![]() |
ISLAM ÜLKELERİ NEDEN GERİ KALDI ACABA?
Müslüman ülkeler arasında en ileri düzeyde olan,en gelişmiş olan, en demokratik olan, en güçlü olan, en eğitimli olan ülke Türkliye. Diğer müslüman ülkerin hali ise ortada. Petrol zenginliğine rağmen hiçbir gelişmişlik belirtisi bile yok.
Türkiye islamın etkisinin en az olduğu laik bir müslüman ülke. Bu bir tesadüf mü acaba? Dinlilerin duyunca alerjik tepki gösterdiği "tesadüf" kelimesi bu durumu açıklamaya yetmez tabi.Hal böyle olunca dinliler, dinsizlerden veya başka dine inanlardan daha geri durumda olduklarını görüp buna bir anlam veremekte ve çelişkiye düşmektedirler. Muslumalarin en cok yasadigi celiskilerden biri de, muslumanlarin tanriya ve resuluna inanmalari, tanrinin sevdikleri kullari olmalarina ragmen islam ulkelerinin icinde bulunduklari aciz halidir. Kendini zeka sanan bir dinli, bu celiskili durumu bilgi ve zekasinin elverdigi ölçüde aciklamaya calismis ama cahilleri inandirmaktan öteye gidememisitr. Dinci sitelerin cogunda, cahil biri tarafindan ortaya atilan asagidaki iddialar yer alir. Bu iddialar "neden musluman ulkeler musluman olmayan ulkerlerden geri kalmistir" sorusuna cevap olarak hazirlanmistir. Ancak bu metni hazirlayan kisinin bir tarih bilgisi olmadigi ve örneksiz attigi ortadir. Bunu anlamak icin karsi tarafin iddialarini ve kendi hazirladigim cevabi sunuyorum. DINCILERIN TEZI MÜSLÜMANLAR NEDEN GERİ KAFİRLER NEDEN İLERİ ? 1-Batı devletlerinin ilerlemelerinin temelinde sömürü,kan,vahşet vardır:Afrika''yı sömürüp,yeraltı ve yer üstü zenginliklerini yağmalayan batılı emperyalistler, afrikalı zencileri amerika''da köle diye satarlar.Amerika''yı işgal eden ingiltere,fransa,ispanya ...gibi emperyalist devletler oradaki " aztek-maya-inka" medeniyetlerini yok edip, katliamlar yaparak altınlarını ele geçirip ,yer üstü zenginliklerini de batıya taşırlar ...!Şu an kovboy deyince cesur ve atılgan insanlar , kızılderili denince kafaderisi soyan yabani insanlar akla gelir ...Halbuki o kızılderililer ülkelerini savunan vatansever insanlar topluluğu idi ama medya-sinema insanların beynini yıkayarak olayları tam tersine bizlere belletmişlerdir .İngiltere Hindistanı işgal edip yaklaşık iki yüz yıl sömürürken ,İngiltere''deki halı fabrikaları halı satabilsin diye hindistan''da el emeği halı yapan tam 50.000 hintlinin ellerinin kesilmesine izin verirler ingiliz hükümeti...Hindistanlılar bisiklete binen bir ingiliz kıza gülüp alay ettikleri için ingiliz silahlı kuvvetleri tarafından silahlı yaylıma ateşine tutulurlar ve onlarca kişi sadece bir alay gülüşünün sonunda canlarından olurar...Batılılar Çin''i yönetim altında tutabilmek için yüzbinler-milyonların esrarkeş-eroinman olmalarına göz yumar hatta desteklerler...Evet batı ileri ama temeli kan-vahşet ve gözyaşı ile örülü! 2-Batılılar Rönesans''ın temellerini İslam ülkelerinden aldıkları bilgi , ilim sayesinde atmışlar ve bu sayede hamle yapabilmişlerdir...Orta çağ denen dönemde batı karanlık ve zulüm içinde yüzerken İslam ülkeleri ilim-fen-matematikte batıya liderlik yapıyor , batılı öğrenciler Arap ülkelerine ve Endülüs''e ilim tahsiline geliyorlardı...Evet bir zamanlar İslam ülkeleri ileri batı ülkeleri geri idi çünkü Müslümanlar ;İslam ile iç içe idi ve İslam hayata aktarılmış idi , Kısaca ; 3-İlk emri " OKU " olan,8 yıllık eğitimi değil ; " Beşikten mezara dek ilim öğrenmeyi " tavsiye eden, O zamanın uzak ülkelerinden olan Çin hedef gösterilip , " İlim Çin''de bile olsa onu alın " buyurulan, "ilim Öğrenmek kadın -erkeğe farzdır" diye emredilen , Kutsal Kitabında (Kur''an-ı Kerim''de) "Hiç düşünmez misiniz ?" , "Akılınızı hiç kullanmaz mısınız ?" , " Ne de az düşünürsünüz !" gibi yönlendirici ayetleri bünyesinde bulunduran MÜSLÜMANLAR GÜNÜMÜZDE NE YAZIK KI İSLAM''DAN UZAKLAŞIP ,ADLARI İLE MÜSLÜMAN , YAŞAYIŞLARI İLE HIRİSTİYAN OLDUKLARI İÇİN İLİM-TEKNOLOJİ-KÜLTÜRDEKİ ÖNDERLİKLERİNİ KAYBETMİŞLER VE ÇAĞIN İLERİSİNDE BULUNAN KUR''AN''IN GERİSİNDE BULUNAN BATILI ÜLKELERİNDE GERİSİNDE KALMIŞLARDIR ! OKU EMRİ BİZDE OKUYAN BATILILAR , İÇKİ ONLARIN KİTABINDA SERBEST BİZİM DİNİMİZDE YASAK,İÇKİ TÜKETİMİNDE DÜNYA 3.SÜ ÜLKEYİZ ! ( Hıristiyanların için ) " İşleri dinimiz gibi , işlerimiz dinleri gibi " Mehmet Akif Ersoy ------------------------------------------------------------------------------------- Müslümanlar neden mi geri kaldı , neden doğru dürüst bir ilim-fen buluşu yapan İslam alimi yok ? Tüm bunlara eskiden İslam aleminin dünyaya yaptığı bilim ve kültür katkıları ile veya dünyaya hakim olan İslam devletleri ile cevap vermek kaçak güreşmek olur...!Aynı şey neden günümüzde yok, neden geri kaldık ve eziliyor,sömürülüyor ve kanı akan hep İslam alemi oluyor ...?! Tüm bunların temelde iki nedeni var 1- OKUMUYORUZ ! İLK EMİR VE İLK AYET " OKU " "BEŞİKTEN MEZARA DEK İLİM ÖĞRENMEK KADIN ERKEĞE FARZDIR" "İKİ GÜNÜ EŞİT OLAN ZİYANDADIR" "ÖYLE İSE BİR İŞİ BİTİRİNCE DİĞERİNE YÖNEL" "NE DE AZ DÜŞÜNÜRSÜNÜZ ! " "HİÇ AKILINIZI KULLANMAZ MISINIZ?"