![]() |
Ne kadar YENİK başlıyoruz hayata :(
-Kullarından dilediğini saptıracağını söyleyen Allah'a karşı 0-1 yenik,
-Allah'ın başımıza musallat ettiği şeytana karşı 0-1 yenik -Yaradanın Kadınlara 9, erkeklere 1 nefis verdiğini söyleyen Peygamberin sözleriyle 0-9 yenik, -Erkekleri kadınlardan üstün yarattığını söyleyen Yaratıcıya karşı 0-1 yenik Salt bizi kadın yarattığı için Toplamda 0 - 12 yenik başladığımız bu hayat serüveninde insanın kadınlar aleyhine söylenmiş tüm hadislere inanası geliyor. 0-12'lik bir skorla hayata başlayan kadınların Cehennemin çoğunu teşkil etmesi elbette normal. Şansımız olsa Erkek doğardık. Cennet anaların ayakları altında mıymış? (peh...) Mankenler bellerinin ince görünmesi için ameliyatla iki kaburgalarını aldırıyorlar. Yani şu kaburgalar olsa da olur, olmasa da. Bu kadar varlığı ile yokluğu bir olan bir kemikten yaratılmış olmak ayrı bir değersizlik, ayrı bir eksi olarak da düşünülebilir bizim için. |
"Baba" takma adı Tanrıya atfedilği günden beri, kadına da yeniklik kader tayin edildi zaten. Geçmiş olsun diyecegim ama binlerce yıldır kanayan bir yara nasıl iyileşecek hala arayışlardayız.
|
Serzenişinizde ne kadar haklıysanız da, bana göre herbiri bencileyin birer tanrı olan canlıların zihninde hükmen galipsiniz.. Hatta tuş!:p
|
Saygideger arkadaslar;
Butun bu varsayimlara yenik dusmek yerine, dusuncenizi 0 layip,yeniden doldurmaya-ki yenilmeye yer yok-nedersiniz? Saygilarimla; evrensel-insan |
Her ne kadar kadinlar yenik baslasa da, her basarili erkegin arkasinda bir kadin oldugu soylenir. Ustunluk erkekte gorulse bile, dizginleri kadinin cektigini cogu ailelerde goruruz.
Evet, islami kurallarla yurutulen toplumlarda kadinin icler acisi halini gorebiliyor ve isyan ediyoruz, ancak dunyanin diger ulkelerinde kadinlarin arayi kapatmaya basladiklari da bir gercek. Yani o kadar da umitsiz degilim ben, tabi ki seriyat ulkesi haline donmezsek.... |
Nedir bu sitem, bu serzeniş?
Hayata -12 averajla başlasalar dahi şu göz açıp kapayıncaya kadar geçen fani dünyada sabırlı olup, şükredip, ibadetlerini tam yapıp, şeytana uymayıp, kocalarını hoş tutup cennet vizesi almaları çok mu zor? Sanki, şeriat onları kara köpekle, eşekle, domuzla, kargayla eş tutuyor? Sanki, şeytanlıkla, kötülükle, uğursuzlukla suçlanıyor? Sanki, aklen ve dinen eksik görülüyor? Sanki, pis-mundar olarak niteleniyor? Sanki, erkeğe mahkum ediliyor, şiddete, dayağa layık bulunuyor? Sanki, "sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin" deniliyor? Sanki, Erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığı için eğri nitelendiriliyor? Sanki, dünyaya geldiğinde evlat olarak görülmüyor? Evlat = veled'in çoğulu = erkek çocuklar mı sanki? Sanki, cennetin vizesi kocalarının onayına bağlı? Sanki, kocalarını boşama hakkına sahip değiller? Sanki, mirasta erkeğin yarısı kadar hakka sahip? Sanki, şahitlikte erkeğin yarı hakkına sahip? Sanki, seçme ve seçilme hakkına sahip değil? Sanki, oğullar nimetten sayılıyor da kızlar sayılmıyor? Sanki, erkekler özgür, kendileri eve kapatımak istenmiş? Sanki, erkeklerden korunmak için poşete-çuvala, tesettüre sokulmuşlar? Sanki, çocuk yaşta dedesi yaşında adamlarla evlendiriliyorlar? Sanki, kocalarını başka kadınlarla paylaşmak zorunda kalıyorlar? Bu kadınlar, cenneti dahi beğenmezler. Orada bile eşitliğin olmadığını söyler, kocalarının hurilerini kıskanırlar. Dünya sınavına girmeye imkan verildiğine şükredeceklerine, ebedi cennet yaşamı için dua edeceklerine akılları hep şeytani konularda. Bunlar cennette dünyadaki eşleriyle birlikte olmak bile istemez Allah bilir! Ama elleri mahkum.. Tabi cehennemden yırtarlarsa. ;) |
Kadınlara dalaşmayacak kadar tecrübe edindim sanıyorum. Bu nedenle ben sadece başlığa dikkat çekmek istiyorum.
