Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Adem ve Tarım (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=35942)

Nana Buluku 23-10-2014 19:56

Adem ve Tarım
 
Tanrı ademi yarattığında ona bazı bilgilerde verdiği söylenir.Bunlardan biride tarımdır.Ancak arkeolojik kanıtlar tarımın mö 10.000-8000 arasında ortadoğuda başladığını söyler.

1- Tarım ilk insana verilmiş bir bilgi olsaydı şuan Dünya nüfusu 7 milyardan kat kat fazla olması gerekirdi.
( inanmayan olursa söylesin nedenini yazarım)

2- Böyle önemli bir bilgi nasıl insanlar tarafından unutulmuş olabilir?

sertanyaril 24-10-2014 08:58

Bu dinler insanların kendi atalarına yaptığı en büyük saygısızlıktır. Bu atalarımız senelerce didinip çalışıp bizi hayvanlar gibi yaşamaktan, hayatta kalma yarışından çıkarmışlar. Bu dinler ise bu atalarımızın emeğine hakaret etmekten başka bir şey yapmıyor.

Bu bizim akılsızlar zannediyorlar ki, Allah bunlara mandalinayı, portakalı, karpuzu, muzu böyle tatlı ve yenebilir verdi. Koyun, tavuk, at ve köpek bugünkü halleriyle zaten vardı sanıyorlar.

Bugün yediğimiz her şey insanlar tarafından yapay seçilimle türetilmiştir. Hepsi insanın binlerce yıllık emeğidir.

Köpek denen bir tür dünyada 20000 yıl önce yoktur. İnsanların kurtları değişik alt türlerle çiftleştirmesiyle günümüze kadar ulaşmıştır. Köpekler daha kolay yiyecek bulmak için özgürlüklerini feda etmiş kurtlardır.

alpha 24-10-2014 12:38

Öncelikle şu kanıyı sorayım,

Dediğiniz gibi Arkeoljik kanıtlar tarımın mö 10.000-8000 arasında ortadoğuda başladığını söyler. Peki acaba arkeolojik kanıtlar şunu diyebilir mi, biz bulduk dünyanın her yerine baktık, ve başka yerde daha çıkmayacak, dünyanın her yerini aradık taradık, tüm toprağı elden geçirdik, bulamamıza imkan yok.

Anlatabildimmi, yani arkeoloji bir delil ile dir, ama delil yoksa o zaman delil yetersizliğinden katili serbest bırakmak lazım geliyor ise, delili bulamama ihtimali ne olacak ?

sertanyaril 24-10-2014 13:56

Alıntı:

alpha´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 528977)
Öncelikle şu kanıyı sorayım,

Dediğiniz gibi Arkeoljik kanıtlar tarımın mö 10.000-8000 arasında ortadoğuda başladığını söyler. Peki acaba arkeolojik kanıtlar şunu diyebilir mi, biz bulduk dünyanın her yerine baktık, ve başka yerde daha çıkmayacak, dünyanın her yerini aradık taradık, tüm toprağı elden geçirdik, bulamamıza imkan yok.

Anlatabildimmi, yani arkeoloji bir delil ile dir, ama delil yoksa o zaman delil yetersizliğinden katili serbest bırakmak lazım geliyor ise, delili bulamama ihtimali ne olacak ?

Sen bilimi eleştireceğine tanrıyı eleştirsene. Bilim sana gözle görülebilir. Verileri analiz edilebilir sonuçlar sunuyor.

Bilim sana iyi kötü de olsa somut, gözlemlenebilir, elle tutulabilir, kişiden kişiye göre değişmeyen, gerektiğinde yanlışlanabilir bulgular sunuyor.

Sırf bir coğrafyada dünyaya geldi diye bir insan o coğrafyanın tanrısına inanmak zorunda mı? Hiçbir dayanağı, akıl yolu yok.

Zaten din akıl, mantık değil, nakil işidir.

Nana Buluku 24-10-2014 17:09

ömrünün sonuna kadar yiyecek sıkıntısı çekmeden,vahşi hayvanlardan ve soğuktan korunarak yaşamak varken insanlar neden göçebe olarak her türlü tehlikeye açık bir şekilde yaşamayı seçsin ki ?

