![]() |
Üç Toynaklı At
Herkese selam.Bu sabah yine haberlere göz atarken şöyle bi haberle karşılaştım belki ilginizi çeker?
http://www.hurriyet.com.tr/pazar/577...rid=3431&oid=3 |
Re: Üç Toynaklı At
''Vallahi, birçok kez tezlerime atıfta bulundu Adnan Hoca. Ama ben onu nasıl ciddiye alıp cevap vereyim. Benim için kör dövüşü olurdu. İşte şimdi üç toynaklı atı gösteriyoruz onlara! Rahatsız olacaklar tabii ki. Eğer yaradılış teorisi doğruysa üç toynaklı at nereden çıkıyor? Şimdi neden tek toynağı var atların? Bence yaradılışçılar kuduracak! Buluntularımız olağanüstü, çünkü en sıradan kişinin anlaması ve evrimi görebilmesi mümkün.''
Şimdi yaratılışa inanan biri olarak benim de anlayamadığım nokta evrim teorisini bir yaratılışcının asla kabul edemeyeceği saplantısında olmaları bazı kökten evrimci arkadaşların. Evrilme gerçeği, sosyal alanda olduğu gibi biyolojik alanda da müspettir.İhtiyaca cevap veremeyen,beklentileri karşılayamayan her kurum mevcudiyetini kaybeder.Ancak gerekli olanlar ve ihtiyaçlara cevap verebilenler seçilerek varlıklarını idame ettiriler.Buna evrimin sosyal alandaki gerçekliği denir. Evrimin biyolojik alandaki görüntüsü ise her organizmanın bulunduğu coğrafyaya uyumu ile açıklanabilir.Bu yaratılışı çürütmez aksine güçlendirir.İnsanın evrimini de ancak bulunduğu coğrafyaya uyumu ve varlığını devam ettirebilme olarak ele aldığımızda sarı,kızılderili,zenci,eski mo gibi birçok uyum formu vardır. 3 toynaklı at olabilir.Bir zamanlar dinozorlar da vardı ama şimdi yok.Daha doğada keşfedilemeyen birçok canlı formu mevcut değil mi? |
Re: Üç Toynaklı At
Dinlerin ve yaratılışcıların 3 yada 4 yılları kalmış görüldüğü gibi evrimde eksik halka yok artık bunu birde dinciler anlayabilse :)
Saygılar |
Re: Üç Toynaklı At
Alıntı:
ulaşan zındık sperm de allaha karşı gelmiş oluyor, yumurta çevresini niye kapatıyorsun zındık, allah boşunamı 1 milyar sperm gönderdi belzzb en büyük yaratıcı sizsiniz, siz var dedğinizde allah vardır, yok dediğinizde yoktur |
Re: Üç Toynaklı At
Beelzbb, yaratılış ile yaratılış teorisi ayrı şeyler. Burda tartışılan şey yaratılış teorisi. Bu teoriye göre bütün canlılar aynen bugünkü gibi yaratılmıştır ve milyonlarca yıldır hiç değişmemiştir. Adnan Hoca'nın, Bush'un vb. savundukları şey bu. Yaradılışı savunmak ayrı birşey. Bir sürü bilim adamı bir tanrıya inanır ama evrim teorisini de kabul eder. Onlara göre bu bir çelişki değildir, çünkü doğa yasaları başta konmuştur sonra kendi kurallarına göre işler.
Eğer sen hem evrimi kabul ediyor, hem de yaratılışa inanıyorsan, senin düşüncen Adnan Hoca'nınkine, Bush'Unkine ve "yaratılışçılar" denenlere uymuyor demektir. Yani yaratılışçı olmuyorsun. |
Re: Üç Toynaklı At
Alıntı:
Kanka bu yazıyı okursan yanıldığını anlarsın.Tabi insanız yanılabiliriz.Önemli olan ön yargılarımızdan kurtulabilmek aslı olan o değil mi? Yoksa senin putperest evrimcilerden,benim de putperest yobazlardan farkımız kalmaz.Putperestten nedediğimi anlamışsındır sen :wink: |
Re: Üç Toynaklı At
sevgili beel ,inanca kanıt gerekmez. bu gün HİNDİSTAN'da
milyonlarca insan GANJ nehrinde hacı oluyor.amaç NİRVANA'ya gitmek Ganj şu an tam bir bok nehri ,kirli ve mikroplu. hac mevsiminde ora- ya dünyanın en iyi biyologlarını , kimyacılarını götürsen ve durumu anlattırsan , gidenlerin 100 de 1 ini geri döndüremezsin. inançlı bir budist için ganj onun için ne ifade ediyorsa odur . çünkü dinin sarıp sarmaladığı akıl sorgulamaz, tam tersi dinin içindeki saçmalıklara kendince akla! uyan bir kılıf uydurur. EVRİM'e inanan bir insan otomatik olarak Allah'ın yaratma eylemini inkar etmiş olur. tüm dinlerde bir YARADILIŞ senaryosu vardır. işte inançlı insanların açmazı buradadır. kabul etse DİN ELDEN GİDECEK. Şimdi sana bir soru sorayım kendi içinde cevapla. farz edlimki başka bir gezegenle iletişim kurduk.onlara dinin ne diye sorduk dininiz ne? dedilerki biz öyle bir inancımız yok bu saçmalığı nerden çıkardınız.veya dedilerki biz otominontos gezegeninde ki tanrılara inanıyoruz. ve bizim peygamberimize gönderilen kitap olan DANGİRT'e göre amel ediyoruz ne olacak, onlara sizin, kitabınızda peygamberinizde, yalancımı ?diyece- ğiz yoksa bu HOMOSAPİENS'ler mutlaka kendilerine bir tanrı yaratmakta mahirlermi?diyeceğiz Şu dünyadaki milyonlarca türden sadece insan ÖLME OLGUSUNU BİLİYOR. İşte dinlerin çıkış nedeninin ,püf noktası burası. bütün dert ölümden sonra yaşamaya! bir çözüm bulmak. . |
Re: Üç Toynaklı At
Alıntı:
''Bir sürü bilim adamı bir tanrıya inanır ama evrim teorisini de kabul eder. Onlara göre bu bir çelişki değildir'' Hem böyle diyorsunuz hem de:''Eğer sen hem evrimi kabul ediyor, hem de yaratılışa inanıyorsan, senin düşüncen Adnan Hoca'nınkine, Bush'Unkine ve "yaratılışçılar" denenlere uymuyor demektir. Yani yaratılışçı olmuyorsun.'' Böyle diyorsunuz.Peki bu çelişki değilmidir?? Olgular ortadadır.İnançla çelişmez.Çeliştirmeye gerek yok.Sayın Sargon. |
Re: Üç Toynaklı At
Beelzbb, verdiğin bilgiler (ve şok edici link) için teşekkür ederim. *Özellikle sevgili Ali'nin sorusuna bayıldım. Beni epey eğlendirdi Ali'nin sorusu. El-Baz'ın cevabını ise ben sana vermiştim zaten. Bu arada, bu linki bütün sosyalistlere okutma, havaya girerler ona göre. *:D
|
Re: Üç Toynaklı At
Alıntı:
|
Re: Üç Toynaklı At
|
Re: Üç Toynaklı At
tewderi anlamadım ? Mesajını açıklar mısın ?
|
Re: Üç Toynaklı At
Frado ben de birşey analmadım haberi okudum Primat *ne? onu anlamadım tam anlamaya çalışırken fotoğraf gözüme ilişti acaba bumu diye düşündüm...
