![]() |
Re: Herkese merhabalar; hoş geldim! :)
Merhaba, hoş buldummmm *hoş buldum ay ben burayı pek hoş buldum :D *Bilim ve Ütopya dergisi sağ olsun, bu siteyi ordan haber aldım ve hemen üye oldum.
Arkadaşlar ben yeni emekli öğretmenim ama ücretli derse giriyorum. bir kızım bir oğlum var 19 seneden sonra anlaşarak boşandım. Boşandıktan sonra kitap okumaya fve kendimi daha iyi tanımaya fırsat bulabildim. Kitap okumaya birgün buz pateninde kolumu kırıp iki ay raporla evde dinlenmeye fırsatım olduğu zaman hep merak ettiğim Kuran la başladım.Çok değerli Turan Dursun öğretmenimizin kitaplarıyla devam ettim. Ama çoğu gibi hayal kırıklığına uğramak, bir boşluğa düşmek yerine kuşkularımın ve düşüncelerimin doğru olduğunu anladım. Kendimi bildim bileli *din ile ilgili birçok şey bana ters gelirdi. Çocukken herkes gibi ben de arkadaşlarımla Kuran kursuna gitmeye özenmiştim. Babam terslenerek zor izin vermişti. ilk gittiğim gün eve gelip babama gelip hocanın açık giyinirsek cehennemde nasıl yanacağımızı söylediğini anlattığımda babam bir küfür sallayıp bir daha oraya gitmek yok demişti. Sağ olsun benim hiç öğrenim görmemiş ama birçok öğrenim görenden çok daha zeki ve ilerici babam. )0 yaşında gözleri iyi görmediği için artık kitap okuyamıyor ama hala bulmaca çözüyor. Ona artık ben kitap okuyorum ve onunla her şeyi tartışıp paylaşabiliyorum. Sayesinde değil sanırım ama yönlendirmesiyle özgür bir zihne sahip olabildim ve her şeyi sorgular oldum. Dini sorgulayıp gerçeği görerek bilinçli bir ateist olalı çok oldu, artık bilimi sorgulamakla meşgulüm :D Bilimde de bana yanlış gelenler var ve kendimce doğrularını bulmaya çalışıyorum. Çünkü birçok gerçek önce akılla bulunmuş sonra test edilerek doğrulanmıştır. Ve bütün dünya yanlış bir tek sen doğru olabilirsin, Demokritos, galileo, Enstein ve daha niceleri gibi... * Bu arada yazmaya da çalışıyorum. Yazılarımdan bazıları yerel gazetede birkaçı da bilimsel dergilerin forum köşelerinde yayımlandı. Arkadaşlar başka bir sitede ateist grubu yöneticiliği *yapmıştım. *Grupta burdaki gibi ateist olmayanlar da vardı. Orada şunu daha iyi anladım ki çok yazık ki zihni zehirlenmiş olanlar kolay kolay bu zehirden kurtulamıyorlar. Onlara ne desen boş oluyor. Onlarla uğraşmak boşuna oluyor. Ama amacı bağcıyı dövmek değil de üzüm yemek olanlar yani amacı ateistlere küfretmek değil de gerçekten gerçeği merak edip arayanlar gerçeği görüp aydınlanabiliyorlar. *Bu arada Ateistlerin de amacı bağcıyı dövmek değil üzüm yemek yani karanlığa *küfretmek yerine bir mum yakıp zehirden kurtulmaya hazır olanlara yardımcı olmak, *olmalı. Tüm arkadaşlara selamlar, hoş ve yararlı sohbetler |
Re: Merhaba
Aramıza hoş geldiniz Nil
* *Size sormadan bir iş yaptım ve sizin kendi tanıtımınızı ayrı bir başlık altına aldım. Böylesi daha iyi olur diye düşündüm. Her üyemizin kendini ayrı bir başlık altında tanıtması ve ilk mesajlarını buradan atmasıydı amacımız. * * Ögretmen sayımız yok denecek kadar azdı herhalde, ayrıca bayan katılımcı olmanız da ayrı bir deger katıyor sitemize. Katkılarınızın daim olmasını diliyorum. * * Bu arada Bilim ve Ütopya dergisine de tekrar buradan selam yolluyorum. * * saygılarımla |
Re: Merhaba
Ama amacı bağcıyı dövmek değil de üzüm yemek olanlar yani amacı ateistlere küfretmek değil de gerçekten gerçeği merak edip arayanlar gerçeği görüp aydınlanabiliyorlar. Ateist olan insan direkt aydinlamis mi oluyor :-) kendi gerceginizi "tek gercek" olarak kabul edip sizin ile ayni gercekleri paylasmayanlar "aydin" olamaz mi ? o kadar aydin insan gördüm, duydum, okudum....ama aydin olmayi ateizime baglayani ilk defa burada okudum.... hosgeldiniz ateist olduktan sonra aydinlanan nil saygilarim ile " zihni zehirlenmiş" InVitatio |
Re: Merhaba
Hoşgeldiniz Nil Hanım.
Foruma katkılarınızdan ve değerli görüşlerinizden yararlanacağımızı sanıyorum. Özgür ve seviyeli bir forumda çok değerl insanlarla yazışacaksınız. Bu forum sizi daha çok okumaya ve araştırmaya yönlendirecek. Sürekli didişme ve polemiklerden ziyade araştırma ve makalelerin ağırlıkta olduğunu göreceksiniz. Hoş bulmanızla birlikte hoş *devam edeceğini de umuyorum. Saygılar. |
Re: Merhaba
Nil hanim,
* *Babaniz gibi insanlara hayranim. Hicbir ogrenim gormeden, sadece insan oldugumuzu farkederek size dogru ogutleri vermis. Etrafindakileri iyi analiz edebilen bir mantiga sahip oldugunu zannediyorum. Bunun icin ilim sart degil, kendinin ne oldugunun farkina varmak yeterlidir. Size hosgeldiniz der, babaniza da saygilarimi bildirmenizi rica ederim.. * * * * * Sevgiler.. |
Re: Merhaba
Sevgili nil hoşgeldiniz...
