Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Müslüman-Çağdaş ve Demokrat Olunabilir mi? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=863)

Mutezile 16-09-2005 11:28

Müslüman-Çağdaş ve Demokrat Olunabilir mi?
 
Bir müslümanın KALBEN ve FIKHEN demokrat, çağdaş, özgürlükçü emansi pasyona inanan biri olduğunu söylemesi, buna İNANMASI bunu UYGULAM ASI İSLAM DİNİNİN temellerine aykırıdır. Şeriatın ve uygu lamalarının TEMEL YASA olduğunu unutmayalım. Kuran temel anayasadır zaten bunu kabul etmiyen Mü'min: MÜRTET'dir; ZINDIK'TIR. Hizbü't-Tahrir teorisyeni Tahayiddin Nebhani'nin İslam ülkesi için hazırlanmış anayasa taslakları vardır: Nizam-ül İslam. 1. maddesi; -ki İran gibi ülkelere biraz dikkatli baktığımızda uygulama başarı/başarısızlığı hakkında fikir edinebiliriz kolay lıkla- evet, 1. maddesi: ''Devletin TÜM kurumlarının ancak İslami ölçüler içerisinde geçerlilik kazanacağı; HİÇ BİR yasa ve anayasanın bu ölçüler dışına çıkamayacağı TEMEL hükümdür''. İslam'dan bahseden birinin ŞERİA TIN dışında bir özlemi olmayacağı ve eğer varsa onun bir riyakarolduğunu ve KENDİ dinine İHANET İÇİNDE OLDUĞUNU aklımızdan çıkarmayalım. Çoğumuzun bildiği bu vakıanın altını çizmek istedim; çünkü konuştuğumuz arkadaşların tavırlarını anlamanın ve temel koşulu onların referanslarını, mukkadeslerini iyi anlamaktır. Fütuhatı, kafirlere Cihadı emreden, Serkeşli(huysuzluk- İFFETSİZLİK DEĞİL) etmesinden şüphe edilen kadını dövemri erkeklerin mirasta, ve hayatın tüm alanlarında bir derce üstün olması vb paradigmalar gölgesinde nasıl bir çağdaşlık olacaksa? Zaten olamıyor da. BAKINIZ: Suudi Arabistan, Yemen, Umman, Ürdün, Suriye, Irak, İran, Afganistan, Pakistan, Moğolistan, fas, Cezayir, Sahara, MoritanyaSenegal, Gine, Volta, mali, Nijerya, Niger, Tunus,Libya, Mısır...iLHAN aRSEL hOCAYA gÖRE (Aydın ve 'Aydın' Sayfa 24-)ORTAK ÖZELLİKLERİ: Şeriat dışında Hakikat bulunmadığı inanışına saplanmışlık; akılcılığa ve çağdaş düşünceye yabancılık, farklı inançlara ve Batı dünyasına düşmanlık, gelen eklere körü körüne bağlılık, yaratıcı zeka ve özgür düşünceden yoksunluk HER alanda geri kalmışlık, pejmürde ve müptezel bir yaşam, ASIL ACIKL ISI: İnsan varlığına, İnsan sorunlarına (Özelde kadın sorunlarına), ve insa n haklarına saygısızlık..

mehmet 16-09-2005 11:35

selamlar
sevgili mutezile insanların islamı yanlış uygulamsından islam sorumlu değildir.

Mutezile 16-09-2005 17:03

ÇAĞDAŞ MÜSLÜMANLIK
 
Sevgili mehmet kardeş; ''selamlar sevgili mutezile insanların islamı yanlış uygulamsından islam sorumlu değildir.'' (mehmet) diyorsun. Herhal benim gözümden kaçan ama senin bildiğin İSLAMIN DOĞRU UYGULANDIĞI ya da DOĞRUYA YAKIN UYGULANDIĞI tek bir ülke vardır bu yeryüzünde..
Senin nazarında hangi ülkede İslami düsturlar geçerlidir ve uygulanmakta
dır. Yine yazının ilk paragrafı gözünden kaçmış herhalde;çünkü ona yönelik bir cevabın yok. İzninle ben hatırlatmak babında tekrar veriyorum.
Bu konu ile ilgili sevgili Alümünyum ve Patrick Glynn bahsinden sonra siteyi terk eden River kardeşten de yanıt bekliyorum. Görüşlerinizi gerçek
ten önemsiyorum:
Mesaj konusu: Müslüman-Çağdaş ve Demokrat Olunabilir mi?

--------------------------------------------------------------------------------

Bir müslümanın KALBEN ve FIKHEN demokrat, çağdaş, özgürlükçü emansi pasyona inanan biri olduğunu söylemesi, buna İNANMASI bunu UYGULAM ASI İSLAM DİNİNİN temellerine aykırıdır. Şeriatın ve uygu lamalarının TEMEL YASA olduğunu unutmayalım. Kuran temel anayasadır zaten bunu kabul etmiyen Mü'min: MÜRTET'dir; ZINDIK'TIR. Hizbü't-Tahrir teorisyeni Tahayiddin Nebhani'nin İslam ülkesi için hazırlanmış anayasa taslakları vardır: Nizam-ül İslam. 1. maddesi; -ki İran gibi ülkelere biraz dikkatli baktığımızda uygulama başarı/başarısızlığı hakkında fikir edinebiliriz kolay lıkla- evet, 1. maddesi: ''Devletin TÜM kurumlarının ancak İslami ölçüler içerisinde geçerlilik kazanacağı; HİÇ BİR yasa ve anayasanın bu ölçüler dışına çıkamayacağı TEMEL hükümdür''. İslam'dan bahseden birinin ŞERİA TIN dışında bir özlemi olmayacağı ve eğer varsa onun bir riyakarolduğunu ve KENDİ dinine İHANET İÇİNDE OLDUĞUNU aklımızdan çıkarmayalım. Çoğumuzun bildiği bu vakıanın altını çizmek istedim; çünkü konuştuğumuz arkadaşların tavırlarını anlamanın ve temel koşulu onların referanslarını, mukkadeslerini iyi anlamaktır. Fütuhatı, kafirlere Cihadı emreden, Serkeşli(huysuzluk- İFFETSİZLİK DEĞİL) etmesinden şüphe edilen kadını dövemri erkeklerin mirasta, ve hayatın tüm alanlarında bir derce üstün olması vb paradigmalar gölgesinde nasıl bir çağdaşlık olacaksa? Zaten olamıyor da.

kaos85 16-09-2005 19:00

"Su anda Islam'i tam ve dogru bir sekilde uygulayan var" diyen oldu mu bilmiyorum. Ama eskiden olmus. Üç kitaya hükmeden Osmanli Devleti var tarihte eger biliyorsan... (1299-1923) Ve uzun süre ayakta kalmistir Islami bir devlet oldugu için.

Laik TC de "laik olup çagdas olacam" diye sürünmektedir. Tabi seriatçi oldugunu zanneden ülkeler de...

