Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum? (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=79)
-   -   Ben, kendi inançlarımın tanrısıyım (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=18652)

image666 08-06-2010 09:28

Ben, kendi inançlarımın tanrısıyım
 
Çocukluğumdan beri dinlerden uzak durmaya çalıştım. Ama içimdeki sonu gelmeyen öğrenme arzusu, en sonunda dinsiz yaptı beni. Alevi bir ailenin çocuğu olduğum için o inancın izinden yürüdüm. Ama Alevi öğretisinde de islam'ın izlerini gördüm. Alevilikteki Ali kavramı beynimi kemiren bir fare gibi sürekli rahatsız ediyordu. Taki Ali'nin de bir sembolden ibaret olduğu fikrini benimseyene kadar... Aleviliğin, dinlerle bir ilgisi olmadığına kanaat getirmiştim ama aklımda hala Tanrı kavramı vardı. Çünkü Aleviliğin bir çok bölümünde Tanrıya ait izler vardı. Sonunda onu da aştım lakin Tanrı'ya dair açıkça bir ilerleme gösteremedim. Yakın zamanda bir kitabevinde dolaşırken bir kitap ilişti gözüme: Tolstoy'un Muhammet isimli kitabı. Böyle bir başlık taşıyan kitap ile, Tanrı'yı kesin bir kararla reddedeceğim dünya dursa aklıma gelmezdi. Kitabın bir bölümünde, "İnsan, hayatın dert ve saçmalıktan ibaret olduğunu anlayınca onu yok etmelidir" yazıyordu. Ve şöyle devam ediyor: " Akıl yolu ile elde edilen bilgi, yaşamın anlamını inkar etmektir. İnsanlığın büyük bir bölümü ise, bu anlamı akla dayandırılmamış bilgi de görmektedirler. Akla dayandırılmamış bilgi ise inançtır." ... "Akla dayalı bilgi beni hayatın saçma bir şey olduğunu kabullenmeye sürüklemişti.: Yaşamım durmuş, donuklaşmış ve onu yok etmek arzusuna kapılmıştım. Sonra kendime baktığımda görüyordum ki, ben yaşamın anlamına dair sorulara cevap bulduğum sürece yaşıyordum." ... "Yaşamak için ihtiyacım olan şeyi, inancımı kaybetmiştim. Ruhumu bir korku sardı ve aradığım şeye dua etmeye başladım, ondan bana yardım etmesini diledim. Dua ettikçe bir şeyi çok açıkça anlıyordum ki, o beni duymuyordu. Kalbim, Allah'ın olmayabileceği şüphesiyle dolmuştu." ... " O'nu hissettiğim ve o'nu aradığım zaman yaşıyordum. Öyleyse, o vardır. O, o'nsuz yaşanmayan şeydir. Allah yaşamdır. Allah'ı arayarak yaşadığın taktirde, yaşam Allah'sız olmaz"

Benim tek Tanrı'm yaşamdır, cennette cehennemde bu dünyada sevinçlerimizin ve çilelerimizin içinde barınıyor desem, sanırım yanlış olmaz. Çoğu müslüman kardeşlerimizin, beni sürekli dine davet etmelerinden de sıkıldım artık. Sıkılmaktan öte artık miğde bulandırıcı bir hale geldi. Son olarak iki tane söz ile yazımı bitirmek istiyorum. Bir tanesi, yakın geçmişte tanıştığım Antires Mansur'un sözü: Adını başkası koyar, göbek bağını başkası keser hatta mezarını bile başkası kazar ama göz yaşlarını sen silersin.. Ne kadar trajik bir düşünce.. İkinci kelime ise müslümanlara dair Aziz Nesin'in söylediği: Bu adamlar bizi zorla müslüman yapıp cennete sokmak istiyor:) Ortaçağ karanlığını bırakın da, herkes kendi cennetinde kendi özgür şarabıyla demlensin. Saygılarıma..

Natan 08-06-2010 16:17

Merhaba ,paylaştığın için teşekkür ederim.Ben de alevi kökenliyim .Alevi inancına sahip değilsem de kültürümü hiç bir zaman reddetmedim. Senin de konuya değinmen beni sevindirdi.

Okuyan,araştıran,soran sorgulayan bir kiiliğe sahipsin sanırım ,ne güzel .

