Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Evrim (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=20)
-   -   Evrime bir örnek (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12287)

emil 30-08-2009 23:14

Evrime bir örnek
 
Japonya 12. yüzyılda, "Heike" ismindeki samuraylardan kurulu bir kabile tarafından yönetiliyordu. Heiki'lerin şefi ve Japonya'nın o zamanki imparatoru, 7 yaşındaki bir çocuk olan Antoku idi. Bakıcısı ve koruyucusu büyükannesi bayan Nii idi.

Heike kabilesi diğer bir savaşçı kabile olan, Genji ile uzun ve kanlı bir savaşa girdiler. Her ikisi de imparatorluk tahtında hak iddia ediyordu. En büyük ve sonuncu çarpışma ise 24 Nisan 1185 yılında, Japon içdenizindeki Dannoura adasında oldu. Heike savaşçıları bozguna uğradılar. Sağ kalan savaşçılar kendilerini denize atıp boğuldular. İmparatorun büyükannesi bayan Nii, düşman tarafından yakalanmayı aklına getirmek istemiyordu. Küçük imparator bayan Nii'ye sordu:

"Beni nereye götürüyorsun?"

Yanağındaki gözyaşlarıyla genç hükümdara doğru döndü. Küçük hükümdar da gözündeki yaşlarla küçük ellerini kavuşturdu. Önce doğuya dönüp, adanın tanrısına elveda dedi, sonra batıya dönüp, Amida Buda'sına bir dua okudu. Bayan Nii ise, onu kucağına alıp şunları söyledi: "Okyanus dalgalarının altındaki derinlikler artık sığınağımız olsun."

Heike donanmasının Dannoura'da yok edilmesi aynı zamanda, kabilenin 30 yıldır sürdürdüğü egemenliğe de son vermişti. Heike kabilesi böylece yok oldu. Sadece 43 kişi kurtuldu ve hepsi de kadındı. Bu kadınlar savaş yerine yakın bir bölgede bulunan bazı balıkçılara, çiçek ve baharat satıyorlardı. Bu balıkçılardan doğan çocukları ise savaşı anmak için, bir festival yapmaya karar verdiler. Böylece bugüne kadar süregelen ve her 24 Nisan'da yapılan, içinde 7 yaşındayken boğulmuş Antoku'nun mozolesi bulunan, Akama türbesini ziyaret etmeye başladılar. Heike savaşçılarının hayatı ve ölümünü hatırlamak maksadıyla, bir seramoni yapıyorlar.

Çok ilginç bir şey daha var: Balıkçıların söylediğine göre, Heike samurayları denizin tabanında bir yengeç formuna dönüşmüşler. Burada sırtlarında ilginç bir şekil olan yengeçlerden var. İnsan yüzüne benzeyen bu şekil, eski çağlardaki o kızgın samuraylardan birisinin yüz ifadesine çok benziyor. BuHeike yengeçleri yakalandıklarında yenmiyorlar. Dannoura'daki o savaşı anmak için geriye denize atılıyorlar.

Bu efsane burada ilginç bir probleme sebep olmuş:
http://www.resimupload.com/ds376728302_bscap0001.htmlhttp://www.resimupload.com/ds376728302_bscap0001.htmlhttp://pic1.resimupload.com/r6/thumb_376728302.jpg
Bir savaşçının yüz ifadesi, acaba bu Japon yengecinin sırtında nasıl oluşmuş olabilir?
Bu yüz şeklinin oluşmasında buradaki insanlar rol oynadı.

Ama nasıl?

Bu yengeçlerin diğer pek çok özelliği gibi sırtlarındaki şekiller de genlerle nakledilir. Aynen insanlarda olduğu gibi yengeçlerde de özellikler aktarılır. Bu yengecin ilk yakalanan atası, daha az insan yüzüne benziyor olmalıydı. O savaştan çok önceleri buradaki balıkçılar, belki de sırtı insan yüzüne az da olsa benzeyen bu yengeçleri de yiyorlardı. Ama daha sonraları bunları denize geriye atarak, doğanın işleyişindeki seçimi belirlediler. Eğer bir yengeçsen ve sırtın sıradan ise ya da belli belirsiz şekiller varsa, insanlar seni yiyeceklerdir. Ama sırtında insan yüzüne benzeyen bir şekil varsa, seni geriye denize atacaklar ve bir sürü sana benzeyen, bebek yengeç yapmana imkan sağlayacaklar. Pek çok nesil sonrasında ise samuray yüzüne en çok benzeyen sırtlı yengeçler kaçınılmaz olarak hayatta kalıp baskın duruma geçeceklerdir. Taa ki bir samuray savaşçısının yüzüne benzeyinceye kadar. Bir Japon’a benzeyinceye kadar değil, samuray savaşçısına benzeyinceye kadar.

