Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Ahzap 37 (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2361)

sodomo-- 11-07-2006 01:28

Ahzap 37
 
Ahzap 37. (Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. *

Bu âyette zikredilen ve Kur’an’da adı geçen tek sahâbî olan zât, Zeyd b. Hârise’dir. Çocukluğunda esir düşmüş, Hz. Hatice onu köle olarak satın almıştır. Hz. Hatice’nin kendisine hediye ettiği bu çocuğu, Peygamberimiz azâd edip evlât edinmişti. Resûlullah, Zeyd’i çok severdi, ona halasının kızı Zeyneb binti Cahş’ı nikâhlamıştı. Fakat Zeyneb, Zeyd ile geçinemedi. Zeyneb, asil bir aileden geldiği için bir köle azâdlısı ile evlenmek istememiş, ancak bu yönde vahiy gelince onunla evlenmişti. Zeyd’e bir türlü ısınamamış, bu yüzden ona karşı asâletiyle övünmekten geri durmamıştı. Zeyd, bir süre daha buna sabretti ise de sonunda Allah’ın Resûlüne varıp Zeyneb’den ayrılmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Resûlullah hoşnutsuzluğun sona ermesi için ayrılmalarını uygun bulduysa da bunu Zeyd’in yüzüne söylemedi, ona sadece «karını yanında tut» dedi.

Hz. Peygamber’in içinde gizlediği şey, Zeyneb’in sonradan kendisine zevce olacağını bildiği halde bunu açıklamamasıdır. Bu konuda uydurulan birtakım isnatların aslı yoktur. Peygamberimiz, Zeyneb’in güzelliğine hayran kaldığı için onunla evlenmiş değildir. Zeyneb onun halasının kızı idi ve Peygamber onu her zaman görüyordu. İsteseydi onunla Zeyd’den önce kendisi evlenebilirdi.

www.diyanetvakfi.org.tr/reklam/meal/Ahzap.htm

---------------------------------

.........Üçüncüsü de azatlı kölesi ve evlatlığı Zeyd'in boşadığı Zeynep'le evliliğidir ki, Hıristiyan tenkitçilerin en çok istismar ettikleri ve hücum için tutunmaya çalıştıkları dal budur. Halbuki bunda yadırganacak bir durum yoktur.

Bilindiği gibi bu evlilik, bizzat Peygamberimizin tavsiyesi üzerine gerçekleşmiş, ancak Zeyd ile Zeynep arasındaki bu evlilik mutluluk getirmeyerek boşanmayla sonuçlanmıştı. Peygamberimizin Zeyd'e eşini boşamamasını tavsiye ettiği Kuran'da açıkça ifade edilmiştir. Fakat, Peygamber'in tavsiyelerine rağmen Zeyd, azatlı köle olması, eşi tarafından hakir görülmesi gibi nedenlerle Zeynep'ten ayrılma isteğini ısrarlı bir şekilde sürdürmüştü. Bu evliliğin boşanmayla sonuçlanması üzerine Hz. Peygamber onunla evlenmişti. Asıl bu evliliğin hikmeti, cahiliye döneminde evlatlıkların gerçek evlat gibi tanımlanmaları şeklindeki bir ádetin ortadan kaldırılmasına yönelik olmasıydı. Nitekim Kuran bu hususta şöyle diyor: ‘Vaktaki Zeyd onu boşadı, biz onu seninle evlendirdik. Ta ki müminlerin evlatlıkları, eşlerini boşadıklarında o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin.' (Ahzap, 37)

Mehmet Nuri YILMAZ * http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...19&yazarid=101


--------------------------------------------


Ahzap (Muhammed`e Karsi Hizipler) Suresi 37:

Hani Sen Allah`in nimetlendirdigi, senin de lütufta bulundugun kisiye (Zeyd`e) "Karini yaninda tut, Allah`tan kork" diyordun ama, Allah`in aciklayacagi birseyi de icinde sakliyordun; insanlardan cekiniyordun. Oysa ki kendisinden korkmana Allah daha layiktir. Zeyd o kadindan ilisigini kesince onu sana nikahladik ki evlatliklari, esleriyle iliskilerini kestiklerinde, müminler icin o kadinlarla evlenmede bir güclük olmasin. Zaten Allah`in emri yerine getirilmistir.

Zeyd Muhammed`in manevi evlatligidir. Adi: (Zeyd Ibn Muhammed) "Muhammed`in Oglu"

Soru: Allah`in yakinda birsey aciklayacagini Muhammed nerden biliyordu? (Yoksa önce Vahyin spotlari, sonra icerigi mi geliyordu?)

Soru: Islamiyet, bu ayet nedeniyle "Evlatlik Kurumu"nu kaldirmistir. Evlat edinmek kötü birsey mi?

Soru: Eger illa da evlatlik kurumunu kaldirmak gerekiyorduysa ve yine de illa Muhammed`in evlatligi Zeyd`in karisini mi almasi gerekiyordu?

Soru: Bu nikahi neden Allah bizzat kendisi kildi?

------------------------------------------

Muhammed'in Zeyneb'i de karıları arasına katmasının öyküsü:

Zeyneb Bint Cahş, Muhammed'in oğulluğu Zeyd'in karısıdır. Zeyd'i Muhammed kcndisine "oğul" edindiği için herkes ondan "Muhammed'in Oğlu (Zeyd Ibn Muhammed)" diye söz eder.

Muhammed bir gün, Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz, Zeyd'in karısı Zenneb'le karşılaşır. Birden tutulur Zeyneb'e. Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması, o kadının başka erkeğe -bu erkek kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd durumu ögrenir öğrenmez Muhammed'e gidip konuşur.

Zeyd:

-Karımdan ayrılmak istiyorum.

Muhammed:

-Neden? Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?

Zeyd:

-Vallahi hayır. Beni kuşkuya düşürecek hiçbir şeyi olmadı.Onun iyilikten başka birşeyini görmedim. (Zeyd' in eşini boşamak istemesinin nedeninin Müslümanların dediği gibi geçimsizlik değil de Muhammed' in onu arzu etmesi olduğunu ispatlayan cümleler)

Muhammed:

- Öyleyse karını bırakma, Tanrı'dan kork!

Muhammed "karını bırakma" derken, gerçekte sevdiği Zeyneb'in boşanmasını istiyordu. İstiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın.

Ama bu isteğini ve sevgisini içinde gizliyordu.

İşte bunun üzerine, Ahzab Suresinin 37. ayeti gelir. (Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyân, 22/10-II.) "Tabakatu İbn Sa'd"da daha geniş olarak yer alan bu aktarmayı, doğubilimciler ele alıp eleştiri konusu yapıyorlar diye, gerçekleri örtme ya da ters yüz etme pahasına da olsa İslam'ı kurtarma çabasına girişmiş görünenler "iftira" diye niteliyorlar. Bu öykü, yüzyıllar boyu "hadis" kitaplarında ve tefsirlerde yer ala gelmiş olduğu halde. Şimdi ayete bakalım. Ayetin anlamı şöyle: (Çeviri, Diyânet'in)

"Ey Muhammed! Allahın nimet verdiği ve seninde nimetlendirdiğin kimseye: "Eşini bırakma, Allah'tan sakın!' diyor; Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Oysa Allah'tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kesti- ğinde onu seninle evlendirdik. Ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah'ın buyruğu yerine gelecektir." (Ahzâb, ayet: 37.)

Bu ayette anlatılanlar:
1- Muhammed, Zeyd'e "karısını boşamamasını" söylerken içinde bir şey saklıyordu. Bunu da sonradan Tanrı açığa çıkaracaktı. Muhammet'in içinde sakladığı neydi?

Yukarıdaki öyküye göre, bu sorunun iki karşılığı olabilir:

1- Muhammed'in içinde sakladığı şey, Zeyneb'e olan aşkıyla birlikte, Zeyd'in onu boşaması ve kendisini almasına olanak sağlamasını istemesiydi. Yukarıdaki öyküyü "uydurma ve iftira" diye niteleyenlerse; Muhammed'in içinde sakladığı ayette bildirilen şey için şu karşılığı veriyorlar: Onun sakladıgı şey, yalnızca, Zeyd'in karısının boşanması ve onunla kendisinin evlenmesi isteğiydi.
Oysa bunlar hep iç içe şeyler. Çünkü Muhammed Zeyneb'e tutulmuşsa, kocasının onu boşamasını ve kendisinin almasını istemesi doğaldı. Bu yoldaki isteğini gizlemesiyle aşkını da gizlemiş oluyordu.
2- Muhammed'in içindekini gizlemesine, insanlardan korkup çekinmesine yol açıyordu.

Peki bu korkuya, çekinmeye yol açan neydi? Yani Muhammed, içindekini açığa vurduğu zaman insanların ne yapacaklarını düşünüyordu ki, onun korkusunu taşıyordu? Bu soruya şu karşılık veriliyor: Muhammed, oğulluğunun karısını almaya kalkıyor diye dedikodu yapılmasından çekiniyordu. Çünkü gelenek, böyle bir duruma elverişli değildi. Oğulluğun karısıyla evlenmek çirkin karşılanırdı. (Bkz. Muhammed Ali Sabuni, Safvetu't-Tefasir, 2/527-528 ve öteki tefsirler.)
Öyküye göre şu karşılık da verilebilir: Muhammed, hem Zeyd'den, hem de öteki insanlardan çekiniyordu. Başkasının, üstelik de "oğulluğu"nun karısına göz koyduğu için... Bir süre bu nedenle durumu açığa vurmamıştı. Ama sonra, "ayetin gelişi" sorunu çözmüştü.

3 - Muhammed'in, oğulluğundan boşanan Zeyneb'i alması bu yönde herkese bir kapı açmasına yöneliktir.

Ayette ileri sürülen gerekçe bu.Yani, herkes oğulluğunun boşanan karısıyla rahat evlenebilsin diye Muhammed'in Zeyneb'le evlendirildiğini açıklıyor.' Bu açıklama karşısında da bir soru beliriyor:

- Bu evlilik olmadan da soruna çözüm getirilemez miydi? Örneğin, bir ayetle, herkese böyle bir yola gitmenin "helal" olduğu bildirilirdi; sorun kalmazdı. Neden bu çözüm yolu seçilmedi de, ille de Muhammed'in Zeyneb'le evlendirilmesi gerekli görüldü? Bu sorunun karşılığı yok.

(Admin' in Notu: Turan Dursun'un buraya kadar anlattığı öykünün devamını Arif Tekin' in "Kuran'ın Kökeni" adlı kitabın 166. sayfasından itibaren görelim:

".. Muhammed, Zeyd' i çağırıp bu ayeti (ahzap, 37) anlattıktan sonra ona şu görevi veriyor: "Git Zeynep' e bu olayları anlat ve onu bana iste.. Zeyd, kapıya varınca içeri giremiyor ve yüzünü çevirerek, -kendi anlatımına göre-ter içinde, sanki dünya başına yıkılmış gibi bir ruh hali içinde kendisinin Muhammed'in elçisi olduğunu ve onu istemeye geldiğini söylüyor. Zeynep ise o sırada hamur işi yapmaktadır. Zeyd'i dinledikten sonra olumlu yanıt vermiyor ve "düşünmem lazım" diyerek ibadet odasına çekiliyor. Zeyd, bu olumsuz haberi Muhammed' e bildirince Muhammed artık buna dayanamıyor ve doğruca Zeyneb'in evine giderek ona el koyuyor. Gerekçe, o sırada inen Ahzab Suresi'nin 37. ayetindeki "Ey Habibim, Zeyneb'i biz sana nikahladık" cümlesidir. Artık bu ayete dayanarak ne Zeynep'e mehir ücretini veriyor, ne evlenme için şahit tutuyor ve ne de Zeynep'in akrabasından izin alıyor. Bu sırada Muhammed 58 yaşında Zeynep ise 35 yaşında idi. Üstelik Muhammed'in yanında şu hanımları vardı:

1)Aişe (12 yaşında)
2)Hafsa (23 yaşında)
3)Ümmü Seleme (30 yaşlarında)

Olay burada da bitmiyor. Muhammed'in Zeyneble evlenmesinden kısa bir süre sonra (Hicri 6. yıl) Zeyd, Muhammed tarafından üst üste 6 küçük savaşa-baskına gönderiliyor. Bunlar şunlardır:

1) Beni Süleym 2) İys 3) Taraf 4) Hisma 5) Vadi'l Kura 6) Ümmü Kirfe.

