Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Kur-an'daki Çelişkiler (Best Of) (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=24867)

YasasinBilim 14-06-2011 06:29

Kur-an'daki Çelişkiler (Best Of)
 
Kur-an'daki pek çok çelişki, çeşitli bakış açılarıyla (sağ duyuya aykırı bile olsa) çelişki olmaktan çıkabiliyor. "Allah'ın takdiridir, ne yapalım", "Aslında onu demek istememiş", "O zamanın şartları öyleydi" gibi gerekçelere meydan vermeyecek çelişkileri derleyip yayınlama ihtiyacı duydum. Hafızalar tazelenir diye umuyorum.

1) Yer ve gök(ler) ne kadar zamanda oluşmuştur (veya yaratılmıştır)?
Araf 54:
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan ve Arş’a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.

Yûnus 3:
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah’tır. O hâlde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

Hûd 7:
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.

Furkân 59:
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!

Bu ayetlerde yerin ve göğün 6 günde yaratıldığını üstüne basılarak vurgulanıyor. Bazı meallerde gün yerine “evre” kelimesi kullanılarak durum kurtarılmaya çalışılmıştır. Arapçada “yevm” kelimesi gün, “eyyam” kelimesi günler (çoğul) anlamındadır. Bu ayetlerde mecaz falan yoktur. Bilimsel gerçekler ortaya çıkıncaya kadar da tüm islam dünyası “gün” kelimesine başka anlam yüklememiştir (Yahudiler de öyle).
Yeryüzündeki 1000 günün Allah katında 1 gün olduğu başka ayetlerde vurgulanmaktadır (bkz. Hacc 47, Secde 5). 6 gün olarak ifade edilen süre Allah katındaki süre bile olsa bu insanlar için 6000 gündür.
Oysa dünyanın oluşumunun milyarlarca yıl sürdüğü bilimsel bir gerçektir. Evren 13.7 milyar, dünya 4.5 milyar yaşındadır. Dünyanın oluşumu 9.2 milyar yıl sürmüştür.



2) İlk müslüman kimdir?

En’âm 163:
Deki … “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların (el muslimîne) ilkiyim.”

A’râf 143:
Musa, tayin ettiğimiz (belirlediğimiz) zamanda gelince, Rabbi onunla konuştu. (Musa) şöyle dedi: “Rabbim, bana (Kendini) göster, Sana bakayım.” (Allahû Tealâ): “Beni asla göremezsin. Ve fakat dağa bak! O, mekânını kararlı tutabilirse (yerinde durabilirse); o zaman sen, Beni görürsün.” buyurdu. Rabbi, dağa tecelli ettiği zaman onu paramparça etti. Musa, bayılarak yere düştü. Sonra ayıldığı zaman: “Sen Sübhan'sın (Seni tenzih ederim). Sana tövbe ederim. Ben, mü'minlerin ilkiyim.” dedi.

Âli İmrân 67:
İbrahîm ne Yahûdi'ydi, ne Nasrânî. Dosdoğru Müslüman'dı ve müşriklerden değildi.

Bu 3 ayet kendi aralarında çelişmektedir
.
En’âm 163’te Muhammed’e “Müslümanların (el muslimîne) ilkiyim” demesi söyleniyor.

Âli İmrân 67’de ise İbrahim’in Müslüman (müslimen) olduğu söyleniyor. İbrahim hem Muhammedden, hem de Musa’dan önce yaşamıştır.

A’râf 143’te Musa, müminlerin ilki olduğunu söylüyor. Bu Musa’nın kendi iddiasıdır ve doğru değildir dersek, Musa’nın doğru söylemediği sonucu çıkar ki bu daha beter bir çelişkidir.




3) Yunus peygamber boş bir alana atıldı mı, atılmadı mı?


Sâffât 145:
Bunun üzerine onu, bitkin (hasta) bir halde boş bir alana (bi el arâi) attık.

Kalem 49:
Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere (bi el arâi)atılacaktı.


Bu iki ayet birbiriyle net olarak çelişir. Hangisine inanmak lazım?




4) Kaç tane melek Meryem ile konuşuyordu?
Sadece bir tane mi yoksa birden fazla mı?


Meryem 17:
Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu (rûha-nâ) gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü.

Meryem 21:
(Ruh'ûl Kudüs): “İşte böyle” dedi. Senin Rabbin: “O, Bana kolaydır ve onu, insanlara bir âyet (mucize) ve Bizden bir rahmet kılacağız.” buyurdu. Ve emir kaza edilmiştir (yerine getirilmiştir).

Âli İmrân 42:
Ve melekler (el melâiketu) şöyle demişlerdi: "Ey Meryem muhakkak ki Allah, seni seçti ve tertemiz yarattı ve seni âlemlerin kadınları üzerine üstün kıldı."

Âli İmrân 45:
Melekler (el melâiketu) şöyle demişlerdir: "Ey Meryem,! Muhakkak ki Allah, Kendinden bir kelime ile seni müjdeliyor. Onun ismi "Mesih, Meryem oğlu Îsâ'dır. Dünyada ve ahirette şereflidir ve mukarrebinlerdendir."

Meryem 17 ve 21. ayetlerde Cebrail Meryem’le konuşmuştur denirken, Âli İmrân 42 ve 45. ayetlerde birden fazla melek Meryem’le konuşmuştur deniliyor.

Burada bir çelişki olduğu açıktır. Durumu kurtarmak için Meryem’le birden fazla kez görüşme olmuş denilebilir. Birinde sadece Cebrail konuşmuş, diğerlerinde melekler konuşmuştur denilebilir. Ama bu durum, İncil’deki anlatımlara da aykırıdır (İslamın ortaya çıkışından önce, 325 yılında tek bir kitap haline getirilen İncil, bugünkü İncil’le aynıdır).







5) İçki Allah'ın bir nimeti olarak sadece iyi midir, hem iyi hem kötü müdür, yoksa sadece kötü müdür?


Nahl 67:
Hurma ve üzümden, şeker (hurma şerbeti, üzüm suyu, şıra) ve güzel bir rızık edinirsiniz. Muhakkak ki bunda, akıl eden bir kavim için elbette bir âyet vardır.

