Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Felsefik Tartışmalar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=148)
-   -   Neden Buradayız? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=40065)

"ictenlik" 28-08-2017 16:13

Neden Buradayız?
 
Alıntı:

Hayatın anlamını kavrama macerası, varoluşun doğuşundan beri insanlığı sık sık ziyaret eden bir şey olmuştur. Modern tarihin kendisi bizlere, teşebbüs edilmiş olan cevaplar bolluğu sağlamıştır ve bu teşebbüslerin içerisinde Steve Jobs, Stanley Kubrick, David Foster Wallace, Anais Nin, Ray Bradbury ve Jackson Pollock'un babası da vardır. 1988 yılında LIFE dergisinin editörleri bu büyük soruyu – meşhur yazarlardan aktörlere, sanatçılara, evrensel manevi liderlerden çiftçilere, berberlere ve kimsesiz annelere – 300 "bilge erkek ve kadına" sordu. Sonuçları ise 1991 yılında The Meaning of Life: Reflections in Words and Pictures on Why We Are Here (Hayatın Anlamı: Neden Burada Olduğumuza Dair Kelime ve Resim Yansımaları) isimli kitapta topladılar ve kitaba derginin arşivinden, bu soruya görsel ve soyut bir şekilde de cevap veren siyah-beyaz fotoğrafları da eklediler. Sizlere bu cevaplardan bir birkaç parça sunuyoruz.
Alıntı:

Hayatın anlamı nedir?
Bu soru, insanlığı varoluştan bu yana rahatsız etmiştir. Camus’yü, Sartre’ı, Kafka’yı ve nice düşünürü, yazarı, sanatçıyı, filozofu ve her insanı sorgulamaya iten, varoluş sancısı, bizleri “Neden buradayız” sorusuna getirir. Modern tarih bizlere, bu sorunun bir dolu cevabını verdi. Din, kutsal kitaplar, devlet, para, kapitalizm, bilim, evrim, evren ve dahası. Cevap ise, ne yazık ki hâlâ yalnızca bireyin kendisine ait.

Ancak 1988 yılında, ABD’nin Life dergisi editörleri, bu soruyu 300 “bilge adam ve kadın”a yöneltmiş. Ünlü yazarlardan aktörlere, sanatçılardan global liderlere, çiftçilerden berberlere ve annelere. 1991 yılında ise aldıkları cevapları, derginin arşivinden seçtikleri sarsıcı siyah-beyaz fotoğraflarla derleyerek, “The Meaning of Life: Reflections in Words and Pictures on Why We Are Here” (“Hayatın Anlamı: Neden Burada Olduğumuzun Fotoğraflarda ve Sözcüklerdeki Yansıması”) isimli bir kitapta yayımlandı. Kita*bın Türkçesi ne yazık ki yok. Ancak aralarından bazılarını sizler için seçtik ve derledik, işte o cevaplar:
Alıntı:

Pulitzer ödülü almış olan Annie Dillard:

Yaratılışa şahit olmak ve ona yardım etmek için buradayız. Her şeyin farkına varmak için buradayız, böylece her şey farkına varılmış olur. Biz hep birlikte yalnızca her dağın gölgesinin ve deniz kıyısındaki her taşın değil, aynı zamanda güzel yüzlerin ve birbirimizin karmaşık doğalarının farkına varıyoruz. Etrafımızdaki güzelliğe ve güce bilinçlilik katmak için ve bizimle birlikte burada olan insanlara şükretmek için buradayız. Kendi neslimize ve kendi dönemimize şahitlik ediyoruz. Havayı izliyoruz. Aksi takdirde, yaratılış boş bir eve tiyatro oynamak olurdu.

Isı dinamiğinin ikinci kuralına göre, eşyalar parçalara ayrılır. Yapılar bozulur. Buckminster Fuller burada olmamızın nedenini şöyle ima etmiştir: Bir şeyler yaratarak, yeni bileşimler düşünerek bu düzensizlik akımını etkisiz hale getiririz. Yeni yapılar, yeni bütünlük yaratırız ve böylece evren düzenli bir hale gelir. Bir tepenin üzerinde durarak yıldızların karmaşıklığına bakan ve "Burada bir avcı, bir kürek, bir balık var" diyen bir çoban; yıldızların kendisinde bulunan ateşlerin evrendeki gücü kadar gerçek bir güce sahip olan zihinsel bağlantılar yaratıyordur.
Alıntı:

Efsanevi bilim yazarı Stephen Jay Gould:

İnsan türü bu gezegende yalnızca 250,000 yıldır – ya da yaşam tarihinin yaklaşık olarak yüzde 15'i kadar, evrensel milin son inçi kadar – yaşamaktadır. Dünyadaki zamanın son anları hariç geri kalan her şey için, dünya biz yokken de oldukça iyi bir şekilde gidiyordu. Bu yüzden de bizim görüntümüz; daha önceden yapılmış bir planın sonucuna değil de, daha çok, kazara olan ve sonradan gelen bir düşünceye benziyor.

Üstelik evrimimiz ile sonuçlanmış olan yollar garip, olanaksız, tekrarlanamaz ve tamamen öngörülemez yollar. İnsan evrimi gelişigüzel değildir; anlaşılır bir şeydir ve gerçek üzerinden açıklanabilir. Ne var ki; kaseti zamanın doğuşuna geri sarıp tekrar oynatalım – o zaman ikinci bir kez insanları bulamayız.