Başlığın adı, "Ne kadar YENİK başlıyoruz hayata. " Bu da Türk Dil kurumundan bir sayfa http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx...E&Kelime=yenik 1 . Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek onda bıraktığı iz: "Boynunda pire yenikleri vardı."- S. F. Abasıyanık. 2 . sıfat Yenmiş, aşınmış: "Önümüzde sakat ve her tarafı yenik masacıklar duruyor."- R. H. Karay. Birleşik Sözler bit yeniğigüve yeniğikurt yeniğiyenik (II) Savaş veya yarışmada yenilmiş, mağlup.sıfat Atasözü, deyim ve birleşik fiiller yenik düşmek yenik saymak ... Şimdi, Başlığın muhatabı TDK ya göre, Pireler... Sanırım doğru kelime MAĞLUP olmalıydı. Ki her kölenin başladığı gibi ayrımsız cinsiyetsiz ve sınıfsız. Cümlede Sıfat olarak kullanıldığına göre deeee; Kadınların yaşamı nasıl algıladığının bir ipucunu yakalamış oluyoruz... Sonra da Ayşeye kızarlar ne kadar hırslı kadın diye.. Hoş bende kızıyorum ya.. Ne demiş peygamber; "Ya Ebubekir, bu kızından beni kurtarmayacak mısın?" Kim mağlup, kim galip, anlaşılır değil valla. |
Geçmiş olsun diyecegim ama binlerce yıldır kanayan bir yara nasıl iyileşecek hala arayışlardayız. meaculpa
Bunun tek yolu üretime katılmaktan geçiyor. Öncelikle kadın ekonomik bagımlılıktan kurtulmak zorundadır ve ev kadınlıgını reddetmelidir. İkinci olarak da ev ekonomisi bir endüstri haline gelip angarya olmaktan, kadının üzerinde bir kölelik unsuru olmaktan çıkmalıdır. Bunun ise bireysel degil ama toplumsal olacagı açıktır. Güler Sbancı bu bireysel kurtuluşa bir örnektir, çogaltılabilir de hem de pek çok. Ama onların bireysel kurtuluşu, hatta egemenlikleri hemcinseri için bir çözüm olamıyor. Ve sistem en büyük kazançlarını hala kadın ve çocuk emegi üzerinden elde ediyor. saygılarımla |
. Ve sistem en büyük kazançlarını hala kadın ve çocuk emegi üzerinden elde ediyor.