Sen olsan hangisini seçerdin alpha ?

alpha 24-10-2014 17:30

Bunun çözümü;

Tanrı tarımı verdi demek kalkıp da hani şu modern sanayi tarımı gibi değil elbette, hani bi giriş ilkokul gibi. Çünkü tanrı bize o geliştirme gücünü vermiş. Hem ne kadar tarım da olsa et yemeyi severiz yani (çoğunlukla). Yani her gün her gün buğday mı yicez. Ee tabi bakmak lazım geyiğin kuzunun vs tadına ki iyi bir şey. Hem tarım öyle bişey ki başta da dedim hala gelişiyor, mesela Fatih Sultan Mehmet hayatında hiç domates yemedi. Peki tarımdan bi haber mi idi. Hayır değildi. Sadece o kadar gelişmiş bir tarım değildi. Yani bizim kadar.

Nana Buluku 24-10-2014 17:39

Dostum İslama göre Kabil hayvancılıkla uğraşıyordu. Yani et kaynakları da vardı. Sanırım hikayeyi hiç okumadın. Nerden saldıracağını şaşırıyorsun. MÖ 10.000 de toprak kazılır buğday ekilir belli bir süre sonrada biçersin teknolojiyle beraber sadece işler hızlı oldu. Buğdayın oluşmasında değişiklik yok. Tarım yapmayı ya biliyorsundur yada bilmiyorsundur bu kadar net. İşler kolay veya zor yoldan yapman bir şeyi değiştirmez.

alpha 24-10-2014 17:44

Anadolu da bi çok insanda hayvancılık yapıyor ama bunun anlamı mercimek çorbası içmiyolar demek değil.

Nana Buluku 24-10-2014 17:52

Ben tarım yapanlar vejeteryandır veya hayvancılıkla uğraşanlar sadece et yer demedim ki
Mantıklı şeyler yaz lütfen.

alpha 31-10-2014 10:45

Diyor ki ;


Tarıma geçiş insan sağlığını olumsuz etkiledi.

Avcılık ve toplayıcılıktan tarıma geçiş başladığında tüm dünyadaki insan popü
lasyonları benzer bir eğilim yaşadı: İnsanların genel sağlık durumu kötüleşti ve boyları da kısaldı.

Kaynak :
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/hab...s524_10_11.pdf

(Tübitak Bilim ve Teknik dergisi sayı 524 sayfa 10-11)

HolyOne 02-11-2014 01:44

Alıntı:

deizm´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 528848)
Tanrı ademi yarattığında ona bazı bilgilerde verdiği söylenir.Bunlardan biride tarımdır.Ancak arkeolojik kanıtlar tarımın mö 10.000-8000 arasında ortadoğuda başladığını söyler.

1- Tarım ilk insana verilmiş bir bilgi olsaydı şuan Dünya nüfusu 7 milyardan kat kat fazla olması gerekirdi.
( inanmayan olursa söylesin nedenini yazarım)

2- Böyle önemli bir bilgi nasıl insanlar tarafından unutulmuş olabilir?

Cevabı bulma yolunda sorun var.

1963 Dünya nüfusu 3.195 Milyar
2013 Dünya nüfusu 7.125 Milyar

50 yılda iki katından fazla artmış dünya nüfusu. Dünya nüfusunun çok hızlı bir şekilde artmasının tek nedeni var; ölüm oranlarının azalması. Ölüm oranlarının azalmasının da tek nedeni var; bilimin çok hızlı gelişmesi, özellikle sağlık alanında devrim niteliğindeki buluşların yapılması.

50 yıl öncesinde salgın ölümcül hastalıklar bugün çok kolay tedavi edilebiliyor. Aşı ile 3000 yıldır bilinen çiçek hastalığına şuan yakalanmıyoruz mesela.

Uzun lafın kısası 7 milyardan kat kat fazla olması gerekir, ama bu sayıyı önleyecek nedenler de var.

Natan 02-11-2014 01:54

Benim de aklıma şu geliyor.

