Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Birkaç Çelişki de Benden... (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19837)

hackercesur 22-07-2010 23:37

Birkaç Çelişki de Benden...
 
Secde Suresi 3. Ayet: Resmi Diyanet Çevirisidir...

Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Degerli arkadaşlar. Her okudugum ayet beni daha da düşündürüyor... Şimdi şu kalın yazı fontuyla belirttigim yeri okuyun ve bu yazıyı allahın gönderdigini düşünün...

Şimdi de benim yazacagımı okuyun...
Görüyorum ki "Kuranı Muhammed uydurdu" diyenler var...
Sizce allah göndermiş olsa 1. şekilde mi gelmeliydi yoksa benim yazdıgım gibi mi ? Sanki allah emin degilmiş gibi bir izlenim vermiş muhammed :)
************************************
TEKÂSÜR SÛRESİ
1, Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye)
kadar
2. oyaladı.
3.
Hayır; ileride bileceksiniz!
4. Hayır, Hayır! İleride bileceksiniz!
5.
Hayır, kesin olarak bir bilseniz...
6. Andolsun, o cehennemi muhakkak göreceksiniz.

Başka da birşey demiyorum.

Bunlar nasıl ayet. Taksit taksit gelmiş.
:fish2:


aliyarasfal 22-07-2010 23:57

Sayın heckercesur ;
Benim dikkatimi şu bölüm çekti secde suresi 3. ayette

Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Şimdi o yörede hıristiyan, yahudi bir çok inançlı olduğu ve bu dinlerin çıkış noktası orta doğu iken hıristiyanlığı ve yahudiliği çok iyi bilen hatta komşu olan ve hatta köleleri olan kavime nasıl oluyorda hiç bir uyarıcı gelmemiştir iddiasında bulunabiliyor tanrısal güç. Önceki dinlerde aynı yörede tüm insanlara gönderilmemişmidir aynı güçce ve gönderdiği peygamberler tüm insanlara uyarıcı olarak gelmemişmidir. Yok sadece o kavimi uyarsın diyemi özel gönderilmiş bu din, yoksa diğer dinler bu kavim dahil tüm insanlara gönderilmemiş mi? Alın size çelişkinin önde gideni.Kimi uyarmaya gönderilmiş bu kitap? Herkesimi, öyleyse bu ayet nedir, sadece bu kavmimi, öyleyse hıristyan ve yahudiler niye var o sırada o kavimin içinde?

Şimdilik saygımla gittim...

hackercesur 23-07-2010 00:02

Degerli aliyarasfal;

Çok güzel bir noktayı yakalamışsın dogrusu. Benim gördügüm çelişkiden bile daha güzel bir çelişki yakaladıgın...

Ayrıca tekasur suresinin ayetleri çok komik. Hele ikinci ayet beni kopardı resmen.

2- oyaladı.

Sanki tanrı 1. ayeti indirirken birşeylerle ugraşıyormuş da yarım inmiş gibi :))
3-4-5 ise tam bir rezillik.
Türk Filmi replikleri gibi geldi bana.

Saygılar.

karinca 23-07-2010 02:21

Arabistan bölgesine Muhammed(a.s)dan 2000 yil önce Suayb, ondan 500 yil önce ibrahim ve ondan da yüzyillar önce Hud ve Salih peygamberler gelmislerdir. oysa ayette senden önce kendilerine bir uyarici gelmemis olan diyor. Bak Allah bunlari da bilmiyor mu? Niye öyle demis? Siz öyle o konu senin bu konu benim birbirinizi pohpohluyacaginiza konulari daha iyi arastirmayi deneseniz daha iyi olmaz mi? Isterseniz diyanetin bir sonraki tefsirini de siz yazin. Bakin isterseniz size bir beyit yazayim yüzyillar önce bir coban ne diyor. Öyle lafla bilim, bilim deyip sonra bilmi yok samak ondan hic nasip alamamak neymis;

Ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir,
Sen kendin bilmezsin, ya nice okumaktir?
okumaktan mana ne? Kisi hakki bilmektir,
Cün okudun bilmezsin, ha bir kuru emektir.

Ya demekki neymis, hangi sey olursa olsun bir ilmi bir yolu yordami varmis. Öyle her aklina esen her konuda ahkam kesemezmis. Kisi kendini/haddini bilmeliymis. Isterse tam zit görüste olsun bilme ve adamlarina saygili olmaliymis, cünkü hicbir sey bu dünyada bos degilmis.
Sormak ayip olmasin hocam yaslar kac?

aliyarasfal 23-07-2010 02:30

Karinca daha kötü ya, daha önce peygamber gönderdiği bir bölge, ayrıca daha önce gönderdiğini iddia ettiğiniz dinlere inananda var o cıvarda, yani bu ayet külliyen tanrıyı değil bu kitabın insan ürünü olduğunu böylece kanıtlamış olur. Teşekkür ederim.

Sizden şu kısmıda ekleyelim

Arabistan bölgesine Muhammed(a.s)dan 2000 yil önce Suayb, ondan 500 yil önce ibrahim ve ondan da yüzyillar önce Hud ve Salih peygamberler gelmislerdir.

Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Şimdi o yörede hıristiyan, yahudi bir çok inançlı olduğu ve bu dinlerin çıkış noktası orta doğu iken hıristiyanlığı ve yahudiliği çok iyi bilen hatta komşu olan ve hatta köleleri olan kavime nasıl oluyorda hiç bir uyarıcı gelmemiştir iddiasında bulunabiliyor tanrısal güç. Önceki dinlerde aynı yörede tüm insanlara gönderilmemişmidir aynı güçce ve gönderdiği peygamberler tüm insanlara uyarıcı olarak gelmemişmidir. Yok sadece o kavimi uyarsın diyemi özel gönderilmiş bu din, yoksa diğer dinler bu kavim dahil tüm insanlara gönderilmemiş mi? Alın size çelişkinin önde gideni.Kimi uyarmaya gönderilmiş bu kitap? Herkesimi, öyleyse bu ayet nedir, sadece bu kavmimi, öyleyse hıristyan ve yahudiler niye var o sırada o kavimin içinde?


Şimdilik saygımla gittim...

Thunder 23-07-2010 10:19

Ne yazık ki Kuran'daki çelişkiler bitmek tükenmek bilmiyor.

Bu arada bu cümlede ''ne yazık ki'' ifadesini neden kullandığımı bilmiyorum. Sanki ''Keşke Kuran'da çelişki olmasaydı'' der gibi bir ifade oldu.

Ancak ne yazık ki insanlar hala bu çelişkili hükümlerin, herşeye kadir olduğuna inandıkları Tanrı'nın sözü olduğuna inanmakta ısrar etmekteler.

Aslında sorun, müslümanım diye geçinen çoğu inanırın ne Kuran'dan ne de tarihten haberdar olmasıdır.

Özellikle ülkemizde, çevremizdeki insanları gözlemlediğimizde bu durum en çarpıcı biçimde gözler önüne serilmektedir.

Bence insanoğlunun kitlesel bir biçimde kutsal kitapların bir insan ürünü olduğuna inanaması, (eğer var ise) Tanrı'nın hiçbir insan ile iletişim kurmadığına ikna olması oldukça zor. Çünkü buna inanmaya başladıkları zaman hemen ardından gelecek olan adım Tanrı inancını sorgulamaya başlamak olacaktır.

İşte bu hiç de o kadar kolay değil. İnsanın manevi duygularını tatmin etme iştahı, buna o kadar kolay izin vermemekte.

Bence kayıtsız şartsız inanmak işin kolayına kaçmaktır. Zor olan, mücadele gerektiren ise sorgulamaktır.

Saygılar

hackercesur 23-07-2010 10:36

İşte biz zoru yapıyoruz thunder... Sorguluyoruz. Benim mantıgım hakaretler eden, kadınlara fazla hak vermeyen, kendine inanmayanları "öldürün" emri veren bir tanrıyı reddediyor.

Saygılar.

Yergin 23-07-2010 10:38

Alıntı:

Thunder´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321365)

Bence kayıtsız şartsız inanmak işin kolayına kaçmaktır. Zor olan, mücadele gerektiren ise sorgulamaktır.

Saygılar

Kayıp Gül adlı bir kitaptaki şu sözler çok hoşuma gitmiştir, yeri gibi geldi paylaşmak istedim.

Kitaptaki kişilerden birisi soruyor bir başka birine.
Ruh eşi kimdir?
Karşısındaki doğru düzgün cevap veremeyince, kendisi cevap veriyor.
Tüm dünya yalan söylediğimi düşündüğünde bana inanan kimsedir.

Saygılar

karinca 23-07-2010 12:31

Sevgili ateistler,
Hepimizde biliyoruz ki, burasi bir chatlesme sitesi degil. Burda bir görüs, bir iddia kayda degerse öne sürülmelidir. ilmi bir tarzdada tartisilmalidir.
Insan cok karsi oldugu, nefret ettigi seyi birazda aslinda kendisindede bulunan fakat nefret ettigi, kurtulamadigi seyler icin sevmez, nefret eder.

Teistlerde gördügünüz negatiflikleri kendinizde de oldugu icin görüyor olmayasiniz. Sizde de ayni negatif durum olmasa bunun farkina bile varmazdiniz, ya da kaale almazdiniz, cünkü sizin icin artik yeni seyler önem kazanmaya baslamistir.

Dünya ve icindeki her sey zannettiginiz kadar basit ve siradan olsaydi iste o zaman "bu mu yani ben de yaratabilirim, hatta al yarattim bile" diyebilirdiniz. Oysa görüyoruzki, basi dik gezen cahil ögrendikce basini asagi dogru indirmeye basliyor, bir isi basardikca o isin öyle kolay olmadigini anliyor.
Kisaca hicbir sey disardan göründügü gibi degil.