Aliminyum 16-09-2005 20:29

kaos. İslam fıkıhçıları Osmanlı sultanlarını ZALİM olarak niteler. Neden biliyor musun? Saltanat, babadan oğula geçiş yöntemi olduğu ve devlet hazinesinden padişahlara maaş bağlandığı veya padişahların geçimlerini devlet hazinesinden sağladıkları için. İslami değildir o yöntem. Ancak hukukun kaynağı genel itibariyle Kuran ve Sünnettir. İslami Devlet diye bir tabir kavram olarak çok doğru olmaz. İslam toplumları hedef alır illa ki bir devlet düzeni öngörmez. halife, Padişah, Sultan, Şah, Kral, Cumhurbaşkanı vs.. İstediğini al koy devletin başına, ister Cumhuriyet ister Monarşi ister Aristokrasi.. Önemli olan adaletin Kuran'a göre tecellisidir. Devlet başkanı Emir'ül Müminindir. Devlet başkanları ise liyakate göre şura neticesinde belirlenir. Hukukun kaynağı herşeyden önce Kuran ve Sünnet. Bu ikisinden sonra kıyas ve içtihat gelir. Hukuk buna göre belirlenir. Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin falan değil İslam'da. Hakimiyet Allahındır ve yeryüzünde insanlar Allah'ın istediği, öngördüğü bir toplumsal ilişkiler sistemi kurmalıdır. Devletleşmiş yapılar ise toplumsal değerlerden bağımsız olmayabilir. İlla ki Kurana göre bir devlet yapısı diye birşeyden söz edilemez.

Demokrasinin ne olduğunu belirleyelim önce Mutezile. Demokrasiyi Mutlak doğru, mutlak iyi, mutlak güzel olarak bir önkabulle meseleye başlarsak yanlış yerden başlamış oluruz. Demokrasinin adaletin tecellisi için biricik sistem olduğunu kim söyledi? Kim karar verdi buna? Demokrasi neticede felsefi bir düşüncenin politik hayata uyarlanmasından ibaret. Tartışılabilir.

Çağdaşlık ise başlıbaşına bir tartışma gerektiren kavramdır ki bir Müslümanın çağdaşlığını değerlendirirken her iki tarafça kabul edilmemiş bir çağdaşlık tanımı üzerine oturtarak meseleye balıklama atlamak ve kafadan "Müslüman çağdaş olamaz" demek en nazik ifadeyle yanlıştır.

Meseleler geliyor geliyor kabullere dayanıyor. Kabullerinizi bilimsel gerçeklikler (ki bu kavram bile tartışılır), aksi ispat edilememiş salt doğrular olarak addettiğiniz için Demokrasiyle Müslümanı ve modernizmle de İslamı bağdaştıramazsınız tabi.

Kim dedi Demokrasinin mükemmel ve istenilen bir sistem olduğunu?
Kim dedi çağdaşlığın ölçüsünün kadın erkek ilişkilerinin değişken hak kavramına göre sağlıklı bir düzenlenmesinden geçtiğini?
Kim karar verdi bunlara Mutezile?

Olguları enine boyuna düşünmek güzel bir davranış. Ama enine ve boyuna düşünmekle olgulardan her zaman doğru değerlere varılabilmez. Olguları bir de başka bir boyutta "Derinlik" boyutunda değerlendirmek gerekir ki bu da kabullerimizi şekillendiren temel kavramların sorgulanmasından geçer.

Şahsen ben Demokrasiyi benimsemem. Niteliksiz bir sistem olarak görürüm onu. Hak de adalet gibi değerler karşısında Demokrasinin insanlara sağlayabileceği pekbirşey yoktur. Aristokrasi bile Demokrasiden daha nitelikli bir sistemdir.

Çağdaşlığa gelince. (Beylik laflar olacak ama olsun) Çağdaşlık 9. senfoniyse, güzellik yarışmalarıysa, bilimsel araştırmalar uğruna doğayı tahrip etmekse, atomun parçalandığında elde edilen enerjiyi kitle imhalarında kullanmaksa, mesela amtematiksel bir algıysa çağdaşlık çağdaş olmamakla gurur duyarım. Rahmetli Cemil meriç'in güzel bir lafı vardır: Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse her namuslu insan gericidir."

Moderniteyi ve demokrasiyi kavram olarak belirleyelim en iyisi. Ya değilse bu kavram kargaşalarının içinden çıkılmaz.

haci 16-09-2005 20:40

Günümüzde ideal bir sistem olmayabilir ama, demokrasi yine de en uygunudur. İslam Allah'ın başkanlığına dayanan bir rejimdir. Kur'an anayasadır. Denenmiştir. Allah'ın başkanlığında bir rejim, Kur'an'ın yetersizliği yüzünden, tutunamamıştır. Allah çuvallamıştır..

HACI

Mutezile 17-09-2005 00:35

''Demokrasinin adaletin tecellisi için biricik sistem olduğunu kim söyledi? Kim karar verdi buna?'' (alümünyum). Kimse söylemedi, kimse de karar
vermedi. Ben kendi açımdan kendimi demokrat, çağdaş, yurtsever olarak
tanımlarım (umarım öyleyimdir; en azından hedefim bu referansları özü msemiş olmak diyeyim). Din, İnanç gibi konuların zaman ve enrji kaybı
(ibadet, dua vs..) olduğunu düşünürüm. Termodinamiğin kanunlarına (Enerjinin sakınımı & Entropi vs vs) inancım vardır diyebilirim. GUT (Grand
Unifying Theory), Birleşik alan teorisine de inancım vardır, ve bir gün mutlaka bulunacak ve formüle edilebilecektir. Bunun dışında bir 'inanç' benim lügtımda yok.
''Müslüman çağdaş olamaz" demek en nazik ifadeyle yanlıştır. '' (Alümüny
um). Son derece büyük bir yanılgı içindesin. Çağdaşlık dinamik bir kavramdır. Din statik. Çağdaşlık ileriye bakmayı, yerinde saymamayı
temel koşul kabul eder. Din Allah kelamı dışında bir gerçeklik ASLA kabul
etmez. Müslümanın çağdaş olması demek YAŞADIĞI ÇAĞIN DEĞERLER
MANZUMELERİNİ, HASLETLERİNİ benimsiyor olması demektir, ki bu Din
le doğrudan tenakuz içerisinde bir yaklaşım olur.
''Şahsen ben Demokrasiyi benimsemem.'' ''Aristokrasi bile Demokrasiden daha nitelikli bir sistemdir.'' (Alümünyum). Lafının özü bu zaten. O kadar.
Herkes anlayacağını anladı. Benim de soruma cevab vermiş oldun, teşekkürler

burkay 17-09-2005 18:14

allahın indirmiş olduğu kuranı kerimi ayetleri eksik ve kendi yorumlarınızla yazarsanız allah çuvalladı dersiniz ... siz kuranı kerime sımsıkı sarılmadıkca yolunuzu şu anki gibi şaşırırsınız ... sizde eşit olun insanlara döneklik yapmayın neyse o olun bir sayfada başka bu sayfada başka ... neyin ispatını yapmak istiyorsunuz .... peygamber s.a.v size 1400 sene evvel 6666 ayetli kuran önünüze koydu halen bunun tartışmasını yapıyorsunuz neden ? yeryüzünde bugüne kadar gelen hangi kitap bukadar süreyle tartışılmış ... ne sonuç elde ettiniz ? sadece bu sayfalara ayetleri eksik yazarak kendi doğruluğunuzu savunuyorsunuz ... ayeti tam yazıp yorum yaptığınızda şeytani fesat içiniz olayları saptırarak anlatıyor ... kim inanır size ?

kaos85 17-09-2005 18:41

Mucizeye ve Kur'an'in mucize olduguna inanmayan arkadaslarin üzerinde düsünmesi dilegiyle...

