Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Muhammedin Psikanalizi (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=732)

05-09-2005 23:50

Muhammedin Psikanalizi
 
Muhammedi 40 yaşından itibaren böylesine bir maceraya sürükleyen duygular ve düşünceler neler olabilir? Tanrıdan vahiy geldi numarasına, sırf aleyhinde konuştuğu için muhaliflerini öldürmesine, gayrı-müslim kabilelere gece baskını yapıp çoluk-çocuk genç-yaşlı katliam yaptırmasına, toplumdaki siyasal, ekonomik, dinsel, her türlü kontrolü ele geçirme tutkusuna yol açan kişisel nedenleri ne olabilir?

Muhammedin 40 yaşından sonraki hemen tüm eylemleri yaşamın kontrolünü kendisine geçirme gayesine yönelik kabul edilebilir. Onun bu gayesini, 40 yaşından önceki döneminde tam tersi yönde yaşam sürdüğünü düşünürsek daha iyi anlayabiliriz. 40 yaş öncesi hayatında yaşadıklarının acısını çıkarmak, intikamını almak istemiştir.

Muhammed, daha o doğmadan babasını kaybetmiştir. Çok küçük yaşlarda da annesini kaybetmiştir. Yani hayat ona henüz 6 yaşında iken bir çocuğun yaşayabileceği en acı durumlardan biri içinde bırakmıştır. Annesiz ve babasız olmak! Kontrol Muhammedde değil hayattadır bu dönemde. Hayat ise acımasız. Bir anne ve babanın vereceği ilgi ve sevgiyi başka insanların verebilmesi nadir bir durumdur. Bu durumda çocuğun sağlıklı bir kişilik gelişimini beklemek çoğu zaman mümkün değildir. İmkansız değilse bile oldukça zordur demek daha doğru olur.

Gençlik yılarında ise fakir bir çobandır Muhammed. İstediği birkaç kız da ona verilmemiştir. Bunlardan biri Ebu Talibin kızı Ümm Hani diğeri ise Zeynepdir. Demekki hayat hala Muhammedin kontrolünde değil. Fakir olduğu gibi, istediği kızlarla hayatını birleştirebilecek durumda değil.

25 yaşına geldiğinde iş kadını Hatice onu beğenerek eş olarak seçiyor. Hayat gene onun kontrolünde değil! Seçen değil, seçilen durumda.

Hatice' den olan ilk erkek çocuğu 2-3 yaşlarında ölüyor. Hayat gene Muhammedin kontrolü dışında!

Muhammed 40 yaşına geldiğinde yaşamın kontrolünü ele alma eylemine başlıyor. Gerisini zaten biliyorsunuz.

mehmet 06-09-2005 12:03

sevgili cem
bir insan hayatı nasıl kontrol altına alır?nasıl şeçen olur?benimde dediğim esasen bu.peygambere yapılan bu teklif ona tüm bu dediklerini yapma olanağı verir.fakat teklif kabul edilmediğine göre mesele kontrol falan değil bence.

Aliminyum 06-09-2005 13:04

Öncelikle tekdinislam rumuzlu elemanın tavrı Muhammedî bir tavır değil. Bu bir.

İkincisi Cem in akıl yürütmeleri ise önermeleri doğru olmadığı için çıkarsama da doğru olmayacağı için geçersiz bu da iki. Olabilirlerle, öyle değil böyle görülmesi lazım şeklindeki zihin yönlendirmesi teşebbüsleriyle GERÇEKLİK denilen şeye kim varmış ki bu şekilde siz varasınız.

Cemin yazdıklarını okuyunca bahsedilen kişi Hz. Peygamber mi yoksa acıların çocuğu Emrah mı diye düşünmeden edemiyor insan?
Cem, sen nereden biliyorsun Peygamberin o dönemlerinde mutlu olup olmadığını, anasız babasız büyümekle bir insanın dengesizce şeylere kalkışacağı bir defa gözlem gerektirir ki empirizm tek başına insanı gerçekliğe götüren birşey de değil.

"sırf aleyhinde konuştuğu için muhaliflerini öldürmesine, " Şair Kab B. Eşref hadisesi tek örnektir ve kendiliğinden bütün vasıflarıyla birlikte bir örnektir. Asrı Saadette başka örneği yok. Dolayısıyla lar-ler gibi bir takı kullanması da Cem in açmazı. Gerçeklikle alakası sıfır. Hatta çift sıfır.

"kabilelere gece baskını yapıp çoluk-çocuk genç-yaşlı katliam yaptırmasına," Nerde, ne zaman?


"toplumdaki siyasal, ekonomik, dinsel, her türlü kontrolü ele geçirme tutkusuna yol açan kişisel nedenleri ne olabilir?" Ömrünün sonuna kadar açlığı tokluğa, zahmeti rahata, mücadeleyi pısırıklığa tercih etmiş bir Peygambere karşı edilen bu laf Peygamberin kendi çağdaşları olsan asıl düşmanları Ebu Cehilleri, Ebu Lehebleri vesaireleri bile güldürür ki insan da biraz insaf olur. Onlar bile böyle birşeyin hakikatten uzak olduğunun şuurundaydılar da Ğeygamber için en büyük saldırıları "Kahindir, müneccimdir, büyücüdür, sihirbazdır, falandır, filandır" dan öteye gidemedi.

"40 yaş öncesi hayatında yaşadıklarının acısını çıkarmak, intikamını almak istemiştir. " :) 40 yaş öncesi ne yaşamış ki Peygamber içinde bastırılmış duygular kalmış böyle sonra da eline geçen ilk fırsatta bastırılmış duygularını tatmin etmek adına bir dava ileri sürmüş ve bu dava tutmuş da bütün dünya tarihini etkilemiş. Etkisini yüzyıllardır sürdürmüş bir dava ki aklı evveller anlayamamış ve yüzlerce yıl sonra çıkıp Peygamberin psikanalizi gibi Onu anlatan kaynaklardan başka ellerinde bir imkanları olmadığı halde (Ki o kaynaklara da bazen inanırlar bazen inanmazlarişlerine nasıl geliyorsa öyle davranırlar) bilimsel birşey yaptıklarını zannetme hezeyanına kapılırlar.