gereksiz yazılardan dolayı özür dilerim sadece merakımı gidermek için sormuştum |
Re: Üç Toynaklı At
Alıntı:
|
Re: Üç Toynaklı At
Sn. Tewderi,
"Primatlar (Primates), hayvanlar (Animalia) âleminin memeliler (Mammalia) sınıfına dahil bir biyolojik takımdır ve lemur, maymun ve insanın da dahil olduğu insansı maymun türlerinin tümünü içerir." Kaynak ( http://tr.wikipedia.org/wiki/Primat ) "insani, maymunlari, makileri ve lorisleri iceren memeliler takimi." Kaynak ( http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=primat ) "maymunlar , insanlar ve insana benzeyen homo türlerinin de içinde bulunduğu , iki ayak üzerinde duran omurgalı memeli hayvanlara verilen ad." Kaynak ( http://www.itusozluk.com/goster.php?t=primat ) Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: Üç Toynaklı At
Verdiğin link *muhteşem bence teşekkürler.Havaya girmeye gerek yok sevgili sargon.Bunu yapanlar zaten oldukça fazlalıkta.Çarpıtılmasın yeter.Alinin sorusu *ile epey eğlendim diyorsun.
''...bilim çevreleri tarafından kamuoyuna çok kesin bir bilimsel yasa olarak lanse ediliyor, bunu kuşkuyla karşılayanlar ise aşağılanıp gericilikle suçlanıyor. '' Bence çok gerçekçi çünki bir teoriye ispat edilemeden bütün boşluklar doldurulmadan inanmak özlemsel düşleyiş olsa gerek. * * * * * * * * * * * Teori ile gerçek arasındaki fark? Bu bilim adamının çok güzel tespitlerine atıf yok tabi.Hasır altı...Onlarıda ben makaslayım! ''Bu, bütün İslâm toplumlarını maddeciliğe hiç önem vermeyen, tamamen ruhsal boyutta yaşayan, adetâ her ferdi birer ermiş ya da evliya mertebesine ermiş kişiler olarak görmek kadar yanlıştır.'' İşte asıl tartışılması gereken konu aşağıdaki bu cümlelerin içindedir. ''... ben bazı noktalardan bakıldığında Evrim Teorisi'nin yaradılış düşüncesiyle barışık yönleri olduğunu da düşünüyorum. Çünkü bu teori aslında çok dallı budaklı ve geniş kapsamlı meselelere giriyor.'' İslam *tüm canlıların ve doğanın mı evrimine karşı yoksa insanın evrimine mi? Bu kadar evrim geçirmiş canlı *organizma *olmasına rağmen neden sadece insan konuşma ve düşünme özelliğine sahip olmuş bu özelliğini nasıl sağlamış?Bilimin bu soruya cevabı ne olabilir? ''Benim inancıma göre, Allah yeryüzündeki bütün canlıları değişen çevresel şartlara göre kendi biyolojik önlemlerini alacak ve organizmalarını yeniden biçimlendirecek bir mükemmellikte yaratmıştır. Ayakta kalabilmek için küçülmesi gerekenler küçülmüş, boylarının uzaması gerekenler boylarını uzatmış, yüzmeyi öğrenmesi gerekenler yüzmeye başlamış, daha hızlı koşmaları gerekenler daha hızlı koşmuştur. Ve bütün bu değişikler de milyonlarca yıllık bir sürece yayılmıştır.'' ''Eğer yaratıcımız öyle dilemişse hayat bu şekilde de yürür. Yok eğer dilemezse bilime uygun bir vesile türetir ve o türün varlığını sona erdirir. Dinozorların, insanların varolduğu bir dünyada onlarla birarada yaşadıklarını düşünebiliyor musun? Herhalde korkunç şeyler olurdu yeryüzünde. Ama evrim denilen süreç duruma müdahale ederek onları bu dünyadan daha yolun başında -bir şekilde- çekip almış. Birilerinin "evrim" dediği bu ayıklama programına bizler ise rahatlıkla "Allah'ın küllî iradesi" diyebiliriz. '' * Evrenin hakimi olan yüce Allah aynı evreni tümüyle bilim yasalarına uygun olarak yaratmıştır. Yaratma süreci ise halen devam ediyor. Evrende yaşanan herşeyin "âdetullah" gereği birer bilimsel açıklaması bulunmaktadır. *Gerçekleri zaman ortaya çıkaracaktır. |
Re: Üç Toynaklı At
Onur arkadaşım, anladığını tahmin ediyorum, niye inat ediyorsun ki. "bilim çevreleri" diye başladığın alıntının başında "sosyalist" eki var. Sevgili Ali'nin kafasında bir formülasyon var. Soru sorarken bile nesnel olamıyor.
sosyalist = materyalist = evrimciler Prof. El-Baz ise Ali'nin çarpuk çurpuk bakışını düzeltmeye çalışıyor. Adam bunun böyle olmadığını anlatıyor. Diyor ki inanmanız evrime karşı çıkmanızı gerektirmez. İnanç ayrı birşeydir bilimsel bir teori ayrı birşey. Kendi çalışmalarıyla da evrim teorisine nasıl hizmetlerde bulunduğunu açıklıyor. Olay bu. Sizin de inanmanız bana karşı çıkmanızı gerektirmiyor. Bunlar apaçık yazılmış zaten, tefsire gerek mi var? Bence sen de beelzbb gibi çıkıp harbi harbi evrim teorisini kabul ediyorum desen tartışma bitecek. Evrimin kurallarını Tanrının yada tanrıların mı koyduğu ise başka bir tartışma. |
Re: Üç Toynaklı At
Sevgili Sargon ben evrimi reddetmiyorum ki.Sadece insanın maymundan geldiğine inanmıyorum.O zaman neden halen maymun cinsleri geziniyor.Tamam yapısal olarak insanda bazı farklılıklara uğramış kabul ediyorum ama bir hayvandan geldiğimize inanmıyorum.Bazen bizlere mantıklı olun derler.Peki neden etrafımıza bakıpta neden acaba sadece insanlar konuşma ,düşünme,araç geliştirme,icad etme gibi yeteneklere sahip.Hayvanlar ile insanlar arasındaki çizgi *neden görülmez.İnsan evrimi için bilimin bugün ulaştığı sonuçların eksik olduğu kanaatindeyim.Bence bu olayın net bi şekilde açıklığa kavuşması için biraz zaman var.Elbet bir gün ortaya çıkacak.O zaman hala diretirsem bu söylediklerinizi kabul ederim.
