![]() |
Deist arkadaşlara sorular
Merhabalar öncelikle
1- Teizm olmasaydı deizm olur muydu? Yani deistler tanrı kavramını teistler sayesinde öğrenmedi mi? 2- Öldükten sonra ne olacağına inanıyorsunuz? Eğer tanrı varsa bir şekilde ahiret inancı da olamaz mı? |
Ben Deist değilim ama ikinci sorunuza bildiğim kadarıyla cevap verebilirim. Ama doğru da olmayabilir. Yine de aklınızın bir köşesinde bulunsun. :)
*Öldükten sonra bazı Deistler cennet cehenneme yani ahirete inanır, bazı Deistler ise direkt öleceğimize inanır. Benim bildiğim bu. :) Bu sitede Deizm'i çok iyi bilen abilerim var. Onlara sorabilirsiniz. :) Ayrıca mutlaka cevap yazarlar. Merak etmeyin. :) |
Alıntı:
Ancak şurada bir problem çıkıyor. Cennet cehenneme inanan bir deist de sonuçra teizm sayesinde bu inanca ulaşmıyor mu? |
Alıntı:
Deist ise DUNYEVI OLARAK BIR DINE SAHIP DEGILDIR. Zaten onun tanriya inanmasi bir fizik otesidir. Bu temelde cennet ve de cehenneme inanmasi da sasirtici degildir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Deizm ise konu olarak sadece tanri kavramini icerir. Bu temelde ikisinin de inanc konusu; metafizigin fizik otesidir. Yani her ikisi de gnostik bilgiye inanir. Dolayisi ile agnostik olmayan bir deist icin, fizik otesi inanci vardir. Bu inanca Tanri disina baska kavramlarin dahil olmasi sasirtici degildir. Yani bir deist tanri inanci yaninda, fizik otesi varlik ya daguclere de inanabilir. Buradaki an a fark sekulerlik farkidir. Sekuler bir kisi DUNYEVI OLARAK FIZIK OTESINE INANMAZ yani agnostiktir. Bir deist ise agnostik degildir. Deizmin, Teizm den tek farki, dini uygulamasi ve inanci olmamasidir. |
bir tanrıya inandıktan sonra tanrının kainatı ve insanı yarattığını kabul edip onu başıboş bırakması kurallar koymaması dünyadaki bir takım haksızlıkları kötülükleri seyretmesi gibi şeyler saçma değil mi biraz
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Teizm ile deizm arasindaki tek fark; yukarida saydigin, DINI UYGULAMADIR. Yoksa bir deist fizik otesi her turlu mistik, efsanevi, anlatima inanabilir. Deistin dini uygulamasi kisaca inandigi tanrisina KULLUGU, GOREVI, TESEKKURU SUKRETMESI v.s. yoktur. O yuzden de yukarida saydigin imanin sartlarini yerine getirmez. |
Alıntı:
burada temel nokta cennet ve cehennemin tanımı, cennet ve cehennemin tanımında öteki dünya vardır ve tamamen dinlerin vaad ettiği öğelerdir.. yani cennetin tanımı "aşırı güzel yer" değil, "ahirette" yani sadece dinlerde bahsedilen "aihret" tanımı içide tanrının kişilerin iyilik ve ibadet yapması karşılığı vereceği vaaddir ve tamamen teist bir düşüncedir. bu konuda size katılamıyorum, sanırım temel nokta cennet ve cehennemin tanımı. |
Alıntı:
