Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   "Vatan'ı kadın memesine satmak" (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13564)

HayyaN 06-10-2009 17:23

"Vatan'ı kadın memesine satmak"
 
Ne mutlu Türküm diyene

Okullarımızdaki öğrenci andına, Avrupa'nın emrindeki işbirlikçi aydınlar, bunların güttüğü tarikatçi siyasetçiler ile bölücü Kürtçüler karşı çıkıyorlar. AKP'den sonra Saadet Partisi Başkanı Numan Kurtulmuş da 'Hemen bu andı kaldırın!' diye devreye girmiş. Bunu Avrupa istiyor, Amerika istiyor...
Lakin Amerika'da; ilkokul öğrencilerinden lise son sınıf öğrencilerine kadar tümü, her sabah aşağıdaki şu andı okuyorlar:
'I pledge allegiance to the flag of the United States of America, and to the Republic for which it stands: one Nation under God, indivisible, with Liberty and Justice for all.'
Yani diyorlar ki:
'Amerika Birleşik Devletleri’nin bayrağına
Ve o bayrağın simgelediği cumhuriyete Bağlılık için and içiyorum.
Herkes için özgürlük ve adaletle
Allah’ın gözetiminde, bölünmez, tek millet.'
Bunu; Yeniçağ'da Arslan Bulut, ABD'den Lale Gürman'a dayanarak aktarmıştı.
Eğitimci Fethi Murat Doğan ise şu bilgiyi yollamış: '19 yıl önce seyrettiğim Anaokulu Polisi (Kindergarten Cop) filmini örnek vermek isterim. Şimdi ünlü vali Schwarzenegger'in başrolde oynadığı (yönetmen Ivan Reitman, 1990 ABD yapımı) bu film, bir anaokulunda geçiyor ve küçücük öğrenciler de ülkelerine bağlılık yemini ediyorlardı.'
Geçen gece izlediğim bir macera filminde, ABD'li eski bir askere şöyle diyorlardı: 'Sen, Amerikan bayrağının önünde; ABD'nin iç ve dış düşmanları ile mücadele edeceğine yemin etmedin mi?'
Görüyorsunuz değil mi? Hiçbir iç düşmanı olmayan; hiçbir dış saldırı tehdidi ile karşı karşıya gelmeyen Amerika'da öğrenciler ve güvenlik güçleri böyle yetiştiriliyor.


VATANI KADIN MEMESİNE SATMAK

Ağaç yaşken eğilir... Çocuklarınızı siz Amerikalılar gibi daha anaokulunda iken vatansever biçimde yetiştirmezseniz, onlar da büyüyünce 'Bu vatanı bir kadın memesine satarım.' diyebilirler. 'Ana ile oğulun, baba ile kızının cinsel ilişkiye girmesini normal bulan' ahlaksızlar ekibi karşı çıkıyor bizdeki öğrenci andına. Avrupa Birliği; Türkiye'de vatanını bir kadın için satabilecek böyle insanlar yetiştirtmek istiyor. Raporlarında da bunu istiyor Türkiye'den. Bunun için de 'Ne mutlu Türküm diyene!' sözünü okullardan at, diye emir veriyor. Emir veriyor; çünkü; bir öğrenci Türk gibi yetişirse; vatanını bir kadın memesine satacak alçaklığa düşmez.
Belirtelim ki Türk adı, tarihte sağlam kişiliği, gücü, mücadeleyi, yiğitliği, dünyaya egemen oluşu temsil etmiştir. İşte Avrupalı; bin beş yüz sene kendisine hükmeden bu ismi şimdi tarihten silmeye uğraşıyor.


MEHMET AKİF ETNİKÇİ DEĞİLDİ

AKP Lideri Erdoğan, 'Türkiye'de 36 etnik grup var. Herkes etnik kimliği ile övünmeli!' derken, açık biçimde ırkçılık yapıyor. Çünkü; etnik kimlik, bir topluluğun ırk veya kavim yapısını gösterir. Bu zihniyet Avrupa'da faşizm olarak damgalanmış ve mahkum edilmiştir. Bugün etnik kimliği öne çıkarmak, açıkça faşizm propagandası yapmaktır ve bu da insanlık suçudur.
Başbakan'a hatırlatayım ki etnik yapı, Arapça asabiyet ile hemen hemen aynı anlama gelmektedir. İlahiyat Profesörü Abdurrahman Küçük; yazdığı Ben de Türküm isimli çok önemli makalede (Kutlu Sesleniş, Sayı 70/2009); Peygamberimiz Hazreti Muhammet'in 'Asabiyete (etnik kimliğe) davet eden bizden değildir.' biçimindeki hadisini aktarıyor. Şimdi Müslümanlığı ile ünlü bir siyasetçinin asabiyet çağrısı yapmasını dinin neresine sığdıracaksınız?
Başbakan Erdoğan ikide bir büyük şairimiz Mehmet Akif'in adını anıp şiirlerini okuyor. Kendisine soruyorum: Mehmet Akif hangi şiirinde Türkiye'deki etnik grupları öne çıkartan bir anlayış sergilemiştir? Tam aksine, O; İslam dininin kavmiyatçılığı (etnikçiliki) reddettiğini vurgulamıştır.
Sayın Başbakan! 'Ne mutlu Türküm diyene' demek; etnikçilik değildir. Etnik yapıları bir ortak paydada buluşturarak millet ve toplum yaratma önerisidir.
Avrupa devletlerinin tümü de işte böyle yaratılmıştır.
Başbakan Erdoğan'ın, Avrupa ortalarından Pasifik'e kadar hükmetmiş; onlarca büyük halktan oluşan, sarışın, esmer, Moğolomsu tipiyle tek görüntünün içine sokulamayan büyük bir milleti bir kavimle aynı seviyede görmek yanılgısından kurtulmasını bekliyorum.



Rıza Zelyut
06 Ekim 2009


http://www.gunes.com/2009/10/06/yazarlar/y4.html



Türklük, hem mefkurem, hem de kanımdır:
Sırtımdan alınmaz, çünkü kürk değil!
Türklük hadimine 'Türk değil! ' diyen
Soyca Türk olsa da 'piçtir', Türk değil!

Ziya Gökalp


Ali Kemal olan herkese...

-ALINTI-

unbe 06-10-2009 21:00

eline sağlık bu yazı için.
rıza zelyut zaman zaman okuduğum ve beğendiğim yazarlardan biridir.
bildiğim kadarıylada alevi ve aydın bir kişidir.

HayyaN 06-10-2009 21:07

Okuyup,yorumladığınız için ben teşekkür ederim.Yanlışa TARAF olanlara karşıyız :)

Cem 06-10-2009 21:49

Rıza Zelyut halt yemiş.

Bu konu Sanat-Edebiyat forumumuzda "Ahmet Altan" başlığında tartışılmıştı:

http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=7006

Ahmet Altan'dan alıntılanan söz makalenin bütünlüğünden koparılarak verilmiştir. Makalesi şöyledir:

Tanrı, Kumandanlar ve Memeler


Ben bir tanrıya iman edeceksem, kiraz ağaçlarını ve kadın memelerini yarattığı için iman ederim.
Ben bir memleketi seveceksem, generalleriyle dalga geçilebildiği için severim.

Kendi yarattığı kadınları örtülere ve evlere hapseden tanrılarla, savaşları çok ciddiye alan memleketlerle pek ilgim yok benim.

"Bak çocuğum, şu benim yarattığım memelere, bacaklara, kalçalara bak, şu salıntılı yürüyüşlere bak evladım" diyen bir tanrıyla dostum.

