş tarihleri oldukça eskiye gider. Üstüne birde tabletlerde anlatılanlar ile ilgili bir tonda kitap yazılmıştır !
Yukardaki yorumumda sümerler ile ilgili yazdığım/anlattığım şeyler ise bu kitaplara, kitaplar ise tabletlere dayanmaktadır.

Saygılarımla...



cyctec3 27-09-2009 13:00

Alıntı:

VraeL´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 239274)
Verdiğim örneklerdeki sümerlerle ilgili bilgilerin/hikayelerin/yazılanların kaynağı için:
- Muazzez İlmiye Çığ - Kur'an, İncil ve Tevrat'ın sümer'deki Kökeni.
(Ayrıca bu kitapta kanıt olarak sümerlerle ilgili anlatılan hikayelerin/bilgilerin yazdığı tabletlerin resimleri de bulunmaktadır !)

Sümerler ile ilgili diğer/benzer bilgilerin kaynağı için:
- Samuel Noah Kramer, The Sumerians, Their History, Cultur And Character, Chigago, 1965
- S.N. Kramer, Tarih sümerde başlar, 1999
- C.L. Woolley, the Sumerians, New York, 1965
- S.N Kramer, The sacred Marriage Rite, Aspects of Faith, Myth and Ritüel in Ancients Sumer, 1969
- N.K. Sanders, The Epic of Gilgamesh, 1972
- S.N. Kramer, In The World of Sumer, 1986
- Muazzez İlmiye Çığ, Sümerli Ludingirra, kaynak yayınları, 1996
- Muazzez İlmiye Çığ, Mezopotamyada Cinsel yaşam, bilim ve ütopya dergisi, Nisan, 1995

Evet. Sanırım kaynaklarınızı aldınız. Gelelim "Sümerlerin yazıtları daha yeni yeni çözülüyor" sözünüze:

Dikkat edersiniz ki (ki kırmızıyla yazdım) verdiğim kaynakların/kitapların tarihi oldukça eski. 1960´lardan bahsediyoruz.

Şimdi birdaha dikkat edin, kitap diyorum. Tablet falan değil. Yani 1950´li yıllarda adamlar kitap yazmış. Yani tabletler çoktaaan bulunmuş, temizlenmiş, deşifre edilmiş, çözülmüş ve tabletlerdeki anlatılan şeyler ile ilgili bir ton da kitap yazılmış ! ! !

Sümer tabletleri 1930´lu yıllardan öncesine kadar gider. Bu sözüme dayanak olarak Vikipedia´nın Samuel Noah Kramer adlı sayfasındaki "
Sümer dili ve edebiyatı üzerine uzmanlaştığı kariyerine, 1930-31’de Irak’a yaptığı önemli yolculukla adım attı. Bu sırada Sümer tabletlerinin kazı ve çözme çalışmalarını yürüttü." cümleyide gösterebiliriz.
(http://tr.wikipedia.org/wiki/Samuel_Noah_Kramer)
Bu arada S.N Kramer'in de kim olduğunu anlatmama gerek yoktur umarım, bildiğinizi varsayarak konuşuyorum.


KISACASI sevgili Cyctec3;
Sümerlerin tabletlerinin günümüzde yeni yeni çözüldüğü falan yoktur. Çözülüş tarihleri oldukça eskiye gider. Üstüne birde tabletlerde anlatılanlar ile ilgili bir tonda kitap yazılmıştır !
Yukardaki yorumumda sümerler ile ilgili yazdığım/anlattığım şeyler ise bu kitaplara, kitaplar ise tabletlere dayanmaktadır.

