![]() |
İlk ressamların çoğu kadınmış
http://www.hurriyet.com.tr/_np/1964/21811964.jpg
Araştırmacılar yıllardır, özellikle avlanmayı gösteren mağara resimlerinin binlerce yıl önce erkekler tarafından çizildiğini düşünürdü. ABD'deki Penn State Üniversitesi'nde antropoloji profesörü Dean Snow'un araştırmasına göre onbinlerce yıl sonra bu resimleri çizenlerin çoğunun kadınlar olduğu anlaşıldı. On yıl boyunca çoğu Fransa ve İspanya'daki mağaralarda olan 20-40 bin yıllık mağara resimlerini inceleyen Snow'un araştırmasına göre basit el sanatı örneklerinin yaklaşık yüzde 75'i kadınların çalışmalarının ürünü. Snow, "Eğer kadınlar mağaralardaki resimlerin çoğunu çizdilerse, avcı ve toplayıcı toplumlarda sanılandan daha önemli ve büyük rol oynamış olabilirler" dedi. Araştırma National Geographic'de yayınlandı. http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sa...r/24918842.asp Önemli bir haber,çünkü insan türünün evrimi sanatla başlamıştır ve bu sanatın miladı da duvar/mağara resimleri/yazılarıdır..Kadınların bu ilk sanatsal girişimlerde baskın olmaları,insanlığın kadınlar sayesinde başladığını kanıtlar..Yani ilk önce Adem yaratıldı diyen erkek egemen dinlerin tamamen mitolojik hikayeler olduğu kanıtlanmış olur..Bilim önce Havva diyor çünkü:) Gerçekten çok önemli bir haber bu.. |
Paylaşım için teşekkürler.
|
Gerçekten ilginç. Avcı erkekler ve toplayıcı kadınlardı, cinsiyete dayalı iş bölümü vardı.
Av sahneleri başarılı olarak nasıl resmedildi? Bu da yaşadıklarını paylaştıkları iletişim dilinin olduğunu da gösteriyor aynı zamanda. |
Ilginc. Bu kaniya nereden varmis merak ettim. Av resimleri sadece iletisim yaparak cizilebilecek kadar basit degil. 2 ihtimal oldugu dusunuluyor. Ya direkt avlanan bir kisinin cizdigi, yada ölü hayvan uzerinde yapilan inceleme sonucu cizildigi. Fakat av grubunda yer almayan birinin cizdiginin soylenmesi farkli bir dusunce. Irdelenmesi lazim.
Ikincisi bunlar sanat eseri degil. Tamam belli bir kaygi ile cizilmis. Hatta bazi resimleri estetik acidan inceleyen ressamlar olmus fakat bunlar bizim bugunku gibi soyutlama yetenegimiz ile yapilmis sanatsal urunler degil, direkt olarak ekonomik uretim kaygisi ile yapilmis pratik faaliyetlerdi. Avlanma faaliyetinin bir parcasi, av eti uretiminin bir sureciydi. Bazi resimlerin uzerinde kargi izi de bulundu. Bu da resimlerin uzerinde bir av ritueli, bir adrenalini yukseltip ava motive olma, coşma faaliyeti yapildigini gosteriyor. Yani ressam ifadesi de yanlis. |
Alıntı:
Niye sanat olmuyormuş,niye ressam olmuyormuş? Bakınız; Alıntı:
Bu mağaranın vajina olarak görülmesi,İslam'a bile sirayet etmiştir..Muhammed'in vahiy aldığı söylenen mağaranın adı Hira,eski Arapçada vajina anlamına gelir..Bunu da bir not olarak belirteyim.. Mağaradaki resimleri/çizimleri kadınların yapması da,bir anlamda doğru..Çünkü kadınlar,ilkel insanların anlayışına göre yaratıcı/üretici güçtür..Erkek ise öldürücü/yok edici bir güçtür..Bu bakımdan kadının bir şeyler üretmesi,yani resim yapması gayet doğal.. Çizilen resimler de,genelde korku ve saygı duyulan tanrılar olarak görülmüş..Suni avcı olan ve bunun farkında olan atalarımız,doğadaki gerçek avcıların/yırtıcıların gücünden etkilenmiş ve bunu resim olarak mağaralara nakşetmiş..Bu resimlerin de bir sonraki versiyonu heykel/yontu olarak devam etmiş.. |