Arada bir başımı okşamalı benim tanrım, "İşini elinden geldiğince iyi yap, sonra da hayatın alabildiğine tadını çıkar" demeli, dostça uyarmalı beni, "İyi yaşa, öbür tarafta neler olacağı hiç belli değil."

Böyle bir tanrı var.

Ben çalışırken başımı okşuyor.

Ben gezerken, önüme sahiller dolusu bronzlaşmış memeler, biçimli bacaklar, sıcak gülümsemeler çıkartıyor, "Bak" diyor, "bak neler yaratmaya kadirim." Tapıyorum ben o tanrıya.

Sonra memleketler var.
Generalleriyle dalga geçen memleketler.
Bir karikatür çiziyorlar, üç karelik bir karikatür.
Kahkahalarla güldürüyorlar beni.

Birinci karede, siperde yatmış askerler görülüyor, başlarında generalleriyle bekliyorlar. ikinci karede komutanları, elinde kılıcıyla siperden fırlayıp, "Hücum!" diye bağırıyor. Üçüncü karede, ileri fırlamış komutanlarını siperdeki yerlerinden bir milim bile kıpırdamayan askerler, "Bravo!" diye bağırarak alkışlıyorlar. Dördüncü karede ben gülüyorum.

Kiraz ağaçlarının ve kadın memelerinin arasında geziyor ve tanrıya tapıyorum. Generalleriyle dalga geçen memleketlerde dolaşıyor ve o memleketleri seviyorum.

Bir kiraz ağacıyla bir kadın memesine, onların değerini bilmeyen her memleketi satmaya hazırım. Sat diyor zaten benim tanrım, "Kadın memelerine bakmayan ve generallerini çok ciddiye alan memleketleri sat gitsin, ilgilenme onlarla, ben sana yalnızca bir memleket değil, koca bir dünya verdim, onu sev, ben sana senin zevklerini, kahkahanı paylaşan yeryüzünün her yanına dağılmış kardeşler verdim, onlarla eğlen." iyi bir tanrı benim tanrım. Çok geniş bir memleket benim memleketim. Kiraz ağaçlan ve kadın memeleri bizim iman ettiğimiz mucizeler...

HayyaN 06-10-2009 22:43

Alıntı:

Cem´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 244674)
Rıza Zelyut halt yemiş.

Bu konu Sanat-Edebiyat forumumuzda "Ahmet Altan" başlığında tartışılmıştı:

http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=7006

Ahmet Altan'dan alıntılanan söz makalenin bütünlüğünden koparılarak verilmiştir. Makalesi şöyledir:

Tanrı, Kumandanlar ve Memeler


Ben bir tanrıya iman edeceksem, kiraz ağaçlarını ve kadın memelerini yarattığı için iman ederim.
Ben bir memleketi seveceksem, generalleriyle dalga geçilebildiği için severim.

Kendi yarattığı kadınları örtülere ve evlere hapseden tanrılarla, savaşları çok ciddiye alan memleketlerle pek ilgim yok benim.

"Bak çocuğum, şu benim yarattığım memelere, bacaklara, kalçalara bak, şu salıntılı yürüyüşlere bak evladım" diyen bir tanrıyla dostum.

Arada bir başımı okşamalı benim tanrım, "İşini elinden geldiğince iyi yap, sonra da hayatın alabildiğine tadını çıkar" demeli, dostça uyarmalı beni, "İyi yaşa, öbür tarafta neler olacağı hiç belli değil."

Böyle bir tanrı var.

Ben çalışırken başımı okşuyor.

Ben gezerken, önüme sahiller dolusu bronzlaşmış memeler, biçimli bacaklar, sıcak gülümsemeler çıkartıyor, "Bak" diyor, "bak neler yaratmaya kadirim." Tapıyorum ben o tanrıya.

Sonra memleketler var.
Generalleriyle dalga geçen memleketler.
Bir karikatür çiziyorlar, üç karelik bir karikatür.
Kahkahalarla güldürüyorlar beni.

Birinci karede, siperde yatmış askerler görülüyor, başlarında generalleriyle bekliyorlar. ikinci karede komutanları, elinde kılıcıyla siperden fırlayıp, "Hücum!" diye bağırıyor. Üçüncü karede, ileri fırlamış komutanlarını siperdeki yerlerinden bir milim bile kıpırdamayan askerler, "Bravo!" diye bağırarak alkışlıyorlar. Dördüncü karede ben gülüyorum.

Kiraz ağaçlarının ve kadın memelerinin arasında geziyor ve tanrıya tapıyorum. Generalleriyle dalga geçen memleketlerde dolaşıyor ve o memleketleri seviyorum.

Bir kiraz ağacıyla bir kadın memesine, onların değerini bilmeyen her memleketi satmaya hazırım. Sat diyor zaten benim tanrım, "Kadın memelerine bakmayan ve generallerini çok ciddiye alan memleketleri sat gitsin, ilgilenme onlarla, ben sana yalnızca bir memleket değil, koca bir dünya verdim, onu sev, ben sana senin zevklerini, kahkahanı paylaşan yeryüzünün her yanına dağılmış kardeşler verdim, onlarla eğlen." iyi bir tanrı benim tanrım. Çok geniş bir memleket benim memleketim. Kiraz ağaçlan ve kadın memeleri bizim iman ettiğimiz mucizeler...

Bu makaleden ne anlamı çıktı şimdi ? Mizah mı bu ? Kadın memesine,onların değerini bilmeyen memleketi satmaya hazırım. Yahu Cem iyi ki Mustafa Kemal kadın memesi ve kiraz ağaçlarını mucize görüpte satmamış.

ozgur_ 06-10-2009 22:50

Bu makaleyi daha önce okumuştum. Ama bu makalenin ana fikrinin bu olabileceği aklıma gelmemişti hiç ? Bu makalde bu ana fikri çıkartmak büyük başarı ister...

Cem 06-10-2009 23:40

Alıntı:

Bu makaleden ne anlamı çıktı şimdi ? Mizah mı bu ? Kadın memesine,onların değerini bilmeyen memleketi satmaya hazırım. Yahu Cem iyi ki Mustafa Kemal kadın memesi ve kiraz ağaçlarını mucize görüpte satmamış.
Ahmet Altan'ın ilgili makalesini baştan sona okuduğumda ben şunu anlıyorum:

Yaşamı, barışı, sevgiyi değerli bulmayan rejimler övülmeye, yüceltilmeye değer değildir.

Ahmet Altan "Kiraz ağacı ve kadın memesi" derken "yaşam sevinci, barış, sevgi" gibi değerleri sembolize etmeye çalışmıştır.

HayyaN 07-10-2009 00:08

Alıntı:

Cem´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 244715)
Ahmet Altan'ın ilgili makalesini baştan sona okuduğumda ben şunu anlıyorum:

Yaşamı, barışı, sevgiyi değerli bulmayan rejimler övülmeye, yüceltilmeye değer değildir.

Ahmet Altan "Kiraz ağacı ve kadın memesi" derken "yaşam sevinci, barış, sevgi" gibi değerleri sembolize etmeye çalışmıştır.

