![]() |
İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Selamlar,
Siteye genelde evden bağlınırım ama giremediğim zaman (bazen sayfa açılmıyor) internet cafeye giderim. Dün yine böyle birgündü ben sinir halinde evden cafeye gittim.Oturdum siteye girdim cafenin sahibi merak etti sordu bu site neyin nesi sürekli burda takılıyorsun.Kısaca anlattım doğal olarak bana inanmıyormusun dediki inanmıyorum dedim. ve başladı muhabbet.. Konuştuğum insan 30 lu yaşlarında neden inanmıyorsun gibi soruları geçtikten sonra bana ilginç bir soru sordu ki aynen yazıyorum Benim dedi lise yıllarından kalma hala çözemediğim bir soru var.Allah her şeyi bilendir.Yani seni yaratırken cennete yada cehenneme gideceğini bilmiyormu neden dünyaya gönderiyor.. Şaşırdım sanki roller değişti ben inanan o inanmayan durumundaydı :P * Galiba dedim haksızlık olmasın die herhalde düsünsene yaratıp cehenneme atarsa bize yasam sansı vermedin diyebilir kulları...Olmadı başka bir cvp daha verdim Allah galiba insanların özgür iradelerine karışamıo ki kader die sistem var(yanlız bunları diyen benim :D) dedimya roller değişti bir kere bu sefer daha sağlam bir soru geldi Allah insanları seviyor dedi ademi örnek gösterdi tüm meleklerden daha üstün tutulması.Dewam etti "İyide madem Allah insanların iyi olmasını istiyor neden iyi yaratmıyor neden cehennem var ve neden kullarının hepsini iyi yaratıp cennete almıyor.."Biraz daha affalladıktan sonra O kadar açık ki Allah hata yapmış abi dedim sen bunu bu halinle düşünebilirken Allah sence düşünemiyormuydu -Haşaaaaaa!!! sesleri arasında-Demekki Allah yoktur dedim.(oh be özüme döndüm)Pek etkili olamadım bana son olarak sunları soledi önemli olan inanmak dedi isterse 5 ayet kalsın inanmak dedi...Abi inanıyorsun saygı duyarım ama neye niçin inandığını bil diyerek bitirdim.. Aslında sordugu sorular gayet güzeldi cvp ları bekliyorum... Saygılar |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
ilginç bişey değil aslında bu olay. o cafe sahibinin durumunda çok insan var, genel olarak insanlar böyle, dinciler hariç adetten diye inanan veya inanmak isteyen insanların kafasında öyle sorular hep var, anormal bi durum değil yani. çevrenizde kime sorsanız az çok bir din inancı varsa böyle sorular kafalarında var.
|
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Kafalarında böyle sorular var ewet bir de gerçeği görebilseler,
Saygılar... |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Püf noktasını anlamak istemeyince, böyle olur elbette..
Allah var demek, cennet cehennem demek, ya sen gelir affeder, katıl olaya demek vs. vs. demektir dinin gayesi.. Bu nedenle uyduruluverir böyle laflar.. "Şışşt, çaktırma, tamaaam mı?" denir.. Arkası sorgulanmaz.. Ama beyin işte.. Gider sorar böyle soruları, rahat durmaz.. "Allah var, var yahu, bana ne, bana ne var işte." diyerek giderseniz, battıkça batarsınız, kuyruğuna kağıt bağlanmış kedi gibi dönre durursunuz.. Bu sorulara tek yanıt, allahın yokluğu kabul edilmeden verilebilendir: "Safsata".. Açalım biraz.. Allah var diyerek kısır döngüye girer, cevap filan veremezsiniz. Allah yok zaten dediğiniz anda, cevaplar çok basitleşir, o kadar ki... |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
öhhö.
|
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Liopleurodon "Açalım biraz.. Allah var diyerek kısır döngüye girer, cevap filan veremezsiniz. Allah yok zaten dediğiniz anda, cevaplar çok basitleşir, o kadar ki..." "öhhö" (soro) kadar..
:) |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
2000 yılının orucunu ilk günü ve iftarımı yaptım.ama 2. günden itibaren oruç tutmadım.cafe sahibiyle aynı soruyu sormuştum çünkü kendime *:lol:
|
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Ben oruçta tutmuyorum sevgili seydunya benim yakındığım en büyük şey ilahi adalet ki artık herkez anlıyordur..
İyi yapmışsın sardunya keşke herkez böyle soruları sorabilse kendine korkmasa bir günah işlermiyim gibi bir korkusu olmasa Saygılar |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
kendim' den örnek vermek istiyorum.başkası beni alakadar etmez.
inan ,inanmama olayı değil bu yaşamak olayı.ben yaşıyorum. * yıllar önce benimde sizden farkım yoktu. yurt dışındayken aklıma bile gelmiyordu.en iyi arkadaşlarım ateistti.zaman,zaman tartışırdık bu konuda daha sonraları kendi kendime düşünmeye başladım.ben niçin yaşıyorum. boş ve sebepsizmi yaşıyoruz ,tek amacımız nefsin arzularımı derken tüm sorularımım karşılığını *islamda buldum.çok huzurlu ve mutluyum. hayatımım amacı islam değil,hayatın anlamı islamdır. türkiyeye gelince *2yıl içinde oda uğraşmadan enaz 15 kişi namaz başladı. anlattıklarımdan. ANNeM VE BABAMda dahildir.çevrem den inanılmaz tepkiler aldım anlatamam. *neyse bu mutluluğu sizde tatmanızı dilerim. mükenmel birşey |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Syn cevher,
Öyle bir konuşuyorsunuzki islama aşnanlar mutlu inanmayanlar mutsuz,inanlar doğru yolda inanmayanlar yanlış yolda... Nerden biliyosun mutsuz olduğumuzu belkide sen yanlış yoldasın Saygılar... |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
sevgili cevher.