Alıntı:
Merlin Stone - Tanrılar Kadınken kitabının yazarı buna çok tuhaf itiazları var, mesela Homo sapiens'in bile erkek olarak tasvirinden rahatsız, bunu erkek egemenliğine bağlıyor, veya kadınların doğum olayının eski çağlarda bilinmediğini, bunun sadece kadın tarafından gerçekleştiğinin inancın hakim olduğunu, Tanrılar kadınken diye kitap ismini bile buna sebep koyduğunu söylüyor. Erkekse kadının hizmetçisi, anaerkil dünyanın bir garip hikayesi. :) Alıntı:
Resim konusu ise zaten, Şamanik dünyada Şamanlara cuk oturur, çünkü onlar edebi, sanatsal yönleri olan kişilerdir de aynı zamanda. Alıntı:
|
Alıntı:
Kadın eker erkek biçer tarzı saçma sınıflandırmalar yapmışlar. Ananemle dedem ekme biçmede bi rol ayrımı yapmazlardı mesela. Ben bi çok toplayıcı ekip gördüm erkek kadın karışıktır. Geçmişte niye başka olsun. Şimdi bi de gerizekalı bi fizikçi fizik bilimini erkekler geliştirdi diyor. Kadınların toplumlarda kısmen göreceli olarak geri olmasının sebebi kadınlara biçilen rol ve bu rolü de iyi oynayan kitleler olması. |
Alıntı:
Bir de Adem elmasi derler ya hani. Sen bir ara bu konuyu, Lilith benzeri yaz aydinlansin insanlar. Glykon amca su, basit linkten atiyorum sen yazdigin zaman ilave bilgi atarim. https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Glykon Glikoz bu yuzden tatli geliyor insanlara, birileri de bildigi icin isin aslini, ortbas etmek amacli kadin seytandir der, digeri kalkar arzular kotudur der falan filan. |
Alıntı:
İlk topluluklar anaerkil idi. Erkek egemen toplumlar tarıma geçiş ve özel mülkiyetle başladı. Bu yaklaşık on bin yıl kadar önce idi ki mağara duvarlarına çizilmiş resimlerin on bin yıldan daha eski olduğu görülür. http://arkeofili.com/chauvet-magaras...eski-olabilir/ Kadınların çocuk bakımı, çocuğun anne bakımına bağımlılığı onun toplayıcılığa, erkeğin fiziki kuvvetinin takım halinde avlanma için daha elverişli olması vb. erkeği yaşanılan bölgeden uzağa avlanmak için gitmesine olanak sağlıyor. Şamanizm inancı ile sanat bağı olsa da bu da yine sonraki yüzyıllara dayalı bir bağ; tarihsel olarak mağara resimleri çok daha eski. https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQIky.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQTaM.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQY1h.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQawn.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQmpb.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQ1QQ.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQWHe.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQ9op.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQA5n.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MQdD8.jpg https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MrPbj.jpg Kaynak:Ankara Üniversitesi |
Mağara Yaşantısı
