![]() |
AYETLERİN SAYISI
ben bi ra televizyonda görmüştüm. adam ilahiyet profesörüne dedi ki.
-kuranda kaç ayat var? -hoca da 6666 dedi. -hocamben saydım 6100 civarı bi şey cıkıyo dedi. -hoca da evet doğrudur o sembolik bi rakamdır dedi. kolay akılda kalsın diyeymiş...ya arkadaslar bende saydım. dadmın dedigi gibi 6100 filan cıkıyo.koskoca ilahiyat profesörü ne diye kandırmaya çalışıyo milleti..ne kadar konik di mi? diye mi yo kuran degiştirilmiş bazı ayrtlar kayıp diye..diyo ki sembolik rakamlar filan. her seyin nekadar acık ortada oldugbelli degil mi..yorumlarınızı bekliyorum... |
Re: AYETLERİN SAYISI
Yanlış saymışsın.Kur'an'da 6236 ayet vardır.
|
Re: AYETLERİN SAYISI
bende zaten 6100 demedim....6100 civarı dedim. hem bazı kaynaklar aldatır.. bazıları kuranın belli bölümlerini bir sayarlar. bazıları da birden fazla sayarlar.. tam sayı söylenemez. hem sayısının o kadar önemi de yok.önemli olan 6666 olmadıgı dimi....
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. Yalo,
Alamet, nişan, eser, ibret, yüksek bina demektir ayet, çoğulu da ayat. Kur'an öğretisinde genelde pas geçilen bir konu da, Kur’an-ı Kerim’ in; bir kitap değil, bir hitap olduğudur. Savunucularına göre; Bu hitabın kelam sayısı ve hitabı değişmemesine rağmen içeriğindeki (kitabi) bilgilerin görüşlere göre; parçalı ya da tümel sayılması söz konusudur. Tüm arkadaşların bahsettikleri nicel farklılıklar vardır. Kimi 6100 demiş kimi 6666 demiş. Benim faydalandığım S. Ateş’in açıklamasında; Besmele dahil 6256 sayısı vermiş ki bu da doğru. Nicel farlılıklar, niteliğine etkilememiş. Yani eksik ayet, fazla ayet gibi bir niceleme doğru olsa da niteleme söz konusu değildir. Zaten böyle bir şey olsa, birçok kaynak önümüzde olurdu. Yukarıdaki açıklamalar savunma olarak algılanmasın sadece teknik bir ayrıntı vermek istedim. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Bu konuda Baki Öz'ün bir çalışması var. Aşağıdan okuyabilirsiniz.
http://www.blogcu.com/sargon/Kuranin_degismedigi_masali |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. Sargon,
Okudum. Sadece bilgi için sorduğumu unutmadan yanıtlarsanız sevinirim. Peygamber dönemi ve dört halife döneminde değiştiği düşünülmeyen yazılı metnin, Hz. Ali’nin ölümünden sonra Emeviler döneminde değiştirildiğini ve böylece sürdüğünü ileri sürüyorlar. Ancak Emevi döneminden sonra uzun yıllar Abbasi dönemi hükümranlığı altında olan bir öğretiden bahsediyoruz. Bilimin, sanatın, felsefenin en üst seviyesinde olan bir egemenlik uzun yıllar hüküm sürüyor. Tüm bu tarihi seyir içinde; var olduğu ortaya sürülen ayetlerden sadece bir tanesini bile hiçbir kaynakta olmamasının nedeni ne? Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sargon ! Baki Öz'ün çalışmasında da hata var !Kuran da 6234 ayet
var demiş ;yanliş olmuş .Doğrusunu HİRAMUSTA yazmış! Elde bulunan Kuran da 6236 ayet var !(Besmeleler hariç ) |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sayın mhmmd,
Bu konuda Turan Dursun'un yazdıklarını da okumanı isterim. http://www.turandursun.com/modules.p...howpage&pid=13 Orada sorularına verilmiş cevaplar olduğunu göreceksin. "Peygamber ve dört halife döneminde değiştiği düşünülmeyen metin" demişsin. Ama bu ifade yazılanların hiçbirine uymuyor. Kuran'ı defalarca derleyip toplamışlar ve başlangıçta haliyle nerdeyse alakası bile kalmamış. Turan Dursun'Un yazısının nerdeyse her satırı çok ilginç. Ama bazı örnekleri aktarmak gerekirse Ibn Mesud'un "Mushaf"ında Fatiha Suresi gibi çok temel bir sure yok. Felak ve Nas sureleri de..Ali'nin surelerinin sırası bugünküne uymuyor. Suyuti, kitabında, Bakara suresinin, Ahzab suresi ile aynı uzunlukta olduğunu aktarıyor. (Bkz. Suyuti, el ıtkan, 2/32.) Oysa bugün, eldeki resmi Kuran'da, Bakara 285 ayet iken, Ahzab yalnızca 73 ayettir. Hattaboğlu Ömer durumu ve konunun önemini Halife Ebubekir'e anlattı. Ayetlerin derlenmesini önerdi. Halife başlangıçta pek doğru bulmamıştı bu görüşü. "Peygamberin yapmadığı şeyi yapmak nasıl doğru olabilirdi?" diye düşünüyordu. Ömer direndi ve önerisini kabul ettirdi. Dörtlü kurulda yer alan Zeyd Ibn Sabit, şöyle diyor: "Mushaf oluşturma işini yaparken, Ahzab Suresinin sonundan bir ayet yitirdim ('fakattu'). Ki, Peygamberin onu Kuran'dan bir parça olarak okuduğunu işitip tanık olmuştum. Aradık bu ayeti. Ve Sabit oğlu Huzeyme el Ensari'de bulduk (Ahzab suresine 23.ayet) ekledik o mushafta." (ıtkan, Mısır, 1978, C1, s.79.) Muhammed Döneminin Kuran'ı ile Bugünkü Kuran Aynı Değil: Burada çok önemli bir tanıklığa başvuralım: Ibn Ömer diyor ki: "Hiçbiriniz, Kuran'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum)demesin. Bilemez ki, Kuran'ın çogu yok olup gitmiştir. 'Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Bkz.Suyuti, el ıtkan, 2/32.) Sorundan şöyle anladım: İslam bir dönem öyle yüksek bir uygarlık yaratmış ki, eğer Kuran'da bir değişiklik olmuş olsaydı o zaman ortaya çıkardı. Çıkmadığına göre böyle bir olay yoktur. Sevgili mhmmd, sence bu şekilde düşünmek doğru olabilir mi? Üstelik o bahsettiğin dönemde Kuran'la ilgili yapılan tartışmalardan ne kadarını biliyoruz acaba? Örnek soracak olursan: Mutezile mezhebini öneririm. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sevgili Sargon,Turan Dursun Suyuti gibi bir soytarıyı okuduysa ki okuduğu anlaşılıyor,ateist olmasına hiç şaşmamak lazım.Bu şerefsiz herif,müslüman gözükerek içten içe yahudileştirilmiş ve hristiyanlaştırılmış bir İslam anlayışını insanlara benimsetmek için elinden gelen gayretin hepsini göstermiştir.Bunda başarılı da olmuştur.Onun uydurmalarıyla şekillenen din anlayışı toplumda revaç bulmuş bu bozulma günümüze kadar gelmiştir.Bunun soytarılığına birkaç örnek vereyim;
