![]() |
Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Kadin Erkek Allahin kullariysa neden bir Kadini Allahin sözcüsü olmamistir. Kadinlar ikinci sinif insanlarimi...... |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Sn asrock dinlerden özgürlük sitesine hosgeldiniz ve kalıcı olmanız dileğiyle sorunuza su yanıtı vermek isterim;
002. Sure - BAKARA *SURESİ 25. AYET IMAN EDIP IYI AMEL ISLEYENLERI MÜJDELE! KENDILERI IÇIN ALTLARINDAN IRMAKLAR AKAN CENNETLER VAR. ONLARA HER HANGI BIR MEYVEDEN BIR RIZIK YEDIRILINCE ONLAR, HER DEFASINDA: "BU BIZIM ÖNCEDEN YEDIGIMIZ SEYDIR." DIYECEKLER; OYSA ONA BENZER OLARAK SUNULACAKLAR. KENDILERI IÇIN ORADA TERTEMIZ ZEVCELER DE VAR. ONLAR ORADA EBEDI KALACAKLAR. Bu ayette görüldüğü üzere bırakın kadınların peygamber olmasını Mhmmd'in kitabında kadınlara cennetle ilgili bir havadis dahi olmadığı açık ve net görülecektir,ki zaten o dönem için toplumda zengin değilse pek fazla yeri olmayan cinsel amaçlı *olarak alınıp satılabilen kadınların peygamber olabilme şansı zaten yoktur.Mhmmd'in yarattığı tanrı kadınları eşit olarak zaten yaratmamıştır.Veya daha farklı bir ifadeyle kadınlar her din için erkeklere hizmet amacıyla varolmaktadır Saygılar. |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Kadin peygamber Tevrat'ta vardir. Hatta rönesans döneminde yapilmis kadin ve erkek peygamberlerin tablolari da vardir.
http://www.geocities.com/IslamPencer...ygamberler.htm Ancak Kuran'da yok. Bir de bunu gerekcelendirenler var. Peygamberlik ağır bir yük, güç bir vazifedir. Kadın ise yaratılışı itibarıyla nazik ve zayıf olduğundan böyle ağır ve zor bir işin üstesinden gelemez. Çünkü peygamberlik devamlı bir şekilde sabır ve mücadele etmek ister. İstisnasız bütün peygamberler hak dini anlatırken, çeşitli belâlara ve sıkıntılara mâruz kalmışlardır. Hz. Âdem'den Peygamber Efendimize kadar bütün peygamberlere çeşitli iftira ve hakaretler yapılmış, pek çoğu işkence görmüş; başta Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. Cercis (A.S.) olmak üzere yüzlercesi de şehid edilmiştir. Peygamberlerin hepsi de bütün bu zulüm ve eziyetlere karşı tam bir sabır ve tahammül göstermişlerdir. Cenâb-ı Hak böyle zor ve ağır bir vazifeyi kadınlara yüklememiştir. Ayrıca kadının biyolojik yapısı bir engeldir. Çünkü, nübüvvet vazifesini ayda 15 gün hayızdan dolayı yapamayacak, imamete geçemeyecek, orucunu tutamayacaktı. Bir de lohusalık durumu var ve hele hamileyken, işleri yürütmesi bütün bütün zorlaşacaktı. Zira çocuğu karnında veya kucağında taşırken, insanları idare edecek ordu kumandanı olacak; strateji tespitinde bulunacak ve fiziki durumunun gereği, bütün boşluklara rağmen, en önde bulunması gerekli olan bir insan kadar çevik hareket edecek... Bütün bunlar, kadının peygamberliğini imkânsız kılan şeylerdir. Evet, bunların kadınlar tarafından, kadınlara has arızalarla birlikte yürütülmesinin imkânı yoktur. Efendiler Efendisi de (S.A.V.), bu hususa dikkati çekmiş ve onları : "Yâni dine ait meseleleri tam yerine getiremeyen ve bazı şeyleri idrak edemeyenler" diye anlatmıştır. Evet, dediğimiz gibi, neredeyse ayın yarısı arızalı.... Keza, çocuk yüzünden ibadetleri kusurlu ve noksan, sonra da peygamberlik! Halbuki Peygamber, rehber ve kusursuz bir önderdir. Çünkü herkes onun vaziyetine bakıp durumunu ayarlayacaktır. Herkes kadınlığa ait keyfiyetleri de, Peygamberin saadet hanesindeki kadınlardan öğrenecektir. http://www.hanimlar.com/moduller.php...ale_oku&id=205 Kadinlar arizali ve zayif olduklari icin onlara peygamberlik verilmemis.. *:D *:D |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
"Zira çocuğu karnında veya kucağında taşırken, insanları idare edecek ordu kumandanı olacak; strateji tespitinde bulunacak ve fiziki durumunun gereği, bütün boşluklara rağmen, en önde bulunması gerekli olan bir insan kadar çevik hareket edecek... Bütün bunlar, kadının peygamberliğini imkânsız kılan şeylerdir. Evet, bunların kadınlar tarafından, kadınlara has arızalarla birlikte yürütülmesinin imkânı yoktur."
Sn.sargon.. peygambermi tarif ettin, yoksa ali kıran-baş kesen hükümdarmı?Evvela bunda anlaşalım. :D Peygamber benim bildiğim iyi huylu,lafla ikna eden insan olmalı.Kafa uçurmak hükümdar işidir,hükmetmek için. Yaratıcıya inanca davet eden, yumuşak üslupla davet etmeli.İsteyen inanır, isteyen inanmaz. Senin dinin sana, benim dinim bana dersin,olur biter. Sana inanmayanda Allahın kulu,onu öldürme hakkı sende değilki.. :) Rica ederim, böyle tariflerde bulunmayın. :lol: HaKa. |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
boş verin iyi ki olmamıştır. oda alsaydı 20 koca halimiz nolurdu şimdi?
