![]() |
Pan-en-teizm
Teizm,Ateizm,panteizm ve deizm gibi panenteizm de bir varlık felsefesi görüşüdür.İslam dünyasında Molla Sadra,Muhammed İkbal,Batıda Spinoza,White Head,Hegel,Hartshorne gibi birçok düşünürün bu alanda önemli tespitler yaptığı bir akımdır.Ben de bu felsefi düşüncedeyim.Bunlara göre
Tanrı, her türlü değişmenin ötesinde değişmez bir niteliği ve bunun yanında bir de değişen ve oluşan bir niteliği vardır.Yani: 1. Tanrı değişmeyen yanıyla devinimi başlatmıştır ve Evrenin bilincindedir. Ancak teistlerin ifade ettiği gibi eğer bu bilinç konumunda kalmış olsaydı, ilk devindirici, özgür, öncesiz ve yetkin olarak kalacak ama varoluşa katılmamış olacaktı. 2. Diğer niteliği ile ise Tanrı, değişme ve oluşma sürecinin içinde ve bilincindedir. Bu nedenle Tanrının evrende içkin (evrenin maddesine karışmış-içinde bulunan) olduğunu söylemek de doğrudur. Evrenin Tanrı’da içkin olduğunu söylemek, Tanrı-Evren ilişkisinin karşılıklı olduğunun farkına varışın göstergesidir. Pan-enteizme göre Tanrı, hem değişmeyen (mutlak), hem de değişen (göreli) dir. Hem zamanın içinde, hem dışında, hem sonlu, hem de sonsuzdur. Aynı zamanda hem tikel hem tümel, hem neden hem sonuçtur.Kurandaki evvelde ahir de odur ifadesine uygunluk ifade eden bir tanımdır. Bu tanımla Pan-enteizm, hem Deizmden hem de Panteizmden ayrılır. Özet olarak; Panteizm ile Pan-enteizm arasında önemli bir fark vardır. Panteizmde her şey tanrıdır. Pan-enteizimde ise, her şey Tanrıdan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrıya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrimden geçmektir. Bu düşünce aslında islamın ilk asırlarında mevcuttu.Hiçbir islam bilgini Allahı ötelerde bir varlık olarak tanıtmamıştır.Hatta varlık felsefesini açıklarken(varlık hem odur hem o değildir)demişlerdir.Çünkü ondan öte görmek te ondan ibaret görmekte onu sınırlar.Tercümelerle mantık ve felsefe islam ülkelerine girince savunma tarzında bir teist anlayışa yönelme oldu.İctihadlar durduruldu.Ancak Anadolu ve kafkas bölgelerinde bu etki nispeten az olduğu için Mevlanalar,Yunuslar yetiştirmiştir.Pakistan da ikballer yetişmiştir. Panenteizm de Allah hem içkindir hem aşkındır ama panteizmde sadece içkindir.Teizmde sadece aşkındır.Panenteizmde herşey bilinçli doğal enerjiden sıçramıştır,dini bir deyişle herşeyin yaratıcısı evrenin nuru olan Tanrıdır.Bunları iyice okuyup değerlendirmek lazım. Bu arada yeri gelmişken ben bir özden geldiğimizi ve o öze tekrar döneceğimizi düşünüyorum.Bunun için nickimi özedönüş yapmış durumdayım. Allah değişmeyen yanıyla devinimi başlatmıştır ve Evrenin bilincindedir. Ancak teistlerin ifade ettiği gibi Allah bu bilinç konumunda kalmış olsaydı, ilk devindirici, özgür, öncesiz ve yetkin olarak kalacak ama varoluşa katılmamış olacaktı. Allahın, değişen ve durağan iki yönünün olduğunu en başta söyledik.İlk şıkta onun değişmeyen yanından bahsediyoruz.Yani onun sabit olan yönü devinimi ve yaratılmayı başlatmıştır.Eğer sadece değişen yönü olsaydı, pantesitlerin dediği gibi evren ve yaratılarla bir olurdu.Eğer sadece sabit yönü olsaydı, teistlerin ve deistlerin dediği gibi ötelerde olacaktı ve değişime katılmayacağı için deistlerin dediği gibi halinde kalacaktı.O halde tanrının sabit olan yönü vardır ve bu onun devinimi başlatmasına etki etmiştir. 3. Diğer niteliği ile ise Allah, değişme ve oluşma sürecinin içinde ve bilincindedir. Bu nedenle Allahın evrende içkin (evrenin maddesine karışmış-içinde bulunan) olduğunu söylemek de doğrudur. Evrenin Tanrı’da içkin olduğunu söylemek, Tanrı-Evren ilişkisinin karşılıklı olduğunun farkına varışın göstergesidir Allahın değişen- ki buna yaratma deriz-yönü ise evrendeki her türlü değişim ve oluşumun içinde olmasını sağlamıştır.Bu yönüyle bakacaksal Allahı evrende içkin görmek de mümkün. Evrende her an yeni bir oluş vardır ve her yeni bir oluş da değişim demektir. Bu ise, bir süreci gerektirir.Bu ise Tanrısız olamaz. |
İyi güzel de Özedönüş inançdaşım, Panenteizmle Kur'an'ı, Allah'ı nasıl bağdaştırıyorsun onu anlayamadım.