Kur'an'dan baska hangi kitap noktasina virgülüne varincaya kadar (bir hareke yanlisligi bile olmadan) insanlar tarafindan ezberlenebiliyor? Dahasi onlarca degisik makamda okunabiliyor ve insanlari derinden etkiliyor, hatta Müslüman olmayan insanlari bile etkiliyor kiminin Müslüman olmasina sebep oluyor.

Ve ezan gerçegi! O da insanlari etkiliyor, kimilerinin Müslüman olmasina sebep oluyor. Arapça olarak okunmasinin ne büyük nimet oldugunu ve baska bir dilde okunmasinin mümkün olamayacagini "Türkçe ezan" dönemini görenler bilir.

Sahi, ateistlere bir soru: En son ne zaman saf ve önyargisiz bir sekilde ezan ve Kur'an tilaveti dinlediniz? (Umarim bulundugunuz yerde ezanlari güzel okuyorlardir. Allah'a sükür benim bulundugum memlekette farkli farkli ve güzel sesli müezzinlerin ezanlarini dinliyoruz.)

(EK BILGI: Kur'an'da 6666 degil 6236 ayet vardir.)

Mutezile 17-09-2005 18:56

''döneklik yapmayın neyse o olun bir sayfada başka bu sayfada başka''
(burkay). Bu lafı SANA aynen iade ediyorum birader.
''şeytani fesat içiniz olayları saptırarak anlatıyor ... '' (burkay). Bunu da sa
na AYNEN iade ediyorum (noktasına virgülüne kadar). Ağzından pislik ve
Lağım akmadan kelam edebileceksen dinleriz. Beceremiyorsan senin an
ladığın lisanda mukabele edilir.
Kaosa gelince: Ezandan mutlu olman, islamda huzur bulman senin tercihin
Ben sana saygı duyuyorum. Sen de madem bu siteye giriyorsun, biraz empati yapmaya çalış. Bu insanlar ne söylüyor g e r ç e k t e n anlamaya
çalış. Yok bu anlama, dinleme esnasında inancın zedelenir korkusuyla göz
ünü kulağını kapıyorsan gerçeklere, söylenenlere ; bu da senin tercihin.

burkay 17-09-2005 19:14

bu da senin içindekini açığa vuruyor ... bir yem atarsın balığa hemen zıplar sende o misal ... sana kelam 6666 tane kuranda yazılmış sen hangi birini anlıyorsun ... peki sana kırıcı laf kullandıysam özür dilerim ... bana düzgün cevap verirsem sevinirim ... kuranı kerimde iyiliği emreden kaç ayet var ? birde kötülüğü emreden kaçtane ayet var ... soruma cevap verirsen sevinirim ... kızmadan ve sakin kafayla cevap ver lütfen...

Mutezile 17-09-2005 19:30

Kötülüğü emreden kaç tane ayet var sorusunu sormaman gerekir. Kuran
kendi dünya görüşü ve paradigması uyarınca 'kötülüğü' emretmiyor burka
y. Kendine göre haklı sebeplerle Mukateleyi, cihadı, kafirleri bulundukları
yerde öldürmeyi falan emrediyor. Müslümanım diyen her varlığa cihad far
zdır...''Ya islam ya da ölüm. Müslümanlarla aralarında saldırmazlık anlaş
ması bulunmayanlar: Ya islamı seçer, Müslüman olarak çatının altına girerler ya da öldürürler. Bunları YAKALAYIN, nerede bulursanız ÖLDÜRÜN
'' (BAKARA SURESİ 191; Nisa 89, 91; Tevbe suresi 5). Allahın kendi yarat
tığı 'Kemter kulllarını' BİRBİRİNE kırdırmasını çok acıklı ve tehlikeli buluyo
rum. Muhammedin ölümünden hemen sonraki devri incele: Halifeler katle
diliyor, Müslümanlar birbirini boğazlıyor (Cemel olayı gibi)..Hıristiyanlığın
aşağı kalır tarafı yok. Musevilerin şeriatı zaten kan ve ölümden ibaret...
Kuranda iyiliği yazan, emreden ayetler bunların yanında ne anlam ifade ediyor. Ali hüküm Cihad iken.. Son kafir, gizlenme yerinde de olsa katled
ilsin hükmü var iken..
''Tek tanrıdan başka Tanrı bulunmadığına, Muhammedin de onun kulu ve
Peygamberi olduğuna İNANINCAYA, bizim kıblemize dönünceye, kestikleri
mizi yiyinceye ve namazımızı kılıncaya kadar, BÜTÜN insanlarla savaşıp
MUKATELE (Öldürüşmem) buyuruldu. İnsanlar ne zamanki bunları yerine getirirler, o zaman kanlarını ve mallarını kurtarmış olurlar'' İmam Buhari:
Selat/28 - Ebu Davud: Cihad/104 hadis 2641 - Müslim: İman/32 hadis no:
20 ve 22). Ben böyle bir Din istemiyorum. Ne kendime ne aileme..

licnako 23-09-2005 17:36

Gerçekte "din"le "demokrasi" bağdaşabilir mi?

Bilindiği gibi, "demokrasi"nin bir sözlük anlamı vardır: "halk egemenliği", "halkın kendi kendini yönetmesi".

Ama nasıl bir halk egemenliği? Çağdaş dünyada yüklendiği özel bir anlamı da vardır. Bu anlam içinde de, "insan", "insanın aklı ile, inancı ile tam özgür olması", insan olmasından doğan her türlü hakka sahip bulunması temeldir. Bugün, insanlığın vardığı bir aşama vardır. Bu aşama ile bağdaşmayan şeyler, demokrasi ile bağdaşamaz. İnsanlığın ilerleyip bir aşamaya gelmesine karşılık, "din" için ne söylenebilir? En azından aynı aşamaya ulaşmıştır denemez. Aynı aşamaya ulaşması için dinin dogmaları izin vermez. Kalıpları vardır, kuralları vardır. Bunları, katı bir "değişmezlik" ve "kesinlik" biçimiyle içine alan Kitab"ı, "sünnet"i (hadisler) vardır. "Akıl yürütmeler"le "yorum" katma çabaları olmuyor değil. Ama bunlar, "iman"ıyla prangalıdır ve dogmalarının sınırını aşamaz. Aşamayınca da insanlığın gelişmesinin gerisinde kalır her zaman. Öyle olunca da demokrasi ile bağdaşması beklenemez.

