![]() |
Eş Değiştirme(Becayiş)
Ahzab suresinin 52. ayeti içinde ufak bir cümle var. Bu cümleyle ilgili farklı yorumlar da var (biraz ters geldiği için yapılan yorumlar zorakidir); ancak en yaygın olan yorum mantıklı olduğu kadar ilginçtir de.Ayet Muhammed'in evlilik hayatından söz ediyor.Zaten bu ayetten önceki ayet de sonrakiler de hep onun evlilik durumundan söz ediyor. O dönemde şu adet vardı: İki insan istedikleri zaman eşlerini değiştirebilirdi, becayiş yapabilirdi. Biri eşini başkasına, başkası da ona verebilirdi. İşte çok önemli biri ki Muhammed sözünü edeceğim o kişiye Havazin harbinde elde ettiği ganimetlerden 100 deve ikramda bulunmuştu, adı Uyeyne bin Hısn. Bu adam bir gün ansızın Muhammed'in yanına gidiyor ve orada bulunan Ayşe'yi de görüyor, tabii ki en azından genç bir kadın olduğu için onun hoşuna gidiyor ve hemen Muhammed'e, "Ne dersin; becayiş yapalım mı, ben bir eşimi sana vereyim, sen de Ayşe'yi bana ver!" diyor. Muhammed buna hayır diyor. İşte bu Ahzab 52. ayetin oluşum hikâyesi de böyle.Ayette şu var: "Artık siz bundan sonra kadınlarınızı becayiş etmeyeceksiniz."Adam gidince Ayşe Muhammed'e adamın kim olduğunu soruyor. Muhammed, işte bu da ahmak/beyinsizin biri, güya bir kabilenin de başıdır diye yanıt veriyor.Ama Muhammed aynı adama,başka kabilelere yaptığı baskın sonucu ele geçirdiği ganimet-talan develerinden 100 deve bağışta bulunmuştu, torpil yapmıştı ki kalbi İslam'a ısınsın. Şimdi de gelmiş Muhammed'den kadın istiyor. Bu konuda, en başta tefsirler olmak üzere İslami kaynaklardan geniş bir listeyi aşağıya alıyorum. Çünkü adeta hakaret içeren bir olayı, sanki ben söylüyorum gibi olmasın.
a- Suyuti, Dürrü'l Mensur, Ahzab 52. Ayet. b- Abdurrazzak, Tefsir. Ahzab, 52. ayet. c- Begavi, Mealim..., Ahzab 52. ayet. d- İbni Kesir, Ahzab, 52. ayet açıklamasında. e- Kurtubi, Ahzab, 52. f- İbni Abdilberr, Istiab, Uyeyne b. Hısn md. No: 2055. g- Darekutni, 3/218 ve ayrıca I. Hacer Askalani, Buharı şerhi Fethü'lbari, 10/455. ve Buhari Şerhi. U.Kari 15/74. Kaynak;http://turandursunkutuphanesi.files....lc3bcmc3bc.pdf DİPNOT: Alıntı:
Bundan sonra ifadesi çok ilginç..Demek ki Muhammed bu ayete kadar becayiş yapmıştır..Yanılıyormuyum? |
Diyanetin çevirisi şöyle:
Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah, her şeyi gözetleyendir. Örnek olarak bir de Yaşar Nuri'nin çevirisini verelim: Bundan sonra sana artık başka kadınlar helal olmaz. Bunları, başka eşlerle değiştirmek de -onların güzellikleri hoşuna gitse bile- helal olmaz. Elinin sahip olabilecekleri müstesna. Allah her şey üzerinde bir Rakîb'dir, her şeyi gözetlemektedir. Hikayeye bakmadan, ayetlere baktığımızda üstünde durduğun anlamı çıkarmak zor. Ayet için anlatılan hikayenin yanlış olma ihtimali ayetin bahsettiğin anlama gelme ihtimalinden daha yüksektir bence. Evet Muhammed becayiş yapmış olabilir ama yapmamış da olabilir. En azından bu konuyu destekleyen birden fazla hadis varsa ayetin bahsettiğin anlama gelme ihtimali daha yüksek olur. |
Alıntı:
Hadisle bu ayeti desteklemeye gerek bile yok.. Allah,Muhammed'in bir daha evlenmesini ve eş değiştirmesini yasaklıyor ama tabi ki cariyeler müstesna diye de ekliyor..Yani cariyeleri takas yapması veya yeni cariyelerle ilişkiye girmesi yine helal.. |
Ayeti duzgun okumakta fayda var, bundan sonra es degistirmek sana yasak, ancak elinin altindakiler haric.
Ma meleket yemunike ifadesi altinda olanlar, sadece cariyeler degildir. Ilaveten; 66/5 Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. |
Verilen ayet örneklerinde becayiş olduğu anlamı çıkmayabilir.
Yani ben bu ayetlerde beğenilen bir kadın uğruna kendi eşini boşayıp beğenilen kadın ile evlenmek anlamı da çıkartıyorum. Yani burada beğenilen kadın başkasının karısı olmamış da olabilir. İşte bu sebeple bu becayiş konusunu destekleyen kaynaklar varsa o zaman kesin bir kanaat getirilebilir. |
Alıntı:
Muhammed adama 100 deve vererek kendisinin müslüman olmasını istemiş..Adam Muhammed'in bu iyiliğinin arkasını umarak,birde üstüne karısını istemiş.. Muhammed'in çevresindeki o kadar korumaya/insana rağmen,bu adam Muhammed'in karısına hangi cesaretle göz koyabilir? Demek ki o dönemde böyle bir adet varmış ki,bu hakkını kullanarak Aişe'yi kendine istemiş..Muhammed'de Aişe'yi çok sevdiğinden bu isteği reddetmiş..Hemen sonrada bu adeti yasaklamış.. Bundan sonra ifadesi önemli..Demek ki o ayetten önce böyle bir adet varmış ve bu ayette de Muhammed'e hitap edildiğine göre,Muhammed de eşlerini değiştirmiştir.. |
Bu ayette Muhammed'in bir kadın ne kadar hoşuna gitse de eşlerinden birini boşayıp boşadığının yerine onu almasının yasaklandığı söylenir. Eş değiştirme olayı bu yoruma göre bir eşi boşayıp onun yerine bir başkasını almaktır. Yani ayetle Muhammed'in artık daha fazla evlilik yapması yasaklanmıştır. İslamcılara göre bu iyi bir şeydir, çünkü Muhammed ayetleri kendi uydursaymış kendine böyle bir yasak koymazmış.