Mağara resimlerini yapan ilkel insanlar yabancısı oldukları bu dünyadan korunmak ve hayatta kalabilmek için mağaralara sığındılar. Bu mağaralar onları, kötü hava koşullarından ve türlü vahşi hayvanlardan koruyordu. Avcılık ve toplayıcılık ile hayatlarını sürdürüp her şeyin bir bilinmez olduğu ve her günün yeni bir keşif olduğu bu dünyada yaşam mücadelesi veriyorlardı. Taşlardan keskiler yapıyorlar, ava çıkıyorlar ve deneme yanılma yöntemi ile bitkileri yiyerek toplayıcılık yapıyorlardı. Her an tehlikede ve her an tetikteydiler. Hastalıklar, zehirli bitkiler, böcekler, şimşekler, güneş ve ay kısacası aklınıza gelecek her şey onlar için bir gizem olmalı. Peki bu kadar çok aklı meşgul edecek şey varken neden resim yapıyorlardı ? Neden hayvanların ve insanların hatta bazen garip sembollerin resimlerini mağaraların duvarlarına yapıyorlardı ? Boya yapmayı öğrendiklerine göre belki de onlar için her şey öyle köre körüne gizemli değildi ? Bu mağara resimleri hakkında düşünmek benim için hem ürpertici hem eğlenceli olmuştur. Bir dekorasyon düşüncesi mi ? Yoksa sanat yapmak mı ? Yoksa çok daha gizemli ve manevi bir olay mı ? Fransa Chauvet Mağarası Öncelikle Fransa'ya gidelim ve Chauvet Mağarasına bir göz atalım. Birbirinden güzel resimler barındıran bu mağaranın çevrisinde ve içinde yapılan araştırmalarda kemik ve taştan yapılan kaba aletler bulunmuştur. Bu buluntular resimleri yapanların kesinlikle iyi avcılar olduğunu kanıtlamıştır. Ancak bunlara aynı zamanda sanatçı demek doğru mudur ? E.H Gombrich "Sanatın Öyküsü" adlı kitabında şöyle söylüyor ; " Dilin nasıl ortaya çıktığını bilmiyoruz, tıpkı sanatın nasıl ortaya çıktığını bilmediğimiz gibi…" https://i.imgyukle.com/2019/03/15/Mr3RH.jpg Mağara resimleri - Chauvet Mağarası Mağara içinde yaşayan insanların pek çok av aletlerinin bulunması ve duvarlara hayvan resimleri yapmaları, çevrelerinde yaşayan hayvanları tanıdıklarını ya da tanımaya çalıştıklarını gösteriyor. Genel bir düşünceye göre sanat dediğimiz kavram huzur ve refah ile ortaya çıkıyor. Öyleyse refah içinde yaşayamadığını tahmin ettiğimiz bu insanların refah için değil de başka bir amaçla resimleri yaptıklarını düşünmek mümkün. Büyücülük Bilim insanları mağara resimlerinin bir tür büyü ritüeli olduğunu öne sürüyor. Yani ilkel insanlar, bu hayvanların resimlerini yaparak onları daha rahat avlayacaklarını düşünüyorlardı. Bu resimler sayesinde gerçek hayvanlar insanların güçlerine boyun eğiyorlar ve daha rahat avlanıyorlardı. Yontma Taş Çağında görülen hayvan resimlerinin yaratıcıları muhtemelen mükemmel avcılardı. Hayvan resimlerine bakarak onların hayvanları ne kadar iyi tanıdığını görebiliriz. Bu yaratıcılar toplumları içinde muhtemelen özel bir yere sahipti. Bir unvanları vardı. "Sanatçı" olarak mı görülüyorlardı ? Bilmiyorum. Ancak o dönemde sadece bu resimleri yapmakla sorumlu olduklarını düşünmek mantıksız olur. Büyük bir ihtimalle onlarda bazı avlara katılıyorlardı. Çünkü bu resimler anlatılara dayalı değil doğrudan gözlem yoluyla yapılan resimlere benzemektedir. Sanatçı-Büyücüler Yine de muhtemelen bu kişiler toplumda sıradan kişiler değillerdi. Eğer bu mağara insanları gerçekten büyü yöntemi ile hayvanların kendi güçlerine boyun eğeceğine inanıyorlarsa o zaman bu resimleri yapanların büyüsel güçlere sahip olduklarını düşünüyor olmalılar. Ancak bunlar bir dinin rahipleri gibi düşünülmemeli. [IMG]https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MrDNp.jpg[/IMG] Hatta bu olay mağara insanlarının inanışı olarak kesinlikle görülmemeli. Bu bir inanış-din değil. Bu daha çok doğaüstü güçler ile ilişkilendirilebilecek bir olay. Bu resimleri yapanlar mağara toplumu tarafından doğaüstü güçlere sahip büyücüler olarak kabul ediliyorsa o zaman bunların