Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Yeni Üyeler (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=28)
-   -   Merhaba (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=4677)

spartacus 28-08-2007 11:55

Merhaba
 
Adım yüce Heptelehübü, yer ve göklerin yaratıldığı gün doğdum, and olsun ki bu göğün yerden ayrıldığı günki yüzünde yazılıdır. Bana inanmyanlar ve benim dediğimi yapmayanlar için korkunç azaplar olacağını biliyorum, hatta öte dünyada olduğu gibi bu dünyadada bir çok rezilliklerin olacağı gibi. Tam donanımlı inanç örgütünü kurduğum gün, bilmek değil uygulama safhasına geçeceğim, bana inanmayanlar için idam sehpaları hazırlatacağım. İnsanlık için çok iyi ve gelecek için ve gelecekde sonsuz mutlu bir hayat sürmek isteyenlerin hayalleri için böyle çok mutlu bir müjdesi var Heptelehübünün.
[hr:cfe00d2fea]
Site ile tanışıklığım ne zaman oldu anımsamıyorum, ama uzun zaman önceydi. O zamanlar 2002 yılında geçirdiğim ateşli bir rahatsızlığın etkileri vardı üzerimde, aracımın dahi plakasını ezberleyemez araçtan ayrıldığımda plaka lazım olursa okumak için Ruhsatı yanımda taşırdım. Anımsadığım İlhan Arsel sitesi ile ilgilenmek ve sitenin tasarımını yapmak için girişimlerde bulunuyordum, ancak bu mümkün olmamıştı. O kadar saldırı sonunda Gökten zembille inen, benden giden bir-kaç destek mailine güvenilmesini beklemek abes olurdu. O zamanlar madem İlhan Arsel'in sitesi var Turan Dursun'da vardır dedim ve arama motoruna yazarak siteye eriştim...

Zırt pırt kullanıcı adımı : ), şifremi unutuyordum, ilk aldığım üyelik bir saldırı sonrasında erişim dışı kaldı. Uzun bir müddet işlerimden dolayı internet ile fazla ilgilenemedim, döndüğümde ise doğal olarak yine şifremi anımsamıyordum, üye olurken hangi maili yazdığımıda bilmediğim gibi, zaten maillerimin şifrelerini de anımsamıyordum. Spartakus_ olarak üye olmuşum, sonra yine bunu unutmuştum, bir gün bir arkadaşımız Tarihi Kadim'e Ek adlı başlığı aldı çıkarttı, o zaman hatırladım. Bir mail adresime sürekli Turan Dursun sitesinden otomatik mailler geliyor ama ben bu mail adresi ile üye değilim diye düşünüyordum, en sonunda suçlu nicki bu sayede bulmuş oldum... Bu zamanlarda ise artık eski rahatsızlığın izleri kalmamamış, artık aracımın plakasını anımsamak için yanımda ruhsat taşımak zorunda kalmıyordum(Şirket aracınınkisini ise 1 yıl yine taşıdım ama bunu çaktırmıyoruz :)). İşte bu nedenledir ki Spartacus Nicki kalıcı oldu :)

Çocukluğum bir dönem Ankara .... yoksul geçti, 2002 yılına kadar sağlam bir hafızaya sahiptim, o kadar ki çok ama çok küçük yaşlarımı dahi hatırlıyordum. Neyse o günler hakkında hatırladığım çok fazla bir şey yok şimdi, bol kitaplı ve dergili bir evdi İstanbul'a evi taşıyan kamyon ile gelmiştik. İlkokul yılları ise İstanbul'da sürdü, Ağabeyim benden 1 yıl önce okula gittiği için ve evde annemle olan okuma uğrşlarından dolayı, benim için hevesli bir şey olsa gerek, bir defter ve bir kalemde benim elimde okul öncesi ilk yıl bu çabalara katılmakla geçti. Okula başladığımda ise zaten hem okur hemde yazardım, babam sınıf atlatılmamı kabul etmedi, kırmızı bir kurdale ile gezdim :)

Darbe sonrası ise malum, babaannem ve Dedem bir gün pat diye çıkageldi, yolculuk köye oldu. Ev sahibine ödeyemediğimiz kira için evdeki eşyaları bırakmışlardı ve hiç unutmuyorum bazı eşyalar içinde tartışılmıştı. Köyde ise okula devam eder, Tarlaya giden ebeveynler Samanlıkta sadece bizlerin bildiği bir yere Azık(yiyecek) bırakırlardı, köy ekmeği ve içinde tahin helvası, öğlenleri onu yer tekrar okula giderdik. Yazın ise İnek güder, bol bol toprakla oynar, karıncaları izlerdim, karıncaları izlemek alışkanlık olmuştu ve tabi ölmüşlerine mezar yapmak ayrı bir şey. Biraz daha büyüyünce kenarından dere akan Pancar tarlasına götürür oldum inekleri, çünkü bir arabam olmalıydı, uzun süren ve her akşam ettiğim duaların sonunda küçük bir arabam olmadı, bende dere kenarında içine rahatlıkla sığacağım büyüklükte çamurdan bir otomobil yapmıştım, sanırım şimdi olacaktı, çünkü şimdi duam bir araba olması değil, var olan o arabanın yürütülmesi içindi. Buda olmadı ama hayvanlar sürekli yedikleri pancardan ishal oldular, ardında küçük bir dayak yedim, en sevdiğim buzağılığından elimde büyüyen ineğimi benden ve pancar tarlası kaynaklı yakalandığı rahatsızlıktan dolayı kaybettim, bir arabam olmamıştı ama ineğimi araba sevdasına kaybetmiştim... Köyde sürekli bizimle dalga geçilirdi çünkü hiç küfür etmezmişisiz, inekleride güderken sopa kullanmaz, ellerimiz omuzlarında onlarla arkadaşca gider arkadaşça dönermişiz, neymiş ineklerin arkadaşıymışız :)...

Eskiden kalma ve yangından kurtulmuş kültür-edebiyat politka dergilerini okurdum, evde ne varsa okurdum, sürekli okurdum.. Ortaokul yılları ise bir yurtda geçti ve tam imanlı, donanımlı 3 yıldı...

Bir Tanrı inancından nasıl vazgeçtim, çokda önemli görmüyorum çünkü böyle bir inancın olma zorunluluğu zaten bunu anlamsız kılıyordu. İnanç insani bir şey olsa gerekti, Tanrı'da bu koşula olan bağımlılığıyla yine öyle..

Sonra lise, sonra yine okul derken..... 13 yıl aktif siyasetle ilgilendim, sosyalist düşünce ile, çok yoğun bir şekilde sosyal tarih ve felsefe okudum, Türkiye'de siyasetin sadece tabular üzerinden yürüdüğünü gördüğümde ise şok yaşadım, uzun bir dönem aksi için çalıştım ama kutsallar afaki yıkılamıyordu çünkü günceldi ve sürekli kendisini yeniden üretiyordu ve sürekli anti demokratik tutum ve düşüncelere meşruiyet zemini oluyorlardı! Ve aydınlanmanın özünde tabuları yıkmakda olduğunu anladım.