Yani hem panenteizmi benimseyerek non-teist bir akım düşüncesinde olup hem de teizmle uyum sağlamaya çalışmak, aramak yanlış. Tersine teizmin yanlışlığını, saçmalıklarını, uydurma oluşunu ortaya koymak gerekir. |
Sevgili Özedönüş;
Gayet güzel ve zarif bir açıklama olmuş. Tebrik ederim. Sevgili Pante; İyi Güzel de arkadaşım "Waldo, why are you not here?" Sen niye bağdaştıramıyorsun Kur'anla panenteizmi. Daha yolun var anlaşılan, epeyi... Savaş-kadın vb. konular üzerine ayetler zoruna gidiyordur senin de büyük ihtimalle. Takılmadan edemiyor pek çok insan bu duruma. Hadi bir melek gibi yaşamaya çalışan insanları anlarım; ama gündelik hayatında hoyrat ve pervasız yaşayan, mesela trafikte şiddet uygulamaya meyilli insanlar bile kurandaki şiddet içerikli ayetleri eleştirebilyor. İşin tuhafı yukarıda bahsettiğim "pasifist melekler" trafik magandalarının aksine şiddetin doğallığını/kaçınılmazlığını kavrayabiliyor; realiteye hakkını teslim ediyor; şartlara uygun hareket etmenin zorunluluğunu görebiliyor; ve belirlenimin dayattığı bertaraf edilemez tenakuzun asıl ve asal olduğunu bu evrende... Ve ne hikmetse senin gibi nicki pante olan birisi ise bunu göremiyor. Sataşmak gibi algılama lütfen. Tuhaf geldi. Buraları aşmış olmanı beklerdim. Sevgilerimle. |
Alıntı:
Nasıl kalkıp da Yüceler yücesi Tanrıya putperestlerin taktığı ismi takan, Tanrının peygamberler-kitaplar gönderdiğini iddia eden, içinde yüzlerce çelişkiler, saçmalıklar ihtiva eden, özel hayata ait sorunlara alet olup kullanılan kitabı Tanrıyla bağdaştırabilirim. Tanrını gönderdiği bir kitap hiç öyle olur mu? Tanrı, kendisine inanmayanı iyi insan olsa dahi ebedi cehennemde yakar mı? Tanrı hiç matematik hatası yapar mı? Tanrı 23 senede gönderdiği kitapta onlarca hüküm değiştirir mi? Herhangi bir konuda bir ayetinde başka, diğer ayetinde başka konuşur mu? Yahudilere deveyi haram edip müslümanlara helal eder mi? Musa'ya Cumartesiyi kutsal kılıp, Muhammed'e cuma'yı kutsal kılar mı? Çelişkilerin, saçmalıkların hepsini buraya sığdıramam, siz en iyisi bloğuma bir göz gezdirin. Link aşağıda. |
Bloğun sende kalsın, vaktim yok.
