Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Agnostisizm (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=126)
-   -   Ne kadar bilebiliriz ? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=35263)

alpeerkara 24-06-2014 02:25

Ne kadar bilebiliriz ?
 
Şu an ki bilimsel verilerimiz bizi bir tanrının yokluğuna itebilir mi ? Veya bildiğimiz dinler bizi bir tanrıya götürebilir mi ? Deizmin kişiye özgü tanrısına inanılabilir mi? Ya da ateizmin maddeciliğine ? Bu konularda beyin fırtınası yapalım...

Nova 24-06-2014 03:50

Ateizm, var oluşu yaradılışa bağlamayan görüştür.

Açılış bizden olsun :)

alpeerkara 24-06-2014 06:15

Alıntı:

Nova´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520343)
Ateizm, var oluşu yaradılışa bağlamayan görüştür.

Açılış bizden olsun :)

Ben de ateisttim ama kendimi agnostizme daha yakın hissetmeye başladım.

mrdragon 24-06-2014 09:08

Biz düşünen insanlar, tüm sınırları zorluyoruz.

Öyle ki, bizim evrenin nasıl başladığına dair araştırmalar yaparken, yeni bir evrene başlangıç verecek formülleri tartışıyoruz.

İnsanlığın düşüncelerinin sınırı yok. Soru gayet net olacak. Bilmsel olarak yeni bir evreni farklı bir boyutta ya da mikro boyutta dizayn etmemiz mümkün müdür? Böyle bir olasılık var mı?

Daha farklı bir örnekte verilebilir. Teknoloji hızla ilerlerken, zaman içierisinde, bilgisayar kavramının da boyut atlayacağını düşünüyoruz. Böyle bir çağda bilgisayar ortamında, sayısal kodlar ile bu tarzda bir evren tasarlanması mümkün müdür?

Yukarıdaki soruları sorduğum sürece, ve insanlığın gelişimi karşısında durmak gibi bir niyetim olmadığından, evrenin başlangıcı kısmına bir bilinç yerleştirme ihtimalinin olmadığını kesin bir dil ile söyleme şansını kendimde görmüyorum.

Buna karşın, hayır kesinlikle evren bir bilincin etkisi ile hayat bulmuştur da deme seçimini sadece inanç olarak ele alabilirim.

Neyse ki, bilim denilen olgu, tanrısal yorumlara kafa yormuyor. O sadece önündeki tüm engelleri, tam da bu evren içerisindeki materyal ve bilgelik ile aşmayı deniyor.

BrainDamage 24-06-2014 10:42

Alıntı:

alpeerkara´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520346)
Ben de ateisttim ama kendimi agnostizme daha yakın hissetmeye başladım.

Her şeyin materyalden ibaret olduğunun kanıtı nedir? Ben materyalden farklı şey var ama göremiyoruz desem, bu bilginin yanlışlanamaz olması yanlış olduğunu mu gösterir? Buna doğru veya yanlış demek yalnızca dayanaksız bir seçimden başka nedir?

alpeerkara 24-06-2014 15:01

Alıntı:

BrainDamage´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520351)
Her şeyin materyalden ibaret olduğunun kanıtı nedir? Ben materyalden farklı şey var ama göremiyoruz desem, bu bilginin yanlışlanamaz olması yanlış olduğunu mu gösterir? Buna doğru veya yanlış demek yalnızca dayanaksız bir seçimden başka nedir?

Benim açıklayabileceğim bir kanıtım yok. Yanlış olduğunu da göstermez. Ben seküler hümanizm bakışını benimsiyorum.

BrainDamage 24-06-2014 15:31

"Kanıtlanamamış iddia gerçek değildir" demek de bir inanç değil midir?

spartacus 24-06-2014 15:52

Alıntı:

BrainDamage´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520351)
Her şeyin materyalden ibaret olduğunun kanıtı nedir? Ben materyalden farklı şey var ama göremiyoruz desem, bu bilginin yanlışlanamaz olması yanlış olduğunu mu gösterir? Buna doğru veya yanlış demek yalnızca dayanaksız bir seçimden başka nedir?

Materyalden farklı bir "ŞEY" şey olabilir mi sizce -ki şey olduğunu iddia edebileseniz.

Gördüğüm kadarıyla gerçek söylemi yanlış kullanılmış. kanıtlanmamış iddia "gerçek değildir" denmez, VARSAYIMDIR denir...

Fekat, iddianın elle tutulur, gözle görülür ve mesnedi olması gerekir;

Mesela materyalden başka bilmediğimiz bir şey var dersek

Bu söz iddia değildir zira algılamadığın bir şey hakkında zaten konuşamazsınız, varlığı-yokluğu da konu edilemez.. İkincisi ŞEY diyemeyiz, bir şeye şey diyebilmek için o şeyin her şeyden önce şey olabilmesi gerekir. Bunuda yapısı, özellikleri, sıfatları vb belirler.

Şimdi siz bana öyle bir özellik-sıfat, yapı örneği gösterecek ya da vereceksiniz ki, o şey her ne ise hem şey olma mertebesine erişsin(özellik, yapı, sıfat, hiç olmazsa birazcık algılanabilirlik) hemde hakkında konuşma şansımız olsun.

Bilmediğiniz bir şey hakkında konuşamazsınız dolayısıyla var ya da yok demek anlamsızdır, var derseniz bu VARSAYIM değil, İNANÇtır.

Konu inanç olunca dileyen dilediği masalada ve kahramnına da inanır, lakin yeterki insan bu sürecin ve inanç oluşumunun insan zihin ve hayal dünyasını aşmadığının bilincinde olsun.

BrainDamage 24-06-2014 17:38

Yani, maddeden farklı bir şeye var veya yok demek anlamsızdır, hakkında bir şey söyleyemeyize gelmiyor mu? Yani vardır veya yoktur dersek baştan kabul ettiğimiz varsayımlara göre konuşmuş olmuyor muyuz?

RainFall 24-06-2014 19:30

Alıntı:

BrainDamage´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520371)
Yani, maddeden farklı bir şeye var veya yok demek anlamsızdır, hakkında bir şey söyleyemeyize gelmiyor mu? Yani vardır veya yoktur dersek baştan kabul ettiğimiz varsayımlara göre konuşmuş olmuyor muyuz?

Maddeye geçmesi gerekecek yani bir aksiyona dönüşecek bırakın şu kafanızdaki tanrı tanımını zamandan mekanda yoktur falan demeyi.

spartacus 24-06-2014 23:18

Alıntı:

BrainDamage´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520371)
Yani, maddeden farklı bir şeye var veya yok demek anlamsızdır, hakkında bir şey söyleyemeyize gelmiyor mu? Yani vardır veya yoktur dersek baştan kabul ettiğimiz varsayımlara göre konuşmuş olmuyor muyuz?

BrainDamage

Birincisi hakkında hiç bir şey bilmediğinin gerçekliği inancı geçmez, varsayımların ise mesnedi vardır, nesnel(objektif) dayanakları... Kısaca tanımlayım;
ŞEY: herhangi bir biçimde, her nasıl olursa olsun gözlemlenebilir olan fakat özne olarak değil, genel olarak ifade edilendir. kalem, hem kalemdir örneğin hem de bir şeydir. Hangi açıda ele aldığımız önemli, nedir o şey dediğimizde ancak cevap verebiliyorsak bir hakkındalığı olabilir... Biz madde-materyal-nesne dediğimizde ŞEY'den bahsediyoruz, en genel ve en tanımsız, öznellik içermeyen haliyle. Kısaca gözünün alabildiğince gördüğün ve algıladığın her ŞEY!