Pozitif psikolojiyle yoğurulmuş, sevgi görmüş ve göstermiş güvenli bir yüreği ağırlamaktan mutluyuz.. Umarım kalıcı olursunuz... Sevgiler... |
Re: Merhaba
Sayın nil ; Sitemize hoş geldiniz. "Tüm arkadaşlara selamlar, hoş ve yararlı sohbetler." nil Temenninize birebir katılan "Aydınlık" beyinlerin,buluşma noktası olan bu güzel siteden ışıklar almaya çalışan diğer bir "zihni zehirlenmiş" * * :) |
Re: Merhaba
Sn. nil,
Hoşgeldiniz. Bir öğretmen olarak "Zihni zehirlenmek" tabirini kullandınız. Oysa ki; farklı fikirilerin küçümsendiği ya da hakeret edildiği bir düzeyde olmamalı idi yazınız. Konfüçyus'un deyişi ile; "Hersey bir güzellige sahiptir fakat bunu herkes görmez." Der, usta. Ne de güzel der. Oysa sizin tabiriniz ile; Biz; zihni zehirlenmiş olanlardanız. (Kendimden bahsediyorum) Ne diyelim, öğretmen sizsiniz, bizler öğrenci... Hatalarımı, cehaletime bağışlayın |
Re: Merhaba
Degerli psiko ve mhmmd kardeslerim. Genel anlamda sizler de dogmalarin cocuk yaslarda zihinleri zehirledigini kabul edenlerdensiniz. Nil hanimin sozunu ustunuze alinmakla haksizlik ediyorsunuz. Siz ve sizin gibi insanlardan ibaret olsaydi iman gurubu, emin olun ateist diye birsey olmazdi. Sevgiler...
|
Re: Merhaba
Sevgili Nil,
Ozgurlukler ortamina hos geldiniz. Ozgurlukler devamli mucadele gerektirir. Umarim bu sitede kalici olur bilgi dunyamiza katkida bulunursunuz. |
Re: Merhaba
hoş geldiniz Nil hanım...dikkat ettiseniz bizim dincilerimiz farklıdır....Malum tarikatler her foruma farklı seviyede dinci görevlendiriyor, buranın eğitim seviyesi yüksek olduğundan bizimkiler de epeyi bir eğitimli, mesela basit bir gençlik sitesine girin orada görevli örneğin fethullaçı bir üye kazara bu siteye gelse ve yazayım, cevaplıyayım dese alim allah anında paramparça olur, yatay ve dikeyi bozulur garibimin :) * allah var yukarda yalan dimem bunlar epeyi iyi yetiştirilmiş... :)
|
Re: Merhaba
Hoşgeldiniz................
|
Re: Merhaba
Bu ne hoş karşılama arkadaşlar hepinize çok teşekkür ediyorum zihni zehirlenmişler de dahil:) Zihni zehirlenmiş arkadaşlar lütfen bozulmasınlar, çünkü ben bunu hakaret amaçlı değil gerçekten düşüncem öyle olduğu için söyledim. Siz de benim hakkımda böyle düşünebilirsiniz hakaret kabul etmem bu sizin düşüncenizdir:) Bilirsiniz yasalarda bunun yeri var. Eğer bir şeyi hakaret amaçlı değil de düşünceniz öyle olduğu için söylerseniz suç sayılmıyor.
Bence aydın kişinin yalnızca öğrenim görmüş okuyan araştıran bunları yaymaya uğraşan kişi olması yeterli değil. Bunların yanında ilerici, yenilikçi ve en önemlisi doğaüstü inançlardan kurtulmuş olması ve insanların da bundan kurtulması için uğraşan biri olması gerekiyor. Aydınlanmanın asıl anlamı da doğaüstü inançlardan kurtulmak olgu ve olaylara daha doğru bakabilmek, gerçek ve doğruları görebilmektir. Size bu konuyla ilgisi Bilim teknik dergisinde sansürlenerek ve cümleleri bozularak yayımlanmış olan *bir yazımın aslını gönderiyorum. Hepinize saygı ve sevgilerimle * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *BİLİMSEL DÜŞÜNMEK * * * * * * * *Evrendeki karşıtlıklardan biri de iki temel karşıt zihniyettir;bunlardan biri doğaüstünü esas alan zihniyet,diğeri bilimi esas alan zihniyettir. İnsanlar bilimin doğuşundan çok önceleri düşünmeye başladıklarından beri neyi açıklayamadılarsa oraya doğaüstü güçleri koymuşlar,doğaüstü güçlerle açıklamaya çalışmışlar.Böylece doğaüstü zihniyet doğmuş.Daha sonra bu zihniyetin içinde bilimsel zihniyet oluşmaya ve giderek bu zihniyetten ayrılmaya ve yine bu zihniyetle içiçe bilim oluşmaya başlamıştır.Bu süreç halen devam etmektedir.Tarih bu sürecin örnekleriyle doludur. Bilim doğaüstü zihniyetten ayrıldıkça bilinmeyenleri tamamen bilimsel olarak bilinir hale getirdikçe bilinmeyenler doğaüstü zihniyetten kurtulmuştur ve halen de kurtulmaya devam etmektedir.Fakat henüz bu sürecin başında sayılırız.Çünkü insanlık ve bilim daha çok yeni.Bu yüzden henüz bilemediğimiz,bilimsel olarak açıklayamadığımız çok şey var.Belki de insanlığın gücü bazı şeyleri çözmeye yetmeyebilir.İşte gerçek bilimsel düşünce burada belli olur ve anlaşılır. * * * * * * * * Bilimsel düşünmek evrende her şeyin,hiç çözülemeyecekmiş gibi görünen şeylerin bile bilimsel bir açıklaması olduğunu kavrayabilmektir. Bilimsel düşünmek, geniş düşünmek;her şeyi,evrendeki yeri,bağlantıları ve anlamına göre değerlendirebilmek,evrende doğa yasaları,değişim ve bilimselliğin dışında canlı cansız hiçbir şeyin mutlak(değişmez) olmadığını,her şeyin birbirine bağlantılı olarak bir hareket,bir değişim halinde olduğunu ve evrende sürekli enerjinin maddeye,maddenin enerjiye dönüştüğünü ve evrenin bilimsel yasalara göre oluştuğunu kavrayabilmektir.Doğa yasalarının da canlılara ve biz insanlara ne olduğu ve olacağıyla ilgilenmediğini,sadece kurallarına göre işlediğini farkedebilmektir. Bilimsel düşünmek ezberciliğin tersine hiçbir şeyi olduğu gibi kabul etmemek,her duyduğunu,her okuduğunu, her gördüğünü ve hatta bilimi bile sorgulamak,her şeyin neden,nasıl,niçin olduğunu merak etmek,araştırmak,okumak,gözlemlemek,incelemek,sına mak ve mantıksal,matematiksel,bilimsel açıklamasını bulmaya çalışmak,eleştirilere,yeniliklere ve gelişmelere açık olmaktır.Çünkü bilim ve insanlık bilinmeyenleri ve doğru bilinenleri sorgulayarak ilerler. Bilimsel düşünmek tutuculuğun,kapalılığın tersine yeniliklere ve gelişmelere karşı gelmek,engellemek yerine açık ve sabırlı olmak ve onların yanlışlarını düzeltmeye,zararlarını gidermeye,eksiklerini tamamlamaya çalışmaktır. Atatürk de "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" ve "Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." diyerek bize bilimsel yönü göstermiş,kendimize yol gösterici olarak bilimi esas almamız gerektiğini belirtmiştir..Çünkü doğaüstü demek bilim dışı demek,bilim dışı demek yalan yanlış,hayali ve uydurma demektir.Fakat ne yazık ki bilimsel zihniyet bilimi ve insanlığı ileri doğru çekerken,bilim dışı zihniyet geri doğru çekiştirmekte olduğu için insanlık ve bilim iki adım ileri bir adım geri gitmekte fakat sonuçta tüm engellemelere rağmen ilerlemektedir. Aydın kişi deyince okumuş kişi anlaşılır.Oysa gerçek aydın okumuş kişi değil,doğaüstü zihniyetten kurtulabilmiş kişidir.Bu kişilerse kumsalda bir avuç kum gibidir.Çünkü insanlık ve bilim daha çok yenidir.Bu yüzden aydınlanabilmek,aydın olabilmek herkesin harcı değildir. Unutmayalım ki bilim ve insanlık bilinmeyenlerin yanında bilinenleri de sorgulayarak gelişir. |
