![]() |
YGS'de bu olabilir mi??
Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda en az 100 sorunun belli bir formüle göre cevaplandığı iddia ediliyor.
Artvin'de bir avukat ve bir dershane yöneticisi, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda en az 100 sorunun belli bir formüle göre cevaplandığında rahatlıkla çözülebildiğini belirlediklerini ileri sürdü. Belirlenen bir formülle özellikle matematik testinde soruların tamamına yakınını doğru çözmenin mümkün olduğu vurgulandı. SIFIR HATAYA YAKIN SONUÇ Artvin'de avukatlık yapan Ayla Varan, sorularda şifreleme sistemi olduğu konusunda aldığı duyumun ardından tüm soruları tek tek incelediğini belirterek, şu iddiada bulundu: "Cevapları rakamsal olan sorularda bu şifreleme sisteminin hatasıza yakın uygulandığını gördüm. Sisteme göre cevap şıklarındaki rakamlar küçükten büyüğe göre sıralanıyor. Eğer çakışan varsa doğru cevap çakışan rakamın bulunduğu şık oluyor. 37 SORUNUN CEVABINA BÖYLE ULAŞILABİLİYOR Hiçbir rakam çakışmazsa doğru yanıt 'E' şıkkı olarak çıkıyor. Birden fazla çakışan varsa da cevap en küçük rakamın bulunduğu şık oluyor. Matematik testindeki 40 sorudan bu sistem uygulayarak 37 sorunun doğru cevabına ulaşılabiliyor. Ayrıca yanıtları rakamsal olarak verilen Sosyal Bilimler, Türkçe ve Fen sorularında da aynı formülü uygulayarak en az 50 soruyu daha rahatlıkla çözebilirsiniz." Ayla Varan, ayrıca bazı Türkçe sorularında da alfabetik şifreleme olduğunu tespit ettiklerini öne sürerek, "Öğretmen arkadaşlarımız sorular üzerinde çalışmaya devam ediyor" diye konuştu. ŞİFRELEME İDDİASI Artvin Sınav Dershanesi kurucularından Fahri Akyüz ise, bir velinin başvurusu üzerine sorularda yaptıkları incelemede şifreleme formülünü tespit ettiklerini öne sürdü. Akyüz, "Öğrencilerimizi bir yıl boyunca bu tür sınavlara hazırlıyoruz. Daha önce yaşanan onca olaydan sonra tedbirlerin alındığını görüyorduk. Ancak böylesi bir şifreleme ve formüle etme durumunun olacağını düşünmüyorduk. Öğrencilerin emekleri hiçe sayılmıştır. Tabi ki ÖSYM yetkililerinin konuya yanıt vermeleri ve açıklama getirmeleri gerekiyor" diye konuştu. ŞİFRELEME NASIL ÇÖZÜLÜYOR? Matematik testinde ağırlıklı olarak uygulanabilecek şifreleme yöntemini çözmek çok basit. 10 DAKİKADA ÇÖZÜLEBİLİYOR 40 soruluk matematik testi bu yöntem sayesinde yaklaşık 10 dakikada çözülebiliyor. Şıklardaki rakamsal değerler o şıkkın altına küçükten büyüğe doğru yazılıyor. Eğer bir şıkta rakamlar çakışıyorsa doğru cevap o şık oluyor. Eğer hiçbir şıkta çakışma olmazsa genellikle E şıkkı doğru cevap olarak çıkıyor. Eğer birden fazla şıkta çakışma oluyorsa doğru yanıt rakamsal olarak küçük değerin bulunduğu şık oluyor. ÖRNEK SORULAR Matematik Testi 4'üncü soru: 2011-2010+2009-2008+...