Senin pante P'sinden anlamadığın anlaşıldı. Haydi sana iyi eğlenceler güzel kardeşim. |
Alıntı:
Ya teist olun ya non-teist. Hem kelime-i şahadet getirip hem de "ben panenteistim" denilemez. Çelişkilerden uzak durmaya çalışarak, araştırmayıp sorgulamayarak gerçeklerden kaçamazsınız. O yüzden vaktiniz olduğunda muhakkak okumalı ve yanıtlamalısınız. İşte bu forumdaki adresi: http://www.turandursun.com/forumlar/...t=3258&page=51 Vaktiniz olduğunda beklerim. Sevgiler. |
Alıntı:
Nasıl panenteist olunur deyiver de bilek. Kaç şartı var bu işin. Ne bileyim, bir kolayı falan yok mu! Sen kendine pante'den put yontmuşsun, ona tapınıyorsun haberin yok bre kardeşlik! Alıntı:
Sensin yani araştıran sorgulayan, çelişkilerin üzerine giden. Bunun delili de Kur'an'ı reddetmiş olman. Boşver kur'anı. Herhangi bir kitabın içinde kafasın yatmayan bir şey bulup o kitaba hakaret eden insan, sana göre, cesur insandır; demek o kişinin yanılma ihtimali yoktur. Bu sığlıklardan kurtul bir defa. Kurtul ki bloğuna girip okuyayım; yoksa muhakeme gücü bu denli zayıf bir insanın pişirdiği yenmez, elinden su içilmez. Sen "Allah birdir" desen inanmam. :) Kusura bakma bu böyle. Kur'ana iltifat etmemen değil sorun. Böyle dipnot düşeyim ki anlayasın. Yoksa sen şimdi sabaha kadar "ama Kur'an'da şu var, ama bu var" diye yazar durursun. Sorun senin panenteizme dair cehl içinde olup ahkam kesmen. Ben buna kızarım. Liyakatin yoksa edebinle oturacaksın yerinde. Kelam etmeyeceksin. Sen bir de kalkıp blog hazırlamışsın. Hadi diğerleri yapar; lakin sen pante'cisin; en azından olma iddiasındasın. Sen önce kelam orucu tutarak başlayacaksın işe. Dilini-klaveyeni tutmayı öğrenerek. Mesela bak...Ben kafası attı mı yerçekime muhalefet eden bir adam tanıyorum; uzak doğucu. Kendisi paranormal ve haliyle de batıni dünya görüşüne sahip. Bu alanda bir "master" da sayılıyor. Kur'an, islam, peygamberler konusunda senin görüşlerinin tam aksini savunuyor. Kendine müslüman falan demiyor; bir "ortodoks" müslüman gibi yaşamıyor. Demem o ki çalış Pante efendi çalış. Bol keseden sallamakla, kafana göre kendine put yontmakla olmuyor bu işler. Ne demiş şair: bana kolpa malzemeden putlar yontma bebeğim sezen aksu’dan mesela, kanarya’dan, tanrı’dan allah’tan demiyorum, çarpılmış gibi korkma! kork putların ellerinde patlamasından! Verdiğin linkteki iletiye baktım. Hani şu güneşle ilgili olan. Ben de senin ezoterizm falan çalıştığını düşünmüştüm. Görüyorum ki bu konuda da tam bir cahilmişsin. Diyorum ya daha pante'nin p'sinden haberin yok, fink atıyorsun afili afili ortada. Hey! gidi cıbıllıklar... Ezoterik terminolojide güneşin "bilim"i simgelediğini bile bilmiyorsun, kalkmışsın cesaretten, gerçekle yüzleşmekten, Kur'an'da çelişki bulmaktan dem vuruyorsun. Yani sana ne diyeyim ki ben! Yazık... Cıbılların çalımları... Niyetim haraza çıkarmak değil; lakin sen bu halinle çölde kum bile bulamazsın; kutupta buz... Alınma bak! :) Ya da alın gitsin, n'apayım... Komikmişsin; neredeyse seni ciddiye alacaktım ben de. Bu atılan tokatın kıymetini de bil. Herkese vurmam ben. Haydi selametle... |
"Pan-enteizme göre Tanrı, hem değişmeyen (mutlak), hem de değişen (göreli) dir. Hem zamanın içinde, hem dışında, hem sonlu, hem de sonsuzdur. Aynı zamanda hem tikel hem tümel, hem neden hem sonuçtur.Kurandaki evvelde ahir de odur ifadesine uygunluk ifade eden bir tanımdır." tanımının da içinde olduğu bir yazıyı "Gayet güzel ve zarif bir açıklama olmuş. Tebrik ederim." diye kutlayacaksın hem de "şartlara uygun hareket etmenin zorunluluğunu görebiliyor; ve belirlenimin dayattığı bertaraf edilemez tenakuzun asıl ve asal olduğunu bu evrende..." diye aforizmalar atacaksın..
