Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Önerdiğimiz Başlıklar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=97)
-   -   Beni Kaynuka gazvesi (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2974)

sodomo-- 25-10-2006 19:01

Beni Kaynuka gazvesi
 
Şimdi Muhammed'in savaşları ile ilgili revize edilmiş detaylı bir liste hazırlıyorum ve şu ana kadar 95 gazve /seriyye topladım ve kısa bir süre sonra 5-6 satırlık açıklamalar ile listeyi daha kesin bilgiler ile hazırlamış olacağım .

Tabii bu arada bazı gazveler biraz detaylı açıklamalar gerektiriyor ve bunlardan Bedir ile Uhud'u daha önce ayrı bir başlık altında açmıştım. Hazırladığım savaş/gazve/seriye listesinde bu başlıkları ve bundan sonra biraz detaylı işlediğim savaş/gazve/seriyyeleri link olarak vereceğim çünkü liste içinde çok uzun açıklamalar yapmak listeyi gereksiz yere uzatacak ve okunamaz hale getirecektir. Ayrıca spesifik olarak öncemli bazı gazveleride sizin de bilgilerinizin ilavesi ile bu gazveleri daha detaylı işleme olanağı bulacağız
--------------------------------------


BENİ KAYNUKA GAZVESİ:

(Nisan 624-Şevval ayı) Muhammed Bedir savaşını kazanınca oldukça fazla cesaret topladı ve bu zaferi Yahudi kabilelerine karşı adeta psikolojik bir baskı aracı olarak kullanmaya başladı.


Enfal 55-62 arası ayetlerde Kaynukoğullarına karşı tehditkar ifadeler mevcut olup aynı zamanda onların Müslümanlar ile yaptıkları daha önceki antlaşmalarına riayet etmediklerini, hiyanet ettikleri, ahde vefazsızlık ettikleri vb. yolunda yapılan tespitlerin hiçbirisi doğru değildir. Ha keza İslami kaynaklar da Kaynukoğulları'nın Müslümanlar ile yaptıkları antlaşmaya riayet etmediklerini gösterecek bir delil sunamazlar ve genellikle aşağıdaki olayı anlatırlar.

"Bir gün hayvanını satmak üzere Kaynukaoğulları pazarına giden ve orada Yahudi kuyumcusunun dükkanında oturan bir müslüman kadının eteğini Yahudi kuyumcu arkadan gizlice kadının beline iliştirmiş ve kadın ayağa kalkınca olanlar olmuş...Kadının feryadını duyan bir Müslüman da kuyumcuyu öldürmüş. Yahudiler de o Müslümanı öldürmüşler..."

Bu olay öteden beri Yahudi kabilelerine diş bileyen Muhammed için biçilmez bir kaftan oluyor. Sadece bu yukarıdaki adli bir vakaadan dolayı Muhammed, Kaynuk'ların kalelerini 15 gün boyunca kuşatıyor ve sonunda onları sürgün ediyor. Onlar da Şam Ezriat'a gidip orada yerleşiyorlar. Halbuki bir kuyumcunun yaptığı gayri-ahlaki bir davranış nasıl olurda bütün bir kabileye mal edilir ve böylesine adli bir olay nasıl olur da antlaşmanın ihlali kabul edilir anlamak mümkün değil. Üstelik Enfal 58'e göre "ihanetten endişe etme, kuşku duyma" gibi bir sebep de öne çıkratılıyor Muhammed tarafından.


S.Ateş--Enfal 58--Bir kavmin, (andlaşmaya) hiyanet etmesinden korkarsan, sen de (onlarla yaptığın andlaşmayı) aynı şekilde onlara at; çünkü Allah; hainleri sevmez.

Y.Nuri--Enfal 58 --Eğer bir topluluktan hıyanet kuşkusu duyarsan, antlaşmaya bağlı kalmayacağını aynı şekilde sen de onlara bildir. Allah, hainlik edenleri sevmez.


Bazı şeriatçı yazarların kitaplarında Kaynukoğulları'nın Bedir savaşında müşriklerin yanında oldukları yazılı ki, bu külliyen yalandır.
Zaten ayette açık olarak görüleceği gibi "ihanet" konusu sadece "kuşku ve korku"ya göre belirlenmektedir. Daha doğrusu ayette açıkca görüleceği gibi daha önce yapılmış olan antlaşma sadece korku veya kuşkuya göre feshediliyor...


İleride aynı gerekçeler Kureyzaoğulları içinde öne sürülerek büyük bir katliam yapılacaktır ama orada bile Kureyzaoğullarının ihanet ettiği (ki Muhammed çoban olarak yaşamayı tercih etseydi kim ihanet edecekti ona, bu da ayrı bir konu) yolundaki iddialar yalandır çünkü Muhammed ajan provakatör göndererek Kureyza oğulları ile Kureyşliler'in arasını açmış ve Kureyza Oğulları son anda onlar ile birlikte savaşmaktan kaçınmışlardı.

Daha önce Müslümanlar ile Kaynukoğulları arasında bir antlaşma yapılmış ve Muhammed onları antlaşmaya uymamakla itham ediyor ama ortada bir gerekçe yok...

Al-i İmran 13'de de Bedir savaşı örnek gösterilerek Kaynukoğullarına gözdağı veriliyor.

Ali İmran 13 : (Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışan bir gurup, diğeri ise bunları apaçık kendilerinin iki misli gören kafir bir gurup. Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.

Kaynukoğulları 15 günlük kuşatmadan sonra zorunlu göçe taabi tutulması ile : 1500 kılıç, 300 zırhlı elbise, 2000 mızrak ve 500 kalkandan ibaret olan silahlarını ve mallarını Medine’de bıraktılar. Onlardan kalan malların beşte biri Beytülmal'a (Yani Muhammed'in keyfii tasarruf yetkisine) ayrılarak gerisi taksim edildi. (Not: Bu taksime Kaynukoğulları'nın arazileri dahil değildir ve araziler ile ilgili bir bilgi kayıtlarda geçmemektedir)

pante 25-10-2006 22:59

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Elmalılı tefsirinde, Bedir galibiyeti üzerine Beni Kaynukalı yahudilerin kıskanç bir tutum içine girdikleri ve müslümanların galibiyetini küçümsedikleri ifade ediliyor.
Bunun üzerine Hz. Muhammed, yahudileri çarşıda toplar ve onların bu tutumunu eleştirerek ikaz eder.
Kuyumcu olayında kadının eteğini farkettirmeden sırtına kadar kestiği ve kadın ayağa kalkınca avret yerlerinin göründüğü belirtiliyor. Kuyumcunun öldürülmesi üzerine yahudilerin anlaşmayı bozarak ayaklandıklarını ve kalede sipere çekildiklerini yazıyor. Müslümanın öldürülmesi geçmiyor.

Ayrıca ganimetlerine el konduğu ancak kuyumcu oldukları için arazileri olmadığını yazıyor.
Kaynuka kuyumcu demekmiş. Bunların çarşısı da genelde kuyumcu dükkanlarıyla doluymuş ve bölgede ünlüymüş. Ziynet eşyaları buradan sağlanırmış. Tabi bunları soymayı çok kişi kafasından geçirmiştir o zamanlar. :)

Bir başka konu da bunlara Yahudi deniyor ama bence bunlar Arap Museviler. Arapça konuşuyor, çocuklarına Arap isimleri takıyorlar. Kabilelerinin ismi dahi Arapça. Sanki çarpıtılıyor gibi. Ya da din ve millet kavramını eşit gören anlayış var. Milletin yerine ümmet meselesinde olduğu gibi. Musevi olanı artık yahudi sayıyorlar, Araptan saymıyorlar yani. O nedenle sanırım dinden çıkmak da ihanet gibi görülüyor ve ölümle cezalandırılıyor.

25-10-2006 23:04

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Sevgili Sodomo,
Şu kuran allahın sözleridir diyenlere hayret ediyorum. Baştan sonuna kadar objektif bir şekilde incelense bu kitabı Muhammedin kendisinin yazdığı gün gibi ortada. Bakıyorsun ilk dönemlerinde ayetler ona göre. Dinde zorlama yoktur demiş. Sizin dininiz size benim dinim bana demiş. Medineye göç edip güçlendikten sonra müşrikleri gördüğünüz yerde öldürünüz demiş. Yani allah bu sevgili kuluna göre strateji belirlemiş. :)
Bakıyorsun yaptığı savaşları temel almış. Beni Kaynuka gazvesi de onlardan biri. Uhud, Bedir vb...Yahu sen bir allahsın. Savaşların ne işi var bu kitapta. Yarattığın kullarını niye öldürtüyorsun. Hem de çaprazlama el ve kol keserek. Onların çocuklarını ve kadınlarını niye köle statüsüne alıyorsun. Cariye olarak kullanılmasına izin veriyorsun. Onların pazarlarda satılmasına onay veriyorsun. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi hakkın olmayarak mallarına mülklerine el koy ve bunları ganimet olarak paylaş. Ondan sonra kalk ben peygamberim de. Allah böyle istiyor de.
Ve insanlar da buna inanıyor.
Bakıyorsun özel ailevi sorunlarını bile kitaba yansıtmış. Evimde fazla oturmayın demiş. Kadınlarım sizin analarınız demiş. Kadınlarına öğüt nasihat vermiş. Kıllık kıyafetlerine bile karışmış. Oğulluğunun karısını bir ayetle elinden almakta bir sakınca görmemiş. Dokuz yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenmekten çekinmemiş. Her önüne gelen şeye yemin etmiş. Ama ettiği bir yemini de bozmaktan hiç çekinmemiş. Sonra ben peygamberim diyor. Allah böyle istiyor de. Ve insanlar da buna inanıyor.
Hadi inanmaları neyse de. Bir de kalkıp hesabına kitabına uydurmaları da yok mu. Güler misin, ağlar mısın? Tüm var gücüyle nasıl hesabına kitabına uydurayım diye de çalışmaları yok mu?Bilim bir şeyler ortaya koyuyor. Aaa...O da ne? Bakıyorsun bilimden önce kuran yazmış. Bu kadar da olmaz ki...Benim bildiğim insanda bir onur olur. Doğruya doğru, eğriye eğri der. Bunu da göremiyorsun.
Yahu madem bu kitap tüm zamanlara hitap ediyorsa bilim bu kitaptan ilham almalıydı. Biri kalkıp bana desin ki kuran şu bilimsel buluşa kaynaklık etmiştir. Bu nasıl zihniyettir anlayamıyorum. Yıldızlara kandil diyerek şeytanlara atış tanesi olarak kullanmış. Şimşeği korku aracı olarak kullanmış. Dünya düz demiş. Göğü yaratırken direk koymamış. :) *Ne bileyim işte bir sürü saçmalık...
İşte insanoğlu böyle garip. Hele bizim müslümanlar da bunun en iyi kanıtı. İnsan hakları beyannemesi ortaya konulmuş. Umurlarında değil o beyanneme. Kalkmış kuran diyor. Yahu açın ikisini bir karşılaştırın. İnsanın yazdığı mı kuranın yazdığı mı daha tutarlı. Yok kardeşim yok anlatamazsın. İnsan bu kadar mı kör olur...Sevgilerimle...

walla 25-10-2006 23:23

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
S.Ateş--Enfal 58--Bir kavmin, (andlaşmaya) hiyanet etmesinden korkarsan, sen de (onlarla yaptığın andlaşmayı) aynı şekilde onlara at; çünkü Allah; hainleri sevmez.

