![]() |
Ölüm sonrası hakkında bir yazı
|
Dr Lanza nın kuantumla hayatı açıklaması üzerineymiş.... biocentrism denilen teoriyi ortaya atmış... altta kısa açıklama (wikipedia'dan) ayrıca uzun bir sayfa da var
http://en.wikipedia.org/wiki/Biocentrism Biocentrism In 2007, Lanza published a feature article, "A New Theory of the Universe" in The American Scholar.[22] Lanza's theory –called biocentrism– places biology above the other sciences in an attempt to solve one of nature’s biggest puzzles, the "theory of everything" that other disciplines have been pursuing for the last century.[23][24][25] In this view, current theories of the physical world do not work, and can never be made to work, until they fully account for life and consciousness.[26] In biocentrism, what we call space and time are forms of animal sense perception, rather than external physical objects.[27] Lanza argues that biocentrism offers insight into several major puzzles of science, including Heisenberg’s uncertainty principle and the double-slit experiment, and into the forces, constants, and laws that shape the universe as we perceive it.[28] Above all, according an article in Discover, [29] an adaption of Lanza's book, “biocentrism offers a more promising way to bring together all of physics, as scientists have been trying to do since Einstein’s unsuccessful unified field theories of eight decades ago.” Lanza's article and book on "biocentrism" has received a mixed reception. David Thompson, an astrophysicist at NASA’s Goddard Space Flight Center said that Lanza's “work is a wake-up call.” [30] Nobel laureate (Physiology or Medicine) E. Donnall Thomas stated that "Any short statement does not do justice to such a scholarly work. The work is a scholarly consideration of science and philosophy that brings biology into the central role in unifying the whole."[31] Arizona State University physicist Lawrence Krauss stated “It may represent interesting philosophy, but it doesn't look, at first glance, as if it will change anything about science."[32] Wake Forest University scientist Anthony Atala stated "This new theory is certain to revolutionize our concepts of the laws of nature for centuries to come."[33] In USAToday Online, astrophysicist and science writer David Lindley asserted that Lanza’s concept was a "...vague, inarticulate metaphor..." and stated that "...I certainly don't see how thinking his way would lead you into any new sort of scientific or philosophical insight. That's all very nice, I would say to Lanza, but now what?"[34] Daniel Dennett, a Tufts University philosopher, said he did not think the concept meets the standard of a philosophical theory. "It looks like an opposite of a theory, because he doesn't explain how it consciousness happens at all. He's stopping where the fun begins."[35] Richard Conn Henry, Professor of Physics and Astronomy at Johns Hopkins University pointed out that Lanza's theory is consistent with quantum mechanics, “What Lanza says in this book is not new. Then why does Robert have to say it at all? It is because we, the physicists, do NOT say it––or if we do say it, we only whisper it, and in private––furiously blushing as we mouth the words. True, yes; politically correct, hell no!” [36] Indian physician and writer[37][38] Deepak Chopra stated “Lanza's insights into the nature of consciousness [are] original and exciting” and that “his theory of biocentrism is consistent with the most ancient wisdom traditions of the world which says that consciousness conceives, governs, and becomes a physical world. It is the ground of our Being in which both subjective and objective reality come into existence."[39] DDennett dahil birçok yorum var.... ilginç |
Bu yazıyı gazetede az önce okudum.
