![]() |
Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
HZ.YUNUS SAHİLE ATILDI MI ?
.hz.yunus hakkında ki ayetlerden ikisi olan 37/145 ve 68/49 olan ayetlerin tevilini , güvenilir tefsirler yardımıyla sizlere aktarmaya çalışacam inşallah. 37/145-146 ; Fenebeznahü bil’arai ve hüve sakim,ve embetna aleyhi şecereten min yaktin Biz ,halsiz bir vaziyette kendisini dışarıya çıkarmıştık ve üstüne gölge yapması için geniş bir bitki (bal kabağı) bitirmiştik. Hz.Yunus peygamberin Allahın rahmeti olarak kaybettiği kura davası (bkz.37/141) sonucu ,denize atlamış ve bir balığın karnında boş bir araziye atıldığını Allah-u teala yüce ayetinde söylemektedir.burada ki el-ara kelimesi “ıssız,boş yer,ağaç bulunmayan,bitki örtüsü olmayan bir arazi” anlamındadır.o yüzden hz.Yunus peygamberin boş bir yere atılması olayı ayette bildirilmiştir. Tabi burada ki boş bir araziye atılış sebebi ayetin iki gerisiyle irtibatlıdır.yani hz.yunus 37/143-144 *Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı. Anlaşılacağı üzere,hz.yunus’un Allah’a tövbesini çokça yapması ve çokça af dilemesi sonucu,Allahın rahmetiyle,boş bir araziye çıkarıldığını anlamak hiç de zor olmayacaktır. Bu nimet olmasaydı,o,o balığın karnında,kıyamete *değin kalakalır,sonra da,kıyametin çırılçıplak olan sahrasına mezmum bir durumda atılırdı.demektir.Bunun böyle ouşunun delili yukardaki ayetlerimizde açıktır.ve bu tıpkı, “kıyamet meydanı” anlamında, “Arasatu’l-kıyameti” ve “Arau’l kıyameti” denilmesi gibidir. Buradan çıkarılacak mananın derinliği göz önüne alınacak olursa,hz.yunusun Allahın rahmetinden esirgenmiş olarak çöl bir sahraya bırakılacağı çıkmaktadır.ancak rahmetinin sonucu olarak yine bir ıssız adaya bırakılması diğer ayetle bütünleştirici bir etmen yapmaktadır. 37/145-146 ; Fenebeznahü bil’arai ve hüve sakim,ve embetna aleyhi şecereten min yaktin Biz ,halsiz bir vaziyette kendisini dışarıya çıkarmıştık ve üstüne gölge yapması için geniş bir bitki (bal kabağı) bitirmiştik Yani burada bırakıldığı yerde,onu koruyucu çevresel etmenlerin olduğunu söylemektedir.bundan sebep,hz.yunus’un bırakıldığı mekanda,onu koruyucu bir bitki ona gölge yapmaktadır. Alimlerin ekseriyetine göre; bu bitki kabak olup onu yapraklarıyla örtüp,sineklerden korumuştu.Zira sinekler onun yapraklarına konmazlar.Buna şu hadiste delalet ediyor ki; Resulullah’a sen,kabak yemeğini seviyorsun,neden? Diye sorulunca; “evet,o,kardeşim Yunus’un bitkisidir” buyurmuştur. (Ebussuud tefsiri alıntı) Geniş bilgi: El-Esas fi’t-tefsir-Said Havva-Şamil yayınevi c.12 s.262 şimdi gelelim kalem süresinde ki ayetimize; 68/49: levlaen teda rekehü ni’metün min rabbihi lenübize bi’l-arai ve hüve mezhüm Eğer Rabbinden bir nimet ona erişmeseydi,o mutlaka çorak bir diyara kovulmuş olarak atılacaktı. Şimdi bu ayette İslam karşıtlarınca şöyle denmektedir;hz.yunus atıldı mı ? atılmadı mı ? Ayeti bir daha kontrol ettiğimizde,mantıkları şu oluyor; eğer rahmetten uzak ise; çorak bir diyara atılacaktır.bu saffat süresinde de geçiyor…ama rahmet ettiğine göre; atılmaması gerekmiyor mu diye çürük bir mantık sürecinden geçirmişlerdir ayeti; hayır burada olasılık vardır,yani ayette rahmetten uzak olsaydı,corak bir diyara atılırdı ancak kovulmuş olarak..burada bunu destekleyici olan, ayet öncesi ve sonrasıyla kesinlikle şeceretin yaktin’den bahsetmemesidir.. ,atılış *yerinde çevresel faktör farklı yani anlıyacağınız.şartlarda farklı olasılıklar mevcuttur.gelin şartların olabilir mevzularını birlikte görelim Şimdi 1.metod şartı: Rahmet var ise; ıssız bir çorak vadiye atılış Rahmet yok ise; yine bir ıssız çorak vadiye atılış 2.metod şartı: Rahmet var ise; ıssız bir vadiye atılış ve şeceretin yaktin (bitki) 2.ci şartı Rahmet yok ise; ıssız bir vadiye atılış.2.ci şart yok. 3.metod şartı: Rahmet yok ise; ıssız bir vadiye atılış Rahmet var ise; atılış yok,(balığın karnında kalma) Şimdi 3.metodu inceleyelim; rahmet yok ise; atılış var rahmet var ise atılış yok… Böyle bir şeyin olması mümkün müdür arkadaşlar..hem Allah rahmet vercek,hemde kulunu yaşaması gerekirken,Balığın karnında kıyamete kadar hapis tutacak.bu Allahın rahman sıfatına aykırıdır.bu yüzden kuranda geçen Allahın sıfatları bu ayetin bu metoduna aykırıdır.o yüzden ayetin manası aleni olarak 2.metod şartıdır.ve yazımızda da kovulmuş kelimesi atılışın sadece çorak bir vadiye olacağı ve şeceretin yaktin ‘in olmaması,diğer ayette ise,rahmete binaen,koruyucu bir etmenin varlığı. Yani her iki olasılıkta; ıssız bir adaya atılış var, ancak buraya dikkat,ıssız adanın çevresel faktörü farklı…ayet tastamam bunu anlatıyor bize. |
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
ben bizzat gözlerimle gördüm konya altı plajına atmışlardı.
