Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Konu-dışı (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=12)
-   -   YGS'de bu olabilir mi?? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=23971)

ahmetsln 01-04-2011 21:19

YGS'de bu olabilir mi??
 
Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda en az 100 sorunun belli bir formüle göre cevaplandığı iddia ediliyor.
Artvin'de bir avukat ve bir dershane yöneticisi, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda en az 100 sorunun belli bir formüle göre cevaplandığında rahatlıkla çözülebildiğini belirlediklerini ileri sürdü. Belirlenen bir formülle özellikle matematik testinde soruların tamamına yakınını doğru çözmenin mümkün olduğu vurgulandı.

SIFIR HATAYA YAKIN SONUÇ
Artvin'de avukatlık yapan Ayla Varan, sorularda şifreleme sistemi olduğu konusunda aldığı duyumun ardından tüm soruları tek tek incelediğini belirterek, şu iddiada bulundu: "Cevapları rakamsal olan sorularda bu şifreleme sisteminin hatasıza yakın uygulandığını gördüm. Sisteme göre cevap şıklarındaki rakamlar küçükten büyüğe göre sıralanıyor. Eğer çakışan varsa doğru cevap çakışan rakamın bulunduğu şık oluyor.

37 SORUNUN CEVABINA BÖYLE ULAŞILABİLİYOR
Hiçbir rakam çakışmazsa doğru yanıt 'E' şıkkı olarak çıkıyor. Birden fazla çakışan varsa da cevap en küçük rakamın bulunduğu şık oluyor. Matematik testindeki 40 sorudan bu sistem uygulayarak 37 sorunun doğru cevabına ulaşılabiliyor. Ayrıca yanıtları rakamsal olarak verilen Sosyal Bilimler, Türkçe ve Fen sorularında da aynı formülü uygulayarak en az 50 soruyu daha rahatlıkla çözebilirsiniz."
Ayla Varan, ayrıca bazı Türkçe sorularında da alfabetik şifreleme olduğunu tespit ettiklerini öne sürerek, "Öğretmen arkadaşlarımız sorular üzerinde çalışmaya devam ediyor" diye konuştu.

ŞİFRELEME İDDİASI
Artvin Sınav Dershanesi kurucularından Fahri Akyüz ise, bir velinin başvurusu üzerine sorularda yaptıkları incelemede şifreleme formülünü tespit ettiklerini öne sürdü.
Akyüz, "Öğrencilerimizi bir yıl boyunca bu tür sınavlara hazırlıyoruz. Daha önce yaşanan onca olaydan sonra tedbirlerin alındığını görüyorduk. Ancak böylesi bir şifreleme ve formüle etme durumunun olacağını düşünmüyorduk. Öğrencilerin emekleri hiçe sayılmıştır. Tabi ki ÖSYM yetkililerinin konuya yanıt vermeleri ve açıklama getirmeleri gerekiyor" diye konuştu.

ŞİFRELEME NASIL ÇÖZÜLÜYOR?
Matematik testinde ağırlıklı olarak uygulanabilecek şifreleme yöntemini çözmek çok basit.

10 DAKİKADA ÇÖZÜLEBİLİYOR
40 soruluk matematik testi bu yöntem sayesinde yaklaşık 10 dakikada çözülebiliyor.
Şıklardaki rakamsal değerler o şıkkın altına küçükten büyüğe doğru yazılıyor.
Eğer bir şıkta rakamlar çakışıyorsa doğru cevap o şık oluyor.
Eğer hiçbir şıkta çakışma olmazsa genellikle E şıkkı doğru cevap olarak çıkıyor.
Eğer birden fazla şıkta çakışma oluyorsa doğru yanıt rakamsal olarak küçük değerin bulunduğu şık oluyor.

ÖRNEK SORULAR

Matematik Testi 4'üncü soru:
2011-2010+2009-2008+...+3-2+1 işleminin sonucu kaçtır?
A) 1004 B)1008 C) 1000 D) 1006 E) 1002
Formüle göre rakamları küçükten büyüğe göre şıkların altına yeniden sıralıyoruz.
Yeni sıralama: A) 1000 B) 1002 C) 1004 D) 1006 E) 1008 şeklinde oluyor.
D şıkkında 1006 rakamı çakıştığı için doğru yanıt D şıkkı olarak işaretleniyor. Cevap anahtarında da 4'üncü sorunun yanıtı D şıkkı olarak veriliyor.

Matematik Testi 13'üncü soru:
Üç basamaklı bir doğal sayının sağına 3 yazılarak dört basamaklı A sayısı, aynı sayının soluna 2 yazılarak dört basamaklı B sayısı elde edilmiştir. A+B=9967 olduğuna göre üç basamaklı sayının rakamlarının toplamı kaçtır?
A) 12 B) 9 C) 15 D) 13 E) 11
A) 9 B) 11 C) 12 D) 13 E) 15
Rakamları bu şekilde küçükten büyüğe göre şıkların altına yeniden yerleştiriyoruz.
Bu soruda da D şıkkında 13 rakamı çakışıyor. Doğru yanıt cevap anahtarında da D şıkkı olarak veriliyor.

Matematik Testi 22'inci Soru:
Bir işi 5 kadın işçi 20 günde, 5 erkek işçi ise 30 günde bitiriyor. Buna göre, 2 kadın ve 2 erkekişçi aynı işi birlikte kaç günde bitirir?
A) 50 B) 30 C) 45 D) 40 E) 20
A) 20 B) 30 C) 40 D) 45 E) 50 şeklinde sıralanınca doğru yanıt B şıkkında çakışan 30'dur.

Cevap anahtarında da doğru yanıt B şıkkı olarak veriliyor.

texas 01-04-2011 21:28

ama öğrenci bu işlerle uğraşmaz sorusuna bakar. sorun olacağını sanmıyorum

murted 01-04-2011 21:39

Kpss 2010 hukuksuzluğunu gördükten sonra (bu olur ya da başka türlüsü) mümkündür derim.
Son Kpps'de 350 küsür kişi fulleyince bu sefer 40'ta 40 kırk yapılıp da çok dikkat çekmesin diye 3 tane soruyu dışarıda bırakmışlardır. Bu kez ortada dağıtılan sorular yok. Kopyanın delili de yok. (Delil olunca da bir şey olmuyor gerçi, çünkü Akp gözümüzün içine içine baka ''ben sizi zikerim, siz bi halt edemezsiniz, mecburen hoşunuza gider gene bize oy verirsiniz diyor.).

-Ceset yoksa, cinayet de yok.
(Behzat Ç.)

-Soru kitapçığı yoksa, kopya da yok.
(murteddd ç.)

:D :D

ahmetsln 01-04-2011 21:51

Hahaha murtedd güldüm yaa :D

murted 01-04-2011 21:54

Şaka bir yana, inşallah yoktur böyle bir şey.
Önce evvelki seneki polislik sınavı, sonra geçtiğimiz Kpss sınavı...
BU kez de Ygs...
Akp ya da cemaat yandaşı olmayanların devlet kadrolarına girmeleri günden güne zorlaşıyor.

Hele ki son Kpss'de yaşananların üçüncü dünya ülkesi değilseniz komple hükümeti götürmesi gerekirdi.

İvan Karamazov 01-04-2011 22:30

Alıntı:

murteddd´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 376734)
Şaka bir yana, inşallah yoktur böyle bir şey.

biraz önce kontrol ettim, 37 matematik sorusunda olmasa da çoğu soruda var ne yazık ki. cevapları gördükçe içim kıyıldı. yazık, ne hallere geldik.

kulturlu_kartal 02-04-2011 04:56

@texas öğrenci bu işlerle uğraşmaz diyorsun da en babayiğit adamın bile 1 saatini verdiği matematik sorularını 10 dk'den kısa bir sürede yapmak varken de kimse uğraşmazdı açıkcası.

texas 02-04-2011 13:03

Alıntı:

kulturlu_kartal´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 376797)
@texas öğrenci bu işlerle uğraşmaz diyorsun da en babayiğit adamın bile 1 saatini verdiği matematik sorularını 10 dk'den kısa bir sürede yapmak varken de kimse uğraşmazdı açıkcası.

