![]() |
Diktatorun Konusmasi
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;
Sevgili kardeşlerim, sevgili İstanbullular, ekranları başındaki tüm vatandaşlarım hepinizi selamlıyorum..( Erdoğan'ın konuşması sık sık Dik dur eğilme, bu milletseninle sloganlarıyla kesildi) ''BUNLAR GEÇER'' DEDİLER Bizlere bu heyecanı yaşattığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Bu gece sadece sizleri değil Türkiye Cumhuriyeti'nin her köyünde nefes alan tüm canları selamlıyorum. Rabbimin huzurunda diz çökmüş dua okuyan annelerimi ninelerimi selamlıyorum. Tüm işçi emekçi kardeşlerimi selamlıyorum. Türkiye kadar vakur, ağırbaşlı genç kardeşlerimi selamlıyorum. Şuanda İstanbul'da İstanbul'un kardeşi Saraybosna'yı, Üsküp'ü Mekke ve Medine'yi selamlıyorum. Her semtiyle her mahallesiyle İstanbul'u yürekten selamlıyorum. Bugün sizlere uzaktan selamlar getirdim. Uzak diyarlardaki kardeşlerimden selamlar getirdim. Sizlere Fas'taki Cezayir'deki, Tunus'taki kardeşlerimin selamlarını getirdim. Allah kardeşliğimizi daim etsin inşallah. Rabbim muhabbetimiz daim etsin inşallah. Oradaki yöneticilerimiz şunu söylediler. ''Bunların hepsi geçer'' dediler. ''Çünkü biz size inanıyoruz'' dediler. ''FAİZ LOBİSİNE MİLLETİN ALIN TERİNİ YEDİRMEYİZ'' Sevgili kardeşlerim, Sevgili Yunus diyor ki; ''Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için Dost'un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim'' Biz hiçbir zaman gönüller yıkmanın tarafında olmadık. Dik durduk ama dikleşmedik. Bizim kavgayla, çatışmayla işimiz olmaz. Bizim vandallıkla, kırıp dökmekle işimiz olmaz.(Erdoğan'ın konuşması sloganlarla kesiliyor) Kardeşlerim, biz yapmayı biliriz. Türkiye'yi büyüterek bugünlere geldik. Şimdi altını çiziyorum faiz lobisine rağmen buralara geldik. Bu faiz lobisi şuanda borsada spekülasyonlara girmek suretiyle bizi tehdit edeceğini zannediyor. Şunu bilmeleri lazım bu milletin altın terini onlara yedirtmeyeceğiz. ''SİZİN SAYENİZDE ZENGİN OLDUK'' DİYENLER BİZİMLE UĞRAŞIYOR'' Bir bankanın genel müdürü bu vandalizmin yanında olacağını söylüyorsa karşısında bizi bulacaktır. Biz bu günlere Türkiye ekonomisini büyüterek geldik. ''Sizin sayenizde 5 kat daha zengin olduk'' diyenler bizimle uğraşmaya başladı. Artık dünya Türkiye'yi konuşuyor. Böyle bir dönemde nereden çıktı bu işler. Biz bu günlere ''ya sabır'' diyerek geldik. ''ELİNİZE, DİLİNİZE DURSUN 76 MİLYONUN HİZMETKARIYIZ'' Herkes şunu bilsin biz Türkiye'yi kardeşlikle büyüterek bugünlere geldik. 76 milyonun hiçbir ferdini ayırt etmedik. Birileri diyor ki; ''Başbakan yüzde 50'nin Başbakanı'' olduğunu söylüyor. Elinize dilinize dursun. Biz bugüne kadar ''76 milyonun hizmetkarıyız'' dedik. Bölge ayırmadık. Geldik 26 ile havaalanı vardı şimdi 50'ye ulaştık. Fakat bizim karşımıza dikilenler bu hizmetler için değil, bu hizmeti kimler yapıyor onun için dikildiler. Ak Parti iktidarı yapıyor. ''Sandıkta başaramadığımız sandık dışı yollarla başaracağız'' dediler. Kimsenin inancı mezhebi ideolojisi düşüncesi bizim nezdimizde ötelenmiş değildir. Çünkü biz 76 milyonun efendisi değil hizmetkarıyız. Biz birlikte Türkiye'yiz biz biriz birlikteyiz kardeşiz. Bizim anlayışımız bu. Okuruz, analiz ederiz, değerlendiririz sonra adım atarız. MEHMET AKİF ŞİİRİ OKUDU Ancak şunu bilmeleri lazım biz Akif'in nesliyiz. Ne diyor