Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Kur'an'da Mucize Yoktur (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=16)
-   -   Bizans'ın Galibiyeti (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=737)

islmc 18-03-2005 15:36

Bizans'ın Galibiyeti
 
ROMALILAR''IN GALİBİYETİ

2 Yenilgiye uğratıldı Rûm.

3 Yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde. Ama onlar yengilerinin ardından galip duruma geçecekler,

4 Birkaç yıl içinde. İş/oluş/hüküm, önünde de sonunda da Allah''ındır. Onların galibiyet gününde müminler ferahlayacaklar,
Yaşar Nuri Öztürk 30/RUM SURESİ

Kuran ayetlerinin indiği dönemde, Romalılar (Rumlar) Hıristiyan, Persler (İranlılar) ise ortak koşan (ateşetapan) topluluklardı. Romalılar''la Persler''in arasında geçen savaşta Persler''in savaşı kazanması, Hıristiyanlar gibi tek Allah''a inanan Müslümanlar''ı üzmüştü. Ortak koşan bir toplumun, Allah''a inanan bir topluluğa karşı galibiyeti moralleri bozmuştu. Bu durumun üzerine Kuran, Romalılar''ın (Bizans''ın) yakında galip geleceğini ve inananların bu olay üzerine sevineceğini müjdelemiştir. Dördüncü ayette geçen "bıdı sinin" ifadesi üç ile dokuz arası sayıları ifade eder. Arapça''da tekil için ayrı, iki adet için ayrı, ondan fazla sayıları belirtmek için ayrı ifadeler vardır.

Hz. Muhammed dini ilk yaymaya başladığı günden itibaren kendisine inanan insanlar hep var olmuş, gittikçe bu sayı artmıştır. Eğer Kuran''ın bu ifadesi yanlış çıksaydı hiç şüphesiz Kuran''a ve Hz. Muhammed''e karşı güven sarsılacak ve birçok kişi dine inanmaktan vazgeçecekti. Yani Kuran''ın, Allah''ın vahyi olmadığını zanneden bir insan için, Kuran''da geleceğe yönelik böyle bir haberin verilmesi, bütün bir sistemin tehlikeye atılmasıdır. Peygamberin, haberin yanlış çıkması halinde kaybedecekleri, haberin doğru çıkması halinde kazanacaklarından çok daha fazladır. Fakat bu dinin sahibi Allah''tır, bu müjdeyi veren de Allah''tır. Bu yüzden hiçbir tehlike yoktu ve hiçbir sorun da olmamıştır. O küçük topluluğun Kuran''a duyduğu güven hiç sarsılmamış ve kısa zamanda tüm bölge inananlarla dolmuştur.

BU NE CESARET

Bu ne cesaret, bu ne kendine güven, bu ne tereddütsüz bir haber vermedir! Böyle bir cesaret ya üstün bir bilginin cesaretidir, ya da cahil cesur olur misali cahil cesaretidir. (Sonuçlar hangi şıkkın doğru olduğunu ispatlıyor.) Bu haberin Allah''ın vahyi olduğunu bilmeyenler, bu haberin tüm bir sistemin tehlikeye atılması olduğunu zannederler. üstelik bu haber, olması zor olanın müjdelenmesidir. çünkü savaşı kaybetmiş olan bir devletin, yakında kaybettiği topluluğa karşı savaşı kazanacağı söylenmektedir. Bir de "bıdı sinin" ifadesinden üç ile dokuz sene arasında bu olayın gerçekleşeceği anlaşılmaktadır.

Bu haber yalan çıksa, hem inananların inancı sarsılacak, hem ortak koşanların dine karşı bir delilleri olacaktır. Oysa tarih şahittir ki; ortak koşanlar Peygamberimize deli, büyücü, menfaatçi gibi suçlamalar yapmalarına karşın, hiçbiri Peygamberin şu söylediği yanlış çıktı, Kuran''ın bu vaadi gerçekleşmedi dememişler, daha doğrusu diyememişlerdir. Oysa bu tarz delile o ortak koşanlar çok muhtaçtılar. Peygamber''e ve inananlara karşı kılıçlarla savaşıp onları öldürmeye çalışmak zor bir yoldu. Eğer ortak koşanların, dine karşı bu tarzda deliller ortaya çıkarmaları mümkün olsaydı, savaşmak gibi zor bir yol yerine, bunu denerlerdi. Zor yolu seçmeleri böyle bir koza sahip olmadıklarını göstermektedir. Kuran''ın tüm dedikleri çıkmış ve bu noktada ortak koşanlar bile bir itirazda bulunamamışlardır. Nasıl günümüzde Kuran''ın birçok mucizesine rağmen ve Kuran''a alternatif hiçbir kitabın, hiçbir sistemin gösterilememesine rağmen hâlâ inanmayanlar varsa ve de olacaksa, o dönemde de böyle olmuştur, her türlü delili görmelerine rağmen inanmayanlar olmuştur. Fakat tüm bu inanmayanlar, daha Peygamberimiz hayattayken yaşadığı bölgeye Kuran''ın hakim olmasını engelleyememişlerdir.

UMUTSUZLUKTAN ZAFERE

Bizans (Roma) tarihini okuyanlar Bizans imparatorluğunun en büyük bunalımlarından birini 7. yüzyılda (Kuran''ın indiği dönemde) yaşadığını, bu bunalımın en önemli sebeplerinden birinin Persler''le (İranlılar) yaşanan sorunlar olduğunu göreceklerdir. Bizans daha sonra sorunlarını aşmış ve bu bunalımı atlatmıştır. Tarihi bilgiler, Kuran''ın, Bizans tarihi hakkındaki söylediklerinin doğruluğunu onaylar.

Tarihi kaynaklarda Bizans''ın Persler''le yapılan savaşta uğradığı kayıp yüzünden bir daha toparlanamayacağının sanıldığı anlatılır. Anlatılanlara göre, Bizans Kralı Heraklius bu bunalımlı dönemde ordunun masrafları için kiliselerdeki altın ve gümüş süs eşyalarını bile eritip kullanmıştır. Persler daha önce Bizans''ın olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan''ı işgal etmişlerdir. Umudun olmadığı bir dönemde Kuran, Bizans''ın yakında (39 yıl arası) galip geleceğini müjdelemiştir. Tarihi kaynaklar bu müjdeden dolayı Peygamber ve etrafındakilerle alay edildiğini, bu haberin çıkışına ihtimal verilmediğini kaydederler.

Oysa Kuran''ın her haberi gibi bu haberi de doğru çıkacaktır. Bizans, MS. 627 yılında Persler''i Ninova harabelerinin yakınında yener. Persler işgal ettikleri yerleri Bizans''a geri veren bir anlaşma imzaladılar (Bakınız Warren Treadgold, A History of the Byzantine State and Society, Stanford University Press, sayfa 287299)

Bence muhteşem bir mucize...

MEKKE''Yİ FETHEDECEKSİNİZ


27 Yemin olsun ki Allah, resulüne o rüyayı hak olarak doğru çıkarmıştır. Allah dilerse, başlarınızı tıraş etmiş, saçlarınızı kısaltmış olarak güven içinde, korku duymadan Mescid-i Haram''a mutlaka gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi de bundan önce size yakın bir fetih nasip etti.
Yaşar Nuri Öztürk 48 Fetih Suresi

Allah, Kuran''da, Peygamber''in rüyasının gerçekleşeceğini ve Mescidi Haram''a (Hac ibadetinin de gerçekleştiği yer) saçlar traş edilmiş veya kısaltılmış (Hac ibadetiyle alakalı olarak da saçların traşı, kısaltılışı geçer) bir şekilde gireceklerini söyler. Kuran''ın bu mucizesi de bu bölümde incelediğimiz Rumlar''ın yenilgilerinden sonra galip geleceklerini söyleyen ayet gibi gelecekle ilgili verilen haberlerle ilgili bir mucizedir. Peygamberimiz''in ve inananların Mekke''den kovulduklarını, Mekkeliler''in sayısal ve askeri güç açısından başta üstün olduklarını, inananları hicrete (göçe) mecbur ettiklerini biliyoruz.

Birçok Peygamber dini, dini yaydığı topraklara hakim edemeden vefat etmiştir. Eğer Kuran''ın müjdesi olmasa Peygamberimiz Mekke''yi fethedeceğini bilemez, bu konuda bir iddiada bulunamazdı. Peygamberin başta rüyasında gördüğü bu olay, Kuran''ın ayetleriyle bir müjdeye dönüşmüş ve inananlar kovuldukları, zayıf oldukları için terk etmek zorunda kaldıkları toprakları geri almışlardır.

Kuran''ın bu ayetleri gibi, Ebu Leheb''in müslüman olmayacağını söyleyen ayetler de (111. sure) mucizevi niteliktedir. Peygamberimizle baştan savaşan Ebu Süfyan, Vahşi gibi birçok kimsenin sonradan müslüman olduğu bilinmektedir. Eğer Ebu Leheb sonradan müslüman olmaya kalksaydı veya müslüman olduğuna dair rol yapsaydı (Sırf kendisi hakkındaki ayetleri yalanlamak için) birçok kişinin aklını bulandırabilirdi.

Gelecekle ilgili tüm bu Kuran ayetleri, Kuran''ın ifadelerindeki endişesizliği, güveni, iddialılığı göstermektedir. İnsan eliyle yazılacak olan bir kitapta duyulacak endişelerin hiçbiri Kuran yazılırken duyulmamıştır. Bu Kuran''ın insan yazması olmadığının, geleceği de çok iyi bilen Allah''ın vahyi olduğunun sayısız delillerinden biridir.

Biz bu kitabı sana her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, Müslümanlara bir müjde olarak indirdik.

16 Nahl Suresi 89

18-03-2005 16:08

....
 
http://answering-islam.org.uk/Shamou...prophecies.htm

dmxads 19-03-2005 17:47

Deep''in linkini verdiği sitede yazanların türkçesi (Özetle):

The Holy Bible gives us a test to determine a true prophet from a false one:
Kutsal İncil bir peygamberi gerçeğinden ayırd edebilmemiz için bize test verir:

''''Ama benim ona söylemediğimi konuşan veya başka tanrıların adına konuşan peygamber öldürülmeli. İyi de bunu nasıl anlıyacağız diye düşünebilirsiniz. Eğer gelecekle ilgili söylediği şeyler (iddialar) gerçekleşmezse bilinki o sözler tanrı dan değildir. Bu (sözde) peygamber kafasına göre konuşmuştur. Bu kişiden korkmayın''''
Deuteronomy 18:20-22

Tanrı nın sözlerinin ışığı altında, aşağıdaki yazılarda Muhammed in kuran da yaptığı iddaları inceleyecez. Bakalım Tanrı nın testini geçebilecekmi geçemiyecekmi.