Saygılarımla...




tam hatırlamıyorum ama 60 larda fransız bır konsolos veya elçinin tesadufen buldugu tabletin incelenmesi ile tarihin karanlık sayfalarından ortaya çıkan sümerlerin ve onun (farabinin memeleketi) gibi ortaya çıkmayı bekleyen ama daha bir baba olan medeniyetlerin ortaya çıkması ile verdiğiniz bu kaynakların :crutch:olacağı aşikardır.

bilirmisiniz sayın vrael; kurulan şehirler yuzunden tepeleşmiş mekanların varlığı ortada ama nedense daha gun yuzune cıkmamışken bana uygarlıkların tarihi sumerlerdir deyip onlara bilim uzaydan mı geldi acaba savlarını onume koyan kaynaklara az bıraz daha zahmet edin arastırında iki tablet ile gaza gelmeyın demek ıstıyorum.


vrael arkadaş buradaki sonuc; sumerlerde kapanıp kalmayalım daha sumerın 10 katı baba medenıyetler var dunyada hatta sumerlere okuma yazma oreten medenıyetler .


gerçi otrar ı daha yenı kazıyorlar ama o bittiğinde mevcut kaynakları banada iletirsin bende okurum ama ıngılızce olsun fransızca olsun daha bir tesirli oluyor.

theatre 27-09-2009 13:13

Alıntı:

cyctec3´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 240398)
tam hatırlamıyorum ama 60 larda fransız bır konsolos veya elçinin tesadufen buldugu tabletin incelenmesi ile tarihin karanlık sayfalarından ortaya çıkan sümerlerin ve onun (farabinin memeleketi) gibi ortaya çıkmayı bekleyen ama daha bir baba olan medeniyetlerin ortaya çıkması ile verdiğiniz bu kaynakların :crutch:olacağı aşikardır.

bilirmisiniz sayın vrael; kurulan şehirler yuzunden tepeleşmiş mekanların varlığı ortada ama nedense daha gun yuzune cıkmamışken bana uygarlıkların tarihi sumerlerdir deyip onlara bilim uzaydan mı geldi acaba savlarını onume koyan kaynaklara az bıraz daha zahmet edin arastırında iki tablet ile gaza gelmeyın demek ıstıyorum.


vrael arkadaş buradaki sonuc; sumerlerde kapanıp kalmayalım daha sumerın 10 katı baba medenıyetler var dunyada hatta sumerlere okuma yazma oreten medenıyetler .


Hangi medeniyetler onlar?

cyctec3 27-09-2009 13:32

Alıntı:

theatre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 240402)
Hangi medeniyetler onlar?

farabi dayının memeleketide var olması gerekiyor aralarında.

sumerlerın yazıları vb bır cok seyın sumerlerden coook ama cook once var olduguna dair kanıtlar su an ıcın olmamasına ragmen yazı vb medenıyet ısereetlerının sumerlere aitodugunun ıspatlarıda daha ortada yoktur. o sbebeten bazı kısıler sumer abılere bunları uzaylılar vemıs bılımene kacmaktadır(içten ve sessizce)

cyctec3 27-09-2009 13:42

Alıntı:

theatre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 240402)
Hangi medeniyetler onlar?


arkadaşlar dunya medenıyet tarıhını ortadan kaldıran izlerini dahi barbarlığı ile sile moğolları andıktan sonra tarihin en sağlam sehirlerinden otrar ı tarıhten silip türkleri kendisi gibi çadıra mecbur eden moğollara beddualarım ile .:frusty:

http://www.absoluteastronomy.com/topics/Otrar

linkte aydınlatıcı bilgiler mevcuttur.

bu arada farabinin memleketi otrar ı yakan yerler bir eden babile milyonlarca kitabı ile babil kütüphanesini yakan moğollardır.

theatre 27-09-2009 13:43

Alıntı:

cyctec3´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 240413)
farabi dayının memeleketide var olması gerekiyor aralarında.

sumerlerın yazıları vb bır cok seyın sumerlerden coook ama cook once var olduguna dair kanıtlar su an ıcın olmamasına ragmen yazı vb medenıyet ısereetlerının sumerlere aitodugunun ıspatlarıda daha ortada yoktur. o sbebeten bazı kısıler sumer abılere bunları uzaylılar vemıs bılımene kacmaktadır(içten ve sessizce)

En doğrusunu ben anlatayım..

Bari..

Uzayın derinliklerinde..

Çok zamanlar önce..

Evrimleşen..

Ve yüksek bir kültür kuran..

İki ayrı..

Gezegen vardı..

Kedisoylular..

Ve..

Yılansoylular..

In gezegenleri..

Milyonlarca..

Yıl..

Birbirleri ile savaşan..

