![]() |
Tarihsel Gerçekler Işığında Çağrı Filmi -Belgesel Video (Sitemizin çalışmasıdır)
Muhammed dönemi İslam tarihini anlatan ender sinema filmlerden biri 1977 yılı yapımı olan Çağrı (Messenger).
Kahire El-Ezher Üniversitesi ve Lübnan İslam Konseyi Çağrı filminin tarihsel gerçeklere uygun olduğunu onaylamışlar. Bu ifade filmin başlarında sunuluyor. Bu çalışmamızda Çağrı filminin gerçekten de tarihsel gerçeklerle uyuşup-uyuşmadığını, filmdeki bazı anlatıların günümüz dünyası açısından anlamını ve din konusu üzerine sinema filmciliği üzerine görüşlerimizi sunmaya çalıştık. Sitemizin Video Çalışma Grubu adına yapılan 33 dakikalık bu belgesel video, yaklaşık üç aylık araştırma ve çalışmalar sonucu ortaya çıkarıldı. Dublajda unbe, metin düzenlemesinde thunderpoint, eleştiri ve önerileriyle azınlık, dilaver, frodo, K.C., niveru, prozac02, sargon ve tensiz.denek, kurguda ise ben çalışmaya emek veren kişilerdi. Videoyu sitemizden, aşağıdaki link üzerinden izleyebilirsiniz: http://www.turandursun.com/video/p2015_articleid/8 Bunun yanında çeşitli video paylaşım sitelerinde de videomuz yayına girmiştir: http://video.yahoo.com/watch/5713149/14969012 http://www.izlesene.com/video/haber-...-filmi/1074184 http://www.vidivodo.com/297331/tarih...isiginda-cagri http://www.kontratv.com/297331/tarih...isiginda-cagri Edit: Videoda telif haklarını ihlal eden kısımlar restore edilerek tekrar youtube kanalımızda tek parça olarak yayımlandı. |
Daha ilk dakikalardayım ve bir fiyasko:
Tarihsel gerçekler ışığında hz. İbrahim'in reddedilmesiyle başlıyor eleştiriler. İslam ve dinler tenkidini bir film üzerinden yapmak ucuz bir numara bence. Film islam tarihine uygun diye onaylanmış, ateist verilere uygundur denmemiş ki. Ortaya kıstas olarak koyduğunuz tarih hangi tarihtir? Filmi hangi tarihe göre yargılıyorsunuz? Başta bu soruların cevabı verilmeli ki, biz de eserinizi neye göre değerlendireceğimizi bilelim. Bakalım ilerleyen dakikalarda neler göreceğiz. |
İlerleyen dakikalarda görülüyor ki, klasik islam tarihi baz alınmış. Bu sevindirici.
-Sadece iki kabilede kız çocuklarının gömülme adeti olduğu belirtilmiş. Hz. Ömer'in Kureyş'ten olduğu ve kendi kızını bizzat gömdüğü kendi itirafıdır. Bu basit bilgi gözlerden mi kaçtı yoksa? -İslam hukukuna göre bir kölenin bir hür karşılığında öldürülemeyeceği belirtilerek insanlar arasında eşitsizlik olduğu ispatlanmaya çalışılmış. Belirtilmesi gereken asıl husus, kölelik hukukunun mezhepler arasında farklılık gösterdiği ve yukardaki hükmün de Şafii mezhebine ait olduğudur. Hanefi hukukuna göre köle veya özgür farketmeden kısas esastır. -Ebu Cehil'in ''hangi Allah'' diye sorduğu sahne cımbızla çekilip bağlamından kopartılmış ve müşriklerin Allah'a inanmadıkları düşüncesinin yanlış olarak filmde hakim olduğu savunulmuş. Halbu ki, devamı izlenirse görülecektir ki, ordaki müşriklerin kabul etmedikleri şey Allah'ın konuşan ve görünmeyen bir Tanrı olmasıdır. http://www.youtube.com/watch?v=HMibEs0FGOU |
Alıntı:
İçerik açısından birşeyler söylemek gerekirse: Değinilen bütün noktaların önemini teslim etmekle birlikte, benim açımdan özellikle 'cahiliye' dönemindeki put/kutsal anlayışı ve Allah kavramının Çağrı'da (ve birçok müslümanın kafasında) çok yanlış yer aldığının üzerinde durmanız takdire değer. Lütfen bu gibi çalışmalara devam edin... saygılarımla |
Bu arada bir sorum olacak:
Bu gibi videoları (örneğin Miller'in akıllı tasarım hakkındaki videosunu da), sadece sitede yayınlayacağınıza, videonun muhtelif yerlerine site adresini yerleştirerek YouTube'da yayınlasanız çok daha iyi olmaz mı (hem videoların daha çok kişiye ulaşması, hem de sitenin daha çok tanınması açısından) ? saygılarımla |
Bu kadar akilli insanlarin, bu kadar ici bos bir is cikarabilecegini hic beklemezdim.... Yeri geldiginde zamanin sartlarina göre elestiri mekanizmasi gelistirilmis, yeri geldiginde günümüz sartlarina göre, "meleklerin" hangi görevi olup olmadigi, o dine iman edenlere degil, "allahin böyle seylere ihtiyaci OLMAMALI" denilerek, elestirienlerin kendi kafalarindaki bir "allaha" vurgu yapilmis.... tek üzüntüm emegi gecen arkadaslarinin emeklerine yazik olmasi..... |
Bu da teknik bir eleştiri olsun:
Ebu Afek'in öldürülmesiyle ilgili hikaye anlatılırken ''Amr b. Avfoğulları'' ve ''Salim b. Umeyr'', seslendiren tarafından nasıl okunmuş dersiniz? Amr b (be) oğulları, Salim b(be) Umeyr şeklinde. İslam hakkında birazcık bilgisi olanlar ''b.''nin oğul manasındaki ''bin'' kelimesinin kısaltılması olduğunu bilir. Siz bu filmi, bitirdikten sonra hiç izlemediniz mi? İzlediyseniz böyle bir gariplik nasıl dikkatinizden kaçtı? - Ebu Talib'le ilgili bir gerçeğin devamlı gizlendiği söylenmiş. Ne filmde ne de bütün sünni kaynaklarda Ebu Talib'in müslüman olduğuyla ilgili bir kayıt yoktur. Bu durumda ne gizlenemiş oluyor acaba. Ebu Talib'in müslüman olarak öldüğü, şii kardeşlerin iddiasıdır ve şii kaynaklarda buna dair deliller vardır. - Mekkeden hicret etmiş 300 küsür müslümanın sadece 3ünün zengin olduğunu iddia etmek te pek mantıklı olmasa gerek. Bu insanların hiçbir mal varlığı olmasa bile evleri vardı, kirada oturmuyorlardı. Kimisi çoluk-çocuğunu ve eşini bırakıp hicret etmişti. - Ebu Sufyan'ın baskıyla müslüman olduğunu ispat için güzel bir takdim-tehir yapmışsınız. :) Ebu Sufyan müslümanların Mekke'ye girmesinden bir gün önce Peygamberimiz'in yanına gelerek müslüman olmuş. Müslümanlara karşı koymanın imkansızlığını gördükten sonra müslüman olmuş olabilir ama müslümanların dört koldan Mekke'ye girişlerini önce gösterip sonra Ebu Sufyan'ın ''baskı altında değilim'' sözünü ekrana getirmek neyle açıklanabilir? Sonuçta yapılan yorumlara katılmakta mümkün değil. Özellikle inanç özgürlüğünü ''dinde zorlama yoktur'' ve ''onların ilahlarına sövmeyin'' evrensel prensipleriyle perçinleyen bir dinin, kendisine yapılan saldırıları sineye çekmesi beklenmiş. Sizlerin de hakkını teslim ettiği gibi inanç özgürlüğü kimseye diğer inanca saldırma ve hakaret etme özgürlüğünü vermez. İşte bu sebepten dolayı bir teşekkür: Herşeye rağmen alaycı ve hakaretvari bir dil kullanmadığınız ve müslümanların çoğunluğunun sahabe hakkında saygı ifadesi olarak kullandığı ''hazreti'' sözcüğünü dilinizden düşürmediğiniz için... |