"Yaşam sevinci,barış,sevgi " gibi kelimeleri kadın memesiyle sembolize etmek bana da çok saçma geldi.BANA GÖRE ama herkes aynı fikirde olacak diye bir kaide yok.

sansdoute 07-10-2009 02:08

Yazıyı okuyunca aklıma bu şarkı geldi paylaşayım dedim. Belki yazar da bu şarkıdan etkilenmiştir, bilemiyorum.


http://www.youtube.com/watch?v=Zf80jYNg8Og

Rodney Carrington- Show Them To Me

Not: Umarım kimse beni bu klibi çekmişim gibi eleştirmez. En azından bu sitedeki üyelerin daha aydınlık kafalara sahip olduğunu düşünüyorum.

3.yol 07-10-2009 03:40

Alıntı:

sansdoute´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 244818)
Yazıyı okuyunca aklıma bu şarkı geldi paylaşayım dedim. Belki yazar da bu şarkıdan etkilenmiştir, bilemiyorum.


http://www.youtube.com/watch?v=Zf80jYNg8Og

Rodney Carrington- Show Them To Me

Not: Umarım kimse beni bu klibi çekmişim gibi eleştirmez. En azından bu sitedeki üyelerin daha aydınlık kafalara sahip olduğunu düşünüyorum.

"Meme acilimi" olmus bu da .... :)

Molloch 07-10-2009 21:44

Kadınları göğüs ve kalçadan ibaret sanan, yazdığı üç kuruşluk tuvalet kağıdı seviyesindeki romanlarda bundan başka bir düşünceye değinemeyen, gazetesinde yazan solcular için "pavyona düşmüş kadın" benzetmesi yapan, iktidar yalakası şovenist liboş Ahmet Altan'ın hayattaki nihai değer olarak "kadın memesini" algılaması zaten seviyesini gösteriyor. Görmek isteyenlere tabii. Bir de bu organizmanın "aydın" olduğunu iddia eden insanlar var ki, onları zaten boşver.

Cem 07-10-2009 23:23

Arkadaş ne düzeysiz yazılar yazan birisin sen böyle yahu. Yazdıklarına bak:

-üç kuruşluk tuvalet kağıdı seviyesinde
-gazetesinde yazan solcular için "pavyona düşmüş kadın" benzetmesi yapan
-iktidar yalakası
-liboş

Nedir bunca küfür, hakaret, aşağılama?

Bu mudur sizin seviyeniz?

Bu tür ifadeleri gerek siyasal, tarihsel kişilik ve kurumlar için, gerekse de forumdaki kişiler için kullanmaya izin vermiyoruz.

Hem bunca hakareti, aşağılamayı kullan ondan sonra ceza alınca da "vay bunlar despot, vay bunlar nasıl özgürlükçü" vs. söylemleriyle demagojiye başlıyorsunuz.

Yukarıdaki türden ifadeleri kullanamazsınız arkadaşım!

Bir kitabı beğenmediğini elbette ifade edebilirsin ama "üç kuruşluk tuvalet kağıdı değerinde" ifadesi hakaret ve aşağılamaya girer. Buna hakkınız yok.

"Liboş" ne oluyor? Nonoş gibi. M. Kemal'e de "gay Kemal" diyorlar, hoşuna gidiyor mu? Gitmiyor demi? O halde sen de başka düşünce akımlarına karşı benzer ifadeler kullanmamalısın demi?

Molloch 07-10-2009 23:30

Ahmet Altan forum üyesi mi? Forum üyesi değilse neden kendisine saygı duymak ve kullandığım dili sansürlemek zorundayım? Zorla sevgi, saygı nasıl olacak? Saygı zorla gösterilmez. Saygı hakedenlere gösterilir sadece. Ahmet Altan'ın iktidar yandaşı ve şovenist olması benim hatam değil. Kendisinin hatası.

Nihal Atsız ne kadar saygı hakediyorsa, Hüseyin Üzmez ne kadar saygı hakediyorsa, Ahmet Altan da o kadar saygı hakediyor. Ayrıca "seviyesizliğimden" dem vurarak yaptığınız taraflı davranışları haklı mı çıkarıyorsunuz? Ulusalcılara ve sosyal demokratlara "faşist" diyerek hakaret eden çok sayıda üye var. Schopenhauer ve Pervane mesela. "Liboş" mu daha saldırgan bir ifade, "faşist" mi? Schopenhauer ayrıca şahsıma da ağır hakaretler etti ancak ceza bile almadı fakat ben bir günlüğüne siteden uzaklaştırıldım.

"Seviyeden" bahsederek beni güldürmeyin lütfen.

dilaver 07-10-2009 23:37

44- Kişilik Hakları İhlallerine ve Hakaretlere Göz Yumulmayacaktır

a) Gerek bu forumun üyelerine gerekse de tarihsel, politik şahsiyetlere, çeşitli kurumlara; başka din, mezhep, ırk ve cinsiyetteki kişilere yönelik, onlar burada olmasa bile hakaret, aşağılama, kişilik hakkı ihlali içeren söz ve ifadelerde bulunulamaz. Bu tür mesajlar yöneticiler tarafından silinecek, ifade tarzına göre gerekli görülürse disiplin cezası verilebilecektir.

saygılarımla

Molloch 07-10-2009 23:42

Alıntı:

Bir kitabı beğenmediğini elbette ifade edebilirsin ama "üç kuruşluk tuvalet kağıdı değerinde" ifadesi hakaret ve aşağılamaya girer. Buna hakkınız yok.
Yok artık! Lütfen dalga geçtiğini söyle! Kitaplarını da eleştiremeyeceğiz liberal ayetollahlarımızın yani? Ahmet Altan'ın kitapları ucuz ve basit kitaplar. Kendi edebi zevkime sahip bir insan olarak Ahmet Altan'ın kitaplarını istediğim kadar aşağılayabilirim. Ayrıca Ahmet Altan'ın kitaplarının şempanzelere hitap edebilecek kadar basit ve ucuz olmasının, Ahmet Altan'ın ideolojik görüşleriyle doğrudan ilgisi yok. Orhan Pamuk da liberal ama bazı kitapları güzeldir mesela, gerçi tabii ki peygamberleri Ahmet Altan (s.a.v.) eleştirildiği için çileden çıkan liberallerin bu ayrımı algılamalarını beklemiyorum.

Evet, şimdi bir kere daha tekrarlayayım üstüne basa basa: Ahmet Altan'ın kitapları ucuz ve ilkokul seviyesinde kitaplar. IQ seviyesi 60'ın altında, kadınları göğüslerden ve bacaklardan ibaret olarak hayal eden, nihilist, suratı sivilceli ergen gençlerin okuyacağı türden kitaplar. Ayrıca ucuz fiyata satıldıkları gerçeğini de ben uydurmadım! Ama çok güzel çaydanlık altı ve sayfaları yırtılırsa, kedi tuvaletine takviye oluyorlar! O yönden faydalı kitapları yani!

Molloch 07-10-2009 23:43

Alıntı:

dilaver´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 245312)
44- Kişilik Hakları İhlallerine ve Hakaretlere Göz Yumulmayacaktır

a) Gerek bu forumun üyelerine gerekse de tarihsel, politik şahsiyetlere, çeşitli kurumlara; başka din, mezhep, ırk ve cinsiyetteki kişilere yönelik, onlar burada olmasa bile hakaret, aşağılama, kişilik hakkı ihlali içeren söz ve ifadelerde bulunulamaz. Bu tür mesajlar yöneticiler tarafından silinecek, ifade tarzına göre gerekli görülürse disiplin cezası verilebilecektir.

saygılarımla

Belirttiğiniz için teşekkür ederim, "faşist" ve "postal yalayıcı" gibi hakaretlerle şahsıma saldıran Schopenhauer'e ceza vermenizi rica edebilir miyim? Hani en azından tarafsızlık illüzyonu yaratmak istersiniz diye. Ayrıca Ahmet Altan'a hakaret ettiğim için beni tekrar susturmaya çalışacaksanız bu durum ilerisi için bir örnek teşkil edecektir ve site dışında herhangi bir insan hakkında sübjektif olarak "hakaret" şeklinde yorumlanacak bütün yazılara ceza vermeniz gerekli olacaktır. Yani kısacası tek bir muhalif sesi susturmak için forumu bir çeşit karabasana çevireceksiniz. Ağır bir bedel değil mi?

negri 07-10-2009 23:48

konuya dahil olduğum için özür dilerim. izninizle.
Alıntı:

Molloch´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 245321)
Hani en azından tarafsızlık illüzyonu yaratmak istersiniz diye.