Sitede Yönetim'de yer almam teklifi ise Psikokemoterapi'den gelmişti, tek bir şartım olmuştu, Oda bana ölçtüğü ve biçtiği ceketin bana çok büyük gelmesi halinde, O'nun kötü bir terzi olduğunu düşüneceğimi, her şeyden evvel iyi ölçüp, biçtiğine dair emin olmasını istemiştim.. Hala ceketten değil, cüssemden şüphelerim var :twisted:

28-08-2007 12:05

Re: Merhaba
 


Sevgili spartacüs ;

Hala iyi bir terzi olduğumu düşünüyorum *:)

spartacus 28-08-2007 12:18

Re: Merhaba
 
Güzel Cennetlik bir ceketim var o halde *:twisted: *:twisted: *:twisted:

28-08-2007 12:19

Re: Merhaba
 


Elbette ki insanız.
Bir şeyi 360 derece görebilmemiz mümkün değil.
Ama "Bir şeyi başkalarının bilgisi ile değil kendi bilgimizle bilir ve bir şeyi başkalarının gözü ile değil kendi gözümüzle görebilirsek İNSAF lı karar vereceğimiz" e olan güvenimle,yazılarında ki içsel duygularına "İnsan,insana dokunur" la dokunduğum kişiye bir ceket biçmiştim.
Dolayısı ile "Hala ceketten değil, cüssemden şüphelerim var" a katılmıyorum.
Hatta öyle ki ,o cüsse,cekette tıpkı minik serçe Sezen Aksu'nun o minik gövdesine sığmayan,taşan "Ruh'u gibi benim gözümde de.

frodo 28-08-2007 12:30

Re: Merhaba
 
Sayın spartacus;

* * * *Sizi daha önce de uyarmıştım: F(rodo) Kuralları gereği 10 başlık açmadan başlık
açamayacağınızla ilgili. Ancak görüyorum ki yine bildiğinizi okumuşsunuz.
* * * *Daha vahim olan bir durumu aydınlatma şansı doğduğu için başlığınızı şimdilik
sandık odasına kaldırmayacağım. Bu ceket ve terzi meselesi dikkatimi çekti. Hep
farkediyor ama uyarmayı unutuyordum. Ceketinizin astarları sarkıyor. Ama şimdi
bunun nedeninin acemi terzi olduğunu öğrenmiş olduk. Ademoğlu hangi işi düzgün
yaptı ki terzilik gibi bir ustalığın altından kalksın ?
* * * *Sizi "Acemi nalbant maldan acemi doktor candan eder" atalar sözünün gereğini
yapmaya davet ediyorum.

spartacus 28-08-2007 12:36

Re: Merhaba
 
:)

pante 28-08-2007 12:56

Re: Merhaba
 
Sitedeki her yazıyı okumak gibi bir takıntım var. En basit başlıklara dahi göz atmadan yapamıyorum. İçinde kaçıracağım önemli-değerli bir bilgi olur diye. Halbuki binlerce forum, binlerce dergi, kitap, makale içinden neleri kaçırıyoruz kimbilir.
Spartacus'un her yazısı, her cümlesini değerli bulurum. Ahh bir de bazan uzun uzun yazmasa! :)
Uzun yazılarını da hızlı okuma tekniğinde olduğu gibi kelime kelime değil tüm cümleyi aynı anda görerek cümle cümle okuyorum. Sonuçta hızlı okuma tekniği de yazılanları en kısa sürede okuyup anlayabilme amacını taşıyor ama kelime kelime okumanın hazzını ve bilgi hazinemize kazancını sağlamıyor.
Katılıyorum, Psiko gerçekten iyi terziymiş..

28-08-2007 13:03

Re: Merhaba
 


"Sizi "Acemi nalbant maldan acemi doktor candan eder" atalar sözünün gereğini
yapmaya davet ediyorum."

Madem öyle "İNSANİ OLAN HER ŞEY KABULÜM." olan imzanı değiştir o halde *:P

frodo 28-08-2007 13:07

Re: Merhaba
 
"Acemi terzilik" o tanım kapsamında değil
:)

ozgur_beyin 28-08-2007 13:22

Re: Merhaba
 
Sevgili spartacus, bir sorum ve birde ricam var.
Sorum şu.
''Pancar tarlası kaynaklı'' hastalık ne?
Ricam ise, şu. Eşi menendi bulunmayan, HÜBELEHÜB müdür, hübtelehüb müdür, nedir? Bu tanrının adını değiştir.
Telaffuz etmekte zorlanıyorum. *Yanlış manlış telaffuz ederim, günah yazar diye *korkuyorum. :lol:

spartacus 28-08-2007 13:23

Re: Merhaba
 
:)
Bende biraz yoğunlaşma sorunu var, çevresel faktörler işyeri ortamı, hemen yaz çık dışında birde kendimden kaynaklı, tam yazacam kelimeler aklıma gelmiyor, unutuyorum, neydi, neydi demeye başlıyorum : )

Bendede aynı durum var, her yazılanı okuma çabası, bende cidden Sevgili Pante'nin yazılarını okurken mutlu oluyorum, mızrağı çuvala sokmayan, insanı ötelemeyen ve kendisine ayrıcalık tanımayan yazılar, bir elinde kalem diğer elinde silgi ile gezmeyen yazılar.

spartacus 28-08-2007 13:27

Re: Merhaba
 
Sevgili Ozgur_Beyin
içinden O'na nasıl hitap etmek istiyorsan öyle hitap edebilirsin bunun için herhangi bir kural yoktur. Yalnız buyrukların patenti başka, o yalnızca Heptelehübü'ye ait :)

İnek neden öldü bilmiyorum yani rahatsızlık olarak, ama 1-2 ay boyunca sürekli pancar yaprağı yemekden ishal olduğu ve bu nedenle öldüğü söylendi. Çünkü ben o Çamurdan arabayı o kadar sürede tamamlamıştım.

ozgur_beyin 28-08-2007 13:33

Re: Merhaba
 
:lol: *:lol:

28-08-2007 14:38

Re: Merhaba
 
Adım *yüce *Heptelehübü, *yer *ve *göklerin *yaratıldığı *gün *doğdum, *and *olsun *ki *bu *göğün *yerden *ayrıldığı *günki *yüzünde *yazılıdır. *Bana *inanmyanlar *ve *benim *dediğimi *yapmayanlar *için *korkunç *azaplar *olacağını *biliyorum, *hatta *öte *dünyada *olduğu *gibi *bu *dünyadada *bir *çok *rezilliklerin *olacağı *gibi. *Tam *donanımlı *inanç *örgütünü *kurduğum *gün, *bilmek *değil *uygulama *safhasına *geçeceğim, *bana *inanmayanlar *için *idam *sehpaları *hazırlatacağım. *İnsanlık *için *çok *iyi *ve *gelecek *için *ve *gelecekde *sonsuz *mutlu *bir *hayat *sürmek *isteyenlerin *hayalleri *için *böyle *çok *mutlu *bir *müjdesi *var *Heptelehübünün.


