![]() |
Ateizm, deizm, panteizm, panenteizm ve agnostisizm
Farz edelim ben islamı bırakmaya karar verdim
ateizm, deizm, panteizm, panenteizm ve agnostizm hangisi dogru hangisine geçmem lazım..... felsefe ve inanışa geçmem gerekli hangisi dogru veya onlara inandıgın zaman benim ne kazancım olacak veya o inanışların bana yararı ne?.... Veya Kendim mi bir izm uydurmalıyım.... yardımlarınızı bekliyorum |
İnanmaya devam ettiğin sürece şunu bırakmışın bunu almışın farketmez.
Bilmeli ve anlamalısın. Kazançtan bahsetmişin,neyi kazanmayı umuyorsun? ve kazanç nedir? Buradan başlayabilirsin.. |
arkadaş düşünme işini bir çeşit ticaret zannediyor.
belli ki düşüncesi satılık. şu an için bir kaç huri ve şaraba allah işi bitirmiş. ama sormak lazım bu tatlı su kurnazına. diyelim ben bir tanrıya inanmak istiyorum. 1 milyon tanrı var. hangisine inanayım. yoksa kendim mi bir tane uydurayım. |
Ne oldu sizcede çok saçma demi :-)
Ben düşünüyorum Düşünüyorum saçma geliyo felsevi düşünceler tabi bir yararımız olması lazım bir faydam olmıyacaksa neden düşüneyim (zaten düşünüyorumda) düşünüyorsam varım demiş biri.... tanrı die bişey yok olmayan şeye inanma zaten Allah birdir!.... Alıntı:
Alıntı:
|
Ateizim saçmalık çünkü maddenin sonsuzdan beri geldiğini söyler yaratılmadığını ifade eder oysaki hiç bir madde sonsuza kadar enerjisini sürdüremez mutlak yokluk olur= Karadelikler
|
Tanrı da yok olur mu acaba bir gün ?
|
Alıntı:
|
Alıntı:
ne sen ne de bir başkası maddeyi yaratılırken gördünüz mü. hayır. maddenin yaratıldığına dair tek bir olgu görmediğiniz gibi, yokolduğuna dair tek bir olgu da yok. maddenin yaratıldığı bir tarafınızdan uydurduğunuz bir varsayımdır. somut olan ise maddenin var olduğudur. madde enerjisini sürdüremezmiş. yahu madde zaten enerjidir. ancak uydurduğunuz yaratıcı ortada yok. kulağınıza fısıldanan arap ay tanrısının şu ana kadar bir şey yarattığı görüldümü. hayır. ne varlığı ortada ne de bir şey yarattığına dfair tek bir delil yok. şizofrenlerin hayali varlıklarından birisi işte ay tanrınız. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Tanrı denen şeyi düşünmek gereksizdir. Düşündükçe kendinize benzetirsiniz. Bu olgu tamamen model dışıdır. Karanlık madde vs ya da evrenin sonundaki şey neyse o birgün bulunduğunda ortaya çok doğal ve son derece açıklanabilir modele sahip bir şey çıkacaktır.
