![]() |
Ya Ölümden Sonra Hayat Yoksa? Ya da Varsa
Varsayalım ki, ölümden sonra hayat yok. Bu durumda bir yaratıcı olduğunu kabul etmeyen ve ölümden sonraki hayata inanmayan insan da, bir yaratıcı olduğuna ve ölümden sonraki yaşama inanan insan da yok olup gidecek. Sonuçta ölüm kesin ve herkes ölecek.
Yaratıcıyı kabul eden de etmeyen de ölümden sonra hayat yoksa yok olup gidecek ve her ikisi içinde bir azap , ya da bir mükafat yok. Peki ya bir yaratıcı varsa da ve ölümden sonra hayat varsa? Ya cennet ve cehennem gibi kavramlar varsa? Bu durumda yaratıcının varlığını kabul eden karda , etmeyen zararda oluyor.Ateist insanların genelde hayata pragmatist bir mantıkla baktıklarını biliyoruz. Zaten inançsızlıkları onları, pragmatist olmaya yönlendiriyor. Pragmatist bir mantıkla bakarsak, ve bu mantığa göre sorumuzu sorarsak; Yaratıcının varlığını kabul etmek mi, yoksa reddetmek mi daha mantıklı? Ateist insanlar, bu sorunun cevabını düşünmüşlerdir sanırım. Kur'an Ehli Not: Ateist olan Üyeler, ayrı ayrı bu soruyu yanıtlarlar ise sevinirim. Fikirlerini ayrı olarak bilmeyi umuyorum. |
Sevgili KuranEhli, şimdi Saddam Hüseyin gibi namazı niyazı yerinde bir mümin kulun cezasını çektikten sonra cennete gideceğini ama bütün hayatı iyilikseverlikle geçmiş bir ateistin ise ilelebet cehennemde kalacağını hangi adalet ölçüleriyle bağdaştırıyorsun? sorabilirmiyim.
|
bana öyle bir ateist gösterebilirmisin sodomo ? baskalarin dinlerine hakaret edecek peygambere hakaret edecek allah inanmayacak ve sonra adalet arayacak ... üstelik alay edecek bana simdiye kadar bu sitede ateistligi sevdirecek bir insan göstersene sodomo ? en usturublu saygili ve seviyeli konusan aranizda MUTEZILE oda bazen alayli tavirlar takilir ... bana göster de sonra adalet den bahset ...
|
Sodomo senin için ne biçim bir soru bu?sen ateist değilmisin?böyle bir soru sormaman lazım..
madem sordun..iyilik nedir?ve bütün kafirler iyiliklerinin karşılığını bu dünyada görürler..ahırete birşey kalmaz..Acaba Allah'ı inkar etmiş,yaratıcısını inkar etmiş,onun şahitliğini yapan şu kainattaki bütün şahitleri yalancılıkla suçlamış bir kafirin ahıretten beklediği nedir? |
Alıntı:
Ben, Saddamın cennete gideceğini iddia etmedim ki. Allah Kur'an da varlığını inkar edenleri ve de ona şirk koşanları cezalandıracağını belirtmiştir. Kimin cennete , kimin cehenneme gideceğine de karar veren yalnızca O'dur. Ben kimim ki allah'ın olan cennete cehenneme gitme yetkisini üzerime alınayım. Siz beni anlaşılan geleneksel islamcılar ile karıştırıyorsunuz. Ben yalnızca Kur'anı kaynak olarak kabul eden bir müslümanım. Sizin ateizme sürüklenmenize neden olan, Allah'ın Kur'an daki dini değil. Gelenekçilerin, Arap gelenekleriyle ve de uydurma hadislerle dolu uydurma dini. Onlar aklı, mantığı, bilimi reddediyorlar. Onlar kaynakları Kur'anı ölünün arkasından okunan üfürük kitabı yapıyorlar. Lütfen beni onlarla karıştırmayın. İçki içebilmek için mi Allah'ı inkar ediyorsunuz? Zina yapabilmek için mi? Bu günahları yaptığınız taktirde yalnızca günah işleyenlerden olursunuz. Allah kendisini inkar edenlerden ve ona ortak koşanlardan başka herkesi affedebileceğini Kur'an da belirtiyor. Önyargıyla dine bakmanın ve de dini tekellerine alan mezhepçilerin uydurmalarının sonucu, önüne geleni dinden çıkarmışlardır. Allah mı onlara yetki vermiş? Allah tan başka insanların imanını kim bilebilir ki? Bu bahsettiğim kişiler camilerde kıl tapınmacılığı yaparlr ama farkına varmazlar bunu yaparak Allah'a ortak koştuklarının. |
kuran ehli selam bizim dinimizde yani islamda baska insanlarin arkasindan konusmak giybetmidir degilmidir ? sanal alem de baskasini arkasindan konustuklarimiz giybetmidir degilmidir ? iftira atmiyoruz ama onun hakkinda yorumlar yapiyoruz giybet mi degilmi ... yanlis anlama genelleme olarak yazdim sana sahsen degil ben kendimden de örnek verebilirim ... ne dersin ?
|
Alıntı:
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve düşünün. Tüm bu güzellikleri yaratmış olan Tanrı böyle gaddarca bir şey yapar mı evlatlarına? "Sırf düşüncelerinden ötürü" İyi Ateist var mı diye hayıflanmış Burkay. Neden olmasın Burkay? Dinin Ahlâkla ilgisi yoktur. O ßeğenmediğiniz dinsizlerden ilk çağ filozofları ahlâk felsefesi yapıyorlardı vakt-i zamanında, ortada dinler de yokken. Tanrı vardır, ama Allah yani İslam'ın Tanrısı yoktur. Çünkü islam Tanrı katından değildir. Tanrı katından olsa merak etmeyin ilk inananlarından biri de ben olurdum. Orjinal SONY sahte SONY karşılaştırması gibi bir şey. Orjinal olan da aklınızdadır. Tek rehberiniz o'dur. Sevgi ve Saygılarımla... |
Ayrıca madem ki bir ateist, tüm hayatını iyiliklerle geçiriyor. Neden hala daha Allahın varlığını kabul etmiyor? Yaratıcıyı kabul etmesinden onu alıkoyan nedir?