Zeyd, bunların hiç birinde vurulmayarak başarıyla dönüyor. Sonunda Muhammed Zeyd'i tarihte "Mute Savaşı" olarak bilinen savaşta 3000 kişilik Müslüman ordusuyla yaklaşık 100.000 kişilik Rum ordusunun karşısına çıkarıyor. Üstelik Halit Bin Velid gibi daha usta bir komutan var iken. Zeyd bu sefer öldürülüyor.

http://www.turandursun.com/modules.p...showpage&pid=5
#Muhammedin%20Zeynebi%20de%20karıları%20arasına%20 katmasının%20öyküsü:

sargon 11-07-2006 03:15

Re: Ahzap 37
 
Şu dinler tarihinde böyle başka bir kişi var mıdır, uçkur davalarıyla bu kadar tartışılan. İbrahimi dinlerde bir tek Davut var, benim bildiğim. Ama o da RAB tarafından büyük bir cezaya çarptırılıyor. Cezası da enteresan ha. Neyse, geçelim. Doğu dinlerinde de yok böyle birisi. Konfüçyüs, Budha, Taocular... ben hiçbir isim bilmiyorum ki, bu kadar çok uçkur davası tartışılmış olsun.

sodomo-- 11-07-2006 03:40

Re: Ahzap 37
 
Sağolasın Sargon farketmemişim "önbellek" kısmından girdiğim için, *yazının metninide ben siliverdim.

sodomo-- 11-07-2006 04:06

Re: Ahzap 37
 
sevgili sargon, burada ki can alıcı nokta peygamberin uçkur davasından ziyade (ki o zaten ortada) üvey evladın eşi ile evlenmenin bütün müslümanlara HELAL kılınması. Özellikle M.Nuri Yılmaz'ın yazısını okursan şu cümlelerdeki çarpıcılığı görebilirsin.

Asıl bu evliliğin hikmeti, cahiliye döneminde evlatlıkların gerçek evlat gibi tanımlanmaları şeklindeki bir ádetin ortadan kaldırılmasına yönelik olmasıydı.

Yani "cahilliye" dönemi denilen dönem üvet evlat ile öz evlat arasında bir ayırım yapılmadığı bir dönemmiş. Yani oldukça yakın bugünün anlayışına ama Muhammed böyle güzel bir anlayışı bile yıkmış ve yerine üvey-öz evlat ayırımını ortaya koymuş daha da ötesi üvey evladın eşi ile evlenmek serbest. Peki neden bizim müslüman ilim adamları Kuran'a göre haram-helal tanımlamaları yaptıklarında hep bunu es geçerler, hatta böyle bir mevzu dan bahsetmezler bile..Kendi yapacağı ahlak dışı bir davranışı genelleştirerek yani herkese aynı hakkı vererek bunu normal birşeymiş gibi gösterme çabasına acaba arap kurnazlığı desek nasıl olur ?

Bu ayetin altından kalkacak bir müslüman tanımıyorum ve bence tek başına Muhammedin Kuran'ı kendi günlük hesaplarının bir parçası olarak yazdığının kanıtıdır. Eğer aksini düşünürsek bu Allah'a hakaret demek olur..

Bir de dikkat edermisin M.Nuri nin kurnazlığına. Ne diyor ? "Hıristiyan tenkitçilerin en çok bunu istismar ediyorlarmış" yani "bu ayetin üstüne gelmeyin sizi Hiristiyan ilan ederim" diyerek gözdağı veriyor bu ayet ile uğraşanlara, bir bakıma önceden tedbir alıyor olası eleştirilere... Yahu ben iddia ediyorum müslüman din adamları, Kuran'ı hatim indirenler, Kuran meali yazanlar, Kuran ayetlerini tefsir edenler vs.. bunların hiçbirisi Kuran'ı okumamışlar ya da okumuşlar ama hiç bir şey anlamamışlar, yahut hesap başka.....Yoksa insan "Kuran bir ahlak kitabıdır", "Kuran akıl ve mantık kitabıdır" vb... ifadeler kullanır mı hiç ?


Benim onlara tek tavsiye Ahzap 37 dir. Okuyun arkadaşlar okuyun yalnızca bu ayeti okuyun bu yeter de artar bile gözünüzün açılması için...

11-07-2006 14:51

Re: Ahzap 37
 
Sevgili Sodomo,
Evet biz okuyoruz ve anlıyoruz da okuyup da anlamayanlara ne demeli.İnsanlar
bu kadar mı kör olur.Her şey açık ve net bir şekilde ortada.Ben yapılan yorum-
ları ciddiye bile almıyorum.Ahzapdaki zihniyet apaçık ortada.Bak ne diyor:

Ahzap 37. (Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. *

Şu ayetin yorumlanacak neyi var.Tipik bir şark kurnazlığı.Gerekçe olarak
müminlere bir güçlük olmasın zırvalığı.Yani şimdi müminler hep sanki evlatlıklarının karılarıyla evlenmişler gibi kuranın allahı da sanki onu
düzeltiyor.Ben Kuranda İnciler başlığımda hep şu dikkatimi çekmişti.Allahla
peygamber çok güzel paslaşmışlar.Al gülüm ver gülüm.Başı dara girdiği zaman
allah imdadına yetişiyor.Burda da aynısı oluyor.Allahın emri yerine getirilmiştir denilerek son nokta konuluyor.Sen bir peygambersin.Örnek insan
olman gerekir.Ahlaklı bir insan evlatlığının karısıyla evlenemez.Evlenmemeli-
dir de...Ama sen gel de bunu anlatabilirsen anlat.Görüyorsun işte sırf
kitaba ters düşmemek için ne taklalar atıyorlar.Sırf bu ayet için değil
o kitabın genelinde bu yapılıyor.İçlerinden biri dürüstçe ortaya cıkıp bu
peygamberin yaptığı yanlıştır diyemiyor.Ayşe olayı için de diyemiyor.Ayşenin
yaşını yükseltmeye çalışıyorlar.Ben onu bunu bilmem.İnsan ne olursa olsun
önce dürüst olmalıdır.Bu kadarını söylüyorum.Tabi ki anlayana...Sevgiler...

sodomo-- 11-07-2006 18:45

Re: Ahzap 37
 
Sevgili Ezkamo,

Azhap 37 üzerinde durmamın sebebi, bu ayetin bütün herşeyi tek başına açıklıyor oluşu. Düşünsene üvey evladının eşi ile evlenmeyi HELAL kılan bir Kuran'ı habire bize "Allah'ın mucize kitabı" ve de bu kitabı kendi şehvetinin aracı haline getirmiş Muhammedi de "kainatın yüzü suyu hürmetine yaratıldığı" bir peygamber olarak pazarlayıp bunlar yetmiyormuş gibi böyle içi ahlaksızlık dolu bir kitap için ağzından köpükler saçarak CİHAT naraları atabiliyorlar ve aynı tarihde olduğu gibi bugünde binlerce insanı acımasızca katledebiliyorlar ve dahası gizli organizasyonlar kurup devleti ele geçirme planları bile yapıyırlar bu kitap uğruna.
İnsanda önce zerre kadar "akıl" o da yok ise zerre kadar "vicdan" ve dahası zerre kadar "ahlak" olmalı. Bir kitap düşünki sizin kendi öz ruhani tabiatınızda bulunan bütün güzel özellikleri yok etsin ve kendi ruhuna ihanet etmenize neden olsun. Halbuki "akıl", vicdan", "ahlak", "sevgi" bunların hepsi sizin öz ruhani doğanız değil miydi ? Ve size bunlar bir "cevher" olarak verilmemişmiydi ? Yazıklar olsun kendi öz ruhani doğasına bir kitap uğruna ihanet edenlere...

aldostu 11-07-2006 20:24

Re: Ahzap 37
 
Şu ayetin yorumlanacak neyi var.
Tipik bir şark kurnazlığı.
Gerekçe olarak müminlere bir güçlük olmasın zırvalığı.

Yani şimdi müminler hep sanki evlatlıklarının karılarıyla
evlenmişler gibi kuranın Allahı da sanki onu düzeltiyor.

Ben Kuranda İnciler başlığımda hep şu dikkatimi çekmişti.
Allahla peygamber çok güzel paslaşmışlar.

Al gülüm ver gülüm.
Başı dara girdiği zaman Allah imdadına yetişiyor.

Burda da aynısı oluyor.
Allahın emri yerine getirilmiştir denilerek son nokta konuluyor.

Sen bir peygambersin.
Örnek insan olman gerekir.

Ahlaklı bir insan evlatlığının karısıyla evlenemez.
Evlenmemelidir de...

Ama sen gel de bunu anlatabilirsen anlat.
Görüyorsun işte sırf kitaba ters düşmemek için ne taklalar atıyorlar.

Sırf bu ayet için değil
o kitabın genelinde bu yapılıyor.

İçlerinden biri dürüstçe ortaya cıkıp bu
peygamberin yaptığı yanlıştır diyemiyor.

Ayşe olayı için de diyemiyor.
Ayşenin yaşını yükseltmeye çalışıyorlar.

Ben onu bunu bilmem.
İnsan ne olursa olsun
önce dürüst olmalıdır.
Bu kadarını söylüyorum.Tabi ki anlayana...Sevgiler...



Ezkamo Hocam,

sevgilerimi yolluyorum.
Yaratacı,uçkur ayarlayıcı değil.

Lütfen, yanlış anlatışlar,yanlış tarifler,
ötede duran koskocaman dağı kaybetmesin.

Mezarlıklara gittiğinde çok görürüsün.
Eline bir Yasin kitabı olan hoca kesilir.

Köy veya küçük kent camilerimizde de,
kel kör bir kaç sureyi arapça okuyabilen,
din alimi kesilir,ahkam keser.

Kitabı yazan ahkam kesmiş,
tezgahını denk getirmiş,çok görme yani.. :lol:

Bakk..fazla ileri gitem Hacım Eslemtu'yu sararım başına haa... 8O

(Espri anlayışına sığındım..)

Aldostu.

11-07-2006 20:57

Re: Ahzap 37
 
Ezkamo arkadaş.
* * * * * * * * * * * * *''Sen bir peygambersin.Örnek insan
olman gerekir.Ahlaklı bir insan evlatlığının karısıyla evlenemez.Evlenmemeli-
dir de'' demişsin

* * Kendi kültürel ve ahlaki yaklaşımlarımız açısından baktığımızda ahlaksızlık olarak değerlendirebiliriz.Ancak kendi kültürel yaşamları içerisinde ne evlatlığının karısıyla evlenmesi,ne de küçük yaşta biriyle evlenmesi bu gün bizlerin gösterdiği kadar tepkilere neden olmamışsa.Bu o toplumun bizlerin ahlak anlayışından farklı anlayışları olduğunu yani dönemi için o kadar da aykırı görülmediği sonucunu doğurur.
* Günümüz Türkiye'sinde bile bizlere aykırı gelebilen ama uygulayanlar için herhangi bir aykırılık bulunmayan,Ölen abi'nin karısıyla evlenmek gibi uygulamalar mevcut . kaldıki Ebu mes'ud ukba b. Amrü'l-ensari el -bedri(R.A) den naklen şöyle dediği bilinir ''Utanmadıktan sonra dilediğini yap''
Bizim ahlak anlayışımıza göre utanılacak bir şeydir ama,farklı bir coğrafya'da farklı bir kültür içinde, utanılacak birşey yada ahlaksızlık gibi değerlendirilmemiş olabilir.
* Örnek insan olma olayı ise BANA RUHBANİYET EMROLUNMADI diyen hadisi ile vurgulanmıştır.