... 2- EVRENSEL KARDEŞ OLDUĞUMUZUN BİLİNCİNE ULAŞAMADIK " İNANANLAR KARDEŞTİR !" "MÜ''MİN KARDEŞİNİZİ SEVMEDİKÇE KAMİL MANADA İMAN SAHİBİ OLAMAZSINIZ " "KOMŞUSU AÇ İKEN TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR" ... IRKÇILIK, HEMŞERİCİLİK ,HİZİPÇİLİK,CEMAATÇİLİK ALMIŞ BAŞINI GİDİYOR!BİZ SANKİ İSLAM DİNİNDEN DEĞİL DE TÜRKLÜK DİNİNDEN VEYA BİLMEM NE CEMAATİ DİNİNDENİZ ... HIRİSTİYAN VE YAHUDİ KAFİRLER ELELE VERMİŞLER DÜNYAYI SÖMRÜYORLAR BİZLER HALA BİRİBİRİMİZİN KAFİRLİK BOYUTUNU ARAŞTIRIYORUZ! SORUN İSLAM''DA DEĞİL İSLAM''A NÜFUS KAĞITI ILE BAĞLI OLAN BİZ "ADI MÜSLÜMAN " HALK TABAKASINDA ! YA UYANIRIZ YA DA HEM DÜNYA HEM AHİRETİMİZİ KAYBEDERİZ.BİZLER EVRENSEL DÜŞÜNMELİYİZ ÇÜNKÜ EVENSEL BİR DİN OLAN İSLAM''A İNANDIĞIMIZI İDDİA EDİYORUZ ...! ---------------------------------------------------------------------- ÇAĞIMIZIN MÜSLÜMANLARI VE (İKİNCİ) CAHİLİYE DÖNEMİ 570''li yıllar. Arabistan''da kan davası, fuhuş, putperestlik, içki, kumar, faiz... gibi gayri ahlaki bir ortam, en son haddi ile yaygın olarak yaşanmaktadır. Allah''ü Teala, bu kullarına acıyıp, onları düşmüş oldukları cehalet ( dinden, haktan, adalet-ten, ahlaktan... uzak) ortamdan çekip kurtarması için bir ilaç, şifa olan Kur''an ve onu insanlara anlatıp, açıklayıp, uygulayıp, örnek olacak bir peygamber gönderir. Reçeteyi okuyup, uygulayan; Kur''anı okuyup hayatlarına tatbik eden bu toplum, tüm cahili hastalılardan ( içki kumar, rüşvet...) kurtulurlar. 2000''li yıllar. İslam dünyası, ikinci cahiliye dönemini (İslam öncesi dönemi) yaşamaktadırlar. İnsanlar yeniden içki kumar, fuhuş... bataklığına batmışlardır. Hem de çok daha fazlası ile aşırı olarak... I. CAHİLİYE DÖNEMİ II. CAHİLİYE DÖNEMİ Şarap vardı, Bira, rakı, votka... var, Kumar vardı, Kumarhane (K. evi) var Kadınlar çadırda satılırdı, Kadınlar evlerde satılıyor (Genel ev) Haşhaş vardı, Eroin, kokain, morfin,uyuşturucu...var, Kan davası vardı, Spor fanatizmi, ırkçılık..var, Kız çocuklarını doğunca diri diri gömme vardı, Kürtaj (Kız erkek doğmadan), Soyun erkekten devamı inancı, Aynen var Kılıçla adam öldürme vardı, Füze, makineli ile öldürme var Fal okları vardı, Bilgisayarla fal var, Asrımıza İslam gözü ile baktığımız zaman günümüz müslümanlarının, İslam gelmeden önceki, cahiliye adetleri ile yoğun olarak içice bulunduğunu görürüz. 1400 sene önce , insanları cahiliye adetlerinden ( cehaletten, islami olmayan yaşam tarzından), Kur''an ve O''nun tebliğcisi olan Hz. Muhammed kurtarmıştı. İlaç, insanları 1400 sene önce tedavi etmiş ise, aynı hastalığa tutulan günümüz insanlarını da aynı ilaç ile (Kur''an ve sünnetle- Hz.Resul gibi davranmakla-) kurtarabilir. Yeter ki ona önce inanalım- iman edelim-, sonra onu uygulayalım ve bu uygulamamızda da ihlaslı, samimi olabilelim. Eğer bizler, Kur''ana uyarsak, birbirleri ile harp eden, ahlaksız Arap kavmini bir yüce devlet haline getiren İslam, aynı karışıklığı ve gayrı ahlakiliği ( homo-lezbiyenlikten estens topluma doğru giden toplulukları...) yaşayan toplumumuzu da, yeniden bir dünya hakimi, II. Osmanlı haline getirebilir. Yeter ki inanalım uygulayalım, ihlaslı, samimi olalım. BENIM CEVABIM 1. numarlı başlıkta özetle batı aleminin sömürgeci olduğu ve bu sayede geliştiği söylenmiştir. bu görüşe göre, batı, sömürge yaptığı için gelişmiş ve zengin olmuş, islam ülkerleri ise sömürgeci olmadığı için batı''dan geri kalmıştır. oysa göz ardı edilen çok önemli bir gerçek vardır. batı, sömürgeci olduğu için gelişmemiş, geliştiği için sömürgeci olmuştur.zaten belirli bir gelişme ve bilimsel ilerleme olmasa batı, okyanuslara dayanacak güçte gemiler yaparak nasıl sömürgeler kurabilirdiki? batı, denizcilik alanında osmanlıyı geçtiği için okyanuslara açılabilmiş ve sömürge yapabilmiştir. göz ardı edilen diğer bir gerçek ise, batının yaptığı boyutlarda olmasa bile islam ülkelerinin de zamanında sömürgecilik olarak nitelenebilecek eylemlerinin olmasıdır. bir ülkeyi fethedip, zenginliklerini ele geçirmek, ganimetleri toplamak, halka vargi koymak da bir tür sömürge hareketidir. 2. numarlı başlıkta ise özetle, batı''nın islam ülkelerinden aldığı bilim sayesinde geliştiği ve rönesansın islam ülkelerinden gelen birikimler sayesinde olduğu iddia edilmiştir. bu kocaman bir yalandır. birincisi rönesans bir sanat hareketidir. bilimle alakası yoktur. mikalanjelo, rafuel, donatello ve da vinci gibi kişler sanatçıdırlar, bunlar islamda yasak edilen heykel ve resim gibi sanat dallarında eserler yapmışlardır. bu sanatçılar nasıl olur da islamda mevcut olmayan sanat dallarında ilerlemek için islam ülkelerinden yararlabilir? bu yazıyı yazan kişi daha rönesans nedir onu bile bilmiyor. gidip bari siz araştırın da siz öğrenin rönesans neymiş. diğer bir nokta ise batı''nın hiçbir bilimsel gelişmede islam ülkelerinden faydalanmamasıdır. bana örnek verin hangi batılı