İDDİA 1) ROMALILAR''IN GALİBİYETİ

2 Yenilgiye uğratıldı Rûm.

3 Yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde. Ama onlar yengilerinin ardından galip duruma geçecekler, .................

(On the Roman Conquest of Persia)
Roma nın Pers zaferi hakkında:

Roma İmparatorluğu yakınlarda bir alanda yenilgiye uğratıldı ama bu yenilgiye rağmen BİR KAÇ YIL İÇİNDE galip gelicekler.

İddia edildiği gibi Roma, Persleri yenilgiye uğrattı ama bu iddia ile ilgili bazı önemli sorunlar var.

(According to Yusuf Ali the Arabic word for "a few years)........
Yusuf Aliye göre BİR KAÇ YIL manasına gelen Arapça kelime (Bidh''un), 3 ile 9 yıl arasındaki bir period manasına gelir. Ama tarihi kaytlara göre roma galibiyeti nerdeyse 14 YIL sonra geldi. Persler M.S 614 veya 615 yılında Roma yı yenip Kudüsü ele geçirdi. Bizans ın karşı saldırısı 622 yılına kadar başlamadı ve galibiyet 628 yılına kadar elde edilemedi. Bu da 13-14 yıllık bir zaman dilimi demek. Kuran da iddia edildiği gibi 3-9 yıllık bir zaman dilimi değil.

Daha sonra, tarihçi ve müslüman kumandan AL-TABARİ nin Roma nın galibiyetinin 628 yılında Hudeybiye barışının imzalanmasından sonra olduğunu anlattığını anlatıyorlar.( AL TABARİ NİN TARİHİ: İSLAMİYETİN ZAFERİ)

(The translator''s footnote reads)
Çevirenin extra notları: Heraclius 627 yılında pers i istila ya uğrattı ve bu yılın aralık ayında antik Ninevah? (Irak ın kuzeyinde bir şehirmiş.. Neresi olduğunu çıkaramadım...) ın yakınlarında önemli bir zafer kazandı ama kısa süre sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Ne var ki; 628 yılının şubat ayında Pers imparatoru suikasta uğradı ve yerine geçen oğlu barışı arzuladı(istedi). 628 yılının Mart ayında Heraclius kendini galip ilan edebilirdi ama pers lerin roma imparatoruyla savaşa girip girmeme konusundaki tartışmaları 629 yılının haziran ayına kadar sürdü. 629 Eylül ünde Heraclius İstanbula kendini galip ilan ederek girdi ve 630 Mart ında Kudüsde Kutsal Hacı restore etti. (Watt, Muhammed Medinede, 113-114) Ayrıca Ostogorsy, Bizans Tarihi, 103-4)

Burdan sonra yazanları tam anlayamadım. Kuran ın yazıldığı Arapça yı dil bilim i açısından eleştiriyo... Orijina Kuran da sesli harf işaretleri yokmuş. Bu yüzden bi iki değişiklikle bazı kelimelerin anlamlarının çok rahat değişebileceğinden bahsediyor .. Önek olarak''''Sayaghlibuna''''(yenecekler) kelimesinin''''Sayughlabuna'''' (yenilecek) diye değiştirilebilmesinden bahsediyor. Sesli harf işaretleri bu olaydan bir süre sonra eklenmiş.. (Zorla Zorla Anca Bu Kadar Çıktı...........)

It amazes us that a prophecy from God would not...... burdan itibaren

Ayrıca Tanrı nın yaptığı tahminin KESİN BİR ZAMAN değil de 3-9 yıl arasında olacak diye yapmasının saçma(gülünç) olduğunu söylüyorlar. Bu iddia nın her şeyi bilen, her şeye gücü yeten bir tanrı iddiası olamayacağını söylüyorlar. Tanrı nın böyle bi iddia yapmasına da pek ihtimal vermiyorlar.

Müslümanlar Roma 7 yıl sonra galip geldi diyorlar... Ne var ki; gerçek: roma nın Pers leri 628 yılında yendiğidir(Al-Baizawi yorumu). Bu galibiyet Muhammed in tahmininden 12 yıl sonra oluyor. Ayrıca Roma nın Pers leri yeneceğini tahmin etmenin kolay olduğunun söylüyorlar....

Karşı Tarafın İddiası Özetle Böyle....................

İddia 2

MEKKE''Yİ FETHEDECEKSİNİZ


27 Yemin olsun ki Allah, resulüne o rüyayı hak olarak doğru çıkarmıştır. Allah dilerse, başlarınızı tıraş etmiş, saçlarınızı kısaltmış olarak güven içinde, korku duymadan Mescid-i Haram''a mutlaka gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi de bundan önce size yakın bir fetih nasip etti.
Yaşar Nuri Öztürk 48 Fetih Suresi .........

Karşı Tarafın İddiası (Özetle) :

On Entering Mekke
Mekke ye giriş

Yukarıdaki Ayet in Muhammedin Mekke ye Mekke yi tavaf etme amacıyla giremeyişiyle ilgili olduğunu söylüyorlar... Hudeybiye antlaşmasının yapılışını ve bu antlaşma yapılana kadar müslümanlar için çıkan sorunları anlatıyorlar:
1) Muhammed, İslamı kabul edenleri Mekkeli müşrik lere (putlara tapanlara) vermeyi kabul etti.
2) Muhammed, Mekkeli lerin Muhammed Allah ın habercisi imzasını Muhammed Abdullah''ın oğlu
olarak değiştir isteklerine boyun eğdi; belki Mekke ye gelecek sene hac yapmalarına izin verirler diye... Not: Buhari nin kitabında: Mekke ye doğru giderken Muhammedin ''''Allah''ın haram kıldığı şeyelri tazim sadedinde her ne taviz isterlerse onlara vereceğim!" dediği yazıyor... Hikayenin gerisi Buhari nin kitabından alıntı....

......Resulullah''a: "Gel! seninle aramızda bir antlaşma (metni) yazalım!" dedi. Resulullah (sav) katibini çağırdı ve emretti: "Yaz Bismillahirrahmanirrahim." Süheyl itiraz etti: "Rahman ne demek? Vallahi onun ne olduğunu bilmiyorum. Fakat: Bismikallahümme yaz, vaktiyle senin de yazdığın gibi" dedi. Müslümanlar da ona itiraz ettiler: "Biz onu değil, bismillahirrahmamrrahim''i yazarız!" dediler. Ama Resulullah (sav) emreder: "Bismikallahümme yaz! ve devam et: "Bu Allah Resulü ve Süheyl''in üzerinde mutabık kaldıkları hususlardır." Süheyl yine itiraz eder: "Vallahi, eğer bilsek ki sen Allah''ın Resulüsün sana Beytullah''ı kapamazdık, seninle savaşmazdık da. Şöyle yaz: Muhammed İbni Abdillah." Resulullah (sav): "Vallahi siz beni tekzib etseniz de ben kesinlikle Allah''ın Resulüyüm. Bununla beraber, Muhammed İbni Abdillah yaz!" buyurur ve devam eder: "Bizimle Beytullah arasından çekilmeniz ve onu tavaf etmemiz şartıyla." Süheyl itiraz eder: "Vallahi hayır. (Biz size bu yıl tavafa izin versek), Araplar "bizim aniden emrivakiye geldiğimiz" hususunda dedikodu yapar. Ancak ziyareti gelecek yıl yapacaksınız" der. Böyle yazılır. Süheyl ilave eder: "Senin dinine de girse, bizden hiç bir erkeğin sana gelmemesi, gelirse iade etmen şartıyla." Müslümanlar bu şarta itiraz ederek: "Sübhanallah! Bize iltica eden bir müslüman, müşriklere nasıl iade edilir?" derler. Bu halde iken Ebu Cendel İbnu Süheyl İbni Amr zincirleri arasında seke seke geldi. Mekke''nin aşağısındaki hapsedildiği yerden kaçmış, kendini müslümanlann arasına atmıştı. Süheyl: "Ey Muhammed, bu seninle üzerine anlaştığınız maddelerin ilk uygulaması olacak, bunu bana iade edeceksin!" dedi. Resulullah (sav): "Biz henüz anlaşmayı yazıp bitirmedik" buyurdu. Süheyl: "Öyleyse, vallahi ben seninle hiç bir madde üzerine sulh yapamam!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öyleyse şu Ebu Cendel''i bana bağışla da imza et" buyurdu. Fakat Süheyl: "Asla ben bunu sana bağışlamam" diye direndi. Aleyhissalatu vesselam: "Hayır, hatırım için yap!" ricasında bulundu. Süheyl direndi: "Asla yapmam!" Mikrez İbnu Hafs atılıp: "Biz onu sana müsaade ettik!" dedi. (Ancak imza yetkisine sahip olmadığı için Süheyl onu dinlemedi. Ebu Cendel teslim edilecekti). Ebu Cendel (ra): "Ey müslümanlar, (nasıl olur?) Ben size müslüman olarak sığınmışım. Beni müşriklere teslim mi ediyorsunuz? Bana yaptıklarını görmüyor musunuz?" dedi. Ebu Cendel''e Allah yolunda çok işkenceler yapılmıştı... Bunun üzerine insanlar da huzursuzluk başlar....

Bu hikaye üzerine soruyorlar: Musa; istediklerini elde etmek için putatapanlara böyle tavizler verir miydi?. İsa, yahudi konseyi tarafından kabul edilmek için kendisine inananları geri verir miydi? Musa ya da İsa; puta tapanları memnun etmek için bu kadar tavizler verir miydi; Muhammed in yaptığı gibi?

......Sizin de tahmin ediceğiniz gibi müslümanlar arasında huzursuzluk oldu ve hatta:

Ömer İbnu''l-Hattab der ki: "(O gün, bu cereyan eden hadiseleri çok alçaltıcı bularak) Resulullah (sav)''a gelip: "Sen Allah''ın hak peygamberi değil misin?" dedim. "Evet!" dedi. "Biz hak üzere, düşmanlarımız da batıl üzere değiller mi?" dedim. "Evet" dedi. "Öyleyse biz niye dinimiz uğrunda alçaklığı kabul ediyoruz" dedim. "Ben Resulullah''ın; (bu anlaşmayı imzalamakla) Allah''a asi olmuş da değilim. Allah yardımcımızdır!" dedi. "Sen, bize (Medine''den çıkarken) Beytullah''a gideceğiz, onu tavaf edeceğiz demedin mi?" dedim. "Pek tabii, ama, sana bu yıl gideceksin dedim mi?"dedi. Hayır!" dedim. "Sen mutlaka onu tavaf etmeye geleceksin'''' buyurdu...