"Din", kökü daha çok binlerce yıllık Yahudilik şeriatına dayalı olan islam şeriatı ele alındığında, yaşamın her kesimine el attığı görülür. Bir "miras hukuku" ile, bir "ceza hukuku" ,ile..bir "ahlak sistemi" ile, bir "iman esasları" ile, ve "ibadet" kurumları ile karşılaşılır. Hukuku ilkel, anlayışı ilkel..

Tevrattan çok önceki yüzyılların ürünü.."Hammurabi Yasaları"nı alıp bakıyoruz, birçok hükümlerini Tevrat'ın çeşitli bölümlerinde yer almış buluyoruz. Oradan da Kur'an'da. Örneğin bu yasaların, "kısas"la (göze göz, dişe diş..) ilgili 196., 197. Maddeleri, Tevrat'ın çeşitli bölümlerinde yer alıyor. (Bkz.Tevrat, Çıkış, 21:23; Levililer, 24:20; Tesniye, 19:21.) Tevrat'taki biçimi de hemen hemen aynen Kur'an'da var. (Bkz. Kur'an, Maide, ayet :45) Daha başka örnekler de verilebilir. (Karşılaştırmak için, bkz. Hayrullah Örs, "Musa ve Yahudilik", İst.1966, s.161-180.)

Şeriat'ın "demokrasi" ile neden bağdaşmadığını ve hiçbir zaman da bağdaşmayacağını geniş boyutları ile görebilmek için, değerli ve gerçek anlamda aydın bir bilim adamı Prof. Dr.İlhan Arsel'in incelemelerine başvurulabilir. Arsel'in "Teokratik Devlet Anlayışı'ndan Demokratik Devlet Anlayışı'na" adlı 800 sayfayı aşkın kitabı, bu alanda benzeri olmayan bir kılavuz değerindedir.

Kısacası: "Din"in "demokrasi"yle bağdaşmayacağı bir gerçek. Bu gerçeği görmek için, "din"in, özellikle "islam" gibi, "dünya hükümlerini" de kapsamı içine almış olanların ne olduğunu ve ne olamayacağını bilmek yeterli. "Din", hele Islam Şeriatı, "demokrasi"yle bağdaşmayacağı gibi, savunanları ne derse desinler, "demokrasi"nin tam bir karşıtıdır da. Yani, Islam Şeriatı'nın olduğu, hele egemen olduğu bir yerde, "demokrasi" yaşayamaz. Yaşamaması için, "cihad" bile yeterli. "Cihad"sız islam ve "cihad"la birlikte "demokrasi" düşünülebilir mi? "Vurun, öldürün!!" buyruklarıyla..?

Günümüzde de medya sayesinde, hatta odamızın içinde TV ekranlarından izliyoruz: Afganistan'da kırbaçlanan insanlar, Iran'da toplu asılan insanlar, Cezayirde boğazlanan kadın ve çocuklar, Suudi Arabistan'da kafaları kesilenler, Türkiye'de öldürülen Kubilay'lar, Sivas'ta yakılan insanlar, "cihad" edebiyatı yapan islamcı siyasetçiler..Dünya haritasına bakıldığında, demokrasi fakiri olan ülkelerin başında islam ülkelerinin gelmesi...
(Turan Dursun'dan alıntıdır...)

Muhammet, 14 asır evvel bir sürü kurallar koymuş ve tüm bunların -bilim, insanlık ne kadar gelişirse gelişsin- her zaman demokrat olacağı görüşü gerçekten güldürüyor beni...
Gelişen-döneşen dünyaya, o dönemi karşılayacak bir yönetim sistemiyle bağdaştırılması çok garip.
Ortada -günümüz koşullarını karşıladığını anlatan- elle tutulu bir şey de yok.
"Bu böyledir...Tanrı sözüyse kesinlikle demokratiktir vb" sözleri ispatlanmaya çalışılması zaten demokrasinin yanından geçmez!!!

kaos85 23-09-2005 20:19

Savaşmanın da kafirleri öldürmenin de şartları vardır. Durup dururken bütün kafirleri öldürmek diye bir şey yoktur.

Mutezile (erkekse eğer) beyefendi yetkisi olmadığı halde ayet ve hadisleri tefsir ettiği için böyle sonuçlara ulaşmış.

(Turan Dursun'un, İlhan Arsel'in ve bu sitedeki bazı ateist yazarların yazılarında "ayet çok açık", "hadis çok açık" gibi ifadeler görüyoruz. Başka arkadaşlar da yazdı usul meselelerini, tekrarlamama gerek yok. Şimdi bana T.D.'nin Arapça bilgisinden filan bahsetmeyin de...)