: )

dilaver 07-10-2009 23:50

Belirttiğiniz için teşekkür ederim, "faşist" ve "postal yalayıcı" gibi hakaretlerle şahsıma saldıran Schopenhauer'e ceza vermenizi rica edebilir miyim? Hani en azından tarafsızlık illüzyonu yaratmak istersiniz diye.

Edemezsiniz

Etseniz de ben size yardımcı olamam, çünkü hiç bir yönetsel oluşumun içinde yer almıyorum ve buna ne yetkim var ne de etkim.

Uygun görmediginiz iletilerde (! ) butonunu kullanınız, ben çok sık yapıyor ve takip ediyorum, size de tavsiye ederim.

Tarafsız oldugumu iddia ediyorsanız ve bu site yönetimi açısından ise bana özür borçlusunuz. Ama forum alanlarındaki iletilerim için ise, ben taraflıyım. Emekten ve insanlıktan yana tarafım bu da tüzüge aykırı degil.

Ben komünistim ve bununla da gurur duyuyorum. Ve bu anlamda tarafım.

Ama stede yöneticilik yaptıgım süre dahilinde sadece tüzükten taraf oldum. Bunu size ben en çok sevmeyenler bile teyit edeceklerdir.

saygılarımla

aydoe 08-10-2009 00:13

Alıntı:

Oldum olası sevmemişimdir Ahmet Altanı ve Neşe Düzeli,onları kımızı koltuk programında dinlerdim.
Ahmet Altan'ın koltukta yayılmış oturuşu,ukala ukala konuşmaları,aydın elit herşeyi çok biliyormuş havasında ki saçma sapan söylemleri hiç hoşuma gitmezdi,hatta sinir olurdum.
Cinsellik çok önemli herhalde yaşamında ki Tanrıyı bile kalçaları bacakları ve memeleri yarattığı için seviyor .
Anal oral dönem fiksasyonunda herhalde ,yazarımız.
Sevmediğimden ve saygı duymadığımdan da hiçbir kitabını okunmaya değer görmedim.
Çünkü o zaten insana saygı duymayan küçük dağları ben yarattım havasında yaşayan bir zati muhteremdi.
Burjuva entellüektelidir,sonradan emperyalizmin basın sözcülüğüne soyunmuştur,bu işten yaşamını sürdürür ve yolunu bulur.
Aykırı ve çok bilmiş duruşu ile kendini tatmin eder ve de nemalanır.
Pkk kamplarına gider onları savunur,Ermenileri savunur,TC aleyhinde çalışmanın daha fazla getirdiğini ve desteklendiğini görmüş ve safını seçmiştir.
Küresel sermayenin emrinde bir kalemşördür.
Eğlenirim ben, hayattan ve çalışmaktan zevk alırım. Sizin ciddiye aldıklarınıza güler, sizin sakladıklarınıza hiç doymayan bir açgözlülükle bakarım.
Bana ve benim gibi olanlara hoşgörülü davranan iyi bir tanrım, adına dünya dedikleri büyük bir memleketim, kahkahalarım ve eğlencelerim var.

Eğlenir bizlerle ve sizlerle ,aç gözlüdür,gözü kalça ve bacaklarda ve memelerdedir,yaşamaktır gayesi dünya onundur,Türkiye'nin insanımızın fakir fukaranın emekçinin anlamı yoktur.
Bukelemun gibidir,uyar dünyaya kahkaha ve eğlence içinde yaşar,bakmaz kimsenin göz yaşına.
Allah sevenlerine bağışlasın:p
Daha önceki Ahmet Altan başlığında böyle yazmışım,doğru yazmışım ,kendisini hiç sevmem .
Düşünceleri benimle zıttır.
Ne yazık ki site kurucumuz Cem arkadaşla bire bir örtüşür düşünceleri ve Cem arkadaşımız Taraf okur ve Ahmet Altan'ın yazılarını da beğenir.
Saygı duymak lazım ,hakaret yerine fikirsel tartışmalara girmek lazım.
Ben de Özdemir ince okurum ,İlhan Selçuk okurdum,Musataf Balbay'ı da okurdum ama içerde çıkar inşallah.
Medyadaki insanlar neden önemli toplumu yönlendiriyorlar,kitleleri etkiliyorlar.
Doğaldır gayri nizami bir savaş yaşanıyor ülkemizde Ali Kemaller gibi taraflar olacaktır.
Amerikan ,İngiliz kalemşörleri de olacaktır,halkımızı aydınlığa doğruya götürmeye çalışanlar olacağı gibi mandacılığı savunanlarda çıkacaktır.
Seviyeyi üslubu bozmadan tartışılabilmelidir konular.

sargon 08-10-2009 00:20

Ulusalci anlayisin bir yönü bastan beri cok dikkatimi cekiyor. Siyasi hasimlarina karsi son derece saldirganlar. Asagilama, hakaret, yalan dolan, hersey mübah. Yukardaki olayda bu görülüyor. Liberallere, islamcilara, Kürtcülere, ulusalci tutum almayan sosyalistlere. Bunun neden böyle oldugunu yüksek sesli olarak düsünüyorum. Gecmiste nasyonal sosyalist hareket de ayni bu yöntemleri kullaniyordu. Bir taniktan dinleyelim:

"Hitler hareketi ülkeyi bir sel baskini gibi silip süpürüyor, partileri önüne katmis sürüklüyordu. Bu hareketle savasmak görevim oldugu icin, fabrikalarda, sokaklarda ve gemilerde onun yöntemlerini inceliyordum. Nazi'ler, kampanyalarini sinirsiz bir cesaret, kabalik, adanmislik ve sinizmle sürdürüyordu. Iscilere daha yüksek ücret, sanayicilere daha fazla kar ve issizlere iyi ücretli is sözü veriyorlardi. Köy emekcilerine toprak, ciftcilere vergiden muaf tutulma ve daha yüksek gelir, büyük toprak sahiplerine hükümet destegi ile daha ucuz emek vaadediyorlardi. Kapitalizme atip tutuyor, sahne arkasindan ise sanayi krallariyla pazarliklar yapiyorlardi. Nazi toplantilarina yiginlar halinde katilip bayrak sallayan ögrenci ve entellektüellere meslek ve yetki vereceklerine söz veriyorlardi. Nazi propagandasi, diger politik gruplar tarafindan yapilan hatalari cabucak ortaya cikarip teshir ediyordu. Bu propaganda ile örgütlü terör mükemmel bir sekilde elele yürümekteydi. Terörize edilen tüccarlar, karlarinin bir bölümünü Nazi'lere teslim ediyordu. Liberaller, kitle toplantilari yapamayacak ölcüde terörize edilmislerdi. Kahverengi gömlekli saldiri müfrezelerine coplama, bicaklama ve kavga sirasinda muhalifleri vurarak öldürme gibi terör teknikleri ögretiliyordu." (Jan Valtin, Karanligin Otesinde, sf. 293-294)

Su anda Türkiye'de bu düzeyde bir nasyonal sosyalist hareket yok. Gecmiste MHP ve bazi islamci gruplarda bu özellik vardi. Simdi ise ulusalcilik olarak gelisen akim cesareti, kabaligi ve saldirganligi ile bu sekillenmeye uygun bir görünüm sergiliyor. Islamci akimlar icinde de hala gecmisteki saldirganligi sürdürenler var. Iclerinde fiziksel saldirganliga baslamis olan gruplar da var. Ancak su anki haliyle daha cok kültürel düzeyde kaba ve saldirgan bir dille öne cikiliyor. Bu karakter, nerdeyse bütün totaliter anlayislarin temel özelliklerinden biridir.