Yani hac la ilgili tam bir zaman belirtmediği için bu iddia yanlış sayılamaz. Hudeybiye antlaşması müslümanlar mekkeye doğru gidiyorken durdurulmaları sonucu oldu. Aslında anlaşma yaparken muhammedin amaç larından biri o sene hac yapabilmekti fakat isteği reddedildi ve ancak gelecek sene hac yapmalarına izin verildi.

In a dream, the Messenger of Allah saw himself.....

Birgün muhammed rüyasında mekkeye girip hacı olma görevini yaptığını gördü. Bunu arkadaşlarına anlattı. Bu sırada hala Medine deydiler. Hudeybiye barışının olacağı yıl Mekke ye doğru yola çıktıkları zaman kimsenin Peygamber lerinin düşünün gerçekleşmeyiceğinden şüphesi yoktu.. Netekim; sonuç bekledikleri gibi çıkmayınca bazıları bu işten hiç hoşlanmadı.... ''Umar bin Al-Khattab asked about THIS, saying, ''Haven''t you told us that we will go to the House and perform Tawaf around it....... Umar bin Al-Khattab olanlarla ilgili sordu: Sen bize Hacı olma görevini yapmaya gideceğimizi söylemedin mi?

Yani uzun lafın kısası karşı taraf şöyle diyor: Bu ne biçim peygamber arkasında Tanrı nın gücü olduğunu iddia etmesine rağmen puta tapanlara taviz veriyor.Musa ya da İsa böyle şeyler yapar mıydı? ... ve muhammed in gördüğü rüyanın gerçekleşmesinin abartılacak bi şey olmadığını söylüyorlar çünkü muhammed belli bir tarih vermemiş.. Mekkeye girip hacı olacaz diyor ama ne zaman? Gerçekten peygamber olsaydı belli bi tarih verirdi....


Yazının devamında Muhammed in kureyşli müslüman olan birisini Allah böyle istiyor diye geri vermeyip Hudeybiye antlaşmasını bozduğu yazıyor. Bu Tanrı nın sözünden dönmesi demektir .. Tanrı nın sözünden dönmesinin mümkün olmuyacağını söylüyorlar.

Ayrıca Allah ın sözü olan Kuran da S. 48:27 ... eğer Allah dilerse... diye konuşmasını eleştiriyorlar.. Allah dileğinin ne olduğunu bilmiyor mu diye soruyorlar..

Ayrıca Allah dilerse diye Allah kimden bahsediyo... (Eğer ben dilersem demesini bekliyorlar)
Başka bi tanrı dan mı bahsediyor bu Allah. Birden fazla tanrı mı var ? diye soruyorlar.....

Başka konularla ilgili başka sorular da var ama onları yazmayı gereksiz buldum............

Karşı tarafın iddia ları ve soruları özetle böyle........ Mahkeme tutanağı gibi oldu şerefsizim........ Ben elimden geldiğince tercüme etmeye çalıştım. Bundan sonra hiç kimse vay benim haberim yoktu vay ben ingilizce bilmiyordum o yüzden okuyamadım demesin........... Hatalı bulduğunuz ve eksik olan ksımları yazarsanız sevinirim........ Saygılar.........

19-03-2005 17:57

Dmxads;
Çeviri için teşekkürler...

Ben genelde çevirmeye çok üşeniyorum direk kendim okuyup linkini yazıyorum....

Sende bu işi gören bir program mı var yoksa kendin mi tek tek çeviriyorsun?

Saygılarımla...

19-03-2005 18:12

...
 
İlgili ayetin "they shall defeat" mı yoksa "they shall BE DEFEATED" mi olduğu ile ilgili konu şurada daha ayrıntılı açıklanmış:

http://answering-islam.org.uk/Respon...prophecies.htm



"The original Quranic text had no vowel marks. Thus, the Arabic word Sayaghlibuna, "they shall defeat," could easily have been rendered, with the change of two vowels, Sayughlabuna, "they (i.e. Romans) shall be defeated." Since vowel points were not added until some time after this event, it could have been quite possible for a scribe to deliberately tamper with the text, forcing it to become a prophetic statement.

This fact is solidified by Muslim commentator al-Baidawi. C.G. Pfander mentions Baidawi''s comments on the variant readings surrounding this passage:

"But Al Baizawi shatters the whole argument of the Muslims by informing us of certain varied readings in these verses of Suratu''r Rum. He tells us that some read (Arabic text appears here) instead of the usual (Arabic text appears here) and (Arabic text appears here) instead of (Arabic text appears here). The rendering will then be: ‘The Byzantines have conquered in the nearest part of the land, and they shall be defeated in a small number of years’. If this be the correct reading, the whole story about Abu Bakr’s bet with Ubai must be a fable, since Ubai was dead long before the Muslims began to defeat the Byzantines, and even long before the victories which Heraclius won over the Persians. This shows how unreliable such Traditions are. The explanation which Al Baizawi gives is, that the Byzantines became conquerors of ''the well-watered land of Syria'' (Arabic text appears here) and that the passage predicted that the Muslims would soon overcome them. If this is the meaning, the Tradition which records the ''descent'' of the verses about six years before the Hijrah must be wrong, and the passage must belong to A.H. 6 at earliest. It is clear that, as the vowel points WERE NOT USED when the Qur-an WAS FIRST WRITTEN DOWN in Cufic letters, no one can be certain which of the two readings is right. We have seen THAT THERE IS SO MUCH UNCERTAINTY about (1) the date at which the verses were ‘sent down’, (2) the correct reading, and (3) the meaning, that it is quite impossible to show that the passage contains a prophecy which was fulfilled. Hence, it cannot be considered to be a proof of Muhammad''s prophetic office." (C. G. Pfander, Mizan-ul-Haqq - The Balance of Truth, revised and enlarged by W. St. Clair Tisdall [Light of Life, P.O. Box 18, A-9503 Villach, Austria], pp. 279-280) [emphasis ours]

This being the case, a Muslim cannot confidently tell us what the true reading of the text is and hence cannot insure us that this verse originally predicted the Byzantine victory over the Persians. Yet either rendering leaves us with a false prophecy within the Quran. "


Saygılarımla...

dmxads 19-03-2005 18:47

Selam Deep ... bende program yok, kendim çeviriyorum... Senin anlıycan biraz uğraşıyorum.. Bilmem anlatabildim mi?

Dinde zorlama yoktur ayeti ile ilgili hadisi de ingilizce kaynak tan vermiştin.. Onu da çevirmiştim.... İyiki bi çevirdik iyi alıştın valla. Ohhh yaz ingilizce kaynağı çevirmeden git... :D .... Şaka Şaka.... benim için pratik oluyo.... İngilizce bölümünde okuyorum... Hadis kaynağı için tekrar teşekkürler......

19-03-2005 19:20

...
 
Alıntı:

İyiki bi çevirdik iyi alıştın valla. Ohhh yaz ingilizce kaynağı çevirmeden git

Haklısın aslında :oops: :lol:

Neyse ingilizce bölümünde okuyorsun,işte pratik olur, ingilizce bilmeyen arkadaşlara da faydalı olur :D :D

islmc 20-03-2005 01:23

Genede bunlar. "gelecekle ilgili haberi yalanlayamıyor".. 3 veya 5 yıl ne fark eder? sonuçta galibiyet geliyor ve söylenilen gerçekleşiyor.

dmxads 20-03-2005 10:48

Eğer bu iddiayı Tanrı yapmışsa 3-5 yıl çok şey farkeder... Herşeyi bilen bir Tanrı olayın tarihini de tam olarak bilir... İyi valla belli belirsiz bir tarih ver ... tarih tutmayınca da olsun sonuç tuttu ya de.... ondan sonra da bak gördünmü mucizeyi.... Güldürmeyin Adamı........... :D :lol: :o

dmxads 20-03-2005 10:58

Bu arada Mekke''yi fethedeceksiniz mucizesine verilen cevapla ilgili hiç bişey yazmamışsınız... Güldürmeyin adamı dedim ama siz bana bakmayın bişeyler yazın da gülelim....... :D :D

islmc 20-03-2005 23:29

Merhaba dmxads
aslında sen gülmek istedikten sonrada her cümleye rahatça gülebilirsin.Bu yorumları yazarkende sarhoşmuydun bilmiyorm :P aslında Mekke için yazdıkların hadis kaynaklı olduğundan hiçbirşey yazma gereği duymadım.Çünkü güvenilir bulmuyorum. o ayettede sonuca değinmek istiyorum, sonuç gerçekleşmiyormu?(mekke feth edilmiyormu?)

islmc 21-03-2005 00:08

GERÇEK MUCİZELER 2
 
Ali Bulaç
5- Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak''tan (embriyo), sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkca göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiç bir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir.
23 Müminun Suresi

Burada yaratılış aşamalarıyla sizcede anlatılmamışmı? Hadi toprak kısmını geçelim. sonraki oluşumun anlatılması sizcede o zaman için(600''lü yıllar için) oldukça iddalı değilmi?

haci 21-03-2005 01:18

Bu açıklamalar binlerce yıldır biliniyodu. Burada fazla bir şey ifşa edilmiyor ki...
Topraktan yaratılmak ne demek! Bir damla suyun bir anlamı var. Eğer o su meni ise ki biliniyor.. Alak embryo değil. Olsaydı çok şeyler değişirdi. Alak bir kan pıhtısı. Embryo kavramı yok. Et parçasından yaratılmak bir saçmalık. Adı konulmuş bir süreye kadar rahimde kalmakn gerektiğini bilmek için üstün zekalı olmaya gerek yok. Her kadın ve kocası taş devrinden beri, ya da takvimin bulunduğundan beri bunu biliyor..
Bütün bunlar iyi bir şiir bile olmaz. Değerli bir felsefi görüş olamaz. Zamanın halkı sandığınızdan saha sofistikedir.
Bir koyun çobanı bunları çok iyi bilir. Koyunları doğurtmakta, arada bir hamile olanları kesmektedir. Nitekim Muhammed''in aslı bir koyun çobanıdır..

HACI

21-03-2005 13:43

Aşağıdaki yazı bana aittir... (copy/paste yapmış dememeniz için söylüyorum :lol: )

Tamamını şuradan okuyabilirsiniz..

http://www.islamacevap.net/modules.p...article&sid=60


"
................
..........

3)Kur’an ve embriyoloji

Ayetler:


“Ali İmran / 6 Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O''dur. O''ndan başka ilâh yoktur. O mutlak güç ve hikmet sahibidir”

“22:5. Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim..........................”

