Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Bu Soruyu Cevaplayan Olabilecek Mi Bakalım? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17552)

new age'ci 22-03-2010 09:37

Bu Soruyu Cevaplayan Olabilecek Mi Bakalım?
 
hani hep klişe bi laf vardır ya... allah önceki topluluklara da din göndermiş ama onlar değiştirmiş diye..şimdi tek tanrılı dinlerden önceki dinlere bu klişeyi doğru kabul ederek bi bakalım..

eski mısır;allah ismini amon-ra diye değiştirmişler,üstüne üstlük bir çok tanrı daha eklemişler anubis,maat,horus,osiris,isis...ve pek çok daha ismini sayamadığım tanrı arkadaşlar eklemişler,ve daha ileri giderek(nasıl bi dejenarasyon olduysa artık),bunların bir de tasvirlerini yapmışlar...

hindistan;allah ismini brahma diye değiştirmişler,indra,krişna,şiva vs...eklemişler....

eski yunan;allah ismini zeus diye değiştirmişler,hera,hades,hektor,hera vs....

mayalar;allah ismini hunab ku diye değiştirmişler ve pekçoğunu ıtzamna,kukulkan vs...eklemişler

sümerler;yine bunlarda diğerlerinin kaderini paylaşarak:shocked: dejenere olmuşlar ve allahı unutup yerine anum'u koymuşlar,iştar,enlil,utu'yu eklemeyi ihmal etmemişler tabi ki...:pound:

şimdi,yukardaki senaryo size çok mantıklı geliyomu...böyle birşey olabilir mi?

Engse Hohol 22-03-2010 10:47

Sanırım, Ortadoğunun dışındaki toplumların Tek Tanrı Kurgusuna koştukları ortaklara karşın, o toplumlara gönderilen peygamberleri ulayu (ve) kurdukları dinleri nerede diyorsun!

Şu
(Türk bir paygamber mi?) konuya yazmıştım bu konuya ilişkin bir ileti; Ürevliyorum (Kopyalıyorum) buraya.

Türk bir peygamber olmadığı gibi, Yeni Zellandalı bir peygamber de yoktur. Ortadoğunun dışında hiçbir coğrayfada peygamber çıkmamıştır. Çıksaydı kurduğu din ile tanışırdık. M.Ö. 600-400 yılları arasında yaşamış Hintli bir bilge olan Siddharta Gautama'yı (Buda) peygamber yapmaya çalışan müslümanlar vardır ançıp (fakat) Siddharta Gautama'nın yaşantısında, ne cebrail, ne de vahiy vardır; hiçbir melek öğesi yani ilahiyat öğesi yoktur.


Dolayısıyla Siddharta Gautama'nın erdem aramaklı yaşantısında, din dolayımında bir temel oluşumu bulmak olanaksızdır. Sonuç olarak peygamberlik ulayu din kuruculuğu, yalnızca ortadoğu coğrafyası ile sınırlıdır.


Uğrola

new age'ci 22-03-2010 13:50

demek istediğim tek tanrılı dinlerden önceki dinlerin dejenerasyona uğraması yada saptırılması gibi bişeyin olmayacağını söylüyorum.böyle bişey önceki mesajımda açıkladığım gibi çok saçma olurdu.yani bu çok tanrılı dinler özgün olarak ortaya çıkmıştır.

nogada 22-03-2010 14:02

Böyle bir şey olabilir.Daha önce buna benzer bir konuda şöyle bir değerlendirme yapmıştım,aynısını burdada tekrar etmek istiyorum.

Dinler Tanrı tarafından gönderilirken,bir elçi seçilerek insanlığa bildirilmiştir.İnsan ile Tanrı arasındada görevleri olan melekler vardır.

İnsanlar belirli bir süre sonra dinlerin içine,kendi kültürlerini,yada siyasi gereksinimlerini dinlere katarak bunalrı asimile etmiş olabilirler.

Gelelim çok Tanrı kavramının nasıl oluşmuş olabileceğine...

Her çok tanrılı dinde bir büyük Tanrı vardır.Bunlar dan sonra yaptıkları görevlere göre daha ufak tanrılar simgelenmiştir,birde çoğunda yarı-tanrı figürlerine rastlıyoruz(özellikle yunan mitolojisinde)

Allah tüm herşeyin başlatıcısı olarak,en büyük Tanrı olarak görülmüş olabilir,asimile olan dinlerde.

Melekler yada insan üstü varlıklarda,doğa üstü oldukalrından Tanrılaştırılmış olabilirler.

Tanrıların buyruklarını insanlara ileten peygamberlerde,doğa üstü bir güç ile bağlantılı olduğu için,zaman içinde Yarı-Tanrı sıfatını almış olabilir.

Tabi bunlar sadece tahmindir.

Aslında çok uzakalra gitmemize gerek yok.2000 yıl önce hristiyanların yaptığı gibi.Tanrı,Peygamber ve Meleği,çarpıtarak nasıl kutsal üçleme yaptıkalrına şahit oluyoruz.Bunun yanında bu etkileşimin nedeni o zamanın pagan adetlere sahip olan roma imparatoluğunun uygulaması olarak görebilriz.

Onların Pagan inancındada Tanrı üçlemesi vardır.Tanrı,Tanrının oğlu ve Tanrının kızı.

Yine baba oğul ve kutsal ruh bunu yansıtmaktadır.

Baba=Allah;
Oğul=Hz.İsa
Kız:Cebrail as

Zaten cebrail betimlemelerine bakacak olursanız eğer,kadın figürlerinde çizildiğini görürsünüz.

Bunun yanında haç oalyıda tamamen pagan işaretidir.Zodiak çaprazının ortasındaki bölünmüş kısımları işaret eder.Her kısımda 3 ay betimlenmiştir.Hristiyanlığa sokulan bir başka paganizm sembolüdür.

Umarım yardımcı olmuşumdur.

Saygılarımla...

Sangre 22-03-2010 18:38

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295483)
Tabi bunlar sadece tahmindir.

Tahminlerle değil kanıtlarla gelin.

Her hangi bir medeniyete (varsayımsal olarak) Allah'ın İslam dinini gönderdiği, ama bu insanların bahsi geçen dini değiştirdiğine dair kanıt getirmediğiniz sürece, tahminlerinizin hemen hepsi geçersizdir.

nogada 22-03-2010 19:55

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295521)
Tahminlerle değil kanıtlarla gelin.

Her hangi bir medeniyete (varsayımsal olarak) Allah'ın İslam dinini gönderdiği, ama bu insanların bahsi geçen dini değiştirdiğine dair kanıt getirmediğiniz sürece, tahminlerinizin hemen hepsi geçersizdir.

Öylemi sizmi karar veriyorsunuz buna.Biraz sakin ve saygılı olun.Benim burda gösterdiğim örnek mantıklı bir tahmini yaklaşımdır.Sizde bana dinlerin değiştirilmediğini ispat eden kesin kanıtlarınızı verin o zaman.

Yakın tarihte örnek kanıt olarakda hristiyanlık ve avrupadaki paganlık arasındaki bağıda örnek verdim.

Emrivaki konuşarak haddinizi aşmayın.

Saygılarımla...

RENAULTFERRARİ 22-03-2010 20:14

Alıntı:

new age'ci´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295460)
hani hep klişe bi laf vardır ya... allah önceki topluluklara da din göndermiş ama onlar değiştirmiş diye..şimdi tek tanrılı dinlerden önceki dinlere bu klişeyi doğru kabul ederek bi bakalım..

eski mısır;allah ismini amon-ra diye değiştirmişler,üstüne üstlük bir çok tanrı daha eklemişler anubis,maat,horus,osiris,isis...ve pek çok daha ismini sayamadığım tanrı arkadaşlar eklemişler,ve daha ileri giderek(nasıl bi dejenarasyon olduysa artık),bunların bir de tasvirlerini yapmışlar...

hindistan;allah ismini brahma diye değiştirmişler,indra,krişna,şiva vs...eklemişler....

eski yunan;allah ismini zeus diye değiştirmişler,hera,hades,hektor,hera vs....

mayalar;allah ismini hunab ku diye değiştirmişler ve pekçoğunu ıtzamna,kukulkan vs...eklemişler

sümerler;yine bunlarda diğerlerinin kaderini paylaşarak:shocked: dejenere olmuşlar ve allahı unutup yerine anum'u koymuşlar,iştar,enlil,utu'yu eklemeyi ihmal etmemişler tabi ki...:pound:

şimdi,yukardaki senaryo size çok mantıklı geliyomu...böyle birşey olabilir mi?

İslam dininde çocuklara ilk dersinde der ki
Ey çocuklar ULU TANRININ ismi Allahtır

....
new age'ci !

ALLAH ingilizcede :

God the Eternal Father the Divinity the Almighty the Creator the Deity the Infinite the Providence Heaven the godhead deity divinity
 
King of Kings the Supreme the Eternal the godhead Allah God the Lord the Almighty the Creator Father the Infinite the Providence Heaven

Fransızca : dieu (ingilizcedeki gibi dahası vardır)
Almanca : Dios (ingilizcedeki gibi dahası vardır)
Estonyaca : jumal ( ingilizcedeki gibi dahası vardır)
Böyle uzadıkça uzar gider !
new age'ci !
2000 sene sonra neden allah ismini bu kadar çok değiştirmişler diyebilirsin


new age'ci 22-03-2010 20:40

benim savunduğum görüşe göre yüce yaratıcı dediğimiz varlığın kendisine allah ismini vermediğidir.yani her toplum kendi konuştuğu dile göre adlandırmış tengri,amon,zeus,allah,god vs bu kelimelerin hepsi aynı şeyi karşılar.dindar insanların iddia ettiği gibi o kendisini allah diye isimlendirmemiştir...

bu açıdan bakınca ulu tanrının ismi allahtır demek saçma olur...

new age'ci 22-03-2010 20:45

örneğin the message(çağrı) filmi ingilizce çekilmiştir,filmde allah yerine god kelimesi kullanılmış,yani bu yanlış bi durum değil...

işte her toplum kendine göre bi isim kullanmıştır yani...