Buradayız çünkü garip bir balık grubunun, kara yaratıkları için bacaklara dönüşebilecek olan özel bir yüzgeç anatomisi vardı; çünkü dünya bir buzul çağında hiçbir zaman tamamen donmadı; çünkü Afrika'da çeyrek milyon yıl önce ortaya çıkmış olan küçük ve seyrek bir tür, olta ve kanca aracılılığıyla hayatta kalmayı başardı. Daha "büyük" bir cevap istiyor olabiliriz – fakat öyle bir cevap yok. Bu açıklama – korkunç değilse bile, yüzeysel olarak rahatsız edici olmasına rağmen –özgürleştiren ve canlandıran bir açıklamadır. Hayatın anlamını pasif bir biçimde doğanın gerçeklerinde bulamayız. Bu cevapları bizler – kendi aklımızdan ve etik algımızdan faydalanarak – kendimiz inşa etmeliyiz. Başka yolu yok.
Alıntı:

Frank Donofrio,
Berber

Kendime çoğu zaman neden burada olduğumu sorup duruyorum. Eğer bir maksadı varsa bile ben artık ilgilenmiyorum. Yetmiş dört yaşındayım. Ben gitmek üzereyim. Bırakalım da zor olanı genç insanlar öğrensin, tıpkı benim yaptığım gibi. Bana kimse hiçbir şey söylemedi.
Alıntı:

Bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke:

Bir keresinde bir bilge bütün insan eylemlerinin bir çeşit oyun olduğunu söylemişti. Oyunun en yüksek biçimi de Gerçeği, Güzeli ve Sevgiyi aramaktır. Bunlardan başka ne gerekir ki? Bonus olarak bir "anlam" da mı olmalıdır?

Eğer hayatın anlamını arayarak zaman harcarsak, yaşayacak ya da oynayacak zamanımız kalmayabilir.
Alıntı:

Edebiyat ikonu John Updike:

Antik dinler ve modern bilim şu konuda hemfikir: şükretmek için buradayız. Ya da, ifadeyi hafifçe değiştirmek için, dikkat etmek için. Bizler olmasak, antropik ilkenin bizlere söylediği şeyi benimsemiş olan fizikçiler olmasa, evren şahitsiz kalırdı ve bir anlamda, var olmazdı. O şaşırtıcı bir şekilde, bizim için var. Bu formül (evrenin korkunç büyüklüğü hakkında bildiğimiz şeyleri bilmemiz) bizim sezgilerimiz için; Eski Ahit'in ıstırap çeken, şımartılmak isteyen, emir veren ve hatta (Eyüp'ün Kitabı'nda) ibadetin yararını fark edebilmek adına ve kendi yarattığı Eser'den övgü alabilmek adına insanlarla tartışan bir Tanrı hipotezinden daha inanılmazdır. Bunun ötesinde şüphe ettiğimiz şeyin içerisinde ise, yıldızımsı gökcisimlerinden, kuramsal zerrelere kadar evreni merak eden içgüdüsel kısmımız, merakımızın kendi var oluşu ve tamamen kör bir minnettarlığın nadir dalgalanmaları vardır.
Alıntı:

Şair Charles Bukowski:

Tanrı'ya inananlar için, çoğu büyük sorular cevaplanmıştır. Fakat Tanrı formülünü kolayca kabul edemeyen bizler için, büyük cevaplar kesin kalmıyorlar. Yeni koşullara ve keşiflere adapte oluyoruz. Uysalız. Sevginin bir emir ya da bağlılık hükmü olmasına gerek yok. Ben kendi kendimin Tanrısıyım.

Kilise, devlet ve eğitim sistemimizin öğrettiklerini unutmak için buradayız.

Bira içmek için buradayız.

Savaşı öldürmek için buradayız.

Garipliklere gülmek için ve hayatlarımızı, Ölüm'ün bizi almaktan ürpereceği kadar güzel yaşamak için buradayız.

Bizlere farklı nedenlerle ve aynı nedenle burada olduğumuzu söyleyen tüm bu bilgin adamların ve kadınların kelimelerini okumak için buradayız.
Alıntı:

Avangart besteci ve filozof John Cage:

Sebebi yok.
Sadece buradayız.
kaynaklar;
http://tabutmag.com/savasi-oldurmek-icin-buradayiz/
https://oggito.com/hayatin-anlami-nedir-04201728476

peki;
neden/ne için burdayız? iyi bir sorumu bilmiyorum ama peki
ne için burdayız ya da (o değilse) nasıl açıklanır? Bu soru nasıl daha anlamlı sorulabilir?
ve burada olmanın (ya da olmanın ve varolmanın) bu tuhaf karmaşası nasıl sorulur ve çözümlenir?

Alıntı:

Alıntı:

(neden/ne için burdayız? iyi bir sorumu bilmiyorum çünkü
neden orada değil de buradayız
ve neden orada değil de (o ya da şu koşulda ya da yerde değilde bu kötü dünyası koşulda burada varız -gibi ikilemleri bünyesinde taşır
ve bu durumuyla bu soru, neden burdayızdan önce neden varız durumuyla da yüzleşir
ve bu da neden yok değiliz anlamını içerir ;)

Ya da burda olmak olmamakla ya da orda olmakla orda değil olmakla çelişir mi?
Burda olmak yer üzerine bir sorgu ve olmak yokluğa dair ve ilişkin...