sevgili ve şefkatli heptelehübü,

yer ve göklerin yaratıldığı gün seninle birlikte doğduk.ben ve sen hep vardık,hep varolacağız,şu an insan olarak bedenlenmiş durumdayım.ruhum bedenime,bedenim de bu dünyaya ve içine düştüğüm yaşamıma hapis.benimle beraber bu hapisliği paylaşan bir sürü yoldaşım var.bir gün elbette bedenimden sıyrılacağım,bundan öncekini hatırlamadığım gibi,bundan sonraki dönüşümümü de hayalliyemiyorum ama farkındalık seviyem artarsa benimle paylaşacağını hissediyorum

burada sana inanmayanlara korkunç azap vaad eden ve idam sehpaları kurmaya kalkan biri var yine.senin benimle aracısız konuştuğundan haberi yok ama seninle konuşmayı başaramayan yaşam korkusuyla sığınma arayan diğer yoldaşlarımı kandırıyor.örgütten filan bahsediyor,dünyalığı toplayıp,bu da floridada keyif sürecek gibi.bilmediğini en çok bilen *spartacus kuluna *:D söyle bir insan için kurulacak en büyük idam sehpası seni bilememek değil, yaşam farkındalığını kaçırmaktır.

spartacus 28-08-2007 14:58

Re: Merhaba
 
:):)

Florida uzak bir Cennet, bir yudumluk su gibi, ben ayağımın değdiği her karış torpağı istiyorum çünkü yaşam farkındalığını kaçırmamak gibi bir durumum var.:twisted:

28-08-2007 16:01

Re: Merhaba
 
bu sitede bulunmak beni şimdi olduğu gibi bazen gülümsetiyor.hepimiz insanız ama zihinimiz birbirinden ne kadar farklı

sadece ayağının değdiği her karış toprağı istiyen biri varken,ayağımın bastığımın ötesi nedir diyerek ötedeki farkındalığa ulaşmaya çalışan,kendi içini kazanlarda var.kuşkusuz toprağa ayağı basan, kazmayı sallayandan daha hoşnut ve kendinden emin.işte ayağı,işte toprak

K.C. 28-08-2007 17:34

Re: Merhaba
 
Sevgili Sparta,
Senden hep çekindim (niyeyse) :)
Bu taraftan bakınca hafıza sorunları yaşayan birine hiç benzemediğin için belki.

O sorunları ben de fakülte son sınıftan beri (16 yıldır falan) yaşıyorum. Bir ara annemin adını unutmuştum, "kasap" kelimesi aklıma gelmiyor "et satılan yer" diye tarif ediyordum ve daha bunun gibi pekçok vakıa.. Hızlı konuşanlara hayret ederim. O kelimeleri hafızalarından nasıl oluyor da bu kadar çabuk çıkarabiliyorlar yahu? *:roll:

mhmd 28-08-2007 17:49

Re: Merhaba
 
Sn. spartacus,

Değerli hocam. Sn. psikokemoterapi hocam ile şahsen tanışırız. Gerçekten de çok iyi bir terzidir kendisi.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın.

spartacus 28-08-2007 17:59

Re: Merhaba
 
Sevgili ikikereiki, adımlarım durmaksızın, durmaksızın, durmaksızın, işte Heptelehübü felsefesi ve Florida neçi, ayağımın değdiği her karış toprak :)

Sevili K.C. Okul yıllarında bende de olurdu böyle şeyler, ancak bu daha başka bir şeydi, 2002 yılında 4 ay bir fiil yatalaktım, tedaviden sonra ise bir gün Annemi aramak geldi aklıma, bir türlü adını hatırlayamadım, telefon diyorum ezberimde yok, sonra Babamın adı derken bazı şeyler istediğim anda aklıma gelmiyordu ilk böyle farkettim, ne yaparsam yapayım olmuyor. :)

Eskiden yani 2003-2004 yıllarında çok daha etken yaşadım bunu, 1 sene herhangi bir iş arama faaliyetinde bulunmadım bile, belki psikolojikti diyorum ama, doktor uzun süreli yüksek ateşden kayanaklı olabileceğini söyledi, anılar konusunda bir sorun yaşamıyordum, genelde özel isim, tarihler, kitap isimleri yada en önemlisi gündelik dilde bile konuşulan keliemeler anlık aklıma gelmiyor, çoğunlukla yazıları yazarken google diğer uçta bekliyor, aklıma gelmesi için O'na soruyorum bazen yanımda birileri var ise O'na, hani diyorum şu kelime vardı şu olurda şöyle denirdi neydi :)...

28-08-2007 18:00

Re: Merhaba
 
Sevgili spartacus,

Hafızanı kaybetmiş halin buysa kaybetmemişinden hebelehübü hepimizi korusun *:lol:

Tanıştığımıza memnun oldum.

spartacus 28-08-2007 19:40

Re: Merhaba
 
Sevgili Mhmmd ve Sevgili Yfln(Youef) teşekkür ederim.

Subat 29-08-2007 09:15

Re: Merhaba
 
Bir iki söz de ben söyleyeyim dedim.
Burdan daha önce dile getirmiştim. Sorgulamayan bir müslümanken(!) harun yahya okuyup "bu ne saçmalıktır" diyerek biraz araştırma yaptım. Sonraları başka bir sitede yazmaya başladım. Daha doğrusu sormaya..
İşte onca soruya özenerek cevap veren tek kişi vardı. O da spartacus abimdi. Öğrenmede çektiğim güçlükleri fark edince aynı şeyleri tekrar tekrar söylemesi etkiledi belki de beni. Sonra tüm yazdıklarını okumaya başladım *:D *Özellikle yazım dili ile bir çok katkısı olmuştur bana spartacus abimin..

Aradan iki üç yıl gibi vakit geçti. Ulaşmak istedim ve bir kaç küçük sohbetten sonra bana burayı önerdi. Bir iki de isim söyledi ama açık etmeyeyim şimdi *:D *:D *
O gün bugündür bu sitede bir çok kişinin yazısını okuyacağım diye işimden olacam en sonunda *:D *artık aranızda iş veren birisi vardır diyor ve ilk kovuluşumda kapınızı çalacağımı bildiriyorum.

Ayrıca bu güzel ortamı yaratan herkese de sonsuz teşekkür ediyorum.

spartacus 29-08-2007 11:59

Re: Merhaba
 
:)

Yıldıztozu 19-05-2016 19:52

Merhaba spartacus, hoşgeldin :)

Sen de eskiden müslüman mıydın acaba?

turin 19-05-2016 22:29

Hopppaaaaaa, süpermiş:)

ben işimden oldum bu adam yüzünden:p

Şaka bir yana psiko iyi terziymiş, kendi gitmiş ama ceket duruyor, sahip çıkıyor mekana;)

spartacus 20-05-2016 05:28

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 586122)
Merhaba spartacus, hoşgeldin :)

Sen de eskiden müslüman mıydın acaba?