Y.Nuri--Enfal 58 --Eğer bir topluluktan hıyanet kuşkusu duyarsan, antlaşmaya bağlı kalmayacağını aynı şekilde sen de onlara bildir. Allah, hainlik edenleri sevmez.


Evet Adamlar anlaşmaya hiyanet etmemişler, ama kuşku duyarsan, korkarsan anlaşmayı boz diyor. Aslında anlaşmadan dönen Allah (peygamber) olmuştur.

sodomo-- 25-10-2006 23:58

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Pante şimdi bu bağlamda geçen gün bir arkadaş Hamidullah'ın "İslam Peygamberi" internette var mı diye sormuştu ben de "yok" demiştim ama bugün tesadüfen rastladım linkini vereyim bu çok önemli bir kaynak herkese tavsiye ederim özellikle "spesifik" bilgi elde etmek için oldukça ideal:

http://ehlitevhid.de/Hz-Muhammed/

Hamidullah 300'e yakın Muhammed'in orjinal el yazmasını gün ışığına çıkarmış ve Vesaik (Dökümanlar) isimli çalışması ile yayınlamış önemli bir isim ve bu kitapta önemli bir kaynak ve referans kitap olma özelliği taşıyor. Bu linkte bu konu ile ilgili bölüm 943. numarada var o da şu linkte :

http://ehlitevhid.de/Hz-Muhammed/Yah...iliskiler.html

O da ünlü siyerci İbn Hişam'dan almış ve zaten İbn İshak, İbn Hişam, İbn Sad, Vakidi gibi siyerciler sayesinde bu bilgiler bugüne ulaşmışlar ve bu noktada tefsircilerin fazladan yapabileceği bir şey yok eğer söz konusu bir "vakaa"yı bire bir anlatmak ise. Tabii neden bu siyer kaynakları Türkçe'ye çevrilmemiş ve biz bunları bulamıyoruz Diyanet yayınlarında o da ayrı bir konu.


Bir önemli konu da dediğin gibi aslında Hristiyanı, Musevisi hepsi Arap tır onların isimleri bile Hasan, Ahmed, Zeyneb olarak geçer ki bunlardan bir tanesi de Muhammed'in Hayber de nikahladığı Yahudi Safiyye'nin ("ganimet malı" anlamına gelir) asıl ismi Zeyneb dir mesela.

Sonuçta hepsi Arapça konuşur ve Arap geleneklerine göre yaşarlardı hatta Hristiyanlık, Musevilik bile o kadar üstüne düştükleri bir şey değildi içlerinde Papazlar ve Hahamlar dışında kendi dini hakkında yeterince bilgiye sahip insanlar bile yoktu ve dinden çok ticaret ön plandaydı, dahası Mekke ve Kabe bütün farklı din ve kültürlerin ortak kutsal yeri idi hatta Kabe'nin içinde İsmail, İbrahim, Meryem, İsa figürleri ile birlikte putlar da yer alıyordu ve hiç kimse birbirinin dininden şikayetçi değildi.

Ama Muhammed çıktı bütün herşey bozuldu. Bırak dinler arası düşmanlığı aileleri bile bölüp parçaladı; babayı oğula, kadını kocaya, kardeşi kardeşe düşman etti-ki bunun en bariz örneği Bedir savaşında birbirine kılıç çeken aile fertleri arasında görülebilir-ki buna "Bedir savaşı notları" topiğimde özel olarak değindim.

Neyse yeri geldikçe işleriz bu konuları.

sodomo-- 26-10-2006 00:28

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Ezkamo hocam, haklısın ama bu kadar basit gerçekleri bile anlatmak olağan üstü çaba gerektiriyor çünkü "bağnazlık" bambaşka bir hastalıktır ve bir kere insan zihnini esir alırsa o kişiyi "kukla" haline getirir. Kuran'daki ve Muhammed'in hayatındaki kötülükler öyle boyutlara varıyor ki, insanın adeta "midesi kalkıyor" ve anlıyorsun ki bu adam değil bir peygamber ortalama bir insan olma özelliğine bile sahip değil ve adeta kötülükler kralı gibi.

Artık şundan eminim ki; bir insan eğer Muhammed'in yaptıklarını onaylıyorsa o insanda en ufak bir "vicdan" kırıntısı dahi yoktur ve o insan da Muhammed ile aynı kulvarda bir karaktere sahiptir ve elinden gelse o da aynısını pek rahatlıkla yapabilir. Tabii insanlarımızın çoğu da hakiki Muhammed'i değil de, kendilerine anlatılan ambalajlanmış Muhammedi tanıyor ve maalesef o ambalajın içinde de bir "saatli bomba"olduğunun farkında değil.

Bu yukarıdaki Kaynuka gazvesi daha işin hafif kısımları. Yüze yakın gazve/seriyye listesi yaptım ve öyle olaylar var ki, okusan bir hafta kendine gelemezsin.

Neyse, sırayla hepsinden bahsedeceğiz çünkü şeriata karşı yapılacak mücadelenin en önemli ayağı "fikir" alanıdır ve bu bağnazlık hastalığını "fikir" alanında yıkmak zorundayız. Aksi taktirde, öyle sabahtan akşama kadar" laiklik" dersi vermekle yürümez bu mücadele çünkü dünyevi "laik" düzen o adamların umrunda bile değil ve onlar laikliğe ancak geçici bir süre için katlanırlar ve ilk fırsatta sırtlarından atacakları bir yük gibidir laiklik bu şeriatçılar için. Birde "laiklik" söylemi sadece bir alanı koruma çabasıdır zannedildiği gibi öyle kalelerin arkasına geçerek sadece "savunma" yaparak laiklik korunamaz ve mutlaka "şeriat"ın temel direkleri olan Kuran-Muhammed-sünnet-hadis ne varsa hepsine eline baltayı alıp girişmek lazım ve bunların gerçek yüzlerini halka teşhir etmek gerekir. Aksi taktirde öyle "popülizm" ve "dalkavukluk" ile ancak şeriatın büyümesine yardımcı olunur.

Eğer Atatürk popülizme bağlı hareket etseydi halifeliği kaldırmaz kendisini halife ilan ederdi veya ezanı Türkçe okutmaz, Arap alfabesini ilga etmez veya kılık-kıyafet devrimini gerçekleştirmezdi. O yüzden bazı gerçekler halkın hoşuna gitmese bile onların önüne konmalıdır aksi taktirde bu insanların daha çok beyinleri sulandırılır.

Bu ramazanda da gördük neredeyse günde 24 saat Muhammed ile yattık kalktık, salya sümük ağlayanlardan geçilmiyor ortalık ve kimse de farkında değil yaklaşmakta olan bazı gerçeklerin.

Neyse, uzatmayayım sinirlerim geriliyor.

jayjay 26-10-2006 01:38

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Sodomo hocam,
Ellerine gözlerine zihnine sağlık. Saygılar, sevgiler...
Devamını bekliyorum.

exclusive 26-10-2006 01:48

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Ezkamo bu insan hakları beyannamesi hakkında bir anımı anlatayım müsadenle.

Bizim üni'de sakallı bi öğrenci vardı, adı da Süleyman gibi bişeydi sanırım, muhabbetim yoktu ama dinci olduğu tipinden belliydi.

Bi gün sınıfta bu İnsan Hakları Beyannamesi önümüzde, madde madde inceliyoruz. Bi maddede de şöyle bişii yazıyodu: "Kimse zorla evlendirilemez, isteyen istediğiyle evlenebilir, sınırlandırma getirilemez"

Süleyman, "benim bu maddeye itirazım var, dini inancıma aykırı" dedi. Müslüman bir kadın başka dinden bir erkekle evlenemezmiş o yüzden bu madde Süleyman'ın dini inancına aykırıymış, dinini tüm kurallarıyla yaşamasına engel oluyomuş...

Hocamızın da Amerikada yaşayan bi kızı vardı, Amerikalı bi gençle de nişanlıymış. Bu itiraz üzerine şöyle bi cevap vermişti: "O zaman ben akşam benim kızı arayıp 'hemen nişanı bozup Türkiye'ye gel' diyim, neden diye sorunca da 'senin yüzünden Süleyman dinini yaşayamıyor' derim"

Tabi bu öyle gülüp geçtiğimiz ufak bi muhabbetti ama aslında dincilerdeki zihniyeti çok güzel sergileyen bi olay. Türban konusu açıldığında hep bir ağızdan özgürlük savunucusu kesilenler aslında hepimize, her hareketimize müdehale edecek, yasaklar koyacak, gram özgürlük bırakmayacak adamlar. Neyse ki imkanları müsait değil...

hiramusta 26-10-2006 15:24

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
8/55. Allah katında yeryüzünde yaşayanların en kötüsü, inkar edenlerdir. Onlar artık inanmazlar.
8/56-57. Anlaşma yaptığın kimseler, sonucundan sakınmayarak anlaşmalarını her defasında bozarlar. Savaşta onları yakalarsan, arkalarındakilere ibret olacak şekilde, darmadağın et.
8/58. Eğer bir topluluğun anlaşmaya hıyanet etmesinden korkarsan, sen de onlara karşı anlaşmayı bozarak aynı şekilde davran. Doğrusu Allah hainleri sevmez.*
8/59. İnkar edenler, asla öne geçtiklerini sanmasınlar, çünkü onlar bizi aciz bırakamıyacaklardır.
8/60. Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.
8/61. Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O, şüphesiz işitir ve bilir.

sodomo-- 26-10-2006 20:04

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Maide 51--Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.

Niyet baştan beri belliydi aslında ve Muhammed sadece bir süreliğine stratejik olaarak antlaşmalar yapıyordu çünkü henüz yeteri kadar güçlenmemişti.

Adam Kaynukların kalesine gazveye çıkıyor ve kaleyi kuşatıyor 15 gün boyunca ve o arada ayet indiriyor kurnazca, güya barış yanlısıymış gibi.

Madem barış yanlısıydın atları, süvarileri, 700 askeri toplayıpta niye gittin Kaynukların kalelerinin önüne kadar ? Var mı bir sebep ? Hem suçlu hem güçlü. Saldır gücünün yettiğine. "Bu ne biçim bir peygamber" diye sormak akıllarından bile geçmez bizim müsloların.

Şu Enfal 56'daki "ihlal edilmesinden korkulan" antlaşma maddesi nedir yahu ?


Saldırın arkadaşlar diyor ve bu ayeti indiriyor :

Enfal60. Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.

Sonrada bakıyor ki iş uzuyor 15 gün oldu hala tık yok :

Enfal 61. Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O, şüphesiz işitir ve bilir.

Savaşmayı da gözü kesmiyor hani, daha ilk zamanlar ve her ne kadar Bedir'de büyük başarı varsa da pek emin değil, sonuçta madara olmakta var, biraz ortadan gidiyor ve sağa sola "ben barış yanlısıyım" havaları atıyor.

