![]() |
Bilimsel Kuran
Simdi size kuranin ne kadar bilimsel oldugunu kanitlayacagim.
Asagida isimleri yazili 5 tercuman, KURANI BILIMSEL gostermek icin nasil kiclarini yirtmis.Hep birlikte okuyalim. Y.NURİ ÖZTÜRK DİYANET E.HAMDİ YAZIR SUAT YILDIRIM MUHAMMED ESED KIYAMET suresinin 37-38-39uncu ayetleri nasil turkceye cevrilip, KURAN BILIMSEL BIR MUCIZE haline sokulmus. Y.NURİ ÖZTÜRK O, dökülen meniden bir sperm değil miydi? (BAK BAK BAK Sperm 1400 yil once biliniyormus) Sonra o, bir çiğnem et oldu da Allah onu yarattı, ardından düzgün bir şekle ulaştırdı. Nihayet ondan iki çifti, erkeği ve dişiyi vücuda getirdi. Sperme ve bir cignem ete dikkat edelim DİYANET O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi? (SPERM SU OLDU) Sonra bu, bir "alaka" oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi. Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti. Bir cignem et, alaka oldu E.HAMDİ YAZIR O (Rahme) dökülen bir damla meniden değil miydi? (SPERM DAMLA OLDI) Sonra bir pıhtı oldu, derken (Allah onu) biçime koydu, derken tesviye etti; derken ondan da iki eşi yaptı: Erkek ve dişi! Bir cignem et, alaka ve pihti oldu. SUAT YILDIRIM Onun aslı, atılan bir meni damlası değil miydi? Sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücre oldu da, Rabbi onu yaratıp düzenledi. Ondan erkek ve dişi olarak her iki cinsi yarattı. Simdi Rahim isin icine girdi. MUHAMMED ESED O, bir zamanlar [sadece] akıtılan bir meni damlası değil miydi, ve sonra döllenmiş hücre; bu safhada Allah [onu] yaratmış ve olması gerektiği gibi şekil vermişti, ve ondan iki cinsi, erkeği ve dişiyi var etmişti? Hoppa dollenmis hucre nerden cikti. Daha mikroskop yok ama 1400 yil once HUCRE biliniyor da dunyanin haberi yok Iste sayin INANMAYAN KARDESLER gorun, kuran ne kadar bilimselmis, aklinizi basiniza toplayip bir an once kalp gozunuzu acin. Musluman kardeslerden arapca bilen varsa bu ayetlerin tam mealini verirse aydinlanacagim. Tesekkur ederim. |
Bu Kur'an ayetleri "bir çiğnem sakız" gibi, walla; nereye çekersen çek, oraya uydur. Şu mealcilerin parantez içinde belirttikleri şeylere de hayranım doğrusu... Bizim gibi cahil cühela için çok aydınlatıcı oluyor. Bu adamlar Kur'anı 1400 yıl önce çevirmiş olsalardı nasıl bişey olurdu çok merak ediyorum.
|
36-Eyahsebul insanü en yütreke süda
Eyahsebu/Sanırlarmı İnsanu/İnsanın En yütreke/Başı boş Süda/Bırakılacağını 37-Elem yeku nutfeten min meniyyin yümna Elemyeku/O değilmiydi Nutfeten/Nutf--Saf su--spermden Min meniyyin yümna/Dökülen--bekletilen--meniden 38-Sümme kane alakaten fe haleka fesevva Sümme/sonra Kane alakaten/pıhtı oldu Fe haleka/Biçime koydu Fesevva/düzeltti 39-Feceale minhuzzevceyniz zekera vel ünsa Feceale/derken-- artık Minhuzzevceyni/ondan iki eşi yaptı Zekere vel ünsa/Dişi ve erkeği Hafız olduğum için, arapçamda olduğu için kelime manasını ve ayetin menşesini yazdım. |
37- O, rahme dökülen meniden bir damlacık su değil miydi?
38- Sonra o damla bir kan pıhtısı olmuş, derken Allah onu yaratıp güzel bir şekîe koymuş, 39- Ondan erkek ve dişi iki cins yaratmıştır. Bu da Taberi tefsirinden. Bunları da al ki piramit tamamlansın. saygılarımla |
nutfeten "nin tam turkce karsiligi nedir
|
nutfeten "nin tam turkce karsiligi nedir ?
Nutfe/Tabii kaynaktan çıkan saf su...demektir. Tüm tefsir ve meallerde din bilginleri bunun üzerinde dururken,ceninin oluşabilmesi için lazım gelen işlevselliğe sahip meni/sperm...demişlerdir.Zaten ayettede bu manada kullanılıyor,tuhaflık yok. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Tabi kaynaktan çıkan saf su nasıl olurda meni anlamında kullanılır. Neden tam tercume yapılmaz, bende bunu zaten burada açıklamaya çalışıyorum, tercumanlar bıraksın kendi yorumlarını ne yazıyorsa onu yazsınlar, eger ; Nutfe/Tabii kaynaktan çıkan saf su...demektir. ise bu tercumanlar acaba bu kaynaktan cıkan saf suyu LIKIR LIKIR içebilirler mi? saf su ise içebilirler, peki Nutfe meni/ sperm ise içilirmi yada içermisiniz. Lutfen kıvırtmadan cevap yazınız. |
sevgili bendeniz, hafız olduğunu söylüyorsun.
bize kuran'ın ''yedi kıraatını'' açıklarmısın. bu yedi okuyuş kuranı nasıl etkilemiş bugüne kadar. cevabı vermeden şu linke bir bakmanı öneririm. http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=4694 |
Ayetleri doğru anlayabilmek için nuzül sebebini de bilmek gerekir.