Sitede bu kaba, hakaret dolu tarzi mahkum etmemizden dolayi dogal olarak en cok sikinti cekenler totaliter egilimli islamcilar ile ulusalcilar oluyor. Sitenin bu temel ilkelerini hicbir sekilde degistirmeyecegimizi sürekli söylüyoruz. Bu yöntemle sitede provokasyona girisenlerin ceza almasi durumunda siteyi demokrat olmamakla suclamaya haklari yoktur.

Molloch 08-10-2009 00:23

Alıntı:

Seviyeyi üslubu bozmadan tartışılabilmelidir konular.
"Seviye ve üslup" dayatması site yönetiminden geldiğinde ve taraflı olarak uygulandığında böyle yürümüyor işler ama. Kendi görüşünde olmayan yazarları cezalandıran bu yönetici zihniyete saygı falan duymuyorum. Binbir türlü hakarete uğradım ancak bu hakaretleri yapan kişi en ufak bir ceza almazken ben siteden yasaklandım. Çok rahatsız oluyolarsa, yasaklasınlar siteden işte! En iyi yaptıkları iş zaten.

Molloch 08-10-2009 00:28

Alıntı:

"Hitler hareketi ülkeyi bir sel baskini gibi silip süpürüyor, partileri önüne katmis sürüklüyordu. Bu hareketle savasmak görevim oldugu icin, fabrikalarda, sokaklarda ve gemilerde onun yöntemlerini inceliyordum. Nazi'ler, kampanyalarini sinirsiz bir cesaret, kabalik, adanmislik ve sinizmle sürdürüyordu. Iscilere daha yüksek ücret, sanayicilere daha fazla kar ve issizlere iyi ücretli is sözü veriyorlardi. Köy emekcilerine toprak, ciftcilere vergiden muaf tutulma ve daha yüksek gelir, büyük toprak sahiplerine hükümet destegi ile daha ucuz emek vaadediyorlardi. Kapitalizme atip tutuyor, sahne arkasindan ise sanayi krallariyla pazarliklar yapiyorlardi. Nazi toplantilarina yiginlar halinde katilip bayrak sallayan ögrenci ve entellektüellere meslek ve yetki vereceklerine söz veriyorlardi. Nazi propagandasi, diger politik gruplar tarafindan yapilan hatalari cabucak ortaya cikarip teshir ediyordu. Bu propaganda ile örgütlü terör mükemmel bir sekilde elele yürümekteydi. Terörize edilen tüccarlar, karlarinin bir bölümünü Nazi'lere teslim ediyordu. Liberaller, kitle toplantilari yapamayacak ölcüde terörize edilmislerdi. Kahverengi gömlekli saldiri müfrezelerine coplama, bicaklama ve kavga sirasinda muhalifleri vurarak öldürme gibi terör teknikleri ögretiliyordu." (Jan Valtin, Karanligin Otesinde, sf. 293-294)
Evet, işte seviyemiz bu! Yani ülkedeki sosyal demokratları Nazilere benzetmek seviyesizlik değil ancak tek bir liberal bireyin kitaplarını aşağılamak seviyesizlik. Sargon istediği kadar hakaret yağdırabilir ve genellemeler yapabilir, karşıt görüştekileri Nazi olmakla suçlayabilir ancak bütün liberaller dokunulmazdır, değil mi? Ahmet Altan'ın kitaplarından bahsettiğim için yasaklanmakla tehdit ediliyorum ancak karşıt görüştekiler beni istedikleri gibi şeytanlaştırabiliyorlar. Üstelik milliyetçi/ulusalcı bile değilim, Schopenhauer ile olan tartışma bütünüyle Islam ve laiklik üzerinden yapıldı. Pes artık.

Bir de bütün bunların üstüne hala "gerçek demokratlık" taslamanız kesinlikle çok acizce.

evrensel-insan 08-10-2009 00:32

Saygideger sargon;

Ulusalci anlayisin bir yönü bastan beri cok dikkatimi cekiyor. Siyasi hasimlarina karsi son derece saldirganlar.-sargon-

Bu dedigini; aynen dindar arkadaslarin, dinlerden "ozgur" arkadaslara karsi genelde kullandiklari dil ve uslubu hatirlarsan, bence konu biraz daha aydinliga kavusur. Tabular, putlar, dokunulmazlar, sorgulanmazlar v.s. bir teslimiyet getirir. Bu teslimiyette bilgiden degil; teslimiyetin ezberinden kaynaklanir.

Bu temel de; herhangibir kisinin tabusuna "dokunursan" otomatikman, duygusuna dokunursun ve onu "rahatsiz" edersin. Ondan ezber bozmasini istersin, ona teslim oldugunu gosterirsin, ondan sorgulamasini istersin. Tum bunlar, ona "cok fazla" gelir ve duygu psikolojisi olarak ta; bildiklerinin kendisini rahatsiz ettigi bilincaltindadir. Bu onu zorlar. Bu zorlama da "isyan" yaratir. Cunku, ezber bozmak istemez, sorgulamak istemez ama savunmak, sahip cikmak ve sabitlemekten de vazgecmez. Iste celiski; birisinin, bunu; ona gostermesidir.

Sorun da burdadir. Bu sorun; tum inanclar, tabular ve sorgulanmazlar, kutsallasmis, soyut/somut degerler icin gecerlidir.

Site bunu kurulus amaci olarak dini konular da yasiyordu; son zamanlardaki gelismeler isiginda dini konular da yasananlar; bugun milli konularda yasaniyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pervane 08-10-2009 00:33

Alıntı:

Molloch´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 245306)
Ahmet Altan forum üyesi mi? Forum üyesi değilse neden kendisine saygı duymak ve kullandığım dili sansürlemek zorundayım? Zorla sevgi, saygı nasıl olacak? Saygı zorla gösterilmez. Saygı hakedenlere gösterilir sadece. Ahmet Altan'ın iktidar yandaşı ve şovenist olması benim hatam değil. Kendisinin hatası.

Nihal Atsız ne kadar saygı hakediyorsa, Hüseyin Üzmez ne kadar saygı hakediyorsa, Ahmet Altan da o kadar saygı hakediyor. Ayrıca "seviyesizliğimden" dem vurarak yaptığınız taraflı davranışları haklı mı çıkarıyorsunuz? Ulusalcılara ve sosyal demokratlara "faşist" diyerek hakaret eden çok sayıda üye var. Schopenhauer ve Pervane mesela. "Liboş" mu daha saldırgan bir ifade, "faşist" mi? Schopenhauer ayrıca şahsıma da ağır hakaretler etti ancak ceza bile almadı fakat ben bir günlüğüne siteden uzaklaştırıldım.

