![]() |
Ahzap-50 Yanlış mı Anlaşılıyor?
Ahzap/ 50.
Abdülbaki Gölpınarlı Ey Peygamber, mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah'ın ganimet olarak sana ihsan ettiği ve senin de temellük ettiğin cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin, seninle beraber yurdundan göçen kızlarını helal ettik sana. Bir de inanan bir kadın, kendisini Peygambere bağışlar da Peygamber de dilediği takdirde onu nikahla almak isterse bu, yalnız sana helaldir, başka inananlara değil. Sana bir güçlük olmasın diye onlara, eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında ne farz ettiğimizi de gerçekten bildirdik ve Allah, suçları örter, rahimdir. Ali Bulaç Meali Ey Peygamber, gerçekten biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini ve Allah'ın sana ganimet olarak verdikleri (savaş esirleri)nden sağ elinin malik olduğu (cariyeler) ile seninle birlikte hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını ve teyzenin kızlarını helal kıldık; bir de, kendisini peygambere hibe eden ve peygamberin kendisini almak istediği mü'min bir kadını da, -mü'minler için olmaksızın yalnızca sana has olmak üzere(senin için helal kıldık). Biz, kendi eşleri ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeleri) konusunda onlar (mü'minler) üzerine neyi farz kıldığımızı bildik (size bildirdik). Böylelikle senin için hiç bir güçlük olmasın. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. Diyanet İşleri Meali Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını ve Peygamber nikahlanmayı dilediği takdirde müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzere kendisinin mehrini Peygambere hibe eden mümin kadını almanı helal kılmışızdır. Bir zorluğa uğramaman için; müminlerin eşleri ve cariyeleri hakkında onların üzerine neyi farz kılmış olduğumuzu bildirmiştik. Allah bağışlayandır, merhamet edendir. Diyanet Vakfı Meali Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helal kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lazım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir. * Edip Yüksel Meali Ey peygamber, mehirlerini vermiş bulunduğun eşlerini ve ALLAH'ın sana bağışladığı elinin altındakileri, seninle birlikte göç eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kılmışısızdır. Ayrıca, peygamber dilerse, kendisini inananlara değil sadece peygambere mehirsiz olarak hibe eden birisiyle nikahlanabilir. Biz, eşleri ve ellerinin altında bulunanlar hakkında üzerlerine yüklediğimiz sorumlulukları bildirmiştik ki güç bir duruma düşmeyesin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. Elmalılı Hamdi Yazır Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Ömer Nasuhi Bilmen Ey Peygamber! Şüphe yok ki, Biz sana helâl kıldık, mehirlerini verdiğin zevcelerini ve Allah'ın sana ganîmet olarak verdiğinden mülk-i yeminin olan cariyeleri ve seninle beraber hicret etmiş bir amcan kızlarını ve hâlan kızlarını ve dayın kızlarını ve teyzen kızlarını ve bir de imân etmiş bir kadın, eğer nefsini peygambere bağışlarsa peygamber de onu taht-ı nikâhına almak isterse o da sâir mü'minlere değil (ey Peygamber) sana mahsus olmak üzere helâl kılınmıştır. Onların (diğer mü'minlerin) üzerine zevceleri ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeleri) hakkında ne farzetmiş olduğumuzu elbette bilmişizdir. Sana bu böyle bir âile teşkilini helâl kıldık, tâ ki senin üzerine bir darlık olmasın. Ve Allah yarlığayıcı, bağışlayıcıdır. Muhammed Esed EY PEYGAMBER! Mehirlerini 57 verdiğin eşlerini ve Allah'ın sana bahşettiği savaş esirleri arasından sağ elinin altında bulunanları 58 sana helal kıldık. Ve seninle birlikte [Yesrib'e] göç etmiş olan amcalarının ve halalarının kızlarını, dayılarının ve teyzelerinin kızlarını; 59 ve kendilerini Peygamber'e özgür iradeleriyle teklif eden, Peygamber'in de almak istediği 60 mümin kadınları [da sana helal kıldık]: [bu sonuncusu] yalnız sana özgü bir imtiyazdır, öteki müminler için değil, [zaten] onlara eşleri ve sağ ellerinin altında bulunanlar konusunda yapmaları gerekeni bildirdik. 61 [Ve] artık sen [gereksiz] bir endişeye kapılmamalısın, şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır. Suat Yıldırım 50 – Ey Peygamber! Biz, şu gruplara dahil kadınları sana helâl kıldık:Mehirlerini verdiğin eşlerini,Allah’ın sana harp esîri olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amcan kızlarını, halan kızlarını, dayın ve teyzen kızlarını,Bir de mehir istemeksizin kendisini Peygambere hibe eden ve Peygamberin de kendisini nikâhlamak istediği mümin kadını, diğer müminlere değil, sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık.Bizim, müminlerin eşleri ve ellerinin altındaki cariyeler hakkında gerekli kıldığımız mehir gibi hususlar, zaten malumumuz olup onları bildirmiştik. Hibe yoluyla mehirsiz evlenmeyi sana mahsus kılmamız, nikâh konusunda senin için bir güçlük olmaması içindir. Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur). * Süleyman Ateş Meali Ey peygamber, biz, ücretlerini (mehirlerini) verdiğin eşlerini; Allah'ın sana ganimet olarak verdiğ(i savaş esir)lerinden elinin altında bulunan(cariye)leri; amcanın, halalarının, dayının ve teyzelerinin seninle beraber göç eden kızlarını sana helal kıldık. Bir de kendisini (mehirsiz olarak) peygambere hibe eden ve peygamberin de kendisini almak dilediği inanmış kadını, diğer mü'minlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık). Biz, eşleri ve ellerinin altında bulunan(cariye)leri hakkında mü'minlere yapmalarını gerekli kıldığımız şeyi bil(dir)dik. (onların bu hususta ne yapması lazım geldiğini de daha önce açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın, (sen bir sıkıntıya, güç bir duruma düşmeyesin). Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. Şaban Piriş Meali -Ey peygamber, mehirlerini ödediğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle birlikte hicret eden amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını, teyzelerinin kızlarını, bir de mü’min bir kadın kendisini peygambere hibe ederse, peygamber de onu nikahlamak isterse, bunu diğer müminlere değil sadece sana mahsus olmak üzere helal kıldık. Onlara, eşleri ve cariyeleri hakkında neleri farz kıldığımızı biliyoruz. Sana bir sıkıntı vermemesi için böyle yaptık. Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir. Ümit Şimşek Meali 50. Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği cariyeleri, seninle beraber hicret eden amca kızlarını, hala kızlarını, dayı kızlarını ve teyze kızlarını helâl kıldık. Mehir istemeksizin kendisini Peygambere hibe eden mü’min kadınları da, eğer Peygamber onları nikâhlamak istiyorsa, diğer mü’minlerden farklı olarak yalnız sana helâl kıldık. Biz mü’minlere hanımları ve ellerinin altındaki cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri bilerek takdir etmiş bulunuyoruz.(18) Bütün bunlar,(19) senin gönlüne bir darlık gelmesin diyedir. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir. * Yaşar Nuri Öztürk 50 Ey Peygamber! Biz sana şu hanımları helal kıldık: Mehirlerini verdiğin eşlerin, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunanlar, amcalarının, halalarının, dayılarının, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret edenler. Peygamber kendisiyle evlenmek istediğinde, kendisini Peygamber'e hibe eden mümin bir kadını da öteki müminlere değil, yalnız sana özgü olmak üzere helal kıldık. Onlara eşleri ve elleri altındakiler hakkında neler farz kıldığımızı biz biliriz. Sana bir zorluk olmasın diyedir bu... Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir. Yusuf Ali (English) 50- O Prophet We have made lawful to thee thy wives to whom thou hast paid their dowers; and those whom thy right hand possesses out of the prisoners of war whom Allah has assigned to thee and daughters of thy paternal uncles and aunts, and daughters of thy maternal uncles and aunts, who migrated (From Mecca) with thee; and any believing woman who dedicates her soul to the Prophet if the Prophet wishes to wed her; this only for thee, and not for the Believers (at large); We know what We have appointed for them as to their wives and The captives whom their right hands possess; in order that there should be no difficulty for thee. And Allah is Oft-Forgiving Most Merciful. |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
ALLAH'ın ayetlerini meallerden değilde kendisinden öğrenmek için kuranı öğrenmenizi tavsiye ederim ben de öğrenmeye çalışacağım.
|
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Toprak kardeşimizin yanıtının çevirisi:
Vermiş olduğunuz mealler doğru olmayabilir. O mealleri yazanlar Arapça'yı iyi bilmeyebilirler. Biz Arapça öğrenelim. Onlardan daha iyi çeviri yapabiliriz. Böylelikle daha iyi anlarız. |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Yaw Allahı anlıya bilmek için illa arap olmakmı gerekiyo.
Sanki araplar okuyoda anlıyomu.Allahı anlamak için sadece hee!tamam demek gerekiyo,arapçada öğrensen aynı şey. * Pante abim yanlış anlaşılacak bir şey yok.Ahzap 50 de. Apaçık hatta çok açık,akla zarar bi ayet bu.Akraba kızlarını muhammede helal etmişse bi bildiği vardır allahın.yanılmıyosam muhammed daha gençliğinde akrabalarından kız istemiş ama verilmemişti kendisine,Allahta bütün akraba kızlarını muhammede helal edip(!),Muhammedin akrabalarından muhammedin intikamını almış. *Kainatı bile onun için yaratan,akraba kızlarınıda onun için yaratmış demekki,ne varyani bunda çokmu? |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Bakın bu Ahzap 50. ayet ile ilgili Muhammed'in Zevceleri topiğinde şunları yazmıştım.
