![]() |
Artık Ben Bir ATEİSTİM
Sevgili arkadaşlar;
Uzun süredir siteye uğramıyorum. İşlerimin yoğunluğu, kendi maillerime bile bakmamı zorlaştırıyor. Yoksa, bu sitenin yeri her zaman kalbimde... Her varlığın yaşamda evrim sürecinde ilerlediği gibi, benim düşüncelerimde de evrim sürecinin bir parçaları sonucu, Ateist bir düşünce sisteminin benim için evrim sürecimin son halkasına gelmiş olduğumu farkettim. Bu süreç, önce müslümanlık, daha sonra da deistlik, daha sonra da panteizm, agnostizm ve son olarak da Ateizm'de son buldu...Bundan sonra da (35 yaşına gelmiş bir insan için), değişeceğini pek zannetmiyorum. Benim için bilimsel veriler ve bilimsel verilerde ilerlemek hayatımın bir parçası oldu. Bilimsel veriler, değişemez diye saçma sapan fikirleri savunmuyorum zaten. Yaşamın özü ve ilerleyişi olması gerektiği gibi (fizik (kuantum fiziği), kimya ve matematik gibi) bir çok bilimsel verilerden yola çıkarak nötr bir şekilde oldu. Bunun sebebi ve sonucu bilinmiyor. Nasıl, dünya içerisinde petrol ya da maden rezervleri her yerde değil de, sadece belirli noktalarda toplanmışken, kimi yerlerde ise çorak arazilerden geçilmezken, bunu sebebi sadece bizim ölçebildiğimiz bilimsel veriler ve ölçemediğimiz bilimsel verilerden başka hiçbirşey değil. Bir insanın doğuştan zeka özürlü ya da dahi olması da bu bilimsel verilerin etkisinden başka birşey değil. Yaşamın özü olan mutlak hiçlik, bizim bildiğimiz bir yokluk kavramı değildir. Bu hiçlik özelliği itibariyle sürrealist bir özelliğe sahip; var olan kanunlar çerçevesinde içinde realistliği (yaşamı) barındırmıştır. Bu yaşam, dönüp dolaşıp (bütün herşeyin ilk konumuna dönme özelliğine sahip olduğu gibi) yine sürrealist özelliği ile bütünleşecektir. Kısacası, yaşam eninde sonunda varlıkla yokluk arasında olan hiçliğe geri dönecektir. Peygamber denilen ve dinler denilen varlıklar ise; bu yaşamda bile bazı insanların (benim sezgim diğerlerinden kuvvetli) olduğu inancında olan falcılardan, büyücülerden hiç bir farkı olmayan insanlar. Onları ve peygamberleri yaratan da toplumdur. Çünkü, kendi varlığı, kendi benliğinden yabancılaşan insanoğlu, bu boşluğunu sadece bu tür insanların fikirleri ile doldurmayı daha kolaya bulmaktadır. İşin özü bütün filozofların da söylediği gibi "Kendini tanımak" tır. Bilim bilim bilmektir, bilim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen yaşam nice okumaktır, da diyebiliz. Bu kavramda, insan kendi kendine düşünüp; toplumun kendisine verdiği rollerden ve kaygılardan sıyrılarak kendi kendi ile yüzleşip, kendini tanımlayabilse, evrende bir yanlız olduğunu kabullense, bu hiçlik kavramı ile yüzleşebilse ve bu korkuları ile yüzleşerek, kendini bu konuda olgunlaştırsa işin özü çözülecektir. Ama, toplum bize bu olanağı ne kadar sağlamaktadır. Bilgi kirliliği ile büyüdüğümüz bir ortamda, sadece meta ve Tanrı peşinde koşmaya bizi itmektedirler. Toplum bizi şekillendirmektedir. Önceleri, ben de sezgilerimin kuvvetli olduğuna inanırdım. Rüyalarımda, bazı şeyleri çözümleyebildiğime inanırdım. Bu inanç annemden bana geçmişti ve annem hala aynı şeylere inanır. Mesela, dişimin kırıldığını görsem; o günlerde mutlaka ölüm haberi (yakınlarımın) alacağıma inanırdım ya da rüyamda köpek görsem çevremde düşmanlar aradım. Hangimiz bu safhalardan geçmedik. İşyerimde çalışan (çevre mühendisi, jeoloji mühendisi, peyzaj yüksek mimarı (Almanya da eğitim görmüş)) arkadaşlarım hala, para ile kahve falı bakan insanlara gitmekte, ya da astrolog (öyle bir bilim yok) olduğunu iddia eden şarlatanlara gitmekte, yıldızların onların hayatını etkilediklerine inanmaktadırlar. (Bize en yakın Ay'ın sadece etkisinin çekim kuvveti boyutunda, o da okyanuslarda gelgit olaylarını yarttığı bilinmesine rağmen) Gelecekle ilgili bilgiler aldıklarına inanırlar. Her bir insanın geleceğini, yıldızların tayin ettiği inancının (Mısır mitinin devamıdır), ne kadar bilimden uzak olduğu görülmektedir. Sonuç olarak; yaşamımı yönlendiren olaylar sadece ve sadece bilimsel verilerdir. Tanrı inancı ise, mitlerin oluşturduğu bir kavramdır. Bilimsel bir yeri yoktur. NOT : Lütfen hemen ön yargılarla, eleştirisel boyuttaki fikir yazacak arkadaşlar yazmasın. Önce anlamaya, benim gözümle bakmaya çalışarak, kafalarına takılan soruları belirli bir seviyede yazarlarsa sevinirim. Çünkü, bilgi kirliliği ile uğraşacak yaşı çoktan geçtim. |
Yolun açık olsun.
|
Hiram abiiii.!
Sen ne zaman kurtulucan abi.. :) |
Hanım izin verse kurtulacam. :)
|
Aklın yolu birdir. Her akıl doğruya ulaşmak için çabalar. Eh, sen de 35'inde ulaşmışsın. Zararın neresinden dönersen kâr... :)
|
Yaş 35 yolun yarısı eder.
Ama sonunda pişman olacağın şeyleri yapma.Hayatını son nefes gibi düşün.Ne yaparsın son nefesinde işte orda ne yaparsan bütün hayatın boyunca onu yap. Saygılarımla. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Aklın olmasın bende |
Hiramusta çok mütevazi gibi görünüp, biraz alaycı bir tavırla "Yolun açık olsun" yazmış. Benim tarikat düşünceleri ile işimin olmadığını biliyordur herhalde. Senin var olduğun sistemi eleştirebilme cesaretin var mı ??? işte orasını bilemem.. Sen sana verilen sisteme uymaya devam et. Acaba, hiramusta kendisi nerede onu bulmak lazım ???
Karadenizli kardeşim. Şiirsel olaylarla takılıp, entellektüel hava yaratmanın zamanı geçmedi mi sence ? Yaş 35 yolun yarısı değildir. O zaman yaş 70 iş bitmiş'ten ne farkımız kalır. Cahit Sıtkı Tarancı'yı bu konuda katılmıyorum. O da döneminin, din merkezli sistemindeki cahil toplumun içerisinde var olmaya çalışmış... Bu arada fazla Doğan Cüceloğlu Kişisel gelişim kitaplarını okuyorsun galiba, Yarın öleceğinizi düşünerek ona göre hareket edin der. Ama, buradaki bilinçlilik yarın ölecek kaygısı içerisinde olma dürtüsüymüş gibi algılanır. Asıl ifadede; kendinin varlığını bilmektir. Kısaca Anlamlı Yaşamaktır. Evrende yaşayan bir insan olduğunu, ölümün tek gerçeklik olduğunu, öldükten sonra da doğmamış halimize döneceğimizi bilme ve anlamlandırma ifadesidir. Bu şekilde aslında hergün ölümü düşünürsün. Ama, yaşamına bir anlam katarak..... Seni olgunlaştırır bu düşünce... Pişmanlık mı? Düşünülerek ve araştırılarak bulunan bir fikirde pek pişmanlık sezinlenemez... |
Dikkat et bir gün gözlerini açacağın yerde pişmanlık duymayasın.Bunu demek istedim.Müslüman bir ülkede doğmuşsunuz elinize gelen fırsatı tepmek gibi birşey.