"Seviyeden" bahsederek beni güldürmeyin lütfen.

Sn. molloch ne kadar ezbere cevaplar yazdığınızın farkında dahi değilsiniz. arkadaşım birincisi ben 2 yıllık site üyeliğim süresince tek kişiye faşist, ulusalcı, sağcı, yobaz, din tüccarı, cahil, düşüncesiz türünde tek hitap sözü kullanmamış bir üyeyim, buyrun 2000 üzerine çıkan mesajlarımı tek tek tarayınız buyrun 8000 üzeri üyeye tek tek sorunuz kime faşist demişim. sadece bu sitede yalancıya yalancı demişliğim vardır. Ha dert olan tek bir iletim var ondan bahsettiğinizi biliyorum ki o iletideki yazılar bana ait değil. Yazar Bülent Akyürek ulusalcı tanımı yapmış bir söyleşisinde ve cafe de sadece Türk solu için genel konuşulan bir başlık olduğu için tanımı Türk solunun duruşuna benzettiğim için de o söyleşiyi asmış oldum başlığa. Genel olarak türk solunun duruşundan çıkardığım sonuç, edindiğim izlenim o tanıma uyuyor ki bu benim genel olarak görüşümdür tek tek o akımın şahıslarına yönlendirdiğim bir tanımlama değil. Ama sizden şu iletinizi ispatlamanızı rica edeceğim buyrun forum ortada hatta yönetimden sandık odasına 2 yıl içinde kaldırılan mesajlarımı da talep edebilirsiniz. bu sitede hangi üyeyi doğrudan faşist ve türevi ifadeler ile suçladığımı ispatlamanız gerekiyor iddia sahibi sizsiniz. shopen konusundaki iddianız da beni ilgilendirmiyor her koyun kendi bacağından asılır. bu tür ifadeler kullanan üyeleri ben olumlamıyorum. Ben bu tür bir hitap şeklini yanlış buluyorum ve bulmayan kişileri de kendi adıma kınıyorum.

ayrıca şu anda Muhammed de forum üyesi değildir, Atatürk de, Kenan Evren de, genelkurmay Başkanı'da, başbakan da, uğur Dündar, Mehmet Ali Birand'da vs.vs.. madem bu kişiler forum üyesi değil bu kişilerin şahsına saygısızca tavır takınıp da hakaret edebilirmiyiz? eleştiri ile kişilige saygı,hakaret arasındaki ince çizginin neyi anlatmaya çalıştığını bu sınırı belirleyemiyor olabilirsiniz ama dönüp iletilerinizi bir daha gözden geçirmeniz, bir daha düşünüp ondan sonra alakasız kişilerin kendi yanlışınıza örnek olup olmayacağına karar vermeniz gerekmiyor mu? Beni sevmeyebilir, saygı duymayabilirsiniz, fakat bana yersiz ithamlarda bulunma hakkı vermiyor bu size! Bilmem anlatabildim mi?

Molloch 08-10-2009 00:35

Alıntı:

Tabular, putlar, dokunulmazlar, sorgulanmazlar v.s. bir teslimiyet getirir.
Katılıyorum. Ahmet Altan (s.a.v.) öyle bir put olmalı ki kitaplarının bu şekilde aşağılanması bile müritlerini rahatsız ediyor. Vahiy iniyor galiba.

Cem 08-10-2009 00:37

Alıntı:

molloch´isimli üyeden Alıntı
Ahmet Altan forum üyesi mi? Forum üyesi değilse neden kendisine saygı duymak ve kullandığım dili sansürlemek zorundayım?



Sayın molloch tüzüğümüzü iyi okumadığınız belli. Oysa üye olurken bu metni okuyup onayladığını belirterek üye olabiliyorsunuz Tüzüğün 44. maddesi:


44- Kişilik Hakları İhlallerine ve Hakaretlere Göz Yumulmayacaktır
a) Gerek bu forumun üyelerine gerekse de tarihsel, politik şahsiyetlere, çeşitli kurumlara; başka din, mezhep, ırk ve cinsiyetteki kişilere yönelik, onlar burada olmasa bile hakaret, aşağılama, kişilik hakkı ihlali içeren söz ve ifadelerde bulunulamaz. Bu tür mesajlar yöneticiler tarafından silinecek, ifade tarzına göre gerekli görülürse disiplin cezası verilebilecektir. Eğer yöneticilerin böyle bir müdahalede bulunmadığını, geciktiğini düşünüyorsanız, ilgili mesajın sağ üst kısmındaki kırmızı ünlem işaretine tıklarak "Mesaj Rapor Et" formunu doldurup gönderiniz.

Alıntı:

Zorla sevgi, saygı nasıl olacak?
Sevme zorunluluğun hiç yok. Fazla saygı göstermek zorunluluğun da yok. Ama minimal düzeyde saygı gösterme zorunluluğun var. Hepimizin var. "Beğenmiyorum" diyebilirsin "hiç sevmiyorum" diyebilirsin "kitapları değersiz" diyebilirsin "okumam, siz de okumayın" diyebilirsin ama "üç kuruşluk tuvalet kağıdı değerinde romanları var" diyemezsin, dememelisin. Bu eleştiriye değil hakarete girer.

sargon 08-10-2009 00:40

Schopenhauer ile olan tartismani bilmiyorum, ama burda son derece saldirgan ve düzeysiz bir üslup kullandigin acik. Birincisi haksiz yere ceza almis isen moderatör uygulamasina itiraz edebilirsin. Bunu sürekli siteyi provoke etmek amacli yapamazsin. Ikincisi ben seni Nazi'likle suclamiyorum. Bir daha oku. Ama totaliter egilim sahibi olmak ile sucluyorum. Aslinda senin degil, bütün totaliter egilimlerin böyle saldirgan bir dili oldugunu ileri sürüyorum. Sorun sen degilsin, Ahmet Altan da degil. Burda düzeysizlik yok, bir tespit var. Sen de diyebilirsin ki, ben totaliter egilimli degilim, ama dilim böyle.

Gösterildigi gibi hakaret etmek suc, bu kisiler burda olmasalar bile. Bunlari yaptiktan sonra suyun üstüne cikamazsin. Ahmet Altan'in yada baska birinin görüslerini begenmedigin icin (yazilarini degil) saldirma, asagilama ve hakaret etme hakkina sahip oldugunu söyleyemezsin. Bu düpedüz totaliterizmin bir ifadesidir.

sargon 08-10-2009 00:46

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Bu dedigini; aynen dindar arkadaslarin, dinlerden "ozgur" arkadaslara karsi genelde kullandiklari dil ve uslubu hatirlarsan, bence konu biraz daha aydinliga kavusur. Tabular, putlar, dokunulmazlar, sorgulanmazlar v.s. bir teslimiyet getirir. Bu teslimiyette bilgiden degil; teslimiyetin ezberinden kaynaklanir.

Bu temel de; herhangibir kisinin tabusuna "dokunursan" otomatikman, duygusuna dokunursun ve onu "rahatsiz" edersin. Ondan ezber bozmasini istersin, ona teslim oldugunu gosterirsin, ondan sorgulamasini istersin. Tum bunlar, ona "cok fazla" gelir ve duygu psikolojisi olarak ta; bildiklerinin kendisini rahatsiz ettigi bilincaltindadir. Bu onu zorlar. Bu zorlama da "isyan" yaratir. Cunku, ezber bozmak istemez, sorgulamak istemez ama savunmak, sahip cikmak ve sabitlemekten de vazgecmez. Iste celiski; birisinin, bunu; ona gostermesidir.

