![]() |
Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Zeyd bin Sabit anlatıyor:
‘Nisa Suresi’nin 95. ayeti ilk indiğinde Muhammed bana, Kalem ve yazı malzemeni al bu ayeti sana yazdırayım’ dedi. Ayeti, ilkin şu şekilde bana yazdırmak istedi: Mallarıyla, canlarıyla cihad eden müminlerle oturan müminlerin durumu aynı olmaz...’ diye. Ben artık bu ayeti yazmak üzereyken, o esnada İbn-i Ümmi Mektum çıkageldi ve ‘Ey peygamber, cihada gücüm yetseydi, muhakkak ben de gider, düşmanla savaşırdım dedi. Bu itirazlar üzerine, peygamber bize, ‘Cebrail’in bir daha vahiy getirdiğini ve az önceki ayetin son olarak şu şekle dönüştüğünü söyledi: ‘Mazeret sahipleri hariç, cihad eden müminlerle evlerinde oturan müminlerin durumu aynı olmaz. İtiraz eden bu şahsın (İbn-i Ümmi Mektum) her iki gözü de kördü. Ama, çok önemli bir insandı. Bu ayetten önce de onun yüzünden “Abese” Suresi’nin ilk ayetleri inmişti. Öylesine önemli bir insandı ki, Muhammed bir yere gittiğinde en çok onu kendi yerine vekil olarak tayin ederdi. Bu sefer Muhammed’e vekaleten Medine yönetimini üstlenmiştir. Aynı zamanda Muhammed’in 2. müezzini olarak görev yapıyordu. Kaynaklar: *Fahrettin er-Razi, Tefir-i Kehi,; MücideIe Suresi 1-4; Ebu Davud, Talak, 17, No: 2214; Nesai, Talak, 33-6/168; Ibn-i Mace, Talak, 25, No: 2063; Ahmet bin 1-lanbel, Müsned, 6/410; Kütüh-i Siue, Ibrahim Canan terc., 4/300-11/478; As kalani, eHsahe, Not 11112, “Havle binti Malık” md.; Ibn-i Esir, eİ-Usd, No 6879; Ibn-i Abd’iI-Ber, Isriah, No: 3320. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Maalesef mesele yansıtıldığı gibi değildir bu ayette.Olayı şöyle yansıtılmış:
*Ayet nazil oldu. *Sonra Ümmü Mektum geldi. *Ayet tamamen değiştirildi. Olayın aslı şudur: Nisa 95.ayet nazil olur.Müminlerden oturanların ve Allah yolunda cihad edenlerin, bir olmayacağı belirtilir.O sırada Ümmü Mektum gelir.Özrünü beyan eder. Zeyd Bin Sabit anlatır ki: O an vahyin tesiri ile ayağıma öyle bir ağırlık çöktü ki, ayağım kırılacak sandım. der. İşte o anda *ayetin ''özürlü olanlar müstesna'' kısmı ayetin nazil olur.Yani dikkat edilecek nokta şudur: Ayet yanlış indi.Sonra düzeltildi değil.Daha sonra nazil olan ayetin devamıdır.Ümmü mektum sadece, ilahi iradenin, planındaki sebeb-sonuç ilişkisinin bir parçasıdır. Benzeri durumlar, vahşinin müslüman olmasından sonraki ayetlerde nazil olur.Aynı durum enfal suresindeki ayetlerdede vardır.... Bunlar bizlerin bildiği şeyler.Sanki bilmiyormuşuz, çok orijinal birşeymiş gibi ısıtılıp müslümanların önüne konması hayret verici. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
AMD arkadaşım,
Bak sana yukarıda kaynaklarımızı yazdık. Sen de kendi yazdıklarının doğruluğuna delil göstermek istiyorsan kaynaklarını yazmalısın. Yoksa iddiaların desteksiz kalır. Benim kaynaklarım şunlardı ki aralarında dikkatini çektiyse Ebu Davud gibi çok itibar görenleri var, seninkileri merakla bekliyorum : 77 Fahrettin er-Razi, Tefir-i Kehi,; MücideIe Suresi 1-4; Ebu Davud, Talak, 17, No: 2214; Nesai, Talak, 33-6/168; Ibn-i Mace, Talak, 25, No: 2063; Ahmet bin 1-lanbel, Müsned, 6/410; Kütüh-i Siue, Ibrahim Canan terc., 4/300-11/478; As kalani, eHsahe, Not 11112, “Havle binti Malık” md.; Ibn-i Esir, eİ-Usd, No 6879; Ibn-i Abd’iI-Ber, Isriah, No: 3320. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Cebrail herhalde ayet arasında mola vermişti.Malum çook uzaklardan geliyor.Sidretül Münteha'dan..