Fakat şimdi düşündüm de Muhammed'in yeni eş almak için bir başka eşini boşamasına gerek yok. Çünkü dört eş sınırı sadece diğer Müslümanları bağlıyor, Muhammed'i değil. Haliyle bu şekilde bir ayetin varlığı anlamsız oluyor. Yani normal adam dört eşi varsa, yenisini almak için birini boşamak zorunda. Ama Muhammed buna mecbur değil. Durum buyken Nolan'ın söylediklerinin ayakları yere sağlam basıyor. Muhammed anlaşılan bu yasağı hanımlarına niyetlenmesinler diye koymuş. Zaten bir de kuvvetle muhtemeldir ki aynı amaca binaen piyasaya sürülen bir ayete göre eşlerinin müminlerin anneleri olma durumu da var. http://www.kuranikerim.com/telmalili/hasr.htm Alıntı:
|
Alıntı:
|
Keyfe keder Becayis cikmaz oradan , ayetlere iliskin islamdaki ila uygulamasi cikar.
Yeminuke diyor cunku, ma meleket eymanuhum demiyor Ahzap 52 ayetinde. Bir de herhangi bir sekilde evli statusunde ganimet varsa, ona dair takas cikar. 49/ Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikâhlayıp, sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) kendilerini boşadığınızda, onlar üzerinde sizin sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Bu durumda onlara mut'a verin ve kendilerini güzel bir şekilde bırakın. Burasi acik zaten, eger nikahlayip cinsel iliskiye girilmediyse, talak durumunda iddet kurali ortadan kalkar. 50/ Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. (Burada sayilan kadinlar helaldir.) Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helâl kıldık.) (Burada kendini, kendi istegiyle(mehirsiz) hibe eden kadin da helaldir, nikahlamak istemesi halinde, ancak bu sadece peygambere ayricaliklidir.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Diger halk'a iliskin, ma meleket eymanuhum kurallari aynen gecerlidir.) 51/ Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) Ustte sayilan kadinlardan istedigini one alabilir, yanina alabilir. Uzak durulanlar da dahil. |
Alıntı:
Sinirlayan ayet hangisidir? Alıntı:
|
Alıntı:
Aslında bunda şaşacak birşeyde yok islam sonuçta eski arap geleneklerini musevilikle, hırsityanlıkla ve sabilikle harmanlayarak oluşturulmuş toplama bir din. Kuranda bu dinlerin ve geleneklerin hemen tamamını veya biraz değiştirilmişini bulmak mümkün. Muhammed kitabını uydururken bu olayda olduğu gibi işine gelmeyen durumlarda hemen geleneklere müdahale etmiş ya kaldırmış yada birmiktar değiştirmiş. Sonuçta arap kültürü içinde putperes bir arap olarak büyüyen muhammed elbetteki arap geleneklerini de uygulamış, peygamberliğini ilan edince de bu gelenekleri ve inancını islam sonrasına taşımıştır. Muhammed muta da yapmış, eşte değiştirmiş, köle almış satmış, cariye kullanmış. Yani o devrin zengin arabı ne yapmışsa kendide yapmış. Bunda bence şaşacak birşey yok. Asıl şaşırılacak mevzu bu ilkel arabı gözde büyütmek ve örnek insan görmektir. |
Alıntı:
Kendisininkilere niyetlenilmesin diye kendisini de ayetteki şekilde sınırlandırmış olabilir. Çok istediğinde ise Zeyd olayındaki gibi değişik yollar da denemiş olabilir. Tabi ayetlerin nüzul sırasını bilmiyorum ama konu bu detaylarla uğraşmaya gerek bırakmayacak kadar net gözüküyor ilk bakışta. |
Alıntı:
Zira kitap hukumleri onu baglayici degildir. Onemli olan burada, Muhammed'in Ayse'den bosanip bosanmamis veya ila durumu icinde olup olmamasidir. Bakin hadiste acikca musluman olmasi teklif ediliyor, yani musluman olmadigi aciktir. Musluman olmayan birini, kitap hukumleri baglayici midir? Alıntı:
Olabilir yahu hur kadin da olabilir. Adam musluman degilse teklif edebilir, bunda bir gariplik yok ki? Kitap hukumleri onun icin baglayici degil cunku. Tamam Zeyd olayi acik, ama Zeyd olayinda bosanma fasli var. Yani Talak durumu soz konusu. Iste o adam nasil ki musluman olmadigi icin, kitap hukmundeki hur kadin konusunu kazimiyorsa, ayni sekilde Muhammed de onlarin yerlesik, evlatliklar oz oguldur uygulamasini kazimamistir. (benzer ornek) Tamam Zeynep konusu bilinir, ama burada Talak durumu vardir. Yani Zeyd evli iken, gidip," karini bana ver" seklinde istememis ornegin. Cunku o kosullar altinda Zeynep hur kadindir, islam hukukuna dahildir, muslumandir yani. Mesela hadis kulliyatinda, Muhammed'in, Zeynep'le evlilik yapmadan once(Zeynep bosandiktan sonra) iddet suresi bekledigine dair hadis var midir? |
Alıntı:
Nisa Suresi 3. Ayet: Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. |
Alıntı:
Sure iniş sırası olarak ileride ama islam uleması o ayeti öne mi alıyor? |
Alıntı:
Kaldi ki Tahrim ayeti, Allah tarafindan verilecek unsurlari kapsayan ilk ayet degildir. Ornegin;Enfal, Ahzap'tan once inmistir kurguya gore, ve bu ganimetlerin icine kadin da dahildir. Yani arkaya alsalar ne olacak? Oteki ganimet ayetlerini cope mi atacaklar? |
Sayin Nolan, burada baska bir baslik altinda, Ahzap-52 üzerinde cok tartistik,
Ben baslik fazla sismesin diye link veriyorum; http://www.turandursun.com/forumlar/...&postcount=275 http://www.turandursun.com/forumlar/...2&postcount=39 Yani Tahrim: 1-5 Ahzap 52 yi baglar... Ahzap:52 de ki olay, Tahrim:1-5 ayetlerinin inmesine sebep olmustur. Dolayisiyla bu anlamda, es degistirme de olsun, diger kadinlarin olaylari da olsun, görülen o ki Muhammed özellikle Aise ile Zeynep'in canini bir hayli sıktigini görüyoruz. Sınırsız eş almasini belirleyen Ahzap:50 dir, ki burada Muhammedin eşleri cogaldikca elbette bir gün birileri cikip bundan büyük rahatsizlik duydugunu söylemesi gayet dogaldir, ve ahzap 52 ayeti ile bir anlasma da yapiliyor, ama gel görki bu anlasmaya sadik kalmayan tahrim aytlerindeki iki kadina (Aise,Zeynep) muhammed tahrim 1-5 ile misilleme yaparak göz dagi veriyor!... Eger bu olaylar bu sekilde olusmasaydi, o zaman da tahrim 1-5 ayetlerin bir anlami olmazdi, ve anlami olmayan ayetlerin kur'an da ne isi var? diye sormamiz gerekir... yani olayin cok acik oldugunu görmekteyiz... |
Kuran'ın Allah sözü olduğunu dikkate alarak Ahzab 52.ayeti okuduğum zaman,Muhammed'in bu ayetten önce eş değiştirdiğini çok net olarak anlıyorum..Benim bu ayeti anlamam için ne Arapça bilmeme gerek var,ne Tahrim suresi ile Ahzab suresi arasındaki bağlantıyı bilmeme gerek var,ne de bir tefsir okumama gerek var..Zaten Allah kitabının APAÇIK olduğunu söylemişken,benim bu ayeti algılamam için farklı manevralar yapmama hiç gerek yok..