"Lanza, bu enerjinin bizi biz yapan en önemli öğe olduğunu ve bedenin ölümünden sonra varlığını sürdürdüğünü iddia ediyor." gibi ilginç bir yoruma kaçılmış haberde ,zaten o enerji bedenin ölümünden sonra devam eder.(Enerji yoktan var edilemez ,var iken yok edilemez.Enerjinin Korunumu Kanunu.)Şahsiyetin böyle bir şeyi iddia ettiği yoktur.Zaten doğrudur. "Zaman ve uzay kavramlarının aslında bizim bazı şeyleri tanımlayabilmek için uydurduğumuz kavramlar olduğunu da söyleyen Lanza..." ;uzayı bilebilmemiz bu noktada mümkün görülmesede zaman kavramı bizim bazı ihtiyaçlarımız için derlenmiştir. "Lanza, ölümün insanlar için bir yok oluş değil, sınırsız sayıda Evren içerisinde bir diğerine geçiş olarak tanımlıyor." ,burasıda benim kanımca ölüm sonrasını açıklamaya yarayan binlerce "cennet" masalından biridir.Büyük olasılıkla Bay Lanza ölümün enerjinin devamı olduğunu görmüş fakat insan kütlesi için tam bir son olduğunu kabul edememiştir.Sadece "Cennet" ini 7 kat gök üzerine koymak yerine ,ölümden sonra tekrar kütleleştireceği (veya kütleleşmemiş enerji olarak kalacağı) enerjisini paralel evrendeki başka bir yere koymuştur. İlginç bir "Cennet" senaryosu daha.Habere online yapılan yorumlar o kadar komikki ,bu teoriye beyin yetersizliğinden çamur atan insanlarımız 7 kat gök senaryosunun daha akla yattığını savunur görülüyorlar. |
şöyle diyor :
In cosmology, scientists have discovered that the universe has a long list of traits that make it appear as if everything it contains -- from atoms to stars -- was tailor-made for us," he writes. "Indeed, the lack of a scientific explanation has allowed these facts to be hijacked as a defense of intelligent design. şöyle tercüme edebiliriz: evrenbilimde (kozmoloji) bilim adamları evrenin atomdan yıldızlara kadar herşeyin sanki bir terziden çıkmış olduğu gibi izlenimi veren uzun bir özellikler (kurallar? özel vasıflar) listesi olduğunu keşfetmişlerdir. Tabii ki buna herhangi bir bilimsel açıklama olmaması "akıllı tasarım" savunması olarak aşırılmasının unsurları olmasını sağlamıştır. iyi bir tercüme olmadı galiba ama anlayan anlar :) Dr Lanza nın ateist (belki de agnostik) olduğunu sanıyorum bu arada.. |
Uyar Dostum Biocentric Teori Linki için sağol.Az önce okudum bitirdim.
"Space, like time, is not an object or a thing. Space is another form of our animal understanding and does not have an independent reality. We carry space and time around with us like turtles with shells" "Uzay ,aynı zaman gibi ,bir obje - bir şey değildir.Uzay sadece ilkel (hayvansı) zekamızın (anlayışımızın) bir diğer türüdür ve bağımsız gerçekliği yoktur.Uzayı ve zamanı sırtımızda kaplumbağa kabuğu gibi taşırız.(İşte kuantum budur..) "According to biocentrism, life creates the universe..." biocentrisme göre ,hayat evreni yaratır. Bu şahıs ile tanışmak isterdim.Biocentric teoriyi okumadan gazete haberine dayalı yazdığım bir üstteki yorumumda geçen ,"ilginç bir cennet teorisi"nden vaz geçiyorum.bu kesinlikle 7 kat göğe alternatif bir "cennet" teorisi değil. |
kesinlikle adam gayet değerli bir bilim adamı...
birçok görüşü var.. değerlendirmek lazım sevgili ilker.. |
Gazetedeki haberi ilk okuduğumda alternatif bilimsel cennet teorisi gibi geldi bana.Ama gazetelerimiz bazı şeyleri "-miş gibi göstermek" ten öteye pek gitmiyorlar.Biocentric Teoriyi okuduğumda zaten şahış ile hem fikir olduğumu gördüm.Wikipedia'da bulunan bölümün tamamını türkçeye çevireceğim ve gerek forumumuzda gerek wikipedia türkiye'de yayımlayacağım.Değerlendireceğim...
|
Öncelikle dile getirmekte fayda var ki ,Heidenberg Belirsizlik Prenbi hakkında bilgi sahibi olunmadan okunursa aşağıda ki teori "bu ne demek şimdi?" den öteye gitmeyecektir.Çeviri biraz zaman aldı kusura bakmayın.