Mutezile 23-09-2005 22:07

İslâm, bütün müslümanlara ülkelerini Dâr-ül Küfür'den Dâr-ül İslâm'a çevirmek için çalışmayı farz kılar. Bu da Hilâfet Devleti olan İslâm Devleti'ni kurmak, bir Halife nasb etmek ve orada Allah'ın indirdiğiyle hükmedeceğine, yani müslümanlara Hilâfet Devleti'nin kurulduğu beldede İslâm hükümlerini tatbik edeceğine beyat etmekle olur. Sonra müslümanlar, Hilâfet Devleti'yle beraber, geri kalan İslâm beldelerini Hilâfet Devleti'ne katmak için çalışırlar. Böylece o beldeler de Dâr-ül İslâm'a dönüşür. Bundan sonra dünyaya davet ve cihad yoluyla ulaştırmak üzere İslâm'ı yüklenirler.
Aşağıdaki hadis cihadın manalarını açık şekilde verir.
1002 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihad edin."
Ebu Dâvud, Cihâd 18, 2504)
Nesâî,Cihâd 1, (6, 7).
Hilafetçiler Cihad'ı şu şekilde tanımlamaktalar,
Cihad, Allah'ın Kelimesi'ni yüceltmek için Allah yolunda savaşta bütün gücünü sarf etmek ve bizzat ya da malla, fikirle, kuvvet toplamakla ve bunun gibi işlerle yardım ederek İslâm Davetini yaymaktır. Allah'ın Kelimesi'ni yüceltmek ve İslâm'ı yaymak için savaş, cihaddır ve farzdır. Farz oluşu Kur'an ve Sünnet'le sabittir. Farziyeti için onlarca ayet ve hadis gelmiştir.
Başlangıçta cihad, farz-ı kifayedir; eğer düşman hücum ederse farz-ı ayındır. Cihadın farz-ı kifaye olması demek, düşman bizimle savaşmaya başlamasa da önce bizim başlamamız demektir. Müslümanlardan biri herhangi bir zamanda savaşı başlatmaya girişmezse, savaşı terketmekle bütün müslümanlar günahkâr olur. Bundan dolayı, cihad savunma harbi değildir. Cihad, ancak Allah'ın Kelimesi'ni -Dini'ni- yüceltmek için bir savaştır. Kâfirler bize saldırmasa da, İslâm'ı yaymak ve davasını yüklenmek için savaşa başlamak farzdır.
9.Tevbe / 41. (Ey müminler!) Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Bakara suresi 193. Ayete bakarsak, ... “Yalnız Allah dini kalana kadar onlarla savaşın...” dediğini ve bu anlamda özellikle dinsizlerin İslam’a döndürülmelerinde onlarla savaşılacak kadar ısrarlı olunması gerektiğinin vurgulandığını görürüz..
Aynı şekilde Enfal 39 da benzer ifadeyi kullanır..
8.Enfal /.39. Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (Inkâra) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.9 Tevbe /20. İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler, rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler. Kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Nisa suresinde, gene Allah’ın vereceği cezanın çok şiddetli olacağı korkutmasıyla, Allah yolunda yani İslam için savaş diyerek Cihad için açık çağrıda bulunur..
Nisa /84. Artık Allah yolunda savaş. Sen, kendinden başkası (sebebiyle) sorumlu tutulmazsın. Müminleri de teşvik et. Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü kırar (güçleriyle size zarar vermelerini önler). Allah'ın gücü daha çetin ve cezası daha şiddetlidir.Benzer ifadeler, Maide, Tevbe ve Saff surelerinde de görülür..
5.Maide/54. Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve kendisini seven müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniştir.
9.Tevbe/123. Ey iman edenler! Kâfirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar (savaş anında) sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah sakınanlarla beraberdir.
61 Saff / 4. Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.Gene müminler arasında savaşmak isteyen ve istemeyenlerin karşılaştırmalarını yaparak, savaşan müminleri savaşmayanlara üstün tutar.. Sakat olanları ise bu ayırımın dışında tutmayı da ihmal etmez..
Nisa 95. Müminlerden -özür sahibi olanlar dışında- oturanlarla malları ve canlarıyle Allah yolunda cihad edenler bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de güzellik (cennet) vadetmiştir; ama mücahidleri, oturanlardan çok büyük bir ecirle üstün kılmıştır. 96-Kendinden dereceler, bağışlama ve rahmet vermiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
9..Tevbe /81. Allah'ın Resûlüne muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevindiler; mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler; "bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır!" Keşke anlasalardı!
1021 - Abdullah İbnu Avn anlatıyor: "Nâfı'ye yazarak savaştan önce (müşrikleri İslâm'a) davet etme hususunda sordum. Şu cevabı verdi: "Bu İslâm'ın başında idi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Benî Müstalik'e ani baskın yaptı. Adamları gâfıldi, hayvanları su kenarında sulanmakta idi. Savaşabilecekleri öldürdü, kadın ve çocuklarını da esir etti. O gün Cüveyriye (radıyallahu anhâ) validemizi esir almıştı. Bunu bana Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) rivayet etti. Abdullah bu orduya asker olarak katılmıştı."
Buharî, Itk 13;
Müslim, Cihâd 1, (1730);
Ebu Dâvud, Cihâd 100, (2633).

CİHADIN HER MÜSLÜMANA BARIŞ ZAMANINDA KİFAYETEN, HARB ZAMANINDA İSE BİRER BİRER HER MÜMİNE FARZ OLDUĞUNU ANLADINIZ
HERHALDE ARTIK. BU SEFER AĞIRLIK AYETLERDE, YUKARIDA ÇOK AZ HADİS AKTARILDI.

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun kaç para
Hırka tespih post seccade güzel
Ama Tanrı kanarmı bunlara..

Ömer Hayyam

kaos85 24-09-2005 17:48

Allah razı olsun, iyi yazmışsın.

Mutezile hakkında yeni bir fikir oluştu bende. Bu arkadaş (veya abimiz) İslam'ın hak din olduğunu biliyor, bakın inanıyor demiyorum, biliyor diyorum. Ama neden ateist olmakta ısrar ediyor onu bilemedim.

Bazılarını çarpıtması dışında İslam'ın çoğu hükmünü açıklamalarıyla beraber biliyor. Zaten İslam dinini derinlemesine inceleyen bir kimse İslam'ın hak din olduğunu kesinlikle anlar. Ondan sonra kendisine bir karar vermek düşer: Ya bu ilmini faydalı amele dönüştürüp Allah'ın rızasını kazanmak için kullanacaktır ya da T.D., İ.A. ve bu sitedeki bazı ateistler gibi onu çarpıtma yoluna giderek insanları İslam'dan uzaklaştırmaya çalışacaktır. (2. seçeneği niye seçerler, anlamak mümkün değil. Allah'a, aleyhlerinde apaçık bir delil mi vermek isterler ki? bkz. Nisa suresi)

mehmet 24-09-2005 22:16

selamlar
islam insanların sandığı gibi kolay bir din değildir.belki mutezile de bunu gördüğü için küfürde ısrarlıdır.ama islam ona çok yakışırdı.taraf değilde yandaş olmayı çok isterddim.

burkay 24-09-2005 23:10

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun kaç para
Hırka tespih post seccade güzel
Ama Tanrı kanarmı bunlara..

iÇiMiZ TEMiZ OLDUKTAN SONRA ... HACI HOCA OLMASAKTA.. HIRKA TESPiH POST SECCADE ÇiRKiN ... AMA TANRI BUNLARA KANAR .... SAYGILARIMI SUNARIM ...

licnako 26-09-2005 21:08

14 asır önceki kuralların -teknolojik gelişmeler ne denli ilerlerse ilerlesin, kültürel değerler ne denli zenginleşirse zenginleşsin- her zamana çağdaşlık-demokratlık getireceğine inanmak bana komik geliyor...
Dahası "Bu allahın sözüdür, o zaman mutlaka demokratiktir ve hep öyle olacaktır vb" görüşünü savunmaya çalışan insanlarda ve savundukları düşüncelerde zerre kadar demokrasi olmadığını anlıyoruz!

Mutezile 07-10-2005 12:33

"Din", kökü daha çok binlerce yıllık Yahudilik şeriatına dayalı olan islam şeriatı ele alındığında, yaşamın her kesimine el attığı görülür. Bir "miras hukuku" ile, bir "ceza hukuku" ,ile..bir "ahlak sistemi" ile, bir "iman esasları" ile, ve "ibadet" kurumları ile karşılaşılır. Hukuku ilkel, anlayışı ilkel.. '' (licnako)

İtiraz etmek mümkün mü? Şeriat hükümlerinin nasıl itinayla uygulandığını
görmek isteyenler başlarını çevrip İran'a, Suud'a baksınlar kafi-ya da şu ayetlere: Maide Suresi 38. ayet:

'' - Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'dan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah daima üstündür, hikmet sahibidir''

Maide suresi 35-37:

35 - '' inananlar, Allah'tan korkun, O'na yaklaşmaya yol arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.