Isin ilginc tarafi, turan dursun müslümanlarin peygamberinden bahsederken "Muhammet" diye bilirken, metini yazip okuyan arkadasin eline sigitiranlar "Hz" diyerek sahte bir sayginlik göstermek istemekteler, bu durum "cesaret'den" ziyade, müslümanlarin kulagina hos gelmesi icin oldugu ile alakali olabilecegini düsünüyorum. Bati'daki "aydinlanmadan" bahsedilmekte, ama müslümanlar icin "ibadethanelerin"de, "dini büyüklerin" de konumu bati hristiyanlarinkinden farklidir. Batidaki aydinlanma "inananlara" ragmen degil, kurumsallasmis ve "hüküm" süren din tebasina ragmen olusabilmistir, bizdeki "aydinlanma" ise Inananlarin dinsel tercihlerine karsi yaptirim uygulamak istemekle ile baslatilmak istenilmektedir. Da Vinci Projesi yüksek maaliyetler ile ici dolu bir proje idi, bu 33 dakikalik yorum-maratonu ise, sadece "bu dine tabi olmayanlarin" yorumu olmaya / kalmaya mahkumdur. |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Mekke'nin fethinden sonra ordaki halkın kutsal olarak kabul ettikleri eşyaların yıkılmasını sizin '''dinde zorlama yoktur'' ve ''onların ilahlarına sövmeyin'' evrensel prensipleriyle perçinleyen bir din'' iddianızla nasıl bağdaştırmalı? Hele ki, o zamanki müşriklerin bu eşyaların bizzat kendilerinin gerçekten tanrı olmadıklarını bildikleri ve sadece onları temsil eden kutsal eşyalar olarak gördükleri göz önünde bulundurulursa ... (ki bu gerçek islami kaynaklardan bilinmektedir). saygılarımla |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Ayrıca yağmalanan muhacir evlerini tüm Mekkeliler mi yağmalamış? Mesela zaten zengin olan Ebu Süfyan'ın da o evleri yağmalayanlar arasında olma ihtimali sence nedir? Senin bulunduğun şehirde birileri bir azınlık halkın mallarını yağmalasa ama sen katılmasan ve o azınlık grubu senin mallarının da olduğu bir kervanı yağmalasa ne düşünürdün? Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Muhammed için hz. kullanmıyorken (Hz.) Ali, "(Hz.) Ömer gibi isimler geçtiğinde hz. kullanılıyor. hepsinde de hz. kullanmazsak kulak aşinalığı gereği farklı tarihsel kişilerden bahsedyormşuz gibi bir durum olşacaktı. Ayrıca Hz. ifadesi kullanılmazsa pek çok müslüman videoda anlatılanlara değil hz.ifadesinin kulllanılmamasına takılacaktı. Bu fikre nereden vardım? Sitemizin ana sayfasında "İletişim" diye bir linkimiz var ve forumlarda yazmayan ziyareçiler oradan bize yazıyorlar. TD nin yazılarını okuyanların en fazla takıldıkları yerin onun "Muhammed" diye hitap etmesi olduğunu gördüm. Onlarca ziyaretçi TD nin yazılarının içeriği konusunda görüş bildirmeyip sadece hz. ön eki olmamasına takmış durumda. Video belgeselimizde dikkatleri biçime değil içeriğe yoğunlaştırmak için hz. eki kullanmayı tercih ettim. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:59 . |