Bakara 219:
Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar. De ki: “O ikisinde de hem büyük günah hem de insanlar için faydalar (ve menâfiu)vardır. (Fakat) onların günahları, faydalarından daha büyüktür.” Ve sana (Allah için) neyi infâk edeceklerini (vereceklerini) soruyorlar. De ki: “Afv ettiklerinizi (vazgeçtiklerinizi, ihtiyaç fazlasını) (infâk edin).” Allah, âyetleri size işte böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz tefekkür edersiniz (bunlardaki hikmetleri düşünürsünüz).

Mâide 90:
Ey inananlar, şarap, kumar, tapınmak için dikilmiş olan taşlar, fal için kullanılan oklar, ancak Şeytan'ın işlerindendir ve birer pisliktir bunlar. Bunlardan kaçının da muradına erenlerden olun.

Mâide 91:
Oysa ki şeytan, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve, sizi Allah'ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Siz artık (bunlara) son verdiniz mi?

Hadisler incelendiğinde, islamın ilk yıllarında şarabın günah olmadığı, sonradan yasaklandığı bilgisi edinilir. Bu ayetlerdeki çelişkiler de bundan doğmuştur. Muhammed, zaman içinde kesin kararını vermiştir.




6) "Allah her şeyi bilir, gaybı bilen yalnızca Allah'tır" ayetlerine rağmen Allah, bir müslümanın kaç düşmana bedel olduğuna ancak savaştan sonra karar verebiliyor.


Enfâl 65:
Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.


Enfâl 66:
Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.

Peş peşe gelmiş olan bu iki ayet arasındaki çelişki çok dikkat çekicidir. Bu sözleri söyleyen Cebrail de olsa (ki Allah’ın sözünü doğrudan iletir, yorum katmaz) savaştan önceki öngörünün tutmadığı gerçeği değişmiyor. Savaş kaybedilince, bir sonraki ayette düzeltme yoluna gidiliyor. Bu ayetler, hadislerdeki anlatımlarla da birleştirilince, Muhammed’in sıkışınca nasıl her yolu denediği ortaya çıkıyor.




7) Tebbet suresinin 1. ayeti, Kur-an’ın tanrı sözü değil, insan sözü olduğunu ispatlayan ayetlerden biridir.

Tebbet 1:
Ebu Leheb'in iki eli kurusun! (zaten) Kurudu da.”

Allah’ın, bir kuluna beddua etmesi son derece gereksiz ve anlamsızdır. Zaten bedduası da tutmuyor. Ebu Leheb (muhammedin öz amcası) bu ayetten sonra uzun yıllar normal bir yaşantı sürmüş ve 624 yılında hastalanarak ölmüştür. Bu ayet, Ebu Leheb’in Muhammed’i aşağılamasından birkaç gün sonra inmiştir. Bu da Kur-an’ın Muhammed tarafından yazıldığının göstergelerinden biridir.

Acaba bu bedduayı eden Cebrail midir diye soracak olursak sonuç değişmeyecektir. Cebrail, doğrudan Allah’ın kelâmını Muhammed’e iletmekle yükümlüdür ve insiyatif kullanamaz.



8) Ganimetler (savaştan sonra elde edilen mallar) nasıl paylaşılmalı?

Enfâl 1:
Sana ganimetleri sorarlar. De ki: “Ganimetler, Allah'ın ve Resûl'ündür.”. Artık Allah'a karşı takva sahibi olun ve aranızdaki durumu (sahip olduğunuz hali) ıslâh edin (düzeltin)! Eğer mü'minlerseniz, Allah'a ve O'nun Resûl'üne itaat edin.

Enfâl 41:
Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

İki ayet arasında çelişki vardır. Ganimetlerin tamamının mı yoksa beşte birininin ve Allah’a ve resûluna ait olduğu belli değil.



9) Allah'tan başkasına tapanlara sövülmeli midir?

En’âm 108:
Allah'tan başkasına tapanlara (yed'ûne) sövmeyin, aksi halde ilimleri olmadan, haddi aşarak Allah'a söverler. İşte böyle bütün ümmetlere amellerini süsledik. Sonra dönüşleri Rab'lerinedir. O zaman, yapmış oldukları şeyleri, onlara haber verecek.

Cuma 5:
Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr eden topluluğun hâli ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.


Bakara 65:
Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, “Aşağılık maymunlar olun” demiştik.

Bakara 171:
Ve o kâfirlerin (keferû) durumu, haykırması sebebiyle bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyen (anlamayan) kimsenin durumu gibidir. (Onlar) sağır, dilsiz ve kördürler. Bu yüzden onlar akıl edemezler (idrak edemezler).

A’râf 176:
Ve şâyet dileseydik onu, onunla (âyetlerimizle) elbette yükseltirdik. Ve fakat o dünyaya meyletti ve hevasına (nefsinin afetlerine) tâbî oldu. Artık onun hali, köpeğin hali gibidir ki; onunla ilgilensen de solur, onu terketsen de (kendi haline bıraksan da) solur. Âyetlerimizi yalanlayan kavmin hali işte böyledir. Artık bu kısası anlat, böylece onlar tefekkür ederler.

A’râf 179:
Ve andolsun ki; cehennemi, insanların ve cinlerin çoğuna hazırladık (yarattık). Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.

Furkân 44:
Yoksa onların çoğunun, işittiğini veya (böylece) akıl ettiğini mi sanıyorsun? Onlar sadece hayvanlar gibidir. Hayır, onlar sebîlden (yoldan) daha çok sapanlardır.

Tevbe 28:
Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Müşrikler sadece bir necistir (pisliktir). Artık bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Ve eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah şâyet dilerse (Kendi) fazlından sizi yakında zenginleştirecektir. Muhakkak ki Allah; Alîm'dir, Hakîm'dir.

Mâide 60:
De ki; "Bundan daha şerli olup, Allah'ın katında kesinleşmiş olan cezayı, size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gadap duyduğu ve onlardan maymunlar, domuzlar yaptığı ve tâguta kul ettiği kimselerdir. İşte onlar, mekânı en kötü olanlar ve sevvâ edilmiş yoldan en çok sapanlardır.

En’âm suresi 108. Ayette “Allah'tan başkasına tapanlara sövülmemesi” müminlere emrediliyor. Ama Allah (Cebrail vasıtasıyla da olsa) pek çok ayette inanmayanlara sövüyor, hakaret ediyor. Bu bir çelişkidir.


