![]() |
Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Her ne kadar belirsizlik(her şeyin hesaplanamayacağı) ilkesiyle, determinizm (her şeyin hesaplanabileceği) tahtından iner gibi olduysa da bilimcilerin(dinci gibi algılamakta sakınca yok)
elinde bir hesaplama yöntemine dönüştürülmekte geçikilmemiştir. *Ve nasılsa spekülatif bilim diye magazinsel bir olguyla karşı, karşıyayız. Bilimde de spekülasyon yapılmasına karşı değilim, ama onun alanı felsefedir ki onda dahi sınırlarınız vardır. Aklıma geldi demekki olabilir ayakları yere basan bir mantık değildir. *Sınır bilimin temelidir. Bilim var olanın olduğu gibi algılanmasıdır, var olan sonludur. Biz belli bir zamanda ve mekanda olanı algılayabiliriz, işte bu sınırları olan demektir. Çünkü ancak zamanla ve mekanla bağlantısı olanları kavrayabiliriz. *Kısaca yeni bir Tanrı mız var bilim. Hürmette ve ibadette kusur etmeyin. Dinciler sorunca neye inanıyorsunuz diye, bilimcilerde bilime diyorlar artık. Ne mutlu inanana. Önemli Not : Parantez içindeki açıklamalar en basite indirgenmiş haldir, yoksa o terimler üzerine kitaplar yazılmıştır. Lütfen yanıtlarınızı kısa tutun arkadaşlar. Ekrandan uzun yazıları okuyamıyorum. Selamlar. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Ne dediğini bir anlasam *:lol:
|
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Ben hiçbir şeye inanmam,benim dumum ne olacak? :lol:
Bilimde değişmektedir,mutlak değildir. Değişim süreklidir,değişim bile değişir ,mutlak yoktur. Saygılar |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Bilim din gibi algılanmaktadır, bir sürü fantazi bilim üzerinden üretilmektedir. Ve bunlar aslında din ve tanrı inanışından farklı değildir. Aynı dinde olduğu gibi bilimi savunanlarda dogmatik anlayışın kurbanı olmaktalar. Yeni düşüncelere kapalı olmaları, statükocu olmaları, aykırı düşüncelerin hemen bilim dışı olmakla suçlanması, bilimin de bir dine dönüşmesinin kanıtlarıdır.
*Değişimin, şüpheciliğin yerini bilimsel yasalar ve kör inanç almış. Bilimin yasalarının dahi değişebileceğini kabul etmek gerekir, kısaca bilimde yasa olmaz diyede düşünmüyor değilim. Fakat bu seferde karşımıza bilim liboşları çıkmakta, her aklına gelenin olabilirliğini sunmaya çalışıyor. * Bu ikilemi ortaya koymaya çalışıyordum. Yok mu bunun ortası, orta yolcuyum ya. :) "Ne dediğini bir anlasam." frodo Haklısın, devam edecektim fakat daralıveriyorum. Ateforumdan feyz aldım ondan böyle bir başlık açtım.:) * * Selamlar. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Bir de bilim uleması takımı vardır, onların dışında kimse anlamaz, buna da bayılırlar, ama vah vah tüh tüh bunu ne kadar az insan anlıyor diyerek mütevazilik şovları yaparlar. İşin en 0 numara salakları da bunlardır. Duyulmamış terimler, ilgi *görmemiş marjnal kalmış sapır saçma teorilere pek ilgi duyarlar.
Tam da dediğini söylemeye çalışıyorum aydoe. :) Selamlar. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
bilimsel paylaşım konusunu şu iki noktada şekilde ayırabiliriz.
1. kendi arasında gerçekleri* paylaşan, dışarıya yansıtılmayan ve toplum yararı değil kişi çıkarları gözetilen bilim. 2. toplumla paylaşılan ancak toplumu belli bir noktada tutmayı amaçlayan bilim. yine kişi çıkarlarını gözeten bilim. *gerçek: belli bir süre zarfında kesin olarak kabul edilmiş doğrular olarak görürüm. bin yıllar boyunca bilim birçok şeyi gizlemiştir. eksik bilgiyle donatılmış olarak kesin bilgiye ulaşmaya çalışmaktadır. çok hazin bir durum değil mi? |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Haklısın, devam edecektim fakat daralıveriyorum. Ateforumdan feyz aldım ondan böyle bir başlık açtım. * *-Peker
... Sevgili Peker Çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Eee ne demişler Hacı hacıyı ateforumda bulurmuş :) demiştim size ama söz dinlemediniz siz :) Selamlar |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Önemine Binaen Bir Kez Daha....