Madem barış yanlısıydın 700 asker ile niye geldin kale önüne ?


Yahu sizler bayağı kekmişsiniz hem de üzümlü..

Söyle bakalım şu "ihlal" edilen antlaşma maddesi neymiş ? Onu geçtik antlaşmadan haberin var mı ?

Daha sonra Nadir oğullarını da inceleyeceğiz ve orada da Muhammed'in kendi adamının işlediği cinayetin (ki öldürdüğü kişiler de Muhammed'in eman verdikleriydi) fidyesini yahudi Nadiroğullarına ödetmeye kalkması ve Nadioğullarının "haklı" olarak bunu kabul etmemesini antlaşma maddesinin ihlali olarak görüp Nadiroğullarını sürgün ediyor.

Seni gidi ganimet düşkünü, yahudi düşmanı, hristiyan düşmanı, akraba, eş, dost düşmanı ve dahi insanlık düşmanı sahte peygamber.

Geldiğin günden beri düşmanlıktan ve savaştan başka ne verdin insanlığa ? Bak 1500 yıl geçti hala senin adamların dünyanın başına bela.
Söyle bakalım Tanrı'nın mı yoksa iblisin mi elçisisin ?

hiramusta 27-10-2006 11:11

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Alıntı:

sodomo--";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 52974)
Maide 51--Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.

Niyet baştan beri belliydi aslında ve Muhammed sadece bir süreliğine stratejik olaarak antlaşmalar yapıyordu çünkü henüz yeteri kadar güçlenmemişti.

Adam Kaynukların kalesine gazveye çıkıyor ve kaleyi kuşatıyor 15 gün boyunca ve o arada ayet indiriyor kurnazca, güya barış yanlısıymış gibi.

Madem barış yanlısıydın atları, süvarileri, 700 askeri toplayıpta niye gittin Kaynukların kalelerinin önüne kadar ? Var mı bir sebep ? Hem suçlu hem güçlü. Saldır gücünün yettiğine. "Bu ne biçim bir peygamber" diye sormak akıllarından bile geçmez bizim müsloların.

Şu Enfal 56'daki "ihlal edilmesinden korkulan" antlaşma maddesi nedir yahu ?


Saldırın arkadaşlar diyor ve bu ayeti indiriyor :

Enfal60. Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.

Sonrada bakıyor ki iş uzuyor 15 gün oldu hala tık yok :

Enfal 61. Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O, şüphesiz işitir ve bilir.

Savaşmayı da gözü kesmiyor hani, daha ilk zamanlar ve her ne kadar Bedir'de büyük başarı varsa da pek emin değil, sonuçta madara olmakta var, biraz ortadan gidiyor ve sağa sola "ben barış yanlısıyım" havaları atıyor.

Madem barış yanlısıydın 700 asker ile niye geldin kale önüne ?


Yahu sizler bayağı kekmişsiniz hem de üzümlü..

Söyle bakalım şu "ihlal" edilen antlaşma maddesi neymiş ? Onu geçtik antlaşmadan haberin var mı ?

Daha sonra Nadir oğullarını da inceleyeceğiz ve orada da Muhammed'in kendi adamının işlediği cinayetin (ki öldürdüğü kişiler de Muhammed'in eman verdikleriydi) fidyesini yahudi Nadiroğullarına ödetmeye kalkması ve Nadioğullarının "haklı" olarak bunu kabul etmemesini antlaşma maddesinin ihlali olarak görüp Nadiroğullarını sürgün ediyor.

Seni gidi ganimet düşkünü, yahudi düşmanı, hristiyan düşmanı, akraba, eş, dost düşmanı ve dahi insanlık düşmanı sahte peygamber.

Geldiğin günden beri düşmanlıktan ve savaştan başka ne verdin insanlığa ? Bak 1500 yıl geçti hala senin adamların dünyanın başına bela.
Söyle bakalım Tanrı'nın mı yoksa iblisin mi elçisisin ?

Aklını şeytana satmış birisini görmek isteyen yukarıdaki yazıyı okusun.Ayetler kendisini yerin dibine geçirdiği halde nasıl da kendi lehine kullanmaya çalışıyor.Allah insanı işte böyle maskara ediyor.:)

sodomo-- 27-10-2006 13:27

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Aklını da ruhunu da hayatını da şeytana satan senin sahte peygamberindir. Getir eleştirini öyle konuş *soytarı ! Ayet kopyalayarak cevap verilmez. Neyse eleştirin yapta görelim. Senin sahte peygamberinin bütün ipliğini pazara çıkarttık diye ne debeleniyorsun öyle sersem tavuk gibi !

sodomo-- 27-10-2006 14:44

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Evet Kaynuka gazvesinde Muhammed'in haklılığını ispatlayacak delikanlı bir müslüman varsa çıksın anlatsın. Boş laflara karnımız tok.

Ya şimdi getirin tezlerinizi görelim ya da susun da parazit yapıp sinirlerimi attırmayın.

İki şey bekliyorum :

1-Şu ihlal edildiği öne sürülen antlaşma nedir ?
2-İhlal nasıl gerçekleşmiştir ?

Evet delikanlı bir müslo bekliyorum soytarı değil.

hiramusta 27-10-2006 15:34

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Al,..bakarullah gözüne sokuyorum antlaşmayı da ihlali de...
Medine Sözleşmesi:Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla:

1. Bu yazı Peygamber Muhammed tarafından Kureyşli ve Medineli müminler, Müslümanlar, bunlara tabi olanlara sonradan iltihak edenler ve onlarla beraber cihat edenler içindir.

2. İşte bunlar, diğer insanlardan ayrı bir ümmet oluştururlar.

3. Kureyş’den olan muhacirler, kendi aralarında adet olduğu üzere, kan diyetlerini ödemeye iştirak ederler. Onlar savaş esirlerinin kurtuluş fidyelerini müminler arasındaki iyi ve makul bilinen esaslara ve adalet ölçülerine göre ödemeye iştirak edeceklerdir.

4. Beni Avflar, kendi aralarında adet olduğu üzere, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye iştirak edeceklerdir. Müslümanların teşkil ettiği her zümre savaş esirlerinin kurtuluş fidyelerini müminler arasındaki iyi ve makul bilinen esaslara ve adalet ölçülerine göre ödemeye iştirak edeceklerdir.

(aynı maddeler, Beni Haris, Beni Saide, Beni Cuşem, Beni Neccar, Beni Amr b.Avf ve Beni Evsler için tekrarlanmıştır. Bu nedenle aynı tekrarı yazmadık.)

5. Müminler, kendi aralarında ağır mali mesuliyetler altında bulunan hiç kimseyi bu durumda bırakmayacaklar. Kurtuluş fidyelerini veya kan diyeti gibi borçlarını iyi ve makul bilinen esaslara göre vereceklerdir.

6. Hiçbir mümin diğer müminin mevlası (kendi ile akdi kardeşlik ilişkisi kurulan kimse) ile onun aleyhine olacak bir anlaşma yapmayacaktır.

7. Takva sahibi müminler, kendi aralarında, mütecavize, haksız bir fiili tasarlayana, bir cürüme veya bir hakka tecavüze ya da müminler arasında bir karışıklık çıkarma kasdını taşıyan kimseye karşı olacaklar ve bu kimse onlardan birinin evladı bile olsa, hepsinin elleri onun aleyhine kalkacaktır.

8. Hiçbir mümin, bir kafir için, bir mümini öldüremez ve mümin aleyhine hiçbir kafire yardım edemez.

9. Allah’ın zimmeti (himaye ve teminatı) tektir. Müminlerin en ehemmiyetsizlerinden birinin himayesi, onların hepsi için bağlayıcı bir hüküm ifade eder. Zira müminler, diğer insanlardan ayrı olarak birbirlerinin mevlası (dostu) durumundadır.

10. Yahudilerden bize tabi olanlar, zulme uğramaksızın ve onlara karşıt olanlarla yardımlaşmazlarsa, yardım ve desteğimize hak kazanacaklardır.

11. Sulh müminler arasında bir tektir. Hiçbir mümin Allah yolunda girişilen bir harbde, diğer müminleri hariç tutarak, bir barış anlaşması yapamaz. Bu sulh ancak müminler arasında genellik ve adalet esasları üzere yapılacaktır.

12. Bizimle beraber savaşa katılan bütün askeri birlikler, birbirleriyle nöbetleşeceklerdir.

13. Müminler birbirlerinin Allah yolunda akıtılan kanlarının intikamını alacaklardır.

14. Takva sahibi müminler en iyi ve en doğru yolda bulunurlar.

15. Hiçbir müşrik, bir kureyşlinin mal ve canını himayesi altına alamaz, hiçbir mümine bu hususta engel olamaz.

16. Herhangi bir kimsenin bir müminin ölümüne sebep olduğu kati delillerle sabit olur da, maktulün velisi rıza göstermezse, kısas hükümlerine tabi olur. Bu halde, bütün müminler ona karşı olurlar. Ancak, bunlara sadece bu kuralın tatbiki için hareket etmek helal olur.

17. Bu yazının muhteviyatını kabul eden, Allah’a ve Ahiret Gününe inanan bir müminin bir katile yardım etmesi ve ona sığınak temin etmesi helal değildir. Ona yardım ve yataklık eden, kıyamet günü Allah’ın lanet ve gazabına uğrayacaktır. O zaman artık kendisinden ne bir para ve ne de bir taviz kabul edilecektir.

18. Üzerinde ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şey, Allah’a ve Muhammed’e götürülecektir.

19. Yahudiler, müminler gibi savaş sürdüğü sürece harb masraflarını karşılamak mecburiyetindedirler.

20. Beni Avf Yahudileri müminlerle birlikte bir ümmet (toplum) teşkil ederler. Yahudilerin dinleri kendilerine, müminlerin dinleri kendilerinedir. Buna, Mevlaları da dahildir.

21. Yalnız, kim haksız bir fiil irtikab ederse veya bir cürüm işlerse, o sadece kendine ve aile efradına zarar vermiş olacaktır.

22. Beni Neccar Yahudileri de Beni Avf Yahudileri gibi aynı haklara sahiptirler.

(Bundan sonra; Beni Haris, Beni Saide, Beni Cuşem, Beni Evs ve Beni Salebe Yahudileri için 21 ve 22. maddelerdeki aynı kayıtlar olduğu için tekrar zikretmedik.)

23. Cefne ailesi Salebenin bir koludur. Bu nedenle Salebeler gibi mutalaa edileceklerdir.

24. Beni Şuteybe de Beni Avf Yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır. Kurallara mutlaka riayet edilecek ve bunlara aykırı davranılmayacaktır.

25. Yahudilere sığınanlar bizzat onlar gibi mülahaza olunacaklardır.

26. Yahudilerden hiç kimse Muhammed’in izni olmadan, Müslümanlarla birlikte bir askeri sefere çıkamayacaktır.

27. Bir yaralamanın intikamını almak yasak edilmeyecektir. Biri bir adam öldürecek olursa neticede kendini ve aile efradını mesuliyet altına sokar. Aksi halde haksızlık olacaktır. Allah bu yazıya en iyi riayet edenlerle beraberdir.