Müslümanlarda zannedildigi gibi önüne her gelene inanan aptallar degiller. Siradan müslümanlar oldugu gibi alimlerde var.
Yerinizde olsam her buldugum sari metale "ha ha bak yine altin buldum, bak buda altin diyecegime, bir sarrafa sorardim." Sizde gördügünüz celiskileri önce bir bilene sorsaniz, belkide celiski zannettiginiz tam tersine bazi seylerin kanitidir, kabul edip etmemek elinizde. Hic olmazsa bu kadar trajikomik olmaz.
Saygilar...

hackercesur 23-07-2010 13:52

Alıntı:

karinca´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321380)
Sizde gördügünüz celiskileri önce bir bilene sorsaniz, belkide celiski zannettiginiz tam tersine bazi seylerin kanitidir, kabul edip etmemek elinizde. Hic olmazsa bu kadar trajikomik olmaz.
Saygilar...

Sayın karınca;

Bu ayet neyi kanıtlıyor bana ispatlarmısın ?
Allah bilmiyorda mı "yoksa" gibi bir terim kullanıyor :music:

Thunder 23-07-2010 17:06

Sn Karınca;

Sn. Hackercesur'un verdiği ayet örneğinde (tekasur suresi) ben bilimsel hiçbir yön bulamıyorum. Lutfen bilimsel bir temellendirmeniz varsa siz bize acıklayınız.

Müslümanlarda zannedildigi gibi önüne her gelene inanan aptallar degiller. Siradan müslümanlar oldugu gibi alimlerde var. / Karınca

Sayın karınca, müslümanların her önüne gelene inanacak kadar aptal olduklarını söyleğimi hatırlamıyorum. Benim söylemek istediğim; kendilerini müslüman olarak tanımlayan kişilerinin bir çoğunun Kuran'da ne yazdığından ve ilgili dönemin ve öncesinin tarihi bilgilerinden yoksun olmalarıdır. Çünkü bu insanlar için ö dönemin ve öncesinin tarihi gelişmeleri önemli değildir. Bunlar merak da etmezler. Bu insanlar açıp da okumadıkları Kuran'da yazan bilgiler yeterlidir. Herşey onda vardır. Daha da önemlisi manevi huzur sağlanmıştır bir kere, kurcalamanın manası yoktur.

İslam bilginlerinden bahsediyorsunuz sayın Karınca ancak; en azından kendi yarattığı insanlardan inanmayanları, inanmaları/kendi varlığını ispatlamak için onların kalplerine, akıllarına girmek yerine inananlara öldürün emri veren bir Tanrı kavramını eleştirel akıl süzgecinden geçirememiş bir bilgin ne kadar bilgin/alimdir sizce.

Son olarak yinelemek istiyorum; bence bütün bu inançların kolay kolay sorgulanamamasının temelinde insanın manevi huzur açlığı yatar. Tanrı ve benzeri kavramlar hep bu açlığın sonucu olarak doğmuştur.

aliyarasfal 23-07-2010 19:44

sayın karınca;

Sizin sevgi dolu olduğunuzdan kuşkum yok, ancak gördüğüm kadarı ile bu güne kadar iştirak ettiğiniz konularda konuya ilişkin açık bir sav ileri sunup kanıtlarıyla ortaya koyduğunuzu görmedik. Bir kaç kez teşebbüs ettiniz ama evrilen bir anlayışla iddianızın net olmamasından neyi kanıtlamaya çalıştığınızı yada hangi net fikre sahip olduğunuzu anlayamadık.

Ayrıca nedense her gelenin bize telkin etmeye çalıştığı, bilmiyorsunuz, bilene sorun dayatmalarınızda tuhaf. Bilmediğimizi kanıtladığınızı göremedik, bilen olarak iddia ettiğiniz alimler kim olaki. Aşağıda örneklediklerim olabilirmi.

Kalbin düşünme ve anlama organı olduğunu, spermin kaburga kemikleri ile omurga arasından çıktığını iddia edenler olabilir mi?Çünkü bu alimlerinizin referansı bilim değil , tanrı sözü olduğunu iddia ettiğiniz ve bilimsel kanıtlarıyla insanlarca yazıldığını ispat ettiğimiz insan ürünü olduğu kesinleşmiş kitabın içindeki ayetler.

Polemikle ve sevgi dolu olmak ile gerçekler örtpas edilmeye çalışılır birde siz bilmiyorsunuz demogojisine sarılırsanız bakın böyle tuhaf bir konuma düşersiniz. Sevgi insanı olarak ciddiye alınmaksa isteğiniz kendinizi anlatmayı bırakıp karşınızdaki insanlarında aynı sevgi ve saygıyı taşıdıklarını, düşünebildiklerini , araştırabildiğini ve gerçekçi her kanıta itibar edeceğini bilin.

Sayın thunder güzel bir tespit yapmış, onuda göz önüne alın ve önce kendinizi sorgulamayı ve inandıklarınızın doğru olup olmayacağını bunca kanıt ışığında düşünün derim.

Gelelim konuya, şu alimleriniz ne demiş bir bakalım.

1.em: yoksa, veya 2.yekûlû: derler, diyorlar 3.ifterâ-hu: onu uydurdu 4.bel: hayır 5.huve: o 6.el hakku: haktır 7.min rabbi-ke: senin Rabbinden 8.li tunzire: uyarman için 9.kavmen: bir kavim 10.mâ etâ-hum: onlara gelmedi 11.min nezîrin: uyarıcı, nezir 12.min kablike: senden önce 13.lealle-hum: umulur ki, böylece onlar 14.yehtedûne: hidayete ererler

İmam İskender Ali Mihr :Yoksa "O'nu uydurdu" mu diyorlar? Hayır! O, Rabbinden bir haktır. Senden önce kendilerine nezir (peygamber) gelmemiş olan kavmi uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, hidayete ererler.

Diyanet İşleri:
Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Abdulbaki Gölpınarlı:
Yoksa, bunu o mu uyduruyor diyorlar? Hayır, o, gerçektir Rabbinden, senden önce, kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan topluluğu, doğru yolu bulsunlar diye korkutman için indirilmiştir.

Adem Uğur:Onu Peygamber kendisi uydurdu diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş bir kavmi uyarman için -doğru yolu bulalar diye- Rabbinden gönderilen hak
(kitap)tır.
(Başka meal eklemek isteyen ekleyebilir)

Şimdi bu ayetten ne anlıyorsunuz, alimlerin sözleri yanlış çevirmiş olma ihtimali mi?

Bir çok peygamberin geldiği bir coğrafyada muhammedin kavmi dediğiniz kavim araplar değil mi? Yoksa sadece mekke cıvarında yaşayan kabileler mi?


Birinci ihtimal; diyelim ki araplar bu kavim, araplara bir çok uyarıcı geldiği içlerinden bir çoğunun hıristiyanlık ve yahudiliği seçtiği biliniyor, yani mekke ve cıvarında bol miktarda mevcut bu inanışlardaki araplar.Ayrıca sayın karinca birde bilgi sundu onuda ekleyelim,

Arabistan bölgesine Muhammed(a.s)dan 2000 yil önce Suayb, ondan 500 yil önce ibrahim ve ondan da yüzyillar önce Hud ve Salih peygamberler gelmislerdir.

Şimdi bu peygamberler ve dinleri hak din ve peygamber yani uyarıcı değil miydi?Bu bölgede inanmayanlar dahil herkesin içiçe olduğu mekkedeki kabenin bir din merkezi olduğu ve o cıvarda tüm dinlerce (tek tanrılı çok tanrılı veya put) kutsal sayıldığı, hac yapıldığı gerçeğine bakınca hangi uyarıcı gönderilmemiş kavim oluyor bu kavim. Önceki dinler ve peygamberler sadece belli kavim ve kişileremi hitap etsin diye gönderilmiş ki bilinen dinler ve inanç , uyarılmamış kavimden bahsediyor.Bu kavim araplar ise ki kavimin ne demek olduğu açık araplara daha önce uyarıcı defalarca gelmiştir. Yani bu tez çöker.

Gelelim sadece kabileye has gönderilmiş uyarıcı kısmına,bu durumda her ne kadar yukardaki tarihsel gerçekler ışığında uyarıcı gelmemiş ve gelen her uyarıcı herkesi uyarmaya gelir ve tanrının dinlerinden habersizdiler savı imkansız olsada kabul edersek yine bir çelişki çıkar, Bu uyarıcı sadece o kavime özeldir, yani sadece onları uyarma görevi vardır.E niye diğer kabilelere vede eski ilahi denilen uyarıcı gelmiş dinlere dayatılıyor o zaman bu uyarıcı?

O kişilere uyarıcı gelmiş, aynı tanrı kavramı tarafından, bu ayettede uyarıcı denilen kişi sadece bu kavmi uyarmakla görevli, alimler bunu nasıl açıklar, buyrun bilimsel olarak tarihsel bilgiler ışığında ve dilbilgisi ile bu ayetin insan ürünü olmadığını iddia ediyorsanız kanıtlarınızı sunun.

Şimdilik saygımla gittim...

aliyarasfal 23-07-2010 20:18

Alıntı:

Yergin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321367)
Kayıp Gül adlı bir kitaptaki şu sözler çok hoşuma gitmiştir, yeri gibi geldi paylaşmak istedim.

Kitaptaki kişilerden birisi soruyor bir başka birine.
Ruh eşi kimdir?
Karşısındaki doğru düzgün cevap veremeyince, kendisi cevap veriyor.
Tüm dünya yalan söylediğimi düşündüğünde bana inanan kimsedir.

Saygılar

Sayın Yergin bu bölüm benimde çok hoşuma gitti. Kitabı yazan bir insan değil mi? Özellikle son kısmı can alıcı nokta,

Tüm dünya yalan söylediğimi düşündüğünde bana inanan kimsedir.

Burda sadakatten ve sevgiden bahsedilir,kayıtsız şartsız inanmaktır bu,Karşılıklı olması önemlidir, ancak gelelim karşılıklı veya karşılıksız sonuçları kısmına;O kişinin yalan söylese dahi yalan söylemediğini düşünmek, o diyorsa doğrudur, kanıtlarla gözüne dahi sokulsa görmezden gelip inanmasıdır ona. Ne güzel örnek inanmanın ne olduğuna dair.