Bu iki tür..

Kavgalarına..

Dünyada devam ediyorlar..

Kedi soylu insanlarla..

Yılan soylular..

Bu savaşı sürdürüyor.

Yeni soru sormayınız.

K.C. 27-09-2009 13:48

theatre,
her satıra bir iki kelime yazarak bizi okurken ve anlamaya çalışırken zorlamasan da şunları yan yana yazsan... valla helak oluyorum :brushteeth:

theatre 27-09-2009 13:52

Alıntı:

K.C.´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 240422)
theatre,
her satıra bir iki kelime yazarak bizi okurken ve anlamaya çalışırken zorlamasan da şunları yan yana yazsan... valla helak oluyorum


Sevgili K.C.,

Ben de uzun cümleler kuracak sabır olsaydı..

Şimdi en azından bakan olurdum.

Ben bu sitede nasıl sabırla duruyorum..

O kısa cümleleri nasıl sabırla kuruyorum..

Ona bile şaşıyorum..

K.C. 27-09-2009 13:58

Her satırdakiler cümle değil ki, dur sana göstereyim :D

Alıntı:

En doğrusunu ben anlatayım bari..

Uzayın derinliklerinde, çok zamanlar önce evrimleşen ve yüksek bir kültür kuran iki ayrı Gezegen vardı..

Kedisoylular ve Yılansoylular'ın gezegenleri..

Milyonlarca yıl birbirleri ile savaşan bu iki tür, kavgalarına Dünyada devam ediyorlar..

Kedi soylu insanlarla Yılan soylular bu savaşı sürdürüyor.

Yeni soru sormayınız.
Bak her satırda bir cümle oldu şimdi. :)

theatre 27-09-2009 14:07

En doğrusunu ben anlatayım..

Bari..

Uzayın derinliklerinde..

Çok zamanlar önce..

Evrimleşen..

Ve yüksek bir kültür kuran..

İki ayrı..

Gezegen vardı..

Kedisoylular..

Ve..

Yılansoylular..

In gezegenleri..

Milyonlarca..

Yıl..

Birbirleri ile savaşan..

Bu iki tür..

Kavgalarına..

Dünyada devam ediyorlar..

Kedi soylu insanlarla..

Yılan soylular..

Bu savaşı sürdürüyor.

VraeL 28-09-2009 23:13

Alıntı:

cyctec3´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 240398)
tam hatırlamıyorum ama 60 larda fransız bır konsolos veya elçinin tesadufen buldugu tabletin incelenmesi ile tarihin karanlık sayfalarından ortaya çıkan sümerlerin ve onun (farabinin memeleketi) gibi ortaya çıkmayı bekleyen ama daha bir baba olan medeniyetlerin ortaya çıkması ile verdiğiniz bu kaynakların :crutch:olacağı aşikardır.

Sanırım sakat olacağı aşikardır demek istediniz koyduğunuz similey ile.
Peki neden?
Dayanağınız nedir?

Alıntı:

bilirmisiniz sayın vrael; kurulan şehirler yuzunden tepeleşmiş mekanların varlığı ortada ama nedense daha gun yuzune cıkmamışken bana uygarlıkların tarihi sumerlerdir deyip onlara bilim uzaydan mı geldi acaba savlarını onume koyan kaynaklara az bıraz daha zahmet edin arastırında iki tablet ile gaza gelmeyın demek ıstıyorum.
Öncelikle konumuz "uygarlıkların tarihinin sümerler olması" değil. Konumuzun bununla uzaktan yakından alakası da yok.

Konumuz Semavi dinlerin sümerdeki kökeni !
Verdiğim kaynakların "sümerlilere bilimin uzaydan geldiği"ni iddia etti falan yoktur.
Olsa bilene bu konumuzu etkilemez ve değiştirmez. Neden mi?
Sonuçta sümerlerden semavi dinlere bir alıntı bir kopyalama veyahut bir özenme olduğu belli mi, belli!
Peki Sümerlerin hikayelerini doğrulayan kaynaklarımız var mı, var!
Eee? Daha ne? Daha ne diye tutturmuşsunuz "yok bilim uzaydan mı geldi acaba savlarını onume koyan kaynaklarla karşıma çıkmayın", yok "2 tabletle gaza gelmeyin" diye?