Aspartam neredesin.. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Kur'an hayattan bağımsız değildir.Tabiki yaşanan olaylarla ilgili durumlardan bahsedecektir.Sorun bu durumlara bakış açısındadır.Önyargılı birisi neticeye son dakika değişikliği der.Murad-ı ilahiyi gözeten biriside hayatın akışı içerinde hükmün tamamlanması der.Ben Murad-ı İlahiyi gözeten birisi olmaya gayret göstermeye çalışanlardanım.( Panteciğim ne demek istediğimi anladığını düşünüyorum)
|
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Bu konudaki rivayetler çeşitlidir.Buhariden iki hadisle delil getiriyorum.
Bedir Gazvesi oldugu zaman Abdullah Ibnu Cahs ve Ibnu Ummi Mektum: "Ey Allah'in Resulu, biz amayiz, bize bir ruhsat var mi?" dediler. Bunun uzerine su ayet indi: "Insanlardan ozursuz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyla Allah yolunda cihad edenler birbirine esit degildir. Allah, mal ve canlariyla cihad edenleri, mertebece, oturanlardan ustun kilmistir. Allah hepsine de cenneti vaadetmistir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, buyuk ecirler, dereceler, magfiret ve rahmetle ustun kilmistir. Allah bagislar ve merhamet eder." (Nisa, 95-96). Buhari, Megazi 4; Tefsir, Nisa 18; Tirmizi, Tefsir, Nisa, (3035). Bu hadiste Ümmü Mektum sonradan geldi, ayet böyleydi sonradan şöyle oldu gibi bir ibare yok. 572 - el-Bera (radiyallahu anh) anlatiyor: "Mu'minlerden oturanlarla Allah yolunda mallariyla canlariyla savasanlar bir olmaz" (Nisa, 95) ayeti nazil oldugu zaman Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) Zeyd (radiyallahu anh)'i cagirdi. Zeyd bir kurek kemigi ile, ayeti yazmaya geldi. Bu sirada Ibnu Mektum gozlerinin ama olusundan yakiniyordu. Bunun uzerine ayetin devaminda ozur sahipleri istisna edildi: "Mu'minlerden, ozur sahibi olmaksizin (evlerinde) oturanlarla Allah yolunda mallariyla canlariyla savasanlar bir olmaz.." El Bera hadisinde ''ayetin devamında '' ifadesi bu kısmın ayetin devamı niteliğinde nazil olduğunu anlarız.Yoksa ayet indi, sonradan bu şekilde ayet değişti değildir.Birde bu hadisler senet ve ravi zincirleri açısından tetkiki gerekir ki o apayrı bir tartışma konusu. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Aspartam ;
Sen benim yazmam gerekeni yazmışsın.. Ben senden "Bırakın 300 sene sonra yazılmış , doğruluğu meçhul hadislerle hüküm vermeyi" gibi bir yanıt bekliyordum.. Böylesi daha doğru oldu tabi.Neticede bir kişiden değil 10 kişiden tasdiklenen bir hadis var ortada.. Vahiy kavramına bakış açınıza bağlı olayın açıklaması.. Cebrail'in inipte vahiy getirdiğini düşündüğümüz de Cem haklıdır.. Çünkü , hergün , ya da gün aşırı , ya da zaman zaman ayda bir gelen birkaç ayet var.23 yılda tamamlanan bir Kitap var ortada. Cebrail'in her birkaç ayet için gidip geldiğini söylemek herhalde çok saçma olur..Demekki 600-700 sefer gidip gelmiş olmalı o düşünceyle. Üstelik bu konuda sırf " Özürlüler müstesna" demek için gidip geldiğini ya da ara verdiğini düşünmek hepten saçmalık olur.. Doğrusu vahiyi ilham olarak değerlendirmektir.Allah için bu zor bir şey midir ki her seferinde melek göndersin? Dolayısıyla hayatın akışına , olayların özelliğine , gerekliliklere göre Hz.Muhammed'in ağzından sırası geldiğinde dökülmüştür ayetler.. Hud Süresi 1-2 'ye bakın isterseniz kim konuşuyor? |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Kusura bakma ama kendin çalıp kendi oynamışsın.Biz Cebrail vahiymi getirdi dedik?