Aç ansiklopedileri bak kardeşim.
Önce avcılık, toplayıcılık var.
Bu, bilinen bir gerçek.

Tarıma geçiş çok sonralarıdır.
Adem nasıl tarıma geçiverdi hemen.

Din kitaplarının dışında bir kaynak var mı ki, bize söylesin:

"önce tarım vardı" diye.

Zaten ekilen biçilen şeyler bile günümüzdekiler gibi değildi.
Sen nereye tarım yapıyon.

Felâsife 02-11-2014 02:24

Daniel Quinn nüfus artışını pek bilmediğimiz bir sebebe bağlamış,

"Daha çok besin, daha çok insan" diyor, bunuda "Büyüme ve Ekolojinin ABC’si" ve "Üç Örnek Açıklama" gibi başlıklarla uzun uzadıya anlatıyor.

Alta ki yazının tamamı ve diğer yazıları için buraya bakabilirsiniz.
Kendisi bir kabile yaşam savunucusuymuş, pek öyle olaylara modern insanlar gibide bakmadığını hatırlatalım bu Amerikalı abimizin.

Alıntı:

İnsan nüfusunda gözlemlenen artan nüfus için besin üretiminin güçlendirilmesinin daha fazla nüfus artışı yaratmasıdır. Bunun paradoks olarak adlandırıldığını gördüm, ancak gerçekte bu sadece ekolojinin öngördüğü yasadır. Tekrar dinleyin: “Artan bir nüfus için besin üretiminin yoğunluğu daha fazla nüfus artışı yaratır.

Son on bin yıldır kültürümüzde her yıl yaşanan bir deneyimi düşünün:
Bakalım bu yıl besin üretimini arttırırsak neler olacak? Hey baksana, nüfusumuz yine arttır!
Bakalım gelecek yıl besin üretimini arttırırsak neler olacak. Hey baksana nüfusumuz yine arttı!
Bakalım gelecek yıl besin üretimini yine arttırırsak neler olacak.

Sizce arada bir bağlantı mı var?

Yok canım niye olsun?

Peki bu yıl ne yapacağız? Üretimi arttıralım mı yoksa azaltalım mı? Arttırmalıyız değil mi? Çünkü besleyecek daha çok mide var!

Peki bu yılki üretimi arttıralım ve neler olduğuna bakalım.
Vay be! Nüfusa bak yine arttı.

Peki gelecek yılki üretimi de arttıralım ve neler olduğuna bakalım.
Kimbilir belki bu kez nüfusumuz azalır.

Hayır yine arttı. Hayret!

Bu konuşmalar geçmiş zamanlarda beş yıl boyunca gerçekleşen konuşmaları temsil ediyor. Bunun dokuzbin dokuzyüz doksanbeş kez daha tekrarlandığını düşünün. Kendimize soralım: Peki bu yıl ne yapacağız? Üretimi düşürelim mi?

Asla. Komik olma!

Peki ne dersiniz? Bu yıl üretimi geçen yılla aynı tutsak mı? Ne olduğunu görmek için yani…

Dalga mı geçiyorsun? Uygarlık çöker.

Niçin? Beş buçuk milyar insan için yeterli besin üretirken medeniyet çökmediyse, bu yıl da aynı tutarda üretirsek niçin çöksün?

Çünkü beş buçuk milyarlık besin yeterli değildi. Milyonlar açlık çekiyor.

Evet ama herkes bunun besin eksikliğinden olmadığın biliyor. Besin orada, sadece ihtiyacı olanlara iletilmiyor.

Bu konuşmayı biz 1990 yılında gerçekleştirmemiş miydik?

Evet 1990 yılında konuşmuştuk.

Bunu 1990’da ve öncesinde 1921 yılında Rusya’da kıtlık döneminde
ve 1846 yılında İrlanda’da kıtlık döneminde
ve 1591 yılında İtalya’da kıtlık döneminde
ve 1315 yılında Avrupa’da kıtlık döneminde tartışmıştık.

Tanrım bu tartışmayı İÖ altıncı yüzyılda Roma’da kıtlık döneminde yaptığımızı da anımsıyorum.

Evet, söylemek istediğim de bu. Bu deneyimi kaç kez yaşamamız gerekti?