|
Re: Üç Toynaklı At
.Peki neden etrafımıza bakıpta neden acaba sadece insanlar konuşma ,düşünme,araç geliştirme,icad etme gibi yeteneklere sahip
------------ * * * *Sayın onur işte tam da araç geliştirme eylemi, düşünmeye yeteneginin gelişimine; toplu çalışma konuşma yeteneginin gelişimine ve bu süreçler icatlara yol açmış ve bu nedenlerden dolayı insan farklılaşmıştır. * * * *Aynı şeyi Adem e uygulayın ( tabii Adem le mi başlatıyorsunuz yaratılışı bilemiyorum ) insanlıgın bilinen uygarlıgını açıklamakta zorlanacaksınız. * * * * Şayet insan evriminde de yarısı maymun yarısı insan bir form arıyorsanız bu imkansız. Evrim böyle gitmez çünkü. * * * * *Siz insanı insan yapan süreçleri bir sonuç olarak ele alıyorsunuz. Halbuki bunlar nedendir. İnsan öyle yaratıldıgı için düşünmüyor, tam tersine düşünme süreci onu insanlaştırıyor. * * * * * saygılarımla |
Re: Üç Toynaklı At
Alıntı:
derse sasirmayin.neyse en azindan en azindan yola geliyorlar. Onlar insanlari din yoluna yavas yavas *girdiriyoruz diye nara atarken aslinda kendileri gercekleri kabul ediyorlar. Gelelim onur kardesimin iddilarina: Alıntı:
gelelim sadece insanlarin konusabildigi sacmaligina:sana verecegim ornek icin ne diyceksin bakalim 1960larda Beatrice Gardner ve kocasi Allen Gardner Washoe adindaki sempanzeye dil ogretmeye calisiyorlar.Ve ona isaretler ogretiyorlar. Bu bilim adamalari sempanze yanindayken hep isaretleserek konusuyorlar.Bir sure sonra washoe de ayni sekilde onlarin konusmalarina ortak oluyor.Isteklerde bulunabilr hale geliyor."kasi beni" gibi. En can aliici nokta ise washoe nun kugu gordugu zaman olmustur.O sirada birbirini izleyecek sekilde ve hizla yaptigi su ve kus isaretleri yapmistir.Kugunun bir su kusu oldugunu o maymun kadar biliyoruz heralde demi onur abicim? dersenki e bunlarin agzindan ses cikmiyor be kardesim! malesef onlarin bogaz yapilari,ses telleri buna musait degil.Bu noktada DILSEL ZEKAYI ses cikarmadan daha cok on plana cikarmak dogru olacaktir.cunku amacimiz primatlarla bizim aramizdaki bilissel benzerlikleri ortaya cikarmak.Fiziksel benzerlikleri tartismaya gerek bile yok artik onca kanittan sonra. Primatlarin bilissel yapilari hakkida bir cok arastirma yaptim.istersen dilsel zekayla ilgili daha ormekler verebilrim. sadece insanlar arac gelistirir yalani: Sempanzelerde TEKNIK ZEKA varmi dir? evet vardir.Hepinizin bildigi cok basit bir gozlemi anlaticam. Tai ormanlarindaki sempanzeler kuru yemisleri kirabilmek icin tas cekic ve ors kullanmaktadirlar.yemisi orsun uzerine koyup tasla kirmaktadirlar.Ustelik bu sahip olduklari teknik zekayi yavrularina bile aktarmislardir.Yemisi Tasla kiramayan yavru sempanzenin annesi ona nasil tutacagini gostermis ve o da hemen kavramistir. Ayrica kisa mesaflerde bu tas cekicleri yanlarinda tasidiklarini da bilmekteyiz. Diger bir ornek olarak teknik zeka icin Avustralyaya da bakalim.Burdaki maymunlar karinca yiyebilmek icin yuvalarina yapraklarini siyirarak sokup cikarir ve onlari afiyetle yer. Bu hayvanlar arac gelistirmiyor da ne yapiyorlar peki?Eger kutup ayisinin oltayla balik tuttugunu ispatlarsan bu iddiamdan vaz gecicem. onlarin sosyal yasamlarini incelersek dusunebildiklerini kolayca anlayabilriz. Tabi ki de onlar bizden daha geri olcak.Hologeni filogeniyi tekrarlar ilkesine uygun olarak.senin insanligi diger hayvanlarda ustun gormen emin ol senin daha gelismis olmandandir.eminim bir maymun da bir kaplumbagadan zeki oldugunu dusunuyordur. Evrimciler olarak insani daha az yuceltmemiz de bir sorun.Cunku bu sayede yaratiliscilarin eline koz geciyor. Cok begendigim bir yazarin sozu var "beynimizde milyarlarca noron var diye kendimizden daha mi az takdir edecegiz ?" |
Re: Üç Toynaklı At
Simununiti kardeşim yazdıkların hiç akılcıl gelmedi bana kusura bakma ama kaplumbağa ile maymunu kıyaslamışsın anlamadım?Ne yani maymun sana *yapı olarak benziyo diye *neden zavallı tospayı küçümsüyosun? :lol:
Belki o da ah ulen keşke şu sırtımdaki yükü bi atabilsem de şu maymun gibi alet edavat yapabilsem.Hatta ulan şu evrim sürecinde bilmem kaç milyar yıl sonra görecek bu insan müsvetteleri hala şu işınlamayı bulamadı salaklar ah bi konuşabilsem de anlatsam.Diye düşünüyodur. Ispatlayabilir misin?Tabiki hayır. Ama bak ben hayvanların düşünmediğini ve sadece içgüdüleri ile programlı olarak hareket ettiklerini rahatca söyleyebilirim. Benim papağan vardı evde bir ara öldü.O da konuşabiliyodu mesela.Ne yani şimdi maymundan daha mı zeki oluyo yoksa?? |
Re: Üç Toynaklı At
beelzbb, benim de papaginim var. Seninkinde hicbir zeka alameti gormediysen seninki ger i z ekali diyecegim. benimki kafesini kendi kendine acabiliyor, sert bir yiyecek verdigimde suya batirip yumusatiyor, yemek istediginde, kafesin surgusunu asagi tukari oynatip gurultiu yapiyor ve daha bircok seyler. ben ogretmedim bunlari, kendi buldu. bebekliginden beri yanimda, yani baska bir kustan da ogrenmedi.
Yunus baliklarinin belirli bir lisani oldugunu duymussundur. bu hayvanlarin maymunlardan da zeki oldugunu, terbiye edilerek bazi arama islemleri yaptirildigini bir dokumanterde hayranlikla izledim. Insanla kiyaslanacak derecede olmasa da, insiyaklarinin disinda da bir zekaya sahip olmadiklari soylenemez. At, kopek gibi hayvanlarin da bazen akilla hareket ettiklerini sahipleri iyi bilir. * Seni hala cozemedim. bir gun aklinla, bir gun hislerinle yaziyorsun. Hangisi gercek sensin bir gun sokecegiz allahin izniyle. |
Re: Üç Toynaklı At
[quote]Sayın onur işte tam da araç geliştirme eylemi, düşünmeye yeteneginin gelişimine; toplu çalışma konuşma yeteneginin gelişimine ve bu süreçler icatlara yol açmış ve bu nedenlerden dolayı insan farklılaşmıştır.