bu tartışmaların bir sonu var mı? dahası bir engini ve açıklaması ve açılımı var mıdır?
bu evren/gerçeklik/realite ya da dünya bu anlamda bu çelişkileri bünyesinde taşıyacak sanırım ve bizlerde sanki bu ikilemden çıkamayacakmışız gibi.... ve 75 ine gelip bu işi gençlere bırakmadan ya da ben hayatıma bakarım demekten başka söylenebilecek -başka bir şey/yeni bir şey/ var mı?
ya da bu tartışmayı bırakmalı mı? bizler takılıyor muyuz?

nedenlerden sonuçlara gidiyoruz ve sonuçlardan nedenlere mi gitmeliyiz?
Tıpkı Bukowski gibi; Bunları yapıyorsak ve bunlar oluyorsa bunlar için burdayız. O halde çocukları öldürmek için de burdayız
biz kimiz?,
O halde savaşı varetmek içinde ;
Bukowski bunu derken sanırım iyiyi seçiyor
Evren varlık bozuk ve biz düzeltmek, karşı durmak ve direnmek için burdayız-varız
O halde biz kimiz?
Tanrıcılığa mı soyunuyoruz?
Göremediğimiz -varsa- nedir? Bulamadığımız varsa nedir?

Bira içmenin de keyfi olsa/kalsa-kalmadı...
yaşamanın da...
varlık mısın? darlık mısın?
nesin-kimsin? neysi ne haltsın nasıl açıklanırsın?_
sorucu ve bilinç-gözlem; gözlem birleştirimi ve diğerleriyle tartışma bilim ve gözlem yapma
yapmadık mı? neden sonuçlar oturmuyor ve neden bunca kavram karışıklığı var
ve neden 3-5 akl-ı selim olsun uzlaşamıyor ve tantanalı durumlar bitmiyor?

şimdi onu geçtim de neden burdayız? bura olan yer ve T.D Forum

(T.D Lemon ları geldi aklıma...)

Bu arada matematik nedir? diye bir soru vardır. İşte bu bence matematiktir. Hayatı anlamını 300 kişiye sormak ve mantık derlemek veri derlemekte bence matematik yapmaktır ya da bu bence hayatı anlamıyla matematik yapmaktır...

Yıldıztozu 28-08-2017 16:36

Ölmek için buradayız. Hayatın anlamı ölümdedir bence. Bütün canlıların kurtuluşu olarak görüyorum ölümü. Ve bütün canlılar için ölümden daha değerli, daha faydalı başka bir şey daha olduğunu sanmıyorum. Tum canlılar acı çekiyor. Hayat acı üzerine kurulu, ölüm ise acısızlık üzerine.
O halde neden kendimizi öldürmüyoruz? Çünkü bu fikrin yanlış olma ihtimalinden dolayı. Yani üstte yazdıklarım hakkinda yanılma ihtimali bir merak uyandırıyor.

SelGom 28-08-2017 16:44

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608971)
Ölmek için buradayız. Hayatın anlamı ölümdedir bence. Bütün canlıların kurtuluşu olarak görüyorum ölümü. Ve bütün canlılar için ölümden daha değerli, daha faydalı başka bir şey daha olduğunu sanmıyorum. Tum canlılar acı çekiyor. Hayat acı üzerine kurulu, ölüm ise acısızlık üzerine.
O halde neden kendimizi öldürmüyoruz? Çünkü bu fikrin yanlış olma ihtimalinden dolayı. Yani üstte yazdıklarım hakkinda yanılma ihtimali bir merak uyandırıyor.

Ölümden sonra yaşam var mıdır sence?

Yıldıztozu 28-08-2017 16:51

Alıntı:

SelGom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608972)
Ölümden sonra yaşam var mıdır sence?

Yaşayan bir şeyler her zaman vardir. Ama hafızam devam etmeyecek. Hafızadaki farkındalık dolduysa devam etmesine de gerek yok zaten.

SelGom 28-08-2017 17:12

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608973)
Yaşayan bir şeyler her zaman vardir. Ama hafızam devam etmeyecek. Hafızadaki farkındalık dolduysa devam etmesine de gerek yok zaten.

Yok ben onu kastetmedim, insanoğlu veya biz öldükten sonra başka canlılar yaşar mı, hayat olur mu demiyorum. Dinlerdeki öteki dünya inancıyla ilgili sormuştum, öldükten sonra dirilme ve öteki dünyada yaşama var mı sence?

Yıldıztozu 28-08-2017 17:19

Alıntı:

SelGom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608976)
Yok ben onu kastetmedim, insanoğlu veya biz öldükten sonra başka canlılar yaşar mı, hayat olur mu demiyorum. Dinlerdeki öteki dünya inancıyla ilgili sormuştum, öldükten sonra dirilme ve öteki dünyada yaşama var mı sence?

Ona da cevap verdim aslinda. Hafızam devam etmeyecek. Yaşam denilen şey bilginin kaydedilmesinden ibaret. Yaşamımı ortaya cikaran da, yaşamı sürdüren de, onu hissettiren de bilginin deneyimle kaydedilmesi.

SelGom 28-08-2017 17:33

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608977)
Ona da cevap verdim aslinda. Hafızam devam etmeyecek. Yaşam denilen şey bilginin kaydedilmesinden ibaret. Yaşamımı ortaya cikaran da, yaşamı sürdüren de, onu hissettiren de bilginin deneyimle kaydedilmesi.

Teistler bu duruma şöyle bakıyor. Seni bu bedende 1 kere yaratan Allah, neden öldükten sonra tekrar yaratamasın? Böyle bakıyorlar. Yani öldükten sonra toprak olduk ama tekrar bi bedende neden yaşam olamasın, neden imkansız olsun?

Felâsife 28-08-2017 17:46

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608971)
Ölmek için buradayız.