öyle dememin sebebi eğer öğrenci bu kumpası bilmiyorsa onu bulmakla uğraşmaz. Ama eğer olayın içinde polis sınavındaki gibi tarikatlar varsa ve öğrencilerine söyledilerse onlar tabi ki uğraşırlar

Sangre 02-04-2011 18:26

Ben de şimdi biraz kontrol ettim.. İlk 20 soruda, -'sayısal değer'i olmayan cevaplar haricinde (5 tane var)- sadece 1 veya 2 soruda bu sistem tutmuyor.. Diğer soruların hepsinde tutuyor gerçekten de.. Diğer sorulara bakmadım, ama farklı bir şey de beklemiyorum.

Aşağıdaki linkten bakabilirsiniz;

http://www.matematik.tc/ygs-soru-ve-...cevaplari.html

Zaten matematik testi 40 soruluk.. 37 soruda bu sistemin tutmasının imkanı yok.. Ama sayısal değerli soruların bir kaç soru haricinde tuttuğu açık bir şekilde görülüyor.

Belki Fen testinde de uygulanabilir.. Ama Türkçe testinde bu sistem nasıl uygulanıyor, onu çok merak ettim.. Küçükten büyüğe sıralamak için şıklarda sayısal değer olması gerekiyor çünkü.

Bu arada test 10 dakikada değil, en fazla 2-3 dakikada çözülebilir.

İvan Karamazov 02-04-2011 18:35

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 376865)
Belki Fen testinde de uygulanabilir.. Ama Türkçe testinde bu sistem nasıl uygulanıyor, onu çok merak ettim.. Küçükten büyüğe sıralamak için şıklarda sayısal değer olması gerekiyor çünkü.

yalnız i, yalnız ii, ii ve iii gibi olan sorularda türkçe ve sosyal soruları da tutuyor. 1, 2, 23 diye okuyorsun bunları aynı işlemi yapıyorsun. çakışan doğru cevap.

böyle bir yöntemle tıp kazanacak embesil, 35lerinde filan mezun olur sanırım :)

Sangre 02-04-2011 18:48

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 376867)
yalnız i, yalnız ii, ii ve iii gibi olan sorularda türkçe ve sosyal soruları da tutuyor. 1, 2, 23 diye okuyorsun bunları aynı işlemi yapıyorsun. çakışan doğru cevap.

böyle bir yöntemle tıp kazanacak embesil, 35lerinde filan mezun olur sanırım :)

Hmm bu tür şıklara bakmamıştım.. Ama ilk 20 soruda 14-15 tanesinin tuttuğunu görünce moralim bozuldu.. O yüzden diğer sorulara da bakamadım.

Aslında tıp kazananlar da 35'lerinde bitirmezler.. Bizim ünivler de pek ünive benzemediği için, kolay bir şekilde bitirirler.. Hatta prof bile olurlar.. Ne de olsa ülke niteliksiz proflarla kaynıyor.

murted 02-04-2011 18:48

Bir yerlerde bu konuyla ilgili bir iki hoşuma giden yorum yapmış zerzavatçı bir arkadaş. Taşıyayım:

Alıntı:

Hiç bir halt olmaz. Neden mi?
Kpss 2010da olanları kaçınız hatırlıyor?
İşte bu yüzden hiçbir şey olmaz. Sindirirsiniz, sindirtirler. Üzerine soğuk da bir su içersiniz.

Bu kez elde somut delil de yok, geçmiş olsun.
O dönem durum tamamen ortada iken hükümet, Meb, Ösym ve Yök'ün olayı örtbas için attıkları takları anımsayanlar (bir ihtimal hatırlayanalr olabilir belli belirisz de olsa) bu işten de kolayca sıyrılmlarının mümkün olduğunu göreceklerdir.
Ancak sıra size geldiği zaman sesinizi çıkarırsanız sıra size geldiğinde sizin de sesinizi duyacak kimse kalmamış olabilir.

Bir sayfadan fazla yer kaplayan bi sürü ileti yazılmış.
Bu olayı değerlendirirken 2009 polislik sınavından ve 2010 Kpss Genel Kültür ve Eğitim bilimlerinde olanlardan habersizmiş gibi yorumlar yapılmış.
Diyorum ya, işte bu yüzden hiç bir halt olmaz, sindireceksiniz. Seve seve ya da ... Gözünüzün içine baka baka, sizi salak yerine koyarak inkar edecekler. Bir kurum sıkışınca topu ötekisine atacak, ara uzadıkça da olan bitenler unutulacak.

murted 02-04-2011 18:55

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 376871)
Hmm bu tür şıklara bakmamıştım.. Ama ilk 20 soruda 14-15 tanesinin tuttuğunu görünce moralim bozuldu.. O yüzden diğer sorulara da bakamadım.

Aslında tıp kazananlar da 35'lerinde bitirmezler.. Bizim ünivler de pek ünive benzemediği için, kolay bir şekilde bitirirler.. Hatta prof bile olurlar.. Ne de olsa ülke niteliksiz proflarla kaynıyor.

Geçen Kpss'de binlerce hırsız memur oldu, siz ne diyonuz ya? Hadi bu dallamalar üniversitede dökülürler belki bu olayın arakasındakilerin desteği kesilince. O memurlar yıllarca başkalarının hakkı olan maaşı yiyecek, hem de ''işini bilen memurlar'' olarak çalmaya çırpmaya devam edecekler. 2010 Kpss'de Eğitim Bilimleri sınavı tekrarlandı ama Genel Kültür sınavı iptal edilmediği için düşük puanla öğretmen alan branşlarda hırsızların bir kısmı öğretmen olmayı başardı. Artık ne öğretirler çocuklarınıza hırısızlık mı, sahtekarlık mı bilmem.

Sangre 02-04-2011 19:01

Bir de ÖSYM şöyle bir açıklama yapmış; http://www.osym.gov.tr/belge/1-12474...n-soru-k-.html

Duyuruda; 'her adaya farklı soru kitapçığı' ve 'sorular da dahil olmak üzere, şıkların yerlerinin farklı olduğu' ifadeleri doğru mudur?.. 'Doğru şıkların yer değiştirilmediği' ifade ediliyor.. Eğer doğru şıkların yerleri değiştirilmediyse, o zaman bu açıklamanın ne manası kalıyor?.. Yine aynı sistem uygulanabilir, öyle değil mi?

Hem ÖSYM'nin açıklaması doğru olsa bile, kamuoyuna dağıtılan kitapçıkların bu şekilde olmasının nedeni nedir?

Bu sorular ÖSYM tarafından hala yanıtlanmayı bekliyor bence.

---

Edit; Şimdi tekrar düşündüm de, eğer 'yanlış şıkların' yerleri farklıysa o zaman bazı veya çoğu soruda (şıklara göre) sistem uygulan(a)maz.

Yine de kamuoyuna dağıtılan kitapçıkta neden böyle yaptıklarını açıklamaları gerekiyor.

KozmikSakaci 02-04-2011 19:02

onu bunu bilmem de aspirinle fil muhabbeti süperdi :D

murted 02-04-2011 19:06

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 376876)
Bir de ÖSYM şöyle bir açıklama yapmış; http://www.osym.gov.tr/belge/1-12474...n-soru-k-.html

Duyuruda; 'her adaya farklı soru kitapçığı' ve 'sorular da dahil şıkların yerlerinin farklı olduğu' ifadeleri doğru mudur sizce?.. 'Doğru şıkların yer değiştirilmediği' ifade ediliyor.. Eğer doğru şıkların yerleri değiştirilmediyse, o zaman bu açıklamanın ne manası kalıyor?.. Yine aynı sistem uygulanabilir, öyle değil mi?