Kendi kendime verdiğim cevapta, saçma sapan uydurmalarla, Arap gelenekleriyle, sapıkça yazılan hadislerle dolu olan mezhepçilerin dini yüzünden olduğunu düşünüyorum. Onlar kadını köle gib kullandılar. İstedikleri şekle zorla soktular. Bomba olup patladılar. İnsanların yaşamı için tehdit oluşturdular. Ama bu ateist insan , Kur'andaki gerçek dinden haberi olsa idi sanırım pragmatist olarak ta daha mantıklı olan Allah'a inanma yolunu seçerdi. Kur'ana önyargıyla , müslümanlara saldıracak ayetler aramak için değil, onun ne demek istediğini , insanlara verdiği mesajı anlamak için bakarlardı. |
arkadaşlar, Allaha inanmak için bütün güzel değerleri bir kenara bırakmak zorundamısınız?. Adalet duygusu, vicdan, özgür irade vb. değerler bizzat insanın yaratılışında mevcut. Keşke size verilen bu değerleride bir ayet olarak görebilseniz.
Sevgili KuranEhli, Allaha inanan insanların ne kadar günah işlerse işlesin cehennem de cezalarını çektikten sonra tekrar cennete gidecekleri görüşü bütün müslüman din adamları tarafından kabul edilmiş bir görüştür zaten Kuran da bütün vurgusunu inanan-inanmayan (mümin-kafir) üzerine yapar gerekirse daha detaylı olarak tartışırız. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Öncelikle Platforma hoşgeldiniz demek istiyorum. Şu ana kadar okuduğuma göre çok mantıklı bir insansınız. Kur'an-ı Kerim dışında bir kaynağı kabul etmiyorsunuz, çünkü içlerinde pekçok saçmalık var. Ben de aynı sizin gibiydim. Mezhebim yoktu, hadislere inanmazdım. Fakat çok şükür doğru yolu Kur'an okuyarak buldum ve hamdolsun bugün Tanrı'sının verdiği aklı referans kabul eden, hiçbir dine ve dinî dogmaya inanmayan biriyim. Umarım yakın zamanda Kur'an-ı Kerim'deki ayetler hakkında fikir alışverişinde bulunuruz. Saygılarımla... |
haliyle bu din emret di diye biz kelimeyi sehadet getiriyoruz ve ömründe kalbiyle inanarak kelimeyi sehadet getiren kisi eger ki çok günahlari var ise cezalarinin bitecegi güne kadar cezasini cehennemde yanarak hesabi görülecek ... inanmayan için ise bu konu bahis degil çünki o allaha sirk kosmustur ve allaha inanmamistir ... bu yüzden bazi inanmayan lar dalga geçerler ve derlerki ben hergün kelimeyi sehadet getiriyorum günahlarimi çeker cennete giderim ... kalben ve iman edrek bu olay gerçekligini korur ...
|
Alıntı:
Cehennemden cennete geçildiğini söyleyen bir ayet söyler misiniz? . Bu da kendilerini cennette görmek isteyenlerin uydurması. Böyloe birşey olmadığını şu ayette gözlemleyebiliriz: Bakara suresi 80 dedilerki Sayılı birkaç gün müstesna, bize ateş dokunmayacaktır, dediler. De ki (onlara): Siz Allah katından bir söz mü aldınız -ki Allah sözünden caymaz-, yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? Bakara suresi 81. Hayır! Kim bir kötülük eder de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa işte o kimseler cehennemliktirler. Onlar orada devamlı kalırlar. Ayetler oldukça net değil mi? Cehennemden cennete transfer olduğunu düşünenler bunu neye dayabdırıyor acaba? |
Sayın hasan_ ,
Teşekkür ederim. Din adını herkes sahiplenmiş. Oysa din hep tekti. Her zaman da adı islamdı. Allah bunu ayetlerinde söylemiştir. ama bu mezheplere bölünenler sanki tapularındaymışçasına, din adı olan islamı kendilerine özgülemişlerdir. Bu mezhepçiler hep birbirini kafir , sapık ilan ederler. Bunların bu saçmalıklarını gören insanların Allah'ın varlığını inkar etmesini gayet doğal karşılıyorum. Bunların saçma uydurma mezheplerine kim inanır ki. Kuran ı kendinize tek kaynak yapıyor iseniz ne mutlu size. Aklı , mantığı kullanan, bilime değer veren insanların artması bu müşrikleri korkutuyor belli ki. Beni her dini forumdan banlıyorlar. Çünki akla mantığa karşı cevap veremiyorlar. Allah'ın ayetlerini gösterip, neden bu ayetlere ters davranıyorsunuz dediğim zaman bana küfrediyorlar. Allah kur'an da aklı mantığı kullanmayı emretmiştir. Ama onlar anlamak istemezler |
KuranEhli öncelikle hoşgeldin... Seni uzaktan da olsa tanıyoruz desem yalan olmaz. özellikle "ya varsa" düşünceni islami forumlarda da dile getirdiğin konusunda bilgilendirildik ve gerekli hazırlığı yaptık(biz dinsizlerin kolu islami forumlara kadar uzanır :-P istihbarat olayı)
Daha sonra tekrar yazarım şimdi acelem var görüşürüz. |
bir tanrı fikrine inanmak bence tam anlamıyla işin kolayına kaçmaktır.nasıl olduğunu anlayamadığımız, açıklayamadığımız bütün herşeyi düşnmekten ve araştırmaktan kaçarak yüce güce bağlamak mantık dışı.bu dünya üzerinde herşeyin açıklaması bilimdedir her ne kadar şuan gelinen nokta bu zor soruları açıklamamıza yetmesede tek güvenilir kaynak bilimdir.tarihte dinin insanlara kabul ettirmeye çalıştırdıkları dogmaları yıkan tek şey gene bilimsel çalışmalar, bilim adamları olmuştur.
ateistim ve tanrıya inanmam sadece ya varsa varsayımına dayanıcaksa, öldükten sonra bile kara geçme amacını güdeceksem hayatımın sonuna kadar mantığımın dışına çıkmamayı tercih ederim. |
Bu pragmatizm niye insanlar tarafindan surekli getiriliyor, anlayamiyorum. Ben pragmatist falan degilim, keske olsaydim. Hic olmadigim gibi ateist olmamla da pragmatizmin ne iliskisi olabilecegini anlamiyorum. Galiba soyle dusunuluyor: ateistler iyi degerleri olmayan kisilerdir, cunku iyi degerleri insan din sayesinde alir. Bu tur adamlar da cikarlarina duskun insanlardir. Herseyi reddederler, kimseye iyi davranmak zorunda degillerdir, ahlaksizdirlar, icerler, kumar oynarlar, sahtekarlik yaparlar. Cunku onlari engelleyecek hic bisey yoktur.