Yaşamı kontrolünde olup olmama mevzusu; Bir insan istediği kızla evlenemiyorsa yaşamının kontrolü kendinde değildir, anası babası o küçük yaşlarda öldüyse kontrol kendisinde değildir, ilk evlendiği kadından olan çocuğu daha çok küçükken ölüyorsa kontrol gene onda değildir. Peki ya sonra? Uhud harbinde amcası şehit ediliyorsa yaşamının kontrolü gene onda değildir, açlıktan karnına taş bağlıyorsa kontrol yok, hepsi bir tarafa bir gün ölüp gidiyorsa kontrol tamamen onun dışında. Evet bunlar gerçek ama 40 yaşından önceki olayları yaşamının kontrolünü elinde bulunduramamakla özdeşleştirip sonraki yaptıklarını ise kontrolü eline alma çabasından ibaret görmek hangi tür bir akıl yürütmeye girer? Dedüksiyon, indüksiyon, Analoji... Hangisi Cem? Peygamberi kiminle kıyasladın? Senin yaptığın gibi bir psikanaliz olmaz bir defa psikanalizin temel ilkeleriyle çatışır. Kıyas nerede?

Biz de kalkıp bu yazılanlardan senin psikanalizini yapmaya kalksak (doğru sonuçlara varamayacağımızı bile bile böyle birşeye kalksak) senden daha mantıklı laflar edeceğimiz ortada. Çünkü sen en azından bizim çağdaşımızsın, aynı devirde yaşıyoruz ve atmalarımızın tutma ihtimali daha fazla.

Sen neye ve hangi yönteme (psikanaliz deme alakası yok çünkü ilkesiz psikanaliz olmaz ve psikanalistlerin yanılgıları psikanalizmin tek başına gerçek doğruyu veremeyeceğini gösterir) dayanarak bunu yaptın?

06-09-2005 16:43

Psikalanaliz bir teoridir. İnsanın davranış ve düşüncelerinin geçmişteki kökenleri üzerine bir teoridir. İnsan ruhunu tam açıklayamasa bile bazı davranışları anlamamızda çok yardımcı olur. Muhammedin kırk yaşından sonraki yayılmacı ve daha ilerideki saldırgan davranışları kanımca sadece sosyal olgularla açıklanamaz. Muhammed, uzakdoğulu din adamlarına benzer şekilde sonunan kadar silahtan uzak durarak, barışçıl bir yol da seçebiliridi. Ama bunu seçmedi. Şu an itirazları duyar gibiyim: "Ama ilk yıllarında barışçıl idi, İslama davet vardı hep, Mekkeliler saldırgan idi" gibi itirazlar da geçerli olamaz. Çünkü her şeye rağmen sonunan kadar silahtan uzak, barışçıl yol seçme seçeneği vardı. Hindistanın kurtuluşunu düşünün. İngilizler yüzlerce sivil ve suçsuz Hintliyi katlerken bile Gandi silaha sarılmadı. Sonunda da istediğini başardı. 10-12 yıllık 1. Mekke döneminde öldürülen hiç bir müslüman bilmiyorum.

Muhammedin, eleştiriye tahammülsüz olduğu biliniyor. Genellikle insanların eleştiriye hoş bakmadığı bilinse bile kişilik gelişimi iyi olan, kendine güveni olan insanların eleştirilere oldukça toleranslı olduğunu biliyoruz. Muhammedin eleştiriye tahammülsüzlüğü benlik kaygısının yoğun olduğunu düşündürtüyor.

50 yaşından sonra cinselliğe düşkün olması ise diğer bir ilginç psikanaliz öğesi. Yaşlanma ve yaklaşan ölüm zamanı önemli anksiyete kaynaklarındandır.

Ölümün zıttı doğumdur. Doğum ise cinsellik eylemine bağlıdır. Ayrıca genç kızlara düşkünlüğün bilinçdışı kökeninde gene ölüm korkusu (anksiyete demek daha doğru olur) olduğu biliniyor. He iki eylemin de (genç kızlar ve cinsellik) Muhammedde 50 sinde sonra olduğunu çok iyi biliyoruz. O halde Muhammedde "ölüm anksiyetesi"nin yoğun olduğunu iddia edebiliriz.

Muhammedin, inanırlarından kendisine salavat getirmesini istemesi de yaklaşan ölümün onun içinde yarattığı anksiyeteyi gösteren çok belirgin bulgulardan biridir.

kaos85 06-09-2005 17:34

Allah'tan vahiy alan, sadece onun emirleri doğrultusunda emir ve yasaklar koyan insanın eleştirilmesi nasıl bir şey oluyor merak ettim. Allah'tan daha iyi bilen birisi varsa o eleştirsin. Bir insan Müslümansa peygamberini eleştirmez, eleştirdiyse de yaptığı yanlışı inen bir ayet veya hikmetli bir olay sonucu anlar. Müslüman değilse zaten istediği kadar eleştirsin. Değeri yok ki...

Hz. Muhammed eleştirilecek bir şey yaparsa Allah (C.C.) onu eleştirir, merak etme sen... (bkz. âmâya yüzünü ekşitme olayı, Abese Suresi)

spartakus_ 06-09-2005 21:17

Öncelikle

TEKDİNİSLAM nickli zat, örümceğin en kötü sonu kendi ağına yapışıp kalmasıdır herhalde. Dünya nasıl görünüyor oradan!

Gelelim inanç ve tartışılmazlar meselesine. İsa'nın Tanrı nın oğlu olmadığını iddia ediyormusunuz? Siz Allah'dan daha mı iyi biliyorsunuz? Bunlar bir Hristiyan dan alacağınız yanıt olacaktır ve ona göre ise MUTLAK DOĞRUDUR. Ne yani bir Hristiyan böyle düşünüyor yada inanıyor diye beyninize örümcek ağımı öreceksiniz.