|
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
paylaşımların için allah razı olsun.
* * ÇORBANAME * kana kuvvet, göze fer, batna ciladır çorba illet-i cûa devâ mahz-ı gıdadır çorba sağlara, hastalara ayni şifadır çorba ağniya dostu, muhibb-i fukarâdır çorba hâsılı hâhiş ile ekle sezâdır çorba * * * * * AHMET *RASİM Günümüz türkçesiyle çorba kana kuvvet, göze fer, karna cilâdır açlık derdine devadır, gıdanın ta kendisidir sağlara, hastalara şifa olan çorba, zenginlerin dostu, fakirin sevgilisidir velhasıl, istekle yenilmeye layıktır. |
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
Bu yazıyı ,nerden ''İNTİHAL'' ettin troyya?
|
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
Alıntı:
balığın karnında seyahat etmesi milyonda bir olasılık bile değil, samimi olarak söyleyin gerçekten buna inanıyormusunuz. nasıl bir mantık sizdeki anlamadım gitti, kuşa kuş beyinli diyoruz bu meseleyi kuşa anlatsan kıçıyla güler adama siz nasıl inanıyorsunuz. |
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
:lol: *:lol:
|
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
Cok guzel bir baslikmis. Yunus nereye atildi? Issiz bir adaya. Issiz adada baska kimler vardi? Adada kabk mi yetisiyormus? Harika bir tartisma dogrusu. Spartan-troy arkadasa da tesekkurler. Hikayenin orijinali icin Eski Ahit'in Yunus bolumune bakilmasini onerecem, onu salla gitsin demeyip kisa bir karsilastirma yapanlar Kuran'da derin anlamlar falan degil, tersine son derece basit bir ozetleme goreceklerdir.
|
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
Desene sevgili sargon,
Spartan bu sefer de spartamadı!... Sevgiler... |
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
balığın karnında ısısz bir adaya atılsanız yanınıza alcağanız üç şey ne olurdu cevap bekliyorum
|
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
hadi diyelimki yunus yunus deryada salınıp gidiyorlardı.peki hazret olmayan yunusun sindirim sistemi faaliyetleri nasıl durdurulmuştu. kesin bir atılma vadır. :lol:
|
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
Tembel Yunus, Küle Oturan Ninova'lılar, Keneotu, Bitki Kurdu ve Bal Kabağı Üzerine Bir Güzelleme Efendim, bu hikaye tam bizim eski meddahlarımıza uygundur aslında. Hikayemizin her tarafı ayrı bir zenginliktir. Nerden başlasak bilemiyorum doğrusu. En iyisi mi kitapların kitabı, mucizelerin mucizesi Hazret-i Kuran'dan başlayalım. Sonra da Hazret-i Tevrat efendimize geçelim. Ancak ne yazık ki Kuran'da Yunus'un tembelliği konusunda bazı ipuçları bulsak da oldukça yetersizdir. Yazılanların hepsini hemen buraya kopyalayabiliriz. İşte şöyle: (Saffat Suresi) 139. Şüphesiz Yunus da gönderilmiş (elçi)lerdendi. 140.Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı. 141.Böylece kur’aya katılmıştı da, kaybedenlerden olmuştu. 142. Derken onu balık yutmuştu, oysa o kınanmıştı. 143.Eğer (Allah’ı çokça) tesbih edenlerden olmasaydı, 144.Onun karnında (insanların) dirilip-kaldırılacakları güne kadar kalakalmıştı. 145.Sonunda o hasta bir durumdayken çıplak bir yere (sahile) attık. 146.Ve üzerine, sık-geniş yaprakla (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik. 147. Onu yüzbin veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik. 148. Sonunda ona iman ettiler, Biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık. Burdan öğrendiğimiz şu. Yunus'un birden bire kaçması tutar ve bir gemiye kaçar. Herkes dağa kaçar, Yunus da gemiye kaçmış. Bir de kuraya katılmış, ama kaybetmiştir. Kumar borcu mu vardır, bilemiyoruz artık. Sonra birden zavallı Yunus'u bir balık yutar. Hikaye adeta rüyada parça parça görülen resimler gibidir, anlamak mümkün değil. Herhalde gemi kaza falan geçiriyor, yada gemiden düşüyor, sonra da balık yutuyor. Orda kıyamet gününe kadar kalır. Bir önceki satırda kıyamete kadar orda kaldı dedik ama siz bakmayın bizim öyle dediğimize, aslında hasta bir durumdayken bir sahile atılır. Burasını anladınız değil mi? Ortada bir çelişki yok. Hem kıyamete kadar kalır, hem sahile atılır, bu durum Hazret-i Kuran'ın genel mantığı gereğidir. Böyle durumlar sık sık olur. Alışacaksınız artık. Bu arada Yunus hastadır, durumu fenadır, birden üstünde kabak gibi bir ağaç biter. Bu balkabağını görmediyseniz gidiğ bakın, devasa bir