![]() |
Dersim Olayları
bu başlığı mehmetk_kk arkadaşın ricası üzerine açtım. umarım kitlenmez
1934’te çikarilan Iskan Yasasi’ni Dersim’de uygulayamayan devlet, 1935’te Tunceli Kanunu çikardi. Bu kanunla birlikte vali ve komutan, belediye baskanini atama dahil sinirsiz yetkilerle donatildi. Özel Tunceli Mahkemeleri kuruldu. Agir bir vergi yasasi çikarildi. Bu baski ve asimilasyonlara karsi Dersim halkinin isyani giderek büyümekteydi. 1936 yilinin Ocak ayinda yürürlüge giren 2884 sayili, Tunceli’nin Idaresi Hakkinda Kanun’la, bu seçilmis bölgeye diger illerden farkli bir statü getirildi. bu dönemde DERSİM in ileri gelen insanları durumu değerlendirmek için toplanır ve o dönemde halkı oradan dağıtmak için yaptırılması düşünülen karakolların yapılmasına karşı çıkarlar. nihayetinde 1937 yilinin 21 Marti’nda, Newroz gecesi, Harçik Çayi üzerindeki köprünün yikilmasiyla ayaklanma baslamis olur. o anda DERSİM de abdullah alpdogan bulunmaktadır. bölgede sıkıyönetim ilan eder ve ilin adının Tunç Eli olarak değiştirildiğini bildirir. (bu sitede tunceli adını niçin kabullenmediğimi soranlar buyursunlar.) Ikinci bir açiklama ile de Çemisgezek'in Amutka, Ovacik'm Burnak ve Pulur, Hozat'in Karaoglan ve Mazgirt ilçesinin Mamikan merkezlerinde birer askeri kisla ve bu kislalari birbirine baglayacak birçok askeri karakol yapilacagi ilan ediliyordu. Dersimliler bu çalismalimin hedefini anlamis ve Dersim için idam sehpalari hazirlanmakta oldugunu sezmislerdi. Ne yazik ki görevi üzerine alan Dersimli askeri kaymakam emeklisi Hidir ve Palulu Abdurrabman adli iki Dersimli olmus ve bunlar Ovacik'ta kisla binasinin yapimina baslamislardi. Müteahitlerin Dersimli olmasi nedeniyle yöredeki Dersim asiretleri kendilerine engel olmuyor ve binalardan amacin ne oldugunu anlamalarina karsin, Dersimlere özgü bir kendine güvenme Ile bu girisimleri ciddîye almiyorlardi. isyan gittikçe büyüyor bazı aşiretler devlet güçlerine katılmaya başlıyordu. fakat general bunları ciddiye almıyor Seyid Rıza'yı elazığa getirmenin planlarını kuruyordu. bunun için kendi adamı olan hıdır ı görevlendirmişti. hıdır içerde teslim olma propagandası yapıyordu. seyid rıza nın yeğeni olan rehber de devlet güçleriyle anlaşmış ajanlık yapmayı üstlenmişti. seyid rıza ona güvenmiyordu, güvenmemekte haklıydı çünkü ilerleyen zamanlarda rehber dersim liderlerinden Alişer Efendi yi ve karısı olan Zarife Xanim i adamlarıyla birlikte katletmişti. başlarını kesmiş ve generale kelleleri sunmuştu. Seid Riza ise Gerenal Alpdogan'a Dersim hakkindaki kanunun ortadan kaldirilmasini ve Dersim için özel ve ulusal haklan saglayan saygideger bir idarenin olusturulmasini devamli istiyordu. Bu öneriye karsi General Alpdogan jandarma alayini ve dokuzuncu firkayi Dersim'in sinirlarina ayiriyor ve Diyarbakir'dan her sabah onar tane uçak gelerek Dersim'in üzerinde uçuyordu. Ailik sessizlik bozulmus ve ortalik karismis oldugundan her tarafta çatismalar baslamisti. Kis basmis oldugundan savas uzun sürmemis ve Dersim kapali kaldigi için çatismalara son vermek zorunlulugu ortaya çikmisti. Dersim Savasi (1937) 1937 yilinin ilk baharinda her tarafta Türk faaliyeti baslamisti. Merkezlere yakin bulunan DersimlIler toplanilarak kitalara sevkedi-liyorlardi. Kislalarin yaptirilmasina yeniden baslanmisti. Savas uçaklari silahsiz bölgeleri bombaliyordu. Silah toplamak bahanesiyle Yusufan asiretinin üzerine askeri bir müfreze gönderilmisti. Bu müfrezenin askerlerinden bazilari fakir bir kiza tecavüz etmislerdi. Bunu haber alan asiret reisinin oglu Findik, askeri müfrezeye hücum ederek bölge disina püsDersimmeye zorunlu kalmisti. Bu nedenle Mazgirt bölgesinde çarpismalar baslamisti. Seid Riza'nin oglu Bra Ibrahim, Hozat'a gelerek Abdullah Alpdogan idaresinin yöneticileriyle iliskiye geçmis ve yapilmakta olan askeri harekatin adil bir sekilde yapilmasini babasi adina dilemisti. Bra Ibrahim geri dönerken Kurmay Sevket'in hazirlamis oldugu bir plan geregince Kirgan asireti sinirlari içinde Dest köyünde konuk bulundugu evde gece uyurken feci bir sekilde öldürülmüstü. Genç evladinin kahpece öldürülmesine üzülen Seid Riza, Kirgan asiretinin merkezi olan Sin köyünü kusatarak katillerin teslimini dilemisti. Türk generali bu hakli istegi yerine getirmedigi gibi, Bra Ibrahim'in katilleri Kurmay Sevket'in korumasina alinarak ödüllendirilmislerdi. böylece barış görüşmeleri barış yerine savaşa sebeb oluyordu. Seid Riza'mn küçük oglu Hüseyin Resik savas sirasinda uçak sarapneliyle yaralanmisti. Bunu haber alan Türk Istihbarat reisi