RENAULTFERRARİ 22-03-2010 21:43

Alıntı:

new age'ci´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295533)
benim savunduğum görüşe göre yüce yaratıcı dediğimiz varlığın kendisine allah ismini vermediğidir.yani her toplum kendi konuştuğu dile göre adlandırmış tengri,amon,zeus,allah,god vs bu kelimelerin hepsi aynı şeyi karşılar.dindar insanların iddia ettiği gibi o kendisini allah diye isimlendirmemiştir...

bu açıdan bakınca ulu tanrının ismi allahtır demek saçma olur...

tengri amon şu bu
işte İslam der ki
ULU TANRININ İSMİ ALLAHTIR
Yeryüzünde Allahın vahdaniyetini ilan eden yegane din İslam dinidir
madem ki Allah birdir.. bütün mevcudat Onun kudreti tahtında toplanmaya mahkumdur
birlik içinde olmaya mecbur
yoksa huzur huzur lafta kalır lafta diyor

nogada 22-03-2010 21:45

Alıntı:

new age'ci´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295534)
örneğin the message(çağrı) filmi ingilizce çekilmiştir,filmde allah yerine god kelimesi kullanılmış,yani bu yanlış bi durum değil...

işte her toplum kendine göre bi isim kullanmıştır yani...

Evet bunda bir yanlış yok zaten,tabiki önemli olan çağrıştırdığıdır,kelime değil.Ben bunu kastettiğinizi düşünmemiştim,farklı konularda örnek verdim,fakat yinede eski inanışarın asimile olması(çok tanrılı dinler anlamında)düşüncelerim yukarıdaki gibidir.Fakat Tanrının özel ismi her toplumda tabiki farklılıklar gösterir,kendi kullandıkları dil itibari ile...

Saygılarımla...

Sangre 22-03-2010 22:10

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295528)
Öylemi sizmi karar veriyorsunuz buna.Biraz sakin ve saygılı olun.Benim burda gösterdiğim örnek mantıklı bir tahmini yaklaşımdır.Sizde bana dinlerin değiştirilmediğini ispat eden kesin kanıtlarınızı verin o zaman.

Yakın tarihte örnek kanıt olarakda hristiyanlık ve avrupadaki paganlık arasındaki bağıda örnek verdim.

Emrivaki konuşarak haddinizi aşmayın.

Saygılarımla...

Emrivaki konuşmuyorum.. ''Tahminlerle değil kanıtlarla gelin.'' demek, emrivaki konuşmak değildir..

Kanıt getirmeniz gerektiği konusunda da ben karar veriyorum.. Burada hiç kimse sizin 'tahminlerinizle' uğraşmaz.. Eğer değiştirildiğine dair bir kanıt varsa, buyrun getirin.. Eğer kanıt yoksa, 'Şöyle olabilir, öyle de olabilir, şu şekilde olsa daha iyi olur' gibi nerden tutsak elimizde kalan tahminlerinizle uğraşmayacağımızı, bunun yerine somut bir şeyler istediğimizi söyleyebilirim.. Ama tahminlerinizin bile hatalı olduğunu şu şekilde belirtebilirim;

Alıntı:

Dinler Tanrı tarafından gönderilirken,bir elçi seçilerek insanlığa bildirilmiştir.İnsan ile Tanrı arasındada görevleri olan melekler vardır.
Her dinin böyle olduğu doğru değil.. Pagan dinlerin hiçbirinde elçi yoktur.. Hinduizm'de elçi değil, belli bir ruhani kemale ermiş insanlar tarafından, dini kurallar bir nevi 'sezgi' yoluyla çeşitli yerlere yazılır ve günümüze kadar gelirdi.. Budizm'de elçi yoktur..

Sadece 'İslam' dininin yoğun olarak etkilendiği Yahudi geleneğinde Tanrı tarafından vahy alma vardır.. Tek bir örneği, özellikle İslam'ın etkilendiği bir dini ele alıp, tüm dinlerde vahy vardır gibi saçma sapan bir yargıya ulaşmadan önce, diğer örneklerin de bu durumu destekleyip desteklemediğini dikkate almak gerekiyor.. Sen ise aksi kanıtların çoğunluğu oluşturduğu bir durumu es geçip, sadece bahsi geçen dini etkileyen bir başka dinin bu konudaki tavrını tüm dinlere mal etmeye çalışıyorsun..

Alıntı:

İnsanlar belirli bir süre sonra dinlerin içine,kendi kültürlerini,yada siyasi gereksinimlerini dinlere katarak bunalrı asimile etmiş olabilirler.
5N1k? (Ne? Nerede? Ne zaman? Nasıl? Neden? Kim?)

Ben de şöyle bir tahminde bulunayım;

İlk insansıların olduğu zamanlarda, bu canlıların günümüz insanların bulunduğu konuma gelemeyeceği aşikardı.. Bu yüzden şu anda bizim uzayımızda olmayan ama başka bir paralel evrende bulunan galaktik bir gezegende süperzeki canlılar yaşamaktaydı.. İşte bu canlıların bizim gezegenimize gelmesi ve bizim DNA'mıza kendi DNA'larından kopyalamasıyla birlikte (Tanrı'nın insanı kendi suretinde yaratması metaforu), insan bugünkü bilincine kavuşmuştur (Esasında bu dinlerin söylediği yaratılış anıdır.. Ama sembolik olarak kitaplarda geçiyor)

Zaten DNA'nın yapısına da dikkatli bir şekilde baktığımız zaman, şuna benzediğini görüyoruz;

http://www.legaljuice.com/dna.jpg

http://i40.tinypic.com/2hofp4z.jpg

Tanıdık geldi mi? Nasıl da asanın üzerindeki yılanlara benziyorlar.

http://etc.usf.edu/clipart/1400/1463/hermes_1_lg.gif

Şöyle bir hikaye de vardı yanılmıyorsam.. Musa elindeki asayı yılana mı dönüştürmüştü?? Herneyse hikayemize kaldığımız yerden devam edelim.

Adem ve Havva'nın hikayesi, esasen yaratılış anının hikayesidir.. Ama bizim monoteistler, nedense gözlerinin önünde sembolik anlatımı görmezler.. Neydi şu kurandaki ayet; 'Gözleri vardır görmezler, kulakları....'' Herneyse.

Çarpıtılmış! (Aslında doğrusu 'sembolik' olacak ama ironi yapayım dedim) hikayeye göre, Tanrı önce Adem'i yaratıyor.. Daha sonra ise kaburga kemiğinden Havva'yı.. (Hikayeyi kısa kesmek için atlayarak gidiyorum) Tanrı Adem ve Havva'ya diyor ki, ''Bu ağaç bilgi ağacıdır.. Eğer bu ağacın meyvesinden yerseniz kendinizi, çevrenizi vs. herşeyi bilirsiniz (Sakın ama sakın yemeyin.)'' Bizim monoteistlerin bunun bir imtihan olduğunu düşünürler ama bu doğru değildir.. Bu hikaye 'Kendini bilen adam' ile, 'Onu yaratan'ın hikayesidir.. Yukarıdaki asanın üzerinde gördüğünüz yılan, aslında bir yılan değildir.. Kutsal kitaplarda geçen yılan hikayesi aslında, kendini bilmeyen adamı (insanımsı) kendini bilen adama (insana) dönüştüren, onu yaratan ve ona akıl nakleten galaktik ırkın hikayesidir..

Şimdi de bu hikayeye bir kanıt ekleyelim; Hemi de çok uzaklardan.

http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCyl%C3%BC_y%C4%B1lan

Bu linkte önemli olarak geçen bazı ifadelere bakalım;

Maya dilinde “yılan” ile “gökyüzü” sözcükleri telaffuzları bakımından eşseslidir ve “kaan” olarak telaffuz edilirler. (Bu galaktik ırk gökyüzünden mi geldi yoksa?)

Kimi tasvirlerde tüylü yılan olarak gösterilmekle birlikte, eski metinlerde onun aslında bir yılan olmadığı, beyaz insan ırkına mensup olduğu açıkça belirtilir. İlah kimi zaman tüylü bir yılan, kimi zaman insan, kimi zaman ise yılan-insan olarak temsil edilir. (Sana söylemiştim dimi, bu yılanın bir sembol olduğunu.. Bu canlının insan suretinde olduğunu.)

Maya metinlerine göre içinde bulunduğumuz beşinci çağın atalarını imal eden tanrıdır. Aynı zamanda insanlarla bir süre yaşamış veya insanlara kendisinin tezahür ettiği bir temsilci yollamıştır. (Bu hikaye amma da İsa-Tanrı hikayesine benziyor.. İsa Tanrı'nın tezahürüydü öyle değil mi?)

Takvimi ve kitapları insanlara indiren ya da icat eden odur. (Size indirilen bu kitapta bir tuhaflık olduğunu söylemiştim.. Sembolik anlatımlar da cabası.)

Bazı Toltek, Aztek, Maya ve İnka metinlerine göre, insanlarla bir süre yaşamış, onlara doğru yolu gösterdikten ve uygarlığı öğrettikten sonra göklere geri dönmüştür. Kimi metinlerde ondan tek kişi olarak değil, bir ırk veya bir topluluk olarak söz edilir ve yeryüzündeki insan vücudunu onların imal ettiği belirtilir. Örneğin, ünlü Maya kutsal kitabı Popol-Vuh’ta şöyle denir: “Onlardır vücut veren, onlardır yaratan. Onlar yeşil ve maviyle çevrilidirler. İsimleri Gucumatz’dır.” Görüldüğü gibi, metinde “onlar” zamiri kullanılmakta olup, bir topluluk sözkonusudur. Bu durumda yılanın bu varlık topluluğunu yalnızca simgelemek üzere, bir sembol olarak kullanıldığı düşünülebilir. (Tevratta ve Kuran'da, Tanrı sıklıkla 'Biz' demiyor muydu?? Peki nedir bu 'Biz'.. Neyse araştırmak üzere bir kenara koyalım)

Hikayemin devam var ama şimdilik bu kadar.. Sana canlı canlı kanıtlar bile getiriyorum, ama hala bahsi geçen galaktik ırkın indirdiği kitaptada belirttiği gibi, 'Kulakları vardır duymazlar, gözleri vardır görmezler..'' şeklinde devam edersen, hiçbir ilerleme kaydedemeyiz.. Yılan kültüne ait her tarafta kayda değer rivayetler var.. Tevrattaki 'Nefilim' (Tanrının oğulları) ile hikayeye de değiniriz..

Senin diğer 'tahminlerini' ele almadan önce, benim yukarıdaki 'tahminlerime' bir göz atmanı öneririm.. Ve mümkünse bu iddiaları bir bir çürüt de, ben de senin iddialarına karşı nasıl davranmam gerektiğini daha iyi anlayabiliyim.