* * * Aynı şeyi Adem e uygulayın ( tabii Adem le mi başlatıyorsunuz yaratılışı bilemiyorum ) insanlıgın bilinen uygarlıgını açıklamakta zorlanacaksınız. * * * *Şayet insan evriminde de yarısı maymun yarısı insan bir form arıyorsanız bu imkansız. Evrim böyle gitmez çünkü. * * * * Siz insanı insan yapan süreçleri bir sonuç olarak ele alıyorsunuz. Halbuki bunlar nedendir. İnsan öyle yaratıldıgı için düşünmüyor, tam tersine düşünme süreci onu insanlaştırıyor. [/quote Sevgili Dilaver bende onu soruyorum bu kadar zenginlik arasından sadece nasıl *insan formu sıyrılıyor?Şu anda aklıma gelenleri örnek vermek istiyorum mesela neden sadece insanlar ayaklarını yürümek ellerinide iş görmek için kullanır?Sadece 2 ayakları ile koşan maymun gördünüz mü?Aklıma *2 ayaklı bir hayvan gelmiyor.Gelirse biliyorsanız sizler yazın.. * *O kadar süreç içerisinden sıyrılan canlı sadece insan oğlu... Alıntı:
Alıntı:
*Ama benim asıl söylemek istediğim bunlar değil.İnsanların melekeleri ve özellikleri vardır.Hayvanlar içgüdüleri , şartlanmaları ve alışkanlıkları sonucu bunları yaparlar.Bizleri diğer canlılardan ayıran özellikleri buraya yazsak heralde bitmez değil mi?Ama ben senin verdiğin örneklere karşılık bir kaç örnek vermek istiyorum.İnsan dışında hangi hayvan öğrendiklerini nesline aktarabilmiştir.Yani diyelim ki maymunlarında geçmişi insanlar kadar uzun peki neden bu türler sadece taş kullanıyor bir sonraki benim anam böle kırardı cevizi diyerek kendilerini geliştirmemişler.Zamanlarımı yokmuş. Alıntı:
Kendi adına bir şey öğreneyim demiyor.Yani aslında neresinden tutarsanız bir yerinden kopar bu teori.Zaten zamanı gelince herşey gün ışığına çıkar.Bilim ilerledi hadi bakalım insanoğlu bulda bitsin bu kavga. 1800 lerde ortaya atılan bu teori büyük bir ihtimal ile 2000 küsürlü yıllarda tarihe karışıp gidecektir ve gerçek kendini gösterecektir... |
Re: Üç Toynaklı At
Sevgili Dilaver bende onu soruyorum bu kadar zenginlik arasından sadece nasıl *insan formu sıyrılıyor?Şu anda aklıma gelenleri örnek vermek istiyorum mesela neden sadece insanlar ayaklarını yürümek ellerinide iş görmek için kullanır?Sadece 2 ayakları ile koşan maymun gördünüz mü?Aklıma *2 ayaklı bir hayvan gelmiyor.Gelirse biliyorsanız sizler yazın.. *
O kadar süreç içerisinden sıyrılan canlı sadece insan oğlu... ----------------- * * * *Bunun cevabı çol basittir aslında. Bu soruyu sorabilsinler diye evrilmişlerdir. * * * * Siz yok olan türleri hesaba katmadan çok özgül bir biçimi ele alıyor ve 3,5 milyar senelik bir periyodu bir anda yok sayıyorsunuz. Kendi düşüncelerinizi en üstün görüyor ve dogayı yalnızca kendinize göre şekillendiriyorsunuz. Size göre düşünce ve onun geretirdikleri ve sonuçlarının en ideal bir yaşam biçimi oldugunu savunuyorsunuz. Kime göre insana göre. * * * * * Şimdi burada herhangi bir memeliyi ele alalım. Örnegin bir kediyi. Kedi ile insanı neye göre kıyaslayacagız. İnsana göre mi , kediye göre mi. Hangi taraftan bakarsanız sonuçlarınız degişebilir. Kedi olmak konusunda kedi bizden üstündür, insan olmak konusunda da biz ondan üstünüz. * * * * * *Evrim bir gereksinimdir. Evrimin temeli gereksinimdir. 3,5 milyar sene yaşayan organizmalar dik yürüme gereksinimi duymamışlardır. Bu gereksinimi duyabilmeleri için bazı önceller oluşması gerekecekti. Nitekim oluştu da. Her şeyden evvel dinozorların ortadan yok olması gerekiyordu ki memeliler baskın tür olabilsinler. Dinozorların yok olması ise bugünkü yaygın kabule göre bir göktaşı çarpmasından kaynaklanıyordu. Göktaşı çarpmasının ya bir rastlantı oldugunu kabul edecegiz ya da Tanrı fırlatmıştır diyecegiz. Başka yolu yok. * * * * * *Ortak ata bugün şempanze ile insanın ortak özelliklerinin tümünü bünyesinde barındırıyordu. Kendi çapında da bir düşünce kapasitesi ya da hafıza ve hatırlama , ve hatırladıklarını türüne yaygınlaştırma yetisi vardı. Her halde buraya kadar mutabık sayılırız, çünkü daha insana gelmedik. Ne olduysa oldu bu ortak atamız iki ayagı üzerine dikildi. İşte bütün mesele buradan patlak verdi. İnsan evriminin temeli ne düşünmedir ne de alet yapmak ne de konuşabilmektir. Temel iki ayak üzerinde dik olarak yürüyebilmektir. * * * * * * Bunun içinde aklınıza iki ayaklı hayvan gelmez, gelemez. Bu gereksinim insanı hayvandan ayıran temeldir ve insanlıgın evrimini şekillendirmiştir. Alet kullanabilme ve buna baglı olarak düşüncenin gelişmesi, yeni aletlerin toplu çalışmayı getirmesi, toplu çalışma esnasında bireysel seslerin bir konuşma dili haline gelmesi ve bunların birbirine baskısı ile oluşan rekabet ve kendini koruma, varlık sürdürme savaşımında insanın beyinsel kapasite ve yetilerinin gelişmesi. * * * * * * *İki ayak üzerine dik yürüme eylemi bir kere baskın şekil olduktan sonra, insanla diger primat ataları arasında kesin çizgi artık şekillenmiştir. Ve türler arasında nitel bir ayrım gerçekleştirmiştir. Yeni bir tür vardır artık ve biz buna homo türü diyoruz. Milyonlarca sene sonra da bu yeni tür ancak Modern insan diyebilecegimiz noktaya ulaşabilmiştir. Günümüzden 100.000 sene önceye. Ve bu sürenin yaklaşık 95.000 senesi ilkel koşularda sürmüş. Bildigimiz ve adına uygarlık dedigimiz süre sadece 5000 sene, ki bu süre zarfında insan evriminin ulaştıgı boyut sayesinde bugün siz ve ben iletişim kurabiliyoruz. * * * * * *İşte yukarıda sordugunuz neden ellerini başka iş için kullandıkları meselesi temel meseledir. İki ayak üzerinde dik yürüyebildikleri için ellerini kullanabilmişler, gözleriyle daha uzaga bakabilmişler ve bu elleri alet yapımında kullanarak beyinsel melekelerini geliştirebilmişlerdir. * * * * * *İşte bunun için 4,5 milyar yıldır bu soru sorulamadı ve şimdi soruluyor. Bu soru ancak akıllı , düşünebilen ve üretebilen canlılar tarafından sorulabilirdi ve şimdi de soruluyor. Soru da bizim beyinsel yetilerimizi geliştiriyor. Ve araştırırken nasıl bir rastlantı eseri bir göktaşı tüm canlı türlerinin ekolojisini degiştirdiyse bir saklama torbasının da insanlıgın kaderini degiştirdgini görüyoruz. * * * * * *İlk saklama torbası kuvvetle nuhtemel ki bir hindistancevizi vari bir *şeydi. Ama katkısı çok büyük oldu. İnsanlar saklamayı ve paylaşmayı ögrendiler. Bu da onları ortak hareket etmeye, ortak düşmana karşı savaşmaya ve plan yapmaya sevk etti. Bu saklama kabı olmasaydı belki de insanlık hala dikine yürüyebilen ama konuşamayan ve düşünemeyen canlı türü olarak kalacak ve yok olup gidecekti. Bu saklama kabı sayesinde beyinsel kapasiteleri ve beyin büyüklükleri arttı. * * * * * *Bu arada geçen 4,5 milyar sene içinde kaç tane türün yok olup gittigini gözünüzde canlandırabiliyormusunuz. Niye bu türlerin yok olmasını akılsız tasarıma baglamayız da başarılı olanları akıllı tasarıma baglarız anlamak mümkün degil. Şayet başarılı olan türler için bir akıllı tasarım var ise yok olan türler içinde bir akılsız tasarımın olması lazım gelir. Yani tasarımcı becerememiştir, hata yapmıştır. Peki tasarımcı mantıgı içinde bunu kabul edebilirmiyiz, edemeyiz. Yoksa bütün teori çöker. * * * * * * Bu kadar yok olan tür içinde, varlık sürdürme gereksiniminin çıktıgı her yerde, bu yeni şartlara uyan türler hayatta kalmayı becerebilmiştir. Sadece hayatta kalanları izleyebildigimiz için de hep bu işi doga dışına baglama egilimi agır basmıştır. Ama bir de hayatta kalan türler ile yok olan türlerin sayısal oranını kıyaslamaya kalkarsanız ki evrendeki yıldızlardan çoktur sayıları; o zaman ister istemez bu akıllı tasarımcının ne kadar beceriksiz bir tasarımcı oldugunu görebilirsiniz. * * * * * * * * * saygılarımla |
Re: Üç Toynaklı At
Alıntı:
|
Re: Üç Toynaklı At
Bilir bilmez konuşmayın..