* * * * * *saygılar

soro 11-07-2006 22:01

ahzap 37 boyle de degerlendirilebilir.
 
bir arkadasimiz ahzap 37 ayetini td dan nakletmis.ve kendi fikirlerini de yazmis.gerek td ve gerek ise diger arkadaslarin yorumlari kendi dinsiz inanclarina gore degerlendirmelerinin ve dusmanlari olarak *kabul ettikleri islamiyete dair besledikleri hincin bir yansimasidir.cunku,td nun yazilari kendi uydurmalari ve zoraki cikarimlaridir.birsey hakkinda td birsey dediyse bu dogrudur demek degildir.eskiden olmus bir olay hakkinda gunumuz insani olan td ancak kafasindan dusunsel faraziyeler uretebilir yoksa o zamanda yasamis ve olayi gormus degildir.olayi yasayanlarla da konusmamistir.sadece o zamanin munafiklarincaq soylenen ve gunumuz hiristiyan ve diger misyonerlerince de seslendirilen bir yalani dile getirmekten baska birsey yok ortada.
simdi olay gercekten bizim iddia ettigimiz gibi ise ve bunun dile getirilmesi de ancak bu ayetteki sekle gore olduysa bunu nasil *size ispatlayabiliriz.ispatlayamayiz.cunki siz zaten hicbir seyi kabul etmiyorsunuz.e bunun da bilimsel ispati olmaz.sadece taraflarin beyanlari ve bu olaydan sonraki yasayislarinin gosterdikleri *bizi ispat eder.
olayin asli;zeyd peygamberin uvey evladi degil,sadece aldostunun da nevrale evladim demesi gibi bir buyugun kucuge evladim demesinden gelen bir durum,aralarinda kan bagi olusmaz,ve bu evladim demek gunumuzde bile gercek evlad yerine gecmez,ne kadar samimi ve yakin olunursa olunsun.ben yetistirme yurdundan bir cocuk alip da bunu kendi evladi ile tamamen *bir tutacak birini bilmiyorum.simdi evladlik alip ya organini caliyorlar,ya fuhus tuccarlarina satiyorlar,yada dilenci ve kapkacci yapiyorlar.bir kisim gercekten cocugu olmayip,butun sevgisini bu cocuklara veren aileler sozumun disindadir.
zeyd esini bosamis,kendi istegi ile,bunun aksini soyleyen kimse yok taraflar arasinda,sonrada zeyneple peygamberimizin nikahi kiyilmis, simdi burada ne var.evladlik bosamis bosa cikmis,evlenmelerinde bir mani yok,baskasida nikahlayabilirdi zeynebi,dul kalacak degildi devamli heralde.
ayrica bu olayda bana gore,zeydin hakiki evlad gibi algilanip,peygamberden torpilli havasinin olmamasida netice olarak cikiyor.zira zeyd ve zeydin nesli peygamber nesli gibi algilanip,bir kudsiyet vermek isteyenler de olabilirdi.ama bu hareketle bence bunlarin da onu alinmis oldu.

sizin iddianiz ise tamamen haricten gazel okumak nevinden beyin firtinasi,ve think=tank urunu olmaktan ote gecemez.

M.onur 11-07-2006 22:03

Re: Ahzap 37
 
Alıntı:

sabo";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 38489)
Ancak kendi kültürel yaşamları içerisinde ne evlatlığının karısıyla evlenmesi,ne de küçük yaşta biriyle evlenmesi bu gün bizlerin gösterdiği kadar tepkilere neden olmamışsa.Bu o toplumun bizlerin ahlak anlayışından farklı anlayışları olduğunu yani dönemi için o kadar da aykırı görülmediği sonucunu doğurur.

Arkadaşım bir Müslüman olarak İslamiyeti ve peygamberini savunmak için bu siteye üye olmuşsun, ancak bırak Kuranı okuyup anlamayı daha bu başlıkta yazılanları bile okuyup anlamamışsın. Konuyu açan arkadaş yukarıda bir sürü hadis ve ayet vermiş. Şayet bunları okusaydın Muhammedin utanıp, çekindiğini görürdün.

Ahzap 37. Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun.Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun.Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

Hatta Muhammedle Zeyneb nikahlandıktan sonra, Müslümanların içinden bu izdivaçı eleştirme cüretini ve cesaretini gösterenler çıkıyor. Etrafta dolanan bu dedikodulara içerleyen Allah onlara cevaben bu ayeti gönderiyor.

Ahzab 40 Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Alıntı:

sabo";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 38489)
Günümüz Türkiye'sinde bile bizlere aykırı gelebilen ama uygulayanlar için herhangi bir aykırılık bulunmayan,Ölen abi'nin karısıyla evlenmek gibi uygulamalar mevcut . kaldıki Ebu mes'ud ukba b. Amrü'l-ensari el -bedri(R.A) den naklen şöyle dediği bilinir ''Utanmadıktan sonra dilediğini yap''
Bizim ahlak anlayışımıza göre utanılacak bir şeydir ama,farklı bir coğrafya'da farklı bir kültür içinde, utanılacak birşey yada ahlaksızlık gibi değerlendirilmemiş olabilir.
* Örnek insan olma olayı ise BANA RUHBANİYET EMROLUNMADI diyen hadisi ile vurgulanmıştır.

* * * * * *saygılar

Günümüz Türkiyesinde, özelliklede doğuda kızlar küçük yaşta evlendiriliyor. Kanunen yasak olsa dahi insanlar Muhammedin sünnetini örnek alarak bu durumda bir sakınca görmüyorlar.

Küçük yaşta kızlarla evlenme Araplarda o devirde de çokça rastlanan bir durum olduğu için Muhammede bu sebepten herhangi bir tepki gelmemiş. Anlayacağın bu arap geleneği Muhammedin sünnetiyle beraber İslam fıkıhına konu olmuştur.

Müslümanlar bu konuda vicdan muhasebesi yapmalılar ve 9 yaşında bir kızla *cinsel ilişkiye girme gerçeğini kabul etmeliler. Sen kabul etmişsin darısı diğer Müslümanların başına.

sodomo-- 11-07-2006 22:18

Re: Ahzap 37
 
Kendi kültürel ve ahlaki yaklaşımlarımız açısından baktığımızda ahlaksızlık olarak değerlendirebiliriz

Kardeşim bak bunlar yuvarlak laflar, böyle bir şey yok...Üvey evladın eşi ile evlenme "cahilliye" döneminde bile gayrimeşru bir durumdur. Bak ne demiş Diyanet Başkanı M.Nuri Yılmaz : *

"Asıl bu evliliğin hikmeti, cahiliye döneminde evlatlıkların gerçek evlat gibi tanımlanmaları şeklindeki bir ádetin ortadan kaldırılmasına yönelik olmasıydı."

Yani bu memlektin Diyanet başkanı bile üvey-öz evlat ayırımından yana ve böyle bir ayırım yapmayan (yani bu konuda aslında oldukça insancıl bir anlayışa sahip olan) cahilliye dönemini eleştirmiş ve bu ayırımı yaptığı için Kuran'ı takdir etmiştir. Bir de nedir bu şark kurnazlığı anlamış değilim, hani Kuran bütün çağlara hitap ederdi ? Yani üvey evladın eşi ile evlenme bugünün müslüman erkekleri için bile HELAL kılınmıştır kaldı ki burada amaç bir adeti değiştirmek değildir Muhammed kendi şehvetini kabartan Zeyneb'i almak için ayet indirtmiştir o kadar basittir hadise. Yani Muhammed madem üvey evladın eşi ile evlenmeyi bütün müslümanlara HELAL kılacaktı o halde bunu Zeynep'e bağlamadan yapsaydı..Neden Zeynebi alışı ile üvey evladının eşi ile evlenmenin helal kılınması birbirine bağlanmıştır peki ? Neymiş neymiş olay sadece bir kültürel, geleneksel farklılıkmış...

Hadi oradan siz onu gidin çoluk çocuğa anlatın....En basit akıl yürütme ve mantıksal çıkarım yapamayan üstelik "ahlaki" önkabülleri olmayan insanlara laf anlatmak gerçekten zordur ama bende burada ayetleri çekiştirip buruşturup, durumu kurtarmak için oraya buraya yamamaya çalışanlarla uğraşmayacağım kesindir. Kendi aklına ve değerlerine ihanet edenlerle pek işim olmaz...

12-07-2006 00:14

Re: Ahzap 37
 
m.onur
* * * * * * Arkadaşım bravo .
* ''ancak bırak Kuranı okuyup anlamayı daha bu başlıkta yazılanları bile okuyup anlamamışsın. Konuyu açan arkadaş yukarıda bir sürü hadis ve ayet vermiş.'' demişsin
* *Ahzab 37 dışındaki bir sürü ayet ve hadisi göremedim.herhalde okuduklarımı anlıyamayan biri olmam dolayısıyladır.
* Ahzab 40.ayetin geliş sebebinide böylelikle öğrendim,gerçi alakasını anlıyamadım ama.

* * sodomo arkadaş.
*

* * * * * * Hadi oradan siz onu gidin çoluk çocuğa anlatın....En basit akıl yürütme ve mantıksal çıkarım yapamayan üstelik "ahlaki" önkabülleri olmayan insanlara laf anlatmak gerçekten zordur ama bende burada ayetleri çekiştirip buruşturup, durumu kurtarmak için oraya buraya yamamaya çalışanlarla uğraşmayacağım kesindir. Kendi aklına ve değerlerine ihanet edenlerle pek işim olmaz...

* *Ahlaki ön kabulleri olmayan insanlar demişsin,kendi aklına ve değerlerine ihanet edenlerle pek işim olmaz demişsin. Oysa ben yalnızca
''Bizim ahlak anlayışımıza göre utanılacak bir şeydir ama,farklı bir coğrafya'da farklı bir kültür içinde, utanılacak birşey yada ahlaksızlık gibi değerlendirilmemiş olabilir.'' demiştim ve sen *hemen infaz etmişsin.

12-07-2006 00:20

Re: Ahzap 37
 
(Sabo)
Kendi kültürel ve ahlaki yaklaşımlarımız açısından baktığımızda ahlaksızlık olarak değerlendirebiliriz.Ancak kendi kültürel yaşamları içerisinde ne evlatlığının karısıyla evlenmesi,ne de küçük yaşta biriyle evlenmesi bu gün bizlerin gösterdiği kadar tepkilere neden olmamışsa.Bu o toplumun bizlerin ahlak anlayışından farklı anlayışları olduğunu yani dönemi için o kadar da aykırı görülmediği sonucunu doğurur.

Sevgili Sabo,
Bu açık yürekli yaklaşımınız için sizi kutluyorum.Gerçekten dürüst olmakta yarar var.Senin dediğini biri çıkıp da diyemiyor.Başlıyorlar takiyyeciliğe.
Gayet mantıklı bir tespit.O dönemin şartlarında normal karşılanmış.İşte bu
noktadan hareketle karşı çıktığımız husus peygamberin örnek insan olması gerekirken bu yanlışları yapmasıdır.Bu da kabul.Bir de kuran tüm çağlara
hitap eden dört dörtlük allahın emirleridir diyerek insanlığa dayatmalarıdır.
Bari bunu yapmayın.Bırakın inanç olayı gönüllerde kalsın.Ortaçağda yazılmış
bir kitabı bilgi çağında yaşayan bir topluma dayatmaya kimsenin hakkı yoktur.
Laik demokratik cumhuriyeti hedef alıp din devlet kurmaya hele hele hiç
kimsenin hakkı yoktur.Bizim mücadelemiz buna karşıdır.İslam tebliğ dinidir ilkelliğiyle Atatürk Türkiyesini araplaştırmaya da hakları yoktur.Demokrasi
gibi çağdaş bir rejim dururken şeriatı getirmek bu ülkeye ihanettir.Bu ülkenin
geleceğine ve gelecek kuşaklara ihanettir.Kendimiz için bir şey istemiyoruz.
Ülkemin ve gelecek kuşakların mutluluğu ve refahı için burda çırpınıyoruz.
Aydın bir insan olmanın sorumluluğu içerisinde karanlıklara mum tutarak
insanları aydınlatmaya ve yol göstermeye çalışıyoruz.Yaptığım sadece budur.
Benim inançlarla bir işim olamaz.Saygı duyarım.Yeter ki bu inanç insanlara
zorla dayatılmasın.Asırlardır bu saçmalık uğruna insanlık yeteri kadar katliama
uğradı.Bundan bari bir ders çıkarılsın.Her kes oturduğu yerde otursun.Bırakın
isteyen istediği gibi yaşasın.Bunu bize sağlayacak olan da demokrasi değil-
midir sabo kardeşim...Sevgilerimle...

12-07-2006 00:27

Re: Ahzap 37
 
Alıntı:

ezkamo";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 38503)
(Sabo)
Kendi kültürel ve ahlaki yaklaşımlarımız açısından baktığımızda ahlaksızlık olarak değerlendirebiliriz.Ancak kendi kültürel yaşamları içerisinde ne evlatlığının karısıyla evlenmesi,ne de küçük yaşta biriyle evlenmesi bu gün bizlerin gösterdiği kadar tepkilere neden olmamışsa.Bu o toplumun bizlerin ahlak anlayışından farklı anlayışları olduğunu yani dönemi için o kadar da aykırı görülmediği sonucunu doğurur.