Sıradan bir müslüman olduğunuzu düşünün..Mesela bir oto tamircisisiniz ve Kuran'ın Elmalılı Hamdi Yazır tercümesini açtınız ve okumaya başladınız..Ahzab suresi 52.ayete geldiğiniz zaman şöyle yazdığını gördünüz; Alıntı:
Allah'ın Muhammed'in evlenmesine yasak koyduğunu,Allah'ın sırf güzelliklerini beğendi diye Muhammed'in eş değiştirmesini yasakladığını anlar..Cariyelerin müstesna sayılması ayrı bir felaket zaten..Son cümle de Allah'ın Muhammed'i gözlediği,takip ettiği belirtiliyor..Allah ''Muhammed akıllı ol,seni takip ediyorum ona göre'' diyor:) Bu sıradan müslüman,bu ayeti tek başına anlayamadı/anlamlandıramadı ve önceki/sonraki ayetlere baktı diyelim(Müslümanların sürekli vurguladığı şey)..Gördüğü şey şu olacak; Alıntı:
Bu ayet ile 52.ayetteki eş değiştirme mevzusu da eşleşiyor.. Alıntı:
Ayrıca Muhammed'in eşlerine de Muhammed'den sonra evlenme izni verilmez.. Allah 52.ayette Muhammed'e,53.ayette de eşlerine evlenme yasağı koyuyor.. Bu müslüman bu üç ayete bir bütün olarak baktığı zaman,Muhammed'in güzellikleri hoşuna giden kadınları takas yoluyla aldığı gerçeğini kabul etmek zorunda kalacaktır.. Ahzab 52'yi çeviren tüm müfessirler BUNDAN SONRA diye başlamışlar ayete..Benim dikkat çekmek istediğim yerde burası.. 15 yaşında bir çocuk sigara içmeye başlar..Babası bir müddet sonra çocuğunun cebinde bir sigara paketi görür ve çocuğunun karşısına geçerek ''BUNDAN SONRA sana sigara içmeni yasaklıyorum ve seni BUNDAN SONRA takip edeceğimi de bil'' der..Çocuk o andan sonra babasının kendisini takip ettiğini bildiği halde sigara içebilir mi? Ahzab 52'de de olan budur..Allah Muhammed'e evlenmeyi ve eş değiştirmeyi yasaklıyor ve ''BUNDAN SONRA seni takip ettiğimi de iyi bil'' diye de uyarıyor.. Bu kadar basit bir ayeti bile anlamak için Ayşe/Hafsa/Marya üçgenine girmeye,Tahrim suresini okumaya,Arapça bilmeye,nüzul sebeplerini okumaya filan gerek var mı? |
Alıntı:
E bunlara ihtiyaciniz yoksa sayet, ne diye hadis koydunuz acilis mesajiniza diye sorarlar ama. http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=32760 Bu kadar alintiya gerek var miydi? Normal olarak konunuza iliskin altina koydugunuz argumanlar islendi. Hem arguman koyup, sonra katilimcilara iliskin, bu argumanlari islemeye ne gerek var demek absurddur,. |
İslamda karı degiştirme varmıydı
İşte böyleee,
Bakalım din atalarımız neler yapmışlar? Din adamlarımızda bunların yaptıhlarını hep gizlediler,BOYUNLARI altlarında galasıcalar Tolonbeg. NOLAN Yayınlanma tarihi Dün, 07:55 ÖS Ahzab suresinin 52. ayeti içinde ufak bir cümle var. Bu cümleyle ilgili farklı yorumlar da var (biraz ters geldiği için yapılan yorumlar zorakidir); ancak en yaygın olan yorum mantıklı olduğu kadar ilginçtir de. Ayet Muhammed'in evlilik hayatından söz ediyor. Zaten bu ayetten önceki ayet de sonrakiler de hep onun evlilik durumundan söz ediyor. O dönemde şu adet vardı: İki insan istedikleri zaman eşlerini değiştirebilirdi, becayiş yapabilirdi. Biri eşini başkasına, başkası da ona verebilirdi. İşte çok önemli biri ki , Muhammed sözünü edeceğim o kişiye Havazin harbinde elde ettiği ganimetlerden 100 deve ikramda bulunmuştu, adı Uyeyne bin Hısn. Bu adam bir gün ansızın Muhammed'in yanına gidiyor ve orada bulunan Ayşe'yi de görüyor, tabii ki en azından genç bir kadın olduğu için onun hoşuna gidiyor ve hemen Muhammed'e, "Ne dersin; becayiş yapalım mı, ben bir eşimi sana vereyim, sen de Ayşe'yi bana ver!" diyor. Muhammed buna hayır diyor. İşte bu Ahzab 52. ayetin oluşum hikâyesi de böyle.Ayette şu var: “Artık siz bundan sonra kadınlarınızı becayiş etmeyeceksiniz. ”Adam gidince Ayşe Muhammed'e adamın kim olduğunu soruyor. Muhammed, işte bu da ahmak/beyinsizin biri, güya bir kabilenin de başıdır diye yanıt veriyor. Ama Muhammed aynı adama,başka kabilelere yaptığı baskın sonucu ele geçirdiği ganimet-talan develerinden 100 deve bağışta bulunmuştu, torpil yapmıştı ki kalbi İslam'a ısınsın. Şimdi de gelmiş Muhammed'den kadın istiyor. Bu konuda, en başta tefsirler olmak üzere İslami kaynaklardan geniş bir listeyi aşağıya alıyorum. Çünkü adeta hakaret içeren bir olayı, sanki ben söylüyorum gibi olmasın. a- Suyuti, Dürrü'l Mensur, Ahzab 52. Ayet b- Abdurrazzak, Tefsir. Ahzab, 52. ayet. c- Begavi, Mealim..., Ahzab 52. ayet. d- İbni Kesir, Ahzab, 52. ayet açıklamasında. e- Kurtubi, Ahzab, 52. f- İbni Abdilberr, Istiab, Uyeyne b. Hısn md. No: 2055. g- Darekutni, 3/218 ve ayrıca I. Hacer Askalani, Buharı şerhi Fethü'lbari,10/455. ve Buhari Şerhi. U.Kari 15/74. Kaynak;http://turandursunku...6lc3bcmc3bc.pdf DİPNOT: Alıntı: AHZÂB Suresi Ayet - 52 Bundan sonra sana (başka) kadınlar ve zevcelerinden birini, güzelliği hoşuna gitse bile (başka bir hanımla) değiştirmen helâl değildir. Elinin (altında) sahip oldukların (cariyeler) hariç. Ve Allah, herşeyi murakebe (denetleyen) edendir. -------------------------- Bundan sonra ifadesi çok ilginç..Demek ki Muhammed bu ayete kadar becayiş yapmıştır..Yanılıyor muyum? Sevgili Nolan ,sen bu işleri bizden daha iyi biliyon bazan. Aman Tanrım daha neler okuyup duyacağız ve YAZACAĞIZ. Önemli konuları tekrer okumada büyük yarar vardır. Dedeniz Tolonbeg |