ağaçtır, altında oturup tavla mavla bile oynanır. Şimdi Yunus neler yapmıştır. Gemiye kaçmıştır, bol bol tespih çekmiştir, kumar oynayıp kaybetmiştir, kabak ağacının *8O altında oturmuştur. Yaptıklarının hepsi bu olan bir adam için tembeldir diyebilir miyiz? Belki, en azından çalışkan olduğunu gösteren hiç bir iz yoktur. Hikayenin orijinali çok daha zevklidir ve üstelik Yunus'un tembel bir adam olduğu gerçeğini güzel bir şekilde ortaya koyar. Merak edip okumak isteyenler için: http://www.kutsalkitap.com/kkitap/?b=32 Efendim Tanrı bir gün Yunus'a bir iş verir. Der di: "Kalk, Ninova'ya git, ordakileri uyar, seni peygamber yaptım" Ama Yunus tembelin teki olduğu için çareyi ordan sıvışmakta bulur. Yafa'ya inip, ordan Tarşiş'e giden bir gemiye atlar. Parasını öder ve yola koyulurlar. Ama Tanrı Yunus'un yediği haltı elbette biliyordur. Bir fırtına çıkarır, gemiyi parçalanacak hale getirir. Gemiciler fırtına ile uğraşırlarken bizim tembel Yunus ne yapmaktadır dersiniz: Teknenin ambarında uyumaktadır. Fırtınayı durdurmak için herkes kendi tanrısına yalvarır, ama Yunus ambarda horlamaktadır. Geminin kaptanı gelip (putperest adama bakın siz) Yunus'u kaldırır. "Hey! Nasıl uyuyorsun sen. Kalk, tanrına yalvar, belki halimizi görür de yok olmayız" der. Bir kaptana bakın, bir de peygambere. * Gemiciler putperest oldukları için tanrıların içlerinden birine kızıp fırtına çıkarttığını sanırlar. Tabii ki gelişmiş dinlerimizde böyle hurafelere inanılmaz. Tek tanrılı dinlerde tanrılar değil, tanrı birine kızdığı için fırtınayı çıkarır. İşte bu hurafelere inanan gemiciler bu inançlar aralrında kura çekip kimin yüzünden bu belaya uğradıklarını öğrenmek isterler. Kura da bizim tembel Yunus'a çıkar. Tamamen tesadüf. Yunus'a nereli olduğunu ve ne iş yaptığını sorarlar. O da cevaben. "İbraniyim, göklerin Tanrısı RAB'a taparım" der. Bu kısacık cevap üzerine gemiciler Yunus'un tanrısının verdiği işi yapmaktan kaçmak için gemiye "kaçtığını" hemen anlarlar. Bu putperestler zeki adamlar vesselam. Tabii hemen dehşete düşerler. "Neden yaptın bunu? Peki şimdi ne yapacağız?" diye hayretle Yunus'a bakarlar. Şimdiye kadar ki olaylardan Yunus'un nasıl umursamaz, tembel bir adam olduğunu biraz anlamışsınızdır. Bu soruya verdiği cevap da aynı karakterdedir. Umursamaz bir şekilde "Beni kaldırıp denize atın" der. Bu olayda tembellik ve vurdumduymazlığın yanında bir fedakarlık olduğunu da kabul etmemiz gerekyor tabii. Çünkü fırtına Yunus yüzünden olmaktadır. Onu atarlarsa deniz durulacaktır. (Bu inanç yüzünden acaba denizlere kaç kişi atılmıştır şimdiye kadar?) Putperest denizciler Yunus'un bu isteğini kabu etmezler yine de. Epey uğraşırlar ama bir türlü fırtına dinmez. Sonunda yapacak birşey kalmayınca, Yunus'u kaldırıp denize atarlar. RAB da boş durmaz, hemen oraya bir balık getirir. Yunus üç gün üç gece balığın karnında misafir edilir. O sırada da dua eder. Çeşitli çizgi filmlerde balığın karnında bir masa, sandalye ve yatakla, bişr de gaz lambası eşliğinde kitap okuduğu görülürse de bunlar kesinlikle hurafedir. Aslolan balığın karnında çokça tespih çekip dua okuduğudur. * Balığın karnında ettiği dua Hazreti Tevrat'ta yer alır. Burda Yunus cehennemin dibinden sesleniyorum demez ama ölüler diyarının bağrından sesleniyorum der. Çünkü henüz cehennem keşfedilmemiştir, dolayısıyla dibi de yoktur. *RAB'da ölüler diyarının bağrından seslenen Yunus'un sesine cevap verir ve balık onu karaya kusar. Yunus nereye kusulmuştur sorusuna burdan cevap arayabiliriz. Tarşiş ile Yafa arası bir yer olabilir. Tabii balığın karnında geçen 3 gün boyunca nerelere seyahat etmişlerdir, bilemiyoruz. Ama balığın karnından çıkar çıkmaz Tanrı bizim tembel Yunus'a tekrar aynı emri verir: "Kalk, Ninova'ya git" Artık Yunus'un yapacağı birşey kalmamıştır. Kalkar Ninova'ya gider. Kent o kadar büyüktür ki, ancak üç günde dolaşılabilir. Ama Yunus kente geldiğinin ertesi günü lanet yağdırmaya başlar. "Kırk gün sonra Ninova yıkılacak" der. Gördüğünüz gibi Yunus bir gün bile sabredip üç beş kişiye propaganda yapmamıştır. Muhammed Mekke'de 13 yıl uğraşmıştı halbuki. Tembel Yunus ise bir günde cazımış, veryansına başlamış. Not: Arkası yarın.. :D |
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
bak olayı yine saptırıyorsunuz..