Akif Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ... -Boğamazsın ki! -Hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale; Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu... İrticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu? ''BİZ DEMOKRASİYE SAYGILIYIZ HAKLI OLARAK SAYGI BEKLİYORUZ'' Biz nasıl demokrasiye saygılıysak herkesten çok haklı olarak bize de saygılı olmalarını istiyoruz. Biz yol çıkarken bir şey söyledik hedef ileri demokrasi dedik. Bunu başaracağız. Emaneti veren milletir. Emaneti alacak olan da sadece millettir. Millet dışında kimse emanete el uzatamaz. Sandık dışında kimse bu emanete kast edemez. 10.5 yıl geçti bu emaneti kutsal bildik canımız gibi koruduk. Bundan sonra da canımız gibi korumaya devam edeceğiz. BURASI YOL GEÇEN HANI DEĞİL Hiç kimsenin bu ülkede hukuksuzluk yapmasına, demokrasiye kast etmesine yakıp yıkmasına, kamu mallarına insanımıza zarar vermesine göz yumamayız. Gezi Parkı'nda sayısı 15'e bile varmayan ağaç için yapıldığı söylenen gösteriler 3 kayıp bıraktı. Şimdi ben buradan bir şey söylüyorum. Bu gençlerin ölümü ne kadar önemliyse benim polisimin ölümü de en az onlar kadar önemlidir. Bu polis kimin polisi. Neyin görevini yapıyor. Can güvenliğimizi sağlamak için görev yapıyor. Birilerinin işine gelmiyor. Ne diyorlar ''polisi çekin.'' Burası yol geçen hanı değil Türkiye Cumhuriyeti. ''ARTIK EYLEMLER SON BULMALIDIR'' İnsana varıncaya kadar herkese saldıranlara karşı polisimiz görevini yapmıştır. Aşırı güç kullanmış olabilir. Bunların takipçisiyiz. Kimsenin bunlar üzerinden bize saldırmaya hakkı yok. Baş komiserimizin doğmamış bebeği anne karnında yetim kaldı. Yaralananların çoğu polis. Şehirler yağmalandı, esnafa zarar verdiler. Bunlar Türk bayrağını yakacak kadar azdılar. Sokaklarda kağıt toplayan gencimize de kast ettiler. Gazeteciyim diyerek, sanatçıyım diyerek, siyasetçiyim diyerek son derece sorumsuz bir şekilde hukuksuzluğun, kışkırtmanın alasını yaptılar. Artık vandallığa dönüşen bu eylemler son bulmalıdır. Vatandaşlarımız asıl oyunu görüp bu hukuksuzluktan uzak durmalıdır. ''BURADAN EVLERE DAĞILACAĞIZ, VAKARDAN TAVİZ VERMEYİN'' Her ne yapacaksan demokrasi içinde yapacağız. Bunun dışındaki her yolu 76 milyon hep birlikte gayri meşru görüp karşısına dikileceğiz. Siz 10 gün boyunca aklı selimden taviz vermediniz. Buradan evlerimize dağılacağız ve vakardan asla taviz vermeyeceğiz. Sizin elinizde tencere tava yok değil mi bu çok önemli. Siz sokaklarda elinizde bilgisayarıyla dolaşan gençlik olacak. Büyük Türkiye'nin gençleri olarak büyük Türkiye ülküsü için mücadeleyi sürdüreceğiz. Siz mazlumların umudusunuz. Siz büyük düşüneceksiniz. Büyük hedeflere koşacaksınız. Siz oyuna gelmeyecek, aldatmayacak, aldanmayacaksınız. Gençler her birinize teşekkür ediyorum. Gönülden selamlıyorum. Sevgili İstanbullular Türkiye'nin yükselişini Allah'tan başka bir güç engelleyemez. NECİP FAZIL ŞİİRİYLE VEDA ETTİ Erdoğan kalabalığa Necip Fazıl şiiriyle veda etti.. Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte! Ölsek de sevinin, eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! http://www.haberler.com/basbakan-erd...706997-haberi/ |
Diktator konusmadan once yetkilisi "kimse karsilamaya gelmesin" demisti, ama; gelen bir direktif ile yanlilarina SMS atilarak orada toplanmalari ve biat etmeleri saglandi.