* * * * senin içinde bir boşluk varmış bunu at yarışıylada doldurabilirdin dinlede. sen dini seçmişin. olay bu kadar basit * * * * sen ne için yaşıyorsan . salyongazda aynı şey için yaşıyor. * * * *buna bilimsel açıdan bakarsan her canlı( bitki veya canlı) neslini devam ettirmek için yaşıyor. * * * *duygusal veya tanrısal bakarsan yaşamın bir gayesi var. * * * *mutlaka iz bırakmak lazım. *yaşamda iz bırakma işini de en iyi sal- yangoz yapıyor . çünkü ne zaman yürürse arkasında sürekli bir iz bırakıyor. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
cansız bir madde nasıl canlanır .can nasıl oluştu sorarım sana.
|
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
cevher-yıllar önce benimde sizden farkım yoktu
cevhercim sen ne yıllar önce nede yıllar sonra bizim gibi olacaksın, çünkü farklıyız sen *neandertal ırkındansın |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
[quote:a2b67d7f48="cevher"]kendim' den örnek vermek istiyorum.başkası beni alakadar etmez. [/quote:a2b67d7f48]
O halde üstelememelisin ki, yazdıklarının konuyla alakası olsun, değil mi? |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
can nasıl oluştu.bir madde nasıl canlanır ve şekil alır. buna niçin
cevap yazmıyorsunuz. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Alıntı:
Can dediğin şey, kimyasal reaksyiondan başka bir şey değildir. Canlılardaki kimyasal süreç.. Süreç için gereken enerji de, güneşten gelir aslen.. Bazı canlılar radyoaktif enerji kullanabilmektedir, ama bunlar bir kaç bakteri türünden ibarettir. Eğer canlı dediğin maddenin, kimyasal formu, bu kimyasal süreci devam ettirecek şekildeyse canlıdır. Bu form bozulursa, maddeye öldü dersin ve cansız olur.. Form, sadece kimyasal formu değil, aynı zamanda çevre, ısı vs. etmenlerini de kapsar aslen.. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Cevher, başlığa bakarsan cevabı yanlış yerde aradığının farkına varırsın.
Soruyu sormak değil, cevabı doğru yerde aramaktır asıl çözüm. Bir daha hatırlatayım. [quote:fb163fe54f="cevher"]kendim' den örnek vermek istiyorum.başkası beni alakadar etmez. [/quote:fb163fe54f] |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Cevher
Sevgili Liopleurodon bir cevap vermiş. Sorduğun sorunun detayları burada işleniyor. Sorunu sordun ve ne sorduğun belli, orada işleniyor, Liopleurodon izah ediyor. Bir kez daha hatırlatıyorum, her forum konusuna aynı soruları sormuşsun, diğerlerinde sürdürmene gerek yok, başlıkları dikkate alalım lütfen, bu başlık senin sorduğun sorunun konusu değil, konuyu dağıtmayalım. İlgili Başlık Edit : Sevgili sparta, sayfanın şekli bozulduğu için verdiğin linki başlık altına koydum. Sevgiler. merwe |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
çok basit mantıksal çıkarımlarla Allah'in yokluğuna inanıyorsunuz. gören de sizin Allah'in var olmadığını ispatladınız sanar.
ben Allah'in varlığına inanıyorum. kendimce sebeplerim var; *siz de Allah'in var olmadığına inanıyorsunuz, kendinizce sebepleriniz var. ama varlığı ispat etmek yokluğu ispat etmekten daha kolaydır. bakınız; farzedelim ki; ortada 1.000.000 odali bir saray olsun. biri de gelsin desinki bu sarayda bir tane elma var. şimdi sizin bu sarayda elma olmadığını ispatlamanız için tüm odalara tek tek girip bakıp elma olmadığını görmeniz lazım. ondan sonra bu sarayda elma yok diyebilirsiniz. ama var olduğunu iddia eden açısından, sadece *bir odada bir elma olduğunu göstermek yeterlidir. bakınız, ben Allah'in varlığını ispatlarım demiyorum, ama siz sanki Allah'in yokluğunu ispatlamış gibi hareket ediyorsunuz. bu şekilde davranmayın. siz Allah'in var olmadığına inanıyorsunuz. ben de var olduğuna inanıyorum. hemen bazı arkadaşlar, ejderha - peri muhabbetine girmek isteyecek ama bu muhabbet dönüp dolaşıp yine basit mantıksal çıkarımlar olayına dayanacak. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Sorun şurda ama.. Biz 1.000.000 odayı dolaşıyoruz, elma filan yok..
Ama siz sanki bir tek elmayı göstermiş gibi , kendinden gayet emin, atıp tutuyorsunuz.. Evet, ejderha.. Garajımda bir ejderha olmadığını ispat edebilir misiniz? Mevzu, bu sarayda bir elma var diyenin, ahada burda diye elmayı göstermesi, yani iddiasını kanıtlaması gereğidir. Neymiş, iddia sahibi iddiasını kanıtlayana kadar, idida asılsız kabul edilirmiş.. İstersen deneyelim, garajdaki ejderha şuralardaydı az önce... Yokluğunu kanıtlayamazsanız, var olduğunu kabul mu edeceksiniz? |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Liop hocam sizin ejderhadan habersiz bir başka topicte ben de uzak bir galakside kaşar peynirinden gezegenler olduğunu iddia etmiştim. Özür..