(devamı 2. mesajda)

YasasinBilim 14-06-2011 06:30

10) Allah tek midir yoksa rakipleri var mıdır?

İhlâs 1:
De ki: “O, Allah’tır, bir tektir.”

Sâffât 125:
Siz Bal’e mi tapıyorsunuz? Ve Yaratıcılar'ın En Güzeli'ni (Allah'ı) terk mi ediyorsunuz (vaz mı geçiyorsunuz)?

Sâffât 125, Muhammed’in gaflarından biridir.“Bal” bir put ismidir, “ahsene el hâlikîne” ise “yaratıcıların en güzeli, en güzel yaratan” demektir. İslam öncesinde putperest bir inanışa sahip olan Muhammed, bu alışkanlıktan olsa gerek birden fazla tanrı kavramını kabul eder görünmektedir. Muhammed’in babası, amcası ve dedesinin isimleri sırasıyla Abdullah, Abduluzza, Abdumenaf’tır ve Kâbe’deki putların isimlerinden (Allah, Uzza, Menaf) esinlenerek konulmuştur. “Abd” kelimesi “Kul” anlamındadır.




11) Tüm canlılar erkekli-dişili mi yaratılmıştır?
Zâriyât 49:
Ve Biz, herşeyden çift (zevceynî) yarattık. Umulur ki böylece siz öğüt alırsınız.

“Zevceyni” kelimesi erkek-dişinin oluşturduğu çift anlamındadır. Oysa her canlı çift değildir. Bakteriler, virüsler bölünerek çoğalırlar. Yakın zamanda bilim-insanları eşeysiz üreyebilen bir cins piton yılanı da keşfettiler.



12) Ahiret gününde günahkârlar ne yiyecek?

Duhân 40-45:
(40) Muhakkak ki fasıl günü (hüküm günü), onların hepsinin belirlenmiş vaktidir.
(41) O gün, dosttan dosta (hiç) bir şey fayda vermez. Ve onlara yardım olunmaz.
(42) Ancak Allah'ın rahmet (Rahîm esmasıyla tecelli) ettiği kimse hariç. Muhakkak ki O, Azîz'dir, Rahîm'dir.
(43) Muhakkak ki zakkum ağacı
(44) Günahkârların yemeğidir.
(45) Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.

Gâşiye 2-:
(2) İzin günü (yevme izin) zillet içinde olan yüzler vardır.
(3) Yorucu işler yapan.
(4) (Onlar) kızgın ateşe atılırlar.
(5) Kaynar su pınarından içirilirler.
(6) Onların yiyeceği dari'den (acı, pis kokulu dikenli ağaçtan) başka bir şey değildir.
(7) Beslemez ve açlığa da bir fayda vermez.

“Dari” diye bahsedilen bitki, dikenli bir ağaçtır (Darı dikeni). Zakkum bitkisinin dikenleri yoktur. Bahsedilen gün ahiret günüdür ve Gâşiye 6’da başka yiyecek yoktur denir. Oysa Duhân 43’te zakkum ağacı günahkârların yemeğidir.




13) Allah matematik hatası yapar mı?


Nisâ 11, 12:
(11) Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
(12) Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Örnek: Kardeşleri olmayan bir adam (borç ve vasiyet bırakmadan) ölür. Geriye üç kız çocuğu, annesi, babası ve karısı kalır.

Bu durum için geçerli olan cümleleri okuyalım:
  • Nisa/11'den: "(Çocuklar) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır."
  • Nisa/11'den: "Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır."
  • Nisa/12'den: (Karı için) "Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır."
üç kız çocuğuna (toplam): 2/3 = 16/24

anneye: 1/6 = 4/24
babaya: 1/6 = 4/24
karısına: 1/8 = 3/24
toplam: 27/24 !
Böyle bir paylaşımı yapmak ise matematiksel olarak imkânsız. Çünkü pay, payda'dan büyük çıkıyor. Yani mal yetmiyor.
Bu hata Muhammed’in ölümünden kısa bir süre sonra fark edilmiş (Ömer zamanında), Avliye ve Reddiye yöntemleri geliştirilmiştir. Bugün İslam ülkelerinde bu yöntemler uygulanır ve Nisa suresindeki yöntemle çelişir.
Müslümanların bu hatayı örtbas etme, ayetleri çarpıtma çabaları sonuç vermemiştir.





14) Düşünme, akletme organı hangisidir?


Hac 46:
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler kör olur.

İsra 36:
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

İsra 46:
Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Muhammed 24:
Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?

Nahl 22:
Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

Kehf 57:
Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

A’râf 179:
Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Kur-an’da, İncilde ve Tevrat’ta da durum aynıdır. Düşünme, akletme, hissetme işlevlerini yerine getiren organ kalptir. Arapça’da beyin anlamına gelen “dimag” kelimesi Kur-an’da hiç geçmemiştir. Beyin ile sinir sistemi arasındaki ilişki Hipocrat’tan beri biliniyor olmasına rağmen, 17. Yüzyıla kadar düşünme işlevinin kalp tarafından gerçekleştiği sanılıyordu.

Yukarıda verilen ayetlerde söz edilen kalp, manevi bir kalp değildir. Hacc 46’da “göğüslerinin içindeki kalp” denilerek konum da belirtilmiştir. Mecaz sanatına da başvurulmamıştır. İşiten kulak, gören gözle beraber akleden kalpten bahsedilmiştir.

20. Yüzyılda bile Said-i Nursi, “Risale-i Nur” isimli eserinde kalbin işlevini Kur-an’ı referans alarak tarif etmiş ve şöyle demiştir: “Bir latife-i Rabbaniyedir ki mazlar-ı hissiyatı vicdan, makes-i efkârı dimağdır.” Yani, kalbin iki görevi vardır. Birincisi “hissetmek”, ikincisi “akletmek” tir.

Yine aynı anlayışla 2010 senesinde kalbimizle düşündüğümüzü iddia eden profesör ünvanlı akademisyenler de ortaya çıkmıştır (Gazi Ünv.deki Biyoloji Kongresi).