>>> Sadece 2 ayakları ile koşan maymun gördünüz mü?Aklıma *2 ayaklı bir hayvan gelmiyor.Gelirse biliyorsanız sizler yazın.. Ben gördüm. Hala sağ. Adı Oliver.. http://upload.wikimedia.org/wikipedi...-Humanzee2.jpg %100 şempanzedir kendileri.. >>> Ne yani bir *teoriyi savunacaksınız ve onu daha kanıtlanmadan , ispatlanmadan evrimi reddeden insanları cahillikle suçlayacaksınız. İspatlanmak? Yerçekimi teoriside ispatlanmış değildir. Sizin karşı durduğunuz şey, evrim.. Evrimin varlığı kesindir, ispatlanmıştır, kanıtlanmıştır. Çünkü evrim gözlemsel bir "veri" den ibarettir. Evrim teorisi evrimin nasıl gerçekleştiğini izah etmeye çalışır.. Maymunlar, yavrularına alet kullanmayı öğretirler. Pek çok hayvanın pek çok davranışı içgüdüsel değil, düşünme ve öğrenmeye yöneliktir.. Taş devri ne zamandır biliyor musun? 15.000 yıl öncesinde elinde olan sadece taşlardır, yani taş devri. Ama insana dari bulgular 195 bin yıllıktır. Genel görüş ilk insanların 250 bin yıl önce ortaya çıktıklarıdır. Ama onlardan bize ulaşan en eski bulgular 195 bin yıllıktır. Ne eder? 180 bin yıl mı? Bir 180 bin yıl da o maymunlar için bekle en azından, ondan sonra konuş derim.. Hoppala dersen.. Orta afrikada şempanzelerin sopalar kullanarak maymun avlayıp yedikleri gözlenmiş. Bu davranış şekli ilk defa gözleniyor.. Ama asıl olan şu. Bu maymunlar yıllardır gözleniyor ve daha önce bu tür davranışları yoktu.. Evet, insan beyinsel gelişimde ipi ilk göğüsleyendir. Ama düşünme vs. kabiliyetleri olarak yeğane bir tür filan değildir. İnsan sadece diğerlerine göre daha fazla düşünür. Dahası çok daha iyi anlaşır. Ama mutlak olarak başkalarında olmayan değil, başkalarında daha az olan özelliklere sahiptir sadece.. |
Re: Üç Toynaklı At
beelzbb:
Alıntı:
kamplumbaga olmazda Ren Geyigini kucumsuyordur.Demek istedigim dunya da oyle KIBIRLI bir sekilde gezmek insana birsey katmaz.Dunyadaki diger canlilarin da---en azindan akrabalarimizin--- bilincinin olabilecegini kabul etmemiz lazim. Butun hayvanlar ic guduleriyle hareket lafi bilgisizlikten kaynaklaniyor saniyorum.Bu laflar ortaokul fen bilgisi dersinden kalma.Yeni bilgilere daha yeni bilgileri katmamiz gerekiyor.Bu basligi acan arkadas uc toynakli atlar hakkinda bize ne guzel bilgi sunmus. Alıntı:
Alıntı:
Papaganin durumu ise cooooookkkkkkkkkk farkli.O sadece sesleri taklit ediyor,maymun ise edemiyor ama dogru bir sekilde kullaniyor. Ogrenmelerin turleri vardir beelzbb kardes -cagrisim yoluyla ogrenme -taklit yoluyla(gozlem) ogrenme -anlamli ogrenme -kosullanma yoluyla ogrenme boyle gider bu. burda kuslar sesi taklit ederler ama sempanzelerde anlamli ogrenme yoluyla yani bilissel sureclerle(cognetive) ogrenme gerceklestigini dusunuyorum.Tabi kide hayvanlarda ic guduler vardir belki bizde de vardir. |
Re: Üç Toynaklı At
onur:
Alıntı:
Bak atalarimiz ortak atadan *6 milyon yil once ayrildi.Biz dunyaya yayilarak,tesadufi yollarla bir seyleer kesfederek,doganin sartlarina uyarak vssssss ... bugun ki aklimiza sahip olduk. Sempanze niye bugun iste sunu yapmiyor? yaw kardesim adamin beyni evrimlesememis.sahip oldugun akilla maymun akli yaklisik 6 milyon yil once ayrildi,Ayni seyleri bekleyemezsin.... amaaa neyi beklersin bazi ortak yanlarin olabilecegine.Bir cok Ortak yanlarimizin oldugunu gosteren bir cok calisma var. Alıntı:
dilin ogrenilebilmesini saglayan beyin yapilari acisindan insanla kus arasinda bir benzerlik vardir.Hem insanda hem de kuslarda bu yapilar serabral kortekste yer alir.Ama primatlarda seslendirmeler sogancik gibi beynin baska kisimlarinda kontrol edilir.Iste sebeplerden birisi de budur.Kuslar insan sesi cikarabilir ama maymunlar cikaramaz. |
Re: Üç Toynaklı At
liopleurodon gerçekten güzel bir resim :)
|
Re: Üç Toynaklı At
Onur, lüfer nedir bilir misin? Eskiler ona denizlerin şahı derler.. Pomatomidae ailesindendir, ama bu ailenin tek bireyi vardır: Lüfer..