|
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Ben Sargona katilmiyorum,
bir Peygamber HarunKahya'nin belirtigi gibi Söznen Insanlari ikna etmelidir. Tarihe bakarsak Kadinlarda olmustur bir Halki ve Askerleri yönetmistir (J.de Arc Fransizlari Ingilizlere karsi yürütmüstür veya Zar Katherian ....) demeki Kadinlarda güclüdür am Dinlerde bunu göremiyorum. Demeki Allah'da kendi kullari arasinda ayirim yapiyormus anlamina geliyor. |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
erkek *dozumlu *varlikdir o yuszden :D
|
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
sevgili HarunKahya ve asrock
Sargon'un yazısında dikkat etti iseniz bir link var, yani tamamen bu konu başlığı ile alakalı bir kaynaktan alıntı koymuş. Tevrat'da var iken Kur'an'da olmamasına, İslami gerekçeler için tamda bu konu başlığı ile örtüşen İslami tarafdan bir alıntı yapmış.. Kendi görüşü olmadığı zaten alıntının üzerinde ki ön açıklamasında ortada değil mi : ) Kadın peygamber, şimdi bunun için Kimin peygamber kabul edip etmediğine mi bakmalıyız yoksa binlerce yıl evvel için Peygamberlik kelimesinin Politik kökenine mi inmeliyiz.. Dikkatinizi çekti mi hiç Kadın Padişah yok :) Bence elbette kadın peygamber vardır ve bunu bana göre politik erkin durumu belirliyor. Ancak Ataerkil toplum yapısına geçiş sonuçta politik değişimleride beraberinde getirdiği için, yönetim erkinin merkezi temsili, Kadın değil Erkek üzerinde örgütlenmiştir. Peygamberlik ise özünde politik bir kurumdur.. Tarihde Kral öldüğü için boş kalan tahtda yada perde gerisinde olan kadınlar ne kadar etkin olursa olsunlar Kral tacı takamamışlardır, bu halde ataerkil toplum yapısının tüm politik örgütlenmeye nüfuz ettiği dönemlerde peygamberlik Asasının bir kadının elinde olmasını düşünme şansımız varsa dahi bu istisnai bir durumdur. Dinler özünde politik yapıların ihtiyaçları doğrultusunda örgütlendirilmiş kurumlardır, kimi zaman öznel yani kültürel ve eğitsel, düşünsel alanda ama kimi zamanda bizzat politik kurumlaşmanın merkezi olarak karşımıza çıkar. Her halükarda gereksinimin temel kaynağı yönetim erkinin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulmuş kurumsallaşmadır. Bu nedenle Kadın Peygamberin varlığı demek böylesine önemli bir kurumda merkezi yönetime Kadını öngörmeyi kabul etmek demektir ki, hiç kadın padişahın olmamasının nedeni ile bu doğru orantılıdır. Ataerkil toplumsal yapı ve ataerkil politik kurumsallaşma. Ayrıca dinlerin politik olarak temel örgütlenme olduğu dönemlerde görürüz ki mülkiyetin biçimide erkek egemen haldedir. Tabandan tavana yani merkeze kadar olan mülki örgütlenmelerin toplamından açığa devlet çıkıyor ve devletin sahibide yine mülkiyetin biçimi ve karakterine göre şekilleniyor. Babadan oğula geçer bir miras hukukuna tabi olduğu görülüyorsa demek ki devletin ve politik hakimiyetinde karakteri ataerkildir. |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
incil diyor :
1Korintliler:14-35 Öğrenmek istedikleri bir şey varsa, evde kendi kocalarına sorsunlar. Çünkü kadının toplantı sırasında konuşması ayıptır. 1Cr 14:35 And if they will learn any thing, let them ask their husbands at home: for it is a shame for women to speak in the church. daha söze gerek varmı !! |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Tam yeri geldi.
Sohbet ortamında biraz değinmeye çalışmıştım yanlış anlaşıldım. Başlık açayım dedim üşendim. Velhasıl kelam, kadın hakkındaki düşüncem şu ki; "Neden öyle ürkek ürkek gidersin alacakaranlıkta, Zerdüşt? Üstlüğünün altında özenle sakladığın nedir öyle? Sana armağan edilmiş bir hazine midir? Yoksa yeni doğmuş bir çocuğun mu? Yoksa sen de hırsızlar yolunu mu tutarsın, ey kötülerin dostu? Gerçek, kardeşim! dedi Zerdüşt, bu bana armağan edilmiş bir hazinedir: bir küçük gerçektir taşıdığım. Ama bir küçük çocuk gibi yaramazdır, ağzını kapamasam, ciyak ciyak bağırır. Bu gün yolda yapyalnız yürürken, güneşin battığı sıra, karşıma bir yaşlı kadın çıktı da, şöyle dedi gönlüme; "-Biz kadınlara dahi çok şeyler söyledi Zerdüşt, ama kadınlar üstüne hiçbir şey söylemedi bize." Ben ona cevap verdim; "-Kadınlar üstüne ancak erkeklerle konuşulur." "-Bana da kadınlardan söz et," dedi. "-Diyeceklerini hemen unutacak kadar yaşlandım." Ben de yaşlı kadını kırmadım, şöyle dedim ona; "-Kadında her şey bilmecedir ve kadındaki her şeyin bir tek çözüm yolu vardır, buna GEBELİK denir." Erkek, kadın için araçtır. Amaç hep çocuktur. Peki kadın erkek için nedir? İki şey ister gerçek erkek: Tehlike ve oyun. Bu yüzden, en tehlikeli oyuncak olarak ister kadını. Erkek savaş için eğitilmeli, kadınsa savaşçıyı dinlendirmek için, gerisi deliliktir. Pek tatlı yemişler, bunları sevmez savaşçı. Kadını sever bu yüzden, en tatlı kadın dahi acıdır. Kadın, erkekten daha iyi anlar çocukları, ama erkek kadından daha çocuktur. Gerçek erkeğin içinde bir çocuk gizlidir, oynamak ister. Haydi kadınlar, bulun erkekteki çocuğu! Ko oyuncak olsun kadın, daha gelmemiş bir dünyanın erdemleriyle ışıldıyan, el değmemiş ve güzel bir değerli taş gibi tıpkı. Ko sevgnizde bir yıldızın ışını parlasın! Ve desin umudunuz: Üstinsanı doğursan ben! Ko yiğitlik olsun sevginizde! Sevginizle yürümelisiniz size korku salanın üstüne! Ko sevginizde olsun şerefiniz! Yoksa başka türlü pek anlamaz kadın şereften. Ama sizin şerefiniz şu olsun; hep sevildiğinizde daha çok sevmek, hiç mi hiç ikinci olmamak. Ko erkek, seven kadından korksun; sevince her şeyi gözden çıkarır kadın, ve başka ne varsa hepsini değersiz sayar. Ko erkek, nefret eden kadından korksun; çünkü erkek, gönlünün ta derinliğinde, kötüdür ancak oysa kadın bayağıdır. Kadın kimden nefret eder en çok? Demir şöyle demiş mıknatısa; En çok senden nefret ederim, çünkü sen çekersin, ama kendine doğru sürükliyemezsin. Erkeğin mutluluğu İSTİYORUM. Kadının mutluluğu İSTİYOR. Bakın artık hiç bir şeyi eksik değil dünyanın. Böyle düşünür, tam bir sevgiyle söz dinliyen kadın. ... KADINLARA MI GİDİYORSUN? KIRBACINI UNUTMA!!! Böyle Buyurdu Zerdüşt... Bir de görev ile (peygamberlik) görevlinin cinsiyeti arasındaki ilişkide bakarsak olaya; "Pek uzun bir süre köleyle zorba gizlenmiştir kadında. Bu yüzden kadın, daha dostluğa yeterli değildir. O yalnız sevgiyi bilir. Kadın sevgisinde, sevmediği her şeye karşı haksızlık ve körlük vardır. Kadının bilinçli sevgisinde bile, ışığın yanı sıra, hep baskın ve şimsek ve gece vardır daha. Kadın daha dostluğa yeterli değildir. Kadınlar daha kedi ve kuşturlar. Ya da olsa olsa, inek. Kadın dostluğa yeterli değildir. AMA DEYİN BANA, EY ERKEKLER, HANGİNİZ DOSTLUĞA YETERLİSİNİZ? Hatalarımı, cehaletime bağışlayın [color=Font Color] [/color] |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Nietzsche de Kuran'dan ve Muhammed'ten bayağı etkilenmiş anlaşılan. * :lol:
|
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
simdi yukarda birinin verdigi yazida peygamber olunmamasinin sebeplerinden biri lohusa donemi ihtimali verilmis...simdi belki farkli bir yaklasim ama isanin annesi meryem de kutsal olarak aniliyor..kendisi iyi bir savasci degildi..
ayrica bence bir kadin peygamber secilme ihtimali olsaydi eminim .secilecek o kadin asla evlenmez ve cocukta yapmamayi tercih ederdi.yani buna razi olurdu eger sart konulsaydi..:) saygilar.. |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Alıntı:
|
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
sayin gokhan1507 ..internette bi dolanayim dedim.Harun yahyanin eserlerinden faydalanilarak hazirlanan bir sitede cennette nelerin bekledigini anlatan bir site gordum.Sitede erkekler icin vaadedilen huriler aynen su sekildeydi:Cennet ehlinin vücudu kılsız, yüzü sakalsız, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz (tükenmez), elbiseleri eskimez."Onlar yumurtanın zarı gibi beyaz ve naziktirler" dedi.