Kusura bakmayın buna biz garip "dünyalılar" bu ne perhiz bu ne lahana turşusu deriz. Üstelik sağımızdan solumuzdan kibir de dökmeden. |
Alıntı:
Çok etkilendim yazdıklarından. Böylece herzaman olduğu gibi çok büyük olduğunu gösterdin, kanıtladın. Büyük adam Fuzuli. Tokatın da çok sertmiş. Selametle git, gülegüle. |
Alıntı:
Sizin aforizma dediğini ibareyi Sevgili Özedönüş'ün yazısındaki şu ibareyle birlikte okumanız gerekirdi: "Evrende her an yeni bir oluş vardır ve her yeni bir oluş da değişim demektir. Bu ise, bir süreci gerektirir.Bu ise Tanrısız olamaz. " Okudğunu anlayabilen, neden sonuç ilişkileri kurabilen, işleyen bir dimağ böyle yapardı. Hulasa, behemehal tartışmaya dahil olmak arzusu sizi "lahana ve perhiz" deyişine müstehak kılmış Frodo... Pante, Alıntı:
Tokatımın gücü zarafetindedir, şiddetinde değil. Umarım bir gün demek istediklerimi anlarsın. Umulur ki Fuzuli'ye "fuzuli" demekten daha iyi işler çıkarmaya başlarsın o zaman.:) Sevgilerimle. |
"Evrende her an yeni bir oluş vardır ve her yeni bir oluş da değişim demektir. Bu ise, bir süreci gerektirir.Bu ise Tanrısız olamaz. "
Demek sihirli tümce bu öylemi sayın Fuzuli ? Buna bizim dünyalılar "kanıtsız kanaat" derler. Kanaatlerini gerçek sananların Fuzuli aforizmaları da işe yaramaz. Eğer sen benim dikkatini çekmeye çalıştığım tuhaflığı farkedemediysen üzgünüm seni sihirli cümleler de kurtarmayacak... Aşkın, içkin, hem zamanın dışında hem içinde, hem sonlu hem sonsuz (yok diyeceksiniz de diliniz varmıyor anlaşılan) bir "şey" olan tanrı, evrende toz zerresi bile olmayan şu küçücük dünyada nefes alan ve kibrinden yanından geçilmeyen insan "gerçekliğine" boyun eğecek onayacak öyle mi ? Üzgünüm sayın Fuzuli, sizin için kurduğum hayalleri yıkıp yerine blok apartmanlar yaptınız. Eh ne yapalım bu ilk hayal kırıklığım değil, bununla da yaşayabilir arada bizim Fuzuli ne aforizmalar attırmış yine diye yazılarınıza göz atarım. Sağlıcakla kalın. |
Fusili başlık panenteizm ,varsa bildiğin birşeyler yazda okuyalım.
Ona buna sarmakla ,Pante'ye ,Frodo'ya cevap yazmakla olmuyor. İmalı yazılar yazarak ,fuzuli işgale gerek yok ,arkadaşlar yanlış yazıyorlar bnilmiyorlarsa sen doğru bildiklerini yazda bizede faydan olsun. Beni soracak olursan ben anlamam panteizmden,panenteizmden bilsem yazarım zaten. Ama sen anladığım kadarıyla iyi biliyorsun yazda bizde doğruları öğrenelim sevgiler |
Alıntı:
Heraklit kadar es geçilmiş az adam vardır tarihte. Hem değişim hem Logos, der. Olayı orada bitirir. Özedönüş'ten alıntıladığım ve senin beğenmediğin yazı da aslen Heraklit'indir. Benim bu ileti üzernie yazdığım ve senin beğenmediğin "aforizma" ise Hegelyendir. Sevgili Aydoe, Panenteizm anlatılamaz/öğretliemez. Antılabiliyor/Öğretilebiliyorsa da ben bunun yolunu bilmiyorum. Onu diğer tüm ekollerden ayıran yan da onun dile gelen bir sistematiğe sahip olmamasıdır; böylece hiç bri zaman bri metine dönüşemez, ideoloji haline gelemez. Daima dilsiz bir dil olma vasfını korur -tabi bu bir vasıfsa- bu haliyle de sökümlenemez. Resim yapmak öğretilemez. Müzik de öyle. Hayır teknik olarak öğretilebilir yanları vardır tabi. Ama kimse Mozart'a muhteşem eseri "Requiem"i bestelemeyi öğretemezdi. Mozart da aynı eseri iki kere besteleyemezdi. Sanat bir defalıktır. Panenteist duyuş da öyle. İnspirasyon ve inisiyasyon meselesidir. Bundan başka bir şey söyleyemem; hayır, mistisize etmek için söylemiyorum bunları. Üzerine kelam irad etmenin olanaksızlığıdır burada müşkül doğuran. Mücavir alanlarda kendinizi besleyiniz. Başkaca bir yolu yok. Yolun bir sonu yok. Pante'nin üzerine fazla gittiysem özür dilerim. Şimdi özelden alırım onun gönlünü. Bu aralar sigarayı bıraktım "şiddete meyyalim", çok feci. Eski defterleri bile karıştırıyorum. |