28. Bir savaş vukuunda Yahudilerin masrafları kendi üzerine ve Müslümanların masrafları kendi üzerinedir. Bu sahifede gösterilen kimselere harp açanlara karşı, onlar birbirleriyle yardımlaşacaklardır. Onlar arasında iyi davranma olacaktır. Kaidelere mutlaka riayet edilecek, bunlara aykırı davranış olmayacaktır.

29. Hiç kimse müttefiklerine karşı bir cürüm işleyemez. Zulmedilene mutlaka yardım edilecektir.

30. Yahudiler Müslümanlarla birlikte, beraberce harp ettikleri sürece masrafta bulunacaklardır.

31. Bu sahifenin gösterdiği kimseler için Medine, vadisi dahil mukaddes bir yerdir.

32. Himaye altındaki kimse, bizzat himaye eden kimse gibidir. Ne zulmedilir ne de kendisi zulmedebilir.

33. Himaye verme hakkına sahip olanların dışında hiç kimse himaye veremez.

34. Bu sahifede yazılı kimseler arasında zuhurunda korkulan bütün öldürme ve münazaa vakalarının Allah’a ve Rasulüne götürülmeleri gerekir. Allah sahifeye en iyi riayet edenlerle beraberdir.

35. Ne Kureyşliler ne de onlara yardım edecekler, himaye altına alınmayacaklardır.

36. Müslümanlar ve Yahudiler arasında Medine’ye saldıracaklara karşı yardımlaşma yapılacaktır.

37. Şayet; Yahudiler, Müslümanlar tarafından bir sulh yapmaya veya bir sulh aktine iştirake davet olunurlarsa, bunu doğrudan doğruya aktedecekler veya ona iştirak edeceklerdir. Şayet Yahudiler, Müslümanlara aynı şeyleri teklif edecek olurlarsa, müminlere karşı aynı haklara sahip olacaklardır. Din konusunda girişilen harp vakaları müstesnadır.

38. Her zümre, kendine ait mıntıkadan sorumludur.

39. Bu sahifede gösterilen kişiler için ortaya konan şartlar, aynı şekilde Evs Yahudilerine, yani onların Mevlalarına ve bizzat kendilerine, yine bu sahifede gösterilen kimseler tarafından sıkı ve tam bir şekilde tatbik olunur. Kurallara mutlaka riayet edilecek, bunlara aykırı hareket edilmeyecektir. Haksız yollarla kazanç temin edenler, sadece kendilerine zarar ermiş olurlar. Allah, bu sahifede gösterilen maddelere en doğru ve en mükemmel riayet edenlerle beraberdir.

40. Bu yazı, bir haksız fiil veya cürüm işleyenin ceza görmesine engel olamaz. Harbe çıkan da Medine’de kalan da emniyet içindedir. haksız bir fiil işlemek müstesnadır. Allah ve Rasulü Muhammed himayelerini, bu sahifeyi tam bir sadakat ve dikkat içinde muhafaza edenler üzerinde tutacaklardır.



Bkz:Niyazi Kahveci, İnsan Hakları ve İslam, Ankara: TDV Yayını, 1995. S.45-49. Medine sözleşmesinin bir ölçüde farklı bir başka Türkçe tercümesi için bkz: Ahmet Gürkan, İslam Kültürünün Garbı Medenileştirilmesi, Ankara:3, b. (Tarihsiz), s. 74-80.

Bu da ihlali:
Rasûlullah (s.a.s), Medine'ye gelir gelmez yaptığı en önemli işlerin başında bir anayasa hazırlamak gelir. Bu anayasada Yahudilerle olan karşılıklı hak ve ödevler belirtilmiştir ki bunlardan biri, hariçten gelecek saldırılara karşı bütün cemaatların Medine'yi savunmalarıdır (Salih Tuğ, a.g.e., aynı yer).

Bundan sonra Peygamber (s.a.s), Yahudileri İslâm'a davet etmiş, kendisini bir Allah elçisi, bir peygamber olarak Kur'an-ı tebliğ etmiştir. Bazıları Müslüman olmuş bazıları çekinmiş, kimileri de İslâmiyet'le alay etmişler, hatta Peygamber (s.a.s.)'e karşı harbedenlere aktif bir şekilde yardım etmişlerdir.

Bedir savaşında Müslümanlarla Yahudiler arasındaki münasebetler büsbütün bozuldu. Yahudiler hep birden peygambere karşı düşmanca bir tavır takındılar. Böylece İslâm için büyük bir tehlike arzetmeye başladılar.

Rasûlullah (s.a.s.), bir seferinde Kaynuka oğulları yahudilerinin pazarına giderek onları toplamış ve şu şekilde hitabetmiş:

"Ey Yahudi cemaati! Kureyşlilerin başına gelen felâketin sizin başınıza da gelmemesi için Allah'tan korkunuz ve İslâmiyeti kabul ediniz. Zira biliyorsunuz ki ben gönderilmiş bir peygamberim. Siz bunu kitabınızda buluyorsunuz ve sizi davet etmiştir." Yahudiler ona şu cevabı vermişler: "Ya Muhammed! Sen ancak kendi kavmini tanıdın; askerlik ve savaş sanatını bilmeyen bir kavimle karşılaşman seni aldatmasın, tesâdüfen sen onları bozguna uğrattın. Vallahi şayet biz seninle savaşırsak, yiğit olduğumuzu anlarsın" (İbn İshak, Sîre, Neşr. M. Hamidullah, Konya 1401/1981, s.294; et-Taberi, Tarîhür-Rusül vel-Mülûk, Neşr. Degoeje, III, 1360).

Bu konuşmalardan sonra, Müslümanlarla Kaynuka oğulları arasındaki ilişkiler daha da bozuldu ve nihayet bir Yahudinin, Müslüman bir kadına karşı çirkince davranışı, bardağı taşıran son damla oldu. Kaynakların nakline göre olay şöyle cereyan etmiştir:

Bir Arap kadını bazı şeyler satmak üzere Kaynuka oğulları pazarına giderek eşyasını satar sonra bir kuyumcu dükkanına oturur. Orada bulunan Yahudiler, kadından yüzünü açmasını isterler. O buna yanaşmayınca kuyumcu, kadının eteğini arkasından beline iliştirir, kadın ayağa kalkınca avret mahalli görülür, onlar da buna gülüşürler. Kadın feryad etmeye başlayınca Müslümanlardan biri kılıcını çekerek Yahudi kuyumcunun üzerine atılıp onu öldürür. Yahudiler de toplanıp Müslümanı şehid ederler. Şehid edilen müslümanın ailesi imdat ister. Bu durum Müslümanları çok öfkelendirir (İbn Hişam, es-Sîretü'n-Nebeviyye, Nşr. M. es-Sekâ, İ. el-Ebyârî, A.Hafız Çelebi, Lübnan 1391/1971, III, 51).

Kaynuka oğulları, Peygamber (s.a.s)'le savaştıkları zaman onların işlerini Abdullah b. Übeyy b. Selûl üstlenmiş ve önlerine düşmüştü. Onların Abdullah ile anlaşmaları olduğu gibi Hazrec oğullarından Ubâde İbn esSâmit ile de ittifakları vardı. Ubâde, onların Hz. Peygamberle olan antlaşmalarını bozduklarını duyunca Peygamber (s.a.s)'e gelerek O'nun huzurunda, Kaynuka oğulları ile olan ittifakını reddetti. Onlarla ittifaktan Allah'a ve Resûlüne sığındı ve; "Ya Rasûlallah! Ben, Allah'ı, Resûlünü ve mü'minleri dost biliyorum; bu kâfirlerle ittifak yapmaktan ve onlarla dostluktan Allah'a ve Resûlüne sığınırım" dedi (İbn İshak, a.g.e., 295).

Mâide Sûresindeki kıssa, Ubâde ve Abdullah b. Übeyy hakkında nazil oldu:

"Ey İman edenler! Yahudilerle Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse o da onlardandır. Allah zalimleri doğru yola eriştirmez" (el-Mâide, 5/51; İbn İshak, a.g.e., 295).

Ubâde Kaynuka oğulları ile olan ittifakını, muhtemelen bu âyetin nüzûlünden sonra bozmuştur.

Kaynuka oğulları; Rasûlüllah (s.a.s) ile aralarındaki antlaşmayı bozan, Bedirle Uhud arasında O'nunla savaşan ilk Yahudilerdi. Rasûlullah (s.a.s.), onları muhasara etti. Onbeş günlük bir kuşatmadan sonra Rasûlüllah'ın hükmüne razı olarak savaşsız teslim oldular. Hz. Peygamber, erkeklerin ellerinin bağlanmasını emretti. Fakat münafıkların başı Abdullah b. Übeyy Hz. peygamber'e gelerek:

"Ey Muhammed! Müttefiklerime iyilik et" dedi. Resûlullah ağırdan alınca İbn Selûl tekrar; "İyilik et" dedi. Resûlullah (s.a.s) ondan yüz çevirdi. Bunun üzerine İbn Selûl, elini Hz. Peygamber'in zırhının yakasından içeri soktu. Resûlullah kızarak: "Yazıklar olsun sana! Bırak beni!" dedi. İbn Selûl: "Hayır vallahi dostlarıma iyilik etmedikçe seni bırakmam. Onlar, beni altından ve mal-mülkten mahrum ettiler sen ise bir sabah vakti onları biçiyorsun. Allah'a yemin ederim ki ben, bir takım musibetler gelmesinden korkuyorum" dedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s): "Onlar senindir" buyurdu ve "Çözünüz onları, Allah onlarla birlikte ona da lanet etsin" dedi. Serbest bırakılınca sürgün edilmelerini emir buyurdu (İbn İshak, a.g.e. 295; Taberî, a.g.e. III, 1360 vd.).

Allah, Resûlüne ve Müslümanlara onların mallarını ganimet olarak ihsan etti. Onların arazileri yoktu, kuyumculukla uğraşıyorlardı. Resûlullah (s.a.s), onların birçok silahlarını ve kuyumculuk aletlerini aldı. Onları, tüm çoluk çocuklarıyla birlikte Medine'den çıkarmaya Ubâde İbn es-Sâmit memur edilmişti. O da, onları Dibâb'a kadar götürdü (Taberî, a.g.e., III, 1362).

Kaynuka Yahudileri, Ubâde İbn es-Sâmit'e, "Ey Velid'in babası! Evs ve Hazrecle aramızda ittifak vardı. Biz senin müttefikin idik, sen bize ne diye böyle yaptın?" dediler. Ubâde İbn es-Sâmit de onlara: "Siz harb açtınız" dedi. Abdullah İbn Übeyy de; "Sen müttefiklerinden uzaklaştın da bundan eline ne geçti?" dedi. Ubâde; "Hubâb'ın babası! Kalbler değişti, İslâmiyet ahidleri yok etti" dedi.

Kaynuka oğulları Vâdiül-Kura'ya gelip bir müddet kaldıktan sonra Azruat'a gidip orada yerleştiler (ibnü'l-Esir, el-Kâmil, II, 66).

turok 27-10-2006 16:12

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Su yazdiklarini at gozluklerini cikarip anlamaya calissan biraz !

