![]() |
Allah yalnız Zalimlerin Düşmanıdır.Zulme karşı omuz omuza...
vela udvane ille alezzalimin...
düşmanlık ancak zalimleredir... küfür şirk fısk cehennem ceza düşmanlık hep zulm ve zalim ile ilgilidir... peygamberler hep zalime ve zulme karşı mücadele etmişler... o yüzden en çilekeş insanlardır... en zor iş budur... zulme karşı durmak... çünkü zalimler hep güçlüdür ve acımasızdır .... zulme karşı durmak cesaret kararlılık samimiyet yani iman ister... dinin aslı özü zalime karşı durmaktır... En dindar olan; en çok kuran okuyan, anlayan tefsir eden,vaaz veren-namaz kılan,oruç tutan, hacca giden değil en çok ve sağlam zalime karşı durandır... Bir yerde bir Zayıf,Yetim,Aciz eziliyorsa ve SEN buna ses çıkarmıyor,destek olmuyor hatta TEVELLA ediyorsan... Zalimsin. Sen kendine Müslüman,Hristiyan,Yahudi yada Agnostik,Deist veya Ateist demişsin... Ne farkeder...Sen Zalimsin... Allah neden küçük bir Cocuğa yardım etmiyor diyen ve kendisine verilen İMKANlara bakmayan kişide Zalimdir. İnsan o kadar zalimdir ki...birçoğu kendin Benliğine dahi Zulmeder. Sevgi ile... Herşey mümkün... Bana Cennet ve Cehennemi soruyorlar; |
Zalimin zulmü varsa, sevenin ''Allah'ı'' var...
|
Alıntı:
Allahı olmayanında seveni var:) selam ile... |
Saygideger GUNESINZAPTIYAKIN;
Zalimin zulmü varsa, sevenin ''Allah'ı'' var... -GZY- Bende simdi "dinsizin hakkindan imansiz gelir" mi demeliyim?:behindsofa: Saygilarimla; evrensel-insan |
Herkes için Dünyada cenneti savunan kim olursa olsun, dini, milliyeti ne olursa olsun kardeşimdir yoldaşımdır.
Sevgi ile. |
Cok sevgili ululelbab cok güzel bir insansin ama islama yakismiyorsun,islamin ve islamcilarin senden alicak cok dersleri var.saygilarimi sunar ellerinden öperim
|
[QUOTE=UlulElbab;278947]
Çünkü Zalimler hep güçlüdür ve acımasızdır .... Zulme karşı durmak cesaret kararlılık,samimiyet yani iman ister... Dinin aslı,özü Zalime karşı durmaktır... En dindar olan; en çok kuran okuyan, anlayan tefsir eden,vaaz veren-namaz kılan,oruç tutan, hacca giden değil[B] en çok ve sağlam zalime karşı durandır... Bir yerde bir Zayıf,Yetim,Aciz eziliyorsa ve SEN buna ses çıkarmıyorsan,destek olmuyor hatta Kulaklarını tıkıyorsan... Görmezden geliyorsan... Sen de bir Pasif Zalimsin. Sen kendine Müslüman,Hristiyan,Yahudi yada Agnostik,Deist veya Ateist demişsin... Ne farkeder...Sen Zalimsin... Allah Senin VİCDANINdır... Vicdanın yoksa ancak O Zaman Allahın yoktur. Allah neden küçük bir Çocuğa yardım etmiyor diyen ve kendisine verilen İMKANlara bakmayan kişide Zalimdir. O Vicdanına Zulmedendir. İnsan o kadar zalimdir ki...bir çoğu kendin Benliğine dahi Zulmeder. Suçuda SEVGİ ye,yani Selama yani Allaha yani Vicdanına atar. Ne kadar da Tuhaf... Sevgi ile... Herşey mümkün... " Herkes için Dünyada cenneti savunan kim olursa olsun, dini, milliyeti ne olursa olsun kardeşimdir yoldaşımdır." Bana Cennet ve Cehennemi soruyorlar; Ne zaman Kaderin,Cennetin kendi Ellerimizde olduğunu anlayacağız? Vicdanını bastıran her nefis Cehennemdedir... |
Dünya'da iman, Dünya'da mekan...
Gün gelecek zalimin saltanatı son bulacak, üreten yöneten olacak, kısa çöp uzun çöpten hakkın alacak... |
Alıntı:
İçtenliğin ve samimiyetin insanlığının göstergesi... Görüşüne Saygı duyuyorum ancak katılmıyorum... Benim için 300 Spartalıda müslüman,Nazilere karşı Yahudileri evlerinde saklayanlarda...yani Schindlerde... Yine bana göre Vicdanını bastırmış ve sabah akşam namaz kılanlar "müşrik". Ve bir gün tam da Cennet Dünyada kurulmak üzere iken... GAME OVER Bazıları Yasin 51-52 ile uyanacaklar... "O" konuşacak: Bunu mu? Kurmaya çalışıyordunuz? Yasin 19-26 "gıylet hulul cenneh" Girin Bahçeme-"Enter my Garden"- "Tritt ein in meiner Garten" Bizler Hanif bakış açısına sahibiz... Mülk 1-5 ile inandık... Bizler Fussilet 30-35 ile yaşadık...yaşıyoruz ve öleceğiz. Sevgi ile... |
Akla yakın tartışmalar mantıklı nedenlerin varlığını gerektirir, ama doğruluk iddiaları her zaman akla yakın olmayan dürtülerin üzerlerine akılcı maskeler yerleştirmek için yapılan denemelerdir.