HAKKINDA: Bir şeyin özellikleri, yapısı, koşulu(çevresi), ilişkileri(diğer şeylerle), sıfatları, fiiliyatı veya davranışlarıyla ortaya çıkar. Kısaca veri-bilgi.
Sonuç: Bu üçü yoksa VAR-YOK demek anlamsızdır zira ELİNİZDE HİÇ BİR bilgi, veri yoktur. Nasıl bir hakkındalık vereceksiniz ki?

Örneğin;
Hebelehübü nedir, özellikelri nelerdir, var olduğunu söylüyorum diyelim... Şimdi elinizde Hebelehübü hakkında ne var? KOCAMAN BİR HİÇ! O halde Hebelehübü'nün bir hakkındalığı yok, zira bunun için elinizde veri yok, bulgu yok, nasıl olacakta hiç bir veriye sahip olmadığınız HAKKINDA konuşabilesiniz?

Son olarak üst paragrafı önce iyi bir düşünün, bu paragrafımdan henüz algılayamadığımız, görmediğimiz , farkında olmadığımız ............ şeyler yok demiyorum, vardır muhakkak, ama ne oldukları konusunda tek bir fikrimiz dahi olamaz!! diyorum. Çünkü algılamadığımız sürece herhangi bir şey denebilir -ki herhangi bir şeyinde hakkındalığı, tanımı, sıfatı, yapısı, özelliği- olmaz ki, hakkında konuşulabilsin. Yani bizim için özne değildir henüz, olamaz.

Örneğin kaba bir örnek vereyim;

Heusaebu meyvesinin rengini, tadını, boyutlarını, yapısını, özelliklerini, nerede yetiştiğini bana söyleyebilir misin? Peki sence böyle bir meyve var mı?

Cevabım: Hakkında konuştuğumuz NESNEL değil, nesnel anlamda tanrı ya da benzerinin VARLIĞI-YOKLUĞU anlamsızdır bizim için. Biz insanların öznel dünyalarında yarattıkalrı iyi-kötü kahramanlar adına konuşup onların yokluğunu NESNEL GERÇEKLİĞKLERİNİN OLMAYIŞI temelinde ifade ediyoruz, başka kelime, kavram yok ne yazık ki.. Kısaca vampirlerin nesnel gerçekliği yoktur ancak insan zihninde öznel alanda var kılınabilir, o alanda da yok denebilir. Bizim masal kahramanları için var-yok düzlemimiz NESNEL DEĞİL, özneldir, zira bu kahramanların nesnel bir gerçekliği YOK(!buradaki yok bir iddia amacı-temelinde değil, nesnel gerçekliğe sahip olmamak temelindedir, öznenin kendi varlığı ya da yokluğu değil, nesnel gerçekliğinin olmayışı temelindedir, umarım ifade edebiliyorum). Örneğin Superman uçuyor! Fakat O'nun bir masal kahramanı olduğunu hepimiz biliyoruz, çıkıp bana gerçek olmayan, yani var olmayan uçabilir mi uçamaz, Superman uçuyorsa o halde gerçektir çerçevesiyle gelmeyin, birisi insanın öznel dünyası, zihni, hayal gücü, diğeri ise realite! Karıştırmayalım.

BrainDamage 24-06-2014 23:20

Yazdıklarınıza katılıyorum.

Firestorm 25-06-2014 00:34

Alıntı:

alpeerkara´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520337)
Şu an ki bilimsel verilerimiz bizi bir tanrının yokluğuna itebilir mi ? Veya bildiğimiz dinler bizi bir tanrıya götürebilir mi ? Deizmin kişiye özgü tanrısına inanılabilir mi? Ya da ateizmin maddeciliğine ? Bu konularda beyin fırtınası yapalım...

Bildiğimiz ile yaşarız bilmediklerimizin ise önemi bilene kadar yoktur ki diğer şekilde sadece beklentiler olucaktır ama bu beklentilerin değeri bir delile dayanmadığı sürece silmarillion'a karşı bile bir beklentin olabilir. :)

RainFall 25-06-2014 12:14

Nasıl bilebiliriz? tanrımı dinlerin tanrısımı dinlerin tanrısımı bizleri yarattı?Şu günlerde birden bire bir mucize yetkisi alarak gerçekleştirmek için eyleme dönüştürmek için denizi yaran adamlar falan çıkmıyor nedense?İslamiyet için Hristiyanlık için ise suyu şaraba çeviren kişilerde çıkmıyor.

spartacus 25-06-2014 14:00

Alıntı:

alpeerkara´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520337)
Şu an ki bilimsel verilerimiz bizi bir tanrının yokluğuna itebilir mi ? Veya bildiğimiz dinler bizi bir tanrıya götürebilir mi ? Deizmin kişiye özgü tanrısına inanılabilir mi? Ya da ateizmin maddeciliğine ? Bu konularda beyin fırtınası yapalım...

Bilimsel verilerimizde Tanrı diye bir şey bulunmuyor ki, verilerimiz yokluğuna götürsün. Yani gerçekliği olmayan bir verinin var-yoku da anlamsız.

Bilimsel veriler değil ancak inanç merkezli düşünceler üzerinden var-yokuna gidilebilir. Bilimsel veriler tanrı diye bir gerçeklik tanımıyor.

Günümüz bilgi ve biliminden yola çıkarak Tanrı inancı çrçevesinde var-yokunu irdeleyeceksek dahi, ellimizdeki bilimsel veriler tanrının bir gerçeklik değil, bir hayal ya da sanrı ürünü olduğunu gösteriyor.

Ateizmin maddeciliğini kavrayamadım, şu an algıladığınız ve henüz algılayamadığınızı iddia ettiğiniz her şey zaten maddedir. Algıladıklarımızın tümü, algılayamadıklarımızında tümü maddedir, madde şeylerin tümünün genel adıdır. Madde'nin kendisinin tanımı vardır ancak o tüm şeylerin kapsamında, yani genelde herhangi bir şey için tanım içermez, her şey maddedir, maddenin tanımı ise bu her şeyi ya da herhangi birisini tanımlamaz. Şeyleri birbirinden ayıran temelde maddenin özellikleri, diğer maddelerle olan ilişkileri, bulunduğu ortam, atmosfer, kısaca koşullar vb...

Materyalizm, yani felsefe.

Dinlerde, tanrılarda ideolojik, yani eni sonu düşünce-zihin-hayal-siyaset merkezlidir.

Son olarak hiç ibir şey bilmediğiniz bir şey hakkında konuşamazsınız da, bu şeyin Tanrı olduğu konusunda hiç bir fikrinizde olamaz.,

Nedir Tanrı?

Bu soruya cevap veriyorsanız agnostik olamazsınız, zira hakkında çok şey bilmiş olusunuz, bu haldede bilinemez ifadesi-söylemi, agnostizmin temeli çöker, hayır bir cevap veriyor, 4 harfe bir nitelik-sıfat veriyorsanız bu durumda gündemde olan deizmdir.

Yaratılmaktan, yaratıcıdan bahsettiğiniz sürece deizm, yaratıcı hakkında şüpheye düştüğünüz sürece agnostik etki görülebilir, lakin agnostik düşüncenin temel çelişkisi, bilinemez ve şüphe edip ancak hiç bir veri elde etmediği şeye YARATICI sıfatı giydirmesidir, bilmediğin bir şeyin NİTELİĞİ HAKKINDA fikir üretilemez -ki bir sıfatı olamaz. Bu nedenle agnostik görüşün tanrı-nitelikleri çerçevesi İNANÇ temelidir, veri, bilgi değil, daha ilk elden her şeyi yöneten bir tanrı, ya da yaratan bir tanrı dediği anda bilgi yüklemiş olur (peki her şeyin yaratıldığını ya da bir yaratanı nesnel olarak görmektemidir? Hayır, o halde nereden bu kanıya vardı? İnanç.

alpeerkara 25-06-2014 14:18

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520457)
Bilimsel verilerimizde Tanrı diye bir şey bulunmuyor ki, verilerimiz yokluğuna götürsün. Yani gerçekliği olmayan bir verinin var-yoku da anlamsız.