Konusmasinin en onemli tarafi; tamamen halk direnisini karsisina almasi ve govde gosteren biatcilarin ise "izin ve gidelim" istemini tekrarlamalarina izin vermesi, sonunda ise "burdan evlere dagilalim" teminati idi. Halk direnisinin ne oldugunun neden oldugunun ya algisinda ve bilincinde degildi, ya da bilerek karsisina aldi. Bundan sonraki gelismelerdeki en onemli asama onun bir yerde ulkeyi "ic savas/bolunme" ye cekmesindeki hem kendi parti ve biat tarafindan hem de devlet tarafindan alip alamayacagi destek olacak. Okudugu uc siir ve bu uc siirin sahibi dahil, konusmasini iyi okuyup algilayalim. |
Bu arada Halk TV ve ulusal kanal ortak olarak yandas medyaya nazire yapti ve penguenlerin belgeselini koydu.
DHA'nin diktatorun gelisi ile ve yandas medyanin diktatorun gelisi ile tum yayinini diktatore uyarlamasi da gozden kacmadi. |
Siir cok dokunakliydi yalniz!
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
"Zulmu alkislarim, zalimi severim" diyen siiri. |
Hangi hükümeti silah zoruyla devirmiş ve kaç kişiyi dar ağacında sallandırmış bu "diktatör"?
|
Alıntı:
|
Diktator
Fr. Mevcut kanunları çiğneyerek, örf ve adalet esaslarına aykırı olarak, devleti keyfine göre idare eden devlet adamı. Müstebid Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse |
Erdoğan konuşmaya başlamadan çok önce birçok kanal canlı yayınla havaalanın bağlandı,TRT canlı yayın spikeri her 3-4 dakikada bir ''başbakanın herhangi bir karşılama töreni yapılmamasını istemesine rağmen vatandaşların akın ettiğini'' söyledi.
Şimdi,bakalım Erdoğan'ın ''karşılama yapmayın'' demesi samimiyetsiz bir şovdan mı ibaret,bu AKP yönetiminin organize ettiği bir miting/karşılama mı,yoksa gerçekten de toplanan kalabalık AKP yöneticilerinin ''gitmeyin'' uyarılarına rağmen karşılamaya giden vatandaşlardan mı oluşuyor; -Erdoğan'ın resmi miting anonscusu (hani sesi Çok Güzel Hareketler Bunlar'daki İbrahim'e benzeyen) havaalanında, -Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç orada, -İçişleri Bakanı Muammer Güler orada, -Adalet Bakanı Sadullah Ergin orada, -AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin orada, -Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı orada, -Enerji Bakanı Taner Yıldız orada, -Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu orada, -Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı orada, -Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker orada, -Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış orada, -Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu orada, -AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu orada Ve daha birçok milletvekili,belediye başkanları vs. Görülüyor ki bu karşılama iddia ettiklerinin tam aksine oldukça organize çalışılmış,hiçte öyle spontane olmayan bir gövde gösterisi. Kim bilir,belki de Davos dönüşü çoşkulu karşılamanın tadına doyamayan Erdoğan,dönüşte yapacağı/yapması gerektiğini düşündüğü herhangi bir miting/gövde gösterisinin ''provakatif'' olarak algılanabileceğini önceden tahmin ettiği için böyle bir miting,pardon ''karşılama'' organize etti,pardon etmedi. |
Ben birde orada toplanan biatcilarin, ellerine Turk bayraklarinin sadece "sirin gozukmek" icin verildigini dusunuyorum.
Cunku diktator, "capulcular turk bayragi yakti" deyince tum bayraklar havaya kalkti. Onun polisi degilmi, halkin direniscilerinin bayraklarina saldiran? Tum halkin direnisi fotograflarinda ve eylemlerde, polisin turk bayragina gosterdigi bir "saygi" varmiydi? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
''Biz eziyoruz,ama hatırlayın,onlar da bizi ezmişti'' demek istiyorlar. Aaa,farketmemişim,sen de aynısını yapmışsın! |
Alıntı:
Kimse darbeden soz etmiyor ki, etmedi de ayrica, ama geziparki'nin ilk gununden beri hukumet kanadinin agzindan dusmedi; Iktidari dusurmek istiyorlar, darbe mi olacak korkusu... Kaldi ki haraketleri ile de bunu tasdiklediler. Kendi halinde oturan adama tazyikli su sikarak, gaz sikarak, olayin en basinda.. Niye bu darbe korkusu? Kim yapacak ki darbe? Ne cok seviyor bazi kesim kendi kendine hezeyan yaratmayi!? |
Son zamanlarda herşeyden tiksinir oldum!. Yalancılık,sahtekarlık,kandırmaca çıkarcılık,vurğunculuk. Olduğundan tamamen farklı bir kişilik serğileyen sahte yüzlü sahte sözlü despot kişiler!. Cidden burası %99 u müslüman olan bir ülke-mi?. Tüm bunlar ve daha sayamadıklarım sizin dininizse ben DİNSİZİM!