:D *:D |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
aferin liop ayni seyleri unutmadan siralamissin valla.
|
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
liopleurodon,
ejderhanın varlığına inanabilirsin, ama var olduğunu ispatlayamazsın. ben de ejderhanın var olmadığına inanırım, ama var olmadığını ispat edemem. isterse denesin, sen istemediğin sürece, sana kimse ejderhanın yok olduğunu ispat edemez. ancak bir delikanlı çıkar, tüm evreni dolaşır ve tüm evreni dolaştım ve ejderha olmadığına karar verdim derse tamam. * sonra o ejderhanın senin varlığının sebebi olduğunu da iddia edebilirsin, bunun aksini de kimse ispat edemez. (seni kimsenin ciddiye almaması ayrı bir olay). ben zaten Allah'in varlığını da ispat ederim demedim. ortada iki inanç var. biri varlığına inanmak... biri yokluğuna inanmak... (hint : ejderhadan sonra mantık hataları olayına da girebilirsin) var'i ispat etmenin yokluğu ispat etmekten daha kolay olduğunu söyledim. sen de israrla var olduğunu iddia ettiğiniz şeyi ispatlayın diyorsun. şunu söyleyeyim, benim varlığım, benim bilincim varlığı, Allah'in var olduğunun en büyük delili. ben varsam, benim bir bilincim varsa, bu kainat varsa, bu düzen bu intizam varsa ; bunu yapan bir Bilinç vardır o da "Allah" yani tek İlah, Mutlak İrade, Müsebbül Esbab (ilk sebep). (işte bunun adı inanç, o yüzden "islam" demek teslimiyet demek zaten, ben kendimi teslim etmişim, bunun adı da müslümanlık, kendini Allah'in varlığına teslim etmek) (ben inanmayı tercih ediyorum) (sen inanmamayı tercih ediyorsun) |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Sayın meraklı,
Şimdi sizin bilinciniz ve bu evrenin düzeni yaratıcının ispatı mıdır? Kumsalda yürüdünüz mü hiç? Dikkat ettiniz mi bilmem, kumlar çok düzenli bir biçimde katmanlar halinde şekillenmiştir. Ben bu düzenin deniz dalgası gibi basit bir şekilde gerçekleştiğine inanmıyorum. Bence bu kumları sırayla dizen bir peri var, bizim görmediğimiz. Neden mi? Kumların hayrı için elbet bir bildiği vardır. *:wink: Lütfen daha yaratıcı olalım, Tanrı inancını daha sağlam temellere dayandırın bari. Not: Evrenin aslında düzen içinde olmadığını işleyen Kaos teorisine, ve varlığımızdaki kusurları işlemiyorum bile. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
cevher, sen tahmin ediyorum OXFORD'da mikro biyoloji okumuşsun
anlat, anlayalım. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
sayın merve,
senin dediğin neye benziyor biliyor musun? adamın teki müthiş bir saraya girmiş. saray çok güzel ve düzenliymiş, gezmiş ve hayran kalmış saraya. acaba bu saray nasıl meydana gelmiş diye düşünürken, sarayın projesinin olduğu, sarayın yapılırken hangi denklemlerin kullanıldığı yazan bir kitap bulmuş. sonra demişki kendi kendine ahada buldum bu sarayın nasıl meydana geldiğini !!! işte bu kitap bu sarayı yapmıştır. istersen kaos teorisine girebilirsin, o zamanda evrim teorisini reddetmek zorunda kalacağını belirtmek isterim. insanın evriminde atlayacağın en ufak bir proteinin dahi eksikliği şu andaki insana ulaşmayı engelleyecektir. buyrun.... |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Hayır sayın meraklı, ben projeleri ve planları değil, kendi kendine işleyen sistemi buldum. *Arada çok büyük fark var. :)
Ben diyorum ki sistem kendi kendine çekip çeviriyor, sizse bir el döndürüyor diyorsunuz. Ben gözlemlerim ile bunun olabileceğini söyler iken, siz hayır bu çok anlamsız mutlaka bir el olmalı diyorsunuz. Varlığınıza anlam katma ihtiyacından kaynaklanıyor, normal bir şey. Ama benim varlığım *kendi başına yeterince anlamlı, bilmediğim sadece inandığım bir teoriye gereksinim duymuyorum. Kaos teorisi ile sizin bilinçli sistemin karşıtı iddiaların da varlığını belirtmek istedim. Henüz hiçbir teoriyi savunmadım. Akıllı tasarım teorisini ispatlanmadan kabl etmişssiniz de, başka teorileri de göz ardı etmeyin. Evrim teorisi de gözardı edilemeyecek başka bir teori tabii ki... Önyargısız bir fikir paylaşımı ümidi ile.. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
farzedelim ki; ortada 1.000.000 odali bir saray olsun. biri de gelsin desinki bu sarayda bir tane elma var. şimdi sizin bu sarayda elma olmadığını ispatlamanız için tüm odalara tek tek girip bakıp elma olmadığını görmeniz lazım. ondan sonra bu sarayda elma yok diyebilirsiniz.