-Allah'ın ,ikindi namazını vaktinde kılamayan Hz. Ali için,batan güneşi tekrar geri çevirmesi. -Hz.Peygamberin Ömer'in,Osman'ın,Ali'nin öldürüleceklerini önceden haber vermesi. -Peygamberin Ebu Huzeyfe'ye kıyamete kadar olacak bütün olayları haber vermesi.(şuraya bakın ya!mezhepleşmeler,fırkalaşmalar nasıl meşrulaştırılmaya çalışılıyor?) -Peygamberin Şam,Irak,Kudüs gibi bazı yerlerin fethedileceğini önceden haber vermesi. -Allah'ın bir sabah Peygambere gelerek Ona gözükmesi,sohbet etmesi,dokunması,gök ve yerlerdeki herşeyin Peygambere tecelli etmesi. -Peygamberin arkasını görmesi. -Gelmiş geçmiş tüm insanların akıllarıyla,Peygamberin aklıyla kıyaslandığında,Peygamberin aklı dünyadaki tüm kum tanelerinin tek bir kum tanesine oranla üstün gelmesi gibi üstün gelmesi.(yani dünyadaki gelmiş geçmiş tüm insanların akılları bir kum tanesiyle,Peygamberin aklıysa tüm kum taneleriyle eşleştiriliyor) -Peygamberin İsra gecesi semaya yükseltiğinde ilk gördüğü şey semadaki bir yazıdır.(bu arada Peygamber bir anda okur-yazar da olmuştur)Semada şu yazmaktadır:Muhammed Allah'ın resulüdür.Ebu Bekir Sıddık ta halefimdir.(ba ba ba ba ) -Allah'ın Peygambere ezanı öğretmesi,bu esnada Cebrail,burak,Peygamber arasında geçen dialoglar. ...Buraya sayamayacağımız kadar saçmalık sıralayabilirim.İnsanlarımız maalesef bunları din edinmişler.Biz gerçek İslam'ı bütün bu batıl saçmalıklardan ber'i tutarız. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. Sargon,
Okudum, Ve aynı parçada geçen; 1. Peygamber döneminde Kur-an’ı Kerim’i hıfzetmiş 4 kişi olduğu belirtiliyor.(Bu arada üstüne konuştuklarımız ve okuduğum parçanın faydalanılan kaynakları, sizlerin; her başlıkta yerden yere vurduğunuz hadis kaynakları olduğunu hatırlatırım.) Neden bu dört kişinin, dört halife döneminde herhangi bir itirazları görülmüyor? 2. Siyasi ve ekonomik olarak baştan itibaren bölünmeye başlayan İslam toplumu niçin tek kaynak olan bir kitap etrafında dönüyor? Eksik ya da fazlalar ile ikinci, üçüncü nüshalar olmamış? 3. Şu an elde bulunan ayetlerin bazı Mushaflarda bulunmadığı, (Ibn Mesud'un "Mushaf"ında Fatiha Suresi gibi çok temel bir sure yok.) veya yerinin farklı olduğu, (Felak ve Nas sureleri de..Ali'nin surelerinin sırası bugünküne uymuyor.), veya farklı uzunluklarda olduğu (Suyuti, kitabında, Bakara suresinin, Ahzab suresi ile aynı uzunlukta olduğunu aktarıyor. (Bkz. Suyuti, el ıtkan, 2/32.) Oysa bugün, eldeki resmi Kuran'da, Bakara 285 ayet iken, Ahzab yalnızca 73 ayettir.) tezlerine rağmen bu gün hiçbir kaynakta eksik ya da fazla olan ayetlere niçin rastlayamıyoruz? 4. Bahsetmiş olduğunuz sorum anladığınız şekilde değil; “-Etken uygarlık, tarihi seyir içinde en sonda bulunan uygarlık olduğuna göre. O dönem içinde dünyaca kabul gören bilim adamları ve felsefecilerin hiçbirinin eserinde fazla konmuş bir ayet olmamasının nedeni ne?” olarak genişletebilirim. 5. Miladi 748 yıllarında temelleri olduğunu gördüğümüz Mutezile mezhebi ile 750 - 1258 yılları arası hüküm sürmüş Abbasiler döneminde bile Kur-an’ı Kerim in eksik ya da fazla ayetleri değil, var olan kitabın yorumlamaları harici ne biliyoruz? * Hiçbir savunma veya tebliğ heyecanı taşımadan ve taraf olmadan sorularımı sormaktayım. Bu yüzden vermiş olduğunuz diğer bilgiler, en azından şimdilik mantıklı duruyor ve kaynakları da sağlam göründüğünden anlayabiliyorum. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın. |
Re: AYETLERİN SAYISI
-Hz.Peygamberin Ömer'in,Osman'ın,Ali'nin öldürüleceklerini önceden haber vermesi.
-Peygamberin Şam,Irak,Kudüs gibi bazı yerlerin fethedileceğini önceden haber vermesi. Bu yukarıdakiler pek ala olabilir Hiramusta .Diğerlerine gelince bunların Suyuti den aktarılma bilgiler olduğunu söylüyorsun ama kaynağın ne ? Nerden alınma bilgiler bunlar ?Sonra Suyuti ye soytarı demişsin.Tüm İslam alimleri aşağı yukarı hem fikir ki Suyuti 15.yy tefsir alimi bir de yanılmıyorsam hadisbilimci ! Taki Turan Dursun onun El-İTkan adlı eserinden alıntılar yapana dek kimse üzerine toz kondurmuyordu !Günümüzdeki İslamcıların işine gelmeyen şeyleri yazdı ve söyledi diye mi onu İslamın içine sızmaya çalışmış bir ajan gibi göstermeye çalışıyorsun ?Senin bazı yazılarına katılmıştım ama görüyorum ki Kuran 'ın orjinal olmadığı gerçeğini örtbas etme telaşıyla bayağı uçmuşsun..... |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. mhmmd,
aslında sorularına aktardığım yazılarda cevaplar verilmiş. Sorularını birkaç defa dikkatlice okudum. 5. soru dışındaki sorular aslında aynı sorunun farklı biçimde sorulmaları değil mi? Özet olarak daha önce Kuran'ın değiştiği niye iddia edilmedi de şimdi iddia ediliyor? Bütün bunların cevabı çok basit. İslami baskı sistemi. İtiraz edene göz açtırmamışlar, hatta yaşama hakkı bile tanımamışlar, her tür araştırmayı, sorgulamayı vahşi bir barbarlıkla engellemişler. Kısacası yüzyıllardan beri kimse bu tür şeyleri iddia etmemiş falan değil. Size iki ayrı kaynak verdim. Şimdi de bir üçüncüsünü vereyim. Bu kaynakta da başka tartışmalar var. http://www.radikal.com.tr/2000/08/16/dis/01isl.shtml Bu yazıda bahsedilen Dr. Puin öğrendiğim kadarıyla yapılan baskılardan korkmuş ve araştırmayı bırakmak zorunda kalmış. Gericilik ve yobazlıktan için için yanan bir İslam toplumu karşısında bu tür şeyleri araştırmak o kadar kolay değil. Sonuç olarak sorgulamanız çok güzel. İslam dünyası yüzyıllardır sorgulamayı unutmuş durumda. Hatta bir parça sorgulayanı bile hemen afaroz ediyor. Bence çok güzel bir şey yapıyorsunuz. Tabii sadece "pro" sorular değil "contra" sorular da görmek isterim. Sevgilerle Sevgili Hiramusta, Açıkçası ben vacsmt ve senin gibi İslam yazarlarını çok fazla okumuş değilim. Ama kime elimi atsam, kimden birşeyler aktaracak olsam elimde kalıyor. Ben de ne yapacağımı şaşırdım. Turan Dursun ile ilgili de şöyle diyebilirim. Turan Dursun bu konularda oldukça derin birisi. Sadece Suyuti değil, birçoğunun bilmediklerini de okumuştur. Adam İbn-i Haldun'un Mukaddime'sini türkçeye çevirmiş. http://www.netkitap.com/ayrinti.asp?id=15712 Yazdıklarından anlaşıldığı kadar da okumadığı islam alimi yok nerdeyse. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sağa sola bakıyım dedim. Bu konuyu İslami sitelerde de tartışıyorlar ve lütfen tartışmaya bakın. Bu kadar panik niye acaba?