Ben her gün 5 Vakit ezan duyuyorum, Okullarda o dini eğitimi toplumda bir sürü kara cahil inanışları görüyorum YAŞIYORUM. Televizyonları, Gazetesi vs her şeyi, propagandası İnsanları Müslüman yapmak için dayatmalar hatta zorlamalar her gün her an sistematik olarak işliyor. Benim penceremden baktığım da ben inandığım doğrular yada inançlarım yüzünden kimseyi dışlamıyorum ama dışlamadığım gibi onların ne susmaları ne susturulmalarını istiyor yada çalışıyorum(düşüncelerin tartışılması ise ayrı bir konu). Hal böyle iken de düşüncelerimin ve fikirlerimin karşısına böyle konuşamazsın, eleştiremezsin değerlendiremezsin gibi saçma bir kafa ile gelebiliyorsunuz ya hayret.

Her insan gibi Muhammed'in de psikolojisi yada sorunları vs vardır, psikalaniz ise insanlara yada kim olduğuna göre yaklaşmaz, olaylar, olgular ve yaşananlardan yansıyanları dayanak alarak önermelerde bulunur. Psikalaniz incelerken BU A yada BU B şahsı demez geçiyorum bu bahsi.

Bana göre Muhammed bir insandır ve Tanrı diye bir şey yoktur, vahiy de gelmez, onunlada birilerini ancak aldanmışlık temelinde istediğiniz temelde yönlendirebilirsiniz.Yeterki korkutun.

Kaynaktan bahsetmekmiş, yok uydurma kaynaklarmış, İslamın savaşında GANİMET olur mu? Ya aslan Payı Peygambere ise?
Vay halinize vay.

Sizler nasıl irdelemeksizin yada irdelemelerinizi sırf övgü temelinde üstelikte açıktan propaganda ile yapıyorsanız unutmayın ki, sizlerin aksini savunan yada düşünen olacaktır. Bir yerde inanmışlar, Müslümanlar vs diye ayrışıyorsanız sizden ötelerinde yada başkalarında olduğunu ifade ediyorsunuz demektir. O halde herkes kendi düşünceleri ve ifade biçimiyle yaşayacaktır, düşünceye engel olmak mümkün mü?
Ben her cuma Camiye gidecek arkadaşlarıma uzak olduğu için aracımı veriyorum. Neden? Yürümesin, yorulmasın, kışın donmasın diye, çünkü o öyle inanmıştır ve gereğini yerine getirmektedir. Benim açımdan pastaneden börek alacam dediğinde aracımı vermek ile namaza giderken al donma, ıslanma diye aracımı vermek arasında hiç bir fark yoktur. neden insan olduğu için, sanırım insan olmayı başarmak lazım önce Müslüman olduğunu iddia edenlere insan olmayı öğretmek lazım her şeyden önce.
İsa Tanrı'nın oğludur, buyrun buradan yakın. Ben söylemiyorum Tanrı söylüyor!

tekdinislam 06-09-2005 23:28

ÖYLEMİ BEYLER
 
cem denen kendini üstün felsefeci zanneden zat ve diğer yalakaları spartakus sende dahilsin bana edebiyat parçalamayın bekleyin ve görün akıbetinzi.

AKIBETİNİZİN SESİNİ İSREFİL BORUYU ÜFLEDİĞİNDE GÖRECEKSİNİN BU HAYATIN BİRDE KABİR AZABI VAR ACABA ŞU KARA TOPRAK SİZİ KABUL EDECEKMİ Mİ. SİZİ DOĞURAN ANANIN YAŞIYORSA NE CEFA ÇEKİYORDUR ÖLDÜYSEDE KEMİK FELAN KALMAMIŞTIR SIZLAMAKTAN

dangalağın biri bir site açar 40 akıllı da arkasından biryerlerine güvenerek ötmeye başlarlar daha önce nerdeydiniz. aklınız yeni mi başınıza geldi rahatlığın adını dinsizilik koyuyorsunuz herşey serbest ya.

spartakus_ 06-09-2005 23:36

KEM SÖZ SAHİBİNİNDİR.

mehmet 07-09-2005 11:46

sevgili mutezile bu tekdinislam ismli üyeye hitap ediyor gibi görünüp tüm müslümanlara hitap ediyorsun gibime geldi.umarım yanılıyorumdur.

Mutezile 07-09-2005 11:59

Hayır mehmet kardeş
 
''cem denen kendini üstün felsefeci zanneden zat ve diğer yalakaları'' minvalinde küfür ve hakaretlerle konuşan bu tatlı su yobazınadır sözüm.
Karşısındaki insanları küfür ve aşağılamayla yola getirceğini düşünen her-
keste üzerine alınabilir. Tüm müslümanlara bu şekilde hitap etmek benim
haddime mi? hangi dinden mezhepten olursa olsun, hangi topluluğa aklı
başında bir insan böyle hitap edebilir?
''SİZİ DOĞURAN ANANIN YAŞIYORSA NE CEFA ÇEKİYORDUR ÖLDÜYSEDE KEMİK FELAN KALMAMIŞTIR SIZLAMAKTAN'' & yalaka, dangalak ..(tekdin
islam).. Bu kelimeleri sarfeden hergeleye az bile söylemişim,şimdi bakıyorumda. Ağzıma bin tane laf geliyor yazmıyorum; Ama insanların
annelerinin adını o LAĞIM ağzına alan köpeğe denecek laf çok aslında.
Terbiye ve edeb dışına çıkmayan her iseviye, her museviye, her mümine,
her budiste vb saygım sonsuz.

mehmet 07-09-2005 12:10

sevgili mutezile evvelki yazında tatlı su yobazları diyorsun şimdi tatlı su yobazı diyorsun.bu arkadaşın sözleri yanlızca kendini bağlar bizim düşüncelerimizi yansıtmıyor.o yüzden sizlerde bir cevap yazacaksanız şahsa yönelik cevap yazarsanız sevinirim.