Turkiye'deki "laik muslumanlarin" cogu SADECE IMANIN SARTLARINI UYGULAMADA OLUMSUZDURLAR. Bildigim kadari ile meselaahiret gunune ya da islamin sartlarina inanabilirler. Teist ile deistin tek ve ana farki DIN KONUSUDUR. Fizik otesi konularda, DIN ILE DEGIL; INANILAN TANRI ILE PARALELDIR. Nedir cennet/cehennemin tanimi? |
Alıntı:
bence anlaşmazlık cennet ve cehennem tanımında. cennet nedir, cennet; bu dünyada tanrı'nın istediklerini yerine getirenlerin öldükten sonra mükafat olarak, tanrı tarafından kişinin aklına ne gelirse verileceği inanılmaz güzellikteki yerdir, ödüldür. doğru mu? yani tamamen dinlerde bahseilen "ahiret -öteki dünya" ile ilgili bir öğe değil midir? |
Alıntı:
"Oteki dunya" ayni zamanda doga ustu ve dunya otesidir. Bir deistin doga ustu ya da dunya otesine inanmamasi icin bir sebep var mi? Mesela sekuler olmak; dunyevi olmaktir. Yani dunya otesine inanmamaktir. Aslinda mantiksal olarak sana soyle izah edeyim. Allah'in var olduguna inanan bir deistin; ona bagli dunya otesi mekanlara; yani cennet ve cehenneme inanmasi ne temelde olur? Inanirin kendine yonelik Allah adina bir yonlendirim yuklemesi ile olur. Yani; ALLAH'IN MUKAFATLANDIRMASI/CEZALANDIRMASI. Bu temelde inanir, TANRISINA SADECE INANMAKLA KALMAMAKTA, ONA KENDINE YONELIK INSANOGLU OZELLIKLERI EKLEMEKTEDIR. Halbuki deistin inandigi tanrisinin, INANAN DEISTE YUKLEDIGI BIR GOREV YA DA INANANIN TANRISINA YUKLEDIGI BIR INSANOGLU OZELLIGI YOKTUR. Buradaki insanoglu ozelligi-mukafatlandirma/cezalandirmadir. Bir yerde deistin kendi ile inandigi tanrisi arasinda, kendi yasam ve iliskisine yon yaptirim veren bir anlam ve icerigi olmamasi gerekir. Sonucta her bir kendine deist diyen inanir bu konuda farkli dusunebilir. |
Alıntı:
tamam, cennetin yeri nerde? dediğin gibi islamın şartında olmakla beraber, temel algıda cennet; "ahirette" dir. ahiret de tamamen bir dini öğedir, ahiretin din ile alakalı tanımından başka hiçbir tanımı yoktur, öyle değil mi? cennet ahirette ise, ahiret de tamamen bir dini öğe ise, bir deistin cennet kavramından bahsetmesi nasıl bir deistliktir? "teizm soslu bir deistlik" değil midir? yani böyle bir deistlik nasıl olur? ahirette olacak olan bir cennet kavramına tanrıya inanan ama dinleri reddeden biri nasıl inanabilir? ikinci cümlenize itafen; "öteki dünya" aynı zamanda doğa üstüdür, demişsiniz..hayır katılmıyorum, öteki dünya yine tamamen bir dinsel öğedir. siz dini terimlere "doğa üstü" deyip bir deistin de aynı zamanda dinsel öğe olan doğa üstü terimlerine inanmasını onaylıyorsunuz ama böyle bir deistlik tanımı yok.. işine gelen dini terimlere inanıp, işine gelmeyen dini terimleri yok sayan birinin deist olmasını, kendini cennete ve cehenneme inanan bir deist olarak tanıtmasını ben şuursuzlık olarak değerlendiriyorum. |
şöyle özetleyeyim;