http://www.islamforum.net/showthread.php?p=4604 |
Re: AYETLERİN SAYISI
Ayetlerin sayısı 6666 olsa ne yazar 7777 olsa ne yazar. *Bir deli bir kuyuya taş atmış, bin akıllı çıkaramamış. Ayet sayısı 6666 diye bundan bir çıkar sağlıyorlar. bende bir din kitabı yazmaya kalksam bazı şeytanlıklar düşünürüm her halde. Peygamberde o kadar aptal değildi. Kurnaz olması lazım. milyonları kandırmak kolaymı. bazı enterasan şeylere baş vuracak değilmi. Şimdi farz edelim ki kuranda 6666 ayet var. bu bizim ona inanmamızı mı sağlayacak. *:twisted:
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. Sargon,
Vermiş olduğunuz bilgiye teşekkür ediyorum. Okuduğum yazıya konu olan Dr. Puin hakkında biraz internette dolaştım elime bu yazısı geçti. Paylaşmak istedim. (Link verme özürlü olduğumdan kes yapıştır tekniğini kullandım. Bu tekniği sevmeyenlerden şimdiden özür dilerim.) “-Dr. Puin'in el-Ekva'ya yazdığı mektup Sayın Kadı İsmail el-Ekva hazretleri, Zât-ı âlinize en muhlisâne hürmet ve selâmlarımı sunarım. Yemenli dostlarımdan bana ulaşan haberlere göre, Alman araştırmacıların Yemen'deki eski eserler arasında bir elyazması Kur'an nüshası bulduklarından ve bu elyazması nüshayla müslümanların bugün ellerinde bulunan Kur'an nüshaları arasında ciddi farklılıklar tesbit ettiklerinden söz eden ['The Atlantic Monthly' adlı] Amerikan dergisinin yaptığı neşriyât, Yemen Eski Eserler Müdürlüğü'nde görev yapan yetkililere karşı halkın büyük bir tepki göstermesine sebebiyet vermiş... 312 sayılı el-Belağ dergisinin iddia ettiği üzere, güyâ Yemen'li yetkililer İslâm dünyasında büyük bir fitnenin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla uzun bir süredir bu gerçeği (!) saklamaya çalışıyorlarmış... Sizi temin ederim ki el-Belâğ'ın hem Amerikan dergisinin neşriyâtından, hem Yemen yazmalarına dâir söylenenlerden hareketle yaptığı suçlama ve karalamalar tamamen asılsızdır ve hiçbir esasa dayanmamaktadır; benim ve meslektaşım Dr. Graf von Bothmer'in Saarbrücken Üniversitesinde sürdürdüğümüz Kur'an araştırmalarına ilişkin mâhud iddialar da aynı şekilde hilaf-ı hakikattir. Yemen ile Almanya'nın bilimsel işbirliği çabalarını baltalamayı hedef alan bu müessif saldırılardan dolayı fevkâlede üzgün olduğumu belirtmeliyim. Bu saldırıyı tertib eden odakların hedeflerine ulaşmak için zamanlama itibariyle Almanya Dışişleri Bakanı'nın Yemen'i ziyaret ettiği haftayı seçmeleri size de ilginç gelmiyor mu? (...) Amerikalı yazarı [Toby Lester] şahsen tanımam, kendisiyle sadece birkaç kez telefonla görüştüm, o kadar... Benim samimi kanaatime göre, sözkonusu Yemen nüshalarıyla eldeki Kur'an nüshaları arasında ciddiye alınabilecek hiçbir farklılık mevcut değildir; bu yeni nüshalarda tesadüf edilen yegâne ihtilaf, -Allah'a şükür- sadece sözcüklerin imlâsıyla ilgili Kur'an'ın kendisine aslâ zarar vermeyecek olan küçük birtakım yazım farklılıklarından ibarettir. Zaten "İbrahîm-İbrahim"; "Kur'ân-Kur'an"; "simâhum-simahum", vb. farklılıklara da Kahire'de basılan mushaflarda işaret edildiği herkesçe bilinmektedir. (...) Geçen senenin Ekim ayında ben ve meslektaşım Dr. Von Bothmer, Hollanda'nın Leiden şehrinde yapılan, Kur'an araştırmalarıyla ilgili bir konferansa davet edilmiş ve orada Yemen mushaflarından alınan mikrofilm örneklerine istinaden iki tebliğ sunmuştuk. Her iki tebliğ de -tahmin olunacağı üzere- hem Batılı akademisyenler, hem de müslüman ilim adamları nezdinde çok büyük bir rağbet ve iltifata mazhar oldu. Maamafih bu tedkikler henüz neşredilmiş değildir. Bu vesileyle belirtmek isterim ki araştırmalarımla ilgili herhangibir husûsu bilimadamlarının nazarlarından gizlemem için hiçbir neden bulunmamaktadır. Gözlerini kin bürümüş birtakım cahillere gelince, onları ciddiye almayıp kendi hallerine bırakmak en doğrusu olacaktır; tâ ki ülkesinin tarihi üzerine titreyen, dinî mirasından güç alan, bu mirasın korunmasında ve bugünlere ulaşmasında hizmeti geçen öncülerini şükran hisleriyle yâdeden, -Çin'de bile olsa- onların tecrübelerinden ve yardımlarından yararlanan ilim ve kültür sahibi yeni nesiller gelinceye kadar... Son olarak, hem sizin adınıza, hem kendi adıma, Yemen yazmaları etrafında kabaran bu kin ve nefret dalgalarının dinmesini temenni ediyorum. Vesselâm! Not: Arapça ifadelerimin bozukluğundan dolayı özür dilerim. Dostunuz Dr. Gerd R. Joseph Puin Saarbrücken, 14/2/1999” Zorbalıklara, bilime ve araştırmaya kapalı ve hezeyan içindeki toplum çıkarımlarınıza kısmen *de olsa katılmamam mümkün değil. Ancak; bence, kaynaklar tarafsızlık içinde değerlendirilmeli. Bu arada sorularımın cevabını hala bulmuş değilim, değerli yardımlarınızı, sabırsızlıkla bekliyorum. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: AYETLERİN SAYISI
Bunlarda 78 ayetli rahman suresinin 28 adet zengin icerigi olan diger mucizevi ayetleri...
Yahu inanilacak gibi degil…bu mu muhtesem dediginiz kitap…bu mudur her kelimesinde mucizeler sakli olan kitap…bu mu butun alimlerin toplanip bir ayetinin bile yazilamiyacagi soylenen kitap… 1400 yildir vatandas bunlari hu$su icinde okuyor ve agliyor hemde karni acken..somalide, ethopyada veya afrikada acliktan kirilirken..bu bir kara mizahtir.. Rahman 13. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman l6. O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman 21. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman 23. Simdi Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman 25. Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman 28. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 30. O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz Rahman 32. Hal bu iken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman 34. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 36. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 38. Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 40. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman 42. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 45. Simdi Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman 47. Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? Rahman 49. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 51. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 53. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 55. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 57. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 59. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 61. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 63. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 65. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 71. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 73. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 75. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Rahman 77. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? bunlari ayet diye sayarsaniz ne olur saymasaniz ne olur.. hesaplayin bakalim, kuranda kac harf, kac kelime, kac cumle, kac nokta kac virgul var.. birde rakamlarla oynayin, belkide baska mucizeler bulabilirsiniz... bir deli kuyuya tas atmis milyarlarca insan cikarmaya calisiyor... Bu ne komikliktir… |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sanırım yazıyı aldığınız kaynak sanırım Dücane Cündioğlu'nun Yeni Şafak'taki makalesi. Böyle bir mektup yayınlayıp üstüne de sıkı bir politik eleştiri yazısı kondurmuş. Olay *"Perviz Manzur'a göre, Kur'an'ı epistemolojik savaş alanına çevirmeyi hedefleyen bu çabalar, onun ifadesiyle "psychopathic vandalism"in tezahürleri" imiş, " İlhan Arsel'in Türkiye'de yayımladığı hezeyannâmeleri görmezlikten gelemiyoruz... Kur'an Eleştirisi adında kitap yayımlıyor ve nedense hiçbir resmî makam dinimizi açıkça tahkir ve tezyif eden bu kitabın neşri karşısında birşey yap(a)mıyor"muş vb. vb.