Biocentrism Biocentrism ve biocentric (Yunanca : βίος, bio, "yaşam"; ve κέντρον, kentron, "merkez") terimleri yaşam ,doğa, ve biyolojinin temel ilkelerini içerir.Biocentrisme göre ,yaşam evreni yaratır.Bu görüşe göre ,fiziksel Dünya’nın mevcut teorileri ,yaşamı ve aklı açıklayamadan işleyemez ve işletilemez. Biocentric Teori Amerika’lı bilim adamı Robert Lanza tarafından önerilmiş ve Kuantum Fiziği üzerine inşa edilmiştir. Lanza’nın teorisi, son yüzyılda diğer bilim dallarının doğanın en büyük bulmacasını çözmek için peşinden koştuğu “Her şeyin Teorisi” ni açıklamak için, biyolojiyi tüm bilimlerden öne çıkarır. Bilimsel bir teori olarak görülebilmesi için Biocentrismin öngörü ve test edilebilirliğe sahip olması gerekir.Lanza Biocentrismin ,gelecekteki denemeler ile teoriyi kabul veya ret etmenin mümkün olmadığını iddia eder. Teori Biocentrismin temelinde, diğer fiziksel nesnelerden ziyade, uzay ve zamanın ilkel bir duyusal idrak olduğu yatar. Lanza, 1700 ün sonlarında yaşamış Immanuel Kant gibi uzayın hissedilebilir bir nesnelliğinin ve gerçekliğinin olmadığı sadece zihnin bir ürünü olduğu kanısındadır. Lanza Biocentrismin, Heidenberg’in Belirsizlik İlkesi, Çift Yarık Deneyi, algıladığımız evrenin kuvvetleri, sabitleri ve kanunlarının iç yüzünü aydınlatabileceğini öne sürer. Lanza’nın kitabından uyarlanan Discover dergisinde ki bir makale “Biocentrismin, Einstein’ın 80 yıl önceki başarısız Birleşik Alan Kuramın’da yapılmaya çalışılan, tüm fizik branşlarını bir araya getirmede daha umut verici olacağı” yazılıdır. Lanza’nın Biocentrism teorisinde yedi ilke vardır. 1. Gerçek diye algıladıklarımız bilincimiz için bir süreçtir.Bir “Dışsal” gerçek varsa ,doğal olarak uzayda olmalıdır ki bu anlamsızdır. Çünkü zaman ve uzay mutlak gerçekler değil, hayvan ve insan zihninin yarattığı araçlardır. 2. İçsel ve dışsal sezgilerimiz içinden çıkılamayacak şekilde birbirine geçmiştir. Bunlar paranın farklı yüzleridir ve birbirinden ayrılamaz. 3. Atom altı parçacıkların, aslında tüm partikül ve nesnelerin, davranışları karışık bir şekilde gözlemcinin varlığı ile bağlantılıdır. Bilinçli (o partiküllerden haberdar) bir gözlemci olmadan sadece belirsiz olasılık noktalarında bulunabilirler. 4. Bilinç olmadan “madde” belirsiz olasılık durumunda iştirak eder. Bilinç olmadan, evren de sadece olasılık durumundadır. 5. Evrenin yapısı sadece Biocentrism ile izah edilebilir.Evren hayat için iyi ayarlanmıştır ki bu da hayatın evreni oluşturulduğuna mükemmel bir kanıdır.Evren basitçe kişinin spatio-temporal (uzay ve zamana ait) mantığıdır. 6. Zaman, hayvansal idrakin dışında ,gerçekten var değildir.Evrendeki değişiklikleri algılamak için bir işlemdir. 7. Uzay, tıpkı zaman gibi, bir obje ve nesne (şey) değildir. Uzay sadece hayvan zekasının bir ürünüdür ve bağımsız bir gerçekliği yoktur. Uzayı ve zamanı kaplumbağa kabuğu gibi beraberimizde her yere taşırız. Bu sebepten, içinde yaşamdan bağımsız fiziksel olayların gerçekleştiği doğmamış (yaratılmamış, hep var olmayan) bir matrix (olay örgüsü) yoktur. |
Olüm sonrası Tarafdar yada Akapeci olarak dönüş olduğunu düşünüyorum.
|
Schrödinger'in kedisinin bir üst versiyonu gibi olmuş bu teori. Bizim medyada verildiği gibi ölümsüzlüğü söylemiyor, şu anda hem ölü hem canlı olduğumuzu söylüyor.
Güzel bir noktaya değiniyor ve atom altı dünyanın tanrıyı nasıl reddettiğini gözler önüne seriyor. Saygılarımla Umurcan Görür |
Bende tam adını hatırlamaya çalşıyordum, teşekkürler ugorur...
|
Alıntı:
http://upload.wikimedia.org/math/e/0...ba2c84069a.png Zamandan Bağımsız Shrödinger Denklemi.(Saygıyla anıyorum.) |
Şimdi temelimizi teşkil eden atomlar ve protonlar baz alındıgında bunların ölmesi söz konusu degil. Bu anlamda bir ölümsüzlük var. Sonuçta biz sadece kimyasal bir birleşigiz ama oldukça karmaşık bir birleşik.