Yergin 22-03-2010 23:15

İnsanoğlu birbirinin öne sürdüğünü çürüte çürüte ömrünü çürütüyor farkında değil.

Bu sunduğunuz kanıtlara tüm dünyada kimler inanıyor ve kimler inanmıyor sevgili Sangre. Bırakın geçin müslümanları. Yok sayın.

Sizin yazdığınız ile sorayım.

Alıntı:

5N1k? (Ne? Nerede? Ne zaman? Nasıl? Neden? Kim?)
Ayrıca bakın yazınızın başlangıcı ve bitişi ne tuhaf bir benzerlik içeriyor.

Alıntı:

Kanıt getirmeniz gerektiği konusunda da ben karar veriyorum.. Burada hiç kimse sizin 'tahminlerinizle' uğraşmaz.. Eğer değiştirildiğine dair bir kanıt varsa, buyrun getirin.. Eğer kanıt yoksa, 'Şöyle olabilir, öyle de olabilir, şu şekilde olsa daha iyi olur' gibi nerden tutsak elimizde kalan tahminlerinizle uğraşmayacağımızı, bunun yerine somut bir şeyler istediğimizi söyleyebilirim..
Alıntı:

Senin diğer 'tahminlerini' ele almadan önce, benim yukarıdaki 'tahminlerime' bir göz atmanı öneririm.. Ve mümkünse bu iddiaları bir bir çürüt de, ben de senin iddialarına karşı nasıl davranmam gerektiğini daha iyi anlayabiliyim.
Mesajınız sitem için miydi, yoksa başka bir amaçlı mıydı açıkçası tam anlayamadım.

Saygılar

milomanara 22-03-2010 23:40

Sevgili Sangre,

"Kanıt" kelimesi hayatlarını gerçekliğine dair en ufak kanıt olmayan hurafelere göre yaşayan bir çok dindar arkadaşlarımız için hakaret niteliğindedir. Kelimenin telefuzunun ardından hemen "saygı" çığlıklarını duyarız.

Zaten ortada kanıt olsa, pis adamların(bkz. hadis) peşinden gidilir mi?

Alıntı:

Fasıl: TAHARET BÖLÜMÜ
Konu: Meni Hakkında
Kaynak: Müslim, Taharet 105,109, (288,290)
Ravi (r.a.): Aişe
Hadis: Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Hz. Aişe (ra)'ye bir zat misafir oldu. Adam sabahleyin, elbisesini yıkamaya başladı. Hz. Aişe ona: "Sana, (meni) bulaşan yeri [gördüysen] orasını yıkaman kafi idi, göremediğin takdirde etrafını yıkardın. Ben, Resulullah (sav)'ın elbisesinden (meni bulaşığını) ovalamak suretiyle çıkardığımı biliyorum. O, (bir de yıkamaksızın) onun içinde namaz kılardı." (Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "İyi biliyorum kurumuş meni bulaşığını Resulullah (sav)'ın çamaşırından tırnağımla kazıyarak çıkarıyordum.")
Kayıt No.: 3517

nogada 22-03-2010 23:52

Bütün bu gibi düşüncelere bende bir zamanlar yakındım ama daha köklü olarak araştırıldığında bazı şeyler ortaya çıkıyor.İnsanın hayal gücünün sonu yok,günümüzde olan dinlerin daha doğrusu dinsilerin ne kadar fazla olduğu aşikardır.

Mesela Scientology Tarikatına göre bizim içimizde,bizden milyonlarca yıl önce yaşamış bazı yaratıkların kötü,habis ruhları vardır ve onlar bizi kötülüğe iten yegane faktörlerdir.Bunlardan temizlenmek için yöntemler falan vardır,enerji boşalımı,meditasyon falan filan gibi bir çok yöntemleri vardır,bu tarikatın.

Tam olarak inançları bu şekildedir ve ünlü holywood sanatçılarıda dahil bir çok müridi vardır:

Bundan 75 milyon yıl önce zamanın galatik konfederasyonun lideri Xenu isimli varlık, istemediği milyarlarca varlığı dünyamıza göndererek, yanardağa attırmıştır. Günümüzde insanları yaşadığı acı ve sıkıntıların kaynağı halen yeryüzünde olan o varlıkların ruhlarıdır. Bu ruhlara thetan denmektedir. Scientolojiye göre insanlar bu ruhların manevi baskısından kurtulunca gerçek mutluluğa kavuşacaklardır. Scientolojist üyeleri insan ruhunu arındırmak için çeşitli yöntemler geliştirdiklerini iddia ederler. Bu yöntemlere dianetics adını verirler. Hollywood yıldızlarından Tom Cruise, Katie Holmes ve John Travolta bu inanç birliğinin içinde yer almaktadırlar.

Kaynak wikipedia:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Scientoloji

Bu tarikatın kurucusu ünlü bir bilim-kurgu yazarıdır aynı zamanda.

Gelelim Mormonlara:

Jeseph Smith tarafından bir nevi Amerikan Hristiyanlığı olarak süregelmiş bir koldur.Burda Melek Joseph'i peygamber seer ve ona gizli bilgi verir,Adem ve Havvanın amerikada yaşadığını söyler,gelen melekte kızılderili şeklindedir falan filan.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Mormonluk

Bunun gibi sich dini diyede hindu-islam benzeri bir din vardır.

Bunları neden anlatıyorum.Çünkü bunlar kültürler ve dinlerin birbirine karıştırıldığı gerçeğidir.Hep bir şeyler bir şeylerin içine katılarak ya yozlaşmış,yada başka bir hale gelmiştir.

Asur,Babil,Mısır,İnka,Maya,Mezopotamya,Sümer fark etmez.Hiduizm,Budizm,İslam,Hristiyanlık,Musevilik bunlar dinlerdir ve birbirleri arasında ve kültürler arasında,her toplumda farklı yaşatılır ve birbirileri arasında etkileşim vardır(az yada çok)

Zaten Ben Kuranda yazan bir çok şeyin mana anlamında olduğunu ve saf anlamından çok daha derin şeyler anlatmaya çalıştığını anlatmıştım defalarca bu sitede.

Sizin Yılan örneğinizde olduğu gibi,farklı şeyler anlatılmış olabilir.

Mesela Hristiyanlığa göre Adem ve Havva yasak elma yüzünden bu hale gelmiş ve insanlığın kaderi çizilmiştir.Bazıları bunların gerçekten elma olduğunu ve yenmemesi gerektiğini,aynı orjinalindeki gibi algılıyorlar.Fakar burda betimlenen Elma bir meyve eğil bilgidir.Ordaki ağaçta meyve ağacı değil,bir bilgi dağarcığıdır,elma ise o bilgilerden sadece bir tanesidir(cinsellik),Bunu öğrenen Adem ve Havva cinselliği keşfetmişlerdir ve yasak olanı ve yapılmaması arzu edileni yapmışlardır.

Bunun gibi örneklemeler çoktur ama tam olarak öylemidir bilemeyiz.

Siz iç içe geçmiş yılanları D.N.A molekülüne benzetmişsiniz ama bu olabilirde aynı zamanda olmayabilirde sizin anladığınız şekilde.

Tıp biliminde eskide yılan ve akrep zehirleri bir ilaç,Anti Toksidan oalrak kullanılıyordu,ayrıca ameliyatlardada(ilkel olarak operasyonlar demek daha doğru)uyuştucu olarakta kullanılıyordu eski toplumlarda,bu yüzden TIP ve ECZACILIK sembolü olarakta bu simge seçilmiş olabilir.

Bunlar sorulardır,cevap kesin olmayan sorular,bunalrdan milyonalrca adet türetebiliriz ama sorun bu değil.

Benim anlatmaya çalıştığım şey şudur kısaca;

Toplumlar birbirinden etkilenmişler ve bu etkileşim içinde kendi örf ve adetlerinide ortaya koyarak,orjinal olanları,değiştirmişlerdir.

Yukarı Mısır ve Aşağı mısır'ı iki Tanrısı vardır.Ra ve Amon etkileşim içinde olunduğunda Amonra oldu.

Aynı şekilde bahsettiğim gibi Avrupa Pagan dininde Tanrı üçlemesi vardır,zodiac çaprazı vardır(haç)Paskalya vardır,bunlar o kültürle beraber hristiyanlığa geçti.

Bunun gibi örnekleri çoğaltmak son derece basit ama sonuç bizi hep aynı yere götürecek.

Kültürler arasındaki etkileşim.

Saygılarımla...

evrensel-insan 22-03-2010 23:59

Saygideger arkadaslar;

Zaten ilk mesajinda gosterdigi gibi; her tarihi cografya; kendi toplumu adina degisen ya da sabit tanrisini ortaya koymustur. Bu temelde zaten tanri, ya da yaratici; insanoglu turu adina COGULDUR. Sadece bolgesel ortaya koyum adina TEKIL olabilir.

Tanri ya da yaratici; insanoglunun dusuncesinde kendi adina eliyle ve icin; gerekli gordugu ve yine kendi algisiyla somutladigi bir soyuttur.

Bu soyutlama kavram olarak evrensel; insanoglu adina cogul ve soyutlayan adina da tekildir.

Onemli olan vde cevaplanmasi gereken soru ise; dunyanin cesitli bolgelerinde evrensel bir yerlesmislik olan yaratici soyutlamasinin; geregi ve ihtiyac duyumu acaba, insanoglu adina; ayni mentalitenin mi bir ortaya koyumudur?

Yani her yaraticiyi ortaya koyan; ayni sekilde mi dusunce ureterek, gerek gorerek ve ihtiyac duyarak ortaya koymustur?, soru budur.

Cevaplar da, sizlerden.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Sangre 23-03-2010 00:28

Yukarıda yazdığım hikayeye inandığımı düşünmüyorsunuzdur umarım?? .. Daha önceden kulaktan dolma duyduğum ezoterik hikayeleri, tek bir hikayede birleştirmek istedim sadece.. Ve birbiriyle bağlantılı bu şekilde bir hikaye çıktı.. Yılan kültüyle ilgili malzeme çok fazla.. İstersem bu galaktik ırk hikayesini daha da genişletebilirim.. Ama aksi yönde fikri olanlara, bu hikayeye gerçekten inanmadığımı, sadece 'kanıtsız' hikayeleri ön plana çıkararak onların inançlarını parodileştirmek istediğimi belirtiyim.. Yukarıdaki yılan kültü inanırlarıyla, Müslümanların veya diğer inanırların hiçbir farkı yoktur.. Çünkü bu hikayelerin hepsi 'kanıtsız'dır, sadece uydurmadır!

