Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Peygamber Eşleri ve Örtünme konusuna HANİF BAKIŞ (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=16161)

UlulElbab 20-01-2010 02:37

Peygamber Eşleri ve Örtünme konusuna HANİF BAKIŞ
 
33 / AHZÂB - 58

Vellezîne yu’zûnel mu’minîne vel mu’minâti bi gayri mektesebû fe kadihtemelû buhtânen ve ismen mubîn

33-58
Mümin erkek ve mümin kadınlara haksız yere,kötü söz ve hareketleriyle eziyet edenler,bir iftira ve aşikâr bir günah
yüklenmişlerdir.

Burada çok önemli bir uyarı söz konusu! İftira için de kötülük adına herşeyi barındıran bir Kavramdır.

Herşeyden önce Yalan söz konusudur.İftira her anlamda,maddi manevi büyük bir Zulümdür.

Toplumda her iki cinse de iftira atılması sıkca rastlanan aşağılık bir tutumdur ancak

Kadınlara iftira ,sıkca ve Alçakca yapılan bir eylemdir.

Gerek husumet gerekse kıskançlık duygularının yön verdiği bu aşağılık eylem,

Allah tarafından açıkca Cünah olarak nitelendirilen sayılı hallerden dir.


İşte tam burada Çok ama çok önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum.

Bu noktada siz değerli Dostlarımı geniş bir bakış açısı ile olayları değerlendirmeye davet ediyorum:

Lâkin bir sonra ki Ayet Ahzab 58, Nur 31 ile birlikte bazı çevrelerce kullanılan bir Ayet tir.

Kullanılan diye özellikle belirtiyorum,çünkü Ayetleri cımbızla çekip yine Kur'an da uyarıldığı gibi Ayetleri

eğip-bükmeye kalkmak büyük bir cünahtır.Bu sıkca başvurulan Şia,Vahhabi ve Sunni yöntemidir.

Öncelikle Vahyin indiği zaman dilimine ve hatta An'a bakmak çok önemlidir.

Resul ve İnananlar öyle bir dönemden geçmektedirler ki,

İmtihanlarının ağırlaştığı ve Müşriklerce Taciz edildikleri Mekke ortamında gelen bir Vahiydir.

Resul ve ehli ilk etapta dışlanmış hatta açlık ve susuzluğa mahkum edilmişlerdi.

Ekonomik ambargo ile Müşrikler Onu davasından vazgeçirmeyi denemiş ancak başarılı olamamışlardı.

Şimdi ise sıra açıktan Saldırı ve Tacize kadar varacak hareketlere gelmişti.

O günün ortamını Lütfen göz önüne getirmeye çalışınız.

Bazı önemli tarihi bilgilere ihtiyaç var;

Öncelikle Mekke halkının Sosyolojik ve Ekonomik yapısına ve Putperest inancın kâidelerine vâkıf olmak gerekiyor.

Kabilelerden meydana gelen toplumda Tarım yok denilecek kadar az.Ticaret başlıca geçim kaynağı.

Kabile herşey,birey ise bir hiç...Kabile ileri gelenlerinden oluşan bir konsey ve Lideri söz konusu.

Belirleyici olan ise Mal varlığı yani Para/Güç.



Köle ve Özgür olmak üzere iki kesimli bir toplum söz konusu!

Tarihte heryerde ve her zaman olduğu gibi Mekke de de KIYAFET AİDİYET ve SINIF belirleyicisidir!

Yani bir Köle ile Özgür ayrımı ilk bakışta belli olmak zorunda.Alt katman,Zengin ve Fakir farklı giyim

ile ilk bakışta birbirinden ayırd edilir ve ona göre Saygı gösterilir veya tam tersi muamele görür.

Bu anlamda KADINLAR özellikle Kıyafeti ile tanınır.Bu çok önemlidir çünkü yanlış bir hareket Kan davası ve Arap

toplumunda bitmek bilmeyen bir kabile savaşına neden olurdu.

İklimde göz önüne alındığında tabii olarakBAŞ ÖRTMEK ÖZGÜR KADINLARA HAS BİR GiYiM TARZI idi.

Köleler,yani Cariyelerin...Başını örtmesi KESİNLİKLE YASAKTI ve Ağır cezalar ile yaptırım uygulanıyordu.

Hz.Ömer bu tutumunu islamiyet sonrasında da uzunca bir süre sürdürmüş ve Başını örten Cariyeleri sopası ile uyarmıştır.

kaynak:Suyûtî, a.g.e., 137-140).kaynak Sâmil Islam ansiklopedisi

Müşrik bir kadın herzaman Başını örtme ayrıcalığı ile sokağa çıkar,başörtüsünü arkadan bağlardı.Bkz.Nur 30*31

Saçl uçları yine omuzundan dökülür,Göğüs yırtmacı ise genelde Derince olurdu.

Ayaklarında değerli metallerden Halhal o dönemin adeta modasıdır.

Dikkat çekmek için kuvvetlice ayağını yere vurmak sureti ile sesle beğendiği erkeklere sinyal

göndermek yöntemlerinden sadece biridir.

Arap Toplumu kendine has kadın ve erkek ilişkileri ve Toplum düzeni kurmuşlardır.

Özellikle Evlilik,Miras ve Ticaret hukuku kendilerine hastır.Putlarıda öyle.

Bu ortam da bir Grup,diğer bir Gruba,iftira ve Taciz ile baskı uygulamaktadır.

Peygamberin hanımlarına ise Düşmanca hisler besleyen aşağılık bazı kadınlar iftira uyduruyor,bazı aşşağılık erkelerse

kasten ve bilerek tacizde bulunma terbiyesizliğini gösteriyorlardı.

Bunlar yakalandıklarında ise yalana başvuruyor ve onları tanımadan bilmeden,karıştırdıklarını

veya cariye zannettiklerini söylüyor yaptıkları feci işleri inkar ediyorlardı.

Aslında AHZAB 59 kesin bir ayrım getirmiştir.Tevbe suresinde ki Ultimatomun zayıf durumda iken verilişidir.

İnen 59. ayetle günün koşullarında KIRMIZI Renk veya YEŞİL Renk giymeyi emretmekten hiçbir farkı yoktur.

Ve verilen mesaj şudur: Bizim Kadınlarımız,özelliklede Peygamberin hanımları ve kızları yani koruması altındakiler.

Lüzum üzerine,yani mecburiyet nedeni ile FARKLI ve AYIRD EDİCİ olarak sokağa çıkacaklardır.

Buna Rağmen herhangi bir Taciz ve Tahkir ile karşılaşırlarsa ve ya bir kimse EL uzatırsa...Onun Eli kırılacaktır.

Ve o kimse veya mensub olduğu Kabile-yanlışlıkla oldu veya sehven diye- MAZERET üretemiyecektir.

33 / AHZÂB - 59

Yâ eyyuhen nebîyyu kul li ezvâcike ve benâtike ve nisâil mu’minîne yudnîne aleyhinne min celâbîbihinn,

zâlike ednâ en yu’refne fe lâ yu’zeyn(yu’zeyne) ve kânallâhu gafûren rahîmâ.

33-59
Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve (öteki) bütün mümin kadınlara (toplum içine çıktıklarında)

dış kıyafetlerini üzerlerine almalarını söyle! Bu, onların (temiz kadınlar olarak) tanınmalarını ve

rahatsız edilmemelerini temin eder. Ama Allah, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır!
------------

Sesli düşünmeye devam edelim;

AHZÂB - 56 da Allah ve Meleklerinin geleneksel anlama göre "namaz" kıldığını görmüştük!

Tabii bu nokta da hemen itirazlar yükseliyor...Ayetlerde "salat" gördükleri heryere "namaz" yazan

hakim Zihniyet burada hemen itiraz ediyor ve diyor ki;"one minute" salatın bir anlamı da "destek olmak"tır.

Evet...Yani? Yani Allah ve Melekleri Peygambere tabii ki DESTEK olmaktadır...Güzel

Doğru söze ne denir? Tabii buradan Tüm inananların Resule DESTEK olması gereği çıkıyor.

Resul Hayatta iken bu elbette olması gereken birşey...

Ya Peygamberin vefatından sonra? Vefatından sonra "Temiz bir akılsahibinin" anlayacağı şudur:

Evet Resul ölmüştür.Çünkü onun bedenide bizler gibi fani dir.O da bir İnsandı

Ona salavat demek,onun getirdiği SİSTEMİ Ayakta tutmaktır Onun Doğrularını,doğru...

Yanlış olduğunu bize gösterdiklerini yanlış bilmektir.

Ama acaba öyle mi oldu? Bize SALAVAT getirmeyi öğrettiler...Ağzınızla...

ya Eylem? Namaz kıl.Zekat ver!


33 / AHZÂB - 57

İnnellezîne yu’zûnallâhe ve resûlehu leanehumullâhu fîd dunyâ vel âhıreti ve eadde lehum azâben muhînâ
33-57
Allah'ı ve Rasulü'nü incitenlere gelince; Allah onları bu dünyada ve ahirette yoksun bırakacak ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırlayacaktır.


Ayet Allahı ve Resulunü incitmekten ve onların akınetinden bahsediyor.

Resulü incitmek-fiziksel anlamda- sadece hayattayken mümkün.Sonrasın da?

Ya Allahı incitmek? Bu nasıl mümkün olabilir?

Allahı incitmek veya artık hayatta olmayan Nebiyi incitmek tabii ki Mecazi bir anlatımdır.

Burada kısaca Nur 30'a da değinmek istiyorum.

Ayette sözü edilen Kadınların zaten başlarında örtüsü MEVCUT olduğu neden gözönünde bulundurulmuyor?

Yani islamiyet öncesinin YEREL GİYİM TARZI na ilave olarak daha doğrusu

Atıfta bulunarak BAŞÖRTÜLERİNİN UÇLARI ile GÖĞÜSLERİNİ KAPATMALARI Emrediliyor!

Burada ki atfe dayanarak BAŞÖRTÜSÜ/TÜRBAN Mecburiyeti İcad etmek ZULÜMDÜR.

Her aklı başında insan bu ayetten kadınların Göğüslerini kapatmaları emredildiğini,SAÇtan ve KILdan hiç

bahsedilmediğini görür.Ancak Örtücüler bu kısmı Hadis yalanları ile Peygamberin ağzından konuşarak

telafi etmişlerdir.