Gözlerim kapanacak ve bir daha açılmayacakmı diyorsun.Pek bilmem ama iddia vardır hani 1 e 2 misal 100 lira koy kazanırsan 200 lira al. Seninkisi 1 e sonsuz oynamak gibi birşey. Neyse uzar gider hadi eyvallah |
son nefes gibi düşün sevgili bayraktaro öyle bir içine çek ki hayatı son nefesinde kandırılmadan, cesurca ve dimdik yaşamanın onuru yayılsın ciğerlerine...
|
Sevgili Bayraktaro;
Kararına saygı duymakla beraber nedenlerini tatmin edici bulmadım. Alıntı:
Bu konulardan yola çıkılarak ateist de olunamaz. Kaldı ki bana göre ateistliğin en zayıf noktasıdır. Alıntı:
35 yaş ne ki 81'in yanında. Yüce Tanrı uzun ve sağlıklı ömür versin. :) |
Flew, bilimin sürekli içinde iken 81 yaşında ateistiği terketti, deist oldu.
Bende 75 yaşıma gelince kokaine başlayacağım 100 yaşında müslüman olup hacca gideceğim şimdiden karar verdim. Ya varsa:D |
Saygideger aydoe;
Ya varsa-aydoe. Ozaman, Nasrettin Hoca'nin yogurdu sayesinde; gol yogurt olur. :D Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
|
Saygideger bayraktaro;
Yazini, okudum. Dusuncelerini; cok acik dile getirmissin. Seni, birey olma yolunda ve kendi bireysel degerlerini kendi oz iradenle; ustelik kendinle mucadele vererek, yaptigin degerlendirmelerden oturu de; kutlarim. Ben, bu konuda; yeni bir grup actim. En azindan; okuyup goruslerini bildirmeni isterim. Saygilarimla; evrensel-insan |
'' Deizmde, panteizmde "Ya varsa" hesapçılığına yer yoktur. ''
Evet deizmde ve panteizmde ya varsa yok, var var ,o veya bu şekilde var Ateizmde ise yok. Bende ise hesap yok ,hesap olsa kitap olur .bizimkisi hesapsızlık kitapsızlık allahsızlık |
Bayraktaro'yu ben de kutluyorum. Bu kararı ile Kuran'ın Allah'ına bir adım daha yaklaştığını, bundan ötürü ne bu dünyada, ne öte dünyada hiçbir zaman pişmanlık duymayacağını düşünüyorum. Kuran'la ilgili alıntılarıma kızmayın ama bir alıntı daha yapmak zorundayım. Çünkü bayraktaro'yu bizden önce Kuran destekliyor ve şöyle diyor;
"Nun. (Akıl ) İnsana, aklına ve gerçekleştirdiklerine ant olsun ki, sen öğrendiklerinle gerçeğin yolundasın, deli değilsin. Muhakkak ki bu yol sana sürekli iyiye hizmet imkanı verecektir. Ve şüphesiz bu yol, çok yüksek bir ahlak demektir. Yakında sen de göreceksin onlar da, kim deliymiş, kim değil. Kuşkusuz senin Rab edindiğin, kimin doğru yolda olduğunu veya kimin sapıttığını en iyi bilendir. Kalem 68 / 1-7" Karadenizli'yi de kutluyorum, bayraktaro'yu tehlikeli sandığı bir karardan kurtarmak için, tüm iyi niyetiyle karşılıksız çırpındığı için. |
dskmf yi neden tartışmıyoruz. Bunlar benim klavyede rastgele yazdıgım harfler, neden varlıgı ya da yoklugu ile ilgili sayfalarca yazı yazmıyoruz. Çünkü bunu bize dayatan olmadı.