:)
Bir peygamberdim...

Orta 1 ve lise 1
Yurtta geçti, yurt ise Fettullahçıların elindeydi...

Herhangi bir dine mensup olmadım, evrenseldim ve bir peygamberdim, bu 2-3 seneden fazla sürmedi(orta1-orta3 arası), putataparları gördüm, çok idiler ve Yurdun mescidinde sürekli eğilip kalkıyorlardı ve durmaksızın görmedikleri, duymadıkları, onalrıda duymadığı açık bir yerlerden bir şeyler istiyorlardı, bana göre bunlar kandırılmıştı, puta tapıyorlardı.tabi ilk senelerde bende etkilenmiştim, oradan biliyorum, toplamda toplasan 3 kez namaza girmişimdir, anladım bu bir saçmalıktı, sözde Allah'ın şanına da yakışmıyordu. Hele onca sıfat yüklenmişti ki, hiç yakışmadığı gibi tamamen anlamsızdı, riyakarcaydı. - Orta 3 de ise ateist idim denebilir :)

"ictenlik" 29-10-2017 15:42

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 79092)
Adım yüce Heptelehübü, yer ve göklerin yaratıldığı gün doğdum, and olsun ki bu göğün yerden ayrıldığı günki yüzünde yazılıdır. Bana inanmyanlar ve benim dediğimi yapmayanlar için korkunç azaplar olacağını biliyorum, hatta öte dünyada olduğu gibi bu dünyadada bir çok rezilliklerin olacağı gibi. Tam donanımlı inanç örgütünü kurduğum gün, bilmek değil uygulama safhasına geçeceğim, bana inanmayanlar için idam sehpaları hazırlatacağım. İnsanlık için çok iyi ve gelecek için ve gelecekde sonsuz mutlu bir hayat sürmek isteyenlerin hayalleri için böyle çok mutlu bir müjdesi var Heptelehübünün.
Site ile tanışıklığım ne zaman oldu anımsamıyorum, ama uzun zaman önceydi. O zamanlar 2002 yılında geçirdiğim ateşli bir rahatsızlığın etkileri vardı üzerimde, aracımın dahi plakasını ezberleyemez araçtan ayrıldığımda plaka lazım olursa okumak için Ruhsatı yanımda taşırdım. Anımsadığım İlhan Arsel sitesi ile ilgilenmek ve sitenin tasarımını yapmak için girişimlerde bulunuyordum, ancak bu mümkün olmamıştı. O kadar saldırı sonunda Gökten zembille inen, benden giden bir-kaç destek mailine güvenilmesini beklemek abes olurdu. O zamanlar madem İlhan Arsel'in sitesi var Turan Dursun'da vardır dedim ve arama motoruna yazarak siteye eriştim...

Zırt pırt kullanıcı adımı : ), şifremi unutuyordum, ilk aldığım üyelik bir saldırı sonrasında erişim dışı kaldı. Uzun bir müddet işlerimden dolayı internet ile fazla ilgilenemedim, döndüğümde ise doğal olarak yine şifremi anımsamıyordum, üye olurken hangi maili yazdığımıda bilmediğim gibi, zaten maillerimin şifrelerini de anımsamıyordum. Spartakus_ olarak üye olmuşum, sonra yine bunu unutmuştum, bir gün bir arkadaşımız Tarihi Kadim'e Ek adlı başlığı aldı çıkarttı, o zaman hatırladım. Bir mail adresime sürekli Turan Dursun sitesinden otomatik mailler geliyor ama ben bu mail adresi ile üye değilim diye düşünüyordum, en sonunda suçlu nicki bu sayede bulmuş oldum... Bu zamanlarda ise artık eski rahatsızlığın izleri kalmamamış, artık aracımın plakasını anımsamak için yanımda ruhsat taşımak zorunda kalmıyordum(Şirket aracınınkisini ise 1 yıl yine taşıdım ama bunu çaktırmıyoruz :)). İşte bu nedenledir ki Spartacus Nicki kalıcı oldu :)

Çocukluğum bir dönem Ankara .... yoksul geçti, 2002 yılına kadar sağlam bir hafızaya sahiptim, o kadar ki çok ama çok küçük yaşlarımı dahi hatırlıyordum. Neyse o günler hakkında hatırladığım çok fazla bir şey yok şimdi, bol kitaplı ve dergili bir evdi İstanbul'a evi taşıyan kamyon ile gelmiştik. İlkokul yılları ise İstanbul'da sürdü, Ağabeyim benden 1 yıl önce okula gittiği için ve evde annemle olan okuma uğrşlarından dolayı, benim için hevesli bir şey olsa gerek, bir defter ve bir kalemde benim elimde okul öncesi ilk yıl bu çabalara katılmakla geçti. Okula başladığımda ise zaten hem okur hemde yazardım, babam sınıf atlatılmamı kabul etmedi, kırmızı bir kurdale ile gezdim :)

Darbe sonrası ise malum, babaannem ve Dedem bir gün pat diye çıkageldi, yolculuk köye oldu. Ev sahibine ödeyemediğimiz kira için evdeki eşyaları bırakmışlardı ve hiç unutmuyorum bazı eşyalar içinde tartışılmıştı. Köyde ise okula devam eder, Tarlaya giden ebeveynler Samanlıkta sadece bizlerin bildiği bir yere Azık(yiyecek) bırakırlardı, köy ekmeği ve içinde tahin helvası, öğlenleri onu yer tekrar okula giderdik. Yazın ise İnek güder, bol bol toprakla oynar, karıncaları izlerdim, karıncaları izlemek alışkanlık olmuştu ve tabi ölmüşlerine mezar yapmak ayrı bir şey. Biraz daha büyüyünce kenarından dere akan Pancar tarlasına götürür oldum inekleri, çünkü bir arabam olmalıydı, uzun süren ve her akşam ettiğim duaların sonunda küçük bir arabam olmadı, bende dere kenarında içine rahatlıkla sığacağım büyüklükte çamurdan bir otomobil yapmıştım, sanırım şimdi olacaktı, çünkü şimdi duam bir araba olması değil, var olan o arabanın yürütülmesi içindi. Buda olmadı ama hayvanlar sürekli yedikleri pancardan ishal oldular, ardında küçük bir dayak yedim, en sevdiğim buzağılığından elimde büyüyen ineğimi benden ve pancar tarlası kaynaklı yakalandığı rahatsızlıktan dolayı kaybettim, bir arabam olmamıştı ama ineğimi araba sevdasına kaybetmiştim... Köyde sürekli bizimle dalga geçilirdi çünkü hiç küfür etmezmişisiz, inekleride güderken sopa kullanmaz, ellerimiz omuzlarında onlarla arkadaşca gider arkadaşça dönermişiz, neymiş ineklerin arkadaşıymışız :)...