Bu konu ile yakından ilgili o yüzden buraya tekrar aldım bu metni. "...Fakat Muhammed’in eş sayısına konan bu sınır Ahzap suresinin 50. ayeti ile kaldırılıyor. Peki nasıl olur ? 52. ayetin hükmü 50. ayet ile kaldırılır derseniz orada da kanıtlarımız şunlar. Bu ayetteki “sınırlamanın, 50. ayette kaldırıldığı, 52. ayetin, asÂ*lında 50. ayetten önce olduğu da savunulur. (Bkz. Tefsirler, örneğin Râzî, 25/223.) Kuran’da bir çok böyle ayet vardır. Mushaf sıralamasında sonraki olan bir çok ayet ayet nüzul sıralamasında öncekidir. Yeri gelince bu tip ayetlerden örnekler vereceğim. Bir diğer kanıtmız ise şu : Aişe şöyle bir açıklaÂ*ma yapıyor: - “Peygamber, kendisine kadınlar (sınırsız olarak) helâl kılınmaÂ*dan ölmedi.” [(Bkz. Tırmizî, Tefsir, Ahzap (3214); Nesâi, Nikah 2 (6,56)] İlave olarak Prof. İbrahim Canan (Hadis Ansk. *C.3. s. 83)’de şu açıklamayı yapar: İbnu Ebi Hatim’in, Ümmü Seleme’den yaptığı bir rivayet de bunu teyid eder. Der ki: Resulullah ölmezden önce mahremi olanlar hariç, dilediği kadınla evlenmek kednisine helal kılındı. Bu husus şu ayette açıklandı:“Onlardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini de yanına alırsın. Boşadığın hanımlarından arzu ettiğini tekrar yanına almanda, senin üzerine bir günah yoktur…” (Ahzap 51) İbn Kesir bu ayeti zikrettikten sonra der ki: Bu sonuncu ayet tilavet itibarıyla hemen arkasından gelen ayeti neshetmiştir. Bu mensuh ayet mealen şöyledir: Bundan sonra artık başka kadınlarla evlenmen, elinin altında bulunan cariyeler hariç, güzellikleri hoşuna gitse bile, bunların yerine başka hanımlar alman sana helal değildir. Allah her şeyi gözetler (Ahzap 52) Bunun bir benzeri de Bakara suresinde geçmiştir. Oradaki iki ayetten önce okunan nesheder ki bu ayetlerden birincisi yani nasih olan şudur : Bakara 234. Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerde size bir günah yoktur. Allah yapmakta olduklarınızı bilir. Neshedilmiş olan mütaakip ayet de şudur : Bakara 240. Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler, zevcelerinin, evlerinden çıkarılmadan, bir yıla kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları hususunda (sağlıklarında) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar, (kendiliklerinden) çıkıp giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları meşru şeylerden size bir günah yoktur. Allah azizdir, hakimdir. Bu sonuncu ayet islamın bidâyetindeki durumu açıklamaktadır. O zaman kocası ölen kadın miras alamaz, yalnız bir yıl kocasının evinde kalırdı ve bu esnada kendisine bakılırdı. Bu durumda iddet de bir yıldı. Kadın bu esnada çeker giderse bakılma hakkını kaybederdi. Bilahire yukarıda bahsettiğimiz Bakara 234. ayet bunu neshetti. (İbrahim Canan-Hadis Ansiklopedisi C.3 s. 84) Görüldüğü gibi birbirisi ile çelişkili iki ayet mevcut ve bunlardan mushaf sıralamasına göre önce gelen 234. ayetin mushaf sıralamasına göre sonra gelen 240. ayetin hükmünü ortadan kaldırdığını söylemekte ve bu durumun benzerinin de Ahzap 50-51-52. ayetlerle benzerlik arzettiğini açıklamaktadır İslam uleması. |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
delinin biri kuyuya tas atmis...