Cebrail gitti bir dahamı geldi dedik? Vahyin çeşitli şekilleri vardır elbette.Vahyin manası 3.kişilere gizli kalacak şekilde ilham veya Cebrail aracılığı ile bir bilginin peygambere fısıldanmasıdır. Cebrail geldi diyorsun gitti diyorsun:) Ben öyle birşey demedim.Hadiste öyle birşey demiyor.Sadece hadiste üzerine vahyin ağırlığı çöktü diyor. Allah Allah... |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
AMD ;
Biraz daha dikkatli okursan asıl kendi çalıp oynayanın kendin olduğunu görürsün. Benim yazım hadis üzerinedir.Senin üzerine değil.Hadis de "Cebrail tekrar gelip" diyor. Bu kadar heyecanlı olma.Sakin ol.Alınmanın anlamı yok.. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
ol dediginde olduran, her seye gucu yeten, 6 gunde bu muhtesem kainati yaratan allah
kurani neden 23 yilda gondermistir.. olaylara gore kuran ayetleri geliyorsa allah gelecegi bilen degilmiydi... varmi bir cevabi? |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Yaw Kuran bu soruya indiği zaman cevap verdi.Hala bilmeyenler varsa, okusun öğrensin.
|
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Konuyu bir de Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinden okuyalım:
Zeyd İbn Sabit anlatıyor: "Mallarıyla, canlarıyla cihad eden müminlerle oturan müminlerin durumu aynı olmaz..." sözleri nâzil olmusdu, bana yazdırıyordu. İbni Ümmi mektum geldi ve: «Ya Resulallah cihada istitaatim olsa idi cihad ederdim, fakat a'mayim (körüm)» dedi. Derken Resulullaha vahiy baygınlığı geldi, ağırlaşıb gays oldu, dizi dizimin üstüne geldi ve öyle ağır basdı ki ezib ufalıyacak zannettim ve korktum, sonra açıldı. "Mazeret sahipleri hariç, cihad eden müminlerle evlerinde oturan müminlerin durumu aynı olmaz." yazdırdı. Ayette önce bir hüküm bildiriliyor: Oturanlarla cihat edenler bir olmaz deniyor. Bu sırada İbni Ümmi geliyor ve yarı itiraz yarı rica şeklinde isteğini belirtiyor. Bunun üzerine Muhammed gene baygınlık geçirerek (gene Cebrail geliyor) ayete ek yapıyor ve önceki kısmın hükmü değişmiş oluyor. Bu değişiklik önceden söylenen kelimelerin değiştirilmesi şeklinde değil, ek yaparaktan yapılan değişikliktir. Anlam değişikliğidir. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Şimdi bu öykünün başka yönlerini de bir inceleyelim. İbn Sabit diyor ki "resullullaha vahiy baygınlığı geldi, ağırlaşıp gays oldu." Acaba baygınlık geçirmeden vahiy gelemiyor mu diye insan düşünüyor. Yoksa etrafındakilere bakın işte bana vahy geliyor izlenimi uyandırmak için yaptığı bir numaramı?
