Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   "Ol" Diye Yaratan Tanrı "Yokol" da der mi? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=36634)

Dialectics 09-02-2015 10:31

"Ol" Diye Yaratan Tanrı "Yokol" da der mi?
 
Bu soruyu özellikle "yaratma" kavramına inananlara, hiçlikten bu kâinatı "ol" diyerek yarattığını iddia eden bir Tanrıya inananlara sormak istiyorum.

"Ol" diyerek hiçlikten varlık meydana getirebilen bir gücün, varlığı yokedip hiçliği sağlama ya da "yokol" deme gücü de olsa gerektir.

Hiçlikten varlığı ortaya çıkaran bir Tanrıya inananların bu durumda her şeyi tüm varlığı bir anda yok edebilecek, her tarafı bir anda "hiç" yapabilecek bir Tanrıya da inanıyor olmaları gerekir.

Yani "ol" derken yaptığı hokuspokusu, "yokol" diyerek de pekâla yapabilmelidir. Bu yaratılışa inananlar buna ihtimal veriyorlar mı? Vermiyorlarsa neden? Sonsuzluğun herhangi bir anında Tanrı neden yarattığını yok etmeyi düşünmez?

Stepal Kepton 09-02-2015 10:46

İbrahimi dinlere inanalar bu iddiayı atmış olsa da, konuya hakim uzmanlar "ol" demenin anında değil "sonuç netice olarak ol dedim mi olur kesindir ama ne zaman olur bilinmez" gibi açıklamaları vardır. Burada pat diye şıp diye olmak anlamına gelmiyor. Dinin en çok bu yönünü sevmiyorum. Bir sözden binlerce anlam çıkartıp her yöne çekilebiliyor. Bir "Tanrı" kelime oyunu yapmayı ne kadar çok seviyor olabilir ki? Sanırsın kutsal kitap değil, kullanılacak kitap. Herkes işine geldiği gibi çeviriyor. Yani daha kendi stabiltesi yok. Kesinlik, hüküm yok.

Diğer yandan bende bir yaratıcıyı asla inkar edemem ama öyle ben büyüğüm oldururum inan bana falan diyecek kadar çocuksu bir yaratıcı değil elbette inandığım. Bu tarz iddialar o dinin yaratıcısı için hakikaten ne talihsiz iddialardır.

Dialectics 09-02-2015 11:59

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538766)

Diğer yandan bende bir yaratıcıyı asla inkar edemem ama öyle ben büyüğüm oldururum inan bana falan diyecek kadar çocuksu bir yaratıcı değil elbette inandığım. Bu tarz iddialar o dinin yaratıcısı için hakikaten ne talihsiz iddialardır.

Nasıl bir yaratıcı sizin inandığınız?
Yoktan var etmek yerine kendisini bildiğimiz tüm varlığa dönüştürmüş olan bir Tanrı mıdır inandığınız?

Peki, kendini dönüştürmüş olan bu Tanrı'nın bilinci evrenin neresindedir? Ya da Tanrı kendisini dönüştürme esnasında, kendisini unutmuş olabilir mi?

Bir adım daha ileriye gidelim, kendisini unutan bir Tanrı modelini ele alırsak, bu Tanrı kâinatı ne zaman tasarlamıştır da bu şekle sokmuştur? En baştan bir tasarım var mıydı gerçekten? Yoksa en başta olan tek şey "evrim motoru"muydu? En basit hidrojen atomunun doğasında dahi haiz olan "dene, yanıl, tekrar dene, hayatta kal, çeşitlen" güdüsü herhangi bir tasarıma gerek bırakır mı?

Aheste 09-02-2015 12:15

Gereksiz. Silindi.

Stepal Kepton 09-02-2015 15:17

Alıntı:

Dialectics´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538771)
Nasıl bir yaratıcı sizin inandığınız?
Yoktan var etmek yerine kendisini bildiğimiz tüm varlığa dönüştürmüş olan bir Tanrı mıdır inandığınız?

Peki, kendini dönüştürmüş olan bu Tanrı'nın bilinci evrenin neresindedir? Ya da Tanrı kendisini dönüştürme esnasında, kendisini unutmuş olabilir mi?

Bir adım daha ileriye gidelim, kendisini unutan bir Tanrı modelini ele alırsak, bu Tanrı kâinatı ne zaman tasarlamıştır da bu şekle sokmuştur? En baştan bir tasarım var mıydı gerçekten? Yoksa en başta olan tek şey "evrim motoru"muydu? En basit hidrojen atomunun doğasında dahi haiz olan "dene, yanıl, tekrar dene, hayatta kal, çeşitlen" güdüsü herhangi bir tasarıma gerek bırakır mı?

Yoktan var etmek belki yürürlükteki dinlerin iddiası olabilir fakat bizle karıştırılmamalı. Böyle bir iddia etmemiz için onu bilmemiz gerekli.

Kendisini bildiğimiz varlığa dönüştürmüş olduğunu iddia edemem çünkü bilemeyiz. Bu da diğer inançların iddiası olabilir.

Kendisini unutan tanrı modeli diye bir yine iddiam olmadı olamazda. Gerisi zaten aynı sorunun kökünden geliyor.