Gözümsün :)

Niye geldik!

SelGom 28-08-2017 17:49

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608980)
Gözümsün :)

Niye geldik!

Üstadım, vaaz verseniz de dinlesek yahu.

Felâsife 28-08-2017 17:58

Eheh, öyle şeylerle işim olmaz, böylesi iyi.

SelGom 28-08-2017 18:04

Vaaz değil de belki ders verirsiniz :)

Felâsife 28-08-2017 18:29

Alıntı:

SelGom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608983)
Vaaz değil de belki ders verirsiniz :)

Ha o hiç olmaz hele, neyi öğretebilirim ki, herkesin yolu, izi, aklı daha özü kaderi farklıyken, kişi anca kendini kendi öğrenebilir.
Benim bile öyle olmuşken, bunu bilirken, öğretmek iddiası cahillik olur.

Yıldıztozu 28-08-2017 18:54

Alıntı:

SelGom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608978)
Teistler bu duruma şöyle bakıyor. Seni bu bedende 1 kere yaratan Allah, neden öldükten sonra tekrar yaratamasın? Böyle bakıyorlar. Yani öldükten sonra toprak olduk ama tekrar bi bedende neden yaşam olamasın, neden imkansız olsun?

Teistlerin ilk varsayımı hatalı. Biz 1 kere yaratilmadik ki 2. kez yaratilabilelim. Su anki yasamim milyarlarca yil boyunca bilginin kaydedilip aktarilmasiyla ortaya cikti.
O halde şunu sorabilirsin: beni ortaya çıkaran bilgiler ve deneyimler aynı şekilde tekrar bir araya gelebilir mi? Olasiliksal acıdan dikkate alınmayacak kadar düşük. Boyle bir sey gerceklesse bile ortaya cikan sey ben olmayacagim. Benimle birebir ayni olmasi onun ben oldugu anlamina gelmez. Ben dagilip gitmisimdir artik ve geçmiş yok olmustur.

SelGom 28-08-2017 19:09

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608991)
Teistlerin ilk varsayımı hatalı. Biz 1 kere yaratilmadik ki 2. kez yaratilabilelim. Su anki yasamim milyarlarca yil boyunca bilginin kaydedilip aktarilmasiyla ortaya cikti.
O halde şunu sorabilirsin: beni ortaya çıkaran bilgiler ve deneyimler aynı şekilde tekrar bir araya gelebilir mi? Olasiliksal acıdan dikkate alınmayacak kadar düşük. Boyle bir sey gerceklesse bile ortaya cikan sey ben olmayacagim. Benimle birebir ayni olmasi onun ben oldugu anlamina gelmez. Ben dagilip gitmisimdir artik ve geçmiş yok olmustur.

Milyarlarca yıl önceden de canlıların yaşaması, bilgi toplayıp hafıza etmeleri, 1 kez yaratılmadığımız anlamına gelmez, onlar biz değiliz, onlar başka bi canlı. Bizim olmamız için ille de onlar olması gerek de diyemezsin, teistler sürecin arkasına yaratıcı koyuyor, yaratıcı isterse araçsal sebep olarak onları kullanarak bizi yaratır, isterse onları kullanmadan. Yani bizim 1 kez yaratıldığımızı olumsuzlamaz senin söylediğin, sadece bizden önce de başka canlıların yaşamış olduğunu ifade eder ki ayrı bir konudur. Ben birey olarak diyorum mesela sen yıldıztozusun, ben selgom'um, büyüyüp gelişip yaşlansak bile bu aynı, işte bu bireyden bahsediyorum, önceki canlılar ayrı bir konu. İşte biz şuanki mevcut bedenimizle yaşıyoruz. Senin olasılık düşük demen yaratıcı olmadığı zamanki olasılıktır, eğer yaratıcı varsa aynı kişileri öldükten sonra da tekrar diriltip tekrar yaşatabilir, yaratıcının irade etmesine bağlı, araçsal şeylere bağlı değil, onlar sadece araç.

SelGom 28-08-2017 19:23

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608989)
Ha o hiç olmaz hele, neyi öğretebilirim ki, herkesin yolu, izi, aklı daha özü kaderi farklıyken, kişi anca kendini kendi öğrenebilir.
Benim bile öyle olmuşken, bunu bilirken, öğretmek iddiası cahillik olur.

Dücane bey yapıyordu ama, siz de onun gibi filosofik deneyimlerinizi paylaşıp hepimizi aydınlatsanız olmaz mı? Bu dediğiniz farklılıklar belki aydınlanmamızı kolaylaştırır, öğrenmemizin önünü açar, farklılıklarımızdan yararlanırız.


Ahlaksız 28-08-2017 19:37

Bu tarz soruların cevabını sadece evrim verebilir..Evrim diyor ki ''sen babanın 150-200 milyon sperminden anana tutunan tek spermsin..''
Neden burada olduğumuz gayet açık yani..ŞANS..!

Felâsife 28-08-2017 20:12

Alıntı:

SelGom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608999)
Dücane bey yapıyordu ama, siz de onun gibi filosofik deneyimlerinizi paylaşıp hepimizi aydınlatsanız olmaz mı? Bu dediğiniz farklılıklar belki aydınlanmamızı kolaylaştırır, öğrenmemizin önünü açar, farklılıklarımızdan yararlanırız.