Dinlerden özgür şiir bölümümüz de var , paylaşımlarını bekleriz. :)

Hoşgeldin aramıza.

Sevgiler

cenker 08-06-2010 16:51

teşekkürler duygularını bizle paylaştığın için.

evrensel-insan 08-06-2010 18:48

Saygideger image666;

Dusuncelerini, paylastigin icin tesekkurler. Yalniz bilirsin, 666 seytanin simgesidir. Altinci ayin, 6. gununun, 6. saati olarak ucu birlesirse, seytan (demon), dogmus olur.:rapture:

Belki su an dogmak icin, mehdi'nin gelmesini bekliyordur.:bounce: :behindsofa:

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ovidius 08-06-2010 19:25

Sevgili image666 paylaşım için teşekürler.

Yani diyorsun ki;

''Tuttum aynayı yüzüme
Ali göründü gözüme''

Pir SULTAN ABDAL
''Ben Ali yim
Ali benim''
diyorsun.

image666 08-06-2010 21:29

Merhaba
 
Alıntı:

Natan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 310847)
Merhaba ,paylaştığın için teşekkür ederim.Ben de alevi kökenliyim .Alevi inancına sahip değilsem de kültürümü hiç bir zaman reddetmedim. Senin de konuya değinmen beni sevindirdi.

Okuyan,araştıran,soran sorgulayan bir kiiliğe sahipsin sanırım ,ne güzel .

Dinlerden özgür şiir bölümümüz de var , paylaşımlarını bekleriz. :)

Hoşgeldin aramıza.

Sevgiler

Merhabalar. Bir söz vardır ya, kültürünü kaybeden bir insanın, başka bir şey kaybetmesine gerek yok, bu anlamda senin adına da sevindim :)
Bu arada imzan da güzelmiş. İmza na cevap olarak bir kaç kelime etmek isterim: Bu anlamda insan ile hayvanların ortak bir noktası var. Bizde kendi tanrımızı hayvan misali yaratmışız. Öyle bir tanrı inancımız var ki, insan gibi düşünen, kızan, sinirlenen, gerektiğinde mükafatlandıran, cezalandıran, tamamen insani özellikler ile donatılmış bir tanrı :)
sevgilerimle..

image666 08-06-2010 21:41

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 310879)
Saygideger image666;

Dusuncelerini, paylastigin icin tesekkurler. Yalniz bilirsin, 666 seytanin simgesidir. Altinci ayin, 6. gununun, 6. saati olarak ucu birlesirse, seytan (demon), dogmus olur.:rapture:

Merhabalar. Şeytan ile Tanrının arasını yapmak istiyorum aslında :D Zaman zaman düşünüp şeytan ile tanrıyı karşılaştırıyorum. Aslında şeytanı yaratan din, bir şeyin farkında değil: Şeytan, kötülüğün değil özgürlüğün sembolü! Ama din, onu öyle bir karalamış ki, dindar olmak için şeytana başkaldırmak en öncelikli şart olmuş! Sana da Antires Mansur'dan bir alıntı yapayım:

"Çok mutluyum, binyıldır seni lanetleyip zincire ve prangalara vuran Dinin ve Tanrı'nın elinden kurtardığım için. Sen de çıkılmaz yollları buldum, sen benim aklım ve vicdanımsın. Tanrı cüzdandır,sen vicdansın. Vicdan, aklın eseri değil mi ? Seni lanetleyip zincirlere vuran Tanrı ve Din; biz insanı binlerce yıldır köle edip zihnimizi,aynı zincirlere vurmadı mı? Senin muhalafetini anlamayan zıplak toplara ne sözüm olur ki? Kıçına bir tekme de bizim vurmaktan gayrı…"

Ama şunu da belirteyim ki, şeytan ile aramızdaki tek uyumlu nokta, şimdilik Tanrıya baş kaldırmamız :D
Sevgilerimle..

image666 08-06-2010 21:45

Tam olarak böyle diyorum :)
 
Alıntı:

canip atay´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 310882)
Sevgili image666 paylaşım için teşekürler.

Yani diyorsun ki;

''Tuttum aynayı yüzüme
Ali göründü gözüme''

Pir SULTAN ABDAL
''Ben Ali yim
Ali benim''
diyorsun.