Diyanet Meali :
33.52 - Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah, her şeyi gözetleyendir. Elmalılı Hamdi Yazır Meali : 33.52 - Bundan başka kadınlar sana halâl olmaz, bunları başka zevcelere değiştirmek de olmaz, isterse husünleri çok hoşuna gitsin, meğer ki milki yemînin ola, Allah her şeye gözcü bulunuyor Sahtekar bunlar. Bak şimdi diyanet ne diyor " başka kadınlarla evlenmek" Elmalı ne diyor " başka zevcelerle değiştirmek " Resmen takas var. Birde İngilizce çeviriye bakalım.: Abdullah Yusuf Ali (İngilizce) : 33.52 - It is not lawful for thee (to marry more) women after this, nor to change them for (other) wives, even though their beauty attract thee, except any thy right hand should possess (as handmaidens): and Allah doth watch over all things. "nor to change them for (other) wives" Buradaki kelime change yani değiştirmektir. Ben diyorum bunlar Mengene mezhepli deyuslar. |
İşte böyleee,
Alı bey, bir tarıhda Antoni Quinin bir filmini seyretmiştim.Olay kuzey kutbunda geçiyür. Antoni Quın eskimo rolunda. Katolık papazın biri buralarda araştırma yapıyor. Derken bir gece Antonı Quının buzdan yapılmış evinde kalması gerekiyür. Antoni papaza diyürki bu gece benim garıyla yatacan. Bizde EDED böyle. Konuğa hörmet olarahtan. Papaz,gattiyenem olamaz diyür. GOT beni cehenneme atar. Antoni bana hakarat ettin deyip papazın gafasını buz duvara vurur. Papaz ölür. Derken Antoniyi gelip polisler alır,hakımın garşısında bulur kendini. Hakım sorar,neden sen bu adamı öldürdün. Antoni:Hakımbey der,bu adam bana hakarat etti benim garıyla yatmamahla. Sonra ben onun gafasını öldürmek için duvara vurmadımkı. Herifin gafası çoh boktanmış. Antoni hakime derki bak benim kafaya,Antoni kafasını beton duvara hızlıca 3 dafa vurur ve hakime bak bana bir şey olmadı çünkü benim gafa çok sağlam. Yahu bu Arapların bu Eskimolarla bir hısımlığı olmasın sakın:-)))))) Dedeniz Tolonbeg |
Alıntı:
|
Aynı konu burada var.
http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=32760 İslam zaten kadınları mal olarak görür. Bir ayette kadınlar tarlanızdır der. Bir ayette terbiyesizce üçer dörder alın der. Ne demek üçer dörder alın paran varsa demek ayı. Ne alıyorsun Ayı. Kendine hayat arkadaşımı sex aletimi. Ayet gayet açık. Artık başka kadın alma diyor önce. Sonrada Bak uyanıklık edip başka kadınlarla değiş tokuşta yapma diyor. Bir hadiste okumuştum Ayşe yi de Ebu Bekir le değiş tokuşla almış. Ayşe yerine bir karısını "cariye" Ebu Bekir e vermiş. Evet tolonbey. dediğin filmi yıllar önce bende seytrettim. Müsafiire ikram olsun diye karısını verdi. Size kalıyorum. Araplarda zaten bu iş adetten. . HZ Ömer bir gün kocası ölen kızı Hafsa yı önce Ebu Bekir e teklif ediyor. Ebubekir olmaz diyor. sonra Osman'a gidiyor oda olmaz diyor. Bu sefer Muhammed'e konuyu aktarıyor. Muhammet'te ben sana daha hayırlı bir damat bulayım diyor . Kendisini teklif ediyor. Anma sende benim kızım Gülsümü alacaksın diyor. İşte bunlar böyle . Bizlerde bunlardan bi haber bu pisliklere itibar ediyoruz. Yazıklar olsun okumaz yazmaz bunaklara. Bence İslam YASAKSIN. |
Alıntı:
Biz her peygamberi başka değil,sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmi için göndeririz.Böylece onlara anlatabilmesini mümkün kılarız(İBRAHİM 4 KURAN) Eğer onu Arapça bir Kuran kılmasaydık,neden dilimizde inmedi,Arap olana Arapça olmayan kitap yollanırmı hiç derlerdi(FUSSİLET 44 KURAN) Allah her kavme sadece o kavmin kendi diliyle seslenir,o kavmin kendi içinden olan bir peygamberle yapar bunu.Mesajını onlara anlatabilmesini bu şekilde sağlar.(İBRAHİM 4 KURAN) Sonra onun ardından peygamberler gönderdik,her birini kendi kavmine(YUNUS 74 KURAN) Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN) Yoksa onu kendisi uydurdumu diyorlar?Hayır o haktır.Senden önce hiç bir uyarıcı/peygamber gelmemiş olan bir kavmi uyarman için sana indirildi(SECDE 3 KURAN) O senin için ve kavmin için bir zikirdir.Sen ve Kavmin ondan sorumlu tutulacaksınız(ZUHRUF 44 KURAN) Eğer Kuran ı yabancı dilde indirseydik,neden Arapça değil diye itiraz ederlerdi.Arap olana Arapça olmayan kitap yollanırmı hiç derlerdi(fussilet:44-Kuran) Biz o Kuranı senin lisanınla kolaylaştırdık ki, onunla inatçı bir kavmi uyarasın ve müjdeleyesin(MERYEM 97 KURAN) Kuranı anlayabilmeniz için Arapça indirdik(YUSUF 2 KURAN) Daha yüzlerce var. Kuran dünya için değil Arap pisliklerine gelmiştir. Bir alıntı daha: Evrensel teriminin anlamı, TDK sözlüğünde “Tüm insanlığı ilgilendiren; dünya çapında” olarak açıklanır. Bu tanıma göre, İslamiyet ve Kur’an evrenseldir. Evrensel olan, İslamiyet ve Kur’an’dır; Arap dili değildir. Bir dilin evrensel olabilmesi için, dünyanın her yerinde