Yani, bu tür, tek başına bir koskoca aileyi vs. temsil eder.. İnsanda aynen böyledir. Homo ailesinin tek yaşayan üyesidir. Ama bu aile eskiden bir hayli genişit. Zamanında H.Heidelbergensis, H.Fluorensiensis, H.Neanderthal gibi türlerle birlikte dünyadaydılar. ama çeşitli sebeplerden diğer türler yeryüzünden yok oldu. H.Sapiens, scascavlak tek başına kaldı. Hoş, buna büyük ölçüde kendisi sebep oldu.. İşte bu homo .... sülalesi 3 Milyon yıl kadar önce, ortaya çıktı. Ama diğer maymunlardan ayrılalı 6 milyon yıl, diğer maymunlarla birlikte diğer memelilerden ayrılalı 23 Milyon yıl kadar geçti.. 6 Milyon yıllık evrim, pek çok insan türü ortaya çıkardı.. Bunlar kimisi H.Sapiens'in atası oldu. Kimisi kendi yoluna gitti.. Eğer onlar hala yaşayabiliyor olsaydı, meseleyi anlamak çok daha kolay olacaktı. Otistik olmayan, ama 3 kelimeden uzun cümle kuramayan, ateşi kullanabilen ama ateş için odun taşımayı akıl edemeyen Neanderthaller ile birlikte yaşıyor olsaydık.. Bunlar yok. Onların soyları tükendi. Biz lüfer gibi bir sürü türün yaşayan son örnekleriyiz. Bu nedenle, diğer hayvanlarla aramızda keskin bir uçurum gözleniyor. Ama fosil kayıtları izlersen, görüyorsun ki, bizim öyle bir ekstramız yok.. İnsanların konuşmayı geliştirmesi, kuşların uçmayı geliştirmesinden çok mu acayip? İnsanların alet kullanması, karıncaların gübre kullanması ve hastalıktan korunmak için antibiyotik üretmesinden daha mı acayip? Evet, pek çok hayvan davranışı içgüdüseldir. Ama pek çok hayvan davranışı da zekaya dairdir. Tilkileri izle örneğin. Oltayla balık tutan kutup ayısı yok. Çünkü, kutup ayısı balık yemez genel olarak, kutupta balık pek bulunmaz.. Ama oltayla balık tutan kuşlar var. Kuşlar bile, öğrenme ve düşünmeye dair pek çok eylem gerçekleştirirler.. Bir deprem olur.. Köpek koşarak gelir, sahibi dolabın altında kalmıştır.. Bakınır, gidip telsiz telefonu getirir sahibine.. Sahibi köpeğe hiç bir şey söylemeden hemde. Sizce bu olay, içgüdüsel midir? Evet, sahibini kurtarma dürtüsü içgüdüseldir, ama telefonu ona getirmek? İnsanlar.. Bugün sayıları bilmeyen, geçmiş zamanı olmayan insanlar var: http://www.hurriyet.com.tr/bilim/451...sp?m=1&gid=69# Bu insanın mevcut yüksek bilgi kapasitesinde aldığı eğitimin önemini ortaya koymaya yeter. Unutmayın, 195 bin yıl önce de insanlar yaşıyordu.. Ama mağara resmi bile yapamıyorlardı. 120 bin yıl bu iş böyle sürdü. 70 bin yıl önce bir darboğaz yaşattı doğal seleksiyon ve sadece çok daha akıllı olanlar hayatta kalabildi.. Genede, iki taşı üstüste koymayı öğrenmeleri 50 bin yıl sürdü.. İnsanın bugünkü medeniyetini asıl sebebi, konuşma yeteneğidir. Ama bu %20 ile büyük sebeptir. %10, %5 gibi daha küçük pek çok sebep vardır. Örneğin, kadınların iki ayak üzerinde durmak için geniş kalçalara sahip olması gibi. Bu büyük beyin sahibi olmanın yolunu açan bir etmendir örneğin.. İnsan evriminde şaşılacak bir şey yok. Sorun, doğadaki diğer canlıları yeterince tanımıyor olmanız.. |
Re: Üç Toynaklı At
Verilen gazetede okurların yorum yaptığı yerde insanlar dalga geçiyorlardı. Geçiş formlarının olmamasından bahsediyorlardı (birilerine fena halde inanmaktalar) -ki yanılmıyorsam bu bir geçiş formu. Kısaca, o tabloyu görünce ülkemizde bilime verilen değeri gördüm. Hiç iç açıcı değil durumumuz bence.
|
Re: Üç Toynaklı At
Öyle gördüm ki bana 3.5 milyar yılı görmezden görüyorsun diyen birisi;
Alıntı:
1 ''Bu gereksinimi duyabilmeleri için bazı önceller oluşması gerekecekti. Nitekim oluştu da. Her şeyden evvel dinozorların ortadan yok olması gerekiyordu ki memeliler baskın tür olabilsinler'' 2'' Niye bu türlerin yok olmasını akılsız tasarıma baglamayız da başarılı olanları akıllı tasarıma baglarız anlamak mümkün degil. Şayet başarılı olan türler için bir akıllı tasarım var ise yok olan türler içinde bir akılsız tasarımın olması lazım gelir. Yani tasarımcı becerememiştir, hata yapmıştır. Peki tasarımcı mantıgı içinde bunu kabul edebilirmiyiz, edemeyiz. Yoksa bütün teori çöker. '' Şimdi birinci kısımda diyorsun ki gereksinim vardı öncellerin oluşması ve bazı türlerin yok olması gerekiyordu diyorsun.İkincisinde ise yaratıcıyı türleri başarız yaratmak ile suçlayıp akılsız ilan ediyorsun.Sonra türlerin yok oluşundan yaratıcının akılsızlığı ile bağlıyorsun.Dinazorlar yok olmamış bir tür olsa idi sence insanların dünyada yaşama olasılığı ne olurdu.Ondan sonra da yaratanı bu canavarları başına saldığı için mi suçlayacaktın.Söylediğiniz aktardığınız çoğu şey bilimin bugüne kadar elde ettiği bulgular sonucundadır.Ve emin olunki bir gün çok ufak bir nüans ile bu iş formülize edilecek ve tarihte yaşanmış o zamanın gerçekleri gibi algılanan şeyler gibi bu da tarih olacak.Belki de çok basit bir teori ile.Evrime teorisine karşı çıkan bilim adamları yok mu ? Bu konuda müsterihim. Simonuniti: Alıntı:
Sayın simonuniti şempanzeyi alıp geliştirmek onlara iki 3 bişeyler öğretmek ve bunun sonucunda bazı şeyleri kavramaları insanın yaratılışını izah edemez.Kaldıki bu şempanzeler ve türevleri milyonlarca yıldır birşey öğrenememiş bu saatten sonrada sen öğretsende ormandan bir gün heyoo bizde geldik insan olduk diyemeyeceklerdir.Öğrenebildikleri şeyler yüzyıllardır şu an hepimizin bildiği kadardır işte.At,kır,kavra,soy,tırman,saldır.... Ortak atadan 6 milyon yıl önce neden ayrıldık.Kavgamı ettik veya bir şempanze sinirlendi de ben 6 milyon yıl sonra sizin canınızı hayvanat bahçesinde okuyacağım mı dedi. Doğada ki diğer canlıların gelişimini rahatlıkla zaten görebiliyoruz.Zürafanın boynu ağaçların üst noktalarına uzanmaktan.Kutup ayılarının , kutup tilkilerin ,köpeklerin ,atların mamutların, fillerin v.s diğer tüm canlıların bulunduğu coğrafyanın özelliklerine göre şekillendiği açık.3 toynaklı at onca seneden sonra tek toynak olmuş kanatlanıp pegasus olmamış ya :D .(Yazıdan ben 9 milyon yıl öncesi sonucunu çıkardım yanlışım varsa düzeltiniz.) Sayın Liop tasma olivera çok yakışmış.Acaba arabada kullanabilirmi bu hali ile(kendi başına alacak çekip gidecek)Bak liop resmi yapıştırmışsın ama ben zaten maymunların 2 ayağını kullanıp bir süre bu şeklide kalabileceklerini biliyorum.Ama heralde onların maraton yapmalarını beklemek çok ahmakca olur.Yani sürekli 2 ayağı ile yürüyen hayat tarzıda bu şekilde olan maymundan bahsetmiştim.Oliver heralde koşmaya başladığı zaman 4x4 oluyordur kesin... %100 şempanze olan bu oliverın acaba tüm akrabaları mı böyle yoksa dünyada bunun gibi az sayıda mı örnekler var.Yaşıyorsa çocuklarınıda görmek lazım.Veya bu maymunu hayvanat bahçesinde yürüme dersi vermesi için memur yapmak lazım. Alıntı:
Genetik bilimi hergeçen gün daha da yeni gelişmeler göstermekte.Acaba genetik bilimi bunları zamanlar çözebilir mi?Yani madem genlerimiz bir şifre barındırıyor bu primatlar la karşılaştırma yapılabiliryormu acaba.Siz doktor olduğunuz ve ben bilmediğim için soruyorum. Alıntı:
Alıntı:
Balina ile veya bir başka canlı ile kromozom sayılarımız aynı veya yakın olması , fosil kayıtlarını izleyip incelemek diğer canlılar ile aramdaki bu uçurumu ortadan kaldıramaz.Allah ta Kuran da zaten diğer canlıların da bizim gibi ümmetler olduklarını sudan yaratıldıklarını ve onlarda ibretlik bir sürü durum olduğunu akıl sahipleri için ayetler ile açıklıyor.Bunun gibi doğada inananlar için ders alınacak araştıralacak bir çok örnek vardır.Yani gerçekten onlar da kendi aralarında belirli düzene sahip belli yaşam tarzları olan ama insanlardan ayrı topluluklardır. Verdiğiniz linkte de maymun kabile görmeyi umuyordum ama malesef insanları gördüm sizin ve benim gibi.Mağara resmi yapabilmek ile türler arasında bir bağlantı kuramadım. Ayrıca verdiğiniz linkte bayağı ilginç açıklamalar buldum şöyle: * *Bilgisayarlarda da temelde iki sayı vardır * *Demekki gerek yok biz 10 rakamla yaşamı zindana çevirdik adamlar 2 rakamla gül gibi yaşıyorlar ne mutlu onlara * * * * *Burada bir tuhaflik var. bu insanlarin birdenbire ortaya cikmasi mumkun degil. hele hele, sadece bir dilbilimcinin bu dili bilmesi. (iki yuz yıl boyunca dillerini korumalari ne demek, onu da anlamadim.) bence ortada akademik bir sarlatanlik var. Benim tartıştığım konu insanın medeniyeti nasıl geliştirdiği nasıl sayı saymaya başladığı değil şempazeden gelip gelmediğidir.Bunlar büyük ihtimal ayrı şeylerdir dimi.Eğer size çok cahilce açıklamalar yapıp sizi anlayamadıysam özür dilerim.Bu gibi konuları daha yeni araştırıyorum ve öğrenmeye çalışıyorum.Çünki evrimin olduğunu kendime açıklayabilir evrimi tam olarak anlayabilirsem inancımda bazı düzenlemeler yapmam gerecek ama bu bir yaratanın olup olmadığı şüphesine düşmek için değil ... Arkadaşlar aşağıda vereceğim ayetlerin tefsirini bir yerde bulamadım.Siz daha önce tartıştıysanız biliyorsunuzdur.Acaba bu ayetler neyi anlatmak istiyor.İnanın ön yargılı değilim ve bir şeyleri bir yerlere yönlendirmek istemiyorum.Sadece özellikle evrim konusunda çok dikkatimi çekiyor. BAKARA SURESİ: 65 Yemin olsun, içinizden Cumartesi gününde azgınlık yapanları siz bilirsiniz. Onlara şöyle dedik: "Aşağılık maymunlar oluverin." A'RAF SURESI: 166 Ne zaman ki, yasaklandıkları şeylerden ötürü öfkelendiler, onlara şöyle dedik: "Aşağılık, maskara maymunlar olun!" :oops: Sevelim Sevilelim Dünya Kimseye Kalmaz. |
Re: Üç Toynaklı At
>>> Benim tartıştığım konu insanın medeniyeti nasıl geliştirdiği nasıl sayı saymaya başladığı değil şempazeden gelip gelmediğidir.
Soru buysa, insan şempanzeden gelmiş filan değildir. İnsan ve şempanze gibi bir kaç maymun türü ortak bir atadan gelmiştir.. Bilim için, "ispat" denen kavram yoktur onur. İspat, yani kesin doğrulama matematik gibi bazı disiplinlerde geçerlidir. Bilim derki, yapılan gözlemler bu sonucu gösteriyor.. Bunun değişip değişmeyeceği üzerine hiç bir şey söylemez.. İşte bu gözlemlerden bir kaçı: 1. Maddeler birbirini çekerler. Taş bu yüzden yere düşer. 2. Hidrojen ile oksjen şöyle birleşir ve su ortaya çıkar. 3. Canlılar ortak ataların gelişimiyle çeşitlenmiştir. 4. Dünyanın şekli kutuplardan basık bir küreye benzer.. Bunların üçüde aynı derecede iyi gözlenmiş verilerdir. Bilimin geleceğine güvenip, "Yok ağa, bir gün gelecek, bilim evrimin olmadığını bulacak" gibi bir düşünce, "Bir gün gelecek birinci kalite uydular yapılacak ve dünyanın yuvarlak olmadığı kanıtlanacak" gibi bir düşünceden zerre kadar farklı değildir ve a.h.m.a.klıktan ibarettir. Eğer bir gün elinizden bıraktığınız taş yere düşmeyecekse, bu olabilir diyorsa bilim, diğeri olamaz mı? Maalesef, evrim geçmişe dair bir bilgidir. *Ve eldeki her türlü şey geçmişin evrimle geçtiğini gösteriyor. Sizin elbette konuyu iyi takip etmiyor olmanız bilimin elinde neler olduğunu bilmiyor olmanız onların olmadığı anlamını vermiyor. Bilim kimseden bir şey saklamaz. Ama kimseyede ahada budur diye zorla bir şey kakalamaya çalışmaz. Bu haberdeki şu cümler hiç dikkatinizi çekti mi: "Sivas kazısı, 13 yıl bu proje kapsamında yürütüldü." Bu fosiller bulunalı, 5 yıl kadar oluyor ayrıca.. Ve daha insanların elinde üzerlerinde çalıştıkları milyonlarca fosil mevcut. Yani, evrime ters bir buluntu ortaya çıkma ihtimali, yerçekimine ters bir buluntu ortaya çıkma ihtimali kadardır. Kendinizi kandırıp durmayı bırakın. Genetiği, yaşayan türleri, fosilleri vs. vs. hepsi apaçık şekilde evrimi gösteriyor.. Siz ise, maddenin doğasına aykırı kanıtlar bulunacak umuduyla, biçare laflara takılmış kalmışsınız.. |
Re: Üç Toynaklı At
Matematikte 1050'de 1'den küçük ihtimaller pratikte "sıfır ihtimal" kabul edilirler.Örnek olarak bileşiminde 288 amino asit bulunan ortalama büyüklükteki bir protein molekülünün tesadüfen oluşma ihtimali 10300'de 1 ihtimaldir.
Alıntı:
|
Re: Üç Toynaklı At
Onur, önce basit soru.. Dünyadaki bütün taşları kaldırman, bırakman ve yere düşmesini teyid etmen mi gerekiyor, yerçekiminin varlığını kabul etmek için? Kazılar durmadı, durmayacak. Ve bugüne kadar kazılardan yüz binlerce türe dair kalıntılar bulundu. Eee, hangisi evrime aykırı bir sonuç gösterdi? Hiç birisi.. Senin söylediğin, bütün taşları atıp denemedik, demekki yerçekimi hala kesin değil demekle aynı şey..