Bu konuda değerli Hasan Akçay'ın kıymetli çalışmasına tamamen katıldığımı belirtmek istiyorum.

www.hasanakçay.net te incelemenizi tavsiye ederim

Netice de Aklın yolu da,kaynağıda BİRdir.

Ancak bazı AKIL DÜŞMANları gerçeklerin örtülmesi konusunda ısrarla çaba sarfediyorlar.

Kadını ikinci sınıf dahi görmeyen bu kesim,sömürü ve aşağılamalarına devam etmektedir.

Bize düşen Şahitliğimizi Dosdoğru yapmaktır.
Nur 30

İnanan kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, iffetlerini korusunlar ve açıkta olması gereken yerleri hariç,
alımlı yerlerini göstermesinler.Örtülerini göğüslerinin üzerine kapasınlar.

Vücutlarının alımlı yerlerini kimseye göstermesinler; ancak kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları,
kocalarının oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kızkardeşlerinin oğulları, diğer kadınlar,
cinsel iktidara sahip olmayan erkek hizmetkarlar ve işçiler ve kadınların cinsel yönlerini henüz anlamayan
çocuklar hariç. Gizledikleri alımlı bölgelerini sergilemek/bildirmek için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey
inananlar, topluca ALLAH'a yöneliniz ki başarılı olasınız.


Kadını mal gibi görenleri yetiştiren de maalesef bir Kadın...

ve bu tip insanlar toplumda ve kendi iç dünyalarında gerginlik ve huzursuzluk çıkarmaktan öte gitmemektedirler.

Kadının toplumun her alanında eşit ve paydaş olarak bulunması gerek.

Ekonomik ve sosyal hayattan toplumun bir kısmını dışlamak demek,tek bacaklı bir insan olarak hayatta kalmaya

çalışmak ile eş değerdir.

Bu tip toplumlar asla gelişemez ve istenilen bireysel kaliteye ulaşamazlar.

Bana göre Saçtan,tüyden ve kıldan tahrik olmak Fetişistlik ile eşdeğer Sanal bir obsesif kompülsif bozukluktur.

Kısacası ATALARININ Telkinleri sonucu Ruh sağlığı bozulmuş bir Vakıadır.

Not:Bu yalnız ve yalnız şahsi görüşüm olup,kimseyi hedef almak veya aşağılamak değildir.

Başını kendi isteğiyle örtmek isteyenlere derinden saygım vardır ve hiçbir rahatsızlık hissetmem.


Müteşabih anlatımla aslında Nebinin,Gül Muhammedin hatıratına yapılacak saygısızlıktan bahsediliyor.

Allahı incitmek ise daha derin,çok boyutlu bir anlatım.

Fıtrata,Yaradılışa aykırı her türlü Düşünce ve düşüncenin ürettiği her türlü fiil

Allahı mecazen incitir.Çünkü "O" Rahman ve Rahim sıfatları ile İnsanın en güzeli düşünmesini

ve bunun sonucu olarak en güzel davranışları sergilemesini ister.

Kısacası insanın Doğal yaşayıp,doğayla uyumlu,dikkatli ve bilinçli yaşamasını ve Düşünmesini ister.

Çünkü Düşünme yetisi,sadece İnsana verilmiştir.Diğer tüm varlıkların SALATı programlıdır.

Yani özgür irade sahibi yegane varlık insan dır.Özgür iradesinin kendisine yüklediği bir NİMET

ve bir de KÜLFET vardır.O külfeti Kur'an da ki anlatımı ile "Dağlar Taşlar" dahi taşımaya muktedir değil.

NİMET ise İnsan-ı Kamilin ulaşabileceği MUHTEŞEM bir ödül olan ALLAHIN HALİFESİ olma ŞEREFİdir.

İşte o makam-ı Mahmud? denilen yüce bir Seviyedir.

Yaratılmışların tamamının karşısında Saygı duruşunda bulunması gereken bu ADEME -İblis dahil- Secde etmek zorundadır.

Burdan anlamamız gereken yine fiziksel bir SECDE den Ziyade,üstünlüğünü kabul etme ve EMRİne girmedir.
Hemen şımarmak gibi bir özelliği olan insanoğlu bu sorumluluğu taşıyacak seviyeye gelmeden

asla bu imkanlar verilemez.

Konu ve başlığına uygun güzel bir dörtlüğü araya alıp Kurân dan AHZAB Suresi 58 ve 59 ile devam edelim inşaAllah:


Gölgesinde otur amma,
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara,
Toprak senden incinmesin…

Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin…

Burdayım de ararlarsa,
Doğru söyle sorarlarsa.
Tabutuna sararlarsa,
Bayrak senden incinmesin…

İl göçsün göçtüğün vakit,
Yol yansın geçtiğin vakit,
Suyundan içtiğin vakit,
Irmak senden incinmesin…

Toz konmasın sakın sana,
Hakkı geçer halkın sana,
Gücenmesin yakın sana,
Uzak senden incinmesin…

Bu güzel dörtlükler,Sayın Abdurrahim Karakoç'a ait bir alıntıdır.

andora 20-01-2010 12:35

Dünyada halaa birileri var ki doğruluğun temizliğin iyiliğin, hoşgörünün..... peygamberleri muhammed le başladığını sanır. Bu erdemlerin birer anahtar olduğunu o söylemiştir sadece. Ayet denen zamanın yazılmış kanunlarında bu ifadeleri hep vurgularlar. O geri kalmış zamanda bile bunları öğütlemiş allah der.....

Onlaraa göre insanlık muhammed le peygamberleri ile başlamış. Onlar sayesinde insan olmuşlar.

mindar 20-01-2010 14:47

Alıntı:

cango´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282496)
Dünyada halaa birileri var ki doğruluğun temizliğin iyiliğin, hoşgörünün..... peygamberleri muhammed le başladığını sanır. Bu erdemlerin birer anahtar olduğunu o söylemiştir sadece. Ayet denen zamanın yazılmış kanunlarında bu ifadeleri hep vurgularlar. O geri kalmış zamanda bile bunları öğütlemiş allah der.....

Onlaraa göre insanlık muhammed le peygamberleri ile başlamış. Onlar sayesinde insan olmuşlar.

hayır öyle değil ne zaman dünyada düzen bozulur adaletsizlik zulum baş gösterir allah hatırlatma yapar
şimdi niye yapmıyor diyor olabilirsiniz
şu sebep : inancımız gereği islam ın son din olduğunu düşünüyor ve bunun üzerine artık kıyametin kopacağına inanıyoruz.

Psiko 20-01-2010 15:01

Alıntı:

mindar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282549)
hayır öyle değil ne zaman dünyada düzen bozulur adaletsizlik zulum baş gösterir allah hatırlatma yapar
şimdi niye yapmıyor diyor olabilirsiniz


Dedim bile :)

Yaradan sonlu mu ki,
"Allah indinde din İslamdır"
denilen dini sonlu ola ya HU.
Bu nasıl bir bakış ve anlayıştır ?

UlulElbab 20-01-2010 15:14

Alıntı:

mindar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282549)
hayır öyle değil ne zaman dünyada düzen bozulur adaletsizlik zulum baş gösterir allah hatırlatma yapar
şimdi niye yapmıyor diyor olabilirsiniz
şu sebep : inancımız gereği islam ın son din olduğunu düşünüyor ve bunun üzerine artık kıyametin kopacağına inanıyoruz.

Sevgili mindar,

İslam son Din değildir.İslam TEK Dindir. Allah ED DİN olarak İSLAMI tanımlar.

S-L-M kökünden Selam/İslam/Müslim/teslim kelimeleri türer...

Başlıca anlamı BASRIŞ dır.SEVGİ dir.

İbrahim Musa İsa ve Muhammed İslamı savunmuşlardır.

Biz Hanifler Peygamberler arasında asla bir Ayrım yapmayız..Hepsine eşit derecede saygı duyarız.
Hanif demek Monoteist ve Protest düşünce ve İslam yorumudur.
Allahın/Tanrının kısacası tek ve bir Yaratıcı olduğunu kabul eden herkes bizim kardeşimizdir.
Ancak inanmayanlarıda sevgi ile kucaklarız.
İYİLİĞİ emreder KÖTÜLÜĞÜ yasaklarız.
Zulme karşı , Zalime karşı ezilenin inancına,ırkına ve cinsiyetine bakmadan
omuz verir,destek oluruz.
Kaynak olarak Tevrat,Zebur,İncil ve KUR'ANı görür,Vahiy dışı nitelenen Hadis ve Rivayetlere ancak tarihi bilgi gözü ile bakarız.

Bunlar Hanif düşüncenin genel olarak kabul ettiği ilkelerdir.

Yergin 20-01-2010 15:31

Alıntı:

Burada kısaca Nur 30'a da değinmek istiyorum.

Ayette sözü edilen Kadınların zaten başlarında örtüsü MEVCUT olduğu neden gözönünde bulundurulmuyor?

Yani islamiyet öncesinin YEREL GİYİM TARZI na ilave olarak daha doğrusu

Atıfta bulunarak BAŞÖRTÜLERİNİN UÇLARI ile GÖĞÜSLERİNİ KAPATMALARI Emrediliyor!

Burada ki atfe dayanarak BAŞÖRTÜSÜ/TÜRBAN Mecburiyeti İcad etmek ZULÜMDÜR.

Her aklı başında insan bu ayetten kadınların Göğüslerini kapatmaları emredildiğini,SAÇtan ve KILdan hiç

bahsedilmediğini görür.Ancak Örtücüler bu kısmı Hadis yalanları ile Peygamberin ağzından konuşarak

telafi etmişlerdir.
UlulElbab, bu kısmı biraz açabilir misiniz?

Emredildiğini söylediğiniz birşey nasıl zulüm olabiliyor ki?
Allah emretmiş ise insanların bunu uygulama mecburiyeti yokmu?
Bir de oradaki başörtüsüne yüklediğiniz anlamı anlayamadım. O zamanda başörtüsünü, başörtülerinin uçları ile göğüslerini kapatmaları için mi kullanıyorlardı? Giydikleri elbiselerde açıkmıymış ki kapatmak için başörtü kullanılmış?

Sözlerimi lütfen yanlış anlamayın. Gerçekten anlamak için soruyorum.

Saygılar

UlulElbab 20-01-2010 15:36

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282557)
UlulElbab, bu kısmı biraz açabilir misiniz?