Sevket, Seid Riza'nin büyük esine haber göndererek kendisiyle görüsmek istedigini bildirmisti. Seid Riza'nin küçük esine karsi olan büyük esi Elif Hatun, Sevket'in görüsme önerisini kabul etmis ve bu görüsme sonucunda zavalli yasli kadin aldatilarak, yarah oglu Hüseyin'i Elazig'a götürüp tedavi etmek üzere Sevket'e emanet etmisti. Sevket yarali çocugu Elazig merkez hastahanesine yatirmis ve tedavi ettirecek yerde babasinin planlan hakkinda bilgi vermesi için kendisine hayli iskence yaptirdiktan sonra, bu cesur aslan yavrusundan hiçbir sey alamayacagini kestirince kendisine bir annenin emanet biraktigi bu çocugu idam ettirmistir. Elazig askerle dolmus, bir mahser manzarasi sergiliyordu. Her tarafta hummali hazirliklar, geceli-gündüzlü Dersim'e dogru akan asker, savas malzemesi ve tank atimi görülüyordu. Seid Riza bölgesini terke mecbur olmus, tarafsiz kalan asiretler arasina geçerek bunlari da harekete katmaya ve savas alanini genisletmeye çalisiyordu. Tarihin amansiz cilvelerinden birisi de ulusuna, ulusal davasina ihanet edenlerin bizzat hesabina hareket ettikleri kuvvetler tarafindan cezalandirilmis olmalaridir ki; bunun bir Örnegi de Kirgan asiretinin sonudur. Kirgan asiretinin Türklerin kandirmalarina kapilarak Seid Riza'-um oglu Bra Ibrahim'i Türkler'in hesabina kahpece öldürmüs olduklari hatirlarda olsa gerektir. Iste, bu asiret de SeId Riza ve Bahtiyar asiretleri kuvvetlerinin çekilmesinden sonra da Türklere güvenerek yerlerinde kaldiklari için, Türk kuvvetleri tarafindan imha edilmis ve reisleri Sal oglu Salman ile esi Hatice de birçok iskencelerle karsilastiktan sonra Sin köyünde kursuna dizilmislerdir, Kir-gan asiretinden orduya siginanlar da birer birer toplatilarak; erkekler bulunduklari yerde kursuna dizilmis, kadin, kiz ve çocuklar samanliklara kapatilarak atesle yakilmislardir. Iste, ulusuna ihanet eden bu asiretin feci sonu... Türkler için kis mevsiminde savasmak olanaksizdi. Bu nedenle çarpismalara ara vermek zorunlulugu vardi. Sessizlik mevsiminde hile yoluyla çalismanin amaca daha çok uygun oldugunu kararlastiran ordu kumandani, Munzur daglarinda mevzilenmis olan Seyit Riza'ya Erzincan valisi araciligiyla haber göndererek Dersimlilerin isteklerinin kabul edilecegini, simdiden bütün orduya ateskes emri verilmis oldugunu, aslinda Dersim'in tek basina olan bazi asiretleri disinda diger asiretlerin üzerine henüz askeri hareket yapilmadigini, yapilmasina da gerek görülmedigini ve olusan zararlari ödemeye hazir olduklarim bildirerek Seid Riza'yi Erzincan merkezine getirmeyi basarmis ve orada yanindakilerle birlikte tutuklamisti (5 Eylül 1937). Seid Riza tutuklu olarak vilayet konagindan çikarilirken etrafinda bulunan halka, "serefsiz ve yalanci hükümet" sözlerini söylemek ten baska hiçbir sey diyememistir. bu savaşta hileden bol bi şey görmek mümkün değildir. Yargilama uzun sürmemisti. Seid Riza'ya idam kararini açiklamislardi. Seid Riza karari cesaretle dinlemis ve idamina iliskin son sözleri isitince yüzünde sevinç isaretleri görülmüstü. Seid Riza'nin küçük oglu Resik Hüseyin de ledavi edilmekte oldugu hastahane-den ayni gece alinarak babasi ve amcaogullari ile birlikte idam edilmisti. Bu vatan sehitlerinden baska ayni gece Yusufan asireti Reisi Kanber, Kureysan asireti reisi Seid Hüseyin ve Ali agalarla diger üç kisi idam edilmislerdir. Dersim'in bagimsizligi ve Dersim ulusunun Özgürlügü davasi ugrunda sehit olan bu 11 Dersim kahramani hakkinda 10 Kasim 1937 tarihinde verilen idam karari, 18 Kasim 1937'de Elazig'in Bugday Meydani'nda safakla birlikte infaz edilmisti. Seyit Riza idam edilirken yüksek sesle, "75 yasindayim, sehit oluyorum. Dersim sehitlerine karisiyorum. Dersim yeniliyor, fakat Dersimlük ve Dersim yasayacaktir. Dersim genci intikam alacaktir. Kahrolsun zalimler! Kahrolsun kahpe ve yalancilar!" sözlerini Zaza diliyle söylemis ve bu essiz Dersim kahramani ölümü korkusuzca karsilamistir. böylece isyan sona ermiştir. YAZIYI YAZARKEN TARAFSIZ DAVRANAMADIĞIM İÇİN ÖZÜR DİLERİM. YAZININ BAZI BÖLGELERİNDE KOPYALA VE YAPIŞTIRLAR VARDIR. AMACIM PARÇA PARÇA DEĞİNDİĞİM DERSİM İSYANINI Bİ SOLUKTA ANLATMAKTI. UMARIM BAŞARILI OLMUŞUMDUR. dersim halkı adına son sözüm şudur Lİ DERSİME EM SER NEXWAZIN (DERSİMDE SAVAŞA HAYIR) |
Alıntı:
Dersim diye bir şey yoktor.Aşiretçi feodal insanlar vardır ve yok edilmişlerdir. Dersim yoktur ve olmayacaktır. Tunceli sonsuza dek yaşayacaktır. |
arkadaşlar dersim ismi vardır ona katılmıyorum açıkçası,atatürk sadece feodalizme karşı onu değiştirdi,yani bugün dersim diyen diyor zaten?