dilaver Sorun zaten sistemde sevgili dilaver, yoksa kadının ikinci sınıf insan yada bir başka tür olarak adlandırılısının dinamiklerini başka platformlarda da cok konuştuk. Bugün var olan koşullar içerisinde ki belirsizlik hali adınadır arayış söylemim. Herşeyin birbirine karıştığı köleci mekanizmaların dönemleri. Çarklar çok hızlı dönmekte, çomak sokabilmek için büyük örgütlenmeler ve aydınlanmış bilinçlere gereksinim var. |
Alıntı:
Sevgili Oki, Aşağıdaki şişleri yeni buldum. Işıklıymış ve acıyı azaltıyormuş. Seç birini... http://tbn0.google.com/images?q=tbn:...eedlelite2.JPG |
bunun bu hale gelmesinde bayanların da çok suçu var.En basitinden yıllar önce Atatürk peçeden o kara örtülerden kurtulalım diye elinden gelenin fazlasını yapmış fakat şimdi bayanlar(tabi yanlarında erkekler) onları geri alabilmek için elinden gelenin fazlasını gösteriyor.Özgürlüklerini kısıtlayan şeyleri özgürlük diye istiyorlar.Yenik başlıyoruz evet ve hala birileri daha da yenik olalım diye uğraşıyor..
|
Sayın Okinono,
Zannımca TDK'nun sayemde bir birleşik fiili daha oldu. :) (yoksa atasözü mü oldu bu):) "yenik düşmek", "yenik saymak", "YENİK başlamak" bence çok yakıştı yaw :)) |
Sayın Nosferatu,
Size kısmen hak veriyorum. Ama yıllarca o grubun içinde kalmış ve hatta bir dönem tesettürlü olmuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki, beyninizin yıkandığını o gruplardan kopmadığınız sürece anlamanız oldukça zor. Her olaya, her olguya din penceresinden bir kez bakmaya görün, o pencereden görünenden fazlasını görmez ve düşünmez oluyorsunuz. Hatta sizin görüşlerinize sahip olmayanların nasıl olup da sizin pencerenizden görünen o minicik (ama size göre tüm dünyayı kapsayan) kısmı görmediğine ve görmemekte ısrar ettiğine anlam veremiyorsunuz. |
Evt gerçekten sürüden ayrılmak çok zor.Neyseki siz ayrılmayı başarmışsınız..
|
Alıntı:
Ufak bir ayrıntı gibi görülebilir ama belirtmeden geçemeyeceğim. Alıntıdaki koyu sözcük 'dişi cinsiyet'i etkisizleştirme çabalarının bir ürünüdür. Dini argümanların kontrolünde 'bekâretin yüceltilmesi' amacı içerir. Bu takıntılar yüzünden "kadın" demeye korkan bir toplum oluşturulmuştur. |
İlginç,bilmiyordum.nerden çıkmış peki bu cinsiyeti etkisizleştrme çabalarının bir ürünü olması?
|
Alıntı:
|
Erkekler için oğlan, erkek ayrımı pek yapmıyoruz. Oğlan'lar da erkek sayılır olmuş, doğaldır.
Ama kadınlar için kız-kadın ayrımı yapma gereği duyuyoruz. Bunun sebebi açık. Bu yüzden tüm dişi kısmısını kastetmek istediğimizde uygun kelime olarak bayan'ı seçmek bize uygun geliyor. Oysa bayan, bay kelimesinin cinsiyet karşıtı olarak kullanılması gereken bir kelime. Bu yüzden bir erkek için bay kelimesini kullanamayacağımız durumlarda / cümlelerde, kadın yerine de bayan kelimesini kullanmamak gerek. Ayrıca, bayan kelimesini bir hitap olarak kullanmak da bana her zaman aşağılamayı çağırıştırmıştır. "Bayan" diye seslenen kişilerden irite olmuşumdur. Çünkü bilirim ki o kişiler karşı cinsiyetten birine seslenirken "Bay" diye seslenmezler. Gerçi "bay" kelimesinin tek heceli olmasının da bunun üzerinde etkisi olabilir diye düşünüyorum. Ama genelde yine de bir erkekten cümle içinde bahsederken "erkek" yahut "adam" kelimeleri kullanılır. Kadın çalışmalarında 'bayan' kelimesi adeta yasaklı bir kelimedir. Bu kelimenin dişi cinsiyeti etkisizleştirme çabalarıyla ilgisi olduğunu pek düşünmüyorum. Kız ve kadını gereksiz yere ayrıma tabi tutanların her iki kelimeye dahil cinsiyet belirten kelime arayışlarında yanlış başvurusu. (Kadın kısmısına aşağılama da içeriyor bencileyin, ya da ben öyle algılıyorum.) bayan x baymayan :) |
way be bir bayan kelimesi nelere yol açıyormuş:D
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Sayin baylar ve bayanlar, simdi sizden duyuncaya kadar farketmemistim bu farkliligi. Belki de simdiye kadar bayan diye hitap edilen kadinin daha oncesi sikayetini hic duymadigimdan dolayi olacak, bende asagilama hissi hic uyandirmamisti.