Re: Merhaba
Sevgili Nil,
Makalen guzel olmus. Bu yazinin neresini sansurlemisler , neden sansurlemisler anlamadim dogrusu. |
Re: Merhaba
sevgili nil
benim buradaki bireyler hakkindaki "düsüncelerimi" söyledigim an tekrar bu yazinizi size tapu olarak gösterim insallah :) okumusunuz ve *epyce aydinlanmisiniz hatta siz cocuk yastan beri aydinlanmis sayilirsinz cünkü sizin beyninizdeki iman, *pardon zehir orantisi sifir denecek kadar azmis, buyurun karanlik dünyamizi aydinlatin yoksa biz ne yapardik sizsiz ? bilmiyorum benim zehirlenmis beynimde cocuk yastan beri bir "doga üstü ögüt" varki bunu kim benligime yerlestirdi ise bulup yargilamak lazim..... Sonradan ögrendim ki Zehrin adi "IQRA" imis.....eminim sizde buna bir Panzehir vardir!? |
Re: Merhaba
Sayın nil öğretmenim ; İlk etapta "Zihni zehirlenmiş" sözünüzden alınmadığımı belirtmek isterim. Tanımlama,inançlı olanlara genel edilmiş bir söz ile,inançlı olmak sıfatımdan kaynaklı beni de işaret ediyor ise,İNSAF ve MERHAMET gibi,bilimin ölçütleri ile ölçülemeyecek duygularımla, edilen sözü ölçerim. Bilirim ki nesnel dünyanın tarifini ve çıkarımlarını BİLİM yapacaktır. Din'in işi nesnel dünyanın gerçekleri değildir,olmamıştır ve olmayacaktır. Din nesnel dünyaya mana verir diye biliyorum. Mesela benim anlayışıma göre,DİN der ki : "Daha iyi bir dünya;saf ve iyi ameller,övgüye layık ve uygun davranışlarla insanlığın hizmetine sunulabilir" Bu şahsi anlayışıma göre bir manadır. Peki bu mana'dan nesnel dünya için ne çıkarmalıyım ? "Saf ve iyi" Başkalarına iyilik etmek ve karşılığını beklemek "Saf" bir amel midir ? Şahsen hayır derim. Buradan da amelimin saf olabilmesi için başkalarına iyilik edip karşılığını beklemenin bir "Menfaat"ler ağına yol açacağından bu tür amellerin beni esir almasına izin vermeme çabasında olmam gerektiğini düşünürüm. Bunu becerebildiğimde,acıkmam,susamam ve hava almam kadar doğal olarak bunları yaşam kültürümün bir parçası haline getirebildiğimde anlayabilirim ki "Saf" olan niyetim "İyi" amele dönüşebiliyor. Yani "Soyut" tan gelen bir anlayış "Somuta" yansıyor. Şimdi diyebilirsiniz ki,iyi de bunları başarabilmek için Din'e ne gerek var ? Eğitime sonsuz inanıyorum. Maddi ve insani bir çok eğitimin,geçmişe göre inanılmaz seviyeleri bulmuş olduğunu hepimiz gözlemlemekte ve bilmekteyiz. Peki "İnsan erdemlerini" eğitecek bir kuruma ben mi rastlayamadım.Veya öyle bir akademik eğitim kurumu var da ben mi bilmiyorum ? "Övgüye layık" Mesela doktorum,mühendisim,atomla uğraşan bir fizikçiyim. Tüm bu meslekler "Övgüye layık" meslekler değil midir ? Sanırım öyledir. Peki bu meslek sahiplerinden doktorun ettiği "Hipokrat yemini" bile ona organ nakli kaçakçılığında engel olamıyor ise,"Övgüye layık" mesleğinde *"Uygun" bir davranış mıdır ? 17 Ağustos 1999 Ülkemizle birlikte,tüm dünyayı üzüntüye boğan bir tarih. Önemi; "Övgüye layık" bazı mühendislerimiz işlerini "Uygun" yapmışlar mı ? (Bu olay belediyelerden başlayıp,inşaatlara katkısı olan ne kadar etmen var ise,şahsıma göre ,tamamının "Uygun" olmayan davranışlarının el birliği ile elde ettikleri bir sonuçtur. Mühendisleri,örnek verdiğim için yazdım.) Atomla uğraşan bir fizikçinin "Hiroşima ve Nagazaki" olaylarına sebeb olan uğraşısı "Övgüye layık" mesleğinde "Uygun" bir davranış mıdır ? Bu örnekleri bol miktarda verebiliriz. İNSANA önem veririm. Bilirim ki BİLİM denilen şey İNSAN tarafından ortaya konuyor. Yine bilirim ki DİN denilen şey de İNSAN tarafından ortaya konuyor. Hangisi olursa olsun İNSAN ın kendine yabancılaşması,içinde yaşadığımız dünyayı inanılmaz etkiliyor. İNSAN ın kendisi ile çelişemeyeceğine inanıyorum. "Küresel ısınma" yı,BİLİM in üzerine yıkamayız.Ama "Övgüye layık" olan bir çok olgunun "Uygun" yapılmadığını anlamakta zor olmasa gerek *:) Benim zihnimin "Zehirleri" bunlar. Umarım kimseye rahatsızlık vermezler. |
Re: Merhaba
Bilim teknik editörünü kutlarım.
|
Re: Merhaba
hocam hoşgeldniz!
|
Re: Merhaba
hoş geldin nil teyze:)
he bu arada bende *zehirliyim haberiniz olsun:) etrafımıda zehirlemekten hiç çekinmiom:)allah hidayet nasip eder inşallah burada:)tekrardan hoş geldiniz allaha emanet olun:) teyze diom ama napim bi sizin yaşınız hakkında yorum yapabildim...bende 20 liyim daha küçüğüm ama adamına göre de aşırı büyüğüm.. |
Re: Merhaba
Sayın Adrio,
Ben dahil buradaki pekçok katılımcının yaşı sizin yaşınızın ikiyle çarpımından daha yüksek bir rakama tekabül eder. Diğer başlıklar altındaki üslubunuzu da gördüm. Lütfen daha makul yazın. Yoksa bu nickle buradaki serüveniniz fazla uzun süreceğe benzemiyor. |
Re: Merhaba
Alıntı:
|
Re: Merhaba
Alıntı:
onun yanında birde allahtan kork:) sen sıkma canını bende adamına göre muamele var....serüven daha yeni başladı...bitirmeye de niyetim yok burası özgür birs site... |
Re: Merhaba
asıl zihni zehirleneneler sonradan siz ateistler gibi kıl dönmesi hesabı islamiyetten ateistliğe dönenlerinizdir
Allah her kesi hak yol fıtratı üzerine yaratır ama siz sonradan zihniniz zehirlenerek yoldan çıkmışlardan başka bişey deilsiniz |
Re: Merhaba
özgür ama keçilerin tepişmesinede izin verilmez...edi ile büdü kardeşler....
|
Re: Merhaba
Arkadaşlar ben daha çok okumayı tercih ettiğim için yazmaya pek zamanım olmuyor kusura bakmayın. Kısaca yanıt vermeye çalışayım.