Dücane yapabilir, bir yazısını okumuştum, "daireye dair" diye, hoştu gerçekten, ama ben ne diyebilirim ki hiç bir şey yapma! desem kim buna razı olur ki.
Bu aslında Sufilikle de alakalı, Sufiler hitabetten kaçarlar, halka bir şeyler anlatma melekeleri ilkeldir. Ama yazı/şiir Edebi yönleri sağlamdır. Bunu yaparlar, galiba ben bu yönde de ilkelim, anca bu gelir elimden, ötesini bilmem. Bilseydim zaten şimdiye kadarda yapardım ama hakikaten bilmem. Öğrenmek ister miyim, onuda istemem, böyle iyidir.

Nero 29-08-2017 17:22

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608971)
Ölmek için buradayız. Hayatın anlamı ölümdedir bence. Bütün canlıların kurtuluşu olarak görüyorum ölümü. Ve bütün canlılar için ölümden daha değerli, daha faydalı başka bir şey daha olduğunu sanmıyorum. Tum canlılar acı çekiyor. Hayat acı üzerine kurulu, ölüm ise acısızlık üzerine.
O halde neden kendimizi öldürmüyoruz? Çünkü bu fikrin yanlış olma ihtimalinden dolayı. Yani üstte yazdıklarım hakkinda yanılma ihtimali bir merak uyandırıyor.

Bu yanlış. Ölmek zaten mümkün değil, ancak bu fizik bedenimizi öldürebiliriz. O da doğamıza aykırı. Normal, sağlıklı birisi bunu yapmak istemez.

Buradayız, çünki bu dersi de amacımız gerekiyor. Alabildiğimiz vd sınavı geçebildiğimiz ölçüde ilerliyoruz. Ilerleyeneyenler başa dönüyor.

Hayat ise sadece acıdan ibaret değil. Mutluluk ve neşe de var. Bunu görebilmek de meziyet. Hayatın anlamını görmek değil, hayata doğru anlam yüklemek de meziyet.

Nero 29-08-2017 17:23

Alıntı:

SelGom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608978)
Teistler bu duruma şöyle bakıyor. Seni bu bedende 1 kere yaratan Allah, neden öldükten sonra tekrar yaratamasın? Böyle bakıyorlar. Yani öldükten sonra toprak olduk ama tekrar bi bedende neden yaşam olamasın, neden imkansız olsun?

Zaten öyle. Yeni bir bedende yeni bir yaşam. Sonra bir yenisi daha...

Nero 29-08-2017 17:28

Alıntı:

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 609003)
Bu tarz soruların cevabını sadece evrim verebilir..Evrim diyor ki ''sen babanın 150-200 milyon sperminden anana tutunan tek spermsin..''
Neden burada olduğumuz gayet açık yani..ŞANS..!

Bu yanlis bir cevap. Milyonlarca spenden biri doğru, ama bizi getiren o değil, bizim kendi seçimimiz.

Spermi bile seçen dişi yumurtası. Yoksa yarış kazanan değil.

Bu sperm değil de öbür sperm girseydi biz değil de potansiyel kardeşimiz mi var olacaktı? Hayır...

Beden başka, ruh başka. Bu beden değil, belki öbür beden olacaktı, ama ruh yine aynı ruh olacaktı. O da biz...

Şöyle bir düşün bak; hiç var olmamış olduğunu düşünmeye çalış. Bunun çok zor ve tuhaf olduğunu farkedeceksin. Işte bu dediğim nedenden dolayı.

Velhelebe 17-01-2018 17:49

Doğmayabilirdik ama doğmuşuz işte

Barlas 04-06-2018 23:56

Benzeri bir soruyu konu açıp da sormuştum, burda da sormak istiyorum; tatmin olamadım çünkü.

Alıntı:

Niçin "bu bedende" bilinç hissetmekteyim?

Niçin geçmişte yaşayıp-ölmüş, ya da şu an yaşayan ya da gelecekte yaşayacak "milyarlarca" bedenden birinde değil de; "şu an", mevcut "şu bedende" bilinç hissetmekteyim?
Muamma gibi bir olay gerçekten de...

manas 05-06-2018 01:16

Alıntı:

Barlas´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 622950)
Benzeri bir soruyu konu açıp da sormuştum, burda da sormak istiyorum; tatmin olamadım çünkü.


Muamma gibi bir olay gerçekten de...

belki geçmişte bir çok kez şu an ki bilincinle yaşadın ama öncekileri hatırlamıyorsun. ölüp gidince tekrar bir bedende bu bilinci yaşayacaksın ama bu reankarnasyon demek değil,yani barlas tüm duygu ve düşünceleriyle başka bir bedende olması anlamında değil, bir bedende bu bilinci yaşayacaksın ama şimdiki barlas karakterinde olmaz, farklı bir karakterde olabilirsin ama şimdi ki gibi kendini hissettiğin gibi hissedersin. belki bir kadın olursun belki vahşi bir kabilede bir bilinçte varolursun.... bazı inanç sistemlerinde anlatıldığı gibi ruh deneyimlenmesi diyenler de olur.

Yıldıztozu 24-06-2018 21:57

Komik.
Burada olmam tamamen gülünç.
Burada derken nerdeyim ki? Konumumu ''şeylerin kendini ve diğer şeyleri hissetmesi'' olarak tanımlayabilirim.
O halde bu farkındalığa gülmek için buradayız. Gülmek derken ağzımızı açıp dişleri göstermek değil.

Komik olduğu kadar saçma da.
Bir şeyler vardı, o şeyler başka şeylerle etkileşti. Benim dışımda olan etkileşimler beni var etti. Benden izin almadan beni var ettiler.

