Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Allah (c.c.) Diyor ki; (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=9098)

pante 27-02-2009 19:34

Allah (c.c.) Diyor ki;
 
Muhammed hazretleri Medine'ye göç ettiği sırada Medine'de kıtlık ortaya çıkar. Ürünlerin fiyatı artar. Halk büyük sıkıntıya girer. Onlara göre sebebi Muhammed peygamberdir. Başlarlar söylenmeye. " Ne uğursuz adammış! Biz böyle uğursuz adam görmedik. Gelir gelmez meyvalarımız vermez oldu, herşey pahalandı. Bir de bizi uyduruk dinine çağırıyor"

Bunun üzerine Allah (c.c) ayet gönderir:

Araf-94. Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.

Ne var ki insanlar ikna olmaz. Onlar, iyiliğin, bolluk ve bereketin Allah'tan olduğuna, kötülüklerin, dertlerin ve sıkıntıların insandan olduğuna inanıyorlardı.
O yüzden yaşadıkları bu sıkıntıları da kentlerine doluşan müslüman muhacirlere ve Muhammed'e isnat ediyorlardı.

Allah (c.c) duruma müdahale edip bir ayet daha gönderdi:

Nisa-78. Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile! Kendilerine bir iyilik dokunsa "Bu Allah'tan" derler; başlarına bir kötülük gelince de "Bu senden" derler. "Hepsi Allah'tandır" de! Bu adamlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar!

Bu ayet üzerine Allah hakkında tartışmalar başlar. Müslümanlar "Hepsi Allahtandır" sözünden dolayı kötülüklerin de Allah'tan olduğunu söylerler. Bu defa "O zaman kafir dediklerinizin kafirliği de Allah'tan, inanmamak da, günah işlemek de Allah'tan." denir. Bir inanç-fikir kargaşası ortaya çıkar.

Allah (c.c) duruma el koyar:

Nisa-79. Sana iyilik olarak ne gelirse Allah’tandır. Kötülük olarak gelenler de kendindendir. Biz, seni insanlara elçi olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.

evrensel-insan 27-02-2009 19:51

Saygideger pante;

Son iletide, "biz" zamiri var. Su, Allahin baskanlik ettigi yonetim kurulunu ve merkez yonetim kurulunu isim isim bir aciklasan.

Ayrica; Allah; tum kararlarin belirleyicisimi, yani monarsik bir diktatorlukmu, yoksa; katilimci bir demokrasi mi?, soz konusu.

Musluman ulkelerin tarihine baktigimizda, bence; bu toplantilarda, bir suru psikolojisi ve korku felsefesi yaygin ve kurul da, cemaatten ote bir icerik tasimiyor. Onlar, sadece, Allah'in buyruklarini iletide; araci gorevi goruyorlar. Tabi, seytan haric. Yaniliyormuyum?

Birde, su hiyerarsik dizilimi versen, memnun olurum. Yani, en tepede Allah, sonrasi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Güçistenci 27-02-2009 19:52

Bir de yanlış hatırlamıyorsam "Herkes kendisi iman eder." gibi bir ayet vardı. Muhammed'in amcası ölürken ona iman etmedi. Bu sefer ortalıkta söylentiler gezinmeye başladı. Muhammede de bu sefer "İmanı veren Allah'tır" gibi bir ayet yazmıştı. Kaynak yok. Ama bulursam asarım.

sinner 27-02-2009 21:32

Her şeyi hakkıyla bilen, noksan sıfatlardan münezzeh olan, sözünde-sünnetinde bir değişme bulunmayan Allah'ın deneme yanılma yöntemi ile öğrendiğini ve bu surette kullarına hidayet ettiğini bize Kuran bildiriyor...