Tanrı düşüncesi de böyle. Yok ben dine inanmıyorum ama tanrı belki de olabilir diyen bir düşünce dini düşüncedir. Varlıgı bize dinler tarafından dayataılmıştır, temeli de ilkel kabile şefidir. Varlıgını asla gözlemleyemedigimiz bir varsayımsal varlık için bu kadar patırtı neden. Tanrıyı bize kim ögretti. Şimdiye kadar tanrıdan bir esin alan var mı aramızda, gözlemleyen var mı. Tanrı asla olmadıi olmayacak da. Tanrı demek din demektir, akaitler demektir. Yoksa bir tanrıyı tartışmanın anlamı nedir. Korkulardan kurtulalım. Hiç bir zaman bir tanrı olmadı ve olmayacak da. Ama bir ilk varlık var mı, bir başlatıcı var mı, ya da bir akıl var mı. Bu soruların cevabını şu an için bilmiyoruz. Ama olsa da ne fark eder. Sizden istenen bir şey var mı, siz ona bakın. Yoksa da ciddiye almayın. Tanrının olabilirligi tartışması dinin bir zorlamasıdır. saygılarımla |
Cehenneme bi odun daha...Şeytanın işleri hayli yolunda olsa gerek..=)
tebrikler hocam.. |
Gercege hosgeldin bayraktaro;
Aslinda hepimiz,,(ateistler) senin yolundan ulastik bu sonuca. Aile ve toplumun beyin yikamalarindan bir anda arinmak kolay degil. Hemen derhal dinlerden uzaklasmamiza ragmen, irade sahibi bir yaratici dusuncesini silip atmak zaman aliyor. Senin de zamaniin gelmis:), tebrikler... |
Alıntı:
|
Sevgili Bayraktaro
İnsanlığın tarihde özgürleştiremediği ve ulaşmakta en çok güçlük çektiği kendi olabilmek ve kendi algılarıyla haraket edebilmek özgürlüğü ve yetisidir. Hazır yeri gelmişken yerli yerinde sıcak bir örnek vermek gerekirse son nefesiniz dahi tahakküm altına alınmıştır. Alıntı:
Alıntı:
Bir Tanrı varsa bile neden sizden insani bir duyguyla biat beklesin? Bundan ne çıkarı olabilirdi? Oysa Tanrı adına yöneten azınlığın en önemli sorunu biat sorunu değilmidir? Bu nedenle olmalı ki dinlerin ilk elden ve ŞART koştuğu şey biat ve itaat tir. Dinlerin birbirleri ve insan ile olan tahakküm savaşında çarpıcı bir biçimde öne çıkan şeylerden bir tanesi budur. Yani kısaca yöntemlerden dahi yola çıkarak dinsel kuruluşların, vitrinel malzemelerin(Tanrı, elçi, peygamber vs), araçların(ibadetin biçimi(boyun eğ-iş-dirme) ibadethane, mimari, kitap vs) tüm bu yöntemler bütünün içinden; toplumu, insanlığı bir yaptırımlar yoluyla tahakküm altına alma gerçeğine erişebiliriz. Bu gerçekten yola çıkarak ve kıstas altında kendine ve özgürlüğe hoşgeldin diyebilirim. |
Tanrı varsa ayvayı yedim (tabi cennette he he he),yoksa ben bir hiçim.Çünkü hiçliğe gidiyorum.Arkamdan şu kadar iyi insandı,bu kadar rezil insandı demeleri hiç umrumda değil.Çünkü bunlardan benim haberim olmayacak.