Türkiye kadar “bilim” kavramı üzerinde bu denli kutsayıcı bir tutum geliştiren bir başka ülke var mıdır bilmiyorum ama şurası bir gerçektir ki ülkemizde adına bir tür “bilim dini” denilen bir olgunun varlığına iyice ikna olmuş durumdayım. Bu öyle bir bilim algılaması ki daha teori aşamasında olan bazı öngörüleri (i.e. Charles Darwin ve teorisi) sanki bunlar suyun kaldırma kuvveti gibi nesnellik arz eden bir durummuş gibi, sanki toplumun tüm katmanlarınca destekleniyormuşçasına bir aymazlıkla, salt kendi ateist-materyalist-pozitivist ideolojilerine dayanak olması bakımından kutsamaktadırlar. Gün geçmiyor ki, adına bilim denilen bu fenomenin egemen ve her bakımdan “kraldan çok kralcı” olan Türk medyasında, salt dini hedef almak motivasyonuyla bir haberi çıkmamış olsun. Bu “bilim yobazlığı” adeta kendi belirlediği çizginin dışında başka hiçbir tez, kuram, nazariye –adına ne derseniz deyin- kabul etmez bir konuma gelmiştir. Oysa inandığım ve bence de olması gereken “bilim”, sınır çizmez ve sınırları belirlenmiş bir doğrular bütünü üzerinden bir “onay haritası” çizmez. Açayım… Karşı tezlerle kendisini geliştirmesi beklenen bilim, sanılanın aksine sınırları çizilmiş, karşı-tez-kabul-etmez, kendisini kutsayan, içe kapanıkçı bir yöntemler zinciriyle bağlanamaz. Bilimsel yöntemin herkesin üzerinde uzlaşabileceği genel-geçer bir metodu yoktur. Aksini iddia etmek, bilimselim diyenlerin “bilimselliğine” ters düşer. Bilim eleştiriye açık olmalıdır, aksi takdirde ondan adım atması beklenmemelidir. Bilim, biraz amiyane bir tabirle “kimsenin babasının malı değildir.” Sınırları çizilmiş bir bilimsel yöntem olmadığı için, “benim bilim anlayışım budur, buna uymayan yobazdır, bilim düşmanıdır, örümcek kafalıdır vs” tarzında ithamlarda bulunmak kimsenin haddi değildir. Zaten bilim dediğimiz şeyin kendisi “insani bir çaba”nın sonunda şekillenmiyor mu? İçinde insanın bulunduğu her şey gibi bilimde “potansiyel bir defo” sahibidir, olmalıdır da. Bazen yürüyerek, bazen, koşarak, bazen, sendeleyerek, bazen de sürünerek gidecek. Dikkat edin “gidecek” diyorum, zira bizim bilim yobazlarımızın iddia ettiği gibi bilim statik bir durum değildir. “Darwin evrim teorisini “ispatladı” da ne demek oluyor? Kopernik astronomiyi halletmiştir, daha öğrenilecek bir şey kalmamıştır diyebilir miyiz? İzafiyet “teorisi” Einstein’le birlikte ölmek zorunda mı? Auguste Comte maddeyi çözmüş ve Tanrı’nın olanaksızlığını ortaya koymuştur diyebilir miyiz? Kainatın anlaşılmasının yegane yolu bilim değildir. Bilim dediğimiz şey de aslında gidilebilecek yolardan sadece birisidir. Öyle, “bilim yoksa ben de yokum arkadaş” tarzı bir yaklaşım bizim kainat algımızda ciddi sıkıtılara yol açar ve at gözlüklerinin hediye edildiği yer de burasıdır. Platon neden mağara örneğini versindi ki o zaman her şey bilimin açıklayacağı kdar basit olsaydı? John Locke, “tabula rasa” (boş levha) örneğinde insanın zihninin dünyaya ilk geldiğinde boş bir levha gibi olduğunu iddia eder. Ona göre deneyimlerimizle “bu levhayı” biz doldururuz. Kant ve Descartes ise bu fikre sıcak bakmaz. İşin içine bir de filo”loji”yi eklersek, Noam Chomsky, insanın dünyaya kafasının içinde bir takım dil edinim mekanizmalarıyla (language acquisiton devices) gönderildiğinden bahseder. *O halde hangisi daha bilimsel? Hepsi de birer tez olan bu iddialardan hangisini daha bilimsel kabul edeceğiz? Nietzsche de, Kierkegaard da, Schopenhauer de varoluşçudur. Hepsi de varoluşçuluğun kilometre taşlarından sayılırlar. Ancak gelin görünki Nietzsche’ye göre Tanrı getirdiği yasalarla beraber “ölmüştür.” Dünyadaki bütün ahlak yasaları reddedilmelidir. Tanrı yoksa getirdiği bir yasa da olamaz (kafanızı salladığınızı görür gibi oluyorum). Soren Kierkegaard, dini bütün bir Hıristiyan’dır. Çektiği büyük acılarına rağmen mütevekkildir. Schopenhauer ise “irade ve tasarım” tezi üzerinde durur. Ona göre dünya bilinçli bir tasarımın ürünüdür ve dünyaya hükmeden, Schopenhauer’in adına “istenç” ya da “irade” dediği bir denetim mekanizması vardır. Ona göre dünya acılarla dolu bir yerdir, acı kaçınılmazdır ve her yerdedir. O'na göre; anlamsız, boş, acı-dolu, kötü bu hayattan kaçınmanın tek yolu vardı; o da istencimizi öldürmek. Bu onu Hinduizm, Budizm gibi dünyevi bir yaşamdan el çekmeyi ve bir keşiş gibi yaşamayı, başkalarına yardım etmeyi, mutluluğumuzu olabildiğince arttırmayı değil, acılarımızı olabildiğince azaltmayı öneren bir yaşam şeklini önermeye yöneltti. Görüldüğü gibi herkesin yaşamı anlama ve yorumlama yöntemi değişik, bilim de bir tür “yaşamı yorumlama” demek olduğundan neden tek bir yönteme mahkum edelim ki kendimizi? |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Önemine binaen bir kez daha:
Sevgili schopenhauer demişsin ki : Kainatın anlaşılmasının yegane yolu bilim değildir. Bilim dediğimiz şey de aslında gidilebilecek yolardan sadece birisidir. Öyle, “bilim yoksa ben de yokum arkadaş” tarzı bir yaklaşım bizim kainat algımızda ciddi sıkıtılara yol açar ve at gözlüklerinin hediye edildiği yer de burasıdır. Ben de 3.kez soruyorum bana bilim dışındaki yollarla elde ettiğimiz ve kainatı kavrayıp dönüştürmemizde araç olarak kullandığımız bir, sadece bir bilgi örneği verebilir misiniz ? |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Sevgili Frodo,
Çok istememe rağmen, sitede fazla duramıyorum, malumun ayrıca "ekmek parası" kazanmam lazım, eğer elimde olsaydı, bütün gün başından kalkmazdım. Özür dilerim, 3. kez sorduğun doğrudur, yanlış anlama sakın, senin gibi değerli bir yorumcunun iddiasını önemsemediğimden değil elbette bu. Bir seferinde bununla ilgili sana upuzun bir post yazmışdım ancak elektrik kesilince moralim altüst oldu, kaç defa niyet ettim bu seferde diğer kullanıcılara cevaplarım girdi araya, zira senin gibi birine verilecek cevap sıradan olamazdı, özel bir mesaj hazırlama niyetiyle geciktirdim ancak şimdi tekrardan özür dileyerek toparlamaya çalışacağım; Sevgili Frodo, ben bilimin yararını tümden yadsımıyorum ve bu anlamda “bilim düşmanı” değilim. Ancak benim karşı çıktığım nokta, bilimin verilerini kutsayıcı ve bütün evrende genel-geçer kılıcı yapan yanlış kanı. Bilim elbette bizim için vazgeçilmezdir ancak “her şey” de değildir. Eğer bana bilim dışında kainata uygulanmış bir veri sunmamı istersen söyleyebileceğim şey şudur: “Bilim bir tanı aracıdır, yoksa bir icat değildir.” Bilim yerçekimini insanlığın hizmetine sokmaz, yani yerçekiminin yaratıcısı bilim değildir, o sadece onu “keşfetmiştir”, “icat” etmemiştir. Benim itiraz noktam da tam olarak burası. Yani “tanıtlama” aracı biricik değildir. Ancak keşfe konu olan olayların isim hakkı bilimin elindedir o kadar. İsim vermek de dünyanın en kolay işlerinden biridir. “Mottorolloustrjdusus” derim insanlar da bir şey bildiğimi zanneder. Oysa bilim sadece “tanıtlama” yönüyle faydalıdır ve ben asla böyle bir faydanın gereksizliğinden bahsetmedim. Benim itiraz noktam daha çok bilimi biricik kılıp, onu bütün dünyada genel-geçerleştirip, başka yorum, felsefi spekülasyon, dini açıklama, kişiye özel (bilim-dışı) durumları (i.e benim, peker’in, lionking’in ve daha birçoklarının cin tecrübesi) devre dışı bırakmasıdır. Eğer dersen ki, bunlar sadece spekülasyon dan ibaret; bilim ise deney ve gözleme dayanır, yani “somut bilgidir.” Ben de sana derim ki, Newton fiziği de somut ve şaşmaz bir bilgiydi zamanında, ancak Quantum ve Einstein’in izafiyeti, Newton’un karizmasını çok fena çizdi. İleride Einstein’in verilerinin sarsılmayacağı ne malum. Eğer bilim dünyası Newton’u kutsasaydı, bugün Einstein olmazdı, diyorum ki Einstein’i kutsamayalım ki yenileri karşı-tezler üretebilsin. Aynı mantıkla diyorum ki, metafizik varlıkların bilim tarafından tespit edilemeyeceğine bizi inandıran nedir? Bununla ilgili denenmiş ve “olmazlığı” kanıtlanmış bir durum var mıdır? Dikkat et, bunu yapacak olan da yine bilimdir. Ben bilimden sadece alet ve edavatı anlamam. Teleskopları, mikroskopları, deney tüplerini anlamam. Hiç kimse anlamamalı… Newton’da görüldü ki gün gelir bir elma milyar dolarlık tüplerden daha değerli olur, Arşimed örneğinde görüldü ki bir hamamtası deney tüplerini geride bırakıp bilim literatüründe Arşimed’in hayatı ile anılır. Ben bilimi illaki laboratuarda yapacağım diye bir şart yoktur. Bilim süreci “gong sesiyle” de başlamaz. Elinde görsel bir veri olan herkes (i.e. schopenhauer, Peker, lionking, youtube adresleri) bilimselliğe giriş yapmıştır, isterse insanlar buna metafizik desin. Nihayetinde bilim araçtır, amaç değil. Ben keşif yapmakla mükellefim, sırf dini görünecek diye gördüğüm ve bu sitede iki kişi dahil başkalarının gördüğü şeyleri yok mu sayayım? Eğer bilim dediğimiz şey, görmeden olmuyorsa (i.e. mantıksal pozitivizm) ben gördüm diyorum, yoksa bana yalancı mı diyorsunuz? Hadi bana dediniz, ya Peker? Ya basit bir google taramasıyla senin de rahatlıkla görebileceğin binlerce diğerleri? Hepsinin yalan söylediğini mi iddia edeceğiz? Yoksa bunları bilim daha keşfetmedi diye, yerimizde durup mantıksal pozitivistlerin bunları keşfetmelerini mi bekleyeceğiz? Görmediğimize kendimizi mi kandıracağız? Eğer ben ve kendilerini hiç tanımadığım halde binlerce insan aynı şeyden bahsediyorsa, ben mi ilerdeyim, pozitivist bilim mi? Suçum elimde deney tüpümün olmaması mı? Üstümdeki beyaz gömlek eksikliğimi? Yoksa bilimsel jargon eksikliği mi? Yoksa top sakalsızlık mı? Bilimin literatüründe “cin” diye bir kavram yoksa, bu benim suçum mu yoksa onu salt dini olmak noktasından kaale bile almayan bilim mi? Eğer bilim görmek demekse, gördüm diyorum ve gördüklerini söyleyen insanlar var. Bugün “cin” fenomenini ciddiye almayan aynı bilim, yine görünmeyen bir unsur olan “düşünceyi” ve “düşüncenin nesneler üzerindeki yansımalarını” inceliyor iyi mi? Bilim, belirlediği sınırlardan çıktı o zaman. Sevgili Frodo, düşüncelerimin iyi okunmasını istirham ediyorum. Bilim düşmanı değilim, “Bilimin biricikleştirilmesinin” düşmanıyım. SElamlar |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