Eskiden kalma ve yangından kurtulmuş kültür-edebiyat politka dergilerini okurdum, evde ne varsa okurdum, sürekli okurdum.. Ortaokul yılları ise bir yurtda geçti ve tam imanlı, donanımlı 3 yıldı...

Bir Tanrı inancından nasıl vazgeçtim, çokda önemli görmüyorum çünkü böyle bir inancın olma zorunluluğu zaten bunu anlamsız kılıyordu. İnanç insani bir şey olsa gerekti, Tanrı'da bu koşula olan bağımlılığıyla yine öyle..

Sonra lise, sonra yine okul derken..... 13 yıl aktif siyasetle ilgilendim, sosyalist düşünce ile, çok yoğun bir şekilde sosyal tarih ve felsefe okudum, Türkiye'de siyasetin sadece tabular üzerinden yürüdüğünü gördüğümde ise şok yaşadım, uzun bir dönem aksi için çalıştım ama kutsallar afaki yıkılamıyordu çünkü günceldi ve sürekli kendisini yeniden üretiyordu ve sürekli anti demokratik tutum ve düşüncelere meşruiyet zemini oluyorlardı! Ve aydınlanmanın özünde tabuları yıkmakda olduğunu anladım.

Sitede Yönetim'de yer almam teklifi ise Psikokemoterapi'den gelmişti, tek bir şartım olmuştu, Oda bana ölçtüğü ve biçtiği ceketin bana çok büyük gelmesi halinde, O'nun kötü bir terzi olduğunu düşüneceğimi, her şeyden evvel iyi ölçüp, biçtiğine dair emin olmasını istemiştim.. Hala ceketten değil, cüssemden şüphelerim var :twisted:

-yazdıklarım tamamen gerçek-hayal ürünü ve uydurma değiller -

merhaba adım şimdi uydurtu ,bir dönem sanalmanik diye anıldım/gezdim...
bu adı bir gaste küpüründe onyedilerimde kendime koyduğum bipolar/manik teşhisi üzerine aldım
ilk uydurduğum ad birikinti olmalı..ad uydurmayı seviyordum..
yeni olmalıydı. kullanılmamış ve dilsel kalıbı aşan...

sanırım yer ve gök yaratılmadan doğduk/doğmuş olmalıyız
sanırım -bunu- doğmadık-..bunu bilmiyorum.. bunu geçelim

bizi dinlemeyenler için ilginç şeyler olabileceğini ise şimdi farkediyoruz/şimdi seziyoruz
(...)
2010-2011 yılında geçirdiğim sanrılı bir sanrısallıktan sonra ne olduğumu bilmiyorum
1,5 yaşında ateşli bir bronşit ve (..) penisilin hikayem var ve bir başka 41+ ateş havalemde kendimi tanımadığım ve televizyon için bu ne diye sorduğum anlatılır..
bütün köyün telefon rehberini ezbere biliyordum-bana soruyorlardı-unutmazdım
Haftalık TV programını (TRT 1) bana soruyorlardı..
(başka hikayeler-im-de var..)
sonra da bunların izlerini sürdüm-başka hikayelerimde var anlatmadığım şimdilik
köylerde iğneciler vardır ve eski evler-kabuslar.

2010-2011 li yıllarda geçirdiğim sanrılı bir sanrısallık;
beni bir eve kapattılar-ailemin yanına
Tam öyle olmadı ama 6 ay sanrısallık gibi diyelim...
işi bırakmıştım-çalışamıyordum
belki hala da öyledir.öyleyimdir...

anımsadığım ve bildiğim tek şey bu işlerle ilgilenmek
bu işler dediğim bu işler -
yaşamak bayat

şifrelerimi unutmam ve 32 hanelik google şifrem dilden kendi oluşturduğum (harfleri harflerle değiştirme mantığıyla kurulu yeni) bir dilden kuruludur
ama bir süre (süper) paranoyalar yaşadım. bunları biri ele geçirecek diye
zaten ondan kuruldu 32 hane

Çocukluğum Ordu (köyleri), gençliğim de öyle yakın
büyük binalardan korkardım. düş kabus görürdüm çünkü bir köyde yer üstünde büyüdüm

(şimdi daha çok şeyi anlıyorum--kötü kabuslarım vardı-..Herşeyi (sıralamayı ve sıralamaları ve sıralamalı düşünmeyi) birbirine karıştırıyorum bu 2010-2011 in mirasıdır)

2010-2011 yılına kadar kendimi düzenli ifade edilebilen bir yapıya ve kimliğe sahiptim

2010-2011 yılından sonra yazdığım harfleri bile sıraya koyamıyorum . Bilgisayar kullanmak/yazmak benim için çok zor oluyor
Tekrar tekrar okuyup düzeltmem gerekiyor
çalışmak benim için çok zor ve bu konuda yardım ve desteğe ihtiyacım var...

Köpeğe sıcak tereyağlı köy ekmeği verdiğimiz hatırlıyorum kardeşimle
onu hatırlıyorum.
okula giderken köpekten geçemezdimk. Üç kapıda köpek vardı. Bir de köyde arayol.bahçe yolu. oraya mı dalsak diye düşünürdük...
Adamın köpeği. Köpekler adama benziyor
Niye köpek bağlarla ki, salarlar ki kapıya. Çocuklar o yoldan geçmez mi?
Çocukların korktuklarını bilmezler mi?
Bugün kü aklım olsa o adamları vururdum..anasını bellerdim..ders verirdim..tınmazdım-korkmazdım da..
Bu adamın bir köpeğini vurmuş adamın biri..çektiği silahla.. sonra öğrendim...
adam baksan adam gibi biri-çocukları anlamıyorlar..
---
Sonra sonra köyde köpekler kalmadı azaldı ya da değişti (kuyruk sallayan cinsten oldular)

İnekte güttüm tavukta yimledim
sabahları elimizde mısırla (saat 6 da ) tavuklara koştururduk. tavukları salma işi var
inekler ise sağılacaklar

evde zaman zaman (genelde aylık) alınan bilim teknik dergileri, belki başka objeler/dergiler , pazartesi (hafta günü olduğu için) alınan gazeteler, bir kaç değişik kitap, din tarihi ansiklopedisi, sağlık ansiklopedisi ve klasik ansiklopedi gibi içerikler vardı-okurduk/tarardık
Bulduğum herşeyi okuduğum için yergi aldığım oldu.. Örneğin arılara bakarken (arı kovanı ve arı bakma işi) arı kovanına kapatılmış gazetenin bile hemen her kelimesini okumaya girişirdim..

Çamurdan, topraktan, kayadan ve tuğladan arabalarla oynadım
Biz yapraklı yeşil ağaç dallarından ev yapardık.bunu severdik..
Pıtıkta oynadık, çelik çonakta...