Bilimsellik mi içeriyor yoksa basit bir nedenle yazılmış da günümüzün meal tahrifatçıları bilimsel göstermeye mi çabalıyor? 31. ayetten itibaren sure sonuna kadar olan kısım Ebu (Hakem) Cehil'e karşı yazılmıştır. 31. Fakat o, ne (Muhammed'i) doğrulamış ne de namaz kılmıştı. 32.Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti. 33.Sonra çalım satarak yakınlarına gitmişti. 34.Sen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın. 35.Yine müstahaksın, dahasına da müstahaksın. (oh olsun!) 36.İnsan, 'kendi başına ve sorumsuz' bırakılacağını mı sanıyor? 37.Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? 38.Sonra bir alak (pıhtı) oldu, derken yarattı ve bir biçim verdi.' 39. Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. 40.(Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir? Muhammed'in bildiği meniyi, hatta meziyi ve vediyi Cahiliyye denilen Kureyş toplumu da biliyordu. Muhammed'den binlerce yıl öncesi de biliniyordu. Nitekim Tevrat'ta da yazar. Demek ki meni bahsinde bir mucize yok! Alak-pıhtı konusunda bir mucize olabilir mi? Neden olsun? Hayvanların da, kadınların da düşük yaptığında çıkardıkları oluşmamış et parçaları yine o dönemde de biliniyordu, ondan binlerce yıl öncesi de. Tevrat'ta düşük hakkında da yazılmış ayetler var. Dolayısıyla kadına aktarılan meninin daha sonra nasıl çocuğa dönüştüğü hakkında mucize denebilecek bir bilgi yok. Gerçekten "hücre" demiş olsa, bu hücrelerden sadece birinin kadının yumurtası ile birleşerek embriyoyu oluşturduğunu yazsa o zaman mucize denebilirdi. Bu saydıklarımın tümü tahrifatçıların eklemeleridir. |
Alıntı:
Öncelikle belirteyim ki , Kuran tercümanlarının hamamın namusunu kurtarmaya yönelik gayretlerini komik bir şekilde açığa vuran yazınıza epey güldüm . Hani derler ya ; zırva tevil götürmez , işte aynen öyle . Adamların ( tercümanların ) Kuran'ı bilim yoluna sokacağım diye daha ne rezil durumlar sergilediklerini bilenler biliyor . Aslında bu gelenek , yani Kuranı bilimsel gösterme geleneği , 1900'lü yılların başlarında ortaya çıkmıştır . Sanmam ki 1900'lü yılların öncesindeki tercümanların böyle bir endişesi olsun . Bilimsel buluşların 1900'lu yıllardan itibaren başdöndürücü bir hızla ilerlemesi dinden geçimini sağlayan şarlatanları da haliyle çok tedirgin etmiş , her bir bilimsel buluşa bir ayet denk gelecek şekilde arayışlara girmişlerdir . Bulmuşlardır da nitekim ! Gerçekte ise birşey bulunmamış ; Kuran'ın tercümeleri henüz o dönemde piyasada olmadığından aptallaştırılmış saf insanları 'acaba teknoloji karşısında imanlarını yitirirler mi ? ' endişesinden hareketle bir takım zavallıca uğraşılardan öteye de gidememiş ; fakat gel gör ki sözde pozitif bilimle uğraştığını zannedip gerçekte ise sadece hurafeyle uğraşan sakat fikirli bir gençliğin doğmasına sebebiyet vermişlerdir . Fetullahçı gençlik mesela ... Neredeyse tamamına yakını yüksek tahsilli , fakat gel gör ki dinin hiçbir katkısı olmadan elde edilen pozitif bilimsel verileri dinsel inançlarına utanmadan kalkan yapmakta , belki bu sitede değil ama , başka sitelerde henüz daha inançla bilimin ayırdında dahi olmayan zavallı gençleri kandırıp kendi taraflarına çekmektedirler . Olabilir , çekebilirler ; ama nerede duyulmuş nerede görülmüş yalanın kök saldığı ve ebediyen hükümranlık sürdüğü . Bir Atatürk çıkar , Kuran'ı tercüme ettirir , millet de okur ve anlar neyin ne olduğunu . Atatürk'ten boşuna mı nefret ediyorlar. İlk önce Kuran'ın tercüme ettirilmemesi için çok direndiler , baktırlar ki olmuyor , bu sefer de millet Kuran'daki çelişkileri yakalamasın diye mahsus yanlış tercüme etmeye başladılar (mesela Y.Nuri Öztürk ve daha niceleri gibi ... ) Ama ok yaydan çoktan çıkmıştır artık ; Kuran tercüme edilmiştir ve anlayan da pekala anlamaktadır . 'Zırva tevil götürmez' , 'Yalan kök salmaz' diyen de bizim atalarımız , o halde ellemeyin uğraşsınlar ! |
Aydınus, tesekkurler benim yazacaklarımıda yazmışsın, eline sağlık.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:55 . |