Bizi var eden protonlar bizimle birlikte var olmadılar, bizden sonra da varlıklarını sürdürecekler. Bizdeki enerji ise muhtemelen ya farklı bir enerji biçimine ya da tekrar maddeye dönüşecek. Temel madde yapımız olan protonlar ise degişmeden kalacak. Farklı elementlere ayrılacak. Vücudu birleştiren kimyasal baglar enerji farklılaştıgı için çözülecek ve farlı bir biçimde devam edecekler. Öldügüm zaman bazı protonlarım bir maydanoz olarak yeşererek farklı bir canlının besini olabilir. Anne sütüne karışabilir ve buradan yeni dogmuş bir yavrunun bazı organlarında yeniden yer alabilir. Ama o madde artık ben degilimdir. saygılarımla |
Saygideger dilaver;
Ama o madde artık ben degilimdir. -dilaver- Aman, sen olmasin! Bir dunya'ya bir dilaver yeter zaten.:sad::plane: Saygilarimla; evrensel-insan |
Atomlar ve protonlar dahi ölür.
Eğer evren sonsuza kadar genişlemeye devam edecekse bütün parça ve parçacıklar en küçük parçacığa kadar ufalarak saçılacaklardır. Henüz değişmeyen/ebedi hiç bir nen bulunmamıştır. Böyle bir şey ancak tanrıdır. e-insan, hücreler ölür. Tek ünite bir yaşam formu ise o yaşam sönmüştür. Çok hücreli ise iş değişir. Memelileri örnek alırsak, beyin faaliyetleri geri dönülmez(irreversibel) şekilde bozulacak kadar hücre ölümü gerçekleştiyse ölüm olmuş kabul edilir. Bu canlının hücrelerini alarak laboratuvar ortamında yaşatmaya ve çoğaltmaya devam etmeniz bunu değiştirmez. Söz konusu yazıda canlının enerjisi muhabbeti bana tuhaf geliyor. Enerji deyince sanki gizemli bir durum ortaya çıkarılmış, akan sular durmuş oluyor. Teori bize ruh hakkında söz ediyor, ama, farklı bir ambalajda. |
Alıntı:
oluşması için dışarıdan sürekli enerji almasına ihtiyaç duymayan tepkime (oksitlenmeye bir başladın mı ,yani çürümeye ,bunun devamı gelir.Gazete kağıdını yakmak için tek bir alevin yettiği daha sonra açığa çıkan enerji ile yanmanın kendisini devam ettirdiği gibi) Doğrudur o enerji kamulaşıyor ,kim bilir nerede ,hangi forma dönüşüyor ,bende bunu söyledim zaten.Başka başka yerde başka başka işler yapmak için kullanılıyor ve yine başka başka şekillere çevriliyor. "klavye tuşları torba değil ki büzelim" ken allah neden cezamı almaya? orayı biraz aydınlatırsanız sevinirim. |
sevgili İlker dostum...
bakıyorum biocentrism bayağı ilgni çekti... good 4u :) aşağıda Dr Lanza'nın Q&A ı Wired dergisinde yayınlanmış bir bak istersn... http://www.wired.com/medtech/genetic.../2007/03/72910 Burada da Forbes dergisinde çeşitlli düşünürlerin yorumları var... sanırım DDennett teori "dikkate değer değil" gibi bir konumda... kendisinin "materialist" görüşünden dolayı şaşırmamak gerek ama bu bana daha uyuyor ondan önemsedim.şimdilik ben konuya agnostiğim. :) http://www.forbes.com/2007/03/09/lan...0309lanza.html ama hepsi american scholar daki makaleye atıf yapıyr... o da burada : http://www.theamericanscholar.org/a-...-the-universe/ yorumlarını ilgyle bekliyorum sevgiler saygılar sevgiler saygılar |
Lanza’nın Biocentrism teorisinde yedi ilke vardır.