mucid hangi musluman bir bilim adamından yaralanmıştır. galileo mu? toriçelli mi? newton mu? pasteur mü? mendeley mi? bu bilim adamları hangi islami kaynaktan veya hangi müslüman bilim adamında yararlanmış söyleyin lütfen. en azından bana bir tane örnek verin. her söylene dşünmeden inanıyorsunuz. adamın biri çıkıp batıdaki bütün bilimsel ilerlemeyi islama bağlıyor, tek bir örnek vermiyor ve siz de buna gözü kapalı inanıyorsunuz! olacak şey değil! sizin islamda bilimsel ilerleme dediğiniz dönem sadece 200 yıldır. Bu dönemde sadece Farabi ve İbni Sina gibi bilim adamları eski yunan kaynaklarından yararlanarak bir takım sentezler yapmışlardır hepsi bu. zaten ibni sina ve farabinin kitaplarına bakarsanız, ön sözlerinde eski yunan filozoflarından aristo, sokrat ve platon''dan yararlandıklarını iftiharla söylerler. eğer bu eski yunan filozoflarının kitapları latinceden arapçaya çevrilmeseydi farabi ve ibni sina olamazdı! ayrıca kurandaki hangi ayet veya sure ibni sina ya da farabi''nin bilimsel gelişme yapmasında katkı sağlamıştır? eğer bu bilim adamları kurandan yaralansaydı kitaplarının ön sözüne eski yunan filozofları yerine kuranı yazarlardı. 3. numaralı başlıkta özetle kuranın ilk emrinin oku olduğu ve bunun da kuranın ne kadar bilime önem verdiğine kanıt olarak gösterilmiş. buna soruyla cevap vermek istiyorum. tabi sorularıma cevap verebilirseniz: -okuma yazma bilmeyen birine gelen ilk ayetin "oku" olması ne kadar gerçekçidir? -okuma yazma bilmeyen peygamber neden bu oku emrini dinleyip okuma yazma öğrenmemiş ve tanrı buyruğuna karşı gelmiştir? " İşleri dinimiz gibi , işlerimiz dinleri gibi " Mehmet Akif Ersoy Evet Akif doğru söylemiş buna hiç itirazım yok. Zaten bizim dinimiz de onların dinleri, bizim işlerimiz de onların işleri gibi olursa ancak düzeliriz. Burda Akif bana destek vermiş, zira ben dinin sosyal hayat üzerindeki etkisinin azaltılmasıyla ilerlemenin sağlanabileceğini savunun biriyim. Çünkü din, bir toplumun ilerlemesini durduran en büyük etkendir. Dinin sosyal hayat üzerinde etkisinin en az olduğu müslüman ülke türkiye ve bunun sonucu olarak en gelişmiş islam ülkesi de türkiye. Bakın dinin sosyal yaşam üzerinde hiç etkisinin olmadığı avrupa ne kadar gelişmiş ilerlemiş, bir de din kurallarıyla yönetilen ve petrol zengini olmasına rağmen ortaçağı yaşayan islam ülkelere bakın! |
Muslumanlarin neden geri kaldigi konusunda boyle uzuuun uzun yazmaya gerek yok...
Bu gun Ateistforum''da bir yazi yazdim. O yazi icinde bir bolum var, baslik konusunu cok guzel acikliyor. Okuyalim; Asagidaki Hadis''lere bakalim; "Peygamber hiç bir vakit ayak üstünde işemedi" (Hanbel 4/196; 6/136,192,213). "Peygamberin ayak üstünde işediğini gördüm" (Buhari 4/60,62; Hanbel 4/246; 5/382,394). Peki bu Hadis''lerin hangisi sahih (guvenilir)? Hangisinin sahih oldugunun hic bir anlami ve hic bir onemi yoktur... Fakat bu Hadis''ler dusunen insanlar icin kiymetli Hadislerdir; muslumanlarin nasil kildan-tuyden seyler icin mevzu yaratip, yuzyillarca bilim ureteceklerine, Muhammed''in ayakta iseyip isemedigini tartistigini gostermektedir... Daha dogrusu, Islam ulkelerinin neden geri kaldigini, neden hep somurulup sefil bir yasam surdugunun en guzel ornegini vermektedir... |
Alıntı:
ama kimsenin buharinin hadisinden bahsettiği yok! bir kere erkeğin kadına tek üstünlüğü ayakta işeyebilme yeteneğidir. bu üstünlüğümüzü de bu hadise bakarak kaybedersek biz erkekler ne yaparız? :wink: |
Hanbel, Muhammed''in hem ayakta isedigi, hem de oturarak isedigi konusunda Hadis nakletmis... Peki buna ne demeli?
...... Her sey bir yana, Muslumanlar bu konu uzerinde yillarca kafa patlatip tartisip durmuslar. Muhammed ayakta mi iserdi, orurarak mi diye... Yazik degil mi kaybolup giden bu performans''a? Bu cabayi bir sey uretmek veya icad etmek icin harcasalar, muslumanlar dunyanin en geri milletlerini olustururmuydu? |
Biliyorum ki, simdi bir aklievvel musluman cikacak, "bunlar uydurma Hadislerdir" diyecektir... Ulan uydurma veya sallamasyon.. Bu Hadis''ler bu gune ulasmis mi? Ulasmis... Demek ki bu Hadis''ler yuzyillar boyu gundemde kalmis ve uzerine tartisilmis...
Eee o zaman, uydurma olsa ne olur, gercek olsa ne? Islam dunyasini mesgul etmis mi etmemis mi? Sen ona bak... |
Ben bu sorunu bir ara yanıtlamıştım.. İlginç olarak iki hadisin de doğru olması olasalığı var.. Hem de gerçekten..
Erkeklerde prostat bezi yaş ilerledikce büyür ve idrar yolunu tıkamaya başlar. Bazı erkeklerde bu daha erken yaşlarda olur. Örneğin 50 yaşlarından itibaren prostat ureteri sıkıştırmaya başlar. O yaşa kadar ayakta kolaylıkla işeyen erkek, artık bunu rahat yapamaz ve oturarak işemeyi yeğlemeye başlar.. Muhammed de öyle yapmış olabilir. 50 yaşlarına kadar ayakta işemiştir. Daha sonra oturarak işemeyi yeğlemiş olabilir.. Umarım bu müthiş muammaya soluk bir ışık tutabildim.. keeeeeh keh keeeehhhhhhhhh HACI |
Allah razi olsun Haci..