Bilimsel veriler değil ancak inanç merkezli düşünceler üzerinden var-yokuna gidilebilir. Bilimsel veriler tanrı diye bir gerçeklik tanımıyor.

Günümüz bilgi ve biliminden yola çıkarak Tanrı inancı çrçevesinde var-yokunu irdeleyeceksek dahi, ellimizdeki bilimsel veriler tanrının bir gerçeklik değil, bir hayal ya da sanrı ürünü olduğunu gösteriyor.

Ateizmin maddeciliğini kavrayamadım, şu an algıladığınız ve henüz algılayamadığınızı iddia ettiğiniz her şey zaten maddedir. Algıladıklarımızın tümü, algılayamadıklarımızında tümü maddedir, madde şeylerin tümünün genel adıdır. Madde'nin kendisinin tanımı vardır ancak o tüm şeylerin kapsamında, yani genelde herhangi bir şey için tanım içermez, her şey maddedir, maddenin tanımı ise bu her şeyi ya da herhangi birisini tanımlamaz. Şeyleri birbirinden ayıran temelde maddenin özellikleri, diğer maddelerle olan ilişkileri, bulunduğu ortam, atmosfer, kısaca koşullar vb...

Materyalizm, yani felsefe.

Dinlerde, tanrılarda ideolojik, yani eni sonu düşünce-zihin-hayal-siyaset merkezlidir.

Son olarak hiç ibir şey bilmediğiniz bir şey hakkında konuşamazsınız da, bu şeyin Tanrı olduğu konusunda hiç bir fikrinizde olamaz.,

Nedir Tanrı?

Bu soruya cevap veriyorsanız agnostik olamazsınız, zira hakkında çok şey bilmiş olusunuz, bu haldede bilinemez ifadesi-söylemi, agnostizmin temeli çöker, hayır bir cevap veriyor, 4 harfe bir nitelik-sıfat veriyorsanız bu durumda gündemde olan deizmdir.

Yaratılmaktan, yaratıcıdan bahsettiğiniz sürece deizm, yaratıcı hakkında şüpheye düştüğünüz sürece agnostik etki görülebilir, lakin agnostik düşüncenin temel çelişkisi, bilinemez ve şüphe edip ancak hiç bir veri elde etmediği şeye YARATICI sıfatı giydirmesidir, bilmediğin bir şeyin NİTELİĞİ HAKKINDA fikir üretilemez -ki bir sıfatı olamaz. Bu nedenle agnostik görüşün tanrı-nitelikleri çerçevesi İNANÇ temelidir, veri, bilgi değil, daha ilk elden her şeyi yöneten bir tanrı, ya da yaratan bir tanrı dediği anda bilgi yüklemiş olur (peki her şeyin yaratıldığını ya da bir yaratanı nesnel olarak görmektemidir? Hayır, o halde nereden bu kanıya vardı? İnanç.

sanırım soruların özeti budur teşekkür ederim size ve tüm arkadaşlara.

Felâsife 25-06-2014 14:30

Ne kadar bilebiliriz ?

En fazla hayalimizin sınırına kadar bilebiliriz, hayalimizde "ben" kavramımızın olduğu yere kadardır, "ben" den ötesini hayal edemeyiz, ötesi "ben"in yokluğudur..
Bu açıdan bakınca Ölüm, ben için son duraktır, hayalinin sınırıdır, o yüzden anca ölüme kadarını bilebiliriz.

Peki milyonlarca yıllık mücadele ölümle bitiyor mu? yoksa evrim denilen yapı, dahada evrilerek mi ilerliyor, ne oluyor? bilen yok...pardon çok. :\

Bu sözü hep sevmişimdir. :)

"Bir insan önce (cenin) kanla beslenir, kandan kesilince (bebek) sütle beslenir, sütten kesilince (çocuk) lokma ile beslenir, lokmadan kesilince de lokman (ruh) kesilir."

LosCeroo 11-07-2014 20:01

Ateistler Tanrı'nın olmadığına teistler ise olduğuna iman etmişlerdir. Her iki grup da bir inanç benimsedikleri halde ateistler inanmadıklarını iddia ederler. Evet inançsız olmak isterseniz agnostisizm vardır. Çünkü tanrı ya vardır ya da yoktur dersiniz ki işte bu doğru bilgidir. İkisi dışında bir seçenek olamaz.

RainFall 11-07-2014 20:07

Kuranı kerimin siyasi amaçla arap bölgesinde kullanıldığını düşünüyorum bu din hükümet yönetmek için oluşturulmuş.
Başa bela olmasın diye özellik kitabın içerisinde bir işaret olduğunu düşünüyorum yani Allahı yok muhammedin ondan eminiz.Ama bir tanrı var mı emin değilim var veya yok orta yolu tutsak ta çevremize bakmamız gerekecektir anlayabilmek için.

spartacus 12-07-2014 01:44

Alıntı:

LosCeroo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520632)
Ateistler Tanrı'nın olmadığına teistler ise olduğuna iman etmişlerdir. Her iki grup da bir inanç benimsedikleri halde ateistler inanmadıklarını iddia ederler. Evet inançsız olmak isterseniz agnostisizm vardır. Çünkü tanrı ya vardır ya da yoktur dersiniz ki işte bu doğru bilgidir. İkisi dışında bir seçenek olamaz.

Kelime oyunu olmamış mı? Atesitler demek tanrının olmadığına iman etmişler! Teist agnostik tespitler... Superman var mı, Zeus sana ne anlam ifade ediyor da iman edip, etmemek dürtüsüyle bakıyorsun? Ateizm sizin teizmden öğrendiğiniz tarz bir şey değil ki, ıssız bir adada 1 tane bile dinin olmadığı insan gibi düşün, ateizm o, ne tanrı diye bir gündemi var ne de bununla kafayı bozmuş, umrunda da değil...

fakat hakim kültür teizmdir ve bu bir ideolojik duruştur, egemendir, dolayısıyla iktidarlar hakim ideolojiyi yansıtırlar, hal böyle olunca ateistler iktidar eliyle öteki ilan edilir, baskı vb başlar, insanlar yaşamak istemediği koşullara yaşamaya zorlanır, rencide edilir vs bu genel çerçeve ve hem siyasi hem hukuki mücadele zorunlu olur, dolayısıyla bu ideolojik olarak gelişir-yürür, ZITLAŞIR (anti). Ateizmin teizm ile olan karşıtlığı ideolojik-siyasi bir konumlanıştır TANRI MERKEZLİ DEĞİL! var olmayan bir şey nasıl merkeze konsun niye konsun? Superman'e siz ne zaman taparsanız, belki ateistlere o zaman tanrının yokluğuna iman etmişler diye saçmalarsınız.

Gelelim agnostizme, teizmden kopuş sadece ateizmdir, geriye kalan hiç bir duruş teizmden tamamen kopamaz. Cephanesi teist ideolojidir, içsel inancından dolayı sürekli şüphe yaşar, fakat inancının nesnel bir kaynağı ise YOKTUR! Ne diyeceğiz şimdi biz bu duruma? Aklı başında olmamak mı? değil, aksine inanç sorunundan ileri gelir. Agnostikler utangaç teisttirler (teist denince akla hemen dinler gelmesin, yaratıcı olmalı ya da yaratılmışlık saplantısı gelsin.)

Sonuç defalarca açıklandı; tanrının varlığı, yokluğu İDEOLOJİK(SUBJEKTIF), ÖZNEL bir meseledir. Nesnel anlamda ise biz böyle bir gerçeklik tanımıyoruz ki, bir hakkındalığı olsunda hakkında konuşalım. Elma hakkında konuşurum zira bir hakkındalığa sahip, su, ırmak, bulut, et, taş lakin tanrı hakkında nesnel anlamda konuşma şansım yok, böyle bir gerçekliğe sahip değilim, nasıl konuşayım elimde veri-done yok, sıfat yok.....