|
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Elmalılı *Hamdi *Yazır
* * Ey *peygamber! *Biz *bilhassa *sana *şunları *helâl *kıldık: *Mehirlerini *vermiş *olduğun *eşlerini, *Allah'ın *sana *ganimet *olarak *ihsan *buyurduklarından *sahip *olduğun *cariyeleri, *amcalarının *kızlarından, *halalarının *kızlarından, *dayılarının *kızlarından, *teyzelerinin *kızlarından *seninle *beraber *hicret *etmiş *olanları, *bir *de *mümin *bir *kadın *kendini *peygambere *hibe *ederse, *peygamber *nikâh *etmek *istediği *takdirde, *onu *başka *müminlere *değil *de *sadece *sana *mahsus *olmak *üzere *helâl *kıldık. *Onlara *eşleri *ve *cariyeleri *hakkında *neyi *farz *kıldığımızı *biliyoruz. *Bunlar *sana *hiçbir *darlık *olmaması *içindir. *Allah, *çok *bağışlayıcıdır, *çok *merhamet *edicidir. Sadece peygambere helal kılınanlar: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini Ganimetlerden elde ettiğin cariyeleri * ve seninle birlikte hicret etmiş olan; Amcalarının kızlarını Halalarının kızlarını Dayılarının kızlarını Teyzelerinin kızlarını Kendini hibe eden mümin kadınları Şimdi, ayetten şu anlaşılıyor: Peygamber zaten evli ve çok sayıda eşi var. Zaten ayette bu eşler de katılarak helal ediliyor. Ayrıca savaşlardan elde ettiği cariyeleri var. Onlar da helal. Bunlara sahip, sayısını tam olarak bilemiyoruz. eş+cariye toplamı kimi kayıtlarda 50 civarında, kimi kayıtlarda 70'e kadar çıkabiliyor. Bunlar aynı anda sahip olduğu değil. Aynı anda sahip olduğu herhalde 30 civarında. Fakat bir sorun var ortada. Peygamberin sıkıntısı var. Daralıyor, bunalıyor, yetmiyor. Darlık çekiyor. Ayette bunu belirtiyor zaten. "Sana darlık olmaması için" diye. Peki ama bu darlık neden? Ortada bir harem var zaten. Buna rağmen doyumsuzluk var. Bunun nedeni üzerinde çeşitli rivayetler var. Kimisi diyor ki; peygamberin 30-40 erkek gücü vardı. Kimisi diyor ki; vahiy, onda böyle bir durum oluşturuyor. Nedense bu güç ya da vahiy etkisi hep Hatice'nin ölümünden sonra ortaya çıkmış. Kimisi de diyor ki "peygamberliğinin tadını çıkarmak, imkanlarından yararlanmak istiyordu. Daha aşırı gidenler de onu 50'sinden sonra azmakla eleştiriyordu. Bunların hiçbiri bana göre tatmin edici değil. İnsanın 3-4 eşi olsa bile neticede gözü doyar, hatta 55-60 yaşına geldiğinde bıkar normalde. Burda anormal bir durum var. Acaba Araplarda çok eşe sahip olmanın ayrı bir şerefi mi vardı? Acaba peygamberden önce adından övgüyle söz edilen biri mi vardı da peygamber narsist duygularıyla o kişinin rekorunu kırmaya çalışıyordu? Ne dersiniz? |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
eş+cariye *toplamı *kimi *kayıtlarda *50 *civarında,
kimi *kayıtlarda *70'e *kadar *çıkabiliyor. * *Adem'e havva'yı çok gören rabbim. Bu kadarda cömert olunurmu yahu? |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Alıntı:
Bak bu aklıma hiç gelmemişti. Süpersin Mep! Beyin fırtınası gibisin, bravo. Bence Muhammed, Kur'an'ın tamamlanmasına doğru " Ah, şimdiki aklım olsaydı." demiştir. Yahudilerle sonuçta böyle ters düşeceğini bilseydi, Tevrat'ın yaratılış teorisini reddeder, kendince yeni bir masal uydurur. Adem'e 1 değil, 5-10 tane eş yakıştırırdı. Böylelikle hem ensest ilişki eleştirilerini bertaraf etmiş olur, hem de çok evliliğini daha da meşrulaştırmış olurdu. Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini cennete. :) |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Alıntı:
|
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Basit olmayan nedir abim?
|
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Allah, neden 1 erkek ve onun kaburgasından 1 dişi yaratmıştır.
Allah, başlangıçta tek eşli evlilikten yanaydı da, sonradan fikir mi değiştirdi, üstelik de elçi olarak gönderdiği insanlara onlarca eş verme gereği duydu? Allah, birkaç insanı birden yaratmaktan aciz miydi? Neden kardeşi kardeşle evlenmek zorunda bıraktı? Bu handikapı aşmak isteyen kimi islamcılar, biyolojik olarak Adem'den önce insanların varolduğu savını öne sürerler ama ayetlerle çelişirler. |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Alıntı:
|
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Acaba *peygamberden *önce *adından *övgüyle *söz *edilen *biri *mi *vardı *da *peygamber *narsist *duygularıyla *o *kişinin *rekorunu *kırmaya *çalışıyordu?
Ne Â*dersiniz? pante abim. 700 karısı 300 cariyesi olan süleyman peygamberin rekorunu hedeflemiş olabilirmi. ama şöyle bi sorun var! Kimi peygamberini 950 yıl yaşatan Allah! Muhammete 63 yıllık bi ömür vermiş! devede kulak yani! |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Sevgili Pante, bence bu ayetteki anahtar bölüm " Bir de inanan bir kadın, kendisini Peygambere bağışlar da Peygamber de dilediği takdirde onu nikahla almak isterse bu, yalnız sana helaldir, başka inananlara değil" kısmıdır. Burda bir hibe olayı var. Bence burda mehir vermeden de evlenebilme durumu sözkonusu. Yani mehir vererek evlenmek müslümanlara farzdır. Eski bir Arap geleneğidir. Kadının kendisine verilen ve eğer erkek boşarsa kadının güvencesi olan bir para bu mehir. Nasıl olduysa bu para dönüp dolaşıp kadının babasına verilen başlık parasına dönmüş bizde.