*Olayalari su sekilde analiz edelim :

1) Bedir savasinda yahudiler muhamedin ordusunu arkadan mi vurmuslardir ? Hayir

2) Bedir savasinda yahudiler mekkeliler ile birlikde mi savasmislardir ? Hayir

3)Bedir savasi *medineyi savunma savasimidir ki yahudiler katilmamistir ? Hayir
*
* * Bedir savasi muhammedin mekkelilerin mallarini talan ve yagma etme girisimidir.
* * Bu savasa medinelerin coguda katilmamistir.

4) Savas sonrasi muhammedin yahudileri tehdit etmesi ;
* ""Ey Yahudi cemaati! Kureyşlilerin başına gelen felâketin sizin başınıza da gelmemesi için Allah'tan korkunuz ve İslâmiyeti kabul ediniz. Zira biliyorsunuz ki ben gönderilmiş bir peygamberim. Siz bunu kitabınızda buluyorsunuz ve sizi davet etmiştir."
*
* *anlasmanin hangi sartinda yazmakdadir . Bu tehdit sonrasi muhammedin gercek yuzunu gostermesi yahudilerde nasil bir kusku yaratmistir ?

5) *kuyumcu olayi anlasmanin *sartina gore yahudileri anlasmayi bozan taraf yapmakdadir . Adli bir olay degilmidir ?

6) *Yahudilerin toplu olarak muhammede saldirilari olmusmudur ?

* *Hiramusta *cecen katillerini mucahit allahin askerleri olarak goren birinden yahudi katliamlarina tarafsiz bir gozle bakmasini istemek, ummak pek mumkun degildir , ya neyse

hiramusta 27-10-2006 17:04

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Al işte biri daha. :) Senin gibi akl-ı evvelden Resulullah'ın üstün zekasını,dehasını,öngörüsünü ve siyasetini anlamasını beklemiyorum.Siz öncelikle gözünüzdeki merteğe bir bakın.Bu ülkede binlerce insan inanış ve düşüncelerinden dolayı alay edildi,hakir görüldü,işkenceler gördü,hapislerde çürüdü,aralarında idam edilenler bile oldu.Bu ülkede Cumhuriyetin temel niteliklerini ve Atatürk'ü eleştirmek halen yasaktır.Sevgili devletlülerimiz bir insanın ve devletin yasalarla sevileceğine inanarak gülünç duruma düşüyorlar,farkında bile değiller.Evet,kurumlara ve kişilere hakaret edilmemeli ama eleştirilebilmelidir.İşte Medine Yahudileri birazda kendi üstünlüklerine,münafık ve Mekkeli müşriklerin kendilerine destek sözlerine güvenerek Müslümanları çokça tahrik etmişlerdir.Kutsallarımıza ve namuslarımıza aşırı hakaretlerde bulunmuşlar barış antlaşmasının aksine ihanet çalışmalarına girişmişlerdir.Bunların başında o dönemin Yahudi liderlerinden olan *Ka'b bin eşref gibi kimseler bulunuyordu.Bu sözlü tahrik ve alaylardan sonra tacizler fiiliyata dökülmüş Müslüman hanımlara sarkıntılık,suikast teşebbüstleri,Ebu Süfyanın Medine baskınına hertürlü desteğine kadar vardırmışlardır.Bütün bunlar antlaşmanın ihlalidir.Peygamber ve Müslümanlar çok sabırlı davranmışlar çokça tahammül etmişlerdir.Şahsen ben olsaydım bu kadar tahammüllü davranabileceğimi zannetmiyorum.

sodomo-- 27-10-2006 17:18

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Yahu kardeşim yazdıkça batıyorsun kazıdıkça batıyorsun farkında bile değilsin.

Ben sana Medine antlaşmasının ne mal bir antlaşma olduğunu anlatacam çünkü sen "okur-kör" olduğun için önündeki yazıyı bile okumaktan acizsin.

Yalnız kafama takılan bu Ubey konusu var ki değinmeden geçemeyeceğim.

Herşeyden önce Abdullah İbn Ubey sayesinde Muhammed Medine'de barınma imkanı bulmuştur ve ona karşı da sonuna kadar esnek davranmak zorunda kalmıştır. Eğer Ubey isteseydi Muhammed'i çok önceden Medine'den kovalardı ama Muhammed'in ekmek yediği yere ihanet etmesi ilk kez karşılaşılan bir şey değilidir ve Ubey için daima "kafirlerin başı" ifadesini de kullanan o dur ve bugünkü müslüman ilim adamları da hiç düşünmeden aynı şeyi tekrarlar dururlar
"kafirlerin başı" derler onun için ama onun Muhammed'e yaptığı güzellikleri görmemezlikten gelirler çünkü onlar müslümandır ve Muhamed ne derse o doğrudur. İşte ilim diye ben buna derim !

Bu Kaynuka savaşında da Muhammed'in yakasına yapışıp "benim dostlarıma bir kötülük yapamazsın" demesi bile bu adamın ne kadar sağlam bir karaktere sahip olduğunu gösterir.

Tabii detaylı olarak anlatacağım sen merak etme özellikle Medine antlaşmasının Enes'in evinde toplanan Muhammed ve kendi bir kaç sahabesinin kendi kendilerine gelin güvey olarak "dayatmacı" bir kafa ile yazılmış bir "meydan okuma" antlaşmasından ibaret olduğu gerçeğini de gözler önüne sereceğim.

turok 28-10-2006 18:47

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Hiramusta ! gercekden haklisin anlamiyorum ! ... turkiyede ki demokrasi seviyesi ile medine anlastmasinin ilgisi ne ?

*Ayrica ben senin yazdigin yazilardan bir sonuc cikariyorum .

*Sen diyorsun ki *bedir savasindan sonra muhammed acik olarak meydanda yahudileri tehdit ederek ,bedir savasindaki mekkelilerin sonu ile korkutarak islam dinini kabule zorlamis ,
*
*Acik acik adam kendi yazdigi , imzaladigi anlasmayi cignemis !

*Ortada ilk muhammedden gelen bir tehdit yok mu ! Var ! oyle mi degil mi !

* Bunlari yazan sen misin ben miyim ! anlamiyorum .... Sodomo dogru soyluyor yazdikca batiyorsun !))))

sodomo-- 30-10-2006 02:15

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Evet gelelim şimdi Medine sözleşmesine.

Herşeyden önce bir sözleşme, antlaşma var ise mutlaka ama mutlaka sözleşmenin /antlaşmanın tarafları o sözleşme /antlaşma da açık açık belirtilir. Aksi taktirde o sözleşme veya antlaşma olmaz. Kimin kim ile sözleştiğini söz kestiğini, mutabakata vardığını, antlaştığını bileceksin ve bu bütün antlaşmaların ve sözleşmelerin kuralıdır.

Şimdi bakalım bu sözleşmedeki muhattaplara:

Beni Avflar
Beni Haris
Beni Saide
Beni Cuşem
Beni Neccar
Beni Amr b.Avf
Beni Evsler


Yahudiler (Belirsiz hangi yahudiler ?)
Beni Avf Yahudileri (20. madde)
Beni Neccar Yahudileri (22.madde)
Beni Haris Yahudileri (22.madde)
Beni Saide Yahudileri(22.madde)
Beni Cuşem Yahudileri(22.madde)
Beni Neccar Yahudileri(22.madde)
Beni Amr b.Avf Yahudileri(22.madde)
Beni Evsler Yahudileri (22.madde)
Ben-i Şuteybe (Bunun maddesi sende yok halbuki 33. madde de bunun olması gerekiyor)
Salebeler ve onun kolu Cefne ailesi (23. madde)

Şimdi soruyorum: Nerede Kaynuka, Kureyza ve Nadiroğulları ?

Bak tek soru ile yıktım viran eyledim senin tezini.

Niye ? Çünkü sen okur-körsün ve okuduğundan bir şey anlamıyorsun ve zaten de anlamak istemiyorsun. Eleştirel mantığın karşısında böyle hazırlop mantığın hüsranıdır bu işte...

Peki kimdir bu kıytırık kabileler ?

Şimdi bakalım muhattaplara :


Ana kabile Harise
onun alt iki kolu Evs ve Hazrec
Evs'in 2 alt kolu Nebit ve Amr b. Avf
Hazrecin 5 alt kolu: Neccar- Cuşem-Saide- Haris- Avf

Evs ve Hazrec Muhammed'in Medine de barınmasını sağlayan iki kabile olup Muhammed'in bunlar ile dostluğu Akabe beyatları sırasında 5-10 üyesine Mekke'de iken başlamış ve Medine'ye de taşınmış. Bu iki kabile de Arap kabilesi ve ağırlıklı olarak müslümanlardan oluşuyor. Peki sözü edilen yahudiler kimler ?

Çok basit...Bu kabilelerde ve alt kollarında yaşayan (anlaşmada ismi geçen kabileler) ve belkide her birinde sayısı 10-15'i geçmeyen yahudiler.

Çünkü o dönem yahudiler de arapdı ve aynı yahudi kabileleri arasında Araplar (hem de müşrik vb.) olanlar yaşarken Arapların içinde de yahudiler yaşıyordu ve kimse de onların yahudiliklerini senin peygamberin gibi yüzüne vurmuyordu. Senin peygamberinden önce kimse "din kavgası" nedir bilmiyordu ve kabile kavgaları daha çok adi suçlar üzerine gelişiyordu ve "kan parası"nın ödenmemesi en önemli kabileler arası savaş nedeniydi.


Muhammed'in muhattap aldığı ve "yahudiler" ismi ile geçen yahudiler bu kabilelerdeki yahudiler olup onlar zaten o kabilelerin liderliği altında yaşıyorlar. Zaten tek tek Avf yahudileri, Neccar, Haris yahudileri.. diye kör gözüne parmağını sokarcasına bahsedilmiştir bu muhattaplardan antlaşmada.

Şimdi tekrar soruyorum nerede Kaynuka, Kureyza ve Nadir yahudileri ?

Hiç mi dikkatini çekmiyor en kıytırık kabile isimleri bile geçerken, kendilerini surların arkasına hapsetmiş ve Medine'nin dışında yaşayan bu üç kabilenin isminin geçmemesi ?

Hadi senin dikkatini çekmiyor peki o koca koca ilim adamlarınızın da mı dikkatini çekmiyor ?

İşte objektivite olmaz ise sonuç budur. Gerçeği olduğu gibi öğrenmek yerine illa bir bahane bulacaz Kaynuka Kureyza, Nadir saldırılarına da "peygamber efendimizi aklayacağız diye didinirsen işte olacağı budur ve en ufak bir gerçeği bile göremez hale gelirsin. Yanlı bakışın iflasıdır bu...


Hadi sana ikinci bir soru:

34. Bu sahifede yazılı kimseler arasında zuhurunda korkulan bütün öldürme ve münazaa vakalarının Allah’a ve Rasulüne götürülmeleri gerekir. Allah sahifeye en iyi riayet edenlerle beraberdir.