|
hayırlı olsun :)
İMAM HUMEYNİ’NİN GORBAÇOV’A GÖNDERDİĞİ MESAJIN TAM METNİ
http://www.islamidavet.com/imam-hume...tam-metni.html |
Sevgili arkadaşlar;
Öncelikle verdiğiniz yanıtlardan ötürü sizlere çok teşekkür ediyorum. Dilaver'in yazılarını oldukça tatmin edici buldum. Ama, emrekalkavanın hala copy-paste'inden birşey anlamadım. Benim konumla da ne alakası olduğu bilmiyorum. Sayın Pante; Decartes'in bir lafı vardır "Bizler, dönemimizin dahileriyiz" der. Tarih boyunca, var olan dahilerin fikirlerini incelediğinizde, bu kadar zeki bir insanın böyle saçma şeyler yazmasını anlam veremiyorum. dersiniz. Örnek olarakda; bir çok psikiyatr rahatsızlıklarının kökeninin mideden salgılanan bir kara safra olduğu inancı o kadar yaygındı ki, Hipokrat'da dahil bir çok dahi buna inanıyodu. Şimdi ise, psikiyatr rahatsızlıklarının kökeninin beyindeki serotonin / noradrenalin gibi hormon dengesizlikleri olduğu herkezçe bilinmektedir. Benim yazdığım fikirler, benim deneyimlerim ve araştırmalarım sonucu oluşmuştur. Ben kendimi ifade etme cesareti ile ilerledim. Varlık - yokluk bilinci kavramı tamamıyla benim amlandırmaya çalıştığım ifadelerdi. Ama şu konuda kesin eminim ki, Tanrı ya da yaratıcı kavramı geçmişteki bilgi kirliliği sonucu bize dayatılan mistik fikirden başkası değildir. Bilim daha tanrıyı bulamadı. Bulamazda, çünkü Tanrı yok. Ama, başka birşey belki bulabilir. Benim çizgim bilimdir. Bir rotam var... Artık havada uçuşan fikirlerle vakit öldürecek zamanı çoktan geçtim. Tanrı'nın şeklinin, şemalinin çizilmeye çalışılması, yok kapsar mı, kapsamaz mı, gücü veya başka şeyler benden çok uzaklar. Nietchze derki "Yaşam, hiçlikte var olan bir kıvılcımdır"... Bir çok düşünürleri incelediğinde, vardıkları tek genel geçer fikir mutlak yokluk ya da hiçliktir. Son olarak şunu söylemek istiyorum; Psikiyatrlar konseyi yaptıkları bir toplantıda, insanın mutlu olduğu yer neresidir ? diye araştırmışlar. Fikir olarak yaşamda anne rahmini bulmuşlar. Doğum zamanı.... Gerçek mutluluğun ise, hiç varolmamak ya da hiçlikte yok olmak (bilinçsizleşmek) olduğu kanısına varmışlar. Bunu söyleyen bir psikiyatr doktoru idi. O yüzden, Frued derki "Normal insan yoktur". Ya da Tolstoy'un dediği gibi " Bilinç bir hastalıktır." İnsan, yaşadığı müddetçe ölüm bilincinde olacaktır. Bu ölüm bilinci ona her zaman kaygı verecektir. Kaygısını bir şekilde yönlendirmeye çalışacaktır. Yönlendirebilenler, normal sayılabilir. Ama yönlendiremeyenler....? Hiç bir zaman bir bitki gibi varolamayacağız. Bitki için, ölüm ya yaşamın pek farkı yoktur. Ya da, ölümden kaygı duymaz. |
Saygideger arkadaslar;
İnsanlığın tarihde özgürleştiremediği ve ulaşmakta en çok güçlük çektiği kendi olabilmek ve kendi algılarıyla haraket edebilmek özgürlüğü ve yetisidir. -spartakus Bu cumlenin altini kalin harflerle ciziyor ve gunumuzun bir cumlesi olarak degerlendiriyorum. Iste, birey olma bilinci bu. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
siteye yeni üye olduğum için yeni konu açma yetkim yok..dolayısıyla ben de senin açtığın konuya copy- paste yaptım .. copy-paste yaptığım bir mektuptur.. eğer tamamını okursan copy-paste mden belki bişey anlarsın. |
Sayın Emrekalkavan;
Öncelikle, ben Hümeyni'yi hiç sevmem. Bir laf vardır, kelin ilacı olsa önce kendi başına sürer diye. Elaleme şowmenlik yapıp mektup yazacağına gitsin, önce ülkesindeki despot rejimi değiştirsin. Tabii o işine gelmez. Gelelim Gorbaçov'a; onunla tek ortak yönümüz, meslektaş olmamız. Kendisi de Maden Mühendisi'dir. Bir ortak yönümüzü de senin sayende bulduk, o da ateist olmasıymış. Bir not daha Münir ÖZKUL'un (şu baba rollerinde oynayan, şimdi kendi bilincinin farkında bile değil) bilinci yerindeyken Ateist olduğunu bilen var mı bilmem... Konumuza dönersek; yazınızı okudum. Lütfen dincilerin ateist lafını duyunca, materyalist söylemlerini bana temcit pilavı gibi önümüze sürmenizin anlamı yoktu. Bir kere materyalist bir fikir, bir felsefe görüşüdür