Islam sana mutesekkir kalacak... |
:D Ya arkadaslar.
Isin icine cis karistirdiniz galiba! :wink: |
Merhaba Ebu Leheb,
Müslümanların geri kalmalarındaki temel sebep taassuptur. İnsanların Kuran’da uzaklaşmaları ve hadislerle oluşan uydurma dine uymalarıyla bu durumun içine düşmüşlerdir. Özellikle 12 ve 13 yüzyıldan sonra bazı Müslüman din adamları akıl ve düşünmeden ayrılıp içtihat kapısının kapandığını ve mevcut mezheplerin hükümler konusunda yeterli olduğu iddia edilip, farklı her türlü düşünce ve görüş dışlanmıştır. Bu İslam dünyasını tümüyle içine kapanmasına sebep olmuştur. Daha sonra bu taassup topluma o kadar hakim olmuş ki, devlet kendini yönetemez, hatalarını düzeltemez hale gelmiştir. Bu Osmanlının çöküşünü hazırlayan bir etmendir. Dinin değerleri kavramları tümüyle değiştirilip saptırılmıştır. Senin yazında sorduğun soruların cevabı bile İslami değer ve kavramların ne derece dejenere edildiğini gösterir. Sen haklı olarak okuma yazma bilmeyen birisine nasıl olup da okunması istenir diye soruyorsun. Ümmi kelimesi uydurma hadislere göre okuma yazma bilmeyen anlamında kullanılmaktadır. Oysa Kuran’da ümmi kelimesi okuma yazma bilmeyen değil, kitapları bilmeyen anlamında kullanılmaktadır. 2/78- Onlardan bir kısmı ümmidir. Kitabı bilmezler; (bildikleri) bir sürü asılsız şeylerden başkası değildir ve yalnızca zannederler. Diğer ayetlerde de bu ayetteki gibi ümmilik okuma yazma bilmemek değil, daha önceki kitapları bilmemek anlamında kullanılmaktadır. İşte hadislerde Kuran’da anlatılanın tamamen tersinde bir inanış anlatılır. Peygamberin okuma yazma bilmemesi gibi bir şey söz konusu değildir. Onun ümmiliği önceki kitapları bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Bunun dışındaki iddialar gerçek değil sadece sahtekarlar tarafından uydurulmuş sözlerdedir. İşte Müslümanlar büyük çoğunluğu Kuran’da bu kadar açık olan bilgiyi bile görmemezlikden gelerek, uydurma hadislerde anlatılanlara inanmışlardır. Allah katından olmayan, akıldışı hadisler din diye inanılmakta ve günümüzde uygulanmaktadır. Hacı sana yakışan bir açıklama getirmişsin. |
ISLAM DINININ MUSLUMAN ULKELERIN GERI KALMASINDA OYNADIGI PARADOKSIK DUEL ROL....
“BIR HIPOTEZ”.. 1798 yilinda Misir’in Napolyon tarafindan fethi, Islam’in hizla cokmeye basladigi bir zamana rasgelmekte ve o cokusun baslangicini simgelemektedir. 18nci yuzyila kadar giderek yozlasan ve curuyen Islam, sonunda aniden kendi uzerine cokmeye baslamis ve hizla parcalanarak yok olma tehlikesi ile karsi karsiya kalmistir. O zaman mevcut uc Islam imparatorlugu bu acilari birlikte paylasmislardir. Peki ama neden? Avrupa nasil olmus da birden bu kadar hizla kalkinip, one gecebilmistir? Musluman ulkelerin geri kalmasinda Islam’in herhangi bir rolu olmus mudur? Ilginc olarak Islam, yalniz Musluman ulkelerin geri kalmasindan degil, ayni zamanda Avrupa ulkelerinin hizla kalkinmasindan da sorumludur! Bu hipotezimin cekirdegini Islam’in Avrupa ulkelerini gelismeye ve kalkinmaya zorlamasi olusturmaktadir.. 18nci yuzyilda Avrupa’da Islam ulkelerinin taklit edemeyecegi, izleyemeyecegi, ayak uyduramayacagi neler olmustur? Avrupa ulkeleri nasil bir surecten basari ile gecerek, metamorfoza ugramistir? Bunun icin Islam’a neden sukran borcludurlar? Bu konuya deginmeden hemen once “oikoumene” denen bir kavrama degineyim. Bu kelime Yunancadir ve "temeli ziraat olan medeni dunya" anlamina gelir. Bu o zamana kadar onemli bir kavramdir. O zamandan sonra eski onemini kaybetmistir. 5000 yillik temeli ziraat olan ekonomi kisitli bir ekonomidir. Topragin genisligine ve verimliligine baglidir bu ekonomi. Islami ulkeler verimsiz ve tarima uygun olmayan topraklar uzerine yayilmislardir. Avrupa ulkeleri ise verimli ve ozkaynaklardan zengin alanlara sahiptirler. Ancak Avrupa’da arazi kitligi sorunu vardir. Bu nedenden tarimin bir limiti vardir. Yani oikoumene sature olmustur. Doymustur. Yine de gecerliligini surdurmektedir. Avrupa iste ekonomisini bu sature olmus oikoumene den kurtarmasini bilmistir. Yani topragin kendilerine verdigi urunlerin sinirli olmasina ragmen, baska yollarla ekonomisini duzeltmis ve kendini nerdeyse bir anda ileriye dogru katapult etmistir. Islam ulkeleri bu ilerlemeyi gozlemleyememislerdir. Onlarin dikkatinden kacmistir, Avrupa ulkelerinin bu ani ilerlemesi ve zenginligi.. Kucuk ve hakir gordukleri, asagiladiklari Avrupalilarin ilerlemesine ayak uydurmada birden zorluk cekmeye baslamislardir. Cunku Avrupa’da yalniz tarim degil, onunla beraber toplumlar da, din ve anlayis da degismistir. Islam birden sanki hic tanimadigi, varligindan haberdar olmadigi dehsetli bir dusmanla karsilasmistir. Avrupa ulkeleri, Islam ulkeleri guneye inmelerini onlediginden, baska yollar ve o yolu kat edecek araclar kesfetme zorunda birakilmislar, uzak doguya ulasan gemiler insa etmeye baslamislar ve bu arada butun zenginlikleri ile birlikte Amerika’lari kesfetmislerdir. Musluman’larin denizcilik teknolojisi gecilmis yeni deniz yollari bulunmustur. Bu arada Islam dunyasinda tuccarlarin durumu asiri vergi yukunden dolayi, giderek kotulesmektedir. Daha da kotusu yabancilara verilen bazi haklar ve kapitulasyonlar Islam tuccarlarinin canina okumustur. Avrupada zamana ayak uyduran mali ve sosyal kaynaklar da Islam ulkelerindekinden buyuk olcude farklilasmaya baslamistir. Faiz sistemi ve bankacilik Avrupa ulkelerinin hizla kalkinmasi icin gerekli finansi saglamakta gucluk cekmemistir.. Islam ulkelerinin elinde coktan kaybettikleri eski zenginliklerinin ozleminden baska bir sey kalmamistir. 