1. Gerçek diye algıladıklarımız bilincimiz için bir süreçtir.Bir “Dışsal” gerçek varsa ,doğal olarak uzayda olmalıdır ki bu anlamsızdır. Çünkü zaman ve uzay mutlak gerçekler değil, hayvan ve insan zihninin yarattığı araçlardır. Ben bu haberi gazetede okumuştum. Öncelikle bu maddeyi ele alalım. Bu madde benzeşim olarak bu gün için yeni bir şey değildir-en azından Berkeley teorisi var-. Öncelikle zaman dışsal değil içsel bir şeydir. Varlık açısından baktığımızda bu böyledir. -İnsan açısından da hem içimizde hem dışımızdadır.- Söyledikleri bilimsel şeylerle değil felsefi alanda ele alınabilir diye düşünüyorum. Zaman ve uzay zihnin yarattığı bir şeydir diyor. Zamanın içsel olduğunu söyledim. Peki uzay, evet oda içseldir, yani kaba bir örnekle bir kibrit kutusunun içi uzaydır. İçerideki hareketde açığa çıkan değişimde zamandır-Yani referans noktaları arasındaki farktır, dolayısıyla burada referans noktalarını tespitleyen-belirleyen olması gerekir ki oda insan yada başka bir canlıdır. Bu iki şeyi zaman-uzay zihnin yarattığı-aslen belirlediği- bir şey olmakla, ne kibrit kutusu nede içindekiler nede onların hareketleri bir tutulamaz. Onlar başka, bambaşka şeylerdir(kelimenin anlamıyla şey-nesne Lanza'nın deyimiyle Obje dirler). Şimdi bu iki şeye bakıpda nereye ulaşacağız? 5. Evrenin yapısı sadece Biocentrism ile izah edilebilir.Evren hayat için iyi ayarlanmıştır ki bu da hayatın evreni oluşturulduğuna mükemmel bir kanıdır.Evren(*) basitçe kişinin spatio-temporal (uzay ve zamana ait) mantığıdır. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. İlk paragrafda dediğimi tekrarlamak istiyorum bu konu bilim altında değil felsefe altında ele alınabilir. Zaman ve Uzay(*) Obje değildir o halde evrende obje değildir diyor. Peki öyle mi? |
İdealizmin tarihsel evrimi ruh inancından başlar, çok tanrılı süreçten tek tanrılı sürece evrilerek gelir ve nihayet tuhaf bir biçimde ateizmede bulaşır.
egemenler insanın hayatının kendisi için yegane ve tek dolayısıyla da biricik ve değerli olduğunu örtbas etmeye çalışıyorlar ki insan ve insanlık daha iyi bir dünyada yaşamak adına kendi kaderine sahip çıkma bilinç ve tavrı geliştiremesin. gelinen süreçte; tek tanrılı dinlerinde artık inandırılıcılığını tamamen kaybetmesi ve insanın gökyüzüne çevirdiği bakışlarını kendi hayatına yöneltmesi idealizmin sadece tek tanrılı olanları değil ateistleri de içerecek yeni modifiye edilmiş versiyonlarını gerekli kılıyor. aslında idealizmin ta en baştan beri en temel derdi insanı ölümsüz olduğuna inandırabilmekti. bunu uzunca bir süre dinler yapageldi. şimdi ise sahte bir bilimin bu işe soyunduğunu görüyoruz. biocentirizm iddia ettiğiniz gibi materyalizmi değil idealizmi öneriyor. insanda biyolojik varoluşundan öte bir ruh olmadığı gibi bedensel bütünlüğü bozulduğu için öldüğünde ondan ayrılıp yaşamaya devam eden bir 'enerji' de yok. şimdilerde ruh yerine enerji kelimesini ikame ederek kendisini yeniden üreten idealizmin modernize edilmiş biçimleriyle karşılaşmaya başladık. ateizmi sadece tanrıyı reddetmekten ibaret olan ve materyalizmi anlayamamış ve içselleştirememiş olanlar için iyi bir tuzak. zeitgeist durumu. |
Saygideger AerA;
Burası ilginç ;Sana ait enerji başka bir yerde devam ediyor ,sana ait atomlar başka bir yerde devam ediyor.Sen 'insanoğlu' ne olduğunu zannediyorsun ki öldüğünü düşünüyorsun?-i.d.- Ben insanoglu turunden degil; onun en kucuk birimi olan ve mustakil var olan varligi kisiden bahsediyorum. Sonucta o kisinin canli olusumu bozuluyor. Ayrica, "sen insanoglunu ne zannediyorsun ki" ifadeni de algilayamadim. Ne zannediyormusum da, ne olmasi gerekiyormus? aciklarsan sevinirim. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger spartacus;
Uzayin obje olmasi gerekmez, yalniz; objeleri bunyesinde bulunduran bir mekandir. Objeler, mekan butununun bir parcalaridir. Yani mustakil var olan varliklardir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger AerA;
canlıların o et parçası ile iştirakları sonucu bıraktığı larvalardan oluştuğunu görürüz.-i.d. Anladigim kadariyla, kiymanin curumesinin kurtu olusturmadigini, kurtlarin disaridan, kiymaya larva biraktiklarini soyluyorsun. Peki kurtlar, kiyma ile nasil bir iliski koruyor. Yani kurtlar, nerden kiymaya ulasip, larva birakiyorlar? Yani kurtlanma olayi nasil olusuyor. Buna ornek olarak, bagirsakta olusan, tenyeyi de gosterebiliriz. Saygilarimla; evrensel-insan |
Ben haberi ilk okuduğumda "Alternatif 7 Kat Gök" teorisi gibi gelmişti.Ardından Wikipedia'da ki Biocentic Teorinin çevirisini yaptım.Gördüm ki Kant felsefesi ile ,bilinen fiziklerin birleştirilebileceğinden bahsediyor ve Teoriye göre evreni (doğayı) şekillendirenin bizzat canlı türler olmasından yola çıkarak biyolojiyi ,olayları açıklayacak tüm bilimlerin önüne koyuyor.Şahıs ile zamanın kurmaca olduğu yönünde hem fikirim.