|
basbakan inatla kafasini degistirmiyor.... degistirmeyecek gibi de gizukuyor... bu iste cok kotu...
|
Merhaba,
Yaklaşık 2.500 yıl önce PLATON neler demiş...Biz 21.yüzyılda hala adamın bıraktığı yerdeyiz...: Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
Elindeki hazır metni okumasından dahi tezgah ortaya çıkıyor..
|
Başbakan iyiden iyiye gücün tesiri altına girmişti, bugünlerde bunu iyice perçinliyor.
Onu dinleyen/destekleyen yığınların "içeriği" şimdilik umrunda değil, zira rüzgar ondan yana. Yarın öbür gün onu destekleyenler farklı bir rüzgarla nereye savrulur bilinmez. Bu yığın için; polisin eylemcilere ilk saldırısı, olayların tv'lerde yayımlanmaması gibi açık insanlık suçlarının hiç bir anlamı yok. Zira çoğu küpünü doldurmanın, eskinin öcünü almanın, on senelerdir bilendiği insanların düşüşünden doğan mutluluğun, eziciliğin sarhoşluğu içinde. Bana göre insan, bu denli gerçek dünyadan kopuk, cehalet denizinde yüzen bir toplum tarafından sahiplenilip, övülmesinden şüphe duymalı. Duymuyorsa zaten tam da o topluluğun benimseyeceği bir kafadadır. Yanlış anlaşılmasın, bu Ulusalcılar için de böyle. Konumuz o değil... Adam boşa dememiş: "Aptal dostum olacağına akıllı düşmanım olsun" diye. Zira aptal dostun ne zaman saf değiştireceğini, ne zaman desteğini çekeceğini asla bilemezsiniz. |
Yesilkoy'de diktator'e biat etmeye gidenler, Ozgur Taksim Gezi Parki'nda gece uyuyanlar kadar.
|
Bir şerefsizliğe dikkatinizi çekmek istiyorum evrensel ;
Tayyibin attırdığı slogan ''yol ver geçelim,Taksimi ezelim'' |
Alıntı:
"Halk bizi seçti." EyvAllah. "Hem de % 47 ile." ona da EyvAllah. Fakat bazen sorarım. -Üstat siz % 47 oy aldınız değil mi ? Vücut dilinde bir böbürlenme hareketi,("Dinin emrettiği "Takva elbisesi" yerine giyilmiş "Kibir ve gurur elbisesi"nin verdiği bir "Hal" dili ile) yüzde müstehzi bir gülüş -Elbette neredeyse halkın yarısı bize teveccüh etti. -Peki üstat benim matematiğim iyi değildir amma bakkal hesabını biraz bilirim diyelim ki siz % 50 siniz yani oyların yarısı sizin,yani halkın yarısı size oy verdi,iyi de üstat bu halkın temsil edildiği millet meclisinde 550 vekillik var.Dolayısı ile sizin oy sayınıza tekabül eden vekil sayısı en fazla 275 olmalı değil mi ? Oysa sizin 326 vekiliniz var bu nasıl oluyor ?Ve bu durumda siz size verilmemiş olan %12 lik bir gücü de hakkınız olmadığı ve adaletsiz olduğu halde kullanıyorsunuz. -Efendim aslında son derece haklısınız amma velakin bizim suçumuz ne ? Seçim kanunları yüzünden bu böyle.Üstelik seçim kanunlarını biz yapmadık. -Ya Hu anladım.Bu adaletsiz olduğunu ikrar ve itiraf ettiğiniz seçim kanunlarını siz yapmadınız,anladım da sizin adınız "ADALET" ile başlamıyor mu ?Ve artık bu çoğunlukla bu adaletsiz durumu adınızda olduğu gibi adaletli bir duruma çeviremez misiniz ? Yani bu adaletsiz durumu adınızın başlangıcı olan adalete uygun duruma getirmeniz sizi küçültmez ki bilakis adınızla müsemma kılmaz mı ? -Hık,mık,şey,ehem öhöm. -Hayırdır üstat hani bu tür durumlar karşısında "Zulüm" deyip duruyordunuz.Yoksa sizde mi zalimlerdensiniz ? -Şey benim biraz işim var da,güzel sohbetti valla hadi görüşürüz. |
Alıntı:
|
Ne demesini bekliyordunuz acaba?