Sorun da burdadir. Bu sorun; tum inanclar, tabular ve sorgulanmazlar, kutsallasmis, soyut/somut degerler icin gecerlidir.

Bu dogru, buna birsey demiyorum. Benim iddiam, bazi akimlarin gelistirilmesi asamasinda beraberinde bir kültürel davranis biciminin de o akimlara kodlanmis oldugu seklinde. Yani olayi sadece insanlara özgü bir psikolojik tepki acisindan degil, bir de siyasal düzlemde ele aliyorum. Siyasal düzlemde de ortaya cikan tablo totaliter egilimli siyasal akimlarin saldirgan bir dil ve üslup kullanmaya önem verdikleri seklinde.

Molloch 08-10-2009 00:46

Alıntı:

Yazar Bülent Akyürek ulusalcı tanımı yapmış bir söyleşisinde ve cafe de sadece Türk solu için genel konuşulan bir başlık olduğu için
Başlığı hatırlıyorum ve size gelen tepkileri de hatırlıyorum. "Ulusalcı" kavramı sadece Türk Solu denen gariban oluşumu değil bu ülkedeki liberalleri rahatsız eden bütün sakıncalı piyadeleri kapsıyor belli ki. Zaten hakaretin hedefini Türk Solu'ndan kaydırıp "karşı kamptaki" bütün insanlara yönelttiğiniz için eleştiri de almıştınız. Ve işte fazla beklememize gerek kalmadan Sargon da "karşı kamptaki" herkesin ne kadar Nazilere benzediğiyle ilgili incilerini bizimle paylaştı. Seviye bu mu? Hani hakaret yoktu? Ahmet Altan'ın yeteneksizliğiyle dalga geçmek hakaret ama Atatürkçü = Nazi demek hakaret değil? Pes.

Alıntı:

ayrıca şu anda Muhammed de forum üyesi değildir, Atatürk de, Kenan Evren de, genelkurmay Başkanı'da, başbakan da, uğur Dündar, Mehmet Ali Birand'da vs.vs..
Kenan Evren'den başlarsak kendisi hakkında (haklı olarak) son derece ağır eleştiriler yapıldı. Hakaret boyutunu da geçtiğinden hiç şüphem yok. Ece Temelkuran'ın kendisiyle ilgili yazısı yayınlandı mesela, benim Ahmet Altan'la ilgili yazdıklarım kadar ağır bir yazı. Son derece de güzel bir yazıydı. Ben siteden yasaklanacağımı bilsem bile Kenan Evren, Ahmet Altan gibi sevmediğim insanları acımasızca eleştiriririm. Muhammed hakkında da ağır eleştiriler yapılıyor, yapılmak zorunda, Ayşe ile olan evliliğinden dolayı sübyancılığı tartışılıyor, bu kelime bile birçok Müslümanın gözünde hakaret. Eğer Muhammed'e "hakaret eden" her üye yasaklanacaksa sanırım forumdaki birçok üyeyi atmak zorunda kalırsınız. Şu ana kadar ilginizi çekmeyen bu türden ağır hakaretler birisi site yönetimini eleştirdiğinde mi birdenbire dikkatinizi çekti?

Yani eleştiri ile hakaret arasındaki çizgiyi belirlemenin despot yönetimimizde olması bile yeterince rahatsız edici ama, çok bariz vakalarda bile ne kadar taraflı olduğunuzu ispatladınız. Schopenhauer neden ceza almadı? Üstelik milliyetçilikle alakasız bir tartışmada bana hakaret etmesine rağmen?

Schopenhauer, "ırkçıları ve yobazları" eleştirdiğim bir yazımdan dolayı bana "postal yalayıcı, faşist" dedi. Tekrar vurgulayayım da liberal despotlarımız beni yine milliyetçilikle suçlamasın. "Irkçılar ve yobazlar."

Molloch 08-10-2009 00:53

Alıntı:

Burda düzeysizlik yok, bir tespit var. Sen de diyebilirsin ki, ben totaliter egilimli degilim, ama dilim böyle.
İlginç. Ben de Ahmet Altan ile ilgili yazılarımda düzeysizlik değil, "tespit" olduğunu iddia ediyorum. Açık açık kendin gibi düşünmeyen bir grup insanı Nazilerle kıyaslayıp bunun "tespit" olduğunu nasıl iddia edebiliyorsun? Ben "liberaller = Naziler" deseydim kaç defa yasaklanmış olurdum siteden sence?

placebo 08-10-2009 00:54

Sevgili molloch,bırakın yazmayın yahu..Hala anlamadınız mı ?Ahmet Altan..Gazetesinin adı ne= Taraf..Size şu an saldıranlar kimler=Taraf olanlar..Taraf kutsal kelime.Şifre;Taraf Ahmet peygamberin kitaplarını tekbir getirmeden anmayınız. Hele tuvalet kağıdı falan Allah muhafaza demeyiniz, çarpılırsınız ..

Olduk olmadık yerde kutsallıktan bahsetmeyelim bundan sonra..Ayıp oluyor ..

Molloch 08-10-2009 00:57

Haklısın galiba Placebo. En iyisi kendileri gibi düşünmeyen herkesi topluca yasaklasınlar. O zaman mutlu olacaklar belli ki.

evrensel-insan 08-10-2009 00:58

Saygideger sargon;

Siyasal düzlemde de ortaya cikan tablo totaliter egilimli siyasal akimlarin saldirgan bir dil ve üslup kullanmaya önem verdikleri seklinde. -sargon-

Bunun, duygusallik ve bilgi yetersizliginin yaninda bir nedeni de, "Osmanli erkeklik gelenegi", yani sanki cok bagiran, "efe olan"; daha "hakliymis, dogruymus" algisi. Bir nedeni de; senin ustune gelen rakibi "sindirme, korkutma" yanasimidir.

Ya da sen bana soylermisin; Turkiye'de totoliter egilimli olmayan bir siyasal akim var mi? Hemen bildir.

Daha dogrusu; siyasetin dogasi degilmidir, totaliterlik?

Saygilarimla;
evrensel-insan

unbe 08-10-2009 00:59

herkes biraz sakin olabilir mi?
mollochu bir günlüğüne ben banladım ve evet şopen ceza almadı.
sebebini merak edenler yönetim kademelerine ve üstlerime danışabilir bu konuda.

cigi 08-10-2009 01:12

Türkce'nin kelime hazinesi az oldugu icin cok dikkatli secim yapmali Molloch.
Tuvalet kagidi demezsin de, cok ince bedeni temizlemeye yarayan kagit diyebilirsin.:)

Dün gece cafede acilan bir baslikta bir arkadas ''Bu iletiler silinisiiiiiin''
diye bir baslik acmisti. Baslik silindi yok.