dersim ne kürt ulusal bilmemnesi için önemlidir ne de başka bir şey.gayette feodalizmi savunan ve ipe sapa gelmez şekilde devlet otoritesine girmek istemeyen bir ayaklanmadır.he dersim'de yapıldığı iddia edilen katliamlar vardır;buna ancak araştırmacılar son noktayı koyacaktır. |
dersim herzaman vardı herzamanda varolacak.. bunu dersimliler bilir gerisi boştur...
|
Olmayan Dersim'den Türküler :
Viran olmuş bizim köyler Yalnız kalmış menevişler Kurban olsun sana eller Çok özledim Dersim seni Munzurun soğuk suları Serin olur yaylaları Issız olur geceleri Çok özledim Dersim seni Buralarda yaşanmıyor Kimse beni anlamıyor Dersime hiç benzemiyor Çok özledim Dersim seni ------------------------------- Dersim, dört dağ içinde; Gülü, bardağ içinde Dersimi hak saklasın, Bir gülüm, var içinde. Ne oldu ağama ne oldu Sarardı benzin soldu Ağam burdan gidelim Bu yerler viran oldu Pertek önunde kelek Harputa gidek gelek Elin elimde olsun, Kapı kapı dilenek. Ne oldu ağama ne oldu Sarardı benzin soldu Ağam burdan gidelim Bu yerler viran oldu Bu dağın ensesine Uyandım yar sesine Yar gider ben giderim Düşmüşüm gölgesine Gul nedem nedem nedem Evi barkı terk edem Gel seni alam gidem Ne oldu ağama ne oldu Sarardı benzin soldu Ağam burdan gidelim Bu yerler viran oldu Munzuruma dokunma! ------------ Bunları da olmayan dersim için ben uydurdum zaten. saygılarımla |
kalanın düzünde bir kelep inci
yaşları üç ile beş arasında suya atsan, su utanır boğmaya ateş versen, ateş kıymaz yakmaya kalanın düzünde çelik turnalar kanadınız ölüme mi bulandı biz kırıldık, biz kırıldık, öldükte hangi dağda menekşeler çoğaldı... “KALAN” şu anda Tunceli il merkezi olan köyün adı. Bunu ben uydurmadım, ağıt olarak yazılmış. |
Evet, bir şekilde ezilenler her zaman ağlar. Fakat bu tarihi duygusal yorumlayacağız anlamına gelmez. Dersim isyanı gerici bir ayaklanmadır ve ilerici bir güç olan cumhuriyet tarafından bastırılmıştır. Tıpkı Menemen isyanı gibi. Menemen'den sonra da pekçok kişi asılmış ve sürülmüştü. Aradaki fark Dersim isyanının daha geniş çaplı ve feodal yapıda olmasıdır. Dolayısıyla daha fazla insan acı çekmiştir.
Dersim savaşı diye bir şey de yoktur. |
Sansürlediğim yazı.
30 ' lu yıllarda dersim (Tunceli) denen bölge yabancı servislerin cirit attığı bölgelerden biridir. 1933-34 yıllarında Türkiyeye sokulan ermeni bogos ve mehmet nuri dersimi (baytar nuri) bu bölgede iki yıla yakın çalışmalar yapmışlardır." Hoybun cemiyeti ile işbirliğine girerek bölgede Kürtçülük akımı başlatmışlardır. Türk hükümeti ve onun başındaki Yüce Önder Atatürk , hatay toprakları için fransızlarla uğraşırken, bu olaylar karşısında yoksullukla mücadele eden bir devlet olma sebebi ile olayın başlarında müdahalede bunulunamadı.Fransızlar, hatay , ingilizler musul yüzünden bu bölgeleri sürekli karıştırmaktaidiler.Güçlü bir ayaklanma ile Türk devletinin isteklerinden vazgeçirmeye çalışıyorlardı. 21-22 Mart 1937 gecesinde dersimdeki kureyşan, muş,haydaran,demenan ve yusufhan aşiretlerinden oluşan dört bin çapulcu devlete baş kaldırır ve başlarında seyit rıza vardır. Ayaklanma 1,5 yıl sürer , ve bastırılır.Konunun tüm detaylarını İhsan sabri Cağlayangil den dinleyebilirsiniz. Evet ateistler, yapmış olduğunuz çarpıtmalar ve bir takım şahsiyetlerin yabancı istihbaratlar ile girmiş oldukları bu macerayı niye savunduğunuzu açıklamanızı bekliyorum.Türk müslümanlar böyle bir olay yapsa çağdışı ve yobaz bir hareket olurdu.Kürtler yapınca özgürlük savaşımı oldu. ? |
Hepsi yalan,sukredin devlet oradaki teodal yapiyi yikip insanlara onur kazandirdi. dersim yoktur TURKCELI vardir.