Mutezile 07-09-2005 12:30

Sevgili mehmet kardeşim
 
Üstüne alınmanı gerektirecek bir durum yok. Alındıysan üzülürüm. Sen
O değilsin. Tatlı su yobazları derken;Küfür, hakaret ve -başka inanç veya inançsızlılara reva gördüğü-aşağılamalar dışında bir dil bilmeyen; hayatta
ki tek referanslarının köktendincilik olan bir grubu kastediyorum. Tekdin-
islam denen zat apaçık olarak bu gruptandır. İnanırlarla, müminlere ne sözümüz olabilir?

Aliminyum 07-09-2005 13:09

evet psikanaliz bir teori sadece bir teori ala kesin hüküm koymak için yeterli argümana sahip değil. Bu itibarla tutma şansı yüzyüze temas hastalananlarda bile az iken tarihi bir şahsiyet hakkında tutma şansı sıfırlara iniyor.

Sonuna kadar silahtan uzak durmak... Bir sistem getiriyorsun, yeni bir sistem. Getireceğin sistem içinden çıktığı toplumun yerleşik sistemiyle birebir zıt ve sonuna kadar barışçıl bir yöntemden bahsediliyor. Birisi sana saldıracak, sistemine inanan insanlar işkence altında can verecek, evler yıkılıp mallar yağmalanacak, zulüm göreceksin ve bütün bunlara rağmen savaşmıyorsan bu barışçıl bir yöntem olarak adlandırılmayacak da Medineye göç ettikten sonra mekkedeki mallarını yağmalayan müşriklerin elinden kendine ait malları almak için şiddete başvurmak gibi meşru bir durum saldırganlıkla itham edilecek... Çok güzel. 1012 yıllık Mekke döneminde işkence altında can veren Sümeyyeyi bilmiyorsun demek. Peygambere yapılan işkenceleri de bilmiyorsun tabi. Bilal Habeşi ise zaten hiç işkence görmemişti. Ammarlar ve Yasirler o dönemlerde güllük gülistanlık yaşamışlardı öyle mi? O dönemlerde inim inim inleyen müslümanlara sabırdan başka birşey tavsiye etmeyen Peygamber barışçıl olmamakla suçlanıyor, bununla da yetinilmiyor bir argüman münasebetsizliği ile Gandhi ile aralarında analoji kurulmaya çalışılıyor. Halbuki Gandhi istediğini tam olarak elde edemedi, İngilizler öldürmekten vazgeçtiler ama sömürmekten asla...

Eleştiriye tahammülsüzlük... Peygamber acaba neden kendilerine soru soran Necranlılarla diyalog yaptı, neden mekke döneminde kendisine eleştiri değil fiili saldırıda bulunanların ayağına tekrar tekrar gitti, acaba neden Ebu Cendeli Hudeybiye anlaşması bozulmasın diye sırf barışa gölge düşmesin diye müşriklere teslim etti, acaba neden münafıkların desiselerini bildiği halde onları ümmetine açıkça ifşa etmedi. Sadece Kab B. Eşref mevzusu ki Kab B. Eşref in yaptığı eleştiri ile açıklanamaz fitnedir onun yaptığı, insanların zihnini hakikate kapatma desisesinden başka birşey değildir. Kab B. Eşrefi öldürten Peygamber kendi ümmeti içinde büyük bir fitneyi öldürdü aynı şekilde Kurayzalıların idamını onaylayan Peygamber orada sadece Kureyzalıları değil fitne ve desiseden ibaret Yahudi tavrına karşı Müslüman tavrını da sembolleştirdi.

50 yaşına kadar cinselliğine dair pek bir olgu bulamadığınız insana karşı 50 yaşından sonraki yaşlılarla ve genelde dullarla yaptığı evliliklerini cinselliğe indirgemek... Gerçekte sizin bir psikanalize ihtiyacınız var.

07-09-2005 14:31

Alüminyum,

Dikkat ettiysen yukarıdaki yazımda "..mekke döneminde öldürülen bir müslüman bilmiyorum" diye yazmışım. "öldürülen müslüman yoktur" diye yazmamışım. Sümeyye adında bir müslümanın öldürüldüğünü senin sayende araştırıp öğrenmiş oldum, teşekkür ederim.

Ancak bir veya birkaç müslümanın öldürülmüş olması İslamı yaymak için temel yöntemin savaş olmasını gerektirir mi idi? Kaldıki Batni Nahle olayında müslüman askerlerin durduk yere ibadete giden silahsız müşriklere saldırıp birini öldürüp birini de rehin aldığı islami kaynaklara göre çok iyi biliniyor. Ortada bir savaş yok iken sadece sürtüşmeli bir ortam söz konusu iken bu cinayet ve rehinenin para karşılığında iade edilmesi tam anlmayla terör faaliyeti değil mi?

Açıkçası, Muhammed, İslamı barışçıl yollarla yayamazdı çünkü inandırıcılığı o dönemde bile yoktu. Müşriklerin onu denemek için sorduğu pek çok soruyu yanıtlayamıyor ve kaypak yanıtlar veriyor idi. Mucizeler sunamıyordu. Bu durumda inandırcılığı da olmuyordu. Onun ikna yöntemiyle islama kazandırdıklarının sayısı çok azdır. Bu nedenlerle silaha sarılmak ve ikna yoluyla başaramadığını savaş yoluyla başarmak zorunda idi. Başka çaresi yoktu.

"50 yaşına kadar cinselliğine dair pek bir olgu bulamadığınız insana ..." diye yazmış Alüminyum. Yukarıdaki 2. yazımda ele aldığım teoride tam da bunun yanıtı yazılıyor. İyi okumamışsın demekki Alüminyum. Biraz daha açıklayayım: yaşlılık ve yaklaşan ölüm, kişide çeşitli savunma mekanizmalarına yol açar sıkça. Bunlardan biri de genç kızlara ve/veya cinselliğe düşkünlüktür. Çünkü ölümün zıttı doğumdur. Doğum ise cinsel ilişki ile gerçekleşir. Bilnçdışındaki ölüm anksiyetesinin artan cinsel aktiviteyele bastırılmaya çalışılması, psikiyatri dünyasında çok iyi bilinen savunma mekanzimalrındandır.