Kalbin düşünme, akletme, hissetme organı olduğu bugünkü bilimle çelişen, antik çağlardan kalma yanlış bir bilgidir.


saygılar...

ereninthenature 14-06-2011 21:48

çerçeveletip duvara asılası bir paylaşım olmuş.teşekkürler.:D

YasasinBilim 15-06-2011 00:18

Alıntı:

darkmasturbater´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391519)
çerçeveletip duvara asılası bir paylaşım olmuş.teşekkürler.:D

sağol dostum.

80'in üzerinde çelişki var aslında. ama müslümanların nelere bahane bulabileceğini bildiğim için, pek çoğunu (Fatiha, Hud 2, Bakara 29 vs.) eledim.

Sitenin başına bir iş gelir korkusuyla, bu sitede önemli gördüğüm bilgileri Word dosyası halinde saklıyorum. Herkese tavsiye ederim.

saygılar...

Lynx 15-06-2011 01:40

Merak etmeyin sitelerin hostlari artik sitelerin günlük güncel RECOVERYLERINI aliyor ! Eger sitenin basina birsey gelirse sadece domain veya uzanti degistererek sitede bulunan bütün bilgileri , yazismalari , konusmalari üyeleri RECORVERY i geri yüklemeyle geri gelir !

Tabiki eger Bu sitenin adminleri sitenin recovery alinmasina izin vermisse !!!

YasasinBilim 15-06-2011 02:34

Alıntı:

NaiL´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391570)
Merak etmeyin sitelerin hostlari artik sitelerin günlük güncel RECOVERYLERINI aliyor ! Eger sitenin basina birsey gelirse sadece domain veya uzanti degistererek sitede bulunan bütün bilgileri , yazismalari , konusmalari üyeleri RECORVERY i geri yüklemeyle geri gelir !

Tabiki eger Bu sitenin adminleri sitenin recovery alinmasina izin vermisse !!!

Disklere zarar gelmesi ihtimalinden değil de sitenin kapatılması, engellenmesi vb. durumda bu bilgilerin başka sitelere ulaşabilmesi için önemli konuları Word belgesi olarak saklamayı önermiştim.

sağol yine de...

TUBA 15-06-2011 10:14

sevgili yaşasın bilim

çarşaf çarşaf sergilemişsin kurandaki çelişkileri ama buna rağmen gene de inanırlar için birşey ifade etmez
acaba cidden algılarda bir problem var mı diye düşünmeden edemiyorum ,gözlerine soktuğumuz halde bunca hata ve çelişkileri hala görmemekte ısrarlı davranmaları kör olduklarını da düşündürüyor
hatta toptan bir çıkar var bu işin içinde ,o yüzden işlerine gelmiyor gerçekleri görmek gibi geliyor bana,çünkü bir insanın algısı ne kadar zayıf olsada gözü kör olsada bu kadarda olamaz yahu!
gene bir ihtimal belki görebilen veya algılayabilen olur düşüncesi ile iyiki yazmışsın arkadaşım ,teşekkürler

cubbeli 15-06-2011 13:00

1) Yer ve gök(ler) ne kadar zamanda oluşmuştur (veya yaratılmıştır)?
Araf 54:
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan ve Arş’a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.

Yûnus 3:
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah’tır. O hâlde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

Hûd 7:
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.

Furkân 59:
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı günde (fî sitteti eyyâmin) yaratan, sonra da Arş’a kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!

Bu ayetlerde yerin ve göğün 6 günde yaratıldığını üstüne basılarak vurgulanıyor. Bazı meallerde gün yerine “evre” kelimesi kullanılarak durum kurtarılmaya çalışılmıştır. Arapçada “yevm” kelimesi gün, “eyyam” kelimesi günler (çoğul) anlamındadır. Bu ayetlerde mecaz falan yoktur. Bilimsel gerçekler ortaya çıkıncaya kadar da tüm islam dünyası “gün” kelimesine başka anlam yüklememiştir (Yahudiler de öyle).
Yeryüzündeki 1000 günün Allah katında 1 gün olduğu başka ayetlerde vurgulanmaktadır (bkz. Hacc 47, Secde 5). 6 gün olarak ifade edilen süre Allah katındaki süre bile olsa bu insanlar için 6000 gündür.



HERKESE İYİ GÜNLER DİLERİM.

Konuyu açan arkadaşımız bu ayeti farketmemiş olmalı:

“Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir. " mearic 4

Bu ayette bize gösteriyor ki Allah katında 6 gün bizim gün kavramımıza göre 300.000 yıl olmaktadır.

TUBA 15-06-2011 13:45

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391642)
HERKESE İYİ GÜNLER DİLERİM.

Konuyu açan arkadaşımız bu ayeti farketmemiş olmalı:

“Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir. " mearic 4

Bu ayette bize gösteriyor ki Allah katında 6 gün bizim gün kavramımıza göre 300.000 yıl olmaktadır.

hayret bişey :) hani allah zamandan münezzehti :) nedir bu yıl kavramları?

bu arada cebrailin gidişi 50.000 yıl birde dönüşü var ,oda eder sana 100.000 yıl
gelgit konyaaltı 100.000 yıl:D
ha gelelim allahın 6günde yaratmasına ,100.000 x 6 = 600.000 yıl eder
neymiş allah kainatı 600.000 yılda yaratmış ,baksennn!

bakalım bilim ne diyor
kainatın (evrenin) yaşı yaklaşık 15 milyar/yıl

ha birde şu meleklerin hızları aynı değil sanırsam ,en hızlısı cebaril ama oda evreni geçemiyor bu hızıyla:) bu mantıkla evrenin içinde olması gerekiyor allahın arşı ama göremiyoruz oda ayrı

Natan 15-06-2011 14:11

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391642)
Konuyu açan arkadaşımız bu ayeti farketmemiş olmalı:

“Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir. " mearic 4

Bu ayette bize gösteriyor ki Allah katında 6 gün bizim gün kavramımıza göre 300.000 yıl olmaktadır.

eeee,,? Yani?

Bu ayet neyi açıklıyor?

cubbeli 15-06-2011 15:03

Alıntı:

Natan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391653)
eeee,,? Yani?

Bu ayet neyi açıklıyor?