O kişi yaptıkları ile söyledikleri ile tüm insanlığı ayrışmaya götürse dahi olanları yok saymaktır inanmak. Tüm gerçekleri bir yana itip bir tek onun sözlerine güvenerek tek gerçek budur demektir inanmak.Mükemmel olduğunu kabul etmektir inanmak. Ne yaparsa yapsın haklı bir sebebi olduğunu düşünmektir, egoizmin önde gidenidir inanmak.Sanırım siz bu sömürülmek ve karşısındakinin egoizmine sahip çıkmak kısmını inanmaktaki görmüyorsunuz.Siz kendinizi ve karşınızdakini mükemmel insanlar olarak algılıyorsunuz bu durumda.Bunun adı inanmaktır, hatalar bile hata değildir sizce, başkası yapar ise kıyamet kopar, o yaparsa kılıf bulunur.

Yanılıyor isem diler iseniz bunu ayrı bir konu olarak tartışabiliriz.

Şimdilik saygımla gittim.

Yergin 23-07-2010 21:25

Alıntı:

aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321510)
Sayın Yergin bu bölüm benimde çok hoşuma gitti. Kitabı yazan bir insan değil mi? Özellikle son kısmı can alıcı nokta,

Tüm dünya yalan söylediğimi düşündüğünde bana inanan kimsedir.

Burda sadakatten ve sevgiden bahsedilir,kayıtsız şartsız inanmaktır bu,Karşılıklı olması önemlidir, ancak gelelim karşılıklı veya karşılıksız sonuçları kısmına;O kişinin yalan söylese dahi yalan söylemediğini düşünmek, o diyorsa doğrudur, kanıtlarla gözüne dahi sokulsa görmezden gelip inanmasıdır ona. Ne güzel örnek inanmanın ne olduğuna dair.

O kişi yaptıkları ile söyledikleri ile tüm insanlığı ayrışmaya götürse dahi olanları yok saymaktır inanmak. Tüm gerçekleri bir yana itip bir tek onun sözlerine güvenerek tek gerçek budur demektir inanmak.Mükemmel olduğunu kabul etmektir inanmak. Ne yaparsa yapsın haklı bir sebebi olduğunu düşünmektir, egoizmin önde gidenidir inanmak.Sanırım siz bu sömürülmek ve karşısındakinin egoizmine sahip çıkmak kısmını inanmaktaki görmüyorsunuz.Siz kendinizi ve karşınızdakini mükemmel insanlar olarak algılıyorsunuz bu durumda.Bunun adı inanmaktır, hatalar bile hata değildir sizce, başkası yapar ise kıyamet kopar, o yaparsa kılıf bulunur.

Yanılıyor isem diler iseniz bunu ayrı bir konu olarak tartışabiliriz.

Şimdilik saygımla gittim.

Kitabı yazan bir insan değil mi diye soru sormanızı anlamadım. Benim yazdığım sözler ile kitabı bir insanın yazmasının anlamı nedir?

Son kısmı can alıcı nokta demişsiniz ama başını kaçırmışsınız. İşte, Kur'an ayetlerinde de hep bunu yapıyorsunuz.

Lütfen birlikte değerlendirin.

Ruh eşim kimdir?
Tüm dünya yalan söylediğimi düşündüğünde bana inanan kimsedir.

Bu yazdıklarınızdan apayrı birşey. Biraz detaylı düşünün tekrar tartışırız isterseniz.

Saygılar

aliyarasfal 23-07-2010 21:43

Alıntı:

Yergin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321522)
Kitabı yazan bir insan değil mi diye soru sormanızı anlamadım. Benim yazdığım sözler ile kitabı bir insanın yazmasının anlamı nedir?

Son kısmı can alıcı nokta demişsiniz ama başını kaçırmışsınız. İşte, Kur'an ayetlerinde de hep bunu yapıyorsunuz.

Lütfen birlikte değerlendirin.

Ruh eşim kimdir?
Tüm dünya yalan söylediğimi düşündüğünde bana inanan kimsedir.

Bu yazdıklarınızdan apayrı birşey. Biraz detaylı düşünün tekrar tartışırız isterseniz.

Saygılar

Sayın Yergin
bu örneği konu ile ilgili verdiğinizi düşünmüştüm, yanlış mı düşünmüşüm?
Ayetlerde ne yazıyorsa onu koyup tartışıyoruz, başını sonunu kendimizce çevirip meal çarpıtmıyoruz, suçlamanız gereksiz olmuş, isterseniz bunuda açın konu olarak tartışalım.

Zaten mesajınızı olduğu gibi alıntıladım ve orda inancın vurgulandığını gayet net anlıyorum.Bu nedenlede ana fikir olan son cümleyi özellikle yazdım, bütün olarak farklı bir anlamı olduğunumu iddia ediyorsunuz bu cümlelerde. Kitabı insanın yazdığını özellikle belirttim ki sunduğunuz kısım kişinin kişisel görüşleridir ve kişiden kişiye çok farklı yorumlanabilir değil mi?Konuya baktığımızda ise asla farklı yorumlanmaması gerekli, tanrının sözü iddiası olan ayetler söz konusu. Karşılaştırmayı kime göre yapacağız ve bu durumda bu koyduğunuzun ne anlamı kalıyor konuya dahil etmez isek.

Şimdi eğer tartışmak ister iseniz tüm alıntı yaptığınız bölümü ekleyerek konuyu açın ve bu cümlelerle neyi amaçladı iseniz savınızı yazın, görüşlerinizi sunun bende ona göre cevap vereyim. Bu konuda yazar iseniz bu şekilde algılanır ve cevaplanır. Yanlışsa düzeltirsiniz yanlış anladığım kısmı.Lütfen kişiselliğe kaymadan bekliyorum...

Şimdilik saygımla gittim...

Yergin 23-07-2010 22:23

Alıntı:

aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321528)
Sayın Yergin
bu örneği konu ile ilgili verdiğinizi düşünmüştüm, yanlış mı düşünmüşüm?
Ayetlerde ne yazıyorsa onu koyup tartışıyoruz, başını sonunu kendimizce çevirip meal çarpıtmıyoruz, suçlamanız gereksiz olmuş, isterseniz bunuda açın konu olarak tartışalım.

Zaten mesajınızı olduğu gibi alıntıladım ve orda inancın vurgulandığını gayet net anlıyorum.Bu nedenlede ana fikir olan son cümleyi özellikle yazdım, bütün olarak farklı bir anlamı olduğunumu iddia ediyorsunuz bu cümlelerde. Kitabı insanın yazdığını özellikle belirttim ki sunduğunuz kısım kişinin kişisel görüşleridir ve kişiden kişiye çok farklı yorumlanabilir değil mi?Konuya baktığımızda ise asla farklı yorumlanmaması gerekli, tanrının sözü iddiası olan ayetler söz konusu. Karşılaştırmayı kime göre yapacağız ve bu durumda bu koyduğunuzun ne anlamı kalıyor konuya dahil etmez isek.

Şimdi eğer tartışmak ister iseniz tüm alıntı yaptığınız bölümü ekleyerek konuyu açın ve bu cümlelerle neyi amaçladı iseniz savınızı yazın, görüşlerinizi sunun bende ona göre cevap vereyim. Bu konuda yazar iseniz bu şekilde algılanır ve cevaplanır. Yanlışsa düzeltirsiniz yanlış anladığım kısmı.Lütfen kişiselliğe kaymadan bekliyorum...

Şimdilik saygımla gittim...

Bakın, ben evet bu konu ile ilgili verdim o yazıyı. Yanlış düşünmemişsiniz ama verdiğim yazı sonrası kitap yazarı bir insan dimi diye sormanız yanlış. Çünkü, tartışmanın sağlıklı olması açısından parça parça tartışılır, bölük pörçük olarak değil.

Belirttiğim yazıda, yani örneğini verdiğim cümle inanç tabanlı yazılmış bir yazı değil. Bilmiyorum kitabı okudunuz mu ama söylenen söz, kitaptaki erkeğin aşk kavramını taşıyor. Bende bu yüzden o örneği yazdım.

Hiç kimse, yanlış olduğunu bile bile bir yanlışa doğru diyerek peşinden gitmez. Gidenleri yok mudur? Vardır elbette. Burada da inanç devreye giriyor. İnanç devreye girdiği için, herkes inanmakta özgürdür, inanmamakta özgür olduğu gibi.

Ben mesela orada şunu söylemiyorum. Gerçek anne baba kimdir? Çocukları yanlışta yapsa, kötüde olsa arkasında duran, sahip çıkandır. Çocukları kötüde olsa, bunu bilen ama göstermemeye çalışandır...

Yukarıda söylediğim gibi, o cümlelerde aşkın tarifi var.

Müslüman kimdir?
Tüm inanmayanlar, Tanrının var olmadığını söylediği halde Allah'a inanan kimsedir.

Bu söylediğimde ne vardır? İnanç. Allah'a duyulan aşk.

Saygılar

Nova 23-07-2010 23:04

Alıntı:

Yergin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321538)
... Yanlış düşünmemişsiniz ama verdiğim yazı sonrası kitap yazarı bir insan dimi diye sormanız yanlış. ....


Sanırım, sn. Aliyarafsal kutsal kitaplardan bir cümlemi bu diye sordu.

Sn. Aliyarafsal, yanlış algılamış isem belirtiniz, eksen değişmesin.

aliyarasfal 24-07-2010 01:08

Sayın nova,
Tanrı sözü olduğu iddia edilen kitaptan alıntı ayete cevap olarak insan ürünü ve bilimsel değil kişiyi bağlayıcı bir kitaptan alıntı ile cevap yazıldığını belirtmek için özellikle sordum...