Emredildiğini söylediğiniz birşey nasıl zulüm olabiliyor ki?
Allah emretmiş ise insanların bunu uygulama mecburiyeti yokmu?
Bir de oradaki başörtüsüne yüklediğiniz anlamı anlayamadım. O zamanda başörtüsünü, başörtülerinin uçları ile göğüslerini kapatmaları için mi kullanıyorlardı? Giydikleri elbiselerde açıkmıymış ki kapatmak için başörtü kullanılmış?

Sözlerimi lütfen yanlış anlamayın. Gerçekten anlamak için soruyorum.

Saygılar

Bu anlamda KADINLAR özellikle Kıyafeti ile tanınır.Bu çok önemlidir çünkü yanlış bir hareket Kan davası ve Arap

toplumunda bitmek bilmeyen bir kabile savaşına neden olurdu.

İklimde göz önüne alındığında tabii olarakBAŞ ÖRTMEK ÖZGÜR KADINLARA HAS BİR GiYiM TARZI idi.

Köleler,yani Cariyelerin...Başını örtmesi KESİNLİKLE YASAKTI ve Ağır cezalar ile yaptırım uygulanıyordu.


Hz.Ömer bu tutumunu islamiyet sonrasında da uzunca bir süre sürdürmüş ve Başını örten Cariyeleri sopası ile uyarmıştır.

kaynak:Suyûtî, a.g.e., 137-140).kaynak Sâmil Islam ansiklopedisi

Müşrik bir kadın herzaman Başını örtme ayrıcalığı ile sokağa çıkar,başörtüsünü arkadan bağlardı.Bkz.Nur 30*31

Saçl uçları yine omuzundan dökülür,Göğüs yırtmacı ise genelde Derince olurdu.

Ayaklarında değerli metallerden Halhal o dönemin adeta modasıdır.

Dikkat çekmek için kuvvetlice ayağını yere vurmak sureti ile sesle beğendiği erkeklere sinyal

göndermek yöntemlerinden sadece biridir.

Arap Toplumu kendine has kadın ve erkek ilişkileri ve Toplum düzeni kurmuşlardır.

Özellikle Evlilik,Miras ve Ticaret hukuku kendilerine hastır.Putlarıda öyle.

Psiko 20-01-2010 15:43

Sevgili arkadaşlar ;

Merak ettiğim bir şey var.
Hepimiz günlük yaşamlarımızdan da bunu çok net gözlemleyip biliyoruz.
"Gözler kalbin aynasıdır" der bir şarkı sözünde.
Mutlaka yaşamışızdır hepimiz de
(Hiçbirimiz sütten çıkmış akkaşık pozisyonlarına girmesin lütfen.)
Anormal kişiler hariç,
saçtan mı etkileniriz,
yoksa
gözlerden gelen bir sinyal-elektirik,
yüzdeki bir mimik,
bir vücud dilinden falan mı ?

Eğer inananlar isek,
insan denen yaratığı da Yaradanın yarattığını akledip düşünüyor ve böyle inanıyor isek,
Yaradan,
yarattığının cinsellik çağrıştırıcı noktalarını,
en az şu garip psiko kulu kadar bilmiyor muydu ?
da,
saçını örttürüp,
içinde gözlerinin de bulunduğu,
her türlü mimiği yapabilecek suratını açıkta bıraktırdı ?

Kula zulmetmeyi anlayabiliyorum da,
Yaradana olanı anlayamıyorum Ya HU.

UlulElbab 20-01-2010 15:48

Sayın EnvyMe,

Başörtüsü İslam ile gelmemiştir.

İslam öncesi Mekke kadının genel görünümü ve kuralları önceki iletimde tarif etmiştim;

Cahiliye dönemi kadınları Başını örterdi...İklim şartları gereği...Ancak günümüzde Dekolte tabir etiğimiz tarzda giyinir,Göğüslerini derin yırtmaçla teşhir ederlerdi.

Köle ve Hür kadınların uzaktan seçilmesi çok önemliydi.

Çöl ikliminde avantajlı olan Başı örtmekti elbette...o nedenle bu "hak" sadece

Hür kadınlara aitti.Köle/Cariyelerin Başlarını örtmeleri karışıklığa sebep olacağından KESİNLİKLE yasaktı.

Kısacası bir Statü göstergesiydi.

NUR Suresini dikkatle incelerseniz (Parantezleri dikkate almazsanız)

orada Ayeti ZATEN MEVCUD BAŞÖRTÜLERİNİN uçları ile GÖĞÜSLERİNİ örtmeleri emrediliyor.

Zulüm olan Emri eğip bükmek yöntemi ile Kıl,Saç v.s gibi saptırmaktır.

Allah Başörtüsünü emretmemiştir.

Sahte islam bu ve birçok ayeti kıvırmıştır.

Çok eşlilikte kesinlikle emredilmemiştir. Ben GERÇEKLERİ söylemekle yükümlüyüm ancak Kalplerinde hastalık bulunanlar beni bir takım çevrelere yaranmakla ve Dini bozmakla itham ederler.

Allah gönüllerin künhünü bilendir.

Sevgi ile...

Psiko 20-01-2010 15:51

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282561)

Allah gönüllerin künhünü bilendir.

Sevgi ile...

Bu ifadeyi edecek gönlü Yaradana kurban olurum ben.

Yergin 20-01-2010 16:25

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282561)
Sayın EnvyMe,

Başörtüsü İslam ile gelmemiştir.

İslam öncesi Mekke kadının genel görünümü ve kuralları önceki iletimde tarif etmiştim;

Cahiliye dönemi kadınları Başını örterdi...İklim şartları gereği...Ancak günümüzde Dekolte tabir etiğimiz tarzda giyinir,Göğüslerini derin yırtmaçla teşhir ederlerdi.

Köle ve Hür kadınların uzaktan seçilmesi çok önemliydi.

Çöl ikliminde avantajlı olan Başı örtmekti elbette...o nedenle bu "hak" sadece

Hür kadınlara aitti.Köle/Cariyelerin Başlarını örtmeleri karışıklığa sebep olacağından KESİNLİKLE yasaktı.

Kısacası bir Statü göstergesiydi.

NUR Suresini dikkatle incelerseniz (Parantezleri dikkate almazsanız)

orada Ayeti ZATEN MEVCUD BAŞÖRTÜLERİNİN uçları ile GÖĞÜSLERİNİ örtmeleri emrediliyor.

Zulüm olan Emri eğip bükmek yöntemi ile Kıl,Saç v.s gibi saptırmaktır.

Allah Başörtüsünü emretmemiştir.

Sahte islam bu ve birçok ayeti kıvırmıştır.

Çok eşlilikte kesinlikle emredilmemiştir. Ben GERÇEKLERİ söylemekle yükümlüyüm ancak Kalplerinde hastalık bulunanlar beni bir takım çevrelere yaranmakla ve Dini bozmakla itham ederler.

Allah gönüllerin künhünü bilendir.

Sevgi ile...

Sayın UlulElbab,

Eğer yanlış anlamıyor isem siz, İslam'dan öncede başörtüsü olduğunu ve bunu kadınların başörtüsünün uçları ile göğüslerini kapamak için kullandıklarını söylüyorsunuz. Ayrıca, o zamanda hür olan kadınlar örter, olmayanlar ise örtmezdi diyorsunuz.

Sonrasında ise, Allah'ın zaten mevcud olan başörtüsünün uçları ile göğüslerini örtmelerini emrettiğini söylüyorsunuz ve günümüzde bunun saç, kıl örtme olarak eğilip büküldüğünü söylüyorsunuz. Anlamadığım ise, İslam'dan öncesi dediğiniz zamanda inanmayan kadınlar derin göğüs dekolteli giyiniyor olabilirler ama İslam'dan sonrası dediğiniz zamanda inanan kadınlar böyle mi giyinip üzerini başörtüsü ile örtüyorlarmış yoksa derin göğüs dekolteli elbise giymeyip üzerine başörtüsümü takıyorlarmış? Birde her halükarda başörtüsü ile ister İslam'dan önce dediğiniz zaman olsun ister İslam'dan sonra dediğiniz zaman olsun her ikisinde de inanmayanlar yani derin göğüs dekolteli olup göğüslerini başörtüsü ile örtenler başlarınıda örtmüş olmuyor mu?

Saygılarımla

UlulElbab 20-01-2010 17:11

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282566)
Sayın UlulElbab,

Eğer yanlış anlamıyor isem siz, İslam'dan öncede başörtüsü olduğunu ve bunu kadınların başörtüsünün uçları ile göğüslerini kapamak için kullandıklarını söylüyorsunuz. Ayrıca, o zamanda hür olan kadınlar örter, olmayanlar ise örtmezdi diyorsunuz.

Sonrasında ise, Allah'ın zaten mevcud olan başörtüsünün uçları ile göğüslerini örtmelerini emrettiğini söylüyorsunuz ve günümüzde bunun saç, kıl örtme olarak eğilip büküldüğünü söylüyorsunuz. Anlamadığım ise, İslam'dan öncesi dediğiniz zamanda inanmayan kadınlar derin göğüs dekolteli giyiniyor olabilirler ama İslam'dan sonrası dediğiniz zamanda inanan kadınlar böyle mi giyinip üzerini başörtüsü ile örtüyorlarmış yoksa derin göğüs dekolteli elbise giymeyip üzerine başörtüsümü takıyorlarmış? Birde her halükarda başörtüsü ile ister İslam'dan önce dediğiniz zaman olsun ister İslam'dan sonra dediğiniz zaman olsun her ikisinde de inanmayanlar yani derin göğüs dekolteli olup göğüslerini başörtüsü ile örtenler başlarınıda örtmüş olmuyor mu?

Saygılarımla

Değerli Envyme,

Zaman içinde sizin soruş tarzınızı artık biraz anlamamış olsam...

Cidden okuduklarınızdan birşey anlamadınız veya nazire olsun diye anlamamış gibi yapıyorsunuz ZAN edeceğim.

Ama biliyorum ki iyi niyetle anlamak için soruyorsunuz...

Ama sanki Ayeti hiç okumamış gibi soruyorsunuz.

Bu kadar Gözleriniz nasıl Perdeli olabilir?

ZATEN Varolan bir BaşörtüsüNÜN UÇLARI ile GÖĞÜS kapatılacak.

Yani Hedef baş değil Göğüs!!