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295562)
İnsanoğlu birbirinin öne sürdüğünü çürüte çürüte ömrünü çürütüyor farkında değil.

Bu sunduğunuz kanıtlara tüm dünyada kimler inanıyor ve kimler inanmıyor sevgili Sangre. Bırakın geçin müslümanları. Yok sayın.

Sizin yazdığınız ile sorayım.

Ayrıca bakın yazınızın başlangıcı ve bitişi ne tuhaf bir benzerlik içeriyor.

Mesajınız sitem için miydi, yoksa başka bir amaçlı mıydı açıkçası tam anlayamadım.

Saygılar

Bir düşüncenin, düşünce sisteminin gerçek olabilmesi için, o düşünceye inanan insanların olması mı gerekiyor?? Koyuyla göstediğim kısımda, sanki bu şekilde bir yargı var gibi..

''İslam gerçek olmalı, yoksa bu kadar insan bu dine inanmazdı.'' Öyle mi??

Hristiyanlığa daha çok insan inanıyor, o zaman Hristiyanlık İslam'dan daha mı gerçektir??

Buna ''Argumentum ad Populum'' dendiğini ve mantıksal safsatalar kısmında olduğunu ayrıca belirtiyim..

Diğer sorduğun soruya gelirsek;

Zaten senin de dikkat ettiğin gibi, arkadaşın iddialarına önce yanıt vermemişim.. Çünkü 'tahminlerin' kayda değer olmadığını belirtmişim.. Ama iddialarında ısrar ettiği için, inancını parodileştirdiğim bir hikaye yazdım.. Ve bu şekilde göstermek istedim.. Ama sanırım arkadaş bu hikayeye gerçekten inandığımı sandı.

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295572)
Bütün bu gibi düşüncelere bende bir zamanlar yakındım ama daha köklü olarak araştırıldığında bazı şeyler ortaya çıkıyor.İnsanın hayal gücünün sonu yok,günümüzde olan dilerin daha doğrusu dinsilerin ne akdar fazla olduğu aşikardır.

Mesela Scientology Tarikatına göre bizim içimizde,bizden milyonlarca yıl önce yaşamış bazı yaratıkların kötü,habis ruhları vardır ve onlar bizi kötülüğe iten yegane faktörlerdir.Bunalrdan temizlenmek için yöntemler falan vardır,enerji boşalımı,meditasyon falan filan gibi bir çok yöntemleri vardır,bu tarikatın.

Tam olarak inançları bu şekildedir ve ünlü holywood sanatçıalrıda dahil bir çok miridi vardır:

Bundan 75 milyon yıl önce zamanın galatik konfederasyonun lideri Xenu isimli varlık, istemediği milyarlarca varlığı dünyamıza göndererek, yanardağa attırmıştır. Günümüzde insanları yaşadığı acı ve sıkıntıların kaynağı halen yeryüzünde olan o varlıkların ruhlarıdır. Bu ruhlara thetan denmektedir. Scientolojiye göre insanlar bu ruhların manevi baskısından kurtulunca gerçek mutluluğa kavuşacaklardır. Scientolojist üyeleri insan ruhunu arındırmak için çeşitli yöntemler geliştirdiklerini iddia ederler. Bu yöntemlere dianetics adını verirler. Hollywood yıldızlarından Tom Cruise, Katie Holmes ve John Travolta bu inanç birliğinin içinde yer almaktadırlar.

Kaynak wikipedia:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Scientoloji

Bu tarikatın kurucusu ünlü bir bilim-kurgu yazarıdır aynı zamanda.

Gelelim Mormonlara:

Jeseph Smith tarafından bir nevi Amerikan Hristiyanlığı olarak süregelmiş bir koldur.Burda Melek Joseph'i peygamber seer ve ona gizli bilgi verir,Adem ve Havvanın amerikada yaşadığını söyler,gelen melekte kızılderili şeklindedir falan filan.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Mormonluk

Bunun gibi sich dini diyede hindu-islam benzeri bir din vardır.

Bunalrı neden anlatıyorum.Çünkü bunalr kültürler ve dinlerin birbirine karıştırıldığı gerçeğidir.Hep bir şeyler bir şeylerin içine katıalrak ya yozlaşmış,yada başka bir hale gelmiştir.

Asur,Babil,Mısır,İnka,Maya,Mezopotamya,Sümer fark etmez.Hiduizm,Budizm,İslam,Hristiyanlık,Musevilik bunlar dinlerdir ve birbirleri arasında ve kültürler arasında,her toplumda farklı yaşatılır ve birbirileri arasında etkileşim vardır(az yada çok)

Zaten Ben Kuranda yazan bir çok şeyin mana anlamında olduğunu ve saf anlamından çok daha derin şeyler anlatmaya çalıştığını anlatmıştım defalarca bu sitede.

Sizin Yılan örneğinizde olduğu gibi,farklı şeyler anlatılmış olabilir.

Mesela Hristiyanlığa göre Adem ve Havva yasak elma yüzünden bu hale gelmiş ve insanlığın kaderi çizilmiştir.Bazıları bunların gerçekten elma olduğunu ve yenmemesi gerektiğini,aynı orjinalindeki gibi algılıyorlar.Fakar burda betimlenen Elma bir meyve eğil bilgidir.Ordaki ağaçta meyve ağacı değil,bir bilgi dağarcığıdır,elma ise o bilgilerden sadece bir tanesidir(cinsellik),Bunu öğrenen Adem ve Havva cinselliği keşfetmişlerdir ve yasak olanı ve yapılmaması arzu edileni yapmışlardır.

Bunun gibi örneklemeler çoktur ama tam oalrak öyledmidir bilemeyiz.

Siz iç içe geçmiş yılanları D.N.A molekülüne benzetmişsiniz ama bu olabilirde aynı zamanda olmayabilirde sizin anladığınız şekilde.

Tıp biliminde eskide yılan ve akrep zehirleri bir ilaç,Anti Toksidan oalrak kullanılıyordu,ayrıca ameliyatlardada(ilkel olarak operasyonlar demek daha doğru)uyuştucu olarakta kullanılıyordu eski toplumlarda,bu yüzden TIP ve ECZACILIK sembolü olarakta bu simge seçilmiş olabilir.

Bunalr sorulardır,cevap kesin olmayan sorular,bunalrdan milyonalrca adet türetebiliriz ama sorun bu değil.

Benim anlatmaya çalıştığım şey şudur kısaca;

Toplumlar birbirinden etkilenmişler ve bu etkileşim içinde kendi örf ve adetlerinide ortaya koyarak,orjinal olanları,değiştirmişlerdir.

Yuakrı Mısır ve Aşağı mısır'ı iki Tanrısı vardır.Ra ve Amon etkileşim içinde olunduğunda Amonra oldu.

Aynı şekilde bahsettiğim gibi Avrupa Pagan dininde Tanrı üçlemesi vardır,zodiac çaprazı vardı(haç)Paskalya vardı,bunlar o kültürle beraber hristiyanlığa geçti.

Bunun gibi örnekleri çoğaltmak son derece basit ama sonuç bizi hep aynı yere götürecek.

Kültürler arasındaki etkileşim.

Saygılarımla...

Bir sürü örnek vermişsin, kültürel etkileşim demişsin.

Elbette bu tür hikayelerin farklı coğrafyalarda, birbirine benzer şekilde görülmeleri kültürel etkileşimdir..

Ama yukarıdaki iletinde sadece bir yeri koyu olarak işaretledim.. ''orjinal olanları'' sözü!?

Bu kadar çeşitli inançların bir kökü, orjinali olduğuna inanıyorsunuz.. Ama bu orjinalin ne olduğuna dair kanıttan yoksunsunuz.. Bu belki kanıtların bulunamayışı, belki de kanıtlardan yoksun olunduğundan dolayıdır bilinmez.. Ama bildiğimiz tek bir şey varsa, o da tüm dinlerin tek bir orjinal dine dayandığına dair elimizde her hangi bir 'kanıt' olmaması!?

İlk iletinizde şöyle demiştiniz; ''Tanrı-İsa-Kutsal ruh'' üçlemesi, aslında orjinal olanın tahrifinden başka bir şey değildir.. Melek, Peygamber ve Tanrı kavramlarını tahrif ederek, farklı bir inanca dönüştürmüşlerdir.

Ama bakın verdiğim tüylü yılan örneğinde görüldüğü gibi, çok farklı bir coğrafyada İsa'nın hikayesine (Tanrı'nın İnsan tezahüründe enkarne olması) ve onlarla birlikte yaşamasına dair hikayeler var..

Bu durumdan, İslam'ın bu hikayeyi tahrif ettiği sonucunu mu (Çünkü Kuran'da bu hikaye bulunmuyor), yoksa hikayenin orjinalinin bu şekilde olduğu ve hem batı kültürünü, hem de orta amerika kültürünü birden etkilediği sonucu mu çıkartabilirsin??

Ben ikincisini daha akla yatkın buluyorum ama bir Hristiyandan farklı olarak (O hristiyan da senin düşündüğün gibi düşünecek ve orta amerikalıların aslında orjinal olan hikayeden etikendiğini belirtecektir.. Ama orjinal olan hikaye de God tarafından gönderilmiştir.) bu hikayenin bir kültür evrimi ile sadece ''uydurulduğunu'' düşünüyorum.. Hristiyanlar ise gerçek kabul ederler..

Tabii ki benim kabülüm, bu tür doğaüstü güçlere dair her hangi bir kanıt olmayacağından dolayıdır.. Hristiyanın ise sadece inancından dolayıdır.

Aynı şekilde Müslüman'ın kanıttan yoksun olduğu durumlarda, sadece inancından dolayı bir takım şeyleri kabul etmesiyle benzer bir durumdur.

Anlatmak istediğim sadece bu.