Ikide bir onume gelen bu dusunce bicimiyle ilgili klavyenin tuslarina basarken bile kendime kiziyorum. Insan sevgisinden ne kadar yoksun, ne kadar duskun bir dusunce bicimidir bu. Kendisine ait, onu insan yapan degerleri olmayan, kendisine oyle davranmasi emredildigi icin iyi davranan bir insan gercekten insan midir, yada ne kadar iyi bir insandir. Topluluk halinde yasayabilmemiz insanlari birtakim degerler sahip cikmaya yoneltti. Kaldi ki hayvanlarda bile olan bir takim iyi duygular, ayrica toplumsal yasamin ekledigi degerlerle birlesti. Ilk caglardan beri yoksula gucsuze yardim etmek, zalimlik yapmamak, baskalarini da dusunmek, sahtekarlik yapmamak vb. kotu seyler olarak gorulmustur. Samanlarin binlerce yil dogru durust bir dinleri yoktu ama onlarda da bu degerler ayni sekilde onemliydi. Modern insan, dini ahlaktan ayirir. Ahlakli olmak toplumsal yasamin getirdigi bir seydir, ve dinli, dinsiz herkesi kesen birseydir. Ahlakli olmanin elbette inanc ve dusunce sistemleri ile ilgili yanlari vardir. Ancak gozden kacirilan sey sudur ki, dini anlayislari insanoglunun felsefesinden uzaklastiran akimlar humanist temelleri sahip olan akimlardir. Hatta bugun dunyadaki dinsizlerin buyuk bir kismi humanisttir. Orta Dogu dinlerinde en buyuk gunah Tanri'ya inanmamaktir. Bunun disinda her gunah bagislanir. Iste bir dinin benim icin en kabul edemeyecegim yani da budur. Ibrahim bir peygamberdir, karisini adeta pazarlar, ruya gorup oglunu kesmeye kalkar, cocugu ile cariyesini colun ortasina birakir. Bu adam tam bir cani olmasina karsin, butun yaptiklari Tanrisinin her dedigini yapmasiyla aciklanarak yuceltilir. Bugun yasasa yeri timarhane olacakken, din tarihinde en yuceler konur. Neden? Tanrisinin her dedigini yapmistir. Bir suru baska ornek verilebilir. Insan her kotulugu yapabilir, yeter ki Tanri'ya inansin, onun dedigini yapsin. Iste Ortadogu dinlerinin bu temel noktasi beni en cok iten seydir. Boyle bir insanlikdisi anlayisa ben sevgiyle bakamam. Kusura bakmayin. |
sargon demiski :Modern insan, dini ahlaktan ayirir. Ahlakli olmak toplumsal yasamin getirdigi bir seydir, ve dinli, dinsiz herkesi kesen birseydir. Ahlakli olmanin elbette inanc ve dusunce sistemleri ile ilgili yanlari vardir. Ancak gozden kacirilan sey sudur ki, dini anlayislari insanoglunun felsefesinden uzaklastiran akimlar humanist temelleri sahip olan akimlardir. Hatta bugun dunyadaki dinsizlerin buyuk bir kismi humanisttir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- modern insan nedir dini inkar etmesimi dinde ahlak kurallarini hiçe saymak mi ? fuhus yapmakmi pavyonlarda konsamatristlik mi ? yoksa sahillerde herkesin önünde üstsüz dolasmak mi modern insani bir anlatirmisin ? din olmasa ahlak kurallari da olmaz ... saygi göstermek de bir ahlak kuralidir ve kendimize soralim nakadar bagliyiz bu ahlak kurallarina ... |
Sayın nemesis,
Nasıl oldğunu anlayamadığımız, açıklayamadığımız şeyleri düşünmememiz gerektiğini Allah mı söylemiş? Aksine bizi aklı, mantığı, bilimi kullanmaya sevketmiştir. Evrenin sırlarını sorgulamamızı, kainattaki mucizelerini sorgulamamızı istemiştir. İşin kolayına kaçıp , sorgulamayanlar; geleneksel islamcılar ya da dinlerini tahrif etmiş olan diğer topluluklardır. Bilimin açıklayamadığı konuları da, bir yaratıcı olduğu gerçeği açıklıyor. Birbirini tamamlıyorlar. Siz bilimin açıklayamadığı şeyler için , açıklamasını mı bekleyeceksiniz? Ya bunun için ömrünüz yetmezse? Ya bilim hiç açıklayamazsa? |
Bi saniye pragmatizm çıkarcılık değilmi, Ateist bir insanın cennette sefa sürme ve cehennemde azap çekme gibi bir kaygısı olmadığına göre bu konuda ne bir pragmatistliği , çıkarcılığı olabilir? Esas inanan, ya varsa diye inanan bi insan pragmatisttir cennetin sefasını sürmek için. Bu konuda ateistler pragmatist olamaz.
|
Alıntı:
|
ateist bi insanın, allaha inanmamasının kendisine ne gibi bir faydası olurda pragmatist olabilir. İnananlar kendilerine fayda sağladıkları için inanıyorlar. Allahı sevmek falan hikaye, hep korku, hep ödül....