Bu nedenle tanrının var olabilmesi de imkansız. O da kendi dışındaki etkileşimlerle ortaya çıktı. Tanrının dışında bir etkileşim varsa tanrı zaten yok demektir.
Ama tanrıyı yaratmamız kaçınılmazdı. İradenin ortaya çıkışı, üst iradeyi kaçınılmaz olarak kavramsallaştırdı.

Burada olmasaydım nerede olurdum? Var olmayan şeyler nerededir?
Benim var olmadığım bir varlık alemini var edemiyorum.

Yıldıztozu 19-10-2018 18:19

Neredeyiz ki? Burada derken tanımladığımız yer öznel değil mi?

Burada ya da orada değilim. Kendimi konumlandırmıyorum.

Tanrı olabileceğimden şüpheleniyorum. Belki zamanında hepinizi ben yaratmışımdır. Olup biten her şeyi kendi içimde yaratıyor olabilirim. Hayalgücüm rastgele biçimde yeni yaratımlarda bulunuyor olabilir.

Kim ya da ne olduğumu bilmiyorum, nerede olduğumu da bilmiyorum. Bu bilgi bana ulaşmıyor.

Yaratılan herhangi bir anlamın diğer anlamlardan daha anlamlı olduğuna dair bir gerekçe de görmüyorum.

''saçmalık'' güzel bir anlam adayı.

Beynim doğru çalışmıyor, sizinki de doğru çalışmıyor. Hiçbir şey doğru ya da yanlış değil. Hiçbir şey var ya da yok değil. Hiçbir şey anlamlı ya da anlamsız değil. Hiçbir şey herhangi bir tanımlamaya sahip değil.

Biz uyduruyoruz.
İnsan=uyduran, hayal kuran, tanımlayan.

Beni var etmişler ve var etmeye devam ediyorlar, daha sonra beni yok edecekler.

Karanlıktan aydınlığa 19-10-2018 18:55

spermden insan oluyor.. duvaramı sıvasam,boşluğamı attırsam, peçeteye mi silsem diye karar verilmeyen yapış yapış sıvıdan... ..olmadı donunu değiştirip,suratını ekşiterek bedeninden bir an önce uzaklatırdığın hamur kokulu(veya ağaç tutkalı) meniden..eline bulaşsa tiksinirsin .
..ondan çocuk olması akla çok yatkın geliyor çünkü aracılar sebeb vazifesi görüyor.duvara yapışmış , çöpe ,kanalizasyona gitmiş sperm aylar sonra çocuğa dönüşseydi ve biz onu oradan almak zorunda kalsaydık veya kanalizasyondan b.kların içinden kıpraşarak oralarını buralarını silerek, ,yüzerek, sürünerek doğrulsalardı nasıl olurdu bilmiyorum..bence onada alışırdık..garipsemezdik.o zaman rast gele sağa sola attırmamak gerekirdi. devlet yasak getirirdi rast gele attırmayın diye.özel saklama kapları veya ilaçlar,sprey falan satılırdı meniyi etkisiz hale getirmek için..tersi durumlarda para,hapis cezaları verilirdi. bir şey tekrar ettikçe doğal karşılanmaya başlıyor , sonra yadırganamaz oluyor sanki çok normalmiş gibi.meniden yürüyen koşan s.çan çocuklar oluşmasının neresi normalse artık..kadının rahmi makinemi ,laboratuvar mı ?.hadi en gelişmiş makine olsun ,meniyi çocuğa nasıl dönüştürüyor bilim onuda çözdü,evreler halinde,pıhtı et parçasına dönüşüyor hücreler çoğalarak kasları kemikleri oluşturuyor ve çocuk vajinadan fırlayıp zırlamaya başlıyor.ara kablosunu kesip yıkayıp annenin kucağına veriyorlar..ne kadar basit ..değil..alıştık,o yüzden..meniden çocuk oluyorsa taştanda topraktanda olur.yeniden dirilmeye inanıyorum.meniden,spermden çocuk oluyorsa ve bu (sana göre) Tanrının işi değilse bile ,topraktan,taştanda,sudanda çocuk olur ve (sana göre ) bu yine tanrının işi olmayabilir..hayır dostum..sorun bu değil.çocuk oluyor mu olmuyor mu sen ona bak..

martin 27-09-2021 18:43

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 608971)
Ölmek için buradayız. Hayatın anlamı ölümdedir bence. Bütün canlıların kurtuluşu olarak görüyorum ölümü. Ve bütün canlılar için ölümden daha değerli, daha faydalı başka bir şey daha olduğunu sanmıyorum. Tum canlılar acı çekiyor. Hayat acı üzerine kurulu, ölüm ise acısızlık üzerine.
O halde neden kendimizi öldürmüyoruz? Çünkü bu fikrin yanlış olma ihtimalinden dolayı. Yani üstte yazdıklarım hakkinda yanılma ihtimali bir merak uyandırıyor.

Ölüm ile ilgili tespitlerinize tamamen katılıyorum ama neden kendimizi öldürmüyoruz sorusunun cevabı yaşama içgüdüsüne sahip olduğumuz için diye düşünüyorum

"ictenlik" 27-09-2021 21:13

Başlığı ben açmışım. ve ilginç şunları yazmamışım.

Burada olmak orada ya da şurada olmak ve olmamakla çelişir ya da çelişik.
Aslında gözlemci kendine göre buradan başka bir yerde olamaz ve (neden buradayızda ki) neden sorusu nedensellik arayışı ve nedenselliğin varlığını doğruluyor ve bu doğrulama yanlış bir doğrulama olabilir çünkü nedenselliğin kendi hatalı olabilir...