Hiçbir müslüman mehirini vermeden bir kadını alamaz, ama sadece Muhammed'e bu konuda serbestlik tanınmıştır. Muhammed Ahzap suresi boyunca sosyal reformlar yapan bir liderdir. Burda da bir reform yapmıştır ama ne yazık ki bu reformu yaygınlaştıramamış, sadece kendisiyle sınırlı kalmıştır. Muhammed'in zorluğu, güçlüğü, darlığı da bundan geliyor. Mehirini vermeden bir kadın alması Arap geleneklerine ters bir durum ve eleştiriliyor. Gelen bir ayetle de bu durum bertaraf ediliyor. Mevdudi Meymune'nin kendini hibe etmesine karşın yine de Muhammed'in mehrini verdiğini söylüyor. Gerçekte mehrini vermediği kadınlar var mıdır, Meymune'nin mehrini vermiş midir, bu gelen ayetten sonra evlendiği kadınlara mehir vermiş midir araştırmak lazım. Ama bu ayetle işin sağlama bağlanmış olduğu görülüyor. İslamcı arkadaşlardan özür dileyerek söyleyeceğim, ama durum tam Kemal Sunal'ın Kibar Feyzo'da tuvaletin üstüne yazdığı yazıyı hatırlatıyor bana. "Ağaya beleş" |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Sargon, Muhammed'in mehir vermeden aldığı kadın sayısı genel kabul gördüğü biçimi ile 4'tür.
1- Haris kızı Meymune 2- Huzeyme kızı Zeynep 3- Ümmü Şerik 4- Hakim kızı Havle Zaten Ahzap 50'de tek bir kadından bahsedilmez. Orada kadın kelimesi (imreeten) "tanımsız, belirsiz" yani (nekre) almadan kullanılmıştır. |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Bir de Muhammed'in bu kadar kadınla neden evlendiği ile ilgili bir başka açıklama var. Eğitim gerekçesi ile. Bakın Mevdudi ne diyor.
Hz. Peygamber'e (s.a) emanet edilen görev, sadece İslâmi yönden değil genel bakış açısıyla da medeniyyetten uzak, kültürsüz, geri ve kaba bir topluluğu, medenî, ileri ve ahlâken gelişmiş bir toplum haline getirme, eğitme ve şekillendirme göreviydi. Bu amaçla sadece erkekleri eğitmek geçerli değildi, kadınların da eğitilmesi gerekiyordu. Fakat onun öğretmekle görevlendirildiği medeniyet ve sosyal hayatın ilkeleri, iki cinsin serbestçe birarada olmasını yasaklıyordu ve onun bu ilkeyi çiğnemeksizin direkt olarak kadınları eğitmesi imkansız bir şeydi. Bu nedenle kadınları eğitmek için tek yol, onun çeşitli yaşlarda ve farklı zihni kapasiteye sahip birçok kadınla evlenip onları eğitip öğreterek kendisine yardımcı yetiştirmesi, daha sonra onları, genç, orta yaşlı ve yaşlı kadınların dini eğitiminde ve onların ahlâken eğitilmesinde görevlendirmesiydi. Buyrun bakalım. Kadınlar İslamiyetten önce erkeklerle bugünkü gibi birarada bulunuyor, konuşuyor, tartışıyor. İslamiyet yasaklar getirip birarada bulunmalarını engelliyor ve de geriye bir tek böyle bir yol kalıyor. Olabildiğince çok kadınla eclenip onları eğitiyor, sonra da diğer kadınları eğitmek için onları kullanıyor. Nasıl bir yöntem ama. Mevdudi'nin açıklamasına söylenecek tek söz var: "Minareyi çalan kılıfını da hazırlıyor". |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Ben aykırı bir açılımda bulunacağım. Muhammed'in çok eşli yaşamının temelinde "nesebsiz"
olma iddiasına karşı geliştirilmiş içsel bir strateji yatıyordu. Bu konuda ezikti ve sorunu aşabilmek için olasılıkları artırmak peşindeydi. Yani ne kadar çok eşin varsa oğul şansın o kadar artar diye düşünüyordu. |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
Frodo, bak bu açıklama benim kafama yatıyor.