ve ben materyalist değilim. Sosyal düşünce fikrini savunurum. Ama, şu komünist yakıştırmasını da geçsek iyi olur. Çünkü, ben komünistte değilim. Kısacası; ateist bir insan komünistte olabilir, materyalist fikri de savunabilir. Ama, her ateist bir materyalist yada komünist değildir. Erbakan, Said - Nursi, Süleyman Demirel propaganda ve söylemlere karnım tok. Ben; sosyal düşünceyi savunan (sosyalizm denilebilir), bir ateistim. Tanrı ya da Allah'la işim yoktur. Varlığına da inanmam. Bu nedenle, onların bütün türevleri olan dinleri (mistik, semavi, mitelojik) yadsırım. Salt maddeci bir insan hiç değilim. Yaşamın kökeninin kuantum teorisine dayandığına inanırım. Maddeyi oluşturan ve maddeden çok farklı olan anti - maddelere inanırım. Evrenin; Madde + Enerji = Sabit teoremi benim felsefemdir. |
sayın bayraktaro;
humeyni müslümandır ama özelde şiidir .. şia müslümanıdır.. üslup tarzının size veya başkalarına şovmen gibi gelmesinin sebebi bence budur .. ve de böyle inkarcı insanlara mektup göndermesinin sebebi peygamberleri örnek almasından dolayıdır..hz.muhammed den sonra peygamber gelmicek.peygamberlik bitti.. her peygamber geldikleri inkarcı toplumları Allah a çağırmışlardır. |
Bu arada Evren'de yanlız da değilim;
Ateist Olan Kişiler; Richard Dawkins, Alfred Adler, Woddy Allen, Napolyon Bonapart, Marlon Brando, Fidel Castro, Charlie Cahaplin, George Clooney, Agustie Comte, Charles Darwin, Demokritos, Diagoras, Walt Disney, Turan Dursun, Thomas Edison, Frederich Engels, Epicurus, Richard Feynman, Jodie Foster, Sigmund Freud, Bill Gates, Goethe, Gorbaçov, Stephen Hawking, Ernest Hemingway, Nazım Hikmet, Alfred Hitchcock, David Hume, Decartes, JOHN LENNON, Abraham Lincoln, Karl Marx, Arthur Miller, Montaigne, Aziz Nesin, Jack Nicholson, Nietczhe, Salman Rüşdi, Bernard Russell, Voltaire, James Watson, Steven Weinberg, Bruce Wills, Münir Özkul, Angelina Jolie ve daha sayamadığım binlerce insan...(sayı bu sitedekilerle de arttırılabilir.) Anlaşıldımı kardeşim emrekalkavan |
Alıntı:
bayraktaro, Allah inkarcı insanlar da yaratır.. nitekim Kuran-ı Kerim de inkarcı toplumların toptan yok edilmeleri tasvirleri ve hikayeleri mevcuttur..bunları okuyabilirsiniz..Ad,Semud ,Hud,Lut ,Musa peygamberlerin toplumları mesela.. Ama artık ahir zamandayız yani kıyamete yakın bi zaman dilimindeyiz ve Hz. Muhammed(s.a.v) in yüzü suyu hürmetine toplu helakler olmıcak.. |
Sayın Emrekalkavan;
Sizde Hümeyni ve peygamberinizin yolundan gidip, bana e-posta ile notlar ve mektuplar yollayarak inkarcıları uyarıyorsunuz ve görevinizi yapıp sevap kazanıyorsunuz. Bana öte dünyada soracaklar, Ey Bayraktaro nickli; sakın müslümanlığı bilmiyorum deme, emrekalkavan aracılığı ile e-posta ile mektubatlar göndermedik mi ? Bunları oku da düşünesin diye, ama onlar ders almazlar. Zaten benden de cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım diye söz çıkmıştır. Cehennemde, sonsuz olarak yakacağım Ebu - Leheb'e odun nasıl yetiştireceğim. Çünkü, ben Allah olarak, Ebu - Leheb'e bir taktım ki, bastım kalayı... Ama kalayla olmuyor odun lazım. Sen de işte benim en güzel odunumsun. Zaten ben senin kalbini mühürledim. Tekrar muhammedi yollasam bile değişmez. (Ne kadar kaçınma takdiği değil mi? Zekasını kullananları çeviremeyince Allah'a havale etmek.. Zaten, onlar kılıçlardan geçirilerek yok olacaklar) Helak olmasına gerek yok. Muhammed'in kılıcı yetmez mi... Binlerce insanı doğramak.. Binlerce yıldır, din adına işlenen cinayetler birer katliam değil mi zaten.. Onun için bana Kur'an'dan örnekler verme, batarsın. Bu sitede daha yenisin. Önce siteyi bir dolaş istersen. Kur'anı kelime kelime inceleyen insan varmıdır bilinmez ama, ben o kişilerden biriyim merak etme. Akademik kariyere sahip ve bu işte profesyönel olmuş, Said Nursi beyfendi de dahil, bir çok kişinin kitaplarını okudum ve araştırdım. Merak etme sen... |
Allah a havale etmek
bu kafa yapısı değil mi bize yüzyıllardır boyun eğdiren..