İşte Cündioğlu tipik bir örnek olarak karşımızda duruyor. İstediği şey açık. Böyle şeyler yapanlara göz açtırmayın, yasaklayın, engelleyin, ne gerekiyrosa yapın. Hedef olarak da Radikal'in asıl kaynağı olan Guardian'ı almıyor, Radikal'in aslında sıradan bir gazetecilik yaptığını söyleyip geçmiyor, tersine Radikal'e yüklenmeye çalışıyor. http://www.guardian.co.uk/Archive/Ar...048586,00.html Cündioğlu'nun değersiz, önemsiz gazeteci olarak aşağıladığı Toby Lester'in yazısı da şurda http://www.derafsh-kaviyani.com/english/quran1.html Araştırılması gereken şeyler var ortada. Bir kere Kuran'ın Muhammed'den önce yazılmaya başlayan bir kitap olduğu iddia ediliyor. Buna dair ciddi argümanlar var. Kuran sözcüğü Arapça değil. Türkçe çevirinden: Puin, Kuran'ın saf Arapçayla yazıldığı inancını da sorguluyor. İncelediği metinde birçok yabancı kökenli kelime bulmuş. Bunlara 'Kuran'ın kendisi de dahil. Puin Kuran'ın Aramca, ibadet sırasında okunacak kutsal kitap parçaları anlamındaki 'kariyun' kökünden geldiğini, Kitabı Mukaddes'teki hikâyelerin büyük kısmının Kuran'da daha kısa formda yer aldığını, kısacası aslında 'Kitab-ı Mukaddes'in ibadet sırasında okunacak bir özeti olduğunu söylüyor. Sn. mhmmd, verdiğin mektubun doğru olup olmadığını bilmiyorum. Ola ki doğru da olabilir. Dr. Puin'i tanımıyorum. Vazgeçmiştir, politik bir soruna neden olduğu için geri çekilmiş, yarım bırakmıştır araştırmasını. Bu gayet doğal bir şey. Çünkü İslam dünyasının araştırmaya falan ihtiyacı yok. Sadece Kuran'a ve yobazlığa ihtiyacı var. Bu ilk değil, İslam dünyasını çok iyi biliyoruz. Şöyle tarafsız bir gözle bakmaya çalışırsak: 1. Kuran'ın değiştirildiği iddialarının daha ilk ortaya çıkışından beri olduğunu görüyoruz. Hatta Şiiler ve Alevilerin en ciddi eleştirilerinden biri halini alıyor bu iddia. Her iki akım da Sünniler tarafından afaroz edilmiş, sapkın kabul edilmiş akımlar. 2. Kuran'ın değiştirildiğine dair iddialar başka biçimler de, üstü kapalı örtük kabulller biçiminde Sünni yazarlarda da var. Bunların bir kısmını *Turan Dursun ortaya çıkarıyor. Bunlar ise şimdiki müslümanlar tarafından geçersiz kabul ediliyor. Suyuti gibi. 3. Günümüzde de bu tür iddialar ortaya atılıyor. Salman Rüşdi'nin şeytan ayetleri gibi, Dr. Puin ile ilgili olanlar gibi. Çeşitli şekillerde bu iddialar da bastırılıyor. Bence bu pilav daha çok su kaldırır. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Kur'an okumak anlamındadır.Kökü "ikra" (oku)dır.
İnne'aleyna cem'ahu ve kur'anehu.(kıyamet 17) Onu toplatmak ve okutmak Bizim işimizdir.(kıyamet 17) |
Re: AYETLERİN SAYISI
sevgili sargon..
benim yazimi kastediyorsan bu yazi alinti degildir..copy-paste yaptigim her yaziya kaynak veririm.. bu ayetleri sureden tek tek cikardim aylar once..ve aylar once bu konuda benzer biz yazi yazmistim.. sozunu ettiginiz yazari ve yazilarini hic okumadim.. bunlari gormek icin yazar cizer takimi olmak gerekmiyor.. biraz aklini kullanan, yorumlayan herkes gorebilir..bizleri kor gozlu olmakla itham eden acikgozler neden gormezler bu garabetleri.. sonucta aklin yolu birdir... birakin musluman afrikayi ortadoguyu, benim ulkemde 15 milyon insan aclik sinirinda yasiyor...ve hergun bu ayetleri okuyor..Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? nakarati ile adeta acligini ve sefilligini kutluyor..ve istanbul belediyesi 3 milyon istanbulluya 25 ytl yardim ceki veriyor.. ramazanda cadirlarin onunde bedava yemek ugruna insanlar kuyruklarda itisip kakisiyorlar.. kameralar onunde torenlerle dagitilan yardim malzemelerini almak icin benim insanim birbirelerini eziyor.. bunun adinada imtahan dunyasi diyorlar.. sukretmeye devam edin.. |
Re: AYETLERİN SAYISI
-Hz.Peygamberin Ömer'in,Osman'ın,Ali'nin öldürüleceklerini önceden haber vermesi.