+3-2+1 işleminin sonucu kaçtır? A) 1004 B)1008 C) 1000 D) 1006 E) 1002 Formüle göre rakamları küçükten büyüğe göre şıkların altına yeniden sıralıyoruz. Yeni sıralama: A) 1000 B) 1002 C) 1004 D) 1006 E) 1008 şeklinde oluyor. D şıkkında 1006 rakamı çakıştığı için doğru yanıt D şıkkı olarak işaretleniyor. Cevap anahtarında da 4'üncü sorunun yanıtı D şıkkı olarak veriliyor. Matematik Testi 13'üncü soru: Üç basamaklı bir doğal sayının sağına 3 yazılarak dört basamaklı A sayısı, aynı sayının soluna 2 yazılarak dört basamaklı B sayısı elde edilmiştir. A+B=9967 olduğuna göre üç basamaklı sayının rakamlarının toplamı kaçtır? A) 12 B) 9 C) 15 D) 13 E) 11 A) 9 B) 11 C) 12 D) 13 E) 15 Rakamları bu şekilde küçükten büyüğe göre şıkların altına yeniden yerleştiriyoruz. Bu soruda da D şıkkında 13 rakamı çakışıyor. Doğru yanıt cevap anahtarında da D şıkkı olarak veriliyor. Matematik Testi 22'inci Soru: Bir işi 5 kadın işçi 20 günde, 5 erkek işçi ise 30 günde bitiriyor. Buna göre, 2 kadın ve 2 erkekişçi aynı işi birlikte kaç günde bitirir? A) 50 B) 30 C) 45 D) 40 E) 20 A) 20 B) 30 C) 40 D) 45 E) 50 şeklinde sıralanınca doğru yanıt B şıkkında çakışan 30'dur. Cevap anahtarında da doğru yanıt B şıkkı olarak veriliyor. |
ama öğrenci bu işlerle uğraşmaz sorusuna bakar. sorun olacağını sanmıyorum
|
Kpss 2010 hukuksuzluğunu gördükten sonra (bu olur ya da başka türlüsü) mümkündür derim.
Son Kpps'de 350 küsür kişi fulleyince bu sefer 40'ta 40 kırk yapılıp da çok dikkat çekmesin diye 3 tane soruyu dışarıda bırakmışlardır. Bu kez ortada dağıtılan sorular yok. Kopyanın delili de yok. (Delil olunca da bir şey olmuyor gerçi, çünkü Akp gözümüzün içine içine baka ''ben sizi zikerim, siz bi halt edemezsiniz, mecburen hoşunuza gider gene bize oy verirsiniz diyor.). -Ceset yoksa, cinayet de yok. (Behzat Ç.) -Soru kitapçığı yoksa, kopya da yok. (murteddd ç.) :D :D |
Hahaha murtedd güldüm yaa :D
|
Şaka bir yana, inşallah yoktur böyle bir şey.
Önce evvelki seneki polislik sınavı, sonra geçtiğimiz Kpss sınavı... BU kez de Ygs... Akp ya da cemaat yandaşı olmayanların devlet kadrolarına girmeleri günden güne zorlaşıyor. Hele ki son Kpss'de yaşananların üçüncü dünya ülkesi değilseniz komple hükümeti götürmesi gerekirdi. |
Alıntı:
|
@texas öğrenci bu işlerle uğraşmaz diyorsun da en babayiğit adamın bile 1 saatini verdiği matematik sorularını 10 dk'den kısa bir sürede yapmak varken de kimse uğraşmazdı açıkcası.
|
Alıntı:
|
Ben de şimdi biraz kontrol ettim.. İlk 20 soruda, -'sayısal değer'i olmayan cevaplar haricinde (5 tane var)- sadece 1 veya 2 soruda bu sistem tutmuyor.. Diğer soruların hepsinde tutuyor gerçekten de.. Diğer sorulara bakmadım, ama farklı bir şey de beklemiyorum.