Her neyse neden buradayız? Neden dünyadayız? Neden bu boktan koşullarda varoluyoruz gibi sorular ..sorduk. geçmişte..

Zorunlu varoluş. İstenç ve varlığın doğası.

Yıldıztozu 28-10-2021 17:04

Kurgu.
İnsan kurgu üretmeye programlanmış makinedir.
Kurgu üretmeye mecburuz, biz üretmezsek hazır üretilmiş kurgu bizi bulur.
Bir kurgudan kaçmaya çalışırsak başka kurguya yakalanırız.

Din bir kurgudur. Dinden kaçarsan başka kurguya girmek zorunda kalırsın.
Bir kadına aşık olmak kurgudur.
İş hayatındaki başarılar kurgudur.
Sanat apaçık bir kurgudur.

Kurgudan kaçamayız ama kurgusallığa karşı yapabileceğimiz en etkili şey; hazır kurgulara girmek yerine kendi kurgumuzda bulunmaktır.

"ictenlik" 13-01-2026 22:26

Neden mi geldik? Neden mi buradayız?

3 milyon yıl önce bir dağda dedemin dedesinin .... ve ninemin ninesinin .... diye giden zincirin en ucunda iki insan yani bir insan kadını ve erkeği çiftleşiyordu

Tam o yüzden buradayım

"ictenlik" 13-01-2026 22:40

Alıntı:

"ictenlik"´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 663558)
Neden mi geldik? Neden mi buradayız?

3 milyon yıl önce bir dağda dedemin dedesinin .... ve ninemin ninesinin .... diye giden zincirin en ucunda iki insan yani bir insan kadını ve erkeği çiftleşiyordu

Tam o yüzden buradayım

Niye şurada değiliz ya da değilsek şura neresi_?

Kimiz? Kimim ben?

Bildiklerim
Babamın oğlu anamın da oğluyum
Oğlumun da babası kızımın da babasıyım
Bir kaç yeğenin dayısı bir kaç yeğenin de amcasıyım

Bir sürü kimlik var hepsi de vallahi kimlikte yazmıyor. Kimlikte sadece isim yazıyor.

Kediye göre yemek vermesi gerekenim ama vermeyen başbelası da olabilirim

Neden geldik neyi nasıl kimiz?

Bi kaç bezgin bin yıldan öncesinde
Yasak ya da sorumsuz aşkların, zorlamalı sevginin meyvesi değil idin. Kuşlar kadar özgür çiftleşilen zamanların tohumlarındandın

Bi kaç bezgin bin yıldan öncesinde
Dedelerinin dedelerinin dedelerinin dedelerinin ....... nenelerinin nenelerinin nenelerinin nenelerinin......... kendi gibi ve ataları gibi güçlü guvvatlı oğul ve kızlar istediği için doğuyordun, şimdi ne için doğarsın bilemem

Bi kaç bezgin bin yıldan öncesinde
Sen istenmeyen değildin
Uğur ve emekle senden öncekiler oğul ve kız isteyip çağırıp ederdi, gözü yola bakardı
Anan, baban, atan, yören, tören isteğidin, onun için buradadın

Bir kaç bezgin yıl öncesinde ataların çağırıdı, isteyuben gelir idin, kutlamayla gelir idin
Kutlamaya gelir idin şanın ile göçer idin

Niye buradasın?
Ataların istedi
İkinci seçenek malum biliyoruz
Bildiklerimizi konuşalım görüşelim mi?_

Ataların çiftleşme zincirinde milyon yıldır çiftleşiyor
Zincirdeki çoğu çiftleşme kuşlar gibi saf çiftleşme

Doğada doğ diyen de
Topraktaki papatya gibi yeni güzel insanların çağrısında ana baba klan töre isteğiyle getirildik çoğumuz

"ictenlik" 14-01-2026 01:42

Neden buradayız_?

Burada olanlar kendilerinden önce bu dünyada olan nesilleri çiftleştiği için burada ve bu kesin bilgi ancak bu soruyu soranlar neden sordu

Soruyu ortaya koyan şey

Herkes kafadan bir ses çıkıyor
Toplum bölünmüş durumda
Ne yani hepsi mi yanlış kimse mi bi şey bilmez
Ölüm hakkındaki algımız bu kadar mı sınırlı
İnsanlar bu kadar mı .....?
Bu ölümde neyin nesi
Ölüm olmasa olmuyor muymuş
Nasıl öleceğim ki, bu acı yaşatıyor mu
Ölmek istemiyorum
Ölmek istemiyorum ama
Öf hastalanarak ölmek berbat bir şey
Acı çekmek istemiyorum
Kimse yanıtları bilmiyor
Din başka şey söylüyor öbürü başka şey söylüyor
Dinin peşini bırakırsan yeni cevap karmaşık felsefe diye bir alana yüzmelisin
Yüzsen ne olur oradaki cevaplar da....
Dinin peşini bırakanların cevap üretmesi gerekir ...ya da karşıcılar onlardan cevap istedi ve sordu

Dünyada çok fala acı sorun vardı başaramadın
Toplumda çok fazla çatışma bölünme vardı tüm bunları anlamlandıramadın
Herşey çok saçma ötesi suç niye var olmasa olmuyor muymuş
Tüm bunlar nereye çıkacak

Neden bilme ihtiyacı duyuyorsun?

Neden burada olduğunu hissediyorsun?
Masela bunu yanıtlama gerek var mı? Herkes yaşam refleksleri belli. Ertesi gün para kazanmaya ....