Alıntı:
Yine kuranda Allahın insanın şah damarından daha yakın olduğu ve nereye gidilirse gidilsin Allahın zatı ile beraber olacaklarının söylenmesi de Allahın evrenin içinde en azından mana itibariyle içkin olduğunu göstermektedir.Kuran bir din dilini kullandığı için oluşumu yaratma,evrenin anlamını Tanrı diye bildirmiştir. Pan-enteizmİ yeni tanıdım.Teizm ile panteizm arasında bir ortayol oması gerektiğini biliyordum. Son yıllarda pan-enteizm'e rastladım ve ne olduğunu okurken kafamdaki yap-boz parçaları birleşmiş gibi bir şey hissettim... "işte budur" dediğimi hatırlıyorum, o an bana hayattaki en gerçek şey gibi gelmişti, "tanrı hem somut, hem soyut, hem sonlu, hem sonsuzdur..." diye devam eden bir metin okuduğumda gerçekten de "ben bir panenteistim" düşüncesi kafama yerleşmişti... Çünkü Kuranda da islam akaid kitaplarında da böyle demektedir. Panenteizm herşey evrimle olduğu eski haline döneceğini söyler.Özedönüş olduğunu söyler.Kuranda ada hep "siz ona döndürüleceksiniz" der.ve daha niceleri.. Ardından bunun pek tanınan bir görüş olmadığını farkettim, forumlara bu türden başlıklar açtım, islamın bu görüşe paralel olduğunu anlatmaya çalıştım... ama nasıl anlatırsın, tamamen anlatamıyorum, anlatmak bunu anlamaktan daha da zor... Bu arada sizin panenteist değil, panteist olduğunu düşünüyordum. |
"Pan enteizmdir.Buna göre tanrı ile evrenin "birliği" veya "ayrılığı" değil "birlikteliği" söz konusudur. Allah ile alem kozmik bir yolculuk halindedir."
Bu birliktelikte tanrı evrenin bir parçası (birliktelik) ise tanrı peygamberler göndererek bir yanını (insana ait kusurlar v.b) "düzeltmeye" mi çalışmaktadır ? |
Alıntı:
"Tanrının peygamber göndermesi" konusunu daha çok Kuranın şirki kaldırıp tevhid inancını yerleştirmeye yönelik kullanmak istediğini düşünüyorum.Çünkü peygamberliğin başlaması bir ilhamla olmaktadır.Bu ilham peygambere aldığı mesajın dışarıdan gelmiş olduğu hissini uyandırır.Hatta bir üst ilam biçimi olan vahiyde görsel figürler de(cebrail)devreye girmiş olur. Aslında bu çok ciddi bir açılımdır ve herkes bunu gerçek orijiniyle anlamaz.Peygamber,vahyi, aldığı biçimiyle halka sunamaz. Çünkü o muhteva, halkın anlayabileceğinden çok yüksek ve hatta kelimelerin de ötesindedir. Bu vahyin sureti yoktur. Peygamberin vazifesi, sureti olmayan bu muhtevayı, herkesin ulaşabileceği bir surete büründürmektir. Peygamber, yine bir şair gibi, bu ilhamı bildiği dile, hakim olduğu üsluba, elindeki tasvir ve bilgiye intikal ettirir.İşte Kuran böyle bir halin ürünüdür.Peygamber ancak "Allahın rasulu" diye anlamlandıracak bir lafız bulumuştur.Kısacası insan anlayışına kolay geldiği için teist bir anlayışa yönelim olmuştur. |
Alıntı:
Buna rağmen panenteizm savunucusuyum. http://pante.blogcu.com/lt-font-colo...gt_517930.html İlk zamanlarda ben de senin gibi Kur'an'ın kimi ayetlerinde panenteizmle bir uyumluluk olduğuna inanıyordum. Vahyi değil esinlenmeyi, ilham almayı öne çıkarıyor, peygamberlik verilen değil, peygamberliğe soyunan insanlar vasıtasıyla Tanrının mesajlar vermiş olabileceğine ihtimal veriyordum. Böylelikle Kutsal kitaplardaki kabul edilemez hata ve çelişkilerin Tanrıya değil, peygamberliğe soyunanlara ait olduğunu düşünüyordum. Görüş ve düşüncelerimi "Diyalektik Tasavvuf" adı altında toplamıştım. Zıtların ve varlıkların birliğini savunuyor, Sudur ve evrim teorisine inanıyordum. http://pante.blogcu.com/diyalektik-tasavvuf_517454.html İslam'da vahdet-i vücudun emaresi yoktur. Buna rağmen vahdet-i vücutçular İslam'ın içinde düşüncelerini savunmuşlar, İslam baskısı altında kısıtlı konuşabilmiş, özgürce fikirlerini ortaya koyamamışlardır. Birçoğu çareyi İslam'ı vahdet-i vücud çizgisine çekme mücadelesinde gördüğünden mesajlarını ayetlerle, hadislerle birlikte vermeye çalışmışlardır. Günümüzün Tasavvufu ise gerici İslam'ın etkisi altında kalmış ve yozlaşmıştır. Özedönüş'ün görüşleri de, İslam baskısı altındaki Farabi'lerin, İbni sina'ların, İbni Rüşd'lerin yansıttığı İslamî panenteizm çizgisinde. İslam'la uyum sağlanan birkaç ayet ve konuyla iş bitmiyor, uzlaşmaz hata ve çelişkileri, akla, mantığa, bilime ters yüzlerce ayet ve konu ne olacak, nasıl açıklanacak? El attığın bir konuya mecazi, bir başka konuya müteşabih, hadislere uydurma, Tarih ve siyerdeki olaylara yalan diyerek ne sonuç alınacak? Ya panenteizmin Tanrısı Allah değilse, (ki ben buna artk nickim gibi eminim :) ) Ya Kök Tengri ise ne olacak? "Allah'sa cehennemden yırtarız, cenneti kazanırız. Kök Tengri ise onun cenneti-cehennemi yoktur zaten!" mi diyeceğiz. Bir insan gerçekten peygamber olmuş olsa, adını günde 5 sefer insanlara haykırtmazdı. Gerçek Tanrı böyle bir özel insan edinmezdi. Narsist yapıda bir insanı sevgili olarak görmez, onu kainatın efendisi yapmazdı. O'na evlatlığının karısına aşık oldu diye ayet indirip nikahını da kendi kıymazdı. Bunlar sadece birkaç örnek, bunun gibi onlarcasını sıralayabiliriz. Bunları, Tanrının insanları sınaması ya da o dönemin yapısı vs. sebeplere bağlayıp aynı zamanda ayetlerin evrenselliğini ileri sürmek hiç de akılcı değil. Bütün bunları akılcı, mantıklı, bilimsel bulmadığımız halde savunmak durumunda kalıp ta özümüze döndüğümüzde yüzümüzün hali ne olur sonra? :) |
Bir insan gerçekten peygamber olmuş olsa, adını günde 5 sefer insanlara haykırtmazdı.
--Güzel Soru. Acaba akılların karıştığı yer, ezan mı? Gerçek Tanrı böyle bir özel insan edinmezdi. - --Özel = OZ-AL =OZlaşmış, yanmış kendinden birşey kalmamış AL=EL Birtek ÖZEL=herşeyi ile O'na ait. Narsist yapıda bir insanı sevgili olarak görmez, onu kainatın efendisi yapmazdı. --Narsist kelimesinin test etmek için halkın genel kabulu esas alınmalıdır kanaatimce. O'na evlatlığının karısına aşık oldu diye ayet indirip nikahını da kendi kıymazdı. --- Valla işte burası en zor yer. Gözünü yummadan mümkün değil bu asorda geçilmiyor. Ama ne yaparsın aşkın da gözü kördür nasılsa :) ....... Güzel sorulardı Sevgil Pante. Bu arada aklıma geldi; bir Pantesit neden Tanrıyı ret etmez. Zira pamuk ipliği kadar inceliyor Panteizmde Tanrı inancı. Ama kopmuyor da!! Merak ettim. Selamlar |
Alıntı:
Başlangıçta birşey vardı. O şey her ne ise gelişti, taştı, bu muazzamlık hasıl oldu. O şeyin ne olduğunu bilmiyoruz ve O'na Tanrı diyoruz. False vacuum ile yokluktan varlığın oluşumu beni tatmin etmiyor. |
False vacuum ile yokluktan varlığın oluşumu beni tatmin etmiyor.
..... Eyvallah , selamınızı aldım ... Teşekkürler Selamlar |
Yokluk yoktur ki yokluktan varlık olsun.