-Peygamberin Şam,Irak,Kudüs gibi bazı yerlerin fethedileceğini önceden haber vermesi. Bunlar pekala olamaz Vacsmt.Bunlar o zaman için gaybi bilgilerdir Peygamber bunları bilmez,bilemez.O gaybe muttali değildir. De ki: "Allah'ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim." (7/188) Ben Turan Dursun'un Suyuti hakkında ne bildiğini bilmem.Ayrıca Turan Dursun'un tek bir kitabını bile okumadım.Kendisini de görmüş değilim.Onun iddiaları hakkında bildiğim,bu sitede okumuş olduğum birkaç yazıdır.Yaşamış olsaydı, herhalde ben burada Onun hertürlü iddialarına kamuoyu önünde kolaylıkla cevap verebileceğimi düşünüyorum.Süleyman Ateş gibi birileri Ona cevap verememiş olabilir (ben bilmiyorum,ateist arkadaşların iddiası).Resmi ve geleneksel din anlayışının dışına çıkmadıkları sürece cevap verememelerini şaşkınlıkla karşılamam.Suyuti hakkında söylediklerim az bile.Alıntıladığım sözler kendi kitaplarında mevcudtur.Eve gidince sözlerin yerini bulup kaynağını gösteririm.Suyuti ve benzelerine birileri alim diyebilir ama bize göre onlar şeytanların ta kendileridir.O şeytanlar ki insanları Allah ve Peygamber ile aldatırlar. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sevgili İstavrit,
Seni kutluyorum. Oldukça dikkatli birisisin ve sende bayağı bir ışık görüyorum. Bak kardeşim sana önerim var : Gel Arapça öğrenelim.. Samimi söylüyorum hem çok keyifli, hem de oldukça kolay ve de biz Türkler'in aşina olduğu bir dil. Türkçe'de yaklaşık altı bin küsur Arapça kelime var ve çoğuda bizim günlük konuşma dilinde kullandığımız kelimeler. Yani emin ol, en fazla 1 yıl sürer Arapça Kuran okumak. Neden diyorum bunları ? Çünkü bu adamlar Arapça bilgilerinin arkasına saklanarak insanları kekliyorlar bi güzel. Yani sıkıştıkları zaman yok o kelimenin kökü şu imiş, bu kelime bu imiş, öyle Türkçe mealden anlaşılmaz imiş şuymuş buymuş bir sürü martaval. Tabii aynı önerim Sargon içinde geçerli, Panteidar içinde. Üstelik Arapça oldukça estetik bir dil ve Türk şiiri, edebiyatı hep Arapça kelimelerle dolu. Aşk, kalp, bahar, sema, derya, feryat vb kelimeleri atsak Türkçe'den vallahi Türk şiiri diye bir şey kalmaz. Açıkcası ben Arapça'ya saygı duyuyorum ve her dile saygım var, sonuçta o da apayrı bir kültür, tarih birikimi. Ne dersiniz dostlarım ? Gelin Arapça öğrenelim... |
Re: AYETLERİN SAYISI
Ayrıca Turan Dursun'un tek bir kitabını bile okumadım.Kendisini de görmüş değilim.Onun iddiaları hakkında bildiğim,bu sitede okumuş olduğum birkaç yazıdır.Yaşamış olsaydı, herhalde ben burada Onun hertürlü iddialarına kamuoyu önünde kolaylıkla cevap verebileceğimi düşünüyorum
Demek Turan Dursunu hiç okumadın öyle mi ? Peki İlhan Arseli? O halde sen İslamiyet, Kuran, Muhammed hakkında hiç birşey bilmiyorsun. Peki ama bu saygısızlık değil mi bu siteye ? Biz her gün yüzlerce sayfa yazı okuyoruz şeriatçıların yazdığı da çıkıp konuşuyoruz, sen neden bir kaç sayfa yazı okumaya üşeniyorsun ? İşte sizler böyle adamlarsınız. Hem okumaz hem de ukalalık taslarsınız sağa sola. Neymiş ? "Onun her türlü iddiasına kamuoyu önünde cevap verebilirmiş" Sevsinler senin cevaplarını. Daha benim yazılarıma cevap vermekten acizsin daha ne hava atıyorsun sağa sola? Ortaya ne belge koyabiliyorsun ne bilgi ? Gördük senin ne hale düştüğünü diğer forumda... Bırakın kardeşim bu yükseten uçma girişimlerini Hem sen okuma İlhan Arseli, Turan Dursun'u hem de Kuran, Muhammed, İslam hakkında alim olduğunu zannet. Apaçık bir cehalet içindesiniz apaçık... Sen boş ver Turan Dursun okumayı önce kendi kitabın Kuran'ı oku. Ama roman okur gibi değil... |
Re: AYETLERİN SAYISI
İstavrit Müslümanların Kur'anı okuduğunu söylemen boş bir iddiadır.Daha ötesi bir kara mizahtır.Şayet Müslümanlar gerçekten Kur'anı okumuş olsalardı (okumaktan kasdım türkü okumak değildir) dünyada tek bir aç insan kalmazdı.Buna emin olun.
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Şayet Müslümanlar gerçekten Kur'anı okumuş olsalardı (okumaktan kasdım türkü okumak değildir) dünyada tek bir aç insan kalmazdı
Afferin sana. İşte böyle olun da, yanıltmayın bizi. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. Sargon,
Kaynağı vermeyi unuttum kusura bakmayın. Ama sizin dediğiniz kaynaktan idi. Vermiş olduğunuz siteler maalesef İngilizce. İngilizce bilgim orta seviyede, o kadar yazıyı çevirebilmem uzun süreceğinden şimdilik yedekte bekletiyorum. Ne varsa hepsini araştırmanın ve öğrenmenin hazzı dışında da şahsen benim herhangi bir telaşım yok. 1999 yılında yazıldığı söylenen tarafları belli ve kayıtlı olan bu mektubun güvenilirliği konusunda hemfikirim. Yalnız bu bana bir şey de gösteriyor. 7 Yıl önceki bir mektubun, günümüzde (enformasyon çağını aldım) güvenilirliği bile tartışmalı iken, bizler 1400 yıl öncenin bilgilerini hangi güvenilirlikte alıyoruz. Bu cümlemi iki taraflı da kullanmak serbesttir. İslam dünyası konusundaki görüşlerinizi; ismen yerinde bulmasam da fiilen durum aşikar. Tarafsız göz çalışmalarınıza gelince; 1. Peygamberin soyundan gelen ve imam oldukları var sayılan kişilerin; *a)Hz. Ali (m. 598-661) *b)Hz. Hasan (m. 623-669) *c)Hz. Hüseyin (m. 624-680) *d)Hz. Zeynel Abidin (m. 656-693) *e)Hz. Muhammed’ül Bakır (m. 675-733) *f)Hz. Cafer’üs Sadık (m. 700-765) *g)Hz. Musa Kazım (m. 743-799) *h)Hz. Aliyy’ür Rıza (m. 768-818) *ı)Hz. Muhammed’ül Takiyy’ül Cevad (m. 810-835) *i)Hz. Aliyy’ün Naki (m. 828-868) *j)Hz. Hasan’ül Askeri (m. 847-875) *k)Hz. Muhammed Mehdi (?) Soyca birbirlerine aktarımları olacağını düşünebileceğimiz farklı bir Kur-an bilinmiyor. En azından Abbasi dönemine kadar gelen bir sağlam duruş sezinleyebiliriz. Abbasi dönemi de zaten aynı görüş eksenindeki bir yönetim olduğundan baskı ve değişim söz konusu olmamalı. Yani sizin anlattığınız gibi “-Ta başından beri bu görüş var.” Fikrine katılamayacağım. 2. Turan Dursun’un faydalandığı kaynaklar ve Suyuti konusu başlı başına ele alınması gerekir diye düşünüyorum. Çünkü biri dini reddettikten sonra kaleme alıyor, diğerinin hayatı tartışmalı. 3. Salman Rüşdi ise 1947 doğumlu Hint asıllı bir İngiliz edebiyatçıdır. Kitaplarında fantastik, mitolojik, din ve bilim kuru temalar bulunduran bir edebiyatçı ve yazmış olduğu eser edebi bir eserdir. Ben tarihi bir tarafını göremedim. Garanik hadisesi de tarihin sisleri içinde görülüyor ve aktarımlar ancak ve ancak sizlerin teveccüh etmediğiniz hadislere dayanıyor. Dr. Puin ise başta belirttik 1999 daki bir yazısına bile şerh koyarak okuyabiliyoruz. Bence de; bu pilava fazla su katıldı artık kapağı kapatıp demlenmesi beklenmeli Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Turan Dursun’un faydalandığı kaynaklar ve Suyuti konusu başlı başına ele alınması gerekir diye düşünüyorum. Çünkü biri dini reddettikten sonra kaleme alıyor, diğerinin hayatı tartışmalı