Çok açıktır aslında. İnsanlar bence somut kavramını yanlış algılıyor olabilirler. Şimdi desek ki evren tanrının beyninde ki bir milyar hücresinden birisidir sadece. Bu evren dahil 1 milyar daha evren olduğun iddia etsek ve kendimizle kıysalasak! Hani kendi hücrelerin seni anlatabilir, tanıyabilir mi? gibi... Fakat bunun gibi onlarca ihtimali bir kenara bırakıp, BİLİMİN cevaplayamadığı noktada eğer muazzam bir enerji bir güç varsa onun bir yaratıcısı olduğunu düşünebiliriz. Çünkü var ve açıklama gereği duyarsak başka ihtimal yok. Tesadüf de olsa onun da bir başlangıcı olmalı. Bunun için yaratıcı kimdir, nerededir, niye yaratmış görünmüyor karışmıyor, öncesi sonrası ne gibi dünya üzerinde ki hiç bir yapının, oluşumun açıklayamadığı bir bilinmezi benim açıklayabilmem mümkün değil. Bunun yerine somut olana bakmak gereklidir. Yani klasik ama ben niye varım gibi... Ya da evren nasıl oluşmuş gibi... Daha önce de yazmıştım. Bu benim uydurduğum bir iddiadır. Evreni yaratan bir yaratıcı varsa zaten göremeyiz! Çünkü evrenden büyük olmalı. Aksi halde evrenin içinde ki yaratıcıyla birlikte evreni de yaratan olmalı. Aslında ne kadar yalın net bir düşünce değil mi? Şu diyebilmek için algımızda göreceli olarak evrenden büyük bir yaratıcıya ihtiyacımız vardır. Gözlemleyebildiğimiz evrenden büyük olan şeyi zaten göremeyiz! Aksi halde yaratıcı olmaz sınırlı bir varlık olur. Hatta o dev olabilir yaratık olabilir ama evren içinde yaratıcı fikri mümkün değildir. En iyi ihtimalle evrenin sınırına gidip bakmalıyız. evren burada bitti ama yaratıcı yok demeliyiz bu tür yaratıcı, Tanrı Allah fikirleri kafadan atmak için. Evren sonunda erkek tavlası oynayan bir yaratıcı bulunamazsa da sorun çözülmeyecektir. Bilinmezlik devam edecektir.
Şimdi niye karışmıyor olaylara neden acılara müdahale etmiyor demek mantıklı değildir bence. Niye etsin ki? İddia doğru olsa hani sen hücrende ki bir olaya müdahale edebilir misin? Fakat bu tür düşünceler sınırlıdır. Yaratıcının beyni ve hücresi var demek yanlıştır. Çünkü bilemeyiz. En azından benle konuşmadı hiç :)
Burada esas olan kozmos ve içinde ki ve de kara maddenin veya karanlığın kaynağını açıklayabilmek. Bu noktada böyle son derece geçerli veriler varken nasıl olur da onu sorgulamayız! bunun tesadüf olduğunu kabul etsekte çözülen bir şey yok. Tesadüfü kim icat etti veya tesadüf olabilmesi için gerekli ortam ne zaman niye vardı?!

Dialectics 09-02-2015 17:33

Alıntı:

vreni yaratan bir yaratıcı varsa zaten göremeyiz! Çünkü evrenden büyük olmalı. Aksi halde evrenin içinde ki yaratıcıyla birlikte evreni de yaratan olmalı. Aslında ne kadar yalın net bir düşünce değil mi?
Eğer evrene "dış" bir yaratıcı tasavvur ediyorsanız, bu Tanrı'nın "her yerde olma", "sonsuz olma", "sınırsız olma" vb. gibi özellikleri yok demektir, çünkü Tanrı kâinatın dışında bir yerlerde ise kâinattı yarattığı yerde ve zamanda değildir demektir.


Size bir teoriden bahsedeyim, evrenin kompleks bir matematik denklemi olduğundan, hatta Tanrı dediğimiz kavramın...

Bilinç, bu matematiksel denklemin kendi kendinin farkına varmasıdır. Beyin, fouirer transformasyonu yapan bir dönüştürücüdür, fourier transformasyonu sonlu bir fonksiyonun sonsuz sayıdaki farklı frekanslardaki dalgaların toplamı olarak yazılmasını sağlar.

Evrenin aslında her yerinde matematik vardır. Örneğin bir ayçekirdeği çiçeğinde, bir ağacın yaprağında, bir salyangozun kıvrımlarının açısında fibonacci serisindeki sayılar gizlidir. Evrendeki pek çok yapı fraktal geometriye uygundur.

Peki Tanrı matematiktir ne demektir? Matematiğin, iyisi ya da kötüsü olmaz, arzusu olmaz, kızmaz, öfkelenmez, belli bir ahlâk anlayışı yoktur. Matematik nötrdür, deterministtir... Matematiksel bir Tanrı tapınılmak istemez, inanılmaya ihtiyacı yoktur. Matematiksel bir Tanrının evreninde her şey nedenseldir, her denklemin belli koşullar ve şartlar altında belli bir sonucu vardır... Yani mucizelere yer yoktur.

Peki böyle bir evrende, Tanrısının matematiksel bir denklem olduğu bir evrende gerçekten anlaşılan manâda bir "Tanrı" kavramından bahsedilebilir mi? Nedensel olarak işleyen bir evrende, matematiksel bir Tanrı ancak teoride var olabilir, pratikte yoktur.

Stepal Kepton 09-02-2015 18:33

Alıntı:

Dialectics´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538799)
Eğer evrene "dış" bir yaratıcı tasavvur ediyorsanız, bu Tanrı'nın "her yerde olma", "sonsuz olma", "sınırsız olma" vb. gibi özellikleri yok demektir, çünkü Tanrı kâinatın dışında bir yerlerde ise kâinattı yarattığı yerde ve zamanda değildir demektir.


Size bir teoriden bahsedeyim, evrenin kompleks bir matematik denklemi olduğundan, hatta Tanrı dediğimiz kavramın...

Bilinç, bu matematiksel denklemin kendi kendinin farkına varmasıdır. Beyin, fouirer transformasyonu yapan bir dönüştürücüdür, fourier transformasyonu sonlu bir fonksiyonun sonsuz sayıdaki farklı frekanslardaki dalgaların toplamı olarak yazılmasını sağlar.

Evrenin aslında her yerinde matematik vardır. Örneğin bir ayçekirdeği çiçeğinde, bir ağacın yaprağında, bir salyangozun kıvrımlarının açısında fibonacci serisindeki sayılar gizlidir. Evrendeki pek çok yapı fraktal geometriye uygundur.

Peki Tanrı matematiktir ne demektir? Matematiğin, iyisi ya da kötüsü olmaz, arzusu olmaz, kızmaz, öfkelenmez, belli bir ahlâk anlayışı yoktur. Matematik nötrdür, deterministtir... Matematiksel bir Tanrı tapınılmak istemez, inanılmaya ihtiyacı yoktur. Matematiksel bir Tanrının evreninde her şey nedenseldir, her denklemin belli koşullar ve şartlar altında belli bir sonucu vardır... Yani mucizelere yer yoktur.

Peki böyle bir evrende, Tanrısının matematiksel bir denklem olduğu bir evrende gerçekten anlaşılan manâda bir "Tanrı" kavramından bahsedilebilir mi? Nedensel olarak işleyen bir evrende, matematiksel bir Tanrı ancak teoride var olabilir, pratikte yoktur.

Sevgili dostum Dialectics. Sen elde olanlarla bir yaratıcı kavramaktan bahsediyorsun. Oysa ki bu bilenemez. Gördüğün bildiğin hesapladığın her şey iddiaya göre yüzde 10'luk zekanın ürünü olduğunu hatırlatırım. Matematik ve bilimi akıl eden, bunlardan daha fazlasını biliyor olmalı... Zaman ve madde! Bunlar değişken olabilecek şeyler. Ünlü bilim adamları zamanın farklı aktığı yer ve zamanların olabileceği yönünde hemfikir görünüyor. Eğer yüzde onluk bir zekayla ve algılarımızla bir yaratıcı aramak istersek bulamayacağımız kesindir. Bu hiç olmayabilir de, aksine olabilir de. Kişisel görüşüm olduğu yönünde. Bence zaman, mekan ve madde içeriğini de barındıran ve bunlardan da soyut bir yaratıcı var, bana mantıklı gelmekte. Bu konuda çok fazla seçenek ve bilgimiz yok. Eğer sadece bildiğimiz kadar bir tanrı yaratacak olursak evrenin kendisi olabilir ki bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Bu kişiye göre değişebilir.