|
Sayın sargon,
Pragmatizmin kötü birşey olarak algılanması gerektiğini, ilk defa sizden duyuyorum. İnsanın kendi faydasını düşünmesi kadar doğal ne olabilir ki. Ayrıca ateist insanların ahlaksız olduğunu ben söylemiyorum. Aksine bir çoğunun erdemli ve ahlaklı kişiler olduklarına şahidim. Sizin bahsettiğiniz değerler, tabiki ilk çağlarda dahi vardı. İnsanların topluluk halinde yaşayabilmesi için bu değerler gerekli olan birşeydir. Din de ilk çağlarda vardı. Bir insanın onurlu, erdemli ahlaklı olabilmesi için illa dine de ihtiyacı yoktur. Ben sorumda Allah'a ve ölümden sonraki hayata yönelik sormuşken, siz cevap olarak dinleri ele alıp yorumlamışsınız. Dinler her zaman insanlar tarafından bozulmuştur. Nasılki şimdi uydurma bir islam dini varsa, insanlar tarafından bozulan.Bu insanlar kur'anı savunur ama iş okumaya gelince ölünün arkasından okurlar. eğer sizi ortadoğu dinlerinden İbrahim peygamberle ilgili verdiğiniz örnekler gibi şeyler uzaklaştırıyorsa, bilin ki o bahsettiğiniz şeyler, sadece insanların uydurmaları. Hadis dedikleri uydurmalarda olan, ya da Hristiyanlık ve Musevilikte olan asılsız şeyler. Sizi eğer bu tür şeyler dinden uzaklaştırıyorsa , bilin ki son kitap olan Kur'an da bunlar yok. Bunlar sadece uydurmadan , safsatadan ibarettir. Varsın geleneksel islamcılar bunlara inanmaya devam etsin. Acaba ne zaman farkedecekler, insanları Allah'ı inkar etmeye sevkettiklerinin. Ne zaman uydurdukları saçmasapan dinin insanları dine önyargıyla bakmaya yönelttiğini anlayacaklar. Siz Kur'anı okudunuz mu? Onda insanlık dışı olan şeyler varsa bunlar nelerdir? Bunu yazar mısınız? Uydurmalarla olan şeylerden değil, gerçek Kur'andan örnekler verin bize lütfen. |
Pragmatizm kelimesini faydacılık olarak ele alın. Eğer pragmatist keş-limesini görüpte soruyu ona göre cevaplıyorsanız, pragmatisliği işin içinden çıkarıp soruyu şöyle soralım:
Varsayalım ki, ölümden sonra hayat yok. Hepimizde öleceğiz. Bu durumda yaratıcıyı kabul eden için de , etmeyen içinde bir azap yada ödül yok. Ya cennet ya da cehennem varsa, yaratıcıyı kabul eden ödüllendirilecekken, kabul etmeyen cezalandırılacak? İnanmak mı , inanmamak mı daha mantıklı? |
Sayın sevdarevr,
Ben bilimi hiçbir zaman reddetmedim. Her zaman bilimden yanayım. Bilimin yaratıcı gerçeğini dışlaması gerektiği de nereden çıkmış? Neden bilimle yaratıcı gerçeği bir arada olamaz? Bunu açıklayabilir misiniz? |
Alıntı:
|
Allah'ın varlığından şüphelenmenin günah olduğunu size kim söyledi? Geleneksel islamcılar mı? allah herşeyi sorgulamamız gerektiğini, aklı mantığı kullanmamız gerektiğini söylerken, neden onun varlığını sorgulamak günah olsun? Hangi kitapta yazıyor günah olduğu? Hadis kitaplarında mı?
|
allah vardır ve birdir demek, kelime i şaadet getirmek imanın birinci şartı. bunda bir tereddütün varsa imansız olursun ve bu da günahtır. sorgulayamazsın.
|
Bir defa kelime i şahadet imanın şartı diyenler mezhepçiler. Kur'anın hiçbir yerinde kelime i şahadet geçmez. Sadece Lailahe illallah geçer. Ben müslüman olarak doğdum diye allah'ın varlığını sorgulamayayım mı? Önce ateist olup , sonra Allah'ı bulup mu, inanmalıyım Allah'a? Allah'ın varlığını sorgulamayacaksam, annemden babamdan gördüm diye körükörüne inanacaksam, neden Allah bana aklımı kullanmamı öğütlüyor? Aklı kullanma, araştırma, körü körüne bağlan. Oh ne kolay. İşin kolayı bu. Ben o bahsettiğiniz kişilerin uydurma dinine inanmıyorum. Ben yalnızca Kur'an daki dine inanıyorum. Ne demek istediğimi daha iyi anlamak için uyrun foruma yazı astım. Yazı başlığı 'kurandaki din ve uydurulan din' Önce ne demek istediğimi anlayın.