“Müminun / 13 Sonra onu sağlam bir karargâhta nutfe haline getirdik”


“Müminun / 14. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik.”

“39:6- O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor.”


Bu bilgiler Muhammed’den yüzyıllar önce Yunanlı Galen’in yazmış olduklarıyla çok büyük paralellikler göstermektedir..

İlk önce bazı ayetlerde geçen “alaka” ya da “alak” sözcüğü bazı çevirilerde “aşılanmış yumurta” olarak gösterilmiştir..ve bilimsel bir anlam yüklenmeye çalışılmıştır...

Ama “alak” kelimesi için birçok çeviride(hem Türkçe hem ingilizce) kullanılan sözcük basitçe “pıhtı” ya da “kan pıhtısı” dır...

Birkaç çeviride de “yapışıp kalan birşey” gibi kelimelerle sözcüğe bilimsel anlamlar yüklenmeye çalışılmıştır..


Kur’andaki bu konuyla ilgili ayetleri toplarsak karşımıza şu sonuç çıkar:

Doğum öncesi Kur’an ın bildirdiği safhalar:

Safha1: “nutfa” yani sperm
Safha2:”Alak” yani “kan pıhtısı”,
Safha3: “mudahgha” yani “bir et parçası”
Safha 4: “adaam” yani kemikler
Safha5: Kemiklerin kaslarla örtülmesi

(BU AŞAMALAR MUHAMMED’DEN YÜZYILLAR ÖNCE YAŞAMIŞ GALEN’İN BİLDİRDİKLERİYLE BÜYÜK PARALELLİK GÖSTERİR)

ayetlerde anlatılanlar Kur’an’ın sanki bilimsel bir hata yaptığı izlenimini vermektedir..
Çünkü;

Cenin’in oluşumunda “pıhtı” ya da “kan pıhtısı” ile alakalı bir safha yoktur(Dr. William F. Campbell)

Kur’an daki bir bilimsel hataya daha değinelim...

“2:259...................Hele o kemiklere bak, onları nasıl birbirinin üzerine kaldırıyoruz? Sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?"

Kaslar ve kıkırdaklar kemiklerden önce aynı zamanda oluşmaya başlar sekizinci haftanın bitiminde ancak kemikleşme oluşumları görülür fakat ceninde kemikleşme oluşumlarından önce zaten kas hareketleri ve oluşumları gözlenmektedir...

Yani kemiklerin oluşması ve üstüne etler giydirilmesi tanımı yanlıştır,kaslar kemiklenmiş kemiklerden önce zaten vardır...

Yani Kur’an ın yukarıdaki ifadesi hatalıdır bu ifade yine Galen’in düşündükleriyle paralellik gösterir...Galen’in yaptığı bazı hataları aynen Kur’an da tekrarlanmıştır...


Yani şurası kesindir ki “Kur’an zamanında bilinemez” denilen bu basit bilgiler Muhammed’den önce yaşamış eski Yunanlı doktorlar tarafından bilinmektedir ve elimizde onlara ait eserler vardır...

İlk önce Hipokrat’ı inceleyelim...(MÖ 460)

Hipokrat’ın yazılarında;

Annenin kanının pıhtılaşması:

“Tohum(embriyo),...zarın içinde.....Annesinin kanı dolayısıyla büyür rahime iner...”(ingilizcesinde bölüm 14 sayfa 326)

Beden:
“bu aşamada annenin kanının pıhtılaşması ve inmesiyle ET OLUŞMAYA BAŞLAR”(ingilizcesinde aynı sayfada bölüm 14 sayfa 326)

Şimdi Kur’an için gösterdiğimiz aşamaları Hipokrat için gösterelim..

Safha1: Sperm
Safha2:Annenin kanının zara inmesi
Safha4:Kemikler

Milattan önce 460 yıllarında yani Muhammed’den yüzyıllar önce yaşamış Hipokrat’ın yazılarında bu bilgileri bulabiliyoruz ve bu bilgiler Kur’an ınki ile büyük paralellik gösteriyor!!!!!!!

Yine milattan önce 350 yıllarında yaşamış “Aristotle” nin “On the generation of Animals” adlı eserinde şu bilgiler yer alır:

İngilizcesinde bölüm 654 b de Aristotle, etin kemiklere “sarıldığını” “liflerle takıldığını” bildirir..

Yine bu bilgiler Kur’an ile çok büyük bir paralellik gösterir
Safha1:sperm
Safha2:Regl kanı
Safha3:beden/et
Safha4:kemikler
Safha5:Etlerle beraber büyümesi


GALEN’e bakalım:

Galen Ms131 de doğmuştur.
“De semine” adlı kitabında ingilizcesinde sayfa 50 de Galen Aynı Kur’an 76:2 deki bilgiyi vermiştir yani” bir damla karşık sudan” ayeti Galen’in verdiği bilgilerle %100 benzerdir..

Kitabında Ceninin ilk başlarda şekillenmemiş olduğundan daha sonra kemikleşerek “etlenerek” büyümesinden bahsetmiştir...Aynı Kuran 23:14 de olduğu gibi!!!!!!

Şimdi Galen’inkine bakalım:
Safha1: İki “semen”
Safha2:+ regl kanı
Safha3:ŞEKİLLENMEMİŞ VÜCUT
Safha4:KEMİKLER
Safha5:ETLER KEMİK ÜZERİNDE BÜYÜR

Görüldüğü Muhammed den önce yaşamış Galen Kur’andaki bilgileriçok önce vermiştir...

Peki Muhammed kendisinden çok daha önce yazılmış bu bilgilere nasıl ulaşmıştır veya nasıl duymuştur?

Ms528 de Kuzey Arabistanda konuşulan dil “Süryanice” idi

Bu yıllarda “Sergius al-ras Ayni” adlı kişi (Ms 536 da ölmüştür) GALEN’İN 24 KİTABI DA DAHİL OLMAK ÜZERE TIPLA İLGİLİ BAZI ESERLERİ GREKÇE DEN(YANANCADAN) SÜRYANİCE YE ÇEVİRMİŞTİR

Aristotle’nin Hipokrat’ın Galen’in eserleri o bölgede zaten süryanice ye çevrilmişti okunabilir olarak bulunuyordu(The Role of the Nestorians and Muslims in the History of Medicine, Allen O. Whipple, 1967, Princeton Univ. Press, p. 16)

Daha sonra Araplar Nestorians lara bu çalışmaları Arapça’ya çevirtti.
Süryanice ve Arapça birbirine çok yakın diller lduğundan bunu yapmak çok kolaydı..

Muhammed zamanında Arabistan da bu bilgileri bilen kişiler tabi ki bulunuyordu(Mesela bunlardan biri “Harith ben Kalada”(Ms550 de Ta’if de doğmuştur)
Bu şahıs Yemen’e ve İran’a seyahatler yapıyor Galen,Aristotle ve Hipokrat ın “buluşları” konusunda kendisini geliştiriyordu...
Bu kişi daha sonra İSLAMIN BAŞLADIĞI ZAMANDA Arabistan’a geri döndü ve doğduğu yerde “Ta’if” te oturmaya başladı

Dr. Dr. Lucien LeClerc “Histoire de la Médecine Arabe” adlı kitabında şöyle yazmıştır:

“Harith Ben kalada Jandi Shapur’da tıp öğrenmiştir..Muhammed bu konulardaki bilgisinin bir kısmını Harith Ben kalada’ya borçludur” (LeClerc, op.cit., p. 123.)

Ayrıca Muhammed ile ilişkisi olan “tıp konusunda bilgili” insanlardan biri de “Nadr ben Harith” idi..

Bunun gibi birçok kişi vardır...

Görüldüğü gibi Hipokrat tın da tıp konusunda bazı hataları vardı Aristotle’nin de “Galen’in de onlardan kopya eden KUR’AN’IN DA!!!


Bir de müslümanların bilimsel olarak yorumlamaya çalıştığı şu ayet:

“39:6- O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor”

“Üç karanlık içinde” cümlesi çeşitli islam alimlerince bambaşka şekillerde yorumlanmıştır ama günümüzün “Kur’an araştırmacıları” bu ayeti de bilimsel bazı verilere uydurmaya çalışmaktadır....

FAKAT MUHAMMED BU ÜÇ KARANLIK İLE İLGİLİ KONUYU DA DİREK SAĞDAN SOLDAN DUYDUĞU KİŞİLERDEN ALIP KUR’AN A KOYMUŞTUR BU BİLGİ HİPOKRAT’IN ESERLERİNDEN GELİR...

Hipokrat’ın eserlerinde bu “üç karanlık” konusu ayrıntılarıyla açıklanmıştır...
Muhammed o dönem için bilimsel sayılabilecek bu konuları ilişki içinde olduğu + sağdan soldan duyduğu bilgileri Kur’an a geçirmiştir bu konuyu ortaçağ düşünürü “Ibn Qayyim al-Jawziyya” şu şekilde açıklamıştır..

“Hipokrat....bazı zarlar ilk önce oluşur diğerleri ikinci ayda diğerleri ise üçüncü ayda....demiştir..BU NEDENLE ALLAH “Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor” şeklinde buyurmuştur..Bu zarlardan her birinin kendi ‘karanlığı’ vardır.Allah bu yaratılış aşamalarını/bir aşamadan diğerine geçişi ima ettiğinde bu ‘zarların karanlığını’da ima etmiştir..Ayrıca Hipokrat ‘kulaklar açıldı,ve sıvıyla dolu gözler’ BU NEDENLE MUHAMMED beni yaratan işitmemi ve gözlerimi açana ibadet ederim”

1. (Ibn Qayyin (Damascus, 1971) Tuhfat: Tuhfat al mawdud bi ahkam al-mawlud, pp. 254-291
2. B. Musallam, op. cit., p. 56 )


SONUÇ:

Sonuç şudur:

“Muhammed zamanında bilinmesi mümkün değil” denilen bilgiler Muhammed’den yüzyıllar önce biliniyordu.Ayrıca Muhammed’in yaşadığı zamanda ve Muhammed’in çevresinde bu bilgileri çok iyi bilen eğitimli kişiler vardı...Bunların Muhammed ile ilişkisini kanıtlayan çok sayıda kanıt vardır...

Ki zaten Hipokrat’ın Aristotle’nin Galen’in ve dolayısıyla Kur’an ın bu SADECE ZAMANINA GÖRE BİLİMSEL SAYILABİLECEK bilgilerin bugün önemli yanlışlar da içerdiği modern tıp tarafından kanıtlanmıştır..."