Tanrı zaten varsa teori olması yeterlidir. Ötesi somutluk gerektirir. Somut olan şey tanrı olamaz. Evren dışında olabilir düşüncem kabul görmeyebilir ama bu benim bir yaratıcı sorusuna bulabildiğim en mantıklı düşüncem. Evren tanrı içinde de olabilir veya tanrı dediğimiz şey bir buhar makinesi de olabilir. Başlangıç bilinmediği için buraya kimse somut delil sunamıyor.

evrensel-insan 09-02-2015 19:03

Ol ve yok ol sihirbazliktaki gosteri olarak ayrilmaz ikilidir.

Yani bir sihirbaz, hokus/pokus ve el cabuklugu bir marifet ile, oldurur da, yok da eder.

Zaten bu diyalektiktir.

Birini yapabilmek digeri olmadan mumkun degildir.

Eger oyle ise olduramiyordurda. Cunku oldurabilen yok da oldurabilir.

Dialectics 09-02-2015 23:35

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538803)
Sevgili dostum Dialectics. Sen elde olanlarla bir yaratıcı kavramaktan bahsediyorsun. Oysa ki bu bilenemez. Gördüğün bildiğin hesapladığın her şey iddiaya göre yüzde 10'luk zekanın ürünü olduğunu hatırlatırım. Matematik ve bilimi akıl eden, bunlardan daha fazlasını biliyor olmalı... Zaman ve madde! Bunlar değişken olabilecek şeyler. Ünlü bilim adamları zamanın farklı aktığı yer ve zamanların olabileceği yönünde hemfikir görünüyor. Eğer yüzde onluk bir zekayla ve algılarımızla bir yaratıcı aramak istersek bulamayacağımız kesindir. Bu hiç olmayabilir de, aksine olabilir de. Kişisel görüşüm olduğu yönünde. Bence zaman, mekan ve madde içeriğini de barındıran ve bunlardan da soyut bir yaratıcı var, bana mantıklı gelmekte. Bu konuda çok fazla seçenek ve bilgimiz yok. Eğer sadece bildiğimiz kadar bir tanrı yaratacak olursak evrenin kendisi olabilir ki bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Bu kişiye göre değişebilir.

Tanrı zaten varsa teori olması yeterlidir. Ötesi somutluk gerektirir. Somut olan şey tanrı olamaz. Evren dışında olabilir düşüncem kabul görmeyebilir ama bu benim bir yaratıcı sorusuna bulabildiğim en mantıklı düşüncem. Evren tanrı içinde de olabilir veya tanrı dediğimiz şey bir buhar makinesi de olabilir. Başlangıç bilinmediği için buraya kimse somut delil sunamıyor.

Sayın Stepal,

Algılanamaz ve anlaşılamaz olan bir Tanrı tasavvuru söz konusuysa diğer tüm saçma bulduğunuz dinlere de inanmaya ciddi ihtimal vermeniz gerekir. Anlamadığımız ve kavrayamayacağımız nedenlerden ötürü Tanrı böyle garip dinlere inanmamızı beklemiş olabilir neticede...

Yani söz konusu olan anlaşılamaz bir Tanrının gönderdiği dinler olunca mantıkla örtüştürmeye çalışıyoruz da, o Tanrının anlaşılabilirliği söz konusu olunca mantığı bir kenara mı bırakmamız gerekiyor?

Vefik Sami 09-02-2015 23:58

Alıntı:

Dialectics´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538834)
...Yani söz konusu olan anlaşılamaz bir Tanrının gönderdiği dinler olunca mantıkla örtüştürmeye çalışıyoruz da, o Tanrının anlaşılabilirliği söz konusu olunca mantığı bir kenara mı bırakmamız gerekiyor?

Tanrı sâdece din kavramıyla biliniyor; bu doğru. Fakat her "Tanrı" dendiğinde imanın kurumsallaşmış hali olan din akla gelmemeldir. Çünki iman kurumsallaşıp kurallara boğulunca; bir yandan anlaşılması güç bir hüviyet kazanırken, diğer yandan egemenlerin büyük kitleleri yönetme-sömürme noktasında çok elverişli bir araç hâline geliyor.

Bilgisayarın en önemli parçası/beyni, işlemcisi. İşlemciyi canlı-bilinçli bir varlık gibi farz edelim; algılayabileceği sadece sistem içinde kendisine kazandırılmış özelliklerle sınırlıdır. Kasanın dışını, dışında ne/nasıl bir dünya olduğunu bilemez.

Demem o ki; biz zekâmızı % 100 kullansak dahi, bu zekadan çok daha üstün-ve farklı, algı kapasitemizin çok çok üzerinde varlık ve olgular bulunabilir. Bu; mantıken mümkündür.

Tabi; 'her mantıken mümkün olan gerçekte de olur' diye bir mecbûriyet de yoktur. Bu nedenle agnostiklerin "Bilinemez" yaklaşımı, ateistlerin kesinlik bildiren "yok" betimlemesinden çok daha mâkûl görünüyor.

Dialectics 10-02-2015 00:14

Alıntı:

Bilgisayarın en önemli parçası/beyni, işlemcisi. İşlemciyi canlı-bilinçli bir varlık gibi farz edelim; algılayabileceği sadece sistem içinde kendisine kazandırılmış özelliklerle sınırlıdır. Kasanın dışını, dışında ne/nasıl bir dünya olduğunu bilemez.
Bilgisayarda bir programcının yazdığı bir program söz konusudur. "Öğrenme, anlama, idrak etme, gelişme, keşfetme" kapasitesinde bir program yazabilseydiniz şayet, o program günün birinde sizin o programı ne diye yazdığınız hakkında fikir yürütebilir miydi? Kendisinin bir program olduğunun farkına varamaz mıydı?

Ve kaldı ki bir bilgisayar işlemcisinde söz konusu olan mantık yöntemleri aslına bakarsanız reel hayatta da mevzu bahistir.

Yani bilgisayar programlarının kullandığı "ve", "veya", "değil", "eğer" gibi döngüler aslına bakarsanız normal hayatın içinde de benzer şekilde vardır...