-------------- * * * Olmayan bir şeyi ispatlamak da konuşmak da gereksizdir. Bu sarayda elma var dersen Hani derim. Arar bulursun. Benim elma aramak gibi bir derdim yok çünkü. * * * Bu sarayda elma yok dersen ,iyi der geçer giderim. Bir de bütün odaları aradıgın için sana aferin derim. * * * Bu kadar basittir olay. * * * saygılarımla |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
can nasıl oluştu.bir madde nasıl canlanır ve şekil alır. buna niçin
cevap yazmıyorsunuz. Hazıra konmak yerine kendin araştırıp bulsan. Açsan tüm kaynakları araştırsan ne kaybedersin. Bu özellikle evrim karşıtlarının bi özelliği. Öyle salakça sorular sorarlar ki afallar kalırsınız. Ya birader git kaynakları aç bi oku. Bi sürü evrimle ilgili popüler kaynak var onları oku. Yok okumaz. Gelir buralara bu sitelere soru sorduğunu zanneder. Hadi cevaplayın bakalım niye cevavaplamıyosunuz gibi. Git kendin bul be. Biraz kafa yorun kafa. Hayal mahsülü tanrılara yordğunuz kadar... |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
BEYİN ‘’RUH’’U NASIL ÜRETİR?
"Nefs-i Küll"ün zâhiri ve varlığı, bu kâinatı oluşturan cevher olan, "enerji" dediğimiz şeydir. Eni boyu, derinliği, ağırlığı, sınırı falan yoktur. Sınırsız, sonsuz kudrettir. Bir diğer ifade ile "enerji", Cenâb-ı Hak’kın "Kudret" sıfatının açığa çıkmasından başka bir şey değildir. Var olan her şey, bundan meydana gelmiştir!. "Nefs-i Küll" de mevcut olan bilinç, ilâhi isimlerin mânâlarını yansıtan bilinçtir, ki kendindeki mânâları ortaya koymayı diler. "Yef`alü ma yurid" = "İrade ettiğini = dilediğini yapar"!. (22-14) İşte "MÜRîD" oluşu, yani irade edişi - dilemesi, "Rubûbiyet"in kuvveden fiile dönüştüğü mertebedir. Ve O, "Rubûbiyetin gereği olarak, dilediğini halk eder"!. "Yef`âlullahe ma yeşâ`" (14-27) "Nefs-i Küll"den, yani varlığın özünü meydana getiren enerjiden, ana rahmindeki sperm-yumurta birleşmesiyle hâsıl olan ilk maddeye, 120. gün`de “özden dışa” doğru diye tanımlamağa çalışacağımız bir boyutsal geçişle ulaşan "Nefs-i Küll"ün kudreti, o birim`de, "Ruh-u izâfi"yi yani "birim ruhunu=ruhu insânî"yi meydana getirir. Yani, beyin çekirdeği, 120. günde "can"lılığa kavuşur, faaliyete geçer. "Nefs-i Küll" dediğimiz varlığı meydana getiren kaynak enerjiden -Ruhu Â`zâm`dan- aldığı hayâtiyet, melekî güç tesiriyle ile ürettiği ışınsal yapıyla, kendi ruhunu meydana getirir!. Ve, böylece "birimsel izâfi ruh", "ruh-u insânî" meydana gelir. Aynı zamanda da "hayâtiyet" yönüyle "ruh"; "ben"liği yönüyle "Nefs-i Küll"; "ilmi" itibariyle de "Akl-ı Evvel" olan cevherden geldiği için o birimde bilinç oluşur. Beyin, her an, bir yandan ruhu üretir, bir yandan da genetik verilerin + astrolojik verilerin etkilerin sonucu oluşan bilinci yükler!. Daha sonra, 7. ve 9.ncu aylarda ve doğum anında meydana gelen tesirlerle kişilik özellikleri oluşur. Ve bu kişilik özellikleri aynıyla da bireysel ruha = kişilikli ruha yansır. Daha sonra, bu kişi büyümeğe başlar... v * * * Sperm ile yumurtanın rahimde birleşmesinin 120. gününde cenin, bazı kozmik ışınların etkisiyle, “meleğin ruhu nefhetmesi” diye târif edilen bir biçimde, dalga üretimine başlar. Beynin çekirdeği durumunda olan bu yapı, genetik veri tabanını değerlendirmesine vesile olan ilk temel kozmik tesirleri alarak ön programa kavuşur ki; böylece onun “şâkilesi” yani “programının doğrultusu” belirlenmiş olur. Cenin 120. günde, beyin çekirdeğiyle ilk kozmik ışınları değerlendirecek düzeye ulaşır. Ulaşmış olduğu bu kapasitede, “bir melek gelir ve ruhu üfler”. Yani, gelen kozmik ışınlar bu beyinde “kişilik ruhu” veya “insan ruhu” denilen dalga üretimini başlatan ilk hareketi meydana getirir. Beynin 120. günde ulaştığı bu kapasite ile, kozmik ışınların etkisi sonucu ölümötesi yaşamda devamını sağlayacak olan dalga bedeni üretmeye başlaması olayına din terminolojisinde “bedene ruh üflenmesi” tanımı getirilmiştir!. İşte bu anda “kişisel ruh” yani “insanî ruh” meydana gelmiş, yaratılmış olur!. Bu andan evvel, “bireysel ruh” mevcut değildir!. Bu sebepledir ki, eğer 120. günden sonra çocuk alınırsa cinayet hükmüne girer!. Zîra, 120. günde cenindeki beyin çekirdeği, "dalga bedeni" yani "kişilik ruhunu" üretmeye