36 - Bütün yeryüzündekiler ve bir o kadarı daha inkâr edenlerin olsa, bunlar kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini fidye olarak verseler yine onlardan kabul edilmez. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

37 - Cehennem ateşinden çıkmak isterler. Ama oradan çıkacak değillerdir. Onlar için devamlı bir azap vardır. ''


Maide Suresi 48. ayet:''.....Biz, herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi.....''

burkay 07-10-2005 14:20

SELAM MUTEZILE BAK AYETLERI GENE ANLAMIYORSUN VEYA KENDINCE YORUMLUYORSUN ...Maide suresi 35-37:

35 - '' inananlar, Allah'tan korkun, O'na yaklaşmaya yol arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.

36 - Bütün yeryüzündekiler ve bir o kadarı daha inkâr edenlerin olsa, bunlar kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini fidye olarak verseler yine onlardan kabul edilmez. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

37 - Cehennem ateşinden çıkmak isterler. Ama oradan çıkacak değillerdir. Onlar için devamlı bir azap vardır. ''
35-" BU AYET SAVAS ESNASINDA BELIRTILEN BIR CIHAT MESELESI 2. CIHAT BU DÖNEME SU SEKILDE CEREYAN EDIYOR : INSANIN NEFSIYLE OLAN SAVASI ... PEYGAMBERIMIZ BUYURDU : KÜÇÜK CIHAD BITTI BÜYÜK CIHAD BASLIYOR KI INSANLAR NEFISLERIYLE CIHAD EDECEKLER ... TABII MANAYI NEREYE ÇEKERSEN ORAYA GIDER ... KADI VE ERKEK HIRSIZLIK YAPARSA ELLERINI KESIN ... SEN BU UYGULAMAYI BIR IKI KERE YAP BAKAYIM HIRSIZLIK DEVAM EDIYORMU ETMIYORMU .... CAYDIRICI OLMAYAN BIRSEY SÜREKLI TEKRAR EDILIR ... SIMDIKI KANUNLAR NEDIYOR HIRSIZLIK YAPTINMI ? HAPIS CEZASI ... O DÖNEMLERDE HAPIS VARMIYDI ? ISTEDIGIMIZ YÖNE ÇEKEBILIRIZ SONUÇ ISTENEN YERE GELIYOR ZATEN HERKEZ KENDINCE HAKLI ....

Mutezile 07-10-2005 18:29

Sevgili Burkay; Uyarın ve meal Tefsirin için teşekkürler. Elmalılı Hamdi Ya
zır da ayeti şöyle tefsir ediyor. ''En uygun sebeplere teşebbüs etmek suretiyle Allah'ın sevgisine layık güzel ameller yapmaya iradenizi sarfediniz de ve Allah yolunda, İslâm dini uğrunda, doğru yol üzerinde gücünüzü bolca kullanmakla mücalede ediniz, dahilî ve haricî engel ve zorluklara göğüs gerip hak düşmanlarını yeniniz. ''(Elmalılı Hamdi- Maide suresi 35.ayet /Tefsir de çok teferruat var; kısalttım)http://www.enfal.de/telmalili/maide.htm (bütün tefsiri okumak isteyenler için).
''KADI VE ERKEK HIRSIZLIK YAPARSA ELLERINI KESIN ... SEN BU UYGULAMAYI BIR IKI KERE YAP BAKAYIM HIRSIZLIK DEVAM EDIYORMU ETMIYORMU .... '' (burkay). Devam ediyor; yasaklar bu ölçekte olunca İnsanoğluna -herhalde Fıtrat'ın br gereği olarak- daha da cazip ve çekici geliyor. Şeriat'ın kurallarının uygulandığı Suud'a ve İrana bakalım: Zina:
istemediğin kadar/Recm uygulanıyor. Hırsızlık /istemediğin kadar-Hırsızlığı
yapan el (genelde sağ) kesiliyor. Uyuşturucu bulundurmak, kaçakçılık:istemediğin kadar/İdam ile müebbet arasında bir ceza veriliyor genelde. İnternette Cinsel uzvu kesilen bir adamın (çocuğa tecavüz ettiği
ni yada Zina'da tekerrür ettiğini sanıyorum), eli kesilen, boğazı kesilen ad
amların videoları dolaşıyor. Bir tanede bende var, anlatılmaz bir vahşet.
Bu VAHŞET bile insanları ''günahdan, şeytana uymaktan'' alıkoyamıyorsa
Şeriat fonksiyonel midir hala? Zaten Şeriatın, Recm'in Asr-ı Saadette bir süre uygulamasından sonra Neb'i zina edenlere Recm emrini son derece isteksiz vermeye başlamıştır. Mut'a nikahına da ruhsat vermiştir. Hangi hadisler olduğunu çıkartıp yazabilirim bir dahaki sefere.

''ISTEDIGIMIZ YÖNE ÇEKEBILIRIZ SONUÇ ISTENEN YERE GELIYOR ZATEN HERKEZ KENDINCE HAKLI ....'' Katılmıyorum. Sadece bir taraf bu konuda haklı olmalıdır. Ya Şeriatın Temel Hukuk olduğu bir toplum- yada Modern Hukuk Uygulamalarının hüküm sürdüğü bir toplum. Hangi toplum?

burkay 07-10-2005 22:39

SEN ELMALI HAMDI EFENDININ AÇIKLAMASINI KABUL EDIYORSAN DEMEKKI DOGRU YOLDASIN OZAMAN ... TARTISMAYA GEREK KALMADI ... BEN YANILDIM SENDE ELMALININ AÇIKLAMALARINI KABUL ETTIN ... Katılmıyorum. Sadece bir taraf bu konuda haklı olmalıdır. Ya Şeriatın Temel Hukuk olduğu bir toplum- yada Modern Hukuk Uygulamalarının hüküm sürdüğü bir toplum. Hangi toplum? MUTEZILE PEKI MODERN HUKUK UYGULAMALARININ HÜKÜM SÜRDÜGÜ BIR TOPLUM ... NE DERECEDE BASARILI ? AVRUPADAKI SIRPLAR BINLERCE INSAN KATLETDI BU MU MODERN HUKUK HALEN AVRUPADA CINAYET ORANLARI ÇOK YÜKSEK ÇÖZÜM BUMU ?