|
Kadın çalışmalarında 'bayan' kelimesi adeta yasaklı bir kelimedir.
Bu kelimenin dişi cinsiyeti etkisizleştirme çabalarıyla ilgisi olduğunu pek düşünmüyorum. Kız ve kadını gereksiz yere ayrıma tabi tutanların her iki kelimeye dahil cinsiyet belirten kelime arayışlarında yanlış başvurusu. (Kadın kısmısına aşağılama da içeriyor bencileyin, ya da ben öyle algılıyorum.) .... Merhaba; Şimdi kadının sınıfsal farklılığını ortan kaldırmak demek kadını hakim sınıfın gücüne eriştirmek demek değildir. Zira; Eğer kadın bulunduğu konumu kabul etmeyerek karşı cinsin haklarına sahip olmayı kendine hedef olarak koyarsa, o cinse erişmiş olur. Yani biyolojik olarak farklılık arz eden bir cins farklı bir biyolojiye sahip bir cinsin haklarına sahip olur. O zamanda ortaya , ulaşılan karşı cins için eşitsizlik çıkar. Zira Kadın hem biyolojik olarak kendi haklarına sahip iken hem de kendisine gerekli olan erkek haklarına da sahip olmuş olur ama erkek kadının haklarına sahip değildir. Öyleyse, kadın ve erkeği başka bir şeyde eşitlemek gerekir. Yani bu en basit matematikte de böyledir zaten. Eşitsizlikler nerden çıktı sanıyoruz ki. Peki düşünelim Kadın ve erkek neyde eşitlenebilir. ? Benim aklıma ülkemizden meşhur biri geliyor ama; söylememmm.. ne de olsa serde erkeklik var geçilmez :D |
Alıntı:
Karşı cinste (yani erkeklerde) bulunup eşitsizlik çıkmaması için kadının erişmemesi gereken haklar hangileridir anlayamadım açıkçası. |
Merhaba K.C.
Sanırım sorunuzun cevabı, eşitlik önerisinde :) Selamlar |
Merhaba Okinono,
nasıl bir eşitlik? neyin eşitliği? edit: Ben eşitlikten bahsettim mi ki? |
Hımmm...
Sanırım Yüce Kraldan bir insan çağırmak lazım; bu konu beni aşar duruma geldi. Malesef cevap veremeyeceğim.. :) Selamlar |
http://haber.mynet.com/sayfali/yasam...211017074453/0
Öyle yenik edebiyatı bizim illerde sökmez. Yok erkekmiş, yok imammış hiç bilmez. Elini kaldırmaya görsün el alem. Dünyayı yıkar başına eyvallah demez. |
valla güçlü olan hayatta kalmalıysa kadınlar güçsüz, erkekler kadınları döveerr:) o zaman kadınları öldürelim, güçlüler hakediyor ya bu yaşamı:) hadi testere 35 i çekelim:)
|
Kadın erkek eşitliği konusunda fiziki gücü ortaya koymak ilkel dönemlerin anlayışıdır. Şiddet toplumlarında "kadın erkek eşit olamaz, çünkü kadın zayıftır" diye düşünülür. Çünkü geri kalmış toplumlarda sorunların çözümünde şiddete yönelim çok yaygındır.