ben bir acıklama yaptım arkadaslar...mucizeye inanın demedim. ozgur beyin bu benim evdeki tefsirlerden aldıgım kendi arastırmam. hiç bir yerde aynı cumleleri bulamazsın. dolayısıyla bu writen by troyya |
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
Sn.sargon;vallahi epeydir yazmayan sn.cemal ve *sn.mep kardeşlerimizin boşluğunu güzel doldurmışsunuz... :lol: *:lol: *:lol:
hikaye,senaryo,sunum fevkaladenin fevkiindeydi... Lütfen devam.. :D Bu tip safsatalara inananlar,muhakkakki iyi insanlar ama bence 2 hata yapıyorlar: 1-Önce kendilerini salak yerine koyuyorlar. 2-Sora da İnandıkları tanrıyı küçültüyorlar.Yaratıcının böyle ahmakça şeylerle uğraşması akıl alası şeym?..Bunlar kulaktan kulağa geçmiş insan uydurması safsatalar. Lütfen yaratanı alaya aldıracak saçmalıklara itibar etmeyelim.. :evil: * Kahya Yahya.. :lol: Cüneyit Tarçın. : Naman tanrım..neler saçmalıyorum...ben iyice salaklaştım.. Mutterem Tur * : nayır nüzme gendini tarcın..Mebzul miktarda mevcutsunuz... :lol: |
Re: hz.yunus sahile atıldı mı yoksa atılmadı mı ?
Yav benim bildigim insanlar, balıkları avlar ve yer, begenmezse kusar...
Burda tam tersi olmuş... İlahi bir emir mi ne? olayı karıştırmış... |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
kesin sonucu bulan warsa bana bildirsin lütfen (atıldı mı atılmadı mı?)
|
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
sn.oldschool *.. zorbi soru... Atıldı diyende var,atılmadı diyende..Araştırmak lazım.Ben araştırıyorum :) sonuca ulaşınca yazarım.. :lol:
Azıcık sabır lazım bu olaylarda..üstelik çok zaman geçti... işim zor.. :D HaKa. |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Sevgili Harun Kahya,
biraz eğlenmek hepimizin hakkı. Hele de elimizin altında bu kadar malzeme varken. sevgili oldschool Burdaki sorun sanırım basit bir çeviri hatası sorunu. Yani Saffat 144 başka çevirilerde 143. Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, 144.Tekrar diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı. şeklinde. spartan-troy da çeviriyi böyle yazdığına göre atıldı mı atılmadı mı diye sormasını ve bu kadar uğraşmasını anlamak pek mümkün değil. Zaten apaçık deniyor ki, "eğer ... olmasaydı kıyamete kadar orda kalırdı". Demek ki kaldı denmiyor. Ben Elmalı'nın çevirisini baz almıştım, orda "kalmıştı" diye geçiyor. Gerçi Kuran'da abartılı şekilde imla hataları olduğu, bir zamanla başlayıp başka zamanla devam edip yine başka bir zamanla biten anlaşılmaz cümleler olduğunu bildiğim için burda bir açık kapı bırakmak lazım. Çeviri yapanlar imlayı düzeltmiş olabilirler. |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
sn.oldschool araştırmalarım ilk sonucu verdi yazıyorum..
"Hem Kutsal Kitap ve hem de Kuran'a göre İsa Mesih, İsrail diyarındaki üç yıllık kısa hizmeti içinde birçok büyük mucizeler yapmıştır. Yahudilerin bir çoğu bu işaret ve harikaların gerçekleştiğini gördüklerinde O'na inandılar. Ama Yahudilerin önderleri O'na inanmayı reddettiler ve yaptığı mücizeler yaygın bir biçimde bilinse de, sık sık işaretler göstermesi hatta kendilerine gökten bir alamet göstermesi için İsa'ya baskı yapıp, O'nu sıkıştırdılar (Matta 16:1). Bir keresinde İsa onlara sadece tek bir belirti vereceğini söyleyerek kendilerini yanıtladı: "Kötü ve vefasız kuşak bir belirti istiyor! Ama ona Yunus peygamberin belirtisinden başka bir belirti gösterilmeyecek. Yunus, nasıl üç gün üç gece o koca balığın karnında kaldıysa, İnsanoğlu da üç gün üç gece yerin bağrında kalacak." (Matta 12:39-40) şimdik bu durumda,yani İsa peygamberimiz kaldı dediğine göre, balığın karnında kalma şıkkı şu anda öne geçti.. :D Araştırmalarım sürecek.. 8O HaKa.. Cüneyit Darçın *: Hallahımmm.. görüyorumm..görüyorum. Şükran Şoray * *: Duvalarım kabul oldu Cüneyit..namdolsun... |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Oldschool, dogmanın belgesimi olur?.çocuklara anlatılan,masallarda ne kadar gerçek! varsa, bu olayda da! o kadar GERÇEK PAYI VAR.
|
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Ben Tembel Yunus'un hikayesini anlatmaya devam edeyim en iyisi. Kuran'ın imla sorunlarıyla uğraşmaktan daha eğlenceli.