Önce kaynak istiyordunuz.
Şimdi kaynağı verdik bu seferde yok 2 tablete güvenmeyin diyorsunuz (.
Hatırlatmak isterim tabletlerin sayısı 2 ile bitmiyor. 10'larca tablet var. Kaldıki tabletlerden ziyade resimler, kabartmalar vs mevcut. Ayrıca o döneme yakın, farklı uygarlıklarında sümerler hakkındaki kayıtları mevcut. Öyle 2 tabletle gaza geldiğimizi sanmayın sevgili cytec3 (.


Alıntı:

vrael arkadaş buradaki sonuc; sumerlerde kapanıp kalmayalım daha sumerın 10 katı baba medenıyetler var dunyada hatta sumerlere okuma yazma oreten medenıyetler .
Sümerlere kapanıp kalsak da birşey değişmez.
Sümerlere okuma yazma öğreten medeniyetlerin olması yada olması ihtimali de konumuzun içeriğini veya sağlamlığını değiştirmez.
Neden mi?
Bakınız:
Elimizde sümerlerin geleneklerini, göreneklerini, dinlerini, inançlarını, adetlerin vs'lerini anlatan bir ton tablet, kayıt, resim vb somut kanıt var. Bu kanıtların herhangi bir şüpheliği de yok.
Ve sümerlerden, semavi dinlere de bir kopyalama/alıntılama v.b birşey olduğu da belli.
Yani konu burda sümerler.
Bize ne sümerlerin daha öncesindeki uygarlıklardan, ya da sümerlerin uygarlıkların başlangıcı olup olmadığından.
Bu kadar basit.

Sümerlerden önceki uygarlıklara, tepeleşmiş mekanlara vs'ye değinerek konuyu değiştirmeyelim lütfen.

Yazının içeriği ile ilgili bir teziniz vardı. "Belki onlarada hak dini inmiştir" diye.
Bu tezinizi çürüten iddialarımı ve mantıksal savlarımı yazdım. O yazdıklarıma karşı bir karşıt teziniz, vs'eniz varsa buyrun yazınız, yoksa konuyu farklı yerlere çekmeyiniz lütfen.

Saygılar...

VraeL 28-09-2009 23:16

Alıntı:

theatre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 240436)
En doğrusunu ben anlatayım..

Bari..

Uzayın derinliklerinde..

Çok zamanlar önce..

Evrimleşen..

Ve yüksek bir kültür kuran..

İki ayrı..

Gezegen vardı..

Kedisoylular..

Ve..

Yılansoylular..

In gezegenleri..

Milyonlarca..

Yıl..

Birbirleri ile savaşan..

Bu iki tür..

Kavgalarına..

Dünyada devam ediyorlar..

Kedi soylu insanlarla..

Yılan soylular..

Bu savaşı sürdürüyor.

Siz hangi tarafdansınız sevgili Theatre. Ona göre bizde tarafımızı seçelim, cepheye gitmeye hazırlanalım. :painkiller: .P

nogada 29-09-2009 02:04

Alıntı:

VraeL´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 241285)
Siz hangi tarafdansınız sevgili Theatre. Ona göre bizde tarafımızı seçelim, cepheye gitmeye hazırlanalım. :painkiller: .P

Siz bunu bir savaş olarakmı adlandırıyorsunuz.Eğer öyle ise bu benim kortuğum şey.Demekki toplumu bölme adına yapılan bir eylem.Benim düşündüğüm ise insanların medeni bir şekilde görüşlerini dile getirdiği bir tartışma ortamı olmasıydı çok yazık...

Sevgi ve Saygılarımla...

VraeL 29-09-2009 13:58

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 241389)
Siz bunu bir savaş olarakmı adlandırıyorsunuz.Eğer öyle ise bu benim kortuğum şey.Demekki toplumu bölme adına yapılan bir eylem.Benim düşündüğüm ise insanların medeni bir şekilde görüşlerini dile getirdiği bir tartışma ortamı olmasıydı çok yazık...

Sevgi ve Saygılarımla...