"Bütün evren semah döner
Aşkından güneşler yanar
Aslına ermektir hüner
Beş vakitle avunmayız

Canan bizim canımızdır
Teni bizim tenimizdir
Sevgi bizim dinimizdir
Başka dine inanmayız

Hüdayiyim hüdamız var
Dost elinden bademiz var
Muhabbetten kalamız var
Ölüm ölür biz ölmeyiz
" HÜDAYİ"


" Hararet “nar”dadır, “sac”da değildir.
Keramet “baş”dadır, “tac”da değildir.
Her ne arar isen kendinde ara,
Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değildir. "

Bektaşi veli

aliyarasfal 09-06-2010 20:19

İnsani olmayan her kültür zorbalık ve korku ile yaşamını sürdürüp var olabilir. Türkülerde ve semahlarda bir başkaldırı vardır bu bakışa. Neyse doğru bildiğin senin gerçeğindir, kim ne derse desin, hoş gelmişsin...

hackercesur 14-07-2010 22:55

Tebrikler. Güzel bir paylaşım olmuş. Şu 10 mesaj sınırını aşayım. Ben de karalayacam bişeyler buraya :)

SwearToGod 02-11-2010 22:04

Tebrikler!!

antiteist 25-11-2012 13:58

Alıntı:

image666´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 310816)
Çocukluğumdan beri dinlerden uzak durmaya çalıştım. Ama içimdeki sonu gelmeyen öğrenme arzusu, en sonunda dinsiz yaptı beni. Alevi bir ailenin çocuğu olduğum için o inancın izinden yürüdüm. Ama Alevi öğretisinde de islam'ın izlerini gördüm. Alevilikteki Ali kavramı beynimi kemiren bir fare gibi sürekli rahatsız ediyordu. Taki Ali'nin de bir sembolden ibaret olduğu fikrini benimseyene kadar... Aleviliğin, dinlerle bir ilgisi olmadığına kanaat getirmiştim ama aklımda hala Tanrı kavramı vardı. Çünkü Aleviliğin bir çok bölümünde Tanrıya ait izler vardı. Sonunda onu da aştım lakin Tanrı'ya dair açıkça bir ilerleme gösteremedim. Yakın zamanda bir kitabevinde dolaşırken bir kitap ilişti gözüme: Tolstoy'un Muhammet isimli kitabı. Böyle bir başlık taşıyan kitap ile, Tanrı'yı kesin bir kararla reddedeceğim dünya dursa aklıma gelmezdi. Kitabın bir bölümünde, "İnsan, hayatın dert ve saçmalıktan ibaret olduğunu anlayınca onu yok etmelidir" yazıyordu. Ve şöyle devam ediyor: " Akıl yolu ile elde edilen bilgi, yaşamın anlamını inkar etmektir. İnsanlığın büyük bir bölümü ise, bu anlamı akla dayandırılmamış bilgi de görmektedirler. Akla dayandırılmamış bilgi ise inançtır." ... "Akla dayalı bilgi beni hayatın saçma bir şey olduğunu kabullenmeye sürüklemişti.: Yaşamım durmuş, donuklaşmış ve onu yok etmek arzusuna kapılmıştım. Sonra kendime baktığımda görüyordum ki, ben yaşamın anlamına dair sorulara cevap bulduğum sürece yaşıyordum." ... "Yaşamak için ihtiyacım olan şeyi, inancımı kaybetmiştim. Ruhumu bir korku sardı ve aradığım şeye dua etmeye başladım, ondan bana yardım etmesini diledim. Dua ettikçe bir şeyi çok açıkça anlıyordum ki, o beni duymuyordu. Kalbim, Allah'ın olmayabileceği şüphesiyle dolmuştu." ... " O'nu hissettiğim ve o'nu aradığım zaman yaşıyordum. Öyleyse, o vardır. O, o'nsuz yaşanmayan şeydir. Allah yaşamdır. Allah'ı arayarak yaşadığın taktirde, yaşam Allah'sız olmaz"