"Onlar dünyada ihtiyar, gözleri çapaklı, saçları ağarmış ve zayıf olarak ölmüşken, Allah onları cennette bakire, kocalarına sevimli, aşık ve bağlı, birbirlerinin akranı kılacak" benim aklima hemen su geliyor,Arap ulkelerindeki erkeklerin ve kadinlarin irkindan dolayi killi olmasi,gozlerinin tabiattan dolayi kisik ve kucuk olmalari,tenlerinin esmer olmalari nedeniyle erkeklere bunlar vaadilmis.irmaklar vaadilmis,golgeliklerden soz edilmis.Durmaksizin akan sulardan bahsedilmis(collerde olmayan sular nedeniyle diye esinlenildigini dusunuyorum) bu arada cennette bizi bekleyen gilmanlar hakkinda su bilgiyi buldum:Gılman, oğlan çocuğu ve delikanlı erkek demektir. Kur’ân’da, Cennette Cennet ehlinin hizmetini gören hizmetkârlar mânâsında geçiyor: “Etraflarında, sedeflerinde saklı inciler gibi tertemiz gılmanlar (hizmetkârlar) dolaşır.”1 Bu âyetten anlaşıldığına göre gılmanlar Cennet ehlinin hizmetine ve emrine sunulan güzel gençlerdir. Bu gençler cinsel bir öge değildirler. Sadece hizmetkârlardır. cennette bizi nelerin bekledigini merak etmiyorum degil..biraz daha arastiracagim.. saygilar |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
eylul hanım sizin için bir yazı buldum sizin için cennette ki hayata dair..buyrun..Cennet hayatı gerçekten çok adil bir hayat...
Dünya hayatının insana verebilecekleri belli, herkesin tek düze rutin bi hayatı var, herkesin kendine göre bir koşturmacası var, bir yerden sonra herkesin hayatı rutin oluyor. Ne kadar zenginde olsa yapabileceklerin belli, hepsini yapıyorsun ve başa dönüyorsun. Dünyanın gayesi kulluktur. Kulluğunu tam yapan ve cennete giden biri cennetteki hayatta da kısır döngüye girmezmi, bir yerden sonra o hayattan sıkılmaz mı, şimdiki gibi her gün aynı şeyler demez mi ? Sonsuz bir hayat sıkıcı olmazmı. Cennet hayatını dünya hayatına göre değerlendirdiğimiz zaman hataya düşmüş oluruz. Cennet hayatında insanlar bütün sıkıntılardan ve insana sıkıntı verecek hasletlerden arındılacaktır. Cennet nimetleri sonsuz olduğundan ve cennette bir sonraki anımız bir öncekinden daha güzel geçeceğinden orada bir sıkıntı ve ülfet olmayacaktır. Cennette İstenen Herşeyin Olması Evrende var olan herşey Allah'ın sonsuz gücünü ve sonsuz aklını yansıtır. Allah dünyada imtihanın bir gereği olarak herşeyi bir kanun ile yaratmakta ve tüm olup bitenleri insan aklının kavrayabileceği makul sebep-sonuç ilişkileri içinde göstermektedir. Bundan dolayı insanlar bir meyve gördüklerinde bunun bir tohumdan gelişen ağacın zaman içinde verdiği meyve olduğundan şüphe duymazlar. Elbette ki Allah'ın kanununa göre dünyada meyvenin sebebi budur, fakat unutmamak gerekir ki Allah dilediği takdirde tüm evreni sebeplerden bağımsız da yaratabilir. Allah dilediğini dilediği şekilde ve zamanda, örneksiz olarak yaratan, hiçbirşeye ihtiyaç duymayandır. Dolayısıyla Allah'ın yaratması için de hiçbir sebebe, araca, aşamaya ihtiyaç yoktur. Dünyada herşeyin belli sebeplere, doğa kanunlarına bağlı olması insanları yanıltmamalıdır. Allah tüm bu sebeplerin Yaratıcısı olarak bunlardan tamamen münezzehtir. Nitekim cennette sebeplere bağlı yaratılış kalkacağı için ağaçtan kopan meyvenin yerine yenisi hemen geri gelecek, hiçbir eksilme olmayacaktır. Sebepleri de sonuçları da yaratan Allah'tır. Örneğin bir ağacın gölgesine baktığımızda bu gölgenin sebebinin Güneş ışınlarının yansıma açısı olduğu bilgisine sahibizdir. Gölge Güneş'in bir sonucudur, fakat Güneş'i gölgeye sebep kılan Allah'tır. Bu durum bir ayette şöyle bildirilmektedir: Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra Biz Güneş'i ona bir delil kılmışızdır. Sonra da onu tutup Kendimize ağır ağır çekmişizdir. (Furkan Suresi, 45-46) ... Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur." (Maide Suresi, 119) Dünyada bu şekilde herşeyi sebep sonuç ilişkisi içinde yaratması Allah'ın bir sanatıdır ve Rabbimiz'in bu tecellileri sonsuzdur. Allah herşeyi istediği anda, istediği şekilde yaratabilir veya dilediği her şekle çevirebilir. Evreni yoktan var eden Allah, dilediği zaman da dünyada kavramaya çalıştığımız kanunları ve sebepleri kaldıracaktır. Salih Müslümanlar cennette akıllarına gelen, hoşlarına giden herşeyi isteyebilecek, istemeleriyle birlikte Allah'ın izniyle bunlara anında sahip olacaklardır. Gerek kendileri, gerekse çevreleri istedikleri şekil ve surette olacak, her istediklerini yapıp, en zevk alacakları nimetler içinde yaşayacaklardır. Üstelik bunların hiçbiri bir ihtiyacı karşılamak, bir eksikliği gidermek, bir kusuru örtmek amacıyla da olmayacak, sadece Allah'tan bir nimet ve güzellik olarak cennet ehlinin zevk almaları için olacaktır. (En doğrusunu Allah bilir.) Bu konuda hadislerde verilen örneklerden bir kısmı şöyledir: Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Cennette at var mı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da: "Allah Teala Hazretleri seni cennete koyduğu takdirde, kızıl yakuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır." buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de: "Cennette deve var mı?" diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine söylediği gibi söylemedi. Şöyle buyurdular: "Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır." [(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 431/14> Hadiste bildirilen "canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey" bizim dünyadaki ufkumuzla, hayal gücümüzle sınırlı değildir. Kuran'da Allah "... orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı herşey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız" (Zuhruf Suresi, 71) ayetiyle bu nimetlerin zenginliğine dikkat çekmiştir. Bu konuyla ilgili diğer ayetler ise şöyledir: ... Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey de sizindir. (Fussilet Suresi, 31) ... Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar. (Enbiya Suresi, 102) Hepimizin dünyada isteyip de kimi zaman vakit ayıramamaktan, kimi zaman da risk taşımasından ötürü yapamadığımız pek çok şey vardır. Örneğin çok hızlı araba ya da motorsiklet kullanmak kimileri için heyecan verici bir zevk olabilir; kimileri ise uzun saatler derin sulara dalmak ya da yüksek dağlarda kayak yapmak, paraşütle yüzlerce metre yüksekten atlamak gibi tehlikeli sporlar yapmak isteyebilir. Ancak bunların hepsi kişinin hayatını risk altına sokan spor dallarıdır. Her nefis, kazandıklarına karşılık bir rehinedir. Ancak Ashab-ı Yemin (sağ ehli) hariç. Onlar cennetlerdedirler... (Müddessir Suresi, 38-40) Pek çok kişi de profesyonel olarak müzik aleti çalabilmek, resim yapabilmek gibi özel yeteneklere sahip olmak isteyebilir. Bu gibi şeyler yeteneğin yanı sıra kimi durumlarda teknik bilgi ve uzun süren bir eğitim gerektirir. Cennette ise bir kimse dilediği herşeye sahip olabileceği için istediği anda hiçbir çaba sarf etmeden, yetenek gibi bir sebebe bağımlı olmaksızın böyle bir imkana sahip olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.) Bir hadiste cennetteki isteklerin sınırsızlığı şöyle vurgulanmıştır: Rableri de şöyle buyuracak: "...Burası, size bolca vereceğim bir yerdir. İsteyin Benden ne isterseniz!" Ondan hoşnutluk isteyecekler. O da şöyle buyuracak: "Zaten sizi buraya yerleştiren Benim hoşnutluğumdur. Size daha bolca vereceğim, isteyin!" Arzuları bitinceye dek durmadan isteyecekler. Kuran ayetlerinde ve hadislerde, cennette Allah'ın dilemesi ile nefsin arzuladığı herşeyin mümkün olacağı bildirilmektedir. Dolayısıyla insanların ancak hayal edebilecekleri ama dünyada mümkün olmayan şeyleri yaşamaları da mümkün olabilir. Örneğin at üzerinde uçmak dünya şartlarında imkan dahilinde değildir, ancak hadislerde dikkat çekildiği gibi bu da Allah'ın dilemesiyle cennette mümkündür. Bir hadiste isteyen kişinin uçabileceğinden şu şekilde bahsedilmektedir: Eğer nasip olur da cennete girersen, "Kızıl yakuttan bir beygire bineyim" dersen binersin. "Uçayım dersen uçarsın." [Ramuz el-Ehadis-1, s. 149/5> Bir başka hadiste ise cennetteki nimet genişliği hakkında Peygamberimiz (sav) şöyle buyurur: "Allah Teâla Hazretleri ferman etti ki: "Ben Azimu'ş-Şân, salih kullarım için gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen nimetler hazırladım." [(Buhari, Müslim, Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 4419/1> Cennette İstenen Şeylerin Anında Olması: Dünyada güzel bir yemek isteyen bir kimsenin, bunun için emek ve zaman harcaması gerekecektir. Hiçbir girişimde bulunmadan, daha aklından geçirdiği anda bu yiyecekleri önünde hazır olarak bulması ihtimali ise nefsinin çok hoşuna gidecek bir durumdur. Ne var ki bu, dünya şartlarında mümkün değildir. Ancak vaat edilen cennet ortamında satın alma, emek ve zaman harcama gibi pek çok sebep ve aşama ortadan kalkarak nimetler insanın en çok hoşuna gidecek şekilde sunulur. Bir hadiste bu durum şöyle bir örnekle aktarılmıştır: Cennette senin canın kuş isteyecek. Hemen kızartılmış olarak önüne getirilip konacaktır. [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 414/10123> Bir rivayette Peygamberimiz (sav)'in şöyle bir hadisi haber verilir: ... kuşun etinden yemek o kimsenin hatırına gelir ve bunun üzerine hemen çeşitli et yemekleri halinde onun önüne varır. Cennet ehli ondan istediği kadar yer. Doyduğu zaman, kuşun kemikleri toplanır. Sonra uçar, dilediği gibi cennette otlamaya başlar. [Tezkire-i Kurtubi-1, s. 58> Öte yandan cennet ortamında bir kimse ne isterse yapabileceği için hadiste de bahsedildiği gibi dilediği takdirde çalışmaya ihtiyacı olmadığı halde zevk için tarımla bile uğraşması mümkündür: Peygamberimiz (sav)'in çöl halkından olan bir adamla konuşurken, sorularına şöyle cevap verdiği rivayet olunur: Bir adam (cennette) ziraat yapmak için Rabbinden izin isteyecek. Rabbi ona diyecek ki: "Sen arzuladığın hal üzerine değil misin? O da şöyle diyecek: "Evet. Fakat ben ziraati seviyorum." diyecek. Ona izin verilecek, hemen tohum ekecek bir anda ekin verecek, büyüyecek, harmanı yapılıp, dağlar gibi mahsul yığılacak... [(Buhari), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 413/10119> İstendiği Gibi Suret Değiştirebilme: İnsanlara yüzleri ve fizikleri ile ilgili tercih imkanı sunulsa kuşkusuz herkes kusursuz bir görünüşe sahip olmayı ister. Çünkü insanın ruhu güzellikten zevk alacak şekilde yaratılmıştır ve her zaman en kusursuz olanı, en mükemmeli arar. En ufak bir detaydaki kusur bile gözüne çarpar, dikkatini çeker. Ne var ki insan aradığı kusursuz güzelliği dünyada tam olarak hiçbir zaman bulamaz. Bir kişi dünyanın en güzel insanı da olsa kaçınılmaz olarak yaşadığı acizlikler, hastalıklar ve en önemlisi ölümlü olması onun bu güzelliğine gölge düşürür. Çünkü imtihanın bir gereği olarak dünyada hemen herşey eksik ve kusurlarla birlikte yaratılmıştır. Bu eksik ve kusurların insanların ahirete yönelmeleri ve cennet hayatını özlemeleri açısından çok büyük hayır ve hikmetleri vardır. İnsanın hoşuna giden kusursuzluğun ve güzelliğin gerçek yeri ise cennettir. Allah cennette kişiyi kusursuz güzellikte ve onun en hoşuna gidecek surette yaratacaktır. Üstelik bu güzellik tek bir suretle sınırlı değildir. Allah cennetteki kullarına istedikleri zaman istedikleri sureti seçebilecekleri bir imkan verecek, bu şekilde cennet ehli her istediğinde farklı bir güzelliğe sahip olabilecektir. ... Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey de sizindir. (Fussilet Suresi, 31) Peygamber Efendimiz (sav) müminlerin cennetteki çarşılardan beğendikleri surete gireceklerini bir hadisinde şöyle haber verir: Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın suretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o surete girer. [(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 434/17> Gece Olmaması: Gece, dünya hayatında insanlar için bir dinlenme vakti olarak yaratılmıştır. Cennette uykuya ve dinlenmeye ihtiyaç kalmayacağı için, gecenin karanlığına da ihtiyaç olmayacaktır. Cennette gecenin olmadığı hadislerde şöyle bildirilir: Cennette gece yoktur. O, ışık ve nurdan ibarettir... [Ramuz el-Ehadis-2, s. 366/4> Uyku Olmaması: Uyku insanın dünyada yaşadığı acizliklerden biridir. Tüm insanlar uykuya ihtiyaç duyacak şekilde yaratılmışlardır ve ne kadar isteseler de buna karşı direnemezler. Dahası vücut uykusuz kaldığında hastalıklara karşı direnci düşer, kişi yorgun bir görünüm alır. Öte yandan uykuya harcanan vakit de azımsanamayacak kadar uzundur. İnsan, yaklaşık olarak ömrünün üçte birini uykuda geçirir. Bu aynı zamanda dünyada zaten kısa olan ömrünün çok büyük bir bölümünü bir nevi ölü gibi geçirdiği anlamına gelir. Nitekim Kuran'da "Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir..." (Zümer Suresi, 42) ayetiyle uykunun bir tür ölüm olduğu haber verilmiştir. Fakat cennette uyku, yorgunluk gibi acizlikler yoktur. Allah "Onlara orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz..." (Hicr Suresi, 48) ayetiyle bu gerçeği kullarına bildirmiştir. Bir