toplumda bir üstünlükleri olduğunu düşünmek de mantıklıdır. Bu noktada gözlem amacıyla zamanında ava çıksalar bile diğer kişilerden üstün oldukları için onların doğrudan ava çıkmadığını düşünmek gerekir. Hatta bulundukları toplum içinde daha bir çok ayrıcalığa sahip oldukları düşünülebilir. Arjantin Eller Mağarası Bir diğer dikkat çekici olay ise çoğu mağarada düzensiz ve kötü çizilmiş mağara resimleri bulunması bu büyücülerin öğrenci yetiştirdiklerini düşünmemize yol açar. Belki de bu sanatçı-büyücü kesim hoca-öğrenci ilişkisi ile var olmaktadır. Yine bazı mağara duvarlarında karşılaştığımız el izleri bu kişilere ait bir imza ya da iz bırakma düşüncesinin sonucudur. Arjantin'de bulunan ve "Eller Mağarası" adı verilen bu mağara bu açıdan oldukça ilgi çekicidir. Ayrıca Endonezya'da bulunan Sulawesi Adasında bir mağarada bu el izi resimlerinden olması daha da ilgi çekicidir. Bu el izleri insanlığın en temel hislerinden olan kalıcı olma arzusundan meydana gelmiş olabilir mi ? Belki de Büyücüler kalıcı olabilmek için ellerini boyayıp imzalarını attılar ve büyüleri gerçekleşti… Böylece varlıklarını günümüze dek sürdürdüler… Lascoux Mağarası Gelelim muhteşem mağara resmi örnekleri barındıran Lascoux Mağarasına… Fransa'da bulunan mağara 250 m. uzunluğundadır ve içerisinde pek çok galeri bulundurur. Kuzey girişinde siyah kabartmalara sahip, siyah ve kırmızı figürler bulunmaktadır. Bu figürler hiç şüphesiz Paleolitik sanatın en büyük frizidir. Mağarada bulunan sığır resimlerinin uzunluğu 5 metre den fazladır. Sığır resimleri iskele kurulmadan yapılamayacak kadar büyük boyutlardadır. Bu da Lascoux Mağarası insanının kendini resim konusunda nasıl geliştirdiğini göstermektedir. Boğalar salonu olarak adlandırılan salonda bu tip sığır ve boğa resimlerini görmek mümkün. https://i.imgyukle.com/2019/03/15/MrdAe.jpg Mağara Resimleri - Lascaux Boğalar salonunun ilerisinde 20m uzunluğa sahip, 3-4 metre yüksekliğe sahip bir bölüm daha vardır. Buradan geçtiğinizdeyse karşınıza başka bir galeri gelir ve burada 385 grafik örnek yer almaktadır. Mağaranın en güneyinde ise Yırtıcı Hayvan resimleri bulunmaktadır. Sanat duygusu çok yüksek olan bu insanlar ; ren geyiği, atlar, dağ keçisi, ayı ve yırtıcıları resmetmişlerdir. Tabi güzel bir de gergedan resmi bulunmakta. Lacoux Mağarası şüphesiz döneme ait en zengin mağaradır. Ayrıca av büyüsü için resmedilmiş hayvan figürleri dışında ; takı ve toka gibi bazı objeler sanat amacıyla yapılan objeler olarak kabul edilmiştir. Bu objelerin işlevi bilinmemektedir ve gizemi korumaktadırlar. Dünyada Mağara Resimleri Mağara resimleri Avusturalya, Amerika, Afrika, Avrupa ve Asya'da görülmektedir. Ülkemizde Balıkesir'de Baltalıin Mağarasında duvar resmi örnekleri görmek mümkündür. Çoğu zaman bitkilerden ve hayvan dışkılarından boyaları elde etmişlerdir. Mesela Bulgaristan'da bulunan Magura Mağarasında Yarasa dışkısından yapılmış boyalarla çizilen insan ve hayvan resimleri bulunmaktadır. Celil Sadık |
Alıntı:
sanat/ressam değil çünkü ressamlık, sanat günümüzde sanatsal kaygılarla yapılan entelektüel bir faaliyettir. maddi yaşamda karşılaşılan olay ve olguların düşünce dünyasında algılanması, kişinin bilinç yapısı ile şekillenmesi ve geri tekrar maddi dünyaya çeşitli tuval, boya, fırça gibi araçlarla yansıtılmasıdır. ilkellerdeki mağara "sanatı" dediğimiz olay ise sanatsal bir entel faaliyeti değil, direkt olarak ekonomik bir faaliyettir. av dışında resmedilmir bir şey var mı mesela? bir nehrin çağıldayan dalgaları, söğüt ağacına konmuş bir kuşun şakıması...? en basitinden güneş bile yok. sadece av hayvanı. tabii sanatsal bir değeri var. ama bugün bildiğimiz anlamda ne bunları yapan kişi bir ressam, ne de yaptığı şey bir resim sanatıydı. biz o dönemi anlatırken kolaylık olsun diye resimci, sanatçı diyoruz o ayrı. tabii böyle demekle alıntı yaptığınız kitaptan örnek verebilirsiniz. belki benim de bilmediğim bir şey vardır. onun dışında benim bilgim bu yönde. kadının doğurma vesilesiyle bir üretici/bereket gücü olduğu doğru. fakat ben yine de pratik nedenlerden dolayı bu resimleri avcı grubun içinden birinin çizdiğini düşünüyorum. kadının çizmesi bana mantıklı gelmiyor. Felasife üstadın söylediği mantıklı duruyor. şaman tarafından çizilmiş olabilir. hatta bu faaliyette zamanla bir uzmanlaşmaya da gidilmiş olması lazım. yani şu resim bence "kadında doğurganlık var, o çizsin" mantığının yapabileceği bir şey değil. bugün elinize boya alın, gidin bir duvara şunu çizmeye çalışın. ne kadar saçmaladığınızı göreceksiniz. henüz modern resim sanatında perspektif, orantı konularının oluşmadığı bir ilkel dönemde bu resimlerin bu kadar kaliteli şekilde çizilmesinin bence başka açıklaması yok. hele şu kırmızı bizon resmi... böyle bir araştırma var mı bilmiyorum ama bence avcı-şaman tarafından çizilmiş olması yüksek ihtimal. şamanın kadın olduğu fikrine de pek katılmıyorum ama bu konuda geniş bilgim yok. anaerkil deyince de kadının baskın olduğu bir yapı gelmemeli diye düşünüyorum. soy ana-soyudur ama baskın olan bence yine avcı-erkektir veya avcı-şamandır. büyük ihtimalle de av lideri. http://arkeofili.com/wp-content/uplo...arc_cave-1.jpg http://arkeofili.com/wp-content/uplo...%C4%9Fara9.jpg |
Alıntı:
|
Alıntı:
Lilith'in Adem'i doğurması zaten tam bir felakete dönüşüyor, Adem de gücü eline geçirdiği nispette de erkeği kutsuyor, sonrası da malum. Erkek kutsanmış, kadında lanetlenmiş, mistik dünya böyle, neresinden tutarsan elinde kalıyor yani. Bu ara Lilith'i de ihmal ettim, kızar sonra bana :) Alıntı:
Mesela erkeğin avlanmak için çok uzaklara gitmesi, Şaman toplumların da çoğunca yoktur desem bana ne dersiniz bilmem :) Şamanik toplumda siz avlanmazsınız, av peşinde koşmazsınız, av size gelir, hangi avı avlayacağınız da, avlağın nerede olduğu da Şaman tarafından belirlenmiştir. Şamanik toplum bu demek. Verdiğiniz sunumda Şaman yok mesela, çünkü bilim Şamanlarla ilgilenmiyor, onları yok sayıyor. Fakat ilkel toplumlar bunlarla ayakta, bunlar onların gerçeği, bizlere ne kadar ters gelsede bu böyle, Şamanları yok saymak bu toplumları da görmek, bilmek olmaz ki. Resimlere gelince, karakedi'nin dediği gibi bunlar av resimleri, hatta o resimler o hayvanların ruhları ile ilgili resimlerdir de diyebilirim, çünkü o insanlar ruhani yaşıyorlardı. Bilim bunu kabul etmesede torunları bile bugün böyleler. O yüzden saygı amaçlıda, o hayvanla iletişim amaçlıda, şükran amaçlıda bilemeyeceğimiz pek çok amaç doğrultusunda resim çiziyorlardı. Bize göre resim, onlar için canlı belki veya ruh! Bilemiyoruz... |
Arkadaşlar şöyle bir görüşüm bulunuyor.