Şey anı yaşar ve herşey hareketlidir,değişir |
Alıntı:
"Yokluk yoktur" sözü bana çok saçma geliyor sevgili Aydoe. Şöyle ki; Tek bir varlık olduğunu düşünelim. Örneğin bir Hidrojen molekülü. Başka hiçbirşey olmasın. Şimdi o hidrojen molekülünün de olmadığını düşünelim. Bu yokluktur. Bu hidrojen molekülü hep vardı. Herşey ondan türedi. O zaman o hidrojen molekülü Tanrıdır. "Hidrojen molekülü veya başka birşey, o her neyse hep vardı. Sonradan oluşmadı." diyoruz. Ama kimileri de false vacuum'a inanıyor. Yani hiçbirşey yokken false vacuum oluştuğunu ve büyük bir enerji ortaya çıktığını ileri sürüyorlar veya tahmin ediyorlar. Bir hipotez yani. Bu false vacuum'un yoklukta oluştuğunu söylediklerine göre bunlara göre yokluk var. Ben de diyorum ki yokluğun olduğu yerde varlık da vardır. varlık olmazsa yokluktan da bahsedilemez. Ama buradaki yokluk o varlığın olmasıyla sanaldır. O varlığın olmaması halinde varsayılandır. |
Saygideger arkadaslar;
Herhangibirseyi, var-yok karsitligina tasiyabilmek icin; once o seyin kavram olarak evrensel temelde var olmasi gerekir. Mesela, tanri kavramsl olarak, evrensel temelde vardir. Sadece, tanriyi ifde ederken veya tanri kavrami altinda, bir dusunce belirtirken, tanri var veya yok denir. Ne yok? tanri, yani tanri kavrami-em pozitif-, ifade eden icin "yok" yani negatif deger tasir. Ustelik; yok bir kelime oldugu icinde, sozluge bakinca bir anlami vardir. Dolayisiyle, yok bir ifade sekli olarak ve anlam icererek vardir. Sadece, icerdigi anlam ve ifadesi negatiftir. Ayrica, yok diye bir ifade varki, kullaniliyor. ASLINDA, INSANOGLUNUN DUSUNCE DE, TUM YAPTIGI; NEGATIFI VARSAYARAK; ONU POZITIFE DONUSTURMEK VE DONUSEN POZITIF TEMELINDE DE, YA POZITIFE PARALEL; YA DA POZITIFE TERS, YANI NEGATIFI URETMEKTIR. Olmayan ifade kullanilamaz. em negatif-em pozitif-pozitif/negatif. ?-isaret-soru isareti-cevap-sorma-ikili, karsitli/cevaplama-tek, nokta, pozitif. Saygilarimla; evrensel-insan |
"Hidrojen molekülü veya başka birşey, o her neyse hep vardı. Sonradan oluşmadı." diyoruz.
Katılıyorum sevgili Pante Şimdi o hidrojen molekülünün de olmadığını düşünelim. Bu yokluktur. Ama hidrojen molekülü var ki,niye olmadığını düşünelim ,yokluk sadece düşüncede İşte yokluğu düşünmediğimizde var olanla yaşamayı öğreniriz. Teistler ne diyor kim yarattı yoktu var etti? Yoktu değil vardı ,varlık olmazsa yokluktan da bahsedilemez |
Evet hiç bir bilimsel teori ( false vacuum u ciddiye almıyorum ) yokluktan varlık olayını savunmuyor. Başlangıçta bildigimiz enerjiden farklı olaganüstü yogunlukta bir enerji oldugu düşünülüyor. Enerjinin de sogumaya başladıgı zaman parçacıklara dönüştügü düşünülüyor. Elektron ve quarklar gibi. Bu quarklar sonra protonu oluşturuyor işte tam buralarda da bildigimiz kuvvetler devreye giriyor.
Cern deneyinin amacı da bu zaten. Parçacık hızlandırıcılarında çok yüksek enerjide proton demetleri çarpıştırılıyor ve ortaya çıkan enerji biçiminde enerjinin parçacıklara döünüşümü gözleniyorç. Zaten var olan bir şey yok olmaz, yokluktan da var çıkmaz. Bilimin temel prensibi bu. saygılarımla |
panteizm ile pan-enteizm arasında fark var mı?