Evet bu insanlar haklı olabilir,Gezi parkı konusunu tekrar gözden geçireceğiz..Ayrıca içki yasağını derhal değerlendirip halkın tepki vermeyeceği bir şekilde düzenleyeceğiz..3.köprünün adını da Yavuz koymaktan vazgeçtim mi diyecekti.. Siz bu adamı(?)tanıyamamışsınız.. |
Alıntı:
Sen bundan sonra AKP'nin eski her turlu gucunu koruyabilecegini mi zannediyorsun? |
Ankara' ya bile inemedi. Cunku Ankara o eski Ankara degildi.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Neden israrla olan biteni gormek istemiyorsun? Amacin nedir? |
Şiddeti eşsiz, gittiği yön önceden kestirilemeyen,
yakın etkisi yıkıcı ve nihai sonucu tasavvur edilemez derecede muhteşem olan kuvvetli bir fırtına, tüm kudretiyle dünya yüzeyini silip süpürüyor. İtici gücü, kapsamını ve hızını acımasızca arttırıyor. Arındırıcı kuvveti, fark edilmiyor olsa da, her geçen gün artıyor. İnsanlık onun tahripkar gücünün pençesi altında ve dayanılmaz gazabına dair kanıtların etkisinde. Ne bu durumun kaynağını kavrayabiliyor, ne anlamını derinliğine sorgulayabiliyor ve ne de sonucunu ayırt edebilecek durumda. Şaşkınlık, ıstırap ve çaresizlik içinde bu büyük ve kuvvetli rüzgarın dünyanın en uzak ve bakir yörelerini kaplayışını, tüm temellerini sarsmasını, dengesini alt üst edişini, uluslarını parçalayıp sakinlerinin yuvalarını viraneye çevirişini, şehirlerini yok edişini, diktatörlerini sürgüne göndermesini, tüm duvarlarını yıkmasını, kurumlarını kökünden söküşünü, ışığını karartmasını ve içinde yaşayanların yüreklerine acı verişini seyrediyor. |
Aslında sloganı başlatan kişi "Taksim şaşırma sabrımızı taşırma" diyor ama arkasındaki ne dediğini bilmez AKP güruhu "Tayyip şaşırma sabrımızı taşırma" diye tekrarlıyor. "Lan biz ne diyoz la" diye bile düşünmüyorlar.
Iste biat etmek boyle bir sey. http://www.youtube.com/watch?v=_jlVd...layer_embedded |
Alıntı:
Ne sanıyorsunuz siz burayı acaba? TBMM'mi? Görüş bildiriyorum sadece ve bu yüzden ''ne korkuyun len'',''amacın ne senin bakıyım'' diyorsunuz bana:) |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Nede okuduğunu anlıyorsun. Malesef Türkiye ekseriyeti gibisin |
Alıntı:
Alıntı:
Yetmediyse, 35 numarali mesajinizi okuyunuz. Hem askeri gocerttim diyeceksin, hapishaneye doldurdum nasilsa diyeceksin, sonra da millet, halk oksurse, hapsirsa darbe tribunu yaratmaya calisacaksin, olacak is mi ? Parktaki insanlar hic degilse demokratikce gidiyor bunu gorun artik. Bakin o parklarda sokaklarda sadece gencler de yok, ortayasin cok ustu insanlar da var, Turkiye tarihine sahit olmus. Hepsi de capulcu, terorist, ayyas.. Niye? Cunku diger kanat gibi elit degiller onlarin gozunde.. Zulum'den bahsediyor ya birileri, portakal kokulu esarplar vs. giymiyorlar.. Sadece show amacli ramazanin 30 gununde sokaklara sofra acmiyorlar. Bakin kac gundur onca insan doyuyor o meydanlarda ve bunlar imece usulu saglaniyor... Secde edeni de var, yatip kitap okuyani da, oturup gitar calani da... Onlar tasin, sorunlarin altina elini koyuyor, oteki taraf ne yapiyor? Siz kanunla, yasayi degistirerek darbe yapmaya kalkarsaniz, halk da demokrasi ile darbe yapar bu kadar basit. Siz bu halkin tamamini asker yerine koyup, postal giydiremessiniz. Buna kimse inanmaz. 28 Mart'ta Erbakan'i halk mi dusurdu? Birileri otelcilik yapmaya kalkiyorsa, habire birseyler dikilsin meydanlara diye, e bu halka da her yer otel degil mi efendim? |