Aşağıdaki linkten bakabilirsiniz; http://www.matematik.tc/ygs-soru-ve-...cevaplari.html Zaten matematik testi 40 soruluk.. 37 soruda bu sistemin tutmasının imkanı yok.. Ama sayısal değerli soruların bir kaç soru haricinde tuttuğu açık bir şekilde görülüyor. Belki Fen testinde de uygulanabilir.. Ama Türkçe testinde bu sistem nasıl uygulanıyor, onu çok merak ettim.. Küçükten büyüğe sıralamak için şıklarda sayısal değer olması gerekiyor çünkü. Bu arada test 10 dakikada değil, en fazla 2-3 dakikada çözülebilir. |
Alıntı:
böyle bir yöntemle tıp kazanacak embesil, 35lerinde filan mezun olur sanırım :) |
Alıntı:
Aslında tıp kazananlar da 35'lerinde bitirmezler.. Bizim ünivler de pek ünive benzemediği için, kolay bir şekilde bitirirler.. Hatta prof bile olurlar.. Ne de olsa ülke niteliksiz proflarla kaynıyor. |
Bir yerlerde bu konuyla ilgili bir iki hoşuma giden yorum yapmış zerzavatçı bir arkadaş. Taşıyayım:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bir de ÖSYM şöyle bir açıklama yapmış; http://www.osym.gov.tr/belge/1-12474...n-soru-k-.html
Duyuruda; 'her adaya farklı soru kitapçığı' ve 'sorular da dahil olmak üzere, şıkların yerlerinin farklı olduğu' ifadeleri doğru mudur?.. 'Doğru şıkların yer değiştirilmediği' ifade ediliyor.. Eğer doğru şıkların yerleri değiştirilmediyse, o zaman bu açıklamanın ne manası kalıyor?.. Yine aynı sistem uygulanabilir, öyle değil mi? Hem ÖSYM'nin açıklaması doğru olsa bile, kamuoyuna dağıtılan kitapçıkların bu şekilde olmasının nedeni nedir? Bu sorular ÖSYM tarafından hala yanıtlanmayı bekliyor bence. --- Edit; Şimdi tekrar düşündüm de, eğer 'yanlış şıkların' yerleri farklıysa o zaman bazı veya çoğu soruda (şıklara göre) sistem uygulan(a)maz. Yine de kamuoyuna dağıtılan kitapçıkta neden böyle yaptıklarını açıklamaları gerekiyor. |
onu bunu bilmem de aspirinle fil muhabbeti süperdi :D
|
Alıntı:
Bu başlığı seven bunu da beğendi, bakmadan geçme. http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=40853 Ziver, TheRoseofPennsylvania nickli kişilerin benle hiçbir alakaları yoktur. :pray2: Eksik yazmışım nan, Beyonder'ın da benlen alakası yoktur. :) |
Alıntı:
Eğer tartışmalı bir konu olsaydı konuyla ilgili tüm yazılanları okur, anlamaya çalışırdım aslında.. Ama konu malumun ilanı olduğu için, şimdi pek de üzerinde kafa yormaya gerek görmüyorum açıkçası. Geçmişte bunu askerler ve çevresindeki bürokratlar yapıyordu, şimdi gülenciler ve çevresindekiler yapıyor anlaşılan.. Birini temizliyoruz, diğerleri güçleniyor anasını satiyim.. Ne biçim, umutsuz bir ülke burası yahu.. Pılımı pırtımı toplayıp gitmek istiyorum valla. |
Alıntı:
Ayrıca bu derece geniş çaplısının yapıldığını hiç sanmıyorum. Eskiden insanlar sınavlar merkezi oluyor, güvenilir oluyor diye sınav hazırlayıp yapma işini Ösym'ye verirlerdi gönül rahatlığıyla. Ösym kurulduğunda sadece üniversiteye giriş sınavını hazırlama ve sınavı düzenleme amaçlı kurulmuş. Sonradan ehliyet sınavlarını bile yapar hale gelmiş. Düne kadar açıkçası herkesin kaderini değiştirecek kadar gemiş çaplı bir sahtekarlığın merkezi sistemde yapılmasının mümkün olmadığını düşünürdük hep. Münferit olarak toplu kopya çekmeyi başarabilenler de sıralamayı çok fazla değiştiremezler diye düşünürdük. Ama son Kpss'de yıllardır kimsenin fulleyemedi eğitim bilimlerini 350 kişi birden fulledi, binlerce kişi de çok az insanın çıkabildiği 110 barajını geçti. Ben de girdim sınava, sorular her yıl sorulanlar kadar zordular. Sonuçlar açıklanınca millet çıldırmaya başladı tabi. Ama ösym ve yök günlerce ''bunlar kazanamayanların haksız isyanı'' diye niteleyip feryatları olayı örtbasa kalktılar. Çalışmış da yapmışlar, sorular kolaymış bile dediler. O da yetmedi, olayı belgeleyen İsmail Koncuk kötü oldu. Çobanlar çıktı, Ergenekonla ilgisi olduğu iddia edildi. Atamlar yapıldı, memurlar yerlerine yerleştiler. Neler neler ya? |
Kitapçıkların kişilere özel verildiğini düşünün siz bir de ???