Şimdilik saygımla gittim...

aliyarasfal 24-07-2010 01:10

Sayın Yergin;

İlk yazdığım mesajdaki tarifi koyuyorum ;

Sizden alıntı;

Kitaptaki kişilerden birisi soruyor bir başka birine.
Ruh eşi kimdir?
Karşısındaki doğru düzgün cevap veremeyince, kendisi cevap veriyor.
Tüm dünya yalan söylediğimi düşündüğünde bana inanan kimsedir.

bu kısımda ilk mesajımda cevap olarak yazdığım kısım;

Burda sadakatten ve sevgiden bahsedilir,kayıtsız şartsız inanmaktır bu,Karşılıklı olması önemlidir, ancak gelelim karşılıklı veya karşılıksız sonuçları kısmına;O kişinin yalan söylese dahi yalan söylemediğini düşünmek, o diyorsa doğrudur, kanıtlarla gözüne dahi sokulsa görmezden gelip inanmasıdır ona. Ne güzel örnek inanmanın ne olduğuna dair.

O kişi yaptıkları ile söyledikleri ile tüm insanlığı ayrışmaya götürse dahi olanları yok saymaktır inanmak. Tüm gerçekleri bir yana itip bir tek onun sözlerine güvenerek tek gerçek budur demektir inanmak.Mükemmel olduğunu kabul etmektir inanmak. Ne yaparsa yapsın haklı bir sebebi olduğunu düşünmektir, egoizmin önde gidenidir inanmak.Sanırım siz bu sömürülmek ve karşısındakinin egoizmine sahip çıkmak kısmını inanmaktaki görmüyorsunuz.Siz kendinizi ve karşınızdakini mükemmel insanlar olarak algılıyorsunuz bu durumda.Bunun adı inanmaktır, hatalar bile hata değildir sizce, başkası yapar ise kıyamet kopar, o yaparsa kılıf bulunur.



Şimdi verdiğiniz örnekteki kitabı bir insan yazıyor ve konuşmalarda insanlar arası karşılıklı konuşmalar, doğru mu? Yani insanın insana karşı duyguları, sadakat ve sevgiyle kayıtsız şartsız kabulle her şeyini hoş görüp ona inanmayı anlatmıyor mu?

Buradan devamla siz bu sözleri alıp kutsal aşka bağlamıyor musunuz?İşte burada özellikle kitabın yazarı insan değilmidir sorum önem kazanıyor ve içindeki düşünce ve duygular kişiye ait duygu ve düşünceler olmuyor mu yani insana ait?

Mesajınızdaki şu kısmı alıp izninizle

Yukarıda söylediğim gibi, o cümlelerde aşkın tarifi var.

Müslüman kimdir?
Tüm inanmayanlar, Tanrının var olmadığını söylediği halde Allah'a inanan kimsedir.

Bu söylediğimde ne vardır? İnanç. Allah'a duyulan aşk.




Şimdi sözlerinizi tekrar yazıyorum, ama değiştirmeler yaparak. Sunuyorum ve soruyorum

Yukarıda söylediğim gibi, o cümlelerde aşkın tarifi var.

İnanan kimdir?
Tüm inanmayanlar, Muhammedin peygamber olmadığını ve kuranı onun yazdığını söylediği halde muhammede inanan kimsedir.

Bu söylediğimde ne vardır? İnanç. muhammede duyulan aşk.


Peki neden böyle yazdım? Şimdi bakın size tanrı kavramınız tarafından yada geçmişten bu güne, birilerine, muhammed benim elçimdir denilmiş midir?Hayır değil mi?Ama muhammede tanrının peygamberlik verdiğine inanıyorsunuz, neye dayanarak, hadisler ve rivayetlere dayanamayacağınız kesin. Ne kalıyor geriye, tanrı size direk söylemediği halde muhammedin sözlerine dayanarak tanrı tarafından gönderdiğine inandığınız kitap kalıyor. (onun yaşadığı dönemde de yine onun iddiasına göre ondan başkasına teyit edilmiş değil tanrı kavramının muhammedi peygamber olarak seçtiğine dair bir bilgi)

Bu güne kadar bize de yada kimseye tanrı denilen kavram gelip vahiy yolu ile veya başka kanıtlarla ;hayır bu dini ben göndermedim demediğine göre, kanıt sunun dediğinizde, elimizde kanıt olarak bize sunduğunuz, sizce tanrısal kitaptaki bilimsel yanlışlıkları ve çelişkileri sunarak, tanrısal değil insansal olduğunu kanıtlama yolumuz kalıyor. Siz çünkü tanrı kavramını ve din kavramını aynı konuma koyunca, ne bu kanıtlarla ortaya koyduğumuzun (evrensel tartışılan tanrı kavramını değil) dinsel inancınızdaki el-ilah kavramını ve kutsal saydığınız kitabınızın emri gereği peygamber saydığınız kişiyi yanlışladığını kabul edemiyorsunuz. Tanrı kavramı =Allah = peygamber =din yanlış eşleştirmenizden , tanrı kavramına duyulan aşk gibi yine insan olan muhammede ve onun ürünü kitaba inanma = aşk yanılgınızdan asla kabul edemediğiniz insanlarca üretilmiş bir kitabın tanrı sözü sanmanızdan ibarettir.

Bu kitap bir insan ürünüdür, bunun kanıtlanması tanrı kavramının değil bu dinin tanrı anlayışının ve beraberinde bilimsel yanlışlar taşıyan, çelişkilerle dolu kitabının ve peygamberlik vasfı verdiğiniz kişinin yanlışlandığı anlamına gelir.

Hala tanrıya olan aşk kavramını insana duyulan aşk ile karıştırmanızın sizi inancınızı sorgulamaktan alıkoyuyor diye düşünüyorum.

Tekrar en net kanıt olarak görülen kalp ve beyin konusunu , sperm konusunu ve bu konuda yazdığım ayetteki çelişkiyi gözden geçirip lütfen tanrı eşittir din demeden önce ne dediğinizin farkına varın. Tüm inançlar tanrısal olduğunu iddia eder, ama incelediğinizde tanrısal olamayacak kadar insan ürünü olduklarını kanıtları ile görürsünüz. Sunulan kanıtlarıda kitaplarından bulduğunuz halde sanki o kitapta yokmuş gibi bunlar davranmanın bedelini tüm insanlık binlerce yıldır çekiyor. Lütfen bunuda düşünürseniz sevinirim.

Aşk evet, ortak değerimiz,tanrı kavramı veya tanrısal aşk, tartışabiliriz, ama tanrı eşittir din demeden düşünün, bu dinlerdeki bunca insan ürünü olduğunu kanıtlayan ancak bir insanın ağzından çıkacak yanlış bilgiler, çelişkiler ve kutsal bir gücün sözü olamayacak kadar basit cümle yapıları ve içerik ile yazılmış kitaplar.

Şimdilik saygımla gittim…

Şehzade 24-07-2010 02:02

Allahü teâlâ, her asırda en az bir kişiyi Peygamber olarak göndermiş, ona çeşitli mucizeler vermiştir. Mesela, Hazret-i Musa zamanında sihir, büyücülük çok ilerlemişti. Hazret-i Musa asasını yere koyup büyük bir ejderha olmuş, sihirbazların ellerindeki aletleri, ipleri yutmuştur.

Hazret-i İsa zamanında tıp çok ileri idi. Hazret-i İsa mucize olarak, körleri iyi etmiş, ölüleri diriltmiştir.

Bizim Peygamberimizin zamanında ise edebi söz ve yazı sanatı çok ileri idi. Yarışmada birinci olan şiir, yazı ve konuşmalar Kâbe duvarına asılırdı. Kur'an-ı kerim gelince bunlar indirilip yerine, gelen âyetler kondu.

Sözün kısası, arapça dil bilgisi olmayanlara ayetler anlamsız geliyor, hattâ alay ediliyor.( Sizin yaptığınız gibi. Tekâsür.) Anlayabilmek için arap dili ve edebiyâtına hâkim olmak lâzımdır.

Nasıl ki yabancı dildeki, örneğin ingilizce bir şarkı orjinaline dokunulmadan Türkçe'ye çevirilince bize anlamsız geliyor öyle. O yüzden âyetlerin anlamını öğrenmek için tefsir okunmalıdır. Böyle dalga geçmekle olmuyor.

fantomas 24-07-2010 02:18

Alıntı:

Şehzade´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321597)
Allahü teâlâ, her asırda en az bir kişiyi Peygamber olarak göndermiş, ona çeşitli mucizeler vermiştir. Mesela, Hazret-i Musa zamanında sihir, büyücülük çok ilerlemişti. Hazret-i Musa asasını yere koyup büyük bir ejderha olmuş, sihirbazların ellerindeki aletleri, ipleri yutmuştur.

Hazret-i İsa zamanında tıp çok ileri idi. Hazret-i İsa mucize olarak, körleri iyi etmiş, ölüleri diriltmiştir.

Bizim Peygamberimizin zamanında ise edebi söz ve yazı sanatı çok ileri idi. Yarışmada birinci olan şiir, yazı ve konuşmalar Kâbe duvarına asılırdı. Kur'an-ı kerim gelince bunlar indirilip yerine, gelen âyetler kondu.

Sözün kısası, arapça dil bilgisi olmayanlara ayetler anlamsız geliyor, hattâ alay ediliyor.( Sizin yaptığınız gibi. Tekâsür.) Anlayabilmek için arap dili ve edebiyâtına hâkim olmak lâzımdır.

Nasıl ki yabancı dildeki, örneğin ingilizce bir şarkı orjinaline dokunulmadan Türkçe'ye çevirilince bize anlamsız geliyor öyle. O yüzden âyetlerin anlamını öğrenmek için tefsir okunmalıdır. Böyle dalga geçmekle olmuyor.

Mutlaka!

Ancak sihirbazlık ilminin esas merkezi Mısır değil Hindistan'dır.Mısır'da sihirden çok mumyacılık gelişmiştir.O nedenle Musa'nın Mısır'da hiç yaşamadığı dillendirilir.

Tıp bilimin geliştiği yer ise Anadolu'dur.Özellikle şifacılığın merkezidir Anadolu.O nedenle İsa'nın Anadolulu bir kişi olduğu ileri sürülür.