5000 yillik oikoumene’i yenmek ve kisa zamanda bu yeni gelisen teknolojiyi adapte etmek mumkun olamamistir. Musluman toplumlar kendilerini soyutladiklari ve Avrupa’yi kucuk gordukleri icin onlarla birlikte gelisme firsatini ellerine gecirememislerdir. Eger onlara uyabilselerdi, sorun kalmayacakti ve Islam simdi muthis bir medeniyet olarak isildayacakti.. Ama ne yazik ki, Islam bu firsatlari kendini begenmisligi ve kotu ellerde olmasi yuzunden kacirmistir. Ayrica Avrupa ulkelerine yaptigi baskilarla onlari kalkinmaya zorlamistir. Avrupa ulkeleri baska careleri olmadigi icin bu yaptiklarini yapmislar ve ilerlemislerdir. Yani Avrupa’nin ilerlemesinden Islam ulkeleri ve Islam dini sorumludur. Peki Islam’in Islam ulkelerinin geri kalmasindaki rolu ne olabilir? Hadi diyelim, dolayli yoldan, Avrupa’yi zora sokarak kalkindirdi.. Peki Islam ulkelerinde ne gibi zararlara neden oldu? Islam dininin Islam ulkelerine yaptigi zarar Avrupa ulkelerine yaptigi hayira paralel bir seyir izlemistir. Herseyden once Musluman''lar Avrupayi kucuk gorduklerinden, onu asla taklit etme derdine dusmemislerdir. Bu Islami ulkelerin ilk buyuk hatasidir. Islami motamot kabul etmeleri de ikinci buyuk hatalari.. Islam ulkeleri reformdan Kur’an ve sunnete donme anlamislardir. Onlarin gozunde reformun baska bir anlami yoktur. Islam herseydir. Yuzyillarca Allah ve Kur’an uzerinde tartismislar ve gelisme ve ilerlemeyi, Islami akideleri Muhammed zamanindaki gibi uygulamakta aramislardir. Gunumuzde bile ayni hatalar tekrarlanmaktadir. Talibanin acikli halini anlatmaya gerek yoktur. Ayrica cesitli iforumlarda oldukca sik olarak karsilastigimiz, hadisleri terkedip, Kur’ana ve sunnete donme cabalari hala bu kisir donguden cikamadigimizin delilleri degil midir? Musluman’larin Avrupa medeniyetini ve ileri teknolojisini oldugu gibi almakta zorlanmalarinin bir diger nedeni de, her seyi once Islama adapte etme zorunlugudur. Musluman’larin bu tutumunu simdi bile hemen her forumda gozlemlemekteyiz. Dogru da olsa, guzel de olsa, Musluman’lar her dusunceyi ve gorusu hemen kabul etmezler. Once onlari reddederler. Sonra onlari ogelerine ayiriyor ve parca parca kabul ederler. Cogu kere onlari tumuyle kabul etmezler. Yani onlari kusa donduruyorlar. Ister mali olsun, ister siyasi ve sosyal, hemen hic bir surec, kesif, olgu, alet oldugu gibi gecmez Musluman ulkelere. Modifiye edilir. Islam ulkelerinin geri kalis nedeni “oikoumene” denen ve 5000 yillik bir gecmisi olan ziraat bazli medeniyet ekonomisini asamamalaridir. Bundan Islam dini sorumludur. Bir yandan Musluman ulkelerin gelismesini sinirlarken, ote yandan Avrupa ulkelerinin gelismesini stimule eden Islam dini, aradaki farkin olusup hizla acilmasindan ve Islam ulkelerinin geri kalmasindan sorumludur.. Islam’in oikoumene’in asilmasini inhibe etmedeki rolu direkt olmayabilir. Cunku Islam teknolojiyi yasaklamamaktadir. Ancak Islam’in yorumu buyuk sorunlar yaratmaktadir. Musluman’lar yuzyillarca birbirleri ile cekismisler ve ilerde dogru cikabilecek bir secenege ulasamamislardir. Bu aci bir tecellidir. Nedenini Islam’a degil, onun muritlerine atfeden goruslere ben katilamiyorum. Islam’da bir defekt olmasaydi, Musluman’lar ellerine gecen sayisiz firsatlari boylesine aci bir sekilde harcamazlardi gibi geliyor bana.. Bu defekt ne ise, hala varligini surdurmektedir. Gunumuzdeki forumlarda bile Musluman’lar, Kur’anin bilimselligini kanitlamak icin, uzun iletiler yayinlamakta ve bos kavramlari tartismaktadirlar.. HACI Devam edecek.... |
Alıntı:
bir kere dininizde taassup olduğunu kabul ederek günaha girdin onu baştan söyleyim :D ikinci ve daha büyük hatan ise, bütün islam medeniyetinin geri kalmasının nedenini bu taassuba bağladın. bu ne menem bir taassupmuşki bütün islam ülkeleri geri kalmış! :) o zaman bu taassubun boyutları çok fazla, bütün islam alemi taassup içinde kıvranıyor! aksi halde ufak tefek taassupların koca islam medeniyetini geri bırakması düşünülemez di mi? :wink: ben şahsen taassup içinde olan bir dine inanmayı tercih etmezdim. ben şahsen bu taassubun ortaya çıkmasına meydan veren bir dine inanmak istemezdim. sen en iyisi yukarı yazdıklarımı iyi oku ve gerçek geri kalma nedeninizi öğren. bu arada birinin tezine cevap vermiştim. cevap verdiğim bu kişinin tezini kabul ediyormusunuz yani size mantıklı geliyormu? |
forumun derinliklerinden bulduğum bu konuyu yeniden gündeme taşıyorum...
|
Güncelleme
|
İslam ülkelerinin neden geri kaldığını saınırım "okma-yazma" başlığı altında yeniden güncelleyebiliriz.