Bu tarz soruların yer aldığı kitapçıklar istedikleri kişilere giderse oooo :) |
Alıntı:
Şimdi Kpss'de Cumartesi günü sabahtan Genel Kültür sınavı yapılır. Buna tüm gruplar girer. Aynı gün öğleden sonra ise sadece öğretmen adaylarının girdiği eğitim bilimleri sınavı yapılır. Öğretmen adayının iki sınavdan aldığı puanın toplamı gerçek puanı sayılır. Diğer pek çok memurlukta ise sabahki genel kültür sınavının puanına bakılır. İstatistiklere bakılınca eğitim bilimlerinde fulle yakın soru yapanların Genel kültür sınavında da aynı performansı sergiledikleri görülüyor. Matematikçi fulleyemiyor, diğer gruplardan hukukçu fulleyemiyor ama kıçı kırık bir gıda mühendisi soruları fullüyor. Yani genel kültür sınavının soruları da kesin kez belli kişilere verilmiş. Ama gene de genel kültür sınavı iptal edilmedi. Sadece o sınavla alınan memurlar bir güzel yerleştiler. Öğretmenlikte ise nispeten düşük puanla öğretmen alan branşlardakilere Genel Kültür sınavında aldıkları yüksek puan ciddi avantaj sağladı, eğitim bilimlerinde s.çsalar bile o branşlarda kopya çekmeyenler genel kültürde fazla net yapamadıkları için bunlar gene kapağı attılar devlete. (Bir tarihçi, coğrafyacı eğitim bilimlerinde iyi bile yapsa, genel kültür sınavındaki matematikte belli bir netin üzerine çıkamayacağı için matematiği fulle yakın çıkartan aynı branştaki kopyacıların gerisinde kaldı.) |
Son sınavda her adaya kişiye özel kitapçık hazırlamışlar. Yani 1.700.000 farklı kitapçık var ortada. Her kitapçıkta soruların ve şıkların yerleri değişikmiş. Açıkçası hiç sağlıklı bulmadım bu yeni yöntemi.
‘Şifre’ye yanıt yok Alıntı:
Bu badem bıyıklıdan en başından beri hiç haz etmedim. Şimdi ben mi daha fazla suçluyum, yoksa benim kafamda böyle bir önyargı oluşturanlar mı? Ey ateyizler, siz de saçma sapan şeylere yönelmeyin, istedikleri gibi manipüle olmayın. Bir ülkenin merkezi sistemle sınav yapan kurumu üzerinde böyle tartışmalar varsa o ülkede hak ve hukuktan söz edilemez. Hiçbir moktan söz edilemez hatta. |
Bir değil bir kaç şifreleme yöntemi olabilir, A nolu şifreye uymuyorsa, B planına geçin, B de uymuyorsa C, yani şifresiz devam edin...