Hem ÖSYM'nin açıklaması doğru olsa bile, kamuoyuna dağıtılan kitapçıkların bu şekilde olmasının nedeni nedir?

Bu sorular ÖSYM tarafından hala yanıtlanmayı bekliyor bence.

Çok beklersin dostum.

Bu başlığı seven bunu da beğendi, bakmadan geçme.

http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=40853

Ziver, TheRoseofPennsylvania nickli kişilerin benle hiçbir alakaları yoktur. :pray2:
Eksik yazmışım nan, Beyonder'ın da benlen alakası yoktur. :)

Sangre 02-04-2011 19:22

Alıntı:

murteddd´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 376878)
Çok beklersin dostum.

Bu başlığı seven bunu da beğendi, bakmadan geçme.

http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=40853

Ziver, TheRoseofPennsylvania (Bu nickin komikmiş be dostum :biggrin1:) nickli kişilerin benle hiçbir alakaları yoktur. :pray2:
Eksik yazmışım nan, Beyonder'ın da benlen alakası yoktur. :)

Sen bayağı ilgilenmişsin bu konuyla anlaşılan :)

Eğer tartışmalı bir konu olsaydı konuyla ilgili tüm yazılanları okur, anlamaya çalışırdım aslında.. Ama konu malumun ilanı olduğu için, şimdi pek de üzerinde kafa yormaya gerek görmüyorum açıkçası.

Geçmişte bunu askerler ve çevresindeki bürokratlar yapıyordu, şimdi gülenciler ve çevresindekiler yapıyor anlaşılan.. Birini temizliyoruz, diğerleri güçleniyor anasını satiyim.. Ne biçim, umutsuz bir ülke burası yahu.. Pılımı pırtımı toplayıp gitmek istiyorum valla.

murted 02-04-2011 19:41

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 376880)
Sen bayağı ilgilenmişsin bu konuyla anlaşılan :)

Eğer tartışmalı bir konu olsaydı konuyla ilgili tüm yazılanları okur, anlamaya çalışırdım aslında.. Ama konu malumun ilanı olduğu için, şimdi pek de üzerinde kafa yormaya gerek görmüyorum açıkçası.

Geçmişte bunu askerler ve çevresindeki bürokratlar yapıyordu, şimdi gülenciler ve çevresindekiler yapıyor anlaşılan.. Birini temizliyoruz, diğerleri güçleniyor anasını satiyim.. Ne biçim, umutsuz bir ülke burası yahu.. Pılımı pırtımı toplayıp gitmek istiyorum valla.

Aynen öyle, ben de öğretmen olduğum için canım yandığı ölçüde konuyu derinlemesine biliyorum.

Ayrıca bu derece geniş çaplısının yapıldığını hiç sanmıyorum. Eskiden insanlar sınavlar merkezi oluyor, güvenilir oluyor diye sınav hazırlayıp yapma işini Ösym'ye verirlerdi gönül rahatlığıyla. Ösym kurulduğunda sadece üniversiteye giriş sınavını hazırlama ve sınavı düzenleme amaçlı kurulmuş. Sonradan ehliyet sınavlarını bile yapar hale gelmiş. Düne kadar açıkçası herkesin kaderini değiştirecek kadar gemiş çaplı bir sahtekarlığın merkezi sistemde yapılmasının mümkün olmadığını düşünürdük hep. Münferit olarak toplu kopya çekmeyi başarabilenler de sıralamayı çok fazla değiştiremezler diye düşünürdük.

Ama son Kpss'de yıllardır kimsenin fulleyemedi eğitim bilimlerini 350 kişi birden fulledi, binlerce kişi de çok az insanın çıkabildiği 110 barajını geçti. Ben de girdim sınava, sorular her yıl sorulanlar kadar zordular. Sonuçlar açıklanınca millet çıldırmaya başladı tabi. Ama ösym ve yök günlerce ''bunlar kazanamayanların haksız isyanı'' diye niteleyip feryatları olayı örtbasa kalktılar. Çalışmış da yapmışlar, sorular kolaymış bile dediler. O da yetmedi, olayı belgeleyen İsmail Koncuk kötü oldu. Çobanlar çıktı, Ergenekonla ilgisi olduğu iddia edildi. Atamlar yapıldı, memurlar yerlerine yerleştiler.

Neler neler ya?

ahmetsln 02-04-2011 19:56

Kitapçıkların kişilere özel verildiğini düşünün siz bir de ???

Bu tarz soruların yer aldığı kitapçıklar istedikleri kişilere giderse oooo :)

murted 02-04-2011 20:12

Alıntı:

ahmetsln´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 376885)
Kitapçıkların kişilere özel verildiğini düşünün siz bir de ???

Bu tarz soruların yer aldığı kitapçıklar istedikleri kişilere giderse oooo :)

Geçen sefer soruların sızdırıldığı kamuoyundan gelen baskıyla itiraf edilmek zorunda kaldı bir iki ay kadar direnildikten sonra. Eğitim bilimleri sorularının taslağının yazın köyde çobanlık yapan bir sınıf öğretmeninin mailine postalandığını kanıtladı İsmail Koncuk isimli sendika başkanı.

Şimdi Kpss'de Cumartesi günü sabahtan Genel Kültür sınavı yapılır. Buna tüm gruplar girer. Aynı gün öğleden sonra ise sadece öğretmen adaylarının girdiği eğitim bilimleri sınavı yapılır. Öğretmen adayının iki sınavdan aldığı puanın toplamı gerçek puanı sayılır. Diğer pek çok memurlukta ise sabahki genel kültür sınavının puanına bakılır.

İstatistiklere bakılınca eğitim bilimlerinde fulle yakın soru yapanların Genel kültür sınavında da aynı performansı sergiledikleri görülüyor. Matematikçi fulleyemiyor, diğer gruplardan hukukçu fulleyemiyor ama kıçı kırık bir gıda mühendisi soruları fullüyor. Yani genel kültür sınavının soruları da kesin kez belli kişilere verilmiş. Ama gene de genel kültür sınavı iptal edilmedi.

Sadece o sınavla alınan memurlar bir güzel yerleştiler. Öğretmenlikte ise nispeten düşük puanla öğretmen alan branşlardakilere Genel Kültür sınavında aldıkları yüksek puan ciddi avantaj sağladı, eğitim bilimlerinde s.çsalar bile o branşlarda kopya çekmeyenler genel kültürde fazla net yapamadıkları için bunlar gene kapağı attılar devlete. (Bir tarihçi, coğrafyacı eğitim bilimlerinde iyi bile yapsa, genel kültür sınavındaki matematikte belli bir netin üzerine çıkamayacağı için matematiği fulle yakın çıkartan aynı branştaki kopyacıların gerisinde kaldı.)

murted 04-04-2011 12:10

Son sınavda her adaya kişiye özel kitapçık hazırlamışlar. Yani 1.700.000 farklı kitapçık var ortada. Her kitapçıkta soruların ve şıkların yerleri değişikmiş. Açıkçası hiç sağlıklı bulmadım bu yeni yöntemi.

‘Şifre’ye yanıt yok

Alıntı:

YANITLAYAMADIKLARI

Basına verdiğiniz kopyalarda şifreleme var mı, yok mu?