Sevgili Sabo,
Bu açık yürekli yaklaşımınız için sizi kutluyorum.Gerçekten dürüst olmakta yarar var.Senin dediğini biri çıkıp da diyemiyor.Başlıyorlar takiyyeciliğe.
Gayet mantıklı bir tespit.O dönemin şartlarında normal karşılanmış.İşte bu
noktadan hareketle karşı çıktığımız husus peygamberin örnek insan olması gerekirken bu yanlışları yapmasıdır.Bu da kabul.Bir de kuran tüm çağlara
hitap eden dört dörtlük allahın emirleridir diyerek insanlığa dayatmalarıdır.
Bari bunu yapmayın.Bırakın inanç olayı gönüllerde kalsın.Ortaçağda yazılmış
bir kitabı bilgi çağında yaşayan bir topluma dayatmaya kimsenin hakkı yoktur.
Laik demokratik cumhuriyeti hedef alıp din devlet kurmaya hele hele hiç
kimsenin hakkı yoktur.Bizim mücadelemiz buna karşıdır.İslam tebliğ dinidir ilkelliğiyle Atatürk Türkiyesini araplaştırmaya da hakları yoktur.Demokrasi
gibi çağdaş bir rejim dururken şeriatı getirmek bu ülkeye ihanettir.Bu ülkenin
geleceğine ve gelecek kuşaklara ihanettir.Kendimiz için bir şey istemiyoruz.
Ülkemin ve gelecek kuşakların mutluluğu ve refahı için burda çırpınıyoruz.
Aydın bir insan olmanın sorumluluğu içerisinde karanlıklara mum tutarak
insanları aydınlatmaya ve yol göstermeye çalışıyoruz.Yaptığım sadece budur.
Benim inançlarla bir işim olamaz.Saygı duyarım.Yeter ki bu inanç insanlara
zorla dayatılmasın.Asırlardır bu saçmalık uğruna insanlık yeteri kadar katliama
uğradı.Bundan bari bir ders çıkarılsın.Her kes oturduğu yerde otursun.Bırakın
isteyen istediği gibi yaşasın.Bunu bize sağlayacak olan da demokrasi değil-
midir sabo kardeşim...Sevgilerimle...

* ezkamo arkadaş
*Müslüman olmam söylediklerinin altına imza atmama engel değil.Tümüne yürekten katılıyorum.
* *saygılar.

12-07-2006 01:13

Re: Ahzap 37
 
(Sabo)
ezkamo arkadaş
Müslüman olmam söylediklerinin altına imza atmama engel değil.Tümüne yürekten katılıyorum.


Sevgili Sabo,
Senin gibi düşünen müslümanlara saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum. Bu sitede bir yönetici olarak tek amacım ne düşüncede olursak olalım hepimizin birer insan olduğudur. Bu sitede farklı düşüncedeki insanların saygı ve sevgi içerisinde kardeşçe barınabildiklerini tüm Türkiye' e haykırmak. Benim bu düşünceme katkın için sana teşekkür ediyorum. Sevgilerimle...

M.onur 12-07-2006 01:41

Re: Ahzap 37
 
Alıntı:

sabo";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 38501)
* Ahzab 40.ayetin geliş sebebinide böylelikle öğrendim,gerçi alakasını anlıyamadım ama.

Arkadaşım alakasını anlattığım halde anlamadığına eminim. Sen Muhammedin evlatlığının karısıyla yaptığı evliliğe o dönemdeki arap toplumundan tepki gelmediğini ve kurallara aykırı bir davranış olmadığını yazmışsın.

Bende toplumun gösterdiği tepkilere ve yaptıkları dedikodulara cevap olarak inen ayeti gösterdim. Yani anlıyacağın o dönemde toplumdan Muhammede tepkiler gelmiştir, zaten Muhammedde bu tepkilerin olucağını bildiğinden dolayı bayağı çekinmiştir.

Olay kısaca şöyle gerçekleşir; Muhammed Zeynepten hoşlanır, Zeydde karısını hemen boşayabileceğini söyleyip Muhammede teklif eder, derken akabinde Ahzab 5 iner. İnen ayetle beraber Muhammedoğlu Zeyd Hariseoğlu Zeyd olur. Ahzab 37 ayeti daha ortada yokken Muhammed Zeydi gönderip Zeynebi istetir. Zeyneb cevabını sonra vereceğini, önce Allahla istişare yapacağını söyler. Daha Zeynepten haber yokken Muhammed ayet geldi diyerek izin almadan Zeynebin evine girer, çünkü nikahlarını Allah kıymıştır.

İşte Muhammedin çekindiğini anlatan Ahzab 37 böyle iner. Ahzab 40 ise dedikodular ve tepkilerden sonra iner.

sodomo-- 12-07-2006 02:46

Re: Ahzap 37
 
M. Onur doğru söylüyorsun.

Celal Yıldırım'ın Kuran tefsir ve mealinden bu Ahzap 40. ayet ile ilgili :

Ahzap 40. Muhammed, sizin adamlarınızdan hiç birinin babası değildir; fakat o Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah herşeyi layıkıyla bilendir.

---- Hz. Peygamber (A.S) Efendimiz, evladlığı Zeyd'in boşadığı Zeyneble evlenince, münafıklar bunu fırsat bilerek İslam'ın aleyhinde kullandılar. "Muhammed oğlu'nun karısıyla evlendi" diyerek dedikodu yapmaya başladılar. Bunun üzerine yukarıdaki ayet indi. "Muhammed sizlerden kimsenin babası değildir". Zeyd onun öz evladı değildir, besleyip büyüttüğü kardeşi ve yakın dostudur, mealinde açıklamalar yapıldı ve böylece dedikodu kapanmış oldu. (Celal Yıldırım 1982)----

Görüldüğü gibi Muhammed'in çevresinde "münafık" olarak adlandırılan insanlar (ki zannedersem bu dedikodular yalnızca "münafıklar" tarafından değil Muhammedin yakın çevresinde de üretiliyordu) böyle bir evliliği tasvip etmedikleri gibi (ki cahilliye döneminde bu geleneklere aykırı) bunu Muhammedin peygamber olmadığının bir kanıtı olarak kullanmışlardır. Bence de çok doğru yapmışlardır ama ne fayda biz bugün hala "din" adı altında böyle Muhammedin "uçkur" davalarını anlatır dururuz yani bir nevi dedikodudan ibarettir bizim buralarda din. Ama sen getirip "Kuran'ı yeryüzüne hakim kılacağım", "Allah Nurunu tamamlayacaktır" gibi bir anlayışla şeriat rejimini bu ülkeye dayatmaya kalkarsan ve de bunun için gizli organizasyonlar kurar devleti ele geçirme planları yaparsan hiç endişen olmasın ki bazı insanlarda TD gibi çıkar senin temel dayanaklarına vurur kazmayı küreği. Yok öyle kardeşim bu millete Ahzap 37'yi, Maide 33'ü ve bilumum insanlık dışı, akıl dışı, vicdan dışı, ahlak dışı ayetleri dayatamazsın ve bu topraklarda öyle şeriat organizaysonları da kuramazsın.
Bunu yaptığın ölçüde saygı sevgi bekleme, çünkü hem haksızsın, hem yanlış yoldasın, hem vicdansızsın, hem ahlaksızsın ve de bütün bunların üstüne GÜÇLÜ olmak istiyorsun. Kusura bakma kardeş başka kapıya....

Not : Bu sözlerim şeriat düzeni yani Kuran'ı Anayasa yapmak isteyenler içindir.

sodomo-- 12-07-2006 04:04

Re: Ahzap 37
 
bir arkadasimiz ahzap 37 ayetini td dan nakletmis.ve kendi fikirlerini de yazmis.gerek td ve gerek ise diger arkadaslarin yorumlari kendi dinsiz inanclarina gore degerlendirmelerinin ve dusmanlari olarak kabul ettikleri islamiyete dair besledikleri hincin bir yansimasidir.cunku,td nun yazilari kendi uydurmalari ve zoraki cikarimlaridir.birsey hakkinda td birsey dediyse bu dogrudur demek degildir.eskiden olmus bir olay hakkinda gunumuz insani olan td ancak kafasindan dusunsel faraziyeler uretebilir yoksa o zamanda yasamis ve olayi gormus degildir.olayi yasayanlarla da konusmamistir.sadece o zamanin munafiklarincaq soylenen ve gunumuz hiristiyan ve diger misyonerlerince de seslendirilen bir yalani dile getirmekten baska birsey yok ortada.
simdi olay gercekten bizim iddia ettigimiz gibi ise ve bunun dile getirilmesi de ancak bu ayetteki sekle gore olduysa bunu nasil size ispatlayabiliriz.ispatlayamayiz.cunki siz zaten hicbir seyi kabul etmiyorsunuz.e bunun da bilimsel ispati olmaz.sadece taraflarin beyanlari ve bu olaydan sonraki yasayislarinin gosterdikleri bizi ispat eder.
olayin asli;zeyd peygamberin uvey evladi degil,sadece aldostunun da nevrale evladim demesi gibi bir buyugun kucuge evladim demesinden gelen bir durum,aralarinda kan bagi olusmaz,ve bu evladim demek gunumuzde bile gercek evlad yerine gecmez,ne kadar samimi ve yakin olunursa olunsun.ben yetistirme yurdundan bir cocuk alip da bunu kendi evladi ile tamamen *bir tutacak birini bilmiyorum.simdi evladlik alip ya organini caliyorlar,ya fuhus tuccarlarina satiyorlar,yada dilenci ve kapkacci yapiyorlar.bir kisim gercekten cocugu olmayip,butun sevgisini bu cocuklara veren aileler sozumun disindadir.
zeyd esini bosamis,kendi istegi ile,bunun aksini soyleyen kimse yok taraflar arasinda,sonrada zeyneple peygamberimizin nikahi kiyilmis, simdi burada ne var.evladlik bosamis bosa cikmis,evlenmelerinde bir mani yok,baskasida nikahlayabilirdi zeynebi,dul kalacak degildi devamli heralde.
ayrica bu olayda bana gore,zeydin hakiki evlad gibi algilanip,peygamberden torpilli havasinin olmamasida netice olarak cikiyor.zira zeyd ve zeydin nesli peygamber nesli gibi algilanip,bir kudsiyet vermek isteyenler de olabilirdi.ama bu hareketle bence bunlarin da onu alinmis oldu.

sizin iddianiz ise tamamen haricten gazel okumak nevinden beyin firtinasi,ve think=tank urunu olmaktan ote gecemez


sorogren sen burada tamamıyla yalpaladın hemde fena yalpaladın. Bir bak bakalım senin gibi düşünen bir tefsirci var mı ? Mesela Elmalılı Hamdi tefsirine ne dersin :

Ahzap 37- Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. S o nra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir.