Gazetelerde anlatılan ölümsüzlük fikri nereden geliyor? Teorinin böyle bir şeyle ilgilendiği yok.Şahıs trafik kazasında kız kardeşini kaybediyor,yazdığı bir makalede Teorisine göre zaten zaman bir yanılsama olduğundan kız kardeşinin aslında ölmediğini ,zamandan bağımsız bir yerde devam ettiğini söylüyor. Bu olay abartıla abartıla bizim gazetelerimize bile geliyor. Alıntı:
Beni Teoride asıl ilgilen şey ,klasik fizik ile kuantum fiziğini ilerleyen günlerde canlı merkezli (biocentric) nasıl birleştirmeye çalışacağı.(Gerçi kitabını yazmış ama nereden bulupta okuyacağım..)Ayrıca bilinçin oluşmasına kadar fizikler arası bir birleşimi kağıt üzerinde yapmış gözüksede bilincin oluşumunu açıklayamıyor ve eleştiriler hep ("The End in the Funny Part") "en eğlenceli yerde bitmesi" üzerine. Sahte bilimin bu işe soyunduğu ve idealisme daha sağlam temeller oluşturmaya çalıştığınada katılmıyorum ,çünkü Teori ölüm - ölümsüzlük ile ilgilenmiyor ki.Zamandan bağımsız bir Teori olduğundan ,zamanın en büyük "götürüsü" olan ölüm ile çelişiyor gözüküyor ve "Ben zaten zamanın kurgu olduğunu biliyorum ,öyleyse neden öleyim" diyor. Ortalıkta ki tek problem benim ilk önce wikipedia makalesini çevirmiş olmam.Peşinden ölümsüzlüğe nereden girdiğini (ki girdiği aslında yoktur) de çevirmiş olsaydım ,bu derece çıkmazda kalmazdı konu.Sadece fizikler arası birlikteliği sağlama yarışında Einstein'dan yıllar sonra ortaya çıkan bir Teori. |
Alıntı:
Fizik kuralları ile enerjisel döngü ve maddesel döngü halinde doğayı açıklamaya çalışırsak "Sana ait enerji başka bir yerde devam ediyor ,sana ait atomlar başka bir yerde devam ediyor.Sen 'insanoğlu' ne olduğunu zannediyorsun ki öldüğünü düşünüyorsun" cümlesine varırız.Çünkü bu yaklaşımla zaten insanın Biokimyasal enerji ve maddeden oluştuğu ifade ediliyor. |
Alıntı:
Amaç sadece hayatta kalabilme gayesi ve kaynak arayışı.Sadece ölü vücuda değil bellli başlı bazı türler canlı varlıklarada larva bırakıyorlar ki tabiri caizse canlı canlı yiyorlar bizi. Bağırsakta oluşan tenyada daha öncesinden yediğiniz bir şey içinde parçalanmamış bir tenya yumurtası yemenizden kaynaklı. |
Saygideger AerA;
Burası ilginç ;Sana ait enerji başka bir yerde devam ediyor ,sana ait atomlar başka bir yerde devam ediyor.Sen 'insanoğlu' ne olduğunu zannediyorsun ki öldüğünü düşünüyorsun? Lanza'nın diğer çalışmalarınıda çevirip burada yada farklı başlıklarda yayımlarım.Teoride ölmemenin nasıl olduğu anlatılmamış ,bu anlatım çalışmalarında vardır mutlaka.Çevirir yayımları.-i.d.- Konunun gectigi alintilar bunlar. Ilk paragrafa bakildiginda, ifadenin kime oldugu anlasilamiyor. Ustelik, Lanza, boyle bir ifade kullanmissa; bu ifadeyi bir kisiye cevap olarak kullanmis. Yani, birisine "sen insanoglunu ne zannediyorsun ki oldugunu dusunuyorsun?" diye. O yuzden bu paragrafi yayinlayinca, lakabima yonelik ve size ait bir ifade zannettim. Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger AerA;