(c.c.) celle celalühü: O'nun şanı, yüksekliği büyüklüğü artsın. (Evet ihtiyacı var ;))

O'nu c.c. diye tazim edenlerin Allah aklını izanını, artırsın... :)

pante 27-02-2009 22:19

Enfal suresine adını veren "ganimetler"dir.
Hicretten sonra savaş stratejisine geçen Muhammed hazretleri kervan ve kabile baskınlarına başlayınca elde edilen ganimetler müslümanlar arasında sorun olmuştu. Ellerine geçirdiklerini Muhammed'e teslim etmek işlerine gelmemişti.
Toplanıp sordular.
Bunun üzerine Allah (c.c) ayetini gönderir:

Enfal-1. Sana ganimetlerden sorarlar. De ki: Ganimetler; Allah'ın ve Rasulünündür. Şu halde eğer mü'minler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah'a ve peygamberlerine itaat edin.

Ancak itaat sağlanamaz. Özellikle Bedeviler ganimette ısrarcıdır. Muhammed hazretlerini sıkıştırıp paylarını almada diretirler.
Allah (c.c) devreye girer.

Enfal-41. Bilin ki, ganimet olarak ele geçirdiğiniz şeylerin beşte biri, muhakkak Allah'ın, Resulün ve yakınlarının, yetimlerin, yoksulların ve yolcunundur. Eğer Allah'a, hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği günde kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız, Allah, her şeye güç yetirendir.

Bedir Savaşı sırasında ganimetler arasında bulunan kırmızı kadife kumaş kaybolur. Müslümanlar arasında kadife kumaşı Muhammed hazretlerinin aşırdığı söylentisi yayılır.
Allah (c.c) duruma müdahalede bulunur:

Ali İmran-161. Bir peygamberin ganimet malını aşırması, hiyanet etmesi, olur şey değildir. Kim aşırırsa kıyâmet günü aşırdığını boynuna yüklenip getirir. Sonra herkese kazandığı tastamam verilir, hiçbir haksızlığa uğratılmazlar.

özedönüş 28-02-2009 00:32

Sayın pante,güzel açıklamaların var.Ancak kaynak vermeden ayetlerin geliş sebebini söylemek "sallamak" olmuyor mu?

Güçistenci 28-02-2009 01:05

-------------------

nehir 28-02-2009 01:36

peygamber sıkıştıkça ayet inmiş,peygambere özel Allah!:D ilham gelmeyincede elif,lam vb.ile göz boyama laf kalabalıklığı yapma gibi bir şeyler olmuş sanki yüce Allah böyle kafa karıştırmayıda seviyor olmalı niyeyse...:D:D:D

nehir 28-02-2009 01:38

ama o elif,lam vb.inde yarın öbürgün mucizevi yönlerini bulup çıkarır bizim islam alimleri öyle ya mucizeler ne güne duruyor değilmi ya? :))

pante 28-02-2009 09:25

Alıntı:

Sayın pante,güzel açıklamaların var.Ancak kaynak vermeden ayetlerin geliş sebebini söylemek "sallamak" olmuyor mu?
Yani, bunları benim mi uydurduğumu söylüyorsun?
Sallıyorum öyle mi?
O halde örnek ver. De ki:
"Şurada yazdıkların uydurmadır. Hiçbir İslami kaynakta yoktur."
Kim sallıyor, kim yalan söylüyor görelim.
Yazdıklarımın tümü daha önce bu sitede kaynaklarıyla verildi.
Tekrar tekrar hadisleri, esbabı-ı nuzulları ekleyip yazıları sıkıcı olacak şekilde uzun tutmadığım için vermiyorum.
Herhangi bir kısmı anormal bulup ta "Bu doğru olamaz, mümkün değil" diyen araştırabilir, bulamıyorsa sorup yanıt isteyebilir "Bulamadım" diyerek tabi.
Artık yok öyle hazıra konmak, biraz da siz araştırın bakalım. :)

pante 28-02-2009 09:30

Arkadaşlar, bu tür başlıklar başvurulacak kaynak özelliğindedir.
Lütfen gereksiz mesajlarla bilgi kirliliği oluşturmayalım.
Önünüze gelen her ayeti de alt alta doldurup yazmayın.
Dikkat ederseniz yazdığım ayetlerin birbiriyle ve olaylarla bağlantısı var.
Katkıda bulunmak istiyorsanız aynı stilde örnek verebilir ya da düşünce ve görüşlerinizi belirtebilirsiniz.
İlginç bulduğunuz ayetler için "Kur'an'dan inciler" gibi başlıklarımız da var.