Arapların şiirde çok ileri oldukları söylemi kesinlikle doğru değildir.Zira eğer Araplar şiirde çok çok ileri olsalardı bugün o şiirler hiç olmazsa müslümanlar tarafından bilinirdi.Kimse bilmiyor.Yok böyle bir şey.

Varsa,o şiirlerin ne kadar mükemmel olduğunu bilmek isterdim.

En azından ne farkı vardı başka dille yazılmış şiirlerden?

Nova 24-07-2010 02:26

Alıntı:

Şehzade´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321597)
................ Böyle dalga geçmekle olmuyor.



Dalga geçen, hakaret eden, aşağılayan, küçük düşürmeye çalışan ve öldüren sizin kuranınız sn Sehzade, hatırlatırım bununla alakalı yüzlerce ayet var.

Güneş, azıcık gözlerini açan insanın ilk başta gözlerini kamaştırır. Ama sonrasında daha ileriyi daha iyi görmesini sağlar.

Kuranı okuyunuz.

Ve gözler önüne serilen yanışlarını da incelemeyi unutmayınız.

Bakınız

bakınız

bakınız

bakınız

Kuranı önce bi okuyun, sonrada insanların tesbit ettiği yanlışları okuyun.

iyi geceler.


DipNot:
Sn. Şehzade Mümkün mertebe propaganda yapmayalım.

aliyarasfal 24-07-2010 03:05

Alıntı:

aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321499)
sayın karınca;

Sizin sevgi dolu olduğunuzdan kuşkum yok, ancak gördüğüm kadarı ile bu güne kadar iştirak ettiğiniz konularda konuya ilişkin açık bir sav ileri sunup kanıtlarıyla ortaya koyduğunuzu görmedik. Bir kaç kez teşebbüs ettiniz ama evrilen bir anlayışla iddianızın net olmamasından neyi kanıtlamaya çalıştığınızı yada hangi net fikre sahip olduğunuzu anlayamadık.

Ayrıca nedense her gelenin bize telkin etmeye çalıştığı, bilmiyorsunuz, bilene sorun dayatmalarınızda tuhaf. Bilmediğimizi kanıtladığınızı göremedik, bilen olarak iddia ettiğiniz alimler kim olaki. Aşağıda örneklediklerim olabilirmi.

Kalbin düşünme ve anlama organı olduğunu, spermin kaburga kemikleri ile omurga arasından çıktığını iddia edenler olabilir mi?Çünkü bu alimlerinizin referansı bilim değil , tanrı sözü olduğunu iddia ettiğiniz ve bilimsel kanıtlarıyla insanlarca yazıldığını ispat ettiğimiz insan ürünü olduğu kesinleşmiş kitabın içindeki ayetler.

Polemikle ve sevgi dolu olmak ile gerçekler örtpas edilmeye çalışılır birde siz bilmiyorsunuz demogojisine sarılırsanız bakın böyle tuhaf bir konuma düşersiniz. Sevgi insanı olarak ciddiye alınmaksa isteğiniz kendinizi anlatmayı bırakıp karşınızdaki insanlarında aynı sevgi ve saygıyı taşıdıklarını, düşünebildiklerini , araştırabildiğini ve gerçekçi her kanıta itibar edeceğini bilin.

Sayın thunder güzel bir tespit yapmış, onuda göz önüne alın ve önce kendinizi sorgulamayı ve inandıklarınızın doğru olup olmayacağını bunca kanıt ışığında düşünün derim.

Gelelim konuya, şu alimleriniz ne demiş bir bakalım.

1.em: yoksa, veya 2.yekûlû: derler, diyorlar 3.ifterâ-hu: onu uydurdu 4.bel: hayır 5.huve: o 6.el hakku: haktır 7.min rabbi-ke: senin Rabbinden 8.li tunzire: uyarman için 9.kavmen: bir kavim 10.mâ etâ-hum: onlara gelmedi 11.min nezîrin: uyarıcı, nezir 12.min kablike: senden önce 13.lealle-hum: umulur ki, böylece onlar 14.yehtedûne: hidayete ererler

İmam İskender Ali Mihr :Yoksa "O'nu uydurdu" mu diyorlar? Hayır! O, Rabbinden bir haktır. Senden önce kendilerine nezir (peygamber) gelmemiş olan kavmi uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, hidayete ererler.

Diyanet İşleri:
Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Abdulbaki Gölpınarlı:
Yoksa, bunu o mu uyduruyor diyorlar? Hayır, o, gerçektir Rabbinden, senden önce, kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan topluluğu, doğru yolu bulsunlar diye korkutman için indirilmiştir.

Adem Uğur:Onu Peygamber kendisi uydurdu diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş bir kavmi uyarman için -doğru yolu bulalar diye- Rabbinden gönderilen hak
(kitap)tır.
(Başka meal eklemek isteyen ekleyebilir)

Şimdi bu ayetten ne anlıyorsunuz, alimlerin sözleri yanlış çevirmiş olma ihtimali mi?

Bir çok peygamberin geldiği bir coğrafyada muhammedin kavmi dediğiniz kavim araplar değil mi? Yoksa sadece mekke cıvarında yaşayan kabileler mi?


Birinci ihtimal; diyelim ki araplar bu kavim, araplara bir çok uyarıcı geldiği içlerinden bir çoğunun hıristiyanlık ve yahudiliği seçtiği biliniyor, yani mekke ve cıvarında bol miktarda mevcut bu inanışlardaki araplar.Ayrıca sayın karinca birde bilgi sundu onuda ekleyelim,

Arabistan bölgesine Muhammed(a.s)dan 2000 yil önce Suayb, ondan 500 yil önce ibrahim ve ondan da yüzyillar önce Hud ve Salih peygamberler gelmislerdir.

Şimdi bu peygamberler ve dinleri hak din ve peygamber yani uyarıcı değil miydi?Bu bölgede inanmayanlar dahil herkesin içiçe olduğu mekkedeki kabenin bir din merkezi olduğu ve o cıvarda tüm dinlerce (tek tanrılı çok tanrılı veya put) kutsal sayıldığı, hac yapıldığı gerçeğine bakınca hangi uyarıcı gönderilmemiş kavim oluyor bu kavim. Önceki dinler ve peygamberler sadece belli kavim ve kişileremi hitap etsin diye gönderilmiş ki bilinen dinler ve inanç , uyarılmamış kavimden bahsediyor.Bu kavim araplar ise ki kavimin ne demek olduğu açık araplara daha önce uyarıcı defalarca gelmiştir. Yani bu tez çöker.

Gelelim sadece kabileye has gönderilmiş uyarıcı kısmına,bu durumda her ne kadar yukardaki tarihsel gerçekler ışığında uyarıcı gelmemiş ve gelen her uyarıcı herkesi uyarmaya gelir ve tanrının dinlerinden habersizdiler savı imkansız olsada kabul edersek yine bir çelişki çıkar, Bu uyarıcı sadece o kavime özeldir, yani sadece onları uyarma görevi vardır.E niye diğer kabilelere vede eski ilahi denilen uyarıcı gelmiş dinlere dayatılıyor o zaman bu uyarıcı?

O kişilere uyarıcı gelmiş, aynı tanrı kavramı tarafından, bu ayettede uyarıcı denilen kişi sadece bu kavmi uyarmakla görevli, alimler bunu nasıl açıklar, buyrun bilimsel olarak tarihsel bilgiler ışığında ve dilbilgisi ile bu ayetin insan ürünü olmadığını iddia ediyorsanız kanıtlarınızı sunun.

Şimdilik saygımla gittim...

Bu arada şu bölümüde tekrar koyayımda konuya dönelim, işi polemikle yürütme oyunuda son bulursa iyi olur...

Şimdilik saygımla gittim...

karinca 24-07-2010 22:36

Alıntı:

hackercesur´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321386)
Sayın karınca;

Bu ayet neyi kanıtlıyor bana ispatlarmısın ?
Allah bilmiyorda mı "yoksa" gibi bir terim kullanıyor :music:

Sayin hackercesur,
Secde suresi Mekkenin ilk dönemlerinde nazil olmustur. Kuranin bilinmeyen bir kaynaktan geldigini Mekkeliler anlayabiliyordular. Cünkü Muhammed kirk yasina kadar onlarin aralarindaydi ve okuma yazmasi yoktu. Önceleri delirdi, cinlendi filan dediler ama söyledigi sözlerin, üstün bir edebiyat ürünü olmasi, bilinmeyen bazi gerceklerden bahsetmesi, kimsenin cikarini gütmemesi, insanlardan dünyalik hicbir sey talep etmemesi, muhammedin böyle bir halinin daha önce hic görülmemis olmasi yani bu sözlerin bir akademik altyapisinin ve onun böyle bir derdinin olmamasi, en son arap yarimadasina gelen peygamberin 2000 yil önce gelmekle gündemde olmasi ihtimali olmamasi, Yani onlardan geriye kalan ne bir kitap ne bir alim hicbir seyin kalmamis olmasi gibi onlarca göz önündeki akilli herkesin gördügü gercekler varken yoksa hala onu Muhammed mi uyduruyor diyorlar? Hersey gün isigi gibi ortadayken, hidayet bulacaginiz yerde neler söylüyorsunuz anlaminda "yoksa" diyor.

Sayin thunder, size cevabim gelecek kusura bakmayin vaktim kalmadi.
İslam bilginlerinden bahsediyorsunuz sayın Karınca ancak; en azından kendi yarattığı insanlardan inanmayanları, inanmaları/kendi varlığını ispatlamak için onların kalplerine, akıllarına girmek yerine inananlara öldürün emri veren bir Tanrı kavramını eleştirel akıl süzgecinden geçirememiş bir bilgin ne kadar bilgin/alimdir sizce.