Kadınların bunca ötelenmesi onları ilerde daha güçlü yapacak gibi geliyor. Her şeyden önce birbirimize sapına kadar bağımlıyız. Temel ihtiyaçları karşılama konusunda bilim beden gücünün zorunluluğunu azaltıyor. Bu da kadının erkeğe olan temel ihtiyaç bağımlılığını gittikçe zayıflatıyor. Kadının erkeğe göre evin direği olma noktasında bir hayli artıları olduğu düşünülürse bu bağımlılığın azalması sayesinde kadınların artıları daha elzem konuma geliyor. Tabi iş bununla da bitmiyor, eninde-sonunda kadının ötelenme anlayışı bir şekilde son bulacağından kadın daha da değer kazanıyor. Zaten bu görüşümü doğrulayan bugün için de sinyaller verdiği açık. Eskiden kadın çalışmak istese dayak yerdi, şimdi ise eve katkı hesabıyla kadının çalışması isteniyor. Hatta bir arkadaşım evlenmeden önce çalışmayan kadını boşarım demişti, gerçekten karısını çalışmadı diye boşadı. Eskiden köylerde elleri nasır tutmuş kadın pek görmezdim, şimdi hepsinin eli nasırlı. Ahan da daha dün bir grevi zaferle noktalayan kadınlardı. Velhasılı kelam bundan sonra kadınlar erkekleri ötelemezse öpün başınıza koyun:) |
Alıntı:
Bu yapılan resimler/çizimler entelliğin dik âlâsı..Tabi ki avla/ekonomiyle ilgili ama asıl mesele burada inanç..Bu resimleri kadınlar,şamanlar veya sırf bu işi yapan bir grup insan yapmış olabilir..Bu resimlerin yapılma nedeni KORKU ve SAYGI.. Bu resimlerde görülen hayvanlar,o dönemdeki insanların tanrıları..Niye?Çünkü o dönemde TOTEMİZM denilen şey ortaya çıkıyor ve biz ilkel insanların,bir hayvanı kendilerine tanrı olarak seçtiklerini veya böyle düşündüklerini biliyoruz..Haliyle ilkel insanların korktukları veya saygı duydukları tanrılarının resimlerini çizmeleri ve bu resimlerin yanında ayinler yapmaları gayet doğaldır.. Bu resimleri yapanların da kadın olma ihtimali akla çok daha yatkın..Niye?Çünkü erkek hep av peşinde ve resimle,cartla curtla uğraşacak zamanı yok..Çünkü avlanamazsa,klan aç kalır..Haliyle bu zor işi,kadınların yapması,daha normal..Kadınlar,bu hayvanları bu kadar iyi bir şekilde nasıl bilebiliyorlar?Biliyorlar,çünkü sürekli hayvan kesip,temizliyorlar.. Bu insanlar duvarlara çizdikleri tanrılarını da zaman zaman öldürüp yiyiyorlar ama burada bir süreklilik yok..Daha basit avlara yöneliyorlar ve tanrı olarak gördükleri hayvanlara da hem saygı duyuyorlar,hem de güçleri karşısında korkuya kapılıyorlar.. Boğa veya öküz dışında da farklı şeyler resmedilmiş tabi..Vajina resmetmişler,Ay'ı resmetmişler,spiral resmetmişler..vb |
o zaman sizin mantığınıza göre... erkekler av peşinde koşmaktan resim çizmeye boş vakti olmuyorsa, kadınların da bütün gün çocuk bakıcılığı yapmak ve toplayıcılıkla uğraşmaktan resim çizmeye vakti kalmayacaktır. bu sebepten bana avcı-şamanın çizmiş olabileceği, şamanın da erkek olduğu fikri daha mantıklı geliyor. ha böyle üzerinde polemik yapacak kadar önemli bir detay mı, bence değil. ama toplayıcı-kadın tarafından çizildiğini sanmıyorum. bu detaylar bana tarih deryasında miniminnak :) detaylar gibi geliyor, o yüzden üzerinde durmuyorum.