Bu aciklama, hala larva birakan kurtlarin, kiymayla nasil temasa gectigini, kiymaya nasil ulastigini izah etmiyor. Yani kurt ile kiyma nasil bir araya geliyor? Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Çok basit olacak belki ama ,ilgili ana canlı (böcek ,sinek ,araknit) kıymaya yaklaşıyor ve yumurtayı bırakıyor.Tamamen kapalı bir kapta ,izole bir ortamda ,hijyene sahip ,havası alınmış bir sistemde kıyma kurtlanmıyor. Ayrıca durduk yere bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet verdiğim için (ki tekrar okuyumca gördüm haklısınız) özür dilerim.Lakin Lanza'da söylememiştir onu.Lanza yaklaşık felsefededir. |
Saygideger AerA;
Simdi daha net anlasildi. Demekki kurtlar, kendi basina bir canli degil; kiymayla temasa gecen, sinek, orumcek, bocek v.s. nin kurtlari. Peki kiyma dis etkenlerden, sogutucu yoluyla degil de; kapatilarak korunursa, gene curume olmuyor mu? Peki insanoglunun "olumsuzlugu" kimin felsefesi? Ayrica konuyu aydinliga kavusturdugun icin, tesekkur ederim. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
İnsanoğlunun ölümsüzlüğü yine insanoğlunun ölümden korkması üzerine ürettiği ,yine insanoğlunun felsefesi. DİP NOT : Ayrıca "ey insanoğlu sen kendini ne zannediyorsun ki" kitabı yanılmıyorsam Paul H.D. d’Holbach, “System of Nature” (1770).Zaten Jean Meslierin Sağduyu' sunun da aslında d'Holbach tarafından yazılan kitabın bir özeti olduğuna dair bir spekülasyon vardır.Meslier'in yorumları hep "ey insanoğlu sen kendini ne zannediyorsun ki" uslubundadır. |
Hijyenik kıyma içinden camelbird yumurtası bile çıkabilir değerli mümin kardeşlerim.
Supermarketlerde teorik olarak hijyenik kıyma satılır. Geyik bir yana sevgili AerA arkadaşımız steril demek istemiştir mutlaka. (100% sterilite teoride var, pratikde yok) |
Saygideger AerA;
Verdigin bilgiler icin, tesekkurler. ey insanoğlu sen kendini ne zannediyorsun ki" uslubundadır. -i.d. Bence bu ifade idealizme "goz kirpiyor" yani "insanoglu neki, onun da ustu var" icerikli bir anlam tasiyor. Ustelik bunu soyleyenin kendisi bir insanoglu turu oldugu halde. Saygilarimla; evrensel-insan |
Devekuşu yada insan fark etmez her canlı her yerinde bol micro organizma taşır. Ölünce, üzerine turistik amaçla gelenler olmaz ise bile, çürütmeye yeteceklerdir.