Mutezile 07-09-2005 14:42

Alümünyum yine haklı
 
''50 yaşına kadar cinselliğine dair pek bir olgu bulamadığınız insana karşı 50 yaşından sonraki yaşlılarla ve genelde dullarla yaptığı evliliklerini cinselliğe indirgemek... Gerçekte sizin bir psikanalize ihtiyacınız var.''(alümünyum)
Psikanalize kimin ihtiyacı olduğu sonraya kalmak üzere, hatice ile evleninceye dek talip olduğu kızları ALAMAYAN Muhammed (a.s) dan bahsediyoruz.
Ayşe: 6 yaşında zevceliğe layık görüldü.9 yaşında zifaf oldu

Safiye:Güzeller güzeli safiye Hayber savaşından sonra GANİMET olarak Dihye b. halifetü'l-Kelbi adlı bir askerin payına düşer. Ama Muhammed be
delini veriri ve safiye'yi alır

Zeyneb:Kendi oğulluğunun karısını evde ev işi yaparken beğenir. ve Taber
iye göre Ahzab suresinin 37. ayeti geliverir(!). Zavallı Zeyd sevdiği karısın
ı peygamberin haremine vermek zorunda kalır

Cüveyriyye:Asıl adı Berre. yaşı çok küçük olduğundan Cüveyyriye(yani
cariyecik) denmiştir. Benu Mustalık baskınından sonra ele geçirilenler ara
sında Berre adlı kızcağız da vardır. Sabit İbn Kays'ın payına düşerse de
ne fayda: Muhammed (a.s) ''bedeli kitabeti'' ni vererek berre'yi haremine katar ve adını da CÜVEYRİYECİK olarak değiştirir.

Reyhane: mensup olduğu yahudi kabilesini ortadan kaldırıp, ganimet olarak ele geçirdiği güzelliği ile ünlü Reyhane'yi haremine katmıştır. İbn-i
Sad cariye olarak kullandığını ileri sürer.)

_BİR CİNSELLİK PARANTEZİ_
Benu Mustalık gazasın sonrasında Muhammed Berre'yi haremine katarken ve 12 yaşlarında bu kızcağızla suyun yanında kurulan meşin çadırda halvet
olurken;güzel arap kadınlarını gören müslümanlar, baskını gerçekleştiren-
ler, kadınlarla hemen birlikte olmak istediklerini Muhammed'e bildirdiler.
Ebu said el Hudri'den dinliyoruz:''Peygamberle birlikte benu Mustalık gaza
sına çıktık. Arap tutsak kadınları iştahımız çekti. Ve AZİL yapmak istedik.
peygamberde AZİL yapmakta sizin için bir sakınca yoktur dedi. (Buhari;
e's-Sahih Kitabu'l-Itk/13 hadis no:1596 - Müslim:e's-Sahih, Kitabu'n-Nikah
/127 hadis no:1438 ve Ebu David Sünen aynı sened ve metinle hadis:
2170) Azil (Azl)= Ebu Said'in konusunu ettiği Azil, cinsel ilişki sırasında
erkeğin meniyi kadının cinsel organının dışına boşaltmasıdır.
Ebu Said tutsak kadınların IRZINA geçilmesine Muhammed (s.a.v) ruhsat
verdiğine işaret ederken azil gereğini de açıklıyor. Hamile kalan 'yüklü' ka
dınlardan köle pazarında fazla para kazanılamıyor.

Liste devam edecek ama şimdilik bir fikir vermiş olduk sanırım.
''50 yaşına kadar cinselliğine dair pek bir olgu bulamadığınız insana karşı 50 yaşından sonraki yaşlılarla ve genelde dullarla yaptığı evliliklerini cinselliğe indirgemek... Gerçekte sizin bir psikanalize ihtiyacınız var.''(alümünyum)
Psikanaliz ihtiyacı gerçekten hasıl olmuş; çocuk haklı

Aliminyum 09-09-2005 12:57

Bir veya birkaç müslümanın öldürülmesi İslamı yaymak için temel yöntemin savaş olmasını elbette gerektirmez Cem . Sadece İslamda değil hiçbir sistemde gerektirmez. Ancak şunları gözden kaçırıyorsunuz ya da bilerek görmezden geliyorsunuz

1) Mekke dönemindeki Müslümanların şehid edilmesiyle cihat emri verilmedi. Cihad emrinin sebebi Mekke dönemindeki birkaç kişinin şehid edilmesi değildir. Yani Peygamber Müslümanlara "Haydi kareşlerinizi şehid ettiler siz de onları öldürün" dememiştir. Dolayısıyla İslamdaki Cihad emrini Mekke dönemindeki müslümanlardan birkaçının şehid edilmesine bağlamak doğru değil.
2) İslamı yaymak için temel yöntem savaş değildir. Bunu uzunca irdelemek için ayrı bir Cihad formu gibi birşey açmanız lazım.

Batni Nahle olayı: Peygamber Abdullah B. Cahş komutasında bir birliği müşrikleri gözetlemek üzere o mevkiye gönderir. Amaç gözetlemektir yani. Gidin saldırın vurun kesin diye bir emri yok Peygamberin. Develerini kaybettikleri için birlikten geri kalan iki sahabeyi müşrikler esir alır. Cahş'ın komutasındaki birlik kureyş kervanı ile karşılaşır ve Haram aylarda olduklarının onlarda bilincindedirler. Savaşmakta tereddüde düşerler. Şuna dikkat edin ki Cahşın komutasındaki birlikler MUHACİR müslümanlardır. Yani Mekke döneminin zulmünü görmüş insanlar kendilerine zulmedenlerle karşılaşmışlardır. (Bunun ne önemi var demeyin sahabeler melek değildir) İstişare sonucu Muha,cirlerden birisi kureyş kafilesinin reisini bir ok ile vurup öldürür. Kafileden birkaç esir ile Medineye dönerler durumu Peygambere aktarınca Peygamberin ilk dediği "HARAM AYDA SAVAŞMAYI SİZE EMRETMEDİM." Devamında ise o kafilenin esirlerini ve kafile mallarını almayı reddetmiştir.
"Sana Haram olan ayda ondaki muharebeyi soruyorlar. De ki; Onda (o ayda) kıtal etmek (savaş) büyük suçtur. (İnsanları) Allah yolundan men etmek, O'nu inkâr etmek, (ziyaretçilerin) Mescid-i Haram'a girmelerine mani olmak, onun halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyüktür (suçtur). Fitne ise, katilden (savaştan) daha beterdir. Onlar (kâfirler) güçleri yetse, sizi Dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmalarında devam edeceklerdir." (Bakara 217)ayeti nazil olunca da o esirler ve mallar ganimet olarak paylaşılır. Abdullah El Temimi'nin kureyş kaiflesi reisi El Hadremiyi öldürmesi İslam uğruna akıtılan ilk kan. Olayın aslı bu. Bundan gerisi çarpıtma. Mutezile kaynak ister şimdi, kendi bildiği kaynaklarda olayın bu şekilde anlatıldığını kendisi de bilir.