Bu anlamda örneğin soruların sıralamasının değişmesinin hiç bir önemi olmaz. Geriye şıkların değişimi kalır, şimdi bunu düşünmek gerekiyor işte... Basına verdiğiniz kopyalarda şifreleme var mı, yok mu? Şifre çok geniş bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Net bir şekilde açıkladım. Master kitapçığımızda cevap şıkları küçükten büyüğe doğru sıralanmış vaziyette. Master kitapçığı hiç kimse görmedi. Master kitapçıktan türetilmiş kitapçıklar basına dağıtıldı. Master kitapçıktaki doğru cevabın yeri değiştirilmeden yanlış cevapların yeri karıştırılmış bir kopya. Dolayısıyla sıraya dizdiğinizde yerinde kalan kalan doğru cevap olmakta. Bu hiçbir zaman şifre olarak algılanmamalı. Çok basit bir mantık. Dizili bir şeyin saklamak istediğiniz bir şeyi sabit tutup, diğerlerini değiştirdiğinizde siz nerede olduğu çok net bir şekilde görebilirsiniz çünkü o yerinde durdu. Dolayısıyla bu bir şifreleme değil. Bu basına verilen sınavda kullanılmamış yeni bir kopya. Eğer şifre geçerli olsa 40’ta 40 olması gerekir. Basına verdiğim kopya da doğru cevapların, doğru yerinde olmasından emin olmak için bunu yaptım. Basına verilen kopya da hiçbir adaya verilmemiştir. Burada ne demek isteniyor? Doğru anladıysam bu programla(PC) yapılacak değerlendirme için şıkların yerleri değişse de doğru şıkkın yeri değişmiyor mu? Yani a,b,c,d olsun, doğru cevap c olsun, 2 farklı kitapçıkda da doğru cevap c ise, bu anlamda şifre üretmek zor olmasa gerek... |
Kızlara pozitif ayrımcılık yaptık
29.03.2011 Alıntı:
8 aydır korkumdan konuşamadım Alıntı:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/17464300.asp?gid=381 |
Yahu Polislik, Ögretmelik, Kpss, Ygs... Neden bu kadar sansasyonlu oldu. Gerçekten, eskiden sınavları eleştirmeye kalktığımızda eğitim sitemindeki bozukluğa gelir çatardık. Hani, "temelden bir yönlendirme ve sağlam eğitim olsa ilerisi için bu tarz sınavlara gerek duyulmayabilir" derdik. Şimdi ise, "eğitim sistemini es geçtik bari sınavları doğru dürüst yapaydınız" demeye geldik.
|
Başta TGB ve Dev-Lis olmak üzere bir çok ilde YGS sınavını ve ÖSYm protesto edildi.
|
Kişisel düşüncem bu şekilde(şifreleme) bir hile yapmadıkları yolundadır. Başka şekilde yapmışlar mıdır bilemem hiç güvenim yok bunlara.
Ama bu konu üzerinden Türkiye'nin analizini yapmak önemlidir diye düşünüyorum. Basitçe cemaate ve hükümete karşıt olanlar bunun olduğuna inansa da inanmasa da kullanacaktır. Bu analizin kolay ve önemsiz kısmı. Diğer kısma gelirsek gördüğümüz üzere cumhurbaşkanı ve bazı bakanlar kısa sürede böyle bir olayın olabileceğini inkar etmişlerdir, hem de savcılık soruşturmasını beklemeden hiç bir araştırma yapmadan. Bunun altında yatan temel neden bence bunu yapsa yapsa cemaat ve biz yaparız bizde yapmadığımıza göre böyle bir şey yapılmamıştır düşüncesidir. Yani kendilerinin ne olduğunu çok iyi biliyorlar ve hatta başkalarından bu kadar büyük bir şey beklemiyorlar. Bir diğer kısmı ise bu olaylarda taraf olmayan toplumun dahi bunların böyle bir şey yapabileceği kanaatinin oluşmasıdır. Bence bunlar iyiye gidiştir. Toplum artık onları yalancı çoban olarak görüyor. Hiçbir şey bunları götüremese de bu YGS götürecek gibi gözüküyor, çok mutluyum günlerdir. |