Farkında olmadığın, biyoloji konusunda zırcahil olduğun.. Nerden mi biliyorum? 288 elemanlı bir proteinini ortaya çıkma ihtimali diyen bu zırvayı alıp buraya koymandan. "Biyoloji" nin "i" lerinden birinin noktasını dahi biraz bilseydin, bu lafı buraya yapıştırmazdın.. Bu laf, ancak bir geri zekalı, a.hmak ve ser.semin edebileceği bir laftır.. Nassı yani dersen, sana bir kaç şey sorlaım ve gösterelim.. 1. 288 elemanlı bir proteinin ne kadarının dizilimi kritiktir? Yani, 288 AA'nın hepsi de birebir aynı olmak mı zorundadır? Yoksa mesela diyelim ki, AAA-ABA-CAA-ADA-ABB-ACC-BBB-BCC-CCC dizilimi X görevini görsün metabolizmada.. Mesela, bu dizilim yerine şöyle bir dizilim BBB-CBA-CAA-ADA-ABB-ACC-BBB-ACA-AAA aynı X görevini görebilir mi? Bu soruyla bir başlayalım.. Gör bak biyoloji hakkında ne kadar cahilsin.. |
Re: Üç Toynaklı At
Sevgili onur,
*Onyargisiz, evrim teorisine bakip, "olabilir mu "sorusunu kendine sorarsan, dini inanclarin teorileriyle kiyasladiginda, "ol demis olmus" mantigindan daha tutarli olacagini kesfedecegine eminim. Cogu zaman, bilmemek daha dogrusu, ogrenmeye beynimizi kapamakla bilgiye direnmekte buluyorum bu fenomenin nedenini. * *Simdi, siz ateistler de ayni seyi, evrime iman etmekle yapiyorsunuz diyebilir misin? Kendimi haricte tutarak, burada yazan cogu ateist dostumuzun, dinler ve kuran hakkindaki bilgisini, imanli dostlarimizin, evrim hakkindaki bilgileriyle mukayese edebilir misin? Benim gozlemim, cogu ateistin, dindarim diyenlerden de ileri bir din bilgisine sahip oldugudur,: Zaten o bilgi degil mi onlardaki suphe dalgalarini uyandiran? * * * * * * Hepinize sevgiler... |
Re: Üç Toynaklı At
Sevgili onur:
Matematik güzeldir,severim matematiği. İlginç bir yazı asmışsın yine.Olasılık hesabı ile Bir hücrenin nasıl oluşamayacağını anlatmışsın bi güzel. Başka bir açıdan bakalım. Evrende ortalama 200 milyar yıldız barındıran 200 milyar galaksi olduğu düşünülüyor. Bir başka deyişle evrende 40.000.000.000.000.000.000.000 (kırkseksilyon) yıldız var.Bu Yıldızların bizim gibi bir dünyaya sahip olma olasılığı senin sihirli 10.300/1 sayın olsun. Kaç yıldızın benzer bir dünyaya sahip olma olasılığı vardır ? 3.883.495.145.631.070.000 (üç kentilyon sekiz yüz seksen üç katrilyon dört yüz doksan beş trilyon yüz kırk beş milyar altı yüz otuz bir milyon yetmiş bin) yıldızın bizim gibi bir dünyası olması olasılığı var. Peki bu kadar dünyada bir hücre ortaya çıkma olasılığı ne ? Yine 10.300/1 377.038.363.653.502 (üçyüzyetmişyeditrilyonotuzsekizmilyarüçyüzaltmışü çmilyonaltıyüzelliüçbin beşyüziki) Sayı bana hiç az gelmedi.Sen ne düşünüyorsun ? |
Re: Üç Toynaklı At
Liop kardesimin iki ayakli yuruyup yurumeme konusu uzerine:::
http://www.ntvmsnbc.com/news/224196.jpg asagidaki haberi okuyun http://www.ntvmsnbc.com/news/364292.asp |
Re: Üç Toynaklı At
Şeklidinde açıklama yapıp insanın ayağa dikiliş teorisine ne olduysa oldu gibi yaklaşıyor.Bu mu göz önünde bulundurduğun 3.5 milyar senenin hesabı tahminler ve teoriler...
-------------- * * * * Onur, Senin de gayet iyi anladıgın gibi ben burada bir konuya vurgu yapmak ve ana konudan sıyrılmamak için bu tabiri kullandım. Burada mesele ve senin iddian Düşünen insanı Allah'ın yarattıgı. Benim altını çizdigim nokta iki ayak üzerinde dik olarak yürüyüş. * * * Şayet Allah'ın insanı yaratma aşamasının iki ayaklı dik yürüyüş oldugunu söylüyorsan o zaman iş degişir o zaman bu koşulları tartışıp evveliyatına gideriz. Ama tartıştıgımız konu açısından iki ayak üzerinde yürüyüşe nelerin yol açtıgı meselesi konu harici. Bu yüzden de bu şekilde nitelemem gayet normal. * * * * Bence karşı çıkmadan önce sen şu insanın nasıl oluştugunu ve ne zaman oluştugunu bize net bir şekilde açıkla. Tek mi oluştu, çiftler halinda mi oluştu. Biz de ona göre konuyu netleştirelim. Söylediğiniz aktardığınız çoğu şey bilimin bugüne kadar elde ettiği bulgular sonucundadır.Ve emin olunki bir gün çok ufak bir nüans ile bu iş formülize edilecek ve tarihte yaşanmış o zamanın gerçekleri gibi algılanan şeyler gibi bu da tarih olacak -------------- * * * * İşte aramızdaki fark da bu. Biz inançlarımıza göre bilimi şekillendirmiyoruz. Bilim ne bulduysa neyi öngördüyse ona göre hareket ediyoruz. Şimdi evrimi de, din eninde sonunda kabul edecek ve nitekim de edenler var . İnsanın oluşumu haricindeki kısım da akıllılar tarafından kabul görüyor. İnsanın evrimi de kabul edilirse temel mesele Adem ile Havva masalının ne yapılacagı. İşte bütün gayretler burada dügümleniyor. Bir kere bir konunun masal oldugu idrak edilirse tüm kitabın da bir masal oldugu ortaya çıkar. Aslında bu süreç, biz tüm ateistlerin evrim sürecidir. Bazı islami türler bu sürece geç adapte oluyorlar mesele de bu. * * * *saygılarımla |
Re: Üç Toynaklı At
Alıntı:
Ben araştırmaların etiyopya da daha yoğun olduğunu gözlemliyorum.Daha iyi analiz yapıldığından ve daha rahat çökellere ulaşıldığından.Peki bilim geliştiğinde diğer sahalarda da araştırma yapmak daha kolay olmayacak mı?Belkide günün birinde o primatlardan daha önce yaşamış bir insan kalıntısına rastlanamaz mı? Alıntı:
Alıntı:
*Evrenin genişlediğini ve yeni sistemlerin oluştuğunuda hesaba katmamız gerekmez mi?Sabit bir evrendemi yaşıyoruz.Bilim adamları bu konuyu zannedersem iyi araştırıyor ve gözlemliyorlar.En son okuduğum haberlerde de mars ta canlı bir organizmayı marsa gönderdikleri bir araç ezmiş ve delil yok olmuş.Geçenlerde okudum.Hele sen dünyada ki hesabı iyi bir yap da geçeriz diğer evrenlere de.Labaratuarda bana hücre yarat kendiliğinden ondan sonra hesaplarız. * Sevgili simo Ulaş ailesinin dedeleri de mi böyleymiş. Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:29 . |