Tüm olan bitenlere karşı yengeçlerin yapabileceği bir şey yoktu. Seçime dışarıdan müdahale edilmişti. Ne kadar samuraya benzersen hayatta kalma şansın o kadar fazlaydı. Bu olaya yapay seçim denir.Darwin’in bahsettiği bilinçsiz seçim. Heike yengeci olayında bunu balıkçılar bilinçsizce yaptılar ve kesinlikle yengeçler bu konuda masumdu. İnsanlar binlerce yıldır kasıtlı olarak hangi bitki ya da hayvanın, yaşayıp yaşamayacağına karar verdiler. Etrafımız, çiftliklerle ve ev hayvanlarıyla, meyveler ve sebzeler ile dolu. Bunlar bir zamanlar serbestçe doğada yaşayan vahşi, ve sonradan çiftlikteki kolay yaşama alışmış canlılar mı? Hayır. Bunların neredeyse tamamını biz meydana getirdik.

Bir at, inek, koyun, pirinç tanesi ya da Heike yengeci için düşünebileceğimiz yapay seçimin özünde, pek çok karakterin nesillere aktarılması yatar. İnsanlar için bitkide ve ya hayvanda iyi karakterlerin bir sonrakine aktarılması verimlilik için önemliydi.

Bu yüzden insanlar bazı türlerin çoğalmasını teşvik ederlerken, bazılarının çoğalmasını engellerler. Seçilen tür sonunda ortamda bol bulunmaya başlar, seçilmeyen ise seyrekleşir ya da yok olmaya yüz tutar. Eğer yapay seçim bu gibi değişiklikleri, sadece birkaç bin yılda yapabiliyor ise, doğal seçim acaba milyarlarca yılda neler yapabilir?

lolepet 30-08-2009 23:37

darwinist olmaya yakın biri olarak bana pek mantıklı gelmedi....önce şöyle bir soru oluşuyor kafamda bu kadar kısa bir dönemde böyle bir değişim mümkün mü???

ve mantılı bulmadığım bir diğer taraf ise önce samuraylara benzediği için savaşı anmak amacıyla yenmedikleri...sonrasında ise "Bu yengecin ilk yakalanan atası, daha az insan yüzüne benziyor olmalıydı. O savaştan çok önceleri buradaki balıkçılar, belki de sırtı insan yüzüne az da olsa benzeyen bu yengeçleri de yiyorlardı. Ama daha sonraları bunları denize geriye atarak, doğanın işleyişindeki seçimi belirlediler" cümlesi kuruluyor...yani atılmalarına sebep yok çünkü teoriye dayanak oluşturmak için yazılan bir cümle. yanlışım varsa düzeltin...

emil 30-08-2009 23:51

sayın azrael;
800 yıl öncesinde bütün yengeçler yeniyordu fakat o olaydan sonra o savaşçıların saygısına sırtlarında belli belirsiz insan şekli olan yengeçleri yememeye başladılar büyük ihtimal.800 yıl öncesinden başlayan bu süreç aşama aşama şimdi gördüğümüz ilginç yengeç türünü meydana getiriyor.peki tez buysa, bu yengeçlerin neden dünyada bir tek sadece böyle bir olayın olduğu yerde olduğuna dair nasıl bir anti tez oluşturulabilir? Yani samuraya benzeyen sırtı olan bu yengeçler afrikada olsaydı belki de bu tez geçersiz olurdu.Aklınıza takılan şeyin açıklaması paragrafın devamında da var zaten..

