![]() |
Çarpıcı Gerçekler..
|
Video'yu goremiyorum. Link verir misin eger youtube'a gecirdiysen.
|
sevgili comba
oldukça çarpıcı bir video olmuş. özellikle en sondaki karede yer alan,başında akbabanın beklediği kare. daha önce sevgili K.C. bu ve buna benzer resimleri foruma asmıştı ve beni çok derinden etkilemişti o resimler. bu kadar medenileşmişken hala dünyada açlıktan ölenlerin olması,ve bunların ÇOCUK olması,utanç verici bişi. son soru çok çarpıcı,bütün bunlar olurken tanrı nerdeydi???? |
Sayın unbe o çocuklar sınanıyorlardı (!) öyle demeyin.
|
O yukarda!!!
Bak, bak, göremiyor musun? Tahtında oturuyor öylece... Fesüphanallah Sn. Combatiente, Eksik olmuş fragmanınız. Dünyada vahşet sahneleri sadece bunlar da değil üstelik. Yayınladığınız, devede kulak bile değil. Öyle değil mi? Siz de teistlerle düşe kalka onlarlaşmışsınız. Saygı, herşeyden önce... |
İşkembe-i kübradan da atmayalım.
Saniye 1, gol bir olmuş. http://tr.wikipedia.org/wiki/Nguyen_Van_Lem Vietkong nire, din nire; Mặt trận Giải phóng Quốc gia Việt Nam nire inanç nire, Nguyễn Ngọc Loan dire Allah nire!!!... http://tr.wikipedia.org/wiki/Vietnam...%C5%9F_Cephesi Sizden daha profesyonel şeyler beklemek hakkımızı elimizden alıyor musunuz? Yazık ediyorsunuz. Saygı, herşeyden önce... |
Alıntı:
Tanrımı nerdeydi, sanırım sınav sonuçlarına bakıyordu.. |
Sevgili mhmd, Ayni inanilan tanri degil mi herseye goz yuman, ama deftere yazan?
Afrika'da, Vietnamda, ulkemizde olusu ne fark eder? |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bizler sınavla mükellef kaderi belli zavallı kullar değilmiyiz? Akbabanın yemek için açlıktan ölmesini beklediği çocuğun kaderini bizmi yazdık? Kaderi tanrımı bizmi belirliyoruz bir karar verin de ona göre yaşayalım ... O çocuğun açlıktan ölmesinden biz sorumlu isek kaderini biz belirlemiş oluyoruz. Bu durumda Tanrı nerde ? Kaderini tanrı belirlediyse adalet ve vicdan nerede ? |
sn. sabırlı
bütün bunlar olurken tanrının olmadığını görün! böylesine bir drama izin veren hangi tapındığınız tanrı olabilir ki? |
|
sevgili saroz
cuk oturmuş derim:D |
Alıntı:
sn mhmd.. ben , kapitalist sistemlerin kötü adam olarak gösterdiği kişileri, kötü olarak nitelendirenlerden değilim... dogmatik ateistlerden de nefret ederim. iyikide en başa o resmi koymuşum. |
Sn. saroz,
Haddim olmayarak sorduklarınıza testimizdekilerle karşılamak isteriz. Alıntı:
"Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık. (Enbiya 16) "Şüphesiz Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez. Fakat insanlar kendilerine zulmederler. (Yunus 44.) İster yavaş gitsin, ister tez koşsun arayan bulur. İki elinle isteğe sarıl; çünkü istektir iyi yola kılavuz olan. (Mevlana) Biz, irademizle yaptığımız/yapmadığımız, herşeyden sorumluyuz. El Cevap 2: Evet, biz yazdık. "Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi, emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor." (Nahl 90.) "İylik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz...." (İsra 7) Meydan geniş amma ortalarda er yok, Bir öyle zaman ki, bildiğin haller yok. Herkes görünüşte sanki bir evliya! İslam olarak ruhta ateş yok, fer yok. (Mevlana) Zaruri ihtiyacımızın fazlasında harcadığımız her bir kuruş o çocuğun etinden, kemiğinden alınanlardır. Dünya üzerinde yaşayanların doyumsuzluklarıdır o açlara sebep. El Cevap 3: Derin bir soru, çok çabuk sormuşsunuz. Biz de cehaletimiz ile çabuk bir cevap verelim. İradi olarak yaptığımız hiçbir şeyden sorumsuz olmayacağız. İrade dışı olan hiçbir şeyden sorumlu olmayacağız. Çizdiğimiz yol için kimseyi ya da şeyi sorumlu tutamayacağız. Ancak çizdiğimiz yolun da bilindiğini bileceğiz. "De ki; Göktekiler ve yerdekiler aybı bilmezler ancak Allah bilir... (Neml 65) "Hiçbirşey hakkında sakın 'yarın şunu yapacağım' deme. (Kehf 23.) El Cevap 4: Mekan mı sordunuz, adres mi? Fail mi sordunuz zail mi? http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=...