çok sayıda insan tarafından bilinmesi, konuşulması ve anlaşılması gerekir. Arapça bir Kur’an’ın, dünyadaki tüm ülkelerin kitap satıcılarında satışa hazır olarak bulunması, Kur’an’ın evrensel olması için yeterli değildir. Kur’an, Allah’ın izniyle dünyadaki tüm dillere çevrilmiş olduğu için evrenseldir. Tüm dillerde okunan Kur’an çevirileri Kur’an’ın ta kendisidir ve Kur’an çevirileriyle yapılan okuyuşlar ve yakarışlar, Allah’ın gerçek hoşnutluğunu kazanacaktır. Atatürk, diyor ki: “Allah, yalnızca Arapların Allah’ı mıdır? Bilmediğiniz bir dilin kelimelerini kullanarak, duygu ve düşüncelerinizi nasıl açıklarsınız? Müslümanlık, Türk’ün ulusal dinidir. Müslümanlığı Türkler yaymış ve en geniş anlamıyla anlayıp benimsemiştir. Fakat yobazların soysuzlaşmış kafası, Müslümanlığı, Türk’ün ulusal dini olarak görmemiştir. Müslümanlığa yaraşır anlam, artık Türk ulusu tarafından verilmelidir!” Ama nerde o kabiliyet bizde de yok. Biz daha kötü hale getirdik Emevileri geçtik. |
Alıntı:
Becaisten yana misin, becaisin kalkmasindan mi??? Hz.Muhammed becaisi kaldirmis. Becaisi kaldirdigi icin mi Hz.Muhammedi elestiriyorsun???Ataturk Cumhuriyeti kurana kadar Padisahin ve Osmanlinin geleneklerinde yasadi... Anlaman icin bir ornek, iki yil once kahvehanede sigara icebiliyordun, simdi icebiliyon mu??? |
Sevgili Alim52,
Eteresan olan, her olayın ucu Muhammed e dokunduğu zaman Tanrı hemen ortaya çıkıp bir kaç ayetle olaya el koyuyor, sanki muhammed e bir kamera takmış ve nurunu gözetleyip kolluyor. O zaman ki devirde karıları değiştirmek normal sayılıyormuş, fakat Muhammed in karısına göz dikilince mi Tanrı nın aklı başına geliyor ve hemen ayet yollayıp olayı kutsallaşrıtıyor. Bu ayetin neresi kutsalda öpüp başınıza koyabiliyorsunuz. Diğer insanların karıları insan değilmi, o kadınların takaslanmasına yıllarca göz yummuş ama sıra aişe ye gelince yok olmaz. Verdiğin sigara örneği çok güzel, sigaranın zararlı olduğu bilinen bir gerçek ve bu gerçeği insanlar zamanla bilimin sayesinde ortaya çıkartmış ve uygulamış. Ayet yollayan bir tanrı ve herşeyi bilmeli yalnızca ucu Muhammed ine dokunduğu zaman ortaya çıkmamalı. |
Alıntı:
Olsa ne fark edecek ki? Bu Eskimoları da Arapları da sırf bizim AHLAKİ değerlerimize uymadığı için, otomatikman kötü mü yapacaktır? Her toplumun kendine göre değerleri olabilir, ve bu değerler bizede uymayabilir, unutmayalım ki bizim değerlerimizde onlara uymayacaktır. Burada ahlaksız olan kim, yoksa herkes mi? O filmde kötü olan Eskimo'nun da AHLAK değerine kendince saplanıp kalmasıdır, akabinde de buna tabi olmayan birini öldürmesidir. Ahlakın öldürme sebebi olması dar dünya görüşünden başka bir şey değildir, kötü olan budur. Arapların kötü olması esasında, dinlerini zorla başkalarına DAYATMALARINDAN dolayıdır, yoksa kendi toplumları içinde ki ahlak olayları, onları bize göre kötü yapmaz, aşağı yapmaz, bizi onlara üstün yapmaz, bu onların yaşamıdır, dünyasıdır. Özetle ahlaki değerlerle bir toplumu eleştirmek doğru bir yaklaşım değildir. Sevgiler |
Alıntı:
Bunlar her gün ahlak diye bağırıyorlar. Zinaya ağır cezalar öneriyorlar "taşlanarak öldürme " gibi. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Ne biçim mahluklar bunlar çocuğunun anasını al ben kullandım biraz da sen kullan diyen böyle nasıl bir peygamber yahu. Allah ın belası. Dünyaya din diye bir saçmalık attı içinden çıkılmıyor. Dünyayı kan gölüne çevirdi . İnsanlara hakaretle korkutarak bir imparatorluk kurmuş. Birde etrafına ganimetle menfaat sağlayarak o devir insanlarını bağlamış. Ali Fikri Yavuz Meali : 4.73 - Ve eğer size, Allah'dan fetih ve ganimet gibi bir lütuf gelirse, sanki kendisi ile aranızda hiç bir tanışıklık olmamış gibi muhakkak şöyle diyecektir: "- Ah, keşki ben de onlarla beraber olaydım da büyük bir nimet ve ganimete ereydim!" Celal Yıldırım Meali : 48.15 - (Savaşa katılmayıp) geri kalanlar, siz ganimetleri almaya gittiğiniz vakit, bırakın biz de peşinizden gelelim, derler; onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Peşimize takılıp gelmeyeceksiniz. Allah, sizin için daha önce böyle buyurdu. Onlar, «hayır siz bizi kıskanıyorsunuz,» diyecekler. Bilâkis, kendileri çok az anlayan kimselerdir.. Elmalılı Hamdi Yazır Meali : 8.69 - Artık elde ettiğiniz ganimetten halâl ve hoş olarak yiyin ve Allaha korunun, çünkü Allah gafurdur rahîmdir Maalesef şimdide aynı. Partiler etrafına menfaat sağlayarak bir sürü pisliği doldurup siyaset YAPIYORLAR. yani değişen bir şey yok. Koca Osmanlı da ganimetle geçinmiş asırlar boru. Ne zamanki ganimet bitti. Koca öküz gibi öçtü gitti. |
Alıntı:
Toplumların yazılı olmayan kuralları vardır, yazın dense kimse belki yazamaz ama iş uygulamaya gelince onu yapmayacağınıda kişiler bilinç altından bilir. Araplarda görünen o ki pek kuralsız toplumlar değillermiş aslında, kendince katı kuralları olan bir toplum. Artık neye göre, kime göre, adamına göre sınıflandırmaya göre mi, zamana göre mi, yoksa kabileye mi göre mi? vs. bilemem ama anlamak zor. Açıkcası işin o tarafını HİÇ anlamakta istemiyorum, neticede zorla, kılıçla DAYATILAN bir dini pazarlayanlar, olmadı kelle kesenler, dünyanın en iyi (artık nasıl olacaksa) ahlaki sisteminide kursalar, uygulasalar, kimseye faydası yok. Diğer türlü 4 değil, 24 kadında alsalar veya hiç almasalar, ruhbanlığıda seçseler, tehlikeli adamlar sonuçta uzak durmak gerekir. |
Sevgili Felasife;
Ahlak konusundaki düşünceleriniz tamamen doğru bir bakış açısıdır. Ahlak oldukça kaypak bir zemini olan değişken bir değerler bütünüdür. Bir insanın, bir toplumun ahlaki öğretileri farklıdır ve bu iyi kötü tanımına girebilecek yönü, suç kavramıyla ele alınarak evrensel bir boyutta eleştirilebilir. Başkalarının hak ve özgürlüğüne ve yaşamına iradesi dışında müdahelede bulunuyorsa davranış, eylem yada düşünüş biçimi orda ahlaki açıdan iyi kötü ve suç tanımı devreye girer. Budur herkesi kapsayacak basitçe tanımlaması . Eş değiştirme konusunda ise asıl bakılması gereken bu davranışı uygulayandan ziyade uygulatma iradesine sahip olduğu iddia edilen kutsal kavramdır. Yani tanrı kavramı. Tanrı kavramının insanlara insan dilinden seslendiğine inananların handikabı burda başlar. Bir dostun daha önce belirttiği üzere ilk sorun tanrı adına konuşan kişinin her sıkıştığı, işine gelmediği yada istediği şeyi özellikle çıkar ve cinsellik yönünden önceden sesi çıkmayan tanrının birden devreye girip istediği gibi seslendirenin sonuca bağlaması. Yani Sabit bir ahlak anlayışı, sabit bir suç anlayışı, sabit bir adalet anlayışı göremiyoruz.Sayısız örnek mevcut ancak örnek vermek gerekirse lütfen Ahzap 50 den başlayalım. Biraz uzun bir analiz yapalım izninizle. Ahzap 50(ilk bölüm) Ey Nebî ! Muhakkak ki Biz, ücretlerini verdiğin zevcelerini ve elinin (altında) malik olduğun, Allah'ın ganimet olarak sana verdiği (cariyelerini) helâl kıldık. Şimdi bu ilk bölümü dikkatle inceleyelim. Ücreti ödenmiş eşler(nikahlı diyelim ki nikah evlilik algılansada anlaşmalı cinsel birliktelik demektir) ve cariyelerden bahsedilmekte.Onlarla cinselliğin konusunda tanrı kavramınca icazet kesin(helal denilmekte). Kutsalın bakışını inceliyoruz. Yani suç olarak yada ahlaksızlık olarak algının tamamen dışında bu kesimdekilerle ilişki. Kimler peki bunlar, birinci kısım ücret konusunda anlaştığın eşler ki bu insanlarla karşılıklı anlaşma söz konusu, temel hak ve özgürlük açısından hür iradeye sahipler ve baskı yok, suç unsuru sayılacak hak ihlali yok, başkalarına zarar vermek yok, ahlaki açıdanda kimsenin kınayacağı durum yok. İkinci kısım ise cariyeler, cariyenin tanımı belli, köle. İnsan insana köle olur mu? Evrensel ve hür iradeyle ve temel hak ve özgürlükleri çiğnemeden, bir kişi bir kişiye fiziksel ve ruhsal zarar vermeden köle olması mümkün mü? Ayrıca ikinci olay, ganimet olma durumu. Ganimet savaş sonucu yenilen tarafın malına mülküne el konulması, talan edilmesidir. İnsan mal mıdır? Suç anlayışı ortada. Hiç bir mahsuru yok bu tanrı için insanın mal gibi köle olmasının, alınıp satılmasının ve iradesi dışında sex objesi olarak kullanılmasının.Ancak bunuda dikkat ediniz kendi inanırlarına hak görmekte. Evrensel ve tüm insanlığı kapsayıcı bir ahlak, suç ve adalet anlayışı mevcut mu dostlar bu noktaya kadar. Yanıtı siz verin. Gelelim ikinci kısıma. Ahzap 50(ikinci bölüm) Ve seninle beraber hicret eden amcanın kızları, halanın kızları, dayının kızları, teyzenin kızları ve nefsini Nebî (Peygamber) için hibe eden ve Nebî'nin (Peygamber'in) de onu almak istediği mü'min kadınları, (diğer) mü'minler hariç, sana özel olarak (helâl kıldık). Onlara (diğer mü'minlere) zevceleri ve ellerinin (altında) malik oldukları (cariyeleri) konusunda neyi farz kıldık, Biz biliriz. (Bu), senin üzerine bir zorluk olmaması içindir. Şimdi islamın anlayışına göre konuşuyoruz, yani tanrılarının ahlakı ve adalet anlayışı ile.Zina suçtur. Cezası bellidir.Nikahsız ilişki yasak sözde. Ancak ilk bölümde nikahlı eşler belirtilmişken artı üstüne nikahsız (cariyeler dışında) ilişki izni verilen bir durumla karşılaşıyoruz. Neredeyse önüne gelen her kadınla ve tanrı anlayışına göre zina olan bir durum kişiye özel serbest kılınıyor.nikah sözcüğüne sığınsanızda islamda aslolan ücret(mehirdir) bedel biçilmeden yapılan ilişki yasaktır. Nikahsa zaten anlam olarak anlaşmalı (ücrete dayalı) cinsellik ve beraberliktir anlam olarak. Sorun ise şudur, Tüm mesele bir kişinin istek ve zevkini tatmine yönelik, kendini hibe etmek isteyen(beleş) kadınlar dışındakilerin bu konudaki iradesi sorulmuyor bile. direk sana helal kıldık şunu şunu deniyorki bu bile ahlaki bir çelişki kendi içinde ve suçtur. Onlarında kendi iradesiyle beraber olduklarını kabul edelim, olay zina kapsamında, çünkü eşi olmayacaklar, evlilik izni değil burdaki durum, sex yapma iznidir direk.Evlilik olacak süreklilik arzeder sananlar yanılıyor.