Ya ben anlatamıyorum ya siz anlamıyorsunuz ya da anlamak istemiyorsunuz. Diktatör demek, hiçbir taraftarı olmadığı halde (monarşi) ya da azınlık bir taraftara sahip olduğu halde (oligarşi) bütün yetkileri kendisinde görmek demektir. Bu tanıma göre, bu ülkenin %58'inin desteğini almış birisine karşı %42 ile kendisinde yetki gören birisi diktatör, diktatörlük yanlısı demektir. Erdoğan diktatör olsa; Taksim Dersim olur, Taksim Halep olur, Taksim'de "İstiklal" mahkemeleri kurulur ve sanırım kurulabilir de ancak sallandırılan oradaki eylemciler değil, Erdoğan olur. (Bkz. Tayyip Mezara)
Darbe hazırlığında olan üst düzey elemanların içeri atılması, kışlada demokrat takiyyesi yapan darbe yanlısı piyonların olmadığı ve gizli bir ajandaları olmadığı anlamına gelmez. Teknik direktörü tribüne göndermekle sahadaki futbolcuyu oyundan düşürebileceğinizi mi sanıyorsunuz yoksa? O futbolcuların da en azından bir kaptanları vardır, değil mi ama? Parkta adam gibi itirazını dile getirenlere bir sözüm yok benim. Orada hükümetin yaptığı bir yanlış varsa, ben de eleştirebilirim ancak protesto adı altında terör estiren ve bu eylemleriyle "çapulcu" olduklarını açıkça belli eden tipler "masum", "demokrat" olarak gösterilemezler. Siz de bu ayrımı yapar ve terör estiren tiplere hak ettikleri "çapulcu" sıfatını verir ve onlarla aranıza mesafe koyar, sonra da cana, mala, huzura kastetmeden adam gibi protestonuzu dile getirirseniz, size kim "çapulcu, provokatör, terörist" diyebilir? Alıntı:
Bu halkın tamamına postal giydiren yok, en az %50'si postal giymiyor zaten. Postal giyenler bir avuç elitist jakoben tiplerden meydana geliyor. Bugüne kadar daha çok bunların resmi kanatları postal giyip iş yapıyorlardı ancak postal giyecek resmi elemanlar kalmadığı için iş sivil elemanlara düştü. Onlar da bu aralar sokaklarda üzerlerine düşen görevi yerine getirmeye çalışıyorlar. |
Ayran sarhoşu musun nesin! daha yazının başında tökezlemişsin sen.
Dikdatör dediğin taraftarı olmayan yada azınlık olan taraftarı olan, bütün yetkiyi kendinde gören demek değildir!!!. Hitlerin'de, mussonili'nin'de milyonlarca 'ölde ölelim,vurde vuralım' diyen taraftarları destekcileri vardı. İstanbulun bütün yetkileri başbakanda-mı, bu şehrin belediye başkanı, meclisi, imar işleriyle, planlama işleriyle ilğilenen kişileri yokmudur? bütün şehir ile ilğili bu birimler başbakana-mı bağlı?. O mu tek yetkili oluyor.!!! |
Alıntı:
Bu korkunuzu halk'a mal edemessiniz. Oturup elestirdiniz mi Basbakan'inizi Suriye sinirini acip, cumbur cemaat herkesi iceri alirken? Yok. Demek ki neymis? Inemeyeceginiz agaclara cikmayacakmissiniz. Bu ajan hikayelerine kimse inanmaz halka dair. Isteseydik....... Isteseydik...... Isteseydik........ E guzel! Bu halkta isteseydi, tencere, tava yerine mutfak bicagiyla da cikardi meydanlara... Ama yapmadi, hakkini demokratik sekilde ortaya koydu. Zaten sizleri uzen de bu.. Tabi ki icinde, dile getirsin veya getirmesin, sagcisi, solcusu, postalcisi vs. olacak.. Herkes Basbakan'i sevmek zorunda mi? Ataturk'u sevmiyorum Humeyni'yi seviyorum diyenlere de soz hakki varsa, sevmiyorum, nefret ediyorum, mezara gitsin diyenin de soz hakki olmali.. Halk diyoruz anlamiyor musunuz siz? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:04 . |