|
Dersimmm üyelik ocak 2007 son mesajı 30 ocak 2007,
22 ay önce yazılmış bir mesaja kimse cevap yazmamış, ilk sağolsun Akhenaton bulmuş cevabı yapıştırmış. Ajan provakatörmüsün kardeşim? Ateistler kim neyi çarpıtmışlar? Ateistlikle bu konunun ne alakası var? Seyit Rıza ateistmiymiş? |
Alıntı:
ve yazıyla ilgili son yazmı ateizm soslu kürtçülük yapan ve siteye kürtçülük yapmak için gelip misyonunu tamamlayınca kaybolan üyeye değil , dersime methiyeler düzen çağdaş demokrat ateistleredir. Bu konulara ilk önce sizin itiraz etmeniz gerekirken bana saldırmanızada anlam verebilmiş değilim.Kürt-islamcıların ayaklanması ateler arasında hoş görülsün Türk-İslamcılar tukaka olsun. Bence konuyu tekrar düşünün, hoş düşünsenizde gerekli cevabı yazamazsınız. Sebebini siz düşünün artık..:):) |
Alıntı:
Konuyla ilgili yazdıklarına bir sözüm yok, fakat şu alıntı yaptığım kısımla ilgili söyleyebileceğim tek şey: Saçmalamışsın kardeşim!!! Ben Alevi-Türkmen bir ailenin ferdiyim, ateistim ve olası en mükemmel toplumsal düzenin sosyalizm olduğuna inanan biriyim. Sosyalizmin kısa vadede bir ütopya olduğu inancıyla da, en önemli kazanımlarımız olduğuna inandığım Atatürk ilke ve inkılaplarına sıkı sıkıya bağlıyım. Bunlar veya senin beni nasıl gördüğün, Seyit Rıza'yı İngiliz uşağı, vatan haini, cumhuriyet ve insanlık düşmanı, haris bir aşiret reisi olarak gördüğüm gerçeğini değiştirmez. Peki, sen hangi temele dayanarak öyle bir tesbitte bulundun? Yoksa tipik Türk-islam aklı ve ahlakı olmasın? Konuya gelirsek: Seyit Rıza, aşağılık bir ingiliz uşağıydı. Sırf kendi çıkarları için, peşinden binlerce insanı da ölüme sürüklemiş, idam edileceği zaman da iddia edildiği gibi (Bedrettin-vari) kahramanlık nidaları yerine peygamber evladı olduğunu, Horasan (yani Türk) asıllı olduğunu, öldürülmemesini, kıyılmamasını söylerek yaltaklanmış; vatana ihanetinin ardından ölümüne sebep olduğu insanlara ve en sonunda da kendine ihanet etmiştir. Hani birisi de yakalanıp Türkiye'ye getirilirken uçakta anasının da Türk olduğunu, Türkiye'ye hizmet etmeye hazır olduğunu falan söyleyerek, yine vatana ihanetinin ardından temsilcisi olduğunu söylediği halka, ölümünü sebep olduğu onca insana ihanet edip sonunda kendisine de ihanet eden biri gibi... |
Alıntı:
Tekrar ana fikri vermeye çalışsayım, her türlü dinci akıma ve özellikle Türk kökenli olanlara forumda denmeyen bırakılmazken, kürt-islamcı bir vakaya methiyeler düzmek ateizm düşüncesi ile ne derece uyumludur.Yoksa ateizm bu topraklarda sadece yıpratma amaçlımı kullanılmaktadır.Ana yazıdan sonra dersim isyanına methiyeler düzenleyenlere bakarsan daha rahat anlaşılacağım kanısındayım. Konunun ve ana düşüncenin sosyalizmle veya başka bir ekonomik düşünceyle alakası olmayıp, dinlerden özgürlük grubu üyelerinin gerici yobaz bir ayaklanmaya vermiş oldukları desteğin sebebini öğrenmek istememdir.Hoş site onların kontrolünde herzamanki gibi yazım basılmayacak ama belki..... |
Akhenaton çakırcalı dinlerden özgürlük grubunun üyesi destek de vermemiş, ben de vermedim.
Dinlerden özgürlük grubu sadece dinlere karşı olmak anlamında bir grup, yoksa siyasi görüşlerimiz taban tabana zıt olabiliyor. Dinlerden özgürlük siyasi bir birliktelik değil. Bunun altının çizilmesi de lazım ayrı, frodo bir yazısında buna işaret etmiş. Aman ha siteden atılıp naapma, üslubu benden daha kötü olan bir sen varsın. Selamlar. |
Ne güzel insanlarız böyle! İngiliz ajanıydı, ABD kışkırttı, Arap ayarttı, Rus oynattı!.... Ne güzel bir ülkenin, ne güzel insanlarıyız değil mi! kendimizle ne kadar övünsek azdır! Öldürmenin, ölmenin, öldürülmenin, yakılmanın, asılmanın, sürülmenin gerekçelerine kendimizi ne kadar da güzel inandırabiliyoruz. Ne mutlu bize ki tarihimizde binlerce insan bir İngiliz ajanının peşinden sürüklendiği için öldürülmüş, ama ne hikmetse hep kendimizi öldürüyoruz ve bu ajan ülkemdeki ölümlerin gerekçesi olmak için farklı zamanlarda hep yaşamak zorunda. İyi kollamak lazım ajanları yoksa tarihimizin elindeki kan neyle temizlenir! Nasıl bakabiliriz yüzümüze…… masal bu ya Dersim bir varmış, birde bakmışız ki yok olmuş....
|
Bu tip meselelerde duygusal yaklaşılıyor, belki normaldir.
Ama siz isyan başlatıyorsunuz ve bunun için ölümü göze almışsınız, tabi ki öldürmeyide. Sanki ortada barışçı bir mücadele varmış da Atatürk'de bunu kanla bastırmış. Seyit Rıza devleti tehdit etmiştir, ne bekliyordu/nuz. Ki 6 kişi idam edilmiş, diğerleri hapis cezalarına çarptırılmış sizce ne yapılmalıydı? Kendinizi bir Atatürk'ün yerin koyun da öyle cevaplayın. Suriye ve İngilizler işin içinde varlar. Buyurun yanıt verin. Bu kaçıncı isyan, Seyit Rıza halkına özgürlük için mi ayaklandı, yoksa kendi ikbali için mi, bu kadar taraflı olmayın. Nedense Kürtler'de her isyan aşiret liderleri tarafından çıkarılıyor, Akheneton'a katılmamak da mümkün değil kendine sol diyen ama aslında ne olduğu belli olmayanlar gerici, işbirlikçi, hain ayaklanmaları destekleyebiliyorlar. Hem de hiç bir maddi temeli olmadan. Evet Türkiye'de solun gelişmesi istenmiyor, o nedenle bu neo-solcular çıktı, onlar örnek gösterilerek halk soldan nefret ettirelecek. Bu politikalar da Zülfü Livaneli gibi insanlar tarafından uygulanmaya başlamıştır, adam 12 Eylül'den sonra film çekmiş adı SİS, sanki konu sıkıntısı varmış gibi ekstrim bir olayı almış işlemiş. Buna ben sola ihanet derim, buna alçaklık derim. Kürtlerin başındaki en büyük zulüm kendileridir, buna karşı çıkın da hak vereyim, karşı olsana ağalığa, şıhlığa, tarikatlara, karşı olsana töre cinayetlerine, karşı olsana insan hakları (kadın çocuk) ihlallerine, karşı çıksana emperyalizme varsan baksan lafta karşılar hepsine, ama konuşulan yegane konu Kürt meselesi. Ne demekse. Bunları yazarken öylesi sol sitelerle karşılaşıyorum ki Atatürk'e artık alçaklığa uzanan saldırılar var, bu sol Türk solu olamaz, olmayacakta. Bunlar birilerinin maşaları. Selamlar. |
Bu tip meselelerde duygusal yaklaşılıyor, belki normaldir.