Eğer Göğsü kapalı bir kıyafet giyiyorsanız üzerine bir daha Başörtüsü neden EMİR olsun?


Bakın bu konuda Sevgil Hasan Akçayın sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Kendisi ile başka konularda arada bir atışsakta:D

bu konuda tam bir fikirbirliği içindeyiz.O da iyi bir Araştırmacı ve Arabca uzmanıdır.

http://www.hasanakcay.net/index.php?topic=25.0

Yergin 20-01-2010 22:05

Sayın UlulElbab,

İşte benim anlamadığım dediğim şeyi size sanırım aktaramadım. Amaç sadece göğüsleri örtmek ise başörtüsünün uçlarına ne hacet?

Şöyle bir çıkarım yapıyorsunuz o zaman eğer yine yanlış anlamadı isem. Bir müslüman kadın, göğüs dekolteli bir elbise ile dışarı çıkmak isterse başörtüsü takıp bunun uçları ile göğüslerini örtecek öyle mi?

Yine yanlış bir çıkarım yapıyorsunuz bence.

mindar 21-01-2010 01:05

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282553)
Sevgili mindar,

İslam son Din değildir.İslam TEK Dindir. Allah ED DİN olarak İSLAMI tanımlar.

S-L-M kökünden Selam/İslam/Müslim/teslim kelimeleri türer...

Başlıca anlamı BASRIŞ dır.SEVGİ dir.

İbrahim Musa İsa ve Muhammed İslamı savunmuşlardır.

Biz Hanifler Peygamberler arasında asla bir Ayrım yapmayız..Hepsine eşit derecede saygı duyarız.
Hanif demek Monoteist ve Protest düşünce ve İslam yorumudur.
Allahın/Tanrının kısacası tek ve bir Yaratıcı olduğunu kabul eden herkes bizim kardeşimizdir.
Ancak inanmayanlarıda sevgi ile kucaklarız.
İYİLİĞİ emreder KÖTÜLÜĞÜ yasaklarız.
Zulme karşı , Zalime karşı ezilenin inancına,ırkına ve cinsiyetine bakmadan
omuz verir,destek oluruz.
Kaynak olarak Tevrat,Zebur,İncil ve KUR'ANı görür,Vahiy dışı nitelenen Hadis ve Rivayetlere ancak tarihi bilgi gözü ile bakarız.

Bunlar Hanif düşüncenin genel olarak kabul ettiği ilkelerdir.

anladığınız manada bi niyetim ve kastım yok
tabiki şeriat yol anlatılmak istenen aynı şeyler insanları kitapları bozup peygamberleri yok ettikçe allah yeni peygamberler tayin etti.
ben islam derken toplumsal olarak anlanması maksadıyla öyle dedim elbette peygamberler arası bi ayrım yok..

mindar 21-01-2010 01:10

başörtülerinin ucları diye mana yok ayette ..

ayette denen şey biraz kabaca olacak :)) ama net olarak böyle
O başınıza aldığınız örtü(o günün modası giyim şekli) ile asıl olan yaka açığınızı kapatın diyor Allah

Psiko 21-01-2010 01:17

Amaç neden göğüsleri örtmek olsunki ?

Oysa o dönemde hanımların gardrop dolusu elbiseleri var.
Hem de envay-i çeşit.
Boğazlı kazaklar gırla.
Dünyanın herbir yerinden çeşit çeşit kreasyonlar.
Dagiden çeşit çeşit iççamaşırları.
Göğüs frikiğini kim göre de heyacanlana.
Bacak frikikleri için de hakeza,
Çünkü cinselliği çağrıştıran tek şey saçlar.
Tek eksik başörtüsü.

Yergin 21-01-2010 01:46

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282753)
Amaç neden göğüsleri örtmek olsunki ?

Oysa o dönemde hanımların gardrop dolusu elbiseleri var.
Hem de envay-i çeşit.
Boğazlı kazaklar gırla.
Dünyanın herbir yerinden çeşit çeşit kreasyonlar.
Dagiden çeşit çeşit iççamaşırları.
Göğüs frikiğini kim göre de heyacanlana.
Bacak frikikleri için de hakeza,
Çünkü cinselliği çağrıştıran tek şey saçlar.
Tek eksik başörtüsü.

Sözleriniz bize ise sevgili Psiko,

İsterdik ki sorduğumuza net cevap veresiniz.
O dönemin hanımlarının gardrop dolusu elbiseleri var diyerek değil.

Ayrıca ben, o döneme ait olarak değil, şimdiki zamanımıza göre UlulElbab'ın söylediklerinden anladığım çıkarıma dair bir soru sormuştum.

Cinselliği çağrıştıran tek şey saçlar gibi bir söze gelince,
Bununla ilgili, burada bir çok konuda cahilliğimden geri duran ben sizinle veya birbaşkası ile her yerde tartışırım.
Bizlerin, tek saç ile cinsellik gibi bir haz duyması söz konusu bile değildir. Kadınların başları açık olsa bile duymayız.

Saygılar

Psiko 21-01-2010 02:24

Sevgili EnvyMe ;

Sözlerim "Ortaya karışık"
Kim ne alırsa.

Güzel kardeşim.
Ahzab 59 da,
bir "Dış giysi" var.
Buna "Cilbab" deniyor.
Bu kesin emir.
Nerede bu cilbab ?
İlla soracaksan git bunu sor nerede bu cilbab ?
Nemenem birşeydir bu cilbab diye sor.
Başörtüsü ile uğraşacağına.

Nur 31 de ise bir örtü var.
Bu örtü "Örf"den kaynaklı başıörten bir örtü.
Allah'ın emri değil yani.
Nur 31 de sadece bunu ilgilendiren pasajda,
Musa'nın elini soktuğu yer var.
Hani elini sokunca elinin beyaz olduğu yer.
Ona "Ceyp" deniyor.
Ayette "Cuyubuhinne" deki "Cuyup",
yani bizim döş dediğimiz,
kadınların ise memelerinin bulunduğu yer.
İşte oranın kapatılması isteniyor.
Ne ile ?
Allah'ın emri olmayıp,
"Örf"ten kaynaklı başı örten "ÖRTÜ" ile.
Neden ?
Çünkü gardrop dolusu ellbiseler olmadığı için,
iççamaşırları olmadığı için,
göğüs açık dolaşmaya alışıldığı için.
İnsanların giyecek doğru dürüst elbiselerinin olmadığı bir zaman dilimi,
öyle ki,
namaz kılarken eğildiğinizde,
önünüzdekinin tüm takım taklavatını görebileceğiniz kadar giysi yoksunu bir zaman diliminden bahsediyoruz.

Sen kalkmış Cemil İpekçi kreasyonlarının olduğu zaman dilimine çekiyorsun olayı.
Artı,
"Göğüs aralığının kapatılması" istenir-emredilir iken,
"Başınızı örtün" denilememiş mi ?

Aslında Araf 26 daki "Takva elbisesi" bulunabilseydi,
hiçbirine gerek kalmayacaktı gibi ya,
onu bulamamışlar sanki.

Psiko 21-01-2010 13:17

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282761)
Sözleriniz bize ise sevgili Psiko,

İsterdik ki sorduğumuza net cevap veresiniz.

O dönemin hanımlarının gardrop dolusu elbiseleri var diyerek değil.

Ayrıca ben, o döneme ait olarak değil, şimdiki zamanımıza göre UlulElbab'ın söylediklerinden anladığım çıkarıma dair bir soru sormuştum.

Cinselliği çağrıştıran tek şey saçlar gibi bir söze gelince,
Bununla ilgili, burada bir çok konuda cahilliğimden geri duran ben sizinle veya birbaşkası ile her yerde tartışırım.
Bizlerin, tek saç ile cinsellik gibi bir haz duyması söz konusu bile değildir. Kadınların başları açık olsa bile duymayız.

Saygılar

Sevgili EnvyMe ;

Kimin nasıl iman edip etmeyeceği,
bir diğerini ilgilendirmemekle birlikte,
"Aynı" konularda,
parçalanmış bir görüntü veren,
değişik bakış ve anlayışların,
ortak bir payda yakalayabilmesi sizce nasıl başarılabilir ?
Yazılarınızdan görebildiğim kadarı ile edepli birisiniz.
Bu edebiniz sizi bazı şeyleri açık açık söylemekten imtina ettiriyor.
Oysa
"Size acı da verse doğruları söyleyiniz."
sünnet'in ayrılmaz,bir tarafa bırakılamaz,göz ardı edilemez bir gerçeği.
Şu :
Hucurat 6 : Ey inananlar, buyruktan çıkmış biri, size bir haber getirdi mi doğru, yahut yanlış veya yalan olup olmadığını araştırıp iyice bir anlayın, yoksa bir topluluğa, bilgisizlikle bir kötülükte bulunur da yaptığınıza nadim oluverirsiniz.

ayette var olan anlayışın,sizdeki bu sessiz yansımasına göre,
koyu yerdeki kişi siz,
kırmızılı yerdeki ise biz oluyoruz.
Varsın olsun.
Olsun,
da,
siz "Araştırıp iyice anlayın"
sonrası en azından nadim olmak adna kötü çünkü.
Bu tespitime katılır mısınız ?
Katılır iseniz,
Ahzab 59 daki "Dış giysi" yani "Cilbab"ın Başörtüsü olup olmadığı konusunda,
bilginiz ve bu bilginizi destekleyen belgeniz nedir ?
Hiç atalarınıza
"Neler oluyor Ya HU cilbab denilen dışörtü nerede hanımlar niye giymiyor ? Yoksa Rabbimin emri değil mi ?" gibi hiç soru sordunuz mu ?

Nur 31 de ise,
Küçük bir ilkokul çocuğuna dahi okuttuğunuzda,
verilen İlahi emrin,
"Başörtüsü" olmadığını,
ama bu başörtüsü ile "Göğüs aralığı-açıklığı"nın kapatılması İÇİN olduğunu söyleyecektir.
Ve siz sevgili EnvyMe,
kendinizce oturduğunuz meşruiyet tahtından biraz inebilir iseniz,
zahmet buyurup,
Nur 31 de Göğüs aralığının kapatılması EMREDİLDİĞİ için kullanılan "Başörtüsü"nün,
"Atalarım öle diyoo" demeyip,
İlahi emir olduğunu bize gösterebilirseniz,
şahsım adına ben çok memnun olacağım.