İşin bence daha ilginç yanı İbn Sabit'in "dizi dizimin üstüne geldi ve öyle ağır basdı ki ezib ufalıyacak zannettim ve korktum" demesi. Yani bir "peygamberin" kendisine vahiy geldiğinde kendini bu kadar kaybedip de bir başkasının dizlerine aşırı derecede abanıp rahatsız etmesi normal mi? Zavallı İbn Sabit dizlerim ufalanacak sandım diyor. Nasıl abandıysa ona. Diz dize mi oturuyorlardı? Diz dize bile otursalar ben gözümün önünde canlandıramıyorum nasıl olup da onun dizlerine o kadar abandığını. Başını ve gövdesini öne doğru eğip de dizine verdği yükü mü artırdı ne yaptı dersiniz? |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Zeyd b.Sâbit şöyle diyor: “Bir gün Hz.Peygamber’in yanında bulu*nu*yordum. Kalabalık sebebiyle , (diz çökmüş olarak oturduğumuzdan) Hz.Peygamber’in dizi , dizimin üzerinde idi. Birden onu vahiy hâli yakaladı , baldır kemiğimi kıracak kadar bir ağırlık hissettim. Vallahi yanımdaki Rasu*lullah olmasaydı , acıdan çığlıkla haykırır , bacağımı çekerdim.”
Ebû Dâvûd, Cihad, 20; Ahmed b.Hanbel, a.g.e., V, 190,191. Peygamber’in vahiy esnasında vücudu titrer , yüzünün rengi değişirdi. Vahiy esnasında en soğuk günlerde bile alnı terler , nefes alırken horultuya benzer bir ses çıkarırdı. Peygamberin yanında bulunanlar bile vahyin etkisi altında kalırlardı. Bu konuda şu haberler nakledilmektedir : Hz.Aişe , “Rasulullah’ı soğuğu pek şiddetli bir günde kendisine vahiy nazil olurken gördüm. İşte öyle soğuk bir günde bile kendisinden o hal geçtiği vakitte şakaklarından şıpır şıpır ter akardı” demiştir. Buhârî, Bed’ü’l-Vahy, 1. “Keşke ben Rasulullah’ı, kendisine vahiy inerken görebilseydim!” diye merak eden Ya’la b. Ümeyye, bir gün vahiy esnasında, Hz.Ömer’in işaretiyle Hz.Peygamber’e yaklaşmış, O’nu örtmekte olan örtünün içine başını sokmuş ve Efendimizi, yüzü kızarmış, uyuyan kimsenin gidip gelen nefesi gibi solurken görmüştü. Buhârî, Fedâilü’l-Kur’an, 2; Müslim, Hac, 1. Mâide suresi , Peygamberimiz devesi üzerinde iken nazil olmaya başlamıştı. Olayın manevî ağırlığına tahammül edemeyen deve çökmüş , Rasulullah da deveden inmek zorunda kalmıştı.Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned, II, 176. Vahiy sırasında , Peygamberimiz ve yanındakiler başlarını önlerine eğerlerdi. Vahiy bitince de Peygamberimiz başını kaldırır, gelen vahyi üm*metine tebliğ ederdi. Müslim, Fedâilü’l-Kur’an, 23. Hz.Ömer’den nakledilen bir habere göre, vahiy esnasında Peygam*berimizin yanında bulunanlar bazen arı uğultusuna benzer bir ses işitirlerdi. Tirmizî, Tefsiru’l-Kur’an, 24; Ahmed b.Hanbel, a.g.e., I, 34. Peygamber’de meydana gelen bu tür değişik halleri gören Kureyşliler , bazen O’na kâhin , bazen sihirbaz , bazen de şâir ve mecnun demişlerdi.Kimisi vahiy meleği geldiği izlenimi yaratmak için böyle hale bilerek girdiğini , kimisi ise onda görülen bu halleri sara hastalığına bağlıyordu. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Kısacası bu topicte, Cem'in dediği gibi, ayet yazılıp sonradan değiştirilmiş değildir.Cem yanlış anladığı bir konuyu, topice taşımıştır.