sayın schopenhauer
* *Öncelikle Newton mekaniginin geçerli olmadıgı bir söyleme nerede kapıldıgınızı anlamakta zorlanıyorum. Einstein fizigi ve Quantum fizigi sadece mikro ve nakro ölçeklerde kullanılıyor. Newton fizigi bu ölçeklerde geçerliligini yitiriyor. Ancak biz bu dünyada yaşayan faniler içim Newon fizigi eskisi gibi geçerliligini sürdürüyor ve öneminden hiç bir şey kaybetmemiş durumda. Dolayısıyla örneklemeniz biraz hatalı. * *Şöyle bir örneklem daha dogru olabilirdi. Eskiden bilimde Tanrı kavramını kullanıyor ve her şeyi tanrı ile açıklıyorduk. Şimdiki gelişmeler ise Tanrı kuramının bilimde olmadıgını gösterdi ve Tanrıyı 10-43 saniyenin arkasına yolladık. Daha da geriletilene kadar şimdilik orada saklanıyor. Tanrı da varlıgını ibadethanelerde sürdürmeye çalışıyor. * * Pekerin örneklerine ise en güzel cevabı Peker in annesi vermiş, okumanızı öneririm. *:lol: Kendisine saygı duydum. Akılı bir insanmış. * * *saygılarımla |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Sayın Dilaver,
Newton örneğinde "şaşmaz bilimsellikte görünen" bir şeyin dahi "revize edilebileceğini" ima ettim. Yoksa onu bütünüyle geçersiz kılmadım. Diyorsunuz ki, Şöyle bir örneklem daha dogru olabilirdi. Eskiden bilimde Tanrı kavramını kullanıyor ve her şeyi tanrı ile açıklıyorduk. Şimdiki gelişmeler ise Tanrı kuramının bilimde olmadıgını gösterdi ve Tanrıyı 10-43 saniyenin arkasına yolladık. Daha da geriletilene kadar şimdilik orada saklanıyor. Tanrı da varlıgını ibadethanelerde sürdürmeye çalışıyor. Diyorum ki, İşte tam olarak da söylemeye çalıştığım buydu. Siz, "Tanrı'nın bilimde olmadığına" inanmak istiyorsunuz, gerçek bir bilim adamı için böyle bir önkabul olamaz. Önkabullerle ilerleyen bilim, "bilimsel" değildir. Bilim önyargılı olamaz. verilerle çalışır ve birşeyi bulmanın mümkün olmadığını asla iddia etmez, olsa olsa "şimdiye kadar bir veriye ulaşılamadı" der, yoksa "bundan sonra bulunamaz" diye bir önkabulu olamaz saygılar |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
sayın schopenhauer
* *ön kabulsüz bilim olmaz. Bilimde önce gözlem esastır, bu gözlemlere göre ön kabuller yapılır ve bu ön kabuller ise gene gözlemlerle sınanır. Bu gözlemlerle denetlenemeyen ön kabuller ise rafa kaldırılır. * *Şimdi gelin sizle bir ön kabul yapalım ve tanrı vardır diyelim. Bu ön kabulümüzün herhangi bir gözlemi var mı. Yok, gözlem dediginiz şey ise yeni bir ön kabulden başka bir şey degil. Ne teoride ne de teori oluşturduktan sonra ki gözlemde tanrıyı sınama/ gözleme imkanımız yok. Bu yüzden de bu teori bilimsel degildir. Bilim dışıdır ve bilimin ilgi alanı degildir. * Bunun inaçla bir alakası yok ve ben de bir şeye inanmak istedigim falan yok. Gelin, tanrı fikrinin bilimsel olabilecegini düşünüyorsanız bunun irademizden bagımsız gözlemlerini ortaya koyun, sonra bu gözlemlere uygun bir tanrı teorisi ortaya koyalım ve bunu gözlemlerle sınayalım ve bilimsel mi degil mi ortaya koyalım. * *saygılarımla |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Alıntı:
Bilimin icat olduğunu kim söyledi size ? Bilim doğanın nasıl çalıştığının anlaşılması çabasıdır. Onun yasalarını bulabilme uğraşıdır. Bilimin biricik olduğunu kim iddia etti ? *Sanatı, edebiyatı, hayallerimizi kısaca insanı insan yapan tüm kültürel birikimimizi çöpe atmadık henüz. İddiamız hiç bir dogmanın felsefi spekülasyonun insan yaşamını dönüştüren kolaylaştıran "bilgi" içermediğidir. Bilimin ne olup ne olmadığını biraz daha araştırın bence. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Konunun içeriğine binaen bir "felsefecimizden" bilime bir bakış:
POPPER'DAN GÖNÜLE Prof. Dr. Ahmet İNAM Öğrencilerinin yazdıklarından, öğrencilerinin öğrencisinin söylediklerinden çıkarıyorum: Ünlü filozof Karl Popper, huysuz, zor bir adamdı. (Okuduğum kişilerden biri Feyerabend!) Söylediklerini inanılmaz titizlik ve tutkuyla temellendirmek isteyen, ciddi, hâlâ üzerinde ondokuzuncu yüzyıl bilim insanlarının ve düşünürlerinin yoğun ''ağırlığını' taşıyan, mesafeli bakışlarla insanlara yaklaşan ''hakikat âşığı'' değerli bir kişiydi. (Onunla ''uzunca'' bir süre birlikte yaşamışlardan edindiğim izlenimler bunlar, yanılabilirim, kısa görüşmelerde kibarlığın ve insan saygısının yoğrulduğu bir yürekle, sıcak görünmüş olabilir!) Kendine özgü açık bir dille yazardı. Süvar Köserâif gibi sıkı felsefe okurları ve düşünürler, bu dille Popper'ın inanılmaz ''açıklar'' verdiğini söylerlerdi! Bana da öyle gelir, galiba Feyerabend'a da öyle gelirdi. Çünkü Popper, cesur bir ''tilkiydi'', ihtiyatlı bir ''kirpiden'' ziyade. Felsefede tutumlardan söz eden bir yazar, iki temel tavır ileri sürmüştü, gençlik yıllarında okuduğum, yazık ki şimdi anımsayamadığım bir yazısında: Ya tilki olur, saldırırsınız ya kirpi olur savunursunuz. Kirpi düşünürler, hiç açık vermeden düşünmeyi severler. O nedenle sıkı bir ''analitik'' tutumla, kavramlarını açık kılmaya çalışır, ''ayrıntı sektirmeden'' yürümeye çabalarlar. Tilkilerin ise amacı, saldırmak, yakalamaktır. Avlamaktır. Elbette onlara saldırırlarsa tilkilikten kirpiliğe dönüşebilirler ya da tilki olarak savunabilirler kendilerini. (Bir düşünür çırağı ya da taslağı olarak ben, kendimi bir ''dağ keçisi'' olarak görmüşümdür! Dürbünlü tüfekleriyle teknolojik donanımlı avcıların kolayca vurduğu.) Popper, dar alana kendini sıkıştırmamış bir bilim felsefecisi idi. Bilimsel bakışı kültüre, tarihe, politikaya, metafiziğe yöneltmeyi seçmişti. Onun çok bilinen ilkelerinden biri de, bir savlar bütünlüğü oluşturan bir kuramın bilimsel olabilmesi ilkesidir. Kabaca söylendiğinde, bir sav, yanlışlanabilir olduğunca, bilimsel olmaya adaydır. Sav ya da kuram, kendi içinde ne zaman yanlışlanabilir olacağını söylemeli ve kendini yanlışlamaya çalışmalıdır. Sav, yanlışlamalar karşısında, direndikçe sağlamlaştırılmış olur. ("Sağlamlaştırma" ya da ''pekiştirme'' diye çevirilebilecek sözün İngilizcesi ''corroboration'' !) Bu açıdan, bir sıçrama yapılarak, denilebilir ki: bilim insanı yiğit olmalıdır! Kendi kuramını, yanlışlayacak (çürütecek de diyebiliriz, ''refutation'' karşılığında!) cesareti, niyeti olmalıdır. Bir kez bilim namusu ona kendi kuramının, hangi gözlemlerle, olgularla, ölçümlerle, karşılaştığında yanlış olabileceğini kuramında belirtmesini buyurur. Oysa insanda, kendini doğrulama eğilimi baskındır. Yanlışlama çabalarından ürker, birçok insan. Savları, kuramı, hep doğrulansın yanlışlanmasın ister! Üstelik her yanlışlama atılımı karşısında felsefecilerin ad hoc manevralar dediği, manevralarla kuramı kurtarmayı çabalar, kuramının yanlışlanamayan, çürütülmeyen bir ''ayrıcalık'' taşıdığını savunur. ''Şu şu durumları gözle de çürüt beni bakalım'' diye yazmalı alnında bilimsel kuramların. Bilimden gönüle: Şu şu insanları, olayları çıkar karşıma da zorla beni ey hayat! Hayat içinde koşuşturmalarımız sırasında soruyorlar bize: ''Nereden geliyorsun?'' ''Kendimi yanlışlamaya çabalamaktan!'' diyebilir miyiz? Kimi yanlışlama geçirmez hayatlar, ısrarla şöyle diyebilirler: O kadar uğraşıyorum, hiç yanlışlayamıyorum kendimi, yanlışlarımı bulamıyorum; görüşlerimi savlarımı sınadıkça, sınadıkça hep haklı, hep doğru çıkıyorum. Hatta daha tilki olanlarımız: Valla hep yanlışlanmak istiyorum var gücümle, bir kez olsun hayat benim yüzüme yanlışlığımı vursun istiyorum, ama olmuyor işte! Yanlışlanmaya istekli, yanlışlanmaya açık bir yaşam, içten, kendini elden geldiğince çarpıtmayan bir yaşamdır. Yıkımlardan korkmaz. Tıpkı bilimde olduğu gibi, yanlışlandığında yeni savlar üretir, yeni bakışlar, yeni anlamlar. Bilim tükenmez. İnsan tükenmez. Gökyüzünde yıldızlar doğuyor, yıldızlar ölüyor; yeryüzünde anlamlar doğuyor, anlamlar ölüyor.İnsan anlamlar yaratan bir varlık, oluşturduğu anlamları gerçeğin karşısında sınamak olanağında olan. Hayatın sınavlarına cesurca girebilmektir, anlam yoğun yaşamak. Yıkılmaktan, yanlışlanmaktan korkmamalı: Doğruyu bulma, buluşturma, oluşturma için gerekir. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Arkadaşlarım Çin'den yeni döndüler. Bildiğiniz gibi Çin kopyalamanın son noktası.
Chen de oradaki kopyacılardan bir tanesi ve ne verirseniz verin aynısını üretiyorlar. Chen şöyle demiş "Ben herşeyi kopyalarım, hatta tanrıyı bile, ama numune isterim." Selamlar. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Doğanın mekaniğini ve kimyasını çözmek için bilimden başka bir yöntem yok, bugüne kadar da olmadı.
*Schopen gündeme getirdiği konular olan, doğa üstü olayların çoğunluğu bilim insanları tarafından çürütüldü veya açıklandı. Schopen'in sandığı gibi bilim hiç bir şeyi yok saymaz. Fakat dünya üzerinde de kanıtlanmış bir tane doğa üstü olay gözlemlenmemiştir. *Schopen Kant'ı okumadığı veya okuyupda anlamadığı gibi bir kanıya kapılıyorum. Kant tanrıdan mucizeler beklemenin , yada mucizeler yaptığına inanmanın tanrının aklına hakaret olduğunu söyler. Selamlar. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Tanrıyı kaybettik bulursak hemen Chen'e yollayalımda çoğaltsın,hiç olmazsa elimizde yedek bulunur.