Güçistenci 28-02-2009 12:19

Alıntı:

pante´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 156827)
Arkadaşlar, bu tür başlıklar başvurulacak kaynak özelliğindedir.
Lütfen gereksiz mesajlarla bilgi kirliliği oluşturmayalım.
Önünüze gelen her ayeti de alt alta doldurup yazmayın.
Dikkat ederseniz yazdığım ayetlerin birbiriyle ve olaylarla bağlantısı var.
Katkıda bulunmak istiyorsanız aynı stilde örnek verebilir ya da düşünce ve görüşlerinizi belirtebilirsiniz.
İlginç bulduğunuz ayetler için "Kur'an'dan inciler" gibi başlıklarımız da var.

peki pante. yazdığım iletiyi sildim. Ben bu başlığın kutsal kitaplardaki çelişkiler başlığının derlenip, toparlanmış şekli olacağını sandığımdan böyle bir mesaj yazdım. Yoksa kötü niyetim yoktu.

sahozgur 28-02-2009 13:35

Ehli Kitap mensupları kıt akıllıdır. Hiç fantazi yapmazlar. Oysa Kureyşliler fantaziye açıktır. Türlü fantazileri vardır. Rahat rahat uygularlar. Ancak İslam sonrası bu fanteziler sorun olmaya başlar ve Bakara 223 ayeti iner. olaylar şöyle gelişir:

Hz. Ömer (ra), Resulullah (sav)`a gelerek: "Ey Allah`ın Resulü mahvoldum" buyurdu. Hz. Peygamber (sav): "Niye mahvoldun ne var?" diye sorunca açıkladı: "Bu gece bineğimi ters çevirdim (arka canibinden yanaştım). "Resulullah (sav) hiçbir cevap vermedi. Cenab-ı Hakk peygamberine şu ayeti vahyetti: "Kadınlarınız sizin tarlalarınızdır. Tarlanıza istediğiniz gibi gelin." Dübüründen ve hayız halinde temastan kaçınmak şartıyla önden, arkadan, nasıl istersen öyle gel. (Hadis No: 483)

Allah, İbnu Ömer (ra)`i mağfiret buyursun, bir hususta yanılmıştı. Şu Ensariler putperestti ve ehl-i kitaptan Yahudilerle birlikte idiler. Ensar (İslam`dan önce) ilim yönüyle Yahudilerin kendilerinden üstün olduklarına inanırlardı. Bu sebeple onların birçok davranışlarını aynen taklid ediyorlardı. Ehl-i kitaba has adetlerden biri de kadınlarına tek istikametten (yani ön cihetten) yanaşırlardı. Bu, kadın için de en uygun tarzdı. Ensar topluluğu, bu adeti de Yahudilerden aynen almıştı. Kureyşliler ise, kadınları hoş olmayan şekilde açarlar, onlara arka cihetlerinden, ön cihetlerinden, sırt üstü yatmış vaziyette yanaşırlardı. Medine`ye muhacir olarak Mekkeliler gelince onlardan bir erkek Medineli bir kızla evlendi. Erkek, kadına Kureyş usulünce temas etmek istedi. Kadın buna müsaade etmedi. "Bizde kadına tek istikametten temas edilir, sen de öyle yap, aksi halde bana dokunma" dedi. Onların bu ihtilafı büyüdü ve herkes duydu. Öyle ki Resulullah (sav)`a da intikal etti. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk şu ayeti inzal buyurdu: "Kadınlarınız (çocuk yetiştirdiğiniz) tarlanızdır. Tarlaya dilediğiniz gibi gelin" (Bakara 223). "Dilediği gibi" den maksad (istikamet olarak) önlerinden, arkalarından, sırt üstü yatmış olarak. Ancak bu geliş çocuk mahalline olacak." (Hadis No: 484)

pante 01-03-2009 22:03

Müslümanlar Bedir Savaşını kazandıktan sonra çok sevindiler.
70 Kureyş'liyi öldürmüş, 70 Kureyş'liyi de esir almışlardı.
"Şöyle ok attık, böyle öldürdük" diye övünüp anlatırlarken;
Allah (c.c) devreye girdi:

Enfal-17. Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da; sen atmadın ama Allah attı. Allah bunu, inananları güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmıştı. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Alim'dir.