O şeyi bulduğumuzda kafamızın içindeki tanrı düşüncesi bitecek mi onu bilmiyorum. Karanlık madde ile yetinmeyip başka şeylerde tanrıyı aramaya devam edicez gibi görünüyor. |
Alıntı:
Ya ne dediğinizden haberiniz yok, Ya ne yazdığınızı okumuyorsunuz, Ne demek TANRI yok, ALLAH birdir? Bu ne saçma bir mantık? "Lâ ilâhe ilALLAH" Derken ALLAH'tan başka TANRI yoktur demiyormusun? Ilah, TANRI demek değil mi? ALLAH'ın Yüce Yaratıcı olduğuna inanıyorsun, o halde ALLAH TANRI'dır. |
Alıntı:
Biz gerçekliğe bakalım, özünde gerçekliği var mı? Yoksa iş inanmaya, çeşitlemeye insanların kendi inancına göre ürettiği doğruya kalırsa.................... Şimdi aya baktım, güneşe baktım gördüm diyeceksin, gerçeklik böyle bir şey değil... Alıntı:
Anlat bakalım yokluk nasıl bir şeydir? Cidden şimdi inancı bir kenara bırak ve yokluğu anlat bize. Ve izah et, şu sonsuzdan gelen Tanrın sonsuz zamanda nasıl bir başlangıç çentikledi? Düşün demek sitediğimi anlamaya çalış. |
Alıntı:
İnanın ki hepinizin yanlışlarını ben düzeltemem. Bakın şöyle ki ; Ateizm ; sadece fizik ötesi varlık/olgu/kavramları reddeder. Hal böyle iken maddenin sonsuzdan beri geldiğini/yok olamayacağını söyleyen nedir/kimdir? "Maddenin Korunumu Kanunu" açıkca madde kütlesinin yok olamayacağını söyler. Ateizm değil. Halen kavramları, olguları, ve bilimum herşeyi birbirine karıştırmakdan keyif alır gibisiniz. Lakin bu keyif forum içerisinde size; cahil, bilgisiz, cühela v.b. şekillerde geri dönmüyor mu? Hal böyle iken neden önce bu kavram ve olguların ne/nasıl/niçin olduğunu öğrenmiyorsunuz da, sanki biliyormuş gibi açıklamalarda bulunuyorsunuz, inanın ki anlayamıyorum. Çünkü bu şekilde forum içerisinde "boş", "seviyesiz", "ilgisiz" v.b tartışmalara girdiğinizi ve bu ortamları yarattığınızı görmüyor musunuz? Bu mesajı yanılmıyorsam, geçenlerde size bir kez daha yazmıştım... Esen Kalınız |
Alıntı:
|
Alıntı:
Sayın Aera yanılıyor olabilir ama kusura bakmayınız ki her yazınızı okuduğumda ben de aynı şeyleri düşünüyorum. Sanıyorum ki yazılarınızı okudukça bunları tekrar tekrar düşünmekten kendimi alamayacağım. Sizden ricam daha kapsamlı araştırmalar yaparak burada fikirlerinizi ortaya koyunuz. Çünkü ciddi manada ilettikleriniz yavanın ötesine geçemiyor. Huzur Sizinle Olsun... |
Alıntı:
|
Alıntı:
inan bana hepsi de teizm'den iyidir. çünkü hiç birinde insan yapımı kurallar yoktur. işe "Tanrı varsa İslamiyet gerçektir!" önermesini çöpe atmakla başla. dindarları en çok yanılgıya sürükleyen bu önermedir. Ben hala tanrıya inanan biriyim. ama emin olduğum tek bir şey vardır ki tanrı, insanlara peygamber, kitap vs. göndermemiştir. geçtiğim aşamaları özetlersem: deizm, agnostizm, panteism. şu anda panteistim. tıpkı Hallacı Mansur ve pek çok mutasavvuf gibi. tanrıya ve tanrısal güce inancımı kaybedeceğimi hiç sanmıyorum. belki de ateist arkadaşlar benden bir kaç adım sonrasını görmüşlerdir bilmiyorum. Dini terketmenin en büyük faydasının suçluluk duygusundan kurtulmak olduğunu göreceksin. Ölümden korkun kalmayacak, bu dünyanın kıymetini daha çok bileceksin. Yüzüne nur gelecektir. Emin ol. saygılar... |
Alıntı:
Bu benim devamlı kendime sorduğum bir soru. Tam bir ateistim diyemiyorum, ama yolculuğumuz oraya doğru gidiyor gibi görünüyor. Hakikaten de ateist arkadaşlar bizden çok daha fazla yol almış gibiler. Bu da bana cesaret vermiyor değil hani :) Alıntı:
Ahiret hayatı diye bir şey olmadığını anladığınızda bu hayata, kendinize ve diğer canlıların hayatlarına çok daha fazla değer vermeye başlayacaksınız... |
Alıntı:
Deizm: Bir Tanrının olduğunu ancak onun peygamberler, kutsal kitaplar ve mucizeler yollamadığına inanır. Buradaki Tanrı figürü, değişkenlik gösterir. Panteizm: Doğa ile Tanrıyı özdeş görür. Her şey Tanrıdır ve Tanrı her şeydir anlayışındadır. Yaratan-yaratılan ikilimine karşıdır. Panteizm'e göre ne yaratan vardır ne de yaratılan vardır. Tek bir şey vardır Tanrıdır. Agnostisizm: Tanrının var olup-olmadığının bilinemeyeceğini ve bu yüzden hep bir kuşku halinde kalınılması gerektiğini savunur. Bunlardan herhangi birine karar verecek olan sensin. Ancak yazılarından anladığım kadarıyla, daha bir yol tutturamamış ve düşüncelerini belli bir tutarlılığa getirememiş gibisin. Bu yüzden araştırmanı, okumanı ve incelemeni tavsiye ediyorum. Herhangi bir felsefi bir akıma bağlanmakta, yararcılık esası yoktur. Eğer ki içim rahat olsun ve gerçekler umurumda değil diyorsan İslam'ı sürdüreceksin. Yok, gerekirse bana zarar versin ama ben gerçeği keşfedeyim diyorsan kendine bir konum belirleyeceksin. http://islamiyetgercegi.bravehost.com daki yazıları okumakla başlayabilirsin. Soruların için bana özel mesaj atabilirsin. Saygılarımla-dragonwar |
Sevgili Dragonwar kısaca özetlemiş;
ben paanteizmi biraz daha açmak isterim. Bu alanda bir baş yapıt olarak gördüğüm "Ezoterik-Batını Doktrinler Tarihi" kitabından yaptığın bir alıntıyı vermek istiyorum. (kitabın linki: http://www.historicalsense.com/Archi...cindekiler.htm ) Ezoterik-Batıni doktrinler, felsefi alanda Panteizm olarak ifade edilir. Tek Tanrılı dinlerde yaradan-yaradılan ikilemi varken Panteizm'de bu ikilem yoktur. Varolan herşey Tanrıdan sudur etmiştir ve onunla özdeştir. Evren ve Tanrı birdir. Tanrı yaradan değil, varolandır-ve evrenin toplamıdır. Onsuz ve sonsuz olan Tanrı, Makrokozmos'da da, Mikrokozmos'da da bulunur. Tanrısal Nurun bir cüzü olan ruh hiçbir zaman ölmez ve yegane amacı ayrıldığı ana kaynağa, yani Tanrıya dönmektir. Bunun da tek yolu, evrensel bir yasa olan evrim, yani tekamüldür. Aslolan ruh ve ruhun tekamülüdür. Madde onun kullanıp attığı, bir üst düzeye geçme aracı ve zaman içerisindeki varoluşunun ifadesidir. Tanrısal fışkırmanın neticesinde başlayan ve ancak ona dönüş ile son bulacak olan yaşamda insan, Tanrısal varoluşun bilinen en üst düzeydeki ifadesidir. Ruh-can-beden üçlüsünü barındıran insan Mikrokozmos'dur. Mikrokozmos, baba-ana ve oğul veya, öz-cevher ve hayat'ı kapsayan Makrokozmos'un, yani Tanrının özdeşidir. Ruhun tekamülünü, yani çıktığı ana kaynağa dönmesini sağlayan evrensel yasa, yeniden doğuş yasasıdır. En alt düzeydeki varoluşun ifadesi olan cansız varlıklardan, en üst düzeydeki Kamil İnsan'a kadar ruhun uluşmasını sağlayan yeniden doğuş zinciri ancak ruhun mükemmelliğe ulaşması ve Tanrıya dönmesi ile kırılabilmektedir. Evren, Tanrı ile özdeş olduğu ve Tanrıdan başka hiçbir varoluş bulunmadığı için, iyilik ve kötülük kavramları da Tanrının ifadeleridir. Ancak, aslolan sevgidir, iyiliktir. Tanrısal fışkırmanın bilinen en üst düzey ifadesi olan insan, iyi ve kötünün savaştığı alandır. Aslolan jyilik olduğu, evrenin tümü sevgi üzerine kurulu bulunduğu için, ancak iyi bir insanın ruhu, Kamil İnsana dönüşebilir ve Tanrı ile bütünleşebilir. Yaşamı