Diğer mucize iddialarına da daha sonra tek tek yanıt vereceğim...

dmxads 21-03-2005 17:48

Merhaba İslmc
Sonuçta Mekke nin feth edilmesine lafım yok.... ama bu bir mucize sayılamaz... İyi o zaman ben de diyim ki bu sene şampiyonlar ligin de Milan şampiyon olacak... Sonra Milan şampiyon olunca bak gördünmü mucizeyi... Gerçi benim iddiam Peygamberinin Mekke ye girecez iddiasından daha bi iddialı oldu... Çünkü ben hiç değilse bu sene diyorum....Senin peygamberin tarih bile vermiyo... Roma ile ilgili vermiş ama o da tutmuyo.........

Senin peygamberinin iddiası şuna benziyo... Milan bir gün şampiyonlar ligi şampiyonu olacak... Ama ne zaman olucağını söylemiyo... Sonra Milan şampiyon olunca ..... Bak gördün mü mucizeyi....Halbuki tarihi tam söylemesi lazım çünkü arkasında herşeyi bilen bir tanrı var......

Ayrıca şunu da hatırlatıyım ki hadis in kaynağı Buhari den... Buhari ye de güvenmiyorsan Roma nın tarihini anlatan kaynağa hiç güvenmezsin herhalde...

İyisimi sen yazdıklarının mucize olduğuna inanmaya devam et ......ben de gülmeye......... :D :D :D

islmc 22-03-2005 11:27

aslında burada senin dediğin gibi
Alıntı:

Milan bir gün şampiyonlar ligi şampiyonu olacak... Ama ne zaman olucağını söylemiyo... Sonra Milan şampiyon olunca ..... Bak gördün mü mucizeyi....
bir şampiyonlar ligi final maçı oynanmıyor.. yani aslında her sene olan birşey değil savaş. şampiyonlar ligi her sene var. ama savaş bir kez olur.. ya yenilirsin yada yenersin..sende bilirsinki osmanlı savaşları kaybetmeye başlayınca duraklama&çöküş dönemine girdi...bizans neden yok oldu?.. savaşları kaybettiği için. burada savaştan bahsediyorum .. her sene oynanan futbol maçından değil.. İyisimi sen bunları açıklama (kanıt) olarak sunmaya devem et ve ardındanda gülmene ... :D

dmxads 22-03-2005 12:44

Selam İslmc

Futbol benzetmesini beğenmemişsin..... başka bi benzetme yapıyım... A.B.D nin Irak a savaş açıcağını ve Saddam hükümetini yıkıp yeni bir hükümet kuracağını birçok kişi tahmin etti ve tahmin tuttu... Bu da savaş... Bu da bi kere oluyo.... Ne şimdi bu da mı mucize?.. Peygamberin de altı üstü Mekke ye girecez demiş ve girmişler... bunun neresi mucize anlayamadım....

Eğer birisi çıkıp da A.B.D şu saatte şurayı vuracak... şu kadar kişi ölecek.. Saddam şurda yakalanacak....Irak direnişi başlayacak.. Şu gün şurda intihar eylemleri olacak.... Yeni hükümet için seçim yapılacak... Sunniler seçime katılmayacak... Seçimi şu kadar oyla Şiiler kazanacak v.s deseydi ve bu tahminleri tutsaydı ... eyvallah mucize derdik......

Ama böyle en ufak tahminin tutması mucize sayılmamalı....... Bi ömür boyu gülücükler......... :D :) :lol:

islmc 22-03-2005 13:16

Merhaba dmxads
Aslında dediğin gibi futbul benzetmesini beğenmemiştim :wink: ve değinmek istediğim nokta rumlarınki idi...rumlar ağır bir yenilgi alıyor ve birdaha toparlanamamak gibi ortaya bir durum çıkıyor.. ama o hale düşen bir imparatorluk sonra "örneğin: abd rusyaya saldırıyor(şu anki güçlerini karıştırmayalım) ve ölümcül bir savaşı kazanıyor rusyada ihtilal başlıyor rusya "osmanlı" gibi hasta adam muamelesi görüyor" ve sonradanda birisi çıkıyor rusya yenecek diyor ??? sence bu ıraka benzermi? yada çıkıyor birisi. yakında ırak abd den kurtulacak diyor.. sence bu kişi deli değilmidir? ama gerçekleşiyor... ve ne demek istediği yıllar sonra anlaşılıyor.... Teşekkür ediyorum kardeş, sizede bir ömür boyu gülücükler :D

dmxads 22-03-2005 13:30

Merhaba İslmc

Peygamberin Roma 3-9 yıllık bir periodda galip gelecek diyor... Ne var ki; gerçek: roma nın Pers leri 628 yılında yendiğidir(Al-Baizawi yorumu). Bu galibiyet Muhammed in tahmininden 12 yıl sonra oluyor. Bu tahminin tutmaması Tanrı nın tahminin tutmaması demektir ki bu herşeyi bilen bir Tanrı ya yakışmaz...... Ayrıca çevirisini yaptığım kaynakta Roma nın Pers leri yeneceğini tahmin etmenin kolay olduğunun söylüyorlar.... Zaten Roma o kadar kötü bir duruma düşseydi Persler herhalde tamamen yıkardı Roma yı... Hem roma o ağır yenilginin hemen ardından galibiyet almamıştır....12 yıl sonra.. Yani toparlanmak için baya yeterli bir vakit...

SAYGILAR!!!!!!!

islmc 22-03-2005 13:54

Hz. Muhammed dini ilk yaymaya başladığı günden itibaren kendisine inanan insanlar hep var olmuş, gittikçe bu sayı artmıştır. Eğer Kuran''ın bu ifadesi yanlış çıksaydı hiç şüphesiz Kuran''a ve Hz. Muhammed''e karşı güven sarsılacak ve birçok kişi dine inanmaktan vazgeçecekti. Yani Kuran''ın, Allah''ın vahyi olmadığını zanneden bir insan için, Kuran''da geleceğe yönelik böyle bir haberin verilmesi, bütün bir sistemin tehlikeye atılmasıdır. Peygamberin, haberin yanlış çıkması halinde kaybedecekleri, haberin doğru çıkması halinde kazanacaklarından çok daha fazladır. Fakat bu dinin sahibi Allah''tır, bu müjdeyi veren de Allah''tır. Bu yüzden hiçbir tehlike yoktu ve hiçbir sorun da olmamıştır. O küçük topluluğun Kuran''a duyduğu güven hiç sarsılmamış ve kısa zamanda tüm bölge inananlarla dolmuştur.


Ali Bulaç
4- Birkaç yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah''ındır. Ve o gün mü''minler sevineceklerdir.
Diyanet Vakfı
4. Onların bu yenilgilerinden önce de sonra da emir Allah''ındır. O gün müminler de Allah''ın yardımıyla sevineceklerdir.
Edip Yüksel
4. Bir kaç sene içinde. İş, önünde sonunda ALLAH''a aittir. O gün inananlar sevineceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
4-bir kaç yıl içinde; önünde de sonunda da emir Allah''ındır ve o gün müminler Allah''ın yardımıyla sevineceklerdir.
Süleyman Ateş
4. Birkaç (-9) yıl içinde. (Onların) Bu(yenilgileri)nden önce de, sonra da emir Allah''ındır (ferman O''nundur). O gün mü''minler sevinir(ler):
Yaşar Nuri Öztürk
4 Birkaç yıl içinde. İş/oluş/hüküm, önünde de sonunda da Allah''ındır. Onların galibiyet gününde müminler ferahlayacaklar


ayrıca elimdeki ayetleri incelediğimde birkaç yıl deniyor.. ve dokuz yılmı birkaç yılmı bu kadar net birşey varsa bile emin olunki ben rum imparatorum yerinde olsaydım buna uymamak için birkaç yıl sonra savaş açardım :D

dmxads 22-03-2005 19:06

Bence bu iddia nın TAM olarak doğru çıkıp çıkmadığını anlamak için Bidh''un ... ifadesinin manasına bakmak lazım.Çevirisini yaptığım sitede Bidh''un diye yazıyodu... Senin yazdığın ilk yazıda: Dördüncü ayette geçen "bıdı sinin" ifadesi üç ile dokuz arası sayıları ifade eder. Arapça''da tekil için ayrı, iki adet için ayrı, ondan fazla sayıları belirtmek için ayrı ifadeler vardır. ... diye yazıyo...
Bu kelime İngilizce ye a few years; Türkçe ye de bir kaç yıl olarak çevrilmiş...Peki bir kaç yıl derken ne kast ediliyor? ....Yusuf Ali ye göre bu kelime 3 ile 9 yıllık bir period u anlatıyo... Senin yazdığın yazıda da aynı şey yazıyo.. 3 ile 9 yıl arası bir period....

Yani gördüğün gibi Tanrı''n sonucu bilmiş ama zamanı tam olarak bilememiş... Olsun sonucu bildi ya.. demek yeterli olmaz... Zamanı tam olarak bilememesi her şeyi bilen bir Tanrı''ya ters olur..... Bu açıdan baktığımız da bu bir mucize değil tam bir FİYASKODUR..............

islmc 22-03-2005 19:31

Burada
Alıntı:

Yusuf Aliye göre BİR KAÇ YIL manasına gelen Arapça kelime (Bidh''un), 3 ile 9 yıl arasındaki bir period manasına gelir. Ama tarihi kaytlara göre roma galibiyeti nerdeyse 14 YIL sonra geldi. Persler M.S 614 veya 615 yılında Roma yı yenip Kudüsü ele geçirdi. Bizans ın karşı saldırısı 622 yılına kadar başlamadı ve galibiyet 628 yılına kadar elde edilemedi. Bu da 13-14 yıllık bir zaman dilimi demek. Kuran da iddia edildiği gibi 3-9 yıllık bir zaman dilimi değil.
13-14 yıl diyorsun sonrada
Alıntı:

Peygamberin Roma 3-9 yıllık bir periodda galip gelecek diyor... Ne var ki; gerçek: roma nın Pers leri 628 yılında yendiğidir(Al-Baizawi yorumu). Bu galibiyet Muhammed in tahmininden 12 yıl sonra oluyor
12 yıl diyorsun , aslında farklı kaynakları araştırıncada farklı zamanlar çıkıyor karşımıza... Bence
Alıntı:

Eğer Kuran''ın bu ifadesi yanlış çıksaydı hiç şüphesiz Kuran''a ve Hz. Muhammed''e karşı güven sarsılacak ve birçok kişi dine inanmaktan vazgeçecekti. Yani Kuran''ın, Allah''ın vahyi olmadığını zanneden bir insan için, Kuran''da geleceğe yönelik böyle bir haberin verilmesi, bütün bir sistemin tehlikeye atılmasıdır. Peygamberin, haberin yanlış çıkması halinde kaybedecekleri, haberin doğru çıkması halinde kazanacaklarından çok daha fazladır.
bu daha mantıklı... yani 9 yıl olma olasılığı ve o zamanda böyle birşeyin olması yani belirtilen zamanda olmaması insanları tamamen soğutmazmıydı.. şimdi(bu zamanda) biz istediğimiz gibi eleştirebiliriz fakat o zamanda yaşamış olanlar sence bunu gördüklerinde, dinden dönmezmiydiler? hemde herkesin azında dalga geçme konusu olarak... tam bir FİYASKO........ olmazmıydı?
Saygılar.....

dmxads 22-03-2005 20:32

Evet farklı kaynaklar farklı tarih söylüyor ama hiçbiri 3 ile 9 yıl arasında roma galibiyet kazandı demiyor... Zaten farklı kaynakları vermelerinin amacı bunu vurgulamak: hiçbir kaynak galibiyet 3 ile 9 yıl arasında olmuştur demiyor...Yani Tanrı''n Tarihi tutturamamış....