&kid=1&sid=112 El Cevap 5: Başvurun El Cevap 3 e. Sn. saroz, Şaka bir yana, inanın ya da inanmayın o resmin tüm sorumluluğu üzerimizdedir. İhtiyacımız fazlası, giyinen, yiyen, harcayan bizde. Görmeyen, duymayan, hissetmeyen, paylaşmayan bizde. Bu resmin sorumluluğundan ne siz kurtulabileceksiniz ne de biz. Ne yapacağımızın derdinde olmak, o resimleri gelecekte de görüp görmememizi sağlayacak. Yoksa suçlu arama telaşemiz ne size yarayacak ne bize... Saygı, herşeyden önce... |
Eğer teist inançların dediği gibi insan yaratılmışsa, nasıl yaratılmış ise öyle (olduğu gibi) yaratılmıştır. Ve de teist öğretilerinde olduğu gibi, eğer kötülük yapacak şekilde yaratılmışsa, aynı zamanda da kötü bir biçimde yaratılmıştır, yani mükemmel bir varlığın eseri olamaz, eğer doğası gereği insanlar kötü davranıyorsa, o halde yine kusursuz ve mükemmel yaratılmamış olurlar, bilakis kötü ve eksik yaratılmış olurlar.
Bunun doğal sonucu olarak Dünyanın günah dolu oluşunun suçu ve içerdiği tüm kötülüklerin vebali de yarattığı iddia edilen sahibine ait olacaktır. Dünyanın acılar ve kötülük dolu olduğunu söyleyen teist öğretiler ve böyle olduğu halde aynı zamanda her şeyi bilebilen, her şeye kadir ve sonsuz şefkatli olan yüce bir varlığın varsayılması birbirleriyle uyuşmadığı gibi, Teizm de kendi içinde temelden tezat ve çelişkilerle doludur. Bunun yanında çoğu tesitler Tanrıya karşı olan sorumlulukları çoğu zaman insanlara olan sorumluluklara karşı daha çok tercih etmekteler. Çünkü insanlara karşı ihmal edilen ameller yüce bir iradeye yaltaklanmak ve dalkavukluk etme yoluyla kolayca yer değiştirilebiliyor. Teistlerin büyük bir oranı için cennetin bu şekilde amellerle kazanılması yerine dualarla dilenilmesi daha kolaydır. Böyle olunca tanrısal iradenin konusu ahlaklı olmak ve etik davranışlar sergilemek değil, bilakis “iman etme, çeşitli ibadet ritüelleri ve tapınak seremonileri" gibi şekilsel dan-vranış tarzları olmaktadır. Bunun yanında Teizm gerçek ve saf ahlakı göz ardı ederek gerçek ahlaki erdemleri de ortadan kaldırmaktadır. Çünkü bir insani davranışın gerçek bir ahlak olabilmesi için temelinde herhangi maddi veya manevi bir karşılık beklenilmemesi ve karşılıksız olarak yapılması gerekirken Teizm, yapılan tüm ahlaki eylemlerin uzun vaatler içinde karşılığının olacağını söyleyerek ahlakı "bir para ve ödeme birimi" yapmakta ve hemen çıkar güdülen ve karşılıklı olan ahlaksızlığa çevirmektedir. Bu da böyle olunca “başlangıçta yaratıcı ve şeffatli olarak öne çıkarılan Tanrı, sonunda intikam alıcı ve ceza kesici birisine dönüşmektedir. Bu anlamda ahlakı teizme dayandırmak ahlakı sadece bencilliğe ve egoizme dayandırmak olacaktır. Baz olarak Tanrının iradesi ve istencini temel alan böyle bir ahlak da dünyayı daha iyi ve yaşanılır bir yer kılmak adına şanssız bir şekilde sonuçsuz kalacaktır. Hatta bu açıklama çabası bile yetersiz kalmaktatır. Çünkü teizm ve teist inanıçlar ahlakın temelini açıklayamadığı gibi insanların hür iradesini ve zihinsel sorumluluklarını da ortadan kaldırmışlardır. Çünkü tamamıyla yüce bir iradenin eseri olan insan gibi bir varlığa yaptıkları