Evet inadına duygusal yaklaşacağım! Kimse bana dökülen kanın gerekçelerini anlatmaya kalkışmasın! Ben insanım bir yerlerde insanlık suçu işlendiği sürece de duygusal kalacağım. Herkes yaslandığı kalenin arkasında, çelik yürekleri ile istediği kadar nara atabilir. Ama siz isyan başlatıyorsunuz ve bunun için ölümü göze almışsınız, tabi ki öldürmeyide. Sanki ortada barışçı bir mücadele varmış da Atatürk'de bunu kanla bastırmış. Seyit Rıza devleti tehdit etmiştir, ne bekliyordu/nuz. Ki 6 kişi idam edilmiş, diğerleri hapis cezalarına çarptırılmış sizce ne yapılmalıydı? Kendinizi bir Atatürk'ün yerin koyun da öyle cevaplayın. İsyan başlatılmıyor, isyan başlatılacağı düşünüldüğü için bu tantanalar su yüzüne çıkıyor. Aklım almıyor! yahu o zamanki Dersimin nüfusu ne ki, coğrafi bölgeyi hiç göreniniz varmı ki! Bu kadar rahat konuşuyorsunuz. Bir avuç insanı nasıl bir tehlike olarak görüyorsunuz. Tunceli’nin taşı toprağı top tüfekle mi donatılmış ki koskoca Cumhuriyet, Yunanı denize döken, İngiliz’e kök söktüren, Fransıza nanik yapan, kahramanlık türküleri haykıran kahraman ordu! işin içinden çıkılmaz tehlike olarak görümüş. Her sözün başı sonu siz! Söyle yaptınız da hak ettiniz bu kadar kolaymı sıyrılmak! Ol deyince olmuyor, Dikkat edin “SİZ” demiyorum, benim siz ile de biz ile de bir sorunum yok! Devlet diyorum. O günün şartlarında mağara çağı yaşantısına sahip dağlı bir halka bu şekilde mi Yüce Devletimiz Cumhuriyetin faziletlerini anlatmaya kalkışmış. Bu korku neden! Devletini sağlam temeller üzerine kurmazsan, yalanın dolanın daleverenin, kaygan zeminlerin üzerine yaslarsan tabi ki de her kıpırtıyı tehdit alıp silahına sarılırsın… İşte sorun hala önümüzde. Ben neden kendimi Atatürk'ün yerine koymak zorundayım ki! Ben mi verdim kurtuluş savaşını, ben mi kurdum cumhuriyeti, ben mi cumhuriyetten sonra ülke huzuru için planlar hazırlayıp uygulamaya soktum, ben mi doğu projesini oluşturdum. Ben halkım Vgm. Tarihten bahsediyoruz! Ben yapılanları kabullenmiyorum. Anlaşılan siz ha bire bir Atatürk bir Vgm oluyorsunuz ki bu kadar kolay empati kurabiliyorsunuz. Suriye ve İngilizler işin içinde varlar. Aman İngilizler kusur kalmasın hiçbir işin içinden! Buyurun yanıt verin. Bu kaçıncı isyan, Seyit Rıza halkına özgürlük için mi ayaklandı, yoksa kendi ikbali için mi, bu kadar taraflı olmayın. Nedense Kürtler'de her isyan aşiret liderleri tarafından çıkarılıyor, Akheneton'a katılmamak da mümkün değil kendine sol diyen ama aslında ne olduğu belli olmayanlar gerici, işbirlikçi, hain ayaklanmaları destekleyebiliyorlar. Hem de hiç bir maddi temeli olmadan. Bunun yanıtını siz benden daha iyi biliyorsunuz da işinize gelmiyor sesli söylemek! Osmanlıda dahil yönetim nedir, Devlet nedir, Asker nedir bilmeyen bir halkın mülküne birden bir merhaba yerli ben beyaz adam sana medeniyet getirdim denilirse, yerli tanımadığı şeye karşı korku duyar! Önce dost olduğunu anlatmazsan, “oldu da bitti maşallah” gel bana benze benim gibi ol dersen olacağı budur işte! Ya kimin tarafından çıkarılacaktı isyanlar Vgm. Ne yazık ki Kürtlerin de bir kabile şefleri var, kurtuluş şavaşının bir önderi yok mu? halk kendi başına mı yola düşüp savaşlar kazandı, her ailede bile bir reis vardır. Kürtlerin Aşiret reislerinde size ters gelen taraf ne ki bu kadar dilinize dolamışsınız. Bu adamların hepsi Aşağılık mı? Liderlere karşıysanız Atatürkün peşinden giden milyonlara ne diyorsunuz? Tabi ama pardon Kürtlerin Aşiret Reisleri Cahil,Koyun kafalı, gerici işbirlikçi, hain oluyordu değilm!…. Sevgili Vgm. Sizin sol ile alıp veremediğiniz konulara girmeye hiç niyetim yok, zira daldan dala yetişemiyorum. Kusuruma bakmayın. Sevgiler. |
Dön baba dönelim, dönmedolaba binelim.