Şimdi azaldı nispeten ama, 15-20 yıl öncesi bir trafik kazası olduğunda kavga da kaçınılmaz olurdu. Güçlü olan haksız dahi olsa şiddet yoluyla üstün gelmeye çalışırdı. Şiddetin geçersiz olduğu bir örnekle konuyu ele alalım: Bir fabrikada çalışan 25-30 yaşlarında güçlü-fizikli bir usta, fabrikanın 40-45 yaşlarındaki bayan kalite kontrol şefinden elbette çok güçlüdür. Ama hatalı yaptığı imalatını bu fiziki yönden zayıf olan bayan yöneticiden geçiremez. Ceza almamak için şiddet kullanarak o bayan yöneticiyi bastıramaz, itiraz edip saygısızlık gösteremez. Aksi durumda işinden olur. Demek ki insanlar konumlarını bildiği, kanun ve kurallarla sınırlandığı takdirde eşitliğin konuşulmasına, tartışılmasına dahi gerek kalmaz. Yeter ki hukuk, kadın, erkek demeden ayrımsız sağlanmış olsun. Dinlerde öyle. Gerekirse reform yapılır. "O zaman öyleydi, şimdi böyle" denir. "Her ayet evrensel değildir" denir, yine çağa, uygarlığa ayak uydurulur. |
Bir fabrikada çalışan 25-30 yaşlarında güçlü-fizikli bir usta, fabrikanın 40-45 yaşlarındaki bayan kalite kontrol şefinden elbette çok güçlüdür. Ama hatalı yaptığı imalatını bu fiziki yönden zayıf olan bayan yöneticiden geçiremez.
Sevgili Pante; Tam da bu önermenin tersi ile cevap vermek vardı ama, kadınların hegomanyasından korkarak yazamadım. Bi zahmet cesaretli bir Errrkek yazarsa çok makbule geçer. Malum biz bu saatten sonra gılman sınııfından sayılırız. Selamlar |
Ne kadar YENİK başlıyoruz hayata :(
Çağdaş toplumlarda kadın çok daha başarılı olmaktadır, bu herkesce malum. Kadınların üretime katılmadığı toplumlarda geri kalmışlık diz boyu, bu da malum. Kadını geri bıraktıran, insanlar arası eşitliği bozanda dinlerdir. Dinler geriletilmeden, ortadan kaldırılmadan kadın erkek eşitsizliği sürecektir. Hz. Muhammed Sav. karılarına şöyle iyi davranmıştır, aralarında hiç ayrım yapmamıştır diye başlıyacaklardır bunuda kadınlar yapacaktır en başta. Boşadığı karıları unuturlar, hem de ne sebeplerle. Şöyle; Babam bize şöyle iyi davranır, kocamın ayağını yıkamamda ne var, inancımdan dolayı örtünüyorum, bende evde çalışıyorum, kızıma örtün diye hiç baskı yapmadım, 8 yaşından itibaren dinini öğrensin diye kuran kurslarına gönderdik isterse örtünür, isterse çalışır, babasına çok saygılıdır, kocasını çok sever kumasına kardeşi gibi davranır, kuma çocuklarını öz çocuklarından ayırmaz, babamız bize tokat bile atmadı (çok övünülecek bir şey ya), görücü usulüyle evlenenler daha az boşanıyor vs. vs. Bunlara cevap veremezsinizki, kadın köleliği erdem sanıyor ve hayatını bunlar üzerine kurmuş. Selamlar. |
Sirtindan Sopayi, Karnindan Sipayi eksik etmemek lazimdir.
|
Bence kadınların en çok aşağılandığı bir çağda yaşıyoruz.Çevrenize bir bakın,... kadın etiyle reklam edilmeyen bir tek ürün yok.Televizyonlar kasaba dönmüş,resmen kadın eti satıyorlar.İçinden vergi şampiyonlarının çıktığı işletmelerde birşeylerin kurbanı olmuş masum bedenler şehvetlerinin esiri olmuş insan müsvettelerine peşkeş çekiliyor.Fuhuş ve porno sektörü dünyanın en karlı iş alanı haline gelmiş.Şefkat gösterilmesi,korunması gereken yetimler,öksüzler bu sektörün en temel sermayesi haline gelmiş.Evet bence kadınların en çok aşağılandığı bir çağda yaşıyoruz.
|
Freud'un bütün denekleri müslümanmıydıda adam herşeyi götürüp götürüp cinselliğe bağlamış.