VraeL 23-03-2010 00:29

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295549)
Ben de şöyle bir tahminde bulunayım;

İlk insansıların olduğu zamanlarda, bu canlıların günümüz insanların bulunduğu konuma gelemeyeceği aşikardı.. Bu yüzden şu anda bizim uzayımızda olmayan ama başka bir paralel evrende bulunan galaktik bir gezegende süperzeki canlılar yaşamaktaydı.. İşte bu canlıların bizim gezegenimize gelmesi ve bizim DNA'mıza kendi DNA'larından kopyalamasıyla birlikte (Tanrı'nın insanı kendi suretinde yaratması metaforu), insan bugünkü bilincine kavuşmuştur (Esasında bu dinlerin söylediği yaratılış anıdır.. Ama sembolik olarak kitaplarda geçiyor)

Zaten DNA'nın yapısına da dikkatli bir şekilde baktığımız zaman, şuna benzediğini görüyoruz;

http://www.legaljuice.com/dna.jpg

http://i40.tinypic.com/2hofp4z.jpg

Tanıdık geldi mi? Nasıl da asanın üzerindeki yılanlara benziyorlar.

http://etc.usf.edu/clipart/1400/1463/hermes_1_lg.gif

Şöyle bir hikaye de vardı yanılmıyorsam.. Musa elindeki asayı yılana mı dönüştürmüştü?? Herneyse hikayemize kaldığımız yerden devam edelim.

Adem ve Havva'nın hikayesi, esasen yaratılış anının hikayesidir.. Ama bizim monoteistler, nedense gözlerinin önünde sembolik anlatımı görmezler.. Neydi şu kurandaki ayet; 'Gözleri vardır görmezler, kulakları....'' Herneyse.

Çarpıtılmış! (Aslında doğrusu 'sembolik' olacak ama ironi yapayım dedim) hikayeye göre, Tanrı önce Adem'i yaratıyor.. Daha sonra ise kaburga kemiğinden Havva'yı.. (Hikayeyi kısa kesmek için atlayarak gidiyorum) Tanrı Adem ve Havva'ya diyor ki, ''Bu ağaç bilgi ağacıdır.. Eğer bu ağacın meyvesinden yerseniz kendinizi, çevrenizi vs. herşeyi bilirsiniz (Sakın ama sakın yemeyin.)'' Bizim monoteistlerin bunun bir imtihan olduğunu düşünürler ama bu doğru değildir.. Bu hikaye 'Kendini bilen adam' ile, 'Onu yaratan'ın hikayesidir.. Yukarıdaki asanın üzerinde gördüğünüz yılan, aslında bir yılan değildir.. Kutsal kitaplarda geçen yılan hikayesi aslında, kendini bilmeyen adamı (insanımsı) kendini bilen adama (insana) dönüştüren, onu yaratan ve ona akıl nakleten galaktik ırkın hikayesidir..

Şimdi de bu hikayeye bir kanıt ekleyelim; Hemi de çok uzaklardan.

http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCyl%C3%BC_y%C4%B1lan

Bu linkte önemli olarak geçen bazı ifadelere bakalım;

Maya dilinde “yılan” ile “gökyüzü” sözcükleri telaffuzları bakımından eşseslidir ve “kaan” olarak telaffuz edilirler. (Bu galaktik ırk gökyüzünden mi geldi yoksa?)

Kimi tasvirlerde tüylü yılan olarak gösterilmekle birlikte, eski metinlerde onun aslında bir yılan olmadığı, beyaz insan ırkına mensup olduğu açıkça belirtilir. İlah kimi zaman tüylü bir yılan, kimi zaman insan, kimi zaman ise yılan-insan olarak temsil edilir. (Sana söylemiştim dimi, bu yılanın bir sembol olduğunu.. Bu canlının insan suretinde olduğunu.)

Maya metinlerine göre içinde bulunduğumuz beşinci çağın atalarını imal eden tanrıdır. Aynı zamanda insanlarla bir süre yaşamış veya insanlara kendisinin tezahür ettiği bir temsilci yollamıştır. (Bu hikaye amma da İsa-Tanrı hikayesine benziyor.. İsa Tanrı'nın tezahürüydü öyle değil mi?)

Takvimi ve kitapları insanlara indiren ya da icat eden odur. (Size indirilen bu kitapta bir tuhaflık olduğunu söylemiştim.. Sembolik anlatımlar da cabası.)

Bazı Toltek, Aztek, Maya ve İnka metinlerine göre, insanlarla bir süre yaşamış, onlara doğru yolu gösterdikten ve uygarlığı öğrettikten sonra göklere geri dönmüştür. Kimi metinlerde ondan tek kişi olarak değil, bir ırk veya bir topluluk olarak söz edilir ve yeryüzündeki insan vücudunu onların imal ettiği belirtilir. Örneğin, ünlü Maya kutsal kitabı Popol-Vuh’ta şöyle denir: “Onlardır vücut veren, onlardır yaratan. Onlar yeşil ve maviyle çevrilidirler. İsimleri Gucumatz’dır.” Görüldüğü gibi, metinde “onlar” zamiri kullanılmakta olup, bir topluluk sözkonusudur. Bu durumda yılanın bu varlık topluluğunu yalnızca simgelemek üzere, bir sembol olarak kullanıldığı düşünülebilir.

Sevgili Sangre,

Yorumunuzdan alıntı yaptığım yukardaki bölüme biraz değinmek istiyorum.

Alıntı:

Bu yüzden şu anda bizim uzayımızda olmayan ama başka bir paralel evrende bulunan galaktik bir gezegende süperzeki canlılar yaşamaktaydı.. İşte bu canlıların bizim gezegenimize gelmesi ve bizim DNA'mıza kendi DNA'larından kopyalamasıyla birlikte , insan bugünkü bilincine kavuşmuştur
Bu bahsettiğiniz görüşü dünyada benimseyen bir çok insan ve örgüt bulunmakta.

Yorumunuzdaki bahsi geçen canlılara reptilian deniliyor.

Bu reptilian denilen ırk, sürüngenimsi bir ırk. Kertenleye, yılana ve benzeri hayvanlara benzedikleri iddia ediliyor.

Bu ırkın taa sümerlerden tutun, mısıra, yunanlardan tutun aztek-inka-maya uygarlıklarına kadar bir çok uygarlığı ziyaret ettikleri iddia ediliyor.

Bu uygarlıklardaki yılan motifinin çok önemli olmasının sebebide bu ırka dayandırılıyor. Çünkü yılana çok benziyorlar.(mış sözde)
Hatta sümerlerden kalma şöyle bir heykel var:
http://attictanrecords.com/blog/wp-c...-reptilian.jpg

Şu resimde bugün reptilian ırkına inananların simgesel olarak çizdiği resimlerden biri:
http://www.urbanhonking.com/universe/Reptoid.jpg


Ayrıca dediğiniz gibi bu ırkın dna'mız üzerinde oynayarak bizleri evrimleştirdiği, bunun ise eski uygarlıkların bildiğini ve bu uygarlıkların bu dna olaylarını sanatlarına yansıttıkları iddia ediliyor.

Örneğin link olarak verdiğiniz resimler. Dna sarmalı şeklinde yılanlar görünümü verilmiş sopalar mesela. Buradaki simgesel anlatımın reptilian ırkının (yılana benzer ırkın) insan dnasında oynama yapmış olduklarını anlattığını iddia ediyorlar.

Bu inançta olan kimi yazarlar var birde. Bunların en başında Zecheria Sitchin ve Eric von Daniken geliyor.

Zecheria Sitchin adlı yazar, kitaplarında bu inanca kanıt olarak, günümüzdeki semavi dinlerin içindede bu reptilan inancına ait kalıntılar olduğunu öner sürerken,

Eric Von Daniken adlı yazar ise kitaplarında, geçmişteki uygarlıkları uzaylıların ziyaret ettiğini öner sürerek bu inancı saman altından desteklemeye çalışıyorlar...

Hatta bazı örgütlenmeler var ki, bu ırkın günümüzde aramızda gezdiğini fakat yüksek teknolojileri sayesinde insan görünümünde gezdiklerini falan iddia ediyorlar. Bush'un bu ırktan olduğuna inananlar bile var, asdasdasdas


Gelelim bu inancın çok farklı bir şekline:

Bu reptilian ırkının aslında bir ırk değil, evrenin başlangıcıyla birlikte oluşmuş olan enerjisel varlıklar-ruhlar-bilinçler olduğunu öne süren farklı bir kesim-inanç var.

Bu varlıklar eski uygarlıklara çeşitli isimler tanrı sıfatı ile giriyorlar inanca göre. Çeşitli uygarlıkların bir çok özelliğinin benzer olmasınıda eski uygarlıkların bu varlıklar ile ruhani iletişime geçmiş olmalarına bağlıyorlar bu kesimler.

Hikayenin bir çok kısmı aynı. Enerjisel varlıklar insanoğlunu evrimleştiriyor, çok uzak geçmişteki insanoğlu bu varlıklardan haberdar olduğu için onları sanatlarına falan yansıtıyor vs vs vs...

Bu inancı günümüzde savunanlar ise bu varlıklar ile meditasyon-astral seyahat-derin yoga ve benzeri yöntemler ile ruhani iletişime geçtiklerini iddia ediyorlar. Aynı geçmiş uygarlıklardaki yaşayan insanlar gibi. Bu yüzdende de kendilerine ruhaniler diyorlar.

Ayrıca yorumunuzdaki "Onlardır vücut veren, onlardır yaratan. Onlar yeşil ve maviyle çevrilidirler. İsimleri Gucumatz" cümlesinde geçen "onlar yeşil ve maviyle çevrilidir" sözü aslında enerjisel varlıkların aurasına yönelik bir sözmüş bu inancı savunanlara göre. Çünkü aura yeşil ve mavi renkte olur. Günümüzdeki krilian fotoğrafçılığında da aura yeşil ve mavi renkte çıkıyor fotoğraflarda. İlginç değil mi, bir araştırmak lazım aslında bu inançları :)

Bu inancın günümüzdeki tanınmış isimleri ise Bülent Kısa, Alester Crowley gibi ruhanilik ile ilgilenen isimler. Gerçi şuan yaşamamaktadır fakat öğrencileri vs çoktur.

Sormak istediğim birşey var. Yorumunuzda "buda benim tahminim" derken, ciddimiydiniz yoksa sayın Nogada'ya takılmak ve benzeri bir amaçlamı yazdınız "benim tahminim" diye yazarken? Dedim acaba bir ruhani veya reptilian inanırımısınız?

Saygılarımla...

Makrow 23-03-2010 00:48

El-i El-i lama şevaktani(markos 15-34)


***
Allah-Ellah-el ilah

(el)ilahların en en en.. hayal gucunuze dayanarak buraya yuzlerce kelıme getırebılırsınız dıye dusunuyorum..