Yaklaşık on bin ez. On bin kez besin üretimini arttırma kararı aldık ve on bin kez nüfus daha fazla artış gösterdi. Elbette bu hiçbir şey kanıtlamıyor. Bu defa farklı olabilir. Bu kez nüfus artışı azalabilir.

Peki o zaman bir kez daha deneyelim. Besin üretimini yine arttıracağız ve neler olacağını göreceğiz…

Baksana nüfus yine arttı. Ne rastlantı değil mi?

Nana Buluku 02-11-2014 09:31

Alıntı:

HolyOne´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 529792)
Cevabı bulma yolunda sorun var.

1963 Dünya nüfusu 3.195 Milyar
2013 Dünya nüfusu 7.125 Milyar

50 yılda iki katından fazla artmış dünya nüfusu. Dünya nüfusunun çok hızlı bir şekilde artmasının tek nedeni var; ölüm oranlarının azalması. Ölüm oranlarının azalmasının da tek nedeni var; bilimin çok hızlı gelişmesi, özellikle sağlık alanında devrim niteliğindeki buluşların yapılması.

50 yıl öncesinde salgın ölümcül hastalıklar bugün çok kolay tedavi edilebiliyor. Aşı ile 3000 yıldır bilinen çiçek hastalığına şuan yakalanmıyoruz mesela.

Uzun lafın kısası 7 milyardan kat kat fazla olması gerekir, ama bu sayıyı önleyecek nedenler de var.

Senin dediğin nüfus artışının sebebi tıptaki gelişmeler değil. O tarihlerde nüfusta hızlı bir artış oldu ancak nüfustaki ilk belirgin patlama 1802-1927 arasında oldu.
1802 Dünya nüfusu 1 Milyar
1927 Dünya nüfusu 2 Milyar
Sebebine gelecek olursak Sanayi Devrimidir. Sanayi devrimi ile birlikte işsizlik sorununun ortadan kalkması halkın para sıkıntısı çekmemesi daha rahat yaşam koşulları nüfusu arttırdı.

Ben sana MÖ 10.000 de Nüfusun neden arttığını da yazayım.
İnsanların tarıma geçmesiyle birlikte yerleşik hayata da geçti. Çünkü tarlanı ekip sonrada çok uzaklara gitmen imkansız. Tarlanın başında durup ürününü koruman lazım. Bakımını yapman lazım. Kadınlar açısından bakarsak göçebe hayatında sürekli hareket halinde olan bir kadın en fazla bir çocuk bakabilir. Çünkü çocuğu yürürken kucağında taşıyacak 2 veya 3 çocuk taşıması çok zor. Birde avlanacak hayvan bulamadıklarını düşün. Ancak sabit bir yerde ve evi olan bir kadın 10 çocukta yapsa çocuklarına bakabilir. Birde besin sıkıntısı olmadığını eklersek. İnsanlar neden çocuk yapmasın ki .

insanlar tarıma geçtiğinde kabile şeklinde yaşıyorlardı. Bir kabilenin de nüfusu 30 u geçmez o dönemde yani 15 kadın 15 erkek olarak düşünürsek. 15 kadın 1 yerine 3 çocuk yapsa nüfus 50 yi geçmez. Yani nüfus artış hızı arttı ama nüfus hemen artmadı. Birde tarıma ve hayvancılığa neredeyse aynı zamanda geçildi. Hayvanlardan bulaşan hastalıklara karşı o dönemde bağışıklık kazanmadığımız için insanlar patır patır öldüler. kadın isterse 10 çocuk yapsın 8 i ölecek. İnsanlar çok çocuk yaptı ama bir o kadar da öldü.
500 yıl önce bile salgın hastalıklardan milyonlarca kişi ölüyordu. MÖ 10 000 de hiçbir hastalığa karşı bağışıklığımız yoktu. Nüfusun artmaması normal.