Big Bang döneminden 300.000 yıl sonra, evren şimdiki haline kıyasla bin defa daha sıcak ve bir milyar misli daha yoğunken yıldızlar ve galaksiler henüz mevcut değildi.Bu büyük patlamadan 300,000 yıl sonraki, yani bundan aşağı yukarı 13,5 milyar yıl önceki evrenin ilk görülebilir halinin fotografı çekildi. 1992 yılında NASA’nın COBE uydusunun çektiği bu fotoğrafın astrofizikçilerin hesaplarına tam uyumlu olduğu gözüktü. İşte bu dönem, evrenin yoğunluğunun ışığın yayılabilmesine yeterli olacak düzeye düştüğü dönemdir. Daha öncesinde ışığın yayılabilmesine temel engel “serbest elektronlar”ın varlığıydı. Soğuması sırasında evrende bu "serbest elektronlar" atomları oluşturmak üzere atom çekirdeklerinde bir araya geldiler. Bu yüzden bu döneme "birleşme dönemi" denilir.
Sonra, duman halinde bulunan göğe yöneldi, ona ve yeryüzüne: 'İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin' dedi. İkisi de: 'İsteyerek geldik' dediler. (Fussilet 11)

cubbeli 15-06-2011 15:14

2) İlk müslüman kimdir?

En’âm 163:
Deki … “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların (el muslimîne) ilkiyim.”

A’râf 143:
Musa, tayin ettiğimiz (belirlediğimiz) zamanda gelince, Rabbi onunla konuştu. (Musa) şöyle dedi: “Rabbim, bana (Kendini) göster, Sana bakayım.” (Allahû Tealâ): “Beni asla göremezsin. Ve fakat dağa bak! O, mekânını kararlı tutabilirse (yerinde durabilirse); o zaman sen, Beni görürsün.” buyurdu. Rabbi, dağa tecelli ettiği zaman onu paramparça etti. Musa, bayılarak yere düştü. Sonra ayıldığı zaman: “Sen Sübhan'sın (Seni tenzih ederim). Sana tövbe ederim. Ben, mü'minlerin ilkiyim.” dedi.

Âli İmrân 67:
İbrahîm ne Yahûdi'ydi, ne Nasrânî. Dosdoğru Müslüman'dı ve müşriklerden değildi.

Bu 3 ayet kendi aralarında çelişmektedir
.
En’âm 163’te Muhammed’e “Müslümanların (el muslimîne) ilkiyim” demesi söyleniyor.

Âli İmrân 67’de ise İbrahim’in Müslüman (müslimen) olduğu söyleniyor. İbrahim hem Muhammedden, hem de Musa’dan önce yaşamıştır.

A’râf 143’te Musa, müminlerin ilki olduğunu söylüyor. Bu Musa’nın kendi iddiasıdır ve doğru değildir dersek, Musa’nın doğru söylemediği sonucu çıkar ki bu daha beter bir çelişkidir.



BURADA HER PEYGAMBER KENDİ DÖNEMİNDE YAŞAYAN İNSANLARIN İÇİNDE İLK MÜSLÜMAN OLDUKLARINI DİLE GETİRDİĞİ İÇİN ÇELİŞKİ ORTADAN KALKMIŞTIR.

cubbeli 15-06-2011 15:24

3) Yunus peygamber boş bir alana atıldı mı, atılmadı mı?


Sâffât 145:
Bunun üzerine onu, bitkin (hasta) bir halde boş bir alana (bi el arâi) attık.

Kalem 49:
Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere (bi el arâi)atılacaktı.


Bu iki ayet birbiriyle net olarak çelişir. Hangisine inanmak lazım?



ÇELİŞKİ YOK:

Kalem 49: Eğer Rabbinden ona bir ni'met erişmiş olmasaydı o, mutlaka çırıl çıplak (çıkarıldığı) o yere kınanmış bir halde atılacakdı .

AMA ONU AFFETTİK VE

SAFFAT(145-146) Artık O'nu kendisi hasta olduğu halde bir açık yere atıverdik. Ve O'nun üzerine kabak nev'inden bir ağaç bitirdik.

cubbeli 15-06-2011 15:26

4) Kaç tane melek Meryem ile konuşuyordu?
Sadece bir tane mi yoksa birden fazla mı?

Meryem 17:
Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu (rûha-nâ) gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü.

Meryem 21:
(Ruh'ûl Kudüs): “İşte böyle” dedi. Senin Rabbin: “O, Bana kolaydır ve onu, insanlara bir âyet (mucize) ve Bizden bir rahmet kılacağız.” buyurdu. Ve emir kaza edilmiştir (yerine getirilmiştir).

Âli İmrân 42:
Ve melekler (el melâiketu) şöyle demişlerdi: "Ey Meryem muhakkak ki Allah, seni seçti ve tertemiz yarattı ve seni âlemlerin kadınları üzerine üstün kıldı."

Âli İmrân 45:
Melekler (el melâiketu) şöyle demişlerdir: "Ey Meryem,! Muhakkak ki Allah, Kendinden bir kelime ile seni müjdeliyor. Onun ismi "Mesih, Meryem oğlu Îsâ'dır. Dünyada ve ahirette şereflidir ve mukarrebinlerdendir."

Meryem 17 ve 21. ayetlerde Cebrail Meryem’le konuşmuştur denirken, Âli İmrân 42 ve 45. ayetlerde birden fazla melek Meryem’le konuşmuştur deniliyor.

Burada bir çelişki olduğu açıktır. Durumu kurtarmak için Meryem’le birden fazla kez görüşme olmuş denilebilir. Birinde sadece Cebrail konuşmuş, diğerlerinde melekler konuşmuştur denilebilir.

cubbeli 15-06-2011 15:31

5) İçki Allah'ın bir nimeti olarak sadece iyi midir, hem iyi hem kötü müdür, yoksa sadece kötü müdür?


Nahl 67:
Hurma ve üzümden, şeker (hurma şerbeti, üzüm suyu, şıra) ve güzel bir rızık edinirsiniz. Muhakkak ki bunda, akıl eden bir kavim için elbette bir âyet vardır.

Bakara 219:
Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar. De ki: “O ikisinde de hem büyük günah hem de insanlar için faydalar (ve menâfiu)vardır. (Fakat) onların günahları, faydalarından daha büyüktür.” Ve sana (Allah için) neyi infâk edeceklerini (vereceklerini) soruyorlar. De ki: “Afv ettiklerinizi (vazgeçtiklerinizi, ihtiyaç fazlasını) (infâk edin).” Allah, âyetleri size işte böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz tefekkür edersiniz (bunlardaki hikmetleri düşünürsünüz).