O zamanın insanlarına gelince.... Sence o insanların kaçta kaçı okuma yazma biliyordu? Kaçta kaçı Kuranı baştan sona okuyup o surede yazanlara dikkat etmiştir..Kaçta kaçının Romanın galibiyeti ne zaman kazandığından haberi vardı? . O sureye dikkat edenlerin hangisi acaba bu yazanlar doğrumu değil mi ? gidiyim bi kontrol ediyim belki peygamberin bi açığını yakalarım diye düşünmüştür... Şüphe duymanın günah(yasak) olduğu bir dinde kaç kişi buna cesaret eder sence?

Bence:
Zaten putatapanların kuranı okuyup böyle bişey yapmasını beklemek hayal olur.... Müslümanlarda bunu yapmayacağına göre rahat rahat konuşmuştur Peygamberin... Tabi bugün biz olaya eleştirel yaklaşabildiğimiz için görüyoruz ki zamanla ilgili tahmin tutmamış.....Ve senin mucize diye göstermeye çalıştığın olay beni islamiyetten bir kez daha soğuttu......

Peki bu yanlışı görenler olsaydı ve eleştiri yapsaydı ne olurdu?
Bence: seçenek 1: kelleleri giderdi......
seçenek 2: Enfal/ 65 Ey Peygamber! Müminleri çarpışmaya teşvik et! Sizden sabırlı yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüzüne galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur.

66 Şimdi, Allah yükünüzü hafifletti. Bilmiştir ki, sizde bir zaaf var. İçinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, Allah''ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar. Allah, sabredenlerle beraberdir!

örneğinde olduğu gibi.... önceki ayeti nesh eden bir ayet indirirdi..problem çözülürdü... Yani peygamberinin kaybedeceği hiçbirşey yoktu......Ya tutarsa diye bir şey iddia etmiş..... tututturmuş ama tam tturamamış... Harbiden bu iddia herşeyi bilen bir tanrı iddiası olsaydı TAM olarak tutardı....


SAYGILAR!!!!!!

islmc 22-03-2005 21:02

ilk başta
Alıntı:

Evet farklı kaynaklar farklı tarih söylüyor ama hiçbiri 3 ile 9 yıl arasında roma galibiyet kazandı demiyor... Zaten farklı kaynakları vermelerinin amacı bunu vurgulamak: hiçbir kaynak galibiyet 3 ile 9 yıl arasında olmuştur demiyor...Yani Tanrı''n Tarihi tutturamamış....
bunları diyorsun ama benim elimde kaynak var...

(Bizans (Roma) tarihini okuyanlar Bizans imparatorluğunun en büyük bunalımlarından birini 7. yüzyılda (Kuran''ın indiği dönemde) yaşadığını, bu bunalımın en önemli sebeplerinden birinin Persler''le (İranlılar) yaşanan sorunlar olduğunu göreceklerdir. Bizans daha sonra sorunlarını aşmış ve bu bunalımı atlatmıştır. Tarihi bilgiler, Kuran''ın, Bizans tarihi hakkındaki söylediklerinin doğruluğunu onaylar.

Tarihi kaynaklarda Bizans''ın Persler''le yapılan savaşta uğradığı kayıp yüzünden bir daha toparlanamayacağının sanıldığı anlatılır. Anlatılanlara göre, Bizans Kralı Heraklius bu bunalımlı dönemde ordunun masrafları için kiliselerdeki altın ve gümüş süs eşyalarını bile eritip kullanmıştır. Persler daha önce Bizans''ın olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan''ı işgal etmişlerdir. Umudun olmadığı bir dönemde Kuran, Bizans''ın yakında (39 yıl arası) galip geleceğini müjdelemiştir. Tarihi kaynaklar bu müjdeden dolayı Peygamber ve etrafındakilerle alay edildiğini, bu haberin çıkışına ihtimal verilmediğini kaydederler.

Oysa Kuran''ın her haberi gibi bu haberi de doğru çıkacaktır. Bizans, MS. 627 yılında Persler''i Ninova harabelerinin yakınında yener. Persler işgal ettikleri yerleri Bizans''a geri veren bir anlaşma imzaladılar (Bakınız Warren Treadgold, A History of the Byzantine State and Society, Stanford University Press, sayfa 287299)
)

o zamanın insanlarına gelince dediğin gibi herşeye inanma olasılıkları daha fazla olabilir.. ama bence ben paygamberim diye çıkan birisi hiçde hafife alınacak birisi değildir ve söyledikleri mutlaka hangi zamanda olursa olsun ciddiye alınacaktır.. ve açığını bulmak için araştırılacaktır :D:D:D herkes araştırmasa bile mutlaka araştıran çıkacaktır... ve o kişinin anlattıkları ciddiyede alınacaktır.... ayrıca belki kuran ı okumak demek biryerlerden"kağıt vb." okumak değil akılda olanı okumakta olur...okuma yazma oranının düşük olması birşeyi değiştirmez...

ve son olarakta
Alıntı:

önceki ayeti nesh eden bir ayet indirirdi
aslında kuranda nesh denen bir olay yoktur..

Enfal suresindeki iki farkı ayette sabreden kişilerin kafirlerden farkı sayılarda kişileri yenebileceğini söylemektedir. İki ayette farklı oranların söylenmesinden yola çıkarak bu iki ayet arasında bir çelişki olduğu iddia edilmektedir. Fakat ayetler dikkatli olarak okunursa iki ayet arasında bazı farklılıktan dolayı bu farklı oranların söylendiği anlaşılacaktır.

Bu konudaki iddialara delil olarak kullanılan iki ayet şöyledir:



§ Ey Peygamber, mü''minleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kâfirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur. (8 Enfal Suresi, 65)



§ Şimdi, Allah sizden (yükü nüzü) hafifletti ve sizde bir za''f olduğunu bildi. Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah''ın izniyle (onların) iki binini yener. Allah, sabredenlerle beraberdir. (8 Enfal Suresi, 66)





İki ayet dikkatli okunduğunda farklı iki durumdan söz edildiği anlaşılacaktır. 65.ayette bir Müslüman kişi inkar eden 10 kişiye bedel olduğu bildirilmektedir. Bu kişilerin zaafsız olmaları halinde bu oran geçerlidir. Fakat 66. ayette ise zaaf halinde olanlar için farklı bir durum bildirilir. Zaaf halinde olan yüz kişinin, iki yüz kişiyi yeneceği bildirilir. İki ayet arasında bir çelişki yada bir birinin hükmünü kaldırması diye bir şey söz konusu değildir. Zaaf olmaması durumunda 65. ayetteki hükümler geçerli iken, zaaf durumunda ise 66. ayetteki hükümler geçerlidir.

Burada dikkat edilecek bir diğer nokta da66. ayette söylenen bildi ifadesi zamanla öğrenerek bildi anlamında değildir. Allah için böyle bir şey söz konusu değildir. Allah ilk andan itibaren her şeyi bilir. Allah insanlar ilk yaratıldığı an her şeyi bilmiştir. İlk ayette normal durumda zaafsız olanların durumunu açıklarken, daha sonradan zaafta olma durumunu bildiği için onlar içinde ayrı bir oran bildirmiştir.


Saygılar...

dmxads 22-03-2005 22:27

Galibiyetin tarihini senin gösterdiğin kaynak bile 627 olarak yazıyo... Bu iddianın yapıldığı yıl kaç? 615.....
615-627..... senin de gördüğün gibi arada 12 yıl var.

ikinci olarak

65 Ey Peygamber! Müminleri çarpışmaya teşvik et! Sizden sabırlı yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüzüne galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur.

66 Şimdi, Allah yükünüzü hafifletti. Bilmiştir ki, sizde bir zaaf var. İçinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, Allah''ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar. Allah, sabredenlerle beraberdir!

Bence:

Eğer senin dediğin gibi 66. ayette farklı kişilerden(zaaf olanlardan) bahsedilseydi ayet şöyle bişey olmalıydı: Ama Allah zaafı olanlara zaafı olmayanlardan daha az yük verir......

Halbuki ayet: Allah yükünüzü hafifletti(daha hafif yaptı) diyor... Şimdi bi düşünelim... Allah Kimin yükünü hafifletti(daha hafif yaptı)? 65. ayette bahsettiklerinin... Yani aynı kişilerden(müminlerden) bahsediyo.. Zaafı olan veya olmayan ayrımı yapmadan.. Yani 66. ayet 65. ayeti nesh ediyo

SAYGILAR!!!!!!!!!

07-09-2005 15:01

BİZANS'IN GALİBİYETİ
 
İddiayı copy-paste yöntemiyle aşağıya kopyalıyorum:
Kuran'ın gelecek hakkında verdiği haberlerden biri Rum Suresi'nin hemen başındaki ayetlerde yer alır. Bu ayetlerde Bizans İmparatorluğu'nun bir yenilgiye uğradığı, ama çok kısa bir zaman sonra tekrar galip geleceği şöyle bildirilmiştir:

Elif, Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uğradı. "Dünyanın en alçak yerinde". Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır. Ve o gün müminler sevineceklerdir. (Rum Suresi, 1-4)


Bizanslıların Perslere yenildiği savaşın gerçekleştiği Lut Gölü havzası. Yukarıda bu bölgenin uydudan çekilmiş fotoğrafı görülmektedir. Dünyanın en alçak bölgesi olan Lut Gölü civarı deniz seviyesinin 395 metre altındadır.