başlamıştır ki, ceninin öldürülmesi hâlinde dahi, bu "ruh" yaşamına sonsuza dek devam eder. * * * Anne karnındaki ceninde 120. günden itibaren beynin önemli bir kısmı dış kozmik ışınları değerlendirecek bir düzeye gelir; ve bu düzeydeki faaliyetleri ve kozmik ışın yapıların tesiri ile sizin "RUH" adını verdiğiniz, bedenin hologromik mikrodalga ikizini, bedene yaydığı dalgalar ile oluşturur. Böylece 120. günden itibaren bir kişilik taşıyacak ruh dünyaya gelmiş kabul edilir. İşte bu sebepten dolayıdır ki, 120 günden sonra çocuk düşürmek doğru olmaz. Çünkü o varlığın kişiliği meydana gelmiştir. Bundan sonra beden geliştiği sürece, bedenin dış hücreleriyle birlikte dalga beden de aynen gelişir. BEYİN, TÜM ZİHİNSEL FAALİYETLERİNİ, DÜŞÜNSEL VERİLERİ, ANA TAŞIYICI DALGALARA YÜKLEMEK SURETİYLE RUH’U MEYDANA GETİRİR! * *Hammadde vücuda giriyor, bioelektrik enerjiye dönüşüyor; bu bioelektrik enerji organik bilgisayarı besliyor. Organik bilgisayar yani beyin, bu bioelektrik enerjiyi alıyor; kendi bünyesinde değerlendirerek mikrodalga enerjiye dönüştürüyor ve bu mikrodalga enerjinin bir kısmını çeşitli dalgalar şeklinde dışarı yayıyor. Bir kısmını da kendi yeni bedenini meydana getirmek için kullanıyor. Yani sizin bedeninizin kullanılmaz hâle gelmesinden sonra yaşamınızın devam edeceği “Mikrodalga bedeninizi” oluşturuyor beyin! Ve bunu sanki televizyon dalgaları misalinde olduğu gibi, tüm zihinsel faaliyetleri ses ve görüntü dalgalarını elektrik dalgasına çevirerek televizyon dalgası şekline dönüşmesi gibi, tüm zihinsel faaliyetlerini ana taşıyıcı dalgalara yüklemek suretiyle eskilerin “RUH” adını verdiği maddeötesi bedeninizi meydana getiriyor. Beyin, her an, üretmekte olduğu “Ruh” adı verilen dalga bedene de verilerini anında yükler!. Bu hologramik beden, aynen televizyon dalgaları gibidir... Nasıl ki taşıyıcı dalgalara yüklenmiş görüntü ve ses dalgalardır, televizyon dalgaları; işte “insan ruhu” da böylece tüm zihinsel fonksiyonların sonucu olan verileri yüklenmiştir!. Beynin ürettiği yüklenmiş dalgalardan oluşmuştur. Beyin tarafından üretilir; ve beyin, kendindeki tüm düşünsel verileri dalga olarak “RUH”a yükler. Rüyada duyduğun acı, beynin ruha yüklediğini gösterir... Kabir azâbı dahi bu yüklenmeden dolayıdır. Ahmet Hulusi'den alıntıdır. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
HENÜZ “CENİN” İKEN ÖLÜMÜ TADAN BİRİM İÇİN “BEYİN AÇILIMI”NIN ÖNEMİ VAR MIDIR?
(Soru:120. günden kısa bir süre sonra anne karnındaki yapının ölümü durumunda âkibeti ne olur Üstadım?..) Beyninin açılımına göre imanlı veya imansız olarak, genetiğindeki özellikler doğrultusunda bir yapıya ve ortama gider. Bu da Ahmet Hulusi'den. Cenin'i bile Cehenneme gönderdi ya, ben ne diyeyim artık. Cebriyeci herhalde. Cenin'in doğması, yaşaması, imtihana tabi tutulması önemli değil, beyindeki açılıma göre yeri daha 120 günlükken belli. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Vakti zamanında Ahmet Hulusi üstad'ın bir toplantısına katılmıştım. İstanbul'un en lüks semtlerinden birindeki büyük bir köşkte, köşk sahibinin sponsorluğunda yapılmıştı toplantı. Büyük ve gösterişli bir salonda saatlerce konuştu üstad. Atom'un keşfi nasıl Allah'ın varlığını kanıtlamış, bebekler cehenneme de gidebilirmiş, ruhlar göğün bilmem kaçıncı katında toplanıp bekliyorlarmış, anlattı da anlattı, ben de sıkıldıkça sıkıldım. Adının önünde bilimadamı sıfatı bulunan pekçok kişi de hayranlıkla dinledi bu konuşmayı. Soru-cevap bölümünü ise hiç anlatmasam daha iyi :)
Konuyla alakasız oldu, kusura bakmayın ama birden aklıma geldi işte. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
mademki bilim üzerinesiniz *ve islam sizce *bomboş ve uydurma bir
din diyorsunuz.peki neden bu kadar çok uğraşıyorsunuz.boşsa bilim açıkladı ise tamam uğraşmayın. işinize bakın. bu siteden bile *anlaşılıyorki *islam büyük ve tek din. * tarih yazarki büyük olan her kurumla mutlaka uğraşan bir sektör vardır. ayrıca *can *nasıl oluşur dedim.kimse cevap veremedi. kaçmakla bir yere varılmaz |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Sevgili Merwe linki kısalttığın ve sayfanın düzenini bozmamı önlediğin için teşekkür ederim.