---........................Demek ki Peygamber insanlara karşı söylemekten bile kaçındığı bir fiilin açıktan açığa yapılmasına emir almış bulunuyordu. Şüphe yok ki bu onun iman ve kesin inancını ortaya çıkaran büyük bir imtihandır. Fakat bu ne için böyle oluyordu? Ne idi? Bu evlendirmede ümmet için önemli bir hüküm hikmeti vardı. Şöyle ki Oğulluklarının, hanımlarında ilişkilerini kestikleri zaman, müminler üzerine bir darlık olmaması hikmeti için. Zira sûrenin başında geçtiği üzere, siz oğulluk edinmekle yüce Allah onları gerçekten sizin oğullarınız edivermemiştir. Şu halde, Nisa Sûresi'nde "Öz oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz haram edildi." (Nisa, 4/23) buyruğuna uygun olarak, öz oğulların hanımları ile nikâhlanmak haram edilmiştir, diye oğullukların hanımlarını da gerçekten onlar gibi saymak gerekmez. Bir kimsenin oğul edindiği evlatlığının hanımını boşayıp iddeti çıktığı zaman, o adamın onunla evlenmesi şer'an caizdir, bunda hiçbir sakınca yoktur. İşte cahiliyet devrinde kökleşmiş olan bu adetin bu darlığın İslam'da kaldırılması için, ilâhî hikmet Peygamber'in bizzat kendisinde tatbikini gerektirmiş ve bu hikmet için o evlenme emredilmiştir. Allah'ın buyruğu yerine getirilmiştir. Onun için bu emi r de yerine getirilmiş, Peygamber evlenmiş, Zeynep de Peygamber'in hanımı olmuştur. Bu şekilde bu evlenmenin meşru olduğu tatbikatla gösterilmiştir------

Şimdi eğri oturup doğru konuş sorogren. Bak vallahi yoruyorsun beni de herkeside. Burada evlatlık dan, oğullukdan bahsediyor öyle "hey evlat !" ifadelerinin geçtiği Amerikan kovboy filimlerindeki gibi değil durum. Evlatlık demek bir sebepten öksüz kalmış veya anasından babasından ayrı düşmüş bir çocuğun (ki Zeyd, Benî Kayn b. Cisir süvarileri'nin annesi Su'da'nın elinden zorla alınılarak kaçırlılmasından sonra ayrı düşmüştür ailesinden ) bütün iaşe ve bakım masraflarını üstlenerek ve dahası onu öz evladından ayrı tutmayarak tamamıyla şefkat ve sevgi üstüne kurulu yetiştirme amaçlı bir tasarruftur. Yani aradaki tek fark senin ile bu çocuğun arasında bir "kan bağı" nın olmaması ama bunun dışında her türlü duygusal, manevi bağın aynı öz evladınla aranda olduğu gibi olmasıdır. Aksi taktirde neden evlat edinir ki bir insan? Üstelik burada dikkatini çekerim ki bu ayet bugünü de içini alacak şekilde bütün müslümanlara üvey evladının eşi ile evlenmeye cevaz vermiştir. Yani meselenin ilk kısmı Muhemmedin Zeyneb'i alışı ise diğer kısmı ise böyle bir uygulamanın bütün müslümanlar için caiz oluşudur. Bir de bırak bu eski hıristiyan-misyoner vb. suçlamaları geç bunları bi kalem bırak bu klasik lakırdıları sana burada ayet gösteriyoruz OKU diyoruz senin şu ifadelerine bak.

Not : Birde Nisa 23 var ki üvey kızı ile evlenmeye bile (eğer anneleri ile gerdeğe girilmemişse) izin veriyor ki tam bir felaket.

Nisa 23- Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) v e çok merhamet edicidir. (Elmalılı Hamdi)

Vallahi ben artık ne diyeceğimi bilmiyorum..Bütün bunları görüpte hala Kuran Allah'ın kitabıdır diyen var ise ne hali varsa görsün ama bilsin ki Kuran hiç birzaman yeryüzüne hakim olamayacak.

soro 12-07-2006 05:44

Re: ahzap 37 boyle de degerlendirilebilir.
 
dedigimiz gibi,esirgeme yurdundan alinan evladlik baska sey,uvey evlad baska sey.karistirmamali.
toplum zeydi peygamberimizin gercek evladiymiscasina kabullenmeye meyilli iken bu meyil ortadan kaldirilmistir.yukarida yazdik.



kisi henuz evlilikten dolayi cinsel iliskide bulunmadigi zevcesi olurse veya bosanirlarsa bu kadinin kizini nikahina alabilir.bu gunumuzde de olan birsey.lakin seriattaki sart gerdek olayinin olmamis olmasi ve olum veya bosanmanin olmasidir.yani daha once baskasi ile evlenip bosanan dul *bir hanim ile evvelki kocasindan olma *kizini ayni anda nikahina alamaz.kendisine tamamen uzak olan bu kisilerden kadini alir da evlilik zifaf ile beraber *tam vuku bulursa kadinin kizi kendisinin de uvey kizi olur ve artik nikahi haram olur.bundan once zaten nikah akdi ile zifafa girme arasi birkac saat olacagindan (umumiyetle,ve kanunlar da umumiyete gore konur.istisnalar gozardi edilir) eger bu birkac saat icinde hanim olurse veya hemen bosanirlarsa,adam ve bu olen kadinin kizi isterlerse daha sonraki hayatlarinda karar verip evlenebilirler.
bu durumda bu kiz bu adamin uvey kizi olamamistir henuz.zaten uvey kiz sinifina girdigi an,nikah ebediyen haram olur.
gunumuzde sinirsiz ozgurlukten yana olanlarin hukuki duzenleme altinda iki yetiskin insanin nikahli beraberliklerine niye karsi ciktiklarini anlamak zor gercekten.herkes razi ise kime ne.
gunumuzdeki icler acisi durumu ise hic yazmayim.

sodomo-- 12-07-2006 17:35

Re: Ahzap 37
 
dedigimiz gibi,esirgeme yurdundan alinan evladlik baska sey,uvey evlad baska sey.karistirmamali.
toplum zeydi peygamberimizin gercek evladiymiscasina kabullenmeye meyilli iken bu meyil ortadan kaldirilmistir.yukarida yazdik.

kisi henuz evlilikten dolayi cinsel iliskide bulunmadigi zevcesi olurse veya bosanirlarsa bu kadinin kizini nikahina alabilir.bu gunumuzde de olan birsey.lakin seriattaki sart gerdek olayinin olmamis olmasi ve olum veya bosanmanin olmasidir.yani daha once baskasi ile evlenip bosanan dul *bir hanim ile evvelki kocasindan olma *kizini ayni anda nikahina alamaz.kendisine tamamen uzak olan bu kisilerden kadini alir da evlilik zifaf ile beraber *tam vuku bulursa kadinin kizi kendisinin de uvey kizi olur ve artik nikahi haram olur.bundan once zaten nikah akdi ile zifafa girme arasi birkac saat olacagindan (umumiyetle,ve kanunlar da umumiyete gore konur.istisnalar gozardi edilir) eger bu birkac saat icinde hanim olurse veya hemen bosanirlarsa,adam ve bu olen kadinin kizi isterlerse daha sonraki hayatlarinda karar verip evlenebilirler.
bu durumda bu kiz bu adamin uvey kizi olamamistir henuz.zaten uvey kiz sinifina girdigi an,nikah ebediyen haram olur.
gunumuzde sinirsiz ozgurlukten yana olanlarin hukuki duzenleme altinda iki yetiskin insanin nikahli beraberliklerine niye karsi ciktiklarini anlamak zor gercekten.herkes razi ise kime ne.
gunumuzdeki icler acisi durumu ise hic yazmayim.


sorogren Muhammed döneminde çocuk esirgeme kurumumu vardı ? Üstelik ikisinin başka bir şey olduğunu nasıl iddia edebilirsin sonuçta "evlat edinme" veya "üvey evlatlık" sadece ve sadece baba ile oğul arasında kan bağının olmadığının bir göstergesidir daha fazla bir şey değil. Madem öz evladı ile üvey evladın arasında ayırım yapacaksın o halde neden evlat ediniyorsun ? Kendinde ifade etmişsin toplum Zeyd'i Muhammedin öz evladı gibi kabul etmiştir ama Muhammed bunu sırf Zeynebi elde etmek için hiçe saymıştır ve herzaman olduğu gibi "Allah böyle istiyor" bahanesinin arkasına sığınmıştır. " Sonuçta bir F.G kadar olamamış baksana onda da 20 erkek gücü varmış ama adam "bana Mehdi desinler" diye evlenemiyor garibim..

"kisi henuz evlilikten dolayi cinsel iliskide bulunmadigi zevcesi olurse veya bosanirlarsa bu kadinin kizini nikahina alabilir."

Bu bahsettiğin Nisa 23 de var ki bu bambaşka bir felaket. Ama sen tabii bunu kabul etmezsin çünkü Kuran'ı kendi ahlaki değerlerine göre yorumlamak yerine kendi ahlaki değerlerini Kurana uygun hale getirmeye çalışıyorsun *ve bu da kendi değerlerine nasıl ihanet ettiğini gösterir. Sonuçta kendine ihanet etmeden Kurana inanamaz hiç kimse...

Düşünsene kızı olan bir kadın ile evleniyorsun ama onunla gerdeğe girmiyorsun kızı ile gerdeğe giriyorsun . Yahu tam bir komedi...Üstelik Nisa 23 de tam anlamı ile felaket diyebileceğimiz başka örneklerde var,

mesela evlenmenin haram olduğu "Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz......." sıralanmış. Yahu kardeşim böyle ifadeler olur *mu hiç yani dünyanın neresinde anne ile, *kızkardeş ile, kızı ile evlenme var da bu ayette bunlarda konu edinmiş...İnsanların aklının ucundan bile geçirmeyeceği şeyler Kuranda Allahın hükmü olarak geçiyor ben daha ne diyeyim ? Biraz akıllı olun akıllı........

M.onur 12-07-2006 18:06

Re: Ahzap 37
 
Muhammedin ahlaki açıdan nasıl bir çöküntü içine düştüğünü gösteren bu ayet başlı başına dinden şüphe etmek ve hatta çıkmak için yeterlidir.

Ahzab 37 henüz inmemişken, Muhammed Zeynebi istemesi için Zeydi gönderiyor, Zeyneb istişare için süre isteğinde ise ayet iniyor. O halde, Muhammed Allahın emri olduğu için değil, Zeynepten hoşlandığı için bu evliliği istiyor. Ayetin kök salmış adetlere son verip vermediği bilinmez, ancak Muhammedin derdine son verdiği kesindir. Ayrıca Müslümanların kendilerine Allah neden böyle bir emir veriyor, neden bu güzel geleneği kaldırıyor veya verdiği bu emri neden Muhammed üstünde tatbik ediyor diye sormaları lazım.

Muhammed Hatice öldükten sonra uçana kaçana yan gözle bakmaya başlamış, hatta Kurana kadın konusunda nasıl aç gözlü olduğunu gösteren birde ayet koymuştur. Bu ayette açıkça kendini hibe etmek isteyen kadınlara çağrı yapan Muhammed, hepiniz gelin, hepinize yeterim diyor. Ganimet olarak elde ettiği kadınlara da değinen Muhammed bu konuda da kendisine sınır getirmiyor. Aişenin de dediği gibi Allah Muhammedin istediklerini hemen yerine getiriyor. Çünkü Allah için önemli olan savaş ganimeti olarak tecavüze uğrayan kadınların hisleri değil, Muhammedin hisleridir.

Ahzab 50 Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Bizler bu ayetleri bu şekilde değerlendirirken, Fethullah Hoca gibiler nasıl değerlendiriyor bir de ona bakalım.

Alabildiğine asil ve o kadar da ince, iç derinliğine sahip Hz. Zeyneb, Sultân-ı Enbiyâ’nın yakın akrabası ve yanı başında büyüyen, gelişen bir kadındı.Ne var ki, Zeyneb gibi çok yüce fıtratlı bir kadın, emre imtisâlden ibaret olan bir evliliği, uzun sürdüremeyecek gibiydi. Bu evlilik, Zeyd için de bir şey getirmemiş ve sadece bir ızdırap ve hasret olmuştu.

Nihayet boşama hâdisesi oldu; fakat Efendimiz Zeyd’i vazgeçirmeye ve evliliğin devam ettirilmesine çalışıyordu. Tam o esnada, Cibrîl (as) geldi ve semâvî fermanla, Zeyneb’in Peygamber Efendimiz’le izdivaç etmesi emrini getirdi. Efendimiz’in mâruz kaldığı imtihan oldukça ağırdı; zira, o güne kadar, kimsenin cesaret edemediği bir şey yapılıyor ve yerleşmiş, kök salmış âdetlere karşı, ilân-ı harp ediliyordu. Bu çok çetin bir mücadeleydi. Ancak Allah emrettiği için yapılabilirdi. Ve işte Efendimiz, derin bir kulluk şuuruyla, nezih şahsiyetine karşı çok ağır gelen bu işi yaptı. Hz. Âişe’nin dediği gibi, muhâl-farz, Peygamberimiz’in, vahy-i münzelden bir şeyi ketmetmesi câiz olsaydı Zeyneb’le izdivacını emreden âyetleri ketmederdi. Evet, bu Zât-ı Risâlet Penâhiye o kadar ağır gelmişti...