Son olarak yinelemek istiyorum; bence bütün bu inançların kolay kolay sorgulanamamasının temelinde insanın manevi huzur açlığı yatar. Tanrı ve benzeri kavramlar hep bu açlığın sonucu olarak doğmuştur.
http://www.turandursun.com/forumlar/...tons/quote.gif

Sayin aliyarasfal, Cok güzel dünüyorsunuz, lütfen bagislayin vaktim kalmadi görüsmek dilegiyle...
Şimdi bu ayetten ne anlıyorsunuz, alimlerin sözleri yanlış çevirmiş olma ihtimali mi?
Önceki dinler ve peygamberler sadece belli kavim ve kişileremi hitap etsin diye gönderilmiş ki bilinen dinler ve inanç , uyarılmamış kavimden bahsediyor.Bu kavim araplar ise ki kavimin ne demek olduğu açık araplara daha önce uyarıcı defalarca gelmiştir. Yani bu tez çöker.
Bu uyarıcı sadece o kavime özeldir, yani sadece onları uyarma görevi vardır.E niye diğer kabilelere vede eski ilahi denilen uyarıcı gelmiş dinlere dayatılıyor o zaman bu uyarıcı?

O kişilere uyarıcı gelmiş, aynı tanrı kavramı tarafından, bu ayettede uyarıcı denilen kişi sadece bu kavmi uyarmakla görevli, alimler bunu nasıl açıklar, buyrun bilimsel olarak tarihsel bilgiler ışığında ve dilbilgisi ile bu ayetin insan ürünü olmadığını iddia ediyorsanız kanıtlarınızı sunun.

Saygilar...

aliyarasfal 24-07-2010 22:40

Teşekkürler sayın karinca;
cevabınızı mutlaka bekliyorum...

karinca 25-07-2010 01:10

thunder
İslam bilginlerinden bahsediyorsunuz sayın Karınca ancak; en azından kendi yarattığı insanlardan inanmayanları, inanmaları/kendi varlığını ispatlamak için onların kalplerine, akıllarına girmek yerine inananlara öldürün emri veren bir Tanrı kavramını eleştirel akıl süzgecinden geçirememiş bir bilgin ne kadar bilgin/alimdir sizce.

Son olarak yinelemek istiyorum; bence bütün bu inançların kolay kolay sorgulanamamasının temelinde insanın manevi huzur açlığı yatar. Tanrı ve benzeri kavramlar hep bu açlığın sonucu olarak doğmuştur.
http://www.turandursun.com/forumlar/...tons/quote.gif
sayin thunder,
Ilk paragrafinizda verdiginiz üc unsur var. 1-Tanri 2-Tanrinin dininin alimleri ve inananlar 3-inanmayanlar
Tanri niye durup dururken birini peygamber secip, kitap gönderip düzeni alt-üst ediyor? Tanriya göre insan nedir? Tanri ne istiyor konusacagiz ama önce bunlari nasil degerlendiriyorsunuz bilmek istiyorum, zahmet olmazsa;
Tanri son model insanlar üreten bir fabrika kursaydi sayin thunder o zaman bütün insanlari son model ve esit extralarda üretirdi. Biz ne tartisacaktik simdi? Siz nasil birini sevebilecektiniz? Siz biraz bu dünyadan bana bahseder misinz? Nasil bir dünya hayal ediyorsunuz?
Ikinci paragraftaki huzur acliginin insanin aradigi asil sey olmadigini düsünüyorum. Acacagim konuyu.
Saygilar...

hak geldi 25-07-2010 13:37

Alıntı:

nova´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 321607)
Dalga geçen, hakaret eden, aşağılayan, küçük düşürmeye çalışan ve öldüren sizin kuranınız sn Sehzade, hatırlatırım bununla alakalı yüzlerce ayet var.

Güneş, azıcık gözlerini açan insanın ilk başta gözlerini kamaştırır. Ama sonrasında daha ileriyi daha iyi görmesini sağlar.

Kuranı okuyunuz.

Ve gözler önüne serilen yanışlarını da incelemeyi unutmayınız.

Bakınız

bakınız

bakınız

bakınız

Kuranı önce bi okuyun, sonrada insanların tesbit ettiği yanlışları okuyun.

iyi geceler.


DipNot:
Sn. Şehzade Mümkün mertebe propaganda yapmayalım.


bana kuranın yanlışlarını söylede cevap verim yanlışmı doğrumu birlikte görelim

Thunder 25-07-2010 14:29

Tanri niye durup dururken birini peygamber secip, kitap gönderip düzeni alt-üst ediyor? Tanriya göre insan nedir? Tanri ne istiyor konusacagiz ama önce bunlari nasil degerlendiriyorsunuz bilmek istiyorum, zahmet olmazsa; / Karınca

Sayın Karınca;

İlk önce Tanrı ile ilgili düşüncemi size söyleyeyim. Ben Tanrı'nın, insanlar tarafından oluşturulmuş hayal ürününden öteye gitmeyen, metafizik bir kavramdan ibaret olduğu kanısındayım. Dolayısıyla Tanrı'nıın varlığını bu şeklide gördüğüm için olmayan bir Tanrı tarafından herhangi bir peygamberin de görevlendirildiğni düşünmüyorum. Bu düşüncemin sebebi ise kutsal kitapların ve içinde yer alan söylemlerin, çelişkilerin, çağdışılıkların, bilimdışılıkların insanlar tarafından algılanan/kabul edilen Tanrı/Yaratıcı kavramına uymaması. Bununla birlikte insanın tarihsel süreci incelendiğinde, benzer inanışların günümüze birikimli olarak ve aynı zamanda farklı kollara ayrılarak gelmiş olması, dini inanışlar ve ritüeller arasındaki benzerlikler gibi birçok neden benim bu şekilde düşünmeme neden oluyor sayın karınca.

Aslında yorumunuzda güzel bir noktaya değinmişsiniz.

Tanrı neden bir peygamber seçip, düzeni alt üste etmek istesin ben de anlamış değilim. İşte benim bu nokatadaki düşüncem; aslında Tanrı'nın bir peygamber seçmediği ve bazı insanların Tanrı gibi metafizik kavramları kullanarak kendini peygamber olarak, kendi siyasi ve kişisel emellerini gerçekleştirmek amacıyla kabul ettirmeye çalışmaıdır.

Saygılar.

üye001 25-07-2010 17:40

Bence kuran daki anlatım şekliyle ilgili eleştiriler bir yere varamaz,çünkü ateist bir insan bile peygamberin zeki bir önder olduğunu kabul edecektir,eğer o anlatım şekli çelişkili olsa bunu farkedebilirdi,bu arapça ve araplarla ilgili olabilir.Ayrıca uyarılmayla ilgili olarakta kastedilen hiç tanrıdan haberleri olmaması değil her kavme geldiği gibi Arap kavminede bi peygamberin daha önce gelmemiş olmasıdır gibi gözüküyor.

Nova 25-07-2010 18:09

Alıntı:

hak geldi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 322012)
bana kuranın yanlışlarını söylede cevap verim yanlışmı doğrumu birlikte görelim

Koskoca sitede, islam forumu diye bir bölüm var, orada yüzlerce başlık mevcut.

Hepsini yazsak buraya yer kalmaz internet aleminde.

karinca 26-07-2010 01:22

aliyarasfal,
"Şimdi bu ayetten ne anlıyorsunuz, alimlerin sözleri yanlış çevirmiş olma ihtimali mi?
Önceki dinler ve peygamberler sadece belli kavim ve kişileremi hitap etsin diye gönderilmiş ki bilinen dinler ve inanç , uyarılmamış kavimden bahsediyor.Bu kavim araplar ise ki kavimin ne demek olduğu açık araplara daha önce uyarıcı defalarca gelmiştir. Yani bu tez çöker.
Bu uyarıcı sadece o kavime özeldir, yani sadece onları uyarma görevi vardır.E niye diğer kabilelere vede eski ilahi denilen uyarıcı gelmiş dinlere dayatılıyor o zaman bu uyarıcı?

O kişilere uyarıcı gelmiş, aynı tanrı kavramı tarafından, bu ayettede uyarıcı denilen kişi sadece bu kavmi uyarmakla görevli, alimler bunu nasıl açıklar, buyrun bilimsel olarak tarihsel bilgiler ışığında ve dilbilgisi ile bu ayetin insan ürünü olmadığını iddia ediyorsanız kanıtlarınızı sunun."

Sayin aliyarasfal,Alimler sözleri dogru cevirmislerdir, ancak surasi bir gercektirki, ceviriler yalniz baslarina yeterli olamayabilirler. Kuran 23 yilda peyderpey gelmistir. Hep birden bir kitap olarak degil. Bir hikaye, tarih, roman filan kisaca insanlarin kaleme aldiklari herhangi bir kitap türü degildir ve onlarada benzemez. Icinde kitap türlerini andiran kesitler olabilir, ayri bir konu. Tarih varsa bile hedefi kuru bilgi vermek degildir.
Hedef meydana getirmek istedigi yeni topluma birseyler anlatmak yada onlara onlardan olmasi ihtimali bulunanlara yol göstermek veya uyarmaktir.
Bu anlamda kuran canlidir ve cogunlukla bir arka plan vardir. Kelimeler her zaman tek baslarina bu canliligi ve arka plani canlandiramayabilirler.
Son peygambere kadar normal olarak peygamberler kendi kavimlerini uyarmak icin gelirdiler, ancak baska kavimlerden bir uyan olursa inananlar kardes olarak kabul edilir. Kuran artik tamama ermis bir dinin kitabidir. Bu yüzden evrensel ve kavimler üstüdür. Muhammed sadece Araplara gönderilmis bir elci degildir.
Kuran bize yeni bir toplumun nasil vucuda getirilebilecegi ve bir toplumun hangi ana pirensipleri olmasi gerektigi hususunda emir ve tavsiyelerde bulunur.
Bu sitede tartisilan konularin bir cogu 1400 küsür yil öncesine aittir, alimler bugün bir peygamber gelse nasil bir toplum meydana getirilebileceginin metodunu Kurandan ögrenebilirler, Kuran onlara bunu akletmenin yollarini ögretmistir.
Bu ögretiyi yaparken en zor yerden baslamistir.
Hicbir akil sahibi insan 1450 sene önce Mekkede böyle bir ise baslamazdi. Istanbul, Roma yada Sam gibi sehirler varken 2000 nüfüslü hicbir özelligi olmayan cölün ortasinda bedevilerin sehri Mekke. Siz olsaniz Mekkeyi secer miydiniz?
Saygilar...

aliyarasfal 26-07-2010 01:27

Sayın karinca;
Ben sizden ayetin çelişkisini sordum, siz bana alakasız resmen islami vaaz verdiniz. Teşekkür ederim.Ben tekrar ekliyorum buraya ayeti ve sorumu, cevap vermek isterseniz Buyrun...