hadiste ise cennette uykunun olmadığı şöyle açıklanmıştır: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e: "Cennet ehli uyur mu?" diye sordular. Şöyle buyurdu: "Uyku, ölümün kardeşidir. Cennet ehli uyumazlar." [Büyük Hadis Külliyatı-5, s.414/10125> Anlaşmazlık Olmaması: Cennet ehlinin en önemli özelliklerinden biri de ahlaklarının çok güzel olmasıdır. Bir hadiste cennetteki müminlerin huylarının güzelliğine şöyle dikkat çekilmiştir: Ben, cennet bahçelerinde, cennetin üstünde ve cennetin alt tarafında birer köşke şu kimse için kefilim ki, o haklı olduğu halde mücadeleyi terk eder, şaka için de olsa, yalanı söylemez ve insanlar(a örnek olması) için ahlakını güzelleştirir. [Ramuz el-Ehadis-1, s. 152/6> Vicdanını kullanan, Allah'tan korkup sakınan kişilerin bulunduğu bir ortamda herkes rahat eder. Güzel ahlakın yaşanmadığı bir yerde ise çekişme, kıskançlık, kavga, kızgınlık, kin, alay, alınganlık vardır. Kuran ahlakından uzak yaşayan kimseler, bu kötü ahlak özelliklerinden ötürü, kendi elleriyle cehennemi hatırlatan bir ortam oluştururlar. "Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar." (Hicr Suresi, 47) Huzurlu, mutlu, güven dolu bir ortam içinde dostça, kardeşçe, hoşgörü ile yaşayabilecekken, dünyevi hırsların peşinde, kendi istek ve tutkularına kapılarak çok büyük bir nimet kaybına uğramış olurlar. Müslümanlar için ise dünyada sabırlı, itidalli, akıllı, makul, dengeli, affedici, şefkatli, sevgi dolu, güzel ahlaklı olmanın derin bir imani zevki vardır. Bir mümin bu güzel özellikleri kendinde gördüğünde ayrı bir haz alır, başka müminlerde gördüğünde bunlardan da ayrı bir zevk alır. Sonsuza kadar sürecek olan bu hoşnutluk, zevk ve güzellikler cennette de artarak sürer. Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinden birinde cennetteki bu ortam şöyle tarif edilir: ... Kalpleri, tek bir kimsenin kalbi gibidir. Aralarında ihtilaf, husumet yoktur... [Kütüb-i Sitte-14, s. 449/3> Benzer başka bir hadiste de cennet ehlinin ahlakından şöyle bahsedilmektedir: Onların ahlakı bir tek kişinin ahlakı üzeredir. [Tezkireti'l Kurtubi, s. 329/579> Nitekim Allah Kuran'da cennetine layık gördüğü mümin kulları için "Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar." (Hicr Suresi, 47) buyurarak, onların yaşadıkları candan ve samimi dostluğa dikkat çeker. Üzüntü, Sıkıntı Gibi Olumsuzlukların Olmaması: Üzüntü, sıkıntı gibi insanlara azap veren ruh halleri, din ahlakından uzak yaşayan kimselerde sıkça görülür. Allah'ın herşeyi bir kader üzerine, hayırla yarattığını göz ardı eden bu kimseler aksilik, zorluk gibi görünen olaylar karşısında korku ve paniğe kapılırlar. Allah'a tevekkül etmedikleri için sıkıntıya düşer, hayıflanır, hatta sağlıklarına zarar verecek derecede büyük bir üzüntü yaşarlar. Oysa insan kendisi için neyin hayır neyin şer olacağını bilemez, ancak Allah bilir. Bir ayette bu gerçek şöyle bildirilir: ... Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz. (Bakara Suresi, 216) Dünyada zorluk, sıkıntı gibi görünen bir durum ahirette kişinin cennetine vesile olacak bir güzelliğe dönüşebilir. Bunun bilincinde olan müminler, dünyada karşılaştıkları sıkıntı ve zorluk gibi görünen olumsuzlukları imanlarının gücü ile kendilerinden uzaklaştırırlar. Allah'a teslim olmanın, yarattığı herşeyden razı olmanın rahatlığı ve huzuru içinde, karşılaştıkları her olayı Allah'ın yarattığı bir güzellik olarak değerlendirirler. Bu yüzden cennet umudu taşıyan müminler dünyevi hiçbir şeyi olumsuzluk olarak değerlendirmezler. Cennette ise Allah'ın rahmetiyle, sonsuza kadar üzüntü, sıkıntı, endişe gibi duygulardan uzak yaşayacaklardır. Hadislerde cennetteki bu nimet şöyle haber verilir: ... Her kaygının da arkası kesilecektir. Cehennem ehlinin kaygısı müstesna... [Ramuz el-Ehadis-2, s. 342/15> ... onlar şöyle diyecekler: "Biz ebedileriz, asla helak olmayız, biz mutlu kişileriz, asla kederlenmeyiz... [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 409/10099> Derler ki: "Bizden hüznü giderip yok eden Allah'a hamdolsun; şüphesiz Rabbimiz, gerçekten bağışlayandır, şükrü kabul edendir." (Fatır Suresi, 34) ... Orada hiçbir dert ve tehlike yoktur... [Ramuz el-Ehadis-1, s. 170/1> İncil'de ise bu konu şöyle yer alır: ... "Beyaz kaftan giyinmiş olan bu kişiler kimlerdir, nereden geldiler?"... Bana dedi ki, "Bunlar, o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir... Bunun için, Allah'ın tahtının önünde duruyorlar... Taht üzerinde oturan, çadırını onların üzerine gerecektir... Allah onların gözlerinden bütün yaşları silecektir." (Yuhanna'ya Gelen Esinleme, 7. bölüm, 13-17) Allah Kuran'da müminlerin bu huzurlu ruh hallerini şöyle bildirmektedir: Allah'ın Kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Onlara arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdelemeyi isterler ki onlara hiçbir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir. (Al-i İmran Suresi, 170) Derler ki: "Bizden hüznü giderip yok eden Allah'a hamdolsun; şüphesiz Rabbimiz, gerçekten bağışlayandır, şükrü kabul edendir." (Fatır Suresi, 34) Artık Allah, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir. (İnsan Suresi, 11) Nimetin parıltılı-sevincini sen onların yüzlerinde tanırsın. (Mutaffifin Suresi, 24) Daha önce de belirttiğimiz gibi dünyada var olan hemen herşey imtihanın bir gereği olarak özellikle eksik ve kusurlu yaratılmıştır. Müminler dünyada karşılaştıkları tüm zorluk ve sıkıntılara güzel bir sabır gösterir, Allah'a tevekkül ederler. Peygamberimiz (sav) hadislerinde kişinin ancak cennete girdiğinde gerçek anlamda rahata kavuştuğunu haber vermiştir: Ancak cennete giren rahata kavuşur. [Ramuz el-Ehadis-1, s. 138/13> Bir başka hadisinde ise Peygamberimiz (sav) cennetteki bu huzurlu ortamı şöyle tarif eder: Cennet ebedi bir ikamet halinde parıldayan bir nur, yaygın bir koku, çok iyi inşa edilmiş bir köşk, akan bir ırmak, olgun bir meyve, yeşillik, neşe, serinlik, tazelik mahallidir. |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Aslında kadın peygamber yok degil var, en azından Arap yarımadasında bir tane var. Muhammed ölünce merkezi gücün dagılacagını düşünen Arap kabileleri ayaklanıyorlar. Özellikle Yemen de ayaklanmalar oluyor. Muhammed ile aynı zamanda peygamberlik yapan ve ona işbirligi teklif eden Müseyleme zaten etrafında peygamber olarak tanınıyordu. Bu arada Temim kabilesinden Malik bin Nuveyre de isyanın öncülügünü yaparak Ebubekire baş kaldırmıştı.