Kardeşim siz Turan Dursun'u okudunuz mu ? Suyuti hakkında ne biliyorsunuz ? Turan Dursun'un tek kaynağı Suyuti miydi? Ne oldu da düne kadar İslam dünyasının en büyük hadis ilimcileri arasında sayılan Suyuti alaşağı ediliyor şimdi ? Ne oldu da düne kadar Kuran hükmünde sayılan ve Kuran gibi korunmuş olduğu kabul edilen Kütüb-i Sitte şimdi bir kenara atılıyor ? Bunların sebebi İlhan Arsel ve Turan Dursun'un İslam'ın ipliğini pazara çıkartmış olması değil de nedir ? Bunlar yeni manevralar değil mi ? Bütün yükleri denize atın ki gemi batmaktan kurtulsun değil mi ? Getirin bir adam gibi reddiye kardeşim İlhan Arsel'e ve Turan Dursun'a İslam dünyası olarak. O kadar profunuz doçentiniz var değil mi ? S.Ateş'in reddiyelerini gördük daha Muhammed'in eşlerinin yaşlarından haberi yok. Üstelik Marya ile evli mi değil mi onu da bilmiyor. Eğer evli değilse Marya'dan oğlu oldu Muhammed'in, nedir cariyeliğin statüsü, evlilik dışı cinsel ilişki mübah mıdır diye soracağız; yok evli ise o halde neden senin listende yok ? Vs. vs... Yani okuyacaksın kardeşim. Bak şu linkten başla http://www.ilhan-arsel.org/ Neden okumaktan korkarsınız anlamam. |
Re: AYETLERİN SAYISI
sevgili sadomo,
takdire sayan olan sizin ozverili emek ve zaman isteyen calismalariniz.. bende ilgi ve hayranlikla yazilarinizi izliyorum.. gunumuz turkcesindeki arap kelimeler disinda arapca dil bilgimiz hic yok.. size katiliyorum.. arapca iyi bir dil..zengin icerigi oldugunu duyuyoruz.. mutercimler, mealciler arapcayi ve turkceyi mutlak iyi kullanan sahislar.. yorumlarimizi onlarin meallerine ve tasfirlerine dayandirmaktan baska secenegimiz yok.. boyle olmasina ragmen bazi arkadaslar kalkip kurani arapca okumak gerekli,turkce anlayamazsin demiyorlarmi? kendi kitabini okumamis bu arkadaslar arapcayi ne kadar bilirler oda ayri bir merak konusu.. sevgiyle kal.. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Hiramusta ;
alıntı yaptığın Araf Suresinin 187. ayetine bakarsan eğer burada peygambere kıyamet vaktinin sorulduğu ve bunu peygamber dahil hiç kimsenin bilemeyeceği vurgulanıyor yoksa Hazreti peygamberin gayba ait bilgiler verdiği biliniyor .Örneğin Sahih-i Buhari de geçen bir hadiste peygamberin Mute savaşında sancağı taşıyan kişinin adını vererek onun şehid olacağını ardından sancağı devir alan kişininde şehit olunca ordu- yu Halid bin Velid'in geri çekeceğini ordu Mute de savaşta iken Medine de ikamet ettiği yerden etrafındakilere aktardığı anlatılıyor ! Tabii hadisleri Sahih-i Buhari de de yer alsa inkar etmek mümkün ancak benim inançım bu hadis doğrudur !Turan Dursun konusuna gelince ise sana tavsiyem T.D hakkında ordan burdan duyduklarınla hüküm vermen değil bizzat kendinin onun eserlerini inceleyip öyle kanaat edinmendir doğru olan. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sevgili İstavrit bak bu Kc'nin farkına vardığı iki tane aynı üçlü ayet. *
Surelerden birisinin nuzul sırası 70 diğerinin 75. Müminun suresi : 5.Vellezıne hüm li fürucihim hafizun 6 İlla ala ezvacihim ev ma meleket eymanühüm fe innehüm ğayru melumın 7 Fe menibteğa verae zalike fe ülaike hümül adun Mearic Suresi : 29 Velleziyne hum lifurucihim hafizune. 30 İlla 'ala ezvacihim ev ma meleket eymanuhum feinnehum ğayru melumiyne. 31 Femenibteğa verae zalike feulaike humul'adune. Bu Kuran'daki tekrarlar üzerine *bir çalışma yapabiliriz, *baksana oldukça iyi malzeme var *bu konuda. Sevgilerle |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. mhmmd,
verdiğin listeyi görünce bir zamanlar yaptığım şu listeyi hatırladım. Şu İslam'ın önemli şahsiyetleri nasıl öldüler acaba. Şu listeyi bir inceleyin ve "barış ve huzur dini" olan İslam'da ölümden daha ucuz birşey var mı acaba bana söyleyin.. Başlıyoruz. Ömer Ömer’in halifeliği 10 yıl 16 ay 4 gün sürdü. Hicri 20 (yirmi zilhicce) ve Miladi 644 tarihinde Mugayre Bin Şeben’in kölesi Firuz ebu Lülu tarafından camide namaz kılarken hançerlenerek öldürüldü. Osman On iki yıl hilafette kalan Osman, Ebubekir’in küçük oğlu Mehmet’in de içinde bulunduğu bir grubun saldırısına uğrayarak feci bir şekilde öldürüldü. Cesedi iki gün evde kaldı ve cenaze namazına ancak 17 kişi katıldı. Ali Hz. Ali’yi öldürme görevini, üzerine alan Abdurrahman b. Mülcem’il Muradi, Kûfe’ye giderek Kuttame adlı bir kadının evinde saklandı. Bir yandan kılıcını zehirleyip bilerken, bir yandan da Verdan ve Çahap adlı iki yardımcı edindi. Mülcem, Hz. Ali’ye Hicret’in kırkıncı yılı, Mah-ı Mübarek-i Ramazan’ının 19. günü zehirli kılıcı ile saldırdı. Çok ağır bir biçimde yaralanan Hz. Ali iki gün sonra 63 yaşında Ramazan ayının 21. günü vefat etti. Hasan Muaviye Hz. Hasan’ın karısı Cude’yi, oğlu Yezid’le evlilik vaadiyle aldatarak, kiralık adamı Mervan’ın suç ortaklığıyla Hz. Hasan’ı zehirletti Hüseyin Hicret’in 61. yılı Muharrem ayının onuncu günü, ikindi vakti Kerbela’da katledildi. Öldüğünde 56 yaşındaydı. Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin Kerbela'da Hüseyin ve bütün soyu öldürüldükten sonra Ehlibeytten (Muhammedin ev halkından) geriye o sırada hasta olduğundan orda olmayan Zeynel Abidin kaldı. Nihayet Hicri 96’nın Muharrem 12. günü Ümeyye oğullarından Abdülmelik oğlu Velid’in saltanatı zamanında, Hişam b. Abdül Melik’in eliyle zehirletilerek öldürüldü. Öldüğünde 58 yaşındaydı. Zeynel Abidin'in oğlu Muhammed Bakır ve oğlu Muhammed Bakır'ın oğlu Zeyd, Emevi yönetimine karşı isyan etti. Fakat Emevi yönetimi isyanı bastırdığı gibi Zeyd’in yarı çıplak cesedini de halka ibret olsun diye tam beş ay darağacında asılı bıraktı. Beşinci İmam olan İmam Bakır ise 60 yaşında Ümeyyeoğulları tarafından zehirletilerek öldürüldü. Altıncı İmam olan İmam Cafer-i Sadık; O da diğerleri gibi zehirletip öldürüldü İmam Musa-i Kazım Ömür boyu gözaltında yaşadı. Çünkü Abbasi zulmü, Emevi zulmünden daha katmerliydi. İmam Musa-i Kazım, Bağdat’ta üç yıl yaşadı. Bu üç yılın çoğunu da hapiste geçirdi. Sonunda Sindi adlı biri Harun Reşid’in emriyle Musa-i Kazım’ı zehirli hurma yedirerek öldürdü. Halka da yalan söyleyerek yedinci imamın eceliyle öldüğü açıklandı. Diğer imamların akıbetleri de öncekilerden farklı olmadı. İslamiyeti Hz. Muhammed ve Hz. Ali geleneğine göre yürütmeye çalıştıkları için İslam halifelerince öldürülmeleri gerekli görüldü. 