Vefik Sami 10-02-2015 00:43

Alıntı:

Dialectics´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538840)
Bilgisayarda bir programcının yazdığı bir program söz konusudur. "Öğrenme, anlama, idrak etme, gelişme, keşfetme" kapasitesinde bir program yazabilseydiniz şayet, o program günün birinde sizin o programı ne diye yazdığınız hakkında fikir yürütebilir miydi? Kendisinin bir program olduğunun farkına varamaz mıydı?

Evet; o program kendini yazanı tanır, ne için yazıldığını bilirdi.

Yıldıztozu 10-02-2015 01:34

Kuantum dünyasında elektronlar yoktan var olur ve daha sonra vardan yok olur.
Bu bilimsel olarak gözlenen ve ispatlanan bir şey.
Yokluktan varlığa geçiş de bilimsel olarak mümkündür, varlıktan yokluğa geçiş de.

Stepal Kepton 10-02-2015 11:39

Alıntı:

zfr87´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538862)
Kuantum dünyasında elektronlar yoktan var olur ve daha sonra vardan yok olur.
Bu bilimsel olarak gözlenen ve ispatlanan bir şey.
Yokluktan varlığa geçiş de bilimsel olarak mümkündür, varlıktan yokluğa geçiş de.

Elektron konusunda emin misin? Doğrusu elektron bahsettiğin gibi değildir.

Ayrıca yokluktan varlığa geçiş mümkünse o zaman bir yaratıcının yokluğu da aynı zamanda varlığının göstergesi olur.

Stepal Kepton 10-02-2015 11:55

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538838)
Tanrı sâdece din kavramıyla biliniyor; bu doğru. Fakat her "Tanrı" dendiğinde imanın kurumsallaşmış hali olan din akla gelmemeldir. Çünki iman kurumsallaşıp kurallara boğulunca; bir yandan anlaşılması güç bir hüviyet kazanırken, diğer yandan egemenlerin büyük kitleleri yönetme-sömürme noktasında çok elverişli bir araç hâline geliyor.

Bilgisayarın en önemli parçası/beyni, işlemcisi. İşlemciyi canlı-bilinçli bir varlık gibi farz edelim; algılayabileceği sadece sistem içinde kendisine kazandırılmış özelliklerle sınırlıdır. Kasanın dışını, dışında ne/nasıl bir dünya olduğunu bilemez.

Demem o ki; biz zekâmızı % 100 kullansak dahi, bu zekadan çok daha üstün-ve farklı, algı kapasitemizin çok çok üzerinde varlık ve olgular bulunabilir. Bu; mantıken mümkündür.

Tabi; 'her mantıken mümkün olan gerçekte de olur' diye bir mecbûriyet de yoktur. Bu nedenle agnostiklerin "Bilinemez" yaklaşımı, ateistlerin kesinlik bildiren "yok" betimlemesinden çok daha mâkûl görünüyor.

Güzel bir örnekleme.

Tanrı varlığını kullanan dinlerle gerçekte Tanrının varlığı farklıdır. Özellikle Ateizm'in Tanrı varlığını reddetme gayreti, dinin zaaf ve aciz yönlerinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Evet dinlerin tanrıları olmayabilir. Ateizm bu noktada doğruyu söylüyor olabilir. Fakat dinlerin çıkarlarını savunan Tanrı kavramını bir kenara bırakıp, hakikaten bir Tanrı olabilir mi diye düşünmek gerekir. İnanmak veya inanmamak doğal bir durum olmalı. Fakat aranmalı. Bilim her şeyin üstünde olmalı. Bilimi Ateizmle bağdaştırmak yanlış. Ateizm=Bilim olabilir ama Bilim=Ateizm değildir.

Alıntı:

Bu nedenle agnostiklerin "Bilinemez" yaklaşımı, ateistlerin kesinlik bildiren "yok" betimlemesinden çok daha mâkûl görünüyor.
Bende birkaç gün evvel bunu düşünüp başlık açmıştım. Bilinmez sanırım her şeyin uç noktası. Burada çok ince bir detay görüyorum. Ateizm Semavi dinlerin Tanrısını yok ediyor. Gerçekte ise bir Tanrı hakkında agnostikler. Çünkü bunu bilim söylüyor. Dinlerde ki Tanrı ile gerçekte olma ihtimali olan Tanrı karıştırılmamalı.
Din adamlarının her atesit aslında bir yaratıcıya inanıyor demesi kabul edilemez. Yani dinin Tanrısını kabul ediyor manası yanlıştır. Fakat belki dinlerden soyutlanmış bir yaratıcı düşünülebilir. Her durumda Tanrı varsa da yoksa da bir kenarda olmalı. İnsanların görüşlerine alet edilmemeli. Zaten dua eden veya ona küfredenlere bir şey yapmadığına göre bir kenarda duruyor diyebiliriz.

vartor 10-02-2015 15:52

Alıntı:

Her durumda Tanrı varsa da yoksa da bir kenarda olmalı. İnsanların görüşlerine alet edilmemeli. Zaten dua eden veya ona küfredenlere bir şey yapmadığına göre bir kenarda duruyor diyebiliriz.
suya sabuna karismayan bir tanri var olsa ne olur, yok olsa ne olur. Yok diyenler bence yanilmis olmazlar.

Stepal Kepton 10-02-2015 15:54

Alıntı:

vartor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538906)
suya sabuna karismayan bir tanri var olsa ne olur, yok olsa ne olur. Yok diyenler bence yanilmis olmazlar.

Karışıyor olması mantıklı olur mu?

errata 10-02-2015 16:04

Alıntı:

zfr87´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538862)
Kuantum dünyasında elektronlar yoktan var olur ve daha sonra vardan yok olur.
Bu bilimsel olarak gözlenen ve ispatlanan bir şey.
Yokluktan varlığa geçiş de bilimsel olarak mümkündür, varlıktan yokluğa geçiş de.

Uçtun mu canım sen? Caner Taslaman gibi "ilim" adamları bile söylemez böyle bir şeyi, sen nerenden uydurdun bunları?

zfr87 ile Kuantum'a Mesaj Gönderiyoruz, tüm kitapçılarda...

vartor 10-02-2015 16:48

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538907)
Karışıyor olması mantıklı olur mu?