En son Yunus'u Ninova'da bırakmıştık. Ninova 40 güne kadar mahvolacak deyip, ortalığı ayağa kaldırmıştı en son. İşte bunun üzerine Ninova'lılar anlaşılmaz şekilde birden Tanrı'ya inanır olurlar. Oruç ilan ederler ve çula sarınarak küle otururlar. Hatta Ninova kralı bile çula sarınıp küle oturur. Bütün Ninovalıların çula sarınıp, küle oturması için bir de buyruk yayınlar Kral. Hatta çula sarınma ve küle oturma emriyle yetinmez, bir de oruç buyruğu çıkarır. Herkes oruç tutacaktır. Hatta hayvanlar bile. Hayvanların otlanması bile yasaklanır. Bu kararlılığı gören Tanrı sonunda Ninova'lılara acır ve onları yoketmekten vazgeçer. Ben de Tanrı olsaydım, iki gün geçmeden bana tapmaya karar verenleri yoketmekten vazgeçerdim tabii. Doğru dürüst bir tebliğ götürmemişsin, uyarıp etmemişsin, yine de adamlar hemen iman etmiş. Tanrı en doğrusunu yapmış yani. Ama bizim tembel Yunus ne yapar? Tanrı'ya kızar, küser, öfkelenir. Ben böyle olacağını biliyordum. Sen hemen yumuşadın, Ninova'yı yoketmekten vazgeçtin diye Tanrı'ya köpürür. Yunus bunalıma girmiştir. Ninovalılar ona yüz vermemişler, ama çula sarınıp, küle oturup, oruç tutarak affedilmeyi başarmışlardır. Sen o kadar balıkların karnında dolan gel, sonra bir şehri kül ettirmeyi becereme. Olacak iş değil. Derin bir bunalım içinde şehirden çıkar. Şehrin doğusunda bir yere gider ve kendisine bir çardak yapar. Gölgesinde oturup şehrin başına ne geleceğiniz seyretmeye başlar. Tanrı onun bu melankolik halini görür ve bir keneotu yaratır. Yunus da buna çok sevinir. Ama her nasılsa gece bir bitki kurdu çıkar ve keneotunu kemirip kurutur. Ertesi gün güneş yakıcı bir şekilde yükselip Yunus'u kavurur. Burda bir başka çok önemli tartışma daha açabiliriz. Yunus'un bu bitkisi kabak ağacı (!!!) mıdır yoksa keneotu mudur? Yani Kuran mı Tevrat mı doğru söylemektedir? (Cevapları bekliyorum) Son bölümde ise Tanrı Yunus'a bir ders verir. Tanrı'nın keneotunu bitki kurdu aracılığıyla yokettirmesine çok kızan Yunus'a "keneotu bir gecede çıktı ve yokoldu. Sen emek vermediğin, büyütmediğin bir keneotuna acıyorsun da, ben Ninova'ya, o koca kente acımayayım mı? Orda 120 bini aşkın insan var" der. Burda yeni bir önemli soru sorsak mı acaba. Kuran'a göre Yunus 100 bin veya aşkın kişiye peygamber olarak gönderilmiş. Tevrat'ta ise tam 120 bin rakamı geçiyor. Ancak Kuran'daki hikaye mutlu sonla biter. Bu 120 bin insan Yunus'a iman eder. Tevrat ise hikayeyi mutlu sona ulaştırmadan bırakır. Bu Yunus yeniden Ninova'ya dönmüş müdür? Ninova'lılar onu peygamber olarak kabul etmişler midir? Bu konuda hiçbir şey yoktur. Kuran kitapların en sonuncusu ve her zaman şaşmaz doğru yazan olduğuna göre Yunus Ninova'lıları iman ettirmiş olmnalıdır. Tarihte Asur devletinin başkenti olan Ninova'da İslamiyeti kabul etmiş ve taa o zamandan beri müslüman olarak yaşamıştır. Ve tabii ki Yunus'un üstünde biten bitki de keneotu değil kabak türünden bir bitkidir. |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
pöfffff konu yine öldü...ben kaçar....
babo siz beni anlamiseniz ki; ne diyim ben ; bilimisiniz? *:D *:D harun kahya yahya ,anlasılan harun yahyaya kıl oluyorsun. bak sımdı Yunus denize dustu yaa....şimdi balıgın karnında cıkmasa,denizden baska turlu cıksa emin ol ona da bir kulp takarsınız siz.... szin tatmin olacağınız hiç bir şey yok bu dunyada... yagmur yagar,yagmur cok yagdıı...bırakın da gezelim gunes cıksın.. gunes cıkar...offf bu ne sıcak.... bahar gelir....hasta olduk havalardan kış gelir kömür derdinden kurtulamadık gitti. :D *:D *:D ben simdi size desem ki....6 aylık bir bebek 4 uncu kattan asağı dustu ama ölmedi desem.. siz dersiniz ki,hadi len oyle sey mi olur dersiniz...Bilim dısı bir safsata dersiniz... sizin konusmalarınız aynı bu tarzda seviyesiz bir tartısma... laa yunusun yanındamıydınız ki....kurana masal diyorsunuz... var mı elinizde tarihi bir belge yunusun balık karnında cıkmadığına dair. paso bir şeyleri yalanlıyorsunuz. ama bombos iftira...baska bir halt yok... ben inanın demiyorum ki size,ama nerden biliyorsunuz bebek örneğini verdim size... anlayana davul zurna ,anlamayana sivri sinek |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
hmmmm demek hala araştırlıyor...ben beklerim zamanım bol benim...
|
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
spartan,
Bu taciz ve tehdit kokan tavırlarınla sen hakikaten kaşınıyorsun. Uyarılara kulak ver!. |
Hz.Yunus Kıssası'nda çelişki var mı?