Her isteyene bir Tanrı kampanyası bile düzenliyebiliriz. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Saygideger arkadaslar;
Bilim,-logy kokeninden gelir ve her -logy nin bir -nomy si yani belirlenmis kurallari vardir.Ayni astrology-astronomy gibi,fakat ne yazikki bilim bolundukce bolundugu icin birakalim bilimin evrensel kurallarini positif bilimin bile evrensel kurallari yoktur.Sizce hangi -nomy,butun soyut-somut bilimlerin evrensel temelini vermeye ve aciklamaya adaydir,varmi boyle bir aday? Saygilarimla; evrensel-insan |
Kant KOnusu
Sevgili Peker,
Kant ile ilgili yazını yeni okuyabildim, forumda sürekli yazıyorum, gözden kaçmış, gecikmişsem kusura bakma. Kant’a gelirsek, Ben Kant’ın düşüncelerinin her birini tek tek benimsediğimi hiçbir zaman söylemedim. Evet itiraf ediyorum, en beğendiğim filozoflardandır ama beğeni noktam düşünceme tam uygunluk sağlaması değil, ürettiği felsefesini sağlam temellere oturtmada gösterdiği ikna ediciliktir. Yani Kant felsefesinin içeriğinden ziyade yöntemini seviyorum. Dikkat edersen nickim “Schopenhauer” Peki ben bu filozof gibi ateist miyim? Hayır. Doğu Mistikçisi miyim? Yine Hayır. Onda beni en çok etkileyen benimde yakın inceleme sahamda olan “acı” kavramı ve beşeri yansımalarıdır. Aksi takdirde nickim “Gazali” olurdu, fikirlere benzeşim arasaydık. Ayrıca Kant düşünceme taban tabana zıt da değildir. Kant her ne kadar “akıl” kavramıyla ön plana çımış ve deneysel bilim anlayışını öncelemişse de, aynı Kant, bilimin “benim de savunduğum üzere” idolleştirilmesine ve dine alternatif olarak sunulmasına da karşı gelmiştir. Bilgide hem “deneyimin” ve hem de aklın katkısının kaçınılmaz olduğunu öne sürmüştür. O, ilk olarak en basit bir deneyimin, duyu izlenimlerinin bile a priori bir ögeyi, deneyden türemeyen, fakat deneyi yaratan ve mümkün kılan bir ögeyi içerdiğini göstermiştir. Sevgili Peker burada Kant “basit bir deneyimin… deneyi yaratan ve mümkün kılan bir öğeyi yaratması” tabiriyle tam olarak “cin tecrübesi” yaşayan sana ve bana güzel haberler vermektedir. Yani ortada fol yok yumurta yokken “cin” den bahsedilseydi eğer, bu Kant’a göre de bana göre de, sana göre de absürt olacaktı. Ancak kant, eğer deneyim varsa, deney için uygun koşullar oluşmuştur demektedir. Senin de benim de gördüğümüz kadarıyla (her ne kadar sen inkar etsen de) bu varlıklar realitedir. O halde Kant bu durumun hiç olmazsa “yanlışlanmak için bile olsa” deneylenmesine taraftardır. Kant her ne kadar akılcılıktan ve empirizmden ödün vermese de günümüz materyalist bilimcilerin yaptığı gibi kapıyı sertçe kapamamıştır da. Kant bir deryadır ve titizlikle incelenmelidir. Kant kesinlikle bir Comte, Engels ya da Marks çapında bir pozitivist değildir. Saygılar |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Bilimin herhangi bir şeyi reddedemeyeceği dayatılmaya çalışılıyor. Bu yanlıştır. İleride bir gün kanıtlanabilir belki diyerek bilimin veto hakkı elinden alınamaz. Bu ihtimal her zaman için vardır, kabul. Ancak bilim ispatladığı zaman gerçek olduğu kabul edilir. Yoksa binbir illet fikir bilimin süzgeç mekanizmasından geçmeden gerçek vurgusu yiyebilir.
Sayın Schopen'e daha önce bir şey söylemiştim. Belki bilim şu anda gerçekliğin milyonda birini bile sunamadı, ama elimizdeki tek bilgi de odur demiştim. Bunun üzerine bir şey daha söylemek farz oldu; Bir şeyin var olduğu ispatlanana kadar yok sayılır. Bunu bilmeyen keskin zekalı müminler daima Tanrı'nın yokluğunu ispatlatmaya çalışıp kendilerini tatmin ederler. Dikkat çekmek istedim... Saygılar |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
“Schopenhauer” Peki ben bu filozof gibi ateist miyim? Hayır. Doğu Mistikçisi miyim? Yine Hayır. Onda beni en çok etkileyen benimde yakın inceleme sahamda olan “acı” kavramı ''
Sen mistikçi ve mazoşistsin. Bu benim Schopenhauer teşhisim. İnsan kendini algılamakta zorlanabilir. Dışardan bakan biri daha doğru teşhis koyabilir. Zaten bu siteyede acı çekmeye geldin.(mazoşist) :lol: Cinlerini saçmaya geldin.(mistik) :lol: |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Sevgili Aydoe,
İnandığımı söylüyorum, tıpkı senin gibi... Düşündüğümü söylemezsem çatlarım, tıpkı senin gibi... Ama senin gibi bir bilim adamı beni deneylediğim ve gözlemlediğim bir şeye inanmakla suçluyor ve bunu skolastik bir düşünce artığı formunda karikatürize ederek gözden düşürmeye çalışıyor. Aynı Aydoe, her postunun sonuna (mealen) şu ifadeyi ekliyor, ''..asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, *aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur...'' * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Mustafa *Kemal Ve değişmeyecek hükümler getiren Kur'anı aklın gelişimini inkar etmekle eşdeğer olacağını söyleyen işbu aynı Aydoe, anayasanın 4. maddesinde herhangi bir akla aykırılık görmüyor. Tebrikler aydoe, Kur'anı eleştiridiğin yerden yakaladım seni! Senin değişime açıklık kampanyan anayasanın 4. maddesine kadarmış. Kur'an olunca, bu çağda olur mu öyle şey, ama iş politik hissiyat olunca boşver değişimi! Öyle mi? Çok kötü yakalndın çok :lol: |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Sen öyle zannet sevgili Şopen
Sonuna kadar değişimi savunurum ,anayasada ,babayasada değişebilir ama ben değişimin *hep ileri doğru olmasını isterim,geriye değişimi gördün 4 ayak sendromu hiç hoş değil,ben kanatlanıp uçmak isterim. Buda bilimle ve akılla mümkündür. Anayasayı değiştirelim ama biz değiştirelim,Abd,Ab bize anayasa yapamaz :oops: |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Aydoe güzel bir noktaya değinmiş. Değişimin ilericiliği...