(bunların hiçbiri gerçek gelmiyor?? neden??
ama bunlar oldu anılarım taptaze)

İneklerle oyun oynardık
İnekleri dansettirirdik.. Onları sıçrarken, kıçmık atarken ve dansederken gördüm
İki ayrı ineğimizi de bir köpeğin oyun oynayışı gibi
12 yaşımda çocukluğumuzdan itibaren bizle beraber olan bir ineği götürmüştü satmıştı babam. O ineği de o günü de unutamam... İnek hamsi başı sabun ve yeşil domates yerdi...
Kafalarından yaklaşır kafalarından sarılırdım onlara..boynuzları tutarak zaptederdim. Önden alırdım tam önünde dururdum

Kersen kokan ineğin sütünü içtim. Kersen ağaçlara ve taşlara saran bir tür sarmaşık... İnek yer yemez süt buğurlanır-ağır bir koku alır hatta yoğurdunu kimse yiyemez nerdeyse...

Arılara verilen şeker şerbetinden (başında durmadığımız için, baba sözü dinlemediğimiz için) ölen ve gömülen ineğimiz oldu..Üzerine kum ve çakıl eleği ve türlü zırvalık bırakılıp ekip diktiğimiz bir yere gömüldü...

Sapanla (kuş lastikle) öldürdüğüm ilk kuşa cenaze yapıp bir hafta ağlamıştım. bunu bir oyun olarak görüyordum.
Dualar okuyordum -
Bu sarsıntı bir hafta sürdü..
Bir hafta sarsıntı ve travma geçirmiştim. o kadar ağladım ki. O kadar dua ettim ki

Anneannemlerin köyünde küfredilirdi. herkes küfrederdi... bu bana değişik geliyordu/gelmişti...

Okula gitmeden okuduğumu, okumayı bildiğimi ve öğrendiğimi (sonra unuttuğumu) sanıyordu m (sonra nasıl unuttum diye soruyordum kendime) ve bu gerçek

(başka şeylerde var..)

İnancım (tanrı inancım) ne zaman vardı/yoktu onu karıştırıyorum. Bazen var bazen yok gibi
3 ya da 1 yaşında ağır ateşli salgın...ve kabuslar.
çocuklarda da şimdi benzerleri var onu farkediyorum
şimdi onun için burlardayım daha çok. çocuklarım için şimdi .olanı anlamak çözmek/gidermek için
çocuklarda gördüğümde benzerini başladı telaş
kızımda bende olanları -benzerini gördüğümde başladı telaş -oldu
bende olanlar (beni buraya) getirdi ve şimdi oğlumda olacaklar/olanlar
--

Her yağmurda çıkar yol kenarında akan suya çamur ve taş toprakla baraj göllerdik
İki kardeş büyüdük
Bol kavga ederdik, birbirimizi yerdik.
Hiç bi şeyi yazmak istemiyorum
anlamıyorum
--

sosyalist düşünce denilenle şimdi ilgiliyim- yeni yeni başlıyorum ona ben.
Eskiden ütopya yazardım. Hatta bir gecede-günde ütopya yazdığım eski bir müzik defterini hala ararım
Çok gariplikler yaşadım onu biliyorum...
yazdıklarım gerçektir..dalga geçmiyorum
başka şeylerde biliyorum.../kendimce...

-saygıyla selam!

"ictenlik" 25-06-2018 21:22

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 79092)
Adım yüce Heptelehübü, yer ve göklerin yaratıldığı gün doğdum, and olsun ki bu göğün yerden ayrıldığı günki yüzünde yazılıdır. Bana inanmyanlar ve benim dediğimi yapmayanlar için korkunç azaplar olacağını biliyorum, hatta öte dünyada olduğu gibi bu dünyadada bir çok rezilliklerin olacağı gibi. Tam donanımlı inanç örgütünü kurduğum gün, bilmek değil uygulama safhasına geçeceğim, bana inanmayanlar için idam sehpaları hazırlatacağım. İnsanlık için çok iyi ve gelecek için ve gelecekde sonsuz mutlu bir hayat sürmek isteyenlerin hayalleri için böyle çok mutlu bir müjdesi var Heptelehübünün.
[hr:cfe00d2fea]
Site ile tanışıklığım ne zaman oldu anımsamıyorum, ama uzun zaman önceydi. O zamanlar 2002 yılında geçirdiğim ateşli bir rahatsızlığın etkileri vardı üzerimde, aracımın dahi plakasını ezberleyemez araçtan ayrıldığımda plaka lazım olursa okumak için Ruhsatı yanımda taşırdım. Anımsadığım İlhan Arsel sitesi ile ilgilenmek ve sitenin tasarımını yapmak için girişimlerde bulunuyordum, ancak bu mümkün olmamıştı. O kadar saldırı sonunda Gökten zembille inen, benden giden bir-kaç destek mailine güvenilmesini beklemek abes olurdu. O zamanlar madem İlhan Arsel'in sitesi var Turan Dursun'da vardır dedim ve arama motoruna yazarak siteye eriştim...

Zırt pırt kullanıcı adımı : ), şifremi unutuyordum, ilk aldığım üyelik bir saldırı sonrasında erişim dışı kaldı. Uzun bir müddet işlerimden dolayı internet ile fazla ilgilenemedim, döndüğümde ise doğal olarak yine şifremi anımsamıyordum, üye olurken hangi maili yazdığımıda bilmediğim gibi, zaten maillerimin şifrelerini de anımsamıyordum. Spartakus_ olarak üye olmuşum, sonra yine bunu unutmuştum, bir gün bir arkadaşımız Tarihi Kadim'e Ek adlı başlığı aldı çıkarttı, o zaman hatırladım. Bir mail adresime sürekli Turan Dursun sitesinden otomatik mailler geliyor ama ben bu mail adresi ile üye değilim diye düşünüyordum, en sonunda suçlu nicki bu sayede bulmuş oldum... Bu zamanlarda ise artık eski rahatsızlığın izleri kalmamamış, artık aracımın plakasını anımsamak için yanımda ruhsat taşımak zorunda kalmıyordum(Şirket aracınınkisini ise 1 yıl yine taşıdım ama bunu çaktırmıyoruz :)). İşte bu nedenledir ki Spartacus Nicki kalıcı oldu :)

Çocukluğum bir dönem Ankara .... yoksul geçti, 2002 yılına kadar sağlam bir hafızaya sahiptim, o kadar ki çok ama çok küçük yaşlarımı dahi hatırlıyordum. Neyse o günler hakkında hatırladığım çok fazla bir şey yok şimdi, bol kitaplı ve dergili bir evdi İstanbul'a evi taşıyan kamyon ile gelmiştik. İlkokul yılları ise İstanbul'da sürdü, Ağabeyim benden 1 yıl önce okula gittiği için ve evde annemle olan okuma uğrşlarından dolayı, benim için hevesli bir şey olsa gerek, bir defter ve bir kalemde benim elimde okul öncesi ilk yıl bu çabalara katılmakla geçti. Okula başladığımda ise zaten hem okur hemde yazardım, babam sınıf atlatılmamı kabul etmedi, kırmızı bir kurdale ile gezdim :)