|
KELİME-İ ŞEHÂDET
İslâm'a girişin temel şartı olan cümle. Bu Arapça cümle, "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhü ve rasûluh"tur. Şehadet cümlesi tevhidi ve Hz. Muhammed (s.a.s)'in peygamberliğini ifade eden iki bölümden oluşur. Birinci bolümde Allah'tan başka ilah olmadığına, ikinci bölümde de Hz. Muhammed (s.a.s)'in Allah'ın kulu ve rasulü olduğuna tanıklık edilir. Bu tanıklık kesinlik kazanan bir bilgi ve inancın dille açıklanması anlamındadır. İslâm, Allah'ın birlenmesi (tevhid) ile Rasul'ün Allah'tan getirdiklerinden oluşur. Diğer tüm inanç esasları, insan ve toplum hayatını düzenleyecek emir ve yasaklar, Allah'a ve Peygamber'inin O'ndan getirdiklerine inanmanın içindedir. Bu nedenle Kelime-i Şehadet İslâm'ın en özlü bir ifadesidir ve bu cümlenin söylenmesi tüm İslâm'ın topluca (mücmel olarak) kabulü anlamına gelir. Kişinin Allah'tan başka ilah bulunmadığını söylemesi, Kur'an'ın tanımladığı tüm isim ve sıfatları ile Allah'ın varlığına iman ettiği; Hz. Muhammed (s.a.s)'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğunu söylemesi de onun Allah'tan getirdiği tüm emir ve yasaklara, tüm haberlere inandığı, bunlara itaatla yükümlü olduğunu kabul ettiği anlamına gelir. Aynı cümle içinde Hz. Muhammed (s.a.s)'in Allah'ın "kulu" olarak tanımlanması da Rasul'ün sözgelimi Hristiyanların yaptıkları gibi yüceltilmemesi, tanrılaştırılmaması gereğini ve bununla ilgili yükümlülüğü belirtir. Kelime-i Şehadet-i söyleyen kişi müslüman ve İslam toplumunun bir üyesi olur. Artık İslâm hukukunun müslümanlara tanıdığı tüm haklara sahiptir. Eğer müslümanlarla savaş halindeki bir toplumun üyesi (harbi) ise dokunulmazlık kazanır. Öldürülemez, esir edilemez, mal varlığına el konulamaz. Hiç kimse Kelime-i şehadet'i söylemeye zorlanamaz; zorlanan kişinin şehadeti geçerli sayılmaz. Buna karşılık kendiliğinden şehadet getiren kişiden girdiğini ilan ettiği İslâm'ın tüm kural ve gereklerini öğrenmesi, yerine getirmesi beklenir. (Ayrıca bakınız: Kelime-i Tevhid, Muhammed (s.a.s), İman, İslâm, Nebi, Rasul, Peygamber maddeleri). -------------------------------------------------------------------------------------------------- KELİME-İ TEVHÎD Tevhîd birleştirme, birleme, bir olduğunu kabul etme ve bu şekilde inanma demektir. Istılahı manası ise; Allah'tan başka ilâh olmadığına iman etmek, O'ndan başka Rab ve Ma'bud tanımamaktır. Başka bir deyişle; ihtiva ettiği manaya gönülden inanarak "Lâilâhe illallah Muhammedun Rasûlüllah" sözünü söylemektir. İşte "Allah'tan başka ilâh yoktur Muhammed Onun Rasûlüdür" anlamına gelen bu söze"Kelime-i Tevhîd" denir. "Kelime-i Tevhîd " tüm semâvî dinlerin ortak inanç esaslarının temelini teşkil eder. Bu temele dayanmayan inanışların ve ibadetlerin tümü batıldır, Allah'ın yanında makbul değildir. Nitekim, Cenab-ı Allah'ın göndermiş olduğu elçilerinin tümüne vahyettiği ve insanlara tebliğ edilmesini istediği en önemli husus, "Tevhîd" inancının esasını teşkil eden bu kutsal kelimedir. Hak Teâlâ, Kur'ân-ı Kerîm'de, son elçisi Hz. Muhammed (s.a.s)'e hitaben: "Senden önce hiçbir rasûl göndermedik ki ona; Benden başka ilâh yoktur, şu halde bana kulluk edin, diye vahyetmiş olmayalım" (el-Enbiyâ, 21/25) buyurmakla bu gerçeği dile getirmiştir. Allah'tan başka ilâh tanımamak ve yalnızca O'na ibadet etmek tüm semâvî dinlerin ortak hedefidir. En güzel ifadesini "Kelime-i Tevhîd"de bulan bu husus, ehemmiyetine binaen, hem Kur'ân-ı Kerîm'de, hem de Rasûlüllah (s.a.s.)'ın hadislerinde çokça zikredilmiştir. Kur'ân'da: "Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır" (el-Bakara, 2/255). "Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır, en güzel isimler O'na mahsustur" (Tâhâ, 20/8). "O, sizin Rabbiniz olan Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. Herşeyin yaratıcısı O'dur" (el-En'âm, 6/102). "Allah ile birlikte başka bir ilâh çağırma. O'ndan başka ilâh yoktur. O'nun zatından başka her şey helâk olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz" (el-Kasas, 28/88) buyurulmaktadır. Rasûlüllah (s.a.s.)'ın hadislerinde de "Kelime-i Tevhid"le ilgili şu ifadelere rastlıyoruz: "Her kim, Lâ ilâhe illâllâh der ve Allah'tan başka tapılan şeyleri reddederse, onun malına ve canına dokunmak haram olur. Hesabı da Allah'a kalmıştır" (Müslim, İman, 37). "Lâilâhe illallah, Allah için yüce ve şerefli bir sözdür. Bunu samimiyetle söyleyen cenneti kendine vacip kılar. Yalandan söyleyen de malını ve kanını korumuş olur, fakat gideceği yer cehennemdir" (Alauddin Ali el-Hindi "Kenzü'l-Ummâl", l, 220). "Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in, O'nun elçisi olduğuna şehadet getirerek Allah'a mülaki olan kimse cennete girer" (a.g.e., l, 215). "Lâilâhe illallah" çok vecîz ve mana yönünden oldukça kapsamlı bir sözdür. Türkçe'ye"Allah'tan başka ilâh (tanrı) yoktur" şeklinde tercüme edilebilir. Ne var ki, Allah ve ilâh kelimelerinin ifade ettiği manalar tam olarak anlaşılmadıkça "Allah'tan başka ilâh yoktur." sözü; "Kelime-i Tevhid"in, kafalara ve gönüllere yerleştirmek istediği mefhumu ifade etmekte çok kısır kalacaktır. Kaldı ki, hiç kimsenin mü'min ve muvahhid sayılabilmesi için, Kur'ân'ın tanımladığı şekilde Allah'a iman etmesi ve tüm içtenliğiyle O'na teslim olması gerekir. Aksi takdirde "Kelime-i