Yergin 21-01-2010 13:56

Sayın Psiko,

Benim bir tahtta falan oturduğum yok.

Ben burada sadece UlulElbab'ın yaptığı çıkarımlara karşı sorular sordum hepsi bu.
Kur'an da ki ayetleri veya bazı kelimeleri yanlış kişiye soruyorsunuz. Bir kere, siz bize bunları sormadan önce bir çok müslüman ile tartışmışsınızdır ve hala farklı düşünüyorsanız benim size katabileceğim veya sizde değiştirebileceğim bir düşünce yok.

Allah'ın emirleri bazıları için farklı olabilir, sizin içinde farklı olabilir. Benim için insanlara iyi davranın da bir emirdir, yoksullara yardım edinde bir emirdir, verdiği öğütlerde birer emirdir. Ben emirleri sadece bazı şartlarla belirlemem. Bu yüzden içimdeki Allah korkusunu anlatamıyorum ya.

Benim yukarıda sorduğum çok açıktı, UlulElbab ya görmedi ya foruma girmedi.

Bugün bir müslüman kadın göğüs dekolteli bir elbise giyip üzerinede başörtüsü takıp uçları ile gögüslerini örterse dışarı çıkabilir mi?
UlulElbab bunu mu söylüyorsunuz, çıkarımınız bu mu diye sormuştum. Konu nereye geldi.

Saygılarımla

Psiko 21-01-2010 14:10

Sevgili EnvyMe ;

Her gün konuşuyorsunuz diye,
evli iseniz eşinizle,çocuğunuzla
değilseniz anneniz,babanız veya kardeşlerinizle konuşmuyor musunuz ?
Mugalata hoş ve şık durmuyor.

Soru basit.
Nur 31 den ne anlıyorsun ?
Şükr okuman yazman var.
Aklın da,
muhakeme yeteneğin de.

Bu arada Ahzab 59 daki Cilbab konusunda da 3 maymunu oynamayı düşünmüyorsunuzdur umarım.

Yergin 21-01-2010 14:50

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282883)
Sevgili EnvyMe ;

Her gün konuşuyorsunuz diye,
evli iseniz eşinizle,çocuğunuzla
değilseniz anneniz,babanız veya kardeşlerinizle konuşmuyor musunuz ?
Mugalata hoş ve şık durmuyor.

Soru basit.
Nur 31 den ne anlıyorsun ?
Şükr okuman yazman var.
Aklın da,
muhakeme yeteneğin de.

Bu arada Ahzab 59 daki Cilbab konusunda da 3 maymunu oynamayı düşünmüyorsunuzdur umarım.

Evli değilim. Dolayısı ile çocuğumda yok.

Cevap vermiştim aslında size.

"Kur'an da ki ayetleri veya bazı kelimeleri yanlış kişiye soruyorsunuz. Bir kere, siz bize bunları sormadan önce bir çok müslüman ile tartışmışsınızdır ve hala farklı düşünüyorsanız benim size katabileceğim veya sizde değiştirebileceğim bir düşünce yok."

Bence şu söylediklerinizi biraz daha detaylı incelerseniz ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.

"Nur 31 de Göğüs aralığının kapatılması EMREDİLDİĞİ için kullanılan "Başörtüsü"nün,
"Atalarım öle diyoo" demeyip,
İlahi emir olduğunu bize gösterebilirseniz,
şahsım adına ben çok memnun olacağım."

Yani, ortada göğüs aralığını kapatmak için kullanılan bir başörtüsü yokmu zaten. Siz adına takılı kalmışsınız ben ise kullanılan örtü zaten başıda örtüyora. Siz bugün ki şekillendirilmesine karşı iseniz ben ne olursa olsun insanların şekillerine saygı gösterilmeli diyorum.

Saygılar

Psiko 21-01-2010 14:57

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282893)

Yani, ortada göğüs aralığını kapatmak için kullanılan bir başörtüsü yokmu zaten. Siz adına takılı kalmışsınız ben ise kullanılan örtü zaten başıda örtüyora. Siz bugün ki şekillendirilmesine karşı iseniz,
ben ne olursa olsun insanların şekillerine saygı gösterilmeli diyorum.

Eğer o kişiler,
İlahi olmayan bir emri,
"Bu ilahi emirdirrrr" şeklinde dayatıp,
saygı gösterilmesini istiyorlar ise,
ben o saygıyı falan göstermem,
ne kişiye ne de anlayışına.
Cilbab için gelsin konuşsun EyvAllah.
Olana gelsin saygı istesin,
olmayana değil.

UlulElbab 21-01-2010 17:15

Sayın Envyme,

Siz gerçekten pek laftan anlayan bir kardeşimiz değilsiniz.

Siz Allahı gözümle görsem yinede bildiğim Allahı ararım diyenlerden misiniz?

Bol bol "anlamak için" soru soran ama nedense bir türlü "anlamayan" bir "anlayışınız" var.

Bir müslüman kadın dekolte giyse ve başörtüsü ile göğsünü kapatsa olurmu diye bir soru sormuşsunuz...

Sizi tebrik ederim.

Yergin 21-01-2010 17:43

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282898)
Eğer o kişiler,
İlahi olmayan bir emri,
"Bu ilahi emirdirrrr" şeklinde dayatıp,
saygı gösterilmesini istiyorlar ise,
ben o saygıyı falan göstermem,
ne kişiye ne de anlayışına.
Cilbab için gelsin konuşsun EyvAllah.
Olana gelsin saygı istesin,
olmayana değil.

Yani siz diyorsunuz ki, siz müslümansınız ben değilim. Sizin ilahi emir dediğiniz şeyler benim için ilahi emir değildir. Bu yüzden size saygı göstermem...

Bakın ne güzel sizi bir kefeye koydum, yargıladım. Doğru mu yaptım?
Elbette ki hayır.

Benim orada insanların şekillerine saygı gösterilmesi gerekir diye kastettiğim kişiler, Allah rızası için başını örten kişilerdir. Bu kişiler üzerinden siyaset yapanlar değil.

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı
Sayın Envyme,

Siz gerçekten pek laftan anlayan bir kardeşimiz değilsiniz.

Siz Allahı gözümle görsem yinede bildiğim Allahı ararım diyenlerden misiniz?

Bol bol "anlamak için" soru soran ama nedense bir türlü "anlamayan" bir "anlayışınız" var.

Bir müslüman kadın dekolte giyse ve başörtüsü ile göğsünü kapatsa olurmu diye bir soru sormuşsunuz...

Sizi tebrik ederim.

Bu çıkarımı siz yapmadınız mı? ve bende bunu eğer yanlış anlamadı isem bunu mu söylüyorsunuz demedim mi?

Anlamamız için açık olmuyorsunuz ki, sizi anlayalım. Bu konudaki ilk mesajınızı lütfen tekrar gözden geçirin. Orada, beni anlayışla suçladığınız ve sizin söylediklerinizden yaptığım ve çıkarım olarak sorduğum soruyu sizin kendinizin söylediğinizi göreceksiniz. Bu yüzden ben çıkarım diyorum zaten.

Ben her zaman samimiyim. Sizde umudunuzu yitirmeyin anlatmak adına.

Saygılar

selanikli 21-01-2010 19:29

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282553)
Sevgili mindar,

İslam son Din değildir.İslam TEK Dindir. Allah ED DİN olarak İSLAMI tanımlar.

S-L-M kökünden Selam/İslam/Müslim/teslim kelimeleri türer...

Başlıca anlamı BASRIŞ dır.SEVGİ dir.

İbrahim Musa İsa ve Muhammed İslamı savunmuşlardır.

Biz Hanifler Peygamberler arasında asla bir Ayrım yapmayız..Hepsine eşit derecede saygı duyarız.
Hanif demek Monoteist ve Protest düşünce ve İslam yorumudur.
Allahın/Tanrının kısacası tek ve bir Yaratıcı olduğunu kabul eden herkes bizim kardeşimizdir.
Ancak inanmayanlarıda sevgi ile kucaklarız.
İYİLİĞİ emreder KÖTÜLÜĞÜ yasaklarız.
Zulme karşı , Zalime karşı ezilenin inancına,ırkına ve cinsiyetine bakmadan
omuz verir,destek oluruz.
Kaynak olarak Tevrat,Zebur,İncil ve KUR'ANı görür,Vahiy dışı nitelenen Hadis ve Rivayetlere ancak tarihi bilgi gözü ile bakarız.

Bunlar Hanif düşüncenin genel olarak kabul ettiği ilkelerdir.

Sayın UlulElbab;
Yazılarınızda, güzel ışıklar görüyorum. Örneğin,
‘’Yaratılanı hoş gördük yaratandan ötürü’’,
‘’Mevlana’ya selam ver geç, Yunus’ta dur...’’
‘’Ben ilim şehriyim, Ali kapısıdır...’’
‘’Kadınların erkeklerle eşitliği’’
gibi sözler.
Bu sözler bana sizin batıni felsefeye son derece yakın durduğunuzu gösteriyor.
Ancak batıni akımlar, kendilerini İbrahim’e bağlamazlar diye biliyorum. Ali’den başlatırlar.
Ayrıca siz Kuran’ı kabul ediyor, içeriğin saptırıldığını iddia ediyorsunuz, Batınilik Kuran’ın ‘görünmeyen emirlerine’ ulaşıp, görünür emirlerini dikkate almama eğilimindedir.
Sizinki daha değişik bir şey herhalde. Yeni bir din oluşturmak peşindesiniz gibime geliyor.

Hanif sözcük anlamıyla, nazik, kibar, anlayışlı, hoşgörülü anlamlarında da kullanılır. Güzel bir kelimedir.
Batınilik’te ise çok saygı duyduğum değer verdiğim ilkeler hala ayaktadır.
İnsana sevgi, hoşgörü, kadına değer verme ve hatta enel hak diyerek insanla Allah’ı birleştirerek insanı yüceltme, bunlar çok güzel şeyler.
Ancak, gerek Haniflik inancı(içeriğini tam bilemiyorum) gerek batınilik felsefesi bilimlerin henüz emekleme çağına bile gelemediği çaüların felsefesidir.
Oysa artık bilimler şaha kalkmış, insanlığı, insan aklını , insanlığın bilgi birikimini inanılmaz seviyelere çıkarmıştır.
Rehber olarak en iyi din dahi, bilimden daha iyi bir yol gösterici olamaz.
Her din, dogmatizme düşmeye, bir gün gelip gericileşmeye mahkumdur.
Batıniliğin bu kadar, insancıl olması O’nun hiç iktidarda olamamış olmasından kaynaklanıyor olamaz mı?
Örneğin Batıni bir akım olan Alevilik’teki dedelik kurumu, dede’leri diğer Aleviler’den üstün tutmaz mı?
Dedelik babadan oğula geçmez mi? Dikkat edin anadan kıza hatta anadan oğula bile değil, babadan oğula.