40. Bu yazı, bir haksız fiil veya cürüm işleyenin ceza görmesine engel olamaz. Harbe çıkan da Medine’de kalan da emniyet içindedir. haksız bir fiil işlemek müstesnadır. Allah ve Rasulü Muhammed himayelerini, bu sahifeyi tam bir sadakat ve dikkat içinde muhafaza edenler üzerinde tutacaklardır.



Ne yazıyor o koyulaştırdığım yerlerde ? "Allah ve Resulü"

Yahu bunu da mı görmedin arakadaş ? Ne zamandan beri Kaynukoğulları, Kureyza ve Nadiroğulları Muhammed'i Resul kabul ediyorlar ?

Kardeşim onlar Muhammed'i resul kabul etse zaten yahudi olmaktan çıkarlar...

Hiç mi düşünmedin bu antlaşmanın tarafları arasında bir tek bile yahudi olamayacağını ? Veya senin o koca koca ilim adamlarının hiç mi aklına gelmedi ?

SORU 3 :

1-Bu yazı Peygamber Muhammed tarafından Kureyşli ve Medineli müminler, Müslümanlar, bunlara tabi olanlara sonradan iltihak edenler ve onlarla beraber cihat edenler içindir.

2-İşte bunlar, diğer insanlardan ayrı bir ümmet oluştururlar.


Bu metin kim üzerine imiş ?

1--Peygamber (!)
2--Kureyşli müminler
3-Medineli müminler
4-Müslümanlar
5-Bunlara taabi olanlar
6-Sonradan iltihak edenler (aslında burası "onlarla birlikte cihat edenler olarak geçiyor)

Yani kim içinmiş bu antlaşma: Muhammed ve onun mümin efradı

Kendi kendine gelin güvey olma diye ben buna derim..

Yahu daha ilk maddede çöküyor senin tezlerin. Sen bu birinci maddeyi de mi okumadın hasbam ?


Ondan sonraki maddeler de "kan bedeli ve kurtuluş fidyesi"ni konu alıyor.

Bu mu sizin abarta abarta yere göğe sığdıramadığınız antlaşma ?

Kan bedeli ve fidye üzerine bina edilmiş ve dış kapının mandalı durumundaki Arap kabileleri için yazılmış hikayeden bir antlaşma..

Herkes kan bedelini kendisi ödesin ve savaşta esir alınan olursa onun fidyesini de biraraya gelip ödesin...

Yahu kör müsünüz kardeşim bu antlaşma dediğiniz şey Muhammed'in kendine bağlı adamları ile yaptığı ve sadece müminlerin birbirleri olan ilişkilerini düzenleyen (ki onu bile yapmaktan aciz) bir centilemenlik antlaşmasından başka bir şey değil...Efendim müminlerin bazıları bir kabileden diğerleri başka kabileden diye adam tutmuş kabileleri muhattap alan bir antlaşma yapmış ve konusu da müminlerin kan ve fidye bedelini nasıl ödeyecekleri ile, müminlere taabi olan yahudilerin nasıl ödeyecekleri ? Müminlere tabi olan yahudileri muhattap alıyor :) Garibim bulamamış kendisini muhattap alacak bir yahudi "müminlere tabi olan" diye bir yahudi cemati bulmuş...


11. Sulh müminler arasında bir tektir. Hiçbir mümin Allah yolunda girişilen bir harbde, diğer müminleri hariç tutarak, bir barış anlaşması yapamaz. Bu sulh ancak müminler arasında genellik ve adalet esasları üzere yapılacaktır.
12. Bizimle beraber savaşa katılan bütün askeri birlikler, birbirleriyle nöbetleşeceklerdir.
13. Müminler birbirlerinin Allah yolunda akıtılan kanlarının intikamını alacaklardır.
14. Takva sahibi müminler en iyi ve en doğru yolda bulunurlar.
15. Hiçbir müşrik, bir kureyşlinin mal ve canını himayesi altına alamaz, hiçbir mümine bu hususta engel olamaz.

Nasıl da sırıtıyor değil mi ? Müminlerin birbiri ile yaptığı bir antlaşma olduğu...


Ve Hamidullah diyor ki bu Medine antlaşmasının Yahudiler ile ilgili bölümleri için :

Görünüşe bakılırsa Yahudiler Federal yapıdaki bu şehir-devlete eşit koşullarda değil de efendi durumundaki Müslman-arapların mevlaları olarak katılmışa benzemektedir...... (İslam Peygamberi- no 347)

Bu antlaşma Muhacir müslümanlar ile Medineli müslümanlar arasında yapılan bir antlaşmadır ve burada konu edilen yahudiler de Medine'de bu ismi geçen Arap kabileleri arasında yaşayan sayısı oldukça az ve onlara tabi olan yahudilerdir. Nitekim kabile kabile (Neccar, Avf, Haris yahudileri vb.) isimleri zikredilmekte ama ayrıca "Yahudiler" denilerek genel anlamda bütün yahudileri içine alan "tek taraflı maddeler" ilave edilmiştir. Burada ne Kurayza, Kaynuk ne de Nadir yahudileri söz konusu bile değildir.

Muhammed bu antlaşmayı Enes'in evinde yaptı ve çevresinde kendi adamlarından başka da kimse yoktu. Bu antlaşma Mekkeli ve Medineli müminleri biraraya getirmek için yapıldı. Bir nevi Muhammed'in kendisine bağlı olan insan ve kabileler arasındaki ilişkiyi düzene sokma amacı taşıyordu. Muhammed'in kendi kendine gelin-güvey olduğu bir antlaşmadır ve Yahudiler ile ilgili her maddesi dayatmacı bir kafa ile hazırlanmıştır çünkü bunu Muhammed kendi kendine hazırlamıştır.


Buna "devlet anayasası" diyen aklı eveller büyük bir ihtimalle bu antlaşmayı hiç okumamış olmalıdırlar. Bu kadar sakil ve sıradan lakırdılarla dolu böyle bir antlaşmayı daha başka bir yerde de göremezsiniz.

Neymiş kan bedeliymiş, fidyeymiş şuymuş buymuş... Ne devlet anayasası ama ???

Birde şu madde de dikkatimi çekti :


27. Bir yaralamanın intikamını almak yasak edilmeyecektir. Biri bir adam öldürecek olursa neticede kendini ve aile efradını mesuliyet altına sokar. Aksi halde haksızlık olacaktır. Allah bu yazıya en iyi riayet edenlerle beraberdir.

Nasıl ama ? İntikam maddesi...Vay be ne büyük bir antlaşma imiş bu ya ??? Ne büyük bir anayasa imiş bu ya ?? Yere göğe sığdırmadığınız antlaşmada "intikam" maddesi var...

Yahu sizler gerçekten tedaviye muhtaçınız....

sodomo-- 30-10-2006 18:48

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
20. Beni Avf Yahudileri müminlerle birlikte bir ümmet (toplum) teşkil ederler. Yahudilerin dinleri kendilerine, müminlerin dinleri kendilerinedir. Buna, Mevlaları da dahildir.

Madem cevap yok o halde bir ilave not daha ekleyeyim. Bu Medine antlaşmasındaki bu yukarıdaki maddeye anlam veren var mı ?

Yahudiler ve müminler birlikte bir ümmet oluşturuyorlarmış...

Oldukça iilginç hem de çok ilginç. *Halbuki Kuran'da "Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyiniz" diye ayetler var.

Acaba "ümmet" kavramının başka anlamlarıda mı var ? Yoksa bu söylediklerinin biri diğerini tutmayan Muhammed'in bir başka çelişkisi mi?

istavrit 30-10-2006 23:24

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
sevgili sodomo,

cok ince ayrintilara giriyorsun..

cok akademik..cok ust duzey..cok klas..

eline, emegine, beynine saglik

iyiki varsin sen:))

sodomo-- 31-10-2006 00:03

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Hoşgeldin İstavrit, özlemişim seni...

istavrit 31-10-2006 00:29

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
sagol dostum,

sizleri birakip gitmek mumkunmu?

sizleri seviyorum

hiramusta 12-11-2006 15:18

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Alıntı:

sodomo--";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 53652)
Evet gelelim şimdi Medine sözleşmesine.

Herşeyden önce bir sözleşme, antlaşma var ise mutlaka ama mutlaka sözleşmenin /antlaşmanın tarafları o sözleşme /antlaşma da açık açık belirtilir. Aksi taktirde o sözleşme veya antlaşma olmaz. Kimin kim ile sözleştiğini söz kestiğini, mutabakata vardığını, antlaştığını bileceksin ve bu bütün antlaşmaların ve sözleşmelerin kuralıdır.

Şimdi bakalım bu sözleşmedeki muhattaplara:

Beni Avflar
Beni Haris
Beni Saide
Beni Cuşem
Beni Neccar
Beni Amr b.Avf
Beni Evsler


Yahudiler (Belirsiz hangi yahudiler ?)
Beni Avf Yahudileri (20. madde)
Beni Neccar Yahudileri (22.madde)
Beni Haris Yahudileri (22.madde)
Beni Saide Yahudileri(22.madde)
Beni Cuşem Yahudileri(22.madde)
Beni Neccar Yahudileri(22.madde)
Beni Amr b.Avf Yahudileri(22.madde)
Beni Evsler Yahudileri (22.madde)
Ben-i Şuteybe (Bunun maddesi sende yok halbuki 33. madde de bunun olması gerekiyor)
Salebeler ve onun kolu Cefne ailesi (23. madde)

Şimdi soruyorum: Nerede Kaynuka, Kureyza ve Nadiroğulları ?

Bak tek soru ile yıktım viran eyledim senin tezini.

Niye ? Çünkü sen okur-körsün ve okuduğundan bir şey anlamıyorsun ve zaten de anlamak istemiyorsun. Eleştirel mantığın karşısında böyle hazırlop mantığın hüsranıdır bu işte...

Peki kimdir bu kıytırık kabileler ?

Şimdi bakalım muhattaplara :


Ana kabile Harise
onun alt iki kolu Evs ve Hazrec
Evs'in 2 alt kolu Nebit ve Amr b. Avf
Hazrecin 5 alt kolu: Neccar- Cuşem-Saide- Haris- Avf

Evs ve Hazrec Muhammed'in Medine de barınmasını sağlayan iki kabile olup Muhammed'in bunlar ile dostluğu Akabe beyatları sırasında 5-10 üyesine Mekke'de iken başlamış ve Medine'ye de taşınmış. Bu iki kabile de Arap kabilesi ve ağırlıklı olarak müslümanlardan oluşuyor. Peki sözü edilen yahudiler kimler ?

Çok basit...Bu kabilelerde ve alt kollarında yaşayan (anlaşmada ismi geçen kabileler) ve belkide her birinde sayısı 10-15'i geçmeyen yahudiler.

Çünkü o dönem yahudiler de arapdı ve aynı yahudi kabileleri arasında Araplar (hem de müşrik vb.) olanlar yaşarken Arapların içinde de yahudiler yaşıyordu ve kimse de onların yahudiliklerini senin peygamberin gibi yüzüne vurmuyordu. Senin peygamberinden önce kimse "din kavgası" nedir bilmiyordu ve kabile kavgaları daha çok adi suçlar üzerine gelişiyordu ve "kan parası"nın ödenmemesi en önemli kabileler arası savaş nedeniydi.