Alıntı:
Sınav yapan kuruma güvensizliğin bu noktalara varması kamuoyunun yeterince farkında olmadığı son derece kaygılandırıcı bir durum. Çocukları nasıl motive edebiliriz ki şu saatten sonra? Mülakatlarda, orda burda torpilin bolca işlediği bir ülkeyiz. Bir de merkezi sınavları yapan kuruma olan güven kalmamışsa torpili olmayan, yandaş olmayan ölsün daha iyi. 8-9 sene evvel ben Öss'ye girerken acaba hakkım yenir mi diye hiç endişelenmedim. Endişeleneni de duymadım. 2011 yılında gelinen duruma bak. İnsanlar sınavda istediğim kadar başarılı olabilecek miyimin yanında bir de sınavda hakkım yenir mi diye kaygılanmaya başladı. Kamuoyu bilinçsiz, kamuoyu cahil. Tepkilerse dolayısyla son derece yetersiz. Her zamanki gibi kamuoyu gayet güzel başka gündemlerle manipüle ediliyor. http://www.ntvmsnbc.com/id/25199901/ Ahanda uzman görüşü, elimizde badem bıyıklı kriptolog olmadığı için bununla yetineceğiz şimdilik. YGS’deki şifre iddialarını, ODTÜ Kriptoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Melek Diker Yücel NTV’ye değerlendirdi: Hata sadece medyaya dağıtılan kitapçıkta değil tüm kitapçıklarda var... Sınavın iptal edilmesi gerektiğini düşünüyorum. |
ben bunun kasıtlı yapıldığına inanmıyorum, kasıtlı yapılacak olsa basına adam gibi bir kopyası verilirdi, bu resmen dangalaklık, 1.700.000 değişik kitapçık yapmak için bunların herbirisinin ayrı ayrı dizgiye konması gerekiyor. bu da çok inandırıcı değil, eğer gerçekten o kadar farklı sayıda basıldıysa iki kat daha salaklık:). matbaa işi biraz alengirikli tam net bilmiyorum ama, bildiğim kadarıyla, her bir farklı baskıyı yapabilmek için, baskıya hazırlayabilmek için bi ton uğraş gerekli.
kaldı ki, öğrencilerin doldurduğu cevap anahtarlarını da kontrol ederlerken, bu kontrol eden alet her bir ogrenciye ait cevap anahtarını sistemden bulup eşleştirip ona göre doğrusunu yanlışını çıkartıyor olması lazım. eğer tamamen rastgele olarak şıklar yer değiştirirse. ki bu da eğer yanılmıyorsam 1.700.000 adayın sonuclarının acıklanma süresini en az 10 kat uzatır.bunu da yapamazlar, dolayısıyla bütün cevap anahtarlarının aynı olması gerekir. yani tek tip bir cevap anahtarı olması lazım ki makineye 1.700.000 bin kişinin cevap anahtarını tek seferde versinler sıradan geçirsin makine. e böyle olunca da doğru şıklar sabit kalıp yanlış şıklar yer değiştirince de sanki ortada bir şifre varmış gibi duruyor ama bence düpedüz dangalaklık. günde 50-60 soru çözen ortalama bir öğrenci soruları yaparken direk dikkatini çekmiştir bence:) edit: biraz uzak kalmışım gündeme, biraz geç çözmüş gibi duruyor olabilirim tarihi itibari ile ama, haber falan bakamıyordum bir kaç gündür:) |
Alıntı:
|
Çeşitlilik baskıda sorun teşkil eder. Sınav sonuçlarının değerlendirmesi ise etmeyecek gibi, çünkü doğru şıkların yeri sabit.