Benim tek Tanrı'm yaşamdır, cennette cehennemde bu dünyada sevinçlerimizin ve çilelerimizin içinde barınıyor desem, sanırım yanlış olmaz. Çoğu müslüman kardeşlerimizin, beni sürekli dine davet etmelerinden de sıkıldım artık. Sıkılmaktan öte artık miğde bulandırıcı bir hale geldi. Son olarak iki tane söz ile yazımı bitirmek istiyorum. Bir tanesi, yakın geçmişte tanıştığım Antires Mansur'un sözü: Adını başkası koyar, göbek bağını başkası keser hatta mezarını bile başkası kazar ama göz yaşlarını sen silersin.. Ne kadar trajik bir düşünce.. İkinci kelime ise müslümanlara dair Aziz Nesin'in söylediği: Bu adamlar bizi zorla müslüman yapıp cennete sokmak istiyor:) Ortaçağ karanlığını bırakın da, herkes kendi cennetinde kendi özgür şarabıyla demlensin. Saygılarıma..


yazınız gayet güzel olmuş, fakat neden tanrısız hayatın anlamsız olduğunu amaçsız olduğunu düşünüyorsun ? Ben hep şöyle düşünürüm ; gözümüzün önünde hergün sanki elimizin altındaymış gibi duran ama akıl almaz bir uzaklıkta ve büyüklükte, her salise ortaya muazzam enerjiler çıkaran nükleer bir reaktör var ve bu bizim ilgimizi çekmiyor mu ? Bir etrafına baksana, yıldızlara, evrene canlılığa, hayatımızın bir amacı olması için daha fazla ne olabilir ? daha nasıl birşey bekleyebilir ki insan ? ve burnumuzun dibinde o kadar çok araştıracak şey varken bizim hayatımız nasıl anlamsız olabilir ?

Sesli 25-11-2012 16:24

Duygular anlatılmaya çalışınca manasızlaşır. Çünkü, duygu mana değil farkındalıktır. Duyumsamadıkça, söyleneni anlamak da olanaksızlaşır.

Sevecenlikle kalın,

guide 25-11-2012 16:36

Sevgili Sesli,

Merak etmiyor değilim doğrusu.. Derdiniz nedir?

Herkeste bir farkındalık yaratma çabası içindesiniz ve ilgisiz konularda bunu her defasında yapıyor olmanızı,

sitenin kıdemli üyeleri tarafından aldığınız değerli yorumlara karşın

halen daha durmak bilmeksizin devam etme çabanızı görmezden gelemiyorum,

bir şeyleri gereksizleştirmeye çalışma çabanız gözüme batıyor.

Konuyla zerre kadar alakası olmayan mesajlarınızla, bir -farkındalık-tır aldınız başınızı gidiyorsunuz.

Bu tavrınızla duyumsanıyor, ancak anlaşılmakta olanaksızlaşıyorsunuz..

Sesli 25-11-2012 16:47

Alıntı:

guide´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 468132)
Sevgili Sesli,

Merak etmiyor değilim doğrusu.. Derdiniz nedir?

Herkeste bir farkındalık yaratma çabası içindesiniz ve ilgisiz konularda bunu her defasında yapıyor olmanızı,

sitenin kıdemli üyeleri tarafından aldığınız değerli yorumlara karşın

halen daha durmak bilmeksizin devam etme çabanızı görmezden gelemiyorum,

bir şeyleri gereksizleştirmeye çalışma çabanız gözüme batıyor.

Konuyla zerre kadar alakası olmayan mesajlarınızla, bir -farkındalık-tır aldınız başınızı gidiyorsunuz.

Bu tavrınızla duyumsanıyor, ancak anlaşılmakta olanaksızlaşıyorsunuz..

Sayın Guide,

Beni bu denli düşünmeniz doğrusu çok büyük bir incelik. Hiç bir derdim yok. Burada bir arkadaş Tanrısız yaşamı düşünemediğini yazmış, bir diğeri de buna ne gerek var demekte. Ben de, gerek olmasaydı, yani böyle bir duyumsamada bulunmasaydı yazmazdı demekteyim.

Duyumsamaların anlatıma giremeyeceğini, çünkü mana değil de farkındalık
ifade ettiklerini yazdım. Gerisi teferruat oluyor...

spartacus 25-11-2012 17:10

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 468130)
Duygular anlatılmaya çalışınca manasızlaşır. Çünkü, duygu mana değil farkındalıktır. Duyumsamadıkça, söyleneni anlamak da olanaksızlaşır.