Zihinsel argümanlar ise farklıdır, örneğin SUPERMAN var mı? Yok mu?

Yok mu dediniz, o halde olmayan şey uçar mı? bakın tüm bu düzlem, tüm bu konuşma açımız SUBJEKTİFTİR, KURGU ALANIDIR, ÖZNEL ALANDIR, ideolojiktir, bu alanda VAR-YOK ile nesnel alandaki farklıdır. Nesnel anlamda VAR-YOK diye bir ayrım-iddia söz konusu değildir, o ALAN'DA(DÜZLEMDE) tanrı ne vardır ne de yoktur gerçekliğe sahip değildir(dolayısıyla yoktur derken ifade edilen bu durumdur), işte ateistin dünyası da orası aslında. Umarım anlatabildim... Gerçi insan bir kez imanlı olmasın, 1000 kerede anlatsanız nafile ya, neyse...

Şurada bir yerde tanrı var olabilir der misin :) Dersin, çünkü tanrı dağarcığın teist, adı, sıfatlarına varana değin sana aşılanmış, bilmediğin, bir kez olsun görmediğin şeyi tanrı ilan edebilirsin, ne diyeyim bu da agnostizm. Agnostik bir yaratıcı olabilir mi sorusuna olabilir diye cevap verir ama neden illa bir yaratıcı olmak zorunda mı ya da bu kanıya nasıl vardın sorusunu aklına getirmez, getiremez zira yaratılış merkezli aşılanmaya meyilli, teizmden kopuş ve teist ideoloji ile düşünme tarzından uzaklaşma bir türlü gerçekleşmemiş, iki ara bir derede...

RainFall 12-07-2014 01:48

İman etmek mi tanrın var olmadığına inanmak veya yokluğuna inanmak diye kavrammı vardır?Kanıtlanamaz arkadaş bir tanrı var ise bile varlığını sadece anlayabiliriz nasıl olduğunu?Var veya yok diyemeyiz.Orta yolu tutarım nasıl olduğunu anlamaya çalışırım.

Saint-Just 15-07-2014 22:30

Alıntı:

LosCeroo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520632)
Ateistler Tanrı'nın olmadığına teistler ise olduğuna iman etmişlerdir. Her iki grup da bir inanç benimsedikleri halde ateistler inanmadıklarını iddia ederler. Evet inançsız olmak isterseniz agnostisizm vardır. Çünkü tanrı ya vardır ya da yoktur dersiniz ki işte bu doğru bilgidir. İkisi dışında bir seçenek olamaz.

yazdığın safsatadan baska bir sey değil. ben de ''agnostikler tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğine iman etmislerdir'' diyim, konu iyice bulansın istersen?

ben hayaletlere veya cinlere de inanmiyorum, böyle bir şeyin olmadığını, bu ve buna benzer şeylerin insanların düşüncelerinin ürünü olduğunu söylediğimde, simdi ben bunların yokluğuna mı ''iman etmis'' oluyorum?

''hadi bana tanrının yokluğunu kanıtla'' diyen idealistler geliyor aklıma niyeyse..

ama lenin bunu boşuna söylemedi değil mi?

''tanrının varlığının bilinemeyeceğini söylemekle, tanrının varolduğunu söylemek arasındaki fark çok azdır. tanrının varlığını kabul eden idealistler bunu bilimsel gerçeklerle açıklamadıkları, açıklayamayacakları için bilimsel açıdan bilinemeyeceğini söylerler. bilinemezcileri idealistlere yaklaştıran nokta budur. bilinemezciyi kazıyın, idealisti bulacaksınız''

evrensel-insan 15-07-2014 23:37

Alıntı:

alpeerkara´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520337)
Şu an ki bilimsel verilerimiz bizi bir tanrının yokluğuna itebilir mi ? Veya bildiğimiz dinler bizi bir tanrıya götürebilir mi ? Deizmin kişiye özgü tanrısına inanılabilir mi? Ya da ateizmin maddeciliğine ? Bu konularda beyin fırtınası yapalım...

Tanri sadece bir kavram; hakkinda soylenenler de sadece bir bilgidir.

Tanri ile ilgili ne bir bilimsel veri olma olasiligi mantiksal olarak vardir, ne de tanri bilimin konusudur.

Tanri felsefenin teolojisinin konusudur ve sadece inancsal ve varliksal temelde degerlendirilir.

Bilgisel temelde de, olan bilgisi ortaya konur.

Inancsal temelde akil mantik tanimaz. Her turlu metafizik etik ve fizik otesine kendisini inandirabilir.

Tanriya varmak ya da varmamak, aklin tanrilastirma eylemi sonucudur.

evrensel-insan 15-07-2014 23:40

Alıntı:

alpeerkara´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520346)
Ben de ateisttim ama kendimi agnostizme daha yakın hissetmeye başladım.

Ateizm ile agnostisizm arasindaki ana fark; tanrilastirma eylemindeki tanrisizlik ya da tanrinin bilinebilirligi farkidir.

Bilgi temelinde ise agnostisizm, gnostik bilgi disi/karsiti demektir. Teolojik duruslardaki tek bilgi temelli izm, agnostisizmdir.

O yuzden teolojik olarak bir agnostik; tanrilastirmaya yakin ise; teist, uzak ise ateisttir.

evrensel-insan 15-07-2014 23:43

Alıntı:

BrainDamage´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520365)
"Kanıtlanamamış iddia gerçek değildir" demek de bir inanç değil midir?

Bir seyin kaniti iki turludur.

Ya aklin inancsal/ideolojik kaniti; ya da bilimin bilimsel/gozlemsel ve olgu kaniti.

Yalniz burada mantiksal olarak kanitin olabilirlik olasiligi onemlidir.

Aklin yarattigi fizik otesi bir kavramin, varliksal olarak kanita tasinabilme olanagi yoktur.

Sadece akil aklinda yarattigini bir fenomen ile ozdeslestirebilir ki, bu da bilimsel degildir.

evrensel-insan 15-07-2014 23:48

Alıntı:

LosCeroo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 520632)
Ateistler Tanrı'nın olmadığına teistler ise olduğuna iman etmişlerdir. Her iki grup da bir inanç benimsedikleri halde ateistler inanmadıklarını iddia ederler. Evet inançsız olmak isterseniz agnostisizm vardır. Çünkü tanrı ya vardır ya da yoktur dersiniz ki işte bu doğru bilgidir. İkisi dışında bir seçenek olamaz.

Inanc ve sifati inancsal ile, inani eylemi tasima ve de iman ve sifati imansal ve imani eyleme tasima farkli seylerdir.

Inanc ta iman olmadan yonlendirim ve yaptirim yoktur.

Iman da ise vardir.

Yani bir deist tanriya inanir ama iman etmez. Bir teist ise sadece inanmak ile kalmaz, ayni zamanda iman eder.

Buradaki iman kisinin inandigina yasam ve iliskisinde yer vermesi ve ona gore yonlenmesidir.

Ateizm ise, inancsal olarak olumsuzdur yani inancsizdir. Iman zaten olumsuz inanc ta yer almaz.

Prisca Theologia 03-08-2014 21:21

Arkadaşlar bir Agnostik olarak benimde söz hakkım olduğunu düşünüyorum.

Bir agnostik, başka bir arkadaşın bahsettiği gibi tanrının varlığına yakınsa deist, yokluğuna yakınsa ateist olmaz. Bir Agnostik, bunlardan birine gereğinden fazla yaklaşırsa zaten artık agnostik değildir.

Bizler inançlılar, deistler ya da ateistler gibi kesin yargılarla hayatı, evreni ve maddeleri yorumlamıyoruz.