Şimdi Cem ;
Olayda Müslümanlar durduk yere müşriklere saldırmamışlardır. O müşrikler zamanında Müslümanlara zulmetmiş, onları yurtlarından göçmek zorunda bırakmış ve onların mekkedeki mallarını yağmalamışlar, diğer kabileleri de Peygamber aleyhine kışkırtmaktadır. Bu bile onlarla savaşmaya yeter ancak El Temiminin Hadremiyi öldürmesi kişisel bir hata olarak görülebilecek birşey olmasına rağmen (Çünkü Peygamber bunu ne emretmiş ne de ayet gelene kadar onaylamıştır) onun şahsi reyi iledir. Ortam sadece sürtüşmeli bir ortam olduğu doğru ve bu sürtüşmeli ortamda ilk oku atanların bu olayda Müslümanlar olduğu da doğru. Bu HAKTIR. Şiddetin haklılığı ve militan etiği üzerine ayrı bir söyleşi gerekir bu kadarı yeter.

Peygamberin inandırıcılığının o dönemde bile olmadığı... Bu nasıl bir iddiadır ki 23 yılda dünya tarihinin hiçbir yerinde görülmemiş bir yayılma var ortada. Bu yayılmanın sadece kılıçla olması eşyanın tabiatına aykırı. Ortada kılıçtan başka ve öte birşeyler var ki görmek için göz lazım. Hangi Müslüman kılıç zoruyla yurdunu bırakıp taa Çinlere Hintlere kadar gider. (Çinde Hindistanda vs. sahabe mezarları mevcut) Ebu Eyyub El Ensari o ihtiyarlığında taa İstanbul önlerine sırf kılıçla kan akıtmak sevdası yüzünden mi gelmiştir? Kuran indiği dönemde herkesi tek bir ayetle yani meydan okuma ayetiyle susturdu. "Haydi bir benzerini getirin" diye. Kuranın ne olduğunu anladıkları halde inanmayanlar, inanmamakta ısrar edenler ağızlarını bile açamazken ağızlarını açıp Kurana nazire getirme telaşına düşen Müseyleme gibi Kezzablara ise tarihin yanında kendi evlatları bile güldü. Bu Kuranın ikna ettiği sınıflardan sadece o dönemin zirveleri olan edipler ve şairlere has bir durum. Ancak şu da bir gerçeklik ki Kurana inanmak için ikna olmak yeterli olmuyor, başka şeyler de gerekiyor. Cesaret gibi, tabuılara saldırdığını halde kendi heveslerini tabulaştıranların kendi tabularını yıkmaları gerekmesi gibi vs..

Hayır cinsel aktivitelerin ölüm anksiyetesine karşı savunma mekanizması olduğuna dair (daha doğrusu olabileceğine dair) ifadelerini iyi anladım. Varsayımsal olarak kabul edersek bir insan ölümden korkuyor ve yaşlandıkça artan bu korkuyu bastırmak için cinselliğe yöneliyor. Varsayımsal olarak kabul etsek bile Peygamber için bunu neden kabul edelim? Bir defa Peygamberin ölüm anksiyetesi olduğu sonucuna seni götüren şey nedir? Kuru bir iddiadan doğan ve tümel bir önermeden yoksun akıl yürütme çabası ise (ki asla böyle birşeyin çıkarımı zorunlu ve kesin doğru değildir) sana diyebileceğimiz tek birşey vardır
; Geçiniz Bu Ayakları... Peygamberin ölüm korkusu olduğuna dair kimi inandırmaya çalışıyorsunuz?

Gelelim Mutezileye: Mutezile açık söylüyüm senin İslami kaynakları çarpıtmalarını düzeltmeye çalışmaktan bıktım sen çarpıtmak zihniyetinden bıkmadın. Bir de kaynakları çok iyi bildiğini iddia ediyorsun.

"Zeyneb:Kendi oğulluğunun karısını evde ev işi yaparken beğenir. ve Taberiye göre Ahzab suresinin 37. ayeti geliverir(!). Zavallı Zeyd sevdiği karısın ı peygamberin haremine vermek zorunda kalır"

Neki bu şimdi? Hangi biryerini düzeltelim bu saçmalığın.
Ahzab Suresinin 37. ayetinin o vakıaya müsteniden nazil olması sadece Taberinin değil İbn-i Abbas ve İbn-i Mesudla başlayan ve sistematik hale gelen tefsir ilminin bütün alimleri tarafından kabullenilmiş bir hakikattir ki inkarı kabil değildir. Peygamberin Hz. Zeynebi evde ev işi yaparken beğendiği zırvası... Hz. Zeynebin ailesinin ve kendisinin önceden Peygambere Zeynebin Peygamberle evlenmesi için teklif götürdüğünü bilmiyor musun? Bal gibi biliyorsun? "Bu neyi değiştirir" mi diyeceksin? Çok şeyi, hatta herşeyi.

diğer zevcelerle evlenme koşullarını görmezden gelip de evlendikten sonraki olanlar üzerinde yoğunlaşıp neyi ispat etmeye çalışıyorsunuz ki siz?