Şu dönemde tabi şifre adına kesin bir kanıyla konuşmak için erken, yalnız doğru şıkların yerinin değişmemesi buna rağmen 1.700.000 kitapçık basdık söylemi, şaibeye kapı açmış olur. Eğer ben yanlış anlamadıysam, o şifre olarak bulunanlar bir çakışma dahi olsa, şaibe kapanmıyor. Asıl işin zor ve sorunlu yanı burası diye düşünüyorum. 3 Ayrı kitapçıkda doğru şık C ise ve şifre söz konusu ise zaten C şıkkı bulunacak. "Master kitapçıktan türetilmiş kitapçıklar basına dağıtıldı. Master kitapçıktaki doğru cevabın yeri değiştirilmeden yanlış cevapların yeri karıştırılmış bir kopya." OSYM ilgili açıklamadan... ESKİ ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Giriş Sınavı’ndaki (YGS) şifreli kitapçık iddialarıyla ilgili değerlendirme yaparken, “Türkiye korku imparatorluğu haline geldi. Ben de görevden ayrıldıktan sonra aylarca konuşmaya çekindim ve korktum” dedi. Daha doğrusu korku impratorluğuydu, korku toplumu haline geliyor. Bunu tek başına AKP de yapıyor diyemem, bir tarafda yapan diğer tarafda ise zemin olan bir durum söz konusu... En büyük sorun korku toplumunun oluşmasıdır... |
Murteddd gerçi Türkiye'de hangi taşın altından hangi şekilde bunlar çıkar pek emin değilim. İmamın ordusunu okudun mu bilmiyorum. Bu adamlar bu işte ustalaştılar artık. Yaptıkları yanlışlar ortaya çıksa da faydalanıyorlar çıkmada da faydalanıyorlar. Bundan önceki sınavlarda Ünal Yarımağanı götürdükleri net. Kopya verdikleri de net. Her şekilde kazançlı çıktılar bu olaylardan. Ama bu sefer böyle bir plan içinde olduklarını sanmıyorum.
Türkiyedeki olayları dikkatli incelemek lazım. Örneğin toplumun çok duyarlı olduğu tecavüz, çocuk ölümü gibi olaylarda çok uğraş veriyorlar. Bunların hepsi bir politika, toplum mühendisliği. Elbette bu tür olayların aydınlanması beni de fazlası ile mutlu ediyor. Ama burada amaç sadece bu tür olayları hızla aydınlanması değil, tasfiye ettikleri kadrolardan daha iyi çalıştıklarını ve bu tasfiyelerin aslında iyi çalışmayan unsurların temizlenmesi olduğuna dair toplumu ikna etmek. ÖYSM'de de bunun yaşandığını düşünüyorum. Ünal Yarımağanı tasfiye ettier. Hem çevrelerine kopya verdiler hem de bunu Ünal yarımağana yıktılar. Bu nedenle bu sınavda bu kadar titizlendiler. Daha güvenli sınav yapmak istediler. Toplum ikna olduktan sonra iki yönden de kazançlı olacaklardı. Hem tasfiye ettikleri kişilerde haklı olduklarını kanıtlayacak hem de sözümona daha dürüst olduklarını kanıtlayacaklardı. Böylece ielride istedilerini daha kolay yapacaklardı. Ama bu adamlar yeterinden fazla hızlı büyüdükleri ve büyürken liyakattan önce biata baktıları için şaşkın bir takım adamları oraya gönderdiler ve düzgün yapmak istedikleri bir işi de ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Bir ateistsen bir teistle yüzyüze görüşmende bir şeyler anlatmaya çalışırken yüz ifadenin karşındakinin anlamazlığı karşısında nasıl bir hal aldığını sanırım hayal edebilirsin. ÖSYM başkanının konuşmasını dinlediysen ben aynı yüz ifadesini onda da gördüm. Adam doğru söylediği halde anlatamıyordu karşısındakilere, sinirleniyor ama bulunduğu konum nedeniyle sinirlerine hakim olamaya çalışıyordu. Bu zor durumu defalarca yaşamama rağmen cemaatten birinin yüzünde görmek beni mutlu etmişti. Adam gayet kendine güvenerek tüm kitapçıkları tüm türkiyeye açtı. Buna rağmen adamı anlamıyorlardı. Bu şaşkınlar eklediğin kriptoloji uzmanının dediği şekilde saçma salak bir algoritma uygulamış olabilirler ama bence bunun ne kendileri farkındaydı nede bunu bir kopya aracı olarak kullandılar. Böylesi daha iyi oldu, nasılsa seçime kadar bu sorun gündemde olur. Ve bu yapmadıkları bir durum olduğu için hazırlıklı değillerdi. |
http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=77
Alıntı:
|
Gün geçmiyor ki Ösym başkanının tatmin ettiği büyüklerimize bir yenisi daha eklenmesin. Kendisi,o badem bıyıklarıyla kendinden beklenmeyecek şekilde akıllara zarar bir performans sergileyerek sırasıyla bütün büyüklerimizi tatmin ediyor.