lolepet 30-08-2009 23:56

evrime hakim biri bu süreç konusuna bir cvp verirse sonra tatmin olurum çünkü evrimde öyle kısa bir dönemde böylesi bir değişikliğin olacağını pek düşünmüyorum...ayrıca o yengeçlerin sadece orda olduklarına sorduğunuz soru neden sadece kutuplarda kutup ayısı var sorunu sormakla aynı...birçok yerde sadece orda bulunan türler vardır.

saygılarımla

emil 31-08-2009 00:08

Saygıdeğer arkadaşım yazıda herşey açık.Süreçler de var.Yapay seçim, bilinçsiz seçim.Evrimi öğrenmek istiyorsan armut piş ağzıma düş olayından çık bence araştır oku..

lolepet 31-08-2009 00:26

arkadaşım ben sana kesinlikle bu süreçte oluşamaz demiyorum o konuda şüphem var diyorum senin dediğin doğru değilde demiyorum...ama yazıda kesinlikle mantık hatası var iice okursan anlarsın.....

Bu yengeçlerin diğer pek çok özelliği gibi sırtlarındaki şekiller de genlerle nakledilir. Aynen insanlarda olduğu gibi yengeçlerde de özellikler aktarılır. Bu yengecin ilk yakalanan atası, daha az insan yüzüne benziyor olmalıydı. O savaştan çok önceleri buradaki balıkçılar, belki de sırtı insan yüzüne az da olsa benzeyen bu yengeçleri de yiyorlardı.Ama daha sonraları bunları denize geriye atarak, doğanın işleyişindeki seçimi belirlediler. Eğer bir yengeçsen ve sırtın sıradan ise ya da belli belirsiz şekiller varsa, insanlar seni yiyeceklerdir. Ama sırtında insan yüzüne benzeyen bir şekil varsa, seni geriye denize atacaklar ve bir sürü sana benzeyen, bebek yengeç yapmana imkan sağlayacaklar. Pek çok nesil sonrasında ise samuray yüzüne en çok benzeyen sırtlı yengeçler kaçınılmaz olarak hayatta kalıp baskın duruma geçeceklerdir. Taa ki bir samuray savaşçısının yüzüne benzeyinceye kadar. Bir Japon’a benzeyinceye kadar değil, samuray savaşçısına benzeyinceye kadar.

önce samuraylara benzediği için yenmediğini yazıyor sonrada atıldıktan sonraki süreci anlatıyor.............

saygılarımla

milomanara 31-08-2009 01:46

Sayın emil,

Bu hikaye Carl Sagan'a ait:


Ama sayın azrael şüphelerinde haklı. Hikaye de varsayıldığı gibi bilinçsiz bir yapay seleksiyonun olabilmesi için bugünkü ticari avlama sistemleri olmalı. 100/1000/10000 insanın o dönemin şartlarında yakalayabileceği yengeç adediyle yeni bir tür oluşturabileceklerine, artı geçen zamanın azlığına, artı bu yengeçlerin maksimum boylarının 3cm olduğuna ve ticari olarak pek bir şey ifade edemeyeceğine bakarak, ben de azrael'e katılıyorum. Carl Sagan bence yanılmıştır.

cruyf111 31-08-2009 04:00

Alıntı:

azrael´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 223489)
Taa ki bir samuray savaşçısının yüzüne benzeyinceye kadar. Bir Japon’a benzeyinceye kadar değil, samuray savaşçısına benzeyinceye kadar.

önce samuraylara benzediği için yenmediğini yazıyor sonrada atıldıktan sonraki süreci anlatıyor.............

saygılarımla

İyi de zaten önceden yerken samuraylara benzemiyorlarmış.
Ben mi yanlış anladım acaba?

emil 31-08-2009 07:47

Alıntı:

milomanara´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 223538)
Sayın emil,

Bu hikaye Carl Sagan'a ait:

Evet Cosmos'da geçen olay..

tensiz.denek 31-08-2009 10:34

Doğanın öyle bir dengesi varki bazen 100 insan bir yengeç çeşidinin sayısının artmasına neden olurken, 100.000 insan başka bir çeşidin azalmasına yetmeyebilir. Samuraya benzeyen yengeçlerin yapay seçilimle ortaya çıkıp çıkmadıklarını bilemeyiz fakat şüphesiz japonlara yakışan kalitede güzel bir hikaye.
Saygılar,


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:42 .