8. imam olan İmam Rıza Harun Reşit'in oğlu Memun İmam Rıza'yı önce veliaht yaptı, ardından da zehirletti. 11. imam Hasan-ül Askeri Abbasi halifesi Mu’temid on birinci İmam Hasan-ül Askeri’yi zehirleterek öldürdükten sonra Ali soyunu yok etmek için ailede hiçbir erkek çocuk bırakmamaya karar verdi ve bütün erkekleri öldüttü. Bu katliamdan hamile kadınlar bile kurtulamadı. Bu durumu Gölpınarlı’dan dinleyelim: “Halifenin emriyle evdeki eşya toplanıp mühürlendi; odalar arandı; gönderilen ebeler, kadınları muayene ettiler; gebe sanılar bir cariye, hanımlarıyla beraber bir müddet hapsedildi; sonunda cariye’nin gebe olmadığı anlaşıldı ve oğulları Sahip’ül Emr bulunamadı.”(12) İslam halifelerinin katliamcılığı sadece Ehlibeyt soyuna dönük değil Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam da Abbasi halifesi tarafından öldürülür. İmam-ı Azam, Hanefi mezhebinin kurucusudur. Kûfe’de miladi 690 tarihinde doğmuştur. Yezid, İmam-ı Azam’a Kûfe kadılığını teklif ederse de imam bunu kabul etmez. Yezid, bu davranışının cezası olarak başına yüz kamçı vurdurur. Abbasilerden Halife Mansur da kendisine kadılık vermek ister. Ancak İmam-ı Azam onu da kabul etmez. Mansur İmamı zindana atarak kamçılatır. Hanefi mezhebinin kurucusu, bu zindan hapsine dayanamaz ve Miladi 767 tarihinde ölür. Ben yazmaktan yoruldum, bu adamlar öldürmekten yorulmamışlar. Ne gözü dönmüş bir saltanat düşükünlüğüdür bu. Şimdi diyorsun ki, bunlar sağlam bir duruş sergilemişler. Doğrudur,hepsi halifeler tarafından öldürtüldüğüne göre. Sn. mhmmd, yeteri kadar konu açıldı sanırım. İkimizde argümanlar koyduk. Ben de yeterince belge verdim size. Amacım sizi ikna etmek değil zaten. Burası tartışma yeri. İnanç konularında birini ikna etmek imkansız değilse de çok çok zordur. İnanç bu, bilim değil ki, deney yapıp gösteresin. Hadislere inanmadığımızla ilgili söylediklerinizi de anlamış değilim. Ben hadisleri reddedip de Kuran'a inanan biri değilim ki. Ateistim. Hadis de Kuran da inanmak açısından bence bir. Hadisleri reddedenler var. Onlara söylemeniz gerekiyor. Benim için her ikisi de tarihsel belgelerdir. Şimdi olayın bu yanını bırakalım. İşin başka bir yanına geçelim. Nuzul sırası sorunu. Kuran neden "geldiği" sırada yazılmamıştır da nasıl oluştuğunu anlayamadığımız surelerin içine konulmuş ve sonra da odun dizer gibi uzundan kısaya doğru dizilmiştir. Allah böyle mi istemiş? Böyle istediyse niye öyle göndermemiş. Ben bu konuda hiçbir yerde bir açıklama görmedim. Tek bildiğim zamanın Arap şiir geleneği. Şiirler biraraya getirilirken uzundan kısaya doğru biraraya getirilirmiş. İyi de bu şiirleri kesip biçerek içine etmemişler mi. Etmişler, sırası bozulursa şiirlerin ahengi bozulur elbette. Nitekim bozulmuş. Yeni bir sıralama için uğraşanlar var. Ben de başladım ama devam etmeye zamanım olmadı. http://www.blogcu.com/sargon/Nuzul_s...da_Kuran_okuma Ancak bu durumda da başka sorunlar çıkıyor Kuran'da. Örneğin Asr suresi. Bazergan'ın sırasına göre 3. ayet ilk 2 ayetten sonra geliyor. Hatta ilk 4 yılın listesinde de yok. Peki ne demek bu? Anlamak için sıureye bakalım: 1.Asra andolsun; 2.Gerçekten insan, ziyandadır. 3. Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka. 3. surenin anlamı değiştirdiği açık değil mi? Peki bunu nuzul sırasına koyarsanız ne olur? Belki de başka bir bağlamda başka bir yere girecek ve insanların ziyan etmesiyle ilgili değil başka birşey için söylenmiş olacak, değil mi? Üzerinde uğraşılırsa buna benzer onlarca belki yüzlerce örnek çıkarılacaktır. Bir başka yaklaşımla ise şöyle düşünebiliriz. Benim gördüğüm nuzul sıralamasında ayetler başka yerlere kaynak yapılırken bağlama ifadeleri kullanılıyor, yani "buna rağmen, ancak, yine de" vb. Bu sözcükler ayetler oraya uysun diye eklenmiş gibi duruyor. Kuranı bilenler söylesinler. Tabii ciddi olarak okuyanlardan bahsediyorum. Sallana sallana kendinden geçerek okuyanlardan değil. Benim okuyup anladığım kadarıyla bu kitabı nerdeyse hücrelerine kadar değiştirmişler. Hatta içinden çıkılmaz, anlaşılmaz bir hale getirmişler. Ve bu iş de muhtemelen yeniden yazanların becerileri. Son derece zevksiz, yavan bir metin çıkarmışlar. Bu da başka bir tartışma. Buyrun bakalım. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sevgili istavrit,
o yazı senin yazınla ilgili değildi. mhmmd ile bir tartışma sürdürüyorduk o sırada. Bence güzel de bir tartışma oldu. Okumanı öneririm. Kurandaki tekrarların nedeni de bence açık. Kuran bir şiir kitabıdır. Kolayca ezberlenmesinin nedeni de budur. Tümünü ezberlemiş insanlar var. Orijinali kalsaydı belki daha kolay ezberlenirdi. Sevgili sodomo, arapça öğrenmek bu konuda çalışmaya karar verenler için bence iyi bir girişim olur. Ben aslında Kuran konusunda çalışmayı düşünmüyorum. Okuyorum ama asıl ilgi alanım bildiğin gibi mitolojiler ve genel olarak dinler. Bir de arapça çok geri kalmış bir dil. Yani İslam ile ilgili yazılmış, o da eskilerde yazılmış bazı kitapları okumak dışında bir işe yaramaz. İngilizce ve Almanca bilince ise nerdeyse her kaynağa ulaşma imkanın oluyor. Bence herkes İngilizcesini ilerletsin daha iyi. Arapça'da gelecek yok. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Bir önceki sayfada yazdığım yazı özellikle mhmmd'ye verdiğim cevaptı, ama bence herkesi ilgilendiren bir konu. Tartıştığım şey şu: Kuran'ın nuzul sırasında değil de neye göre olduğunu bilmediğimiz bir biçimde yeniden dizilmesi onda anlam değişikliği yaratmış mıdır? Yani yüzlerce ayetin yeri değiştirilince anlam değişmez mi?