Dincilerin aynı sakat mantığı demokrasi kavramı üzerinde de kullanması şaşırtıcı olmasa gerek. Demokrasi halkın dediği ise, halk isterse şeriat elbet gelir değil mi ? Zaten bu laiklik ne menemen miydi neydi. Onun gibi bi şey. Ye gitsin yani... |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Ya imhotep nerde kaldın ya, ben de acaba niye bu tartışmalar bu kadar kısır geçiyor diye düşünmüştüm meğer bizim imhotep yokmuş. hoşgeldin. biliyormusun sen tam kafa dengi bir fikir düşmanımsın. ama biliyor musun imhotep, yazdığın her post önüme derinlemesine yuvarlanan gollük pas gibi, al da at dercesine atıyorsun paslarını. ama bi tahmin et ne oldu? aynı gün içinde bilmem kaç kişiden fena halde zılgıt yedim. meğer çok yazıyormuşum, her şeye atlıyormuşum. ya imhotep beni anlarsan bir tek sen anlarsın, bunlar benden ne istiyor? şimdi farzet ben çıktım diyelim siz ateist arkadaşlar kimle fikir mücadelesine girişeceksiniz. oysa ben size fikir pratiği de yaptırıyorum. şimdi senin bu son post varya, tam plaselik. ama dur sen onlara benzemessin, sen ağzına kadar dolusundur şimdi. yeni bir savaşa daha hazır değilim. bugün bilmem kaç saat oldu şu klavyenin başında. ama söz geri döndüğümde ilk sana sataşacağım:)
Selamlar |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Saygideger schopenhauer;
Bilmiyorum ama bir yazida senle beni ayni kefeye koymuslar.Ben kendi adima cevabimi verdim.Sen de herhalde sana uygun cevabi verirsin. Saygideger arkadaslar; Degisim konusuna gelince;degisimin tek bir yonu ve yontemi vardir,o da insana yonelen ve insanlik yontemi. Bunun disindaki hangi yontem ve yonelim olursa olsun;sonucta bir tarafi memnun edecek,bir tarafi karsisina alacaktir.Ne zamana kadar?Karsisina aldigi taraf orgutlenip iktidari ele gecirene kadar.Sonra ne olacak bu sefer iktidar savasi tekrar baslayacak veee bu kisir dongu surup gidecektir. Bu konudaki"biz ve oteki vatandaslari,kisir dongu"yazimi okumak isteyenler,okuyup dediklerimi daha iyi algiliyabilirler. Yaza yaza tusumun esnekligi bitti(asli-soyleye soyleye dilimde tuy bitti) ama bir daha yaziyorum. Nihilizm le birlikte bireyci akilcilik iflas etmistir.Bireyci akilcilikla ne uretirsen uret,guce dayanacaktir ve bir kesimi memnun etsen bile obur kesimi edemeyeceksin ve firsat verirsen o kendi bireyci akilciligiyla *seni alt edip kendi kesiminin gucunu getirecektir.Bu savas eger iflas etmis bireyci akilciliktan arinmadikca surup gidecektir ve her donemde de insan ve insanliktan birseyler alip goturecektir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
"Kant her ne kadar akılcılıktan ve empirizmden ödün vermese de günümüz materyalist bilimcilerin yaptığı gibi kapıyı sertçe kapamamıştır da. Kant bir deryadır ve titizlikle incelenmelidir. Kant kesinlikle bir Comte, Engels ya da Marks çapında bir pozitivist değildir. " schopen
Kant bırakın kapıyı kapatmayı betondan duvar örmüştür. Daha fazlasıdır. Selamlar. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
"Tanrıyı kaybettik bulursak hemen Chen'e yollayalımda çoğaltsın,hiç olmazsa elimizde yedek bulunur.