|
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
ahzab suresinin diğer ayetlerinde *sık sık medinelilerin dedikodu yapmamaları gerektiğinden bahseder, bence muhammed diğer kadınlarla nikah olmaksızın birlikte olabilmek için yazdı bu
ayeti, birde '' kendini peygambere hibe edenler'' *konusundan yeterli açıklamaya henüz hiç bir islami sitede rastlamadım, eğer muhammed kendini hibe eden *kadınlarla * birlikte *olmadan önce bir nikah *kıymış olsa idi mahakkak irandaki muta nikahı *tüm islam aleminde geçerli *olurdu. ahzab 60 - Andolsun ki, eğer münafıklar ve kalblerinde bir hastalık olanlar ve Medine'de dedikodu yapanlar, bu yaptıklarından vaz geçmezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla komşu kalamazlar. |
Re: Ahzap/ 50 - Yanlış mı Anlaşılıyor?
ahzab *60 *- *Andolsun *ki, *eğer *münafıklar *ve *kalblerinde *bir *hastalık *olanlar *ve *Medine'de *dedikodu *yapanlar, *bu *yaptıklarından *vaz *geçmezlerse, mutlaka *seni *onlara *musallat *ederiz. *Sonra *seninle *orada *az *bir *zamandan *fazla *komşu *kalamazlar
*Genelde Cin ve Şeytanları musallat ederdi,bu defa farklı bi şey deniyo herhalde? |
Ahzap suresi 50. ayet hakkında
İnanılmaz bir ayet. Allah Muhammede, amca, teyze ve dayı gibi akrabalarının kızlarını helal kıldık diyor.
http://www.youtube.com/watch?v=ohLSV...eature=related |
Değerli saroz, Yine çok güzel bir konuya değinmişsiniz elinize sağlık,
Ancak, soruyu Allah diye diyilde Muhammed bilmiyormu ki istiyor diye sormak lazım, Muhammed'den böyle bir istek/talep gelmese, Allahı işe bulaştırıp ayet indirmezdi diye düşünüyorum, Sadece Muhammed'e has bir Tatbikat oluşunca ortada Allah kelamı olarak göremiyorum ben olayı, Muhammed'in şeyinin akrabaya bile kalkar hale gelmiş olduğunu görebiliyorum sadece, Ayet'te en büyük desteğidir zaten " Yalnız muhammed'e " Sayın saroz, Birde o dönem akraba evlilikleri yapılıyormuydu, yoksa kendi döneminde sadece muhammed ile mi sınırlı kalmıştır bilginiz varmıdır ? Saygılarımla |
Sevgili cin, Kütüphanemden uzak olduğum için sorunu araştıramıyorum. İnternetten baktım ama kaydadeğer bir yanıt bulamadım.
Ancak Muhammed döneminde akraba evlilikleri yadsınmayan bir olgu olsa dahi, yukarıdaki ayet için mazeret olamaz. Çünkü, İslam dini taraftarlarınca en son ve evrensel bir din olarak tebliğ ediliyor. O halde Muhammed'in eylemleri, zamanındaki yaşam kültürü ile sınırlı olamaz. Bugüne çare olarak sunuluyorsa akraba evliliklerinin veya sunulan herşeyin bilimsel temeli doğru ve zararsız olmak zorundadır. |
Alıntı:
Ayet, " Yalnızca sana " diyerek muhammedi işaret ettiğinden, Bende muhammed dönemi akraba evliliklerinin yasal olmadığını, Muhammed'in yine kişisel isteklerinden biri olduğu yönünde bir izlenim yarattığından dolayı size sormuştum, konuyu bende araştırıyorum saygılarımla |
Alıntı:
2- Zeynep binti Cahş akrabası olduğuna göre Hz.Muhammed onu Zeyd ile evlenmeden önce de tanıyor demektir. Öyleyse Hz.Muhammed Zeyd'in evine girip de Zeynep'i gördü ve beğendi gibi sözler sadece safsatadan ibarettir. 3- Dileseydi kendisi genç yaşta hem zengin, hem başkan, hemde mekke kızlarının en güzelleri ile birlikte olabilirdi, gayet kısa yoldan, eziyet tehlekesi ile karşı karşıya kalmadan. |
Arkadaşlar,
Olaya bir de şu boyuttan bakmak lazım. Ayette sadece "sana helal kıldık" diyor. Buradan şu anlamda çıkabilir. Bu kişilerle evlenmek sadece sana helal, seni kurban ettik bu olay için, o yüzden diğer müslümanlara haramdır. Bu çelişki doğurur o ayrı. İslam tanrısı, o çok sevdiği habibi nebisini neden tüm insanlığı doğru yola getirmek için kurban etsin.Tüm dünyayı onun yüzü suyu hürmetine yarattıysa neden bu şekilde geride kalan kullarını uyarmak ihtiyacı hissetsin? Yani "Ayı yavrusunu severken öldürürmüş" durumumu var burada? Hiçbiri değilse de o zaman bu ayet muhammedin kendisi tarafından uydurulmuştur çıkarımı en doğrusu olandır. sevgiler.... |