sizin yaptığınız şu; "bir deist doğa üstü olan tanrıya inanıyorsa, cennet de doğa üstüdür, o zaman deist cennete inanabilir." o zaman cennetin katları da doağ üstüdür, o zaman deist cennetin katlarına da inanabilir. veya.. şeytan da doğa üstüdür, o zaman bir deist şeytana inanabilir.. melek de doğa üstüdür, o halde bir deist meleklere de inanabilir.. ee ne kaldı geriye? :) deist resmen bildiğin teist olmuş ama deistin bile haberi yok ..:) saygılar.. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
1-Allah'ın birliğine inanmak. 2-Meleklere inanmak. 3-Kitaplara inanmak. 4-Peygamberlere inanmak. 5-Ahiret hayatına inanmak. 6-Hayır ve şerrin Allah'dan geldiğine inanmak. Dedigim gibi, TANRIYA INANC BASKADIR, TANRIYA IMAN BASKADIR. Deistin tanrisina iman etmemesi gerekir. TANRIYA IMAN TEISTIN YAPTIGIDIR. Fark cennet/cehennemde degil de; INANC ILE IMANDA. Alıntı:
Islamin sartina mi/imanin sartina mi? Islamin sarti-Islama olan inanctir. UYGULAMADIR. Imanin sarti ise ALLAH'A VE ONA BAGLI FIZIK OTELERINE OLAN IMANDIR. Yani INANCA SORGUSUZ/SUALSIZ KULLUKTUR. O yuzden de dinsel ve inancsal degil; tanrisal ve imansal bir ogedir. Alıntı:
Alıntı:
Burada tek fark, tanrisi olan bir deistin; tanrisi ile imansal bir bag kurup kurmayacagi, yani tanrisina kul olup olmayacagidir. Mesela tasavvuf, mistisizm v.s. deist temellidir. Sence bir Y.Emre; IMANLI VE ALLAH'ININ KULU MUDUR? Aslinda su an tartistigimiz, guzel bir ayrinti. Teist ile deist farkini ortaya koymak adina. |
Alıntı:
Alıntı:
Y.Emre bir tasavvufcu olarak ALLAH'INA IMAN EDIYOR VE KULLUK YAPIYOR MUYDU? Iste o yuzden sana "laik muslumanlik" tamlamasini verdim. Cunku deizm agirlikli. Meselabir panteist ya da hyloteist; DEIST OLARAK TANRISINI SIRASIYLE, EVREN VE MADDE OLARAK OZDESLESTIRMIS. Yalniz her ikisi de ne evrene ne de maddeye IMAN ETMIYOR. O yuzden ALLAH TEMELLI ISLAM DININDEN KENDINI DEIZME GECMIS OLARAK KABUL EDENLERIN DAHA DETAYLI YANIT VEREBILECEGINI DUSUNUYORUM. |
şöyle söylerseniz nasıl olur..
"deist, mantık ve doğal gözlemle bir tanrıya inanan, "dini bilgiye" akıl yoluyla ulaşan ve mevcut tüm dinleri reddeden kişidir." doğru mu? bu tanımda, dini bilgiye akıl yoluyla ulaştığı için, bu dünyayı "akıl" ile gözlemleyip, iyilerin cennete, kötülerin de cehenneme gideceğini düşündüğü için mi öldükten sonra cennet ve cehennem kavramına inanıyor demek istiyorsunuz? |
Alıntı:
Alıntı:
Mesela soyler soralim. Tasavvufcular (Mevlana, Y.Emre v.s.) teist midir/deist midir? Imanin sartlarini "Allah'a inanmak" disinda diger maddelere de kisi tasirsa; teist olur mu? Bilinen sudur. Teist ile deizmin ortak noktasi-Tanri inancidir. Teist ile deistin farki- Dini uygulamasi olup/olmamasidir. Iste buradaki ORTAK NOKTADAKI TANRI INANCI EGER IMANA TASINIRSA; KISI TEIST MI OLUR, YOKSA DEISTLIK TANRI INANCI YANINDA IMANI DA ICERIR MI? |
mevlana'ya ve y.emre'ye geleceğim de bir şey daha belirteyim.