* * İşte tam bu sırada Háris kızı Secah adında Hristiyan bir kadın çıktı; "Allah peygamberleri neden sadece erkeklerden göndersin ki? İşte şimdi de bir kadını görevlendirdi" diyerek peygamberliğini ilán etti ve kendisine bağlı olan dört bin kişiyle beraber Medine’ye, Ebubekir’in üzerine yürümek üzere yola çıktı. Dikkat edilirse o zaman Mekke nin toplam nüfusu 20-25 bin kişidir ve 4.000 kişi de hatırı sayılır bir güçtür. * * Daha sonra Secah, diger peygamber olan *Museyleme ile evlenir ve birleşirler. Daha sonra Halid bin Velid Museylemeyi öldürür ve kafasını keser, fakat her ne hikmetse Secah'ı öldürmez ve İslami kayıtlara göre Secah İslamiyeti kabul ederek iyi bir Müslüman olur ve bu şekilde ölür. * * *Demek ki kadın peygamber de olabiliyormuş ve ciddi bir güç de toplayabiliyormuş. Kaldı ki biz meseleyi hep İslam tarihi açısından ele alıyoruz ve sanki İslamiyet tek gerçek din gibi davranıyoruz. Aslında tüm dünya dinler tarihi açısından ele alırsak kadın peygamber ya da kahinlerin çok daha fazla oldugunu görebiliriz. Ama artık ya isimleri bile unutturulmuştur ya da genellikle tarih öncesi dönemlerde hüküm sürdüklerinden bize kadar gelmemiştir rivayetleri. * * * Yunanistan'ın en önemli bilicilik merkezi Delphoi de kehaneti kadınlar okurdu. Tüm ana tanrıça dinlerinde de başrahibenin kadın oldugunu biliyoruz. Asur kralı Sargon'un tanrısal oldugu kehanetini karısı vahyetmişti. İştar evlendigi tüm erkekleri bir sene sonra öldürüyordu. Gılgameş bu yüzden evlilik teklifini reddetmişti. * * * *Ancak tarih artık erkekler tarafından yazılmaya başlandıgında kadının da esamesi okunmayacaktı. * * * *saygılarımla |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Alıntı:
|
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
beelzbb
Museylime kendi askerlerince değil bir plan gereği öldürülür. Genelde bu plan ve öldürme şekli yani kahpe planla yapılan öldürme eylemi o dönemin Helel(!) ganimetçileri için nimettir. Daha detaylı aktarımlarda var ve benim bildiğim iş daha evvelden güzelce planlanıyor anlık bir şey değil. Eğer savaşı Müseylime kazansa ve ardınca insanlara kaybedenleri Allah'ın ganimeti olarak sunsa idi bu gün yüce peygamber diyecektik, bu büyücülük, sihir, ilahi güçler vs kullanarak iş götüren binlerce insandan geriye çok azı kalıyor çünkü tarih çıkar uğruna amansız sürüp giden savaşları gösterirken bu bir yerde elek sürecide görüyor. Yani dar grupçuklardan, binlerce küçük erkten daha merkezi ve geniş gruplara doğru bir yol ve tabi büyüyen grupda kim kaldı ise o Şah yanındakiler vezir diğerleri ise unutulmuş bir tarih olurken çoğunlukda piyon oluyor. Şah kimse piyon ona tapıyor. "Müseylime ve ordusuna sal*dırdıkları ve savaş iyice kızıştığı zaman Müseylime'yi gözetlemeye başladım. Onu elinde kılıcı, ayakta dikilirken gördüm. Benim gibi En-sar'dan birinin de onu gözetlediğini gördüm. İkimiz de onu öldürmek istiyorduk. Uygun bir pozisyon yakalayınca mızrağımı salladım. Elimde düz*gün bir haie gelince, ona doğru fırlattım. Mızrak isabet etmişti... Müseyiime'ye mızrağımı fırlattığım anda, o ensarlı kişi üzerine atılıyor ve kılıçla ona bir darbe indiriyordu... Onu hangimizin öldürdüğünü Allah bilir? Şayet onu öldüren bensem, Muhammed'den sonra insanların en hayırlısını ve yine insanların en kötüsünü öldürmüş oluyorum.." Bu aktardığım paragraf için gösterilen Kaynaklar Derlemesi, seninkisi hangisi ? 1- EI-İsabe (es-Seade baskısı), VI/315 2- Usdu'l-ğabe, V/83-84 3- El-İstîab (Haydarabad baskısı), 11/608-609 4- Et-Tarîhu'l-Kebîi-, cilt : IV, Kısım H/180 5- EI-Cem'u beyne *caii's-sahihayn, *il/516 6- Tecricîu esmai's-sahabe, *H/136 * * , 7- Tehzîbu't-tehzîb, XI/İ13 8- İbn Hişam, es-sîre, fihristlere bakınız 9- Musnedu Ebî Davud, s. 186 10- İbnu'l-Esîr, ei-Kamİl, 11/108 11- Tarihu'î-Taberî, (Onuncu ciltteki fihristlere bakmız) 12- İmtau'l-esma, 1/152-153 13- Siyeru *a'lami'n-nubela, *1/129-130 14- İbn Kuteybe, e!-IVlaörif, s. 144 15- Ez-Zehebî, Tarihu'l-İslöm, *I/252 |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
sevgili muhammed,
nietzsche nin kadınlar hakkındaki fikirlerini referans olarak vermişsin,kadınlara mı gidiyorsun kırbacını unutma deyimiyle birlikte.nietzchenin felsefi fikirlerini çok severim,felsefe yaşanan ve düşünülenin birlikte yoğrulmasıdır.kadınlar hakkındaki görüşleri lou salomeye duyduğu saplantılı ve tutkulu aşkından çıkmıştır ve kendisinden başka kimseye referans olmamalıdır.bu başlık konusuna uygun olmadığı için uzatmıyorum.kadınlara giderken kırbacın unutulmaması salomenin onu bir at arabasına koşmasından ve elinde kırbacıyla poz verdiği resimden çıkar.anlamı ve yorumu sayfalar sürer ama sağlıklı bir zihnin ilişkisi olmadığı kesin. http://img.blogcu.com/uploads/zerdus..._Nietzsche.jpg |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Sn. ikikereiki,
Çok severek okuduğum ve devamlı baş ucu kitaplarımdan biridir, Böyle Buyurdu Zerdüşt. Talihsiz ve alacakaranlık hayatının birikimlerini ve yansımalarını mutlaka ki vermiştir eserine, F. Nietzsche. Hangi eser yazarının birikim ve yansımaları değil ki? Ve hangi insanın hayatında karanlıklar ve talihsizlikler yok ki? Neyse konu bu da değil. Konu kadın ise gerçekten de iyi düşünülüp cevap verilmesi gerekir. Başlarken, eril düşüncemizi dahi bir köşeye bırakmamız şart. Referans gösterdiğim eserde dahi, küçümseme ve hakaret yoktur ki, bizim olsun. * Sadece farkı fark ettirmektir meselemiz. Gerçekten de farkı fark edebilmek için bile şu yaşımıza kadar yaşamamız gerekmişti! Hatalarımı, cehaletime bağışlayın |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