Teşekkür ederim ucuncuyol, makalemi sansürlemeselerdi şaşardım:) çünkü değil Bilim ve Teknik dergisi hemen hiçbir dergi bu tür yazıları yayımlayacak düzeyde ve kapasitede değil henüz. Bu yazıları yayımlamaları için doğaüstü inançlardan arınmış ya da en azından karşı düşüncelere de açık olmaları ve okurlara açık felsefe köşeleri olması gerekiyor. Sana da yanıt olmuştur umarım okinono Sevgili psikokemoterapi, *doğaüstü inanca sahip olanlar arasında çok iyileri olabildiği gibi ateistler ve *bilimciler arasında da kötü insanlar *olabiliyor ne yazık ki, ama cahillik, doğaüstü inanç, kötülük, baskı ve şiddet, ırkçılık, etnik milliyetçilik, cinsiyet ayrımcılığı ve kadın erkek eşitsizliği hep birarada aynı kişilerde *oluyor genellikle. Bu yüzden her şeyden önce insanlık gelir, çünkü insanın en evrensel ve en temel kimliği insan olmasıdır. Kim olursa olsun önce insan olsun gerisi o kadar önemli değildir düzeltilebilir ama hayvanlıktan kurtulup insan olmamışsa gene kim *olduğu o kadar önemli değildir bizim için pek bir değeri olmaz, *isterse aileden birisi olsun. Erdemli olmayı öğretmek yalnızca dinlerin tekelinde değildir. Eğitim kurumları da bunu i öğretebilir ve öğretiyor da hem de cehennemle korkutarak cennet vaad ederek değil insanların toplu yaşayabilmelerinin aklın mantığın ve vicdanın bir gereği olarak öğretiyor erdemi ve ahlakı. Öğrenen öğreniyor öğrenemeyene zaten cehennem korkusu da öğretemiyor erdemi ve ahlakı. Henüz bilim çok yeni olduğu için eksik ve yanlışları olduğu gibi bilimi kötüye kullananlar da olacaktır bilim ve insanlık gelişene kadar ne yazık ki. İnsan da daha çok yeni, elbette insanlar kendileriyle çelişki içinde olabilirler çünkü daha yanlış bildikleri ve öğrenecekleri çok şey var. Doğaüstü inançları, dini yaratan da insan bilimi yaratan da. Bilim doğaüstü inançların arasında yeşerip gelişmeye başlamıştır. İnsanlar doğaüstü inançlarla başladı insanlıklarına, şimdilik genel olarak ikisi arasındalar fakat bizim görmeyeceğimiz ileriki zamanlarda yollarına yalnızca bilimle devam edeceklerdir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Tşekkür ederim hayko hoşbuldum:) sana da teyzecim:) düzeyli sohbet ve tartışma yapmak istersen zaman bulabildikçe yazmaya çalışırım adrio Merhaba K.C.:) Tanışma yazını okudum, çok beğendim, hem yazın *aynı zamanda *pek çok doğaüstü inanç sahibi kişinin durumunu anlatıyor hem de güzel anlatmışsın. Bence yazını bültende yayımlasalar çok iyi olur. * Karakartal, hiç *Kuran ın mealini ibadet amaçlı değil de sorgulamak amaçlı korkmadan okuyabildin mi, Ya Turan Dursun, İlhan Arsel ve Erdoğan aydın gibi aydınların kitaplarını korkmadan okuyabildin mi? Hepinize sevgiler, yazamazsam kusuruma bakmayın lütfen, *okumakla meşgulüm, öyle açım ki çok okumam lazım çoook:) |
Re: Merhaba
Gülermisin aglarmisin....
Nil, kendi ön yargilarinizi kendi düsünce sisteminizin merkezine koyup, sizin gibi deger yargilarini paylasmayani insanlik adina tüm kötülükleri yüklemek istemeniz, onlari insanlik düsmaniligi ile itham etmeniz, ortada bir fiiliyat yokken bile, farkli deger yargilarina sahip olan insanlari sirf farkliliklari oldugu icin "kötü" ilan etmenizi aydinlik olarak görüyorsaniz.... bana da "istemem öyle kibirligin sonucu bir aydinlik yasam" demek düser.... Bilim bugün "Var edenin" izlerini aciklamak ile mesgul'ken, bende sizin gibi Bilim adamin'in bu calismasini kücümsemeyerek , var edene sükranlarimi sunuyorum, bundan neden bu kadar rahatsiz olunur ? Birde ateist olanin pesinen "Aydin" "aydinlanmis" kabul edilmesi ise ayri bir komedi..... fakat bizim görmeyeceğimiz ileriki zamanlarda yollarına yalnızca bilimle devam edeceklerdir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Cenneti mekanini kabul etmeyenlerin, oradaki düzeni bir ütopya olarak degerlendirenlerin kendi ütopyalarinin farkinda olmamalarina ne demeli ? Evet o kadar kitap okumusunuz, o kadar cocuk egitiyorsunuz ama gelin görün ki ateist olduktan sonra aydinlanmissiniz.... ne diyelim vatana millete hayirli ugurlu olsun.... |
Re: Merhaba
Gülmek ağlamaktan iyidir invittatio boşver gül geç:)
|
Re: Merhaba
Benden size bir forumdasiniz olarak tavsiye
Sizin ile ayni deger yargilari paylasmayanlara karsi sig ve basit düsüncelerinizi tekrar gözden gecirip bu forumun degerine kendinizden bir deger katmaniz.... Sizin gibi ayni deger yargilarini paylasmayanlari "kibirli" bakisiniz ise sizin adiniza aglancak bir durum.... Belki benim Zihnim zehirli ve hiiiiic bir zaman aydin olamam bu sizin ve sizin gibi düsünenlerin tekelinde olan kavram / olgu... ama benim gibi düsünenlerin diger insanlar veya farkli kisiliklere sahip olanlara karsi "baskici" olduguma dair bir kaliplasmis ön yarginiz'da sizin gibi sözüm ona aydin insanlara yakisir bir durum.... Ben egitim sektöründe calisan bir insana bu durmu yakistiramiyorsam bile siz kendinize yakistiriyorsunuz ya beni de üzen bu.... Dikkat edin, colugnuz cocugunuz "Zihni zehirlenmis" birisine asik masik olmasin , alim Allah oda bagnaz, insanlik düsmani ve baskici olur.... |
Re: Merhaba
Hoşgeldiniz Nil Hnm
Herhangi bir dine inanan insanlar aydın değil mi sizce?? |
Re: Merhaba
Cahilliği,ırkçılığı,cinsel ayrımcılığı,şiddeti ve diğer saydığınız özelliklerin hepsini bir araya getirerek,bunların genelde inanan insanlarda olduğunu söylemeniz,bilimsel bir tespit yaptığınızı değil,önyargınızı ifade ettiğinizi gösterir.