Sevgili byspy'nin aktardığı 1 nolu soru. Benim dedi lise yıllarından kalma hala çözemediğim bir soru var.Allah her şeyi bilendir.Yani seni yaratırken cennete yada cehenneme gideceğini bilmiyormu neden dünyaya gönderiyor.. Bir kaç şekilde ele alalım. Allah her şeyi biliyor derken bunun sözden ibaret olduğu ortada değil mi? Kont Drakula her şeyi biliyor, süpermen bu olaya müdahale edecek, buradaki biliyor, edecek bir garip varsayımdır. Varsayımlarada inanılır, ancak bizlerin varsayımlara inanıyor olmamız onlar adına ölçüt kabul edilemez. Eğer inanıyor olmak ölçüt olsa idi, Kahve Falına inandığımız ölçüde kahve falı her şeyi biliyor demek zorunda kalırdık. O halde demek ki biz bu soruya inanç çerçevesinde yaklaşamayız, dini yöntem bunu şart koşar, ama görüyoruzki inanç hiç bir done sunmadığı gibi, ölçütde alınamazlar. Bu bahsi inanç yönünden ele almayacağız. İslam değil tüm dinler evvela bir şeyi dayatır, insanlara bir şeyler anlatmak yada izahda bulunmak gibi bir dertleri yoktur özünde, özünde tek dert, inandırmaktır. Kendiliğinden değil, uzun yüzyıllar boyunca değişmiş, dönüşmüş, sistematik bir kapan(korku, cazibe, ödül) yöntemi uygular. İnandırmayı başardığı ölçüde, akla hayale dahi mantıksız gelecek şeyler, bir çırpıda kabul edilebilir hale getirilecektir. Allah'ın her şeyi biliyor olduğu iddiası salt soyut olduğu gibi, bu varsayıma olan kesinlik inanç üzerinden sağlanmıştır, bir çırpıda kabul ettirilecek yönteme dayalıdır, yukarıdaki paragrafın son bölümü bunu özetler. Kahve falına inandığınız ölçüde, kahve falında fincanda ki bulaşığa bakarak bir şeyler uyduranada, her şeyi bildi demeniz artık mümkündür. Yeter ki inanmış olun. Yüce Zeus her şeyi biliyor, ey kral sen Zeus'un oğlusun ? Komik değil mi, bir kelimenin oğlu olabilmek, ancak binlerce yıl bu kelimelere yapılan somut giydirmeler, onları sanki varlarmış gibi bir gerçekliğe büründürür. Kullanım açısından artık somut şeylere örnek gösterilmeleri içten bile değildir. Hiç bir ilahi güç yada adına ne denirse, hiç bir şeyi bilemez, onların bir şeyleri bilme ölçüsü insanın elde olan doneleri dahilinde öne sürebileceği hayali yada tahminleri kadardır. 2 Adet demir parçası var elimizde, bunlardan bir tanesini nemli bir yere diğerini kuru bir yere bırakalım, ikisi içinde açığa çıkan zaman aynı olmayacaktır, nemli yerdeki demirin açığa çıkarttığı değişim ve dolayısı ile zaman daha hızlı işleyecek, iç yanma daha kısa sürede oluşacaktır. Zaman dediğimizde böyle bir şeydir göreceli ve kavram olarak soyuttur. 1000 Yıl sonra, A noktasında, B evinde, C ailesinin D çocuğunun olacağını hiç kimse bilemez, çünkü zaman önümüzde çoktan hazır bekleyen, her şeyi ile içinde olacakları barındıran bir yol değildir, tabiri caizse zaman önden gitmez, değişimler zamanı oluşturur. Demirin paslanması bir değişimdir-harekettir, zamanla paslanmaz demir, paslandığı(değişim, iç-dış hareket) için ortaya zaman çıkar. Bu zamanın önsel tahminleri elde olan verilere dayanır, İstanbul gibi nemli bir şehirde demir daha kısa sürede paslanacaktır, Anadoluda kırsal iklim dahilindeki bir şehirde bu süre daha uzun olacaktır, bunu söylememiz, elde olan verilere dayanır, bu özünde gaipden bilmek değil, eldeki doneler dahilinde bir tespittir, beklenmedik bir yağmur 6 ay sonra paslanacak dediğimiz kırsal yerdeki demirin kısa sürede paslanmasına yol açabilir, böylelikle sabit uzunlukta ve sabit bir hareketle, sabit bir yol üzerinde gittiğini sandığımız zamanın böyle bir şey olmadığını gösterir, 1000 yıl sonra A şehrinde C ailesinin D çocuğunun kim olacağını yada o A şehrinin neresi olacağını hiç kimse bilemez, insanın konuşturduğu Masal Kahramanlarıda(ilahlarda) bilemez. Her şeyi bilmek? Yaşanılan anı bilmek ise, bu her şey nedir? Neleri kapsamaz, hiç bir şeyi kapsamaz, ondan geriye kalanı kapsar demektir, her saniye oluşan tilyonlarca trilyon hareketi bilmek demektir. Oturup canlılığın nasıl oluştuğu ve insanın nasıl olduğunu sorgulayanlar, buradan hareketle varsayımlarına hiçde alakasız bir KANIT bulmak sevdası ile bir basamak yükseldiklerini sanırlar. Amaç inancı güçlendirmektir. Ölçütü buradan kurdukları için, inandıklarında aslında aldandıklarının bir kanıtı olacaktır. Doğru soru trilyonlarca trilyon anlık hareketi bilen şey her ne ise o nasıl oluşmuştur, cazibe devreye girmişse bir kez artık bilinecekler sadece bir sır olmakla mantık çoktan bitirilmiş, soru işaretlerinin