padişah, şeyhülislam ne derse tamam dedirten, uğradığımız her haksızlıktan sonra allaha havale ediyorum deyip kıçımızın üstüne oturtan. ve önemlisi NEDEN diye bir kelimeyi kişisel lügatımıza sokmayan. ama umarım artık toplum olarak öğreneceğiz neden diye sormasını.. işte o zamn velevki siyasi simgeci olanların da sonu gelecek. dini duyguların sömürüsü de sona erecek. |
ben bunu kabul etmiyorum emre kalkavan.allah yarattı yok ondan inkarcıyız bilmem ne.bu, saçmalık başka bişi değil.Bizler özgür düşünebilen aklımızı kullanabilen insanlarız sizin gibi körü körüne inanmadık bişilere sorgulayıp akıl yolunu bulabildik ve iyiki de sorgulamışız müslüman olarak geçirdiğim zamanlar kayıp ve boşa harcanmış zamanlardır.
saygılar |
Aslına bakarsanız her müslüman sorgular. Sadece müslümanlar değil aslında, her dinden her inançtan insan sorgular (beyinde bir problem yoksa tabi) Ama öylesine korkutulmuşlardır ki şüphe etmek tanriya küfürlerin en büyüğüdür, bu yüzden şüphe hemen yok edilmeye çalışılır.
Ayrıca gayet çıkarcı insanlar da gördüm. "Ben inanırım arkadaşım. Eğer Tanrı gerçekten varsa ibadetlerimden dolayı cennete girerim. Yoksa da napayım, zaten korkacak bir şey yok!" derler. Kendilerini zekalarından ötürü tebrik ediyorum:) |
Sn. Sansdoute
Bu da o insanların ne kadar ikiyüzlü olduğunu gösteren bi örnek olmuş.Ve çok fazla öyle düşünen insan var ibadeti severek değil de korkudan yapan... saygılar |
Sevgili Arkadaşlar;
Kokup kopup geliyorum. Kusura bakmayın. Sitenin yeni halini de oldukça beğendim. Özellikle mavi renk benim favori rengimdir. Hele site başında eklenen videolara hayran kaldım. Diyecek hiçbirşey bulamıyorum. Şu dikkatimi çok çekti. Sansdoute arkadaşımızın yazdığı; Şüphe = Tanrıya Küfürlerin En Büyüğü'dür... Herşeyin özü bu değil mi zaten ? Eleştirsel Düşünebilmek... Bilimin gelişimindeki temelde bu yatar. Hep şüphe etmek ve merak araştırmayı tetikler. Acaba.... Video'daki kısımlardan birini söyleyeyim; Şüphe Etmek En Büyük Günah'sa; Bilim'de En Büyük Günah'tır. Bilimle, Din hiçbir zaman bağdaşamaz. Bilimi tercih eden, Tanrı'yı bırakmış demektir. Çünkü; ilk Tanrı'dan şüphe eder. |
Saygideger bayraktaro;
Tekrar aramiza hosgeldin. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Tekrar hoş geldiniz. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:07 . |