Selamlar. |
Saygideger vgm;
Muhammedin dusunce yapisindan ve soyundan geliyor, olabilir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Bunu düşünmemiştim sevgili evrensel.::)
Selamlar. |
http://www.haberturk.com/haber.asp?i...&dt=2008/05/20
Sayın K.C. Sanırım başlıktaki YENİK kelimesini siz doğru anlamda erkekleri tarif etmek için kullanmışsınız :) Şaka Şaka :) Selamlar |
Sevgili K.C,
sitemizde daha önce bir arkadaşımızın, "çalışan kadın aldatır" başlığı altında verdiği örneği buraya aktarmamın faydalı olacağını düşünüyorum.Peker'in dediği gibi, maalesef kadınların aydınlık mücadelesine ilk karşı çıkan yine kadınlar olacaktır büyük ihtimalle... "Birkac hafta once maymunlarla ilgili guzel bir örnek verilmisti; Bir kafese bes maymun ve yukariya da bir hevenk muz konuluyor. Maymunlar muza tirmandikca maymunlara soguk su sikiliyor. Bir sure sonra maymunlar bunu ogreniyor ve maymunlardan biri cikartiliyor, yerine yeni bir maymun konuluyor. Bu maymun muzu almak icin tirmanmaya calisinca diger maymunlar onu bir guzel dovuyor, soguk suya gerek kalmiyor. Daha sonra kafese bir maymun daha konuluyor, bu maymun da yine muza tirmanmak isteyince fena halde dovuluyor. Dovenlerin en basinda ise, muzlara neden tirmanilmamasi gerektigini bile bilmeyen, ilk sonradan konulan maymun yer aliyor Bir sure sonra kafesten eski maymunlar birer birer cikartiliyor ve yenileri konuluyor. Yeni konulan maymunlar, muza tirmanmak istediklerinde dayak yedikce, sebebini bile irdelemeden cemiyete dahil oluyor ve yeni gelen maymunlara ayni sekilde davraniyor. Bir sure sonra kafeste 5 maymun oluyor, hicbiri sebebini bilmedigi halde muzlara tirmanmiyor ve cemiyetten biri tirmanmaya kalkarsa engel oluyor. Bu kadinlar da, sebebini bilmedikleri bir gelenegi surduruyorlar." sevgiyle kalın:) |
Ece Temelkuran, Milliyet, 23.05.2008
Yetersiz silahlanmış kadınlar Kapıdan çıkıyordu. Akşam saat 10 civarı. Uzatılmış kapı önü konuşmamız sırasında çantasını açtı ağır ağır. İçinden bir şey çıkardı. Konuşmaya devam ederken çantasını kapattı. Siyah, küçük, silindir ‘şeyi’ elinde evirip çeviriyordu. Baktım, baktım anlamadım. Lafını kesip “Ne o elindeki?” dedim. Güldü: “Eau de Pepper!” “Neymiş o?” dedim. Cevap verdi: “Yeni parfümüm. Türkiyeli kadınların yeni tercihi! Rakipsiz!” Dalga geçiyordu, ama elinde tuttuğu “biber gazıydı”. Dedi ki: “Artık böyle. Bunsuz sokağa çıkılmıyor. Çünkü güneş battıktan sonra sokağa çıkan, ‘kapalı’ olmayan kadınlar için av yasağı süresiz kalktı biliyorsun!” Taşlı sopalı ‘baskı’ Aylin Aslım, müzisyen. Aylin Aslım, kızgın. Memleketin haline kızgın. Çoğumuz gibi. Söz ‘yeni parfümünden’ açıldı ve kapı önü konuşması başka bir hikâyeyle devam etti. Aylin, 7 Mayıs’ta İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi kampusunda bir konser vermiş. Kampusa pek de yakın olmayan bir camide ezan okununca emrivaki bir şekilde konserine ara verilmesi istenmiş. Gerekçe şöyle: “Ara vermeyince taşlı-sopalı gruplar saldırıya geçiyor.” Aylin önce sadece kendisinin zarar göreceğini düşünerek “Gelecekleri varsa görecekleri var. Ben şarkımı söylemeye devam ediyorum arkadaş!” demiş. Ezanı ve kimsenin ibadetini engellemeyecek bir mesafede olduklarını söylemiş. Ama organizasyonu yapanlar, öğrencilere saldırı olacağını söyleyince ara vermiş. Öğrencilerin “mahalle baskısı”nı daha o baskı fiili olarak oluşmadan kabullenmesine epey canı sıkılmış ve demiş ki: “AKP’ye, bu baskılara boyun eğiyorsunuz! Yapmayın böyle.” Konser sonrası, ekşi sözlük’te bu konuda yazılanların ilginç olduğunu söyledi, baktım. Hakikaten dünyanın en normal şeyiymiş gibi, sanki ezan sırasında bir konsere ara verilmezse konser alanına taşlı sopalı saldırı düzenleyenler haklılarmış gibi bir-iki yorum. “Fatih gibi bir semtte” böyle nasıl yapılırmış? Falan filan. Adını koyalım Sosyal Sorunları Araştırma ve Çözüm Derneği (SORAR) bugün Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda “mahalle baskısı” kavramını tartışacak. Kavramı ortaya atan Şerif Mardin “Ne demek istedim?” başlıklı bir konuşma yapacak. Prof. Binnaz Toprak, Prof. Yaşar Sarıbay, Prof. Fuat Keyman, Dr. Hidayet Şefkatli Tuksal, Doç. Necdet Subaşı’nın katılacağı toplantıyı gazeteci Ruşen Çakır yönetecek. Umarım “mahalle baskısı” kavramıyla belirsizleştirilen, silikleştirilen ve odağı dağıtılan toplumsal gerçeklik bu toplantıda biraz olsun netleşir. Şu işin adını, düşünce ve siyaset hayatına egemen olan entelektüel ve politik baskılardan azade koyalım: Yaşadığımız gerçeklik, tutucu çevrelerce gerçekleştirilen ve iktidar tarafından da desteklenen ama onun kontrolünden çoktan çıkmış yaygın bir insan hak ve özgürlükleri ihlalidir. Bu ihlal, yerleşikleşip meşrulaşarak öncelikle ve kesinlikle kadınları hedef almıştır. Bunun adı İslamofaşizmdir. Ne antidemokrat Kemalistlerin ne ‘tek başına demokrat AKP’nin dedikleri umurumda: Bu, sokağın gerçeğidir. Kadınlar, bu ülkede, bu ülkenin sokaklarında sıfırlanmıştır. İslamofaşizmi “eau de pepper”larla kaçıramıyoruz. Örtülü olmadığımız için, yanımızda bir erkek olmadığı anlarda ve bilhassa güneş batmışsa bizi ‘avlamak’ istiyorlar. Biz, en meşru av hayvanıyız. Aylin, sokağa ‘silahsız’ çıkamıyor. Var mı gerisi? 1. not: Aylin Aslım’ın memleketin kadın meselesiyle ilgili yazdığı yazıyı internette www.yenisoz.net adresinde bulabilirsiniz. 2. not: Yarın, Beyoğlu’nda, Mephisto Kitabevi’nde, saat 16.00’da ‘Ağrı’nın Derinliği için imza günü olacak. Bekleriz. http://www.turandursun.com/forumlar/...rDModulBot.gif |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:01 . |