Savaşan müslümanlar inandılar ki savaşan-öldüren kendileri değil Allah'mış.
Allah devam etti:

Ali İmran- 123. Nitekim Bedir'de siz zayıf durumda olduğunuz halde Allah size yardım etmişti. Öyleyse Allah'a karşı gelmekten sakının ki, şükretmiş olasınız.

Nasıl yardım ettiğini de şöyle hatırlattı:

Ali İmran-124. Hani sen mü’minlere, “Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?” diyordun.

Övünüp-böbürlenenlerin sesi kesilmişti ama sonraki savaşlar için moral gerekiyordu:

Enfal-65. Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.

Allah, 1 müslümanın 10 düşmana bedel olmasının nedenini de açıklamıştı ayette: "Çünkü onlar anlamayan, idraki zayıf bir topluluktur."

Ve Uhud Savaşı...
Müslümanlar büyük yenilgiye uğrar. Sebebi şöyle rivayet edilir. Müşrikler kaçar gibi yaparlar. Tepeden savaşı seyreden müşrik kadınlar etekleri kaldırınca müslümanların çoğu ganimet peşine düşer. Ve sonuç bozgun olur.
Kayoıp büyüktür. Muhammed hazretleri bile yaralanmıştır. En gözde savaşçıları Hamza öldürülmüş, üstelik ciğeri sökülüp yenmiştir Muaviye'nin annesi Hint tarafından.
Moraller bozulmuştur. Müslümanlar " Siz öldürmediniz Allah öldürdü, 3000 melek yardım etti, 1 müslüman 10 düşmana bedeldir." diyen Allah'tan bir izah beklediler.
Allah (c.c) açıkladı:

Enfal-66. Şimdi ise Allah sizde bir zaaf bulunduğunu anladığı için, yükünüzü hafifletti. Bu durumda, sizden sabreden yüz kişi olursa, iki yüz kişiye üstün gelir. Sizden bin kişi de Allah'ın izniyle iki bin kişiyi mağlûp eder. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

cigi 01-03-2009 23:25

Sevgili pante;

Enfal ve Al-i Imran surelerini arka, arkaya okudugumuz zaman, seninde vurguladigin gibi celiskiler zinciri birbirini takip etmekte.

Enfâl Sûresi

69 - Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Aslinda bundan önceki ayetler ve sonrakiler resmen kan, katliam ve ganimet arzusu ile bir insanin nasil yanip tutustugunun kanitlaridir.

Ne böyle bir yaratan, ne de bir insan olabilir. Bütün canlilara ayni mesafede olamayan Allah'i nasil algiliyorlar bilemiyorum.

Malini, canini her seyini Allah yolunda feda edip, müslüman olmayan bütün canlilari kesip bicecek, kanlarini akitäcaksin.Birbirinize yardim edeceksiniz diyerek, Enfal 73 de siz böyle yapmazsaniz yeryüzü fitne fesat dolar deyip kestirip atan bir yaratici ile karsilasiyoruz.

Enfal 66 dan sonra, Al-i Imran 140 a gecmek gerekirdi diye düsünüyorum,fakat biraz kisaca bu ayetler ile ilintileri olduklari icin deginmek istedim. Senin düsüncelerinin daha acilimli olabilecegini saniyorum.

Âl-i İmrân Sûresi

140 - Eğer siz (Uhud’da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Müşrikler de Bedir’de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz. (Bazen bir topluma iyi ya da kötü günler gösteririz, bazen öbürüne.) Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şahitler edinmek için böyle yapar. Allah, zalimleri sevmez.

100 müslüman savasciyi, 1000 kafir savasciya galip gelirsiniz diye kandir savas alanina sür ondan sonra ardindan böyle bir ayet indir. Ardindan sanki dalga gecer gibi:


141 - Bir de Allah, iman edenleri arındırmak ve küfre sapanları mahvetmek için böyle yapar.