iyilik ve kötülükler için ne suç verilebilir ne de bir fazilet ödülü. Bunun yanında şayet insan kötü davranıyorsa, bu suç kendisinin değil, onu yapanın suçu olmuş olacaktır. Oysa ki doğadaki tüm canlı ve cansız varlığın özünü bilmek, onlara acıma ve merhamet duygularını ve gerçek ahlakı beraberinde getirdiği gibi, ahlaklı olmak için cezaya dair herhangi tehditlerin öne sürülmesi veya ödüle dair herhangi vaatlerin yapılması da gerekli değildir. Bunun yanında Teizm takipçilerini açıktan da ahlaksız davranış sergilemeye çağırmaktalar ve bunu da ahlak adı altında sunmaktalar. Çoğu teist inanırlar, özellikle mono-teist dinlerin takipçileri söz konusu olduğunda, diğer bir dinin inanırlarına karşı aşırı derecede kötü ve zalim davranışlar sergileme yetkisine sahip olduklarını düşünmektedirler. Böyle bir fenomenin temelinde ise doğası gereği kıskanç olan bir Tanrının “başka birisine bir yaşam ihsan etmek istememesi” düşüncesinde yatar. Bu anlamda teistler bilinçli ya da bilinçsiz dünyada zaten var olan acıları ve kederleri gideremedikleri gibi üstüne yenilerini de eklemektedirler ve dünyanın daha da kötü olmasına katkıda bulunmaktalar. Çünkü Teizm dünyadaki kötülüklerin üstünü örtüğü ve perdelediği gibi yanlış bir metafizik öğrettiği için inanırların ölüm korkusunu yenmesinde yardımcı da olamamakta ve de ne gerçek ve karşılıksız ahlaki erdemlerin geldiği asıl kaynağı ne de ölüm korkusunu aşabilmenin yolu olan asıl kaynağı bilmiyor. Bunu nedeni de asıl var olanın kendisini, yani doğayı ve doğanın iradesinin insanlar ve tüm canlılar üzerindeki dolaylı etkisini kabullenmek yerine asıl olan doğa iradesini, sanki bundan daha yüce bir irade varmış gibi başka bir şeyin kılavuzu, motivi veya isteği üzerine meydana geldiğini düşünmektedirler ve bu şekilde doğanın içine giden yolu tıkayarak doğanın anlaşılmasını da engellemektedirler. Tanrıya veya doğadan daha yüce bir iradeye tapınarak, ona dualar ve şefaat dileme yolu ile insanlara karşı acımasıy ve duygusuz olan “doğanın iradesine” etki edilebileceği sanılır. Depremler, kuraklık, yağmur duaları, yıldırım ve fırtınalardan korunmak için tanrıya dua etmek veya af dilemenin yeterli olacağı ve bu doğa güçlerinden korunulacağı sanılır. Çünkü doğanın kendisine dua etmek ve ondan şefaat dilemenin işe yaramadığını anlayan insanlar putlaştırdıkları doğa güçlerini bırakarak doğanın üstünde var olan daha başka bir iradeye tapınma yoluna gitmişlerdir ve bu şekilde putperestlik ile aynı temelden Teizm doğmuştur. Oysa ki bir put ister tahtadan, kayadan veya metalden yontulmuş olun, yine bir puttur, istenilirse soyut olgulardan yaratılmış olsun yine bir puttur ve önünde kurban sunulan, şükür ve dua edilen personifize edilmiş bir varlık bulunduğu sürece bu bir putperestlik olarak kalacaktır. Bir insanın bu varlığa koyun mu kurban ettiği yoksa kendi eğilimlerini mi aslında bu ikisi arasında pek bir fark da yoktur. Çünkü ne putlaştırılan doğa güçlerinin kendisine tapınmak ne de doğanın üstünde ve dışında bir yerde var olduğu düşünülen soyut bir puta tapınmak doğa güçleri üstünde hiç bir etki sağlamadığı gibi ondan şefaat dilemek de bir işe yaramay. Doğanın üstünde bir güç olmadığı gibi doğanın kendisini ve nasıl işlediğini anlamak ve bilime yönelmekten başka insanları acılar ve çilelerinden kurtaracak başka hiçbir güç de bulunmamaktadır. İşte TEİST DİNLER BU GERÇEĞİN ÜSTÜNÜ ÖRTEREK DÜNYANIN DAHA DA KÖTÜ VE ACI DOLU BİR YER OLMASINDA KATKI SAĞLAMAKTADIRLAR. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:29 . |