Tabi ki mantikli olmaz. Zaten karismadigi apacik ortada cunku oyle bir varlik, yokluk, yok.
Kainatin var olmasina neden olmus olabilecek, iradesiz bir gucun var olabilme ihtimali, ona tanri dememize neden olamaz. Dinlerin tanrilari gibi insanlari etkilemiyecegini agnostikler de biliyor. Onun icin tanriyi bilinmez kabul etmekle uyandirdiklari intiba, olabilecek bir baslangica, hic de oyle dusunmedikleri halde, dinlerin tanrisinin cagristiran aciklamalarla geliyorlar.
Insanlar uzerinde iradesiyle bir etki yapamayan bir guce, tanri kelimesi bile yakismaz, sadece guc der gecersiniz. o guc de olmus olsa da, olmasa da, insanlara bir mana ifade edemez. Ateistler tanri yok derken, iradesiyle hareket eden bir guc olmadigini kast ediyorlar; en azindan ben oyle dusunuyorum.

Dialectics 10-02-2015 18:34

Alıntı:

vartor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538914)
Tabi ki mantikli olmaz. Zaten karismadigi apacik ortada cunku oyle bir varlik, yokluk, yok.
Kainatin var olmasina neden olmus olabilecek, iradesiz bir gucun var olabilme ihtimali, ona tanri dememize neden olamaz..

Kritik tespit budur. Varsa da olası bir tanrının iradesiz olmak zorunda oldugu, kainatın da bir zorundalıgın sonucu oldugu kanaatindeyim.

Burdayız çünkü nurda olmak zorundaydık...

Yıldıztozu 10-02-2015 19:47

Alıntı:

Shibumi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538908)
Uçtun mu canım sen? Caner Taslaman gibi "ilim" adamları bile söylemez böyle bir şeyi, sen nerenden uydurdun bunları?

zfr87 ile Kuantum'a Mesaj Gönderiyoruz, tüm kitapçılarda...

,

Yorumlarımı ve görüşlerimi başkalarından copy past yapmam.
Alıntı yaptığım zaman kimden yaptığımı söylerim.

Sana kuantumdaki bu olayları açıklayacak değilim.Zira çocuğa bir şeyler anlatmaktan farksız olacak.

Bilmiyorsan yorum da yapma.

Ben gerçeklerden bahsediyorum.

Yıldıztozu 10-02-2015 19:48

Adam bilimsel gerçekleri reddediyor:D

İyice komedi haline düşüyor bazen buradaki insanlar haha.

İdeolojilerine öylesine bağlanmışlar ki gerçeği göremiyorlar.

vartor 10-02-2015 20:08

Alıntı:

Sana kuantumdaki bu olayları açıklayacak değilim
Zahmet olmazsa bana aciklar misin?

Yıldıztozu 10-02-2015 20:24

Alıntı:

vartor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538932)
Zahmet olmazsa bana aciklar misin?

:D

Kuantum alanları ve dalgalanmaları var.Bu alanlar içerisinde atom altı parçacıklar bi anda ortaya çıkabilir ve tekrar kaybolabilir.Hatta aynı anda farklı yerlerde bile bulunabilir.

Bu parçacıkların durduk yere yokluktan ortaya çıkmalarının nedeni bilinmediği için nedensiz kabul ediliyor.Henüz keşfedilmemiş bir nedeninin olması da muhtemel.

Nedensiz yere yoktan var oldukları için, evrenin de aynı şekilde nedensiz yere yoktan var olabileceğini söyler Hawking.

Ama bu olayın nedensiz olduğunun kesinliği yok.Nasıl gerçekleştiği ve sebepleri bilinmiyor ama olayın gerçek olduğu kesinlikle biliniyor.

Kuantum dünyası sihirli bir dünya, herşey mümkün.Bilim insanlarını bile şoka uğratacak olaylar gözlemleniyor.

Yıldıztozu 10-02-2015 20:35

Ayrıca bu yoktan varoluşlar ve yokoluşlar evrendeki enerjinin korunumu ilkesini çok kısa bir süreliğine ihlal eder ama geçicidir.

O kısa süre o kadar kısadır ki anlık diyebiliriz.Anlık olduğu için enerji korunumuna fazla bir etkisi de yok aslında.

errata 10-02-2015 22:23

Alıntı:

zfr87´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538926)
,

Yorumlarımı ve görüşlerimi başkalarından copy past yapmam.
Alıntı yaptığım zaman kimden yaptığımı söylerim.

Sana kuantumdaki bu olayları açıklayacak değilim.Zira çocuğa bir şeyler anlatmaktan farksız olacak.

Bilmiyorsan yorum da yapma.

Ben gerçeklerden bahsediyorum.

Argumentum ad ignorantiam

Lütfen bana varken yok olan, yok iken var olan elektron hakkında adam akıllı bir makale göster.

Dialectics 10-02-2015 22:36

Alıntı:

zfr87´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538862)
Kuantum dünyasında elektronlar yoktan var olur ve daha sonra vardan yok olur.
Bu bilimsel olarak gözlenen ve ispatlanan bir şey.
Yokluktan varlığa geçiş de bilimsel olarak mümkündür, varlıktan yokluğa geçiş de.

"Hiçlik" eğer mümkün olabilen bir durum olsaydı, şu anda da herhangi bir şeyin varlığından bahsediyor olmazdık. Cünkü hiçlik, kainat için mümkün olan en basit haldir; hiç bir kuvvete, enerjiye, kutleye, momente vb. ihtiyaç duymaz. Su anda hiçbir sey yerine bir şeyler var olduğuna göre hiçlik imkansızdır diyebiliriz, çünkü mümkün olsaydı olurdu. Hiçlik yasaklıdır, varlık mecburidir.

Feynmann ın da diyagramları ile betimlediği bu adeta bir kazan gibi köpürdeyen, parcacıkların belirip yok olmasının bir açıklaması; boyutsuz ve kütlesiz mental domain ile boyutlu ve kütleli fiziksel domain arasındaki transformasyonlar olabilir. Iddia odur ki big bang de mental domainin fiziksel domaine transformasyonudur.

Sıfır ve sonsuz, bilimin her zaman kaçındığı ancak bu evrenin sırrını çözebilecek iki sayıdır. Sıfır ve sonsuz bir bozuk paranın iki yüzü gibidir, biri olmadan diğeri olmaz. Big bangin sıfır hacimli sonsuz kütleli tekilliği iddiaya göre mental domainden başka bir şey degildir.

Alibey 11-02-2015 02:36

Yok ol diyorda kenndisini takan yok. Sarı çizmeli allah aga.
Yada yalova Allahı.