Bu ayetler, Hıristiyan olan Bizanslıların, 613-614 yıllarında putperest bir toplum olan Persler karşısında çok ağır bir yenilgiye uğramasından yaklaşık 7 sene sonra, MS 620 civarında indirilmişti. Ayetlerde Bizans'ın çok yakında galip geleceği haber veriliyordu. Oysa o sırada Bizans o kadar büyük kayıplara uğramıştı ki, değil tekrar galip gelmesi, ayakta kalması bile imkansız görülüyordu. Persler Bizanslıları 613 yılında Antakya'da yenilgiye uğratarak; galibiyetlerini Şam, Kilikya, Tarsus, Ermenistan ve Kudüs'ü ele geçirmeleriyle sürdürmüşlerdi. Özellikle 614 yılında Kudüs'ün kaybedilmesi, Kutsal Mezar Kilisesi'nin tahrip edilmesi ve Hıristiyanlığın sembolü "Gerçek Haç"ın Persler tarafından ele geçirilmesi, Bizanslılar için ağır bir darbe olmuştu.182

O dönemde yalnız Persler değil, Avarlar, Slavlar ve Lombardlar da Bizans Devleti'ne karşı büyük tehdit oluşturmaktaydı. Avarlar İstanbul önlerine kadar gelmişlerdi. Bizans Kralı Heraklius, ordunun masraflarını karşılayabilmek için kiliselerdeki altın ve gümüş süs eşyalarının eritilip paraya çevrilmesini emretmişti. Hatta bunlar da yetmeyince bronzdan heykeller bile para yapımı için eritilmeye başlanmıştı. Pek çok vali, Kral Heraklius'a isyan etmiş, İmparatorluk parçalanma noktasına gelmişti. Önceden Bizans toprağı olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan, putperest Perslerin işgali altına girmişti.183


Üstte Lut Gölü'nün uydudan çekilmiş fotoğrafları görülmektedir. Lut Gölü'nün rakımı ancak modern çağlardaki ölçümlerle tespit edilebilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda da "yeryüzünün en alçak yeri"nin bu bölge olduğu ortaya çıkmıştır.
Kısacası, herkes Bizans'ın yok olmasını bekliyordu. Ama tam bu dönemde, Rum Suresi'nin ilk ayetleri vahyedildi ve Bizans'ın dokuz yıl geçmeden yeniden galip geleceği haber verildi. Bu galibiyet öylesine imkansız gözüküyordu ki, Arap müşrikleri Kuran'da haber verilen bu zaferin, asla gerçekleşmeyeceğini düşünüyorlardı.

Fakat Kuran'ın tüm haberleri gibi bu da hiç kuşkusuz gerçekti. 622 yılında Heraklius Ermenistan'ı işgal edip Persleri yenerek çeşitli zaferler kazandı.184 627 yılının Aralık ayında, Bizans ve Pers İmparatorlukları arasında, Bağdat yakınında Dicle Nehri'nin 50 km doğusunda bulunan Ninova harabeleri yakınında büyük bir savaş daha oldu. Bizans ordusu, Persleri burada da yenilgiye uğrattı. Birkaç ay sonra da Persler işgal ettikleri yerleri Bizans'a geri veren bir anlaşma imzalamak zorunda kaldılar.185

Rumların galibiyeti 630 yılında İmparator Heraklius'un Pers hükümdarı II. Khosrow'u yenilgiye uğratarak, Kudüs'ü geri alması ve Hıristiyanlığın sembolü "Gerçek Haç"ı Kutsal Mezar Kilisesi'ne kazandırmasıyla tamamlanmış oldu.186

Böylece Allah'ın Kuran'da bildirdiği "Rum'un zaferi", ayetteki "üç ile dokuz yıl içinde" ifadesiyle dikkat çekilen zaman aralığında, mucizevi bir şekilde gerçekleşmiş oldu.

Bu ayetlerde yer alan bir başka mucize de, o dönemde kimsenin tespit etmesinin mümkün olmadığı coğrafi bir gerçeğin haber verilmesidir. Rum Suresi'nin 3. ayetinde, Rumlar'ın "Dünya'nın en alçak yerinde" yenildikleri belirtilir. Arapçası "edna el-ard" olan bu ifade, bazı meallerde "yakın bir yer" olarak da tercüme edilir. Ancak bu tercüme, orijinal ifadenin tam karşılığı değil, mecazi bir yorumudur. "Edna" kelimesi Arapça'da "alçak" demek olan "deni" kelimesinden türemiştir ve "en alçak" anlamına gelir. "Ard" ise yeryüzü demektir. Dolayısıyla "edna el-ard" ifadesi de "yeryüzünün en alçak yeri" manasına gelmektedir.

Bazı tefsirciler söz konusu bölgenin Araplara yakınlığını göz önünde bulundurarak kelimenin "en yakın" anlamını tercih etmektedirler. Ancak kelimenin asıl anlamı, Kuran'ın indirildiği dönemde bilinmesi mümkün olmayan çok önemli bir jeolojik gerçeğe işaret etmektedir. Çünkü Dünya'nın en alçak yerini araştırdığımızda, bu noktanın Bizanslıların, 613-614 yıllarında yenilgiye uğradığı yerlerden biri olan Lut Gölü (Dead Sea) havzası olduğunu buluruz.187


Bu yenilginin en ağır darbesi, daha evvel de belirttiğimiz gibi, Lut Gölü yakınlarındaki Kudüs'teki yenilgi ile birlikte Hıristiyanlığın sembolü "Gerçek Haç"ın kaybedilmesidir.

Bizans İmparatorluğu ile Persler arasındaki savaşın gerçekleştiği söz konusu yer, Suriye, Filistin ve şimdiki Ürdün topraklarının kesiştiği bölgede yer alan Lut Gölü havzasıdır. Lut Gölü çevresi ise deniz seviyesinden 399 metre aşağıdaki, yeryüzünün "en alçak" bölgesidir.188

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Lut Gölü'nün rakımının, yalnızca modern çağdaki ölçümlerle tespit edilmiş olmasıdır. Daha önce hiç kimsenin Lut Gölü'nün Dünya'nın en alçak bölgesi olduğunu bilmesi mümkün değildir. Ama bu bölge Kuran'da "yeryüzünün en alçak yeri" olarak tanımlanmıştır. Bu bilgi, Kuran'ın Allah'ın sözü olduğunun bir başka delilini oluşturmaktadır.

Russell 08-09-2005 00:42

Burda açık bir kandırmaca var.

RUM SURESİ 3. AYET

Diyanet:
3. Arapların bulunduğu bölgeye en yakın bir yerde onlar, Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir.

Ali Bulaç:30/3- Yakın bir yerde. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir.

Edip Yüksel:


30:3 (Arapların yaşadığı) bölgeye en yakın yerde... Yenilgilerinden sonra yeneceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır:

3-yeryüzünün yakınında; ama onlar bu yenilgilerinin arkasından muhakkak üstün geleceklerdir.

Görüldüğü gibi bu ayetlerde yakındaki bir yerden bahsediliyor.

Sadece yaşar nuri buna yakın ama kasıtlı olarak yanlış bir çeviri yapmış:

Yaşar Nuri:

3.Yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde. Ama onlar yengilerinin ardından galip duruma geçecekler.

Harun Yahya ise yaşar nurinin çevirisini eksik bir şekilde alıp mucize diye yutturmaya çalışıyor.

Russell

08-09-2005 01:25

Bu konuda yanılmıyorsam Deep adlı üyemizin aylar evelinde forumumuzda çevirisini yaptığı güzel bir yazı vardı. O yazıyı bulmalı.

Diyanet çevirisinde ve bazı çevirilerde ".. birkaç yıl sonra galip gelecekler " deniyor Rumlar için. Oysa "birkaç" şeklinde yapılan çeviri orijinalini tam karşılamıyor. Arapçada "üç ila sekiz arası" demek olan bir kelime var ama bu anlamı karşılayan Türkçe bir kelime yok. Bu nedenle ve aslında yanlış olarak bu kelime "birkaç" diye çeviriliyor Türkçeye. Peki bunun ne gibi bir önemi var?

Deep'in yaptığı çeviride Bizanslıların zaferi 17 yıl sonra geliyor. Oysa Kuran 3 ila 8 yıl arasında diyordu. Yani sonucu tuttursa bile zamanı tutturamıyor Kuran. Bu ise tanrının herşeyi bileceği kavramına uymuyor. Bazı çevirilerde "birkaç" kelimesi bile kullanılmadan "gelecekte yeneceklerdir" gibisinde mealler yapılıyor. Böylece yanlışlık örtülmeye çalışılıyor.

Kemal_Salleyte 12-02-2006 13:26

Burda bir mucize iddiasi da sudur. Aslinda benim okudugum Ingilizce mucize sayfalarinda burda mucizenin Bizans-Pers savasinin "dunyada irtifasi en alcak noktasinda" olmasi oldugudur. Fekat baktim ki Herkalius adamlari 4 senelik bir seferden sonra son olarak yendigi savasin ismi Ninova Savasiymis. Ninova'da Dicle nehrin dogusundaymis. Fekat jeoloji sayfalarindan ogrendigime gore en alcak nokta Filistindeki olu deniz'in kiyilariymis. Yani burda bir mucize degil bir yanlislik var.

Peki kehaneti nasil bildi diye sorarlarsa da, tek cevabimiz "tesaduf" olabilir gibime geliyor benim.

req 23-07-2006 20:26

Re: BİZANS'IN GALİBİYETİ
 
http://www.turandursun.com/modules.p...=asc&&start=15

deep denen arkadasın yazısı.

sn. cem ;

3 ile dokuz olmalı.ayrıca 17 degil 13 14 olmalı

yalnız elmalılının yorumu daha farklı,

http://www.kuranikerim.com/telmalili/rum.htm

simonuniti 23-12-2006 18:17

Re: BİZANS'IN GALİBİYETİ
 
Dunyanin "en alcak noktasi" diye tercume etmek yanlis olabilir Russel arkadasimin cevirilerine ek olarak ben de ekliyorum

A.Baki Gölpynarly Meali:
En yakın bir yerde, fakat onlar............

Gültekin Onan Meali
Yakın bir yerde. Ama onlar....

Muhammed Esed Meali
yakın bir yerde; ama bu yenilgiye...