Şifre çok geniş bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Net bir şekilde açıkladım. Master kitapçığımızda cevap şıkları küçükten büyüğe doğru sıralanmış vaziyette. Master kitapçığı hiç kimse görmedi. Master kitapçıktan türetilmiş kitapçıklar basına dağıtıldı. Master kitapçıktaki doğru cevabın yeri değiştirilmeden yanlış cevapların yeri karıştırılmış bir kopya. Dolayısıyla sıraya dizdiğinizde yerinde kalan kalan doğru cevap olmakta. Bu hiçbir zaman şifre olarak algılanmamalı. Çok basit bir mantık. Dizili bir şeyin saklamak istediğiniz bir şeyi sabit tutup, diğerlerini değiştirdiğinizde siz nerede olduğu çok net bir şekilde görebilirsiniz çünkü o yerinde durdu. Dolayısıyla bu bir şifreleme değil. Bu basına verilen sınavda kullanılmamış yeni bir kopya. Eğer şifre geçerli olsa 40’ta 40 olması gerekir. Basına verdiğim kopya da doğru cevapların, doğru yerinde olmasından emin olmak için bunu yaptım. Basına verilen kopya da hiçbir adaya verilmemiştir.

Basına dağıtılan kopyalarda matematik sorularının doğru yanıtlarını bulmak için geçerli olan formül, diğer testler için de geçerli mi?
Tamamen geçerlidir. Eğer siz küçükten büyüğe doğru sıralama yaparsanız, hepsinde bu geçerlidir. Türkçe testlerinde de ‘yalnız bir, yalnız iki’ gibi şıklarda küçükten büyüğe sıralamayı yaparsanız bu formül olur.

Türkçe formülü

Basına dağıtılan Türkçe testindeki sorularda da bu formülün olduğuna dair bir örnek gösterir misiniz?
Kısadan uzuna şeklinde cevapları olabilir. Şifre yok zaten. Basına dağıtılan soru kitapçığında doğru cevabın yerinin muhafaza edilmesinden kaynaklanan bir durumdur.

Adaylara dağıtılan herhangi bir kitapçıkta da, basına dağıtılan kopyadaki cevap şıkkı dizilimi geçerli olabilir mi? Depolardan baktığınız kitapçıklarda kaç örnekleme yaptınız?
Master kitapçık dediğimiz ana kitapçıktan 1 milyon 700 kitapçık oluştururken, rastgele yerleştirilecek bir algoritmaya kullanıyoruz. Bu algoritma kapsamında sadece rastgele olabilecek biçimde çakışmalar olabilir. Bunların sayıları çok değil. 1 veya 2 tane olabilir. Savcılık da belirli sayıda rastgele soru kitapçığı aldı ve inceliyor.

Aynı iki kitapçık yok

1 milyon 700 bin farklı soru kitapçığı var diyorsunuz. Bu kadar sayıda cevap anahtarı var mı? Soru ve yanıtları birbirinin tıpa tıp aynısı olan iki kitapçık olabilir mi?
Bir algoritma kapsamında çok sayıda cevap anahtarı oluşturuldu. Ben sınav sonrasında madde analizi yapmak zorundayım. Sadece doğru cevabın işaretlenmesi yetmez. Hangi yanlış cevabın da işaretlendiğini bilmek zorundayım. Dolayısıyla yanlış cevapların yerlerini de tespit edebilmem gerekir. Bu nedenle bir algoritma kapsamında çok sayıda cevap anahtarı üretildi ve o anahtarlarla adayların her birinde farklı soru kitapçığı üretildi. Sayısı bize kalsın. Birbirinin tıpa tıp aynısı olan iki kitapçık yok.

Kızlara “pozitif ayrımcılık”la tek bir okulda sınava girmeleri için sisteme müdahale edilebiliyorsa, şifreli kitapçıkların kime gönderileceğine dair bir müdahalede yapılmış olabilir mi?
Tüm kamuoyuna tüm soru kitapçıklarını bina bazında vereceğiz. Bu bu soruyu yok edecek. İstediğiniz kişiyi kontrol edeceksiniz. Basına dağıtılan kopya hiçbir yerde yok. Herhangi bir adaya herhangi bir cevap anahtarının verilmesi mümkün değildir. Cevap anahtarı diye bir şey sistemin dışında basılı ortama çıkmamaktadır. Bu nedenle hiçbir adaya ulaşmadığını garanti edebilirim.
Ben önyargılı bir insanım. Şimdiden kabul ediyorum. :)
Bu badem bıyıklıdan en başından beri hiç haz etmedim. Şimdi ben mi daha fazla suçluyum, yoksa benim kafamda böyle bir önyargı oluşturanlar mı?

Ey ateyizler, siz de saçma sapan şeylere yönelmeyin, istedikleri gibi manipüle olmayın. Bir ülkenin merkezi sistemle sınav yapan kurumu üzerinde böyle tartışmalar varsa o ülkede hak ve hukuktan söz edilemez. Hiçbir moktan söz edilemez hatta.

spartacus 04-04-2011 13:12

Bir değil bir kaç şifreleme yöntemi olabilir, A nolu şifreye uymuyorsa, B planına geçin, B de uymuyorsa C, yani şifresiz devam edin...

Bu anlamda örneğin soruların sıralamasının değişmesinin hiç bir önemi olmaz.

Geriye şıkların değişimi kalır, şimdi bunu düşünmek gerekiyor işte...

Basına verdiğiniz kopyalarda şifreleme var mı, yok mu?
Şifre çok geniş bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Net bir şekilde açıkladım. Master kitapçığımızda cevap şıkları küçükten büyüğe doğru sıralanmış vaziyette. Master kitapçığı hiç kimse görmedi. Master kitapçıktan türetilmiş kitapçıklar basına dağıtıldı. Master kitapçıktaki doğru cevabın yeri değiştirilmeden yanlış cevapların yeri karıştırılmış bir kopya. Dolayısıyla sıraya dizdiğinizde yerinde kalan kalan doğru cevap olmakta. Bu hiçbir zaman şifre olarak algılanmamalı. Çok basit bir mantık. Dizili bir şeyin saklamak istediğiniz bir şeyi sabit tutup, diğerlerini değiştirdiğinizde siz nerede olduğu çok net bir şekilde görebilirsiniz çünkü o yerinde durdu. Dolayısıyla bu bir şifreleme değil. Bu basına verilen sınavda kullanılmamış yeni bir kopya. Eğer şifre geçerli olsa 40’ta 40 olması gerekir. Basına verdiğim kopya da doğru cevapların, doğru yerinde olmasından emin olmak için bunu yaptım. Basına verilen kopya da hiçbir adaya verilmemiştir.


Burada ne demek isteniyor? Doğru anladıysam bu programla(PC) yapılacak değerlendirme için şıkların yerleri değişse de doğru şıkkın yeri değişmiyor mu? Yani a,b,c,d olsun, doğru cevap c olsun, 2 farklı kitapçıkda da doğru cevap c ise, bu anlamda şifre üretmek zor olmasa gerek...

murted 05-04-2011 21:04

Kızlara pozitif ayrımcılık yaptık

29.03.2011

Alıntı:

Yükseköğretim Kurumu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), İstanbul Eyüp’teki Silahtarağa İlköğretim Okulu’nda önceki gün Yükseköğretim Geçiş Sınavı’na (YGS) girenlerin sadece kız aday olmasına “pozitif ayrımcılık” savunması yaptı.

ÖSYM Başkanı sessiz

ÖNCEKİ gün yapılan YGS’de, 25 dersliği bulunan Silahtarağa İlköğretim Okulu’nda sınav giren adayların içinde tek bir erkek öğrenci olmaması dikkat çekmişti. Okul yetkilileri ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü yaşanan olayı doğruladı ancak, uygulamanın ÖSYM tarafından yapıldığını ve bilgileri olmadığını belirtti. ÖSYM’ye Başkanı Prof. Dr. Ali Demir ise gazetecilerin telefonlarına cevap vermedi ve açıklama yapmadı.
Tabi sınavla ilgili bir de bu var. Bir okula sadece kızları doldurmuşlar ve bunu da pozitif ayrımcılık olarak yaptıklarını söylüyorlar.