Mutezile 10-10-2005 10:41

Burkay kardeş;

İnternette fazla gezmediğini, pek forumlara girmediğini düşünüyorum. Yani şu cümleyi yazacağın son kişi ben olmalıydım:

''SEN ELMALI HAMDI EFENDININ AÇIKLAMASINI KABUL EDIYORSAN DEMEKKI DOGRU YOLDASIN OZAMAN ... TARTISMAYA GEREK KALMADI ... BEN YANILDIM SENDE ELMALININ AÇIKLAMALARINI KABUL ETTIN ''

Bir çok Forumlarda artık senin dinkardeşlerin, cemaatin ne yapıyor biliyor
musun? Tüm Kütub-u Sitte'yi reddediyor, Muhaddisleri ve Müffesirleri de
yoksayıyorlar ve Said-i Kürdi, Edip Yüksel, Reşad halife vb Zevatın peşine
takılmış gidiyorlar. İçlerinde Kuran arapçasını bilenler ayet tefsir etmeye
kalkıyor (Mela değil-aradaki farkı biliyorsun); Elmalılı'yı, Ömer Nasuhi Bilmeni, Fahruddin Razi'yi, İmam Suyuti'yi, Kazi Beyzavi'yi, Buhari'yi (ki Buhariye burda da sataşan olmuştu hatırlarsan; Buhari gibi bir dağın karşısına Mahmut Ebu Reye diye bir kum tepeciğini çıkarmıştı Alümünyum beğenmiyor, bühtan ediyor- hatta ağız bozuyorlar bunlara karşı. Yukarıda saydığım muhterem Zevat vb Ulema tüm İslam Aleminin ve İslam dışında
ki araştırmacı ve Mukalldilerin Temel kaynağıdır. Ben bunlara kem söz edenlere bayrak açmışken, senin bana sarfettiğin bu cümle ne kadar abes kaçıyor.
Hiç mi yazdığım 2 cümleyi okumadın bana ait olan? Benim yazdığım satır
ların neredeyse tamamı Gazali'de, Suyuti'de, Kurtubi'de, Zemahşeride olan şeyler. Ya Ali Rıza Demircan vb BU ULEMADAN derlediği kitaplardan, ya İnternet kaynaklarından, ya da İlhan Arsel ve Turan Dursun başta olma
k üzere bu Muhaddis ve Müffesirleri yutmuş kertede bilen diğer araştırmacı
lardan (İsim çok-tek tek saydırma) istifade ediyorum. Fakat zamanla dikk
atimi çeken bir şeyde oluyor: Artık birtakım çok sık kullandığım Ayet ve Hadisleri Kuran arapçasından -gayri ihtiyari- ezberlemeye başladığımı fark
ettim. Dolayısıyla bazı alıntılarda hafızamı kulandığımda oluyor. Ama netic
e itibarıyla Ne Kuranı, ne tefsir, ne hadisi, ne icmayı, ne Kıyas'ı yazıldıkları
orijinal metinlerden okuyup anlama durumum var.

Ben sadece Elmalılı'nın değil İhlas'la, İlim'le tefsir yapan 10-15 Müffesiri da
ha kaynak kabul ederim, ve karşılaştırmalı okuyup bir ortak yorum, bir ağı
rlık merkezi bulmaya çalışırım. Benim meselemi hiç anlamdığını düşünüyo-
rum ama beis yok. Zaten birbirimizi ANLAMAK için bu forumlarda değil mi-
yiz? Daha vakti var; elbet bir gün anlarız birbirimizi-en azından öyle ümid ederim.

Hamiş: Benim bu Müffesirleri ve Muhaddisleri, Mezhep ve Fikir önderlerini
savunmamı yadırgayan çok. Bunda da bir kötüniyet arıyor sevgili Mü'min
kardeşler. Oysaki salt Ku'ran okunup anlaşılacak, gizemine sırrına erilecek
bir eser olmaktan çok uzaktır. Bakma sen Allah'ın ''Biz onu size Muffasıl indirdik'' demesine, seni yanıltmasın. 1-) Ayetlerin Esbab-ı Nüzulunu
2-) Siyer'i 3-) İslam Tarihini (öncelikle al-Taberi'den) KURANLA BİRLİKTE
okumayan Mü'min, bence Ku'randan alabildiğine uzaklaşmıştır. Eline de o
Kitab'ı boş yere almıştır. Benim naçiz kanaatim bu.

burkay 10-10-2005 13:56

MUTEZILE KARDES SENIN DÜSÜNCELERINE SAYGILIYIM ... GENE BIR SONUCA VARAMIYACAGIZ ... Dolayısıyla bazı alıntılarda hafızamı kulandığımda oluyor. Ama netic
e itibarıyla Ne Kuranı, ne tefsir, ne hadisi, ne icmayı, ne Kıyas'ı yazıldıkları
orijinal metinlerden okuyup anlama durumum var.
ISTE BENIM DE ANLATMAK ISTEDIGIM BU ORIJINAL METNI ANLAMAYAN BIRÇOK INSANLAR YANILGIYA DÜSÜYORLAR ... KENDILERINCE YORUM YAPIYORLAR ... SAYGILAR

Mutezile 11-10-2005 08:34

Burkay arkadaş bende senin düşüncelerine saygılıyım, bilmukabele. Ama
şu altta belirttiğin görüşe takıldım. Belki daha iyi anlamama yardımcı olurs
un:

''ORIJINAL METNI ANLAMAYAN BIRÇOK INSANLAR YANILGIYA DÜSÜYORLAR '' (burkay).

Ben Ku'ranı, Hadis'i, orijinal yazıldıkları kaynaklardan okuyamadığımı; Meal, tefsir ve diğer Şerh eden kaynakları kullandığımı ifade etmem üzer
ine bunu cevaben yazmışdın, hatırlarsın. Sen hangi kaynakları kullanıyor,
okuyorsun? Tefsir, hadis, din bilgilerini öğrenmek adına? web sayfaları ola
rak nerelere girersin genelde. Buna cevap alabilirsem, sana söyleyeceğim
ilginç bir gerçek olacak; bakalım katılacak mısın düşünceme.
Sağlıcakla

burkay 11-10-2005 14:24

SELAM MUTEZILE BAK KARDES KURANI KERIMI YORUMLAMAK IÇIN ILLAKI ORIGINAL METNI OLMASI SART DEGIL BENIM ANLATMAK ISTEDIGIM OLAY SU .... BIRÇOK INSAN KURANI YORUMLARKEN KENDI BILGISI DAHILINDE BILDIGI ILIM KADAR YORUMLUYOR ... BIZLERDE ÖYLE ... BEN SANA SÖYLEYEYIM BEN KENDIM KURANI NASIL YORUMLUYORUM ... KURANIN ANA TEMASIGENELLEMEYE ALIRSAN ... IYILIK YAPIN YALAN SÖYLEMEYIN ZULÜM ETMEYIN VS... BIRÇOK KONULAR SÜREKLI IYILIGI EMRETMEKTE ... KÖTÜLÜK EMREDEN BIR AYET YOK ... BUNU NASIL YORUMLARSANIZ O YÖNE ÇEKEBILIRSINIZ ... BENDE KURANI KENDI BILGIM DOGRULTUSUNDA IYILIGI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK YORUMLUYORUM ... SIMDIK ISLAM ALIMLERI KURAN TEFSIRCILERI KURANI HER DILE CEVIRI YAPTILAR ... ANA FIKIR HIÇBIRZAMAN DEGISMEDI ... ZULÜM YAPMAYIN DEDIYSE BUNUN ARAPCASIDA INGILIZCESIDE FRANSIZCASIDA AYNI ... SAYGILAR

Mutezile 12-10-2005 00:56

Kuran okurken en azından elinin altında bir tefsir bulundursan iyi edersin.
Belki biraz çaba gerektiren bir süreç ama emin ol değecektir. Tefsir okuyo
rsan da seçim dikkatli olmalı:
:http://www.kuranikerim.com/m_elmalili_index.htm?
Elmalılı'nın Meal ve tefsiri bir arada. Kullanımı çok kolay bir site; öneririm.
Tefsirsiz okumak çok sağlıklı olmayabilir. İnsan ne okuduğunu anlamayabi
yor bazı ayetlerde.
El-Müellefetül Kulüb hakkındaki ayetleri okurken örneğin Kuranın senin
tabirinle ana temalarının hiç bir şerh edici niteliği olmuyor kardeş.