Stepal Kepton 11-02-2015 10:24

Alıntı:

vartor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 538914)
Tabi ki mantikli olmaz. Zaten karismadigi apacik ortada cunku oyle bir varlik, yokluk, yok.
Kainatin var olmasina neden olmus olabilecek, iradesiz bir gucun var olabilme ihtimali, ona tanri dememize neden olamaz. Dinlerin tanrilari gibi insanlari etkilemiyecegini agnostikler de biliyor. Onun icin tanriyi bilinmez kabul etmekle uyandirdiklari intiba, olabilecek bir baslangica, hic de oyle dusunmedikleri halde, dinlerin tanrisinin cagristiran aciklamalarla geliyorlar.
Insanlar uzerinde iradesiyle bir etki yapamayan bir guce, tanri kelimesi bile yakismaz, sadece guc der gecersiniz. o guc de olmus olsa da, olmasa da, insanlara bir mana ifade edemez. Ateistler tanri yok derken, iradesiyle hareket eden bir guc olmadigini kast ediyorlar; en azindan ben oyle dusunuyorum.

İyi ama sorunlar böyle çözülmez ki! Tanrı bir şeylere karışsa, "neden karışıyor, bak ona kitap gönderdi taraflı ve yanlı davranıyor" bu tanrı olamaz diyorsun. Karışmıyor dediğimizde de "madem yarattı niye karışmıyor yaratıp karışmayan tanrı olamaz" diyorsun! Sana tam olarak ne lazım onu söyleyeyim :)

Senin fikrin ile yola çıkarsak herkes kendine göre bildiğini okumaya devam eder. Bence yarattı ve karışmıyor derim ve olduğunu iddia ederim. Ben tanrı olsam aynısını yaparım diyorum. Bu da benlik bir tanrının var oluş sebebi olabilir. Şimdi neyi çözmüş olduk?

Bir şeyin görünmemesi onun olmadığı anlamına gelmez bu kesindir. Onlarca basit örnek gösterilebilir. Aynı şekilde insanın kendi kendini tanrı ilan etmesi acizliktir. Kelin merhemi olsa başına sürer misali. Bir tanrıyı veya bir tanrıya benzeyen şeyi reddedebilmek için önce soruların cevabını bilmek lazım. İnsanın elinde somut delilleri olmalı. İnanıp inanmamak olağan bir durum. Kırmızı sana ne kadar kırmızı ise boğaya o kadar kırmızı değil. Bakış açısı ve kapasite meselesi. Yani kapasiteden kastım zeka ile ilgili hakaret tarzı değil yanlış olmasın.

Sen kendi varlığını bir tesadüfe bağladığın vakit, dincilerin alay konusu olmaktan çıkamazsın. Dincilerin Tanrı kavramını çürütebilirsin. Bunun için çok zorlanmadan onların kendi kutsallıklarından vurabilirsin ki bunu yapıyoruz hepimiz. Bu kolay iş. Fakat varlığının öncesini neden olduğunu ve sonrasını ve karanlık madde veya karanlık enerjinin sebebini, evrenin bir sınırı varsa sınırının ötesinde ne olduğunu yoksa neden sınırının olmadığını, başlangıç big bang ise eğer sebebini değil ise ilk parçacığın nasıl ve nereden geldiğini , yoktan var olmaksa yokluğun ne olduğunu, varsak nereden geldiğini, kozmosu geç şuan kendi tanrılığını ilan etmek için 14 milyar yılın tesadüflere yetip yetmeyeceğini ve bu tesadüflerin sebebi+tesadüf olması için ikiden fazla olan temel şeyin ne olduğunu ve neden iki olduğunu daha fazla olmadığını açıklaman lazım.
Bunlar temel sorunlar. Cevap olarak en iyi haliyle hipotezin olabilir ama dünyanın en kral bilim adamını getirsen de somut verileri olmayacaktır. En önemlisi senin benim Einstein'ın koymadığı bir bilinmez kozmos var. Bunu tesadüfe yorsak ta tesadüfü olması için zemini kim hazırladı? Dediğim gibi önce temel sorulara cevap aramak lazım. Sonra kesinlik lazım.
Ben şahsen tanrının ne olduğu gözü kulağı veya enerji olduğu konusunda fikir yürütemem. Çünkü bilmiyorum. Hayalet, dev, cüce, çoban, içinde olduğumuz bir varlık, evren dışında çay simit yiyen birisi... Onu birisinin yaratıp yaratmadığı gibi temel sorulara ben dahil kimse cevap veremez çünkü bilinmez. Verdiği vakit din olur. Bilinmeyen bir şeye neden inanıyorum? Yukarıda ki sorulara cevap verildiği vakit tanrı inancıda bitecektir. O zaman dek mantık olarak BİR YARATICI OLMAK ZORUNDA (bence).

Yanlış anlaşılmasın. Neye inanıp inanmamak tamamen kişiye bağlı. öküze tapsanız da benim bir kazancım yok sizin tercihiniz.

vartor 11-02-2015 17:13

Bir yaratici degil, bir sebep ve sonuc olmak zorunda. Ona yaratici adini vermek, gorev yuklemek demektir.

Stepal Kepton 11-02-2015 17:55

Alıntı:

vartor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 539052)
Bir yaratici degil, bir sebep ve sonuc olmak zorunda. Ona yaratici adini vermek, gorev yuklemek demektir.

Peki tamam sonuç belli sebebin adı nedir?

vartor 12-02-2015 05:57

big bang olabilir, veya benzeri bir sebep.

Stepal Kepton 12-02-2015 10:30

Alıntı:

vartor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 539123)
big bang olabilir, veya benzeri bir sebep.

Bunun olmasına ne sebep olabilir?

Dialectics 12-02-2015 13:35

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 539127)
Bunun olmasına ne sebep olabilir?

Sayın Stepal,

Varsayalım ki ilk sebep Tanrıdır. O zaman biz de size soralım, Tanrı'nın sebebi nedir?

Siz Tanrının sebebi için hangi argümanı üretirseniz üretin, diğerleri de pekâla Tanrısız bir evrenin sebebi için sizinle aynı argümanları üretebilir...

Stepal Kepton 12-02-2015 13:54

Alıntı:

Dialectics´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 539130)
Sayın Stepal,

Varsayalım ki ilk sebep Tanrıdır. O zaman biz de size soralım, Tanrı'nın sebebi nedir?

Siz Tanrının sebebi için hangi argümanı üretirseniz üretin, diğerleri de pekâla Tanrısız bir evrenin sebebi için sizinle aynı argümanları üretebilir...