İlah hepimizin bildigi bir kavram.. tanrı demek.. putların zeusun falan fılan hepsının bırer ılah oldugunu dusunursek el-ilah kavramında ilahların en buyugu en guclusu..gıbı bır kavram ortaya cıkabılır

Sahsen ilahların en acemısı de olabılır bu..
yada en zekisi..

ayrıca tek tanrı aramak zorunda mıyız? eloh-im
"Sizlerin ilâhlar olduğunuzu söyledim" Mezmur 82-6
'Siz ilahlarsınız, dedim" Yuhanna 10-34

im cogul ekidir..

***
işin ozeti buradan hıcbırsey cıkmaz..
Ayrıca hrıstıyanların farklı kullanması veyahut bızım farklı kullanıyor olmamız pek bırsey degıstırmez..

kişilerin bile tanrıları farklıdır,dil farkını gecersek..

tanrı-ılah;manevıyatındakı bır mutlaklıktır..

Sevgılı dostlarımız da kabul ederler kı bu aynı zamanda mutlak dogrudur(materyalıst bır yasklasım)

Insanlar ne yazıkkı korkarlar..korkuları da mantıkta degıl manevıyatta olur..
eh Tanrının da manevı bır guc oldugunu dusunulurse Karsı cıkmak,gercek degıldır sacmadır demek cok yersız oluyor dıye dusunuyorum


Allah birdir!
bende onun kuluyum :) cunku korkuyorum!

Sevgilerimle..

Sangre 23-03-2010 00:50

Alıntı:

Sormak istediğim birşey var. Yorumunuzda "buda benim tahminim" derken, ciddimiydiniz yoksa sayın Nogada'ya takılmak ve benzeri bir amaçlamı yazdınız "benim tahminim" diye yazarken? Dedim acaba bir ruhani veya reptilian inanırımısınız?
Sayın Vrael :)

Ben böyle bir ezoterik inancın inanırı değilim.. Sadece onun inancına aykırı bir inanç olmasına rağmen, bu şekilde benzerliklerden giderek bir çok inancın gerçekliğinin kanıtlanabildiğini! göstermek istedim..

Ve onun benzerliklere dayalı çıkarımlarının temeli olmadığını, asıl olanın 'kanıt' olduğunu önemle göstermeye çalıştım.

Yukarıdaki hikaye elbette benim uydurduğum bir hikaye değil, sadece ordan burdan duyduğum ezoterik hikayelerin, üstün körü bir şekilde birleştirilmiş hali.. Ve tabii ki bir Ateist olarak bu tür hikayelere inanmam mümkün değil :)

nogada 23-03-2010 00:53

Benim şahsi düşüncem,sizi her ne kadar üzecek olsada,gerek tarihsel gerek ise toplumsal veriler bunu göstermektedir,oda şudurki Tanrı kavramı yada inancı İnsan yokolmadığı sürece var olacaktır.

Saygılarımla...

VraeL 23-03-2010 00:59

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295590)
Sayın Vrael :)

Ben böyle bir ezoterik inancın inanırı değilim.. Sadece onun inancına aykırı bir inanç olmasına rağmen, bu şekilde benzerliklerden giderek bir çok inancın gerçekliğinin kanıtlanabildiğini! göstermek istedim..

Ve onun benzerliklere dayalı çıkarımlarının temeli olmadığını, asıl olanın 'kanıt' olduğunu önemle göstermeye çalıştım.

Yukarıdaki hikaye elbette benim uydurduğum bir hikaye değil, sadece ordan burdan duyduğum ezoterik hikayelerin, üstün körü bir şekilde birleştirilmiş hali.. Ve tabii ki bir Ateist olarak bu tür hikayelere inanmam mümkün değil :)

Sayın Sangre :D

İkimiz aynı anda cevap atmışımız, o yüzden o inanca inanmadığınızı yazdığınız yorumu zamanında göremedim, yoksa sormazdım. Zaten biliyordum normaldeki inancınızı fakat yinede emin olmak için bir sorayım demiştim ^^

Cevabınız için teşekkürler

Sangre 23-03-2010 01:00

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295592)
Benim şahsi düşüncem,sizi her ne kadar üzecek olsada,gerek tarihsel gerek ise toplumsal veriler bunu göstermektedir,oda şudurki Tanrı kavramı yada inancı İnsan yokolmadığı sürece var olacaktır.

Saygılarımla...

Einstein'da buna benzer bir şey söylemişti;

"İki şey sonsuzdur:Kainat ve insanların aptallığı; ancak kainat konusunda henüz emin değilim"

Einstein'ın söylediği söz ile birlikte, artık iki şeyin baki kalacağı konusunda eminiz.

evrensel-insan 23-03-2010 01:01

Saygideger nogada;

Biz buna, insanoglunun yapilandirdigi sekillendirdigi ve isleme koydugu dogal dusunce var oldukca, diyelim.

Sonucta yaratici; sadece insanoglunun bir gereksinimi, tartismasi, ihtiyaci ve ortaya koyumudur.

Dusunce ve davranista insanoglu insanlastigi zaman; zaten yaraticinin ne ortaya koyumuna gerek kalacak, ne de tartismasi olacaktir. Cunku kavram olarak ihtiyac duyulmuyacaktir.

Oyuzden tum inancsallar ve de her turlu yaratici, sadece insanoglunun bir ihtiyacidir. Bunu derken, tummetafizik ve etiksel temelli ideolojileri ve izmleri dahil ediyorum. Yani, yaratilissal tartismanin olumlu veya olumsuz her turlu yanasimini, sahiplenmesini ve sabitlenmesini.

Ama insanoglu adina tek bir gercek var ki; oda, her turlu yaratici konusunun, metafizigin her turlu ideolojilerin, etiksel yanasimin ve inancsallarin bir sorunu oldugudur. Konu ne bilimseldir, ne de bilimin konuudur.

Ustelik, gelismis cagda da toplumsal degil, kisiseldir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

nogada 23-03-2010 01:13

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295595)
Einstein'da buna benzer bir şey söylemişti;

"İki şey sonsuzdur:Kainat ve insanların aptallığı; ancak kainat konusunda henüz emin değilim"

Einstein'ın söylediği söz ile birlikte, artık iki şeyin baki kalacağı konusunda eminiz.

Biz inananlar zaten aptalın önde gideniyiz.Biz hayatımızı anlamsız şeylere harcarız.Okumayı askerde öğreniriz,ilkokul diplomasını dışardan alırız,bilimden nebze dahi korkarız,şu an bilgisayarda yazan parmakalrımdan dolayı bile içimde cehennem korkusu var,neme lazım bu sonuçta bir gevur icadı,Tanrı ya beni bundan hesaba çekerse diye düşünmeden edemeyiz,fizik,kimya,biyoloji bizim için şeytanın kumarıdır,hayatta işimiz olmaz,zaten aklımızda ermez.Bizim bir kulağımız ezanda,elimizde tesbih,sokakta nargile içer,takunyalarımızı her zaman giyeriz.Biz çok aşağılık insanlarız,ama ne yapalım kaderimiz böyle imiş der geçiştiririz.

Umarım aşağılama egolarınızı katkısı olmuştur,üstün insan,saygıyla eğiliyorum,ilminizin önünde,sizi hiçbir zaman anlayamayacak olsam bile...

evrensel-insan 23-03-2010 01:23

Saygideger nogada;

Lutfen, kendinize "haksizlik" etmeyin. Hekes, kendi capinda, bir bilgiye, bilince, birikime, algiya, dusunce ve davranisa sahiptir. Bu temelde de kimse kimseden "ustun/alt" degildir. Cunku herkesin, herkesten ogrenecegi mutlaka kendisinin de bilmedigi vardir.

Unlu bir dusunur, ne demis " Bildigim tek sey, hicbirsey bilmedigimdir".

Onemli olan "herseyi biliyorum" sabitligine kapilmamak ve herzaman ve olunceye kadar da ogrenilecek seylerin oldugunu algilamak ve mumkunse yasamimizi, kendimizi her yonuyle insanlastirmaya yoneltmek. Gene unlu bir dusunur "Anlami aciklanamayan yasamin, hic bir degeri yoktur" demis.

Bu arada, her turlu yaratilis konusunun sorununun algilanmasi ve eger varsa aranan cozumu; penomen de degil, noumen (kendi icindeki sey), in algilanmasindadir.

Noumen'in algilanmasi; herkes acisindan yaraticinin ne olduguna,neden ortaya konduguna, nasil bir icerik verildigine v.s. isik tutacaktir.

Bak sana bu konuda bir link veriyorum.

http://www.turandursun.com/forumlar/...t=5958&page=65

Mesaj 643

Saygilarimla;
evrensel-insan

nogada 23-03-2010 01:27

Sayın Evrensel-Hocam...

Ben kendimin zaten kim ve ne olduğunu biliyorum.Burda yaptığım tüm inananlara APTAL damgasını yapıştıran bir kişiye olan tepkimdir sadece.

Ben ne zamandır sitedeyim 2000'den fazla mesajım var,ve bir kez dahi Ateist olan bir şahsa böyle bir ithamda bulunmadım.

Böyle haysiyetsizlik ve terbiyesizlik olamaz...

milomanara 23-03-2010 01:31

Din ve tanrılar insanın evrim sürecinde oluşmuş birer akıl virüsüdürler.

Doğaüstü mesnetsiz inançlar, toplumdan topluma yayılabildikleri(bkz. virüs) gibi bağımsız olarak da ortaya çıkabilirler. Din dediğimiz olgu insan soyut düşünmeye başladığından beri vardır ve bu 2.6 milyon yıl öncesi demektir[1]. Ölüme ve derin cehaleti yüzünden anlayamadığı olaylara, insan soyut kavramlarla yanıtlar üretmiştir. İnsan kurban etme de dahil binlerce ayin tipi geliştirmiştir. Kafasında yarattığı, kontrol edemediği doğal fenomenlere hakim güçlere dalkavukluk yapmıştır[2][3].

Olan biten bundan ibarettir.

Sangre 23-03-2010 01:38

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295600)
Biz inananlar zaten aptalın önde gideniyiz.Biz hayatımızı anlamsız şeylere harcarız.Okumayı askerde öğreniriz,ilkokul diplomasını dışardan alırız,bilimden nebze dahi korkarız,şu an bilgisayarda yazan parmakalrımdan dolayı bile içimde cehennem korkusu var,neme lazım bu sonuçta bir gevur icadı,Tanrı ya beni bundan hesaba çekerse diye düşünmeden edemeyiz,fizik,kimya,biyoloji bizim için şeytanın kumarıdır,hayatta işimiz olmaz,zaten aklımızda ermez.Bizim bir kulağımız ezanda,elimizde tesbih,sokakta nargile içer,takunyalarımızı her zaman giyeriz.Biz çok aşağılık insanlarız,ama ne yapalım kaderimiz böyle imiş der geçiştiririz.