|
|
Sevgili pervane;
Özerklik, federasyon, gibi yapılanmalar etnik kökenli ayrımcılıktır. Eğer adaletli bir yönetim isteniyorsa bunlardan kaçınılmalıdır. Siz tüm topluma eşit haklar tanıdıktan sonra, bunun üstüne federasyon inşa etmek ayrımcılıktan başka bir şey değildir. Ama Atatürk hatalıdır, iki konuda kapitalizmin ve TC'nin inşasında feodal beyleri kullanmamıştır, yetkiyi halka vermiştir. Feodal beyleri kullanmak yerine tasfiye yoluna gitmiştir, kabile reisleride buna bozulmuştur. Baktılar ki kabileler elden gidiyor, isyanlar başlamıştır. Bana göre siyasi ve masum hatalardır. Atatürk bilememiştir ki insanlar köleliği tercih etmekte özgür bırakılmalılar, aynı Musa'nın başına gelenler daha da kötüsü Atatürk'ün başına gelmiştir. İlginçtir gönüllü kölelik çok ama çok tercih edilen bir durumdur. Japonya kapitalizmi feodal beyler aracılığı ile örgütlemiştir. Başarılı olacak da budur aslında, o beyler senelerdir halkı yönetmişlerdir, yönetmeyi biliyorlardır. Musa kavmini kölelikten kurtarmış ama ilk yiyecek sıkıntısında kabile söylenmeye başlamıştır, Mısır'da köleydik ama karnımız doyuyordu diye. Bunu Atatürk'ün anlamasını beklemeyelim, bu kültürü anlamak gerçekten zor. Buyurun pervane neresinden başlamak istersen başla, şimdi. Solla, solculukla alıp veremediğim yok, sahte solcularla, sahte demokrasi aşıkları ile problemim var. Solculuk adına gericiliği destekleyenlerle sıkıntım. Oportünizmin solda ki tanımını koyalımda iyicene anlaşılsın söylediklerim, taraftar kazanmak adına halkın geri ve gerici yanlarını hoş görmek, hatta görmezden gelmektir. Bunun içinde temel ilkelerden taviz vermek ve vazgeçmektir. Bir başka deyişle kitle kuyrukçusu olmaktır. Selamlar. |
TC'nin inşasında feodal beyleri kullanmamıştır, yetkiyi halka vermiştir.
Bu dogu degil VGM. O dönemlerde çıkan bugday yasası var. Çok yorgunum, imkan olursa yazacagım. Orada toprak agaları/ burjuvazi ittifakını görürüz. Yasa 30 lu yıllarda. Cumhuriyetimn mücadelesi hiç bir zaman feodaliteye karşı olmadı. Menderes toprak agasıdır. Ama süreç içerisinde batı toprak agaları kapitalistleşirken dogu feodaliteye bırakıldı ve egemen erk burjuva /toprak agası ittifakı oldu. Halen de böyle. Dogu milletvekillerinin tamamına yakını toprak agası ya da aşiret kökenlidir. Ama bu ilişkileri çözen Kürt hareketidir. Doguda bir kadın bireysel olarak karar verip gerillaya katılıyorsa bu feodalizmin çözülüşüdür. İşin bir de bu yönü var. Umarım bu konuda bir şeyler yazma imkanım olur. Ayrıca DTP önerilerinde fedarasyon yok. Bu yalan ve çarpıtma. Yerel yönetim önerisi var. Bunun da demokratik oldugunu daha önceki iletilerimde yazmıştım. saygılarımla |
Alıntı:
dtp nin aması kürtlerin sorunlarına çözüm falan değil kendi ailelerlerinin doğudaki güçlerinin kaybolmaması endişesidir.kürtlerin sorunu dil değil ekmek tir. siz hiç yatırımdan bahseden , aç insanlardan bahseden dtp' li gördünüzmü ? göremezsiniz. dtp , avrupa topluluğunun bölgede oluşacak enerji koridorunun bekçiliğini yapar.bölgede amerika- avrupa savası vardır ki , akğ ile dtp nin savaşlarının perde arkasıda budur. bu ülkede kürt sorunu diye bir şey yoktur. Bu ülkenin ekmek sorunu vardır ki , bu ülkenin ekmeğini emperyalizme peşkeş çeken 2 düşünceler bellidir, liberaller, komünistler, dinciler. http://img84.imageshack.us/img84/913...6213777hc5.jpg http://img84.imageshack.us/img84/coc...jpg/1/w318.png bu çocukların ihtiyacı olan sey , dtp ve siz M-L cilerin söyledikleri şeyler değildir, eğitimdir, sosyal güvenliktir, istir, gelecektir, aşiretlerden bağımsız yaşamaktır. |
Bu konuya ,Kurdun biri kuyuya bir tas atar 40 TURK cikaramaz denilir ,dersimmm isimli klavye tero..sti'nin acmis oldugu tum konular bu ve bunun gibi insanlarin kafasina soru isareti koyacak konulardir.Sanirim malum orgutun psikolojik harp elemani.Dusunulmesi gereken konu ise turan dursun ve dinlerle ilgili olmasi gereken bir ortamda bu ve bunun gibi konular ne kadar dogrudur?Turan dursun'u bu lastik konularla inanin yipratiyoruz,gelin hep beraber onun hayatini verdigi konular ustunde yogunlasalim.Bir delinin kuyuya attigi tasi cikarmaya ugrasmakla degil, o kuyunun ustune beton dokup kapatmakla ilgilenelim,ilgilenelim ki bu konulari buraya bilerek ve ozellikle tasiyan klavye tero.istlerine gulunc duruma dusmeyelim. Konunun basindan bu yana yazilarini ve dusuncelerini begenerek okuyup takip ettigim sayin AKHENETON beye ustte ki ileti icin tesekkurlerimi sunarim. sn.dilaver! gerilla bebek oldurmez ,bebek kani alan teroristtir.esenlikler |
Alıntı:
Alıntı:
Dilaver üstteki de senin yazın alttakide Kürt Meselesi başlığında astığın yazı. Yav dilaver seni anlamakta zorlandım şimdi. |
TC'nin inşasında feodal beyleri kullanmamıştır, yetkiyi halka vermiştir.
