![]() |
Tevrat'taki Tanrı
Tevrat’ta Yaradılış kitabında Tanrı altı günde yeri göğü, hayvanları ve insanları yaratıyor. Yedinci güne geldiğinde de bakalım ne oluyor:
Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi. (Yar.2: 2) Yedinci günü kutsadı. Onu kutsal bir gün olarak belirledi. Çünkü Tanrı o gün yaptığı, Yarattığı bütün işi bitirip dinlendi.( Yar.2: 3) Dinlenen bir tanrı var karşımızda dinlendiğine göre yorulmuş olmalı. Yorulan bir tanrı, bayağı ilginç. Yorulmak kaslarımızda laktik asit biriktiğinde hissettiğimiz bir şey tanrının da bizim gibi eti kemiği kasları var galiba. RAB Tanrı Adem'i topraktan Yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu. RAB Tanrı doğuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem'i oraya koydu. Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı. (Yar.2: 7-9) Demek ki Cennet Dünya’da doğuda. Bugünkü teknoloji uçak, okyanusları aşan devasa gemiler, tren telefon yok tabii. Dünyanın her yeri karış karış bilinmiyor. Evrenin başka yeri ve galaksiler de bilinmiyor. Tüm evren dünya. Dünyanın nüfusu az insanlar belli yerlerde toplanmış ve Cennet de Dünya’da insanların ulaşamadığı bir yerde. Aden'den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu. İlk ırmağın adı Pişon'dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar. Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur. (Yar.2: 10-12) Allah Cennet’te neden altın kaynakları yaratıyor? Bunları kim çıkarıp işleyecek daha da önemlisi paranın ve ticaretin olmadığı bir yerde altın ne işe yarar? RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Adem'i oraya koydu. Ona, "Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin" diye buyurdu, Yar.2: 17 "Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün (Yar.2: 15-17) Pekiyi Adem bu ağaçtan yemeyecekse Tanrı bu ağacı neden yarattı da Cennet’in ortasına dikti kendisi mi yiyordu bu da bilinmez. İnsanı sınıyor ya da sınamak için diye bir cevap da verilemez buna çünkü böyle bir amaç Tevrat’ta yok. Daha sonra Tanrı Adem uyurken ona “yardımcı” olsun diye onun kaburga kemiğinden bir kadın yaratıyor. Sonra bir gün yılan kadına yaklaşıyor ve yasak ağaç için “Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız." (Yar.3: 5) diyor. Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar. (Yar.3: 6-7) Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler. RAB Tanrı Adem'e, "Neredesin?" diye seslendi(Yar 3:8-9) Tanrı elini kolunu sallayarak insan gibi dolaşıyor ve ağaçların arkasına saklanan Adem’i göremeyip “neredesin” diye soruyor. Ne kadar ilginç bu Tanrı’nın bizim bakkal Rıza Efendi’den ne farkı var? Üstelik devamına bakın: Adem, "Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim" dedi. RAB Tanrı, "Çıplak olduğunu sana kim söyledi?" diye sordu, "Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?" (Yar.3: 10-11) Tanrı o sırada yanlarında olmadığı için bunu bilemiyor ve Adem’e soruyor. Sonrası malum Adem suçu Havva’ya Havva’da yılana yıkmaya çalışıyor. Tanrı da kafası bozulunca üçüne de soyuyla sopuyla ceza kesiyor. Yılanın ayaklarını alıyor Adem’i ekmeğini alınteriyle kazanmak ile Havva’yı kocasının hükmü altında yaşamak ve acı çekerek doğurmakla cezalandırıyor. Af maf yok direk atılıyorlar. Yılan Cennet’e girip de Adem’le Havva’yı bir güzel kerizlerken uyuyan Tanrı bu olaydan sonra uyanıyor ve yasak ağaç için bir tedbir alıyor. Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Adem'i Aden bahçesinden çıkardı. Onu kovdu. Yaşam ağacının yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi. (Yar.3: 23-24) |
Arkadaşlar din ktaplarında bazı olgular insalara benzetmlerle,çeşitli manalarla herkezin anlayacağı düzeyde anlatılır.Kaldıki tevrataslını yitirmiştir.
Bu hikayesel kısımlar olayıdrak ettirebilmek,herkez tarafından anlaşılabilmesni sağlamak,sevdirmek ve gizemler göstermek amacıyla bu şekilde çevrilmiş olabilir. Bakın JRR Tolkien Lord Of The Rings kitabıda nerdeyse bu dildedir.İnsanı çekmek için kullanılar bir akıcılık ve gizem vardır. Saygılarımla... |
Yorulan Tanrı yok.Bitirmek anlamındadır kastedilen.Aden bahçesi dünyadaydı.RAB bunları insan için yapmıştır.O bir simgedir ağaç.Sınav için koydu.Sınavda niye yanlış cevaplarda veriliyor sizce?Orda Ruhu dolaşmaktadır.RAB suçlarını itiraf etmesini için soruyor bilerek!
|
Zaten kitaplarda yazanların hiç önemi yok. Esas mesele anlamakta.
Mesela kitap yoruldu diyorsa, buradan bittiği anlaşılır. Mesala kitap İsa'nın kardeşleri diyorsa, buradan da İsa'nın kuzenleri dediği anlaşılır. Yani, islamda bir tevil müessesesi var ya, o bütün dinlerde var. Rab cevabını bildiği halde soru sorar. Aslında bilmez de, onun için sorar, ama bir tanrı nasıl bilmez olur? Böyle şey, Rabbı inkar demek olacağından, çare yok, "biliyor ama gene de soruyor" diyeceğiz. Yani bu sefer, "rab oyun oynuyor" demiş olacağız. Hiç bir beis yok, yeter ki görünüşü kurtaralım. |
Çok iyi bilir.Ama bilmemezlik gibi yapabilir bazen.
|
Alıntı:
Ben ne demiştim: Alıntı:
|
Benim bildiğim kadarıyla ibranice olan o sözcüğün (yoruldu) tükçeye tam karşılığı yok. Yakın bir anlam verilmek istenmiş ama asıl anlamı "geri çekilmek" diye hatırlıyorum. Ki yorulmak tanrı için söz konusu olmaz. Yoruluyorsa zaten tanrı değildir.
Burdada bilmediğimiz bir anlam var. Ve bazen kitabı mukkades tanrıyı kişileştiriyor , insani özellikler veriyor felan. Böylece biz daha iyi anlıyabiliyorz. |
Oyunla alakası yoktur.Suçluların suçlarını kendileri itiraf etmesini ister.Orda yorulmaktan kasıt bitirmektir.Haklısınız.Yani RAB uzağımızda değil aksine aramızdadır.Diğer dinlerde çok uzaktadır Tanrı.Ama İsevilikte öyle değil
|
Alıntı:
Suçlular itiraf etmeyince Rab kendisi bilmez göründüğü, bilmezliğe vurduğunu göre açıkta kalmış, oyuna gelmiş oluyor. Olmaz böyle bir şey. |
Rab itiraf etmeselerde cezalandırır ok?O herşeyi bilendir.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:28 . |