Çünkü bu durum genellenmiyor, zaten bu kesimdeki kişilerle evliliği yasaklayan bir hüküm hiç olmadıki izni olsun.Yani bu ayeti göndermek ve evlilik izni saymak tam bir absürdlüktür.Ayrıca bu izin genele değil özel, kişiye hasa indirgenerek tüm ahlak, suç ve adalet anlayışını tanrının kaypak bir görünüme sokuyor. Bu tanrının kendiyle çelişen durumlarını anlamak için son kısmıda okuyalım lütfen. Bu izin sadece tanrının sözcüsü konumundaki kişinin dilinden seslenmekte. tüm kavramları çorba etmekte, suç, ahlak, adalet vesaire. Başkalarına gelince bu izin yok. Onlar evlilik yapmak zorunda yani eşleri ve sex objesi cariyelerle idare etcek. İş nikah olsa idi(evlilik) bu kesimlerle zaten evlilik yasak değil ki. Yani ne alaka? Niye dersiniz. Tahmin etmek güç olmasa gerek, ikinci kısımdaki kadınlara iradeleri dışında öznesi net belirtilerek tanrıdan, dikkat ediniz tanrıdan emir gelmiş; Peygamber sizinle sex yapabilir. Yapmam diyebilecekler mi? Sorun şuki bu akrabalar sadece peygamberin akrabası olmadığı kesin, aynı kadınlar beraber olduğu diğer inanırlarında hala kızı, amca kızı, teyze kızıdır ki olmaması düşünülemez.Ayrıca nikahsız başkalarınada kendini hibe etmek isteyen kadınlar kısmınıda düşünün, isteyen istediğiyle bu durumda cinsellik yaşarki muhammedin kendi karıları,kızları akrabaları içinde geçerli olmayacak mı? Bu zinayı kişiye özele indirgerken tanrının şaşmaz ne ahlağı ne adaleti nede ahlaktan ne anlamamız gerektiği kalmıyor ortada. Suç kapsamına giren kısımlarda ise kör sağır tanrı. Dilerseniz ahzap 51 ide bilgi olarak ekleyelim ve aynı şaşmış adalet, ahlak ve suçun örtpas edilmesi örneğini kendinizce görün. Açıklama bile gerekmez çünkü. Ahzap 51 Onlardan dilediğini ertelersin, dilediğini yanına alırsın. Ve azlettiklerinden (bıraktıklarından) istediğini (tekrar) yanına almanda bundan sonra sana günah yoktur. Bu, onların gözlerinin aydın olması (sevinmeleri), onların hüzünlenmemesi ve bu onların hepsinin senin verdiğin şeylerden razı olmaları için en uygundur. Ahzap 52 ise apayrı bir konudur.Direk eş değiştirme söz konusudur. Ahzap 52 Bundan sonra(kesin hüküm) sana güzelliği hoşuna gitse bile kadınların, eşlerle(zevce) değiştirmek(takaslamak) helal değildir. Burdaki kilit kelime tebbedele(bedel ) sözcüğü karşılıklı eşdeğer bedelli malların takası değişimidir anlam olarak. Kısaca şunları hatırlayalım, eş sınırlaması islamda yoktur aslında,üçer dörder alın şeklinde geçen ayetdede sınırlama değil en fazla şu kadar diye bir ifade mevcut değildir, birden çok , ki sınırlama gücünüz(mali) ve adaletli olmanızla belirtilmiştir. Yani yeni eş almayı yasaklıyor değil, eş değiştirmeyi yasaklıyor.Çokta net bir ayetdir. Bu yüzden mealciler yumuşatmaya çalışırlar.Neyse ahlaki yönü kısmındayız biz. eş değiştirmeyi yasaklıyarak imdada yetişen tanrı ne yazıkki yine suç, adalet ve ahlakta sınıfta kalıyor. Kimleri bu durumdan muaf tutuyor? Cariyeleri. Cariyeler mal, sex objesi, iradesi yok, korunaksız ve değiştokuşuda serbest. Alınır satılır.Evrensel? Suç ahlak, adalet ve tanrı? Her insana eşit olmayan değişken, suçu normalleştiren, ahlağı kaypak, adaleti bir insanın iki dudağında sıkışıp kalmış tanrı? Kitap yazılır üstüne ama burda bırakalım. sevgili Felasife size hitap gibi oldu, genele muhabbetle seslenmiş olduk. Görüşleriniz ahlak konusunda doğrudur ve mesajımın geri kalanı geneledir dostum. Şimdilik saygımla gittim... |
Alıntı:
|
İşte böyleee,
İki türlü ahlakı kural vardır. Biri evrensel diğeriyse ırksaldır. Evrensel AHLAK USA dayalıdır. Irksal AHLAKSA törelere dayalıdır. Türk ınsanı binlerce yıldan Muhammedin dinini zorla kabul ettirilene kadar HISIM evliliğini AHLAKSIZLIK olarak nitelemiştir. Bu durum Tırakyada ve yurdun bazı yerlerinde bir nevi HALA ahlaksızlık sayılır. Tıpcada akraba evliliğinin çok büyük sakıncaları vardır. Buna rağman Araplar ve Muhammadın dinini kabul eden dünyedeki müslümenlerin çoğu Akraba evliliği yapmaktadırlar. Hısımlarımdan bir kadın bir Alman fabrıkasında çalışırdı. Bir gün Alman adamın biri bu kadına şöyle der. Duydumku siz müslümenler akraba evliliği yapıyorsunuz. Kadın derki evet yapıyoruz. Alman derki,benim tavşanlarım var. Onların akraba olanlarını ayırıyorum,başka kafese koyuyorum. Eger akraba tavşanlar birleşirse yavrulardan sakat doğanlar olabilir. Biz Almanlar Tavşan yavrularını bile düşünürken siz doğacak çocuklarınıza bile acımıyorsunuz demiş. Bayburtlu imam İŞ arkadaşıma dedimki TIP adamları diyürkü akraba evliliğinde büyük tehlike vardır. Ya vucudda dış görünümünde yada iç görünümünde eksiklikler meydana gelirmiş. Ne dese beğenirsiniz? Öyle olsaydı Mehemmed akraba evliliklerine izin vermezdi. İlkel IRKLAR,kendilerine kadar gelen töreleri sürdürürler.Zararlıda olsa onufaydalı görerek sürdürmede çok böyyük fayda görürler. Avustralyada kalabalık bir karı koca gurubu bilinçli olarak bir otel salonunda toplanıyorlar.Lambalar sönüyür,ordakılar birbirlerine