Dilaver hiç bir koşulda buna itiraz edemezsin, bu sonuna kadar doğru bir laftır. Atatürk bu süreci başlatmıştır, kapitalizmin, feodalizmle uzlaşması gibi bir mana çıkar ki söylediklerinden bu konuyu iyice anlaşılmaz hale getirir. Kadınlara seçme seçilme hakkının verilmesi, çok partili döneme geçilmesi, kısaca Atatürk'ün bütün devrimleri feodalizmin tasfiyesine yöneliktir. Özellikle de feodal kültürün. Bunun üzerine gerçekten konuşulacak pek bir şey yok. Selamlar. |
Vgm,
Sen benim yazdıklarımı okuyor musun merak ettim şimdi. 1- Alıntıladıgın yazı bana ait degildir. Ayrılıkçı Kürtlerin Dtp yi eleştiren yazılarıdır. Nasname adlı siteden alınmıştır. 2- Ayrılıgı ve konfederasyonu savunan Kürtler bu temelde Dtp yi eleştiriyorlar. Ben Dtp nin dagıttıgı kitapçıgı bulamadıgım için o kitapçıga tam aksi taraftan yaklaşan Nasname yazarlarından alıntı yaptım. 3- Ayrılıkçı Kürtler Dtp yi ayrılık istemedikleri için eleştiriyorlar. 4-Milliyetçiler Dtp yi ayrılık istedigi için eleştiriyorlar. 5-En son 32. gün programında Dtp adına Hasip Kaplan tezlerinin ne anlama geldigini açıkladı. Federasyon olmadıgının altını çizdi. 6-Bunlar Dtp nin meselesi benim degil, ama bir partiyi söylemedigi ve iddia etmedigi şeyler yüzünden eleştiremeyiz. 7-Dtp kitapçıgı federasyon içerseydi çoktan Baisavcı anayasa mahkemesinde tekrar başvururdu. 8-İnsanları söylemedigi şeyler yüzünden yargılamaya çalışmak dogru degildir. 9-Kurtuluş savaşı meselesini zaman oldukça açmaya çalışacagım. Biraz zaman alabilir. saygılarımla |
Alıntı:
Her zaman söylerim ki yazılarını zevkle okuduğum birisiniz. Ancak bazen bende sanki zorlamayla da olsa saçmaladığınız izlenimini oluşturuyorsunuz. Lütfen söyler misiniz, bugüne kadar kapatılan veya haklarında kapatma davası açılan hangi parti, söylemedikleri yüzünden bunlara muhatap kılındılar? Yani size göre AKP şer'i düzen istemiyor, öyle mi? Çünkü bunu hiç söylemedi... |
Sayın çakırcalı,
Size göre saçma gelebilir elbette. Kapatma davalarının bana saçma gelmesi gibi. Demokratik bir sistemde partiler kapatılamaz. Tek kıstas silahlı eylem olmalı, laf degil. Benim noktayı nazarım budur. Ama devletçi noktayı nazardan, laf üzerine parti kapatmak demokrasi oluyorsa elbette ben saçmalamışımdır. Ben burada varolan yasaların temsilcisi degilim, var olan yasalar beni zerre kadar ilgilendirmiyor; ilgilendirseydi devlet memuru olurdum. Ben var olan yasaların insan haklarına aykırı oldugunu düşünüyorum ve yasaların yeniden yapılmak için var oldugunu düşünüyorum. Bunlar dogma olmamalı. Böyle düşününce de eleştirmek kaçınılmaz oluyor. Benim insan ve emekçi insan dışında bir öznem yok. Sadece ve sadece bu açıdan bakmaya çalışıyorum. Benim için milliyetin, etnisitenin, Türklük ya da Kürtlügün ya da bilmemne devletinin zerre kadar önemi yok. Sadece ve sadece insan var. Akp nin şer düzeni istedigini zannetmiyorum. O ona verilen görevi yaptı sadece. Türkiye'de zaten şer düzeni vardır, Akp sadece bir figürandır. Ona verilen görevi yapmıştır. Unutmayın ki bu ülkede dine yol veren güç TSK dır. yani 12 Eylül. Hali hazırda 12 Eylülcülerle hesaplaşılamadıgına göre bu devlet de onun devamıdır. Partiler de, siyaset de , hukuk da. Örnek mi. Engin Çeper. saygılarımla |
Sayın dilaver,
Sanırım birçok konuda aynı düşünüyoruz. Ben tüm sınırların kalkmasını, tüm insanların dil, din,renk, ırk vs. ayrımı gözetilmeksizin kardeşçe yaşamasını, emeğin ve emekçinin hakim olmasını, kimsenin kimseyi katletmemesini veya karşıdakini meşru müdafa konumuna sokmamasını... diliyorum. Ancak mevcut şartlarda düşüncem şudur ki, eğer dünya yüzeyinde bir takım devletler varsa, bayraklar, sınırlar varsa, Türkiye Cumhuriyeti'nin de sınırları ve bayrağı olacaktır. "Ben sizden farklıyım veya sizden farklı hissediyorum, o nedenle ayrı devlet kuracağım" denirse, bu topraklarda 72 ayrı devlet kurulur ki, onlarında içlerinde 72 ayrı devlet kurma örgütlenmeleri oluşur. Aslolan tabii ki insandır. Biz burada, bu sitede neyin mücadelesini veriyoruz? Ben doğrudan kötülüğünü görmüş olabilirim ama, bu sitedeki kaç katılımcının islamla veya diğer dinlerle alıp veremediği vardır?.. Ben şunu dile getirmek istiyorum: Ahlaklı insan, her şeyden önce şunu bilmelidir ki, insansa eğer, diğer insanlarla, diğer canlılarla, diğer varlıklarla ve hatta diğer gezegenlerle birlikte insandır ve bu varlıklardan birine yönelik akıl ve ahlak dışı her hareket karşısında insani tepkisini ortaya koymalıdır. Bu ülkede Kürtlere yönelik çok ciddi haksızlıklar uygulanmıştır, bunları kabul ediyorum, ki bunlar onlar kadar benim de sorunumdur. Aynı toprakları ve hatta aynı mahalleyi, aynı sokağı paylaştığım birilerinin sırf dilleri, dinleri, gelenekleri nedeniyle dışlanıyor olması, benim için de ar meselesidir. Benim adım çakırcalı sizinki dilaver, diğerinin adı Ahmet, bir diğerinin adı Artin, berikinin adı Türk, yanındakinin adı Kürt... hiç farketmiyor. Türkiye'de bir halk sorunu vardır, demokrasi sorunu vardır, emek sorunu vardır, insan hakları sorunu vardır... ama bir Kürt sorunu yoktur. İlk sorunlar çözüldüğünde, Kürt, Türk, Arap, Laz, çerkez, Gürcü, Pomak, Boşnak, Çingene, Arnavut, Rum vs. vs. sorunu da kalmayacaktır. Dolayısıyla ben, sınırların kalkmasını arzularken, birilerinin bit yavrusu gibi ülkecikler peşinde koşması karşısında da sükûnetimi koruyamıyorum. Lafı uzatmak istemem, "Şer'i" düzen derken, "Şer" düzenini kastetmedim, "Şer'iât" düzenini kastetmiştim. Saygılar... |
Dilaver eyaletlere bölünmek ne anlam taşıyor, federatif yapıyı savunuyor ve sadece federasyonun türünü tartışıyor, eleştiriyor? Federasyonda hem fikirler.