Her isteyene bir Tanrı kampanyası bile düzenliyebiliriz." aydoe Çok pragmatiksiniz. :D |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Saygideger arkadaslar;
Epistemology,bilimin siniri demektir.Yani bugunun bilimi bugunun sartlarinda gecerlidir,taki yarin birisi biryerde onu curutene veya aksini ispat edene kadar. Eger bilim dusuncenin bireyci akilciligiyla sinirlanmis ve sadece o temelde uretilmisse;eyvah,cunku bireyci akilciligin iflasiyla birlikte o da iflas etmis demektir. Zaten son zamanlarda teknigin gelismesi,belki pozitif bilimi ayakta tutuyor ama,sosyal bilimlerde zaten bireyci akilcilik uretimi bitti.Tek ilerleme ya yeni degerler (post-human,tabulu-rasa v.s.) ya yeni yonelimler(different universe of discourse veya yeni gorsel dil calismalari v.s. Not:Tam tercumesi zor olur ama post:sonraki,otesi v.s. human:insan ve different universe of discourse:alisilagelmisten farkli bir yol izleme anlami olarak ifade edilebilir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
"Bilimin biricik olduğunu kim iddia etti ? *Sanatı, edebiyatı, hayallerimizi kısaca insanı insan yapan tüm kültürel birikimimizi çöpe atmadık henüz. İddiamız hiç bir dogmanın felsefi spekülasyonun insan yaşamını dönüştüren kolaylaştıran "bilgi" içermediğidir. " frodo
*Ben bunu iddia ediyorum, bilimsel faaliyetlerin olmadığı bir yerde sanattan ve edebiyattan söz edemezsiniz. Kastım seviyesidir. Bilimdeki gelişim sanattaki gelişimin lokomotifidir. Bilim insanı özgürleştirir ve sanat özgürlüğün ürünüdür. Ha keza edebiyat bunu da aslında sanat içinde telakki ediyorum. Bilimin geliştiği toplumlar teknolojide de ilerlerler. Çok okurlar, böylesi toplumlarda edebiyat ürünlerinin artmasıda doğaldır. *Bilim gerçektende biricik yoldur. Öbürleri ile etkileşim içerisindedirler, fakat bilimdeki gelişmeler ve buluşlar diğer tüm faaliyetleri doğrudan etkisi altına alır. Bilimdeki bir buluş, keşif tüm evreni etkiler felsenin bütün argümanlarını yerin dibine batırır. Çünkü doğanın mekanizmasının çözümü ve anlaşılmasıdır bilim. Siz, doğaya uygun olarak teorilerinizi değiştirirsiniz, doğanın yasalarını değil. Selamalar. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Saygideger peker;
Bilimden ve doganin kurallarindan bahsetmissin.Doganin kurallarinin ne oldugunu,doga kendisimi soyluyor,yoksa-herseyde oldugu gibi- nsanoglunun bir ifadesi ve spekulasyonumu? Insanoglunun yaptigi tek sey-herkonuda oldugu gibi-burada da ayrilmislik felsefesi ve sorun yaratmak-sorun yaratmakta ustune yok- parca olarak bir butunu ve diger parcalari kendi dusunce yapisiyla degerlendirmesi,sabitlemesi ne yazik ki henuz bir alternatifi yok.(Ya da oyle gozukuyor). O yuzden sen sen ol,insanoglunun bu ayrilmislik temelli akil yapisina fazla guvenme,maazallah yari yolda kalabilirsin. CUNKU AKIL BIRLESTIRME-BUTUNLEMEYE DEGIL;AYIRMAYA,AYRIMCILIGA YARAR. Satgilarimla; evrensel-insan |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
O kadar pasa bir de gol görmek isterdik sevgili Şopen. Ama atamazsınız. Zaten benden de size gol çıkmaz. Pek bir beklenti içine girmeyin. Çünkü fikirsel tartışmaları sizin gibi anında tepki verilecek top oyunlarıyla değil derinlemesine düşünülen satranç gibi bir oyunla benzerlik kurarım illa ki kuracaksam. O yüzden dikkat edin de "sataşmalarla" tuzaklara düşüp de mat olmayın sevgili Şopen.
Açıkçası size çok yazıyorsunuz diye mesaj atanları anlamakta güçlük çekiyorum. Pratik yapmak gibi anlamsız bir bakış açısını geçin (zira ateistin bir konuda bilgili olması için bir mümine ihtiyacı yoktur), siteye ilk kez uğrayan müminlerin, bir müminin ne kadar farklı soru sorabileceğini, ne kadar farklı açılardan eleştirebileceğini görüp aldığı cevaplarla daha ilk iletisini atmadan yeteri kadar non-teist bilgi birikimine sahip olmasını sağlarsınız. Bu bakımdan da dediğiniz gibi, bahsettiğiniz açıdan olmasa da siteye katkınız mevcut. O yüzden ne kadar yazabiliyorsanız yazın. Bizler sizi fikirlerinizi saygı-sevgi çerçevesinde belirttiğiniz için sizin o mümin forumlarınızda olduğu gibi 10 mesajınız dahi dolmadan siteden uzaklaştırmayız. Uzaklaştırmamışız da. Çünkü biz sizin için kısıtlı anlamlar içerse de bilime ve de kendimize güveniriz. Saygılar. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
"Bilimden ve doganin kurallarindan bahsetmissin.Doganin kurallarinin ne oldugunu,doga kendisimi soyluyor,yoksa-herseyde oldugu gibi- nsanoglunun bir ifadesi ve spekulasyonumu? " evrensel-insan
Sayın evrensel-insan; Bilim, zaten doğanın işleyişini onun söyleyediği gibi anlamaktır. Kendisi söylüyor. Diğer yazdıklarınızın tek kelimesini anlamadım. Selamlar. |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
frekans karışıklığı war gibime geliyor...
|
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Ben 200MHz den yayın yapıyorum.
|
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Ben şahsen gelen yayına göre frekans değiştiriyorum...
|
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
houston merkeze danışmakta fayda war...
gelen data error veriyor.... |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
Saygideger peker;
INSANOGLU,KENDI ICIN ORTAYA ATTIGI DILDE BILE KENDI CINSIYLE GECINEMIYOR,DOGANIN DILINDEN NASIL ANLAYACAK? Ancak,afetler geldigi zaman dogaya teslim oluyor, onu suclayip hapse de atamiyor.Ayrica doganin dilinden anlasa hem onu,hemde dunyayi kendi ayrilmislik cikari icin mahfetmezdi. Dediklerimi anlamamissin,ben doga dili konusamiyorum ya ondan olsa gerek,kusura bakma. Saygilarimla; evrensel-insan |
Re: Yeni bir din bilim. Bilimden özgürlük grubu.
"Ancak,afetler geldigi zaman dogaya teslim oluyor, onu suclayip hapse de atamiyor.Ayrica doganin dilinden anlasa hem onu,hemde dunyayi kendi ayrilmislik cikari icin mahfetmezdi. " e-i
Sayın evrensel-insan; Ne alaka. Benim şu ana kadar dediklerimle ne tür bir bağlantısı var. İnsanoğlu varolduğundan beri doğayla savaşır, bu savaş onu ilerletip geliştirmiştir. Ne yapsın doğal afetlere uyum mu sağlasın sevgili arkadaşım gerçekten ne diyorsun. Kışın filler güneye göç ederler. Biber daha daha acıdır. Domates kırmızıdır. Selamlar. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:34 . |