O nedenle tekrar ediyorum.
Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir.
Bilimi terkedip başka yol göstericileri tercih edene ne oluyor onu da söyleyeyim.
‘’Medeniyet öyle bir ateştir ki, kendisine bigane kalanı yakar.’’
Bu söz de Atatürk’ün.

Dünyaya bir bakın. Kimler yanıyor?
Ne demek istediğimi görecek, sözlerimin ispatını bulacaksınız.

Psiko 21-01-2010 19:58

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282938)

Benim orada insanların şekillerine saygı gösterilmesi gerekir diye kastettiğim kişiler,
Allah rızası için başını örten kişilerdir.
Bu kişiler üzerinden siyaset yapanlar değil.

Sevgili EnvyMe ;

Nasılki bu sitenin dahi "Tüzük"ü var.
Tıpkı bunun gibi,ülkemizin de "Yasa"ları var.
Bu yasalarda belirtilen alanlar dışında,
kimin dini vecibesini yerine getirmesi engellenmiş veya saygı gösterilmemiştir ?
Yani zalimin önde gideni olup,
mazlumu bu kadar muhteşem oynamak,
gerçekten mükemmel bir alt yapılı artistlik sanatı ister.
Üstelik daha kaç kere "Başörtüsü"nün Allah veya din ile yakından uzaktan ilgisi olmadığını söyleyeceğiz Ya HU ?

Riya ve yalan bu kadar mı üst dilimde olur ?
Bu memleketin yasalarında herşey bellidir.
Beğenmezseniz,toplum olarak değiştirirsiniz olur biter.
Anayasada Cumhurbaşkanını kimin seçeceği bellidir.
Kalkar "Referandum" olarak halka sunarlar.
Halkın büyük çoğunluğu "Başörtüsü"ne karşı değil derler.
Kalkar Yasa düzenlemeye çabalarlar.
Ya Hu,
Seni ilgilendiren şeyi,Cumhurbaşkanlığı seçimini,Millet meclisinde çöz.
Halka getirme.
Halkı ilgilendirip sana iki boy büyük gelecek olduğunu bildiğine yasa çıkar.
Getirsene halkın önüne "Başörtüsü" refarandumunu da,
göresin dünya kaç bucak ?

UlulElbab 21-01-2010 20:24

Alıntı:

selanikli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282960)
Sayın UlulElbab;
Yazılarınızda, güzel ışıklar görüyorum. Örneğin,
‘’Yaratılanı hoş gördük yaratandan ötürü’’,
‘’Mevlana’ya selam ver geç, Yunus’ta dur...’’
‘’Ben ilim şehriyim, Ali kapısıdır...’’
‘’Kadınların erkeklerle eşitliği’’
gibi sözler.
Bu sözler bana sizin batıni felsefeye son derece yakın durduğunuzu gösteriyor.
Ancak batıni akımlar, kendilerini İbrahim’e bağlamazlar diye biliyorum. Ali’den başlatırlar.
Ayrıca siz Kuran’ı kabul ediyor, içeriğin saptırıldığını iddia ediyorsunuz, Batınilik Kuran’ın ‘görünmeyen emirlerine’ ulaşıp, görünür emirlerini dikkate almama eğilimindedir.
Sizinki daha değişik bir şey herhalde. Yeni bir din oluşturmak peşindesiniz gibime geliyor.

Hanif sözcük anlamıyla, nazik, kibar, anlayışlı, hoşgörülü anlamlarında da kullanılır. Güzel bir kelimedir.
Batınilik’te ise çok saygı duyduğum değer verdiğim ilkeler hala ayaktadır.
İnsana sevgi, hoşgörü, kadına değer verme ve hatta enel hak diyerek insanla Allah’ı birleştirerek insanı yüceltme, bunlar çok güzel şeyler.
Ancak, gerek Haniflik inancı(içeriğini tam bilemiyorum) gerek batınilik felsefesi bilimlerin henüz emekleme çağına bile gelemediği çaüların felsefesidir.
Oysa artık bilimler şaha kalkmış, insanlığı, insan aklını , insanlığın bilgi birikimini inanılmaz seviyelere çıkarmıştır.
Rehber olarak en iyi din dahi, bilimden daha iyi bir yol gösterici olamaz.
Her din, dogmatizme düşmeye, bir gün gelip gericileşmeye mahkumdur.
Batıniliğin bu kadar, insancıl olması O’nun hiç iktidarda olamamış olmasından kaynaklanıyor olamaz mı?
Örneğin Batıni bir akım olan Alevilik’teki dedelik kurumu, dede’leri diğer Aleviler’den üstün tutmaz mı?
Dedelik babadan oğula geçmez mi? Dikkat edin anadan kıza hatta anadan oğula bile değil, babadan oğula.

O nedenle tekrar ediyorum.
Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir.
Bilimi terkedip başka yol göstericileri tercih edene ne oluyor onu da söyleyeyim.
‘’Medeniyet öyle bir ateştir ki, kendisine bigane kalanı yakar.’’
Bu söz de Atatürk’ün.

Dünyaya bir bakın. Kimler yanıyor?
Ne demek istediğimi görecek, sözlerimin ispatını bulacaksınız.



Sevgili Selanikli,

Ne Ali, ne Atatürk hatta nede Muhammed bugün bazı çevrelerce lanse edildikleri gibi anılmak istemezlerdi diye düşünüyorum...

Onlar yaşadılar ve yaşattılar...İlkeleri vardı...Kendilerine ve Yaratıcılarına Saygıları vardı...

Bilimi asla gözardı etmediler,İnsanı insan olduğu için karşılıksız sevdiler...

Ellerinden gelenin en iyisini yapıp,sahneyi terke ettiler...

Ancak onların sevenleri ne yaptı? Hazıra kondu...Şefaat umdu...

İçlerinde ki sevgiyi muhafaza edemediler...Gösteriş ve Şekilcilik içinde boğuşuyorlar...

Hermes/İdris te büyük bir adamdı...İnsanlığa büyük hizmetleri dokunmuştur...

Bizim felsefemiz,düşüncelrimiz Ona dayanır...

İbrahimde Onun yolundan gitmiştir...Babamızdır...ve en önemlisi;

Halilullahtır...Bir insanın ulaşabileceği en üst seviyedir Halil.

Allahın Dosta ihtiyacı yoktur.O müstağnidir(İhtiyaçsız)

Dost olmak insana verilen bir payedir.

Hilfil Füdül Felsefesinden başka bir felsefeye de kendimi yakın görmüyorum.

Hümanizm hariç...Yunusun yoludur o...

Ali de Hilfil füdül üyesiydi...

İnsana Saygı..İnsana Sevgi...İnsanlığa duyulan Aşk

Çünkü İnsan muhteşem bir yaratıktır...Çok değerlidir...

Aşağıların aşağısına da inebilir...Tanrı ile Dostda olabilir...

Üstelik herşey kendi ELLERİNDEDİR.

Bilimi küçümsemek değil amacım...Ama gözünüzde büyüttüğünüz Bilim

Bir Arpa boyu yol alamamıştır...Son ikiyüz sene...Emekliyor Bilim.

Bırakınız İdrisi ,Daha Süleymanın seviyesine dahi yaklaşamamıştır.

Nedir idrisin seviyesi? Muazzamdır...Zamanda yolculuk...Tıpta üst seviye...

Farklı Gezegenlerde üs oluşturma...Süleymanını İlmi iuan ki teknolojiden fersah fersah üstün.

Elbette Sihir zan edilecek:) 40 yıl önce 3G telefonun olsa..Sende Sihirbaz olurdun.
Ama şimdi sıradan...

Bilim ilim bilmektir,İlim kendin Bilmektir.

Çok yakından 40 katlı bir binaya bakan için o çok yüksektir...Uludur.

Oysa Panaromik bir bakış durumu değiştirir.

Farklı Perespektiflerden bakıyoruz.

Benim gördüğüm kadarı ile BİLİM Emekliyor...

Hastanelerde Kanser tedavisi için insanların haline bakman yeterli...

Oysa bir tek OT onların tüm pahalı Tıbbi Teknolojilerinden dahi üstün.

İlaç sanayi Para tuzağı..İnsanı düşünen mi var_ Nerede Ahlak?

H1N1 nedir ki? Daha çok Felaket gelecek ...İnsanın gözünü Hırs bürümüş!

Din olmasın, Allah olmasın...İnsanlar birbirini öldürmeyecek öyle mi?

Buna içtenlikle inanıyormusunuz?

Medeniyet dediğin Tek dişi kalmış Canavar..Sevgili Selanikli...

Akif bunu yıllar öncesinden söylemiş...

Ne medeniyetler ve onların altında kültürler geldi geçti...

İYİLİK herzaman ÜSTÜN Gelecektir.

Ve Hiçbirşey de göründüğü gibi değildir...

HANİF olanın Maddeye bakış değişir...Sadece 3 Boyut yetersizdir...

Evreni bir kitab gibi okumak...İnsanı bir Kitab gibi okumak...Vahyi okumak.

Elbette Kadın Erkek Eşittir...ve Elbette Bilimi gözardı etmeyeceğiz...

Birbirimizi seveceğiz,Zulme karşı omuz omuza duracağız...

Bakın bugün İtalyan medyasında çıkan haberler...

İslam ülkeleri neden Haitiye yüzünü çeviriyor?

Tek yardım eden Türkiye...birde Ürdün ve Fasdan yardım gitmiş...

Petrol zengini Vahhabi Araplar kuru bir mesaj göndermiş.

Pakistanda deprem olunca 3-5 kuruş gönderen,Filistin için yırtınan ama

Haiti Katolik diye Yüz çevirenler gerçek Müslüman olamazlar...

Sizler Sahte müslümanları ve onların sahte Dinciklerini az bile eleştiriyorsunuz...