karışıyorlar maskeli olarak herkes tuttuğu karıyı götürüyür boş bir odaya orda sikişiyürler. işleri bitenler tekrer karanlık salona toplanıyorlar. Maskeleri çıkarıp karıkocalar tekrer bir araya geliyürler. Butip ınsanlar akıldışı hislere kapılanlardır. Amarıkalı bir araştırmacı KILIMANJORO dağının eteklerinde çok kalabalık bir kabilede bir araştırma yapıyor. Kabilenin ileri gelenleri kabılaya yetecek kadar Sağlıklı Güçlü Genç Uzun boylu Yakışıklı erkekleri seçiyür. Bu erkekler Kabilenin çocukluktan çıkan erkeklerini 16 yaşına kadar SİKİYÜRLER.Ondan sonra bu iş bu gençlere uygulanması kesin yasak. Araştırmacı soruyor,peki bu gençleri 16 yaşına kadar siktiriyürsünüz bunun sizce faydası nedir? Faydası şuymuş. Sikilen gençler Uzun olurmuş Güçlü Sağlıklı olurmuşlar. Bunun bilimsel faydası olmaması yanında zararınında çok olduğu bir gerçek. Evet,Araplardada gerı değiştirmek ki bu osmanlılardada bayağı yaygındı Arap ınancı dolayısıyla. Osmanlı temsilcileri avrupaya gittiklerinde yanlarındakı PARLAK oğlanları Avrupalılar görünce Temsilcilerle ALAY ediyürdü Avrupalılar. Bu aşağılama yüzünden Osmanlı temsilcileri Avrupaya giderken artik yanlarında oğlanlarını götürmez olmuşlardı. Karı değiştirmek İLKELLİGİN en büyük ısbatıdır. Varedengücün kafamıza koyduğu USU çalıştırmadıkmı böyle şeyler yapabiliyür ınsan. Ne diyür Arapların çoh böyyük ÖRDEK ALISI (gazalısı)Müslümenin fazla USA gereksinimi yoktur.Çünkü herşey kur,anda vardır. Nerde Elekrik Nerde motor Nerde tiren Nerde uçak Nerde telefon Daha neler nelerrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr rrrrrrrrrrrrrrrr. Bunlara kafa yorulmadığı yerlerde başka şeylere kafa yorulur. Almanyada hamsinin biri karısını alıp Alman arkadaşına gider. Almanın karı çok güzel,kendisininkiyse çok çirkinmiş. Sohbet arasında Albert der sana birifim var. Alman söyle der. Temel derki gel garıları deyiştirelim. Alman bir temelin garıya bakar birde kendi garısınaki,kendi garısı dünye güzeli. Alman temele derki başka kapıya. Bu olay gerçekten olmuş. Tolonbeg |
üstlerde gözüksün bu konu :)
|
Ilginç bir konu. Arapların sapıklıkları aşikâr.
|
işde bu konu çok su götürür.
Ahzap 52 Bundan sonra(kesin hüküm) sana güzelliği hoşuna gitse bile kadınların, eşlerle(zevce) değiştirmek(takaslamak) helal değildir bu nasıl bir ilahi uyarı.hemde alemlere rahmet mhmd beye hitaben. |
Karşılıklı yer deiştirme(BECAYİŞ)
kaynak wikipedia ve türk dil kurumu
wkipedia-TDK sözlüğüne göre becayişin kelime anlamı "karşılıklı yer değiştirme"dir. bir malı ,hayvanı,insanı,KARŞILIKLI yer deiştirmekmiş. -------------- AHZÂB Suresi Ayet - 52 Bundan sonra sana (başka) kadınlar ve zevcelerinden birini, güzelliği hoşuna gitse bile (başka bir hanımla) değiştirmen helâl değildir. Elinin (altında) sahip ----------- oldukların (cariyeler) hariç. Ve Allah, herşeyi murakebe (denetleyen) edendir. islami kaynak.sorularla islamiyet. 52. "Sana bundan öte kadınlar helal olmaz." Muhayyer kılınıp da seni tercih eden dokuz hanımından başka kadınla evlenmek caiz olmaz. Bu hanımlar, Aişe binti Ebi Bekr, Hafsa binti Ömer, Ümmü Habibe binti Ebî Süfyan, Sevde binti Zem'a, Ümmü Seleme binti Ebi Ümeyye, Safiyye binti Huyeyyi'l-Hayberiye, Meymune binti'l-Harisi'l-Lilâliye, Zeyneb binti Cahşi'l-Esediye, Cüveyriye binti'l-Hârisi'l-Mustalikıyyedir. Allah hepsinden razı olsun. "Onları başka hanımlara DEİŞTİRMEN de olmaz." Yani bunları B0ŞAYIP yerlerine başka kadınlarla evlenmen de caiz olmaz. Onlar Allah ve Resulü'nü seçtikleri için Allah Teâlâ da onlara böyle ikram ve lutufda bulunmuş, Resulullah (s.a.v.) de vefatına kadar sadece bu hanımlarla evli kalmış vefatında da onlar müminlerin anaları olarak . DEİŞTİRMEK (becayiş) BOŞANMAK(Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesine boşanma denir. Günümüzde daha yaygın olmakla birlikte, boşanma evlilik kadar eskidir. Eski çağlardan beri bütün toplumlarda boşanmaya rastlanmaktadır.) islamda boşanmak 3 talak ile olur. beğenmediğin kadını boşarsın birisine deiştirme ile vermessin varsa 3 talakla boşanan kadının bir başka kadınla deiştirilmesi.buyrun bu ayetten benim anladığım direk islam peygamberine sana eş deiştirmeni yasaklıyorum diyor.boşama yapamassın demiyor.. cariyeler hariç....bu cariyelerinde bahtı kara..deiştirilebilirler.. |
Sayın kadem kardeş
Konu burada işleniyor zaten http://www.turandursun.com/forumlar/...light=Ahzap.52 |
Ahzâb 52:
Bundan sonra kadinlar sana helal degil. Güzellikleri hosuna gitse bile onlari eslerinle degistirmen de. Ancak (mâ meleket yemînuk) yeminin kime malikse onlar hariç. Muhammed nebinin yemini kime malikse onlar Muhammed nebinin kendi cariyeleri. Yani Muhammed nebiye helal olan mevcut eslerini baskalarinin eşleriyle degistirmesi degil kendi cariyeleriyle degistirmesi. Becayis mecayis yok. Var diyerek igrenç sekilde iftira ediyor, igrençlesiyorsunuz. |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:03 . |