Mâide 90:
Ey inananlar, şarap, kumar, tapınmak için dikilmiş olan taşlar, fal için kullanılan oklar, ancak Şeytan'ın işlerindendir ve birer pisliktir bunlar. Bunlardan kaçının da muradına erenlerden olun.

Mâide 91:
Oysa ki şeytan, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve, sizi Allah'ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Siz artık (bunlara) son verdiniz mi?

Hadisler incelendiğinde, islamın ilk yıllarında şarabın günah olmadığı, sonradan yasaklandığı bilgisi edinilir. Bu ayetlerdeki çelişkiler de bundan doğmuştur. Muhammed, zaman içinde kesin kararını vermiştir.


içkiye müptela olmuş o dönemin insanlarına ve de henüz zararı bilinmiyorken üstelik içki satımından ve üretiminden kazanç elde edenlerin olduğu bir dönemde içkiyi birden yasaklamak ve bu yasağı o dönemin insanlarına kabul ettirmek zordur. Aşama aşama yapılması daha yerindedir.

cubbeli 15-06-2011 15:37

6) "Allah her şeyi bilir, gaybı bilen yalnızca Allah'tır" ayetlerine rağmen Allah, bir müslümanın kaç düşmana bedel olduğuna ancak savaştan sonra karar verebiliyor.


Enfâl 65:
Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.


Enfâl 66:
Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.

Peş peşe gelmiş olan bu iki ayet arasındaki çelişki çok dikkat çekicidir. Bu sözleri söyleyen Cebrail de olsa (ki Allah’ın sözünü doğrudan iletir, yorum katmaz) savaştan önceki öngörünün tutmadığı gerçeği değişmiyor. Savaş kaybedilince, bir sonraki ayette düzeltme yoluna gidiliyor. Bu ayetler, hadislerdeki anlatımlarla da birleştirilince, Muhammed’in sıkışınca nasıl her yolu denediği ortaya çıkıyor.



İLK AYET MÜMİNLER İÇİNDİR.
2. AYET İSLAMA YENİ GİRENLER İÇİNDİR.

cubbeli 15-06-2011 15:45

7) Tebbet suresinin 1. ayeti, Kur-an’ın tanrı sözü değil, insan sözü olduğunu ispatlayan ayetlerden biridir.

Tebbet 1:
Ebu Leheb'in iki eli kurusun! (zaten) Kurudu da.”

Allah’ın, bir kuluna beddua etmesi son derece gereksiz ve anlamsızdır. Zaten bedduası da tutmuyor. Ebu Leheb (muhammedin öz amcası) bu ayetten sonra uzun yıllar normal bir yaşantı sürmüş ve 624 yılında hastalanarak ölmüştür.




ASIL BU AYET KURAN'IN İNSAN KELAMI DEĞİL DE ALLAH KELAMI OLDUĞUNA BİR DELİLDİR. ÇÜNKÜ EBU LEHEB'İN YILLAR ÖNCEDEN BİR MÜŞRİK OLARAK ÖLECEĞİ BİLDİRİLMİŞTİR. HA EĞER EBU LEHEB MÜSLÜMAN OLUP DA ÖLSEYDİ O VAKİT SİZİN ELİNİZE BÜYÜK BİR KOZ GEÇERDİ.

YasasinBilim 15-06-2011 15:45

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391671)

içkiye müptela olmuş o dönemin insanlarına ve de henüz zararı bilinmiyorken üstelik içki satımından ve üretiminden kazanç elde edenlerin olduğu bir dönemde içkiyi birden yasaklamak ve bu yasağı o dönemin insanlarına kabul ettirmek zordur. Aşama aşama yapılması daha yerindedir.

Bu yazdıklarınıza cidden inanıyor musunuz?
Allah'tan ve kitabından bahsediyoruz, bir siyasal partinin icraatlarından değil.

saygılar...

YasasinBilim 15-06-2011 15:51

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391676)
...
ASIL BU AYET KURAN'IN İNSAN KELAMI DEĞİL DE ALLAH KELAMI OLDUĞUNA BİR DELİLDİR. ÇÜNKÜ EBU LEHEB'İN YILLAR ÖNCEDEN BİR MÜŞRİK OLARAK ÖLECEĞİ BİLDİRİLMİŞTİR. HA EĞER EBU LEHEB MÜSLÜMAN OLUP DA ÖLSEYDİ O VAKİT SİZİN ELİNİZE BÜYÜK BİR KOZ GEÇERDİ.
...

Büyük harflerle yazınca, fikriniz doğrulandı anlamına gelmez. Lütfen yazım kurallarına dikkat edin.

Her müsibetten bir nasihat çıkarmaya o kadar şartlanmışsınız ki, Allah'ın kuluna beddua etmesini es geçip, mucize arayışına girmişsiniz.

Ebu Leheb müslüman olarak da ölseydi, sizler için durum değişmezdi.
"Alahın bedduası işe yaradı, başka türlü bu Lehebi döndüremezdi" derdiniz.

Bu kafayla kendiniz çalar, kendiniz oynarsınız. Devam...

cubbeli 15-06-2011 15:57

8) Ganimetler (savaştan sonra elde edilen mallar) nasıl paylaşılmalı?

Enfâl 1:
Sana ganimetleri sorarlar. De ki: “Ganimetler(İN NASIL DAĞITILACAĞINA KARAR VERMEK), Allah'ın ve Resûl'ündür.”. Artık Allah'a karşı takva sahibi olun ve aranızdaki durumu (sahip olduğunuz hali) ıslâh edin (düzeltin)! Eğer mü'minlerseniz, Allah'a ve O'nun Resûl'üne itaat edin.