1.em: yoksa, veya 2.yekûlû: derler, diyorlar 3.ifterâ-hu: onu uydurdu 4.bel: hayır 5.huve: o 6.el hakku: haktır 7.min rabbi-ke: senin Rabbinden 8.li tunzire: uyarman için 9.kavmen: bir kavim 10.mâ etâ-hum: onlara gelmedi 11.min nezîrin: uyarıcı, nezir 12.min kablike: senden önce 13.lealle-hum: umulur ki, böylece onlar 14.yehtedûne: hidayete ererler

İmam İskender Ali Mihr :Yoksa "O'nu uydurdu" mu diyorlar? Hayır! O, Rabbinden bir haktır. Senden önce kendilerine nezir (peygamber) gelmemiş olan kavmi uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, hidayete ererler.

Diyanet İşleri:
Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Abdulbaki Gölpınarlı:
Yoksa, bunu o mu uyduruyor diyorlar? Hayır, o, gerçektir Rabbinden, senden önce, kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan topluluğu, doğru yolu bulsunlar diye korkutman için indirilmiştir.

Adem Uğur:Onu Peygamber kendisi uydurdu diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş bir kavmi uyarman için -doğru yolu bulalar diye- Rabbinden gönderilen hak
(kitap)tır.
(Başka meal eklemek isteyen ekleyebilir)

Şimdi bu ayetten ne anlıyorsunuz, alimlerin sözleri yanlış çevirmiş olma ihtimali mi?

Bir çok peygamberin geldiği bir coğrafyada muhammedin kavmi dediğiniz kavim araplar değil mi? Yoksa sadece mekke cıvarında yaşayan kabileler mi?


Birinci ihtimal; diyelim ki araplar bu kavim, araplara bir çok uyarıcı geldiği içlerinden bir çoğunun hıristiyanlık ve yahudiliği seçtiği biliniyor, yani mekke ve cıvarında bol miktarda mevcut bu inanışlardaki araplar.Ayrıca sayın karinca birde bilgi sundu onuda ekleyelim,

Arabistan bölgesine Muhammed(a.s)dan 2000 yil önce Suayb, ondan 500 yil önce ibrahim ve ondan da yüzyillar önce Hud ve Salih peygamberler gelmislerdir.

Şimdi bu peygamberler ve dinleri hak din ve peygamber yani uyarıcı değil miydi?Bu bölgede inanmayanlar dahil herkesin içiçe olduğu mekkedeki kabenin bir din merkezi olduğu ve o cıvarda tüm dinlerce (tek tanrılı çok tanrılı veya put) kutsal sayıldığı, hac yapıldığı gerçeğine bakınca hangi uyarıcı gönderilmemiş kavim oluyor bu kavim. Önceki dinler ve peygamberler sadece belli kavim ve kişileremi hitap etsin diye gönderilmiş ki bilinen dinler ve inanç , uyarılmamış kavimden bahsediyor.Bu kavim araplar ise ki kavimin ne demek olduğu açık araplara daha önce uyarıcı defalarca gelmiştir. Yani bu tez çöker.

İkinci ihtimal:Gelelim sadece kabileye has gönderilmiş uyarıcı kısmına,bu durumda her ne kadar yukardaki tarihsel gerçekler ışığında uyarıcı gelmemiş ve gelen her uyarıcı herkesi uyarmaya gelir ve tanrının dinlerinden habersizdiler savı imkansız olsada kabul edersek yine bir çelişki çıkar, Bu uyarıcı sadece o kavime özeldir, yani sadece onları uyarma görevi vardır.E niye diğer kabilelere vede eski ilahi denilen uyarıcı gelmiş dinlere dayatılıyor o zaman bu uyarıcı?

O kişilere uyarıcı gelmiş, aynı tanrı kavramı tarafından, bu ayettede uyarıcı denilen kişi sadece bu kavmi uyarmakla görevli, alimler bunu nasıl açıklar, buyrun bilimsel olarak tarihsel bilgiler ışığında ve dilbilgisi ile bu ayetin insan ürünü olmadığını iddia ediyorsanız kanıtlarınızı sunun.

Şimdilik saygımla gittim...

karinca 26-07-2010 13:07

Alıntı:

Thunder´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 322025)
Tanri niye durup dururken birini peygamber secip, kitap gönderip düzeni alt-üst ediyor? Tanriya göre insan nedir? Tanri ne istiyor konusacagiz ama önce bunlari nasil degerlendiriyorsunuz bilmek istiyorum, zahmet olmazsa; / Karınca

Sayın Karınca;

İlk önce Tanrı ile ilgili düşüncemi size söyleyeyim. Ben Tanrı'nın, insanlar tarafından oluşturulmuş hayal ürününden öteye gitmeyen, metafizik bir kavramdan ibaret olduğu kanısındayım. Dolayısıyla Tanrı'nıın varlığını bu şeklide gördüğüm için olmayan bir Tanrı tarafından herhangi bir peygamberin de görevlendirildiğni düşünmüyorum. Bu düşüncemin sebebi ise kutsal kitapların ve içinde yer alan söylemlerin, çelişkilerin, çağdışılıkların, bilimdışılıkların insanlar tarafından algılanan/kabul edilen Tanrı/Yaratıcı kavramına uymaması. Bununla birlikte insanın tarihsel süreci incelendiğinde, benzer inanışların günümüze birikimli olarak ve aynı zamanda farklı kollara ayrılarak gelmiş olması, dini inanışlar ve ritüeller arasındaki benzerlikler gibi birçok neden benim bu şekilde düşünmeme neden oluyor sayın karınca.

Aslında yorumunuzda güzel bir noktaya değinmişsiniz.

Tanrı neden bir peygamber seçip, düzeni alt üste etmek istesin ben de anlamış değilim. İşte benim bu nokatadaki düşüncem; aslında Tanrı'nın bir peygamber seçmediği ve bazı insanların Tanrı gibi metafizik kavramları kullanarak kendini peygamber olarak, kendi siyasi ve kişisel emellerini gerçekleştirmek amacıyla kabul ettirmeye çalışmaıdır.

Saygılar.

sayin Thunder,
"Tanri son model insanlar üreten bir fabrika kursaydi sayin thunder o zaman bütün insanlari son model ve esit extralarda üretirdi. Biz ne tartisacaktik simdi? Siz nasil birini sevebilecektiniz? Siz biraz bu dünyadan bana bahseder misinz? Nasil bir dünya hayal ediyorsunuz?"
Ben bu sorunun cevabini merak ediyordum, anladim tanriya inanmadiginiz icin bu soru sizin icin sacma bir soru. Bagislayin düsünemedim.
Sahte peygamberlerin tarihte geldigini biliyorum, ama gerceklerinin geldigini de. Aralarindaki en büyük farki siz son cümlenizde eklemissiniz zaten. Muhammed ödügünde zirhi biraz bugday karsiliginda bir yahudide rehineydi.
Saygilar...

karinca 26-07-2010 13:40

Sayin aliyarasfal,
24 nolu iletide aslinda konunun bu yönüne degindigim icin size tekrarlamak istememistim, vaaz benim haddim degil, öyle bir görüntü vermis olabilirim. Tek tek ve kisa kisa ele alsak daha iyi olur aslinda. Ben bir yanlis yaptim bu konuya hic girmemem gerekiyordu, öbür basliktaki kalp meselesi bitmeden. Cok kisitli vaktim var. Deliller konusunda haklisiniz, ayni zamanda kaynaklarim da kisitli. Benim asil niyetim islami savunmak degil ateistleri tanimakti, ama olaylar böyle gelisti. Neyse,
Secde suresi Mekkenin ilk dönemlerinde nazil olmustur. Kuranin bilinmeyen bir kaynaktan geldigini Mekkeliler anlayabiliyordular. Cünkü Muhammed kirk yasina kadar onlarin aralarindaydi ve okuma yazmasi yoktu. Önceleri delirdi, cinlendi filan dediler ama söyledigi sözlerin, üstün bir edebiyat ürünü olmasi, bilinmeyen bazi gerceklerden bahsetmesi, kimsenin cikarini gütmemesi, insanlardan dünyalik hicbir sey talep etmemesi, Muhammedin böyle bir halinin daha önce hic görülmemis olmasi yani bu sözlerin bir akademik altyapisinin ve onun böyle bir derdinin olmamasi, en son arap yarimadasina gelen peygamberin 2000 yil önce gelmekle gündemde olmasi ihtimali olmamasi, Yani onlardan geriye kalan ne bir kitap ne bir alim hicbir seyin kalmamis olmasi gibi onlarca göz önündeki akilli herkesin gördügü gercekler varken yoksa hala onu Muhammed mi uyduruyor diyorlar? Hersey gün isigi gibi ortadayken, hidayet bulacaginiz yerde neler söylüyorsunuz anlaminda "yoksa" diyor.
Yahudi ve Hristiyanlik evrensel bir din degildirler, kaldiki Isa yahudileri uyarmak icin gelen bir elcidir. Yahudilerin asiri zulmü yüzünden Allah baska kavimden insanlari hristiyanliga isindirmis ve kiyamete kadarda hristiyanlari yahudilerin üzerine hakim kilacagini kuranda haber vermistir.
55 - Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.”Ali-imran55
Secde suresinin indigi dönemlerde kimse kalkip bu sözler yahudi yada hristiyanliktan alinmis sözlerdir diyemediler, cünkü onlarin cok az bahsettigi seylerden bahsediyordu. Bu son ve evrensel bir din.
Buradaki gercek hedef özgürlügü elinden alinan, iradesi mahkum edilen insana özgürlügünü verip kendi iradesiyle, kendini bilmesi ve dünyayi imar etmesidir. Bunun yollari hakkinda örnekler sunulmus, insana bilemeyecekleri ögretilmistir.
Saygilar...

aliyarasfal 26-07-2010 16:02

Sayın karinca;
Sizin duygusal ve kanıtlanamaz "kimse reddetmemiştir yaklaşımınızı" kabul etmem mümkün değil. Bir çok karşı çıkan olduğu ve uyduruduğunu iddia edenler olduğunu ayet zaten yazıyor. Buda demektirki o günkü bilgiler ışığında reddeden kişiler olmuş,Hattat ilk dönemlerinde çok az taraftar toplayabilmiş. karşılığı olan bu ayetle ise iyice durum savunulamaz şekilde günümüzde ortaya serilmiştir. Lütfen aynı konu dışı kişisel duygularınıza dayalı islami bilgilendirme işlevini tekrarlamışsınız.