8 aydır korkumdan konuşamadım

Alıntı:

ESKİ ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Giriş Sınavı’ndaki (YGS) şifreli kitapçık iddialarıyla ilgili değerlendirme yaparken, “Türkiye korku imparatorluğu haline geldi. Ben de görevden ayrıldıktan sonra aylarca konuşmaya çekindim ve korktum” dedi.

KPSS Eğitim Bilimleri Testi’nde ortaya çıkan kopya skandalının ardından ÖSYM Başkanlığı’ndan ayrılan ve 8 aydır basına açıklama yapmayan eski ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, YGS’deki son iddialarla ilgili de bir kaç gün sessiz kaldı. Yarımağan, dün, şunları söyledi: Neden hiçbir üniversiteden, uzmanlardan çıt çıkmıyor, hiçbir bilim adamı görüş belirtemiyor? En dinamik beyinler konuşamıyor, ses çıkaramıyor. Tartışılmıyor. Bu ülkemiz adına çok olumsuz bir durum.
İkinci bir şifre iddiası:

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17464300.asp?gid=381

Termo 05-04-2011 21:12

Yahu Polislik, Ögretmelik, Kpss, Ygs... Neden bu kadar sansasyonlu oldu. Gerçekten, eskiden sınavları eleştirmeye kalktığımızda eğitim sitemindeki bozukluğa gelir çatardık. Hani, "temelden bir yönlendirme ve sağlam eğitim olsa ilerisi için bu tarz sınavlara gerek duyulmayabilir" derdik. Şimdi ise, "eğitim sistemini es geçtik bari sınavları doğru dürüst yapaydınız" demeye geldik.

ahmetsln 05-04-2011 21:47

Başta TGB ve Dev-Lis olmak üzere bir çok ilde YGS sınavını ve ÖSYm protesto edildi.

priapos 05-04-2011 22:45

Kişisel düşüncem bu şekilde(şifreleme) bir hile yapmadıkları yolundadır. Başka şekilde yapmışlar mıdır bilemem hiç güvenim yok bunlara.

Ama bu konu üzerinden Türkiye'nin analizini yapmak önemlidir diye düşünüyorum. Basitçe cemaate ve hükümete karşıt olanlar bunun olduğuna inansa da inanmasa da kullanacaktır. Bu analizin kolay ve önemsiz kısmı.

Diğer kısma gelirsek gördüğümüz üzere cumhurbaşkanı ve bazı bakanlar kısa sürede böyle bir olayın olabileceğini inkar etmişlerdir, hem de savcılık soruşturmasını beklemeden hiç bir araştırma yapmadan. Bunun altında yatan temel neden bence bunu yapsa yapsa cemaat ve biz yaparız bizde yapmadığımıza göre böyle bir şey yapılmamıştır düşüncesidir. Yani kendilerinin ne olduğunu çok iyi biliyorlar ve hatta başkalarından bu kadar büyük bir şey beklemiyorlar.

Bir diğer kısmı ise bu olaylarda taraf olmayan toplumun dahi bunların böyle bir şey yapabileceği kanaatinin oluşmasıdır.

Bence bunlar iyiye gidiştir. Toplum artık onları yalancı çoban olarak görüyor. Hiçbir şey bunları götüremese de bu YGS götürecek gibi gözüküyor, çok mutluyum günlerdir.

murted 06-04-2011 00:00

Alıntı:

priapos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 377487)
Diğer kısma gelirsek gördüğümüz üzere cumhurbaşkanı ve bazı bakanlar kısa sürede böyle bir olayın olabileceğini inkar etmişlerdir, hem de savcılık soruşturmasını beklemeden hiç bir araştırma yapmadan. Bunun altında yatan temel neden bence bunu yapsa yapsa cemaat ve biz yaparız bizde yapmadığımıza göre böyle bir şey yapılmamıştır düşüncesidir. Y

Bence aksine, bizimkiler seçim arifesi gene bir haltlar yedinin telaşıyla ve suçluluk psikolojisi ile üzerlerine vazife olmadığı halde konuşuyorlar. Kpss skandalında da benzerini yapmışlardı. Son ana kadar inkar et, olmadı hedef saptır, olmadı altındakini suçlamaya başla.

Sınav yapan kuruma güvensizliğin bu noktalara varması kamuoyunun yeterince farkında olmadığı son derece kaygılandırıcı bir durum. Çocukları nasıl motive edebiliriz ki şu saatten sonra? Mülakatlarda, orda burda torpilin bolca işlediği bir ülkeyiz. Bir de merkezi sınavları yapan kuruma olan güven kalmamışsa torpili olmayan, yandaş olmayan ölsün daha iyi.

8-9 sene evvel ben Öss'ye girerken acaba hakkım yenir mi diye hiç endişelenmedim. Endişeleneni de duymadım. 2011 yılında gelinen duruma bak. İnsanlar sınavda istediğim kadar başarılı olabilecek miyimin yanında bir de sınavda hakkım yenir mi diye kaygılanmaya başladı.

Kamuoyu bilinçsiz, kamuoyu cahil. Tepkilerse dolayısyla son derece yetersiz. Her zamanki gibi kamuoyu gayet güzel başka gündemlerle manipüle ediliyor.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25199901/

Ahanda uzman görüşü, elimizde badem bıyıklı kriptolog olmadığı için bununla yetineceğiz şimdilik.

YGS’deki şifre iddialarını, ODTÜ Kriptoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Melek Diker Yücel NTV’ye değerlendirdi: Hata sadece medyaya dağıtılan kitapçıkta değil tüm kitapçıklarda var... Sınavın iptal edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

hysteria 06-04-2011 00:25

ben bunun kasıtlı yapıldığına inanmıyorum, kasıtlı yapılacak olsa basına adam gibi bir kopyası verilirdi, bu resmen dangalaklık, 1.700.000 değişik kitapçık yapmak için bunların herbirisinin ayrı ayrı dizgiye konması gerekiyor. bu da çok inandırıcı değil, eğer gerçekten o kadar farklı sayıda basıldıysa iki kat daha salaklık:). matbaa işi biraz alengirikli tam net bilmiyorum ama, bildiğim kadarıyla, her bir farklı baskıyı yapabilmek için, baskıya hazırlayabilmek için bi ton uğraş gerekli.

kaldı ki, öğrencilerin doldurduğu cevap anahtarlarını da kontrol ederlerken, bu kontrol eden alet her bir ogrenciye ait cevap anahtarını sistemden bulup eşleştirip ona göre doğrusunu yanlışını çıkartıyor olması lazım. eğer tamamen rastgele olarak şıklar yer değiştirirse. ki bu da eğer yanılmıyorsam 1.700.000 adayın sonuclarının acıklanma süresini en az 10 kat uzatır.bunu da yapamazlar, dolayısıyla bütün cevap anahtarlarının aynı olması gerekir. yani tek tip bir cevap anahtarı olması lazım ki makineye 1.700.000 bin kişinin cevap anahtarını tek seferde versinler sıradan geçirsin makine.

e böyle olunca da doğru şıklar sabit kalıp yanlış şıklar yer değiştirince de sanki ortada bir şifre varmış gibi duruyor ama bence düpedüz dangalaklık. günde 50-60 soru çözen ortalama bir öğrenci soruları yaparken direk dikkatini çekmiştir bence:)

edit: biraz uzak kalmışım gündeme, biraz geç çözmüş gibi duruyor olabilirim tarihi itibari ile ama, haber falan bakamıyordum bir kaç gündür:)

Termo 06-04-2011 00:28

Alıntı:

hysteria´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 377508)
ben bunun kasıtlı yapıldığına inanmıyorum, kasıtlı yapılacak olsa basına adam gibi bir kopyası verilirdi, bu resmen dangalaklık, 1.700.000 değişik kitapçık yapmak için bunların herbirisinin ayrı ayrı dizgiye konması gerekiyor.