İşte herkesi tatmin eden o adam: http://www.hurriyet.com.tr/_np/6156/13116156.jpg Tatmin olan olana İşte tatmin olanların tam listesi Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Bakalım sırada kimler var? O badem bıyıklarıyla kimleri daha tatmin edecek sayın Ösym başkanı? Ve işte suçlu: (Aslında bu kadar kişinin tatmin edilmesine vesile olan bir insandan suçlu diye sözetmek pek doğru olmasa da usulen öyle diyelim.) O ‘şifreci’ işgüzar bilgi işlemciymiş |
Avrupa ülkelerinde bu gibi durumlarda nasıl gelişmeler yaşanır ve hangi gelişmeler normal karşılanır arkadaşlar. İlgili kuruma ve iktidara ne gibi tesiri olur böyle durumların?
|
ali nesin de şöyle bir açıklama yapmış konu hakkında:
Alıntı:
|
Bu muhalefet de salak. Kpss sakandalında da pek sesleri çıkmadı. Adamın villasıyla, parfümüyle uğraşacağına al bunu kullan. Suistimalse suistimal et. Gerçi susistimallik pek bir şey de yok, daha en başında tepeden aşağıya biz tatmin olduk şeklindeki açıklamaları gene bir şeyin telaşında olduklarını gösteriyor.
Üstelik anlaşılmaz bir şey daha var: Ondan fazla sayıda lisede neden sadece kızlar girmiş sınava? ''Pozitif ayrımcılık'' gibi saçma sapan bir açıklama yapıyorlar. Biz de kıllanıyoruz doğal olarak. -------------------------------------------------------------------- http://gazete.medyaloji.net/arsiv/20...s/6126_1_t.jpg Taraf'a ne demeli? Haberci misin yoksa sahiden taraf mısın? Tamam, araştırırsın sonra da yazarsın iddialar boş çıktı diye. Manşete bakın, ana sayfada Taraf'ı kapat Zaman yaz; sırıtmaz hiç. Ahmet Altan'ın da tatmin olma potansiyeli taşıdığını söyleyebiliiz. Bizim badem bıyıklı protokolü halletsin, herhalde onu da tatmin edecektir bir ara. -------------------------------------------------------------------- Bu da Zaman'dan. Bu ahlaksızlar, tetikçiler, Allah kitap deyip de her gün tonla yalan haber yapan adamlar, Kpss skandalını önce görmezden geldiler. Bir süre sonra inkar edenlerin haberleri falan çıktı, cemaate mok atılmaya çalışılıyor dendi. Sonra bir grup soytarı çıkıp da üç-beş kişi protesto düzenleyip, biz hakkımızla aldık o puanı, sınav iptal edilmesin diye konuşunca hakkıyla yapanlara yazık olur diye bu şerefsizleri mağdur yapmaya kalktılar. http://www.zaman.com.tr/haber.do?hab...in-yeri-farkli Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
|
İntihal suçlaması
Kurda kuzu emanet edilmiş diyeceğim ama cumhurbaşkanından tut başbakana hepsi kurt bunların zaten. Alıntı:
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:50 . |