Evet Fethullah Hocanın dediğine göre bu çok çetin bir mücadeleymiş ve kök salmış adetlere harp ilan edilmiş. Hatta Allahın bu emri Muhammede çok ağır gelmiş ve bir imtihan niteliği taşıyormuş

Hoca ayete kılıf uydurayım derken olayı abartmış, ancak kıvırma açısından bakarsak kaliteli bir çalışma olmuş diyebiliriz. Asena bile kıskansa şaşırmam o derece yani.

sodomo-- 12-07-2006 21:46

Re: Ahzap 37
 
Ahzab 37 henüz inmemişken, Muhammed Zeynebi istemesi için Zeydi gönderiyor, Zeyneb istişare için süre isteğinde ise ayet iniyor. O halde, Muhammed Allahın emri olduğu için değil, Zeynepten hoşlandığı için bu evliliği istiyor

Çok doğru M. Onur kardeşim, işte böyle çok basit bir mantıksal çıkarım ile konu anlaşılabilir aslında...

Bizim Mehdi müsveddesinin sözlerini buraya alman iyi olmuş şimdi bu altını çizdiğim yerlerini dikkatle okuyalım.

Alabildiğine asil ve o kadar da ince, iç derinliğine sahip Hz. Zeyneb, Sultân-ı Enbiyâ’nın yakın akrabası ve yanı başında büyüyen, gelişen bir kadındı.Ne var ki, Zeyneb gibi çok yüce fıtratlı bir kadın, emre imtisâlden ibaret olan bir evliliği, uzun sürdüremeyecek gibiydi. Bu evlilik, Zeyd için de bir şey getirmemiş ve sadece bir ızdırap ve hasret olmuştu.

Nihayet boşama hâdisesi oldu; fakat Efendimiz Zeyd’i vazgeçirmeye ve evliliğin devam ettirilmesine çalışıyordu. Tam o esnada, Cibrîl (as) geldi ve semâvî fermanla, Zeyneb’in Peygamber Efendimiz’le izdivaç etmesi emrini getirdi. Efendimiz’in mâruz kaldığı imtihan oldukça ağırdı; zira, o güne kadar, kimsenin cesaret edemediği bir şey yapılıyor ve yerleşmiş, kök salmış âdetlere karşı, ilân-ı harp ediliyordu. Bu çok çetin bir mücadeleydi. Ancak Allah emrettiği için yapılabilirdi. Ve işte Efendimiz, derin bir kulluk şuuruyla, nezih şahsiyetine karşı çok ağır gelen bu işi yaptı. Hz. Âişe’nin dediği gibi, muhâl-farz, Peygamberimiz’in, vahy-i münzelden bir şeyi ketmetmesi câiz olsaydı Zeyneb’le izdivacını emreden âyetleri ketmederdi. Evet, bu Zât-ı Risâlet Penâhiye o kadar ağır gelmişti...


Yerleşmiş kök salmış adetlere karşı "ilan-ı harp". Peki neymiş bu uğruna ilan-ı harp edilen kökleşmiş alışkanlıklar ? Yani kız çocuklarının diri diri gömülmesi olsa mevzu anlarım ama burada oldukça doğru ve güzel olan bir adet yıkılıyor. Yani üvey evlat-öz evlat ayırımı yapmayan cahilliye döneminin bu güzel adeti Muhammed tarafından yerle yeksan ediliyor. Ne uğruna ? Eeee tabii 40 erkek gücüne sahip olunca kolay değil böyle adetlere, geleneklere uymak...

"Ve işte Efendimiz, derin bir kulluk şuuruyla, nezih şahsiyetine karşı çok ağır gelen bu işi yaptı"

Hadi oradan üçkağıtçılar sizi....Nezih şahsiyetmiş... Üvey oğlunun karısı ile evlenen adamda nezih şahsiyet arıyorlar. Bu resmen siyah'a beyaz demektir. Burada çoluk çocuk mu kandırıyorsun Mehdi efendi ?

Benim bu şeriatçı milletine söyleyeceğim şey şudur ki : Akıllı olun, o da olmaz ise vicdanlı olun oda yok ise ahlaklı olun o da yok ise yalana dolana kanmayacak kadar uyanık olun eğer hiç birşey olamıyorsunuz bari efendi olun da devleti ele geçirme planları yapmayın ve çevreye de rahatsızlık vermeyin...

M.onur 13-07-2006 15:50

Re: Ahzap 37
 
Sevgili Sodomo bizler senin de dediğin gibi mantıksal çıkarımlar yapmaya çalışırken. Müslüman kardeşlerimiz kıçlarını pek yormadan huzur içinde uyumayı tercih ediyorlar.

Peki bu kardeşlerimizi uyku halinde tutan nedir? Benim yaptığım araştırmalara göre bu şekilde uyumak isteyenler düşünülerek piyasasa farklı uyku ilaçları sürülüyor. Bu ilaçları üreten firmaların yelpazeleri oldukça geniş olduğu için her kesime ulaşmayı başarıyorlar.

Örneğin laik demokratik bir Müslüman gibi uyumak isteyenler Yaşar Nuri Öztürk ve Zekeriya Beyaz gibi Hocaların piyasaya sürdüğü uyku ilaçlarını kullanıyorlar. Bu kesim, insan haklarına bağlı olduğu için şiddete özelliklede kadınlara uygulanan şiddete karşı çıkar. O yüzden bu kesimin ihtiyacı olan uyku haplarına hadis maddesi katılmaz. Çünkü hadis maddesi bunların uykularını kaçırır, rüyalarını kabusa çevirir. Bunlar sadece Kuran maddesi katılmış uyku ilaçlarını tercih ederler, ancak bu kesimin bazı elementlere karşı hassasiyetleri göz önünde bulundurularak Kuran maddesinin içindeki bir takım elementler değiştirilir.(Nisa34) Bu kesim hayvan haklarınıda savunduğu için kurban kesmeye karşıdır. Bunun içinde uyku haplarının içine Kuranda bulunmayan yabancı maddeler katılır.

Düzen karşıtı, insan haklarına saygısı olmayan, eşlerini kıskanan kesimdeki uyku ilacı talepleri ise Fethullah Hoca ve Hayrettin Karaman gibi hocaların piyasaya sürdüğü ilaçlarla karşılanır. Özelliklede Fethullah hoca gibi üreticilerin piyasaya sürdüğü ilaçların içine sosyal hayatı öldüren, kadınları aşağılık bir mahluk olarak gösteren ve tepeden tırnağa örtünmesini sağlayan şeriat maddesi katılır. Bu kesim şeriat katkılı uyku ilacını kullandığı vakit gözleri kimseyi görmez, hatta kendisiyle aynı uyku ilacını kullanmayanları uykudan uyanmış farzeder ve onlara cihat ilan eder. Yalnız bu kesimi uyutabilmek için tek başına şeriat maddesi yetmeyebilir. Uyanma tehlikesinin olabileceği gibi durumları dikkate alan üretici firmalar reklam çalışmalarına ağırlık vererek duygu sömürüsü taktiği kullanırlar. Bu taktiklerden en çok işe yarayanı ise salya sümük ağlayıp kendini yerden yere vurmaktır.

Yukarıda bahsettiğim üretici firmalar bazen birbirlerinin müşteri kitlesine göz dikip ayartsalar dahi yinede hepsi aynı derneğe bağlıdır. Bu derneğin adı Uyku İlacı Üretenler Derneği yani UİÜD' dir.

UİÜD gibi derneklere karşı koyabilmemiz için uyku halindeki kardeşlerimizi uyandıracak uyarıcı maddeler kullanmalıyız. Ben Ahzab 37' nin böyle bir madde olduğuna inanıyor ve açtığın başlık içinde sana teşekkür ediyorum.

soro 14-07-2006 00:08

Re: Ahzap 37
 
sodomo,
"Ama sen tabii bunu kabul etmezsin çünkü Kuran'ı kendi ahlaki değerlerine göre yorumlamak yerine kendi ahlaki değerlerini Kurana uygun hale getirmeye çalışıyorsun *"

bu tabii ki,dogrudur ve dogru olmalidir bizim icin.
bunun adi sadakattir ve kulluktur.Alemlerin Rabbine kul olmayacagim da baskasina mi kul olacam.
benim ahlakimin mensei nedir ki,kendi basima ben nasil ahlaki deger olusturuyum,herkesin degerlendirmesi farkli olurdu zaten.neyse bu bence bir takdir kelimesidir ve dogru olabilmesini cani gonulden dilerim.takdirlerin icin de tesekkur ederim.insaallah Allah da bu sekilde kabul eder.


"kızı olan bir kadın ile evleniyorsun ama onunla gerdeğe girmiyorsun kızı ile gerdeğe giriyorsun ."


bunu diyen sensin.

bunu diyen ben veya din degil.bak ben yukarda yazdim oku,gor.senin yazdigin baska benim yazdigim baska.

boyle saptirirsan art niyet ararim sende,yoksa sen de mi yonetici olmak istiyorsun bu sitede. zira gorunen o ki,istisnalar haric *ne kadar cok atak yaparsan islama karsi bir iki hafta icinde yonetici oluyorsun.yaniliyorsam duzelt.

Tunca 14-07-2006 01:02

Re: Ahzap 37
 
Simdi bu olaylar milattan sonra 7.yuzyilda gerceklesiyor. Batida ve doguda buyuk sosyal olaylar oluyor. Hiristiyanlik batida hakimiyet kurmaya basliyor. Papalar hanedanlarla koltuk didisine giriyorlar. Persler ve Bizanslar orda burda savasip duruyorlar. Cinde yeni hanedan is basina gelip Turklere savas aciyor. Bizansta bugunun hukukunun temelleri atiliyor. Romada senato kuruluyor. Anglosaksonlar Britanyayi tamamen ele geciriyorlar. Normanlar iskandinavyayi fethediyorlar. Japonlar Cin anayasasini reddedip bagimsizliklarina kavusuyorlar. Orta Amerikada yeni kralliklar kuruluyor. Vizigotlar Bizanslari Ispanyadan suruyor. Avrupada ilk ansiklopedi yaziliyor...Ve bu sirada kainati insanlar ve cinler kendine ibadet etsin diye yaratan allah isi gucu birakmis mekkelilerin uckur isleriyle ugrasiyor.

14-07-2006 01:48

Re: Ahzap 37
 
(Sorogren)
boyle saptirirsan art niyet ararim sende,yoksa sen de mi yonetici olmak istiyorsun bu sitede. zira gorunen o ki,istisnalar haric *ne kadar cok atak yaparsan islama karsi bir iki hafta icinde yonetici oluyorsun.yaniliyorsam duzelt.

Sevgili Sorogren,
Düzeltmek bana düştü.Evet yanılıyorsun Sorogren kardeşim. Bir kere olaylara böyle ön yargılı yaklaşmayın. Böyle yaklaştığınız sürece yanılgılara yol açıyor. Aynı K.C. arkadaşımızda olduğu gibi. Anımsa Sorogren. O arkadaş için neler demediniz. Ne oldu sonunda. Yapmayın. Bir bayan olsun istedik aramızda. Olay bundan ibarettir. Burası bir sanal alem. Lütfen iyi niyetimizi suistimal etmeyin. Sınırları zorlamayın. Saygı ve sevgi temelinde kardeşçe farklı düşüncelerimize rağmen bu işi beraberce götürelim. Değil mi Sorogren kardeşim. Sevgiler...

sodomo-- 14-07-2006 03:08

Re: Ahzap 37
 
Nisa 23- Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız.Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir. (Elmalılı Hamdi)

Bak sorogren kardeşim dikkatli oku altını çizdğim kısmı. Şimdi burada ki anlam gayet açık hiç konuyu sağa sola çekme. "Eğer üvey kızın annesi ile zifafa girmemişseniz....." demek evlendiğin kadının senden önceki eşinden olan kızı yani o kadının öz kızı ile evlenebilirsin velevki annesi ile bir gerdeğe girmemiş olasın demektir. Yani sen bu kızın annesi ile gerdeğe girmemişsin (ki bu nasıl olur onuda anlamış değilim) kardeş kardeş aynı yatakta yatmışsınız bir süre ama sonra kadın senden boşanmış veya ölmüş sende bunu fırsat bilerek daha önce "üvey kızın" olan kızcağız ile evleniyorsun ve onunla gerdeğe giriyorsun.
Haa bak şurada haklısın tabii ki aynı anda hem anasını al hem kızını al durumu yok bu ayette (zaten bu hareketi yapacak adamı bütün mahalle halkı taşa tutar alimallah) ama BOŞANMA ve ÖLÜM ile ilgili bir vurgu da yok yalnızca "ZİFAF" vurgusu yapılıyor, hadi senin dediğin gibi olsun yani boşanma ve ölüm şartı olsun, bu nasıl bir iştir ki anasına çalışmayan uçkur kızına gelince faal hale geçer ve dahası kim gerdeğe girmeden evli kalır bir kadınla ve dahası daha önce sana üvey bile olsan "BABA" demiş bir kızı nasıl nikahlarsın yakışır mı ben insan evladıyım diyen birine ? Ayıp değil mi ? Yazık değil mi ? Olur mu ? Yapılır mı?