Ubâde b. es-Sâmit, rivayetle der ki: Rasulullah (sav) Bedir'e çıktı. Orada düşmanla karşılaştılar. Allah düşmanı hezimete uğratınca, müslümanlardan bir gurup peşlerine takılıp onlanfn arasından yakaladıklarını) öldürdüler. Bir kesim de Rasulullah (sav)'in etrafını çevirmişlerdi. Bir başka kesim ise karar­gâhın etrafını dolanmış ve talana koyulmuştu.
Allah, düşmanı uzaklaştırıp onları takip edenler döndüklerinde şöyle dediler: Nefel (ganimet) bizimdir. Çünkü düşmanı takip edenler bizler olduk. Allah bizim vasıtamızla onları uzaklaştırdı ve bozguna uğrattı.
Rasulullah (sav)'ın etrafını çevirenler de şöyle dedi: Bu ganimetteki hak­kınız bizden fazla değildir. Bilakis bu ganimet bizimdir. Rasulullalı (sav)'a düş­man ansızın herhangi bir zarar veremesin diye onun etrafını kuşatanlar biz­ler olduk.
Bu sefer askerlerin karargâhını arkadan dolananlar ve talanda bulunan­lar da şöyle dediler: Siz ona bizden daha bir hak sahibi değilsiniz. O bizim­dir. Çünkü onun etrafını kuşatan ve onu ele geçirenler bizler olduk.
Bunun üzerine yüce Allah: "Sana enfali soruyorlar de ki: Enfâl Allah'ın ve Rasûlünündür. O halde Allah'tan korkun ve aranızı düzeltin. Eğer mü'mlnler iseniz Allah'a ve Rasûlüne itaat edin" buyruğunu indirdi. Rasû-lullah (sav) da aradan bir devenin iki sağımlığı arasındaki süre kadar bir za­man geçmeden ganimetleri aralarında paylaştırdı.

Talak4 15-06-2011 15:59

Cebrail meleklerin en hızlısı olsada eşek katır arası Burak hayvanı Cebrail meleğinden milyon kez daha hızlı Cebrailin gittiği yolu Bir gecede gidip gelmiş Aradada çay molası vermiş İnsan olmak düşünmeksizin olmuyor Kul olmaksa düşünce kavramı gerektirmiyor

Bir şiir yazdım size

Burak hayvanı

Katırdan küçüktür

Eşekten büyük
Ne araba çeker o .
Nede başka yük


Burak hayvanı Ufolardan hızlıdır
Her otu yemez
Uçar kaçar göklerde
yoruldum demez

cubbeli 15-06-2011 16:00

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391682)
Büyük harflerle yazınca, fikriniz doğrulandı Allah'ın kuluna beddua etmesini es geçip, mucize arayışına girmişsiniz.


Allahu Teala isyan ve inkar eden kullarını cehenneme atacağını söylüyor. Beddua etmeyeceğini nerden çıkardınız?

YasasinBilim 15-06-2011 16:01

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391674)
6) "Allah her şeyi bilir, gaybı bilen yalnızca Allah'tır" ayetlerine rağmen Allah, bir müslümanın kaç düşmana bedel olduğuna ancak savaştan sonra karar verebiliyor.


Enfâl 65:
Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.


Enfâl 66:
Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.

...

İLK AYET MÜMİNLER İÇİNDİR.
2. AYET İSLAMA YENİ GİRENLER İÇİNDİR.

Çok mantıklı. Biz neden düşünemedik (!).

Bu fikrinizi destekleyen hiç bir ayet yok.
Muhtemelen siz ordaydınız.

sayın CÜbbeli, gülünç duruma düşüyorsunuz.

cubbeli 15-06-2011 16:06

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391690)
Çok mantıklı. Biz neden düşünemedik (!).

Bu fikrinizi destekleyen hiç bir ayet yok.
Muhtemelen siz ordaydınız.

sayın CÜbbeli, gülünç duruma düşüyorsunuz.

Cansız varlıkların canlı bir bakteriye dönüştüğünü destekleyen hiçbir deney yok. Muhtemelen siz ordaydınız. Sayın ateistler buna rağmen ben size gülmüyorum.

YasasinBilim 15-06-2011 16:08

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391689)
Allahu Teala isyan ve inkar eden kullarını cehenneme atacağını söylüyor. Beddua etmeyeceğini nerden çıkardınız?

Ebu Leheb'e özel ayet indirmesinden bahsediyoruz.

Bu Ebu-Leheb'le alıp veremediği nedir?

Ebu Leheb-i de gözlere süs olsun, ya da insanlara ibret olsun diye mi yarattı?
Muhammed'in yoluna ilk taşı koyan bu adama niye ihtiyaç duydu, baştan yaratmazdı, olur biterdi?

Açıklamalarınız gösteriyor ki, bu çelişkilere verecek mantıklı cevaplarınız yok.
Kaç yaşındasınız bilmiyorum ama, dinden başka bir mesleğiniz varsa yol yakınken dönün, hayatınızın geri kalanını akıl-mantık çerçevesinde yaşayın, gelecek nesilleri zehirlemeyin.

saygılar...

TUBA 15-06-2011 16:12

cübbeli

senin evrimin "e" sinden anlamadığın ortada ,bari bilmediğin konulara girme ve susta molla sansınlar

YasasinBilim 15-06-2011 16:15

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391692)
Cansız varlıkların canlı bir bakteriye dönüştüğünü destekleyen hiçbir deney yok. Muhtemelen siz ordaydınız. Sayın ateistler buna rağmen ben size gülmüyorum.

Cansız varlıkların canlı varlıklara (en azından dünyamızda) dönüşmüş olabileceği bir "teori"dir.

Bilim yeni bulgular elde ettikçe bu teori çöpe de atılabilir.
Gerekirse, bir yaratıcıya da inanılabilir.

Ama bu Muhammed'in yalanlarını aklamaz.

Bir yaratıcı (tanrı) olsa bile, bu durum dinlerin insan ürünü olduğu gerçeğini değiştirmez. Dinler terkedilmedikçe, tanrı arayışında 1 cm yol alınamaz.

saygılar..

YasasinBilim 15-06-2011 16:38

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391642)
...

HERKESE İYİ GÜNLER DİLERİM.

Konuyu açan arkadaşımız bu ayeti farketmemiş olmalı:

“Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir. " mearic 4

Bu ayette bize gösteriyor ki Allah katında 6 gün bizim gün kavramımıza göre 300.000 yıl olmaktadır.

...

Bu yazdığınız yer-gök(ler) yaratılışıyla alakalı değil.

Meleklerin ve Ruhun tanrıya ne kadar zamanda erişebileciği ile ilgili bir bilgidir ve mantık dışıdır.