Tevhid"i diliyle söylediği halde, tevhide aykırı düşünce ve davranışlarından dolayı iman dairesinden çıkarak kâfir olması içten bile değildir. Kur'ân-ı Kerîm, Cenab-ı Allah' şöyle tanımlıyor: "Allah bir tektir (el-İhlâs, 112/1), O'ndan başka hiçbir ilah yoktur (el-bakara, 2/255). Tüm âlemlerin Rabbi'dir (Fatiha, 1/1), herşeyin yaratıcısı O'dur (el-Enam, 6/102), hüküm yalnızca Allah'ındır (ez-Zümer, 39/3), rızkı veren O'dur (ez-Zariyat, 51/58), dirilten de öldüren de (Alû İmran, 3/156), hastalara şifa veren de O'dur (el-En'âm. 5/59). O, her şeyi; gizli olanı da açıkta olanı da bilir. (İbrahim, 14/38). O'nun irade ve izni olmadan bir yaprak dahi dalından düşmez" (el-Mâide, 6/59). Kısacası Allah, akla gelebilecek her türlü noksanlıklardan münezzeh ve en mükemmel sıfatlarla muttasıftır. Kur'ân âyetlerinden de anlaşılacağı gibi, insanın mü'min ve muvahhid sayılabilmesi için, Allah hakkındaki düşüncelerinin sağlıklı olması, "Tevhîdi" çizgiyle paralellik arzetmesi gerekir. Bir yandan "Allah'tan başka ilâh yoktur " deyip diğer Yandan O'nun hükmünü reddetmek ya da hâkimiyetinde O'na ortak koşmak, kesin olarak haram kıldığı bir şeyi helâl, helâl kıldığı bir şeyi haram saymak, yalnızca kendisine mahsus özelliklerden birini veya birkaçını, yaratılmışlardan herhangi birine isnad etmek, Allah'a yaklaştıracak veya O'nun katında şefaatçi olacak diye O'ndan başka dostlar edinip bunları ulûhiyyet derecesine çıkarmak, Tevhîd inancıyla asla bağdaşmaz. Bu tür düşünce ve inançlara sahip kimse "Allah'tan başka ilah yoktur." demekle iman etmiş sayılmaz. Cenab-ı Allah bu gibi kimseleri yalancı ve inkarcı diye nitelemektedir: "Halis din yalnız ve yalnız Allah'ındır. O'ndan başka dostlar edinenler; bizi, sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye onlara ibadet ediyoruz, derler. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah, yalancı ve inkârcıyı hidayete erdirmez" (ez-Zümer, 39/3). "Yoksa onlar, câhiliyye hükmünü mü arıyorlar? İyi anlayan bir toplum için hükümranlığı Allah'tan daha güzel hüküm veren kim vardır?" (el-Tevbe, 5/50). "Allah'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rabler edindiler. Halbuki onlara; yalnız bir ilaha tapmaları emredilmişti. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır " (et-Tevbe, 9/31). Evet, "Kelime-i Tevhîd"; düşünce ve davranışlarda, şirkin her türlü pisliğinden arınmayı, sadece Allah'ın emirlerine boyun eğerek tâğûtun her çeşidini reddetmeyi gerektirir. Artık: "Her kim tâğûtu reddedip Allah'a inanırsa, asla kopmayan, sağlam bir kulpa yapışmış olur" (el-Bakara, 2/256. Ayrıca bk. La ilaha illallah). -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- simdik ister la ilahe illallah de veya la ilahe illallah muhammedin rasulallah de ister :"Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhü ve rasûluh" bunlari bir mümin kalben ve inanarak söylerse sonunda cennete gidecek ... ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- bir mümin inanmissa allahi aramasina gerek yok zaten onu manevi ortamda zaten hisseder ... bu teslimiyet ile ilgili ... allahi inandikdan sonra aramak mantiksiz dir ... zaten inanmis oldugun varligini hissetmis oldugun allahi aramak nedir ? süphedir ... süphe ise imanin zayifligidir ... ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- kuran ehli ,bu yüzden allaha teslim isen allahi aramak arastirmak dogru degil ... nasil dogru degil eger inanmiyorsan ve sonra inandiysan inandikdan sonra allahi tekrar arastiriyorsan bu süphedir ... anlarsin umarim ne demek istedigimi ... |
Müslüman olmanın gerek ve yeter şartı Allah'a inanmaktır.
Bunun delili de Galü bela'dır. Müslüman olmak isteyen bir ecnebiye; Arapça kelime i şahadet getirtmek, Erkek olanı sünnet ettirmek, İsmini değiştirtip Arapça isim koydurtmak, Kadın olanın başını kapattırmak, sonradan uydurmadır. |
Merhaba Sayın Kur'an Ehli,
Alıntı:
Nisa 56: Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Görüldüğü gibi, sırf düşüncelerinden ötürü deriler tekrar tekrar yakılmakta ve yeni deriler verilmetedir. Ben de o ayetlerin Tanrı'dan gelmediğini iddia ediyorum, ben de yanacağım bu hesaba göre. Tanrı düşüncelerinden ötürü, insanlara bu kadar acımasız olamaz. Bunları yazan Tanrı olamaz. Olur Diyorsanız, bu Tanrı'yı kötülemekten başka bir şey değildir.) Ahzab 53: Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaksızın ve yemeğe izin verilmedikçe girmeyin. Fakat çağırıldığınız vakit girin. Yemeği yediğinizde de hemen dağılın. Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin. Çünkü bu haliniz peygambere eziyet veriyor, ama o sizden utanıyor. Fakat Allah gerçeği söylemekten utanmaz. (Bunu Muhammed kendi için yazmış gibi. Yoksa Tanrı'nın bu gibi şeyleri Evrensel olduğu iddia edilen kitaba koymasındaki amaç ne olabilir?) Ayete devam: Hem O'nun hanımlarına bir ihtiyaç soracağınız vakit de perde arkasından sorun. (Bu ne demek? Perde arkasından iletişim hangi uygarlığa sığar? Bu düpedüz akıl ve çağ dışı bir uygulama) Enfal 16: Böyle bir günde her kim onlara, tekrar dönüp çarpışmak için geri çekilmek veya diğer bir safta yeniden mevzilenmek hâlleri dışında, arkasını dönerse, muhakkak Allah'dan bir gazaba uğramış olur ve varacağı yer cehennemdir, orası da ne kötü bir akıbettir. (Burada savaşta bariz bir korkutme ve tehdit var. Zorla insanları savaştırıyorlar din uğruna! Belki adamın çocuğu babasız kalacak, ama din daha önemli.) Enfal 17: Sonra onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah işitendir, bilendir. (Savaşı kazanınca da, onu siz kazanmadınız, Allah kazandırdı, ona mecbursunuz. Zaten kazanacaktınız da sizi "imtihan" ettik diyor.) Her ne kadar Reformist islamcılar kabul etmeseler de bir Nisa-34 Gerçeği var: Nisa 34: Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür. ** Elmalılı Hamdi, vb çoğu en kabul görmüş meallerde "dövmek" olarak geçer. Reformistler ise "evden çıkarmak" derler ki bu anlam "her nedense" son zamanlarda nazil olmuştur. Saygılarımla... |