Alıntı:
Siz de şu boyuttan bakmayı bir deneseniz. Ayette sadece "Sana Helal Kıldık" kısmına odaklısınız, oysa diğer altı çizilmesi gereken kelimeri de görmek gerekir. Falanın kızı falanın kızı sayıyor tamam ama bir kural daha var "Seninle beraber Hicret eden Kadınlar" diye bir cümle geçmektedir. Bu da şunu göstermektedir, davası uğruna hicret etmiş zorluklara katlanmış kadınlar olması şartı var bu evli bir kadın olamayacağına göre ya hiç evlenmemiş olur yada dul kalmış kadınlardan olabilmektedir. Altı çizilmesi gereken diğer bır kısım ise "Nefsini sana hibe etmek isteyen mümin kadınlar" kısmıdır, hani Turan Dursun sayfalarında sıkça gördüğümüz konu vardır. "Muhammed güçlenince ard arda evlendi, şu kadar güçteydi" gibi ağır ithamlardan bahsediyorum. Zevcesi olan bütün kadınları incelerseniz yukaradaki alametleri içerir. Yaşlı kimsesiz, dul, kendini hibe eden vs vs... Bu durumun sadece Hz.Muhammed'e helal kılınması, zevk ihtiras değil ancak daha fazla sorumluluk taşımasına neden olmuştur. |
İyi de sevgili kardeşim,
Hepsi ile evlenmesi mi gerekiyordu? Hadi evlendi diyelim ne diye hepsini sıraya soktu. Yok bu gece bilmem kimin yarın gece bilmem kimin...Hadi onu da anladık..Akrabalarına (teyze, hala, amca kızları...vs) evlilik yolunun açılmasının mantığını söylermisin? Diyebilirsin ki dedikodu çıkmasının engellenmesi için bu ayet gönderilmiş olabilir. O zaman bende sorarım, muhammed i peygamber olarak gören bir toplum neden allahın nebisi hakkında ileri geri konuşsun ki? Sorumluluktan bahsetmişsin... Muhammedin sadece son dini ve son kitabın emirlerini yayması sorumluluğundan başka bir sorumluluğu olmaması gerekir. İsa nebi evlenmemiş mesela...Muhammed de evlenmeyebilirdi... Sorumluluk onlarca kadını alıpta ondan sonra dünyevi zevklere dalmak olmamalı...Ya aslında olmamalı molmamalı demeye de luzüm yok. Yaşanmışsa bu olaylar siz de inanmışsanız diyecek birşey yok. Size inancınızda huzur ve mutluluk dilerim...ammaaa, neresinden tutarsanız elinizde kalıyor kitabınız ve ayetleri... Bu da bir gerçek...tabii bize göre... sevgiler.... |
Unbeliever
Bakın Ayet de "Helal Kıldık" geçmektedir. Ve "Eğer Nebi de isterse" de geçmektedir. Demek ki Hz.Muhammed bu ayeti kötüye kullanmamış, dileseydi amca kızları, teyze kızları ile evlenebilirdi. Ama evlenmediğine göre zevke şehvete düşkün olmadığının kanıtıdır. Sizin şehvete düşkün olduğuna dair kanıtınız varsa sunun, eğer yoksa gereksiz yere kötüleyip çirkin ithamlarda bulunmaktan vazgeçin. Öyle ya "yatmak" kelimesi günümüzde daha çok cinsel ilişki anlamında kullanldığı için sizler de bu konuyu buşekilde çevirme gayreti içindesiniz. Senin 4 tane eşin olsa ve her gece birisi ile beraber yatsan ve geceyi gecirsen bu senin cinsel ilişki için yattığına mı işarettir? |
Arkadaşım,
Benim hiçbir şeyi çevirmeye gayret ettiğim yok. Ben inançsızım. Niye uğraşayım bundan 1400 sene evvel yaşamış bir adamın hayatıyla. Ben bıraktım artık bunları sadece gülüp geçiyorum. Benim için daha önemli şeyler var hayatta. Mesela bak CERN patlaması yapıldı. Onu takip ediyorum. Geçmişle değil gelecekle alakadar olmak lazım. Size de tavsiye ederim.. Bu arada benim neden 4 eşim olsun? Bir tanesine zor bakıyorum :)...Doyumsuz biri değilim...sapık hiç değilim....bir evvelki mesajımda da yazmışım size inancınızda huzur ve mutluluk dilerim diye..aynı temennilerim geçerlidir.... sevgiler... |
Geleceğinizde size başarılar dilerim.
........... Şunu da anlamaya başladım ki bir dinsiz hatasız bir insan olarak görüyor kendini... |
Evet hatasız olduğumu düşünüyorum. Sizin deyiminizle "hatasız kul olmaz" derler ya. Ben kimseye kul olmadığım için hatasızım. İçimdeki ve beynimdeki virüsleri temizledim. Format attım kendime. Antivirüsümde mantığım oldu.