Özürlü kimseler müstesna kısmı ayetin devamıdır.Zira arapça metinede bakılınca, gayru ulud-derar ifadesinin ayetin sonunda yer aldığı anlaşılır.Yazdırılıp sonradan sildirme yoktur. Bir yanlış anlaşılma vardır. Bu gibi hadisleri ölçü alıp, islam peygamberi hakkında iddialar ortyaya atanlar.Pante'nin yazdığı vahiy halindeki, halleride dikkate alınız.Bu haline anlam vemeyen Kureyş onu, sara hastası,del,mecnun,kahin olarak adlandırmıştır. Rasulullahın yanına gelip onun muhabetine katılıp, Kuran okuyuşunu dinleyip, insanların değişmiş olarak geri dönmeleride onun büyücü olarak adlandırılmasına sebeb olmuştur. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Bu öyküde çok belirgin bir ayet değişikliği söz konusudur. Bu değişiklik anlamdaki değişikliktir ve asıl önemli olan da zaten budur. Yoksa gramer değişikliği söz konusu değildir. Şöyle bir örnek verirsem daha iyi anlaşılır sanırım:
Bir müdür, işyerinde A bölümünde çalışan herkesi işten çıkaracağını ilan eder. Daha sonra gelen itirazlar nedeniyle "erkekler hariç" diye bir ibare ekler duyurusuna. Bu örneği sadece olayı daha anlaşılır yapmak için verdim. Duyuruya eklenen "erkekler hariç" ifadesi, önceki ifadedeki anlamı bozar, farklı bir anlam verir. "Efendim burada bir değişiklik yok sadece yazıya ilave yapıldı" demek abes olur. Önceki yazılanın gramer olarak sabit durması analamın da sabit kaldığını göstermez. Aslında İbni Ümminin itirazı üzerine ve bunun Muhammedin kafasına yatması üzerine değişikliğin/ilavenin yapıldığı çok barizdir. Eğer İbni Ümmi orada bulunmasaydı büyük ihtimalle ayet ilk haliyle yayınlanacaktı. Hadisin genel havasından bu anlaşılıyor. Muhammed "Bakın ben İbni Ümmi bana bunu söyledi de kafama yattı bu nedenel ilave yaptım" izlenimi uyandırmamak için vahiy baygınlığı numarası yapıyor. Bunu yaparken de kontrolsüz şekilde bir insanın canını fena halde yakıyor. İman perdesinden bakmayan herkesin bunu göreceğine inanıyorum. Yeterki zihinler şartlanmamış olsun. Acaba bizimkiler mi şartlandı diye düşünsem de doğumumuzdan itibaren çevremizde standart bir düşünce ve inançla şartlananın bizler değil İslamcılar olduğunu düşünüyorum. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
Ne kadar sakat bir anlayış.İlk anlam bozulurmuşta, yeni bir anlam kazanılmış olurmuş.Şimdi burda dilbilgisi veya anlam bilgisi dersimi mi vereceğiz.
Ayetin devamının nazil olması, cümleye ilk anlamı yanında ek bir anlam katar. Yoksa sizler sadece basit cümlelerimi biliyorsunuz? 1-Bir cümle illede tek bir anlam ifade etmek zorunda değildir. 2-Bir cümle birden fazla mana ifade edebilir. İlk mana *Oturanla cihad edenin bir olmadığı İkinci mana *Bundan özürlülerin hariç olduğudur. |
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
cem abi boşuna ellerini zihnini yorma. Adam atgözlüğümü çıkarmiyacam diyor. Bariz bişey var ortada hala savunuyolar.
|
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
at gözlüğü takmak, apış arasından hayata bakmaktan yeğdir.
|
Re: Son Dakikada Vahiy Değişikliği!
abilerim bu konuya fransızım bi görüş bildiremem ama şunları sormak lazım diye düşünüyorum
cebrail 1 gelişte kurandan 1 ayetin TAMAMINI mı getirirdi eğer tamamını getirir ise ayet getirme olayının bölünüp saha sonra hiçbirkimsenın etkisi altında kalmadan zaten o ayetin öyle geleceğini idda etmek bu konuyla paradoks oluşturur ancak cebrail 1 geliş 1 ayetin tamamını getirmez zaman aralıklarıyla ayeti tamamlayacak şekilde ayet getirir ise mantıklı ve makul bir açıklama olabilir bir diğer husus ayetin arapça okunuşunda ki sırasıdır eğer en sondaysa amd nin dediğini destekleyen bir durum söz konusudur eğer bu konuyu amd biraz daha ayrıntılı biçimde yazarsa daha net bir tartışma olcağı kanaatindeyim ama genede asıl önemli olan 1. sorumdur 1. sorunun cevabı 1 seferde 1 ayeti tamamıyla getirir ise bu tartışmadan ateistler haklı cıkar sevgiler saygılar |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:36 . |