Alıntı:
madem tanrı herşeyi bilir, neden gönderdiği son kitapda her şeyi açık açık yazmamıştır.açık açık diyorum çünkü kuranda belirtilen ayetlerin hepsi yoruma açıktır,isteyen istediği gibi yorumlayabilir ve bu günün şartlarına, sorularına cevap verilecek şekilde o ayetler din adamlarınca ustalıkla yorumlanabilmektedir.bir kaç örnek; halley kuyrukluyıldızı dünyaya teğet geçti, ilk koyun klonlandı, dünya dışında yaşam olabileceği bilim tarafından açıklandı.. din adamları ne yaptı, işte kuranda bu konuyla ilgili ayet diyerek bol keseden atmaya başladılar.kuran da yazılıysa ve ayetlerdede belirtiliyorsa neden olay ortaya çıkmadan önce insanların bilgisine sunulmaz? siz,bilim dünyasının bilimsel açıklamalarının herşeyi cevaplıyacak konuma bir anda geleceğini mi sanıyorsunuz?bu bir süreçtir çok uzun bir süreçtir.tabiki benim ömrüm yetmeyecek hatta belkide yüzyıllarca beklemek gerekecek bu sorulara bilimin verdiği cevapları görmek için ama geçmiştede yaşandığı gibi bu günün cevap verilemeyen soruları yüzyıllar sonra aksini iddia edemiyeceğimiz kati gerçekler olacaktır. inanın dini safsataların, tanrı düşüncesinin yalan olduğu bir kez daha (dolaylı yoldan da olsa) kanıtlanacaktır.ve bu gerçekler öyle 'tanrı ya varsa' varsayıma dayanılarak açıklanmaya çalışılmayacaktır, tamamen metafizik karşıtı, akılcı, insana özgü somut gerçekçilikle kanıtlanacaktır. son olarak; sizin söyleminize göre 'tanrı insanlara bilimi kullanmaları gerektiğini söylemiş'.. tanrı ve bilim kavramının var oluşlarından beri birbiriyle çeliştiğini düşünmekteyim ve asla aynı paralellikte ilerliyebileceklerine olanak vermiyorum. |
Alıntı:
Forumun ilk sayfasında yazdığınız bu yazıda, sizin de, yaklaşık olarak benim gibi düşünen ve de Kur'an a uyan birisi olduğunuzu düşünmüştüm. Kur'an size, yaratıcının olmadığı yönünde mi yol gösterdi? Kur'an daki ayetler hakkında fikir alışverişinde bulunmak isteme nedeniniz; Kur'ana karşı savaşınızla mı alakalı idi? Yukarıya yazdığınız ayetler, sizin Kur'an a karşı savaşınızda kullandığınız ayetlerden belli ki.bu ayetlere cevaplar vermek isterim. Bu konuda, bu topic yerine yeni bir topic te tartışak daha iyi olur. Bu topic benim için önemli. Topicin ana fikrinden uzaklaşıyoruz. Lütfen siz yeni bir konu açın ve orada tartışalım ayetleri. |
Sayın nemesis,
Bu sorulara bilimin sonsuza dek cevap verebileceği demek, dünyanın da sonsuza dek yaşayacağını düşünmektir. Peki dünyanın sonsuza dek var olacağı kanıtlandı mı? Din adamları diye bir sınıfın olmasını Allah mı emretmiş ki bir de din adamları ifadesini kullanarak onları yalanlasın. Ayrıca Kur'anda bir çok ayette Allah'ın hükümlerine ekleme yapanlar da eleştirilmiştir. mesela, yemek konusunda neredeyse her şeyi yemeyi yasaklayan bu din adamları dediğiniz sınıf direk bu ayetle muhataplar: De ki: Ne oldu size de Allah’ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram yaptınız bir de helal? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz? 10-Yunus Suresi 59 Ayrıca, Kur'andaki anlamı bilinmeyen ayetleri zamansız olarak, her şeyi biz biliriz havasıyla açıklayan o alim denen şahıslara Allah mı emretmiş sanki açıklayın diye. Son kitapta bir kaç ayet dışında her şey açık ve nettir. Bunun dışındaki ayetler ise, bilimle beraber anlamı anlaşılmaktadır. Bunlara muhkem ayetler denilmektedir. Allah müteşabih (anlamı açık) ayetler dururken, muhkem ayetler peşinden gitmememiz gerektiğini de ayette belirtmiştir. ama o din adamları kisvesi altına bürünen çok bilmişler, her şeyi biliriz havasıyla dünya düzdür diye açıklamaya kalkmışlar, sonra da çuvallamışlardır. Ayrıca neden bu muhkem ayetler de insanların bilgisine neden sunulmaz diyorsunuz. Kur'an evrenseldir diyoruz ya biz. O bedeviler ne anlardı embriyodan. Ne anlarlardı dünyanın yuvarlaklığından. Tanrı Varsa varsayımıyla açıklanacaktır dediğiniz şeyler de, bir nevi sizin inancınız. Bunu nereden biliyorsunuz? Kanıtlandı mı bu? 'Tanrı ve bilim kavramının var oluşlarından beri birbiriyle çeliştiğini düşünmekteyim' demişsiniz. Neden çeliştiğini açıklar mısınız? Ayrıca, u ayete de lütfen bakın: Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün birbiriyle yer değiştirmesinde, insanların yararı için okyanusta akıp giden gemilerde, ALLAH'ın gökten su indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve orada yaydığı her çeşit canlıda, rüzgarları ve gök ile yer arasında hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için elbette ayetler (dersler ve kanıtlar) vardır. (Bakara 164) ALLAH yanında, yaratıkların en kötüsü, akıllarını kullanmayan sağır ve dilsizlerdir. (Enfal Suresi 22) Aklı kullanmayı öğütleyen Allah, bilimi neden reddetsin? Neden bilimle Tanrı çelişir? Bunu açıklarsanız sevinirim. |