yukarıda yazdığım deist'in tanımı internetten yazdım, çünkü önce konuyu netleştirmek adına tanımı ortay net koymak lazımki belirlenmiş ve çerçevesi çizilmiş olan o tanım üzerinden gidelim. eğer yukarıda yazdığım deist'in tanımı temelde doğru ise, o zaman tanrı inancı ile birlikte din kavramları her deist'e göre farklılık gösterebilir.. fakat doğru bir tanedir.. yani bir deist'e göre cennet olabilir de, olmaya bilir de..fakat doğru olan şey cennet ya vardır, ya yoktur. buradan şu anlam çıkar; din konusunda doğru olan bir tek din vardır..yani din kavramı kişiden kişiye göre, kişinin yorumuna, kişinin zekasına göre şekillenemez..doğru mu sizce? |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Cennet/cehennem fizik otesi kavramlardir; GOZLEM VERMEZ VE BILIMSEL DEGILDIR. Konu var/yok tan ziyade, benim acimdan; bilimsel olup olmadigidir. Alıntı:
Bir kisinin birden fazla dininin olup olmamasi da aslinda ilginc bir nokta. Burada "dogru" olan ortada olan ve kisinin sectigi dinin sekillenmis olmasidir ve dinde degisim/reform olmaz. Yalniz ne varki herkes kendince dinini kendi algisi ile uygulayabilir ve de ayni dinden farkli uygulayicilar cikar. Mesela kendine musluman diyen bir kisi diyelim oruc tutar, namaz kilmaz ya da zekat vermez. Digeri belki zekat verir, oruc tutmaz namaz kilmaz v.s. Iste bir yerde bu tasavvuf gibidir. Yani kisi IMAN ETTIGI VE INANDIGI ALLAH'I ILE OLAN ILISKISI SADECE KENDINE AITTIR. Cunku, ortada gunah ya da verilecek hesap varsa; BU DINI DEGIL; SADECE KISIYI ILGILENDIRIR. Yada kisi diyelim, NAMAZ KILMASA DA CENNETE GIDEBILECEGINE KENDINI INANDIRMISTIR. |
doğru bir tanedir derken şöyle açıklayayım ne demek istediğimi;
sonuçta din ve inanç üzerine yani temelde ölüm sonrası için konuşursak; öldükten sonra herkesin inancına göre durumlar olmayacak öyle değil mi? yani bir kişi Allah'ın varlığına inanmıyorsa öldükten sonra Allah'ı görebilir, bu durumda onun bu dünyadaki tercihi yanlıştır. benzer şekilde ahirete de inanmıyordur ama öldükten sonra ahireti görebilir. ben şöyle düşünüyorum; eğer din veya inanç ismine ne derseniz deyin, kişilerin kendi "kişisel" yorumlarına bırakılamaz, eğer kişi bir Yaratıcı'ya inanıyorsa muhakkak o Yaratıcı bir din sunmuştur insanlığa. bu yüzden ben kişilerin yorumuna göre şekillenen agnıstizm, ateism ve deizm'in asla doğru seçenekler olduğunu düşünmüyorum. |
Alıntı:
Yani olen artik doganin bir cansizi olarak, her turlu dogasl isleyisin bir parcasidir. Bu temelde olen, MUSTAKIL VAR OLAN VARLIK OLARAK; FIZIKI MUSTAKILLIGINI DE KORUYAMAZ. Yani curur. |
Alıntı:
veya Yaratıcı yok diyenler mi doğru?? |
Alıntı:
Bu kavram sadece aklin inancinin bir urunudur. Deistin inanc gorusu, BILIMSEL VE GOZLEMSEL DEGIL; AKILCI VE INANCSALDIR. Cennet/cehennem aklin yarattigi fizik otesi BILIMSEL VE GOZLEMI OLMAYAN MEKANLARDIR. |
Alıntı:
yani akılcılık kavramı sadece deist'e mi ait? |
Alıntı:
Bilimsel temeli yoktur. Sadece buradaki bilgisel temel, kavramlarin varligi ve bu varliginin aklin yarattigi kavramlar oldugudur. Bilimsel olan ise, GOZLEME DAYANIR. Teolojik temelli tanri kavraminin insanogluna gozlem veren bir fenomenal tabani yoktur. Bu yuzden de tanri kavrami VARLIKSAL TARTISMA OLARAK BILIMSEL DEGILDIR. Buradaki bilimsellik bu kavramin insaanoglu uzerindeki yarattigi sosyo-psikolojik etki ve tepkinin ortaya koydugu her turlu insanlikdisi sonuctur. |
akılcılık sadece deist'e ait değilse, ateist'e de aitse hangisi doğru?