Onlar Kabe diye bir taş binaya tapıyorlar...Onlar namaz diye birşey udurmuşlar ama kendi uydurdukları Dine bile uymuyorlar ve namaz kılmıyorlar:D

Az bile söylüyorsunuz ...AMA Kuran onların DEĞİL...

Çelişkiler ONLARIN...

O Muhteşem Öğretiyi..O kıymetli VAHYİ...Çarpıtanlardan Siz Ateistlere Cehennemde Yer kalmayacak:D:D:D

Rezervasyon için bu kadar israr etmeyin dostlar...

Eleştiri oklarınızı gelişi güzel sallamayın...

Sevgi ile...

selanikli 21-01-2010 20:27

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282553)

İbrahim Musa İsa ve Muhammed İslamı savunmuşlardır.

Biz Hanifler Peygamberler arasında asla bir Ayrım yapmayız..Hepsine eşit derecede saygı duyarız.
...
Kaynak olarak Tevrat,Zebur,İncil ve KUR'ANı görür,Vahiy dışı nitelenen Hadis ve Rivayetlere ancak tarihi bilgi gözü ile bakarız.

Bunlar Hanif düşüncenin genel olarak kabul ettiği ilkelerdir.


Sayın UlulElbab;

bir kaç sorum olacak.
Bir önceki yazınızda bir hadis aktarmışsınız. Hadisler uydurma, İsrailiyat diyordunuz, ne oldu böyle?
Yok hepsi uydurma değilse, nasıl ayıracağız uydurma olanı, olmayandan? Bunu belirtin ki, sonra bir karışıklık olmasın.
Tevrat, Zebur, İncil demişsiniz.
Şu an yazılı olan Tevrat, Zebur ve İncil'den mi bahsediyoruz? Bunu bir bilelim.
Düşünme yetisi sadece insana verilmiştir demişsiniz? Emin misiniz?
Ben düşünen hayvanlar biliyorum.
Saygılar.

hakgeldi 21-01-2010 20:53

Alıntı:

selanikli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282975)
Sayın UlulElbab;

bir kaç sorum olacak.
Bir önceki yazınızda bir hadis aktarmışsınız. Hadisler uydurma, İsrailiyat diyordunuz, ne oldu böyle?
Yok hepsi uydurma değilse, nasıl ayıracağız uydurma olanı, olmayandan? Bunu belirtin ki, sonra bir karışıklık olmasın.
Tevrat, Zebur, İncil demişsiniz.
Şu an yazılı olan Tevrat, Zebur ve İncil'den mi bahsediyoruz? Bunu bir bilelim.
Düşünme yetisi sadece insana verilmiştir demişsiniz? Emin misiniz?
Ben düşünen hayvanlar biliyorum.
Saygılar.

bugünkü zebur tevrat, incil biz müminler kabul etmeyiz ilk inenlere iman ederiz bugünkülere değil!!!

Psiko 21-01-2010 21:05

Alıntı:

hakgeldi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282981)
bugünkü zebur tevrat, incil biz müminler kabul etmeyiz ilk inenlere iman ederiz bugünkülere değil!!!

Sanki "İlk inenleri" gördü ve biliyor da,
gösterseler,
"Heee işte bu ilk inenler" deyip,anlayacakmış bilecekmiş gibi,
ciddi ciddi söylemiyorlar mı ?
Ört ki ölem :D

hakgeldi 21-01-2010 21:14

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282985)
Sanki "İlk inenleri" gördü ve biliyor da,
gösterseler,
"Heee işte bu ilk inenler" deyip,anlayacakmış bilecekmiş gibi,
ciddi ciddi söylemiyorlar mı ?
Ört ki ölem :D


hadi bugünküne bakalım; ALLAH-U ZÜLCELAL HAZRETLERİ ( HAŞA!!! ) Evreni yarattı, yedinci günm yoruldu. oysa kuranm der ki;

33 - Onlar gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmakla yorulmayan Allah'ın ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmüyorlar mı? Evet şüphesiz ki, O'nun herşeye gücü yeter. ( AHKAF SURESİ )


İkisi birbirine uyuşmaz tabi

o nedenle;

68 - De ki: "Ey kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça bir esas üzerinde değilsiniz. Şüphesiz ki, Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlığını ve inkârını artıracaktır. Şu halde kâfir olan bir toplum için üzülme! ( MAİDE SURESİ )

UlulElbab 21-01-2010 21:15

Alıntı:

selanikli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282975)
Sayın UlulElbab;

bir kaç sorum olacak.
Bir önceki yazınızda bir hadis aktarmışsınız. Hadisler uydurma, İsrailiyat diyordunuz, ne oldu böyle?
Yok hepsi uydurma değilse, nasıl ayıracağız uydurma olanı, olmayandan? Bunu belirtin ki, sonra bir karışıklık olmasın.
Tevrat, Zebur, İncil demişsiniz.
Şu an yazılı olan Tevrat, Zebur ve İncil'den mi bahsediyoruz? Bunu bir bilelim.
Düşünme yetisi sadece insana verilmiştir demişsiniz? Emin misiniz?
Ben düşünen hayvanlar biliyorum.
Saygılar.

Sevgili Selanikli,

Ben Hadislere ancak Tarihi bilgi gözüyle bakarım.

Nerede hadis örnek verdim? Eğer Kuranla uyuşuyorsa o hadis doğrudur.

Uymuyorsa at çöpe...

İncil,Tevrat ve Zebur içinde aynı kriteri kabul ediyorum...

Ancak Ayetleri Kuranda eğip-bükenlerin yorumları ile değil kendi çıkarımlarımla..

İlahi Vahyi kendi Evladım/Oğlum gibi TANIRIM.

Hissedebilirsiniz emin olun...Bana iki örnek getirin..Bir Ayet olsun diğeri uydurma...İlk bakışta anlarım...Bu kadar iddialı konuşuyorum!!!

Hayvanların düşünme yetisi konusunda;

Siz hangi hayvandan bahsediyorsunuz? Ben muhakeme yeteniğinden bahsediyorum.Yani Hüküm verme...

Hayvanların Aklı vardır ama Fikri yoktur!

İnsan beyni herşeyi Zıttı ile karşılaştırmak sureti ile hüküm verme yetisi ile donatılmıştır.

insan beyin korteksinin Algoritmasına Limbik sistem denir...

Herşeyi zıtt ile kıyaslama üzerine kuruludur.

Bazı hayvanlara birşeyler öğretebilirsiniz.Bu Ezber den öteye gidemez.

O nedenle Ezberci sistem insana uymamaktadır. Sağ ön Lob ,Soyut düşüncenin kaynağıdır.
Şiir,Edebiyat kısacası Sanat yapan bir hayvan varda bizmi bilmiyoruz?

Bu öyle maymuna resim çizdirmeye benzemez.

Nedense bende yazılarımı tam anlamıyla okumadığınız hissi uyandırıyorsunuz.

Oysa sevgili paslıçivinin de dediği gibi zeki bir insansınız.

Okusanız ben eminim ki anlayacaksınız.

Sevgi ile...

Psiko 21-01-2010 21:26

Alıntı:

hakgeldi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282981)
bugünkü zebur tevrat, incil biz müminler kabul etmeyiz ilk inenlere iman ederiz bugünkülere değil!!!

Alıntı:

hakgeldi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282987)
hadi bugünküne bakalım;

Yok yok,
sen "İlk inenlerden" bahset biraz bize.
Daha selocanlı (Heyecanlı) oluyor da :D

selanikli 21-01-2010 21:33

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282973)
Sevgili Selanikli,


Bir Arpa boyu yol alamamıştır...Son ikiyüz sene...Emekliyor Bilim.

Bırakınız İdrisi ,Daha Süleymanın seviyesine dahi yaklaşamamıştır.

Nedir idrisin seviyesi? Muazzamdır...Zamanda yolculuk...Tıpta üst seviye...

Farklı Gezegenlerde üs oluşturma...Süleymanını İlmi iuan ki teknolojiden fersah fersah üstün.


Az bile söylüyorsunuz ...AMA Kuran onların DEĞİL...

Çelişkiler ONLARIN...


Sevgi ile...


Daha uzun yazacaktım ya, gürültüye gidiyor, kısalttım.
1- İdris'in seviyesi, Süleyman'ın seviyesi. Zamanda yolculuk. Neden kimse bilmiyor? Neden yok olmuş bu bilgiler? Hayretler içindeyim, sizin böyle saçmaları ciddiye alıp ta buraya yazacağınız hiç aklıma gelmezdi.
2-Kendi Kuran'ınızı ortaya koymanın vakti gelmedi mi? Kimbilir belki sizin Kuran'ınıza inanırız.

hakgeldi 21-01-2010 21:34

Alıntı:

selanikli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282993)
Daha uzun yazacaktım ya, gürültüye gidiyor, kısalttım.
1- İdris'in seviyesi, Süleyman'ın seviyesi. Zamanda yolculuk. Neden kimse bilmiyor? Neden yok olmuş bu bilgiler? Hayretler içindeyim, sizin böyle saçmaları ciddiye alıp ta buraya yazacağınız hiç aklıma gelmezdi.
2-Kendi Kuran'ınızı ortaya koymanın vakti gelmedi mi? Kimbilir belki sizin Kuran'ınıza inanırız.


seviyeden kastın nedir selanikli anlayamadım????????

Yergin 21-01-2010 21:37

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282968)
Sevgili EnvyMe ;

Nasılki bu sitenin dahi "Tüzük"ü var.
Tıpkı bunun gibi,ülkemizin de "Yasa"ları var.
Bu yasalarda belirtilen alanlar dışında,
kimin dini vecibesini yerine getirmesi engellenmiş veya saygı gösterilmemiştir ?
Yani zalimin önde gideni olup,
mazlumu bu kadar muhteşem oynamak,
gerçekten mükemmel bir alt yapılı artistlik sanatı ister.
Üstelik daha kaç kere "Başörtüsü"nün Allah veya din ile yakından uzaktan ilgisi olmadığını söyleyeceğiz Ya HU ?