Bu olaylarla birlikte( tarıma geçiş ve sanayi devrimi) nüfus artmadı nüfus artış hızı arttı. Nüfus artış hızının artması hemen etkisini göstermeye bilir.
MÖ 10.000 de olduğu gibi. Ancak sanayi devriminde hastalık gibi büyük sorunlar yoktu. Nüfusta 1 milyardı. Birde tarım her yerde aynı anda başlamadı. İngiltere de başlaması için 6000 sene geçmesi gerekti. Ulaşım ve haberleşmeden dolayı.Eğer tarım ilk insanla başlasaydı. Dünyada nüfus artış hızını tetikleyen diğer olaylarda erken başlamış olacaktı.Kısaca nüfus 7 milyardan kat kat fazla olurdu.

Umarım anlamışsındır. Jared DİAMOND'un Tüfek Mikrop ve Çelik adlı kitabını okursan daha iyi anlarsın.

postalmarx 02-11-2014 15:20

Alıntı:

alpha´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 528977)
Öncelikle şu kanıyı sorayım,

Dediğiniz gibi Arkeoljik kanıtlar tarımın mö 10.000-8000 arasında ortadoğuda başladığını söyler. Peki acaba arkeolojik kanıtlar şunu diyebilir mi, biz bulduk dünyanın her yerine baktık, ve başka yerde daha çıkmayacak, dünyanın her yerini aradık taradık, tüm toprağı elden geçirdik, bulamamıza imkan yok.

Anlatabildimmi, yani arkeoloji bir delil ile dir, ama delil yoksa o zaman delil yetersizliğinden katili serbest bırakmak lazım geliyor ise, delili bulamama ihtimali ne olacak ?


11.700 sene öncesinde Buz Devri henüz bitmemişti (ya da geçici ılıman dönemlerinden birinde değildi şimdiki Holocene Çağında olduğu gibi). Tarımın başlaması ile Buz Devrinin bitmesinin aynı tarihe gelmesi tesadüf değildir.

Adem'in oğullarının Allah'a kurban sunduğunu, bu yüzden birbirini öldürdüğünü öğreniyoruz Kuran'dan. Tevrat'ta ise daha da detaya girip bir tanesinin koyun çobanı, diğerinin de çiftçi olduğunu söylüyor. Bu demek ki bu adamlar son 10.000 sene içersinde ortadoğuda yaşamışlar. Çünkü koyun keçi inek gibi hayvanların da buğdayın da anayurdu ortadoğudur. Nasıl zürafalar ve zebraların anayurdu orta Afrika ise. Aynı şekilde, bu hayvanlar ve bu bitkiler de önce belli kısıtlı bölgelerde bulunurdu, ve tabi ki vahşilerdi (bitkiler de evcilleştirilmeden önce vahşidir). Ortadoğudaki mağara adamlarının (avcı-toplayıcılar) dünyanın geri kalanından şanslı olan tarafı yaşadıkları yerdeki yerel bitkiler ve hayvanlar tarıma uygun hayvanlardı. Buğdayı ekmek, sonra sabanı icat etmek ve en sonunda öküzleri kullanarak tarlayı sürmek mesela 500 sene önce hala Tunç Çağında yaşamakta olan Güney Amerikanın İnka Medeniyetinin elinde olmayan imkanlardı. Bunların evcilleştirebileceği tek hayvan lamaydı. Ektikleri bitki de mısırdı. Bu tarz bir tarım da sarfedilene karşılık kazanılan kalori miktarı açısından buğdaya ve öküz yapılan çift sürmeye göre çok daha azdır. Bunları (bir arkadaşımızın da dediği gibi) Jared Diamond'un TÜFEK MİKROP ÇELİK kitabından okuyalım.

Diğer taraftan Adem meselesine dönersek. İnsanlar 10.000 sene önceki Yeni Taş Devrine (yani dünyanın jeolojik açıdan buzul devirleri arasındaki ılıman bir döneme girdiği Holocene Devrinin başlamasından itibaren tarıma geçmeye başlamasına) kadar 1 milyon senedir taş devrinde yaşamaktaydı. 1.000.000 senedir. Adem yani "ilk insan" ise tarım ve hayvancılık biliyordu, ve oğulları Allaha kurban bile sunuyordu. Bu tabi ki hikayede bir mantıksal anakronik problemdir.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:16 .