boyunca iyi olmayanlar bulundukları düzeyde yeniden doğarlar. Kötü davranan insan ise, yeniden doğuş yasası uyarınca, tekamülün insandan bir Önceki aşaması olan hayvansal varlığa geri döner. Ne tür bir hayvan olarak doğacağı, bir önceki yaşamındaki tavırlarına bağlıdır. Tekamül yasası nedir ve nasıl işler? Tanrısal fışkırmanın, veya bilimsel deyimi ile büyük patlamanın (Big Bang) neticesinde cansızlar alemi meydana gelmiştir. Evrenin fizik kuralları içerisinde zaman içinde güneş sistemleri oluşmuş ve en azından bir gezegende, bizim dünyamızda, yaşamın ortaya çıkması için gerekli koşullar biraraya gelmiştir. Bu, başka sistemlerde başka yaşam tarzlarının olmadığı anlamına gelmez. Zaten, Tanrısal püskürmenin yegâne hedefinin sadece insanoğlunu meydana getirmek olduğunu iddia etmek, sadece insana has benciliğin bir göstergesi olur. Bilim adamları da bugün, milyonlarca başka gezegende daha, başka canlıların bulunabileceklerini en azından teorik olarak kabul etmektedirler. Ancak bugünkü teknolojimiz bu teoriyi doğrulamaya henüz yeterli değildir. Bu nedenle, ruhun Tanrısal Nura ulaşmasındaki son durağı Kamil İnsan mıdır, yoksa başka bir yerde daha üstün nitelikli ve Tanrıya daha yakın başka varlıklar bulunmakta mıdır, bilemiyoruz. Zaten, böyle varlıklar var ise, Kamil İnsanın bunlardan biri halinde yeniden doğması doğaldır. Artık bundan sonrası da, o varlığı ilgilendiren bir meseledir. Bu nedenle kitabımız, Kamil İnsana kadarki tekamül ile sınırlı kalmak zorundadır. Yapılan bilimsel araştırmalar, cansız varlıklar olarak kabul edilen kimyasal elemanların, uygun ortam bulduklarında hayatın yapı taşları olan "rna" ve "dna" moleküllerine dönüştüklerini göstermiştir. Bu moleküller tek hücreli ilk camları, bu canlılar da, zaman içerisinde, daha karmaşık yapılı diğer canlıları meydana getirmiştir. İlk kez Drawin ile bilimsel bir izaha kavuşan bu tekamül yasasının son aşamaları, memeli hayvanlar, maymun türleri ve son olarak da insandır. Peki, Tanrının bu tekamül yasasını harekete geçirmekteki amacı nedir? Bu soruya tek Tanrılı dinler ile, Ezoterik doktrinler farklı cevaplar vermektedir. Tek Tanrılı dinler, herşeyi bilen ve tek yaratıcı olan Tanrının, kendisine tapınılması ihtiyacı içinde olduğu için evreni yarattığını iddia etmektedirler. Ancak, hiçbir şeye muhtaç olmayan Tanrının niçin tapınılma ihtiyacı duyduğuna ve böyle bir ihtiyaç içinde olsa dahi, niçin sadece kendisine tapacak kulları değil de, tüm evreni yaratmış olduğuna mantıklı bir cevap getirememektedirler. Ezoterik doktrinler ise, Tanrının tek amacının kendisini daha iyi tanımak olduğunu öne sürmektedir. Tanrı, kendi bünyesindeki sonsuz varlıkların varoluş ve yaşayış deneyimleri ile kendi niteliklerinin bilincine daha çok varmakta ve daha yüksek bir bilince ulaşmaktadır. Tanrının kendini tanıma süreci içindeki birincil kaynağı, engin tecrübesi ve düşünce kapasitesi ile, insanın en üst düzeydeki temsilcisi olan Kâmil İnsandır. Bu aşamada şunu da belirtmekte fayda vardır; Tanrısal bir sudur olan insan, dolayısıyla Tanırının bir ifadesidir. Bu nedenle, insan Tanrıdır ya da "ben Tanrıyım" demek doğrudur. Ancak, Tanrı insan değildir. Tanrı, tüm varlıkların, evrenin tümü olduğu için, insan Tanrıdır demek ne denli doğru ise, Tanrı insandır demek de o denli yanlıştır. saygılar... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:53 . |