tabii böyle derken ben de saygın ekollerden edindiğim bilgiye dayanıyorum. google'da search yapıp kafadan sallamıyorum. ilkellerin bu kadar da ölümün kıyısında yaşadığını sanmamak lazım. öyle ki, homo sapiens bir dönem toplu av dahi yaptı, bazı mağaralarda yüzlerce, binlerce geyik-bizon kemiği falan bulundu. yani bir miktar artı-ürüne sahiplerdi, ertesi gün ne yiyeceğiz acaba ölecek miyiz gibi süreklilik gösteren bir durum yoktu. bu yüzden pek tabii ki avcı-erkek tarafından da çizilebilir. bunu bizim bugünkü yaşantı ile hayal etmemiz sorunlu olabilir. hayatımızda o kadar saçma sapan gereksiz detaylar var ki, ilkeller öyle değil. adam oturup bir ok-yay için haftalarca emek harcayabiliyor. yaşantısı çok sade. tabii ki bu aralıkta resim de çizebilir. cro-magnondaki bütün resimlerin hepsindeki bütün detaylar tamamen aynı anda çizilmiş değil ki. zamanla kuşaktan kuşağa aktara aktara çizilmişler. neden erkek çizemesin... her gün ertesi gün açlıktan ölümün eşiğine gelmekten son anda kurtulacak kadar sabahın köründe çıkıp gece yarılarına kadar tavşan kovaladıklarını düşünmemek lazım. artı-ürün elde edebiliyorlardı. cro-magnon döneminde ilkellerin tuzlama vb yöntemlerle et kurutma tekniğini keşfettiği, etleri daha uzun süre saklayabildikleri de biliniyor. yukarıda resimleri paylaştım. henüz perspektif/orantı vs gibi tekniklerin olmadığı dönemde, bu kadar kaliteli ürünlerin çıkartılmış olması, çizen kişinin çizdiği şeylerle her gün haşır neşir olacak kadar konuya hakim olduğunu gösteriyor. bu yüzden kadın tarafından çizildiği ihtimalini bence düşürüyor. kadının hayvanlarla derisini dikip don yapmak dışında alakası yok. bütün gün çocuk bakımı ve toplayıcılıkla uğraşıyor. bu da resimlerin avcı grup tarafından çizildiği ihtimalini artırıyor. bazı resimlerin mağaranın 2km dibinde bulunmuş olması, resimlerin şaman tarafından çizildiği ihtimalini güçlendiriyor. yani ateşten meşale yapıp, dağın kalbine iniyor, mağaranın ağzına çizmiyor. tamamen atmosferik bir ortam ve ritüel dahilinde çizilmiş olabilir. kadınlar niye çizsin bunu. bence alakasız. ilkellerdeki inanç meselesi ile günümüzdeki ten tanrılı dinleri kıyaslamak doğru değil. modern insanların inancı ruhani dünyadan maddi dünyaya iniyor, ilkellerde ise maddi dünyadan ruhani dünyaya çıkıyor. günümüzde tek tanrılı dinler islamlık, hristiyanlık artık maddi dünyadan kendini soyutlamasını becerebilmişler. ilkellerdeki ise inanç tamamen günlük, pratik faaliyetlerden doğmuş. hayatını borçlu olduğu hayvanı yüceltmiş. cro-magnon döneminde mesela doğa ve gökyüzü hakkında hiçbir inanç öğesi yok. bu da inancın kendi pratik faaliyetlerinden çıktığını gösteriyor. yani homo sapiens bu resimler üzerinden avladığı hayvanı yüceltmiş, onu avladığı için özür dilemiş, avın bereketini artırmış, ona karşı hayranlık ve saygı duymuş, ritüeller gerçekleştirmiş, onun soyundan geldiğini düşünmüş olabilir. bu tamamen kendi ekonomik ve pratik faaliyetlerinden doğan bir şey. sanat amacıyla çizilmemiş bir şeye zorla sanat yakıştırması yapılıyor. yapılış amacının günümüzdeki modern resim sanatı ile alakası yok, resmin yanında el var "işte ressam buraya da imzasını atmış" diyor, bana komik geliyor.. cro-magnonlara ressam, yaptıklarına sanat diyen marjinal gözükmeye çalışıyor, kitabı çok satsın istiyor olabilir. harari'nin yaptığı gibi dikkat çekerek popüler olmaya çalışıyor olabilir. |
Mary Barnes ismine rastladım dün anti piskiyatri ile ilgilenirken. İlginç bir yaşam öyküsü dışavurması. Böyle bir insan da yaşamış. Ama aslında karşıtları/diğerleri yaşamış mı ya da diğerleri anti yaşamış...
Foucault'un "Normal insan kurgudur" sözüne gideceksek, ineceksek örneğin sanırım Mary hariç kimse yaşamadı, yaşamıyordu... Louis Wain diye birinin kedi çizimlerini gördüm sonra.. O da ilginçti.. Bütün bir hastane dolusu (hatta toplum dolusu) insana rağmen Mary Barnes olmayı yeğlerdim... Burda hastane dolusundan kasıt doktor hemşire çözümlemeci ve diğer ilgili kimse... Evrensel suje Mary Barnes gibi, dediğimi anlıyor musun? Diğerleri kurgu ya da kolektif. Yani matriksteki uyanmış suje ya da debelenen suje Mary Normal insan kurgudur. Bay Foco |
Yanlış bir iddia
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:12 . |