Riya ve yalan bu kadar mı üst dilimde olur ?
Bu memleketin yasalarında herşey bellidir.
Beğenmezseniz,toplum olarak değiştirirsiniz olur biter.
Anayasada Cumhurbaşkanını kimin seçeceği bellidir.
Kalkar "Referandum" olarak halka sunarlar.
Halkın büyük çoğunluğu "Başörtüsü"ne karşı değil derler.
Kalkar Yasa düzenlemeye çabalarlar.
Ya Hu,
Seni ilgilendiren şeyi,Cumhurbaşkanlığı seçimini,Millet meclisinde çöz.
Halka getirme.
Halkı ilgilendirip sana iki boy büyük gelecek olduğunu bildiğine yasa çıkar.
Getirsene halkın önüne "Başörtüsü" refarandumunu da,
göresin dünya kaç bucak ?

Sayın Psiko,

Beni anlamamak adına bu kadar çaba sarfetmenizi anlayamadım. Zira sizi böyle bilmiyorduk.

Siz işin siyasetine takılıp kalmışsınız. Bunu tahmin ettiğimizden daha ilk size verdiğimiz cevapta, yanlış kişiye soruyorsunuz demiştik. Hatırladınız mı?

İşin siyasetine giriyorsanız eğer, ben onun içinde yokum.
İşin samimiyetinde iseniz, o zaman söyleyin her yola gelirim.

İnsanlar sorarlar, hani Allah nerede diye. Hatta bu konuda veya başka bir konuda bir arkadaş gök yarılsa ortaya çıksa yine inanmam demiş. Bir müminin inandığı Allah, onun kalbindedir. Dini kalbindedir. Yaptıkları kalbindedir. Bunu sizin çok iyi bilmeniz gerekiyor inancınızdan ötürü. Asıl anlamadığım ise, bildiğiniz birşeyin İslam olarak yaşanılmışını yaşayan birisine niye bu kadar üstelemektesiniz.

Saygılarımla

selanikli 21-01-2010 21:51

Alıntı:

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 282988)
Sevgili Selanikli,

Ben Hadislere ancak Tarihi bilgi gözüyle bakarım.

Nerede hadis örnek verdim? Eğer Kuranla uyuşuyorsa o hadis doğrudur.

Uymuyorsa at çöpe...

İncil,Tevrat ve Zebur içinde aynı kriteri kabul ediyorum...

Hayvanların düşünme yetisi konusunda;

Siz hangi hayvandan bahsediyorsunuz? Ben muhakeme yeteniğinden bahsediyorum.Yani Hüküm verme...

Hayvanların Aklı vardır ama Fikri yoktur!


Sevgi ile...


Sayın UlulElbab;
1- hadisler konusundaki sözlerinizi kaydediyorum. Yeri gelirse hatırlatırım.
2- Anlattığınız felsefeye sahip iseniz, mevcut Tevrat'ı külliyen reddetmekten başka seçeneğiniz yok. Çünkü Tevrat'a göre Allah bir ulusu diğerlerinden üstün tutmakta ve üstün ulusun diğerlerini öldürmesini, köle etmesini, mallarını yağmalamasını emretmektedir.
3- Zebur dediğiniz kitap ise, orjinali Mezmurlar olan ve çok büyük ihtimalle Babil ürünü olan aşk şiirlerinden ibarettir. Yani Zebur'u da külliyen atmak zorundasınız, ilahi tek kelimesi yoktur.
4-İncil'e gelince, sonsuza kadar Tevrat'tan tek harf eksilmeyecek der. Bu durumda ya Tevrat İsa'dan sonra değişti ya da İncil'i de reddedeceksiniz.
Ayrıca İncil'de İsa defalarca, ben İsrailoğulları'na geldim der.
Ayrıca İncil yeni bir şey getirmez, sadece bazı sosyal kuralları değiştirir. O nedenle Tevrat eski ahit, İncil yeni ahittir.
Yani İncil'i de külliyen reddetmek durumundasınız.
Kuran'ı da sen güvenilmez ilan ettin.
Yani ortada kitap filan yok sevgili dostum.
Ne olacak şimdi?

Hayvanların düşünme yeteneğine gelince:
1-Balık avlamak için ekmek parçası bulup suya atan ve ekmeği yemeye gelen balıkları avlayan kuş sizce akıllı değil midir? Fikir yürütmüş olmuyor mu?
2- Bulduğu cevizi kırmızı ışıkta duran arabaların 'tekerleğinin önüne' koyan karga sizce akılı değil midir? Fikir yürütmüş olmuyor mu?
3- Hava kabarcıkları çıkararak balık sürülerini ekip halinde avlayan balinalar sizce akıllı değil midir? Fikir yürütmüş olmuyorlar mı?
Saygılar.

UlulElbab 21-01-2010 22:34

Sevgili Selanikli,

Beni hayalkırıklığına uğratıyorsun...

Ana sana kızmıyorum...Yasin 8

Senin olaylara bakışın seni hep aynı fasit dairede döndüryor...

Biz buna Programcılık dilinde fonksiyon deriz.if ve for fonksiyonları gibi bir döngü.

Kullandığın compiler senin kodları doğru okumanı engelliyor.Hataları kırmızı ile göstermiyor:)

Ben Allah katında Din Tekdir diyorum...Dolaysı ile Mesajlar birbirini destekler ve tamamlar niteliktedir.

Ama senin gibi düşünenler bu benzerliğin altında birbirinden kopya çekmek var diyor...Fussilet 33

Sümer tabletleri,Babil yazıtları...İsrailoğullarının Babil sürgünü,Ezra ve Tevrata bazı efsanelerin girmesi...

İncil in bunları yeni Ahit olarak deva ettirmesi ve ardından güya sizin savınıza göre...

Muhammedin yazıcılarının kopya çekmesi ve Kuranı yazması...

3 aşağı 5 yukarı böyle düşünüyorsunuz...

Sizi çok iyi anlıyorum...çünkü bir ara bende böyle ZAN etmiştim...

Mezmurlarıda çok severim BAHA nın Saklı sözlerinide...

Hepsini kaynağı birdir.

Avesta da okurum...Zerdüştüde severim...Mecuzi değilim ama eski bir Sabiiyim.

Ama gerçek şu ki Ağacın dalları ve toprak altında kökü var...

Söktüğün zaman neresi dalı neresi kökleri karıştırman doğal...

Allah İYİLİĞİN KAYNAĞIDIR...NURdur...

Onun sözü ;Dalları göklere uzana Ulu bir Çınar gibirdir...

Kökleri ise derinlerde dir...

Yalan ise ufak bir Rüzgarda savrulan bir Çalı gibidir...Pek kçk salamaz...

Üzeri az bir toprak örtülmüş kayaya ekilidir...İlk yağmurda cascavlak kalır.

Nasıl ki Eski ve Yeni Ahde sadık kalanlar Kuran Ayetlerini görünce "Çeneleri üzerine kapanırlarsA" bizlerde o kitablarda Allahın sözlerini görür görmez Derin bir Saygı ile Secde ederiz.


Hayvanların düşünme yeteneğine gelince:

İşte burada beni çok şaşırttın...Bilim sana böyle mi söylüyor ? Sevgili Selanikli..

O halde Bir Karganın Katil olan Ademoğlunakardeşinin cesedini nasıl defnedeceğini öğretmesi neden "SAÇMA" geliyor?

Çünkü ön yargılısın.

O bahsettiğin Hayvanların avlanma TAKTİKleri geliştirmesi sence Muhakeme yeteneği mi?

Değişken ve sabit parametreleri hesaba katabiliyorlar mı?

Hangi açı ile suyun altında yüzen balığa yaklaşması derektiğini hesaplayan bir Martı gödün mü?

Ama kırılan görüntüyü doğru hissedebiliyorlar! ve RIZKINI çıkarıyorlar...

Bunda Allahın Kudretini göremezsiniz siz.

Açıyı hesaplayacak bir Beyni yok ama şaşmaz bir şekilde doruyu buluyor ve kırılan görüntüye aldanmayıp balığı avlıyor.

Ne zaman ki yanında bir "AYNA" ile yüzen bir balıkla karşılaşır...O zaman aldanır:D

Aynalı Sazan bunuda yapar...

Neyse Balık bilmezse Haliq bilir diyelim...

Van gölünde İnci kefalleri vardır...Heryıl ilkbaharda doğdukları yere gider yumurtlarlar...

Derelerin akıntı yününün tersine ZORLU bir yolculukları vardır...Yol boyu türlü zorlukları aşarlar...yem olurlar...birçok hayvan ve İnsana...
Şelaleri dahi aşarlar...ne için?
Neslini devam ettirmek için...Doğduğu yeri nereden biliyor bu Kefaller?

Bilim bunu açıklasın ki bende anlayayım...

İnsanın Ruhsal yolculuğu böyledir işte...

Spermi düşün...Rahimi düşün...Bir Spermanın boyutu ile Yumurtaya ulaşma mesafesini orantıla...Kuran Ayetlerinde Allahın 1000 yıllık bir mesafeden kastını belki anlarsın...
Bu arada yumurtayı nasıl buldun? milyonlarcası arasından neden sen birinci geldin? Aklın ve Beyninde yoktu üstelik...Hatırlamıyorsun tabiii:D

"Rabiniz ben değilmiyim" dediğin de RAB..."Bela" dediğinide hatırlamıyorsun
ama Ben hatırlıyorum Dostum...Ahde Vefa şart...
Gerçeğe Sadakat şart...Kabul kaftanı da şart...
Takva Kaftanıda şart...
Herşeyden önce SEVGİ Şart :)


Selametle ve Saygıyla kucaklıyorum Sevgili dostum ....

Psiko 21-01-2010 22:36

Sevgili EnvyMe ;

Benim değerli arkadaşım.
Şu söz :
"Benim orada insanların şekillerine saygı gösterilmesi gerekir diye kastettiğim kişiler, Allah rızası için başını örten kişilerdir. Bu kişiler üzerinden siyaset yapanlar değil." EnvyMe
senin sözün değil mi ?
Ne anlatmaya çalışıyorsun bu sözünle ?
"Allah rızası için başını örten kişiler"
eğer bilselerki,
başlarını örtmeleri Allah'ın değil,
Kendini Allah yerine koyan birilerinin dayatması,
örterler mi başlarını ?
Ne siyasetinden,ne seni anlamamaktan bahsediyorsun Allah aşkına ?
Mugalatanın bu kadarına da pes doğrusu.
Kur'anda başörtüsü emri var mı yok mu ?
Önce bunu anlayıp kavrayalım.
Devletin,ülkenin yasaları dediğimiz,
şahsıma göre ülke çoğunluğunun ANAYASAL kararı,
sana göre siyasi karar olan boyutu sonraya kalsın.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:17 .