Muhammed ile dalga geciliyor diye kivranip duruyordu arkadas fakat kendisi ona, buna fasist, irkci gibi kelimeleri kullaniyor. Kendisine islam formunu biraz daha iyi incelemesini öneririm.:)

Ahmet Altan'i annesi cocuklugunda emzirememis galiba...
Bu merak nedendir acep?:D

Lestat 08-10-2009 01:16

şu nazi konusu hakkında bn de bir iki şey söylemek istiyorum.şiddet-saldırganlık yüzünden eğer ulusalcı kesim nazilere benzetiliyorsa,algılayamadım pek!.naziler hala almanyanın doğusunda bıçaklı saldırılarda faln bulunuyorlar.eğer ozamandan bahsediliyorsa.batmakta olan almanya nın kurtarıcı olarak görüldükleri için bu kadar büyük bir "gaza gelme" vardı.ulusalcılarla bnce hiç bi alakası yok..kavgaysa herkes savunurken kavgaya girmedi mi?brda her kesimin nasıl saldırganlıklarda bulunduğunu yazmaya gerek yok zaten herkes iyi biliyor.sadece saldırganlıkla bağlamak için nazi örneğini vermek gereksiz olmuş.bugün nazi dünyanın en nefret duyduğu şahsiyetlerden adolf ismi kullanılmıyor bile.fakat vatanseverler bu adam ve yandaşlarıyla kıyaslanıyor.şaşşırdıımm

pervane 08-10-2009 01:20

Şu ana kadar ilginizi çekmeyen bu türden ağır hakaretler birisi site yönetimini eleştirdiğinde mi birdenbire dikkatinizi çekti?

Bakın bu sitede Kenan Evren yargılansın adı altında bir grup var.Yanlış hatırlamıyor isem cem tarafından grubun ilk aldığı isim nedeni ile grup kurucusu yasaklandı ve de adı değiştirildi. buyrun söz konusu site yönetimi olduğunda tek sizin tarzınıza karşı çıkılıyor hakarete izin verilmiyor ise burdan başlayalım yani bu sitede kimse size eleştiride bulunmayın demiyor. oturup beni de sabahtan akşama kadar eleştirebilirsiniz. tek sorun üslup dur! anlatmaya çalıştığımız da budur. kendim de ceza almış bir üyeyim ve yazdıklarım doğru şeyler olmasa da evet yazdım diyebiliyorum, tüzük kurallarını bile bile yazdım ve de cezamı çektim. şimdi sizin savınıza göre ben kendileri gibi düşünenler grubuna giriyorum peki o halde neden ceza aldım? Bu kadar zor mu yanlışı görmek! sn. molloch artık bir karar vermeniz gerekmiyor mu? başka üyelerin hatalarını kendinize kalkan yaparak bu başlıkta uygun görülmeyen tarzda,kişilik haklarını ihlalde tüzüge aykırı iletiler yazmakta israrlımısınız? sizin kendi duruşunuzu belirlemeniz başka üyelerin icraatlarına bağımlı bir seyir mi izleyecek? sizi molloch olarak nerde görmemizi istiyorsunuz, falanca şunu demiş ben de bunu demeye hak kazandım türünden başka üyelerin izinden yürüyen, örnek alan bir profilde mi olmak istiyorsunuz?

Molloch 08-10-2009 01:31

Alıntı:

pervane´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 245401)
Şu ana kadar ilginizi çekmeyen bu türden ağır hakaretler birisi site yönetimini eleştirdiğinde mi birdenbire dikkatinizi çekti?

Bakın bu sitede Kenan Evren yargılansın adı altında bir grup var.Yanlış hatırlamıyor isem cem tarafından grubun ilk aldığı isim nedeni ile grup kurucusu yasaklandı ve de adı değiştirildi. buyrun söz konusu site yönetimi olduğunda tek sizin tarzınıza karşı çıkılıyor hakarete izin verilmiyor ise burdan başlayalım yani bu sitede kimse size eleştiride bulunmayın demiyor. oturup beni de sabahtan akşama kadar eleştirebilirsiniz. tek sorun üslup dur! anlatmaya çalıştığımız da budur. kendim de ceza almış bir üyeyim ve yazdıklarım doğru şeyler olmasa da evet yazdım diyebiliyorum, tüzük kurallarını bile bile yazdım ve de cezamı çektim. şimdi sizin savınıza göre ben kendileri gibi düşünenler grubuna giriyorum peki o halde neden ceza aldım? Bu kadar zor mu yanlışı görmek! sn. molloch artık bir karar vermeniz gerekmiyor mu? başka üyelerin hatalarını kendinize kalkan yaparak bu başlıkta uygun görülmeyen tarzda,kişilik haklarını ihlalde tüzüge aykırı iletiler yazmakta israrlımısınız? sizin kendi duruşunuzu belirlemeniz başka üyelerin icraatlarına bağımlı bir seyir mi izleyecek? sizi molloch olarak nerde görmemizi istiyorsunuz, falanca şunu demiş ben de bunu demeye hak kazandım türünden başka üyelerin izinden yürüyen, örnek alan bir profilde mi olmak istiyorsunuz?

Hala anlatamıyorum galiba. Bu sitedeki yönetim taraflı ve ideolojik. Bu başlıktaki tavrınız bile bunu ispatlıyor. Yönetimin neden bu kadar taraflı olduğuyla ilgili son derece somut bir örnek verdim. Mesele site dışındaki "ünlü" insanlara "hakareti" yasaklamaksa eminim bu sitedeki çoğu yazarın bir açığı yakalanabilir çünkü ünlü insanlara, özellikle de siyasilere yönelik, "hakaretler" hep var. Mesela Schopenhauer, kendisi "ünlü" bir insan olan Deniz Baykal'la ve TSK kurmaylarıyla ilgili son derece ağır laflar etti. Ceza aldı mı? Hayır. Ceza almakla tehdit edildi mi? Hayır. Ben de diyorum ki: siz ÖDGciler olarak iliklerinize kadar taraflısınız. Adeta küçük bir engizisyon gibisiniz. Bu başlıkta önce Ahmet Altan'ı, sonra da ÖDGcilerin tutumunu eleştirdiğim için "Nazi" olmakla suçlandım. Sargon bana bu kadar iğrenç bir iftira attığı için ceza alacak mı? TABİİ Kİ HAYIR.

Mesele şu ki, Cem yönetimi ve kendisine yakın bir yazara "hakaret ettiğim" için beni siteden atmak istiyor ve bunu tabii ki başaracak. Bu başlık da buharlaşıp gidecektir herhalde.

ulpian 08-10-2009 01:40

Forumda son derece güçlü ve enerjik bir şekilde kendi siyasi çizgisini savunmasına rağmen, hiçbir ceza, edit, uyarı vs. almayan milliyetçi, Atatürkçü, komünist veya liberal üyeler de var. Ayrıca üslubundan dolayı ceza alan komünist veya liberal üyeler de mevcut.

Şu durumda, birazcık olsun, bari aradabir, ceza alan üyeler olarak ''acaba ben ceza almayanlara göre neyi farklı yapıyorum'' diye sormamız yerinde olmaz mı?

Hem bütün bunların bu başlık konusu ile ne ilgisi var. Haklı veya haksız yere ceza aldım diye, bundan böyle girdiğim bütün başlıklarda bu konuyu açmak çok mu anlamlı.

Molloch 08-10-2009 01:45

Alıntı:

Forumda son derece güçlü ve enerjik bir şekilde kendi siyasi çizgisini savunmasına rağmen, hiçbir ceza, edit, uyarı vs. almayan milliyetçi, Atatürkçü, komünist veya liberal üyeler de var. Ayrıca üslubundan dolayı ceza alan komünist veya liberal üyeler de mevcut.
Sargon beni Nazilerle kıyaslarak hakaret sınırını çok bariz bir biçimde çiğnedi. Ceza alacak mı? Ayrıca şunu da kabul ediyorum: Schopenhauer ile tartışırken ikimiz de hakaret sınırını defalarca aştık. Ben zaten cezalandırılmayı bekliyordum ancak Schopenhauer'in cezalandırılmaması ve hatta yazılarının bile editlenmemesi beni epey şaşırttı doğrusu!


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:15 .