Ateistlerden kesin olarak ayrıldığımız nokta şudur: bir ateist hayata, ruh konusuna ve evrenin varoluşuna sadece maddenin ve bilimin açısından bakabilmektedir. Bir ateist için bilimin açıklayamadığı herhangi bir konu ya da ifade yok manasındadır.

Bizler ise bu konular hakkında bu kadar kesin konuşmaktan kaçınıyoruz çünkü hem bilim hem de teoloji hala bir çok konuyu açıklamakta yetersiz. Evet artık evreni biraz tanıyor, hareketleri ve doğumu hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Hatta matematiksel yorumlarla evreni membrain durumuna getirip çok sayıda evren olabileceğine dair çıkarımlar yapabiliyoruz ancak bu kadar ilerleyebiliyoruz. Bilim hiç bir zaman niye? sorununa yanıt veremiyor ancak nasıl? sorunun cevaplarını bize sunabiliyor.

Yani M teorisinin sonucunda belki madde ve evren hakkında iyi bilgi sahibi olup evrenin mekanikleri hakkında kesin yargılara sahip olacağız ancak hala niye sorunun cevabını bulamayacağız.

Bu yüzden bizlerin tanrı vardır ya da kesin olarak tanrı yoktur gibi bir çıkarım yapmamız mümkün değildir. Çünkü bilim felsefi sorulara cevap vermekte hala oldukça yetersiz kalmaktadır.

evrensel-insan 03-08-2014 21:44

Alıntı:

Prisca Theologia´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 521872)
Arkadaşlar bir Agnostik olarak benimde söz hakkım olduğunu düşünüyorum.

Bir agnostik, başka bir arkadaşın bahsettiği gibi tanrının varlığına yakınsa deist, yokluğuna yakınsa ateist olmaz. Bir Agnostik, bunlardan birine gereğinden fazla yaklaşırsa zaten artık agnostik değildir.

Bizler inançlılar, deistler ya da ateistler gibi kesin yargılarla hayatı, evreni ve maddeleri yorumlamıyoruz.

Ateistlerden kesin olarak ayrıldığımız nokta şudur: bir ateist hayata, ruh konusuna ve evrenin varoluşuna sadece maddenin ve bilimin açısından bakabilmektedir. Bir ateist için bilimin açıklayamadığı herhangi bir konu ya da ifade yok manasındadır.

Bizler ise bu konular hakkında bu kadar kesin konuşmaktan kaçınıyoruz çünkü hem bilim hem de teoloji hala bir çok konuyu açıklamakta yetersiz. Evet artık evreni biraz tanıyor, hareketleri ve doğumu hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Hatta matematiksel yorumlarla evreni membrain durumuna getirip çok sayıda evren olabileceğine dair çıkarımlar yapabiliyoruz ancak bu kadar ilerleyebiliyoruz. Bilim hiç bir zaman niye? sorununa yanıt veremiyor ancak nasıl? sorunun cevaplarını bize sunabiliyor.

Yani M teorisinin sonucunda belki madde ve evren hakkında iyi bilgi sahibi olup evrenin mekanikleri hakkında kesin yargılara sahip olacağız ancak hala niye sorunun cevabını bulamayacağız.

Bu yüzden bizlerin tanrı vardır ya da kesin olarak tanrı yoktur gibi bir çıkarım yapmamız mümkün değildir. Çünkü bilim felsefi sorulara cevap vermekte hala oldukça yetersiz kalmaktadır.

Peki bir agnostike gore; tanrinin varliginin olabilme olasiligi nedir?

Buradaki olasilik, varligina mi yoksa yokluguna mi yakindir.

Ayni sekilde bir agnostike gore, tanrinin bilinebilirliginin olasiligi nedir?

Bilinmesine mi yakindir, yoksa bilenememesine mi?

Prisca Theologia 03-08-2014 22:32

@evrensel-insan Bunun yüzdesel veya kesin bir yargısı bulunmamaktadır. Bir agnostik, diğer kuramları ya da verileri yetersiz olduğu için agnostik olmuştur.

Sizin anlamadığınız nokta agnostiklerin bir yöne daha yatkın olmadıklarıdır.

Bir dine inanan der ki : evreni ve hayatı şu tanrı şöyle yaratmıştır. Bizler onun sayesinde buradayız der.

Biz ona deriz ki: Dininiz günümüz insanlık tarihi, gelişimi ve teknolojik gelişmelerin sunduğu bilgiler ışığında oldukça yetersiz kalıyor. Söylemlerinizi destekleyecek kanıtınız var mı?

Bir ateist ise der ki: tüm bilinç, hayat ve evren belli maddesel mekanikler sonucu oluşmuştur ve süreç devam etmektedir. Öldükten sonra bir hayat ya da başka bir bilinç deneyimi söz konusu değildir.

Biz de ona deri ki: Ölümü deneyimlemeden bu konu hakkında nasıl kesin yargılara varıyorsun?
İnsan karakteristiği ya da bilinç konusunda bilimin henüz cevap veremediği konular varken nasıl bu kadar kesin yargılara varabiliyorsunuz?

Kısaca biz tanrının varlığı veya yokluğu anlamında algımızın bu konuları doğrulamaya yetmeyeceğine inanıyoruz. Yani bir tanrı varsa, sahneyi oluşturup hiç dokunmadan geriden izliyorsa, bizim onun varlığını ya da yokluğunu bilme şansımız var mıdır?

Dialectics 03-08-2014 23:19

Değişmeyen tek şey değişimdir... Muhtemelen Tanrı da dahil.

İşin doğrusu benim son zamanlardaki görüşüm odur ki: herşey aslında Tanrı'nın kendisini kendisinden saklama oyunu... Hem de bunu o kadar iyi yapmış ki...Belki de bildiğimiz tüm dinler dahi bu oyunun bir tuzağı... Tanrı'nın kendisini kendisinden gizlemek için türettiği tuzak sahte Tanrılar...

Varlığı ve oluşumu açıklayan o kadar teori var ki bir açıdan bakınca agnostiklik kaçınılmaz geliyor. Kendi içinde tutarlı olan onca teoriden hangisi doğru olabilir acaba? Herhangi birinin diğerine üstün olmasını gerektiren ne kadar daha fazla tutarlılık var?

Agnostikliğe karar veriyorsak o zaman yeni bir soru doğuyor: bir agnostik'in yaşam felsefesi ne olmalı? Ahlak anlayışı ne olmalı? Bu fani bir hayat mı, ebedi bir ruhun bir sınavı mı, yoksa yüzlerce reenkarnasyondan sadece biri mi? Bir agnostik kendisine nasıl bir yaşam felsefesi seçer?

Peki bir agnostik Tanrı'nın günün birinde anlaşılabilir olduğuna hiç ihtimal verir mi? Bence agnostikliğin evrimleşmesi gereken bir üst seviye bu soruya evet cevabını veren halidir. Tanrı'nın günün birinde anlaşılabileceğine inanan bir agnostik otomatikman kendi hayat felsefesini oluşturmuş olur: Tanrıyı anlamak, onu bulmak... Bu hem büyük patlamadanberi devam eden "tekâmül" süreci ile örtüşür hem de bir üst paragraftaki felsefi çıkmazlardan kurtarır. Aksi takdirde bence bir agnostik sonunda bu hayatta ne yapacağını bilemeyen bir deliye döner, özellikle hayatın anlamsızlığını idrak ettiği noktada...

Tanrı'yı anlamanın yolu nedir peki? Bilim? Felsefe? Metafizik? Gizli localar (ör. illuminati, masonlar vs.)?

evrensel-insan 03-08-2014 23:25

Alıntı:

Prisca Theologia´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 521877)
@evrensel-insan Bunun yüzdesel veya kesin bir yargısı bulunmamaktadır. Bir agnostik, diğer kuramları ya da verileri yetersiz olduğu için agnostik olmuştur.