Mutezile 09-09-2005 14:31

Benü Mustalık seferi sonucu esir kadınlara AZİL yapılmasına ruhsat veren
Allah Rasulü'nün sözlerini G ÖR E M E D İ N herhalde. Kütub-u Sitte ağır
mı geldi yoksa. Sevmediğin gerçeklere gözünü mü kapatırsın?

09-09-2005 21:27

Alıntı:

Aliminyum´isimli üyeden Alıntı
Abdullah El Temimi'nin kureyş kaiflesi reisi El Hadremiyi öldürmesi İslam uğruna akıtılan ilk kan.

Buna İslam adına yapılan ilk cinayet demek çok daha doğru olur bence. Çünkü silahsız, savunmasız konumda olan, ümre ibadetlerine gitmekte olan sivil müşriklere doğrudan siahlı saldırı yapılıyor senin de kabul ettiğin gibi. Ortada ilan edilmiş veya fiili bir savaş da bulunmadığı için olay açık bir cinayettir. Mekke müşriklerinin zamanında müslümanlara zulüm etmeleri bu cinayete gerekçe olamaz çünkü birincisi bu dört müşriğin de zulüm edenler arasında olup olmadığı belli değil. İkincisi ise mekke döneminde her ne kadar zulüm olsa bile bir-iki istisna hariç zulümler cinayetlere dönüşmemiştir.

Bu olayın çok ilginç bir başka yönü ise Muhammedin de müşrikler gibi "haram ay" inancını taşımasıdır. Bilindiği gibi İslam öncesi arabistanın da müşrikler sanırım muharrem ayını kutsal kabul ediyor, bu ayda "babanın katilini bile yolda görsen dokunmayacaksın" ilkesini uyguluyorlardı. Muhammedin, Abdullah Bin Cahş'a "Ben size haram ayda savaşmayı emretmedim" diyerek, o ana kadar bu ayın haram ay olduğu vahyi gelmediği halde bu müşrik inancını kabul etmesi gerçekten dikkate şayandır.

Nebenbuhler 10-09-2005 00:00

Muhammed Cahiliyeden kalma neyi degistirmistir,bence soruyu böyle sormak gerek:-)

soze 10-09-2005 00:39

okuyun itin soyları!!!
 
bu siteninde turandursununda bu sitenin tüm adminlerinide bu sitenin host firmasınıda bu siteye emeği geçenlerinde cümle alem sülalesini siksin amınakodum gavurları lan size gavur bile denmez şerefsizler gavurların bile inancı var amınakododum kodamanları mahşerde yıkadığınız beyinler size hesap soracak (not sitedeki bizden arkadaşlar kusura bakmasın aklıma başka küfür gelmiyo )

not: elbet bir gün bu siteyi altını üstüne getirecem

Mutezile 10-09-2005 00:54

Lağım ağızlı, mercimek beyinli bir din kardeşi daha. Konuşabilse meramını anlatacak da dili bu kadar dönüyor

Nebenbuhler 10-09-2005 12:00

Allahin ne kadar aciz oldugunun ispati iste,onun islerini hep böyleleri üstlenmistir(!),kendilerinde o hakki görenler icin böyle öldüremediklerinde küfür etmek gibi asagi bir argumana bas vururlar,burda karsi argumanlarini yazip rahatlayacagina o ona yakisani yapiyor haklarinda yanilmadigimiz her zaman yine kendileri tarafaindan burda ve benzeri formlarda her zaman ispatlanacaktir,Caresizlikten kivrananlar Allah adina küfrediyorlar,haksiz degillerde "Nerde bulursaniz Öldürün"diyen bir inancin köleleri ancak böyle olduklarinda gögüsleri yeni tomurcuklanmislardan faydalanabilirler:-)Iyi yoldasiniz,su an bilimle ancak onlari hangi ayetlere mal edebiliriz diye ugrasan Hocalariniz bakalim bilim ilerledikce ne yapacaklar.

Aliminyum 10-09-2005 13:03

Cem .

İşte bütün derdimiz bu.
1) Olguları değerlendirirken kendi gerçeklerimizden ya da önkabullerimizden sıyrılamamamız. (Ki siz bunu biz Müslümanlara ait zannederken sizde de bazen öyle belli oluyor ki çık işin içinden çıkabilirsen)
2) Kaynak tahrifatı ve çarpıtması ile şeşi beş görme veya gösterme (Mutezilenin yaptığı gibi)

El Temimi'nin yaptığı işi neden cinayet olarak görelim? Karşıdaki insan habersiz olduğu için onu öldürmek gibi bir görüntüye sahip olduğundan bu yapılana cinayet diyebilir miyiz? Evet diyebiliriz. Peki burdan yola çıkıp İslam adına yapılan savaşların veya çatışmaların hepsi bir cinayet midir? Belirginleşmeyen kavramlar nerede karşımıza çıkarsa çıksın değişkenlikleriyle ele alınamayacağından bizi çok kez yanlış kannaate götürecektir. Çünkü biz ilk baştan adam öldürmeyi Mutlak Kötü olarak nitelemişizdir ve hiçbir durumda adam öldürmek bizim için iyi kabul edilmeyecektir.

Ha bu arada öldürülenlerin silahsız olması diye birşey yok. O dönemlerde çölde bir kervanla yürüyeceksin de silahsız olacaksın. Böyle birşey zaten mümkün değil. Ayrıca Karşıdakilerin niyeti Umre filan da değildir çünkü daha olayın Recep ayında mı Şaban ayında mı gerçekleştiği o dönemde bile tartışılmıştı. Umre kıyafetleri giymeleri de yok. Sadece Cahş komutasındaki birlikleri görüyorlar ve açıkçası korktukları için bunlar bize ilişmesinler diye birb irlerini traş etmeye kalkıyorlar. Traş ediyorlar ki Cahşın birlikleri onları umre için hazırlanıyorlar zannetsin. Sizin İlhan Arsel mi Arif Tekin mi ne o da bu şekilde anlatıyordu. Siz kendi akıl hocalarınızla mı çelişiyorsunuz?