Saygilar.

asinar 03-03-2009 00:13

Enfal 66 - Şimdi ise Allah sizde bir zaaf bulunduğunu anladığı için, yükünüzü hafifletti.

Allah'a bakar mısınız? Kullarında zaaf olduğunu "anlamış" !
Tıpkı jetonu geç düşen bazı insanlar gibi...
Bu durum Müslümanların Allah tanımına hiç uymamış doğrusu.
Ne yapsak da bunu tevil etsek?
Hah, "anladı" fiilini "bildi" şeklinde çevirirsek, sorunu en azından inananların gözünden biraz olsun saklayabiliriz.

Allah'ın jetonunun sonradan düştüğü bir başka konu da Mücadile suresinde görülür.

Mücadile Suresi, 12 - Ey inananlar, Peygamberle gizlice konuşacağınız vakit, konuşmaya başlamadan bir sadaka verin; bu, sizin için hem daha hayırlıdır, hem de daha temiz; bulamazsanız artık Allah, suçları örter, rahimdir. *

MücadileSuresi, 13 - Gizlice konuşmadan önce sadakalar vermeden korktunuz mu? Mademki yapmadınız, Allah da tövbe nasip etti artık size ve kabul etti tövbenizi, şu halde namaz kılın ve zekat verin ve itaat edin Allah'a ve Peygamberin'e ve Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.

Bu nasıl Allah ki, kulları onun emrini yerine getirmeyince, eh madem beni takmıyorsunuz, hiç olmazsa tövbe edin de ben de sizi affedeyim diye alttan alıyor.

Kısacası, ne yapması gerektiğini önceden bilmeyen, habire fikir değiştiren bir Allah var Kur'anda. Ve Bu Allah kullarının durumuna göre bir öyle, bir böyle ayet indiriyor.

Yerseniz... ;)

pante 03-03-2009 02:09

Mekke döneminde müslümanların bir kısmı putperestlerin baskılarından dolayı Habeşistan'a göç eder. Muhammed hazretleri bu duruma bir çare düşünmektedir.
Taberi’ye göre bu esnada Mekke’li müşriklerden teklif gelmiştir:

"Ey Muhammed! Sen bizim ilahlarımıza küfretmekten vazgeç... bir yıl boyunca bizim ilahlarımız olan Lat ile Uzza'ya ve Menat'a ve bir yıl boyunca da biz senin ilahına ibadet edelim. Senin bizi kabule çağırdığın din, bizim dinimizden hayırlı olursa, biz o din'den hissemizi alırız; eğer bizim dinimiz seninkinden hayırlı olursa, sen bizim dinimizden hisseni alırsın."

Hadislere göre birgün Muhammed hazretleri Kabe'nin yanında Necm suresini okur. Müslümanlarla birlikte müşrikler de onu dinlemektedir. 18. ayetten sonra Muhammed hazretlerinin ağzından şu ayetler çıkar.

Elâte vel uzzâ.
Ve Menates salisetel uhra
Tilke’l ğarâniku'l Ulâ
Ve inne le şefâatehunne le turca.

"Lât ve Uzza
Ve bir üçüncüsü olan Menat
Onlar ulu turnalardır.
Ve elbette şefaatleri umulur."


Bu sözlerden sonra müslümanlar ve putperestler toplu halde secdeye kapanırlar.
Bu haber Habeşistan'a kadar yayılır. Kureyşlilerle anlaşma sağlandığı, çekişmelerin bittiği söylenir. Müslümanların bir kısmı Kureyşe geri döner. Bir kısmı tepki gösterir. Tepkiler müslümanlar arasında yayılır.
Allah (c.c) duruma müdahale eder. Cebrail aleyhisselamı peygambere gönderir:
Muhammed hazretleri;
"Ey Muhammed sen ne yaptın? Halka, benim sana getirmediğim sözleri söyledin"
dediğini söyler Cebrail'in.

Ve Allah ayetleri şöyle düzelttirir:

19. Siz de gördünüz degil mi o Lât ve Uzza''yi?
20. Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat''i?
21. Demek erkek size, disi O''na öyle mi?
22. O zaman bu, insafsizca bir taksim!