üstteki yay çizen kıvrımı silinmiş, altta kalan noktası biraz yukarı alınarak, düşünmek ve irdelemek fiili burada noktalanmıştır. Başka sorularda başka cevaplar (canlı nasıl oluştu) aramak da bu sayede ciddiyetini kaybetmiş, avuntu yada birer dayatma, saldırı amacında kullanılan bir araca dönüştürülmüştür. İnsan bilmemek, anlamamak öğrenmemek için, kendisini kandırmakta, illa ben kahve falına inanıyorum diye ona manalar aramaktadır. Günlük gazetelerde, sabah yerinden kalkan bir fal yazarı, bu gün burçlar sayfasına ne yazayım diye düşünmeye başlar. Ölçüt her an herkesin başından geçmesi muhtemel olayları burçlara yazarak, kendi adına bir gün sonrasını garantilemektir. Binlerce kişi bunları okur ve ben burca inanıyorum dediğinde, artık ne yazsa yeridir. Allah her şeyi bilir demek buna en çarpıcı örnektir, he bilir demek yeterlidir, artık kuşlardan süt sağılacaktır Sevgili byspy'nin aktardığı 2 nolu soru. Allah insanları seviyor dedi ademi örnek gösterdi tüm meleklerden daha üstün tutulması.Dewam etti "İyide madem Allah insanların iyi olmasını istiyor neden iyi yaratmıyor neden cehennem var ve neden kullarının hepsini iyi yaratıp cennete almıyor.."Biraz daha affalladıktan sonra Allah insanları seviyor, kim diyor bunu, neye dayanarak diyor, eee, öyle yazıyor nerede kitapda, peki hala aynı kitaba Allah insanlardan nefret ediyor yazsak ne değişecekti? *Adem'e örnek gösterdi, Adem nerede yazıyor önce masallarda, sonra kitaplarda yazıyor, Adem'i canlıların en düşüğü olarak yarattı dese ne değişecekti? Akşam tele programlarına bir koltuğa cini diğerine insanı oturtup bakın görün insan daha üstün mü deniyor ? Cennet ve cehennem, binbirgece masallarının vazgeçilemez 2 kahramanı. Hatta cehennemin konuşmasına tanıklık edebiliriz, nerede kitapda, aksi birisi çıkıp diyor mu cehennem benimle konuşuyor diye, derse kim inanır, dün süpermenle akşam yemeği yedik diyenin, Allah benimle konuşuyor diyenden farkı var mı? Zeus benzeri tanrılara neden inanıldı? Neden ihtişamlı tapınaklar ve neden Zeus gibi tanrılara kurbanlar kesildi ve neden su tanrılarına yağmur için, toprak tanrısına bereket için dualar, kurbanlar, diz çökmeler yapıldı? İnanılıyordu o yüzden, inanılması Zeusu somut kılabildi mi kılamadı, peki ne dendi, Zeus insanı çamurdan yarattı, evet nede olsa insan somut, zeus soyut, evreni yarattı tanrılar, evet evrende somut, ekmeği, suyu, sütü, eti verdi tanrılar evet bunlarda somut, ancak, verdiği iddia edilen şey her ne ise soyut. Bir tarlaya buğday eker, daha sonra biçersiniz dersiniz ki, buğday tarlada yetişti, tarla somut, buğday somut, ama derseniz, buğdayı Zeus verdi, adama gülerler. Gülünmememsi içinde kurgu derki tarlayıda zeus yarattı bu böyle uzar gider. Somut gözler önünde iken hiçe sayılır, gider tılsımlı bir kelime bulunur, inandırmak için bin bir ödül, işkence masalları anlatılır, etkilenir ve iksir inanmak olur. Cennet ve Cehennem de soyuttur, binbirgece masallarının soyut alemi ile aynı yapı taşına sahiptir. Yaratan yarattığını kötüleyecek ve ona ceza verecek ise, burada mantık hatası var demektir, bir kez denediğinde kötü sonuçlar almış ise, bir dahaki sefere daha iyi olmasını sağlamalıdır, Adem en iyi örnektir Allah için ama görüldüğü gibi bu örneği değerlendirememiş, bütün suçu bir hakikat yemişine, elmeya, yılana ve Havvaya atarak ardan sıyrılmıştır. Meraklı'nın verdiği örnekde görüyoruz ki elma yine rolünü oynuyor. Efendim birileri bir yerde elma var diyormuş, 1000 odalı yerde ben arayıp duruyormuşum, ne bu saklanbaç oyunumu. Arkam, önüm, sağım, solum sobe, saklanmayan ebe. Her zaman ki bildik mantık oyunları. Elmanın yerini biliyor arkadaşımız, hadi bize elmayı göster nerede bu elma, hangi odaya saklanmış, bulup çıkartalım onu sakladığımız kovuktan? Soyutta, yani kavramlarda her var olan yokluğunada denk düşebildiği ölçüde vardır. Yani aksi olmayanın kendiside ispatlanamaz. Ortada bir var iddiası var, ama yöntemi yukarıda izah edildiği gibi, inandırma ölçütüne bağlı, kahve falı gibi. Şimdi 1000 odamız var ve bir tanesinde elma VAR BU ne demektir 999 tanesinde YOK demektir. İşte yokluğun ispatı budur, 1000 oda var 1000 tanesindede elma yok ama bir tanesinde var diyorum diyen kendisini kandırıyordur. Peki madem yok diyoruz o halde derdimiz ne. Buda her zamanki bildik number sorusudur. Doğrusu şudur; var olduğunu iddia ettiğiniz sürece bizlerinde var olduğunu, yok düzleminde çürütmemiz gerekir. İddialarda ne kadar VAR ediyorsunuz, karşıt iddialarda da o kadar YOK ederler, bizler tek bir + hanesi dahi düşmeyiz yokluğuna, sadece iddialara karşı-iddia olur, iddia yok, Allah açısından biz yokda deme gereği duymayız. Bu saklanbaç oyununu oynamamıza gerek yoktur. Elma örneğinde elmayı Allah yapalım, dedikye varlık yokluğa denk düşebildiği oranda betimlenebilir. 