Zaten bu doğru olsa bile, pedagojik hata doğurmaz mı? Eğitimciler vardır sitede, bunu daha iyi anlatabilirler sanırım.

spartacus 06-04-2011 00:51

Çeşitlilik baskıda sorun teşkil eder. Sınav sonuçlarının değerlendirmesi ise etmeyecek gibi, çünkü doğru şıkların yeri sabit.

Şu dönemde tabi şifre adına kesin bir kanıyla konuşmak için erken, yalnız doğru şıkların yerinin değişmemesi buna rağmen 1.700.000 kitapçık basdık söylemi, şaibeye kapı açmış olur. Eğer ben yanlış anlamadıysam, o şifre olarak bulunanlar bir çakışma dahi olsa, şaibe kapanmıyor. Asıl işin zor ve sorunlu yanı burası diye düşünüyorum. 3 Ayrı kitapçıkda doğru şık C ise ve şifre söz konusu ise zaten C şıkkı bulunacak.

"Master kitapçıktan türetilmiş kitapçıklar basına dağıtıldı. Master kitapçıktaki doğru cevabın yeri değiştirilmeden yanlış cevapların yeri karıştırılmış bir kopya." OSYM ilgili açıklamadan...

ESKİ ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Giriş Sınavı’ndaki (YGS) şifreli kitapçık iddialarıyla ilgili değerlendirme yaparken, “Türkiye korku imparatorluğu haline geldi. Ben de görevden ayrıldıktan sonra aylarca konuşmaya çekindim ve korktum” dedi.


Daha doğrusu korku impratorluğuydu, korku toplumu haline geliyor. Bunu tek başına AKP de yapıyor diyemem, bir tarafda yapan diğer tarafda ise zemin olan bir durum söz konusu... En büyük sorun korku toplumunun oluşmasıdır...

priapos 06-04-2011 00:55

Murteddd gerçi Türkiye'de hangi taşın altından hangi şekilde bunlar çıkar pek emin değilim. İmamın ordusunu okudun mu bilmiyorum. Bu adamlar bu işte ustalaştılar artık. Yaptıkları yanlışlar ortaya çıksa da faydalanıyorlar çıkmada da faydalanıyorlar. Bundan önceki sınavlarda Ünal Yarımağanı götürdükleri net. Kopya verdikleri de net. Her şekilde kazançlı çıktılar bu olaylardan. Ama bu sefer böyle bir plan içinde olduklarını sanmıyorum.

Türkiyedeki olayları dikkatli incelemek lazım. Örneğin toplumun çok duyarlı olduğu tecavüz, çocuk ölümü gibi olaylarda çok uğraş veriyorlar. Bunların hepsi bir politika, toplum mühendisliği. Elbette bu tür olayların aydınlanması beni de fazlası ile mutlu ediyor. Ama burada amaç sadece bu tür olayları hızla aydınlanması değil, tasfiye ettikleri kadrolardan daha iyi çalıştıklarını ve bu tasfiyelerin aslında iyi çalışmayan unsurların temizlenmesi olduğuna dair toplumu ikna etmek.

ÖYSM'de de bunun yaşandığını düşünüyorum. Ünal Yarımağanı tasfiye ettier. Hem çevrelerine kopya verdiler hem de bunu Ünal yarımağana yıktılar. Bu nedenle bu sınavda bu kadar titizlendiler. Daha güvenli sınav yapmak istediler. Toplum ikna olduktan sonra iki yönden de kazançlı olacaklardı. Hem tasfiye ettikleri kişilerde haklı olduklarını kanıtlayacak hem de sözümona daha dürüst olduklarını kanıtlayacaklardı. Böylece ielride istedilerini daha kolay yapacaklardı. Ama bu adamlar yeterinden fazla hızlı büyüdükleri ve büyürken liyakattan önce biata baktıları için şaşkın bir takım adamları oraya gönderdiler ve düzgün yapmak istedikleri bir işi de ellerine yüzlerine bulaştırdılar.

Bir ateistsen bir teistle yüzyüze görüşmende bir şeyler anlatmaya çalışırken yüz ifadenin karşındakinin anlamazlığı karşısında nasıl bir hal aldığını sanırım hayal edebilirsin. ÖSYM başkanının konuşmasını dinlediysen ben aynı yüz ifadesini onda da gördüm. Adam doğru söylediği halde anlatamıyordu karşısındakilere, sinirleniyor ama bulunduğu konum nedeniyle sinirlerine hakim olamaya çalışıyordu. Bu zor durumu defalarca yaşamama rağmen cemaatten birinin yüzünde görmek beni mutlu etmişti. Adam gayet kendine güvenerek tüm kitapçıkları tüm türkiyeye açtı. Buna rağmen adamı anlamıyorlardı.
Bu şaşkınlar eklediğin kriptoloji uzmanının dediği şekilde saçma salak bir algoritma uygulamış olabilirler ama bence bunun ne kendileri farkındaydı nede bunu bir kopya aracı olarak kullandılar. Böylesi daha iyi oldu, nasılsa seçime kadar bu sorun gündemde olur. Ve bu yapmadıkları bir durum olduğu için hazırlıklı değillerdi.

murted 07-04-2011 15:51

http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=77

Alıntı:

ÖSYM'den itiraf: Şifre var

07/04/2011 6:43

ÖSYM, 1.7 milyon sınav kitapçığındaki yanıt seçeneklerinin şifreye yol açacak şekilde hatalı kurgulandığını kabul etti.

ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) ilişkin günlerdir süren ‘şifre tartışmasına’ sonunda açıklık getirdi. 1 milyon 700 bin adaya, ayrı ayrı kitapçık hazırladıklarını belirten ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ensar Gül, “Programımız başarılıydı. Ancak Meteksan’da kitapçıkların hazırlanışı sırasında programın bir kısmı eksik çalışmış. Şıkları ve soruları rasgele dağıtması gerekirken, hep aynı kalıbı kullanmış. Biz de dün gece (önceki gece) fark ettik” dedi.
Aynı filmi gene izliyoruz. Çok klişe bir konu ama gene de memleketin yarısı seviyor böyle şeyleri izlemeyi.

murted 07-04-2011 16:55

Gün geçmiyor ki Ösym başkanının tatmin ettiği büyüklerimize bir yenisi daha eklenmesin. Kendisi,o badem bıyıklarıyla kendinden beklenmeyecek şekilde akıllara zarar bir performans sergileyerek sırasıyla bütün büyüklerimizi tatmin ediyor.

İşte herkesi tatmin eden o adam:

http://www.hurriyet.com.tr/_np/6156/13116156.jpg


Tatmin olan olana

İşte tatmin olanların tam listesi

Alıntı:

CUMHURBAŞKANI GÜL:

Başkandan (ÖSYM Başkanı Ali Demir) aldığım bilgiler beni tatmin etti. Öğrencilerimizin güvenle kendilerini ikinci sınava hazırlamaları gerekir.

Ösym başkanı hiyerarşiyi hiç bozmuyor ve ilk cumhurbaşkanımızı tatmin ediyor.

Alıntı:

DEVLET BAKANI CEMİL ÇİÇEK:

Sayın Cumhurbaşkanının tatmin olduğu konuda biz de tatmin olmuşuzdur.

Sayın Çiçek de cumhurbaşkanımızın tatmin olduğu yerde bize tatmin olmamk düşmez, en iyi o tatmin olur diyor.