Umarım aşağılama egolarınızı katkısı olmuştur,üstün insan,saygıyla eğiliyorum,ilminizin önünde,sizi hiçbir zaman anlayamayacak olsam bile...

Ben sana veya tüm inanırlara aptal demedim.. Zaten bu şekilde düşünmem de söz konusu değil.. Sen insan var olduğu sürece Tanrı inancının baki kalacağını söylemişsin, ben de Einstein'dan bir alıntı yaptım..

Günümüzde değil ama bir çok boşluğu doldurduğumuz, bir çok şeyi bildiğimiz ve 'dinlerin artık masal olarak anlatılacağı' çağlarda bir inanır olmanın, aptallıkla özdeş olabileceğini söyledim.. Zaten burada bahsettiğim aptallık, hakaret olarak değil, gerçekten de zeka geriliği olarak aptallıktır.. Durup durduk yerde bir insana neden hakaret edeyim??

Aptallar yeniliklere ayak uyduramazlar, çünkü yenilikleri anlayamazlar.. Mukayese yetenekleri zayıftır.. Bu isimden çok rahatsız olduysan, donuk zekalı da diyebilirsin.. Zaten aynı anlama geliyor farketmez..

Sen de, 'Tanrı'nın varlığının bu kadar belirgin bir şekilde görülmesi gerekirken, neden görülemediği ile ilgili' inançsızların zekalarından şüphe edebilirsin, benim için sorun yok.. Tabii senin inancında şüphe etmek mübahsa!?

Sangre 23-03-2010 01:47

Alıntı:

milomanara´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295607)
Din ve tanrılar insanın evrim sürecinde oluşmuş birer akıl virüsüdürler.

Doğaüstü mesnetsiz inançlar, toplumdan topluma yayılabildikleri(bkz. virüs) gibi bağımsız olarak da ortaya çıkabilirler. Din dediğimiz olgu insan soyut düşünmeye başladığından beri vardır ve bu 2.6 milyon yıl öncesi demektir[1]. Ölüme ve derin cehaleti yüzünden anlayamadığı olaylara, insan soyut kavramlarla yanıtlar üretmiştir. İnsan kurban etme de dahil binlerce ayin tipi geliştirmiştir. Kafasında yarattığı, kontrol edemediği doğal fenomenlere hakim güçlere dalkavukluk yapmıştır[2][3].

Olan biten bundan ibarettir.

Dawkins de dini inançların 'mem' olduğunu söylüyordu sanırım.. Toplumsal hayatta işe yaradıkları için varlıklarını devam ettirdiklerini, (bunu söylediği konusunda emin değilim) toplumsal yaşamla uyum sağlamakta zorlandıkları zamanlarda ortadan kaybolacağını belirtmişti.

nogada 23-03-2010 01:58

İnsanlık eğer tüm cevaplara sahip olduğunda,tüm göstergeler Tanrı'nın olmadığını ve herşeyin rastgele oluştuğunu gösterirse o zaman toplumlarda tabiki inancını yitirirler.

Fakat bunu söylemek için çok erken ve ben zaten en çok bu noktada yani; Tanrı,Yaratıcı yada Akıllı tasarımın yokluğunu inanılmaz derecede ve su katıksız,üstelik cahil ve bilgisiz olarak ve etraftan dolma bilgiler ile,ateşli bir şekilde iddia edenlerin hareketlerini kınıyorum.

En azından bunun bilinemezliğini görmeleri gerekir,eğer şeyi biliyor ve evrenin tüm sırlarına hakim biri varsa buyursun burda bizide aydınlatsın.

Bizde cahilliğimizden kurtulalım.

Saygılarımla...

Sangre 23-03-2010 02:10

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295611)
İnsanlık eğer tüm cevaplara sahip olduğunda,tüm göstergeler Tanrı'nın olmadığını ve herşeyin rastgele oluştuğunu gösterirse o zaman toplumlarda tabiki inancını yitirirler.

Fakat bunu söylemek için çok erken ve ben zaten en çok bu noktada yani; Tanrı,Yaratıcı yada Akıllı tasarımın yokluğunu inanılmaz derecede ve su katıksız,üstelik cahil ve bilgisiz olarak ve etraftan dolma bilgiler ile,ateşli bir şekilde iddia edenlerin hareketlerini kınıyorum.

En azından bunun bilinemezliğini görmeleri gerekir,eğer şeyi biliyor ve evrenin tüm sırlarına hakim biri varsa buyursun burda bizide aydınlatsın.

Bizde cahilliğimizden kurtulalım.

Saygılarımla...

'Mutlak gerçekliğin' bilinmesine vs. gerek yok.. Herşeyin bilinmesi, zaten son bulgulara göre hayal kalıyor.. Dini inançları olanlar, önce günümüzde bildiklerimizi öğrensinler, zaten bir sürü dini inancını çöpe göndermek zorunda kalırlar.. Hatta temel inançlarının bile kalmayacağını düşünüyorum.

milomanara 23-03-2010 02:10

Sevgili nogada, bence havadan nem kapıyorsun.

Kimse şahsına aptal demedi. Evet insalar var oldukça din olacaktır ve evet insanların aptallığı sınırsızdır.

Ve evet, Sangre gibi ben de, Noel Baba'ya inanan yetişkinin "donuk" olduğunu düşünürüm. Bunun eğitimle falan ilgisi yok, muhakeme(reason) kabiliyeti olup olmaması ile alakası var.

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295609)
Dawkins de dini inançların 'mem' olduğunu söylüyordu sanırım.. Toplumsal hayatta işe yaradıkları için varlıklarını devam ettirdiklerini, (bunu söylediği konusunda emin değilim) toplumsal yaşamla uyum sağlamakta zorlandıkları zamanlarda ortadan kaybolacağını belirtmişti.

Sevgili Sangre, konu daha çok bilişsel(cognitive) olduğu için Dawkins topu tıp doktoru Andy Thomson[1]'a(şu an görüntülenemiyor) atıyor. Elbette "mem" kavramı geçerli. Andy Thomson, süper uyaranlar[2] gibi bir çok psikolojik gerçeği kullanarak tanrıların evrimsel süreçte oluşumunu açıklıyor. Din ve tanrı kavramlarının ilkel hayatta kalmaya bir etkisi olduğunu sanmıyorum, çünkü bu evrede insan zaten sosyal bir varlık olmaya başlamış ve diğer canlılar insan için bir yok olma tehdidi olmaktan çıkmıştır. Artık onun için tek tehdit başka insanlardır ve bu tehdide karşı hurafi inancın faydası olup olmadığı tartışılır.

evrensel-insan 23-03-2010 02:11

Saygideger nogada;

Eger tanri, ya da her turlu yaratilis kavraminin icerigini ve ne olup olmadigini, var ve inancsal temelin karsitliginda degerlendiriyorsak; felsefenin buna verdigi cevap, tanri ya da her turlu yaraticinin "non effabble", yani "soylenemez, aciklanamaz" v.s. oldugudur.

Bu su demektir. Tanri ya da herturlu yaraticinin, ne varligi, ne yoklugu; ve de inancsal temelli ne inanilmasi, ne de inanilmamasi; birbirine dogrulanamaz ve biri biri tarafindan da yanlislanamaz. Bu da sadece, her turlu yaraticiyi varliyanin, ya da yokluyanin, sadece kendini bagladigini ifade eder.

Bilimsel olmayan ve evrensel ortakligi bulunmayan bu tartisma; bir kisir dongu ve cikmazdir. Tartisan taraflarin tek yaptigi, biribirine kendi ideolojik inancsal dogrusunu kabul ettirme ve biribirini ikna etme/olma mucadelesidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

nogada 23-03-2010 02:16

Alıntı:

milomanara´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295616)
Sevgili nogada, bence havadan nem kapıyorsun.

Bilmiyorum Sayın Milomanara belkide nem kapıyorum gerçekten,bu aralar biraz sinirliyim ve ekonomik krizden beri 2.kez işimden oldum,kafam karma karışık ve ben gecenin bu saatinde kendimi dahada strese sokuyorum.Bakalım şimdi birşeyler olabilir,iyi bir haber gelir umarım,siz beni az çok tanıyor olmalısınız aslında agresif bir kişiliğe sahip biri değilim.

Neyse canınızı sıktıysam yada forumda kirlilik yarattıysam özür dilerim.Bazen insan herşeyi yanlış anlayabiliyor.

İyi Geceler...

Saygılarımla...

Yergin 23-03-2010 22:14

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295620)
Bilmiyorum Sayın Milomanara belkide nem kapıyorum gerçekten,bu aralar biraz sinirliyim ve ekonomik krizden beri 2.kez işimden oldum,kafam karma karışık ve ben gecenin bu saatinde kendimi dahada strese sokuyorum.Bakalım şimdi birşeyler olabilir,iyi bir haber gelir umarım,siz beni az çok tanıyor olmalısınız aslında agresif bir kişiliğe sahip biri değilim.

Neyse canınızı sıktıysam yada forumda kirlilik yarattıysam özür dilerim.Bazen insan herşeyi yanlış anlayabiliyor.

İyi Geceler...

Saygılarımla...

Sevgili kardeşim, işinden olmana üzüldüm, en yakın zamanda tekrar iş bulacağından hiç şüphen olmasın.

Yanlışta anlamadın sen, söylenen o idi ama direk yüzümüze söylenemiyor zira tüzük buna elvermiyor.

İnsanoğlunun düşünme kapasitesi sınırsızdır. Ama bu sınırsızlığında bir sınırı vardır. Çünkü bu sınırsızlığında bir sınırı olmasa idi şu an herşey biliniyor olurdu. Sınırsız kapasiteye sahip olan insan düşüncesinin sınırı bilinebileceklerle sınırlı. Çünkü bilinebileceklerin kendisi sınırlı.

Şimdi,

"İki şey sonsuzdur:Kainat ve insanların aptallığı; ancak kainat konusunda henüz emin değilim"

İkisi de sonsuz değildir aslında ama bize göre sonsuzdur. Genel olarak ortaya çıkan aslında burada zıtlık. Bize göre aptal olana bizde aptal olabiliriz. Peki bunun kararını kim verecek? Birbirlerine aptal diyen mi? Yoksa akıllı başka birisi mi?