Tam hakkın rahmetine kavuştuğu anda, e-insanın deyimi ile ''müstakil'' yaşam formunu attınız sterilizatöre diyelim. Peki, sterilizatörlerden hangisi yerli ve yersiz hücreleri ayırt edebiliyor ? |
Sevgili Tayyare Dostum ;
Haklısın "steril" demek istedim.Lanza'nın diğer yazılarını okumaya çalışırken cidden "beynim sulandı". Sevgili evrensel-insan ; "Bence bu ifade idealizme "goz kirpiyor" yani "insanoglu neki, onun da ustu var" icerikli bir anlam tasiyor. Ustelik bunu soyleyenin kendisi bir insanoglu turu oldugu halde." Bence bu ifade ;ruh kavramını reddetmiş yazarın ,insanoğlu enerji ve madde yumağıdır ,onlarında yok olmadığı bilindiğine göre düşünebilen madde olan insan ,ölebileceğini nasıl düşünür ki sonrası için cennet teoremlerine gider ,şeklinde yorumlanabilir.Zaten yanlış hatırlamıyorsam ve bu d'Holbach lafı ise tam böyle demiştir. Saygılar ,ben biraz daha "beynimi sulandırıyım". |
Alıntı:
Doğrudur teoride sterillik elde edilir.Gerçekte ancak tüm yapıyı kloroforma batırır çıkarırız ,yerli ve yersiz hücreler içinde halen yaşayanlarda ölür ,bir süre doğaya karşı çıkarız ama yinede hammadde onun ,ancak bir firavun mumyası kadar korunabiliriz.gerçi yarının ne getireceğini bilemem ama.. |
Alıntı:
Alıntı:
Neyse benim o 7 maddeden anladığım bir iki doğru şey varsa diğerleride pekala doğrudur denmekte olduğudur. 5 Nolu madde ise tamda burada; .Evren(*) basitçe kişinin spatio-temporal (uzay ve zamana ait) mantığıdır. peki önceki maddelerde uzay-zaman için ne demişti, insan zihninin yarattığı şeylerdir demişti, peki 5 nolu madde de evren için ne demiş, evren de demiş aynen insanın uzay-zaman gibi yarattığı bir şeydir demiş. Aradaki fark birisinin ön kapıdan diğerininde arka kapıdan(çaktırmadan-mantığı) girmiş olmasıdır. Sanki 18 Yüzyıl öznelci-benci idealizminin etkileri hissediliyor. |
Saygideger spartacus;
Evren(*) basitçe kişinin spatio-temporal (uzay ve zamana ait) mantığıdır.-spartacus- Evet dogal dusunce mantigiyla, oyledir. Buradaki temporalin bir anlami da gecici demektir. Spa da space, bosluktan, yerden gelmektedir. Ve de bir dortlemdir. Saygilarimla; evrensel-insan |
1 Nolu madde ile düşünüldüğünde 5 Nolu maddede evren için ne denmek istenmiş peki ?
1. Gerçek diye algıladıklarımız bilincimiz için bir süreçtir.Bir “Dışsal” gerçek varsa ,doğal olarak uzayda olmalıdır ki bu anlamsızdır. Çünkü zaman ve uzay mutlak gerçekler değil, hayvan ve insan zihninin yarattığı araçlardır. Yani burada, aşağıdaki 5 Nolu maddede dile getirdiği mantıkda çözümlenmiş olmuyor mu? . Evren basitçe kişinin spatio-temporal (uzay ve zamana ait) mantığıdır. |
Saygideger spartacus;
1. Gerçek diye algıladıklarımız bilincimiz için bir süreçtir.Bir “Dışsal” gerçek varsa ,doğal olarak uzayda olmalıdır ki bu anlamsızdır. Çünkü zaman ve uzay mutlak gerçekler değil, hayvan ve insan zihninin yarattığı araçlardır.-spartacus- Aslinda burda, bir yerde nietzche'nin dedigine ve evrensel-insan dusuncesine ait bir paralellik var. Nietzche'nin "hic" i karsilik, evrensel-insan dusuncesi "Varlik; vari yansiyanin, algisinin kavramlastirilarak yansitilmasidir. Bir turevdir ve bilgidir", diyor. Iste bu temelde de eger ortada insanoglu yoksa, varin yansisini; algilayacak, kavramlastiracak ve "varlik" diye yansitacak ta yok demektir. Bu temelde de, varin yansisini, ortaya koyan insanogludur ve bu bir bilgidir. Hayvanlara gelince, dinazorlara da var yansimistir. Ama; onlarin bunu nasil algiladigi ve yansittigi, insanoglu turu tarafindan bilinemez. Cunku ortak bir dialog yoktur. Saygilarimla; evrensel-insan |
biosentirizmin atıfta bulunduğu enerji kavramının ruh kavramından bir farkı varmı, yoksa ruh kavramının evrimleşip gelişerek modifiye edilmiş bolca bilimsel sosla modern insanın ağız tadına uygun hale gelmiş versiyonu mu?
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:54 . |