Çünkü ırkçılığın,şiddetin ve baskının kökleri psikanalitik alanda tespit edilmiştir.Irkçılık ve ırkçılıktan doğan şiddet;ölüm sevgisi,kandaşla cinsel ilişki bunalımı ve narsisist eğilimlerin sonucudur.(Örnek:Adolf Hitler) Şiddeti doğuran bu nedenlerin özünde ise,insanoğlunun temel içgüdülerinden birisi olan üreme ihtiyacının yanlış yönlendirilmesi yatar. Örneğin libido dediğimiz cinsel enerjinin ego ya yönlendirilmesi,narsisist eğilimlerin temelini oluşturur. Şiddetin temelini oluşturan bir başka olgu olan ölümseverlik ise,bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle insanda daha belirgin hale gelmiştir.İnsanların birbirlerini öldürdüğü PC oyunları,şiddet içeren ve öldürmenin zevk aracı halini aldığı sinema filimleri vs vs ölümseverlik duygularını körükleyen en önemli unsurlardır. Bir başka şiddet nedeni olan kandaşla cinsel ilişki ise, odipus karmaşası döneminin mirasıdır. Bir insan ruhsal açıdan hasta ise,kurduğu üst yapı(sosyalizm,İslamiyet vs vs) ne olursa olsun,ne kadar erdemli öğretilerle dolu olursa olsun hastalık izleri taşıyacaktır.Bu hastalık izleri o öğretinin yapısından değil,bireyin hastalığından kaynaklanmaktadır. Tabi birey toplumu etkiledikçe,diyalektiksel olarak toplumda bireyi olumsuz etkilemeye başlayacaktır. Örneğin sosyalist bir genç hasta ise,bağlı olduğu ideolojinin öğretisi ne kadar insani olursa olsun, onun saldırganlığını örtemeyecektir.Hatta bu kişi yaptığı saldırgan davranışın nedeninin sosyalizm olduğunu iddia edecektir. Sonuç olarak demek istediğim,saldırganlık,ırkçılık,şiddet vs vs bunlar inanan insanlarda olmak zorunda değildir.Çünkü kökleri,nedenleri farklı.. Aydınlanma konusunda *yazdığınız yazınızın ise Bilim Teknik de yayınlanmaması çok normal.Çünkü aydınlanmayla doğaüstü güçlere inanışı karşılıklı kutuplar gibi sunmuşsunuz.Oysa tarih,doğaüstü inanışlarla bilimsel atakların birlikteliğine şahittir.(Bkz:Mısır Piramitleri,Yunan mitolojileri vs..)Sizin dinlere karşı önyargınızın kokusu yazınızın her yerine sinmiş.Burnu koku alabilen bir okuyucu bunu anlayacaktır. |
Re: Merhaba
Sevgili ChildInTime1
dikkat et artik, *Nil hanim'da Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi olmus, ici bos kendi önyargilarini uzun uzun yazarak, kendisi gibi olmayanlari "zihni zehirlenmis" ilan ederek üc ileti astiktan sonra bugüne kadar -sadece ateist olduktan sonra- *aydinlanmis bir insandi , bundan sonra sinif atlayarak "ermis" oldu.... :-) DÖG'unun *degerine kendi ön yargilarindan deger katacaktir , site icin Nil hanim gibileri düsünen insanlar *ayri bir kazancidir.... yani sen ve senin ile ayni deger yargilarini paylasan yüksek *ahlakli insanlar , tüm cabalarina ragmen, tüm okumusluklarina ve bilgi birikimlerine ragmen, aydin olamaz cünkü sizlerin "zihni doga üstü seylere inanmak ile zehirlenmistir ve tüm insanlik adina tüm kötülükleri fiiliyata gecirmeniz icin tüm doneler sizde zaten bundan dolayi mevcut'dur...... Dedigim gibi Vatana Millete hayirli ugurlu olsun ;-) |
Re: Merhaba
Aydınlık,etrafa ne kadar ışık saçtığınla ölçülür invi kardeş.
Bırakalımda kimin aydın olup olmadığına aydınlananlar karar versin. |
Re: Merhaba
Sn nil öğretmenim ; Sevgili A.Einstein’ın da ifade ettiği gibi “Bir önyargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha zor.” dur. Yaşam alanımız olan dünyada bugüne kadar yaşamış ve yaşamakta olan insan topluluklarının geçmişten bu yana biriktiregeldikleri bilgilerden özellikle sosyoloji ve tarih’e,objektif'den kendi gözümüzü çekip (Önyargı)(Zihin zehiri) bakacak olursak göreceğimiz şeylerden biri de şu olabilir mi ? Günümüz dünyasında yaşayanlar içinde inanılan din’lerin,inandıklarını iddia ettikleri,dinsel anlayışa, çoğu zaman zarar verici bir şey de teolojik küstahlıklar olmuş mudur ?. Dinin hizipçi geçmişinin inatçı bir özelliği, din adamlarının sahip olduğu baskın rol olmuş olabilir mi ? Bizlerin; Bu dinlerin içinde olduğu iddiasında olanların,toplumlarda ortaya koydukları ve tarihin amansız yargıçlığı önünde,din adına yapılan inanılmaz hataların var olması bir yana,hepimizin istemesekte kabul etmemiz gereken, tartışılmaz kurumsal otoriteyi kurmuş kutsal metinlerin getiricilerinin yokluğunda din adamları zümresinin,maalesef ki İlahi amacın yorumu üzerinde özel bir denetimi kendilerine mal edip sahiplenmeyi başarmış olduklarını görebilme olasılığımız var mı ? Bu din adamlarını,ilahıyatçıları,güdüleyici etken ne kadar farklı olursa olsun, trajik sonuçları olan: İlhamın akışına sekte vurmak, Bağımsız zihinsel aktivitenin cesaretini kırmak, Dikkati dinsel törenlerin ayrıntılarına odaklamak ve sıklıkla da kendi kendini tayin etmiş olan ruhani liderlerinkinden farklı bir mezhebi izleyenlere karşı nefret ve önyargı doğurmak olmuş olabilir mi ?. Aslında ve gerçekte,İlahi zuhurun yaratıcı gücünü bilinci sürekli olarak geliştirme işine devam etmekten hiçbir şey alıkoyamazsa da, herhangi bir çağda başarılabilecek şeylerin ölçüsü hep bu gibi yapay şekilde uydurulmuş engeller tarafından kısıtlanmış olduklarını gözlemleyebiliyor muyuz ? Zaman içinde ilahiyat, geleneğe temel oluşturan vahyedilmiş olduğu iddia edilen öğretilerin paralelinde , hatta ruhunda,ona tam zıt nitelikte bir otoriteyi her bir büyük dinin tam kalbinde bina etmeyi başarmış mıdır acaba ? Hz.