Saygılarımla

troyya 23-03-2010 22:27

Alıntı:

new age'ci´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295460)
hani hep klişe bi laf vardır ya... allah önceki topluluklara da din göndermiş ama onlar değiştirmiş diye..şimdi tek tanrılı dinlerden önceki dinlere bu klişeyi doğru kabul ederek bi bakalım..

eski mısır;allah ismini amon-ra diye değiştirmişler,üstüne üstlük bir çok tanrı daha eklemişler anubis,maat,horus,osiris,isis...ve pek çok daha ismini sayamadığım tanrı arkadaşlar eklemişler,ve daha ileri giderek(nasıl bi dejenarasyon olduysa artık),bunların bir de tasvirlerini yapmışlar...

hindistan;allah ismini brahma diye değiştirmişler,indra,krişna,şiva vs...eklemişler....

eski yunan;allah ismini zeus diye değiştirmişler,hera,hades,hektor,hera vs....

mayalar;allah ismini hunab ku diye değiştirmişler ve pekçoğunu ıtzamna,kukulkan vs...eklemişler

sümerler;yine bunlarda diğerlerinin kaderini paylaşarak:shocked: dejenere olmuşlar ve allahı unutup yerine anum'u koymuşlar,iştar,enlil,utu'yu eklemeyi ihmal etmemişler tabi ki...:pound:

şimdi,yukardaki senaryo size çok mantıklı geliyomu...böyle birşey olabilir mi?

anlattıkların zaten ilk cumleni anlatıyor sevgili kardesim...değiştirdiler diye bak kendin ne guzel soyluyorsun...yani Allahı unuttular diye...eee mantıksız olan neresi?

milomanara 23-03-2010 23:14

Alıntı:

nogada´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295620)
Bilmiyorum Sayın Milomanara belkide nem kapıyorum gerçekten,bu aralar biraz sinirliyim ve ekonomik krizden beri 2.kez işimden oldum,kafam karma karışık ve ben gecenin bu saatinde kendimi dahada strese sokuyorum.Bakalım şimdi birşeyler olabilir,iyi bir haber gelir umarım,siz beni az çok tanıyor olmalısınız aslında agresif bir kişiliğe sahip biri değilim.

İşten ayrılmana üzüldüm sevgili nogada, umarım ihtilafsız ayrılmışsındır lakin en basit davalar 2 yıldan önce bitirilemiyor.Allah'tan dilersen, belki milyonlarca çocuğun açlığına, hastalına, ölümüne aldırmadığı halde senin için bir torpil yapabilir...

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295752)
Yanlışta anlamadın sen, söylenen o idi ama direk yüzümüze söylenemiyor zira tüzük buna elvermiyor.

Körüklemeye lüzum yok muhterem. "Bu ateistler ne kadar aptal, aşikar olmasına rağmen yüce yaratanı göremiyorlar." ifadesinden ben alınmam. Neyi görmemin ima edildiği ve neyi gördüğümü bilirim.

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295752)
İnsanoğlunun düşünme kapasitesi sınırsızdır. Ama bu sınırsızlığında bir sınırı vardır. Çünkü bu sınırsızlığında bir sınırı olmasa idi şu an herşey biliniyor olurdu.

Tarihi bir cümle! Bir EnvyMe klasiği!

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295752)
İkisi de sonsuz değildir aslında ama bize göre sonsuzdur. Genel olarak ortaya çıkan aslında burada zıtlık.

Yahu bu da muhteşem! Akşam akşam, fikir cümbüşü oldu!

Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295752)
Bize göre aptal olana bizde aptal olabiliriz. Peki bunun kararını kim verecek? Birbirlerine aptal diyen mi? Yoksa akıllı başka birisi mi?

Şimdi değerli arkadaşım, zaten 3. bir grup yok. Dünya görüşlerini kanıtlar üzerine oturtanlarla, mesnetsiz hurafeler üzerine oturtanlar var.

Konu dağılıyor ama, hurafeden aklıma geldi. Biriniz de çıkıp şu şeytanın nasıl yellendiğini anlatmadınız yahu! Bir de hesapta Sünni(Ehl-i Sünnet; Peygamber'e - Sahabe'ye göre yaşayan) olacaksınız.
Fasıl: NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu: Ezanın Fazileti
Kaynak: Buhari, Ezan 4, Amel fi's-Salat 18, Sehv 6, Bed'ü'l-Halk 11; Müslim, Salat 19, (389), Mesacid 83, (389); Ebu Davud, Salat 31, (516); Muvatta, Nida 6, (1, 69); Nesai, Ezan 30, (2, 21)
Ravi (r.a.): Ebu Hüreyre
Hadis: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Namaz için ezan okunduğu zaman şeytan oradan sesli sesli yellenerek uzaklaşır, ezanı duyamayacağı yere kadar kaçar. Ezan bitince geri gelir. İkamete başlanınca yine uzaklaşır, ikamet bitince geri donüp kişi ile kalbinin arasına girer ve şunu hatırla, bunun düşün diye aklında daha önce hiç olmayan şeylerle vesvese verir, öyle ki (buna kapılan) kişi kaç rekat kıldığını bilemeyecek hale gelir."
Kayıt No.: 2433

new age'ci 23-03-2010 23:44

Alıntı:

anlattıkların zaten ilk cumleni anlatıyor sevgili kardesim...değiştirdiler diye bak kendin ne guzel soyluyorsun...yani Allahı unuttular diye...eee mantıksız olan neresi?
o benim lafım mı dikkatli oku ben orda hep söylenilen bi lafı ele aldım.

dinlerin değiştirilmesi yada saptırılması diye bişeyin olamayacağını açıkladım.her dinin kendine özgü ritüelleri,kuralları,törenleri vardır,zamanla aşınıp ta,önceleri allah derken sonraları amonra'ya dönüşecek,sonracıma anubis,osiris,isis vs..ekleyecekler ve bu olay dünyanın biçok yerinde tekrarlanacak,ya böyle bişeye inanmayı bırak düşünmek bile saçmalıktır.

yani diyeceğim şu ki,islam dini,önceki dinler bozulduğu için yada tahrife uğradığı için gelmemiştir.ezoterizme göre,son üç dinle birlikte tek tanrılı dini sisteme geçilmiştir.islamiyette bunun son halkasıydı.yani insanların islamiyete inanması onların öbür dünyadaki hayatlarını garanti altına almaz,insan pekala başka dinlerin yolundan giderek hakikate ulaşabilir.

ve bolca bu sitede tartışmanıza sebep olan kuran'daki şeriatla ilgili ayetlerin günümüzde geçerliliği yoktur tabiki ve dolayısıyla tartışmanıza gerek yoktur.o ayetler o dönemin şartları için inmişti.

Yergin 23-03-2010 23:49

Alıntı:

milomanara´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 295755)
İşten ayrılmana üzüldüm sevgili nogada, umarım ihtilafsız ayrılmışsındır lakin en basit davalar 2 yıldan önce bitirilemiyor.Allah'tan dilersen, belki milyonlarca çocuğun açlığına, hastalına, ölümüne aldırmadığı halde senin için bir torpil yapabilir...


Körüklemeye lüzum yok muhterem. "Bu ateistler ne kadar aptal, aşikar olmasına rağmen yüce yaratanı göremiyorlar." ifadesinden ben alınmam. Neyi görmemin ima edildiği ve neyi gördüğümü bilirim.


Tarihi bir cümle! Bir EnvyMe klasiği!


Yahu bu da muhteşem! Akşam akşam, fikir cümbüşü oldu!


Şimdi değerli arkadaşım, zaten 3. bir grup yok. Dünya görüşlerini kanıtlar üzerine oturtanlarla, mesnetsiz hurafeler üzerine oturtanlar var.

Konu dağılıyor ama, hurafeden aklıma geldi. Biriniz de çıkıp şu şeytanın nasıl yellendiğini anlatmadınız yahu! Bir de hesapta Sünni(Ehl-i Sünnet; Peygamber'e - Sahabe'ye göre yaşayan) olacaksınız.
Fasıl: NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu: Ezanın Fazileti
Kaynak: Buhari, Ezan 4, Amel fi's-Salat 18, Sehv 6, Bed'ü'l-Halk 11; Müslim, Salat 19, (389), Mesacid 83, (389); Ebu Davud, Salat 31, (516); Muvatta, Nida 6, (1, 69); Nesai, Ezan 30, (2, 21)
Ravi (r.a.): Ebu Hüreyre
Hadis: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Namaz için ezan okunduğu zaman şeytan oradan sesli sesli yellenerek uzaklaşır, ezanı duyamayacağı yere kadar kaçar. Ezan bitince geri gelir. İkamete başlanınca yine uzaklaşır, ikamet bitince geri donüp kişi ile kalbinin arasına girer ve şunu hatırla, bunun düşün diye aklında daha önce hiç olmayan şeylerle vesvese verir, öyle ki (buna kapılan) kişi kaç rekat kıldığını bilemeyecek hale gelir."
Kayıt No.: 2433

Bir yerde ateş var ise körüklenmesine ihtiyaç yoktur sevgili milomanara :)

Bu ateistler ne kadar aptal, aşikar olmasına rağmen yüce yaratanı göremiyorlar bir düşüncedir ve söze vurulması ise yanlıştır. Hiç bir zaman da ben bu sebeple söze vurmam burada, vurmam da. Çünkü benim yerimi bilirim. Bende ne kadar aptal dediğim kişi gibi bir insanım. Ama konu zaten o bu değil, karşılıklı anlayış. İnsanların birbirini hor görmemesi. Zira hepimiz bu hayatta yaşıyoruz ve hepimizin türlü türlü sorunları sıkıntıları olabiliyor, tıpkı nogada kardeşimde olduğu gibi, bizlerde olduğu gibi. Belirttiğiniz ifadeyi birisi size canınızın sıkkın olduğu bir gün söylemiş olsa emin olun alınırdınız. Ama dediğim gibi sorun alınıp alınmamanızda değil, hayatı geniş açıda görebilme. Karşınızdaki kendinizmiş gibi görüp konuşma.

Hadis konusuna gelince, ne zamandır sormak istiyordum ama bir türlü fırsat olmamıştı, nasip oldu şimdi söyleyeyim ;)

Siz bu ve buna benzer sözde hadisleri bilgisayarınızda mı saklıyorsunuz sürekli? Bu gerçekten meraktan sorulmuş bir soru, herhangi bir başka amacı yok.

Bu arada söylediklerime göstermiş olduğunuz övgü için de teşekkür ederim :)

Saygılarımla


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:16 .