Alınan esas; Sünnet, yani peygamberin uygulamaları ve yaşam tarzıdır. İslam alemi peygamberini örnek aldığı sürece bir ilerleme yaşamakta zorlanacaktır. Okumak aydınlanmanın, öğrenmenin ilk basamağıdır. Bu eylemi gerçekleştirmeyenler sadece muhafazakar tavrını sürdürüp, kabullenmeme sanatını icra etmeye devam edeceklerdir. İslam ülkelerinin geri kalmasının başlangıç nedenini bu olarak görüyorum, dayandığım temel ise; kağıt üzerinde yüzde doksandan fazla musluman olmasına rağmen nerdeyse karşılaştığım yada konuştuğum insanların yüzde birinin dahi okumamış olmasıdır. Biz inanıyoruz, allah bizim yanımızda, islam dinine mensubuz, allah bizi kollar...tavırları, kendine güven ve sonuçta olumsuz olsa dahi kadere bağlar (düşünce) yapısı ile kendini yeteresiz bırakmaya yönelik tavıra bürünmüşlerdir. En büyük ilerleme ajanı olan "azim" i de, bu şekilde (yavaşça kırararak veya) yumuşatarak yolu hepten sarp olmuştur ilerlemenin. İslam dünyası yüzyıllar boyu "Okuma yazma iyi bir şey olsaydı en başta Muhammed bunu öğrenirdi" diye düşünmüş ve okuma yazmayı azınlık bir grup hariç ihmal etmiştir. Günümüzde bile dolar milyarderi Suudi Arabistanda %40 okuma yazma oranının olması Muhammedin mirasıdır. Şüpesiz islam ülkelerinin pygamber sünnetlerini sorgusuz uygulamalarına yönelik sorular sorulduğunda ise, şartsız imanı kenara bırakıp "ama" ile başlayan cümleler ile savunma mekanizmalarını çalıştırmaları, soranlara iman yerine akıl yollu açıklama sunmaları birazda kendiyle çelişen tablo sunuyor aslında. Bilime değilde ilime önem veren bir yapıda olan islamı uygulayan ülkelerin ilerleyememesi aslında gayet net. ve islami şekilde yaşanlarla geri kalmış uygulamalarını sorgulamaya yönelttiğimiz zamanda, Ali imran 20. ayeti sunuyorlar: "Bundan sonra eğer seninle tartışırlarsa o zaman onlara de ki: "Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik. O kitab verilenlere ve ümmîlere: "Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah'a) teslim ettiniz mi?" de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir. Ve eğer yüz çevirirlerse, o zaman sana düşen sadece tebliğdir. Ve Allah, kullarını en iyi görendir." Gerilemenin araştırmamak, tembellik yapmak ve bunu kutsal ameliyelere bağlamaktan geçtiğini savunuyorum. |
Akp sayesinde Türkiye ileri bir islam ülkesi oldu sananlar hesaplasınlar bakalım... Türkiye ile İran 2 yıl süreli savaşa girseler kim kazanır? Türkiye'nin akaryakıt stoku 6 ay süreli dense bile 6 aylık stoka inanmıyorum ben. Ortadoğu'nun petrolüne ve Rusya'nın gazına muhtaç bir Türkiye, akaryakıt ve elektrik enerjisini kendi karşılayan İran'a karşı, uzun vadede askeri üstünlük kuramaz. Türkiye petrol ambargosu altında kalsaydı İran gibi, TSK savaş uçaklarını neyle uçurabilecekti? Ve İran islam devriminden önceki siyasi rejimini korusaydı veya laik bir İran devam etseydi, şimdi en ileri islam ülkesi olasılıkla İran idi. Gerçi islam inancı olduğu sürece teknolojik buluşları olmazdı ama ithal yolla gene Türkiye'den ileri olurdu her şekilde. Kanıta dayalı bilimsel bilgi yerine hurafeye değer vermek, tüm islam ülkelerinde revaçtatır. Muhammedistlik/Ümmetçilik, olguyu sorgulamadan, özdekçi bilinç evrenselini düşünmeden bir çift öküzün tarla sürerken yanında gördüğü izi takip etmesi gibi huşu içinde muhammedi tekrarlamak, eleştirel usu gereksiz kılıyor müslüman kişilerde.
|
Türkler islama girince geri kaldı düşüncesi yanıltıcı, göçebe toplum yerleşik yaşama geçemediği sürece ileriye hamle yapması olanaksız. Görüyoruz ki hala ( evet günümüzde bile) göçebe ruhunu taşıyan bu toplum islam olmasaydı da geri kalacaktı. 1923 hamlesine rağmen
|
Bu dünyada bir köleci toplum dönemi yaşandı, köleliği mukaddes sayan dindarlar ise her daim köleydi...
bilgivehis |
Şehir büyüklüğünde köyler
Alıntı:
Sadece göçebe deyimi yerine "köylü" tabirini kullanırım. Köylülükten kastım fiziksel köylülük değil. Zihinsel köylülük. Hani 20 araçlık sünnet/düğün konvoyları görürsünüz mesela, korna çala çala giderler gece 12:00'de. Bu zihinsel köylülüktür. Modern dünyada şehirleşme neyi getirdiyse bize hala gel(e)medi : Bireyin sürüden kopmasını. Bu yüzden hala sürüler (cemaat, aşiret, büyük ve hala kopamamış aileler) var. Bu husus 1923 devrimlerinin etkisizleşmesine yol açıyor. 23 devrimleri sosyal devrimler ama bir kısmı bireyin (esasen) şehirleşmesine, özgürleşmesine dönükler. 20'. yy'la kadar İstanbul ve İzmir hariç, Anadolu'da şehir bile yoktu (maalesef). Bu hususu, amfitiyatroları, yol altı kanalizasyonu, temiz su içme tesisatı olan, şehir planlamasından geçmiş Priene antik kenti (ilk grid sistemli kenttir) veya Efes'le kıyaslayabiliriz. Bu topraklar planlı şehirlere, şehirleşmeye bir kaç bin senedir aşina, sadece hakim kültürün "şehir" kavramından haberi yok. Son 14 senelik gelişmelerin, ümmet oluşturma arzu ve başarılı çabalarının zihinsel şehirleşmeye katkıda bulunmadığı oldukça aşikar. :ohwell: |
Arkadaşlar islam ülkeleri neden geri kaldı sorusunu dolandırıp Türklüğe, köylülüge, göçebeliğe dayandırmanız son derece yanlıştır...
Yüzyıllardır yaşanmış din baskısı ve feodalizmi yok sayarak bu şekilde olumlu bir yere varamazsınız... Feodalizm, kapitalizmden önce yaşanması gereken bir sömürü sistemiydi. Türkler, hem feodal sistemin hem saldırgan sarayın hem de dinin boyunduruğu altındaydı. Bir yandan mevcut sömürü alanıyla mutlu olan-kapitalizme geçmeyen saray diğer yandan bilime sırtını dönen dinin ortasında kalmış bir toplum. Diğer islam ülkeleri de bundan çok farklı değildi. Çünkü din her dönemde oldugu gibi kapitalizminde işine yaramış ve işbirlikçileri ile islam ülkelerinin gelişmesini rahatlıkla engellemişti. İslam diniinin eğemen oldugu ülkelerin içinde sadece Türkiye bütün saldırıların içinden başarıyla çıkmıştı. Feodalistler, kapitalistler, din tacirleri için bu durum çok büyük bir tehdit oluşturuyordu bu yüzden Makyavelizme, amaca ulaşmak için her şey mübahtır ilkesine başvurdular. Bu ilkeyi en iyi yürütecek olan yine din başı çekti... |
https://lh3.googleusercontent.com/-9...535-p/pu47.jpg
Tuvalete girerken okunacak dua, hırsızlık yaparken okunacak dua, emek sömürürken okunacak dua, rüşvet alırken okunacak dua, yalan söylerken okunacak dua, insanları kışkırtırken okunacak dua, kindarlık ve nefret yayarken okunacak dua... Hepsi islam'a inananların niçin geri toplum olduklarını açıklamakta bunların. |
İnsanlığın gelişiminde en önemli unsurlardan birisi kolektif bilinçtir.