Ya doğru dürüst konuya yönelik yazın, yada böyle konuyla ilgisiz yazmayı bırakın.

şimdilik saygımla gittim...

aliyarasfal 28-07-2010 17:50

Secde suresi 3. ayetteki bu apaçık anlamı bize açıklayacak kimse yokmu acaba?

Secde suresi - 3

1.em: yoksa, veya 2.yekûlû: derler, diyorlar 3.ifterâ-hu: onu uydurdu 4.bel: hayır 5.huve: o 6.el hakku: haktır 7.min rabbi-ke: senin Rabbinden 8.li tunzire: uyarman için 9.kavmen: bir kavim 10.mâ etâ-hum: onlara gelmedi 11.min nezîrin: uyarıcı, nezir 12.min kablike: senden önce 13.lealle-hum: umulur ki, böylece onlar 14.yehtedûne: hidayete ererler

İmam İskender Ali Mihr :Yoksa "O'nu uydurdu" mu diyorlar? Hayır! O, Rabbinden bir haktır. Senden önce kendilerine nezir (peygamber) gelmemiş olan kavmi uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, hidayete ererler.

Diyanet İşleri:
Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Abdulbaki Gölpınarlı:
Yoksa, bunu o mu uyduruyor diyorlar? Hayır, o, gerçektir Rabbinden, senden önce, kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan topluluğu, doğru yolu bulsunlar diye korkutman için indirilmiştir.

Adem Uğur:Onu Peygamber kendisi uydurdu diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş bir kavmi uyarman için -doğru yolu bulalar diye- Rabbinden gönderilen hak
(kitap)tır.
(Başka meal eklemek isteyen ekleyebilir)

Şimdi bu ayetten ne anlıyorsunuz, alimlerin sözleri yanlış çevirmiş olma ihtimali mi?

Bir çok peygamberin geldiği bir coğrafyada muhammedin kavmi dediğiniz kavim araplar değil mi? Yoksa sadece mekke cıvarında yaşayan kabileler mi?


Birinci ihtimal; diyelim ki araplar bu kavim, araplara bir çok uyarıcı geldiği içlerinden bir çoğunun hıristiyanlık ve yahudiliği seçtiği biliniyor, yani mekke ve cıvarında bol miktarda mevcut bu inanışlardaki araplar.Ayrıca sayın karinca birde bilgi sundu onuda ekleyelim,

Arabistan bölgesine Muhammed(a.s)dan 2000 yil önce Suayb, ondan 500 yil önce ibrahim ve ondan da yüzyillar önce Hud ve Salih peygamberler gelmislerdir.

Şimdi bu peygamberler ve dinleri hak din ve peygamber yani uyarıcı değil miydi?Bu bölgede inanmayanlar dahil herkesin içiçe olduğu mekkedeki kabenin bir din merkezi olduğu ve o cıvarda tüm dinlerce (tek tanrılı çok tanrılı veya put) kutsal sayıldığı, hac yapıldığı gerçeğine bakınca hangi uyarıcı gönderilmemiş kavim oluyor bu kavim. Önceki dinler ve peygamberler sadece belli kavim ve kişileremi hitap etsin diye gönderilmiş ki bilinen dinler ve inanç , uyarılmamış kavimden bahsediyor.Bu kavim araplar ise ki kavimin ne demek olduğu açık araplara daha önce uyarıcı defalarca gelmiştir. Yani bu tez çöker.

İkinci ihtimal:Gelelim sadece kabileye has gönderilmiş uyarıcı kısmına,bu durumda her ne kadar yukardaki tarihsel gerçekler ışığında uyarıcı gelmemiş ve gelen her uyarıcı herkesi uyarmaya gelir ve tanrının dinlerinden habersizdiler savı imkansız olsada kabul edersek yine bir çelişki çıkar, Bu uyarıcı sadece o kavime özeldir, yani sadece onları uyarma görevi vardır.E niye diğer kabilelere vede eski ilahi denilen uyarıcı gelmiş dinlere dayatılıyor o zaman bu uyarıcı?

O kişilere uyarıcı gelmiş, aynı tanrı kavramı tarafından, bu ayettede uyarıcı denilen kişi sadece bu kavmi uyarmakla görevli, alimler bunu nasıl açıklar, buyrun bilimsel olarak tarihsel bilgiler ışığında ve dilbilgisi ile bu ayetin insan ürünü olmadığını iddia ediyorsanız kanıtlarınızı sunun.


Dedik ama kimse cevaplamıyor.Bu ayet kurana ait değil mi?Bu ayet kuranın insan ürünü olduğunu tanrısallıkla hiç bir ilgisi olmadığını kanıtlamıyor mu?

Şimdilik saygımla gittim.

hackercesur 28-07-2010 20:37

Alıntı:

karinca´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 322396)
sayin Thunder,
Nasil bir dünya hayal ediyorsunuz?"
Ben bu sorunun cevabini merak ediyordum, anladim tanriya inanmadiginiz icin bu soru sizin icin sacma bir soru. Bagislayin düsünemedim.

Saygilar...

Şimdi sayın karinca konuyu açıp unuttuğumu düşünme tartışmalarınızı uzaktan izliyordum. Fakat burada cevap verme ihtiyacı hissettim ve hayalimdeki dünyayı yazayım...
Tanrının oldugunu varsayarak yorumluyorum...
Bu iş fabrikayla, üretimle olmaz zaten. Tanrının sevgi dolu olması gerekir ve kendi yarattığı kullarına savaşın, öldürün tarzı şeyler emretmemesi gerekir. Onları bir annenin yavrusunu korudugu gibi koruması gerekir. Erkeklere 4 kadın helal etmemesi gerekir. 2 tane yeter. :D (işin esprisi olsun.)

Eşit bir düzen yaratmalıdır. Tamam zenginlik fakirlik yine olmalıdır fakat şuandaki gibi büyük uçurumlarla degil. Bana ibadet edin, tapın namaz kılın tarzı batıl ve putperestik inancından kalma şeyler istememelidir. Tanrının da artık 21. yüzyıla ayak uydurması gerekmektedir.
ve şu CSS (Cennete Seçme Sınavı) sınavından vazgeçmelidir.
insan beynini biraz daha geliştirip şu bencilligi yoketmelidir.
ve sevgisini vermelidir insana...
Cehennemi kaldırarak yerine daha yaşanabilir bir yer yapmalıdır...
insanları korkutarak azablar gösterecegim diyerek degil de sevgi ve barış mesajlarıyla çagırmalıdır...
İnsan sevgi dolu ve dürüst ise ettigi duaları da kabul etmelidir...
Kötü ise derhal bir uyarı gönderip o kişinin doğru yolu bulmasını saglamalıdır.
ve artık kendini insanlara göstermelidir... Bu saklambaç oyununu bırakmalıdır. Evrende tek olmadıgımızı göstermelidir.

insanlarında anlayışlı, çıkarcı olmaması gerekmektedir. Tüm dinler kaldırılıp Sevgi dini kurulmalıdır. Her insan insan oldugu için deger görmelidir. Irkçılık, dincilik yapılmamalıdır...
Şeytanda artık kötülük yaptırmayacak yapanları uyaracak.
Melekler ise artık emekliye ayrılmalı...
Azrail korkunç olmamalı ve sevecen olmalı. İnsan kötü bile olsa ölürken huzurla ölmeli.
Yılan, timsah ve diger korkunç görünen hayvanlar tavşan tarzı sevimli olmalı...
insan ömrü ortalama 1000 yıl olmalı. Ve üreme yavaşlamalıdır. (Yine insan ölümlü olmalıdır. Fakat bu dünyada da tat almalıdır...)
Herkes teknoloji çağında yaşamalıdır. Cep tel, bilgisayar, tv vs...
Dünya kaynakları arttırılmalı ve hayat ucuzlamalı...
Afrikadaki fakirler orta seviyelere getirilmeli...

En büyük yalanlar beyaz yalanlar olmalı...
En büyük kesme koyun kesme olmalı...
En büyük günah ise hak yemek olmalı...

İnsanlar insan gibi yaşamalı...
Saygılar...

işte hayalimdeki dünya, insan, ve tanrı bu sayın karinca :kiss:

aliyarasfal 28-07-2010 21:09

Sayın battal,

Konu bilgisiyle beraber ve soruda açık, anlaşılır, siz ister tek tek cevaplayın, ister topluca, kişiye özel konu ve soru gerektiren durum yok. Anlamadığınız yer varsa sorun açıklayayım. buyrun cevabınızı yazınız.

Şimdilik saygımla gittim.

axial 28-07-2010 21:12

Battal Biraz seri çünkü şuan her başlığa cevap yazdığı için uzun yazılara gelemiyor. Kendiside 5 kelimeden fazla kullanmıyor bu sebepten

aliyarasfal 28-07-2010 21:15

Sevgili axial;

Neden bilmem sayın hak geldiyi anımsattı arkadaşın tarzı.sorun değil beklerim.

Şimdilik saygımla gittim...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:18 .