Darbe sonrası ise malum, babaannem ve Dedem bir gün pat diye çıkageldi, yolculuk köye oldu. Ev sahibine ödeyemediğimiz kira için evdeki eşyaları bırakmışlardı ve hiç unutmuyorum bazı eşyalar içinde tartışılmıştı. Köyde ise okula devam eder, Tarlaya giden ebeveynler Samanlıkta sadece bizlerin bildiği bir yere Azık(yiyecek) bırakırlardı, köy ekmeği ve içinde tahin helvası, öğlenleri onu yer tekrar okula giderdik. Yazın ise İnek güder, bol bol toprakla oynar, karıncaları izlerdim, karıncaları izlemek alışkanlık olmuştu ve tabi ölmüşlerine mezar yapmak ayrı bir şey. Biraz daha büyüyünce kenarından dere akan Pancar tarlasına götürür oldum inekleri, çünkü bir arabam olmalıydı, uzun süren ve her akşam ettiğim duaların sonunda küçük bir arabam olmadı, bende dere kenarında içine rahatlıkla sığacağım büyüklükte çamurdan bir otomobil yapmıştım, sanırım şimdi olacaktı, çünkü şimdi duam bir araba olması değil, var olan o arabanın yürütülmesi içindi. Buda olmadı ama hayvanlar sürekli yedikleri pancardan ishal oldular, ardında küçük bir dayak yedim, en sevdiğim buzağılığından elimde büyüyen ineğimi benden ve pancar tarlası kaynaklı yakalandığı rahatsızlıktan dolayı kaybettim, bir arabam olmamıştı ama ineğimi araba sevdasına kaybetmiştim... Köyde sürekli bizimle dalga geçilirdi çünkü hiç küfür etmezmişisiz, inekleride güderken sopa kullanmaz, ellerimiz omuzlarında onlarla arkadaşca gider arkadaşça dönermişiz, neymiş ineklerin arkadaşıymışız :)...

Eskiden kalma ve yangından kurtulmuş kültür-edebiyat politka dergilerini okurdum, evde ne varsa okurdum, sürekli okurdum.. Ortaokul yılları ise bir yurtda geçti ve tam imanlı, donanımlı 3 yıldı...

Bir Tanrı inancından nasıl vazgeçtim, çokda önemli görmüyorum çünkü böyle bir inancın olma zorunluluğu zaten bunu anlamsız kılıyordu. İnanç insani bir şey olsa gerekti, Tanrı'da bu koşula olan bağımlılığıyla yine öyle..

Sonra lise, sonra yine okul derken..... 13 yıl aktif siyasetle ilgilendim, sosyalist düşünce ile, çok yoğun bir şekilde sosyal tarih ve felsefe okudum, Türkiye'de siyasetin sadece tabular üzerinden yürüdüğünü gördüğümde ise şok yaşadım, uzun bir dönem aksi için çalıştım ama kutsallar afaki yıkılamıyordu çünkü günceldi ve sürekli kendisini yeniden üretiyordu ve sürekli anti demokratik tutum ve düşüncelere meşruiyet zemini oluyorlardı! Ve aydınlanmanın özünde tabuları yıkmakda olduğunu anladım.

Sitede Yönetim'de yer almam teklifi ise Psikokemoterapi'den gelmişti, tek bir şartım olmuştu, Oda bana ölçtüğü ve biçtiği ceketin bana çok büyük gelmesi halinde, O'nun kötü bir terzi olduğunu düşüneceğimi, her şeyden evvel iyi ölçüp, biçtiğine dair emin olmasını istemiştim.. Hala ceketten değil, cüssemden şüphelerim var :twisted:

tam donanımlı inanç örgütünüz evet bekliyoruz sizden bunu yüce heptelebü

diyor ki Kasyopya yüce heptelebü
(ya anlaşılayım ya da basıp gideyim çünkü öyle hissediyorum artık)

Bu tekniğin gücüyle, tam silah donanımlı olarak YAPMA güdüsüne sahip birini hayal edebiliyor musun?

(okuyucu yorumum: burada teknik dediği zen olmalı. nefes tekniği ve meditasyona (derin düşünmeye) bir vurgu ama bu teknik ayrıca içte olanı bir dışavurma ve içini boşaltma tekniği..)

bu arada hafıza için ya da diğer problemler lütfen bir süreliğine keto diyet yapın yüce heptelebü

o kadar saldırı demek yüce heptelebüh

benim yani uydurtunun sanal kimliklerimin saldırılar sonrası ne hale geldiği ya da kaç yerden kovulduğu-m önemli mi?

saldırının ne olduğunu biliyorum ve hale gelmenin ne olduğunu biliyorum ve yıllaryılı çalışamamanın kendine bakamamanın dımdızlak kalmanın ve savaşmanın ne olduğunu biliyorum.. ateşli hastalıkları ve diğer bulantıları hala bzen kendini tanıyamayan beni, geceleri abuk subuk birine dönüşen çatışan tutarsız bozuk bir ben olmayı biliyorum yüce heptelebü...

varlık/varolmak hakkında söylenebilecek tek şey onun varolduğudur benzeri bir lafı var yüce Parmenides'in

böyle yazmak içimden geldi. üyelik kaybını umursamıyorum ya da dostlar kazanmayı ve kaybetmeyi de artık. çünkü benim hakkım da söylenebilecek tek şey var. elimde sadece kasyopya var ve olacak. burda 8 sene de üyelik döndersem türlü kılıkta kasyopya jargonuna kimlik ya da kaynaklık tutacağım ve daha da anlaşılmazsam bir suskunluk sonrası ve 3-4 senelik ingilizce öğrenme yolculuğu/emeği ve iletişim/mail bombardımanları düşünüyorum.

spartacus 25-06-2018 21:52

Merhaba uydurtu...

Senden öte mesih yok...

"ictenlik" 25-06-2018 23:12

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 623852)
Merhaba uydurtu...