Bir de getirip konuyu "yöneticilik" falan istediğime bağlamışsın ki gülerim ben buna hemde kahkalar ile gülerim. Ben hayatımda hiç bir zaman yöneticilik yapmadım kendi işim hariç ki onda bile işi yönetsin diye yönetici aradım. Kaldı ki şu anda site yönetimi harika gidiyor bir çok arkadaş birlikte güzel çalışmalar yapıyor ve edepsizliklere yerinde müdahalelerde bulunuyor bize de "aman nazar değmesin" demek düşüyor sadece..Site hacklenmesinde başka bir isteğim yok sen merak etme.



Birde seninle ilgili şu yazdıklarıma , "Ama sen tabii bunu kabul etmezsin çünkü Kuran'ı kendi ahlaki değerlerine göre yorumlamak yerine kendi ahlaki değerlerini Kurana uygun hale getirmeye çalışıyorsun "

şöyle bir yorum yapmışsın :

bu tabii ki,dogrudur ve dogru olmalidir bizim icin.
bunun adi sadakattir ve kulluktur.Alemlerin Rabbine kul olmayacagim da baskasina mi kul olacam.
benim ahlakimin mensei nedir ki,kendi basima ben nasil ahlaki deger olusturuyum,herkesin degerlendirmesi farkli olurdu zaten.neyse bu bence bir takdir kelimesidir ve dogru olabilmesini cani gonulden dilerim.takdirlerin icin de tesekkur ederim.insaallah Allah da bu sekilde kabul eder.


maalesef yine derdimi anlatamamışım. Sorogren kardeşim bak şimdi diyorum ki; ahlak, fazilet, dürüstlük, akıl, fikir, vicdan vb. bir çok güzel değer senin doğanda yaratılışında, mayanda, hamurunda zaten var. Yani bunlar sana nakşedilmiş ve eğer iyi bir aile, okul ve sosyal çevre desteği de almışsan bütün bu güzel özelliklerin kendilerini ortaya koyar ve senin kişiliğini oluştururlar. Şimdi soruyorum neden bu kendi mayanda var olan değerlerine ihanet ediyorsun ? Sen bu değerleri Kuran dan öğrenmedin ki... Kuran yok iken insanlar da güzel değerler yok muydu ? Ve dahası senin Kuran'ın senin kendi ÖZ DOĞANA ait bir çok değer ile çatışıyor ken sen nasıl olurda bu çatışmadan KURANI galip çıkartırsın.... Sen ki hiç bir insanın ellerini ve ayaklarını çaprazlama kesmeyecek kadar vicdan sahibisin nasıl olurda Maide 33 'ün peşine takılırsın ? Sen ki üvey opğlunun karsısı ile evlenmeyecek kadar ahlaklı bir insansın nasıl olur da Ahzap 37'e takılır kalırsın ? Senki 9 yaşında bir kıza yan gözle bakmayacak kadar ahlaklı bir insansın nasıl olurda bunu yapana peygamber dersin ?

Biraz kendin ol Sorogren, senin peygambere, dine, imana ihtiyacın yok yalnızca kendi içindeki güzel değerleri kılavuz edin kendine. Asıl inanç insan kendisine inanmaya başladığında vardır gerisi sadece birer avuntudur, kendini kandırmadır, kuruntudur, palavradır ve nitekim görüyoruzda nasıl palavradan şeyler olduğunu değil mi ?

Ne ararsan kendinde ara Mekke de, Kabe de Hac da değildir.

sodomo-- 14-07-2006 06:02

Re: Ahzap 37
 
Sevgili M.Onur haklısın tamamen uyku ilaçları, ağrı kesiciler ve baz morfinlerle yürütülüyor bu işler. Bir de benden olsun "Kuran mucizeleri" uyku ilacı var ki bu da gizem ve mucize meraklıları için biçilmiş kaftan. Özellikle StarTv de Kadir Çelik çok sever bu konuyu ve ha babam Ömer Çelakıl'ı çıkartıp programına verir damardan bu ilacı. Her ayet şifrelidir icabında, şifresiz gizem mi olur ? Nostradamus haltetmiş yanında bizim büyük şifre çözücümüz Ömer Çelakıl çıkar ortaya gelecek bin yılın önemli olaylarını sıralar tabii ki geçmiş bin yılın önemli olaylarını da deşifre etmiştir kendisi mesela Nahl (Arı) suresi ile helikopter'in icat tarihi arasında ilişki kurar arkadaş ve karşısındaki usta televizyoncu hiç de sormaz "ulan arı ile helikopter arasında ne gibi bir ilişki var ? "diye... Şu Ö.Çelakıl'ı görsem soracağım "şu Ahzap 37'nin mucizesi nedir ?" diye hatta Ahzap 50 (ki benim favori ayetimdir) , Maide 33 Maide 38 , Nisa 23, Nisa 34 ve Tahrim 3-4-5 (ki bunlarda favori ayetlerimdir) sormak isterim "hangi ilmi mucizeye delalet eder" diye...

Vallahi gülüyoruz eğleniyoruz ama adamlar Kuran'ı yeryüzüne olmasa bile Türkiye'ye hakim kılma konusunda bayağı mesafe katetmiş bulunuyorlar. Yakındır Kuran T.C Anayasası olacak ve o zaman bu ayetleri bize yedirir bunlar...Ben hiç de uzak bir ihtimal olarak görmüyorum bunu...Şimdilik mücadeleye devam kardeşim...

soro 14-07-2006 09:50

Re: Ahzap 37
 
hocam,dedin ki,
"Sevgili Sorogren,
Düzeltmek bana düştü.Evet yanılıyorsun Sorogren kardeşim. Bir kere olaylara böyle ön yargılı yaklaşmayın. Böyle yaklaştığınız sürece yanılgılara yol açıyor. Aynı K.C. arkadaşımızda olduğu gibi. Anımsa Sorogren. O arkadaş için neler demediniz. Ne oldu sonunda. Yapmayın. Bir bayan olsun istedik aramızda. Olay bundan ibarettir. Burası bir sanal alem. Lütfen iyi niyetimizi suistimal etmeyin. Sınırları zorlamayın. Saygı ve sevgi temelinde kardeşçe farklı düşüncelerimize rağmen bu işi beraberce götürelim. Değil mi Sorogren kardeşim. Sevgiler..."


hocam,
söylediklerim farklı değerlendirmelere göre farklı yorumlara yolaçabilir.kimine göre yanılmışımdır,kimine göre yanılmamışımdır.bilemiyorum.
yaklaşımımın önyargılı olmasını yaklaşımımın doğru olmasına yeğlerim.sizler islama hücum etmediğinizi mi iddia ediyorsunuz.olabilir zaten istisnaları hariç tutmuşum.
kc olayında benim bir hatamolup olmadığını hiçbir zaman bilemeyeceğiz.dolayısıyla mevzu etmeye gerek yok.burada aynı tarz söylemleri aynı edebi tarzda söyleyen insanlar bana belki de bunların aynı kişiolduğunu hissettiriyor.ayrıca kc deki değişimin farkındamısınız bilemiyorum.kimin bayan kimin bay olduğunu ben bilemiyorum.ama siz sanal dışı ortamda görüşüyrsanız ve eminseniz birşey diyemem.
iyi niyetinizi nasıl sui istimal ettim anlamadım doğrusu.hiç bizim iyiniyetimizin *nehalde olduğunu düşündünüz mü.
benim saygı ve sevgimde bir eksiklik yok bunu farketmiş olmalıydınız.ama dut yemiş bülbül gibi susacak da değilim.
hocam sınırlarınız zorlandığı noktada, her bilgim sizde var zaten.kesin sesimi uyarmanıza gerek yok.ben uyarılacak birşey yapmam.yaptığım işten sonra da uyarmanız bir işe yaramaz.tartarak konuşur,azkonuşur ama ikiyüzlülük yapmam.
dinimden eminim,sadece sizlerin ölçü ve değerlendirme hataları yaptığınızı biliyorum.zaten bu da normaldir,herkesin iman mahalli olan kalp ve kalpteki vicdanı farklı çalışır.iyi insan olmak başka birşeydir ki,zaten iyi insan olmanın özellikleri zaten dince de övülmüştür.o bakımdan dindar sayılırsınız.ama imani eksiklikler de kabul edilebilse de ,ekstradan dine düşmanlık yapılınca mecburen bildiğimizce karşı çıkıyoruz.bizlerde düşmanlık olmaz,sizin neye inandığınızın bizi ilgilendirdiğini mi,sanıyorsunuz.hayır ilgilendirmiyor.sadece dine karşımüdaafa için yazıyoruz.yoksa sizin dinsiz olma özgürlüğünüze saygılıyız.nasıl siz bizim dindarlığımıza saygılı iseniz.
neyse uzun oldu.
beğenmediğin yerde banla hocam beni.Ama içindeki körpe beyinli yavruları doğru yola getirme,öğretme,öğretmenlik yapma özverisi ile beni de akıl alan makamına indirip düşük görme.

bu kadar hucüma karşı ben bu dini savunuyorsam bu,

benim açıklayamadığım doğa olaylarından dolayı bir ilaha inanma ve sığınma ihtiyacımdan değil,(açıklanmamış doğa olayı yok gibi)

anamın babamın beni küçük yaşta zorlamasıyla bazı hurafelere inanmamdan değil,(annem babam dindar değil)

arapların türkleri zorla müslüman yapmalarından değil,(bin sene geçmişbana ne o zamanki türklerden,onların aklına mı uyup da müslüman olıcam)

maddi bir çıkar aldığımdan değil,(üste ben zekat veriyorum)

huri aşkıyla değil,(ne kadar çabaşlarsan çabala sadece Allahın vermesiyle cennete girersin,ibadetle sen kazanamazsın)

cehennem korkusuyla değil,

vs
vs


sadece ve sadece sizlerle aynı olayları ölçme ve değerlendirme yaparken benim bilimsel bulgularla açıklanan olaylara sadece niçin böyle olsun ki,sorusunu sormamla beraber o bilimsel açıklamanın ardında bir irade ve ilim ve kudret sahibini hissetmemdir.
durduk yerde niye olsun.mesela güneş meyvelere niye fayda sağlasın ki,bozması daha kolay değil mi.meyveler güneşten aldığını bana niye gıda olarak versin ki,beni düşünürler mi,o gıdalar vucuduma niye faydalı olsun ki,nerden bilecek beni.............
bilim bunların nasıl olduğunu çözer ama niye olduğuna dikkate almaz.ben ise bunu önemsiyorum.
olay budur.

burada da vicdan devreye girer.
ben bizi düşünen bir yaratıcıya bağlarım işi,
bazıları da herbir zerreye bir ilah özelliği varsayarak aklı fikri ilmi kudreti ve iradeyi herbir zerreye verir.
ben bir ilaha inanırım o arkadaşlar zerreler adedince ilaha inanır.
bence benimki daha mantıklı.

hocam seni tanımam ama,yanlış bulduğum taraflarınla beraber aslında tam bir hakperest olduğunu zaten öğretmenlikten gelme özverili olabilme özelliklerinden anlayabiliyorum.dolayısıyla
çalışmalarında başarılar dilerim.

soro 14-07-2006 10:06

Re: Ahzap 37
 
sodomo,
"maalesef yine derdimi anlatamamışım. Sorogren kardeşim bak şimdi diyorum ki; *ahlak, fazilet, dürüstlük, akıl, fikir, vicdan vb. bir çok güzel değer senin doğanda yaratılışında, mayanda, hamurunda zaten var. "


canım abim,bunların benim doğama gelmesi için bir menba ve menşe gerek yani bir depodan alınıp bana verilmeli ve de bir veren olmalı.bunlar tohum halinde benim ruhumakonmuştur yaratıcı tarafından ve sonra senin dediğin dış etkenlerle değişerek olgunlaşır.bu süreçte ise ya tamamen dış etkilerin bağımlısı olursun veya yaratıp da sana o malzemeyi veren yaratıcının şeriatından da etkilenirsin.benim ve bir kulun yapacağı bu neşv ü nemalanmaesnasında yaratanın standartlarına uygun birgelişme sağlayabilmektir.hedefim budur.