Süleyman Ates Meali
(Bölgeye) En yakın bir yerde

M.H. SHAKIR
In a near land, and they, after being vanquished, shall overcome,

Bir de ayette 3-9 yil arasi demek tamamen insan urunu olan bir tahmindir.

sagduyu 25-12-2006 02:53

Re: BİZANS'IN GALİBİYETİ
 
Benzer şekilde Bedir savaşıyla ve nihai Bizans Zaferiyle )630= Mekke nin fethi ile aynı zaman getirilmek istenmiş. Daha ilginç bir taraf Arda Viraf kitabından tutun Zend Avestanın pek cok metnine kadar İslam kaynağı olan Zerdüşt dini değil Bizanslılar tercih ediliyor. Hristiyanlardan daha Ehl-i kitap sayılması lazım Mecusilerin. Kurandaki pek çok kavram doğrudan Babil ve Pers diyarından geliyor. Özellikle de Cennet ve Cehennem ile ilgili olanlar.

anthemoessa 10-02-2007 12:10

Re: BİZANS'IN GALİBİYETİ
 
Bir arkadaşın uyasırıyla aşağıdaki linkleri keşfetmiştim, *bunları zamanım oldukça Türkçe'ye çevirmeye çalışacağım:

Bizans'ın galibiyeti:

http://www.answering-islam.org/Shamo...prophecies.htm

Yeryüzünün en alçak bölgesi ile ilgili:

http://www.answering-islam.org/Respo...a/dead_sea.htm

İlgili sitede hemen hemen bütün mucize iddiaları uzunca cevaplanmış yalnızca "matematiksel mucizeler" ile ilgili çok ayrıntılı bir yazı görmedim o konu için yeni bir başlık açacağım.

fatmanur10 15-02-2007 15:32

Re: BİZANS'IN GALİBİYETİ
 
kandırmaca felan yok.arapcası mukemmel olan babam bir islam profesorudur.arapcada benzerlıkler vardır.ordakı mantık ıkı manayada gelıyor.yeryuzune yakın yer ve yeryuzunde kı en alcak yer.hangısıne yorumlarsanız artık.lut golunde oldugu ıcın en alcak yer orasıdır.ancak sımdıkı marıa cukurunlar karıstırmamak gerekıyor.hadı gectık onları.bızans perslerı yenmemısmıdır.kurandakı gercek olmamısmıdır.hadı soyleyın bakalım.tarihi red mı edıyorsunuz.bızans ılk once yenılmısmıdır.sonrada yenmıstır.bunu kuran bızansın yenıldıgı sırada acıklamıstır...hadı bakalım cevap verın.kuranı muhammed yazmıs dıyorsunuz.hz.peygamber nerden bılıyor bunu.bu yazının gercek oldugunun ıspatı asagıdadır.

dunya tarihi ve bizantium empire ...bu türkce bir kitap.ben ankarada tarih kitapları muzesınden almıstım.
herkes okusun.200 kusuruncu sayfalarında bu bilgi var.hatta bızans ımparatoru perslere yine yenilcekken yıldız seklı komutasınla perslerı yenmeyı basarıyor.

fatmanur10 15-02-2007 15:35

Re: BİZANS'IN GALİBİYETİ
 
baris kardesım ben adam akıllı kıtap verdım.alın okuyun.verdıgın sıte taraflı bir ateıst sıtesı.tabı kı ateıst adam ıslamın bılgılerını kabul etmeyıp saptıracak.bunu sızde bılıyorsunuz.ateıst bır adamın islami bilgiyi kabul etcegını tahmin etmek abes olur herhalde.benım soyledıgım adamın kıtabı.tarafsız ve dınle felan da acıklamamıstır.olayın tarihsel boyutu gercektır.

Julietta 13-08-2007 12:30

Re: BİZANS'IN GALİBİYETİ
 
Anlam veremiyorum.

Aheste 20-07-2008 13:23

Rum Sûresi
 
''Elif, Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uğradı. "Dünyanın en alçak yerinde". Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah´ındır. Ve o gün müminler sevineceklerdir.'' (Rum Suresi, 1-4)


Allah´ın Kuran´da bildirdiği "Rum´un zaferi", ayetteki "üç ile dokuz yıl içinde" ifadesiyle dikkat çekilen zaman aralığında, mucizevi bir şekilde gerçekleşmiş oldu.

Bu ayetlerde yer alan bir başka mucize de, o dönemde kimsenin tespit etmesinin mümkün olmadığı coğrafi bir gerçeğin haber verilmesidir. Rum Suresi´nin 3. ayetinde, Rumlar´ın "Dünya´nın en alçak yerinde" yenildikleri belirtilir. Arapçası "edna el-ard" olan bu ifade, bazı meallerde "yakın bir yer" olarak da tercüme edilir. Ancak bu tercüme, orijinal ifadenin tam karşılığı değil, mecazi bir yorumudur. "Edna" kelimesi Arapça´da "alçak" demek olan "deni" kelimesinden türemiştir ve "en alçak" anlamına gelir. "Ard" ise yeryüzü demektir. Dolayısıyla "edna el-ard" ifadesi de "yeryüzünün en alçak yeri" manasına gelmektedir.

Bazı tefsirciler söz konusu bölgenin Araplara yakınlığını göz önünde bulundurarak kelimenin "en yakın" anlamını tercih etmektedirler. Ancak kelimenin asıl anlamı, Kuran´ın indirildiği dönemde bilinmesi mümkün olmayan çok önemli bir jeolojik gerçeğe işaret etmektedir. Çünkü Dünya´nın en alçak yerini araştırdığımızda, bu noktanın Bizanslıların, 613-614 yıllarında yenilgiye uğradığı yerlerden biri olan Lut Gölü (Dead Sea) havzası olduğunu buluruz.


Bu yenilginin en ağır darbesi, daha evvel de belirttiğimiz gibi, Lut Gölü yakınlarındaki Kudüs´teki yenilgi ile birlikte Hıristiyanlığın sembolü "Gerçek Haç"ın kaybedilmesidir.

Bizans İmparatorluğu ile Persler arasındaki savaşın gerçekleştiği söz konusu yer, Suriye, Filistin ve şimdiki Ürdün topraklarının kesiştiği bölgede yer alan Lut Gölü havzasıdır. Lut Gölü çevresi ise deniz seviyesinden 399 metre aşağıdaki, yeryüzünün "en alçak" bölgesidir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Lut Gölü´nün rakımının, yalnızca modern çağdaki ölçümlerle tespit edilmiş olmasıdır. Daha önce hiç kimsenin Lut Gölü´nün Dünya´nın en alçak bölgesi olduğunu bilmesi mümkün değildir. Ama bu bölge Kuran´da "yeryüzünün en alçak yeri" olarak tanımlanmıştır. Bu bilgi, Kuran´ın Allah´ın sözü olduğunun bir başka delilini oluşturmaktadır.

Bu Ayete en çok eleştiri,tercümeden gelebilir.Ve fakat,ayeti ´Araplara en yakın yer´diye tercüme etsek bile,hem savaşın yeri,hemde zamanı konusundada hayrete düşecek haberleri görürüz.Tabii görmek istersek!


Not:Sihirlikuyu.com dan alıntıdır.

calimero 20-07-2008 17:08

necm suresi'nin ilk ayetlerinde şöyle denir: "arkadaşınız ( peygamber ) sapmadı ve azmadı. o, hevadan ( kendi istek ve arzularına göre ) konuşmaz. o'nun söyledikleri yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir. ona ( bu kur'an'ı ) üstün bir güç sahibi ( cebrail ) öğretmiştir. ki o, görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. hemen doğruldu. o, en yüksek bir ufuktaydı. sonra yaklaştı, derken sarkıverdi. nitekim ikisi arasındaki uzaklık iki yayın birbirine uzaklığı kadar oldu veya daha da yakınlaştı. ( fekâne kâbe kavseyni ev edna )" ( necm suresi 2-9 )

Çok anlam taşıyan bir kelimeyi,dilediğiniz anlamda kullanarak , Kuranı Allah kelamı olarak nitelemeniz çok yanlıştır. Sizin mantığınızdan hareket ederek yukarıdaki ayette de Allahın mekkede indirdiği bu ayetle mekkeyi
dünyanın en alçak yeri zannettiğini düşünebiliriz ve ne kadar bilgisiz olduğuna şaşırırız ! .

Aheste 21-07-2008 00:42

Calimero;

Mealleri incelediğimizde edna kelimesinin yakın ve alçak olarak tercüme edildiğini görüyoruz.

‘’edna’’ kelimesinin özellikle tercih edildiğini düşünüyorum. Zaman içinde bir kelimenin, asıl anlamı dışında kullanılma ihtimali de var tabi. Elmalılı mealinde de bu kelimenin geçtiği ayet ‘’yakın’’anlamında yorumlanmış. ‘’(Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde onlar, bu yenilgilerinin ardından mutlaka galib geleceklerdir.’’ Ya da, ‘’Rum (orduları) yenilgiye uğradı dünyanın en alçak yerinde".

"Edna" kelimesi Arapça´da "alçak" demek olan "deni" kelimesinden türemiştir ve "en alçak" anlamına gelir. "Ard" ise yeryüzü demektir. Dolayısıyla "edna el-ard" ifadesi de "yeryüzünün en alçak yeri" manasına gelmektedir. Arapçanın yapısı dolayısıyla böyle bir anlam taşıma ihtimali de var gibi görünüyor.

Fakat asıl ilginç olan; ister ‘’yakın’’ anlamında kullanılmış olsun, ister ‘’alçak’’ anlamında kullanılsın bu kelime özenle seçilmiş gibi görünüyor. Çünkü sizin de yakaladığınız gibi, en yakın (Arapların bulunduğu bölgeye), en alçak (dünyanın en alçak yeri). Her ikisi de doğru bir bilgi (adres) değil mi?

Edna=yakın, alçak.

Bir kelime seçimi bu kadar mı manidar olur!

Yakın gerçek 28-07-2008 12:49

Aheste onlarda farkında,, ama daha arayış içindeler..Kibirierline söz geçirdikleri anda zaten bizlerin gördüklerini görücekler.Allaha inanmak Dua etmek / hamd etmek...

Bizleri aciz kılmaz.Dahada yükseltir..Ama insanoğlu çok ihtiraslı ve kibirli.. zaten bir ayetin bütününü anlayınca o kelimelerin doğru anlamlarıda beliriyor.Ama buz dağının üstüne bakarak altındaki derinliğini anlamakda olanaksızdır.

Bir kelimeye bakarak Ya böyle şey olurmu diyorlar.Çünkü bütünü okuma gereği yada düşünme gereği bile duymadılar.Kelimeyi gördü ve anladığını anladı dahada düşünmeye gerek yok.

AMA herkezin bildiği gibi arapçadaki kelimelerin anlam yoğunluğu oratada.O kelimenin hangi anlamda kullanıldığını bilmemiz için bizim 2 kat daha fazla kafa yormamız lazım çünkü biz arap değiliz.Ve herhangi bir mealcinin koyduğu yada anladığı kelimeye göre ona anlam veremeyiz.ZAten düşünmezmisiniz ? denmesinin nedenide bu değilmidir.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:20 .