Bu karışıklığı da şöyle açıklar:

Hac-52. (Ey Muhammed!) Biz, senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, o, bir temennide bulunduğunda, şeytan onun dileğine ille de (beşerî arzular) katmaya kalkışmasın. Ne var ki Allah, şeytanın katacağı şeyi iptal eder. Sonra Allah, kendi âyetlerini (lafız ve mana bakımından) sağlam olarak yerleştirir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Putperestler bu gelişen olay karşısında şaşkınlığa uğrarlar.
Onlara da yanıtı gecikmeden gönderir Allah (c.c):

Kafirun/ 1-2. De ki: "Ey kâfirler! Ben sizin taptıklarınıza tapmam.
3. Siz de benim taptığıma tapmazsınız.
6. Sizin dininiz size, benim dinim bana."

pante 29-04-2009 14:11

Allah (c.c.) diyor ki:

"La ilahe İlla Allah"

Bunun ne olduğunu biliyoruz değil mi?
Allah'dan başka ilah yoktur.
"İlla" dediği takdirde başka bir ilah düşünülebilir mi?
Birisi diyebilir mi Allah demiş ama Zeus da olabilir Allah ile birlikte diye?

La, Lem, leyse sözcükleri kesin olumsuzluk belirtirler.
Örneğin;

Hud-16. Ulâikellezîne leyse lehum fil âhıreti illen nâr ve habita mâ sanaû fîhâ ve bâtılun mâ kânû ya'melûn

Fakat onlar öyle kimselerdir ki, ahirette kendilerine ateşten başka bir şey yoktur.

"La ilahe illa allah" ne ise;

"Leyse taâmun illâ min darî" da odur.

Gasiye-6. Leyse lehum taâmun illâ min darî’

Onlar için darıdan başka yiyecek yoktur.

Yoktur ilah Allah'dan başka.
Yoktur yiyecek darı'dan başka.

Vardır diyemez kimse.
Diyorsa Allah'dan başka da ilah olabileceğini kabullenmiş gibi olur.

Gasiye-6'da kesin bir şekilde "Lailaheillallah" der gibi, "cehennemde darıdan başka yiyecek yoktur" der ama; Duhan suresinde öyle demez.

Duhan/ 43-46. Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

Bu durumda zakkum = darı eşitliğinin kanıtlanması gerekir.
Başka yolu yoktur. Müslümanlar görev başına! :)

Yergin 05-05-2009 13:15

Vermiş olduğunuz ayetleri kendiniz mi tercüme ettiniz Pante?

pante 05-05-2009 13:24

Alıntı:

Vermiş olduğunuz ayetleri kendiniz mi tercüme ettiniz Pante?
Size faydalandığım linkleri vereyim:

http://www.kuranmeali.org/

http://www.kuran.gen.tr/

Bir yanlışım varsa, gözünüze batan bir hatamız varsa düzeltelim.

Yergin 05-05-2009 13:34

Üniversitede iken, matematik sınavımız vardı. Sorunun sonucu sonsuz çıkıyordu. Yaptım cevap sonsuz dedim, hoca sıfır verdi soruya. Neden? Sonsuz belirsizdir bu yüzden cevap yoktur demem gerektiği için.


Kim olursam olayım, hayatta herşeye şüphe ile yaklaşırım. Müslümanım ama böyleyim. Bu yüzden Diyanet'in sitesindeki mealler ile sizin verdikleriniz arasında farklılıklar var, o yüzden sordum.

Foruma yeni üyeyim, işimden dolayı detaylı inceleyemedim. İnceleme fırsatı verilir ise inceleyeceğim.

pante 05-05-2009 13:41

Hoşgeldin EnvyMe.
Geçmişte hep 1-2 mealcinin çevirilerini dikkate aldık.
Maalesef gördük ki meallerde tahrifatlar var. Birkaç örnek için:

http://pante.blogcu.com/meal-tahrifatlari_4912801.html

Bu nedenle bazı önemli ayetlerde birçok mealciyi birden dikkate almak gerekiyor.
Hatta bu da yetmiyor.
Ayet içinde öyle bir kelime var ki ayetin anahtarı o kelime.
O kelimeyi Arapçasından bulmak gerekiyor ama asıl yapılması gereken o kelimenin Kur'an'da diğer ayetlerde hangi anlamlarda geçtiği çok önemli.
Ben de onu yapıyorum ve diğer ayetlerle kıyaslayarak asıl anlamını bulmaya çalışıyorum.