sn. mhmmd,
bir nietzsche severle tanıştığıma sevindim.kimileri için karanlık olsada aslında karanlığın aydınlığını yakalamıştır.ben de çok severim nietzscheyi okumayı. ''Konu *kadın *ise *gerçekten *de *iyi *düşünülüp *cevap *verilmesi *gerekir.'' mhmmd kadında insandan öte ne varki,erkekleri üzerinde düşünüp taşınmaya iten nietzscheye kırbacı aldıran kendi düşünme sistemlerindeki karmaşıklığın yansımasıdır.yalın insanca *bakışla ne erkekde nede kadında karmaşık ve çözülmez bir durum yok. |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Alıntı:
|
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Allahım ya bu siteyi çok sevdim ya canım sıkıldıkça burayı okyup gülecem kuşkunuz olamsın gençler konu neydi ne oldu bir akıcılığınız yok diyeyim bir konuyu yarım yamalak halettiğinizi sanıp savuruyorsunuz ve evet kadın peygamber yok iyiki yok sonra olsaydı zaten başka olurdu siz bırakın peygamberi Allahtan haberiniz yokken işiniz neki peygamberle melekle siz zaten imanın şartının ilkini ve en önemlisini red ediyorsunuz allaha inanmayan onun ilmini kudretini ve isimlerini kavramayan nasıl olur peygamberini ve kadın peygamber gönderme hikmetini anlayabilirki siz daha dört işlemi bilmez ve kabul etmezken gidip 2 bilinmeyenli denklem çözme uğraşına giriyorsun siz kendinizi dünyanın en akıllı ve herşeyi bileni sandıkça daha çok tartışır ve gülüşürsünüz evet kadın peygamber gelmedi tevratta ve incildede yok olsada tahrif olan bir kitabı hak olarak ele almak ne kadar dürüstçedir değil mi...:D
konuya girersek la yağlemül gaybe illallah(gaybı ve herşey hakkıyla allah bilir) diğer bir mevzu kadın peygamber yoktu ama kadınlar dinimizde hem anne olarak hem iffet ve namusları noktasında hemde peygamber annesi olarak şerefli olarak yad edilmiştir evet bazı durumlar kadınlar için peygamberlik için uymuyordu ama bu kadınların arızalı anlamına gelmez şimdi armudun özellikleri elmada yok diye şimdi elma arızalı mı oldu arkadaşlar her türün ayrı bir özelliği var allah isteseydi olurdu fakat onlara farklı bir vazife biçildi bunu hangi akılla sorguluyorsunuz anlamam doğrusu... peygamberler gönderildikleri dinin temsilcisidir gerektiğinde bir hoşgörü kahramanı gerekirse hükümdar gerekirse hz isa gibi halktan Allahın temsilcisi gerektiğinde bir marangoz hz zekeriya gibi gerektiğinde bir demirci hz davut gibi gerekirse bir çopan efendimiz gibi bunu tartışmak bizlere düşseydi zaten heryer ateist forum olurdu ama inanırmısınjuz sadece birbirinizi tasdiklemekle herşeyin hak olduğunu sananlar elbette yanılanlardır...:D :x |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
Ah! Ah! Bir kadın peygamber olsaydı ne mükemmel olurdu..
Hem de kitap sahibi bir kadın.. Kitabının orijinali de korunmuş olsaydı. hakkında tahrifat iddiası olmasaydı. Kur'an'da da ismi geçseydi.. Kitabında Ahzap-50 benzeri ayetler olsaydı. örneğin; Ey peygamber, Biz, özellikle sana şunları helal kıldık: Hoşlanarak aldığın eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden sahibi bulunduğun köleleri, amcanın oğullarından, halalarının oğullarından, dayının oğullarından, teyzelerinin oğullarından beğendiklerini; birde inanan bir erkek eğer kendisini peygambere bağışlar da, peygamber de onunla evlenmek isterse onu, sadece sana, diğer inananlara değil. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neleri farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar, sana bir darlık olmaması içindir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir. Ya da bu kadın peygamber 50 yaşlarında iken yoldaşının 9 yaşındaki oğluyla evlenip gerdeğe girseydi, ya da evlatlık aldığı kızın kocasından hoşlansa, evlatlığının boşanmasından sonra Allah'ın kıydığı nikahla damadıyla evlenseydi.. Ya da 15-20 tane kocası olsaydı, hiçbiri arasında adaletsizlik yapmasa, hepsini sıraya koysa ve hergün biriyle olsaydı.. Ya da eşlerinden birinin yatağında kölesi Marko ile yakalansa ve bunun dedikodusu çıksa, hadislerde konu olsaydı... Allah'ın en sevgili kularından olsaydı.. Allah onun için de namaz kılsaydı.. Rahman ve rahim bir peygamber olsaydı.. Fena mı olurdu? |
Re: Neden Kadin Peygamberler olmamistir?
ben bişey demiyorum alakaya gel hamsi tut ne diyim ayet neyi anlatıyor neye yamanıyor ben ne diyorum onlar ne yazıyor adamlar kadımn peygamberini saçmalerken şimdiden 15 20 evliliğe geçti iyi ya insanlar tasdik etmeyip yn çizmeleri hoş oluyor ama diyim avı bilmeyen av olur kuranın verdiği kıymet kadına bir başka maddeperestlerin verdikleri bi başka e nede olsa mal niyetin kullanmak daha hoşlarına gidiyor ne yapacaklar evllenmeyi yatağa at döv sat neymiş kadın ki değil mi bir malden beter *allah akıl fikir versin ne diyeyim...:D :x
|
Alıntı:
|
bende şöyle bir konuya nazar etmiştim :)
kadınlar ve peygamberlik not:bende iyice yüzsüz olamya başladım reklam yapacak yer arıyorum :D Saygılarımla |
kadın peygamber yoktur çünkü erkek kadına göre biyolojik ve fiziksel açıdan daha üstün yaratılmıştır.