Sizin anlamadığınız nokta agnostiklerin bir yöne daha yatkın olmadıklarıdır.

Bir dine inanan der ki : evreni ve hayatı şu tanrı şöyle yaratmıştır. Bizler onun sayesinde buradayız der.

Biz ona deriz ki: Dininiz günümüz insanlık tarihi, gelişimi ve teknolojik gelişmelerin sunduğu bilgiler ışığında oldukça yetersiz kalıyor. Söylemlerinizi destekleyecek kanıtınız var mı?

Bir ateist ise der ki: tüm bilinç, hayat ve evren belli maddesel mekanikler sonucu oluşmuştur ve süreç devam etmektedir. Öldükten sonra bir hayat ya da başka bir bilinç deneyimi söz konusu değildir.

Biz de ona deri ki: Ölümü deneyimlemeden bu konu hakkında nasıl kesin yargılara varıyorsun?
İnsan karakteristiği ya da bilinç konusunda bilimin henüz cevap veremediği konular varken nasıl bu kadar kesin yargılara varabiliyorsunuz?

Kısaca biz tanrının varlığı veya yokluğu anlamında algımızın bu konuları doğrulamaya yetmeyeceğine inanıyoruz. Yani bir tanrı varsa, sahneyi oluşturup hiç dokunmadan geriden izliyorsa, bizim onun varlığını ya da yokluğunu bilme şansımız var mıdır?

Agnostisizmin iki tabani vardir.

Birincisi bilgi tabani

Ikincisi teoloji tabani

Agnostisizm, gnostik yani fizik otesi bilgiye inanmayan demektir. A on eki bu nedendendir.

Teolojik olarak ta "tanrinin varligi bilinemez" der.

Tabiki bir agnostik illa teist ya da ateist olmayabilir.

Yalniz agnostigin kendince "varligin kesinligi" temelinde bir inanci vardir.

Bu da ya teizme ya da ateizme yoneliktir.

Ayrica "olumun deneyimlenmesi" bilimsel bir yanasim degildir.

Cunku mustakil var olan varlik yasam olarak olumu yasayamaz.

Bu temelde de olum deneylenemez.

Eger olu bir kisi uzerindeki deneyden bahsediyorsan; bu baskadir.

Yalniz, olen kisinin kendisi olumunu deneyleyemez.

Iste dedigim gibi, teolojik olarak "tanrinin varligi" baskadir, bilinebilirlik olarak bunun bilinemezligi baskadir.

Zaten eger bilme temelli bir yanasim varsa; ancak var olan bilinebilir ki; bu da tanrinin varligini var kabul etmek yani teist agnostik olmak demektir.

evrensel-insan 03-08-2014 23:39

Alıntı:

Dialectics´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 521879)
Değişmeyen tek şey değişimdir... Muhtemelen Tanrı da dahil.

İşin doğrusu benim son zamanlardaki görüşüm odur ki: herşey aslında Tanrı'nın kendisini kendisinden saklama oyunu... Hem de bunu o kadar iyi yapmış ki...Belki de bildiğimiz tüm dinler dahi bu oyunun bir tuzağı... Tanrı'nın kendisini kendisinden gizlemek için türettiği tuzak sahte Tanrılar...

Varlığı ve oluşumu açıklayan o kadar teori var ki bir açıdan bakınca agnostiklik kaçınılmaz geliyor. Kendi içinde tutarlı olan onca teoriden hangisi doğru olabilir acaba? Herhangi birinin diğerine üstün olmasını gerektiren ne kadar daha fazla tutarlılık var?

Agnostikliğe karar veriyorsak o zaman yeni bir soru doğuyor: bir agnostik'in yaşam felsefesi ne olmalı? Ahlak anlayışı ne olmalı? Bu fani bir hayat mı, ebedi bir ruhun bir sınavı mı, yoksa yüzlerce reenkarnasyondan sadece biri mi? Bir agnostik kendisine nasıl bir yaşam felsefesi seçer?

Peki bir agnostik Tanrı'nın günün birinde anlaşılabilir olduğuna hiç ihtimal verir mi? Bence agnostikliğin evrimleşmesi gereken bir üst seviye bu soruya evet cevabını veren halidir. Tanrı'nın günün birinde anlaşılabileceğine inanan bir agnostik otomatikman kendi hayat felsefesini oluşturmuş olur: Tanrıyı anlamak, onu bulmak... Bu hem büyük patlamadanberi devam eden "tekâmül" süreci ile örtüşür hem de bir üst paragraftaki felsefi çıkmazlardan kurtarır. Aksi takdirde bence bir agnostik sonunda bu hayatta ne yapacağını bilemeyen bir deliye döner, özellikle hayatın anlamsızlığını idrak ettiği noktada...

Tanrı'yı anlamanın yolu nedir peki? Bilim? Felsefe? Metafizik? Gizli localar (ör. illuminati, masonlar vs.)?

Burada konu "dogruluk/yanlislik" ve hatta varlik/yokluk ve de inanmak inanmamak degildir.

Burada konu insanoglunun ortaya attigi tanri kavramina beyinde fonksiyonel bir tanrilastirma eylemi verip vermemektir.

Eger boyle bir eylem verirsen ya tanrilastirma olarak tanriya varirsin, ya varamazsin ya da varilip varilmayacagi konusunda kararsiz kalirsin.

Eger beynin tanrilastiorma eylemi yapmiyorsa, tanri kavrami ile bir bagin iliskin yok demektir.

Tanriyi anlamanin yolu, onun insaanoglu kavrami olarak ve yine insanoglunun cesitleri temelinde ortaya attigi bilgi olarak; felsefi metafizik ontolojik ve epistemolojik tir.

Burada her beyin kendi algisinca kendi tanrisina verdigi anlam ve icerik ile tanrisini anlar ve ifade olarak ta varliksal inancsal ve bilgisel olarak ortaya koyar.

Prisca Theologia 04-08-2014 00:02

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 521880)
Agnostisizmin iki tabani vardir.

Birincisi bilgi tabani

Ikincisi teoloji tabani

Agnostisizm, gnostik yani fizik otesi bilgiye inanmayan demektir. A on eki bu nedendendir.

Teolojik olarak ta "tanrinin varligi bilinemez" der.

Tabiki bir agnostik illa teist ya da ateist olmayabilir.

Yalniz agnostigin kendince "varligin kesinligi" temelinde bir inanci vardir.

Bu da ya teizme ya da ateizme yoneliktir.

Ayrica "olumun deneyimlenmesi" bilimsel bir yanasim degildir.

Cunku mustakil var olan varlik yasam olarak olumu yasayamaz.

Bu temelde de olum deneylenemez.

Eger olu bir kisi uzerindeki deneyden bahsediyorsan; bu baskadir.

Yalniz, olen kisinin kendisi olumunu deneyleyemez.

Iste dedigim gibi, teolojik olarak "tanrinin varligi" baskadir, bilinebilirlik olarak bunun bilinemezligi baskadir.

Zaten eger bilme temelli bir yanasim varsa; ancak var olan bilinebilir ki; bu da tanrinin varligini var kabul etmek yani teist agnostik olmak demektir.

Sayın evrensel hala kendi algı çerçevenizde Agnostizm'i bir tarafa yönlendirmeye çalışıyorsunuz.

Agnostizm ne teizm'e ne de karşıtı olan ateizm'e yakın olur. Agnostik zaten bu iki eğilimi yeterli görmediği için Agnostik olmuştur. Agnostizm bir mantık yürütme silsilesinin sonucu ulaşılan noktadır. Bir yakın olma durumu yok. Tanrıyı ne Ateizm'in yolu ile ne de deizm'in yolu ile doğrulama ya da yanlışlama şansımız yok.