Kolayca sanılanın aksine, insan son bir kaç bin yılda, biyolojik olarak muazzam farklılık arzetti de ilerledi değildir, temelde alakası yoktur. Bu ilerleyişde asli unsurların başında kolektif birikim yatar. Eğer dünya nüfusu 1.000 insan olsaydı, gündelik ve uzamda kolektif birikimin düzeyi ile, 1 milyar insan olduğu bir dönemdeki birikim arasında uçurum olurdu... Oysa şimdi 8 milyara gidiyor... İnsanlık bir dönem kolektif birikimler edinmiş ve ileri atılacakken, bazı azınlıkların çıkarları ve böylece stotükoda ağır basmış, zaten tabiri caizse kabile yönetimleriymiş, sırtı sağlam azınlık efendi, zayıflar ise hep köleymiş(kolektif birikime de katkı sunamayacak düzeyde)... O kolektif birikim ilerlemesi, sıçrama gösterebilecekken, o bir kaç sözde seçilmiş azınlığın çıkarları uğruna kelt vurulmuş, akıl, düşünce, hatta irade ve yönetim olgusu dahi yasaklanmış, insanalr düşünmekten korkar olmuş, o düzeye gelmiş ki, düşünmenin bile zemini şeytanla ilişkilendrilmeye başlanmış(zaten bir yerde yaratılış masalında şeytanın insana düşünme, irade, utanma gibi bir çok duguyu veren yemişi yedirme işide durumun metaforudur. Şeytan düşüncenin kendisidir, yemiş ise düşünce yoluyla erişilecek tüm insani yeti, özelliklerdir. neyse)... Burada açığa dinler çıkmış, biz bu siyasi, egemen çıkar şebekesine din diyoruz... Dinlerin görece eskidiği çağlarda ise kısa vadelide olsa insanlık kolektif birikim, üretimin bir yolunu bulmuş, çünkü eski dinler ve sözde masal ve tanrıları, korkuları, insanı düşünmekten, sorgulamak ve verilenle yetinmeyip aksine öğrenmek isteminden alıkoymaya yetmemiş, yeni dinlerle, eski dinelr arasındaki o geçiş boşluğunda insanlık ilerlemiş ama yeni dinle yeni korkular ve engellerle, düşünmesi ve sorgulaması, hatta irade ve merakı dahi yasaklanmış veya köreltilmiştir, insan bir avuç azınlıklara köle edilmek namına, envai türden metafizik lafız ve korkularla köleleştirilmeye(hasılı kullaştırma!) devam edilmiş. Bu durumda da nüfus çok olsada, yani insanlık nüfusu kolektif üretim ve birikim konusunda yeter seviyelerin çok üstünde olsada, o düşünmeyen, düşünmeye ve irade göstermeye korkan papağan kelleler üretememiştir, milyonalrca insan düşünün ki sadece emre amadelik, buyrukları yerine getirmelik esasıyla empoze edilmiş olsun, korkularla veya hayali beklenti karşılama vaadleri(cennetler, elleri yağda, baldalar, ama ölünce!!!) ilede hapsedilmiş olsunlar... Uzamasın, islam ülkeleri neden, nasıl ileri gidebilsin veya insanlığın ilerleyişine o kolektif birikime, nüfusa oranları ölçeğinde katkı sunabilsin? Kolektif birikim bağlamında, onca bireyin toplamı aslında mekanize edilmiş kuru kalabalıktan ibaret, bir şey üremiyor, üretemiyor... İslam ülkelerinde bu durumu tersine çevirecek olan, dinsel etkinin, toplum üzerindeki tahakkümünün kırılmasıyla mümkün. Nasıl ki Hristyanlığın 3-5 kalem korku ve lafıza indirgediği insanlık, ortaçağdan çıkmadıkça, dinin etkisini kırmadıkça ilerleyemedi, binlerce yılda o halde kalmışlığına rağmen, bunu aşmasıyla bir kaç yüzyılda muazzam ilerledi ve birikim sunduysa, aynı şekilde İslam coğrafyalarıda, din tahakkümünden ve aklı, fikri, şurda ne dua okunur, gerdeğe girerken namaz kılmalı mıyım, sakız orucu bozar mı, çocuğu olmayan daha kaç cinci hocaya gitmeli, böyle düşündüm de Allah'ın gücüne gider mi(en iyisi ben hiç düşünemyim bir bilene sorayım -> bilen kim, ya cami imamı ya da tarikay şeyhi!), farazi yani masal isimlerinden duyulan o korkunun getirdiği tireme nöbetleri, hüsnü kuruntular, psikolojielrini tamamen arızaya düşürmüş o korku-kaygı durumu, böylece elelrinde kalan tek şey, cehaletin hakimiyeti, vay o kafir vuralım, bu bilmem ne kıralım, şu tespih çekmiyor dövelim, bu namaz kılmyor, oruç tutmuyor ezelim, siyasetden anladıklarıda hayvan sürülerinin mekan korunması gibi salt kendi korunaklığı başka gerideki herkesin zinhar şeytan olduğu vs... Kısaca kolektif bir üretim yok, milyonlarca kelle, ama düşünemeyen, sorgulamayan, hazır klişeler dışında hiç bir şeyi merak etmeyen, irade göstermekten korkan, başından ayağına kadar batıla saplanmış, kafasındaki doğa, hayat ise binlerce yıl önce masalla yazılmış oynayan senaryo-filmler iken(gerçeklik algısınıda yitirmiş iken) ve daim kürkçü dükkanına dönerken(hoca, imam, şeyh, şıh) ne beklenebilir ki. - Ancak elbette istisnalar çıkar, insanlığın bilinci, düşünme eylemi aslında kolektif bilinç-zeminden hayat bulur, ortak mirastır(2 bebeği yalnız bir adaya gönderseydik ve hiç sosyal etkileşim, kolektif birikim aktarımı almasaydı ne olurdu? Elbette bir şeyler üretirlerdi ama kendi özgülünde, ateşi kullanır mıydı, muhtemel hayır ama adada popülasyonu oluşturma şansları olursa, bir kaç yüzıl içinde, kolektif bilinç zemini oluşurda, kalabalıklaşırsa, bir gün birisi ateşi bulursa, birisi şu ya da bu aleti geliştirmeyi, şu ya da bu ustalığı derken böylece ilerleyişin otemel kolektif üretimide anlam kazanmış olur. ŞEHİRLEŞME YANİ YERLEŞİK HAYAT, bu temelde