Yaratıcı var mı yok mu? |
Alıntı:
Idealiste gore- vardir ve inanir. Cunku "ilk, tek mutlak temel" dusuncedir. Materyaliste gore- yoktur ve inanmaz. Cunku "ilk, tek, mutlak temel" maddedir. Yaratici aklin yarattigi ve TEOLOJININ TARTISMA KONUSU OLARAK ve de kavramsal ve de bilgisel olarak vardir. Inancsal/ideolojik olarak varligi/yoklugu teolojik tartismadir. Bilimsel olarak ta GOZLEMI OLMAYAN YARATICI BILIMIN KONUSU VE KAVRAMI DEGILDIR. Sadece insanoglunun TARTISMALI IDEOLOJIK INANCSAL OLUMLU/OLUMSUZ SAHIPLENDIGI SAVUNUP/KARSI CIKTIGI bir kavramsal bilgidir. Bu temeldeki bilimsel yani da sosyoloji ve psikolojidir. |
hocam anlatmak istediğimi herhalde anlatamıyorum, daha açıklayacı yazayım o zaman.
deizm için akılcı diyorsunuz, ateizm de kendine akılcı diyor.. bu durumda ikisi de akılcı olduğunu iddia ediyorsa ve sonuç olarak iki apayrı sonuç çıkıyorsa bu nasıl bir akılcılık oluyor? |
Alıntı:
Yukarida IDEOLOJIK INANCSAL VARLIK TEMELLERINI acikladim, iste; farkli temeller farkli ideolojiler ve inanclar dogurur. |
Alıntı:
akılcılık dediğiniz şey kişinin sadece "kendi adına" sonuca ulaşmasıdır, yani kendi fikrinin sadece bir "iddiası". "ben akılcıyım" ne kadar akılcısın? kime göre akılcısın? kim daha akılcı? deist'in kendi akılcılığının sonucu = X iddiası ateistin kendi akılcılığının sonucu = Y iddiası peki doğru hangisi? cennet ve cehenneme inanan bir deist mümkün olduğuna göre, bir teist'in de bir dine inanması en az diğerlerinin inancı kadar akılcıdır. kişisel görüşüm olarak bir dine inanmak deizmden de ateizmden de agnostizm den de daha tutarlı, en azından deizm, ateizm ve angnostizm gibi temelde farklı afaki sonuçlara veya sonuçsuzluklara varmak yerine, tanımları yapılmış ve sonuçları çerçevelenmiş bir dine inanmak daha mantıklı geliyor bana. |
Alıntı:
Sence, dogru nedir? Alıntı:
Sen sadece KENDI AKLINI KULLANMAK YERINE, ONU TAKIP ETMEYI YEGLIYORSAN; BU BASKASININ AKLINA TESLIM OLMADIR. |
Alıntı:
Alıntı:
din çerçevesinde de ibadet etmenin, iyi işler yapmanın bir mükafatının olduğunu, bunların yapmayıp, bizi yarattığına inandığım Yaratıcı'ya ibadet etmeyip, kötülük yapıp kul hakkı yiyip hırsızlık yapanın da bir cezasının olması gerektiğini yine akılcılık çerçevesinde olacağına inanıyorum. buraya kadar olan kısımda teizm ile deism ve ateizm den hiçbir farkı yok, nasıl "akılcılık" kavramına herkes kendine göre buluyorsa benim akılcılık kavramıma göre de yukarıda anlattıklarım mantıklıdır. |
Alıntı:
Bir de akilci dogrularin bilimsel olmadigini unutma. Neden bir yaraticiya ihtiyac duyuyorsun? Ihtiyac duymadan yasamini surduremez misin? |
Alıntı:
eğer hiçbir şey yoksa bu durumda öteki kişinin söylediği yanlıştır.. demek istediğim olacak olanlar belli ve binlerce olacak olsan şey yok, sadece bir tane var..bu yüzden kişilerin kendi yorumuna bu işin bırakalacağını sanmıyorum, Yaratıcı bunu muhakkak bildirmiştir. "bir Yaratıcı'ya ihtiyaç duyma" sorusu eksik, var olduğunu bildiğim bir Güç'e inanmak için ihtiyaç duymak gereksinimi gerekmiyor, bu kadar şey tesadüf olabilir mi? bence olamaz, olmasına imkan yok..ben yolda yürürken gökyüzünün maviliğine, yağmurdan sonra oluşan gökkuşağına bakan biriyim, mavi renk nedir? hiçbirşey yok iken renk oluşmuş, madde oluşmuş..nelerin oluştuğunu anlatsam turan'ın sitesinin gb'si yetmez demiştim. Yaratıcı'ya inanan birinin, oksijenin O'nun yarattığına inanan birinin O'nun yarattığı oksijene ihtiyaç duymaması düşünülemez. |