|
Alıntı:
Havva neden yaratıldı? O, odur ki, sizi bir tek canlıdan yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın. Eşini sarıp kucaklayınca o, hafif bir yük yüklendi de bir süre onu gezdirdi. Ağırlaştığında ikisi birden Rablerine şöyle dua ettiler: "Bize iyi huylu, yakışıklı bir çocuk verirsen yemin ederiz, şükredenlerden olacağız." (Ara’f:189) Bir başka çeviri: o zattır ki sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yarattı ki gönlü buna ısınsın. Onun için eşine yaklaşınca o hafif bir yükle hamile kaldı, bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden kendilerini yetiştiren Allah'a şöyle dua ettiler: «Bize salih yaraşıklı bir çocuk ihsan edersen, yemin ederiz ki, kesinlikle şükreden kullarından oluruz!» Bir başka çeviri ise: Sizi bir nefisten (Âdem’den) yaratan ve bu nefisten de, gönlü kendisine meyledip rahat etsin diye zevcesini (Havva’yı) yaratan O’dur. Âdem, eşiyle münasebette bulununca, zevcesi hafif bir yük yüklendi (hâmile oldu). Bir müddet bu hafiflikle geçti. Nihayet gebeliği ağırlaşınca, her ikisi Rableri Allah’a şöyle dua ettiler; “-Eğer bize salih bir çocuk (teşekkülü tam olarak) verirsen yemin ederiz ki, şükreden kimselerden olacağız. Aynı ifade Kuran’nın temel kaynakçası olan Tevrat’ta şöyle geçer : Sonra, "Adem'in yalnız kalması iyi değil" dedi, "Ona uygun bir yardımcı yaratacağım."(Yaratılış 2:18) Havva nasıl yaratıldı? (Allah), sizi bir kişiden (Adem’den) yarattı. Sonra Adem’in kendisinden eşini (Havva’yı) yarattı. (Deve, sığır, koyun ve keçiden erkekli ve dişili olmak üzere) sizin için (bu) davarlardan sekiz çift yarattı. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde (karın, rahim ve zar içinde) bir yaratılıştan sonra diğer bir yaratılışa çevirib kemale erdiriyor. İşte Rabbiniz olan Allah! Mülk O’nundur; O’ndan başka hiç bir ilâh yoktur. Böyle iken (O’na ibadet etmekten) nasıl çevriliyorsunuz? (Zümer:6) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.(Nisa:1) Bu ayetler aslında Tevrat’tan alıntıdır. Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem'e getirdi.(Yaratılış 2:22) Tevrat’tan açıklamalar vermemin nedeni Kuran’ın birçok temel öğretiyi Tevrat’tan aldığını göstermektir.Ve birbirleriyle birçok konuda ortak paydada birleştiklerini göstermektir. Bu konudaki hadislerde Tevrat ve Kuran'ı destekler niteliktedir. 275. Ebû Hüreyre : "Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan, yine eğri kalır. Öyleyse kadınlar hakkındaki tavsiyemi tutunuz." (Buhârî, Enbiyâ 1, Nikâh 80; Müslim, Radâ' 60. Ayrıca bk. Tirmizî, Radâ` 11, Tefsîru sûre (9) 2; İbni Mâce, Nikâh 3) burda islam Dünya'sının en önemli hadis kaynağı olan Buhari'yi görüyoruz. Buhari şöyle demektedir: “Kadınlara iyilikle muâmele edin, zîrâ kadın, kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri kısmı üst tarafıdır. Onu düzeltmeye çalışırsan kırılır, kendi hâline terk edersen devamlı eğri kalır. O hâlde kadınlara karşı iyi davranın.” (Buhârî, Enbiyâ, 1) Siyer âlimi İbni İshâk'ın haber verdiğine göre Muhammed'in amcasının oğlu Abdullah İbni Abbas: "Havvâ Âdem aleyhisselâm uyurken, onun sol tarafındaki kaburga kemiğinden yaratılmıştır" demiş (ibni Hacer, Fethü'l-bârî, IX, 219) Müslim'deki bir başka rivayete göre ise Muhammed şöyle diyor: "Kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Hep seni hoşnut edecek şekilde davranamaz. Eğer ondan faydalanmak istersen bu hâliyle de faydalanabilirsin. Şayet doğrultayım dersen kırarsın. Kadının kırılması da boşanmasıdır." (Müslim, Radâ` 59) bazı hadisler de kadını kaburga kemiğine benzeterek durumu teyit etmişlerdir. "Kadın kaburga kemiği gibidir. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Eğer ondan faydalanmak istersen bu hâliyle de faydalanabilirsin." (Buhârî, Nikâh 79; Radâ` 65) _________________________ Saygılarımla |
ee sonuç ?
|
Alıntı:
ah ne kadar aptalım sonucu yazmamışım ne olacak şimdi? kadının erkekten yaratıldığına ve onun zevki için yartıldığına inanılan bir dinin,bu inancının sonucunu mu merak ediyorsunuz?? işte size sonuç! http://rolfgross.dreamhosters.com/Tu...iArabWomen.jpg Kadınların şeriat ülkelerinde hakları Kanunlara göre haklarınız şöyle: "Her türlü motorlu vasıta kullanmanız yasak. "Bisiklete binmeniz yasak. "Yelkenli kullanmanız yasak. "Sokaklarda başınız açık gezmeniz yasak. "Bir topluluk içinde konuşmanız yasak. "Erkeklerin elini sıkmanız yasak. "Kocanız sizi döverse şikayet etmeniz yasak. "Siyasete girmeniz yasak "Derneklere üye olmanız yasak Kocanızın veya aile büyüğü erkeğin izni olmadan şunları yapamıyorsunuz: "Seyahat etmeniz yasak "Otelde veya kiralık bir evde tek başınıza kalmanız yasak "Çocuğunuza istediğiniz adı vermeniz yasak. "Bir işte çalışmanız yasak. "Çarşafınızın rengini değiştirmeniz yasak. "Orta öğretim, lise veya üniversitede okumanız yasak. "Yüzünüzü göstermeniz yasak.. "Kocanızdan boşanmanız yasak. "Sevdiğiniz kişiyle evlenmeniz yasak. "Boşandıktan sonra çocuklarınızı görmeniz yasak.. "Sosyal toplantılarda konuşmanız yasak. "Kocasının ikinci bir kadınla evlenmesine itiraz etmesi yasak. Bu liste uzayıp gidiyor. Bugün genel seçimler öncesinde bu konuya değinmek istememin nedeni, en azından bu yazıyı okuyacak olan türban veya çarşaf takan ve bu örtünme siyasetine sempati duyanların gerçekten ne istediklerinin farkında olup olmadığını sorgulamak. kaynak sonuç mu demiştiniz işte sonuç tamda bu! sonuç evlenme teklifi reddetikleri için asitle saldırıya uğrayan kadınlar sonuçta onlar erkekler için erkeklerden yaratıldı! , http://yesilcimen.com/wp-content/upl...n1-300x199.jpg Shameem Akhter 18 yaşında, Pakistan Jhang’da yaşıyor. Bu resim 2008 yılında çekilmiş. Sokak ortasında saçı görünüyor diye üç kişi tarafından asit saldırısına maruz kalmış. 10 defa estetik ameliyata girmiş. http://yesilcimen.com/wp-content/upl...n2-300x199.jpg Najaf Sultana‘nın durumu içler acısı. Yine Pakistan’dan. Uyurken babası tarafından yüzüne asit dökülmüş. Çünkü başka bir kız çocuk istemiyorlarmış. Najaf 15 kez estetik ameliyata girmiş. Son durumu bu şekilde http://yesilcimen.com/wp-content/upl...n4-300x205.jpg Shehnaz Usman 36 yaşında. Pakistan’da yaşıyor. 7 yıl önce ailesi tarafından yüzü bu hale getirildi. devamına bakmak istersiniz belki! tıkla Alın size sonuç! |
ben sadece kadından neden peygamber olmadığını belirttim..
ve dedim ki "erkek kadından biyolojik ve fiziksel olarak üstün" olduğu için dedim.. siz kadının yaratılışından girip şeriattan başörtüden çıkmışınız.. |
Alıntı:
ben bir konu açmışım dikkat ederseniz! kadının neden peygamber olmadığına ilgili bazı şeyler yazmışım yine dikkat ederseniz! bunlardan biride kadının erkekten yaratıldığı ve onun zevki için yaratıldığı geçreğidir buda kuranda açık açık geçmektedir. Bu bağlamda kadının peygamber olmasıda beklenemez.Cevap verebiliyomusunuz?veremiyorsunuz? çürütebiliyor musunuz? çürütemiyorsunuz! o halde kadın yok fiziksel olarak böyledir şöyledir diyeceğinize kadının nasıl ve neden yaratıldığını anlayıp kadınların peygamber olamamasının asıl nedenlerini irdeleyiniz! Saygılarımla |
Alıntı:
|
tamam sayın zocor size iyi forumlar :)
saygılarımla |
Dinci müptezllere neden kadın peygamber yok deyince
El cevap : kadınlar eksik yaratılmışdır,nazikdir,mucadele konusunda zayıf ,biyolojik yapısı uygun deil,ARIZALI,idrak edemeyen diyorlar( hemde bir a-teiste diyorlar) Hani sizin allah'ınız eksiksiz,muhteşem yaratıyordu? Bu eksikliklerini söylediğin kadını yaratan senin el-lah putun deilmi? Hani siz diyorsun ya YARATANLARIN EN GÜZELİ bizim put. Kadını sizin puttan başka bir putmu yarattı ? Lafa bak lafa.Allah dedikleri put demiş bunu Nahl 43 "Ey Resulüm! Senden önce de kendilerine vahiyde bulunduğumuz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız, bilgi sahiplerine sorun." Kadınların islam dinini kendisine yol olarak seçmesi kendi varlığına aleni bir HAKARETTİR. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:29 . |