Kısaca da varsa da bilemeyiz, yoksa da bilemeyiz.

evrensel-insan 04-08-2014 00:05

Tabi burada diger onemli konmu da "tanri kavramini politik cikar olarak kullanmak"

Burada konu sistemsel ve duzenseldir.

Bu duzenin ve sistemin yonlendiricileri, bu kavrami hem kutuplastirma hem savastirma hem teslim alma hem kandirma hem de kontrol etme icin kullanirlar.

Yani tanri konu ve kavramini, insanoglu sosyo-psikolojik olarak dusunce ve davranisinda olumlu ya da olumsuz tasidigi surece; bu olumlu olumsuz kavgadan yararlanmak ve her iki tarafi tanri temelli kapistirmak ve olumlu tarafi da yasam sonrasi masali ile yasam ve iliski olarak yonlendirmektir.

Cunku ayni tanri dinler gibi; yonetici kesim de; insanoglunun dusunmesini sorgulamasini bilgilenmesini bilinclenmesini istemez.

Cunku bunlarin yapimi sistemi duzeni oldugu gibi kabullenmeyi onler.

Bu da bir yerde yonlendirimin sekteye ugramasi demektir.

evrensel-insan 04-08-2014 00:11

Alıntı:

Prisca Theologia´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 521885)
Sayın evrensel hala kendi algı çerçevenizde Agnostizm'i bir tarafa yönlendirmeye çalışıyorsunuz.

Agnostizm ne teizm'e ne de karşıtı olan ateizm'e yakın olur. Agnostik zaten bu iki eğilimi yeterli görmediği için Agnostik olmuştur. Agnostizm bir mantık yürütme silsilesinin sonucu ulaşılan noktadır. Bir yakın olma durumu yok. Tanrıyı ne Ateizm'in yolu ile ne de deizm'in yolu ile doğrulama ya da yanlışlama şansımız yok.

Kısaca da varsa da bilemeyiz, yoksa da bilemeyiz.

Burada benim algim degil; tum insanoglu algilama sisteminin cesidinin dile gelmesi soz konusu.

Agnostik teizm, teizm ve agnostisizmi birleştiren felsefi bir görüştür. Bir agnostik teist en az bir ilaha inanır ancak bunun doğrulunun veya yanlışlığının bilinmediğini veya bilinemeyeceğini söyler. Agnostik teist ayrıca inandığı tanrının özellikleri konusunda da agnostik olabilir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Agnostik_teizm

Agnostik ateizm ya da diğer tanımıyla ateist agnostisizm, hem ateizmi ve hem de agnostisizmi içine alan bir felsefi görüştür.[1] Agnostik ateistler, herhangi bir tanrıya ve tanrısallığa inanmadıkları için hem ateist, aynı zamanda kesin olarak herhangi bir tanrının var olup olmadığını bildiklerini iddia etmedikleri için de agnostiktir.[1][2] Agnostik ateist bir kişi, bir veya daha fazla tanrının var olduğuna inanan ama hakkında mutlak bilgi sahibi olduğunu iddia etmeyen bir agnostik teist kişinin zıddı olabilir.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Agnostik_ateizm

Agnostisizm, bilinmezcilik[1] ya da bilinemezcilik;[2] Teolojik anlamda Tanrı'nın varlığının ya da yokluğunun, bilimsel olarak da evrenin nereden türediğinin bilinmediğini veya bilinemeyeceğini ileri süren felsefi bir akımdır.[3] Bu akımın takipçilerine agnostik veya bilinemezci denir.[2] Agnostisizmin iki türü vardır. Zayıf agnostisizme göre hiç kimsenin Tanrı hakkında bir bilgisi yoktur; ancak bu belki bilinebilir; güçlü agnostisizme göre ise Tanrı hiçbir şekilde bilinemez. Agnostisizm genel olarak olaylara kuşkucu yaklaşır, kuşkucu sorular sorar ve yanıtları kuşku ile bulmaya çalışır.[3] Agnostik sözcüğünü ilk olarak İngiliz biyolog Thomas Henry Huxley 1869 yılında kullanmıştır.[1][3] Buna rağmen daha erken düşünür ve yazarların da bu düşünceye sahip olduğu bilinir. Örneğin Eski Yunan düşünür Protagoras da agnostik olarak anılır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Agnostisizm

Prisca Theologia 04-08-2014 00:32

Bu "alt türler" verdiğiniz linklerde de ifade edildiği gibi temel Agnostisizm'den farklı şeylerdir. Siz yazınızda sanki Agnostizm illa bir tarafa yönelmek durumunda gibi bir anlam çıkarmışsınız.

Genel manada insanların bildiği ve kabul ettiği Agnostisizm akınımın ifadesi kesin bilinmezciliktir. Siz de link vermişsiniz zaten ora da açık olarak yazmaktadır. Ben Agnostik teizm ya da Agnostik ateizm'den bahsetmiyorum.

Eğer bunlar aynı şeyler olsaydı 3 değil sadece 2 tane link verirdiniz.

Yine tekrarlıyorum (artık son olsun lütfen) Agnostizm (işin özü) bilinmezciliktir. Agnostizm tanrının varlığına ya da yokluğuna inanmamaktadır. Bunun bilinemeyeceğini öne sürmektedir.

evrensel-insan 04-08-2014 00:42

Alıntı:

Prisca Theologia´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 521889)
Bu "alt türler" verdiğiniz linklerde de ifade edildiği gibi temel Agnostisizm'den farklı şeylerdir. Siz yazınızda sanki Agnostizm illa bir tarafa yönelmek durumunda gibi bir anlam çıkarmışsınız.

Genel manada insanların bildiği ve kabul ettiği Agnostisizm akınımın ifadesi kesin bilinmezciliktir. Siz de link vermişsiniz zaten ora da açık olarak yazmaktadır. Ben Agnostik teizm ya da Agnostik ateizm'den bahsetmiyorum.

Eğer bunlar aynı şeyler olsaydı 3 değil sadece 2 tane link verirdiniz.

Yine tekrarlıyorum (artık son olsun lütfen) Agnostizm (işin özü) bilinmezciliktir. Agnostizm tanrının varlığına ya da yokluğuna inanmamaktadır. Bunun bilinemeyeceğini öne sürmektedir.

Mantiken "bir seyin bilinemezligi" bir kararsizliktir, felsefi temelde de karar algisi vardir.

Iste buradaki karar algisi bilinemezi ya bilinebilie ya da bilinmesi olanaginin azligina/yokluguna yanastirir.

Cunku felsefe de suphe kararsizlik kisaca ortacilik tutarli degildir.

Aksine "kesinlik mutlaklik kararlilik" tutarlidir.

O yuzden her bir agnostik kendince "bilinebilme" temelinni ya olumluya "bilinebilir" e ya da olumsuza "bilinemez" e tasir.

Bu ateizm icinde gecerlidir. Negatif/zayif ve pozitif/kuvvetli ateizm gibi.

Sonucta ortadaki mantik "mantiksal olabilirlik olasiliginin" olabilirligi ya da olamazligidir.

Bilinemiyen nedir? Tanri

Tanrinin agnostisizme gore nesi bilinemez?

Zaten ben agnostisizmin inancsal degil; bilgisel oldugunu soyledim.

Konu yani bilgisellik ne uzerinedir, tanrinin varligi uzerine degil mi?

Dolayisi ile zaten konu inancsal degil; varliksaldir.

Bu da "varligin ne oldugu" nun verilecek anlam ve icerigine baglidir.