Zulmün cinayete dönüşüp dönüşmemesi... Cinayeti zulümden daha nitelikli bir kötülük olarak görmek... Neden Cem ? Cinayet neden zulümden daha büyük bir kötülük? Kim, nerede, nezaman, hangi hakla karar vermiş cinayetin zulümden daha büyük bir kötülük olduğuna?

Haram aylar mevzusu cahiliye döneminde başlamış bir adet değil, muhtemelen Hanifliğe kadar gidiyor haram aylar anlayışı. Cahiliye dönemi de bu adeti korumuş Değiştirerek, bozarak korumuş ve İslam o adeti yada kutsalı yeniden ıslah etmiş. Peygamberin cahiliye adetini kabul etmesi diye birşey yok.

Mutezile. Sen bu sitede şu cinsellik mevzusunu açtığın yerde bir iki ayet ve hadisi yanlış aktardın, eksik aktardın dolayısıyla anlamları çarpıtarak sundun. Bu itibarla senin güvenilirliğin sıfırlandı hocam. Hiç kusura bakma bundan sonra sana şüpheyle bakılır.

Azil ruhsatı esirlere değil cariyelere. Cariyenin statüsünü konuş ondan sonra da sanki İslam her savaştan sonra esir alınan kadınlara tecavüz etmeyi emrediyormuş gibi bir hezeyana varabilecek şirretlikleri bırak artık. Praim yapmıyorsun eskisi kadar.

Kurban 10-09-2005 21:07

Hepsini öğreneceksiniz..Az kaldı...Geliyoruz..

Mutezile 10-09-2005 22:32

Alümünyum-Copy paste yapmadığın bölümlerde bayağı düşüyor peformansın.. Sen yine Tefsir usülün derslerinde yaptığın Bilgi Plagiyarızm
ine dön istersen. Sözler senin olmasada, en azından bir konu bütünlüğü oluyor. Seni böyle yalın halde okumak son derece sıkıcı, yavan. Boş laflar
la senin peynir gemisi yürümüyor;aksine karaya oturuyor.
Tek aklına gelen şeyde iftira atmak. Kaynakları tahrif ediyormuşuz falan.. Komik çocuk seni...

decidex 10-09-2005 22:40

Alıntı:

Cem´isimli üyeden Alıntı
Alüminyum,

Dikkat ettiysen yukarıdaki yazımda "..mekke döneminde öldürülen bir müslüman bilmiyorum" diye yazmışım. "öldürülen müslüman yoktur" diye yazmamışım. Sümeyye adında bir müslümanın öldürüldüğünü senin sayende araştırıp öğrenmiş oldum, teşekkür ederim.

Ancak bir veya birkaç müslümanın öldürülmüş olması İslamı yaymak için temel yöntemin savaş olmasını gerektirir mi idi? Kaldıki Batni Nahle olayında müslüman askerlerin durduk yere ibadete giden silahsız müşriklere saldırıp birini öldürüp birini de rehin aldığı islami kaynaklara göre çok iyi biliniyor. Ortada bir savaş yok iken sadece sürtüşmeli bir ortam söz konusu iken bu cinayet ve rehinenin para karşılığında iade edilmesi tam anlmayla terör faaliyeti değil mi?

Açıkçası, Muhammed, İslamı barışçıl yollarla yayamazdı çünkü inandırıcılığı o dönemde bile yoktu. Müşriklerin onu denemek için sorduğu pek çok soruyu yanıtlayamıyor ve kaypak yanıtlar veriyor idi. Mucizeler sunamıyordu. Bu durumda inandırcılığı da olmuyordu. Onun ikna yöntemiyle islama kazandırdıklarının sayısı çok azdır. Bu nedenlerle silaha sarılmak ve ikna yoluyla başaramadığını savaş yoluyla başarmak zorunda idi. Başka çaresi yoktu.

"50 yaşına kadar cinselliğine dair pek bir olgu bulamadığınız insana ..." diye yazmış Alüminyum. Yukarıdaki 2. yazımda ele aldığım teoride tam da bunun yanıtı yazılıyor. İyi okumamışsın demekki Alüminyum. Biraz daha açıklayayım: yaşlılık ve yaklaşan ölüm, kişide çeşitli savunma mekanizmalarına yol açar sıkça. Bunlardan biri de genç kızlara ve/veya cinselliğe düşkünlüktür. Çünkü ölümün zıttı doğumdur. Doğum ise cinsel ilişki ile gerçekleşir. Bilnçdışındaki ölüm anksiyetesinin artan cinsel aktiviteyele bastırılmaya çalışılması, psikiyatri dünyasında çok iyi bilinen savunma mekanzimalrındandır.

Siz de hazır olun...
Az kaldı..Geliyoruz...

Azrailll 10-09-2005 22:43

Ib-Hacking Team
Andolsun ki geliyoruz...

10-09-2005 22:53

Alıntı:

Aliminyum´isimli üyeden Alıntı
El Temimi'nin yaptığı işi neden cinayet olarak görelim? Karşıdaki insan habersiz olduğu için onu öldürmek gibi bir görüntüye sahip olduğundan bu yapılana cinayet diyebilir miyiz? Evet diyebiliriz.

:) :) :)

"Haram aylar" inanışının islam öncesi putpersetlerinin inancı olduğu biliniyor. peki daha öncesinde İbrahim dininden gelme olduğuna dair bir bulgu, bir kaynak var mı? Yok.

Peki Batni Nahle olayından evvel "allah," haram ay diye bir şey ilan etmiş mi veya bunun müslümanlar tarafından da kabul edildiğine dair bir hadis var mı? Muhtemelen bu da yok ( en azından ben duymadım, eğer bulursanız söyleyin özür dileyim, öğrenmiş olurum). Eğer bu konuda Batni Nahleden evvel bir "vahiy" veya hadis yoksa bu durum Muhammedin eski arap putperest inancını aynen kopyaladığını gösterir.

decidex 10-09-2005 22:59

Cem sabret az kaldı...

Geliyoruz...

http://img361.imageshack.us/img361/9597/elaksa7eh.jpg


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:40 .