"Sen ki hiç bir insanın ellerini ve ayaklarını çaprazlama kesmeyecek kadar vicdan sahibisin"

doğrudur.
kendi hesabıma bunu yapmam.zaten ben affedersem suçluya da yapmazlar.yine iş bende biter.
amma toplumdan bir büyük hastalığı kaldırmanın yolu da suçların cezalarının büyük ve caydırıcı olmasıdır.(önce sucu engelleme vardır,bu cezalar zaten islam hukukunun geçerli olduğu yer ve zamanlarda uygulanabilir otoritelerce fakar o otorite de hortum üçkağıt vs olmadan sosyal devlet özelliğini hissettirmelidir vatandaşına)

zaten bu ceza da suçu oldukca caydırmıştır diyebiliriz.zira şimdiki kadar hırsızlık olsaydı o zamanlardan beri şimdi yarı nufüsumuzun soydı çolak,çolakoğlu,çolakgiller falan olurdu osmanlıdan geçişte.

caydırıcı olmanın yolu budur.ayrıca mağdurun affetmeyeceği ölçüdebir hırsızlık yapılmışsa normal zamanda o mağdur adam onun sadece kolunu kesmekle de kalmaz.bir düşün istersen.belki de kuran bu tür cezalarla aslında hırsızın canını kurtarıyor.

hem şer,i cezada infaz memuru ve diğerleri hırs ve şşahsi düşmanlık gösteremezler.aksi halde zalim olurlar.sadece emr-i ilahi yerine geldiği için memnun olur fakat insaniyet itibariyle hırsıza acırlar ve de bu suçu işlememeleri gerektiğini anlarlar.



alttaki yazılarını zaten mevzu ediyoruz.

M.onur 14-07-2006 12:37

Re: Ahzap 37
 
Sevgili Sodomo umutsuzluğa kapılmamak lazım. Balatayı sıyırıp evde kılıcını bileyleyen mücahidlerin sayısı artsada, ben bunların hiçbir zaman başarıya ulaşacağını düşünmüyorum. Sonuç olarak bunlar ateş olsa cürümü kadar yer yakar.

Nurcular hariç şeriat isteyenler Türkiyede %10-%15 arası debelenip dururken, bu orana nurcularıda eklesen çok çok %20'i bulur.

Devleti ele geçirmek konusunda şeriatçıları domine edebilecek tek tür bence nurculardır. Bu tür geçirdiği evrimler sonucu bulunduğu ortama uyum sağlayıp kamufle olmayı öğrenmiştir. Bu türün en tehlikeli cinsi ise latince ismi ağlakyus bukalemunyus olan fethullahcılardır. Bunlar sırlar dünyası adını verdikleri sisle kaplı hayali alanlarda yaşar. Avlarını ürkütmeden yavaş yavaş yaklaşan bu cins zehirli göz yaşlarını fışkırtarak kurbanını felç eder. Bu cinsin zehirli gözyaşlarını tamamen etkisiz hale getirebilecek bir panzehir henüz bulunamamış olmasına rağmen araştırmalar devam etmektedir.

Panzehir konusunda şimdiye kadar en etkin çalışmayı yapmış olan bilim adamı ise merhum Doç. Dr. Necip Hablemitoğludur. Hablemitoğlu 2002 yılında panzehir üretme konusunda çalışmalarına devam ederken zehirlenip ölmüştür.

Artık evrim saati yavaşlayan fethullahçılar (ağlakyus bukalemunyus) cinsinin yaşam alanı yalnız Türkiyede değil diğer ülkelerde de sınırlanmaya başlamıştır. Bu cinsi korumak ve yaşatmak için büyük çaba gösteren Amerikan devletine Rusya federasyonundan büyük tepkiler gelmektedir. Türk bilim adamlarının panzehir üretme çabalarına destek veren Rusya federasyonu ise bu konuda Türkiyeye ortak bir çalışma yapmayı teklif etmiştir.

Sanıyorum ilerleyen günlerde ele geçirilen *bu cinsin bazı üyelerinden (Nurettin Veren) panzehir yapma aşamasında faydalanılacaktır.

liopleurodon 14-07-2006 13:22

Re: Ahzap 37
 
Alıntı:

durduk yerde niye olsun.mesela güneş meyvelere niye fayda sağlasın ki,bozması daha kolay değil mi.meyveler güneşten aldığını bana niye gıda olarak versin ki,beni düşünürler mi,o gıdalar vucuduma niye faydalı olsun ki,nerden bilecek beni.............
Bilim izah ediyor, ama sen çarpıtıyorsan, bilimin kabahati ne?

Ağaç sana yiyesin diye meyve vermez. O tohumunun iaşesi için meyve yapar. Sende onu koparıp yersin. Elbete, bazı meyvaları yersen, tam anlamıyla "AYVAYI YERSİN"..

Güneşte, meyvelere fayda sağlamaz. Meyvelere dair hiç birşey yokken ortada, güneş gene parlıyordu orada. Meyveler, bu hazır enerjiyi kullanmayı akletmişlerdir hepsi budur. Dahası, bu meseleyi, yağmur mevsimi biraz kısa sürerse (sıradan olaydır, 3-5 yılda tekrarlanır) , git ve Kalahari çölünde temaşa et. Bak bakalım güneş ağaçlara filan faydamı sağlıyor, yoksa canlarına mı okuyor?

Ortada sorulacak bir "Niye" sorusu yoksa, bilim buna cevap vermez. Sadece sizin sanrılarınız var bilim hayallerle iş yapmaz..

Haa, birde yaratılışçı denen absürdler vardır ki evlere şenliktir. Mesela, evrimin olmadığını filan söylerler. Buna bilhassa BEHE gibi akıllı tsarımcılardan örnekler yapıştırırlar. Hiç düşünmezler, akıllı tasarım, Dawkins, Behe vs. Evrimi kabul ederler. Savundukları şey, evrimin bir tasarımcı tarafından kotarıldığıdır. Ama malum bizim buradaki kafasız tipler, çıkar buna istinaden "Evrim yalandır" filan derler..

Demekki, sizin ve onların sorunu aslında bilimin cevapsız olduğu yerler değil, kafalarınızın kalın oluşu. Hava alamayan beyninizinde böyle "Güneş bitkilere fayda sağlıyor" gibi halüsinasyonlar üretmesi. Biraz açık havaya çıkınız, kırlara, ormanlara filan. Size kesin iyi gelecektir..

istavrit 14-07-2006 14:13

Re: Ahzap 37
 
dinlar masalinda butun insanlar kardestir, tek bir anadan ve babadan olmuslardir..

bu masala gore adem ile havvadan tureyen insanlik ensest iliskiler sonucu cogalmistir..

peki ayni anneden ve babadan dogan cocuklar nasil olurda biri beyaz olurken digeri kara,biri esmer olurken digeri sari,bir patlak gozlu olurken digeri cekik gozlu, biri bilmem ne dili konusurken digeri baska bir dili...

havva ile adem masilina inaniyorsaniz, o zaman kara iken beyazlayan, gozleri cekiklesen insanin evrimede inanmalisiniz..

alin size bir celiski daha...birakin ayeti hadisi..
topu baskasina atmayin..sizin mantiginiz ne diyor bu ise?

M.onur 15-07-2006 18:34

Re: Ahzap 37
 
Eğer tartışmalarda çirkin bir hadis konu ediliyorsa Müslüman arkadaşlar bu emevilerin iftirasıdır deyip işin içinden çıkmaya çalışıyorlar.

Bence aynı şeyi ayetler içinde düşünmeliler. Belkide Muhammed evlatlığının karısıyla evlenmemiştir. Belki Ahzab 37 ve 40'ı *Kurana Emeviler sokmuştur. Malum bu emevilerin sağı solu belli olmaz. Her şey beklenir bu emevilerden.

M.onur 01-08-2006 17:01

Re: Ahzap 37
 
Gerçektende Zeyd Muhammedin gözünde bir oğul değilmiydi? Ya da Muhammedin gözünde de bir oğul olmasına rağmen ne zaman eski oğul yeni din kardeşi oldu? İnceleyelim...

Muhammedin Zeynepten hoşlanmaya başladığı günlerde Ahzab 5 iniyor. Tabi bu günlerde Muhammed çekindiği için herşeyi içinde saklıyor, ancak inen bu ayetle hem niyet hem de akibet şekilleniyor.

Ahzab 5
Onları (evlât edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yok; fakat kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.


İnen bu ayetle beraber eski oğul yeni din kardeşi oluyor. Böyle bir durumda da karısı dini açıdan gayet helal oluyor.

Peki Muhammedle Zeyd arasındaki baba oğul ilişkisini sahabe nasıl değerlendiriyor bir de onu görelim.

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın azadlısı olan Zeyd İbnu Hârise'ye sadece Zeyd İbnu Muhammed diye sesleniyorduk. Bu davranışımız, "Onları babalarına nisbet ederek çağırın.:' (Ahzâb, 5) mealindeki ayet ininceye kadar devam etti."
Buhârî, Tefsir, Ahzâb 2; Müslim, Fedâilu's-Sahabe 62, (2425); Tirmizî, Tefsir, Ahzâb (3207).


Demekki sahabede Zeyde Muhammedoğlu Zeyd diyormuş.

ben_ahhmak 01-08-2006 17:07

Re: Ahzap 37
 
bu olay şunun gibi okuyun isterseniz...

iki tane okumuş bilgili insan bir yerde otururlar.Biri dinsiz diğeri bir dine inanıyordu. biri diğerine gel atomlar hakkında konuşalım diyince diğer sana bir soru soracağım bilirsen tamam konuşalım dedi. diğer sor dedi. koyun, keçi, inek, at vs. bu hayvanlar aynı yiyeceği yiyorlar fakat dışkıları farklı farklı neden diye sordu. adam düşün düşündü cevap bulamadı. diğer sen daha bir dışkı bilmiyorsun hangi konuşmayı yapacağız dedi.

şimdi arkadaşlar bu konu Kuran da açıklanıyor bulunca vereceğim ama söylediğimde ona benzer hani :)

M.onur 01-08-2006 17:17

Re: Ahzap 37
 
[quote:dc44be3dd8="ahhmakktoran";p="4121 8"]diğer sen daha bir b.k bilmiyorsun hangi konuşmayı yapacağız dedi.[/quote:dc44be3dd8]

Bana bak gerizekalı herif laflarına dikkat et. Bu konuyla direk bağlantılı 2 tane ayet var, onlarda bu topicte kaç defa verilmiş. Sen hala kalkmış Kuranda açıklanıyor bulucam diyorsun. Neyi bulucaksın? Zaten bu başlık konusunda ayetin numarasıda verilmiş.

Konuyla ilgili söyleyeceğin birşey varsa yaz, yoksa millete bir bok bilmiyorsun gibilerinden sataşma. Sen ne bok biliyorsun göster. Gerçi hiçbirşey bilmediğin ettiğin sözlerden belli oluyor.

Problemde burada işte senin gibi hıyarlar, bu tip forumlara girip arada millete laf sokmaya çalışmaktan başka birşey yapamaz.

Benimle polemiğe girme, gerzek gerzek özel mesajlarda atma bir daha. Naşşşşşş....

ben_ahhmak 01-08-2006 17:20

Re: Ahzap 37
 
konuşmalarına dikkat et. yazdığım yazının tesirinde olmalısın b.k çıkaracağım merak etme :) bak şimdi dışkı oldu.

M.onur 01-08-2006 17:29

Re: Ahzap 37
 
Yazdığın yazıyada sanada başlıyacağım şimdi. Git başımdan ya. Dertmisin, kedermisin?

Seni çekmeye mecburmuyum ben kardeşim? 3 gündür ya serbest forumdan ya da özel mesajdan sataşıyorsun.

Öyle terbiyesiz ifadeler kullanırsan merak etme hiç boş durmam ağzının payını veririm.

ben_ahhmak 01-08-2006 17:31

Re: Ahzap 37
 
yalan söylemeyin size özelden 1 kere mesaj çektim. ve sizinle uğraşmıyorum keyfinize bakın lütfen.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:11 .