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Tabii ki değişir sargon,
Aklıma ilk gelen Muhammet'in evlenmesine getirilen sınırlama. Aişe'den nakil hadis olmasa en son Muhammet'in eş sayısının sabitlendiğini düşünebiliriz. Oysa biliyoruz ki istediği kadar eşle evlenmesi serbest bırakıldıktan sonra vefat etmiştir. Acaba Kur'an özellikle mi böyle düzenlendi. Ayetler özellikle mi 'kendisine eş konusunda sınırlama varmışçasına' dizildi diye düşünmeden edemiyor insan. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sn. Sargon,
Verdiğiniz tarihi örnekleri daha önce bilmeme rağmen bu konu içinde geçmesi ayrıca bilgilendirdi teşekkür ediyorum. Gerçekten düşündürücü. Konuyu sahiplenen arkadaşlarım ile bu konuyu derinlemesine inceleyeceğim.(Türkiyeden Alevi, İrandan Caferi dostlarla) O yüzden de demlenmeye bırakalım demiştim siz de kabul buyurdunuz. Nüzul sırası sorununuza gelince; Sitenizle tanışmadan yıllarca önce bile bu konu hakkında detaylı kaynaklar araştırmama rağmen; ya olmadığından, ya da yanlış kaynaklarda aradığımdan ötürü tatminkar bir belgeye ulaşamadım. Sizden bir adım ötesini de istemiştim, belki de ondandır. Şöyle ki; Bildiğim kadarı ile Kur-an’ı Kerim yazılı metin değil sözel hitap olduğudur. Sözel hitaplar da olaylar eşliğinde inmiştir. Tüm ayetlerin iniş sırası ile birlikte, sonucu oldukları; olay ve ortamı da içine alan, tarafsız, tarihi ve bilimsel bir araştırma. Sizin blog çok güzel başlamış devamını olsa idi çok şık bir çalışma olacağı kesin. Dikkatimi bir şey çekti. Bütün hayatını bir inanç üzerine kurgulamaya çalışan insanların bir adım bile atmaya isteği, azmi ve merakı yok iken, sizler gibi “-Ben ateistim.” Diyen ve hiçbir şeye karşı sorumluluk duymadığını hisseden kişilerin, derinlemesine bilgiye sahip olma istekleri! Beni bu siteye çeken şey zannedersem bu tılsım oldu. * Ha, aklıma gelmişken belirtmek istedim. Kur-an’ın; eksik ve tahrif edilmiş olduğu tezinizi yukarıda belirtmiş iken bu eksik ve tahrif etilmiş metnin nüzul sırası şimdi bana pek cezbedici gelmedi doğrusu. Boşa kürek sallamayalım. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın. |
Re: AYETLERİN SAYISI
Bakın arkadaşlar,
Ayetler Hz.Muhammedin yaşamında, başına olaylar geldikçe o olaylara bağdaştırılarak yani o laylarlada örneklendirilerek indiği için sıralı gözükmeyebilir. Örnek ; Çivi icad oluyor, "Çiviyi çak" * * * * * * Çekiç icad oluyor (bir süre sonra) "Çiviyi çekiçle çak" Ama bu anlamak isteyene bir örnektir |
Re: AYETLERİN SAYISI
Sevgili Sargon hernekar elimizde tevatüren gelen ve Kur'an ayetleri arasındaki bağlantılarla oluşturulan nuzül sıralamaları hiçbir zaman %100 kesinlik arzetmezler.Mevcut sıralamalardaki uyumsuzluk bunun en büyük delilidir.Bizim için öncelikli olarak dikkate alıncak tertib Peygamberin kendi tasnifiyle hazırlamış olduğu Fatiha-Nas tertibidir.
|
Re: AYETLERİN SAYISI
Arkadaşlar öncelikle ilginize teşekkür ederim. Açıkçası yok canım böyle birşey olamaz şeklinde tepkiler gelebileceğini ve bizi çıkmaza sürükleyecek bir tartışma açılacağını düşünerek korkuyordum. Böyle olmamasına sevindim. Bu durumda nuzul sırasına göre Kuran'ı okuma çalışması bir iş olarak yapılması anlamlı olacak bir çalışma. Ben bu tarz bir çalışma yapmayı düşünmüştüm. 3 farklı tefsirle yaklaşık 20-25 ciltlik bir okuma gerektiriyordu. Aslında abartıldığı kadar uzun sürecek bir şey değil. * Tefsirler biraz tecrübe ile hızlı bir tarzda okunabiliyor, çünkü benzer şeyler tekrarlanıyor. Sayfalar tutan skolastik tartışmalar kolayca atlanarak geçilebilir. Ancak uzun bir işsizlik, hastalık yada emeklilik döneminde olabilecek bir şey gibi şimdilik.
Ben nuzul sırasında Kuran okunmasının (tabii tefsirlerle beraber) en doğru okuma olacağına inanıyorum. Her ne kadar bazı ayetlerin çıkarılmış, bazılarının değiştirilmiş olduğunu ve hatta bazı eklemeler olduğunu düşünsem de bence Kuran'ın ve dinin çıkışını anlamayı sağlayacağını düşünüyorum. KC'nin de dediği gibi çok ciddi sonuçlara ulaşılacağını sanıyorum. Bu sonuçlar hadisler ve döneme ait başka bulgularla da desteklenebilir. (Böyle bir çalışma bence fazlaca tabu-kıran bir çalışma olmaya adaydır. ) Suat Yıldırım'ın nuzul sıralaması üzerine bir yazısını hatırlıyorum. Oryantalistlere hışımla çatıyordu, nuzul sırasında bir düzenlemeye ısrarla karşı çıkıyordu. Orda adını hatırlayamadığım bir oryantalist "her ne kadar bazı eksikler olsa bile, nuzul sırasının ortaya çıkarılmasının Kuran'ın gelişim sürecinin anlaşılmasını sağlayacağını" söylüyordu. Nuzul sürecine ilişkin bu kısa tartışma bence ortaya birşey çıkardı, şimdiye kadar Kuran'ı araştırmak değil araştırmamak istenmiş adeta. Halbuki farklı nuzul sıralamalarında 40 farklı tarzda denenmiş, yazılıp çizilmiş çalışmalar yapılmış olması gerekirdi. Çünkü nuzulk süreci diye birşeyin olduğuy 1400 yıldan beri biliniyor, Ali'nin derlemesinin nuzul sırasında olduğu 1400 yıldan beri biliniyor. Ben bu vurdumduymazlığa başka bir çaıklama yapamıyorum. Araştımak istenmemiş. O kadar İlahiyat Fakültesi var. Bu adamlar bu araştırmaları yapmak için para alıyorlar. İlahiyat fakültesinin amacı İslam'ı anlatmak değildir herhalde, onu camideki hoca yapıyor zaten. Bizim Suat Yıldırım gibi Profesörlerimiz ise nuzul sırasında Kuran'ı inceleyen, sıralayan oryantalistlere burun kıvırıyorlar. Tevrat'la, İncil'le ilgili yapılmış çalışmaları görseniz, adamlar hallaç pamuğu gibi atmışlar bu kitapların her satırını. Nuzul süreci konusunda söylenecek başka şey çıkmazsa, "Kuran değişti mi?" tartışmasının üçüncü ve bana göre son aşamasına geçeceğim. (Bunun için bir gün bekleyelim) |
Re: AYETLERİN SAYISI
Fatiha -Nas tertibi peygamberin kendi hazırladığı tertip falan değil !
Daha önce de belirttik Kuran peygamber hayatta iken derlenmemiştir. Bu biliniyor zaten !Nüzul sırasında Kuran okumaya gelince ise Yaşar Nuri Öztürk 'ün böyle bir meali var !Her yerde satılıyor !Ancak bence yetersiz bir çalışma zira mevcud 114 sure baz alınarak yapılmış.Oysa bir Bakara suresinin 622-630 arası 6-7 farklı zamanda indiği biliniyor !Nüzul sıralı bir çalışmaya gidilirse mevcud Kuran 140-150 bölüm /bap'a ayrılmalı ancak böylece 6236 ayetin doğru iniş sırası yapılabilinir ! Ancak İslamcı- ların Kuran 'ın tek harfi bile değişmeden günümüze ulaşmıştır yalanını daim kılabilmeye yemin etmiş fedaileri var !Sağlıklı bir tartışma ortamı bile yok !Hemen İslama saldırı var,Kuran 'a saldırı var yaygaraları koparılarak gerçeklerin üstü örtülüyor !Bu süreç daha ne kadar sürer bilemem ama görünen yakın gelecekte bir açılım umudu yok !!! |
Re: AYETLERİN SAYISI
Daha önce de belirttik Kuran peygamber hayatta iken derlenmemiştir.
Bizde yedik!!! |
Re: AYETLERİN SAYISI
İster ye ister yeme Hiramusta ;istersen üstüne bir de tatlı söyleyelim
beraber iyi gider !! :lol: |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:08 . |