Sevecenlikle kalın,

Algı, farkındalıktır. Öncelikli ölçüt, algılayanın değil, algılananın gerçekliğidir. Bu yoksa farkındalık yoktur.. Zira aksi taktirde birileri kendi zihin deryasından, iç dehlizlerinden üfürükler üretebilir ve bunun adını da farkındalık ya da inanç koyabilir -ki bu durum gerçeği değil ilizyonu, algıyı değil yanılgıyı meydana getirir. Bu tarz düşünme biçimleri, insanların ya sağlıksız bir psikolojiye ya da inanca sahip olmasını bekler. nesnel gerçeklik ve dolayısıyla farkındalık oluşturmayan uydurmalara, ya inanarak, ya korkarak-arzu ederek-taparak, ya da içinizi dinleyin yönlü, insan hafızasına kazınan saplantı ve şartlanmışlıklar, metafizik ölçütler, çeşitli zaaflar kullanılarak insanlar aldatılır. Bunun adını da farkındalık koyabilirler oysa buna yanılgı deniyor.

Bu metod, bozacının şahidi şıracı sözünde olduğu gibi, örneğin size Hokkan korkusu aşılanmışsa ve bir ilizyonist, "içinizi dinleyin" orada göreceksiniz diyorsa, muhtemel sizi kandırıyordur. Asıl gerçek ise siz kendinizi kandırmadıkça, kimse sizi kandıramaz. İçinizdeki hokkan saplantısını atmadığınız sürece, ne zaman idealistçe içinize bakarsınız, onu görürsünüz(aslında görmezsiniz, yanılsamaya düşersiniz, idealistçe kendi şartlı yargılarınıza mahkum olursunuz.). Bu cin, tanrı, şeytan gibi üfürükler ya da çeşitli uydurma inançlar da olabilir. Kısacası kral çıplak..

Sonuç,
Farkındalığın temel koşulu -> algı(algılanan, nesnel gerçeklik, iç dehlizlere hapsolmamak, algıları açık, duyuları açık olmak, içe kapanmamak).
farkında olmamanın temel koşulu -> yanılgı, ya da nesnel gerçekliğe sahip olmamak..

guide 25-11-2012 22:22

Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 468135)
Sayın Guide,

Beni bu denli düşünmeniz doğrusu çok büyük bir incelik. Hiç bir derdim yok. Burada bir arkadaş Tanrısız yaşamı düşünemediğini yazmış, bir diğeri de buna ne gerek var demekte. Ben de, gerek olmasaydı, yani böyle bir duyumsamada bulunmasaydı yazmazdı demekteyim.

Duyumsamaların anlatıma giremeyeceğini, çünkü mana değil de farkındalık
ifade ettiklerini yazdım. Gerisi teferruat oluyor...


Sayın Sesli,

Sizi düşünmek aklımdan geçmedi doğrusu; yaptığım, tam olarak sizi anlamaya çalışmak'tır.
Muhtemelen yaptığınız ilginiz ve söyleyecek sözünüzün olmadığı konuların üstünü kapatmaya çalışmak,o konuyu bir şekilde gereksiz kılmak.

Ne yazık ki yazdıklarınızla sürekli bir savunma mekanizması konumuna düşürüyorsunuz kendinizi,
sonrasında mesajlara -şunu demek istemiştim- üslubuyla dönüş yapıyorsunuz.
Bakınız, aşağıdaki görüş de size ait. Duygu ifade eden kelimeleriniz ve anlatımınızdan bir kesit..

Demekki, duyumsamalar anlatıma girebilir, hatta bu şekilde de değer gösterilebilir..



Alıntı:

Sesli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 461527)
... Olumsuz düşünce ve böyle düşüncelere verdiğimiz şartlanmış tepkiler zihnimizi kirletir. Günlerce zihnimiz böylesi kirli ve bizi üzen duygu ve düşüncelerle çalkalanır durur.

Eğer böylesi kirlerden zihnimizi temizleyemezsek, hastalanabiliriz. Hastalık belki de en zayıf organımızda kendini dışa vurarak açığa çıkar.

Ancak üzücü duygu ve düşüncelerden bazen de zihin kendisini temizlemeye çalışır. Bu temizleme çoğunluıkla bir ağlama şeklinde olur. Gözyaşlarımız aslında zihnimizi bu kirlerden temizleyen bir özelliğe sahiptir. Ağlamanın sonunda bir rahatlama duygusu zihnimizi kaplar. Bu erişilen temizliğin zihinde uyandırdığı duygudur...

kaynak

Sesli 26-11-2012 01:38

Sayın Guide,

Şu sözleriniz çelişki içermiyor mu?