Bunun anlamı şudur: Temeli oluşturan dürtülerin göz önünde tutulmadığı genişletilmiş bir tartışma olmaksızın iddialara odaklanmak mantıksızdır ve eninde sonunda aynı yıkıcılık modelinin içine düşmek durumundadır. Bunu başka bir biçimde söylersek, iddialar kendi başlarına mantıklı oldukları halde süreç mantıklı değildir ve mantıklı tartışmalarla çözümlenemez. Bu, akla uygun gibi görünebilir ama aslında yalnızca keskin bir biçimde çarpıtılmış, mantıklı olmayan bir düzendir ve sonrasında düzenin kendisi sorgulanmadığı sürece sorun sürer gider. Böyle bir şey nasıl ortaya çıkar ? İsa, kendi döneminin kadın hakları savunucusuyken--fazlasıyla ataerkil bir kültür içinde olduğu halde kadınlara sözü edilmeye değer bir saygı çerçevesinde davranırken— adını taşıyan dinin böylesi bir saygıyı göstermemesi nasıl olur ? Putperestlerin, Yahudilerin, Müslümanların, karşıt inanç besleyen Hıristiyanların, Kızılderililerin, Afrikalıların, Polonezyalıların, Asyalıların, kadınların, erkeklerin, çocukların, somon balıklarının ve ormanların milyonlarca kişi tarafından, insanlara "Komşularınızı ve düşmanlarınızı sevin" diyen bir adam adına katledilmiş olmaları nasıl bir şeydir ? Bu sorunun yanıtı, İsa'nın sözlerinin sonuçta Hıristiyanlığın tarihsel akışı ile ilgisi olmadığıdır. Bu akışı önemli ölçüde etkileyen şey derin bir biçimde gizlenmiş olan dürtülerdir. Artık, adını taşıdığı kurucusunun öğretilerinden tamamen ayrılmış olan Hıristiyanlık, yalnızca insanları değil, aynı zamanda tüm gezegeni de denetim altına almak ve yok etmek için kaçınılmaz biçimde, BİLİM e, son derece güçlü bir araca yol veriyor. Yok etmek isteyenler bunu yapacaklardır. Bu, bu kadar basittir. Sözcükleri çekip aldığınızda geride hareketler kalır. Dayaklar, tecavüzler, kölelik, kanıksanmış cinayetler ya da sanayinin neden olduğu ölümler, zincir testereler, balık ağları, vizon ceketler, zaman kartları, saatler, protein içeren içecekler, uydu gözetim sistemleri ve sessiz bir ümitsizlik içinde boşa giden yaşamlarda ruhların ölümü... Başlangıç noktasında dürtü vardır. Bu, yok eden insanların içinde daima yer alır. Zehirlenmiş suda olduğu gibi, ağırdır; zehirlenmiş suda olduğu gibi, elle kavranamaz; zehirlenmiş suda olduğu gibi, sızmak, sömürmek, aşındırmak ve yolunu açmak için daima çatlaklar araştırır; zehirlenmiş suda olduğu gibi, bir araştırma sonucunda ortaya çıkar ve her zaman olduğu üzere, kap kırıldığı zaman zehirlenmiş suda olduğu gibi, ölüm mantrası ortalığı kasıp kavurur. Eğitim süreci boyunca her bir çocuk değersizleştirilir, sesi azaltılır, biçimlendirilir ve alüminyum gibi değiştirilebilir, ancak yine de sağlam duruma getirilir. Böylece toplum içinde rekabet etmek ve en sonunda bu toplumu açık bir biçimde yönlenmiş olduğu yere doğru götürmek üzere hazırlanır. Önce din ve ondan sonra da bilimde olduğu gibi, bugünkü biçimiyle okul eğitimi, kültürümüzün devamı ve yeni bir insan türünün üremesi için gereklidir. Sözü edilen yeni insan türü otoriteye karşı her zamankinden daha uysal ve her zamankinden daha kolay kanan bir türdür. On üç yıl boyunca oturarak ve verileni alarak, geviş getirerek ve sonun gelmesi için bekleyerek hazırlanmış ve böylece yaşamının geri kalanında çok çalışmak, sayıca çoğalmak, asla dalgalanmalara neden olmamak ve her gün, asla özgün bir düşünce ya da umudun bir zerresi olmadan yaşamak üzere programlanmış olacaktır. Eğer bakmış olsaydık görebilirdik, eğer görmüş olsaydık harekete geçebilirdik ve eğer harekete geçmiş olsaydık kendi yaşamlarımızın sorumluluğunu alabilirdik. Eğer bunu yapmış olsaydık, ne olurdu? Ya yaşamın tümü, bize öğretildiği gibi, başkaları sahip olmadan veya öldürmeden önce kimin kime sahip olduğunu ve öldürdüğünü görmek için düzenlenmiş, "Tek başına girilen, kötü, iğrenç, mantıksız ve kısa" bir yarış. Değilse ? Ya tüm yaşamlarımızı yalnız geçirmemiz gerekmiyorsa ? Ya yaşam, sınırsız derecede karışık ve saygı dolu ilişkilerden oluşan bir ağsa ? Ya amaç--hatta evrimsel amaç-- her birimiz için çevremizdeki her şeyin sorumluluğunu almak; onların en derin gereksinimlerine saygı duymak; sayıp takdir etmek ve onlar tarafından sayılıp takdir edilmek; beslemek ve onlardan beslenmek; onların varlıklarıyla yüreklendirilmek ve en sonunda kendi varlığımzla onları yüreklendirmek İse? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:47 . |