İyice abarttın. Selamlar. |
Vgm ben okumadım, okumadıgımı da defalarca belirtim. Sen okuduysan şayet şu eyaletlere bölünmeyi bzilerle paylaşabilir misin.
saygılarımla |
Alıntı:
dünyanın hiç bir gelişmiş ülkesinde anayasaya aykırı pati demokrasicilik oynanacak diye kurulması baştan yasaktır.Bununla ilgili ab ülkelerinin hepsinin anayasalarına bakabilirsiniz.Etnik temele dayalı ayrılıkçı siyasi parti kurmak yasaktır.Kısaca sizin söyleminiz sadece romadan kalma demokrasi söylemi. Yurdum topraklarında daha demokrasi kültürü oluşmadığı için bu tür söylemler yapılıyor. Alıntı:
Alıntı:
şimdi burda benim klasik espirim vardır, onu yazıcam kızmayın sakın : Burnunuz uzar sonra.:) Alıntı:
|
Herhangi bir mesaj kaygım yok..Arada renk katayım dedim..
Rojaciwan adlı sitede ki arkadaşların bir tartışmasını aşşağı da ki linkten okuyabilirsiniz.. yorumsuz http://www.rojaciwan.com/forum-23097.html Bu da giriş sayfası http://www.rojaciwan.com/turkce.html |
Verdiginiz linkdeki tartismalara baktim,genelde tayyip erdogan'i elestiren yazilar,dikkatimi ceken ise hemen hemen butun teroristler bizi orta asyadan gelip onlarin topraklarini isgal etmisiz gibi gostermisler.
Yahu olseydinizde vermeseydiniz.Dagda yasayan eline kalem alirsa iste o verdiginiz linkdeki cahil birbirini gaza getiren daglilarin sohbeti ortaya cikar.(sozum kurd vatandaslarimiza degil kurcu teroristleredir)esenlikler |
Alıntı:
|
Sevgili Preach çok da girip okuduğum siteler değillerdi iyi ki akıl edip asmışsınız, hayırlara vesile olur inşaallah.:)
Şovenist söylemler içerisinde ki milli kimlikleri çıkarın onların yerine Alman, Fransız, Kürt, Türk, Japon yazın iki şovenizmi birbirinden ayırd edemezsiniz. Herkes birbirini ülkeden kovar, asar keser eylemler de aynıdır. Türkçü sitelerde bunlardan farklı değil. Selamlar. |
1) "Etnik temele dayalı ayrılıkçı siyasi parti kurmak yasaktır" ? acaba ? eminmisiniz !! siddete dayali olmasin? her zaman yaptiginiz gibi bir yerizden uydurunca gercekmi oluyor saniyorsunuz
2) "Tıpkı SSCB de olduğu gibi." SSCB de ne olmustur? butun halklar asimilasyona tutulup slav-rus mu yapilmistir? acaba!! dunde bugunde her halk kendi kulturunu yasiyacak sekilde ozerk ve muhtar yonetimlere sahiptir!1.maddeye bakin 3)"iç hizmet kanununa bakın." ne anayasayi ben yaptim nede bu ic hizmet kanunu!! tsk gobek bagindan aby baglidir , ic servislerin masalari gibi ucuk seyler yazmadan once ortaya bir sey koyun! 1.maddeye bakin! ayrica vgm demiski "...iki konuda kapitalizmin ve TC'nin inşasında feodal beyleri kullanmamıştır, yetkiyi halka vermiştir. Feodal beyleri kullanmak yerine tasfiye yoluna gitmiştir," eminmisin??? ikinci meclisden 1950 ya kadar butun milletvekilleri atama yolu ile gelmistir.Ataturk kimlerin milletvekili olacagina kendisi karar vermis , ve listeye koymustur, Kurdistan milletvekillerin cogu ise devletle barisik ariset reisleridir.. yetkiyi halka vermistir gibi cumleler yazarken bunun icini doldurmak lazim ki anlamli olsun. Ataturkun asiretlerle bir sorunu yoktu , devlete isyan etmedikleri muhdetce. Bugun ordununda bir sorunu yoktur. korucu sistemi tamamen asiret duzenine dayanir,milyonlarca dolar devlet eliyle asiret agalarina aktarilmktadir Eger Tc nin asiretlerle bir meselesi olsaydi bugun onlardan faydanlama yoluna gitmezdi , Tc icin devlet yanlisi ve devlet karsiti asiet vardir. !! " |
Alıntı:
nedir ? Hiç bir Türkçü almanyada Türklere bağımsızlık istemez, veya fedaratif bir çözüm, çünkü Türklerin almanyanın bağımsızlığında rolleri yoktur, hem olumlu hemde olumsuz yönde. umarım anlatabilmişimdir.:):) |
Niveru Kürdistan'ı kurmuşsun da haberimiz olmamış, daha önce deseydin bi hayırlı olsuna gelirdik. Neyse Allah yolunuzu açık etsin. Eskiden internet yoktuda ondan mı kurmadınız. Şimdi nette online Kürdistan falanda oynarsınız artık.
Bunun dışında yazdıkların, bakış açınla ilgili objektif değil, objektif olman gibi bir beklentim yok ama benim de bu konuda yapabileceğim bir şey yok, çünkü fikirlerin etnik ayrımcılığa yönelik. Bu iyidir kötüdürün tartışmasına girmek de beni ilgilendirmiyor. Selamlar. |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:02 . |