Muhammed'in muhattap aldığı ve "yahudiler" ismi ile geçen yahudiler bu kabilelerdeki yahudiler olup onlar zaten o kabilelerin liderliği altında yaşıyorlar. Zaten tek tek Avf yahudileri, Neccar, Haris yahudileri.. diye kör gözüne parmağını sokarcasına bahsedilmiştir bu muhattaplardan antlaşmada.

Şimdi tekrar soruyorum nerede Kaynuka, Kureyza ve Nadir yahudileri ?

Hiç mi dikkatini çekmiyor en kıytırık kabile isimleri bile geçerken, kendilerini surların arkasına hapsetmiş ve Medine'nin dışında yaşayan bu üç kabilenin isminin geçmemesi ?

Hadi senin dikkatini çekmiyor peki o koca koca ilim adamlarınızın da mı dikkatini çekmiyor ?

İşte objektivite olmaz ise sonuç budur. Gerçeği olduğu gibi öğrenmek yerine illa bir bahane bulacaz Kaynuka Kureyza, Nadir saldırılarına da "peygamber efendimizi aklayacağız diye didinirsen işte olacağı budur ve en ufak bir gerçeği bile göremez hale gelirsin. Yanlı bakışın iflasıdır bu...


Hadi sana ikinci bir soru:

34. Bu sahifede yazılı kimseler arasında zuhurunda korkulan bütün öldürme ve münazaa vakalarının Allah’a ve Rasulüne götürülmeleri gerekir. Allah sahifeye en iyi riayet edenlerle beraberdir.

40. Bu yazı, bir haksız fiil veya cürüm işleyenin ceza görmesine engel olamaz. Harbe çıkan da Medine’de kalan da emniyet içindedir. haksız bir fiil işlemek müstesnadır. Allah ve Rasulü Muhammed himayelerini, bu sahifeyi tam bir sadakat ve dikkat içinde muhafaza edenler üzerinde tutacaklardır.



Ne yazıyor o koyulaştırdığım yerlerde ? "Allah ve Resulü"

Yahu bunu da mı görmedin arakadaş ? Ne zamandan beri Kaynukoğulları, Kureyza ve Nadiroğulları Muhammed'i Resul kabul ediyorlar ?

Kardeşim onlar Muhammed'i resul kabul etse zaten yahudi olmaktan çıkarlar...

Hiç mi düşünmedin bu antlaşmanın tarafları arasında bir tek bile yahudi olamayacağını ? Veya senin o koca koca ilim adamlarının hiç mi aklına gelmedi ?

SORU 3 :

1-Bu yazı Peygamber Muhammed tarafından Kureyşli ve Medineli müminler, Müslümanlar, bunlara tabi olanlara sonradan iltihak edenler ve onlarla beraber cihat edenler içindir.

2-İşte bunlar, diğer insanlardan ayrı bir ümmet oluştururlar.


Bu metin kim üzerine imiş ?

1--Peygamber (!)
2--Kureyşli müminler
3-Medineli müminler
4-Müslümanlar
5-Bunlara taabi olanlar
6-Sonradan iltihak edenler (aslında burası "onlarla birlikte cihat edenler olarak geçiyor)

Yani kim içinmiş bu antlaşma: Muhammed ve onun mümin efradı

Kendi kendine gelin güvey olma diye ben buna derim..

Yahu daha ilk maddede çöküyor senin tezlerin. Sen bu birinci maddeyi de mi okumadın hasbam ?


Ondan sonraki maddeler de "kan bedeli ve kurtuluş fidyesi"ni konu alıyor.

Bu mu sizin abarta abarta yere göğe sığdıramadığınız antlaşma ?

Kan bedeli ve fidye üzerine bina edilmiş ve dış kapının mandalı durumundaki Arap kabileleri için yazılmış hikayeden bir antlaşma..

Herkes kan bedelini kendisi ödesin ve savaşta esir alınan olursa onun fidyesini de biraraya gelip ödesin...

Yahu kör müsünüz kardeşim bu antlaşma dediğiniz şey Muhammed'in kendine bağlı adamları ile yaptığı ve sadece müminlerin birbirleri olan ilişkilerini düzenleyen (ki onu bile yapmaktan aciz) bir centilemenlik antlaşmasından başka bir şey değil...Efendim müminlerin bazıları bir kabileden diğerleri başka kabileden diye adam tutmuş kabileleri muhattap alan bir antlaşma yapmış ve konusu da müminlerin kan ve fidye bedelini nasıl ödeyecekleri ile, müminlere taabi olan yahudilerin nasıl ödeyecekleri ? Müminlere tabi olan yahudileri muhattap alıyor :) Garibim bulamamış kendisini muhattap alacak bir yahudi "müminlere tabi olan" diye bir yahudi cemati bulmuş...


11. Sulh müminler arasında bir tektir. Hiçbir mümin Allah yolunda girişilen bir harbde, diğer müminleri hariç tutarak, bir barış anlaşması yapamaz. Bu sulh ancak müminler arasında genellik ve adalet esasları üzere yapılacaktır.
12. Bizimle beraber savaşa katılan bütün askeri birlikler, birbirleriyle nöbetleşeceklerdir.
13. Müminler birbirlerinin Allah yolunda akıtılan kanlarının intikamını alacaklardır.
14. Takva sahibi müminler en iyi ve en doğru yolda bulunurlar.
15. Hiçbir müşrik, bir kureyşlinin mal ve canını himayesi altına alamaz, hiçbir mümine bu hususta engel olamaz.

Nasıl da sırıtıyor değil mi ? Müminlerin birbiri ile yaptığı bir antlaşma olduğu...


Ve Hamidullah diyor ki bu Medine antlaşmasının Yahudiler ile ilgili bölümleri için :

Görünüşe bakılırsa Yahudiler Federal yapıdaki bu şehir-devlete eşit koşullarda değil de efendi durumundaki Müslman-arapların mevlaları olarak katılmışa benzemektedir...... (İslam Peygamberi- no 347)

Bu antlaşma Muhacir müslümanlar ile Medineli müslümanlar arasında yapılan bir antlaşmadır ve burada konu edilen yahudiler de Medine'de bu ismi geçen Arap kabileleri arasında yaşayan sayısı oldukça az ve onlara tabi olan yahudilerdir. Nitekim kabile kabile (Neccar, Avf, Haris yahudileri vb.) isimleri zikredilmekte ama ayrıca "Yahudiler" denilerek genel anlamda bütün yahudileri içine alan "tek taraflı maddeler" ilave edilmiştir. Burada ne Kurayza, Kaynuk ne de Nadir yahudileri söz konusu bile değildir.

Muhammed bu antlaşmayı Enes'in evinde yaptı ve çevresinde kendi adamlarından başka da kimse yoktu. Bu antlaşma Mekkeli ve Medineli müminleri biraraya getirmek için yapıldı. Bir nevi Muhammed'in kendisine bağlı olan insan ve kabileler arasındaki ilişkiyi düzene sokma amacı taşıyordu. Muhammed'in kendi kendine gelin-güvey olduğu bir antlaşmadır ve Yahudiler ile ilgili her maddesi dayatmacı bir kafa ile hazırlanmıştır çünkü bunu Muhammed kendi kendine hazırlamıştır.


Buna "devlet anayasası" diyen aklı eveller büyük bir ihtimalle bu antlaşmayı hiç okumamış olmalıdırlar. Bu kadar sakil ve sıradan lakırdılarla dolu böyle bir antlaşmayı daha başka bir yerde de göremezsiniz.

Neymiş kan bedeliymiş, fidyeymiş şuymuş buymuş... Ne devlet anayasası ama ???

Birde şu madde de dikkatimi çekti :


27. Bir yaralamanın intikamını almak yasak edilmeyecektir. Biri bir adam öldürecek olursa neticede kendini ve aile efradını mesuliyet altına sokar. Aksi halde haksızlık olacaktır. Allah bu yazıya en iyi riayet edenlerle beraberdir.

Nasıl ama ? İntikam maddesi...Vay be ne büyük bir antlaşma imiş bu ya ??? Ne büyük bir anayasa imiş bu ya ?? Yere göğe sığdırmadığınız antlaşmada "intikam" maddesi var...

Yahu sizler gerçekten tedaviye muhtaçınız....

Ben gidince meydan boş kalmış anlaşılan.Şimdilik birinci soruna cevap veriyorum.Diyorsun ki,Şimdi soruyorum: Nerede Kaynuka, Kureyza ve Nadiroğulları ?

Bak arkadaş,kaynuka,kureyza ve nadir başlı başına birer kabile değildirler.Aynı işten geçimini sağlayan kabilelerin birer araya gelmesiyle oluşan daha büyük kabilelerdir.Örneğin kuyumculukla uğraşan kabileler bir araya gelerek ben-i kaynuka kabilesini,hurmayla ve çiftçilikle uğraşanlar b en-i kureyza,çömlekçilikle uğraşanlar da ben-i nadir kabilesini oluşturmuşlardır.Yani Muhammed'in anlaşma yaptığı Yahudi kabileleri bu üç büyük kabilenin (bugünki tanımıyla meslek örgütünün) alt kabileleridir.Sonuç olarak Muhammet Medine'deki bütün Yahudi kabileleriyle antlaşma yapmıştır.

sodomo-- 12-11-2006 16:54

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Aferin bi geldin meydan hemen doluverdi :) Söyle bakalım o zaman Muhammed'in o kadar güçsüz bir durumda olduğu hicretin ilk yılında o yahudi kabileleri neden böylesine kendilerini "tebaa" durumuna düşüren bir antlaşmaya imza attılar (tabii imza attılarsa).

Koskoca yalanlar ile sizi nasıl da kandırmışlar. Yok öyle bir antlaşma. Muhacir ve Ensarlar arasında yapılan bir antlaşmadır o ve belki de yahudilerin haberi bile yoktu. *Akıllı ol akıllı. Hepsi ayrı kalelerde yaşıyorlardı ve hepsi de ayrı kabile idi. Bu o kadar öyleydi ki, kendi aralarında bir çok sürtüşme bile oluyordu. Bir antlaşmada muhattapların isimleri geçmek zorundadır. Bu kabilelerin isimleri geçmemiştir bu antlaşmada. Yoksa kendi aralarında toplanıp bir temsilci gönderdiklerini mi düşünüyorsun ? Öyleyse nerede o temsilcinin ismi ve yahudileri temsilen imza attığını gösteren bir ifade nerede ? *Yok öyle bir imza...Muhammed o yüzden sadece "yahudiler" diye hitap etmiş kendi kendine ve onlarla ilgili maddeleri de onların aleyhine olacak şekilde düzenlemiştir.

Bak bu gerçekleri başkası da söylemez sana. Burada sen de az ilim sahibi olmadın kıymetimizi bil.

sodomo-- 13-11-2006 11:37

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
"Yani Muhammed'in anlaşma yaptığı Yahudi kabileleri bu üç büyük kabilenin (bugünki tanımıyla meslek örgütünün) alt kabileleridir. Sonuç olarak Muhammet Medine'deki bütün Yahudi kabileleriyle antlaşma yapmıştır."