''Sizi düşünmek aklımdan geçmedi doğrusu; yaptığım, tam olarak sizi anlamaya çalışmak'tır.''


Birisini anlamaya çalışmak onun hakkında düşünmek olmuyor mu?

guide 26-11-2012 02:02

Sayın Sesli,

Mesajınızda sizi düşünerek incelik yaptığıma dair bir ima'nız söz konusuyken,

ben de sizi düşünmeyi ya da incelik yapmayı aklımdan geçirmediğimi, buna niyet etmediğimi belirttim sadece.

Takdir edersiniz ki, bunu dolaylı olarak değil, açıkca yazdım :)

Sizin mesajlarınızı da Turan Dursun sitesindeki diğer tüm üyelerin mesajlarını da algım açık olduğu sürece anlamaya çalışırım/çalışacağım.

Daha da çelişen sözlerim varsa, onları da netleştirmek isterim.

Kanaatimce, Sayın Spartacus da bu anlamda farkındalığı(nızı) özetlemiş ;

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 468137)
Sonuç,
Farkındalığın temel koşulu -> algı(algılanan, nesnel gerçeklik, iç dehlizlere hapsolmamak, algıları açık, duyuları açık olmak, içe kapanmamak).
farkında olmamanın temel koşulu -> yanılgı, ya da nesnel gerçekliğe sahip olmamak..



Saygılar,

Sesli 26-11-2012 02:11

Alıntı:

guide´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 468199)
Sayın Sesli,

Mesajınızda sizi düşünerek incelik yaptığıma dair bir ima'nız söz konusuyken, ben de sizi düşünmeyi ya da incelik yapmayı aklımdan geçirmediğimi, buna niyet etmediğimi belirttim sadece. Takdir edersiniz ki, bunu dolaylı olarak değil, açıkca yazdım :) Sizin mesajlarınızı da Turan Dursun sitesindeki diğer tüm üyelerin mesajlarını da algım açık olduğu sürece anlamaya çalışırım/çalışacağım.

Daha da çelişen sözlerim varsa, onları da netleştirmek isterim.

Kanaatimce, Sayın Spartacus da bu anlamda farkındalığı(nızı) özetlemiştir ;


Saygılar,

Sayın Guide,


İncelik değil de, kabalık yaptınız mı deseydim?

Farkındalık konusunda sayın Spartacus ne demiş oluyor? Benim farkındalığımı ben değil de o mu bilecek?

Siz ve Sn. Spartacus tahminlerle farkındalığı karıştırınca, ortaya böylesi gerçek dışı bir durum çıkmış.

guide 26-11-2012 02:43

Sayın Sesli,

Kabalık = Kaba davranış, nezaketsizlik, huşunet anlamlarına gelmekteyken; ve size çoğu mesajlarınızda (ilgisiz konularda) fikir belirtmek, bilgi paylaşımı yapmak, yardımcı olmak vs gibi tutum sergilemek yerine, her nedense gereksiz tavır sergilediğinizi söyleyen tek üye ben değilken ortada kaba bir davranış göremiyorum. İncelik yapmadığım ortada, kabalık yaptınız deseydiniz de açıklamasını yine bu şekilde alırdınız, emin olun. Bakınız konu dışına taşırmıyorum..

Farkındalık konusunda öncelikle o alıntıyı yaparken, Sayın Spartacus'un sizin farkındalığınızı irdelediğini vurgulamak amaçlı yapmadığımı bilmenizi isterim. Kaldı ki farkındalığınızı siz o anda farkına varamıyor olabilirsiniz, bu ihtimal hepimiz için geçerli. Sonuç olarak açıklanmış olan farkındalık, zannediyorum ki genel bir açıklama. Orada Sesli'nin farkındalığı, onun algısı, onun duyusu, onun yanılgısı gibi kişi zamirleri kullanmadığını açıkca görebiliyoruz. Yanlışım varsa Sayın Spartacus düzeltir, birlikte doğrusunu öğrenmiş oluruz.

Tahmin ve farkındalığın karıştığı bölümü belirtir misiniz,lütfen?

RainFall 05-08-2014 08:52

Ben kendi inanclarimin efendisiyim.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:39 .