Alıntı:

MİLLİ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU:

Ben de her şeyden önce anne bir veli olarak bu açıklamaları tatmin edici bulduğumu söylemek istiyorum.

Hüseyin Çelik'ten koltuğu devralıp bize onu bile arar hale getiren gelmiş geçmiş en şuursuz, arkasından ipleri bile görülen milli eğitim bakanımız da beklendiği şekilde açıklama yapmakta gecikmiyor, bir veli olarak tatmin oluyor.

Alıntı:

TBMM BAŞKANI MEHMET ALİ ŞAHİN:

ÖSYM Başkanı'nın açıklamaları rahatlattı ve tatmin etti.

Kendisinin tatmin olması meclisteki diğer vekillerin de tatmin olmak istemesine bir işaret gibi geliyor bana.

Alıntı:

YÖK BAŞKANI YUSUF ZİYA ÖZCAN:

En güvenilir sınavdı. ÖSYM Başkanı'nın açıklamaları beni de tatmin etti.

İşte sayın Yök başkanı! Kpss skandalından sonra yaptığı açıklamalardan sonra utanmayıp bugün bile aynı koltukta olan Yök başkanımız (Yök'ü kapatmak neyin nesiymiş? Benim de böyle güdümlü başkanım olsun, bir kaç Yök daha kurarım tabi.) da yaşadığı bu deneyimin bugüne kadarkilerin en iyisi olduğunu açıklıyor.

Bakalım sırada kimler var? O badem bıyıklarıyla kimleri daha tatmin edecek sayın Ösym başkanı?

Ve işte suçlu:
(Aslında bu kadar kişinin tatmin edilmesine vesile olan bir insandan suçlu diye sözetmek pek doğru olmasa da usulen öyle diyelim.)

O ‘şifreci’ işgüzar bilgi işlemciymiş

Termo 07-04-2011 16:59

Avrupa ülkelerinde bu gibi durumlarda nasıl gelişmeler yaşanır ve hangi gelişmeler normal karşılanır arkadaşlar. İlgili kuruma ve iktidara ne gibi tesiri olur böyle durumların?

İvan Karamazov 07-04-2011 23:22

ali nesin de şöyle bir açıklama yapmış konu hakkında:

Alıntı:

Perşembe günü Taraf’ta çıkan söyleşimde bazı yanlış çıkarımlarda bulunmuşum. Şimdi daha çok sınav kâğıdına ulaşılabildiğinden, ÖSYM’nin son açıklamalarını da dikkate alarak bu çıkarımlarımı düzeltmek zorundayım.
İki soru var yanıtlanması gereken: 1) ÖSYM’nin aslında ne yapmak istediği ama 2) Ne yaptığı.
İkinci sorunun yanıtını üç aşağı beş yukarı anladık. Özetle şöyle:
a) ÖSYM her soru kitapçığında tüm yanlış şıkları ayrı ayrı karacağına, tek bir karma yapmış. Ayrı ayrı karıldığı çıkarımım yanlışmış. Söylenene göre sistemdeki bir hata buna neden olmuş.
b) Bu karmayı esas alarak, her kitapçıkta her sorunun şıklarını – anladığım kadarıyla rastgele ve ayrı ayrı – döngüsel kaydırmış.
c) Böylece tüm kitapçıklarda tüm soruların şıklarının döngüsel sıralaması aynı çıkmış.
Bunun şu sakıncası var: Rastlantıyla ya da kasten beliren ve soruların tümünü ya da çoğunluğunu yanıtlamaya yarayan bir şablon, tüm kitapçıklarda belirebilir. Nitekim Radikal gazetesinden Betül Kotan’ın ortaya koyduğu “büyük sayının sağındaki doğru yanıttır” yöntemi 40 matematik sorusunun 36’sına uygulanabiliyor ve 23 doğru yanıt veriyor.
Eğer öğrenciler bu yöntemi önceden görmemişlerse bir sorun yok, çünkü sınav sırasında böyle bir şablonu farketmek imkânsız; farkeden de benim nezdimde en iyi üniversitenin en iyi bölümüne girmeye hak kazanmış demektir! Ama her türlü şablonun dışarıya kolaylıkla sızdırılma olasılığı olduğundan, ÖSYM’nin bu kusuru bağışlanır gibi değil. Üstelik sistemdeki bu hata da öyle kolay kolay farkedilmeyecek bir hata değildir. Buna acemilik değil, beceriksizlik denir.
Ayrıca şu sorular da akla geliyor: Eğer yanlış yanıtlar rastgele karılmışsa nasıl oluyor da,
a) Tam 8 soruda hiçbir karma yapılmamış ve bu 8 soruda yanıt hep en küçük?
b) 36 sorunun 23’ünde doğru yanıt hep en büyük yanıtın sağında yer alıyor?
Bunlar yanıtlanması gereken sorular.
Birinci sorunun, yani “ÖSYM aslında ne yapmak istedi?” sorusunun yanıtını tahmin bile edemiyorum. Daha doğrusu tahmin ediyorum ama bir anlam veremiyorum, çünkü yanlış şıkları rastgele karıp sonra yanıtları rastgele kaydırmakla, doğru yanlış demeden tüm şıkları bir defada rastgele karmak arasında hiçbir fark yoktur ve ikinci yöntem akla ilk gelendir, çok daha sadedir, kolaydır ve dolayısıyla hatalara karşı çok daha dayanıklıdır. Bu sorunun da yanıtını ÖSYM başkanı hepimize açıklamakla yükümlüdür.
Ali Nesin



murted 08-04-2011 00:51

Bu muhalefet de salak. Kpss sakandalında da pek sesleri çıkmadı. Adamın villasıyla, parfümüyle uğraşacağına al bunu kullan. Suistimalse suistimal et. Gerçi susistimallik pek bir şey de yok, daha en başında tepeden aşağıya biz tatmin olduk şeklindeki açıklamaları gene bir şeyin telaşında olduklarını gösteriyor.

Üstelik anlaşılmaz bir şey daha var: Ondan fazla sayıda lisede neden sadece kızlar girmiş sınava? ''Pozitif ayrımcılık'' gibi saçma sapan bir açıklama yapıyorlar. Biz de kıllanıyoruz doğal olarak.

--------------------------------------------------------------------

http://gazete.medyaloji.net/arsiv/20...s/6126_1_t.jpg

Taraf'a ne demeli? Haberci misin yoksa sahiden taraf mısın? Tamam, araştırırsın sonra da yazarsın iddialar boş çıktı diye. Manşete bakın, ana sayfada Taraf'ı kapat Zaman yaz; sırıtmaz hiç.

Ahmet Altan'ın da tatmin olma potansiyeli taşıdığını söyleyebiliiz. Bizim badem bıyıklı protokolü halletsin, herhalde onu da tatmin edecektir bir ara.

--------------------------------------------------------------------
Bu da Zaman'dan. Bu ahlaksızlar, tetikçiler, Allah kitap deyip de her gün tonla yalan haber yapan adamlar, Kpss skandalını önce görmezden geldiler. Bir süre sonra inkar edenlerin haberleri falan çıktı, cemaate mok atılmaya çalışılıyor dendi. Sonra bir grup soytarı çıkıp da üç-beş kişi protesto düzenleyip, biz hakkımızla aldık o puanı, sınav iptal edilmesin diye konuşunca hakkıyla yapanlara yazık olur diye bu şerefsizleri mağdur yapmaya kalktılar.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?hab...in-yeri-farkli

Alıntı:

Olmayan 'şifreyi' protesto ettiler

Devrimci Liseliler (Dev-Lis) grubu, YGS'deki 'şifre' iddialarını Ankara ve İstanbul'da protesto etti. Adalet Bakanlığı önüne gelen 'Dev-Lis' üyesi 2 kişi kendilerini bakanlık binasının önündeki demirlere zincirledi. Bu sırada 4 kişi de Milli Eğitim Bakanlığı önünde aynı eylemi gerçekleştirdi. Demir makası ile zincirleri kesen polis, Dev-Lis üyesi 6 kişi ile birlikte Sosyalist Demokrasi Partisi'nin (SDP) fotoğrafçısı olduğunu söyleyen 1 kişiyi gözaltına aldı.