Senden öte mesih yok...

ne yazacağımı bilemedim ya da bir cevap uyduramadım ama tamamen tinsel basınçlarla ya da nerdeyse bende otonom ya da elde olmayan süreç ve itkilerle ve çişini tutamamak gibi tutamamaklarla
son 7-8 yıldır belirtilen ifadeye benzer bir kalıba/sonuca girdim_ki kurtulmakta istiyordum....
mesih kurtuluş anlamına mı geliyor müjde mi?
mesihin etmiolojisine bakmalı bir cevap uyduruğu için ama uydurtunun uyduruğuna göre uydurtu tek kişi kalıbı olmayacak .öyle uydurup sıyrılacak bu işten. ama olursa ve uyarsa o da yüce heptelebü..

bu uymayacağı için çatışkı da kalacak şimdilik bu ve iletişim de askıda..öyle anlıyorum_

uydurtunun uydurtuyu hiçleme girişimleri de olmadı mı?

yaşam akışınızla yaşam akışımda ciddi ölçüde paralellikler _

ben bazı şeyleri gözardı edemiyorum_ bazı şeyleri söylemenin de yolunu bulamıyorum...
saçmasapan bir kişiyi olmak ve saçmasapan derecede bir kişi olmak
saçmasapan derecede saçmasapan kopukluklar
ve saçmasapan derecede sapmasapan diğer algılarım ve fikirlerimle benim ne yöne bilmediğimde ve ne yapacağımı bilmediğimde hissettiğim şeyden oluyor şu an...

yarın sabahın uydurtusunu bazen yazdıklarına pişman oluyor..

bazı şeyleri anlatamadığında olan şeyden oluyor diyor uydurtu
ama susmak istemediğinde olan bir diğer şeyden oluyor diyor uydurtu
ve uydurtu tuhaf hissediyor
gün ola hayrola diyor uydurtu
ama eksik yazmış ve yazamamış, diyememiş ulaşamamış, erişememiş ve boş bırakmış hissediyor uydurtu
uydurtu karanlık hissetmek istemiyor_içini dinleyip kendinde olanı takip edip bunları yaptı
uydurtu bunalmak istemiyor
uydurtu vicdanından bir yük atmak ya da vicdanı rahat uyumak ve rahatlamak gibi olan şeyden ve biraz yargısızlık gibi olan şeyden istiyor/arıyor ve bekliyor sadece...

bu ara burda yazan yarı deli kimliğin dışında orduya yolunuz düşerse mutlaka beklerim...
açık kimlik bilgisi ya da adres verebilirim.

bazen tanışmak işlevseldir diyor uydurtu...
bu kimliğim değil günlük hayattaki ve böyle de konuşmuyor.
bunları kim diyor yahu...

üzerimden tırlar ve dinozorlar geçmiş gibi..
hayat hep böyle mi olmalı..

uudurtu bir yolunu bulacak. başka bir yolunu ve formülünü..

uydurtu kişi olarak kişiyi değil de ve kişisini değil de bir metni koyuyor ve çıkarıyor/öneriyor olmalıydı yanılıyor muyum?
uydurtu kendini hiçleyip bir metinden ya da olgudan bahsediyor olmalıydı yanılıyor muyum?
uydurtu metni ortaya koymak için diğer şeyleri ortaya koyuyor koydu olmalı..
uydurtu zaten bunu yapamadıysa ve olamadıysa başkası yapmalı..

inanın bana son istediğim diğer bir kaç forumda yaptığım ve olduğu gibi bir kimlik olmaktı burda ..
bunu değerlendireceğim ben kendi içimde
uydurtu ve okb çözümlemesi .saçma alan.
yani merhaba başlığına ilgisiz tamam.siz moderatçrsünğz silebilirsiniz. uydurtuluğa verin..

bazı şeyleri görüp altta ve arkada yaşamak zor. bazı şeyleri aşmakta susmakta zor.
dostluk umudu ve paydaşlık, kaynaşlık ve yakınlıkta görülüp duyulup sezildiği için bu iletişim yapıldı ya da denendi..
kendinizi bana hiç benzetmiyor ve herhangi yakınlık duymuyor olabilirsiniz ama o evrakanın yakınında geziyoruz. o evrakayı bulacağım.sanırım ışığı gördük.bir kaç aya çıkar kokusu..

uydurtunun mesihlik misyonerlik benzeri bir kimlik büründüğü doğrudur.
uydurtunun benzer örtüde örüntüde hassasiyet taşıdığı doğrudur. uydurtu bu çözümlemeleri yaptı ancak kimse yük almak istemiyor gibi..

bi dakka uydurtu susamaz mı?
uydurtu diyojen gibi bir ataraksiya sessizlik ya da ilgisizliğe/tepkisizliğe bürünemez mi?

uydurtu bayım/bay spartacus
uydurtu buradaki hisleri çözümleyriemedi-açık ama uydurtu geri gelecek söz..

uydurtu çözümlemesini yazamıyor
uydurtu duygusal çözümlemesini yazamıyor
uydurtu iç bağlamı ve duygusal tabanı/art tabanı ve ilişik tabanı/bağlamını yazamıyor
uydurtu orjinal bağlamını/tabanını yazamıyor..
uydurtu düşündüklerini ve hissettiklerini duygusal ya da bilgisel taban uyuşmazlığından açamıyor
uydurtu olmak istemezdiniz o halde uydurtunun işi ne?

uydurtu pesetmez_başka bir yolunu bulur...

spartacus 25-06-2018 23:18

pes etmene veyana yol bulamana gerek yok, sorun yok. Devam.(seçim bittiğine göre devam diyebilirim artık).

"ictenlik" 26-06-2018 00:12

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 623861)
pes etmene veyana yol bulamana gerek yok, sorun yok. Devam.(seçim bittiğine göre devam diyebilirim artık).

uydurtu ilk kez 2013 te ateistforuma gidip elinde monoteizmi ve dinleri yıkabilecek ve tarihten kazıyabilecek bir done ve kaynak olduğunu söylediğinde de dinlenmedi.. uydurtu buna alışık...
uydurtu buna inanıyor evet o halde uydurtu pesetmeyecek
ve bu arada uydurtunun çizgisi ve yolu düz değil. uydurtu yol değiştirebiliyor..
ters paradigmik ve asimetrik yollar aramayı öğrendi ve öğreniyor.. bu ne saçma oldu uydurtu.
uydurtu hiçbirşeyin mesihi değil. uydurtunun bu tip bir ego yükü ve bağlamı yok. kitlesel mastürbasyon ve uyku zamanı ithal ve ihraç etmeyeceğim ve bundan kar sağlamayacağım/kazanmayacağım diyor.
uydurtu hiçe dağıtıyor ve bedavaya veriyor..
saçmalama uydurtu saçmalama..

bu arada merhaba postunuz böyle kullanıldığı için üzgünüm. yüce heptelebü olarak moderasyon yetkiniz var...

gerçekten bir ışık görmesem/sezmesem onu (düş) kovalamazdım ve gerçekten iki inek alıp köye dönesim var. lanet seçimler .o seçimleri sormanın bir yolunu bulacağım o müslümanlık dalgasıyla birlikte. açıktan domuz yeme özgürlüğü gelmeli.hiç aç kalmazdık burda.ölüp alevi olarak doğmalıyım..

seçim gecesi nasıldınız? nasıl hissettiniz? tuhaflıklar vardı gece kabus gibiydi uyuyamadım. referandum sabahı da benzer. kendimi tanımıyordum..
fransa da olaylar olduğu dönem böyleydi mesela çok kötü bir de 17 ağustos.depremi gecesi gibi mesela...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:14 .