İsa’nın, tarlasına tohum eken toprak sahibini anlatan bildik meseli, gerek konuya gerekse onun günümüzde geçerli anlamlarına işaret etmekte olabilir mi ? “Fakat adamlar uyurken, onun düşmanı gelerek buğdayın arasına delice ekip gitti.” Hizmetçileri kendisine, bunları sökmeyi teklif ettiklerinde toprak sahibi cevap verdi, “Hayır, belki deliceleri toplarken, onlarla beraber buğdayı da sökersiniz. Hasada kadar bırakın, ikisi beraber büyüsün: hasat vaktinde Ben orakçılara diyeceğim: Önce deliceleri toplayın, ve yakmak için onları demet yapın; ama buğdayları benim ambarımda toplayın.” Matta 13:25 Kuran, bütün sayfaları boyunca en şiddetli kınamaları, bu rekabet içindeki hegemonyanın yol açtığı ruhani zararlara ayırmakta olabilir mi acaba ?: “De ki, Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınır aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.” *Araf 33 Bugün,gelinen ve gözlemlenebilinen noktada, akıl için gülünçlüklerin en büyüğü, bu kutsal metinlerde şiddetle kınanan ihanetin tam anlamıyla cisimleşmiş olan zahmetlerini dine yüklemiş olan ilahiyatçı nesillerin, bizzat bu uyarıları, kendilerinin İlahi otoriteyi çiğneyişlerine karşı yapılan itirazları bastırmakta bir silah olarak kullanma arayışına girmeleridir. Aslında,insanın ruhani gerçeğinin aşama aşama ortaya serilen gelişiminde, bu güne kadar önemli rol oynamış dinlerin bir çoğu,zaten kendileri ahlaken tükenmiş kültürlerden ödünç alınmış kuru hayaller ve yorumların içinde donmuş olabildiklerini görmek o kadar zor mu ? Dolayısı ile dünya üzerinde yaşayan *toplumların,analizini yapmaya çalıştığımız,görüntüleri üç aşağı beş yukarı bu olan, din’leri reddederek bugün geldiği nokta ise : Saldırgan bir maddiyat kültürünün, toplumun her kesimine egemen olmaya çalıştığı bir zamanı mı yaşatmaktadır bizlere ? Bu istilacı kültürün dokusuna işlenmiş olan "Aşırı bir benliği ile meşgul olma hali", insanların ki özellikle karakterleri şekillenerek geleceğin toplumunun tohumu olacak gençlerin dirayetlerini geliştirme konusuna bir kılavuz olmaya çabalayan insanları, sayısız mücadelelerle karşı karşıya bırakmaktadır. İnsanlardaki gizli kuvvetleri açığa çıkarmak üzere samimiyetle yol arayanlar dahi, çekirdeği bireyselcilik olan bir dünya görüşünün olumsuz tesirleri altında sıkıntı çekmektedirler. Buradaki sorun karmaşıktır. Halihazırdaki dünya düzeni, çok sayıdaki insanın yaşamla baş edebilme yeteneğini gasp etmektedir; dolayısıyla, ele alınması gereken konulardan biri "kendine güven"dir. Mevcut dünya düzeni,insanlardaki "gerçek kimlik" hissiyatını ezip geçmektedir; dolayısıyla "kendi kendini var etme" de yerinde bir endişedir. Yine aynı sebeptendir ki büyük kitlelere ruhun yaşamı unutturulmaktadır; dolayısıyla "kendini keşfetme" dikkate değer bir mevzudur. Buna karşın, benlik üzerinde duran programlar, her zaman duruma bir çare getirememektedirler. Zira bireyi duygusallaştırıp bencilliği desteklemek olağanüstü kolaydır. Halis bir bireysel gelişim, benliğin terk edilmesini içeren gelişimdir.Bu gelişimi sağlayacak eğitim kurumu halihazırda ortada görünmemektedir. Bilimi de reddetmeden, bilimin ölçülerine gelmeyen ama varlığını ;Tüm insanların son derece net bildiği,duygu ve düşüncelerden eyleme dönüşen niteliklerin de eğitilebilmesi gerekmekte ki "Övgüye değer" olan şeyler "Uygun" olarak hayata yansıyabilsin. İnsanların,içlerindeki algıları,bilgi ile bizzat *tespit ve teşvik edecek olan şey nedir ? İnsanların,özellikle de gençlerin hayatındaki oluşum aşamasında gelişecek olan yetiler ile dirayetlere kılavuzluk ederken, gerçekten,adına önyargı denilen ve yafta tanımayan “Zihin zehirlerinden” arınmış olmak gerektiği konusunda sizinle aynı safta olduğumu beyan etmek isterim. Saygılarımla…. |
Re: Merhaba
Alıntı:
Sakın bu cümleler yüzünden 'aforoz' edilmeyesin; üzülürüm!... Sevgiler... |
Re: Merhaba
Nil Hanım;
Peygamberliğini ilan eden kitabında kendisine inanmayanları kalpleri paslı, gözleri kör, kulakları sağır olarak nitelendiriyor. Ona inananlar da bu lafları kendi yurttaşlarına, kardeşlerine, arkadaşlarına kullanıyor. Hatta kafir diyor, akılsız diyor vs. Sizin, sizi ve herkesi itham eden, baskı altında tutmak isteyenlerin zihniyetini zehirli olarak tabir etmeniz ise rahatsız etmiş bazı arkadaşları. Neden rahatsız oluyorsunuz? Evet, doğru. Zihniniz zehirli. 1400 sene evvel peygamberim diye ortaya çıkmış bir Arab'ın söyledikleri bugün topluma dayatılıyor, hergün onun söyledikleriyle yatıyor, kalkıyoruz, tv'lerde, radyolarda, sokaklarda, otobüste, vapurda 1400 sene önce söylenenleri duyuyoruz. Günde 5 sefer adı haykırılıyor kulaklarımıza. Zorla dinlemek zorundayız onun peygamber olduğu iddiasını. Bu dayatma içinde olanlar ise asla aydın olamazlar. Zulmedenden aydın olur mu hiç? Ne zaman ifade özgürlüğünü, düşünce özgürlüğünü, inanç özgürlüğünü tanırsınız, dinin bu yöndeki baskılarına karşı durursunuz, hoşgörü ve anlayış ortamını sağlamak için çaba gösterirsiniz işte o zaman aydın olmaya hak kazanabilirsiniz. Aydınları yakanları savunanlar, Alevileri ve diğer azınlık inançları sapık görenler, laikliği kaldırarak tek inancın, tek dinin tüm yurttaşlar üzerinde hegamonyasını savunanlar, müslüman olmayanlar üzerinde baskı ve terör uygulanmasına sessiz kalanlar, dini inancı hümanizmin önünde tutanlar, kısacası insan olmayanlar asla aydın olamazlar. Elbette müslümanlar içinde tenzih edeceğimiz, bu saydıklarımızın dışında tutacağımız bir kesim mevcuttur. Forumumuzda da bazı müslüman arkadaşlarımız da. Ama genel durum yazdığım gibidir. * Nil hanım yazdıklarınızın tümüne katılmamak elde mi? Bilim Tekniğe de çok güzel yazmışsınız elinize sağlık. Keşke sizin gibi herkes birçok yere yazılar yazsa, isteklerini bildirse, protesto etse, sadece din değil, gereken her konuda mücadele verilse. Toplum olarak daha duyarlı olmaya, suskun kalmamaya, haksızlıklara, baskılara, haklarımızın, kazanımlarımızın elimizden alınmak istemesine, insan değil bir kul olmamızı isteyenlere daha fazla karşı durabilsek. |