1000 Odamız var, 999 adedinde Allah yok demektir, geriye var iddiası olan 1 oda kalıyor, iddia diyoruz çünkü aranan bir şey oluyor bu durum, 999 odada olmayanın 1 odaya saklanmış olması kalıyor. Demek ki bizim bu binamızda 999 adet oda var, geriye kalan tek bir odamızda İNANÇ yani İNANMAKTIR. Buna elma saklanabilir mi? Peki kaç bin yıl saklanabilir ? Zeus uzun yıllar saklanmıştı bu odaya, sonra EL saklandı, yani EL-İLAH, EL(sami(ibrani) çok tanrılarından birisi) o kadar iyi saklanmıştı ki, meleklerin adına bile imzasını attı. Azra-EL, Mika-EL, İsraf-EL, Cebra-EL, peygamberlerin adına imzasını attı, İsma-EL, Dani-EL... Yer adlarına imza attı, İsra-EL..., tanrıça adlarına imzasını attı, EL-Menat, EL-Uzza, EL-Lat, Allah adına imzasını attı AL-İLAH-Ellah. Kelimelerde kullanıma imzasını attı, kullanımda değişimleriyle birlikte, Abd-UL-lah, kelimelerin başına gelince imzasını attı, UL-İLAH(ullah)... Zeus ne ise EL-İlah da odur, yaratıp cennete, cehenneme(Gehinnom vadisi) birde kendisi yaratmışken kendisini yargılıyor olması garip olurdu, 1000 odalı bir yerde 1 odaya saklanması ise daha gariptir, çünkü 999 adet somut odamız 1 adetde soyut İNANÇ odamız var. |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Alıntı:
120 günlük cenine melek gelir ve ruh üfler. Böylece can oluşur. 120 günlükten önce de bebeğin kalbi atar, vücudunda gelişmeler olur ama yine de ruhu olmadığından cansız dersiniz ona. Cansız varlık 120 gün boyunca büyüyor... ruh üflenince yine devam ediyor. Ruh üflenmesinin hiçbir farklı etkisini göremedim açıkçası. Üflenmiş ile üflenmemiş hali arasında nasıl bir fark var? 121 günlük ceninde bilinç olduğu ispatlanmış mı? |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
ben sana ahmet hulusiyi sormadım.senin fikrini sordum cansız bir madde nasıl canlanır.can nasıl oluşur.
bir madde nasıl canlanıyor |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Şu sorular kaç tane forumlarda ele alındı, var, yok, nasıl, niçin, her alakasız konuda bu sorular ile numara yapılacaksa, kimse bir şey tartışmasın.
2 Evvel söyledim, "Oturup canlılığın nasıl oluştuğu ve insanın nasıl olduğunu sorgulayanlar, buradan hareketle varsayımlarına hiçde alakasız bir KANIT bulmak sevdası ile bir basamak yükseldiklerini sanırlar. Amaç inancı güçlendirmektir. " "Peki madem yok diyoruz o halde derdimiz ne. Buda her zamanki bildik number sorusudur" Sen Allah nasıl canlanıyor o'nu anlat hele bir, ondan sonrada su nasıl akıyor diye sormaya gelsin sıra... İkisininde yeri bu konu değil, provake ve baskın bildik yöntemi uyguluyorsun. Sana verdiğim linke yol görünüyor... Nickinizin sonuna nokta, bu haliyle çok yakışıyor ne dersiniz? |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
ya gerçekten çok ilginç *bir soruu paylaştığın için çok teşekkür edriz ..
roller değişmiş gibi göründü birden..muhalefet etmesini felan bekliyodum ben :) *:) |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
syn,Yuhanna
Teşekkürler Syn cevher cok basmakalıp bir mantığınız var hala tas nasıl oldu can nasıl oldu gibi sorular. K.C sana cvp veriyor onu begenmiyorsun daha iyisini bulabiliyosan kendin araştır hazıra konma.. Saygılar |
Re: İnanandan inanmayana ilginç bir soru
Hayretler icinde kaldim, nasil da kendime daha once sormadim bunu? Madde nasil canlanir birisi uflemedikce, butun sir burada yatiyor. Ne cevhermissin de senin kiymetini anlamamisiz. Simdi birisi cikar, amino asit, radyasyon, su isi filan sonucu madde birlesti canlandi gibi abuk sabuk bir aciklamayla gelir, hep beraber guleriz, degil mi cevher? Zavalli, toprak, su isi filan derken, haydi, susuz topraksiz yap ta gorelim canli maddeyi der, sapa oturturuz. Utanmaz, bir de allah nasil canlandi ona kim ufledi diye sacmalar en sonunda. Bilmez ki allah muaftir herseyden, o ayri sey bu ayri seydir, ikisi birbirine karistirilamaz.
* Ne desen anlamaz bu kafirler, ancak gunleri sayili, karsisina cikinca anlayacaklar..... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:16 . |