Yergin 05-05-2009 14:01

Demek istediğim,

Ben müslümanım ama kendime göre gerçek bir müslüman olamadığımı düşünüyorum. Bu yüzden hiç bir zaman herhangi bir forumda açıklayıcı olmak istemedim. Çünkü sorumluluğu büyük bir yük demektir bu.

Mesela yukarıda bahsettiğim matematik sınavında tek soru vardı ve ben onu yanlış yaptığım daha doğrusu eksik yaptığım için hocam sıfır vermişti. Dışarıdan benim notumu gören birisi benim sıfır aldığımı görüp matematik bilmediğimi düşünebilir mi? Evet. Peki hocam benim bilmediğimi mi düşündüğü için sıfır verdi? Hayır. Bildiğimi biliyordu ama hayatta hataya yer vermemek adına bir daha yapmamam için sıfır verdi. Bilmiyorum hiç rastladınızmı, internette Avusturyalı bir gencin müslüman olma hikayesi diye bir video var. Onu izlemenizi öneririm.

Doğru olan Kur'an-ı Kerim'de yazıyor. O'nu da tam anlamak lazım. Bir kelimesini bile yanlış aktardık mı, yanlışlıklar çıkabilir.

Müslüman olmayabilirsiniz, Allah'a inanmıyor olabilirsiniz. İnsanların müslümanlıktan uzaklaşmasını kendinize hayat prensibi olarak seçmişte olabilirsiniz. Ama bunu yapar iken yanlış şeylerle açıklamalar yapmayın. Bize göre doğru olanı ortaya koyun ardından size göre yanlış olduğu yerleri söyleyin. Bırakın, insanlar oradan doğruyu yanlışı kendileri seçsinler. Ki zaten özgür irade olmalı, körü körüne kapılmamalı diyen sizlerin dediklerinize bunlar uysun. Yoksa yanlış dediğiniz şeyi siz kendiniz yapmış olursunuz.

Not: Son paragrafı genel olarak yazdım.

selanikli 14-05-2009 11:55

bilgilendirme
 
[quote=EnvyMe;172864]
Bu yüzden Diyanet'in sitesindeki mealler ile sizin verdikleriniz arasında farklılıklar var, o yüzden sordum.

Değerli arkadaşım;
mealler arasındaki farklılıklar bizim suçumuz değil. Bilimsel gelişmeler bir takım sorunlar çıkardığı ve Kuran kendi içinde çelişkiler taşıdığı için ve 'ulema' bunu bizden önce gördüğü için ve inananların Kuran'a inancı sarsılmasın diye mealleri yazarken düzeltmeler de yapıyorlar.
Bunlara çok sayıda örnek dağarcığımda hazır yazılacağı günü beklemekte.
Araştırıcı bir insansınız madem size bir link vereyim kendi gözlerinizle de görün.
http://www.kuranmeali.com
Bu sitede sanırım 12 meali bir arada bulabilirsiniz, hatta iki tane de İngilizce var.
Şimdiden kolay gelsin.
Bütün Müslüman arkadaşların da dikkatine sunarım, biz hep sizin kaynaklarınızı referans alarak dininizi inceliyoruz.
Bu da akılda tutulsun ki, her yazan İslam'ı nereden öğreniyoruzsunuz siz diye boşuna kabadayılık yapmasın.
Esenlikle kal.

selanikli 14-05-2009 12:04

hepisi hepisi
 
Alıntı:

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 172856)
Vermiş olduğunuz ayetleri kendiniz mi tercüme ettiniz Pante?

Sevgili EnvyMe,
bu ayetleri sadece bir veya iki meal yazmıyor, kaçı yazıyor biliyor musunuz?
Hepisi, hepisi.
Saygılar.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:33 .