Yani bir yaşam yaşayıp ölüyoruz hepsi bu değil mi?
Neden kimse açıklama yapmıyor
Kimsenin bir şey bilmediğine ikna oldum, ne yani zevk yapıp ölüyoruz öyle mi hepi bu değil mi?
Olay bu yani. Ok

Ölmek istemiyorum ama
Yaşamın da kanunu gibi duruyor
Sanırım buna katlanacağız
İlk kez iğne vurdurmak gibi mi
Yaşlanarak ölmek

Alıntı:

Burada olanlar kendilerinden önce bu dünyada olan nesilleri çiftleştiği için burada ve bu kesin bilgi
Bu cevap yeterli değil
Yeterli olan nedir

Neden buradayız, neden orada değiliz'le durumunu ya da dünyayı ya da olayları onaylamamakla acı çekmekle yetersiz parayla diğer hüzünle ... ... ...

Dünya neden böyle

Kimse bize kızmayacak ev ödevi yok amaç anlam yok zevk yapıp ölüyoruz öyle mi?_

Tüm bunlara katlanmanın ...

Ölmek her an ayağın takılıp düşmek gibi orada ve ..

...

Gerçekten de ...

"ictenlik" 14-01-2026 03:02

-girdi 3- (takip eden girdi alıntı alınmadı anlamında)

Neden buradayız ? (la ilgili numara şu)

Bunun bir yanıt ı yok (yanıt bir tane değil sonsuz anlamında)

Dünyanın acıları, kaos, yaşanamaz bir yer olması, insanların bölük pörçük oluşu, çok fazla yargılaması, uyumsuzluk, şiddet, ortada gerçek bir yanıt olmaması ya da yanıtların elmanın rengini bilme gibi olmaması gibi bir defter dolusu açılabilecek şeyin yanında yanında seni beni dünyaya taşıyan sorumlu anne babanın bile ne yaptığından haberi yokmuş ve hiç bir şey bilmiyor gibi görünmesi (bu önemlidir) , dünyadaki insanların sana itilmiş hissettirmesi, istenmeyen gibi hissettiriliş (bu önemlidir), doğanın kargaşa kaos yansıtması, düzensizlik görme, entropi görme, bilgiye dair entropinin kaosu

Doğada yok muydu?
Dürüsttük

Neden buradayız sorusu için herkese uygun genel bir yanıt olacağını sanmam

Yani hem subjektivite orada olacağı için hem soruyu getiren süreç daha geniş bir sorgulamaya ihtiyaç duyduğu için.
Arkadaki düşünce yapılarımız da farklıdır. Biz onu bir cümleyle sorarız ama demek istediğimiz daha geniştir. Neyi kastettiğimiz ve kendi düşünce süreçlerimizle bağlıdır ve bu herkeste özgündür. Kendine göre.. Bilgi tabanı...
Dünyayı nasıl algıladığımız o sorunun arkasında ve incelenmeli
Bilgi tabanımız o sorunun arkasında ve incelenmeli ve yapılandırılmalı da ,yani analiz edilip bilişsel kalıp sunulmalı

Neden buradayız sorusu bence neredeyse soran için, psikanalizine ve soru yanıtlar silsilesi ve nereyse bilişsel davranışçı terapi gibi bir sürece gebe

Yani soru o haliyle yanıtlanamaz, kişiye özeldir. Kişinin duygu düşünce dünyasına uygun geniş iletişim sağlanmalı. Yanıtta demiyorum iletişim yanıttır.

Alıntı:

(Soranı dünyaya taşıyan sorumlu anne babanın -toplumun ne yaptığından haberi yokmuş ve hiç bir şey bilmiyor gibi görünmesi (bu önemlidir)
Aynı şekilde bireye üreme sırası gelmesi

Bu da önemlidir

Çocuğuna ne diyecek_?

Başka önemli ne var?

Doğru şeyi bilme ya da yapıyor olma ve yanılan -gözden kaçıran- olmama istenci

-

Gerçekten dil zihin anlam bazlı felsefeye gelince gözlemci kendine göre buradan başka yerde olamaz
Şurada ya da orada olabilir ama orada buradır
Yani varolduğumuz için, bu olmakta olduğu için, burada olduğu için deriz
Yani varolduğumuz için buradayız (neden bu).. Varolma var, varız, neden-kendi.

Neden buradayız ya yerini beğenmeme yadırgama ya da yer olarak dünyayı beğenmeme onaylamama ya da amaç tayini mi?
Neden arayışı mı?

Yani burayı beğenmiyoruz, dünyayı beğenmiyoruz, içinde olunan koşulları beğenmiyoruz dışarıda beğenmediklerimiz var ve +

Bura yer belirtiyor, orada olmanın zıttı ya da bura dünya, neden özel olarak bura demek gibidir

------

Neden orada o durumda değilim ki! /değiliz ki!

Hangi durumda olmayı istiyorsun, nerede?

Nerede ve hangi durumda olmayı isterdin?
Ne olmayı isterdin? Nerede?

İnsan olmayanı mı?_ Nerede?
Bu dünya olmayanı mı?
Neresi? Nasılı?

Dünyanın başka bir yer olmasını isterdim -acı olmasın- gibi yanıtlar bulurduk
-Elmanın rengi gibi olsaydı tüm insanlar için yanıt

Yani her birimiz kafamızda yaklaşık aynı şeyi gördüğümüzü ve bunun tam olmasa bile oldukça uygun olduğunu bilseydik

Tilkilerin bu soruyu sorduğunu sanmıyorum (dışarıdaki kara sürtünen tilkiler)


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:24 .