Aynı gruba üye 9 kişi ise ÖSYM'yi protesto etmek amacıyla Kağıthane'deki ÖSYM binası önünde toplandı. Pankart açan eylemciler, kendilerini binanın önünde bulunan aydınlatma direğine zincirle bağladı.

Termo 13-04-2011 20:14

Alıntı:

http://www.hurriyet.com.tr/_np/9144/13169144.jpg
YGS'deki şifre iddialarıyla ilgili olarak ÖSYM Başkanı Ali Demir tarafından sınava giren adayların e-postalarına gönderilen mektupra ''Bazı sorularda şifreleme var, sehven (yanlışlıkla) yapıldı'' ifadeleri kullanıldı.




http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif
ÖSYM BAŞKANI: O ŞİFRECİ 'İŞGÜZAR' BİLGİ İŞLEMCİYMİŞ
ÖSYM'nin şifre açıklaması, mektubun "Tüm adaylara verilen soru kitapçıklarında cevap seçeneklerinin dizilişi" başlıklı bölümünde şu ifadelerle yer aldı:
''Tüm adaylara verilen soru kitapçıklarında sorunun doğru cevap seçeneği rastgele biçimde değiştirilirken, diğer seçeneklerin yerleri de rastgele değiştirilmesi gerekirdi. Ancak, geliştirilen yazılım çalıştırıldığında her soru için rastgele verilmesi gereken değerler sehven sıralı olarak verildiğinden, oluşturulan soru kitapçıklarında bazı sorularda en büyük değerli seçeneğin hemen sağındaki seçeneğin doğru cevap olması durumu ortaya çıkmıştır."

'ŞİFREYİ ÇÖZEN ADAY OLMADI'
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, her soru için rastgele verilmesi gereken değerler, sehven sıralı olarak verildiğinden bazı sorularda en büyük değerli seçeneğin hemen sağındaki seçeneğin, doğru cevap olması durumunun ortaya çıktığını belirterek, “Bugüne kadar incelenen çok sayıda soru kitapçığından bu dizilişi fark ederek cevap seçeneğine yönelen tek bir adaya bile rastlanmamıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Demir, YGS'ye giren adayların e-posta adreslerine gönderdiği mektupta, “Çok değerli öğrenciler, 27 Mart 2011 günü hayatınıza sadece bilgilerinizle yön vermenizi sağlayacak bir sınav organize ettik” ifadelerini kullandı.
Bu sınav sonucunda sadece hak edenin, hak ettiği üniversiteye yerleşebilmesi için gerekli ortamı hazırladıklarını belirten Demir, sınav güvenlik tedbirlerinin birçok kimse tarafından takdir edildiğini, bazılarının da bu önlemleri sınav stresini artırıcı etkenler olarak değerlendirdiğini ifade etti.
Sınav bittikten sonra tüm kamuoyu önünde bazı tartışmaların yaşanmaya başladığını belirten Demir, basına verilen soru kitapçığının, ÖSYM'nin hazırladığı master soru kitapçığı olması gerekirken, gereksiz yere master soru kitapçığından basitçe türetilmiş bir kitapçık olduğunu kaydetti.
Demir, “Bu soru kitapçığı, sınav bittikten sonra türetildiğinden ve sınava giren hiçbir adaya verilmediğinden hiçbir adaya üstünlük sağlanması söz konusu olmamıştır” görüşüne yer verdi.
HAM PUANLARI ÜZERİNDEKİ İSTATİSTİKSEL DEĞERLENDİRMELER
Tüm adaylara verilen soru kitapçıklarında sorunun doğru cevap seçeneği rastgele biçimde değiştirilirken, diğer seçeneklerin yerlerinin de rastgele değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, şöyle devam etti:
“Ancak, geliştirilen yazılım çalıştırıldığında her soru için rastgele verilmesi gereken değerler, sehven sıralı olarak verildiğinden oluşturulan soru kitapçıklarında bazı sorularda en büyük değerli seçeneğin hemen sağındaki seçeneğin, doğru cevap olması durumu ortaya çıkmıştır.
Tüm sınav evrakı gibi soru kitapçıklarının da hazırlanması 'kapalı dönem' olarak ifade edilen ve tüm dünyadan izole bir ortamda hazırlandığından bu dizilişin ÖSYM çalışanları dahil dışarıdan herhangi biri tarafından bilinmesi imkansızdır. Bugüne kadar incelenen çok sayıda soru kitapçığından bu dizilişi fark ederek cevap seçeneğine yönelen tek bir adaya bile rastlanmamıştır. Sınavda adaylar tarafından kullanılan soru kitapçıklarının incelenmesi devam etmektedir.
Ayrıca tüm adayların ham puanları üzerinde yapılan istatistiksel değerlendirmeler sonucunda normal dışı hiçbir durum görülmemiştir.”
“GEÇEN YILLA KARŞILAŞTIRILDIĞINDA NORMAL DIŞI BİR DURUM YOK”
Mektupta, İstanbul-Eyüp bölgesinde kız öğrencilerin sınava girdiği okullar konusuna da değinen Demir, bu durumun söz konusu bölgede sınava girme talebini karşılayacak yeterli kapasite olmadığından ve bölgeye yerleşimde kız öğrencilere öncelik verilmesi nedeniyle ortaya çıkmış bir sonuç olduğunu belirtti.
Demir, ÖSYM'nin bu yolla sınavda hiçbir adaya üstünlük sağlamasının asla söz konusu olmadığını kaydetti.
YGS sınavı sonuçlarına ilişkin olarak da Demir, “Bugüne kadar yapılan cevap kağıdı okumalarının sonuçları geçtiğimiz yıl yapılan YGS sonuçlarıyla mukayese edildiğinde normal dışı bir durumun olmadığı ve sınavın adil ve doğru yapıldığı gerçeğini ortaya koymaktadır” dedi.
Demir, öğrencilere LYS'de başarılar diledi.
Suçlu da bulunmuş, gözümüz aydın.

İvan Karamazov 13-04-2011 20:43

Alıntı:

Termo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 378584)
Suçlu da bulunmuş, gözümüz aydın.

böylece, önceden tatmin olanların da sehven tatmin olduğunu anladık :)

Termo 13-04-2011 21:51

Sıradaki olası başkan adayları...
http://4.bp.blogspot.com/_aUuoOtnZEj...nuri-alco1.jpg
http://galeri.uludagsozluk.com/9/tec...9Fkun_2316.jpg
http://www.sinemango.com/_band/s/sahin-k.jpg

murted 20-04-2011 04:48

İntihal suçlaması

Kurda kuzu emanet edilmiş diyeceğim ama cumhurbaşkanından tut başbakana hepsi kurt bunların zaten.

Alıntı:

Bir televizyon kanalında gündeme gelen iddiaya göre ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir 1990’da Teknik ve Tekstil Dergisi’nde 9 bölüm süren yazı dizisinde akademik hırsızlık yaptı. Durum fark edilince de yazılı özür diledi.
Alıntı:

İddialara ilişkin görüşlerini almak için aradığımız ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, telefonlara çıkmazken, ÖSYM yetkilileri de açıklama yapmadı.
Şimdi sayın cumhurbaşkanımızdan ''Özür dilemiş ya, ben tatmin oldum, bir daha yapmaz'' şeklinde bir açıklama bekliyoruz.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:50 .