Kuran'ın 37/143-144. ayetleri ile 68/49. ayeti arasında bir çelişki bulunduğu iddia edilmektedir. Bu iddiaya göre, Kuran'ın bir yerinde Hz.Yunus'un çok tespih edenlerden olmaması halinde kıyamete kadar balığın karnında kalacağı söylenirken, bir başka yerinde "Allah'ın nimeti olmasaydı, sahile atılacağı" söylenmektedir ve bu durum açık bir çelişkidir. Acaba her ikisi de Mekki olmasına rağmen, bu surelerde gerçekten büyük bir dikkatsizlik sonucu bir hata yapılmış mıdır, yoksa dikkatsizce davrananlar aslında söz konusu iddianın sahipleri midir?
İlgili ayetlerde eğer Hz.Yunus çokça tespih edenlerden olmasaydı, o büyük balığın karnından hiçbir zaman kurtulamayacaktı deniyor. Bu şu anlama gelir: O çokça tespih edenlerdendi ve balığın karnından kurtulabildi. İkinci ifade ise şöyledir: Allah'ın nimeti ona ulaşmamış olsaydı, kınanmış/mezmum bir halde alana atılacaktı. Bu da şu anlama gelir: Allah'ın nimeti ona ulaşmıştır ve o kınanmış bir şekilde alana atılmaktan kurtulmuştur. Ayetlerden öğreniyoruz ki, Hz.Yunus kurtarılmış ve bir alana bırakılmıştır. Fakat bu alan, yukarıda bahsedilen alan değildir. Hz.Yunus'un Allah'ın nimetine erişememesi halinde kınanarak atılacağı alan, cehennemden bir yerdir. Oysa o kurtarılmış ve dünyadaki bir alana atılmıştır. Aşağıdaki ayette insanların kınanmış/mezmum bir şekilde cehenneme atılacakları söylenmektedir: "Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonra da onu, kınanmış (mezmum) ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız. Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraşır bir çaba ile çalışırsa, işte bunların çalışmaları makbuldür." (17/18-19) İşte Hz.Yunus'un Allah'ın nimetine ulaşarak atılmadığı yer burasıdır, balığın karnından kurtularak çıktığı yer değildir! Eski tefsirlerden iki örnek verelim: "Şöyle de açıklanmıştır: Şayet Allah´ın onun üzerindeki lütfu bulunmamış olsaydı, kıyamet gününe kadar balığın karnında kalacaktı, sonra da kınanmış olarak kıyametin düz arazisine (mahşer yerine) atılmış olacaktı." (Kurtubi Tefsiri) "Bu nimet olmasaydı, o, o balığın karnında, kıyamete değin kalakalır, sonra da, kıyametin çırılçıplak olan sahrasına mezmûm bir durumda atılırdı" demektir... Ve bu tıpkı, "kıyamet meydanı" anlamında, "Aruatu´MuyAmeti"; "Arâu´l-kıyâmeti" denilmesi gibidir." (Fahruddin er-Razi Tefsiri) Özetle, Allah'ın nimeti Hz.Yunus'a ulaşmıştır ve o dünyadaki bir araziye bırakılmıştır. Eğer Allah'ın nimeti ona ulaşmamış olsaydı, o, balığın karnından hiçbir zaman çıkamayacak (mecazi anlatımla diriliş gününe kadar orada kalacak) ve kıyamet günü kınanmış bir halde kıyamet meydanının arazisine atılacaktı. Hz.Yunus'u yutan neydi? Kuran'da Hz.Yunus'u yutan canlı, "hut" kelimesiyle ifade edilmiştir. "Hut" büyük balık demektir. Araplar balığa "semek", büyük balığa "hut" derler. Bu balık, "yunus balığı" değildir. Bizler "Tursiops truncatus" hayvanına Türkçe "yunus balığı" diyoruz. Türkçe'deki bu isimlendirme, Hz.Yunus'u bu cana yakın canlının yuttuğu şeklindeki bir yanlış anlamadan kaynaklanıyor. Oysa Araplar bizim yunus balığı dediğimiz canlıya, "delfin" derler. Kuran'da yukarıda ifade ettiğim gibi, büyük bir balıktan söz edilmektedir. Bir insanın "içine sığabileceği" büyük balıklar vardır. Yaşayan en büyük balıklar "Rhincodon typus"lardır (Whale Shark). Boyları 10 metreyi geçebilir ve ağız genişliği 1.5 metreyi bulur. Diğer büyük balık türleri arasında "Cetorhinus maximus" (Basking Shark) ve "Megachasma pelagios" (Megamouth Shark) sayılabilir. Bunlar keskin dişleriyle avlarını parçalayıp, sonra da sindiren balıklar değildir! Yuttukları büyük su kütlelerindeki küçük canlıları ve organik maddeleri süzerek beslenirler. Dolayısıyla Hz.Yunus'un böylesi bir canlı tarafından yutulduktan sonra kısa bir süre için hayatta kalabilmesi olasıdır. Elbette ki bu durum bir mucize olarak da görülebilir. |
Re: Hz.Yunus Kıssası'nda çelişki var mı?
yahu dayan dayan nereye kadar!!! yav siz ne kadar salak insanlarsınız! nasıl inanırsınız bir
insanın bir balığın midesinde seyahat edebileceğine, balık dediğin suyun altında yaşar oksijenini sudaan karşılar, hadi midedeki asitleri geçtim bu yunus nasıl nefes aldı, hakkaten bu kadar aptalmısınız |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Yazılarımı bir başka başlık altına taşıman hoş değil. Neden korktun?