muazzam imkanlar doğurdu, kolektif üretim ve birikimin geniş, birlikteliğini de sağladı, evvelinde kapalı küçük aileler iken, kolektif çerçeve, açı, kabile, kabileler ötesi oranında açık yerleşimlere, kitleselliğe ve kolektif zeminin, sosyal-siyasal ilişkiler zeminin muazzam genişlemesine dönüştü, elbette bir yönüyle bu biçimde, sosyal, siyasi, ihtiyaçlar ve karşılama yönüylede bir iç-içelik arzetti... Dinler ise kolektif üretimin asli engelinden biridir, bu yönüylede rol alır, mevcut, hazır, basma kalıp, klişeyi dayatır, üretime gerek bırakmaz ve fertlerden sadece uygulayıcı olması beklenir, neyin? Kendilerinden önce yaşamışların belirlediği masal kuralları ve siyasetinin, yeni bir şey nasıl üretilecek? ya da kim gereksinim duyacak ki? Zaten şartlanmalarına göre, bilmeleri ve yapmaları gereken her şey din tarafından verilmemiş mi, sözde her şeyi anlatan, hiç bir şeyi eksik bırakmayan(?) kutsal kitapları yetmiyor mu? Yeni bir şey üreten varsa bile, öyle olsaydı hiç bir şeyi eksik bırakmamış(?) kutsal kitaplarında zaten değinilirdi, demek ki bu üreten kişi şeytana çalışıyor vs, ya kutsal kitapdan ilgili yeri gösterecek-bağlayacak ya da şeytan... neyse aslında gayet açık...). |
din ile hiç bir devlet/toplum ilerleyemez, batılılar zamanında kiliseleri yakmasaydı şu an ki duruma gelemezlerdi. batılılardan nispeten dindar olan ispanya portekiz italya yunanistan ve güney amerika ülkeleri çok ilerleyememişlerdir.
dini ister doğru anla ister yanlış anla işin içinde din olunca ilerleme olamaz. |
https://lh3.googleusercontent.com/-U...p-rw/usl1a.jpg
Afganistan; 1970 üstte, 2017 altta : Afganistan'a islami hükümet gelmeden önce dönemin laik ülkesiydi denebilir. islami hükümet gelince, öylesine hızlı bir yıkıma uğrattı ki Afganistanı, Muhammed'in yaşadığı 620'li yılların köhne arabizm yaşamı, bir anda tüm ülkeyi sardı. |
Alıntı:
Fakat bu ilerlemenin insanlığa faydası yok! Vahşet devrinde asırlarda katledilen canı bugünkü medeniyetler yarım saatte imha ediyor. Teknolojide ilerlemek insanlığı İmhadır. O yüzden "Biz ne zaman ilerleyeceğiz" lafı "Biz ne zaman onlar gibi vahişleşicez" demektir. Bakın onlar bir düğmeye basıp "Milyarlarla" evet yanlış duymadınız "MİLYARLA" insanı bir anda yok edecek bombalar yapmaya çalıyorlar ve yapıcaklar ve atıcaklarda. Japonyaya iki tane attıkları gibi. Kimsenin bir şeyden haberi yokken, hepsini birden kan kusturaraktan öldürdükleri gibi ve daha çok insan ölsün diye bombayı yerden 50-100 metre yukarda patlatıyor. Bunu bile düşünüyor böyle düşüncelere "fikir" denmez fikir ülvi bir şeydir. O yüzden "biz neden ilerlemedik" lafını kullanmayın Buna ilerilik denmez. Vahşetin en uç noktası denir fakat bugünkü medeniyet Vahşeti sanat eseri gibi ortaya koyduğu için insanlar bunu tapıyorlar.. Sakın unutmayın Ahlaki kalkınma olmadan İktisadi ve tekonlojik kalkınma İnsanlığa çok büyük bir zulmdür imhadır ve işte beşer inliyor ve dahaaaaaaaa çoooooooooooooooooooooooooooook inliycek Bugün Bilim ve Fen Allah'a davacıdır. Yalvarıyor "Ne olur yarabbi kurtar beni Hırsityanlar MEDENİYETİN ellerinden" diyor. "Ben sebeb oluyorum insanlığın inlemesine" diyor Bugünkü medeniyet hiç bir şey meydana getiremiyor. Hastane kapıları da dopdulu öyle değil mi? Var mı iyi olan insan bir tek kesmede biçmede ileredi tıp dünyası. iyi kesiyor Bugün ki medeniyetin sana yegane lutfu. sana eskiden köle esir derdi şimdi iktisad diyor. Tabirini değiştirdi. insan hayatını kolaylaştırıcı ne kadar büyük ilerleme olmuştur ama İnsanlığın ah sesi dinmiş midir? hayır dinmek şöyle dursun daha fazla artmış İnsanların ahhhhh sesi. Bomba seslerini bastırıyor. Sakın bugünkü Medeniyetin Müslümanlarda daha ileri olduğunu söylemeyin Hayır Böyle ilerilik İnsanlığı imhadır. savaş Belgeselerini izliyorsunuz birinci ve ikinci dünya savaşında Hırsitiyanların yaptıkları katliamlar çocukları taradıklarını çocukların bağrışlarını.... ışıdın yaptığı, medeniyetin yaptıklarının yanında sivrisinek ısırığı gibi kalır. Ki ışıd yaptığıda netice itibariyle Medeniyetin oyunlarının bir parçasıdır. Sakın bugünkü kilise dinin hakim olduğu Medeniyeti, Bilim ve fende ilerlemeyi İşte ilerilik diye sunmayın Müslümanlar ne zaman dinlerine dönecekler Ahlakı kalkınma gerçekleştireceklerde İnsanlığı İmha eden Hırsitiyanların BU MEDENİYETİN ellerinde kurtarıp dünyayı ihya edeceklerdir diyin Medeniyet İmha etmez ihya eder Medeniyet bir düğmeye basıp Milyonla İnsanı imha etmek demek değildir. ne vakit uyanacaksınız bilmiyorum ama uyanın artık Bugünkü Bütün İnsanlık o kadar sapık fikirler içinde kalmıştır ki. Vahşeti Bilim fen ve sanat gibi ortaya koyan Sahaya işte İlerilik diye tapıyor İnsanlık uyanmıyor. Bu böyle devam ettikce beşer daha Coooooooooooooooooooooooooooooooook inliycek bir parça olsun iniltisi dinmiycektir. Biraz diner mi? vallahi dinmez |
Seccad batılıların geliştirdiği p.c ve internet üzerinden inim inim inliyorsun.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:38 . |