Agnostisizm, bilinmezcilik[1] ya da bilinemezcilik;[2] Teolojik anlamda Tanrı'nın varlığının ya da yokluğunun, bilimsel olarak da evrenin nereden türediğinin bilinmediğini veya bilinemeyeceğini ileri süren felsefi bir akımdır.[3] Bu akımın takipçilerine agnostik veya bilinemezci denir.[2] Agnostisizmin iki türü vardır. Zayıf agnostisizme göre hiç kimsenin Tanrı hakkında bir bilgisi yoktur; ancak bu belki bilinebilir; güçlü agnostisizme göre ise Tanrı hiçbir şekilde bilinemez. Agnostisizm genel olarak olaylara kuşkucu yaklaşır, kuşkucu sorular sorar ve yanıtları kuşku ile bulmaya çalışır.[3] Agnostik sözcüğünü ilk olarak İngiliz biyolog Thomas Henry Huxley 1869 yılında kullanmıştır.[1][3] Buna rağmen daha erken düşünür ve yazarların da bu düşünceye sahip olduğu bilinir. Örneğin Eski Yunan düşünür Protagoras da agnostik olarak anılır.

Prisca Theologia 04-08-2014 01:06

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 521892)
Mantiken "bir seyin bilinemezligi" bir kararsizliktir, felsefi temelde de karar algisi vardir.

Iste buradaki karar algisi bilinemezi ya bilinebilie ya da bilinmesi olanaginin azligina/yokluguna yanastirir.

Cunku felsefe de suphe kararsizlik kisaca ortacilik tutarli degildir.

Aksine "kesinlik mutlaklik kararlilik" tutarlidir.

O yuzden her bir agnostik kendince "bilinebilme" temelinni ya olumluya "bilinebilir" e ya da olumsuza "bilinemez" e tasir.

Bu ateizm icinde gecerlidir. Negatif/zayif ve pozitif/kuvvetli ateizm gibi.

Sonucta ortadaki mantik "mantiksal olabilirlik olasiliginin" olabilirligi ya da olamazligidir.

Bilinemiyen nedir? Tanri

Tanrinin agnostisizme gore nesi bilinemez?

Yanlışınız var. Karasızlık ile bilinemezlik kavramlarını karıştırıp ortaya birşeyler koymaya çalışmışsınız.

Bir şeyin kararsızlık olabilmesi için birden fazla seçeneğin olması ve bu seçeneklerin özelliklerinin tam olarak tespit edilmiş olması gerekmektedir. Kararsızlık bu seçeneklerin hangisinin daha faydalı olacağına varılacak kanıda sonuca varamama halidir.

Bilinmezlik ise karar verilecek durum hakkında elde yeterli bilgi ya da delil olmaması durumudur. Bilinmeyen bir konu ve durum hakkında kararsız kalamazsınız. Neyin kararına varacaksınız? Bilinmeyenin bilinilirliğine mi?

Son olarak şöyle ifade edip kapatalım çünkü bir kısır döngüye girildiğine inanıyorum.

"Tanrı" olarak adlettiğimiz kavramı ne Ateizm'in bilimsel yoluyla ne de Deizm'in doğmatik ifadeleriyle doğrulama ya da yanlışma şansımız yok. Bakın ifade ne kadar açık değil mi? Çünkü popüler Agnostisizm hakkında alacağınız en net cevap budur.

Efendim Ateizm de de zayıf ateizm ya da güçlü ateizm elbette vardır. Ancak bu ateizm'in genel anlamından bir şey eksiltmez.

Burada bahsettiğimiz Agnostisizm de aynı şey. Sizin bahsini yaptığınız alt türler genel manada çok başka şeyler. Hatta zayıf/güçlü ateizm gibi bile değil.

Yahu şöyle Agnostik olmaz "efendim bir tanrı var evet ben inanıyorum ama nasıl bir tanrı işte onu bilmiyoruz" işte bu Agnostizm değil Agnostik Teizm oluyor burada bir anlaşalım. Ekleme: hatta Agnostik teizm bile değil direkt deizm oluyor.

evrensel-insan 04-08-2014 01:12

Alıntı:

Prisca Theologia´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 521893)
Yanlışınız var. Karasızlık ile bilinemezlik kavramlarını karıştırıp ortaya birşeyler koymaya çalışmışsınız.

Bir şeyin kararsızlık olabilmesi için birden fazla seçeneğin olması ve bu seçeneklerin özelliklerinin tam olarak tespit edilmiş olması gerekmektedir. Kararsızlık bu seçeneklerin hangisinin daha faydalı olacağına varılacak kanıda sonuca varamama halidir.

Tamam iste agnostisizmin iki cesidinin olma nedeni de budur.

Alıntı:

Bilinmezlik ise karar verilecek durum hakkında elde yeterli bilgi ya da delil olmaması durumudur. Bilinmeyen bir konu ve durum hakkında kararsız kalamazsınız. Neyin kararına varacaksınız? Bilinmeyenin bilinilirliğine mi?
Bilinemezligi kesin mi, yoksa bilinebilme olanagi var mi?

Alıntı:

Son olarak şöyle ifade edip kapatalım çünkü bir kısır döngüye girildiğine inanıyorum.

"Tanrı" olarak adlettiğimiz kavramı ne Ateizm'in bilimsel yoluyla ne de Deizm'in doğmatik ifadeleriyle doğrulama ya da yanlışma şansımız yok. Bakın ifade ne kadar açık değil mi? Çünkü popüler Agnostisizm hakkında alacağınız en net cevap budur.
Ateizmin yolu bilimsel dergildir. Cunku teoloji ve tanrinin varligi tartismasi bilimsel degildir.

Alıntı:

Efendim Ateizm de de zayıf ateizm ya da güçlü ateizm elbette vardır. Ancak bu ateizm'in genel anlamından bir şey eksiltmez.

Burada bahsettiğimiz Agnostisizm de aynı şey. Sizin bahsini yaptığınız alt türler genel manada çok başka şeyler. Hatta zayıf/güçlü ateizm gibi bile değil.
Nasil baska sey, agnostisizmin cesitleri.

Alıntı:

Yahu şöyle Agnostik olmaz "efendim bir tanrı var evet ben inanıyorum ama nasıl bir tanrı işte onu bilmiyoruz" işte bu Agnostizm değil Agnostik Teizm oluyor burada bir anlaşalım.
Peki agnostik ateizm ne oluyor " tanri bilinemez ama zaten bilinme olanagi da yoktur" olmuyor mu?

Bilinemez olan nedir tanrinin varligi mi yoksa bilgisi mi?

Prisca Theologia 04-08-2014 01:23

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 521895)
Tamam iste agnostisizmin iki cesidinin olma nedeni de budur.



Bilinemezligi kesin mi, yoksa bilinebilme olanagi var mi?

Bilinmezliği kesin


Ateizmin yolu bilimsel dergildir. Cunku teoloji ve tanrinin varligi tartismasi bilimsel degildir.

Ancak Ateizm'in varlığı bile bu tartışmanın bir sonucudur. Ateizm Tanrı'nın yokluğu savunmakta ve buna ispat geliştirme hevesindedir.


Nasil baska sey, agnostisizmin cesitleri.

Yahu tamam işte. Çeşitleri aynı şey değil. Asıl agnostisizm tam bilinmezliği savunmaktadır


Peki agnostik ateizm ne oluyor " tanri bilinemez ama zaten bilinme olanagi da yoktur" olmuyor mu?

"tanri bilinemez ama zaten bilinme olanagi da yoktur" demek Agnostik ateizm olmaz :) onu diyen ne dediğini bilmiyor. Bu cümlede bir tanrının olduğuna ancak bilinemeyeceğine atıf var. Doğrusu "Tanrı kesin olarak yoktur, zaten bunu doğrulayıp yanlışlama şansımız da yoktur" olabilir

Bilinemez olan nedir tanrinin varligi mi yoksa bilgisi mi?

Şimdi bu sorunuzun cevabı okult bilgiye kadar gider ancak Agnostik açıdan tanrının varlığı olarak cevaplayabiliriz.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:36 .