Alıntı:
Mustakil var olan yasayan her kimse, birincisi; KENDI OLUMUNU YASAYAMAYACAK. Yani oldugunu bilemeyecek. Ikincisi, olmek olen acisindan onun yasaminin sonudur. Ucuncusu yasami bitenin hic bir yasamsal yetisi kalmaz. Sadece yasamda olanlar, olenin oldugunu bilirler. Bu acidan olenin mustakil var olan varligi ve yasami; tekrar bozularak dogaya karisir. Hic bir sey tesaduf degil. Herseyin olusumunda, degisiminde, donusumunde ve baskalasiminda; ona onu yaptiran sartlar, zaman ve ortam var. Yani bir MANTIKSAL OLABILIRLIK OLARAK ACIKLAMASI VAR. Enerjinin sakimi kanunu "hic bir sey yok olmaz ve yoktan da var olmaz" der. Yani evren daimidir. Ayrica butun bu senin anlattiklarin, ne maviyi ne evreni ne de senin ve turun disindaki baska bir seyi hic ilgilendirmiyor. Ayrica senin yaraticini kim yaratti? Kisaca HER YARATICININ INANANCA YARATANI KISIR DONGUSU VARDIR. |
Alıntı:
buluşma yerine geç kalan arkadaşınızın buluşma yerine neden gelmediğini merak etmezmisiniz? sadece sonuca bakıp "geç geldi" diyip dururmusunuz, nedenini sorgulamaz mısınız? bu dünya neden var sorusuna sadece "toz ve gaz bulutu sıkışmış ve olmuş" demek ne kadar gerçekçi? ne kadar insancıl? Alıntı:
Alıntı:
benim Yaratıcı'mın tanımı bu şekilde iken yani TEK iken, yaratılmamış iken "senin Yaratıcı'nı kim yarattı" diye sormak tanıma aykırı. bu soru ancak deist'in Yaratıcı'sına sorulabilir, deist'in Yaratıcı tanımı çelişkilidir çünkü her deist aklınca farklı bir cevap verebilir, o yüzden bu soruyu bana değil deist'e sorun. |
Alıntı:
Iste o yuzden "epistemolojik" sifati kullanilir, yani "bilimin an olarak geldigi cagdaslik" Alıntı:
Alıntı:
Diger yanitlar, zamansal. Alıntı:
Bak "lailaheillallah" ne demek "Allah'tan BASKA ILAH YOKTUR, TAPACAK" Demekki var ki sana sadece "Allah'a tap" deniyor. Ayrica MEKAN OLMADAN HIC BIR SEY OLMAZ. ALLAH HANGI MEKANDA? Eger Allah=mekan dersen; panteist olursun. Alıntı:
Ben HER YARATICI INANIRINA SORUYORUM. Cunku bu yaraticinin yaratani kisir dongusu hepsi icin gecerli. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Allah hangi mekanda? Allah zamandan ve mekandan ayrıdır, bu evrenin değişik noktalarında zaman kavramı farklı ifade ediliyorken zamansız bir ortamdan da bahsedilemez diye birşey söylenemez..farklı evren modellerinde farklı paralel evrenden de bahsediyorsak farklı mekanlardan hatta mekansız ortamalrdan da bahsedebiliriz gayet rahatlıkla. Alıntı:
benim Yaratıcı'm için söyledikleriniz gerçekten kısır döngü değil, asıl sorunlu olan; deist'in kafasında hayal ettiği binlerce milyonlarca olan Tanrı modeli sorunlu ve çelişkilidir. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:29 . |