Alıntı:
Forumun ilk sayfasında yazdığım mesajda "eskiden" sizin gibi düşündüğümü yazmıştım, dikkatli okunacak olursa. Ve ekledim: "Kur'an okuyarak buldum ve hamdolsun bugün Tanrı'sının verdiği aklı referans kabul eden, hiçbir dine ve dinî dogmaya inanmayan biriyim. " Yani hiçbir dine inanmıyorum dedim. Ama bir yaratıcının olduğuna inanıyorum. Kur'an ayetleri konusundaki fikir alışverişi ise bir saldırı olarak düşünülmemeli. Ben size Kuran'ın neden Tanrı katından olmadığını kendimce göstermeye çalışacağım. Buna saldırıdan çok bir fikir alışverişi desek sanırım daha doğru olur, her şey sevgi ve saygı çerçevesinde olduktan sonra (?) Birazdan yeni bir konu açıyorum. Saygılarıma... |
kuran ehli herkese cevap yetistirdin benimkini sonuçsuz birakttin gözünden mi kaçti yoksa isine mi gelmedi ? ... --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- hasan demiski :
Nisa 56: Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Görüldüğü gibi, sırf düşüncelerinden ötürü deriler tekrar tekrar yakılmakta ve yeni deriler verilmetedir. Ben de o ayetlerin Tanrı'dan gelmediğini iddia ediyorum, ben de yanacağım bu hesaba göre. Tanrı düşüncelerinden ötürü, insanlara bu kadar acımasız olamaz. Bunları yazan Tanrı olamaz. Olur Diyorsanız, bu Tanrı'yı kötülemekten başka bir şey değildir.) ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------hasan sirf düsüncelerindeki farklilik degil inanç da isin isine giriyor sen bu ayete karsi zaten kendin teslim olmussun burada inanmayan insanlarin derileri tekrar tekrar yanip yaratilacak ... senin düsüncen serbest bu dünyada sana kimse baski yapmiyor ama kurani kerim seni uyariyor ... sen halen böyle allah olamaz diyorsan senin bilecegin bir sey ... cennet cehennem bosuna yaratilmadi ... bunun sebebi de ala bak inanmayan insanlar için nekadar da zor olsa cehennem hak dir ... inanmak sana bagli ... 2 yol var ya kurtulursun yada kaybedenlerden olursun ... ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ahzap 53. deki ayeti de senle tartisdik sen gene bu konuyu tekrar ediyorsun baska bir inanana karsi ... peygamber isminden belli herkez gelip görüsmek ister ama günde 100 kisi kapini çalarsa ve esini rahatsiz ederse bu isin içinden çikilmaz ... ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------Hem O'nun hanımlarına bir ihtiyaç soracağınız vakit de perde arkasından sorun. (Bu ne demek? Perde arkasından iletişim hangi uygarlığa sığar? Bu düpedüz akıl ve çağ dışı bir uygulama) ------------------------------------------------------------------------------------------------- hasan iste bilgin bunla sinirli arastirmadan yorum yapiyorsun sonra dogru kabul ediyorsun ... senin hanimina günde yüzlerce insan gelse sen bakayim napardin ... simdik 2006 yilindayiz okadar insan gelse hanimina ne düsünürsün uygar bir insan olarak kabul edermisin ? sonra gelen ler arasinda düsman olanlarda var ... -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- ama bu olayi kavriyamiyorsunuz ... ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- nisa 34 : burda kadini dövün diyor .. ne sekilde hangi sartlarda oldugunu vurguluyor .... hasan dönme plak gibisin bir türlü anlamak istemiyorsun ayeti kendi mantiginla yorumlamak istiyorsun çünki içinde fesatlik var kizma ... ----------------------------------------------------------------------------------- ya dövün anlamini siz karate full contack boks vs ... kasini gözünü agzini kirin mi anliyorsunuz ? erkek karisini korumak la görevlidir senin anladigin agzini burnunu kirmak dan geçiyorsa sen kendinden örnek veriyorsun ... ama sen ebedi bir sekilde konusarak hallederim diyorsun ... kuran da uyar diyor uyardikdan sonra devam ederse yataklarinizi ayirin diyor en sonunda hafifce dövün diyor gene olmadi ise ? sopa çekin demiyor bosayin diyor .... artik anla be güzel kardesim .... |
Sayın burkay,
Bna yönelttiğin, hangi yazına cevap yazmamışım? İlk sayfa daki bana yönelik yazına cevap yazmıştım. Bunun dışında göremedim bana yönelik ne var. Varsa cevaplayayım. |
Beyler,
Sürdürdüğünüz düzeyden ötürü herkesi tebrik ediyorum. Millet gelsin de Forum görsün.. Yok latife değil, gerçek. Burkay dostum, kabul edersen bir ricam var.. Yazılarını okurken o çizgilerden gözüm yoruluyor. Konuyu unutuyorum bazen. Senden azaltmanı isteyebilir miyim? Forum kurallarında yok - istersen daha fazla da çizgi koyabilirsin; bir şey diyemem:) Sadece rica ediyorum.. İlginç fikir teatinizi ben ilgiyle okuyorum, diğer site sakinleri de eminim bu konuyu takip ediyordur.. |
Sevgili KuranEhli, Kuran'da Allah'a inanmamanin en agir sekilde cezalandirilacagi nerdeyse her sayfasinda tekrarlaniyor. Bunlari saymaya kalksak belki 1000 defa soylenmistir. Hicbir kitapta inanmayanlara bu kadar cok tehdit gormedim ben. Hasan_ buna bir ornek vermis. Verdigi diger ornekler de aynen benim iddiama uyan ornekler. Daha fazla ornege gerek yok bence.
Sadece sunu sormak yeterli. Bana bugune kadar yazilmis baska bir kitap gosterebilir misin, ki inanmayanalara bu kadar cok tehditte bulunmus olsun. Ustelik insanlikdisi iskence tehditleri icersin. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:57 . |