Mearic 4, başka bir çelişkiyi ortaya çıkarır. Biraz akıl sahibi olan herkes bunu görecektir.

Yeryüzüyle tanrı arasında mekik dokuyan melekler var ve bu yolculuk yeryüzü zaman birimiyle 50,000 yıl sürüyor.

Yani, tanrının 50,000 önce buyurduğu bir emir bugün elimize ulaşıyor.
Muhammedin yaşadıklarının tanrıya iletilmesi de 50,000 yıl sürüyor.

Nasıl oluyor da, Kur-an'ın inişi o dönemde yaşananlara paralel olarak 20 yıl içinde ve "interaktif (etkileşimli)" biçimde gerçekleşiyor.

Bana bu çelişkiyi izah eder misiniz?

saygılar...

cubbeli 15-06-2011 16:40

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391693)
Ebu Leheb'e özel ayet indirmesinden bahsediyoruz.


saygılar...

kuran'da birçok sure o dönemde yaşayan insanlara birebir yaşadıkları olaylar karşısında inmiştir. De ki diye başlayan ayetler, sana ruhtan soruyorlar vs.

cubbeli 15-06-2011 16:42

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391701)
Bu yazdığınız yer-gök(ler) yaratılışıyla alakalı değil.

Meleklerin ve Ruhun tanrıya ne kadar zamanda erişebileciği ile ilgili bir bilgidir ve mantık dışıdır.

Mearic 4, başka bir çelişkiyi ortaya çıkarır. Biraz akıl sahibi olan herkes bunu görecektir.

Yeryüzüyle tanrı arasında mekik dokuyan melekler var ve bu yolculuk yeryüzü zaman birimiyle 300,000 yıl sürüyor.

Yani, tanrının 300,000 önce buyurduğu bir emir bugün elimize ulaşıyor.
Muhammedin yaşadıklarının tanrıya iletilmesi de 300,000 yıl sürüyor.

Nasıl oluyor da, Kur-an'ın inişi o dönemde yaşananlara paralel olarak 20 yıl içinde ve "interaktif (etkileşimli)" biçimde gerçekleşiyor.

Bana bu çelişkiyi izah eder misiniz?

saygılar...

Mearic 4 ü birkez daha okuyalım:

Melekler ve Rûh oraya bir günde çıkarlar ki, oranın mesafesi ellibin yıldır.

YasasinBilim 15-06-2011 16:44

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391706)
Mearic 4 ü birkez daha okuyalım:

Melekler ve Rûh oraya bir günde çıkarlar ki, oranın mesafesi ellibin yıldır.

Soruma 50,000 yılı dikkate alarak cevap verebilirsiniz.

cubbeli 15-06-2011 16:46

Alıntı:

TUBA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391694)
cübbeli

senin evrimin "e" sinden anlamadığın ortada ,bari bilmediğin konulara girme ve susta molla sansınlar

google sayesinde herkes herşeyi bilir oldu. Mühim olan o bilgilerden ne anladığımızdır.

cubbeli 15-06-2011 16:51

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391708)
Soruma 50,000 yılı dikkate alarak cevap verebilirsiniz.

Melekler de, Ruh da oraya bir günde yükselib çıkar ki mesafesi (dünyâ seneleriyle) elli bin yıldır.

Sicim teorisini okumanızı tavsiye ederim.

TUBA 15-06-2011 17:00

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391710)
google sayesinde herkes herşeyi bilir oldu. Mühim olan o bilgilerden ne anladığımızdır.

ne anladığımızdır değil ,ne anlatmaya çalışmıştır
senin benim veya bir başkasının anlama kapasitesi farklı olabilir ama o verilen bilgiyi bağlamaz

Talak4 15-06-2011 17:00

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391706)
Mearic 4 ü birkez daha okuyalım:

Melekler ve Rûh oraya bir günde çıkarlar ki, oranın mesafesi ellibin yıldır.

Ya siz çok safsınız inanç eşiğiniz yok derecede az ,ya sayılara karşı tamamen Fransız kalmışınız. Kuran Cebrail vasıtasıyla intikal ettiriliyor Parça parça üstelik size göre Her gelişi 50000 yılsa Kuran 50000 çarpı cebrailin gidiş geliş sayısı Saçmalık diz boyu fakat körlük genetik Ya cebrail gidip gelmediği halde Muhammedi kekliyodu Ya Muhammet sallamış
Bir hayvan olan Burak Cebrailden hızlı koşuyo Koşa koşa Arşa bir günde gidip geliyo .
Yav hiçmi mantık yok sizde
.Yoksa sizdemi din ticaretinden nemalanıyorsunuz
.Bizleri keklediklerinizle karıştırmayın Cübbeli

TUBA 15-06-2011 17:03

Alıntı:

cubbeli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391713)
Melekler de, Ruh da oraya bir günde yükselib çıkar ki mesafesi (dünyâ seneleriyle) elli bin yıldır.

Sicim teorisini okumanızı tavsiye ederim.

demek sen okudun

peki beni aydınlatmanı istesem ,sicim teorisi nedir?kısaca yazarsan sevinirim

cubbeli 15-06-2011 17:08

Alıntı:

TUBA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391718)
ne anladığımızdır değil ,ne anlatmaya çalışmıştır
senin benim veya bir başkasının anlama kapasitesi farklı olabilir ama o verilen bilgiyi bağlamaz

Bence de bağlamaz.

cubbeli 15-06-2011 17:10

Alıntı:

Talak4´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391719)
Ya siz çok safsınız inanç eşiğiniz yok derecede az ,ya sayılara karşı tamamen Fransız kalmışınız. Kuran Cebrail vasıtasıyla intikal ettiriliyor Parça parça üstelik size göre Her gelişi 50000 yılsa


Bize göre 50.000 yıllık mesafe ama Cebraile göre 1 günlük.

cubbeli 15-06-2011 17:11

Alıntı:

TUBA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 391721)
demek sen okudun

peki beni aydınlatmanı istesem ,sicim teorisi nedir?kısaca yazarsan sevinirim


http://www.youtube.com/watch?v=Xkp8uK-Y_NM

TUBA 15-06-2011 17:15

sicim teorisi ile meleklerin hızları ile ne ilgisi var ,anlatabilir misin?


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:55 .