Bak sana antlaşma yapılan kabileleri aşağıya yazdım. Yani Medine vesikasında geçen yahudiler bunlar:


Beni Avf Yahudileri (20. madde)
Beni Neccar Yahudileri (22.madde)
Beni Haris Yahudileri (22.madde)
Beni Saide Yahudileri(22.madde)
Beni Cuşem Yahudileri(22.madde)
Beni Neccar Yahudileri(22.madde)
Beni Amr b.Avf Yahudileri(22.madde)
Beni Evs Yahudileri (22.madde)

Peki bunlar yahudi kabileleri mi ? Hayır...Bunlar Muhammed'e beyat etmiş EVS ve HAZREÇ kabileleri ve bunlar (özellikle Hazreç) Muhammed'in Medine'ye yerleşmesini sağlamış hatta Akabe beyatları ile başlayan ilişkileri daha sonra Muhammed'in özel eğiticiler göndermesi ile üç-beş aile dışında tamamının müslümanlaştırıldığı ve Muhammed'in de daha Medine'ye gelmeden önce kendisini koruma konusunda canlarını bile verebileckelerinini söyleyen kabileler.

Bak Hamidullah İslam Peygamberi 283'de konu nasıl geçiyor :
--------------
Muhammed (AS) kendilerine birkaç Kur’an ayeti okuyup, Islam’la ilgili açiklamalarda bulundu, ve nihayet kendilerine söyle dedi:

“Hanimlarinizi ve çocuklarinizi nasil koruyup gözetiyorsaniz, beni de o sekilde koruyacaginiza söz veriniz.”

Su cevabi verdiler:

Evet, süphesiz; Seni Hakikat ile yüklü olarak gönderen Allah’a and olsun ki, emânimiz altindaki kimseleri nasil koruyup gözetiyorsak seni de öylece koruyup gözetecegiz.”

Kendilerine, bu sözlerinin bütün dünya ile savasmayi göze almak anlamina geldigi hatirlatilinca, kararlarinda hiçbir tereddüt ve sarsinti göstermediler. Ve, Taberi’nin Kur’an Tefsiri’nden ögrendigimize göreResulullah (AS)’a, kendisi ve Mekkeli arkadaslarinin (Muhacirler) Medine’ye gelmeleri halinde, onlari herkese karsi koruyup himaye edeceklerine dair söz verdiler. Içlerinden biri Resulullah (AS)’a söyle bir soru yöneltti:

Ey Allah’in Resulü! Bizim bölgemizdeki Yahudilerle aramizda bir ittifak anlasmasi var. Biz bu anlasmayi bozacagiz. Ama eger biz böyle yaparsak ve daha sonra da Allah sana zafer ihsan ederse, bizi terk edip kendi hemsehrilerinin arasina dönmez misin?”

Muhammed (AS) gülümseyerek su karsiligi verdi:

Sizin kaniniz benim kanim, sizin affiniz benim affimdir. Ben size katiliyorum, siz de bana katiliyorsunuz. Siz kiminle çatisip savasirsaniz ben de onunla çatisip savasacagim, ve kiminle baris yaparsaniz ben de onunla baris yapacagim

(Not : İbn Hişam 297'den almış bunu Hamidullah)
----------------

Nasıl ama ? Öğreniyoruz ki, bu kabileler daha Muhammed gelmeden önce yahudiler ile yaptıkları antlaşmayı bozmuşlardır. Muhammed uğruna canlarını feda edecek bir haleti ruhiye içindedirler.


Evet şimdi gelelim bu kabilelerin analizine:

ANA KABİLELER : Evs ve Hazreç

Evs'in alt kolları : Nebit ve Amr b. Avf
Hazreç'in alt kolları: Neccar, Cuşem, Saide, El-Haris, Avf

Yani dostum senin o "Muhammed'in anlaşma yaptığı Yahudi kabileleri" dediğin kabileler bu metinde yoktur. Buradaki kabileler Muhammed'e beyat etmiş olan Arap kabileleridir ve orada bahsedilen yahudilerde bu kabilelerin "tebaası" durumunda olan yahudiler olup ayrı birer Yahudi kabilesi değildir.

Veya şöyle söyleyeyim :

Beni Avf Yahudileri (20. madde) Beni Avf bir yahudi kabilesi değildir
Beni Neccar Yahudileri(22.madde) Beni Neccar bir yahudi kabilesi değildir
Beni Haris Yahudileri (22.madde) Beni Haris bir yahudi kabilesi değildir
Beni Saide Yahudileri(22.madde) Beni Saide bir yahudi kabilesi değildir
Beni Cuşem Yahudileri(22.madde) Beni Cuşem bir yahudi kabilesi değildir

Beni Neccar Yahudileri(22.madde) Beni Neccar bir yahudi kabilesi değildir
Beni Amr b.Avf Yahudileri(22.madde) Beni Amr b.Avf bir yahudi kabilesi değildir

Beni Evs Yahudileri (22.madde) Beni Evs bir yahudi kabilesi değildir

Kısacası Medine Vesikasında bir Yahudi kabilesi geçmemektedir.

hiramusta 13-11-2006 15:59

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Onların Yahudi kabilesi olmadığı senin iddiandır.Evs ve Hazreç Medine'deki 2 Arap kabilesidir.Listedeki Yahudi kabileleri de onlarla ittifak antlaşması yapması yapmış olan müttefik kabilelerdir.Bu kabileler de yaptıkları işlere göre biraraya gelmişler,Kaynuka,Nadir ve Kureyza kabilelerini oluşturmuşlardır.Artı,Medine antlaşması tek taraflı bir antlaşma değildir.Antlaşmada adı geçen bütün tarafların katılımı ve ortak onaylarıyla oluşturulmuş bir antlaşmadır.Müslümanlar, ozamanda Medine'deki en zayıf topluluktu.Medinenin o zamanki nüfusu yaklaşık 10 bin kadardı.Bunun 1500ü müslüman,4000 civarı müşrik,4000 civarıda yahudi idi.Hal böyleyken Muhammedin böyle zayıf bir güçle Medine'nin reisliğine oynaması,bir devlet düzeni kurması,toplumsal bir sistem inşaa etmesi,sizce tek taraflı gibi görünen antlaşmalar yazıp diğerlerine dayatması mümkün değildir.Burada akla gelen nokta bütün bunları karşıklı bir antlaşma ve mutabakatla yaptığıdır.

sodomo-- 13-11-2006 20:44

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
1. Bu yazı Peygamber Muhammed tarafından Kureyşli ve Medineli müminler, Müslümanlar, bunlara tabi olanlara sonradan iltihak edenler ve onlarla beraber cihat edenler içindir


Bu Medine Vesikasının kimi muhattap aldığı daha 1. madde de yazılmıştır zaten.


1--Peygamber (!)
2--Kureyşli müminler
3-Medineli müminler
4-Müslümanlar
5-Bunlara taabi olanlar
6-Sonradan iltihak edenler (aslında burası "onlarla birlikte cihat edenler olarak geçiyor)


Sizi çok fena kandırmışlar (En başta Muhammed sonrada ilahiyat doç ve proflar) Yazık bunlar bir de ilim adamıyız diyorlar.

hiramusta 13-11-2006 21:52

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
1) Bu kitap (yazı), Peygamber Muhammed tarafından Kureyşli ve Yesribli mü’minler ve Müslümanlar ve bunlara tabi olanlarla yine onlara sonradan iltihak etmiş olanlar ve onlarla beraber cihad edenler için (olmak üzere tanzim edilmiştir).

"Bunlara tabi olanlar" sana göre uzaylı galiba.

sodomo-- 13-11-2006 22:56

Re: Beni Kaynuka gazvesi
 
Arkadaşım sende bir anlama problemi mi var.? Kardeşim ne zaman gördün sen Kaynuka, Kureyza, Nadir gibi kabilelerin Muhammed'in tebaası olduğunu ? Hem de hicretin ilk yılı ! *Üstelik Muhammed'in resul olduğunu da kabul etmişler !??

Yahu Benim dediğim de bu zaten, bu kabileler Arap kabileleri ve bu kabilelerin bünyesinde yaşayan ve o kabile üzerinde söz ve karar yetkisine sahip olmayan on-on beş yahudidir kastedilen, üstelik onlar bile taraf değildir bu antlaşmaya ve imzalarıda yoktur çünkü kendilerini temsil edecek durumları bile yoktur onları temsilen bu kabilenin Muhammed'e bağlı müslüman yetkileri antlaşmaya imza atmışlardır.
Yani kendi kendine gelin güvey olma durumu vardır ve bu haliye bu antlaşma değil o büyük 3 yahudi kabilesini bu Arap kabileleri bünyesinde yaşayan yahudileri bile bağlamaz çünkü onlarla ilgili olan maddeler bile tek taraflıdır.


Hadi sana kaynaklı konuşayımda (Hamidullah'tan) bari aklın başına gelsin:

939.Medine sehrinin tamamini kapsayacak bir devlet teskilatinin kurulmasi, yöre halkinin tüm unsurlariyla istisare edilmesini gerektiriyordu. Daha önceki bir bölümde, Medine’de yürürlüge konulan anayasanin metnini incelemis ve Yahudilerin hükümetle ilgili islerin icrasinda sahip olduklari durumu ortaya koymustuk.

Ancak burada küçük bir nokta gözümüze çarpiyor: Yukarida adi geçen anayasa metninde “Benû ‘Avf… Benû’n-Neccâr… Benû’l-Hâris… Benû Sâ’ide… Benû Cusem… Benû’l-Evs…Benû Sa’lebe… Benû’s-Suteybe Yahudilerinden” bahsedilmektedir. Oysa bütün bu saydiklarimiz Arap kabileleridir.

Acaba buna bakarak, ister Arap ister Yahudi olsun her kabilenin, kendi aralarindan bir baska kabile ile ittifak anlasmasi yapmasi gerektigi sonucunu mu çikarmak gerekir? Çünkü burada Arap ve Yahudilerin karisimi olan ve her ikisi de ayni derecede önemli bu topluluk içinde sükunet ve barisi korumak söz konusudur. Yoksa bu durum, sehrin asil nüfusunun Arap soyundan geldigi ve burada yerlesmis olan Yahudi ailelerin Arap kabileleriyle mevlalik iliskilerini kabul etmek zorunda kaldiklari anlamina mi geliyor? (Bir baska deyisle, Yahudilerin kendilerine ait kabileleri yoktu ve bu sehre, asil nüfustan ayri bir topluluk olusturacak sekilde kitleler halinde gelmemislerdi. Yine muhtemeldir ki, basina buyruk Araplar bu göçmen Yahudilerin ayri bir blok halinde yasamalarina olanak tanimamislar ve Yahudi kimliklerini kaybedip ülke insaniyla kaynasabilmeleri için, degisik Arap kabileleri arasinda bölüklere ayrilmalarini istemislerdir.)....

devamını bu linkten okuyabilirsin :

http://ehlitevhid.de/Hz-Muhammed/Yah...iliskiler.html


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:22 .