Allah'a şükürler olsun ki, müslüman kardeşlerimin de forumları var ve konuyu merak eden okuyucular bu yazılara ulaşabilecekler zaten. Alıntı:
http://www.ntvmsnbc.com/news/416934.asp Hz.Yunus mesela ağağıdaki balık tarafından birkaç dakikalığına misafir edilmiş olamaz mı? http://www.arkive.org/media/F121C21F...rk-feeding.jpg sevgili körelmiş ,kimsenin bir şeyden korktuğu yok. sen tüzüğümüzü okumamışsın. başlığın birleşririlmiş, nedenide aşağıdaki TÜZÜK'teki madde. 6- Yeni Başlık Açmadan Evvel Forumlarda Tarama Yapınız Forumlarımızda mesaj kirliliği yaratmamak için önce forum geçmişini tarayıp inceleme yapınız. Sizden evvel düşündüğünüz başlıklar üyelerimiz tarafından açılmış olabilir. Düşüncelerinizi açılan o başlıklarda yazınız. Aynı zamanda o başlığı da güncellemiş olursunuz. Böylece mesaj kirliliği yaratmamış olursunuz. ÖZGÜR_BEYİN |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
güneş de balçığa battı dimi, ya ay, ayı nasıl ikiye yarmıştı karpuz gibi, bence bu tür
şeylere inanmanın tek açıklaması var oda inanca bağlı zekanın gelişmemesi, sizde evrim tersine işliyor, beyin gelişeceğine küçülüyor. |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Farklı konuya geçtiğine göre, bu konuyu kabullendiğin anlaşılıyor.
Farklı konular farklı başlıklar altında tartışılabilir, ancak seninle tartışacak değilim. Yazımı adeta sümen altı eder gibi farklı bir başlık altına taşıman, tartışma adabından ne kadar nasip aldığını gösteriyor. Bu sitede karşılıklı konuşabileceğim çok insan var. Mesela panteidar kardeşim. Ama tutumunu değiştirmedikçe seninle artık konuşmayacağım. |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Maximus,
Bunlar "Hz.Mariye annemiz midir? Eğer annemizse ve biz değil dersek Allah huzurunda günaha girer miyiz? Eğer değilse, diğer annelerimizi rencide eder miyiz?" diye oturup ciddi ciddi tartışan, Adem'le Havva'dan geldikleri için evrim geçirmelerine gerek kalmamış ayrı bir tür. Bu nedenle Yunus'u tartışmaları ne ki? Balık Yunus'u atmş mı, atmamış mı bilmem de birisi 1400 yıl önce kuyuya bir taş atmış, o zamandan beri millet çıkartmaya uğraşıyor ama bunlar çıkarttırmayız diye kendilerini paralıyorlar. |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Bence Yunus sahile atilmadi, denize adapte oldu. Yunus baligi dedigimiz tur iste buradan basladi. Insan zekasina en yakin hayvan turu olarak gorulmesi tesaduf degil yani *:lol:
|
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Alıntı:
|
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
sn.sargon;
" Burda *bir *başka *çok *önemli *tartışma *daha *açabiliriz. *Yunus'un *bu *bitkisi *kabak *ağacı *(!!!) *mıdır *yoksa *keneotu *mudur? *Yani *Kuran *mı *Tevrat *mı *doğru *söylemektedir? *(Cevapları *bekliyorum)" cevap veriyorum:Kuran şaşmaz, dolayısıyle o doğruyu söyler.bana görede -kabak ağacı- daha çok gölge verir. :lol: , kesinki bu bitki kabaktı. sn.vartor hocam; " Bence Yunus sahile atilmadi, denize adapte oldu. Yunus baligi dedigimiz tur iste buradan basladi. Insan zekasina en yakin hayvan turu olarak gorulmesi tesaduf degil yani " yani ben bukadar bilimsel bir açıklama görmedim, teşekkür ederim.Bu arada *sn.körelmiş bunun yunus değil başka bir balık olabileceğini savunmuş ama, sizin bu çok ilmi açıklamanızdan sonra, ben bu balığın Yunus,bunlara inanan -alığın-da saf insan olduğuna inandım.. :lol: Tövbe yarabbim.. ne saçmalıklara bulaştırıyorlar seni..yani akıllı bi adam şeyiyle güler tanrının böyle isbatına... |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
sevgili vartor,
içimde bir his senin Hazret-i Tevrat ve Hazret-i Kuran'dan sonra en son gelen bir kitap yazıp hepimizi huzura eriştireceğini söylüyor. İlk surenin adı "Yunusun Denize Adaptasyon Süreci" olabilir mi? (Malum artık biraz modern ifadeler kullanmak gerek) *:D |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Balık,Asurluların da su tanrısı olan Enki'nin simgesidir.Asur kralının tacında, mühründe, asasında, bastırdığı paralarda hep balık figürleri vardı.Asur’un başkenti Ninova’nın cezaevi kapısında da büyükçe bir balık figürü vardı. İşte balığın Yunus'u yutması demek,Yunus Peygamberin Ninova'daki bu cezaevinde mahkum olması demektir.
|
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
sevgili Hiram, yavaş yavaş geliyorsun bizim sektöre. *:D Benim hit tanrılarımdan biri Enki'dir.