Bunu savaş olarak mı adlandırıyorsunuz derken? Neyi adlandırıyormuşuz?
"Bu" derken neyi kastettiniz?

Theatre adlı üye geyik/mizah/şaka amaçlı bir yorum yazmış, "dünyadaki kedisoylular ile yılansoylular savaşıyor", "bunlar faklı gezegenlerden gelmişlerdir" falan demiş. Bende bu mizaha farklı bir mizahla yaklaştım, "o zaman taraf seçip cepheye gidelim" dedim.
Ben bundan bir gariplik göremedim.

Yani bu 2 yorumun ne başlıkla, ne sümerler ile, ne kuran ile bir alakası yok. Hiç olmazsa ben olmadığını düşünüyorum. Siz ne anladınız bu 2 yorumdan çok merak ettim doğrusu.

VraeL 07-10-2009 20:41

Benim yorumlar niyeyse hep havaya uçuyor yahu (.
Şuan 2 tanesi havada asılı durmakta.

VraeL 07-10-2009 20:45

Pardon 3 taneymiş.

sorgulamak 08-10-2009 00:02

her yeni dinin bir önceki dini doğruladığını bilir ve düşünürsek kuranda geçenlerin tevratta hatta sümer kayıtlarında geçmesi çelişki değil sadece doğrulamadır. peygamber arkeolog değildi hatta kaynaklar onun okuma yazma bilmediğini belirtmekte iken sümer mitolojilerine benzer şeyler söylemesi bile onun peygamber olduğunu ıspatlar. çünkü tanımadığı bilmediği kendisinden 4100 sene önce ortaya çıkmış ve kendisinden 2600 sene önce tarih sahnesinden silinmiş dili ayrı yazısı ayrı bir medeniyettekilerle eş değer bilgiler veriyorsa bu önemlidir. nereden biliyordu. bugünkü medeniyet bile arkeolojik kazılar ve gelişmiş teknikler ile bu bilgilere ancak ulaşabilmişken peygamberin bilmesi şaşırtıcıdır.

peygamberi yalanlamak için bak aynısı sümerlerdede var demek aslında peygamberi onaylamak değilmidir. sümerlerde semavi dinlere göre ademin torunları değilmidir. onlardada Allahın emirlerine uygun emirler bulunması
evrenin kurandaki varoluş şeklinin sümerlerce bilinmesi onlarında peygamberler tarafından uyarıldıkları anlamına gelmezmi. birden çok tanrı olması dinlerinin dinadamları ve yöneticiler tarafından değiştirilmiş olması ihtimlini düşündürmezmi.
her gelen peygamber içeriği islam olan mesajlar getirmiştir. bu yüzdendir ki islam sümere budaya tevrata incile benzer. çünkü mesajın kaynağı tektir. saygılarımla

ugly 08-10-2009 02:49

Alıntı:

güneşinzaptıyakın´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 237748)
O cografya'da Sümer'lerden çok sonra Yahudi olmayan bir kaç peygamberden birisi olan Zülkarneyn ile tek tanrılı din olduğu Tevrat'ta geçer, Zülkarneyn ise bildiğimiz Büyük İskender'dir, Pers İmp.luğunu ele geçirince Arap'lardaki mevali benzeri konumdaki Yahudi'leri hizmetine alarak ödüllendirmiş bu arada hatırı sayılır bir Yahudi köle kitlesi kendi topraklarına göç etmiştir. Daha sonra yahudi'lerce peygamber olarak adlandırılan Zülkarneyn/Büyük İskender dışında ve ondan öncesine ait bir tek tanrı dini yoktur yazılı-sözlü ve arkeolojik kayıtlarda...

Kardeş çok özür dilerim araştırma fırsatı bulamadım sadece içinde zulkarneyn geçen ayetleri okudum,dağa kapatmaca felan. Zulkarneynin neden büyük iskender olduğunu açıklarmısın? Yani neye dayanılarak zulkarneyn iskenderdir denilmiş? kuranda çok bi açıklama yok ama tevratta var galiba. açıklama getirirsen çok sevinirim.Kaçırdığım bi yazı varsa çok özür.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:24 .