Asıl acı olan ne biliyormusunuz?Sizinde dininizdeki bazı saçmalıkları görmenize rağmen, iman denen kavramla gözlerinizin önündeki perdenin hiç kalkmayacak olması. Ya da bunu bilmenize rağmen istememeniz. Bunun altında da korku yatıyor. Ben korkularımdan arındım ve huzuru buldum. Tavsiye ederim. Son mesajınızdaki onurlu imayı aynen iade ederim. |
Alıntı:
Madem bu işleri bırakmıştınız neden çamur atma gereği duydunuz, çamur değilse bile neden bulaştınız bu konuya? Bunun altında ne yatıyor? Hatasız olduğunu sanan dinsizleri bu şekilde örneklemeye çalışmıştım ancak daldan dala nasıl atlanır ancak bunu göstermiş oldunuz.. Neyse tekrardan başarılar dilerim, unutmayın her formattan sonra yeniden bir sistem kurulması da şarttır, eğer format atılan beyin tekrar kullanılmak isteniyorsa... |
Mesele çamur atmak değil sevgili dünya kardeşim. Zaten dibine kadar balçığa sıvanmış bir dine çamur atılması sadece devede pire olur. Bu benim şahsi düşüncem. Ayrıca siz nasıl bizim düşüncelerimize ve düşüncelerimizin paylaşıldığı konulara bulaşıyorsanız, bizimde bazı haklarımız var diye düşünüyorum. Benim bıraktığım dinle alakalı olarak araştırma ve soruşturma olayıdır. Bazı gerçekler ayna gibi ortada dururken, araştırma yapmama ne gerek var. Ayrıca siz, benim hangi konuya müdahil olacağım hususunda en son karar verecek kişi bile olamazsınız. Konu beynelmilel bir din olsa bile. Din sizin değil. İster inanırım, ister eleştiririm. Buna engel olamazsınız. Kişisel bir soru-cevap şovuna dönüşen bu mesajlaşmamız eminim ki diğer forumdaşlarımızı rahatsız etmiştir. O yüzden sizinle olan bu münasebetimi burada noktalıyor ve size mutluluklar diliyorum.
Bu arada Lınux u bilirmisiniz? Kişiye özel bir işletim sistemidir. Daha açık ne söyleyebilirim bilmiyorum.... sevgiler... |
Kalan hayatınızda Vur-Kaç taktiklerinin devamını dilerim...
|
Muhammed hazretleri ne zaman bir kadının sorumluluğunu almak istese sonu hep nikahta bitiyor.:)Bu bazen 9 yaşında bir kız bazen 50 yaşında bir dul bazen hala kızı olabiliyor.
Nacizane fikrim Muhammed'in kiminle evlendiği değil; evrensellik iddiası olan bir kitapta özel hayatına neden bu kadar yer verildiği.Bu bilgi pratikte bana neden lazım olsun. Ayrıca hala kızına aşık olduğu iddaası üzerine söylüyorum.''halanın kızını helal kıldık'' denseydi,şüphe çekerdi.Bu adam cin gibi, tilkinin yattığı yeri bilir.:D |
sure'nin devamı dahada ilginçtir.
Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) (Ahzap:51) Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah, her şeyi gözetleyendir. (Ahzap:52) demekki peygamber güzel gördüğü kadınları almaktan geri kalmıyormuş. Ve bu yüzden ''Artık bu kadarı sana yeter bu kadar güzel sana yeter''tarzında bir ayet iniyor.Peygamber'e artık güzel kadın görsende alma diyor bu demektir ki peygamber güzel gördüğü kadınları alıyordu. eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helâl değildir Peygamber eşlerini yeni eşler almak için boşuyordu ki böyle bir ayetin inmesine gerek duyuldu.Tabiki çok kadın çok sorun getirir aralarında olay çıkar.Muhammed birini boşayıp yenisini alıyordu.Toplum bir tepki gösterince ''Allah artık kadın almamı istemiyor''diye ayeti yapıştırmış. Neyse ben buraya daha fazla yorun getirip bu çirkinliği anlatmak istemiyorum.Zaten okuyan ne demek istendiğini anlayacaktır. Saygılar |
Soz konusu ayet gayet acik.Esas olan akraba evliliklerinin mesrulugu degil.Ana konu teyzesinin kizi olmaktan ziyade evlatliginin karisi olma meselesidir.Zira o donem zaten kuzen evlilikleri mesruydu.barudi arkadasin dedigi gibi de Muhammed in hala kizini evlatligindan once alma sansi da yoktu.
Biraz tatsiz bir konu ama inanmak boyle bir sey.Inancindaki en kucuk bir puruz imanina zarar verir.Oysa daha neyimiz var ki diye dusunen insan icin ne buyuk azap. Ama boyle kardesim. Saygilarimla |
O degil de 5 vakit namaz kilarken bu ayetleri okuyup hala nasil abdestli kaliyorlar, anlamak güc. :D
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:35 . |