Re: Merhaba
Sayın Nil,
Yazmış olduğunuz toplu cevap niteliğinde ki yazınızda şahsımında adını kullanarak şöyle demişsiniz. "Sana da yanıt olmuştur umarım okinono " Üst perden gazel okumaya başlarsanız tıkanacağınız kesindir sayın nil. 1. Size bir soru sormadım. 2. Sorulmayan soruya nasıl yanıt veriliyor bu da zehirsiz beyinlerin becerisi olsa gerek. 3. Bilim teknik editörünü kutlamamın şahsınızda bıraktığı duyguyu takdir edecek bir ortam değil burası. Zira, henüz tek bir cümleye gözlerin bakışını da ekleyecek bir teknoloji icat edilmedi bildiğim kadarı ile. 4. Yazınız gerçekten hiç bir dergi de yayınlanamayacak kadar kötü bir yazı. İçeriğini kast ettiğim savı ile önyargılı hareket ederek cevap yazmanız ise, Zehirden kaçarken, esrar tarlasına düşenlerin hali ile ancak izah edilebilir. Dediğim gibi sayın nil, Detone olmak istemiyorsanız, üst perdeden başlamayın şarkıya. Bu da size bir öğrenci tavsiyesi... * Düşüncelerinizi daha sakin ve aynanızı değiştimiş olarak yazıya döktüğünüzde ,okumaktan zevk duyacak çok arkadaş olduğunu sanıyorum bu forumda. * Selamlar |
Re: Merhaba
-------------
"Bu dayatma içinde olanlar ise asla aydın olamazlar. Zulmedenden aydın olur mu hiç? Ne zaman ifade özgürlüğünü, düşünce özgürlüğünü, inanç özgürlüğünü tanırsınız, dinin bu yöndeki baskılarına karşı durursunuz, hoşgörü ve anlayış ortamını sağlamak için çaba gösterirsiniz işte o zaman aydın olmaya hak kazanabilirsiniz. Aydınları yakanları savunanlar, Alevileri ve diğer azınlık inançları sapık görenler, laikliği kaldırarak tek inancın, tek dinin tüm yurttaşlar üzerinde hegamonyasını savunanlar, müslüman olmayanlar üzerinde baskı ve terör uygulanmasına sessiz kalanlar, dini inancı hümanizmin önünde tutanlar, kısacası insan olmayanlar asla aydın olamazlar. Elbette müslümanlar içinde tenzih edeceğimiz, bu saydıklarımızın dışında tutacağımız bir kesim mevcuttur. Forumumuzda da bazı müslüman arkadaşlarımız da. Ama genel durum yazdığım gibidir." --------------- Sevgili pante Ne zaman ifade özgürlüğünü düşünce özgürlüğünü inanç özgürlüğünü tanırsınız hoşgörü ve anlayış ortamını sağlamak için çaba gösterirsiniz Ben böyle bir insanım ve müslümanımda.Hangi katagoriye giriyorum ben yahu.. Hayatım boyunca insanlara yardım etmeye çalıştım.İnsanların haklarına saygı duydum..İnsanları sevdim..Bilim ve ben ayrılmaz bir bütünüz..Bilimsel her konuda oturalım tartışalım.. Ve ben müslümanımda.Benim müslüman olmam yukarıdaki saydığım davranışlarımın üzerine çıkarak sizlerin gözünde yobaz yapıyorsa beni..Karanlık yapıyorsa..hiç bağnaz dindar geçinen cübbelileri eleştirmeyin..onlarda sizin gibi belirli bir sınıfın kökten işe yaramaz olduğunu iddia ediyor..kendi kazdığınız hoşgörü çukuruna kendinizi düşürmeyin..Hani hoşgörülü olunacaktık ve düşüncelere inançlara saygılı olacaktık...Belirli bir kesimin davranışları bağnazca olabilir tamam.. ama toptan müslümanlara zehirli beyinli demek düşünce/inanç özgürlüğüyle bağdaşır mı??Müslümansa aydın değildir ne demek yahu..Asıl bunu söyleyen aydın değildir..benim beynim zehirli değildir.Eğer öyle olsaydı beynimdeki zehir davranışlarıma yansıyarak beni kötü insan yapardı..Cahil bırakırdı..Bir müslüman olarak cahil olduğumu düşünmüyor ve aydın olduğumu biliyorum.. Ama ortaya kuru kuru tanımlamalar yaparak ahkam kesmek ve kitleye karşı kibirlenmek maksadıyla yazılan tabansız yazılarda sinirlerimi bozmuyor değil..Sözüm sana değil pante.. Ben müslümanların içerisinde bağnaz olan yok demiyorum.Ewet var.Maalesef var.Ancak daha önce yazdığım gibi diğer öğretilerde de vardır.Sosyalizm tabanında insancıl bir sitemdir.Ancak sosyalist devletler içerisinde de bağnaz insanlar çıkmıştır.Tarihte bunun örneklerini görürüz. Yukarıda alıntıladığım *yazınızın koyu kısmı Nil hanımın tespitini onaylamadığınızı göstermektedir.Çünkü Nil hanım müslümanların aydın olamayacağını söylüyor.Yani onun teorisine göre bir insan müslümansa aydın değildir.Siz ise bazı müslümanları dışarda bırakarak bu teoriyi inkar ediyorsunuz. --------------- Evet, doğru. Zihniniz zehirli. 1400 sene evvel peygamberim diye ortaya çıkmış bir Arab'ın söyledikleri bugün topluma dayatılıyor, hergün onun söyledikleriyle yatıyor, kalkıyoruz, tv'lerde, radyolarda, sokaklarda, otobüste, vapurda 1400 sene önce söylenenleri duyuyoruz. Günde 5 sefer adı haykırılıyor kulaklarımıza. Zorla dinlemek zorundayız onun peygamber olduğu iddiasını ------------------ Bu ülkede günde 5 defa ezan okunmasını isteyen senin halkındır. Halk kendi istediği gibi yönetilmektedir.Oylama yapılır ve çoğunluğun istediği olur.Yönetim şekli böyle olunca sonuçta normaldir. O halde sen sevgili pante,kendine dönerek şunu söylemelisin."Görüşlerim ve söylemlerim karşı tarafta etki bırakarak bir kitle oluşturamıyorsa,bir yerlerde hata yapıyorum yada yetersizim" Ewet bunu söylemelisin.. |
Re: Merhaba
meseleleri genelde degil de özele indirgeyerek tartışmanın iki türlü sonucu oluyor; anlatmak istediklerimizi anlatanmıyoruz ve hasımlaşıyoruz dolayısıyla gereksiz polemiklere girip birbirimizi kırma noktasına geliyoruz ve sertleşiyoruz.