Elbette ki bende aynı fikirdeyim. Zaten bu konuda bir yaratıcı olması veya olmaması birilerine dayatılamaz. Sorun şurada ki bu nokta kör nokta. Ben bu noktanın Tanrı olabileceğine inanıyorum. Fakat bunun ne olduğu hakkında hiç bir bilgimiz yok. Tanrı olsa da olmasa da... Bunu reddetmek veya kabul etmek mümkün değil. Yok saymak kadar var saymakta yanlış. Çünkü bir KÖR NOKTA VAR ve açıklama yapmak zorunluluksa ve de bilinemiyorsa o her şey olabilir. Ben yaratıcı derim, sen buhar makinesi dersin sorun yok. Her durumda savlar tezler iddialar çürümeyeceği gibi doğruluğu da kanıtlanamayacak. En azında milyarlarca yıl bile sürebilir sadece bazı soruların cevaplarını somut olarak bulunması ki o kadar zamanımız olmadığı da çok açık. Tanrının olup cennetini beklediğimden değil ama olmaması içinde bir sebep yok hatta Tanrı olması için çok fazla veri var (bence).

Dialectics 12-02-2015 15:03

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 539133)
Elbette ki bende aynı fikirdeyim. Zaten bu konuda bir yaratıcı olması veya olmaması birilerine dayatılamaz. Sorun şurada ki bu nokta kör nokta. Ben bu noktanın Tanrı olabileceğine inanıyorum. Fakat bunun ne olduğu hakkında hiç bir bilgimiz yok. Tanrı olsa da olmasa da... Bunu reddetmek veya kabul etmek mümkün değil. Yok saymak kadar var saymakta yanlış. Çünkü bir KÖR NOKTA VAR ve açıklama yapmak zorunluluksa ve de bilinemiyorsa o her şey olabilir. Ben yaratıcı derim, sen buhar makinesi dersin sorun yok. Her durumda savlar tezler iddialar çürümeyeceği gibi doğruluğu da kanıtlanamayacak. En azında milyarlarca yıl bile sürebilir sadece bazı soruların cevaplarını somut olarak bulunması ki o kadar zamanımız olmadığı da çok açık. Tanrının olup cennetini beklediğimden değil ama olmaması içinde bir sebep yok hatta Tanrı olması için çok fazla veri var (bence).

Benim bu konulardaki genel yaklaşımım ve de sorularım şu şekildedir:

1. Uzay ve zamandan bağımsız, aklımızla algılayamayacağımız ve de anlayamayacağımız bir Tanrının bu kâinatı yaratmak için ne gibi bir amacı olabilir? İmtihihan mı, inanılmak arzusu mu, yoksa "yaratabiliyor muyum bakalım" diye deneme mi yapmak istemiştir? Bu cevapların hiçbiri Tanrının bizi yaratmasına bir amaç atfedemez. Ha eğer denirse ki, "zaten algılayamadığımız bir Tanrının bizi ne diye yarattığını anlama imkânımız da yoktur, bu ihtimal sıfırdır", o zaman mevcut veriler ile hiçbir dinin bu algılayamadığımız Tanrıdan geldiğini garanti edemediğimize de göre nasıl bir dünya yaşamı süreceğimiz, ne amaçlara sahip olabileceğimiz vb. de muğlaktır. Kaldı ki algılayamadığımız bir Tanrı'nın "kutsal kitap" diye yolladığı bir kitabındaki sözlerini "algılayıp, anlayabildiğimizi" iddia etmek de saçmalık değil midir zaten... Bu anlamda algılayamadığımız bir Tanrıyı savunup dururken, Kuran'da ki bir ayet ile Allahın ne demek istediğini bize yorumlamaya çalışılmasını tutarsız buluyorum örneğin.

Özetle mevcut dinler Tanrıya bir amaç atfetmez, sadece Tanrıdan insanlığa verilen bir amaç vardır.

2. Tüm yaratılışa ve aynı zamanda Tanrıya da anlam yükleyebilen bir senaryo vardır, o da Tanrı'nın bütün bu varlığın içine gömülmüş olması ve big bang ile başlayıp süregelen evrim sürecinde, Tanrının da belli bir hedef, nihai nokta doğrultusunda evrimleşiyor olmasıdır.

Bilimsel materyalizme göre evren ve kâinat amaçsızdır. Herhangi bir yerden gelip herhangi bir yere doğru gitmemektedir. Ancak "diyalektik materyalizm" diye bir bahis vardır, diyalektik materyalizm de evrenin bir amacı, bir teosu vardır.

3. "Amaç" mevzusu önemlidir. Hepimizin çeşitli amaçları var, aslında her canlının bir amacı var. Amaç, hareketi sağlar. Amaçlarımız için yeriz, içeriz, zengin olmaya çalışırız, çocuk sahibi oluruz, araştırırız, öğreniriz. Kâinatın her yerinde aslında bir "amaç" güdüsü gizli. O zaman odaklanmamız gereken de "amacın" ne olduğudur? Bütün bu evren neyi amaçlıyor?

4. Bir teori: Evren kompleks bir matematiksel denklemdir. "Bilinç", bu matematiksel denklemin kendi kendisinin farkına varmaya başlamasını ifade eder. Bilinç tüm matematiksel denklemi algılayıp, deneyimleyip farkına vardığı anda TANRI ortaya çıkacaktır. Ancak her şeyi bilen, her ihtimali yaşamış bu Tanrının geriye yapabileceği ve isteyebileceği hiç bir şey de kalmayacağı için tek yapabileceği yine kendisinin "TANRI" olduğunu unutmak olacaktır. Sonsuz olan sıfır olmayı tercih edecektir.

5. Bu yukarıdaki bahsim çeşitli şekillerde ifade edilebilir ama hem Tanrıya hem tüm evrene bir amaç yükleyen bir senaryodur bu. Tanrının, Tanrı olmayı unutmaktan başka seçeneğinin olmaması senaryosu. Tanrı, bu varlığa dönüşmeye mecburdur, varlık mecburidir. Ancak bu dönüşümü yaptığı anda da ortada bahsedilebilecek bir Tanrı kalmamaktadır...

spartacus 12-02-2015 18:31

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 539133)
Her durumda savlar tezler iddialar çürümeyeceği gibi doğruluğu da kanıtlanamayacak. En azında milyarlarca yıl bile sürebilir sadece bazı soruların cevaplarını somut olarak bulunması ki o kadar zamanımız olmadığı da çok açık. Tanrının olup cennetini beklediğimden değil ama olmaması içinde bir sebep yok hatta Tanrı olması için çok fazla veri var (bence).

Safsata deniyor, tez, iddia filan denmiyor. Tanrının ne olması, ne de olmaması için bir sebep de yok, o nedenle, safsata üretmeye de gerek yok. Tanrı diyorsunuz, tüm bildiğiniz, çağların masalları ile envai çeşit sıfat-eylem yüklenmiş bir mitoploji kahramanı. Yani elinizde hiç ama hiç bir veri/blgi yok. Haliyle safsataların da anlamı yok, tartışılsa ne tartışılmasa ne?