Bu teori üzerine birkaç soru, dediğin gibi bir simgesel anlatım olabileceği gibi, tamamen bir efsane de olabilir Yunus hikayesi. Ben ikna olabilmek için bazı bilgilere ihtiyaç duyuyorum. Bizim Yunus Ninova'da hapse mi atılmış? Bu bilgi nerden? Çünkü ne Kuran'da ne de Tevrat'ta böyle birşeyden bahsedilmiyor. Bu cezaevi sistemi de hep ilgimi çekmiştir. Bildiğin gibi Yusuf'un da Mısır'da cezaevine konulduğu anlatılır. Hatta cezaevine konulan başkaları da vardır. Bu bilgilerde bir sorun mu var acaba? Cezaevi yada zindanların hep olageldiği mi düşünülmüş acaba? İlk cezaevi ne zaman yapılmıştır, gerçekten Mısır'lılarda, Asur'lularda falan böyle bir cezaevi sistemi var mıdır? |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Sevgili Sargon günümüzde "sarı kanaryaların aslanları yendiği gün" lafzında bir ayet inmiş olsun.Bundan 500 sene sonra gelen insanlar bu ayeti mot a mot aldıklarında ortaya ne çıkacaktır?Sarı kanaryalarla aslanlar savaşmışlar ve kanaryalar aslanları yenmiş.Halbuki işin aslı nedir?Bu ikisi futbol takımıdır.Sembolü sarı kanarya olan Fenerbahçe,sembolü aslan olan Galatasarayı yapılan bir müsabakada yenmiştir.Kur'an bu tür anlatımlar açısından zengindir.Balıklar,hüdhüdler,asalar,cinler,şeytanl ar,ipler,boyalar,tahtlar uçuşur durur.Siz bunları mot a mot aldğınız zaman Kur'an bir masal kitabına dönüşür.Bunlardaki hikmeti kavrayamayan kimselerde bu kitaba "evvelkilerin masalı" derler.Bu ifadeleri Kur'andaki birçok ayette mevcuttur.Bunun yerine vahyin ne anlatmak istediğini anlamak ve bunun yanında da verili tarihi bilgilerini eklerseniz,sizin masal dedikleriniz birer birer tarihi kimliklere dönüşürler.Balık kıssası da böyledir.Yunus Peygamber,Allah'ın izni olmaksızın görevini terketmiş ve Allah'ta onu çeşitli vesileler vasıtasıyla Ninovadaki zindana atılmakla cezalandırmıştır.Bugün Ninova zindanının kalıntıları halen mevcuttur ve kapısında da bir balık figürü vardır.Ayrıca Ninova ismi dinsel metinlerde de geçmektedir...Balık Yunus'u yutmuştur mecaz ifadesi Yunus, Ninovada'ki Asuri zindanına düşmüştür şeklinde anlamak kanaatimce daha doğru ve uygundur.
|
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Kuran 22,5 senede herkesin anlayabilecegi sekilde kainati 6 gun icinde yaratan allah tarafindan apacik indirilmistir. Apacik olan bir kitapta sari kanaryalarin yanlis anlasilacagini bilemeyen allah, ya yanilmistir, veya tanri degildir.
|
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
kerata bilmece gibi gönderiyor, çık işin içinden çıkabilirsen, bulmacaları çözmek için birileri
hadis yazıyor ama onuda hiramusta kabul etmiyor. kime inanacağımızı şaşırıdık, allahamı inanalım *hiramusta ya mı inanalım, allah anlayabilmeniz için apaçık gönderdim diyor, hiramusta şifreli diyor, ikisinden biri yalan söylüyor ama hangisi. *bana kalırsa sanki biri yalan söylüyor biride çok güzel kıvırıyor, ne dersiniz. |
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
Ben boşa OSS'nü icat etmedim ya max...
|
Re: Hz. Yunus sahile atıldı mı, atılmadı mı?
sevgili hiramusta, senin bu bulduklarını aleviler yüzlerce yıl önce bulmamış mıdır? Onlar yüzlerce yıldır Kuran'a bakmadan, buna gerek bile duymadan, tefsirlerle uğraşmadan birşeylere inanıyorlar. Biçime değil öze bak diyorlar. Madem öze bakacaksın niye Kuran, niye kurallar, niye namaz, niye oruç, niye şu niye bu. Samimi inanç yeterli iken niye şu dar elbisede ısrar ettiğini anlamıyorum. Senin yapmaya çalıştığın yorumlar her kitap için yapılabilir. Hem de her konuda yapılabilir. Örneğin namaz aslında kalben ibadet etmektir, yatıp kalmasan da olur denebilir. Oruç da kendine sahip çıkmaktır, aç kalsan ne fayda, yesen ne fayda. Yani istediğin gibi herşeyi değiştirebilirsen Kuran'a ne gerek var ki. Demek ki referansın Kuran değil, başka değerlerle yaklaşıyorsun. O halde onu ortaya çıkarman lazım.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:08 . |