* * Benim açımdan aydın yanımını yaparken şu soruya yanıt aranmalıdır. Aydının beyninde bir ön kabul olabilir mi, aydının beyninde sorulmayacak bir soru, sorgulanmayacak bir kavram olabilir mi. Aydın meseleleri ele alırken bilimsel yöntem haricinde bir yöntem uygulayabilir mi. Aydın için gerçek bilginin yanlışlanabilir özellik taşıması şart degil midir. Aydın düşündükleri ve inandıkları ugruna bedel ödemeyi göze alan kişi midir. Aydının inandıkları bilimsel yöntem haricinde bir kıstasa dayanabilir mi. * * Bu soruların cevabı aydın tanımına götürebilir bizi. Gayrısını entellektüel olarak da tanımlayabiliriz. Bir kere genel tanımlarda anlaştıktan sonra da herhalde kavramarı bu kıstasların içerisine yerleştirerek sorgulamak o kadar da zor olmaması gerektir. * * * saygılarımla |
Re: Merhaba
"Aydının beyninde bir ön kabul olabilir mi,"
Aydının beyninde ön kabul olabilir.Bu ön kabulun akla uygun olması gerekir.Yani fikirsel anlamda başlangıç noktasını seçerken kişi,önsezilerine yer vermelidir. Örneğin bir yaratıcının varlığına inanan kişi evrendeki düzenliliği ileri sürebilir. "aydının beyninde sorulmayacak bir soru, sorgulanmayacak bir kavram olabilir mi" Bir şeyin doğruluğuna inanabilmek için o şey sorgulanmalıdır. "Aydın meseleleri ele alırken bilimsel yöntem haricinde bir yöntem uygulayabilir mi" Aydın meseleleri ele alırkan aklını ve onun ürettiği bilimsel verileri değerlendirmelidir.Ancak bu bilimsel verilere kesinlik kazandırarak putlaştırmamalıdır. "Aydın düşündükleri ve inandıkları ugruna bedel ödemeyi göze alan kişi midir" Yaşam koşullarına göre değişir bu...Aydınlıkla pek ilgisi olduğunu düşünmüyorum.. "Aydının inandıkları bilimsel yöntem haricinde bir kıstasa dayanabilir mi. " İnandıklarına akıl yürütme metoduyla ulaştıysa bilimsel veri zorunlu değildir..Çünkü bilimsellik gerçeği kanıt bulduğu zaman tanımlar..Ancak gerçeğe ulaşmak adına atılan ilk adımlar önseziler ve akıl yürütmelerle gerçekleşir.a priori "Aydın için gerçek bilginin yanlışlanabilir özellik taşıması şart degil midir" Bu soru çelişkili..Çünkü gerçek bilgi yanlışlanamaz..Adı üstünde gerçektir..Yanlışlanabilir olan ise,gerçeği aramak adına ortaya konulan bilimsel verilerdir. |
Re: Merhaba
ChıldIntıme1;
Nil Hanım zehirli zihinler derken tüm müslümanları mı kastetmiştir, gerici-yobazları, şeriat düzeni peşinde koşanları, laikliğe, demokrasiye karşı bayrak açanları mı kastetmiştir onu bilemem ama ben kendi düşünceleri mi yazdım. Bu forumda olsun, müslümanlar arasında olsun "zehirli zihin" yakıştırmasına tabi tutulamıyacak güzel insanlar olduğunu da belirttim. Buna siz de tanıdığımız kadarıyla dahilsiniz. Daha iyi tanıdığımızda daha kesin görüş te sunabiliriz. Aydın insan içinde aynı şeyleri yazdım. "Müslümandan aydın olmaz" diye birşey söylenemez. Ama müslümanın da, başka inancın aydını da hoşgörü için, barış için ses vermeli, asla zulmü, haksızlığı, baskıyı, terörü savunmamalı, bunların karşısında susmamalı. Ateistten aydın olur mu? Aynı şeyler onlar için de geçerlidir. Ateist olup da bugün AKP iktidarının akıl hocalığını yapan 2. cumhuriyetçi liberal aydınlar için de.. Nil hanım kendince haklıdır. İlk yazımda yazdım. Birisi çıkıyor diyor ki: " Ben peygamberim. Bu kitabı da bana Allah gönderdi. Kim bana ve bu kitaba inanmazsa ebedi cehennemliktir. Kalpleri mühürlü, gözleri ve kulakları perdelidir. Akılsızdır, nankördür. Domuzdur, maymundur. Hiç onlar inananlarla bir olur mu? vs. vs. Bu durumda bir başkasına da: " Asıl siz şaşırmışsınız, ne söylediğinizi bilmiyorsunuz. Sizin kalbiniz kötü, zihniniz zehirli. Siz bu kafayla insanlığa, dünyaya zarar verirsiniz. Biz akla, bilime inanıyoruz. Akılsız olan sizsiniz. Biz domuz, maymun değiliz ama siz akrepsiniz, yılansınız, canavarsınız." deme hakkı düşer. Kur'an'da da demiyor mu siz onlara kötü söylerseniz, onlar da size kötü söyler. Peygamber bunun deneyimini yaşamış bir insandır. Dersen ki "Kur'an'da söylenenler ayrı ama biz söylemiyoruz." Sen söylemiyorsun ama biz bu tür sözleri hergün duyuyoruz. Burda da, medyada da, sokakta da. Ve sanal alem dışında kimse kendini savunamıyor. Bırak da burada savunabilsin. Ama sizin " zehirli zihinler" sözü karşısındaki kişisel itirazınıza da hak veririm. Tabi ki kendinizi de, inancınızı da savunacaksınız. Ancak bilelim ki inançlı olmak, zihni zehirli olmak demek olmadığı gibi, cahil olmamak, aydın olmak demek değildir. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:27 . |