Tanrı olması içinde hiç veri yok elimizde. Zira tanrının oldurulması özünde tanrıya atfedilen safsata verilerin, tanrıda düğümlenen çaresizliği olur. Tanrının olması için veri saydığınız her şey, o halde tanrının da tanrısının olması açısından daha zorunlu veri olur. İyi iş, efendim evreni bir yaratan olmalı? Sibep? ya banane banane olmalı işteeeee... Piki, piki kabul ettim, iman ettim, ama dur hele, evrenler yaratan tanrı nasıl oluyor piki? Orasını karıştırma, attım yalanı, öp inananı...

Stepal Kepton 12-02-2015 18:57

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 539148)
Safsata deniyor, tez, iddia filan denmiyor. Tanrının ne olması, ne de olmaması için bir sebep de yok, o nedenle, safsata üretmeye de gerek yok. Tanrı diyorsunuz, tüm bildiğiniz, çağların masalları ile envai çeşit sıfat-eylem yüklenmiş bir mitoploji kahramanı. Yani elinizde hiç ama hiç bir veri/blgi yok. Haliyle safsataların da anlamı yok, tartışılsa ne tartışılmasa ne?

Tanrı olması içinde hiç veri yok elimizde. Zira tanrının oldurulması özünde tanrıya atfedilen safsata verilerin, tanrıda düğümlenen çaresizliği olur. Tanrının olması için veri saydığınız her şey, o halde tanrının da tanrısının olması açısından daha zorunlu veri olur. İyi iş, efendim evreni bir yaratan olmalı? Sibep? ya banane banane olmalı işteeeee... Piki, piki kabul ettim, iman ettim, ama dur hele, evrenler yaratan tanrı nasıl oluyor piki? Orasını karıştırma, attım yalanı, öp inananı...

Dostum yavaş gel... İnanıp inanmamak sana kalmış olabilir ama konuya hakim olmadan düzeleme yorum yapman yanlış. O erdem de değil isen fikirlerini kendine sakla. Ben inançlı birisi değilim bu bir. İkinci de elim de delil var, bak delil sensin. Bana şimdi klasik dinci örneklemeleri yaptırma. Bana göre var itirazın varsa ya uygun şekilde fikrini yaz bizde cehaletten kurtulalım ya da hıncını kendine sakla. Burada çocuk yaşta olduğum izlenimine kapılma.

Stepal Kepton 12-02-2015 19:02

Alıntı:

Dialectics´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 539135)
Benim bu konulardaki genel yaklaşımım ve de sorularım şu şekildedir:

1. Uzay ve zamandan bağımsız, aklımızla algılayamayacağımız ve de anlayamayacağımız bir Tanrının bu kâinatı yaratmak için ne gibi bir amacı olabilir? İmtihihan mı, inanılmak arzusu mu, yoksa "yaratabiliyor muyum bakalım" diye deneme mi yapmak istemiştir? Bu cevapların hiçbiri Tanrının bizi yaratmasına bir amaç atfedemez. Ha eğer denirse ki, "zaten algılayamadığımız bir Tanrının bizi ne diye yarattığını anlama imkânımız da yoktur, bu ihtimal sıfırdır", o zaman mevcut veriler ile hiçbir dinin bu algılayamadığımız Tanrıdan geldiğini garanti edemediğimize de göre nasıl bir dünya yaşamı süreceğimiz, ne amaçlara sahip olabileceğimiz vb. de muğlaktır. Kaldı ki algılayamadığımız bir Tanrı'nın "kutsal kitap" diye yolladığı bir kitabındaki sözlerini "algılayıp, anlayabildiğimizi" iddia etmek de saçmalık değil midir zaten... Bu anlamda algılayamadığımız bir Tanrıyı savunup dururken, Kuran'da ki bir ayet ile Allahın ne demek istediğini bize yorumlamaya çalışılmasını tutarsız buluyorum örneğin.

Özetle mevcut dinler Tanrıya bir amaç atfetmez, sadece Tanrıdan insanlığa verilen bir amaç vardır.

2. Tüm yaratılışa ve aynı zamanda Tanrıya da anlam yükleyebilen bir senaryo vardır, o da Tanrı'nın bütün bu varlığın içine gömülmüş olması ve big bang ile başlayıp süregelen evrim sürecinde, Tanrının da belli bir hedef, nihai nokta doğrultusunda evrimleşiyor olmasıdır.

Bilimsel materyalizme göre evren ve kâinat amaçsızdır. Herhangi bir yerden gelip herhangi bir yere doğru gitmemektedir. Ancak "diyalektik materyalizm" diye bir bahis vardır, diyalektik materyalizm de evrenin bir amacı, bir teosu vardır.

3. "Amaç" mevzusu önemlidir. Hepimizin çeşitli amaçları var, aslında her canlının bir amacı var. Amaç, hareketi sağlar. Amaçlarımız için yeriz, içeriz, zengin olmaya çalışırız, çocuk sahibi oluruz, araştırırız, öğreniriz. Kâinatın her yerinde aslında bir "amaç" güdüsü gizli. O zaman odaklanmamız gereken de "amacın" ne olduğudur? Bütün bu evren neyi amaçlıyor?

4. Bir teori: Evren kompleks bir matematiksel denklemdir. "Bilinç", bu matematiksel denklemin kendi kendisinin farkına varmaya başlamasını ifade eder. Bilinç tüm matematiksel denklemi algılayıp, deneyimleyip farkına vardığı anda TANRI ortaya çıkacaktır. Ancak her şeyi bilen, her ihtimali yaşamış bu Tanrının geriye yapabileceği ve isteyebileceği hiç bir şey de kalmayacağı için tek yapabileceği yine kendisinin "TANRI" olduğunu unutmak olacaktır. Sonsuz olan sıfır olmayı tercih edecektir.

5. Bu yukarıdaki bahsim çeşitli şekillerde ifade edilebilir ama hem Tanrıya hem tüm evrene bir amaç yükleyen bir senaryodur bu. Tanrının, Tanrı olmayı unutmaktan başka seçeneğinin olmaması senaryosu. Tanrı, bu varlığa dönüşmeye mecburdur, varlık mecburidir. Ancak bu dönüşümü yaptığı anda da ortada bahsedilebilecek bir Tanrı kalmamaktadır...

Güzel yaklaşımlar. Evet olmaması için yazdığın maddeler geçerli olabilir ama olması için de bunları katlayacak zıttı örnekler gösterilebilir. Sonuç itibari ile temel sorunlara cevap yine verilmemiş oluyor. Yani yine iddia ihtimaller zinciri...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:20 .