Selamlar. |
Alıntı:
Panteizm'de Tanrı sadece evrene içkin ve evrenle bütünleşmiş. Kısacası Tanrı =Evren diyebiliriz. Panenteizmde ise Tanrı hem evrene içkin hem de evrene aşkın. Yani, hem panteizmdeki gibi evrenle bütünleşmiş, hem de evren dışında ve evrene egemen. O nedenle çift kutuplu Tanrı deniyor. Basit bir örnekle açıklarsak; Panteizm'de Tanrı kendini patlatarak evrene dönüşmüş. Panenteizmde ise Tanrı yarısını patlatmış evren olmuş, diğer yarısı evrene hükmediyor. :) Daha geniş bilgi için: http://pante.blogcu.com/panteizm-panenteizm_517912.html |
Hindu kutsal kitaplarından birinde derki..................TANRI HERŞEYDİR..........VE HİÇ BİRŞEYDİR. :(
|
bu panteizim tanrisi
neden "var" ? var olma gerekcesi ne ? onun varligina "iman" eden arkadaslarin gerekceleri ne ? yani bu tanri evrenin kendisi olabilir veya herseyi var edip "kenera cekilmis" olabilir.... ama neden ? yani islamin/kuranin tanrisi kanimca gene kendi icinde cok mantikli cevaplari var bu soruya.....ama ben yarattigina bile sahip cikmayan/cikmasina gerek görmeyen / gerek duyulmayam tanriyi neyleyim ? |
Saygideger -InVi;
ama ben yarattigina bile sahip cikmayan/cikmasina gerek görmeyen / gerek duyulmayam tanriyi neyleyim ? -InVi- Maskot olarak, yaninda tasiyabilirsin.:D Saygilarimla; evrensel-insan |
Saygideger pante;
Panenteizmde ise Tanrı hem evrene içkin hem de evrene aşkın.-pante Suna "Tanri, benim-bana ait- ve ben tanriyim" desen, kisaca olmazmi? Saygilarimla; evrensel-insan |
onu hallacı mansur söylemişti sanırım evrensel insan 'enel hak' diye paçavraya cevirmişlerdi adamı ben şahsen panterim kara ejderhamın böyle bir hataya düşecegini sanmam :)
|
Alıntı:
Bu yeni sistemde böyle atladığım mesaj çoktur herhalde, varsa bu şekilde görmediklerim kimse kusura bakmasın. Ya da bana çekinmeden hatırlatsın. "Ben tanrıyım" demek vahdeti vücudda insan-ı kamil aşamasına geldiğine, tanrıya ulaşıp birleştiğine inanmaktır. Panenteizmle ilgisi yoktur. İnsan-ı kamil aşamasına gelinebildiğine inanmıyorum. Öyle olduklarını sanmışlar. Bir tür sapkınlık, psikolojik rahatsızlık. Benim öyle bir düşüncem olmadığı gibi, insan-ı kamil olmaya çabam da yok. Bu hayat şartlarında çok zor be! :D |
peki sevgili pante
evrensel-inasanı insanı kamil olarak nitelendirmek mümkün mü. Malum o farkın farkında ya. saygılarımla |
kamil insana şair eşreften bir cevap var:D
Şair Eşref, bir gün eşeğe binmişti, yolda giderken arkadan İzmir Valisi Kâmil Paşa’nın arabası ile gelmekte olduğunu görmüş ve yol vermek için sağ kenara çekilmişti. Yolun bu kenarında büyük bir çukur vardı. Kamil Pasa espri olsun diye: " Eşref, çok kenara çekilme, çukura düşersin " dedi. Eşref: " Merak etme Paşam, esek kâmildir "cevabini verdi. |
Alıntı:
|
Saygideger, pante, dilaver ve ozgur_beyin;
Bakin bakalim, imzamda ne yaziyor? Soyle bir dikkatli okuyun. Ne mukemmelin pesindeyim, cunku soyutlarin pesinden kosmam, ne de boyle bir iddiam var. Ustelik, kamillik; nokta koymak ve herseyi bildigini zannetmektir. Ben ise, herzaman virgul koyarim. Nokta, ben oldukten sonra konursa da cok yazik. Umarim, birileri bir yerde virgullere devam ederler. Saygilarimla; evrensel-insan |
Kamile mu ulasiyor, bize mi alisti bilemiyecegim ama, evrensel'in sozleri daha iyi anlasilir olmaya basladi. Galiba bizim farkli oldugumuzun farkina vardi, derecemize inmeye caba sarfediyor.
|
Saygideger vartor;
Sende olmasan, beni ve dusuncelerin gidisatini, algiliyacak yok. Ben de senin bu dikkatini her zaman taktir ediyorum. Hatta bunu "aranizdayim" tanisma bolumune yazdigim son mesajda dile getirdim. Umarim okumussundur. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
fuzuli bey hala sitedeyseniz elma diyin , değilseniz armut diyebilirsiniz |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:10 . |