.'' KURANIN ANA TEMASIGENELLEMEYE ALIRSAN ... IYILIK YAPIN YALAN SÖYLEMEYIN ZULÜM ETMEYIN VS... BIRÇOK KONULAR SÜREKLI IYILIGI EMRETMEKTE ... KÖTÜLÜK EMREDEN BIR AYET YOK ... ''

Bu yaklaşıma dair söyledim yukarıdaki sözleri. Hoş; sen bu okumanla Ku'
ranı yinede anlıyorsan, ve hoşnutsan tabii ki diyecek tek sözümüz olamaz
Seçim senin.

burkay 12-10-2005 13:20

MUTEZILE KARDES BEN KURANI OKUDUGUM ZAMAN YANLIS ANLAMA ... IÇIMDE HERHANGI BIR ART NIYET FITNECILIK KIBIR YOK SERBEST HUZUR IÇINDE OKUYORUM ... BAZEN DÜNYA HALI INSANIN AKLINA BINBIR ÇESIT SEYLER GELIYOR ALACAK VERECEK IS OTAM GIBI TAKILIYOR BAZEN INSAN HAYATINA ... O ZAMAN KURANI KAPIYORUM OKUMUYORUM , ÇÜNKI DÜNYA NIMETLERINI GEÇICILIGINE KAPILIP O KURANDAN HIÇ BIR HAZ ALAMIYORUM ... BU YÜZDEN KURANI OKUYAN INSAN BU DUYGULAR IÇINDE OKUDUGU ZAMAN MANEVI HUZURU BULUYOR ... AKSI TAKDIRDE ÖRNEK KURAN OKURKEN AKLINA FENERBEHCE -GALATASAR DERBISI GELIRSE NE SEN NE BEN NEDE DÜNYADA HIÇBIR INSAN BU KURANDAN BIR FEYIZ HUZUR ALAMAZ ... DEDIKLERIMI ANLIYORSUN UMARIM ... BEN SENIN INANÇSIZLIGINA SAYGILIYIM ...

Mutezile 12-10-2005 21:58

Arapçasını mı okuyorsun (Kulhüvallahü ehad, allahü samed vb. gibi);
Türkçe mealini mi tercih ediyorsun?

burkay 12-10-2005 22:23

BILDIGIM AYETLERI EZBERIMDEN ARABCA OKURUM ... GENELDE MEALERI TERCIH EDIYORUM ... SEN NASIL OKUYORSUN ?

Mutezile 12-10-2005 23:33

Mealleri ve Tefsirleri imkanlar ölçüsünde karşılaştırarak okuyorum.

burkay 13-10-2005 13:49

SELAM MUTEZILE YANLIS ANLAMA LÜTFEN SEN KURANI NE AMAÇLA OKUYORSUN ?

Mutezile 13-10-2005 14:54

Ku'ranı, Hadisi, tefsiri, Siyeri, Arsel Hoca'yı, sevgili Dursunu (ayrıca sevde.de yi; enfal .de yi, islah.de yi ve daha nicelerini) karşılaştırarak okuyorum ki; Kuran'ın bize tanıtıldığı Misyonu: Alemlere rahmet, Hoşgörü ve Hidayet Dini, Tebliğ Dini olması aforizmaları hakikatten öne sürüldüğü gibimidir; yoksa resim biraz farklı mıdır anlayalım maksadı ile. Şimdiye kadar öğrendiğim: Hutbe, vaazlarda, naat'larda anlatılan islam ile Kuran ve hadis'teki islam aynı din değil Ya Bilmeden Dini Güzelleyelim, Yüceltelim *diye tevil yoluna sapıyorlar; ya da (ki çoğunluğa isabet eder); hayatında Kuran, Hadis, İcma, Kıyas nedir görmemiş okumamış- İslam
bilgisi ''Namazın ve Gusül'ün El Kitabı'' düzeyindeki- zevatın islam dini hakkında atıp tutmaları. Konu biraz deşilince cehaletleri ve teslim oldukları *Din'in düsturlarından ve Temel kaynaklarından tamamen bihaber oldukları ortaya çıkıyor.
Sadece salt Kurana bağlı kalmanın problemleri de burda başlıyor. Tefsir ve hadis bu dinin ayrılmaz parçalarıdır.

burkay 13-10-2005 15:40

SELAM ...Sadece salt Kurana bağlı kalmanın problemleri de burda başlıyor. Tefsir ve hadis bu dinin ayrılmaz parçalarıdır.


TABII DOGRU HADISLER UYDURMA HADISLER DEGIL ... KURANLA BAGDASMAYAN HER HADIS UYDURUKDUR ...

Mutezile 14-10-2005 12:47

Ehl-i Sünnet'den isen bunu dememen gerekirdi diye biliyorum. Usül-ü hadis ilkeleri belli. Mevzuu hadislerin nasıl ayrıştırıldığının yöntemi de belli.
Ama senin gibi düşünen de çok; Forumlarda falan burkay. Fakat şu sorunun cevabını hiç biri veremiyor: Hadislerin Ku'rana ve(ya) Akla Uygunluk yönünden Tasnifini kim yapacaktır? Sen, O, Hanginiz? Ve tabii hangi Selahiyetle. El Ezher'de okutulan Usül-ü Hadisi inkar ederek hemde. Bu Müşkül'ün doyurucu bir yanıtı yok. Yeni yeni Türedi-Mezheplere yol açmadan hiç kimse bu misyonu yüklenemez. Öyleyse her Müslümanın kendi tasnif ettiği bir hadis külliyatı olacaktır; ki bu şu andaki durumu daha iyileştirmeye yaramayacağı ortadadır.

Mutezile 17-10-2005 01:04

''TABII DOGRU HADISLER UYDURMA HADISLER DEGIL ... KURANLA BAGDASMAYAN HER HADIS UYDURUKDUR ...''

Evet, bu hadis tasnifini kim yapacak? Adnan Oktar mı?

Mutezile 17-11-2005 11:08

refresh please:)

burkay 18-11-2005 14:50

HAYIR TURAN DURSUN YAPACAK SIZDE INANACAKSINIZ ...

Cemal 07-01-2007 23:34

Re: Müslüman-Çağdaş ve Demokrat Olunabilir mi?
 
müsnüman*çadaş ve domokrat olabilir*üstüne üslük pırof bilene olabilir.örnekmi *-*- *:arrow: bak cemal... * :cry:

cml.

nOT: bu kıymetli yazıları olan-Mutezile*alemiyon ve bUrkay abiler nerdeler yaw.Küstülermi*darıldınmı*kırıldınmı*-noldunus yaw.özeledik size.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:14 .